Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.909.774

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Akraba Ile Ilişiği Kesmek Büyük Günahtır!

Merzifonlu Abdürrahîm Efendi Osmanlı âlim ve velîlerinden olup 1385 (H.787) yılında doğdu. İlk tahsilini memleketindeki âlimlerden aldı. Şeyh Zeynüddîn Hafî'den ders almak üzere Mısır'a gitti. Hocası, kavuştuğu mânevî makamlara ve hâllere onu da çıkardıktan sonra icâzet verdi ve talebe yetiştirmek üzere memleketi Merzifon'a göndedi. 1465 (H.870) senesinde orada vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir KurÂn-i Kerim, Bir SelÂm-i Şahane Ve Hilafetin Gücü

"Hilafet nedir ve niçin bu kadar önemlidir?" Bu soruların enteresan cevaplarını Rıza Tevfik şöyle anlatıyor;İngilizlerin parmağı olan 31 Mart Hadisesinin tertipçilerinden olan Rıza Tevfik, bu ihtilal sonrası İngiliz sefaretine gittiğinde çok soğuk karşılanır. Rıza Tevfik bunlara bir mana veremez. Bir süre sonra ingiltereye gittiğinde ingilterenin Türkiye büyükelçisi Lord Nicholson'ı ziyaret eder ve bu soğuk karşılamanın nedenini sorar ve şu ibretli cevabı alır: -Biz jön Türkleri teşvik ettik çünkü ihtilal olacak ve sultanla hilafet alaşağı edilecekti. Fakat aldandık, beklediğimiz neticeyi alamadık. Gerçi Kanun-i Esasi geldi fakat sultan ve hilafet yerinde kaldı." Bu cevap üzerine Rıza Teyfik şu soruyu sorar; -İngiltere Devleti'ni hilafet müessesesi neden bu kadar ilgilendiriyor.?"-Haa biz Mısır'da, Hindistan'da İslam kitlelerini idaremiz altına alabilmek için milyonlar ca altın harcadık, muvaffak olamadık. Halbuki sultan yılda bir defa bir selam-ı şahane, bir de hafız Osman hattı Kur'anı Kerim gönderiyor, bütün İslam ümmetini hudutsuz bir hürmet duygusu içinde emrinde tutuyor."

Vehbi Tülek

Öyleyse Sultanimizi Üzme !

Vehbi Tülek

Bayezîd Han Ve “yiğitbaşı”...

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Murad Ve Şücaeddin Karamani

Vehbi Tülek

Bir gün Sultan İkinci Murâd Hân, Edirne'de abdest tâzelemek üzere çıktığı zaman ayağı kayıp düştü. O sırada nûr yüzlü bir kimse peydâ oldu. Sultânı elinden tutup, o tehlikeli hâlden kurtardı ve âniden kayboldu. Sonra Pâdişâh, kendini tehlikeden kurtaran o zâtla görüşmek istedi. Edirne'nin bütün sâlih kimselerini huzûruna dâvet etti. Ancak, dâvet ettiği kimseler arasında aradığı zât yoktu. Nihâyet bütün Edirne halkını bir yere toplatıp, birer birer gözden geçirdikten sonra, aralarında, elinden tutup kurtaran Şücâeddin Karamâni'yi buldu. Ona hürmet edip, iltifât ve ihsânlarda bulundu. Debbaglar Mahallesinde ona bir mescid ve bir dergâh yaptırdı. Talebelerine Murâdiye evkâfından maaş bağlatıp, ihsânlarda bulundu.Şücâeddin Karamâni, kendi mezarının duvarını, kendi eliyle kerpiçden yaptı. Her kerpici, yerine üç defâ İhlâs sûresi okuyarak koydu.Kânûni Sultan Süleymân Hân, pâdişâhlığı zamânında Edirne'ye geldiğinde, mescidini büyültüp câmi hâline getirdi. OrayaKur'ân-ı kerim okuyan hâfızlar, müezzin ve hatib tâyin etti. O sırada dergâhında vazifeli olan Cerrahzâde Mustafa Çelebi, Şeyh Şücâeddin Karamâni hazretlerinin yaptığı duvarı yıktırmayıp, bereketlenmek için olduğu gibi bıraktırdı.Şücâeddin Karamâni, dergâhını ve mescidini büyütüp imâr eden müslüman olmayan mimârın rüyâsına girip, onu İslâma dâvet etti. O da ertesi gün İslâmı kabûl edip, hidâyete kavuştu ve ismini "Hidâyet" olarak değiştirdi.

Kanuni Ve Alvan Hamevi Hazretleri

Vehbi Tülek

Geyikli Baba Ve Orhan Gazi

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Selim Ve Kabakçi Mustafa

Vehbi Tülek

Mahkemeye Hazirim

Vehbi Tülek

KinalizÂde Ali Çelebi

Vehbi Tülek

Osmanli Paşasinin Siyaseti

Vehbi Tülek

Verin Bana Şu Yilan Yavrusunu!”

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdülkadir Necib Efendi

Abdülkadir Necib Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 1114 (m. 1703)'de Bursa'da doğdu. İlk tahsilini babası Şeyh İzzettin Efendi'den aldı. Kâdızâde Mehmet Emin Efendi'den tefsir ilmi tahsil etti. Emir Sultan ve Cami-i Kebir (Ulucami)'de tefsir dersleri verdi. 1201 (m. 1787)'de Bursa'da vefat etti. "Zübdet-ül Beyan" isimli eseri meşhurdur. Bu kitabında şunları yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bedeninle Dünyâda, Kalbinle âhirette Ol!

Vehbi Tülek

Ebû Bekr bin Sâlim hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1513 (H.919) senesinde Yemen'de Terim'de doğdu. 1584 (H.992)'de Hadramût köylerinden Aynat'ta vefât etti. Küçük yaşta ilim tahsiline başladı. Zamânının meşhur âlimlerinden ilim öğrendi. Çok kerametleri görüldü.

Kendisi Muhtaç Olduğu Hâlde

Vehbi Tülek

Muhammed Bahşî

Vehbi Tülek

Muhammed Bahşi hazretleri Halvetiyye tarikatının Bahşiyye kolunun kurucusudur. 1038'de (1628) Halep yakınlarındaki Bekfelûn köyünde doğdu. Tahsilini Halep'te yaptıktan sonra İhlâs bin Nasreddin'e intisap ederek Halveti icazeti aldı. İstanbul'a giderek Köprülü Fâzıl Mustafa Paşa'nın ilgi ve teveccühünü kazandı. Sonra hacca gitti. 1098'de (1687) Mekke'de vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Ben Duâmı Şefâat Için Sakladım

Vehbi Tülek

Zaruret Olmadan Dilenmek Haramdır

Vehbi Tülek

Necmi Efendi

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Ebû Yâkûb Nehrecûrî

Vehbi Tülek

İnsana Gelen Feyiz Önce Ruha Gelir

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı Abdullah El-mısrî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

A'meş Ve Hanımı

Padişah Ve At

Bize Teveccüh Edin

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek