Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.649.426
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
Bir gün Yahyâ Efendi hazretleri Sahn-ı semân Medresesine gitmek için yola çıkmıştı. Yolda atının yularını bir papaz tuttu ve; "Ey âlim zât! Ey Yahyâ Efendi! Size bir suâlim var. Bu müşkül işi bana izâh edin. Soracağım şeyin cevâbı acabâ dininizde var mıdır? Her sene yeni defter tutulmayıp, gidiyor. Ölen kalan kim bilinmeden ölmüş bir gayr-i müslimden devletçe haraç isteniyor? Bu nasıl iştir. Bu şekilde hareket dininizde var mıdır?" dedi. Yahyâ Efendi bunları duyunca; "Hayır. Dinimizde ölmüş bir gayr-i müslim vatandaştan haraç alınmaz. Sonra çok fakir kazandığıyla güç geçinen kimseden ve çok yaşlı olanlardan da haraç alınmaz. Bunlar affolunmuşlardır. Sultânımız ona muhtaç değildir." dedi. O zaman papaz; "Efendi şunu iyi bil ki, bizden ölen kimsenin bile haracını isteyip, her yıl alırlar. Bunu ben size soruyorum. İslâm dini bunun alınmasını istiyor mu? Ne olur bunu Sultan Süleymân Hana arzedin, haber verin, sorun?" dedi.
1821'li yıllarda Mora'da isyan eden Rumlara, Avrupa'nın Düveli muazzaması kol kanat gerdiler. Bozulan Türk ordusunun, eski günlerine döndürülmesi mümkün görül meyince, Yeniçeri Ocağı Vak'a-yı Hayriye ile ortadan kaldırıldı. Yerine modern eğitimleri sistem olarak benimsemiş birlikler kuruldu. Osmanlı ihraç mallarının, yabancı Tüccarlar tarafından ucuza kapatılmasını önlemek ve ekonomik kalkınma için, İkinci Mahmut tarafından, Yed-i Vahid himaye usulü yürürlüğe kondu. Bu kararla, çıkarları pek zedelenen İngilizler, Osmanlı devletinin başına 1828-1829 Rus Harbi belasını tebelleş ettiler. Bu arada zayıf bir eğitim görmüş olan Mustafa Reşid Paşa, Londra elçiliğine gönderildi. Paşa bu görevi esnasında, Osmanlı devletini düze çıkarma çalışmalarını, İngilizlerle ortaklaşa yaptı. Dönüşünde Paşa, dışişleri bakanı oldu. 1838'de İngilizlerle Balta Limanı anlaşmasını bizzat imzaladı. Bu anlaşma, Türk ekonomisinin yıkılışını hazırladı. Anlaşma on maddelikti. İşte hükümlerin özeti:
Hüseyn bin Abdullah Subeyhî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Basra’da doğdu. Zamanının âlim ve büyüklerinden ilim öğrendi. Pek kıymetli kitaplar yazdı ve yüzlerce talebe yetiştirdi. Basra’dan ayrılıp Tûs’a gitti ve 320’den (m. 932) önce orada vefât etti.
Zahireddin Buhâri hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. Babasından ve devrin önde gelen diğer âlimlerinden ders okudu. Buhara'da kadılık yaptı. 619'da (m. 1222) vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Abdullah bin Tâhir Ebheri hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan bölgesinde yaşadı. 941 (H.330) senesinde vefât etti. Yûsuf bin Hüseyin er-Râzi'nin hizmetinde bulundu. Ondan ilim öğrendi. Hadis ilminde yüksek âlim olup, hadis-i şerif rivâyet etti. Zâhiri ilimlerde yüksek bir âlim, tasavvuf yolunda büyük bir veli oldu.
Hz. Mugire, Sa'd bin Ebi Vakkâs tarafından sefir olarak gönderilmişti. İranlılar, sert konuşup, Müslümanları korkutacaklarını zannettiler. Söz sırası Mugire'ye gelince, o, büyük bir cesaretle konuşmaya başladı ve şöyle dedi: "İslâmiyetin esaslarına göre, herkes Allahü teâlâ indinde bir kul olarak eşittir. Hiç kimsenin diğerine karşı bu hususta bir imtiyazı yoktur."