Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.919.686

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gıybet Ve Söz Taşımak Büyük Günahtır!

Sâhib Fârûkî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin torunlarındandır. 1821 (H.1237) senesinde Hindistan'ın Luknov şehrinde doğdu. Ebû Saîd Müceddidî hazretlerinden ilim öğrendi. Yirmi yaşında iken dedesinin sohbetinde yetişip, Nakşibendî yolunda icâzet aldı. Sonra Mekke-i mükerremeye hicret etti. Orada pekçok talebe yetiştirdi. Oğlu Şâh Muhammed Ma'sûm-i Ömerî en ileri gelen talebelerindendir. 1870 (H.1287) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Sohbetlerinde İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin mektubatından okuturdu. Şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mimar Koca Mehmed Ağa

74 - Böyle Vaaz Dinlemedik

Parlayan Kiliç

Helvaci Çocuk

Bülbülün Zikri

Bunlar Şarapti

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ii. Muradin Oğlu Ii. Mehmede Öğütleri

"-Ey benim sevgili oğlum!İnsan oğlunun her birinde, başkalarıyla çeşitli münasebetler kurmaya yarayan normal bir akıl bulunmalıdır. İşte bu akıl, bütün saadet ve mutluluğun tükenmez kaynağıdır.Bir de, kendilerine Allah tarafından bu normal aklın verildiği kimseler vardır. Bunların hiçbir vakit ne çocukluk, ne gençlik, ne olgunluk, ne de ihtiyarlık çağlarında her hangi bir şeyden ne olumlu ne de olumsuz yönde etkilenmedikleri görülür. Hayatlarında sadece keder ve acının bir gevşeme ve bir tembellik bıraktığı sanılır.Ve bunlar kendi hayatlarının gençlik, yaşlılık gibi hemen her devresinde, keder ve ıstırap tan kurtulamadıkları için huzura kavuşamazlar.Hayata doyum olmaz, az veya çok olması, onun kıymetini azaltmaz.Bir meyve ancak olgunlaştığı zaman güzelce yenir.Bunun gibi insanların da gün görmüş, tecrübeler geçirmiş olanları her zaman tercihe şayandır.

Vehbi Tülek

Bu İtibar Sadece İlme Mi?

Vehbi Tülek

Aşçi Yahya Baba Ve Sultan Ii. Bayezid

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

27 Mart 1916 tarihinde, Irak Cephesi Felâhiye Muhârebesi'nde boğazından ağır yaralanan 18. Kolordu, 51. Tümen, 9. Alay emir subayı İstanbullu üsteğmen Muzaffer, hayatının son dakikalarına geldiğini görünce, sükûnetle son görevini yapmaya başlamış ve konuşamadığından cebinden çıkardığı bir mektup zarfının üzerine, kurşun kalemle önce: Kıble ne yöndedir?" diye yazıp o tarafa dönerek, kalbindeki şehâdeti dille söyleyeme diğinden, kana boyanan zarfın ortasına, okunaklı bir şekilde kelime-i şehâdet-i yazdıktan sonra, zarfın üç yerine; "Bölük cihada devam etsin! Benim kanım da yerde kalmasın!" cümlesini yazmış, ikisini imzalayıp üçüncüyü imzalayamadan son nefesini vermiştir.
Muzaffer efendinin bu yüce davranışı, yâni bir Türk subayının hareketi olan o kanlı zarf, Askeri Müze'ye gönderilerek, Türk çocuklarına ve gelecek nesillere cevher değerinde bir miras olmuştur. 6. Ordu Komutanı Halil (11 Temmuz 1916)

42 - Birakmam Seni Santa Barba

Vehbi Tülek

Kanije Kalesinin Fethi Ve Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Galiçya Cephesinde Bir Türk Çocuğu

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud’un İyilikseverliği

Vehbi Tülek

Nalinci Baba Ve Sultan Iii. Murad

Vehbi Tülek

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Fâtıma Bint-i Süleyman

Fâtıma bint-i Süleyman hazretleri hanım hadis âlimlerindendir. 620'de (m. 1223) Şam'da doğdu. Küçük yaştan itibaren babası ile birlikte ilim meclislerine katılarak zamanın büyük âlimlerinden hadis tahsil etti. Hiç evlenmeyerek bütün hayatını il­me veren, servetiyle birkaç medrese ve tekke yaptıran Fâtıma bint-i Süleyman 708 (m. 1308) Şam'da vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Beylikten Üç Kıtaya... Osman Gazi

Vehbi Tülek

D ört yüz çadırlık bir beylikten devlet kuran Osman Gazi'nin sayılamayacak kadar güzel hasletleri vardı, ancak onun en güzel hasleti, cömertliğiydi. Sofrasına hiç ayırım yapmadan, çevresindeki herkesi davet ederdi. Açık sözlü ve ikna edici konuşurdu. Koyu ela gözIeri vardı. Koç burunlu, yuvarlak yüzü ve seyrek bir sakalı vardı. Sesi arslanı andırırdı. Resulullahın ve eshab-ı kiramınki gibi beyaz çatma kumaştan burma sarık takardı. Kaftanının yakası boldu. Kıyafetlerini, giydiğinin ertesi günü fakirlere verirdi...

Kendin Için Istediğini, Insanlar Için De Iste!

Vehbi Tülek

Resûlullahın Anaları Babaları Mümin Idi

Vehbi Tülek

Ali bin Muhammed Kâbisi hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 324'te (m. 936) Tunus'ta Kayrevan'da doğdu. İlk tahsilini Tunuslu âlimlerden yaptı. Sonra Mekke ve Kahire'de büyük âlimlerden fıkıh ilmi öğrendi. Kayrevan'da Mâliki mezhebinin otoritesi hâline geldi. 403'de (m. 1012) Kayrevan'da vefat etti. Buyurdu ki:

Din Hırsızlarının Kitapları Insanın Îmanını Bozar

Vehbi Tülek

Ebû Osman Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Vişnezâde İzzetî

Vehbi Tülek

Evliyânın Sohbetinde Öyle Bir Tesir Olur Ki!

Vehbi Tülek

Hakiki Imana Kavuşan Kimseler

Vehbi Tülek

Cemâleddîn Mahmûd Hasîrî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Latif Bir Şikayet

Latif Bir Şikayet

İstanbul'dan Hacca giden İbrahim efendi adındaki bir zat, yolda yüzü kızararak sadaka isteyen bir dilenciye, başakları gibi beş on kuruş vererek başından savmadı ve ihtiyacını tamamen karşılayacak kadar para verdi.Bir sabah Kâbeyi tavaf ederken bu İbrahim efendi baktı ki, birisi bütün Müslümanların Kıblegahı yanında saygısızca uzanmış yatıyor. Hemen adamı uyandırdı ve:-Burada en küçük saygısızlık, en büyük günahı netice verir. İstirahatini başka yerde yap. Biz burada hürmet ve saygı ile tavaf ederken, senin laubalice yatışın bize ağır geliyor. Senin de günahın çoğalıyor.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Anzakli Ömer

Geç Gelen Kurtarıcı

Yirmi Saniyede

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Bereketi Var Mı?

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek