Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.608.352

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gariplerin Sığınağı Mübarek Zat

Ebû İshâk Sicistânî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 874 (H.260) senesinde İran’da Sicistân’da doğdu. 962 (H.351) de Bağdat'ta vefât etti. Zamanın büyük âlimlerinden Şafii fıkhı ve hadis ilimleri tahsil etti. Çok talebe yetiştirdi. Malı mülkü çok olup zengindi. Fakat dünyâ malına hiç kıymet vermezdi. Elindekileri hep ihtiyâç sâhiplerine verirdi. Bu hususla ilgili olarak şöyle nakledilir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Kânûni Sultan Süleymân Han, Zigetvar seferi esnâsında kaleyi kuşatınca, Pertev Paşa da Küle kalesini kuşatıp, topa tuttu. Zafer müyesser olmadı. Muslihuddin Efendi, Dimitrofça'dan talebelerini toplayıp, Küle'ye doğru yola çıktı. Muslihuddin Efendinin oraya ulaştığı gün, asker arasında zafer haberi yayıldı. Askerin mâneviyâtı çok yükseldi. Askerler, daha kale alınmadan birbirlerini tebrik ediyorlardı. Kısa süre sonra İslâm ordusu kaleyi fethetti. Muslihuddin Efendi, fetihten sonra Hüseyin Dede'ye; "Hemen bir araba bul, öğleyin çıkıp Zigetvar gazâsına yetişelim!" diye tenbih etti. Hüseyin Dede, arayıp taradı, münâsip bir şey bulamadı. Bütün arabacılar, askere erzak ve silâh yetiştir mekle meşgûldü. Gelip Muslihuddin Efendiye durumu arzetti. Muslihuddin Efendi; "Ne yapıp yapmalı, bir araba bulmalıyız. Bütün erenler, gazâya çıktılar." dedi. Hüseyin Dede, yeniden araba aramaya çıkıp, ikindiye doğru bir araba buldu. O gece Travnik kasabasına vardılar. Ertesi gün ikindi saatine doğru, havâlideki nehre ulaştılar. Ancak yakında konak yeri olmadığından, bir saldırı tehlikesi vardı. Bunun için köprüden geçmeyip yukarıdan dolaştılar. Cumâ günü seher vakti kalkıp, öğle vaktinden sonra Şikloş'a yetiştiler. Oradan da sevenleri yanlarına katılıp, akşama doğru pâdişâhın ordusuna ulaştılar. Ertesi gün savaş alanına vardılar. Çok geçmeden hisâr tutuştu, yanmaya başladı. Bir müddet sonra da İslâm bayrağı Zigetvar kalesi burçlarında dalgalandı.

Vehbi Tülek

Ezan Sesleri DevÂm Etsin!

Vehbi Tülek

En Küçük Yaşta Tahta Çikan Padişah: Iv. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Eğri Fatihi Iii. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Babası Üçüncü Murâd Hanın vefatından on bir gün sonra 17 Ocak 1595 târihinde Manisa'dan İstanbul'a gelip, sultan ilân edildi. İlk icrââtı, devlet ve saltanatın emniyetini kuvvetlendirip, tâyinlerde bulunmak oldu. Ulemâdan Sadeddin Efendiyi hocalığına, Ferhad Paşayı Sadrâzamlığa, Halil Paşayı da Kaptan-ı deryalığa tâyin etti. 1593'ten beri devam eden Avusturya harpleri esnasında, papa Sekizinci Clément'in teşvik ve propagandalarıyla, ahâlisi Hıristiyan olan Osmanlı Devletine tâbi Erdel, Eflâk ve Boğdan Voyvodalıkları Türklere karşı isyân ettiler. Sadrâzam Ferhâd Paşa, Eflak Seferi için Serdâr-ı ekrem tâyin edildi. 14 Mayıs 1595'te Eflak ve Boğdan'ın imtiyazlı prenslik statüsü kaldırılıp vilâyet hâline getirilerek, vâliler tâyin edildi.

Ankara Savaşi

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Ördeğini De Beraber Al

Vehbi Tülek

İstanbul’da Üç Gece

Vehbi Tülek

Elçiye Zeval Yok

Vehbi Tülek

51 - İbn-i Haldûn'un Emîr Timur'la Görüşmesi

Vehbi Tülek

Zor Şehzade

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nefis, Hep Kötülük Yapmak Ister

Abdurrahmân ibn-i Futays hazretleri hadis ve tefsir âlimidir. 348'de (m. 960) Endülüs'te (İspanya) Kurtuba'da (Cordoba) doğ­du. İlk tahsilinden sonra Bağdat'a giderek Dârekutni gibi büyük âlimlerden hadis öğrendi. Kurtuba'ya dönünce kadılığa da tayin edildi. 402'de (m. 1012) vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ktisat Eden, Fakir Ve Muhtaç Olmaz!

Vehbi Tülek

Ziyâüddîn Sûfî hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 519 (m. 1125) senesinde doğdu. Önce babasından okuyup, ondan çok istifâde etti. Sonra zamanındaki diğer âlimlerden hadîs-i şerîf işitip rivâyet etti ve icâzet aldı. 607 (m. 1210)’de Bağdad’da vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Allahü Teâlânın Nîmetleri Güneş Gibi Meydandadır

Vehbi Tülek

Nefsini Tanımayan, Büyük Aldanış Içindedir

Vehbi Tülek

Mansûr Betâihi hazretleri büyük velilerdendir. On üçüncü asırda Irak'ta Betâih denilen yerde yaşadı. Meşhûr evliyâ Muhammed Şenbeki hazretleri ve zamânının âlim ve velilerinden istifâde ederek büyük bir veli oldu. Çok âlim ve veli yetiştirdi. Rıfâi yolunun büyüğü olan Seyyid Ahmed Rıfâi hazretlerinin dayısı ve hocası idi.

Resûlullah, Özür Dileyen Özrünü Kabul Ederdi

Vehbi Tülek

Uzun Emelli Olmaktan Çok Sakınmalıdır

Vehbi Tülek

her Üzüntü Fazîlettir!..

Vehbi Tülek

Elemlerin, Kederlerin Yok Olması Için

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Han

Vehbi Tülek

Alî Bin Muhammed Dîneverî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Onun Görmediği Yer

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Latif Bir Şikayet

Helvaci Çocuk

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek