Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.665.067

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tamahkârlık Kalbi Mühürler, O Kalp Ise Artık Ölüdür!

Ebû Muhammed Antâkî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Miladi sekizinci asırda Antakya'da yaşadı. Yûsuf Esbât'ın derslerinde yetişti. İlim ve feyiz aldı. Tasavvufta evliyânın büyüklerinden Süfyân-ı Sevrî hazretlerinin yolunu tâkib etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

47 - Özi Kahramanlari

Osmanlı İmparatorluğunda Lale Devri adıyla meşhur olan sulh ve sükun devri, 1730 yılında Patrona Halil isyanıyla sona ermiş, tekrar karışıklıklar başlamıştı. Bunu fırsat bilen Rusya, 1733 yılında Avusturya ile ittifak anlaşması yaptı. Anlaşma hükümlerine göre Rus ordusu aniden Osmanlı topraklarına girecek, Avusturya araya girerek, Osmanlı hükûmetini oyalayacak, bu arada onlar da hücuma geçerek iki ateş arasında bırakacaklardı.

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Mevlid Kandilleri

Vehbi Tülek

Ecdaadimizin Vakiflari

Vehbi Tülek

Ata Efendi’nin Vatan Aşki

Vehbi Tülek

İstiklâl Harbi sırasında, İstanbul ile Anadolu arasındaki gizli haberleşmenin merkezi ve İstanbul'dan Anadolu'ya gitmek üzere hareket edenlerin üssü olarak kullanılan Özbekler Dergâhının şeyhi Atâ Efendi bu sırada büyük fedâkârlık ve kahramanlıklar gösterdi. İstanbul'un İngilizler ve İtalyanlar tarafından işgâl edildiği kara günlerde vatanı kurtarabilme çârelerini araştırdı. İngiliz işgâline, ilk karşı koyma hareketi olarak "Karakol Cemiyeti"ni kuranlar arasında yer aldı. Temsil ettiği dini ve mânevi kıymetleri, vatanın selâmet ve kurtuluşuna vakfetti. Kendisi gibi olan tasavvuf ehli ve âlim kimselerle elele vererek en gözü pek gençlerin gösteremediği cesâreti ortaya koydu, kapı kapı dolaşarak, birçoklarının ağızlarının açılmadığı o günlerde müminlere ümit telkin etti, başına sarındığı yeşil destârı, sarığı ve üzerindeki siyah cübbesi ile işgâl kuvvetlerinin dikkatini çekmeden çalışmalarını sürdürdü.

Dürüstlüğün Bedeli

Vehbi Tülek

Kadi’larin Maaşlari Az Olmamali!

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

Kanuni Adina Yemin Eden Çavuş

Vehbi Tülek

PiyÂle Paşa Ve Malta Seferi

Vehbi Tülek

Oruç Reis

Vehbi Tülek

Kuyucu MurÂd Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Din Ve Ahkâm, Kıyâmete Kadar Bâkî Kalacaktır.

Muhibbüddin Taberî hazretleri Şâfiî fıkıh ve hadis âlimidir. 615’te (m. 1218) Mekke’de doğdu. Burada ilim tahsil etti. Mekke’deki Mansûriyye Medresesi’nde ders verdi. Sonra Mekke kadısı oldu. 694’te (m. 1295) Mekke’de vefat etti. “Hulâsatü siyer-i seyyidi’l-beşer” isimli eserinde şöyle anlatmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dört Mezhebin Itikâdı Birbirinin Aynıdır

Vehbi Tülek

Süleyman ibn-i Battal Batalyûsi hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. Endülüs'te (İspanya) Batalyûs'ta (Badajoz) doğdu. Kurtuba'da(Cordoba) tahsil gördükten sonra İlbire'ye (Elvira) yer­leşerek talebe yetiştirdi. 402 (m. 1011)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Zinâ Eden Bir Kimse, Puta Tapan Gibidir!

Vehbi Tülek

Yahyâ Bin Ahmed “münâvî”

Vehbi Tülek

Münâvi hazretleri, 1396 (H.799) senesinde Kâhire'de doğdu. Küçük yaşta Kur'ân-ı kerimi ezberledi. Ayrıca; Umde, Tenbih, Milha, Elfiye, Minhâc ve başka eserleri iyice okuyup, zihnine nakşetti. Babası ile hacca gitti. Sonra da Veliyyüddin el-Irâki ile haccagitti ve orada İbn-i Selâme, İbn-ül-Cezeri ve başka âlimlerden hadis dinledi. Kâhire'de de Şafii fıkhını öğrendi ve Şâfii mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerinden oldu.

Feyiz Ve Berekete Kavuşanlar

Vehbi Tülek

Osmanlı âlimlerinden Muslihuddîn Tavîl

Vehbi Tülek

İbrâhîm Mervezî

Vehbi Tülek

Dünyada Iken Cennet Ile Müjdelenenler

Vehbi Tülek

Bandırmalı Hamid Efendi

Vehbi Tülek

Abdülmelik Bin Ebû Süleyman

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

At Hirsizi

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Adalet Ve Tevazu

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek