Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.297.581

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâdece Dil Ile Istiğfar Yalancıların Tövbesidir

Şeyh Yeşrûtî hazretleri büyük velîlerdendir. Şâzilî tarîkatının önde gelenlerinden sayılır. 1897 (H.1315) senesinde Şam'da doğdu, Akka'da vefât etti. Şâzilî büyüklerinden Muhammed Zâhir Efendinin terbiyesinde yetişti. Kendisinden icâzet alıp Akka'ya gitti ve orada bir dergâh inşâ edip insanlara ilim ve edeb öğretmeye başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hangi Dersi Müzakere Ediyorsun?

Bilindiği gibi, şehzâdeler, hususi hocalar tarafından sarayda yetiştirilirdi. Bu hocalara padişahlar tarafından o kadar geniş salâhiyetler verilirdi ki, gerekirse hoca, şehzâdeyi dövebilirdi.Gecelerden birinde Molla Gürani merhum, istikbâlin Fâtih'i Şehzade Mehmed'e mûtad dersini verdikten sonra odasına çekilmişti. Gece namazına kalktığında, şehzâdenin lambasının yandığını görünce, acaba rahatsız mıdır diye şehzâdenin odasına kadar gider, kapısını çalar. Şehzâde kapıyı açınca hoca sorar:" Hayırdır inşâallah, neden uyumadın?Şehzâde Fâtih cevap verir:" Müzâkere ediyordum efendim!

Vehbi Tülek

Hakani Mehmed Bey’in Ricasi

Vehbi Tülek

MÂzeret Ortada

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Bir gün Sultan Ahmed Han, mürşidini ziyâret için Üsküdar'a gelmişti. Çarşıdan geçerken, Hüdâyi hazretlerinin alış-veriş ettiğini gördü. Genç Hünkâr bu esnâda attaydı. Derhal atından indi, hocasının elini öptü ve atına binmesi için ricâ etti. Bir müddetHüdâyi hazretleri at sırtında önde ve Pâdişâh da yaya olarak ardınca yürüdüler. Kısa bir süre sonra Mahmûd Hüdâyi dünyâyı titreten koca bir pâdişâhın, arkasında yaya yürümesine râzı olmadı ve; "Sultanım! Sırf hocam Muhammed Üftâde hazretlerinin duâsı ve emri yerine gelsin diye bindim. Çünkü o; "Pâdişâhlar rikâbında yürüsün." diye duâ etmişti." buyurarak atından indi. Ata tekrar Sultan Ahmed Hanı bindirdi.Sultan Ahmed Hanın bu hâdiseden sonra aşağıdaki beytleri söylediği belirtilir:

"Varımı ben Hakka verdim, gayrı vârım kalmadı.

Cümlesinden el çekip pes dü cihânım kalmadı.

Çünkü hubbullah erişti, çekti beni kendine,

Açtı gönlüm gözünü, gayri gümânım kalmadı.

Evliyânın himmeti, yaktı beni kül eyledi,

Sâfiyim, buldum safâyı dü cihânım kalmadı.

Ahmedi der, "Yâ ilâhi! Sana şükrüm çok-durur",

Hamdülillah aşk-ı Haktan gayri vârım kalmadı."

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud’un İyilikseverliği

Vehbi Tülek

91 - Kanuni Sultan Süleyman Ve Şövalyeler

Vehbi Tülek

Patrona Halil Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

İki Cihanda Yüzün Ak Olsun

Vehbi Tülek

Hz Peygamber'in SelÂmi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Resûl-ü Zîşân âlemlerin Övünç Kaynağıdır

İmâm-ı Muhammed Busayrî hazretleri büyük İslâm şâiridir. 609 (m. 1213) da Mısır’da Busayr şehrinde doğdu. Ebül’Abbâs-ı Mürsî’nin talebesidir. Hadîs ilminde ve hattâtlıkda mâhir idi. 695 (m. 1295)’de Mısır’da vefât etti. “Kasîde-i Bürde” şiiri meşhur olup, çeşitli dillerde doksandan fazla şerhleri vardır. Bu şiirden Resûlullâh Efendimiz’i sena eden bazı bölümler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Rûme Kuyusu'nu Kim Satın Alırsa

Vehbi Tülek

Germiyânlı Kâsım Efendi Osmanlı âlimlerindendir. "Molla Izâri" diye meşhurdur. Kütahyalıdır. 901 (m. 1495)'de İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde, Hazreti Osman'ın (radıyallahu anh) faziletlerini şöyle anlattı:

Fıkıh âlimi İbrâhim Ca'berî

Vehbi Tülek

Fakirlikten Korkmak Kalp Hastalığıdır

Vehbi Tülek

Hüseyn Nesefi hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. Buhârâ'da doğdu. Bağdad'da ilim tahsil etti. Sonra Buhârâ'da yerleşti. 424 (m. 1032) senesinde, orada vefât etti. Buyurdu ki:

Seyfeddin Âmidî

Vehbi Tülek

İbn-i Ziyâd

Vehbi Tülek

Resûlullah Efendimizi Vesîle Ederek Istemek

Vehbi Tülek

Ebü Muti' El-belhî

Vehbi Tülek

Allahü Teala Seni Ateşten Korusun

Vehbi Tülek

Ahmed Ziyâeddîn Ve Tövbekâr Kemancı...

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Başka Du Bilmez Misin?

Karşılık Beklemiyorum

Yüz Vermedin!

Sonunda Orta Yolu Buldular

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek