Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.981.603

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Rehberimiz Bize Sabrın Meyvesi Tatlı Olur Dedi

Ahmed Cüzeyrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1483 (H. 887)’te Cizre’de doğdu. 1580 (H. 987)’de orada vefat etti. İlk tahsilinden sonra Diyarbakır, İmâdiye ve Hakkâri'de ilim tahsîl etti. Doğu Anadolu'nun pekçok şehir ve kasabalarını gezip gördü. Tahsîlini tamamlayarak Diyarbakır'da icâzet aldı. Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin talebelerinden feyz alarak tasavvufta Ahrâriyye yolunda kemâle erdi. Ahmed Cüzeyrî hazretleri ilâhî bir aşk ateşiyle yanmış ve şiirlerinde bunu dile getirmiştir. Bir şiirinde bir rehbere tâbi olmayanın hâlini şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli Konağinda

Hatıralarını yazdığım Fransız kadını, yüz sene evvel misafir gittiği bir eski konağı anlatıyor: "Artık, İstanbul evlerinin harem daireleri ve Türk hanımları hakkında kafi derecede fikir edinmiş oldum. Bu hafta, tamamiyle eski eski alaturka tarzda, diğeri büsbütün alafranga, üçüncüsü de ikisi arası olmak üzere, üç konağı ziyaret ettim. İlk gittiğim konak, Üsküdar'ın yüksek ve fevkalade nazaretli (manzaralı) bir mevkiinde idi. Marmara'yı, İstanbul'u, Beyoğlu'nu alabildiğine görüyordu. Kapıda, zenci bir harem ağası bizi karşıladı. Bir kat merdiven çıktık; tavanı kubbeli geniş bir salona girdik. Ne süs, ne ziyafet, ne aydınlık! Adeta gözlerimiz kamaşıyor. Bu mebzul ziya, kubbe etrafındaki beyzi menfezlerden deniz cihetindeki enli ve yüksek pencerelerden giriyor.

Vehbi Tülek

Mimar Koca Mehmed Ağa

Vehbi Tülek

Kurşun Yarasi

Vehbi Tülek

54 - Taziya Muska

Vehbi Tülek

Sultan Bayezid, şehzadeliği sırasında ava olan merakından dolayı cins tazılar besletirmiş. Maiyetinde bulunan sipahilerden birisi, şehzadenin gözüne girmek için cins bir tazı alır. Fakat ne talim yaptırdıysa, ne kadar uğraşdıysa nafile. Sipahinin tazısı bir türlü Şehzade Bayezid'in tazılarının hızına ve çevikliğine ulaşamaz.

97 - Estergon Kalesi

Vehbi Tülek

Allah Ne Derse Öyle Olur

Vehbi Tülek

Bu İtibar Sadece İlme Mi?

Vehbi Tülek

Ermeni Tehciri

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Avrupa'daki Osmanli Korkusu

Vehbi Tülek

51 - İbn-i Haldûn'un Emîr Timur'la Görüşmesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hz. Ömer'in Oğluna Hile Yapan Yahudi!

Hazret-i Ömerin bir oğlu var idi. Bedenen çok zayıf kalmıştı. Bir Yahudi, bu gence kendisini hekim olarak tanıttı. Hâlini ve hâtırını sordu. O da, bedeninin zayıflığından bir miktâr bahsetti. Mel'ûn Yahudi tebessüm ederek, "bunun ilâcı kolaydır" dedi. Bu da ilâcını istedi. Zirâ kalbinde kin ve hile yoktu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hekîmşah Kazvînî

Vehbi Tülek

Hekimşâh Kazvini hazretleri Osmanlı âlimlerindendir. İran'da Kazvin'de doğdu. Şiraz'a giderek tefsir, kelâm, mantık, nahiv, tıp ilimlerini tahsil etti. Şii Safeviler İran'a hâkim olunca Mekke'ye gitti. Osmanlı Padişahı II. Bayezid İstanbul'a davet etti ve sarayda hekimbaşılık vazifesi verdi. 928 (m. 1522)'de vefat etti. Buyurdu ki:

Abdülkâdir Çelebi

Vehbi Tülek

Ebü'l Hüseyin Haddâd Hirevî

Vehbi Tülek

Ebü'l Hüseyin Haddâd Hirevi hazretleri, Maveraünnehir'de, Hire şehrinde yaşamış olan evliyadandır. İnsanları haram ve şüphelilerden sakındırırdı. Bu hususta; "Sakın şüpheli bir şeyle Mekke yoluna koyulayım demeyiniz. Biliniz ki haram ve şüpheli şeylerden bir dirhemin altıda biri kadar bir hakkı sâhibine iâde etmek, içinde şüpheli kazanç bulunan malla yapılacak beş yüz nâfile hacdan Allah yanında daha kıymetlidir" buyururdu...
Bir gün sevdiklerine şu hikmetli sözleri söyledi:

İzzeddîn Alî Cezerî

Vehbi Tülek

Kabirde Ölüye Azap Vardır

Vehbi Tülek

Dînim Için, Dünyâm Için Allahü Teâlâ Bana Kâfidir

Vehbi Tülek

O, Dünyânın En Büyük Hatibi Idi

Vehbi Tülek

Yeşil Kuşların Kursaklarında

Vehbi Tülek

Sicâh Bin Hâris Ve Mâlik Bin Nüveyre

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Namazini Ben Kildirayim

Arkadaşlarımı Korumak Için

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yuhçu Baba

O Kullarına Çok Merhametlidir

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek