Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.024.481

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sevâbı Daha Çok Olan Zikir Ve Salevâtlar

Ebü'l-Abbas Hasenî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1758 (H.1172)'de Fas'ın Atlantik sâhilinde bulunan Meysûr'da doğdu. 1837 (H. 1253)'de Yemen'in Subye köyünde vefât etti. Evliyanın büyüklerinden Abdülvehhâb Tâzî hazretlerinin sohbetleri ve tasarrufları ile Magrib'de yetişen âlim ve velîlerin en büyüklerinden oldu. Çok kerâmetleri görüldü. Onun en büyük kerâmeti uyanık hâlde iken de Resûlullah Efendimizi “sallallahü aleyhi ve sellem” görmesi ve O'ndan şifâhen salevât-ı şerîfeleri öğrenmesiydi. Kendisi şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Haci Mesud

Çanakkale savaşı'ndayız. Mülazım Emin , çiçeği burnunda bir harbiye'li. Mektebi bitir miş, cepheye sürülmüş. Gönderildiği alay, ateş hattında kırılıyor, ama ne kırılıyor, gençler yiğitler biçiliyor. Bir zaman, geriden ikmal getirerek işi idare etmek istiyorlarsa da gün oluyor, ikmalde yetmiyor. Alaydan arta kalanları derleyip, toplayıp İzmir'in Alipınar köyüne getiriyor lar. Acemiler gelecek , alay tamamlanacaki talim görecek ve yine cepheye sevkedilecek... Alay tamamlanırken, durumun nezaketi gereği, alışılmış kurallara pek aldırılmıyor, eli silah tutan herkes toplanıp Alipınar'a getiriliyor. Gelenlerin içinde Hacı Mesud da var. Yaşlıca, sessiz, sadasız, kendi halinde bir habeş. Trablusluymuş. Mülazım Emin'in Konyalı Aziz Çavuş diye bir çavuşu var, nedense bu Hacı Mesud'u hiç sevmiyor. Her sabah Emin Efendi'ye tekmil verirken sayıyor, döküyor, sözün sonunu" Bir de, hiç bir işe yaramayan şu pis Arap var" diye bitiriyor.

Vehbi Tülek

Önce İmam, Sonra Mahkeme

Vehbi Tülek

Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

Çanakkale savaşlarına katılan bir Fransız Generalinden, memleketine döndüğünde savaş hatıralarını anlatmasını istediler. General söze; "Fransızlar böyle mert bir milletle savaştıkları için daima iftihar edebilirler!.." cümlesiyle başlaması üzerine bir gazetecinin; "Neden iftihar edebilirmişiz?" sorusuna General, dünya savaş ve insanlık tarihine altın harflerle yazılacak bir menkıbeyle cevap verdi:

Sultan Iii. Selim Ve Kabakçi Mustafa

Vehbi Tülek

Nusret Mayin Gemisinin Zaferi

Vehbi Tülek

İki Cihanda Yüzün Ak Olsun

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve İstanbul’un Suyu

Vehbi Tülek

Protestanliğin Kurucusu Martin Luther Osmanli Ajanimiydi?

Vehbi Tülek

4 - Bir Şehidimizin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Ii. Mahmûd Han Ve İsyanci Vehhabiler

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Eshabıma Ve Akrabama Dil Uzatmayın

Ahmed Merrûzi hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. Ho­rasan bölgesinde Merrûz (Mervürrûz) şeh­rinde doğdu. Mem­leketinde ve İsferâyin'de tahsil gördük­ten sonra Basra'da büyük âlimlerin derslerine devam etti. İcazet aldıktan sonra memleketine döndü ve kadı tayin edildi. 362 (m. 973)'de orada vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bir Garip Velî Şâh Haydar...

Vehbi Tülek

İstanbul'un büyük velilerinden olan Muhammed Nasûhi Efendi, Halvetiyye yoluna mensuptur. Kastamonulu Şeyh Şâbân-ı Veli hazretlerinin torunlarındandır. 1718 (H.1130) senesinde İstanbul'da vefât etti. Kabri Üsküdar, Doğancılar'da Nasûhi Dergâhı bahçesindedir. Sevenleri tarafından ziyâret edilmektedir...

Seyyid Ahmed Buhârî

Vehbi Tülek

Malının Zekâtını Vermeyenler

Vehbi Tülek

Ebü'l-Fadl bin Ebi'l-Meâli hazretleri Hanbeli Hadis âlimlerindendir. 520 (m. 1126)'da Bağdat'ta doğdu. Yüzbinden çok hadis-i şerifi ezberlediği için "Hâfız" unvanına sahip oldu. 565 (m. 1170)'de vefât etti. Zekat ve sadakanın faziletini anlatırken buyuruyor ki;

Bir Yol Gösterici Bulamayan!..

Vehbi Tülek

Ebülleys-i Semerkandî

Vehbi Tülek

Seyyid Ahmed-i Kebîr

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Bin Me’mûn

Vehbi Tülek

İsyancı Sih Lideri Guru Teg Bahâdır

Vehbi Tülek

İbrâhim Sıdkı Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Derdi Olan Neylesin?

Derdi Olan Neylesin?

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethettiğinde bir süre orada kalır. İdareyi eline alıp kendi hâkimiyetini yerleştirmek için bu elzemdir. Bu sırada bir çadırda kalıyor. Çadırı süpürüp temizleyen, yemeği yapan Mısırlı bir cariye vardır ki, Yavuz Selim Han sabah çıkınca, cariye geliyor, akşama kadar çadırı temizleyip yemekleri hazırlayıp gidiyor, akşam olunca da Yavuz Selim Han çadırına dönüyor. Cariye nasıl olduysa bir kaç defa Yavuz Sultan Selim Hanı görür ve Ona âşık olur. Lâkin ümitsiz bir aşk. Zira bir tarafta koskoca Cihan Padişahı Halife-i Rûy-i Zemin, diğer tarafta basit bir cariye... Fakat cariyenin aşkı dayanılmaz seviyeye ulaşıp da kalbine sığmaz hale gelince, ne yapacağını bilemez halde Halifeye açılmaya karar verir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Zalimlere Dersini Verdi!

Hizir Ve Gelin

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Kabahat Kilincin Midir?

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek