Evlilik, Gözü Haramdan Daha Muhafaza Eder
Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.665.818
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
Memlûklerin Safevileri desteklemesi yüzünden Osmanlılarla arası açılmıştı. Sultan Gavri, İbrâhim Gülşeni hazrelerinin karşı çıkmasına rağmen, devlet adamlarının ısrarı üzerine, Yavuz Sultan Selim üzerine yürüdü. Ancak yapılan savaşta hayâtını kaybetti. Onun yerine tahta çıkan Tomanbay, İbrâhim Gülşeni'ye gelip duâ istirhâm eyledi. Şeyh dedi ki: "Siz duâya kâbiliyet ve istidâd hâsıl eyleyin ki duâ size ulaşsın. Sultanların duâya istidâdı adâlettir. Ol dahi Allahü teâlânın kitâbı ile hüküm vermektir. Her kim Allahü teâlânın emri üzere hüküm etmez ise zâlim dir. Sultanım! Eğer makâm-ı selâmette olmak istersen, Selim'e tâbi olasın." Bu nasihatlere rağmen Tomanbay Ridâniye'de Yavuz'un karşısına çıktı. Bozguna uğradı, sonra yakalanarak idâm edildi.
Sultan Ahmed Han, Peygamber efendimizin mübârek Kadem-i şerifin izi bulunduğu bir taşı Mısır'da Kayıtbay Türbesinden İstanbul'a getirtmiş ve Eyyûb Câmiine koydurmuştu. Sultanahmed Câmii tamamlanınca da Nakş-ı Kadem oradan alınarak buraya nakledildi. Nakil işinin yapıldığı günün gecesinde Sultan Ahmed şöyle bir rüyâ gördü:Bütün pâdişâhların toplandığı yüce bir divanda Peygamber efendimiz kâdılık yapmaktadır. Kayıtbay Türbesini ziyârete vesile olan "Kadem-i şerif" resmini kendi câmii ne nakleden Sultan Ahmed'den dâvâcıdır. Peygamber efendimiz dâvâcıyı dinledikten sonra, Kadem-i şerifin alındığı yere geri verilmesi istikâmetinde karar verir. Suçlu mevkiinde oturan Ahmed Han, kan ter içerisinde uyanır ve derhal şeyhi Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretlerine giderek rüyâsını anlatır. Hüdâyi hazretleri, rüyâyı; "Emânetin derhâl yerine gönderilmesi." şeklinde yorumlar ve Kadem-i şerif Kayıtbay Türbesine iâde edilir.
Nuh aleyhisselamın ikinci olarak evlendiği Vâile adında bir hanımı vardı. Bu kadın önce iman etmiş ise de daha sonra, imandan ayrılmış, mürted olmuştu. Hazreti Nuh'un bu kadından doğan oğlu Kenan da babasına iman etmemişti.
Nuh aleyhisselâm, yüzyıllar boyunca, kavmini iman ve hidayete davet ettiği hâlde, onların, inanmamakta ısrar etmeleri sebebiyle helâk olmalarının yaklaştığı sırada, son olarak kavmine, Allahü teâlâya iman edip yaptığı gemiye binmelerini söyledi.
Mehir parasıyla hanımına bir şeyler almak için pazara çıkan siyâhi fakir damat Sa'd, bir ses duyar!.. Resûlullah'ın münadisi pazar yerinde şöyle bağırmaktadır:
"Ey Allah'ın süvarileri! Geliniz, cihad var, cihaaad!.."
Sa'd bunu duyar duymaz şöyle düşünür:
"Allahım! Yerlerin ve göklerin Rabbi... Ben bu paraları, Allah'ın, Resûlünün ve mü'minlerin sevdiği yola sarf edeceğim..."
Dehhâk bin Müzâhim hazretleri Tabiîn devrinin büyüklerinden ve meşhûr tefsîr âlimlerindendir. Eshâb-ı kiramdan Abdullah İbn-i Abbâs (radıyallahü anh) hazretlerinin sohbetiyle yetişti. Ondan tefsîr, hadîs gibi birçok ilimleri öğrendi. Çok hadîs-i şerîf rivâyet etti. Ebû Hureyre ve Enes bin Mâlik’ten de (radıyallahü anhüma) hadîs-i şerîf rivâyet etti. Sonra Kûfe’den Horasan tarafına gitti ve orada Kur’ân-ı kerîm öğretti. 105 (m. 723) senesinde Belh’de vefât etti.
Vaktiyle, bir derviş bir Ramazan akşamı iftara davetliydi. Derviş, yatsıya yakın, evine döndü ve karısından mümkünse kendisi için sofra hazırlamasını istedi. Karısı:"Sen davette değil miydin? Ne yemeği?" deyince, derviş:"Sorma" dedi. "Çok yersem, arkamdan 'Halis derviş değilmiş' diye konuşmalarından korktum, pek birşey yiyemedim." Bunun üzerine, karısı:"Tamam" dedi. "Sen şu akşam namazını kıl da, ben o arada sofrayı hazırlayayım." Derviş:"Ama" dedi, "ben akşam namazını orada kılmıştım."Karısı cevap verdi:"Sen arkamdan kötü konuşurlar diye pek yemek yiyemediğine göre, arkamdan iyi konuşsunlar diye de namazı uzatmışsındır" dedi. "Hadi, akşam namazını bir daha kılıver de, o arada sofrayı hazır edeyim."Rivayet edilir ki, hanımının bu ikazından sonra dervişin aklı başına geldi ve riya derdinden kurtulup halis bir derviş oldu.