Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.981.776

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Rehberimiz Bize Sabrın Meyvesi Tatlı Olur Dedi

Ahmed Cüzeyrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1483 (H. 887)’te Cizre’de doğdu. 1580 (H. 987)’de orada vefat etti. İlk tahsilinden sonra Diyarbakır, İmâdiye ve Hakkâri'de ilim tahsîl etti. Doğu Anadolu'nun pekçok şehir ve kasabalarını gezip gördü. Tahsîlini tamamlayarak Diyarbakır'da icâzet aldı. Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin talebelerinden feyz alarak tasavvufta Ahrâriyye yolunda kemâle erdi. Ahmed Cüzeyrî hazretleri ilâhî bir aşk ateşiyle yanmış ve şiirlerinde bunu dile getirmiştir. Bir şiirinde bir rehbere tâbi olmayanın hâlini şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

3 - İstanbul'un Fethi (manzum Hikaye)

Yıl bin dört yüz elli üç, mevsim bahar, ay Nisan
Geldi Bizans önüne genç Padişah Mehmed Han
İstanbul önlerinde kurdu karargahını
Ümit ve iştiyakla sürüyordu atını

Vehbi Tülek

106 - Sultan I. Mahmud'un Duasi

Vehbi Tülek

Gemiler Karadan Yürüdü

Vehbi Tülek

Şefaat Buyurulup Affolundunuz

Vehbi Tülek

Hattat Muhammed Râsim Efendi anlatır; "Cennetmekân Üçüncü Ahmed Hânın vefâtından sonra, şöyle bir rüyâ gördüm. Geniş bir sahrada orduyu hümâyûn kurulmuştu. Bir tepe üzerinde de sultanlara mahsûs bir çadır, çadırın etrafında ise büyük bir kalabalık vardı. Kalabalıktan bir kişiye yaklaşıp; "Bu ordunun kumandanı kimdir?" diye sordum. O da; "Âhir zaman Peygamberi Muhammed aleyhisselâmdır." dedi. Cehennem'e götürülecek bâzı kimseler bu büyük çadıra götürülüyor, buradan şefâat edilirse Cehennem'den kurtuluyordu. Yine Birisine; "Peygamber efendimiz nerede bulunuyor?" diye sorduğumda; "Tepedeki büyük çadırda" dedi. Hemen çadırın yanına koştum. Çadırın kapısına vardığımda, Mehmed Emin Tokâdi hazretlerini çadırın kapısında gördüm. Şefâat istiyenleri çadırın içine götürüp, getiriyordu. Çok şaşırdım. Biz bu zâtı anlayamamışız diye çok üzüldüm. O anda elleri bağlı birini çadırın kapısına doğru getirdiklerini gördüm. "Bu kimdir?" diye sorduğumda, Sultan Ahmed'dir dediler. Sonra çadıra yaklaşıp, Mehmed Emin Tokâdi hazretlerine teslim ettiler. O da önüne düşüp çadırın içine girdiler. İçeride Peygamber efendimiz kendisine iltifât buyurdu. Çadırdan çıktıklarında Mehmed Emin Tokâdi hazretleri; "Şefâat buyurulup affolundun, müjde olsun!" diye bağırdı. Dışarda sultanlara mahsus süslü bir at duruyordu. Mehmed Emin Tokâdi hazretleri, sultânı tâzim ve hürmetle çadırdan çıkarıp, bekleyen süslü ata bindirdi. Etraftakilerin tebrikleri arasında, süratle oradan uzaklaştı.

Kanuni’nin Vefati Ve Celalzade

Vehbi Tülek

Malkoçoğlu Ve Romanya’yi Fethi

Vehbi Tülek

Millî Şehid KemÂl Bey

Vehbi Tülek

RidÂniye Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

100 - Çehrin Seferi

Vehbi Tülek

11 - Silistre Müdafaasi

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kevser Nedir, Bilir Misiniz?

Ebû Muhammed Kâsım Dımaşki hazretleri hadis âlimi olup İbn-i Asâkir'in oğludur. 527'de (m. 1133) Şam'da doğdu. İlk tahsilinden sonra zamanın meşhur âlimlerinden hadis ilmi tahsil etti. Şam'da Eme­viyye Camii ve Dârü'l-hadisi'n-Nûriyye'de hadis dersleri verdi. 600'de (m. 1203) Şam'da vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Seyfeddîn-i Fârûkî

Vehbi Tülek

Seyfeddin-i Fârûki hazretleri, "Silsile-i aliyye" adı verilen âlim ve velilerin yirmi beşincisidir. İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin torunu ve Urvetü'l-Vüskâ Muhammed Ma'sûm-i Fârûki hazretlerinin beşinci oğludur. 1639 (H.1049) senesinde Hindistan'ın Serhend şehrinde doğdu. 1684 (H.1096) senesinde aynı yerde vefât etti...
Seyfeddin-i Fârûki hazretleri insanlara maddi ve mânevi her türlü yardımı yapardı. Yardımlaşmanın önemini belirterek buyurdu ki:

Dünyâ Ve âhiret Saâdetinin Kapısı

Vehbi Tülek

Vassâfzâde Esad Efendi

Vehbi Tülek

Vassâfzâde Esad Efendi 108. Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1119'da (m. 1707) İstanbul'­da doğdu. Tahsilini tamamlayarak müderris, sonra Galata Kadısı oldu. Anado­lu, sonra Rumeli Ka­dıaskerliğine getirildi, nihayet şeyhülislâm oldu. Yaşlılığı ve hastalığı sebebiyle 1192 (m. 1778)de görevden alındı ve o sene vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Benim Ecdadım En Iyi Insanlardır

Vehbi Tülek

Münâ­fık­la­rın Re­i­si İb­ni Ebî Se­lül

Vehbi Tülek

Gençlere Ferâiz Ilmini Öğretiniz

Vehbi Tülek

Harputlu Hacı Ali Efendi

Vehbi Tülek

Habib Karamânî

Vehbi Tülek

Molla Halil Si’ridi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Abdullah El-acemî

Alabilirsen Al

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Allah Nasil Misafir Edilir?

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek