Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.657.910

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlmin Çok Dereceleri Vardır Ve Sonu Yoktur

Dizdarzâde Ahmed Efendi Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Karaman'da doğup yetişti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul’a giderek medrese tahsili yaptı. Sonra Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin talebeleri arasına girdi ve hocasından hilâfet aldı. İzmir'e, sonra Edirne'ye gidip talebe yetiştirdi. 1623 yılında orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Dari Ekmek

İskender Paşa

Allah Nasil Misafir Edilir?

Allah Haramdan Kaçani Korur

Kadin Akli

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yirmisekiz Mehmed Çelebi Ve Parisde Opera

Paris şehrine mahsus bir oyun varmış ki opera derlermiş, acayip sanatlar gösterirler miş, büyük toplantı olurmuş. Kibar-ı şehr varırlar ve vasi dahi ekseriya varıp kral dahi arasıra gelirmiş.Bir gün entrodüktör, mahut kral tarafından bir hento getirip tebeamızla bizi alıp gittik. Vasi'nin sarayına bitişik bir yere vardık. Ol mahall-i mahsus opera için yapılmış. Rütbelerine göre herkesin oturacak yeri var. Bizi kral oturduğu yere götürdüler. Kırmızı kadife ile döşenmişti. Vasi dahi gelmiş, yerine oturdu. Erkekler ve kadınlar ile dolmuştu ve yüzden fazla enva-ı saz hazırdı.Akşama bir saat vardı. Her taraf kapalı olmakla birkaç yüz balmumu yanmış ve billur avizelerde dahi hesapsız mumlar yanmıştı. Ol mahal ziyade özentili yapılıp cümle trapzanları ve amudları ve dört duvarı ve sakfı sırma işlemeli olup ve gelen hanımlar dibalara ve cevherlere müstağrak olup mumların şu'lesinden bir halet-feza parıltı zuhur etmiştir ki tabir olunamaz. Karşımızda sazendeler oturduğu mahalde bir münakkaş büyük perde asmışlardı. Tamam yerleştikten sonra nagah ol perde kalkıp arkasından bir büyük saray zuhur eyledi. Sarayda oyuncular libas-ı mahsuslarıyla ve yirmi kadar perinevker murassa libas ve fistanlarıyla meclise tekrar ışık saçıp sazlar dahi hep birden musikiye başladılar. Bir miktar raks olunup ondan sonra operaya başladılar.

Vehbi Tülek

Seni Avdan Men Etmemiş Miydim?

Vehbi Tülek

Allah Ne Derse Öyle Olur

Vehbi Tülek

Osmanli'da Ahlak

Vehbi Tülek

Osmanlılarda İslam ahlâkı hakimdi. Umumi kaideler dahil, herkes, İslam ahlâkına ve örfe uymak zorundaydı. Vatanseverlik, vakar, büyüğe hürmet, küçüğe şefkat, vefa ve sadakat, hayırseverlik, cömertlik, merhamet ve hoşgörü, namus, temizlik, hayvan ve bitki sevgisi, his, kıymet ve idealleri başlığı altında toplanabilen ahlâk ölçülerine titizlikle riayet edilirdi. Güzel ahlâk ve bu değer ölçüleri sayesinde, Türk toprakları emniyet ve huzur içindeydi ve kardeşlik havası hakimdi. II. Abdülhamid Han zamanında Osmanlı ülkesinde bulunan Edmondo da Amicis, Constantinopoli adlı eserinde:"Paşasından sokak satıcısına kadar istisnasız her Türkte vakar, ağırbaşlılık ve asillik ihtişamı vardır. Hepsi, derece farkları olmasına rağmen, aynı terbiyeyle yetişmişlerdir. Kıyafetleri farklı olmasa, İstanbul'da bir başka tabakanın olduğu belli değildir... İstanbul'un Türk halkı, Avrupa'nın en nazik ve kibar cemaatidir. En ıssız sokaklarda bile, bir yabancı için küçük bir hakarete uğrama tehlikesi yoktur. Namaz kılınırken bile bir Hristiyan camiye girip, Müslüman ibadetini seyredebilir. Size bakmazlar bile, küstahça bir bakış değil, sizinle ilgilenen mütecessis bir nazar dahi göremezsiniz. Kahkaha ve kadın sesi duyamazsınız. Fuhuşla ilgili en küçük bir olaya şahit olmak imkân dışıdır. Sokaklarda bir yerde birikmek, yolu tıkamak, yüksek sesle konuşmak, çarşıda bir dükkânı lüzumundan fazla işgal etmek, ayıp sayılır..." demektedir.

Bizler AsÂkir-i OsmÂni’yiz

Vehbi Tülek

İpek Tüccarlari

Vehbi Tülek

20 - Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Peki Yikilmasin

Vehbi Tülek

Hz Peygamber'in SelÂmi

Vehbi Tülek

Silahdar Ali Paşa’nin Venedik Muharebesi

Vehbi Tülek

Okmeydaninda İftar Merasimi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsan, Sevdiği Kimse Ile Berâberdir.

Nûrullah Efendi, Nakşibendi-Hâlidi şeyhlerinden Yanyalı İsmet Efendinin halifesidir. Hocasının 1872 yılında vefât etmesi üzerine geçtiği Fâtih Çarşamba'daki meşihat makamında 21 yıl görev yaptı. 1893'de vefât eden Nûrullah Efendinin kabri, Dergâhın bahçesindedir. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dünyâ, Allah Ile Senin Aranda Perdedir

Vehbi Tülek

Abdullah bin Muhammed Râzî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan’da Nişâbûr’da doğdu. 353 (m. 964)’de orada vefât etti. Ebû Osman Hîrî’nin en büyük talebelerindendir. Cüneyd-i Bağdadî ve başka büyük zâtlarla görüşüp sohbet etti. Fıkıh, hadîs ve diğer ilimlerde âlim idi. Çok hadîs-i şerîf yazdı ve rivâyet etti. Buyurdu ki:

Müftî Zehâvî

Vehbi Tülek

Mümin, Gündüz Tebessüm Eder, Geceleri Ise Ağlar!

Vehbi Tülek

Şeyh Zeyneddîn hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 675 (m. 1276) senesinde Lübnan’da Ba’lebek’te doğdu.  734 (m. 1333) senesinde Ba’lebek’te vefât etti. Fıkıh ilmini, Şeyh Takıyyüddîn el-Vâsıtî’den öğrendi. Hanbelî fıkhında ve fetvâ işlerinde çok yükseldi. Şeyh İmâdüddîn el-Vâsıtî’nin sohbetlerinde bulunduktan sonra, tasavvuf ilminde çok yüksek derecelere kavuştu. Yüksek hâlleri ve kerâmetleri çoktur. Fıkıh ilmine dâir kıymetli bir eseri vardır. “Mukanna” kitabının konuları üzerine yaptığı ahkâm-ı fıkhıyyeye dâir olan “Matla” adındaki şerhi kıymetlidir. Bir dersinde şunları anlattı:

Müslümanları Büyük Sıkıntıdan Kurtarmıştı

Vehbi Tülek

Kusûrları, Günahları Yüzüne Vurulmayan Iyi Kimsedir!

Vehbi Tülek

Namazı Kendimize Mîrac Yapmalıyız

Vehbi Tülek

Velîlerin Büyüklüğünü Din Câhili Anlayamaz!

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerimi Okurken Uyulacak Edepler Vardır

Vehbi Tülek

Size, Hazreti Ömer’i Halife Yaptım

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Karşılık Beklemiyorum

Karşılık Beklemiyorum

Mevlânâ Sadeddin Kaşgari hazretlerinin talebelerinden Şemsüddin Muhammed Ruci hazretleri anlatır:Pirimiz Mevlânâ Sadeddin Kaşgari Hazretlerinin halka­larında bir genç vardı ki, riyazet, hâl ve aşk ifadesinde en ileri derecedeydi. O da benim gibi bir güzele tutulmuştu. Böylece bâ­tınında biriktirdiği kıymeti bir lâhzada o tarafa devretmişti. Al­tından ve neceften hediyemsi bir şey alıp o güzelin geçeceği yola bırakmış ve onu geçenlerden birinin almaması için de bir kenara gizlenmişti. Fikrince sevgilisi oradan geçecek ve hediyeyi görüp alacaktı. Fakat kimden ve nasıl geldiğini bilemeyecekti. Ben va­ziyeti öğrenince ona dedim ki :

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Şikayet

Yuhçu Baba

Allah Diyen Genç

Cünnetü'l-esmâ

Bize Teveccüh Edin

Allah'ın Emaneti

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek