Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.369.153

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nefis, Hileler Yapan, Dalavereci Bir Rakiptir

Hamza bin Ali Beyhakî hazretleri Maverâünnehir âlim ve evliyâsındandır. 1380 (H.782) yılında Maverâünnehr'de İsferâyin kasabasında doğdu. Halep'te Şeyh Muhyiddîn hazretlerinin, bundan sonra Seyyid Nîmetullah hazretlerinin derslerine devâm ettikten sonra icâzet aldı. Memleketine dönerek talebe yetiştirdi. 1462 (H.866) yılında vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

O Kendini Tanitti

Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindiler. Birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı olarak Kânûni'nin parmağında bulunan çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki o kıymetli yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp ince leyebilirsiniz." dedi. O zât yüzüğü aldı. Evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât, ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultana uzattı. Avucunda biraz önce denize attığı yüzük vardı. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes, yine çok hayret ettiler. Kânûni, elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönüp;"Ağabey, neler oluyor?" dedi. O da; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâm idi." dedi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince, Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız." buyurdu.

Vehbi Tülek

Mum Donanmasi

Vehbi Tülek

Önce Küfrettiler Sonra Alkişladilar

Vehbi Tülek

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

Avrupa Hristiyan dünyası, kendi aralarında devamlı savaşsalar da Osmanlılara karşı daima tek vücut halinde birleşmişlerdi.

I.Viyana kuşatması sırasında, şehri savunan Haçlı ordusunun subaylarından bir Alman ile bir Portekizli, bir mesele yüzünden akşam münakaşa etmişler ve sabahleyin de birbirlerini, surlar üzerine çıkarak düello yapmaya davet etmişlerdi. Sabah olunca, herkesin huzurunda surlara çıktılar ve tam kılıçlarını çektikleri sırada, Osmanlı topçu ateşi başladı ve surların o kısmında açılan gedikten içeriye Osmanlı askeri hücum etti. Bu topçu ateşi sırasında Alman subayının sağ, Portekizlinin de sol kolu kopmuştu. Bu iki düşman, içeri hücum eden Osmanlı askerine karşı yanyana geldiler ve adeta tek vücut gibi bitiştiler. Biri sol, diğeri de sağ eline aldıkları kılıçlarıyla Osmanlı askerine karşı çarpışmaya başladılar. Nihayet şehid düşen Osmanlı askeri arasında kendileri de düşüp kaldılar.

Öyleyse Sultanimizi Üzme !

Vehbi Tülek

Şanli Bir Zafer İçin “bilmem Ne Kazandik” Diyenin Hali

Vehbi Tülek

89 - Rüyanin Tabiri Budur

Vehbi Tülek

2 - Şanli "yanya" Müdafaasi Ve Şehid Cavit Paşa

Vehbi Tülek

Sarayda Kadir Gecesi Alayi

Vehbi Tülek

Asil Kahraman Bunlardir

Vehbi Tülek

Yunan Subayinin İntikami

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhyiddîn Acemî

Muhyiddin Acemi hazretleri, Osmanlı âlimlerindendir. Sultan İkinci Bâyezid devrinde yaşamıştır. Edirne'de vefât etti. Molla Gürâni'nin ders halkasında yetişenlerdendir. Seyyid Şerif Cürcâni'nin Sadr-uş-Şeri'a adlı eserin şehidlik babına yazdığı risalede buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şeyhülislâm Zekeriyyâ Ensârî

Vehbi Tülek

Şeyhülislam Zekeriyyâ Ensâri hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 826 (m. 1423)'de Mısır'da Senike'de doğdu. 926 (m. 1520)'de Kâhire'de vefât etti. Bir şiirinin tercümesi şöyledir:

şim­di Cen­net E­vin­de­yim...

Vehbi Tülek

Fasîh Dede Ve Nasuhi Efendi

Vehbi Tülek

Nasuhi Efendi, büyük velilerdendir. On yedinci yüzyılın ikinci yarısında ve on sekizinci yüzyılın başında yaşamış olup, Halvetiyye yoluna mensuptur. Kastamonulu Şeyh Şâbân-ı Veli hazretlerinin torunlarındandır. Üsküdar'da doğup yaşadığı için "Üsküdâri" nisbesiyle meşhûr olmuştur. 1718 (H.1130) senesinde İstanbul'da vefât etti. Kabri Üsküdar, Doğancılar'da Nasûhi Dergâhı bahçesindedir...

Ben Unutsam Bile Ölüm Beni Unutmaz

Vehbi Tülek

ey Meleklerim, Onu Hesaba Çekmeyin

Vehbi Tülek

Übey Bin Halef'le Ebû Bekir'in Bahsi

Vehbi Tülek

Hasan-ı Berkî

Vehbi Tülek

Ya Cennet, Ya Cehennem

Vehbi Tülek

Vehb Bin Münebbih

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Pişman Oldular!

Pişman Oldular!

Bir defâsında, bâzı kimseler gemi ile bir yere gidiyorlardı. Yolcular arasında Abdurrahmân hazretlerinin talebelerinden birkaç kişi de vardı. Bir ara, geminin tabanından bir yer delindi. Ne yaptılarsa delinen yeri tıkayamadılar. Vazifeliler çâresiz kalıp, geminin batmasından korktular. Onlardaki bu telaşı görüp, vaziyeti anlayan talebeler, hocaları Abdurrahmân bin Muhammed'den yardım istediler. O esnâda hocalarını gemide gördüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Başka Du Bilmez Misin?

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Allah'ın Emaneti

Latif Bir Şikayet

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek