Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.956.138

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Hastalığın Aslı Çok Yemektir!

Ahmed Hadramî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1565 (H.973)'te Yemen'in Hadramut bölgesindeki Terîm şehrinde vefât etti. Şeyh Abdurrahmân bin Ali gibi zâtlardan tasavvuf, fıkıh, hadîs ilimlerini öğrendi. Tasavvuf ilminde ileri derecelere kavuştu. Kâmil bir zât idi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

79 - Zannedersem Ben, Hatem-ül-müluk Olacağim

Sultan Abdülhamid Han geleceği okuyordu: "Gazetelerin saltanat ve hilafete bu kadar tecavüzlerine bakılırsa, ne padişahlık ne de hilafet kalacak. Ben hatemü'l-mülük olacağım." Osmanlı ülkesinde, "hürriyet havaları"nın estiği böyle bir ortamda, Rumlar, özellikle de Ermeniler, çoğunlukta olduğu yerlerde, ticari yönden etkin oldukları ve "matbuat" da onların tekelinde olduğu yerlerde karmaşa ve isyanların önü-arkası kesilmiyordu.

Vehbi Tülek

Bursa İpeği

Vehbi Tülek

Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Ya'kûb Germiyâni hazretleri, Rumeli beldelerinden Yanya'da bulunduğu sırada, Yanya yakınındaki Preveze kalesini, frenk kâfirleri karadan ve denizden istilâ edip, muhâsara altına almışlardı. Bu sırada Ya'kûb Germiyâni, müslümanlara yardım için o kaleye gitti. O zâtın kalede bulunması ile, kaledeki müslümanlar, kâfirlerin şerlerinden emin oldular. Ya'kûb Germiyâni, bir kerâmeti olarak, kâfirlere karşı öyle heybetli göründü ki, kâfirlerden hiçbiri kalenin giriş yoluna yaklaşmaya ve saldırmaya cesâret edemedi.Vuruşma esnâsında, kale burcunda bulunan topu, bizzat kendi eliyle ateşlerdi. Allahü teâlânın izni ile atışlar tam isâbetli olurdu. Evvelâ, kâfirlerin alâmet olarak yanlarında taşıdıkları büyük bir haçı, sonra da, askerlerin çoğunu top atışları ile perişân etti. Allahü teâlânın nusret ve yardımiyle kâfirleri dağıttı. Atışlar o kadar tesirli oldu ki, düşman tarafında sağ kalanlar kurtuluşu kaçmakta buldular.

Astaze

Vehbi Tülek

Plevnenin Düşmesi Ve Gazi Osman Paşanin Teslim Olmasi

Vehbi Tülek

Fatih’in Akincisi Malkoçoğlu BÂlî Bey Bey

Vehbi Tülek

Derya Ali Baba

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Hatirasina

Vehbi Tülek

Hediye Baston

Vehbi Tülek

Kurşun Yarasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mizah Yapan Hafife Alınır

Hasen ibn-i Suyûfi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. Batman'a bağlı Hısn-ı Keyfa'da (Hasankeyf) doğdu. 925 (m. 1519)'da Haleb'de vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Birbirinizin Kusurunu Araştırmayın

Vehbi Tülek

Mahdumzade Ebü'l-Kâsım hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velilerden olup İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin torunu olan Muhammed Sibgatullah hazretlerinin ilk oğlu, Urvet-ül-vüskâ Muhammed Ma'sûm-i Fârûki'nin de torunudur. 1645 (H.1055) senesinde doğdu. 1671 (H.1082) senesinde vefât etti.

Baş, Bedene Göre Ne Ise

Vehbi Tülek

Sâkıb Dede

Vehbi Tülek

Sâkıb Dede, İspanya'dan (Endülüs) İzmir'e göç eden bir âilenin çocuğu olarak doğdu. Kur'ân-ı kerimi ve başlangıç ilimlerini öğrendi. Daha sonra tahsiline devâm etmek için İstanbul'a gitti. Fâtih Câmii Medreselerinde meşhûr âlimlerden ders aldı. Sonra Bursa'ya, daha sonra Uşak üzerinden Manisa, Isparta havâlilerinde ders vererek Konya'ya gitti. Kaplıca tedâvisi görmek için Bolu'ya gitti. Tekrar İstanbul'a döndü. Edirne'ye gidip Siyâhi Dede'den tasavvufta icâzet alıp, Galata Dergâhında hizmet ettikten sonra 1735 (H. 1148) senesinde vefât etti ve dergâhın bahçesine defnedildi.

Sâkıb Dede, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Hafız İbrahim Cevherî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Takdîri Yerini Bulacaktır

Vehbi Tülek

Ebû Bekr’in Her Söylediğini Kabul Edin

Vehbi Tülek

Allahım, Takvâyı Bunlara Azık Et!

Vehbi Tülek

Onlar, Melekler Gibi Görünmez Olurlar

Vehbi Tülek

Kıbrıslı Hafız Ali Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bizi Hatirlayin!

Bizi Hatirlayin!

Rumelili yüzbaşı İbrâhim Ağa adında bir kimse Bolu'da bir müddet vazife yaptı. Memleketine döneceği zaman Mustafa Sâfi Efendiyle vedâlaşmak için ziyâretine gitti. Vedâlaşıp giderken yüzbaşı İbrâhim Efendiye; "Yolculuğunuz sırasında sıkıntıya düşerseniz bizi hatırlayınız. Selâmetle memleketine ulaşırsın." dedi. Yüzbaşı İbrâhim Ağa bir gemiye binip yola çıktı. Denizde bir müddet yol aldıktan sonra fırtına çıkıp, bindiği gemi batmaya yüz tuttu. Yüzbaşı İbrâhim Ağa suyun dibine doğru batarken Mustafa Sâfi Efendinin kendisine vedâlaşırken söylediği sözü hatırlayıp, Allahü teâlânın izniyle Mustafa Sâfi Efendinin rûhâniyetinden yardım istedi. O anda Mustafa Sâfi Efendi gözüküp onu elinden tuttu ve sudan çıkardı. Sonra da; "Suyun üzerinde bağdaş kur otur! Korkma bir gemi gelip seni kurtaracak!" buyurmuştur. Biraz sonra bir gemi gelip onu kurtarmış ve memleketinin sâhiline götürüp bırakmıştır. Bu hâdiseden sonra Yüzbaşıİbrâhim Ağa memleketinden Bolu'ya giderek Mustafa Sâfi Efendiye talebe olmuş ve ömrü boyunca orada kalmıştır

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Hayat Kurtaran Yalan

Abayi Yakmak

Allah'ın Emaneti

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Bülbülün Zikri

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek