Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.756.542

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Sıkıntıda Kalırsan Bizden Yardım Iste!

Abdurrahmân es-Sekkâf hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1338 (H.739) senesinde Arabistan’ın güneyindeki Hadramût’un Terîm şehrinde doğdu. 1416 (H.819) senesinde Terîm'de vefât etti. Zamânının büyük âlimlerinden çeşitli ilimleri tahsîl etti. Ârif-i billah Müzâhim Ahmed gibi zâtlardan tasavvuf ilmini öğrendi. Zamânının büyük âlim ve evliyâları arasına girdi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Minare Eğri Mi?

Süleymaniye Camiinin inşası tamamlanmış, ibadete açılacağı gün ilan edilmişti. O gün gelince istanbul'un her yanından insanlar bu eşsiz eserin açılışında bulunmak için şehrin bu noktasına akın etmişti. Herkes hayranlıkla bu Türk mucizesini seyrediyordu. Fakat bunlar arasında bulunan bir çocuk: "Aaa şu minareye bakın nasıl eğri!" diye bağırıyordu. Herkes de bakıyordu ama bir eğrilik görmüyordu. Çocuğun minarelerden biri için eğri dediği Mimar Sinan'a kadar ulaştı. Koca mimar hemen çocuğun yanına geldi ve ona: "Yavrum hangi minare eğri göster bana" dedi. Çocuk da: "İşte şu" diye minarelerden birini gösterdi. Mimar Sinan hemen adamlarını topladı. Uzun halatları biribirine ekletip minareye bağlattı ve:"Çekin yukarı doğru!" diye çektirmeye başladı. Çocuğa da:

Vehbi Tülek

Kirkpinar'in Doğuşu

Vehbi Tülek

Hepimiz Mevaşiyiz

Vehbi Tülek

Geyikli Baba Ve Orhan Gazi

Vehbi Tülek

Orhan Gâzi ise Bursa'nın fethinde yardıma gelen evliyânın gönlünü almak, onların bereketli duâlarına kavuşmak için bir imâret yaptırdı. Onları Bursa'ya dâvet etti. Bu arada Bursa'nın fethinden sonra bir daha görmediği Geyikli Babanın da gelmesini istedi ve; "Eğer gelmezse, ben varıp elini öpeyim." dedi. Geyikli Babayı arayıp buldular. Sultân ın sözünü arz ettiler ve Bursa'ya dâvet ettiler. Geyikli Baba bu dâvete rızâ göstermedi. "Sakın Orhan da gelmesin. Dervişler gönül ehli olurlar, gözetirler. Öyle bir vakitte varırlar ki, vardıkları zamanda ettikleri duânın kabûl olmasını arzu ederler." buyurdu. "Bâri Orhan Gâziye duâ et." dediklerinde; "Biz onu hâtırımızdan çıkarmıyoruz. Her zaman devletine duâ ile meşgûlüz. Onun İslâmiyete hizmeti sebebiyle, sevgi ve muhabbeti kalbimizde taht kurmuştur." diye haber gönderdi.

Eğri Seferi Ve Şemseddin Sivasi Hazretleri

Vehbi Tülek

Herkes Yediğini Gönderir

Vehbi Tülek

Şehzade Iii. Selim’in Kur’ani Kerim Hatmi İçin Tertib Edilen Merasim

Vehbi Tülek

Sultan I. Mahmud Ve İstanbul’un İmari

Vehbi Tülek

58 - Sultan Murad'in Hayreti

Vehbi Tülek

63 - Sultan Vi. Murad Ve Polonya Elçisi

Vehbi Tülek

43 - Sakin Yemeyiniz, O Et Zehirlidir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bera Bin Marur (radıyallahü Anh)

Bera bin Marur, Hazrec kabilesinin reislerinden ve Muhacirinin önderlerindendir. O da Resulullah'a Akabe'de biat etti ve orada ayağa kalkarak veciz bir konuşma yaptı. Yüce Allah'a hamd ettikten sonra O'na, (sallallahü aleyhi ve sellem) uymanın, O'nun ümmeti olmanın kıymetine dikkatleri çekiyor ve kazanılan bu nimetin üzerine titremek lâzım geldiğini hatırlatıyordu...
Bera (radıyallahü anh), daha o günden son Peygamberin sevgisini kazanmıştı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Samsunlu Muhyiddîn Efendi

Vehbi Tülek

Muhyiddin Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. Samsun'da doğdu. İlk olarak Bursa'da, daha sonra İstanbul'da medreselerde müderrislik yaptıktan sonra, Yavuz Sultan Selim Hân tarafından Edirne'ye kadı olarak tayin edilen Muhyiddin Efendi, 919 (m. 1513)'de orada vefât etti. Bir dersinde, ilim öğretecek olan hocanın hasletlerini şöyle anlattı:

İlmi Ile Amel Etmeyen İslâm âlimi Değildir

Vehbi Tülek

Kocahüsamzade Abdurrahman Efendi

Vehbi Tülek

Kocahüsamzade Abdurrahman Efendi, kırkaltıncı Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1066 (m. 1655) tarihin­de şeyhülislâm oldu. Sonra Ayıntab, Kudüs, Şam ve Mısır'da görev verildi. 1081 (m. 1670)'de Mısır'da vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Nefsine, Onu Bildiğin Gibi Muâmele Et

Vehbi Tülek

A­li Kuş­çu Ve mü­nec­cim Ku­yu­su

Vehbi Tülek

Cihadla Geçen Bir Ömür Şem'un Aleyhisselam

Vehbi Tülek

Vüsûlî Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

O Dilemezse, Hiçbir Şey Hareket Edemez

Vehbi Tülek

Abdülkadir Efendi "kara Müftü"

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Her Şeyi Göze Almıştı!

Her Şeyi Göze Almıştı!

Müslümanlara sıkıntı veren Yahudi Ebû Râfi'ye haddini bildirmek için onun kalesine giren Hz. Abdullah bin Atik, bundan sonrasını kendisi şöyle anlatır:

İçeri girince, ahıra girip saklandım. Saklandığım yerden kapıcıyı tâkip ettim. Kapıyı kilitledi, anahtarları direğe asıp gitti. Anahtarları alıp, her tarafı dolaştım. Birçok kapıdan geçtim. Her kapıyı açtıkça, kapıyı iç tarafından sürgülüyordum. Bunu, eğer Ebû Râfi'nin adamları beni fark ederlerse, adamı öldürünceye kadar, bana yeteri kadar zaman kazandırsın, diye yapıyordum. Bu suretle Ebû Râfi'nin yattığı odaya kadar vardım.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Hizir Ve Gelin

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Allah Nasil Misafir Edilir?

Arafatta Görüşürüz

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek