Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.684.396

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Vallâhî Dünyâ Için Allah Demem!

Erzincânlı Abdullah Efendi Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Zamânının usûlüne göre çeşitli ilimleri tahsîl etti. İlimde yüksek dereceye ulaştıktan sonra Bağdâd'da bulunduğu sırada Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerini tanıdı, sohbetleriyle şereflendi. Mevlânâ Hâlid hazretlerinin sohbet ve hizmetlerinde bulunarak kemâle, olgunluğa ulaştı. Hocası ona hilâfet-i mutlaka verdi. Erzincan'a gönderdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Temizlik

Kanûni Sultan Süleyman zamanında İstanbul'a gelen bir Alman râhibi, 1560 tarihinde yazdığı bir eserde şöyle demektedir:(İstanbul'daki temizliğe hayran oldum. Burada herkes günde beş defa yıkanır. Bütün dükkânlar tertemizdir. Sokaklarda pislik yoktur. Satıcıların elbiseleri üzerinde ufak bir leke bile bulunmaz. Ayrıca ismine (hamam) dedikleri ve içinde sıcak su bulunan binalar vardır ki, buraya gelenler, bütün bedenlerini yıkarlar. Hâlbuki bizde insanlar pistir, yıkanmasını bilmezler.) Bugün ise, müslüman diyarları denilen yerlerde seyahat eden yabancılar, neşrettikleri kitaplarda, (Bir doğu memleketine gittiğimiz zaman, evvelâ burnumuza bir kokmuş balık ve süprüntü kokusu geliyor. Her taraf pislik içindedir. Yerler tükürük ile doludur. Ötede beride toplanmış süprüntü ve ölmüş hayvan leşlerine rastlanılır. İnsan böyle bir doğu memleketinden geçerken iğreniyor ve müslümanların iddia ettikleri gibi temiz olmadıklarını anlıyor.) demektedirler.Bugün, İslâm devleti ismini taşıyan memleketlerde, imân bilgileri bozulduğu gibi, temizliğe de tam riâyet olunmamaktadır. Fakat bunda kabâhat, İslâm dininde değil, İslâm dininin esasının temizlik olduğunu unutan kimselerdedir. Fakirlik, pis olmak için bir mazeret teşkil etmez. Bir insanın yere tükürmesinin, ortalığa pislik saçmasının para ile hiçbir ilgisi yoktur. Böyle pislik yapanlar, Allahın temizlik emrini unutan bedbahtlardır. Her müslüman, dinini iyi öğrense ve buna riâyet etmiş olsa, bu pislik hemen ortadan kalkar. O zaman, başka milletler, müslüman memleketleri ziyâret ettiklerinde, tıpkı orta çağda olduğu gibi, müslümanların temizliğine hayran kalırlar.

Vehbi Tülek

Yüzbaşi Şevket

Vehbi Tülek

Sizler Şahid Olun

Vehbi Tülek

Tek Kollu Reis

Vehbi Tülek

1514 senesi sonbaharında Oruç Reis, dört gemiyle Kuzey Afrika'da Becaye kalesi önlerinde, dokuz gemiden müteşekkil İspanyol filosuyla karşılaştı. Oruç Reis, gemilerden birini batırdı, ikisini zaptetti. Diğer altı İspanyol gemisi de Becaye limanına girdi ve kale etekleri altına sığındı. Oruç Reis karaya top çıkardı ve kaleyi döğmeye başladı. Fakat gerek kaleden, gerekse İspanyol gemilerinden atılan güllelerle ikiyüz levend şehid oldu. Buna rağmen levendler yılmadılar. Vuruşmanın sekizinci günü kalede, içeri girilebilecek bir gedik açıldı. Oruç Reis, levendlerini gayrete getirmek için gedikten içeri daldı. Fakat bir top güllesi ile sol kolu pek ağır şekilde yaralandı. Bu yüzden hemen muhasarayı kaldırdılar ve geri çekildiler. Becaye alınamamıştı. Tabibler, Oruç Reis'in kolunu, kangren olduğu için dirsek hizasında kestiler, sonra da kesilen yeri mikrop kapmaması için kızgın zeytinyağına daldırdılar.

Oruç Reis ve kardeşi Hızır, iki sene sonra onbir gemiyle Becaye'yi tekrar kuşattılar. Oruç Reis tek koluyla kılıç sallarken levendlerine şöyle haykırıyordu:"Ben bu kal'a önünde bir kolumu bıraktım. Birin daha değil, kellemi dahi bıraksam n'ola!"Muhasaranın beşinci günü Becaye nihayet fethedildi.

Yeşil Sarikli Gazi

Vehbi Tülek

33 - Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

43 - Sakin Yemeyiniz, O Et Zehirlidir

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa’nin İstanbula Dönüşü

Vehbi Tülek

Sağ Kolumu Kaybettim Ama Sol Kolum Var

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

“pösteki Saymak”

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yolumuzda Oruç Tutmak, Muvaffakiyetin Yarısıdır

Sultân-ül-Meşâyıh Nizâmeddîn Evliyâ hazretleri, büyük velîlerdendir... İsmi Muhammed, babasınınki Ahmed Buhârî'dir. 1238 (H.636) senesinde Hindistan'da Bedâyun'da doğdu. Acuzan'a giderek Ferîdeddîn-i Genc-i Şeker'in sohbetlerinde kemale geldi. İcazet verilerek Delhi'ye gönderildi. 1325 (H.725) senesinde vefat etti. Hocasından duyduklarını kaydederek bir kitap yazdı ve bu kitaba Fevâid-ül-Fuâd ismini verdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sinânüddîn Halvetî

Vehbi Tülek

Sinânüddin Halveti hazretleri Osmanlı Devleti zamanında yetişen âlimlerdendir. "Şeyh-ül-Harem" diye meşhûr oldu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1000 (m. 1592) senesinde Amasya'da vefât etti. "Tebyin-ül-mehârim" isminde bir eser yazdı. Bu kitabında şöyle buyurmaktadır:

İmanın Gitmesine Sebep Olan Şeyler!

Vehbi Tülek

Bu Müjde, Bütün Ümmet Içindir

Vehbi Tülek

Ali ibn-i Ziyâd el-Absi hazretleri Mâliki fıkıh âlimi olup İmam-ı Mâlik hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Trablusgarp'ta doğdu ve daha sonra Tunus'a yerleşti. İlim tahsili için Hicaz'a gitti. Orada Mâlik bin Enes hazretlerinden hadis ve fıkıh tahsil etti. İcazet alarak Tunus'a döndü ve Mâliki mezhebinin Kuzey Afrika'da yayılmasına çalıştı. 183 (m. 799) yılında Tunus'ta vefat etti. Buyurdu ki:

İman, Dil Ile Söylemek Kalp Ile Inanmaktır

Vehbi Tülek

Osman Şirvânî

Vehbi Tülek

Abdülazîz Debbağ

Vehbi Tülek

Hased Eden Dâima Hasta Cimri Ise, Dâima Fakirdir!

Vehbi Tülek

şeyh-ül Umran Umran Sülüst

Vehbi Tülek

Yusuf Mahdum

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hizir Ve Gelin

Hizir Ve Gelin

Birinci Cihan Harbi seneleri. Yokluk dizboyu. Rize. Anzer, halkın kendi tabiri ile Ancer. Dünyaca balı ile meşhur olan Ancer. Binlerce poleni ve şifayı içinde barındıran balıyla meşhur Ancer. Kış. Yaylacılık yapan Ancerlilerin bir kısmı aşağıya Rize'ye şehre inmemiş, kışlamışlar. Yazdan yığdıkları otlarıyla, mallarını kışdan çıkarıp, bahara eriştirmenin çabası içindeler. Evet hepsinin mal tabir ettiği koyunları, sığırları var, tektük birkaç tanesinin de kara kovanı var. Şifa niyetine ilaç niyetine küçük bir kavanozu dolduracak kadar balları olurdu çoğunun. O da kış bitmeden tükenir giderdi. Meryem. Lezgilerin kızı Meryem. Yeni gelin, beyini cepheye göndermiş. O da o kış yayla da kışlamış. Sabaha kadar kar yağmıştır. Tam kürekle yolu açayım deyip, kapıya yönelmekte iken, kapısı çalınır. Kapıyı açar. İhtiyar bir adam selam verir ve: -Kızım, ben Aşağı Ancerdenim, gelinim aş eriyor, canı bal çekti, Allah rızası için, bir iki kaşık bal verirmisin?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Ölüyü Diriltemem

Helvaci Çocuk

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Anzakli Ömer

Bize Teveccüh Edin

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek