Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.408.792

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Bizi Ve Sizi Belâlardan Korusun

Bedî'uddîn Sehârenpûrî hazretleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Onun zamanında Hindistan’da Sehârenpûr şehrinde yaşadı. İmâm-ı Rabbânî hazretlerine talebe olmadan önce memurluk yapıyordu. Serhend'e giderek onun sohbetlerinde kemale geldi ve İmâm-ı Rabbânî hazretleri, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye icâzet verip, memleketine gönderdi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye yazdığı bir mektup aşağıdadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatihin Muhteşem Hafizasi

Fâtih Sultan Mehmed Hân hazretleri, Topkapı Sarayı'nı yaptırdığında burası şimdiki gibi büyük binâlardan müteşekkil değildi. Ama Hz. Fâtih buradaki bir odayı, hazine odası adıyla müze yaptırmayı ihmâl etmemişti. Burada hem ata yâdigârı silahlar, hem de kıymetli mücevherât muhâfaza edilirmiş. Dünyada henüz modern müzecilik anlayışı gelişmeden kurulan bu Osmanlı müzesinin, Yavuz Sultan Selim Hân'dan sonraki en kıymetli eserleri hiç şüphesiz Mukaddes Emânetler olmuştur.Hz. Fâtih'in hazine odasında çok kıymetli bir mücevherât koleksiyonu olduğu bilinmektedir. Hatta müsâfir elçilere ve hükümdarlara bu oda gezdirilir ve bu koleksiyon gösterilmiş.

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Koca Cafer Paşa

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın babası Sultan II. Murad Hân devrinde, bir gün sadrâzam askere mûtad ulûfesini dağıttıktan sonra, padişahın huzuruna girmiş ve durumu şöyle rapor etmişti:"Devletlû Hünkârım, asâkir-i hümâyuna ulûfesini dağıttık. Ancak bir miktar akçe arttı. Ferman buyurursanız, ihtiyat akçesi olarak hazine-i hâssaya koyup saklayalım..." Sadrâzam, paranın artması haberine padişahın sevineceğini umuyordu. Fakat yanıldığını anlamakta gecikmedi. Sultan Murad Hân bu durumdan memnun olmamıştı. Zira o güne kadar ulûfe dağıtıldıktan sonra geriye para kalmazdı. Şimdi kaldıysa bunun bir sebebi olmalıydı. Bu yüzden sadrâzama şu sözleri söyledi:"Lala, her zaman ulûfe dağıtırken geriye akçe kalmaz iken, bu sefer fazla gelmesinin sebebi ne ola ki? Herhal Defterdârım bize yaranmak, gözümüze girmek için halktan fazla akçe toplamış, hazinede her zamankinden fazla akçe cem' eylemiş. Padişah'a yaranmak için halka zulmeden, tebaanın malını zorla elinden alan bir Defterdâr bize gerekmez..."Bu sözlerden sonra, Sultan Murad Hân Defterdârı'nı derhal vazifeden aldı. Zira 'Zulm ile âbâd olanın, kahr ile berbâd olacağı' hakikatine gönülden inanıyor, halkına elinden geldiğince adâlet ile muâmele etmeye çalışıyordu

Fatih’in Akincisi Malkoçoğlu BÂlî Bey Bey

Vehbi Tülek

Osmanli Sinirlarini Atlas Okyanusuna Kadar Genişleten Padişah

Vehbi Tülek

Kemal Reis

Vehbi Tülek

Devlet İçinde Devlet Ya Da Düyun-u Umumiye

Vehbi Tülek

DÂmÂd İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Bu Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Tek Kollu Reis

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Müteşâbih Ve Muhkem âyet-i Kerimeler

Şerefüddin İbnü'l-Bârizi hazretleri Şafii fıkıh, kıraat ve hadis âlimidir. 645'te (m. 1248) Suriye'de Hama'da doğdu. Burada ve Şam'da ilim tahsil ettikten sonra talebe yetiştirdi ve Hama'da kırk yıl süreyle kadılık yaptı. 738'de (m. 1338) Hama'da veffat etti. Bu mübarek zat, bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Haram Işlememek Için Kendini Çukura Atan Zat

Vehbi Tülek

Hakim-i Tirmizi hazretleri hadis âlimlerinin ve evliyanın büyüklerindendir. İsmi, Muhammed bin Ali'dir. Buhârâ'nın güneyinde Tirmiz'de doğdu. 320 (m. 932)'de Nişâbûr'da şehid edildi. Horasan ve Irak'taki muhaddislerden hadis-i şerif öğrenmiştir. Ebû Türâb Nahşebi, Ahmed bin Hadraveyh ve İbn-i Celâ gibi evliyâ ile beraber bulunmuş ve onlardan çok istifâde etmiştir.

cennete Girmeme Kefil Olur Musunuz?

Vehbi Tülek

Hiç Kimseyi Onun Önüne Geçirmez

Vehbi Tülek

Vassaf Abdullah Efendi Osmanlı şeyhülislâmlarının yetmişincisidir. 1073 (m. 1662)'de Akhisar'da doğdu. 1174 (m. 1761)'de İstanbul'da vefât etti. Ebû Bekir ve Ömer'in (radıyallahü anhüma) faziletleri ile ilgili şunları anlattı:

Molla Hüsrev Hazretleri

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Tavilî

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Ahmed Temîmî

Vehbi Tülek

Görmeden Evlenmenin Sonu, Elem Ve Kederdir

Vehbi Tülek

Tunuslu Velî Ahmed Tebâsî

Vehbi Tülek

Hadis Nakletmek Için Icazetli Olmak Lazımdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ahde Vefa

Ahde Vefa

Hz.Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler, derlerki
-Ey halife bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin.
Bu söz üzerine Hz.Ömer suçlanan gence dönerek:
-Söyledikleri doğrumu diye sorar.
Suçlanan genç derki evet doğru bu söz üzerine Hz Ömer:
-Anlat bakalım nasıl oldu diye sorar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Bülbülün Zikri

Evliyalar Ölmez İmiş

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Allah Nasil Misafir Edilir?

Namazini Ben Kildirayim

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek