Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.403.459

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlânın "sıfat-ı Zâtiyye"si Altıdır

Kâdı Ebû Bekr Bâkıllânî hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. Basra’da doğdu. 1013 (H.403) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Zamânında Basra'da bulunan meşhûr âlimlerden ders aldı. Bilhassa kelâm ilminde meşhûr âlim oldu. İmâm-ı Eş'arî hazretlerinin talebeleri zincirinden olup, bu hususta kitaplar yazmıştır. Kitaplarında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

SÂlih Reis

Kânûni Sultan Süleymân Hanın, Barbaros Hayreddin Paşayı İstanbul'a dâvetinde, onunla beraber gelen reislerin arasında Sâlih Reis de vardı. Sultanın huzûruna Hayreddin Paşa ile berâber kabul edildi ve deniz albayı rütbesi verildi. Sonra bahriye sancakbeyliğine (tümamiral) terfi etti. Akdeniz'de korsan gemilerine diğer reislerle berâber göz açtırmayan Sâlih Reis, 1540'ta Korsika'nın bir limanında âni baskın neticesinde Turgut Reisle berâber esir düşüp forsaya vuruldu. Akdeniz'in kendilerine dar geldiği bu korkusuz denizciler üç yıla yakın eziyet ve sıkıntılar içinde kürek çektiler.

Vehbi Tülek

Casus Herşeyi Görsün

Vehbi Tülek

74 - Böyle Vaaz Dinlemedik

Vehbi Tülek

Attiği Her Taş Hedefine Ulaşiyordu

Vehbi Tülek

İmâm Efendi adıyla meşhur olan Osman Bedrerddin, kendisine rehberlik edecek âlim bir zât aradığı sırada yirmi yedi yaşındaydı. Bu sıralarda Erzurum, Rusların hücûmuna uğradı. 8 Kasım 1877'de vukû bulan bu savaş, târihte Doksanüç Harbi adıyla bilinir. Aziziye tabyalarının düşmesi üzerine Erzurum halkı yediden yetmişe silâhlanıp, düşmana karşı kahramanca bir müdâfaa yapma hazırlığı içindeydi. 8 Kasım 1877 gecesi Erzurum mahallelerinde gümbür gümbür davullar çalınarak halk cihâd için uyandırıldı. Tanyeri ağarmadan önce halk kalkıp, balta, tahra, dehre, sopa ne bulduysa eline alıp hazırlandı. Tanyeri ağarırken, Ayaz Paşa Câmii şerifi minâresinden sabah ezânı okunmaya başladı. Bu ezânı İmâm Efendi okuyordu. Ezân, ihlâs ve sadâkatle öyle okunuyordu ki, Erzurum'un dağı-taşı, deresi, tepesi, yamaçları, ağaçları sanki dile gelmiş, ezânı tekrar ediyordu.

İlk Denizalti

Vehbi Tülek

Yakişani Yapmak

Vehbi Tülek

Hangimiz Kazançli Çiktik

Vehbi Tülek

Kabakçi Mustafa İsyÂni

Vehbi Tülek

Harp Hiledir: Muhasaralarda Sahte Ric'at

Vehbi Tülek

Dünyanin En Dürüst Ve En Medenî Milleti

Vehbi Tülek

Molla Fenari'nin Yildiirim'a Mektubu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kadılığı Kabul Etmezdim Ancak!

Ebû Amr-ı Hafs hazretleri İmâm-ı A'zam Ebû Hanife hazretlerinin talebesi olup, ondan fıkıh ilmi tahsil etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Vadi Yolunun Ağzını Tutun!

Vehbi Tülek

Ebû Mes'ûd Muâfâ bin İmrân hazretleri hadis hafızıdır. 120 (m. 738)'de Musul'da doğdu. İlk tahsilinden sonra Kûfe ve Bağdad'a gidrek İmam-ı Azam Ebû Hanife, İmam-ı Mâlik bin Enes ve Süfyân-ı Sevri'nin derslerine devam etti, kendisinden Abdullah bin Mübarek, Bişr-i Hâfi gibi zatlar istifade ettiler. Muâfâ bin İmrân 185 (m. 801)'de Musul'da vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Müslim Bin Avsece

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Bin Ebü'l-feth

Vehbi Tülek

Ahmed bin Muhammed ed-Dineveri (Ebû Bekr bin Ebü'l-Feth) Bağdad'da yetişen Hanbeli âlimlerindendir. Hadis ve fıkıh âlimidir. Zamanının fakihleri arasında en büyüğü idi. Âlimler ile yaptığı münazaralarda hep üstün gelirdi. 532 (m. 1138) senesinde vefât etti.

Nurlu Dedenin Nurlu Torunu

Vehbi Tülek

Şeyh Abdülhalim Efendi

Vehbi Tülek

Mümin, Din Kardeşini Kendine Tercih Eder

Vehbi Tülek

Hased Eden Dâima Hasta Cimri Ise, Dâima Fakirdir!

Vehbi Tülek

Ahmed Çârpûrtî

Vehbi Tülek

Abdullah-ı Dehlevî Ve Hakîm Nâmdâr Han

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Bereketi Var Mı?

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Bunlar Şarapti

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Garip Karşilanan Bir Adak

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek