Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.738.122

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

En Güzel Süs; Sükût, Doğruluk Ve Vakârdır

Zileli Abdurrahmân Efendi Anadolu velîlerindendir. Tokat’ın Zile ilçesinde doğdu. İlk tahsilinden sonra Kastamonu'ya gelerek Şeyh Şâbân-ı Velî tekkesinde Mustafa Çelebi Efendiden dersler aldı. Evliyâlık yolunda ilerledi. Şeyh Mustafa Çelebinin vefâtı üzerine Şâbân-ı Velî tekkesinde irşâd makâmına oturdu. Çok talebe yetiştirdi. 1673 (H.1083) senesinde Kastamonu'da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kazliçeşme

Ordumuzun İstanbul önlerine dayandığı günlerdir. Henüz bahardır ama hava iyi sıcaktır. Yedikule önlerinde toplanan askerler kırbaların dibinde kalan son damlaları da yudumlar ve su sormaya başlarlar. Öyle ya bu çocuklar daha yıkanacak, paklanacak, abdest alacaklardır. Fatih bu sıkıntıyı nasıl halledeceğini düşünürken üzerinden yaban kazları geçmesin mi. Genç sultan, süvarilerden birine kuşları işaret eder. Delikanlı okuna davranır, elini sadağına atar. Fatih "Hayır, hayır!" diye fısıldar, "Onları takip et. Kim bilir, belki de bir göle uçuyorlar." Süvari bir hamlede atına çıkar, hayvanını topuklar. Artık kazlar nereye, o oraya. Kuşlar Atışalan taraflarında alçalır alçalır ve berrak sulu bir gölceğize konarlar. Delikanlı önce suyun tadına bakar, sonra matarasını doldurup ordugaha koşar. Doğrusu bu su beklenenden ziyade ve umulandan tatlıdır. Mimarlar, ustalar derhal işbaşı yapar, rütbeliler bile künk taşırlar. Çok değil 5-10 gün sonra lülelerden su akmaya başlar. Fatih bu mutluluğu paylaşmak ister, çeşme başına gelir. O sıra bir sanatkârın kitabeye "adını" kazıdığını görür. Ustaya döner "niye ama" der, "suyu bulan ben değilim ki?" Vezir araya girer ve usulünce sorar: "Peki bu çeşme kimin adı ile anılsın?"-Kazların!Öyle de olur. Çeşmenin adı "Kazlıçeşme" kalır.

Vehbi Tülek

Topal Arabaci

Vehbi Tülek

Bir Yüz Karasi

Vehbi Tülek

Canli Kuzu

Vehbi Tülek

Bazı tarihçilerin, kerametlerini yazdıkları Sultan I. Mustafa Han, bir gün sarayın bahçe sinde gezerken bostancıbaşıyı yanına çağırdı. İleride bir tümseği göstererek:"Şu tümseği kaz. Altında canlı bir kuzu bulacaksın. Onu al ve bana getir" dedi. Buna şaşıran bostancıbaşı çekingen davrandı. Padişah emrinde ısrar etti ve:"Bre, tümseği kaz dedik, emrimiz niçin dinlenmez?" deyince bostancıbaşı hemen kazma kürek bulup, istemeye istemeye orayı kazdı. Biraz sonra gördüğü şey karşısında şaşırıp kaldı. Toprağın altından, gerçekten de nazlı nazlı bakan canlı bir kuzu çıktı. Şaşkın lıktan kurtulmaya çalışarak kuzuyu kucağına aldı ve Padişaha getirdi. Sultan kuzuyu bir müddet okşadıktan sonra bostancıbaşıya vererek, "Al bunu besle" dedi.

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Kamaları Sökülmeyen Tek Batarya

Vehbi Tülek

Aslan Öldü!...

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Bir KurÂn-i Kerim, Bir SelÂm-i Şahane Ve Hilafetin Gücü

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud’un Rumeli Seyahati

Vehbi Tülek

Size İtaat Ettik Ve Uyduk

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahü Teâlâ Rızık Vericidir

Türüt Dede, Selçuklular devrinde Konya'da yetişen evliyadandır. Aslen Horasan taraflarındandır. İsmi Ali'dir. Küçük çocuk iken Mevlâna Celâleddin-i Rûmi'yi sırtına alıp deve taklidi yaparak eğlendirdiğinden Cemel (Deve) lakabı verilmiştir. 1274 (H.673) senesinde Konya'da vefat etti. Mevlâna Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin babası Sultânü'l-Ulemâ ile birlikte Konya'ya gelen Ali Dede, Sultânü'l-Ulemâ'nın sohbetinde bulunup tasavvuf yolunda ilerledi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ey Ömer, Bu Zât Bedir Savaşına Katıldı

Vehbi Tülek

Süleymân ibn-i Fetâ hazretleri hadis, fıkıh ve tefsir âlimidir. İran'da Nehrevân'da doğdu. 493 (m. 1100)'de İran'da İsfehan'da vefât etti. "Tefsir-ül-Kur'ân" isimli eserinde şöyle nakleder:

Nihânî Çelebi

Vehbi Tülek

O, Peygamberlerin En Yükseğidir

Vehbi Tülek

Muhammed el-Hût hazretleri Şâfiî fıkıh, kelam ve hadis âlimidir. 1209’da (1794) Beyrut’ta doğdu. Hazret-i Ali’nin (radıyallahü anh) soyundan olup seyyiddir. İskenderânî’den ilim tahsil ettikten sonra Şam’a gitti. Burada meşhur âlimlerden kelam ve tasavvuf öğrenip memleketine döndü. 1276’da (m. 1860) Beyrut’ta vefat etti. “Dürretü’l-vaz’iyye fî tevhîdi Rabbi’l-beriyye” isimli eseri akaide dairdir. Bu kitabında şöyle yazmaktadır:

Şîrugânî Ali Efendi

Vehbi Tülek

Güzel Ahlâkı Yalnız Sevdiklerine Verdi

Vehbi Tülek

Doğru Bir Tövbe Edebilmek Için

Vehbi Tülek

Çaresizlerin Çaresi Hayât Bin Kays

Vehbi Tülek

Onları Kanatları Ile Kuşatırlar

Vehbi Tülek

Onun Için Ecir Yoktur!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Mesnevi'de şöyle bir hikaye nakledilir:Musa aleyhisselam yolda bir çoban gördü. Çoban şöyle dua ediyordu:"Ey kerem sahibi Allah! Nerdesin ki sana kul, kurban olayım! Çarığını dikeyim, saçını tarayayım! Elbiseni yıkayayım, bitlerini kırayım. Ulu Allah, sana süt ikram edeyim. Elini öpeyim, ayağını ovayım." O çoban bu çeşit saçma sapan şeyler söyleyip duruyordu. Musa aleyhisselam;
"Kiminle konuşuyorsun?" diye sordu. Çoban;
"Bizi Yaradanla, bu yeri, göğü yaradanla," diye cevap verince, Musa a leyhisselam dedi ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Bize Teveccüh Edin

Ahde Vefa

Dört Şey Mühimdir

Sünnet Akçesi

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek