Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.519.909

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Çok Konuşmak, Akıl Zayıflığının Alâmetidir

Muhammed Celâleddîn-i Devânî hazretleri meşhur âlim ve velîlerdendir. 1429 (H. 833) senesinde İran'ın Kâzerûn şehrinin Devân nahiyesinde doğdu. 1502 (H.908) senesi Kâzerûn'da vefât etti. Şîrâz'a gidip zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Orada Medreset-ül-Eytâmda müderris oldu. İbrâhim Gülşenî hazretlerinin sohbetine devâm ederek, tasavvufta da yetişti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatihin Hocasi Molla GürÂnî

II. Murad Han devrinin meşhur Osmanlı âlimlerinden Molla Yegân, hacca gittiğinde, Kâhire'ye uğradı. Orada Molla Gürâni'yi tanıyıp, onun dine bağlılığını ve ilimdeki yüksek derecesini görünce, Anadolu'ya getirmek istedi. Lütuf ve iltifât göstererek berâber gelmesini söyledi. O da bu teklifi kabûl ederek, Molla Yegân ile birlikte geldi. Meşhur âlim Molla Yegân, hacdan döndüğünde Sultan İkinci Murâd Hanın otağına gidip, bir sohbet yaptı. Sohbet sırasında Pâdişâh; "Gezip gördüğün yerlerden bize ne armağan getirdin." diye sordu. Bunun üzerine Molla Yegân; "Tefsir, hadis ve fıkıh ilminde iyi yetişmiş bir âlim getirdim." diyerek, hiçbir milletin kültür târihinde görülmeyen durumu bildirdi. Sultan; "Şimdi nerededir?" deyince, "Dışarıda beklemektedir" cevâbını verdi. Bunun üzerine Pâdişâh, onu içeri getirmelerini söyledi. Molla Gürâni içeri girip selâm verdi. Sohbet sırasında Molla Gürâni'nin konuşması ve hâli, Pâdişâh'ın hoşuna gitti. Onu hemen dedesi Murâd-ı Hüdâvendigâr Gâzinin eski kaplıcadaki medresesine müderris tâyin etti. Daha sonra Yıldırım Medresesine müderris likle vazifelendiril di. Bir müddet bu vazifede kalan Molla Gürâni, Sultan İkinci Murâd Hanın oğlu Şehzâde Mehmed'in, yâni Fâtih'in yetiştirilmesiyle görevlendirildi.

Vehbi Tülek

101 - Sultan Ii. Süleyman Ve Ağriboz Zaferi

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Müslüman Devletlere Silah Yardimi

Vehbi Tülek

54 - Taziya Muska

Vehbi Tülek

Sultan Bayezid, şehzadeliği sırasında ava olan merakından dolayı cins tazılar besletirmiş. Maiyetinde bulunan sipahilerden birisi, şehzadenin gözüne girmek için cins bir tazı alır. Fakat ne talim yaptırdıysa, ne kadar uğraşdıysa nafile. Sipahinin tazısı bir türlü Şehzade Bayezid'in tazılarının hızına ve çevikliğine ulaşamaz.

92 - Bunlar Bizi Allah Rizasi İçin Ziyarete Gelirler

Vehbi Tülek

Osmanli Ramazanlari

Vehbi Tülek

Ben Siftah Ettim

Vehbi Tülek

Kanaat, Ama Neden Sonra?

Vehbi Tülek

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

Timur Mağlubiyet Tatmamiş Bir Hakandir

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sadi Çelebi

Sadi Çelebi, onuncu Osmanlı Şeyhülislamıdır. İsmi Sadullah bin Emirhan'dır. Kastamonu'nun Daday ilçesinde doğdu. Küçük yaşta İstanbul'a geldi. Zamanının âlimlerinden ilim tahsil ettikten sonra İstanbul kadılığına, kısa bir müddet sonra Kanuni Sultan Süleyman tarafından şeyhülislamlığa tayin edildi. Beş yıl sonra 945 [m. 1539]'de İstanbul'da vefat etti. "İnâye" isimli kitabında diyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dülgerzâde Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Dülgerzâde Mehmed Efendi, Kânûni Sultan Süleymân devri âlim ve müderrislerindendir. İsmi, Muhammed bin Muhammed olup, Dülgerzâde adıyla meşhûrdur. Babası Muhammed bin Neccâr, büyük tüccârlardandır. Aslen Karamanlıdır. 977 (m. 1569) senesinde İstanbul'da vefât etti. Eyyûb Sultan hazretlerinin türbesi yakınına defnedildi...

Ebü’l-hasen Erdestânî

Vehbi Tülek

Züfer Bin Hüzeyl "imâm-ı Züfer"

Vehbi Tülek

Züfer bin Hüzeyl hazretleri, aslen İsfahanlı olmasına rağmen Basra'da yaşadı ve orada ilim tahsil etti. Önce zamânının âlimlerinden hadis ilmini öğrendi. Sonra Kûfe'ye gidip İmâm-ı A'zam Ebû Hanife hazretlerinin derslerine devâm etti. Ondan fıkıh ilmini tahsil ederek zamânının meşhûr fakihlerinden oldu. İmâm-ı A'zam; "Talebelerimin en mükemmelidir" buyurarak, onu medhetti. İctihâd derecesine yükselip İmâm-ı A'zam Ebû Hanife hazretlerinin koyduğu usûl ve kâidelere göre ictihâdda bulundu.

söze Değil, Işe Bak!..

Vehbi Tülek

Müdâra Ederken Güler Yüzlü Ol!

Vehbi Tülek

Nüzhet Efendi

Vehbi Tülek

Ebü'l-hasen'e Rüyada Verilen ihya Cezası!

Vehbi Tülek

Kadızade Hacı Salih Efendi

Vehbi Tülek

Âlimlerin Huzurunda Edepli Olmalıdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Korkma!

"encümen-i Bîzebân"

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Ahde Vefa

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek