Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.204.538

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ehl-i Beyti Sevmek Her Mümine Farzdır

Osman Selahaddin Sanduklu Efendi Osmanlı âlim ve şeyhlerindendir. 1821’de İstanbul’da doğdu. Zamanın büyük âlim ve şeyhlerinden ders gördü. Yenikapı Mevlevîhânesi Şeyhi oldu. 1866’da kurulan Meclis-i Meşâyih Reisliğine getirildi. Çok kitap yazdı. Bunlardan “Tezkiye-i Ehl-i beyt” isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Murâd Han döneminde yeniçeri ocağının kuruluşuna ilk adım olmak üzere târihlerde şu vak'a anlatılmaktadır: "Sultan Murâd Gâzi, Edirne'de tahta geçüp oturdu. Bir gün Kara Rüstem derlerdi, Karaman vilâyetinden bir dânişmend geldi. Halil Hayreddin Paşa ol vakitde kâdıasker idi. Kara Rüstem; Efendi! Bunca sultanlık malı niçün zâyi edersiniz, deyince, Kâdıasker; nice mal zâyi etmişiz, diye sordu. Kara Rüstem, bu gâziler ki gazâlarda esir çıkarırlar, cenâb-ı Hakk'ın emriyle beşde biri hünkârındır, dedi. Çandarlı Halil Hayreddin bunu hemen Murâd Hana nakletti. Sultan: Mâdemki Allahü teâlânın emr-i şerifidir şimden sonra alın, dedi... Bundan sonra Gâzi Evrenuz ve Lala Şâhin'e ısmarladılar ki akınlarda çıkan esirden beş başda birin pâdişâh için alalar. Bu usûl üzere hayli oğlanlar toplayıp Murâd Gâziye getürdüler. Halil Hayreddin Paşa; bunları Türk'e verelüm hem müslüman olsunlar, dedi. Kabul edilip bunlar evvelen Türk köylüsünün yanına verildiler. Hem Türkçe öğrenip ve hem de müslüman oldular. Ondan sonra saray kapısına girüp, ak börk giydirip adını yeniçeri koydular

Vehbi Tülek

Sadrazamlik Makami Herkesin Hirsini Tahrik Eden Makamdir

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Murad Ve Şücaeddin Karamani

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Vehbi Tülek

Abdurrahman Harputi hazretleri, küçük yaşta ilim tahsili için gittiği Diyarbakır'da tahsili sırasında, bütün derslerden geri kalması üzerine, arkadaşları onunla alay ederlerdi. Bu durumu hocası öğrenince, onun daha çok rencide olmaması için, yanına çağırarak; "Şimdiye kadar okudukların ve öğrendiğin bilgi sana kâfidir. Köylerde çok rahat imamlık yapabilirsin. Var git oralarda kısmetini ara." dedi. Bunun üzerine medrese tahsilini bırakarak, şehirden ayrıldı. Yolda bir hanın önünden akmakta olan bir çayın kenarında oturup düşünür ken, çayın içerisindeki taşların, suyun şiddetli akıntısından yusyuvarlak olduklarını ve pırıl pırıl parladıklarını gören genç Abdurrahmân, üzüntü ve kırık bir kalb ile; "Yâ Rabbi! Beni sen yarattın. Bu dersleri anlayamamam da senin kudretin iledir. Senin emrinde akan sular, şu taşları nasıl yusyuvarlak yapıyor ve parlatıyorsa, sen de benim zihnime kuvvet ihsân et de, rızâna kavuşturacak ilim deryâsın dan biraz nasib alayım." diye Allahü teâlâya yalvardı.

Osman Gazi Ve Kumral Ebdal

Vehbi Tülek

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

Midilli Müdafaasi

Vehbi Tülek

Nagy Varat Köprüsü

Vehbi Tülek

70 - Bana Kanuna Uymaz İşler Getirmeyin

Vehbi Tülek

Benden Bunlari İstemeyiniz

Vehbi Tülek

Ravza-i Murad’da Açan Gül

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yâ Alî! Müminin Üç Alâmeti Olur

Muzaffer bin Erdeşir Mervezî hazretleri tasavvuf âlimlerindendir. 1098 (H.491)'de Türkistan’da Merv şehrinde doğdu. 1152 (H. 547)’de İran'da, Asker-i Mükrem’de vefât etti. Sonradan Bağdâd'a nakledildi. Hazret-i Ali ve Ehl-i beytin (radıyallahü anhüm) fazîleti hakkında Merâsîmü'd-Dîn fî Mevâsim-ül-Yakîn adlı eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Evliyazade Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Evliyazade Mehmed Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 1845'te Kastamonu'da doğdu. Kavukçuzade Hamdi Efendiye intisab ederek Nakşibendi hilafeti aldı. 1902'de hacca gitti ve Mekke'de vefat etti. Bir sohbetinde İmam-ı Rabbani hazretlerinin Mektubatından şunları anlattı:

Farz Namazı Özürsüz Kazaya Kalanlar

Vehbi Tülek

“yeter Ki Mübarek Yüzünüzü Göreyim!”

Vehbi Tülek

Mısır'da Tanta şehrinde yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Seyyid Ahmed Bedevi hazretleri uzun boylu, buğday tenli idi. Her an Allahü teâlâyı düşünür, O'nun muhabbetinin ve heybetinin tesiri ile kendinden geçerdi. Kırk gün ve daha ziyâde bir şey yiyip içmez ve uyumazdı. Gözlerinin karası, bir ateş koru halindeydi. Yüzünde çiçek hastalığından kalma bir eser olarak üç nokta bulunuyordu. Biri sağ, biri de sol yanağında olup, diğeri de burnunun yukarı kısmındaydı. Küçüklüğünden beri başına şal sarar, yüzünü de iki nikapla örter, böyle gezerdi. Zaten yüzünü bu şekilde Afrika bedevileri gibi örttüğü için kendisine "Bedevi" deniyordu.

Seyyid Ahmed Sünnetî

Vehbi Tülek

Ömründen Bereket Ve Hayır Kalkar

Vehbi Tülek

Ebu Said Ebu'l Hayr

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Câhili Dost Edinmez!

Vehbi Tülek

Bir Leşe Üşüşen Köpekler Gibi

Vehbi Tülek

Kalp Iyi Olursa Bütün Azalar Iyi Olur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kum Ve Kaya

Kum Ve Kaya

Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatılır:Çölde yolculuk eden iki arkadaş, yolculuk esnasında bir sebepten tartışırlar, biri ötekine bir tokat aşk eder. Tokadı yiyenin canı çok yanar; ama tek kelime etmez ve kum üzerine şu sözleri yazar:
"BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM BANA BİR TOKAT ATTI."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Garip Karşilanan Bir Adak

Her Şeyi Göze Almıştı!

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Onun Görmediği Yer

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek