Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.108.535

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Konuşmak Gümüş Ise Susmak Altındır

Raûfî Ahmed Efendi İstanbul'da yetişen evliyânın büyüklerinden ve seyyiddir. 1653 (H.1063) senesinde İstanbul'da doğdu. Asrının büyük âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri öğrendi. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra müderrisliğine tâyin edildi. Sonra bir dergâhın şeyhi olan Ali Efendi ile karşılaşıp, ona talebe oldu. İcazet aldıktan sonra, talebe yetiştirmeye başladı. Sultan Üçüncü Osman kendisini sık sık ziyâret edip duâsını alırdı. 1757 (H.1171) senesinde Üsküdar'da vefât etti. Sohbetlerinde büyüklerden nakille buyururdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Padişahlar Da Güler!

Sehi Bey'in Heşt Behiş'te naklettiğine göre, devrin meşhur mütefekkir ve müderrislerin den Molla Lutfi Efendi ile Sultan Fâtih hazretleri arasında şöyle bir hâdise cereyan eder:Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın hâfız-ı kütüb'ü, yani kütüphânecisi olan Molla Lutfi, pâdişahla sohbetlerde bulunur, hatta işi şakalaşmaya kadar vardırırmış. Bir gün Sultan Mehmed Hân kütüphâneden bir kitap istemiş. İstediği kitap yüksekte olduğu için Molla Lutfi'nin eli yetişmemiş. O sırada yerde duran bir mermer parçasının üstüne basarak kitaba uzanmak isteyen Molla Lutfi'ye Hz. Fâtih, " Hele neyledin? Ol taş, Îsâ aleyhisselâmın üzerinde doğduğu taştır! diyerek mâni olmuş. Neyse bir şekilde kitabına kavuşan Sultan, tetebbua dalmışken, Molla Lutfi'nin aklına muzipçe bir mukabelede bulunmak fikri gelmiş. Kitapların üstüne örtülmüş ve güvelerin delik-deşik ettiği bir bez parçasını, büyük bir edep ve saygı ile eğilerek alıp, Sultân'ın dizinin üzerine, i'zaz ve ikrâm üslûbunda koymuş... Tabii pâdişâhın aksülameli (reaksiyonu) gecikmemiş. Bu kirli necis bezi neden üzerine koyduğunu sormuş hiddetle. Molla Lutfi'nin cevabı şöyle olmuş:

Vehbi Tülek

Yahya Efendi Ve Rum Denizci

Vehbi Tülek

Asil Kahraman Bunlardir

Vehbi Tülek

Bir Osman Efendi’liği Var Ki...

Vehbi Tülek

Moralı Osman Efendi; vakur, şerefli ve haysiyetli bir zâttı. Fakat devrinin affetmez pâdişah müşâviri Hâlet Efendi'ye boyun eğmez, kavuk sallamazdı bir türlü... Hâlet Efendi buna çok kızar; onu İstanbul'da değil, taşra hizmetlerinde süründürmek, küçük düşürmek isterdi. Osman Efendi ise ne yapılsa vakarını bozmaz, ses çıkarmaz, ne iş verilse yapardı.Birgün Hâlet Efendi, İzzet Molla ile otururken Osman Efendi'nin geldiğini söylediler. Hâlet Efendi hemen sofaya kadar koşarak Osman Efendi'yi karşıladı. Giderken de merdiven başına kadar inip uğurladı. İzzet Molla şaşkın bir tavırla:" Bu adama etmediğiniz fenâlık kalmadı, şimdi bu kadar iltifâtınıza sebep nedir? diye sorunca, Hâlet Efendi'nin cevabı enteresandır:" Evet, ona çok fenâlık ettim... Elinden memuriyetini aldım, nüfûzunu kırdım. Fakat üzerinde bir Osman Efendi'lik var ki, işte onu alamıyor ve kendisini gördükçe böyle hürmet etmek zorunda kalıyorum.

Böyle Soruya Böyle Cevap

Vehbi Tülek

Görev Şuuru

Vehbi Tülek

Ben Siftah Ettim

Vehbi Tülek

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Vehbi Tülek

Fatihin Muhteşem Hafizasi

Vehbi Tülek

Ben Nasil Biri İki Eyledimse

Vehbi Tülek

Benden Bunlari İstemeyiniz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allah, Milletleri Ilimle Yükseltir

Abdülkerim bin Atâullah İskenderi hazretleri hadis ve Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. Mısır'da İskenderiye'de doğdu. 612 (m. 1215)'de Kâhire'de vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ezân, Herkese Bildirmek Demektir

Vehbi Tülek

Rebî bin Süleymân Murâdî hazretleri İmam-ı Şâfiî’nin talebelerindendir. 174 (m. 791)’de Mısır’da doğdu. Kısa zamanda İmam-ı Şâfiî hazretlerinin ileri gelen talebeleri arasına girdi. Fustat’taki Amr bin Âs Camii'nde müezzinlik yapan, bundan dolayı “Müezzin” lakabıyla anılan Rebî, 270 (m. 884)’de vefat etti. Buyurdu ki:

Kelâm Ve Fıkıh âlimi Ebû İshâk İsferâînî

Vehbi Tülek

Ey Yahûdîler! Allah’tan Korkun!

Vehbi Tülek

Ca‘fer bin Muhammed Müstağfirî hazretleri hadis hâfızıdır. 350 (961)’de Türkistan’da Nesef’te (Nahşeb) doğdu. Nesef’te devrinin Hanefî âlimlerinin önde gelenlerinden biri ve aynı zamanda şehrin hatibi idi. 432’de (m. 1041) Nesef’te vefat etti. Delâilü’n-nübüvve isimli eseri meşhurdur. Bu kitabında şöyle nakleder:

Kur’ân-ı Kerîmi Ücret Ile Okumak Bâtıldır!

Vehbi Tülek

Kabir Ziyâreti, Cuma Günü Daha Sevaptır

Vehbi Tülek

Ebü’l-kâsım Hırakî

Vehbi Tülek

Bu Dünyâ, Kederler Ve Üzüntüler Yeridir

Vehbi Tülek

Seyyid Zeyd Bin Zeynel'âbidîn

Vehbi Tülek

Nefse Uymaktan Kurtulmak

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Keramete İnanmayan Âlim

Keramete İnanmayan Âlim

Kanuni Sultan Süleyman devrinde İstanbul'da Arabzade adıyla meşhur bir âlim vardı. büyük camilerde verdiği vaazlara bütün İstanbul halkı büyük rağbet gösterirdi. Arabzade, devrinin bütün ilimlerine vakıf olduğu halde, tasavvufa ve keramete inanmaz dı. Kanuni'nin başveziri Rüstem Paşa, keramete inanmayan bu Arabzade'yi Mısır Başmüderris liğine tayin ettirmek istedi. Diğer taraftan İstanbul uleması Padişaha müracaat ederek, Arabzade'nin itikadının bozuk olduğunu, Akaid kitaplarında "Evliyanın kerameti haktır" dediği halde buna inanmadığını, "Ben ömrümde büyük günah işlemedim. İyilerin keramet göstermesi icabetseydi, benim keramet göstermem lazımdı." İddiasında bulunduğunu hatırlattılar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Örümcek Ağı

"encümen-i Bîzebân"

Bülbülün Zikri

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek