Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.317.245

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Düşmana Karşı Kullanılacak Silahlar

Ali Nebtîtî hazretleri büyük velilerdendir. 1495 (H.901) senesinde, Mısır'da vefat etti. Ebü'l-Abbâs Gamrî'nin talebesidir. Ondan ilim ve edep öğrendi. Keşf ve kerametleri görüldü. Hızır aleyhisselâm ile görüşürdü. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

64 - Sadik Sadrazam Sultanzade Mehmed Paşa

Sultan İbrahim'in sadrazamlarından olan Sultanzade Mehmet Paşa, padişaha son derece itaatkar olması ile ün salmıştı. Daha önceki sadrazamlarından bu kadar itaat görmeyen padişah, bir gün bu sadrazama sordu:

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud HÂn’in Asilerin Elinden Kurtulmasi

Vehbi Tülek

6 - Turgut Reis'in Esaret Yillari

Vehbi Tülek

Hepimiz Mevaşiyiz

Vehbi Tülek

Sultan II. Abdülhamid Han zamanında bir nüfus sayımı yapılması kararlaştırılır. Ecnebi sefirler Hâkan'a, hazır sayım yapılırken bir de mevâşi (küçük ve büyükbaş hayvanlar) sayımı yapılmasını tavsiye ederler. Hâkan, insanlarla hayvanların aynı sistem ve aynı zaman içinde sayılmasının insan haysiyetini zedeleyici olacağını belirterek, mevâşi sayımının daha evvel yapılmasını münasip görür. Bunun için vilâyet ve kazâlara telgraflar gönderilir. Meğer bir kazânın kaymakamı o sırada izinde imiş. Vekâlet eden zât, alaylı takımından ve kaymakamla hiç geçinemeyen câhil bir adammış. Mevâşi kelimesinin ne mânâya geldiğini bilmediği gibi, araştırmaya dahi ihtiyaç duymamış. Onu, "Üstün gayret sahibi vatandaş" falan zannetmiş olsa gerek ki, telgraf metnini okuduktan sonra, "Bunun ucunda ya bir nişan; ya bir taltif vardır! İhsân-ı şâhâneyi bu sefer de ben kapayım" diye hemen cevâbi telgrafı yazıp göndermiş:"Ser-kurenâ-yi hazret-i pâdişâhiye, ma'rûzât-ı kemineleridir:" Burada kaymakamdan başka hepimiz mevâşiyiz!"Lûgatçe: Kurenâ: Yakınlar; Ser-kurenâ-yi pâdişâhi: Pâdişahın en yakini, baş mâbeynci; Kemine: Âciz, hakir; zavallı.

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Ecdaadimizin Vakiflari

Vehbi Tülek

Oracıkta Şehit Düştü

Vehbi Tülek

Sultan Ahmedin Rüyasi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Vesikalarla Konuşmasi

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Yunan Askeri Hakiminin İtiraflari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Çocuklar, Ana Baba Elinde Bir Emanettir

İbn-i Kara Hoca hazretleri Hanefî fıkıh âlimidir. Tunus’ta ikâmet eden Türk sülâlesindendir. 1074 (m. 1663) senesinde Tunus’ta doğdu. Zamanındaki birçok âlim ile görüşüp kendilerinden ilim öğrendi. Sonra Kâhire’ye daha sonra Hicaz’a gitti. Oradaki âlimlerden ilim tahsil edip icâzet aldı. Nihayet Tunus’a döndü. Şumâiyye Medresesi’nde müderrislik yaptı. 1138 (m. 1725) senesinde yine Tunus’ta vefât etti. Çok kitap yazdı. İ’lâm-ül-a’yân bi tahfîfât-iş-şer’i alel-âbidi ves-sıbyan isimli eserinde, çocukların terbiyeleri, hakları gibi konular anlatılmaktadır. Kitabın bir yerinde şöyle anlatılır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Amr Bin Osman Mekkî

Vehbi Tülek

Amr bin Osman Mekki, Bağdat'ta yaşamış olan meşhûr velilerden ve akâid imâmlarındandır. Doğum târihi ve yeri belli değildir. 908 (H.296)de Bağdat'ta vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdi'nin talebesi, Hallâc-ı Mansûr'un hocasıdır...

Şeytanı Helak Eden Kelime-i Tayyibe

Vehbi Tülek

Abdurrahman Eşref Efendi

Vehbi Tülek

Abdurrahman Eşref Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. Merzifon'da doğdu. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra Kıbrıs'ta kadılık yaptı. 1161 (m. 1748)'de İstanbul'da vefat etti. "Mir'âtü's-safâ" isimli eseri meşhurdur. Bu eserinde şöyle anlatır:

Selam Vermek, En Güzel Duadır

Vehbi Tülek

Ubeydullah Bin Hüseyin

Vehbi Tülek

Saadete Kavuşmak Isteyen Kimse

Vehbi Tülek

Ferâiz Ilmini Öğrenip, Gençlere De Öğretiniz!

Vehbi Tülek

Mutlak Adak Ve Şarta Bağlı Adak Kesmek

Vehbi Tülek

Ebedî Saadete Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Adam Olmazsan

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek