Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.087.180

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Malım Mülküm Yok Deme, Olmadı Diye Gam Çekme

Mürşidî Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Diyarbakır'da doğdu. 1760 (H.1174) senesinde aynı yerde vefât etti. Birecikli Ebû Bekr Efendiden tasavvuf yolunu öğrendi. Tahsilinin sonunda hilâfet aldı. Diyarbakır'da çok talebe yetiştirdi...

Bir gün talebeleri ile sohbet ederken, bir talebesinin nasîhat istemesi üzerine ona şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

46 - MurÂd Edilen Sultan Selîm'dir

Sultan İkinci Bâyezid'in hanımı Şehzâde Korkut'un annesi bir gün dergâha gelip Abdurrahim Tırsi'nin hanımından; "Beyin Abdürrahim Tırsi'den ricâ edip, yardım taleb ederiz. Sultan Bâyezid'den sonra oğlum Korkut pâdişâh olsun." diye ricâda bulundu. O da bu dileği beyine sık sık hatırlatırdı.

Vehbi Tülek

Aldiğimiz Fiyata

Vehbi Tülek

Müslümana Dünyada Rahat Yok

Vehbi Tülek

Padişahlar Da Güler!

Vehbi Tülek

Sehi Bey'in Heşt Behiş'te naklettiğine göre, devrin meşhur mütefekkir ve müderrislerin den Molla Lutfi Efendi ile Sultan Fâtih hazretleri arasında şöyle bir hâdise cereyan eder:Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın hâfız-ı kütüb'ü, yani kütüphânecisi olan Molla Lutfi, pâdişahla sohbetlerde bulunur, hatta işi şakalaşmaya kadar vardırırmış. Bir gün Sultan Mehmed Hân kütüphâneden bir kitap istemiş. İstediği kitap yüksekte olduğu için Molla Lutfi'nin eli yetişmemiş. O sırada yerde duran bir mermer parçasının üstüne basarak kitaba uzanmak isteyen Molla Lutfi'ye Hz. Fâtih, " Hele neyledin? Ol taş, Îsâ aleyhisselâmın üzerinde doğduğu taştır! diyerek mâni olmuş. Neyse bir şekilde kitabına kavuşan Sultan, tetebbua dalmışken, Molla Lutfi'nin aklına muzipçe bir mukabelede bulunmak fikri gelmiş. Kitapların üstüne örtülmüş ve güvelerin delik-deşik ettiği bir bez parçasını, büyük bir edep ve saygı ile eğilerek alıp, Sultân'ın dizinin üzerine, i'zaz ve ikrâm üslûbunda koymuş... Tabii pâdişâhın aksülameli (reaksiyonu) gecikmemiş. Bu kirli necis bezi neden üzerine koyduğunu sormuş hiddetle. Molla Lutfi'nin cevabı şöyle olmuş:

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Din Ve Devlet Uğrunda Ölmeye Geldi

Vehbi Tülek

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

Vehbi Tülek

Rodos’un Fethi

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Hatirasina

Vehbi Tülek

Böyle Soruya Böyle Cevap

Vehbi Tülek

HilÂfeti HÂiz Olan Türkler

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Günah Işlemeyen Gencin Duâları Kabul Olur

Hicabi Abdülbaki Efendi, Turhal Şeyhi Mustafa Efendi halifelerinden olup Kırım'ın Bahçesaray kasabasında doğmuştur. Kırım'ın Ruslar tarafından istilâsında Amasya'ya hicret etti. Sonra Turhal'da Mustafa Efendi'ye intisab ederek icazet aldıktan sonra Amasya'ya döndü ve talebe yetiştirdi. 1238 (m. 1822)'de vefat etti. "Nukut-i Tevhidiyye" isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Benden Kullarıma Bildir

Vehbi Tülek

İmâdüddin bin Kâdı Ebi Hâzim hazretleri hadis, usûl ve Hanbeli mezhebi fıkıh âlimidir. Ebû Ya'lâ Sagir ismiyle meşhur olup, 494 (m. 1101)'de Bağdad'da doğdu. 560 (m. 1165)'de orada vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Selâhaddîn Zerkûb

Vehbi Tülek

Koca Efendi

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti'nin ilk devirlerindeki kadıaskeri ve kadılarından olan ve uzun bir ömür sürdüğü için "Koca Efendi" lakabı verilen Kâdı Mahmûd Efendi, Eskişehir'de doğdu. Zamanının en önde gelen âlimlerinden oldu. Orhan Gazi onun nâmını duydu, Bursa'ya davet etti ve kırk yıl civârında kadılık ve kadıaskerlik yaptıktan sonra vefât etti. Torunu, Kâdızâde-i Rûmi diye meşhûrdur. Koca Efendi, vefatından kısa bir zaman evvel bir dersinde buyurdu ki:

Hızır'ı Bir Görsem Derdin Fakat Bilsem Demezdin!

Vehbi Tülek

Kişinin Ayağının Sürçmesi, Bir Kusuru Sebebiyledir!

Vehbi Tülek

Kerâmetler Menbâı Abdullah Bin Hıdır

Vehbi Tülek

İhlâs, Hiçbir Amelini Beğenmemektir

Vehbi Tülek

Evliyânın Kerâmet Göstermesi Haktır

Vehbi Tülek

Onlar Için Gelecekte Korku Yoktur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

At Hirsizi

İftiranin Neticesi

Delik Kova

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek