Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.834.890

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Varlığın Yaratıcısı Allahü Teâlâdır

Sıddîkî Efendi, Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. Bağdad'da doğdu. Burada zamanın büyük âlimlerinin ders ve sohbetlerinde kemale geldikten sonra Kudüs'e giderek talebe yetiştirdi. 1735 (H.1148)'de orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Kanuni Sultan Süleyman Han Belgrad seferine çıkmıştı. Kaleye iki günlük mesafede son defa mola verdiler. Askerler, çevredeki çeşmelerden istifade edip abdest tazelemeye, su ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyorlardı. Çeşmelerden birinin yakınında bir manastır vardı. Bu manastırın baş rahibi, Osmanlı askerinin durumunu öğrenip haçlı ordusunu haberdar etmek için, manastırdaki rahibelerden birkaçını süsleyip, ellerine verdiği testilerle çeşmeye gönderdi. Rahibelerin geldiğini gören Osmanlı askeri, hemen çeşme başından ayrılıp rahibe lere sırtlarını döndüler ve testilerini doldurup gidinceye kadar kimse dönüp bakmadı. Rahibeler gelip durumu anlatınca, hemen kağıt kalem istedi ve haçlı ordusu kumandanına şunları yazdı:

Vehbi Tülek

Napolyon Ve Sultan Iii. Selim

Vehbi Tülek

Fatihin Muhteşem Hafizasi

Vehbi Tülek

İlyas Reis

Vehbi Tülek

Rodosluların yirmiye yakın galer ve kadırgalarına karşı küçük bir Türk çektirisi, amansız ve ölümüne bir mücadeleye hazırlanıyordu. Çektirideki Türk leventleri, şahin bakışlarını düşman gemisine dikmiş, korkusuz, telaşsız, bir an önce düşmanla kılıç kılıca gelecekleri anı bekliyorlardı.Türk çektirisi, etrafını bir karabulut gibi saran dev düşman gemilerine doğru dalgalarla oynaşa oynaşa giderken, leventler, birz sonra tadacakları şehadetin sevinci ve zevki içinde bayram havası yaşıyorlardı. Artı iki yaraf birbirlerine iyice yaklaşmışlar, atış menzili içine girmişlerdi. İlyas Reis, gözlerini düşman gemilerinden ayırmadan ilk emrini verdi:-Amiral gemisine dirise edeceğiz arkadaşlar!

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

Filan Gün Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Osmanli'da Tören

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han’in Çekmecesi

Vehbi Tülek

İmparator Ölü Gibi Donup Kaldi

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hanefi'de Namazın Sünnetleri

Mehmed Şerif Efendi 109. Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1130'da (m. 1717) doğdu. Medrese tahsilinden sonra kadılık, Anadolu, sonra Rumeli kazas­kerliği yaptı. Nihayet şeyhülislâmlığa getirildi. 1204'te (m. 1790) vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Nasr Bin İbrâhim

Vehbi Tülek

Nasr bin İbrâhim Mukaddesi hazretleri, Şâm'da yaşamış olan hadis ve Şâfii reisül-ulemâsı idi. 490 [m. 1097] senesinde vefât etti. (Hucce) kitâbı meşhûrdur. Çok âlim, mütteki idi. Kitabında bildirdiği oruç tutmak hakkındaki Hadis-i Şeriflerden bazıları:

Üsküplü Lütfullah Efendi

Vehbi Tülek

Vakti En Mühim Işler Ile Geçirmelidir

Vehbi Tülek

Şemsüddîn Muhammed Şâzilî hazretleri Mısır'da yetişen büyük velîlerdendir. Önce medresede ilim tahsil etti. Medrese arkadaşlarından biri de, meşhûr muhaddis İbn-i Hacer Askalânî'dir. Sonra tasavvufa yöneldi. Vilâyetin bütün makamlarını geçmiş, ilmiyle âmil, yüksek hâller sâhibi bir kimse idi. Ebü'l-Hasan-ı Şâzilî hazretleri buyurdu ki: "Benden sonra, Mısır'da Muhammed Hanefî ismiyle meşhûr bir zât gelecek, bu ülkenin fâtihi olacak, kendisi büyük şân sâhibidir. O, benim beşinci halîfem olacaktır."

Günah Işlemek Kalbi Karartır

Vehbi Tülek

Sizi Sevenleri Allah Da Sever

Vehbi Tülek

Ezan Ve Ikamet Okumak

Vehbi Tülek

rahmete Kavuşmuş Bahtiyar Kimse...

Vehbi Tülek

Müslümanların Ayıp Ve Kusurlarını Araştırmayın

Vehbi Tülek

Dört Türlü Zekât Malı Vardır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Namazini Ben Kildirayim

Adalet Ve Tevazu

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Dört Şey Mühimdir

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek