Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.673.983

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hırs Sâhibi Her Zengin Fakirdir

Ebû Abdullah Hadramî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'de Hadramut’ta doğdu. 1253 (H.651) senesi Yemen'de Tihâme taraflarında, Dıhhî köyünde vefât etti.

Ebû Abdullah Hadramî birçok âlimden ilim tahsîl edip hadîs, fıkıh ilimlerinde büyük bir âlim oldu. Bunun yanında Allahü teâlânın sevgili kullarıyla görüşüp tasavvuf yolunda ilerledi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Huzur Dersleri

Osmanlı pâdişâhları zaman zaman ulemâdan ileri gelenleri saraya davet ederler, ilmi mütâlaalarını dinliyerek istifâde ederlerdi. Huzurda âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerin tefsir leri anlatıldığı gibi müsbet ilimler, edebi konular konuşulur, ilmi müzâkereler yapılırdı. Sâdece Osmanlılarda görülen ve hangi târihte ihdâs edildiği kesinlikle belli olmayan huzûr derslerinin Osmân Gâzi ile başladığı iddia edilmektedir. Sultan Üçüncü Mustafa 1759 yılında bir kânunla huzur dersleri denilen ve Ramazanın birinden onuncu gününe kadar devam eden bir ders ihdâs etmişti. Ramazandaki huzur derslerinin mevzuu dini konular olurdu. Kâdı Beydâvi Tefsiri'nin okunması genelde âdet hâline gelmişti. Huzur hocalarını şeyhülislâm seçerdi.Sultan İkinci Abdülhamid Han zamânında huzur dersleri Ramazanda ikindi namazından sonra haftada iki gün esasına göre Yıldız'daki Çit Kasrında yapılır ve Sultan Abdülhamid Han yüksekçe bir mindere otururdu. Karşıda ders veren ile dinleyiciler bulunurdu. Dâvet üzerine devlet ricali de derste hazır olurdu. Pâdişâh dersi anlatan ile buna sual soranların münâzaralarını dinlerdi. Her derste ders anlatan ve ona sual soranlar değişik olurdu.Huzur dersleri Osmanlı Devleti ve Hilâfetin ilgâsına kadar (3 Mart 1924) devam etti. Son huzur dersi Halife Abdülmecid Efendi zamânında ve 1923 (H. 1341) Ramazanı'nda yapılmıştır.

Vehbi Tülek

106 - Sultan I. Mahmud'un Duasi

Vehbi Tülek

Padişah Az Vermez

Vehbi Tülek

Haliçteki İlk Köprü

Vehbi Tülek

Haliç'teki ilk köprünün Sultan II. Mahmud tarafından yaptırıldığını biliyoruz. Fakat bundan yüzyıllarca önce Fatih, İstanbul kuşatması sırasında Haliç üzerine geçici bir köprü inşa ettirmişti. 22 Nisan 1453 sabahı Osmanlı gemilerini Haliç'te gören Bizanslılar, ertesi sabah daha büyük ve inanılması güç bir sürprizle karşılaştılar. Kumbarahane ile Defterdar arası, deniz üzerine kuruluverilen bir köprü ile birleştirilmişti. Bu köprü üzerinde Osmanlı askeri gidip geliyor, karşı sahilden toplar geçiriliyordu. Bizanslı tarihçi Kritobulos'un verdiği bilgilere göre, binden fazla fıçı, sandal ve duba, birbirlerine kalaslar ve demir çengellerle bağlanmıştı. En üstü de döşeme tahtalarıyla kaplan mıştı. 700 metre uzunluğundaki bu köprü üzerinde 5 asker yanyana yürüyebiliyor, toplar rahat lıkla çekilebiliyordu. Çok geçmeden her iki tarafa yerleştirilen toplarla Bizans surlarının en zayıf noktaları ateş altına alınıyordu. Bizans İmparatoru hemen o gün tekrar daha fazla vergi vermek ve daha başka şartlarla barış teklif ettiyse de Fatih'i İstanbul'u almak niyetinden vazgeçiremedi. Bu sefer İmparator, verdiği emirle köprüyü yaktırmak istedi. Fakat bu maksatla surlardan dışarı çıkan 150 Bizanslı asker köprü üzerinde can verdi.Bizans Prensi Dukas, Fatih Sultan Mehmed'in yaptırdığı köprüyle, gelmiş geçmiş bütün cihangirleri geride bıraktığını söyler ve "Böyle bir harikayı kim gördü, kim işitti" sözleriyle takdirlerini bildirmişti.

Osmanlilarin Namuskarliklari

Vehbi Tülek

Fatih’in Akincisi Malkoçoğlu BÂlî Bey Bey

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Ticaret Ahlaki Ve Hollanda

Vehbi Tülek

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

İtalya’da Bir Yeniçeri

Vehbi Tülek

Bizim Silah Fabrikamiz Yok

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kâmil Bir Mümin Olmak Için

İsmâil Semmûye hazretleri büyük hadis ve fıkıh âlimlerindendir. İran'da İsfehân'da doğdu. 267 (m. 880)'de aynı yerde vefât etti. Hadiste, hafızlık derecesine ulaşmıştı. Yani yüz bin hadis-i şerifi sened ve râvileriyle ezbere bilir ve okurdu. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Amr Bin Âs (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Amr bin Âs hazretleri, İslâmiyeti kabûl ettikten sonra, eski hatâlarına çok pişman oldu. İslâma hizmet etmeyi, müşriklere karşı savaşmayı şiddetle arzû etti. Böylece büyük bir mücâhid oldu. Birisi, Amr bin Âs'a sordu:
-Siz akıllı adamdınız. Niçin İslâma girmekte geciktiniz?
-Biz yaş ve bilgi bakımından, bizden üstün kabûl edilen insanlarla beraberdik. Onlar, Resûlullah efendimizi Peygamber olarak kabûl etmediler. Biz de onlara tâbi olduk. Onlar gidip, sıra bize gelince, düşündük, inceledik, hakkın çok açık olduğunu gördük. Böylece İslâmiyet kalbime yerleşti. Resûlullah efendimizin, iyilik yapana öldükten sonra iyilik, kötülük yapana kötülük yapılacağı, sözünü içimde doğru buldum...

Beyzâde Ali Rızâ Efendi

Vehbi Tülek

Ebü'l-hasen Alî Dimnâtî

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen Ali Dimnâti hazretleri Fas'ta yaşamış olan evliyanın büyüklerindendir. Hadis ve fıkıh âlimidir. 1234'te (m. 1818) Merakeş yakınla­rındaki Dimnat'ta doğdu. Burada ilk tahsilini yaptıktan sonra Mekke'de büyük âlimlerden ders aldı. Fıkıhta Mâliki olan ve Şâzili tari­katına mensup bulunan Dimnâti hazretleri, 1306 (m. 1889)'da Merakeş'te vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Bazı Hükümdarlara Gönderilen Elçiler...

Vehbi Tülek

Nefsini Cezalandırmak Isteyen Sünnete Uyar

Vehbi Tülek

Allah Korkusu Olanın Dilinden Lüzumsuz Bir Kelime Çıkmaz!

Vehbi Tülek

Dostlara Dert Ve Sıkıntı Yağdırırlar!

Vehbi Tülek

Sabır, Fakru Zarûrette Kalanların Azığıdır

Vehbi Tülek

Mehmed Sami Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
İftiranin Neticesi

İftiranin Neticesi

Bir zaman Hasan Ünsi Efendiyi sevmeyen birisi gelip, devlet adamlarından Mustafa Paşa'ya onun aleyhinde sözler söyledi. Cezâlandırılmasını istedi. Paşa bu sözler üzerine; "Peki onu nefy edelim. Bir yere sürelim." dedi. O gece Paşa yatmak için başını yastığa koydu. Lâkin yastığı alevli bir ateş sardı. Paşa birden bire geriye çekilip ayak ucunda durdu ve korkuyla bakmaya başladı. Etrafına seslendi. Ev halkı koşup geldi. "Ne oldu?" dediklerinde; "Başımı yastığa koyunca, yastığı bir ateş kapladı. Ondan korktum!" cevâbını verdi. Bunun üzerine evdekiler; "Paşa hazretleri ateş falan yok. Okuyun da yatın." dediler. O da; "Okumadan yattığım yoktur. Mutlakâ okur, öyle yatarım." dedi. Paşa tekrar yatağa girip başını yastığa koyduğunda yine aynı ateşli alevi gördü. Hemen sıçrayıp; "Söndürün, söndürün!" diye bağırmaya başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Değişen Sizin Kalbiniz

Ahde Vefa

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek