Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.649.570

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yağmur, Ekine Önce Mi Sonra Mı Faydalı Olur?

Feyzullah Feyzî Efendi Osmanlı şeyhülislâmlarının kırkyedincisidir. 1040 (m. 1630) senesinde İstanbul’da doğdu. Zamanın âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsil edip, kısa sürede ilmî üstünlüğe ulaştı. Müderrislik, İstanbul kadılığı, Anadolu, Rumeli kadıaskerliğinden sonra 1101 (m. 1689) senesinde şeyhülislâmlık makamına getirildi. 1110 (m. 1698) senesinde İstanbul’da vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Küçük Kiyamet

LÂ İlÂhe İllallah

Kayip Saat

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Hizir Ve Gelin

Padişah Ve At

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Veren De Allahü TeÂlÂdir, Alan Da

Osmanlı pâdişâhı Sultan Selim Han Mısır'ı zaptettiği zaman, Cumâ namazını Ezher Câmiindekıldı. Cumâ namazını kıldıran hatib için yüz altın bağışladı. Bunu önceden öğrenen hatib, ogün Cumâ namazını kıldırma sırası kendisinde olan diğer hatib arkadaşından izin almıştı.Nöbetini devreden hatib, diğer arkadaşının altınlara kavuştuğunu görünce, söylenmeyebaşladı. O sırada orada bulunan Abdülvehhâb-ı Şa'râni aralarına girip, nöbetini veren hatibe;"Üzülme! Allahü teâlâ bunu sana kısmet etmemiş." dedi. O da; "Rızkımın kesilmesine buarkadaşım sebeb olduğu için kızıyorum." dedi. Abdülvehhâb hazretleri de; "O sebeb oldugörünüyorsa da, aslında sebeb o değildir. Arkadaşın ilâhi kudretin bir âletidir. Âleti kimhareket ettiriyorsa, hüküm onundur. Yoksa âletin değildir. Senin böyle söylemen, sopa iledövülüp de, sopayı vurana değil sopaya kızan adamın hâline benziyor. Hani sen her Cumâhutbelerinde; "Vallahi veren de Allahü teâlâdır, alan da. Yükselten de Allahü teâlâdır,alçaltan da..." demez miydin? Şimdi niçin bunun tersine göre hareket ediyorsun?" deyince, ohatib; "Üstâdım! Huccet ve isbâtlarınla beni susturdun." diyerek oradan ayrıldı.

Vehbi Tülek

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

Aldiğimiz Fiyata

Vehbi Tülek

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

Avrupa Hristiyan dünyası, kendi aralarında devamlı savaşsalar da Osmanlılara karşı daima tek vücut halinde birleşmişlerdi.

I.Viyana kuşatması sırasında, şehri savunan Haçlı ordusunun subaylarından bir Alman ile bir Portekizli, bir mesele yüzünden akşam münakaşa etmişler ve sabahleyin de birbirlerini, surlar üzerine çıkarak düello yapmaya davet etmişlerdi. Sabah olunca, herkesin huzurunda surlara çıktılar ve tam kılıçlarını çektikleri sırada, Osmanlı topçu ateşi başladı ve surların o kısmında açılan gedikten içeriye Osmanlı askeri hücum etti. Bu topçu ateşi sırasında Alman subayının sağ, Portekizlinin de sol kolu kopmuştu. Bu iki düşman, içeri hücum eden Osmanlı askerine karşı yanyana geldiler ve adeta tek vücut gibi bitiştiler. Biri sol, diğeri de sağ eline aldıkları kılıçlarıyla Osmanlı askerine karşı çarpışmaya başladılar. Nihayet şehid düşen Osmanlı askeri arasında kendileri de düşüp kaldılar.

Cem Sultan Ve Papa

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Sarayda Kadir Gecesi Alayi

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’in Hal’i

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

33 - Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahü Teâlâyı Görür Gibi Ibâdet Ediniz

Bedreddin ibn-i Ferhûn hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. 693'te (m. 1294) Medine'de doğdu. Zamanın meşhur âlimlerinden hadis ve fıkıh ilmi tahsil ettikten sonra yirmi dört yıl Medine kadılığı yaptı. Çok talebe yetiştirdi. 769'da (m. 1367) Medine'de vefat etti. Bir dersinde şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her Gördüğünü Hızır, Her Geceyi Kadir Bil!

Vehbi Tülek

Piri Sâmi Efendi Son asırda Anadolu'da yetişmiş velilerdendir. 1848 (h. 1264) senesinde Erzincan'da doğdu. Erzincan medresesinde Arapça ve Farsça öğrendi. İlim tahsilini devâm ettirmek üzere İstanbul'a geldi. Fâtih Medresesinde akli ve nakli ilimleri öğrendi. Buradaki tahsilini tamamladıktan sonra, müderrislik icâzetnâmesi alarak Erzincan'a döndü. O günlerde Erzurum'da bulunduğu sırada PTT müdürlerinden İsmâil Efendi adında birisiyle tanıştı. Ona, Abdurrahmân-ı Tâgi'nin büyüklüğünden bahsetti. Bunun üzerine İsmâil Efendi ile birlikte "Silsile-i aliyye" denilen büyük âlim ve velilerden Seyyid Sıbgatullah Hizâni hazretlerinin halifelerinden, Bitlis'in Nurşin köyünde bulunan büyük veli Abdurrahmân-ı Tâgi (Tâhi) hazretlerini ziyarete gitti. Onun büyük bir veli olduğunu görerek, talebe oldu. İki yıl sonunda kendisine icâzet verilerek Erzincan'a gönderildi.1912 (H. 1330) senesinde Erzincan'da vefât etti.

Nasîhat Istersen, Ölüm Yeter!

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Mansûr Bin Ammâr

Vehbi Tülek

Mansûr bin Ammâr evliyanın büyüklerindendir. Bu mübarek zat kendisinin bizzat şahit olduğu ibretli bir hâdiseyi şöyle anlatmıştır:
"Tanıdığım bir kimse vardı. Beni ziyârete gelir, ibâdetini yapar, geceleri teheccüd namazı kılardı. Gözünden yaş eksik olmazdı. Epey bir zaman onu görememiştim. Araştırdığımda hasta olduğunu öğrendim. Evine gidip kapısını çaldım. İçeri girince, evin ortasında perişan bir halde yattığını gördüm. Yüzü siyahlaşmış, dudakları şişmiş, gözleri masmâvi olmuştu.

Sırât'ı Şimşek Gibi Geçenler

Vehbi Tülek

İslam Dini Fen Ilmini Emretmektedir

Vehbi Tülek

Hadis âlimlerinden İbni Ebî Şeybe

Vehbi Tülek

İbni Sîrîn

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Menâzil

Vehbi Tülek

hikmetten Bir Nükte Öğreteyim

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Kânûni Sultan Süleymân Hânın kadıaskerlerinden Mirim Kösesi diye meşhûr olan Muhammed Efendinin hizmet ve sohbetlerinde bulunup, ilmi yüksek derecelere kavuştu. Bu sırada dünyâdan ve dünyâ makamlarından yüz çevirip, tasavvuf ehlinden Sofyalı Bâli Efendinin dergâhına gidip, ona talebe oldu. Hizmetinde ve sohbetinde uzun müddet kalıp, feyz aldı. Tasavvufta yükselip, insanları Allahü teâlânın yüce dinine dâvet etmek ve Resûlullah efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem güzel ahlâkını öğretmekle meşgûl oldu. Allahü teâlâya muhabbetinden dolayı, dünyâya hiç önem vermez oldu. Onun bu durumunu anlayamayan bâzıları pâdişâha şikâyet ettiler. Pâdişâh meselenin tahkik edilmesini emretti. Tahkikat için İstanbul'a geldi. Tahkikat sonunda berâat etti ve hakkındaki ithamlardan kurtuldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek