İslâm Dîni, Hep Faydalı Şeyleri Emretmektedir
Ebü'l-Abbâs Şâvirî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir Yemen’de doğdu. 1390 (H.793) senesinde orada vefat eti. Bir dersinde şunları anlattı:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.157.521
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebü'l-Abbâs Şâvirî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir Yemen’de doğdu. 1390 (H.793) senesinde orada vefat eti. Bir dersinde şunları anlattı:
Gazi Osman Paşa, aylardır devam eden Rus kuşatmasına karşı Plevne'yi kahramanca savunuyordu. Fakat kalede erzak ve cephane tükenmişti. Kendilerinden birkaç kat daha kalabalık Rus ve Rumen kuvvetlerine daha fazla direnmek mümkün olmayacaktı. Kaleden çıkış harekatı yapıp, düşman saflarını yararak kurtulmak için çareler aranıyordu.Gazi Osman Paşa 10 Aralık sabahı 40.000 neferden oluşan ordusunu iki eşit kısma ayırmıştı. Bunlardan 20.000 kişilik birinci kuvvet Rus istihkamlarına taaruz ederek muhasara hattını yarıp geçmeye çalışacak , diğer 20.000 kişilik kuvvet ise evvelkinin taaruzunu himaye ederek onlar geçtikten iki saat sonra hücumda bulunacaktı.Kıtalar yavaş yavaş Vid suyunu geçmeye başlamıştı. Sabah saat on sularında Tahir Paşa'nın kumandasına verilen birinci fırkanın hepsi nehrin sol sahiline varmış ve Gazi Osman Paşa nın emrine göre nehirden yüz adım ileride yalnız bir hat üzerine yayılmaya başlamışlardı.
Ebü'l-Hasen İbni Ni'me hazretleri tefsir, kırâat, hadis ve fıkıh âlimlerindedir. 490 (m. 1097)'de Endülüs'ün (İspanya) Meriyye (Merida) şehrinde doğdu. İlim tahsili için Kurtuba'ya (Cordoba) gitti. Sonra Belensiye'ye (Valencia) yerleşti. 567 (m. 1172)'de orada vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Ebü'l-Mugire Mansûr bin Zâzân rahmetullahi aleyh, Tabiinden hadis ve kırâat âlimidir. Aslen Vâsıtlıdır. 129 (m. 746) yılında taundan vefât etmiştir. Mansûr bin Zâzân birçok hadis-i şerif rivâyet etmiştir.
Erzurumlu İbrâhim Hakkı hazretleri Anadolu'da yaşayan evliyânın ve âlimlerin büyüklerindendir. 1703 (H.1115) senesinde Erzurum Hasankale'de doğdu. Siirt'in Tillo ilçesinde İsmâil Fakirullah hazretlerinin sohbetlerinde yetişerek yüksek derecelere ulaştı. İcazet alarak Erzurum'a döndü ve talebe yetiştirdi. Bir ara İstanbul'a gitti. Mahmûd Han ile görüştü ve saray kütüphânesinde çalışmalar yaptı. Ömrünün sonlarında Tillo'ya gitti ve 1781 (H.1195) târihinde orada vefât etti. İbrâhim Hakkı hazretleri dünyâya bağlanmanın kötülüğünü bir sohbetinde şöyle anlattı:
Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider. Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var.