Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.815.037

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Allah'ın Velî Kulu Bana Şefâat Et!

Abdülhakîm-i Siyalkûtî hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. 1657 (H.1067) senesinde Siyalkût şehrinde vefât etti.

Bir sohbet esnâsında Abdülhakîm-i Siyalkûtî hazretlerine talebelerinden biri kabir ziyâreti hakkında bir soru sorunca buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İzmir Valisi Çengeloğlu Tahir Paşa

Çengeloğlu, II. Mahmud Han devrinde ünlü bir Amiral idi. Akdeniz'in Afrika kıyılarında başladığı denizcilik hayatında cesareti ve yiğitliği ile nam salmış, İstanbul'a gelip tersaneye girdikten sonra da, kumanda kabiliyetini göstererek hızla ilerlemiş ve Osmanlı Deniz Kuvvetlerinin en üst makamı olan Kaptan-ı Deryalığa kadar yükselmişti. Tophane Müşirliğine tayin edildiğinde, Galata ve Beyoğlu kabadayılarını hizaya getirerek asayişi sağlamıştı. Halk onu "Deli Herif" diye seviyor ve takdir ediyordu.

Vehbi Tülek

Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Hazin Göç

Vehbi Tülek

Demek Yolda Kaldiniz

Vehbi Tülek

Şeyh Alâüddin, tasavvuf yoluna girişini şöyle anlatır: "Sultan İkinci Bâyezid Hânın ordusunda bir nefer idim. Ordu, bir zaman küffâr üzerine sefer etti. Dönüşte yolda şiddetli bir soğuk ve yağmur başladı. Bu esnâda ben civar bir köyde misâfir olmak istedim. Köylüler beni kabûl etmediler. Gece karanlığında yola koyuldum. Yağmur, gökten bardaktan dökülürcesine yağıyordu. Her taraftan seller akıyordu. Vâdi, deniz gibi oldu. Ben, Allahü teâlâya tevekkül ederek ilerledim. Yol üzerinde bir nehirle karşılaştım. Akan sellerle nehir daha da kabarmış, köprüyü de örtmüştü. Sulara girip, önümdeki tehlikeden gâfil olarak, gece karanlığında ilerledim. Sular, atımın ayaklarını örtmeye başlamıştı. O esnâda beni boğulma korkusu kapladı. Geri dönmek istedim. Yolu bulamadım. Ölümle burun buruna geldim. Ölümü düşünerek, tövbe ve istigfâra başladım.

Savaş İçin Planiniz Var Mi?

Vehbi Tülek

Turgut Reis Ve Cerbe Zaferi

Vehbi Tülek

Baba Yusuf Sivrihisari Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Eğer Sakalimin Bir Kili Bilseydi!

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Kanuni'nin Büyüklüğü Ve A.b.d. Ki, Portresi

Vehbi Tülek

23 - Budin Müdafaasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Düşmanı Küçük Görmemeli Ve Plânlı Olmalıdır

Kemâlpaşazâde Ahmed Şemseddîn Efendi Osmanlı şeyhülislamlarının dokuzuncusudur. 1468 (H.873) yılında Tokat'ta doğdu. Küçük yaştan îtibâren iyi bir tahsil ve terbiye gördü. Daha sonra askerlik mesleğini seçti. Sultan İkinci Bâyezîd Hanın seferlerine katıldı. Sonra askerlikten ayrılarak ilim tahsîline başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sünneti Hafif Görerek Terk Etmek Küfürdür!

Vehbi Tülek

Tâcüddîn Mûsulî hazretleri fıkıh ve hadîs âlimidir. 598 (m. 1202) senesinde Musul’da doğdu. Birçok âlimden ders aldı. Sonra Bağdad’a gitti. Orada kadılık yaptı ve ders verdi. 671 (m. 1272) senesinde Bağdad’da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Rüzgâr, Ekseriya Geminin Istemediği Taraftan Eser

Vehbi Tülek

Muhammed Beykendî

Vehbi Tülek

Muhammed Beykendi hazretleri hadis âlimlerindendir. 160 (m. 777)'da Buhara yakınlarında Beykent'te doğdu. İlim tahsili için seyahatler yaptı. Abdullah bin Mübarek, Süfyân bin Uyeyne gibi 400 âlim­den hadis rivayet etti. Hadis ilminde hafız oldu. 225'te (m. 839) vefat etti. Eshâb-ı kirâmın büyüklüğünü, derecelerinin yüksekliğini bildiren hadis-i şeriflerden şunlar yazılıdır:

Nefis, Zararlı Şeyleri Iyi Gösterip, Kalbi Aldatır

Vehbi Tülek

Neccârzâde Sıddık Efendi

Vehbi Tülek

Dünyâ Ne Demektir Biliyor Musunuz?

Vehbi Tülek

İmâm-ı Kastalânî

Vehbi Tülek

Tâbiînin Büyüklerinden Muhammed Bin Vasi

Vehbi Tülek

Sizden Öncekileri Cimrilik Helak Etmiştir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Derdi Olan Neylesin?

Derdi Olan Neylesin?

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethettiğinde bir süre orada kalır. İdareyi eline alıp kendi hâkimiyetini yerleştirmek için bu elzemdir. Bu sırada bir çadırda kalıyor. Çadırı süpürüp temizleyen, yemeği yapan Mısırlı bir cariye vardır ki, Yavuz Selim Han sabah çıkınca, cariye geliyor, akşama kadar çadırı temizleyip yemekleri hazırlayıp gidiyor, akşam olunca da Yavuz Selim Han çadırına dönüyor. Cariye nasıl olduysa bir kaç defa Yavuz Sultan Selim Hanı görür ve Ona âşık olur. Lâkin ümitsiz bir aşk. Zira bir tarafta koskoca Cihan Padişahı Halife-i Rûy-i Zemin, diğer tarafta basit bir cariye... Fakat cariyenin aşkı dayanılmaz seviyeye ulaşıp da kalbine sığmaz hale gelince, ne yapacağını bilemez halde Halifeye açılmaya karar verir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Arkadaşlarımı Korumak Için

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Kum Ve Kaya

Geç Gelen Kurtarıcı

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek