Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.301.254

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Erkek, Hanımına Zorla Iş Gördürürse âsilerden Olur!

Seydî Halîfe Osmanlı evliyasındandır. 1533 (H.940) senesinde Amasya'da vefât etti. Küçük yaşta ilim tahsîline başladı. Din ve fen bilgilerinde mütehassıs oldu. Halvetî tarîkatının büyüklerinden Şeyh Habîb-i Karamânî hazretleri Amasya'ya gelince ona bağlandı. Kısa zamanda yüksek derecelere kavuştu. Habîb-i Karamânî hazretlerinin baş halîfesi oldu, hocasının vefâtından sonra onun yerine geçip, insanlara hak ve hakîkati anlattı. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kinali Kuzu

Bir Bayram Günü

Pîrî Reis

Keramete İnanmayan Âlim

Ayyaşin Sonu

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Selim Dahi Evliyanin Dişinda Değildir

Yavuz Sultan Selim Han pâdişâh olmadan önce, Trabzon'da vâliyken Halimi Çelebi'yi kendine hoca edinip, talebe oldu ve ondan feyz aldı. Gece-gündüz onun huzûrundan ayrılmazdı ve devamlı sohbetinde bulunurdu. Abdülhalim Efendiye pekçok iltifât ve ihsânlarda bulundu. Allahü teâlânın inâyet ve ihsâniyle Osmanlı tahtına geçip pâdişâh olunca, onu yine yanından ayırmadı. Devamlı birlikte olmak ister ve kendisiyle ilmi sohbetlerde bulunurdu. Halimi Çelebi, Yavuz Sultan Selim Han ile birlikte Mısır Seferine katıldı.

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Sen Kandiye Fatihi Olarak İstanbul’a Döneceksin

Vehbi Tülek

Şair Padişah Ii. Selim

Vehbi Tülek

zamânında ondan daha kuvvetli yay çeken yoktu. Babası Kânûni Sultan Süleymân devrinde birçok savaşa katılmakla berâber, tahta geçtikten sonra sefere çıkmadı. Çünkü devrindeki seferler umûmiyetle büyük deniz seferleri olup bu seferlere de pâdişâhın kumanda etmesi âdet değildi. Tecrübeli ve bilgili bir vezir olan Sokullu Mehmed Paşayı hükûmet işlerinde tamâmen serbest bırakmakla berâber, lüzumlu gördüğü birkaç meselede duruma müdâhale etmiştir. Âlimlere büyük hürmet göstermiş, çok sevdiği büyük âlim Ebüssü'ûd Efendiyi vefâtına kadar meşihat (şeyhülislâmlık) makâmında tutmuştur. Cülûs bahşişinin ilmiye sınıfına da verilmesi âdetini ilk defâ İkinci Selim Han çıkarmıştır.

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud’un Rumeli Seyahati

Vehbi Tülek

Ordusunun Başinda Sefere Çikan Son Osmanli Padişahi

Vehbi Tülek

Molla Arab Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Yoğurtlarimiz Bile Var

Vehbi Tülek

Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Fatihin Hocasi Molla GürÂnî

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Duhaym Ibnü'l-yetîm

Duhaym ibnü'l-Yetim hazretleri Şafii fıkıh âlimlerindendir. 170 (m. 786)'da Şam'da doğ­du. Mısır, Hicaz, Bağdat Küfe ve Basra'da gibi ilim tahsil etti. Filistin'de Remle şehrinde ka­dılık yaptı. 245'te (m. 859) orada ve­fat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şâfiî Fıkıh âlimi Abdülazîz Dîrînî

Vehbi Tülek

Abdülaziz Dirini hazretleri, Mısır evliyâsındandır. Lakabı "İzzeddin"dir. 1216 (H.613) yılında doğdu. 1295 (H.694) senesinde Kahire'de vefât etti... Küçük yaşta ilim tahsiline başladı ve zamânındaki âlimlerden ilim öğrendi. Ebü'l-Feth bin Ebi'l-Ganim Rasâni'nin sohbetinde bulundu ve Şeyh İzzeddin'den tasavvuf ilmini öğrendi. Tasavvuf yolunda yüksek mertebelere kavuştu. Abdülaziz Dirini dünyâya düşkün olmayan ve birçok kerâmeti görülen, edebiyât, kelâm ve Şâfii mezhebi fıkıh âlimiydi.
"Efendim, bu ne hâl?!."

Asım Bin Ömer Katâde

Vehbi Tülek

Doğru Sözlü Tüccara Müjdeler Olsun

Vehbi Tülek

Ömer bin Muhammed el-Ezdi hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh ve hadis âlimlerindendir. Bağdâd'da doğup orada yetişti. 328 (m. 940) senesinde vefât etti. Buyurdu ki:

Ferîdüddîn Genc-i Şeker

Vehbi Tülek

Dul Bir Kadın Ve Cömert Yahudi...

Vehbi Tülek

Hadis âlimlerinden Hassân-ı Nişâbûrî

Vehbi Tülek

Yedi Kızı Olan Fakir Bir Baba

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Üstünlük Taslayanı Alçaltır

Vehbi Tülek

Şeyh Sinan Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Evliyalar Ölmez İmiş

Evliyalar Ölmez İmiş

Ankara'nın Zülfazl (günümüzde Solfasol deniyor) köyünden çok temiz, çok saf bir genç, askere gidiyormuş. Babasından kalma bir kaç altını, anasından kalma birkaç mücevheri varmış. Delikanlının derdi asker dönüşü evlenmek; servetini içine koyduğu küçük sandığını emanet edeceği, güvenip, bırakacağı kimseciği de yok. Düşünüyor, tasınıyor, acaba ne yapsam, diye sızlanıyor... Derken, bir gece rüyasında Hacı Bayram'ı görmez mi? "A! be Selim cik, ne düşünüp duruyorsun getir sandığını, bana bırak!" diyor. Selim oğlan, ertesi günü, sevine sevine Ankara'ya geliyor, doğru türbedarın önüne dikiliyor, hal, keyfiyet böyle, böyle... diye meseleyi anlatıyor. Türbedar da uyanıklardanmış, gece o da haberini almışmış. Getiriyorlar sandığı, Hazretin başucuna bırakıyorlar. Sandık deyince, öyle koca bir şey sanılmasın, ancak bir çanta kadar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Altıyüz Dirhemlik İp

Allah’a Firar Et

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Garip Karşilanan Bir Adak

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek