Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.253.035

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanın Hakîkî Saâdete Kavuşması Için

Kınalızâde Ali Çelebi Osmanlı âlim ve velîlerinden olup tefsîr, hadîs, fıkıh âlimidir. 1516 (H.916) senesinde Isparta'da doğdu. İlk tahsilinden sonra İstanbul'a giderek, Mahmûd Paşa Medresesinde, sonra da Sahn-ı semân Medresesinde meşhur âlimlerden ders aldı. Çeşitli medreselerde müderrislik, Anadolu ve Rumeli'nin çeşitli şehirlerinde kâdı ve kâdıasker olarak vazîfe yaptı. 1571 (H.979) senesinde Edirne'de vefât etti. Çok kitap yazdı. Eserlerinin en önemlilerinden Ahlâk-ı Alâî’de İslâm ahlâkını esaslı bir şekilde yazmıştır. Bu kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli'yi 45 Yil Beklemiş

Bugünkü rakamlarla ülkemizle 6.5 milyar dolarlık ticaret hacmi bulunan Amerika Birleşik Devletleri (ABD), bundan tam 217 yıl evvel Osmanlı Devleti'yle ticaret anlaşması imzalaya bilmek için 45 yıl uğraşmıştı. Ülkemizle ilk ticari ilişkilerini 1785'de başlatan ABD'ye, 174 yıl önceki yıllık ihracatımız ise 400 bin dolar idi. ABD'nin genç bir devlet olarak dünya siyasetine girişinden sonra ilk ABD gemisinin 1797'de İzmir limanına geldi, daha sonra bir başka ABD gemisinin de İstanbul'a kadar gelmesiyle ilk ilişkilerin başladı. Amerikan senatosunun Osmanlı Devleti ile anlaşma yapmak için büyük çaba gösterdi. Bu konuda görevlendirilen heyetler içinde Benjamin Franklin'in de vardı. Bu iş için 1802 yılında ABD'nin İzmir'e bir konsolos tayin etti ve konsolos iki yıl kaldıktan sonra Osmanlı Devleti'nin konsoloslu ğunu tasdik etmemesi nedeniyle ülkesine geri dönmek zorunda kaldı. ABD'nin 1808 yılında yeniden konsolosluk için teşebbüse geçti, fakat Osmanlı devleti yine kabul etmedi ancak Kaptan Paşa'nın girişimi ile 1811 yılında ticari ataşelik benzeri bir görev için izin verildi. 1816 yılından sonra ABD heyetlerinin Osmanlı devletine daha sık gelip gitmeye başladı. 1820'den sonra bu trafik daha da arttı. Bu arada resmi olmamakla birlikte ticari ilişkiler sürdürüldü. Osmanlı Devleti'nin siyasi ve ekonomik olarak sıkıntılar içinde bulunduğu 1828 yılında yaklaşık 70 bin dolarlık mal aldığı ABD'ye yaklaşık 400 bin dolarlık mal sattı.

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Vehbi Tülek

Cezayirli Gazi Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Ülkemde Bu Adama CevÂb Verecek Bir Âlim Yok Mu?

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Han tahta geçtiği ilk günlerden itibâren fırsat buldukça sarayda çeşitli âlimleri toplayıp onlarla ilmi sohbetler yapıyordu. Bu toplantılara zaman zaman orada bulunan yabancı ilim adamları da iştirâk ediyordu. Yine böyle bir ilim meclisi teşkil edildiğinde, Kuzey Afrika ülkelerinden birinden gelen ve gizli ilimlerde mahâret sâhibi bir âlim de katılmıştı. O âlim, Sultânın katında Türk âlimlerini, sorduğu zor ve çözülmesi güç sorularla epeyce bunalttı. Onları cevap veremez gördükçe de yeni yeni sorular yöneltti ve üstünlük gösterisinde bulundu. Osmanlı ulemâsının böyle acz içinde kalması, cihân pâdişâhı olan Fâtih'i son derece rahatsız etti. Bütün beyleri, paşaları ve vezirleri toplayıp; "Ülkemde bu adama cevap verecek bir âlim yok mudur? Çabuk olun, araştırın ve bana derhal müsbet bir cevap getirin!" dedi.

Mimar Sinan’in Yumurtalari

Vehbi Tülek

Yavuz’un Vefati

Vehbi Tülek

Bir KurÂn-i Kerim, Bir SelÂm-i Şahane Ve Hilafetin Gücü

Vehbi Tülek

SÂlih Reis

Vehbi Tülek

107 - Koca Yusuf Paşa Ve Şebeş Zaferi

Vehbi Tülek

İngiliz Düşmani Şeyhülislam

Vehbi Tülek

İstanbul’un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sözünüz Zikir, Sükûtunuz Fikir, Bakışınız Ibret Olsun

Mehmed Behrullah Efendi Anadolu'da yetişen evliyâlardandır. Tokat'ın Erbaa ilçesine bağlı Eksel (Koçak) köyündendir. İlk tahsilini Tokat'ta yaptı.

İstanbul'a giderek, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin halifesi olan Abdullah-ı Mekki hazretlerinin halifelerinden Yanyalı İsmet Efendi'ye intisab etti, otuz sene hizmet ve sohbetinde bulunarak Nakşibendi-Hâlidi icazeti aldı ve memleketine gönderildi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Evliyânın Kerâmet Göstermesi Haktır

Vehbi Tülek

Ali bin Abdülkâdir Taberi hazretleri Şafii mezhebi âlimlerindendir. Seyiddir. Mekke-i mükerremede doğdu. 1070 (m. 1659)'da orada vefât etti. Ehl-i sünnet itikadını anlatırken buyurdu ki:

Kur’ân-ı Kerîmi Ücret Ile Okumak Bâtıldır!

Vehbi Tülek

Muhammed Huccetullah

Vehbi Tülek

Muhammed Huccetullah, 1624 (H.1034) senesinde dedesi İmâm-ı Rabbâni Müceddid-i elf-i sâni Ahmed Fârûki Serhendi hazretlerinin vefât ettiği yıl doğdu. İsmi Muhammed Nakşibend olup, lakabı "Huccetullah"tır. Tasavvufta "Hullet" ismi verilen pek yüksek makamların sâhibi idi.

Zalim Hükümdar Ve Inançlı Bir Genç...

Vehbi Tülek

Rehber, Talebesinin Her Derdine Derman Olur

Vehbi Tülek

Azamet Ve Kibriyâ Bana Mahsustur

Vehbi Tülek

Celveti Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

hay Ateşbâz Hay!

Vehbi Tülek

İlim Öğretmenin Fazileti Büyüktür

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Arkadaşlarımı Korumak Için

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek