Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.760.560

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tehlikelerden Gücünüz Yettiği Kadar Sakınınız!

Nesîb Efendi Osmanlı şeyhülislâmlarındandır. 1842 (H.1258) senesinde Üsküp'te doğdu. İlk tahsîlini Liphova'da yaptı. Orada Rufâî tarîkati Gülşeniye koluna mensup meşhur velîlerden Şerefüddîn Şuayb Efendiye intisab ederek icâzet aldı. 1863'te İstanbul'a giderek Fâtih medresesinden mezun oldu. Çeşitli devlet kademelerinde çalıştı. 1911'de şeyhülislâmlığa getirildi. 1912'de İttihât ve Terakkî Partisinin baskısı sonucu görevinden ayrıldı. 11 Mart 1914'te (H.1332) vefât etti. Muhyiddîn-i Arabî hazretlerinin eserlerinden yaptığı bâzı tercümeleri Müntehebât adıyla neşretti. Bu eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Bir gün Konya Vâlisi Ferid Paşa, Hacı Abdullah Efendinin ziyâretine geldi. Birkaç gün Seydişehir'de kalan Paşa, Abdullah Efendinin sohbetlerine katıldı. Paşa ayrılmak üzere izin isteyince, Abdullah Efendi, işlerinin hayırlı olması için Paşaya duâ etti. Paşa ayrılırken; "Duâ buyurun efendim! İlk fırsatta ziyâretinize tekrar geleceğim." deyince, Abdullah Efendi; "Seydişehir'e son gelişiniz, bir daha görüşemeyeceğiz." buyurdu. Bu sözlerden Ferid Paşa üzülünce, Abdullah Efendi; "Merak etmeyin netice hayırlıdır." dedi. Seydişehir'den ayrılan Ferid Paşa AntalyaSancağına teftiş için gitti. Burada sadrâzam olduğuna dâir telgraf alarak hemen deniz yoluyla İstanbul'a gitti. Bir daha Seydişehir'e gelmek nasib olmadı.

Vehbi Tülek

76 - İstanbul'un Manevi Fatihi

Vehbi Tülek

Boynuzsuz Koç

Vehbi Tülek

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han Hazretleri Çaldıran Zaferini kazandıktan sonra ölüler arasında dolaşıyordu. Ölülerin içinde düşman askerlerinden birisinin kellesinin hiç zedelenmeden kesildiğini görüp merak etti. Ve yanında bulunan vezirlerine emrederek: - Bu kelleyi tek vuruşta kim kesti ise onu bulun bana getirin, dedi. Paşalar hemen asker içine dağıldılar ve bu yiğit askeri aramaya başladılar. Sora sora nihayet o asker bulundu ve Yavuz Sultan Selim Han Hazretlerinin huzuruna getirildi. Yavuz, o askere: -Evladım bu başı böyle sen mi kestin? diye sordu. Meselenin ne olduğunu anlayamayan asker biraz durakladıktan sonra: - Ben kestim, Sultanım, dedi.

Şehzade Iii. Selim’in Kur’ani Kerim Hatmi İçin Tertib Edilen Merasim

Vehbi Tülek

Sultan Adülaziz’in Avrupa Seyahati

Vehbi Tülek

Küçük Kiyamet

Vehbi Tülek

Osmanli Tüccari

Vehbi Tülek

İlk Denizalti

Vehbi Tülek

Değil Bir Yabanci İçin...

Vehbi Tülek

Büyük Fen Dahisi: Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Böyle Arkadaş Zor Bulunur

Mahmud Hamza hazretleri Osmanlı Hanefi âlimlerindendir. Şam'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra Şam'da kadı nâipliği yaptı. Sonra İstanbul'a gitti. Evkaf müdürü ve vergi nâzırı oldu, ardından Meclis-i Zirâatın reisliği de uhdesine verildi. Sonra Şam müftülü­ğüne getirildi ve 1305 (m. 1887)'de orada vefat etti. Şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Miras Hukukunu Gençlere Öğretiniz

Vehbi Tülek

Abdülbâki Ferazi hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh ve ferâiz âlimidir. 425 (m. 1034)'de doğdu. Ferâiz (miras hukuku) âlimi olduğu için "Ferazi" lakabı verildi. 493 (m. 1100)'da Bağdad'da vefât etti. Buyurdu ki:

Şamlı Büyük Velî Arslan Dımeşkî

Vehbi Tülek

Eshabıma Ve Akrabama Dil Uzatmayın

Vehbi Tülek

Ahmed Merrûzi hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. Ho­rasan bölgesinde Merrûz (Mervürrûz) şeh­rinde doğdu. Mem­leketinde ve İsferâyin'de tahsil gördük­ten sonra Basra'da büyük âlimlerin derslerine devam etti. İcazet aldıktan sonra memleketine döndü ve kadı tayin edildi. 362 (m. 973)'de orada vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Haccın Zâhirî Edebleri

Vehbi Tülek

Abdullah Mekkî Efendi

Vehbi Tülek

Tâc-ül Ârifîn (ebü'l-vefâ)

Vehbi Tülek

Mücâhid Velîlerden İbn-i Ebî Zekeriyya

Vehbi Tülek

Büyük Küçük, Her Günaha Tövbe Farz

Vehbi Tülek

Düşmanlarımı Dost Edinmeyin!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Ahde Vefa

Arafatta Görüşürüz

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek