Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.547.566
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
I. Dünya Savaşında 15. Kolordunun 20.Tümeni, bugün Polonya'da bulunan Galiçya'da Ruslara karşı çarpışıyordu. Bu Tümende çarpışan bir Osmanlı subayı, hatıralarında, şöyle nakleder:Daha önceden siperler, müttefikimiz olan Avusturyalıların müdafaasındaydı. Fakat şiddetli Rus taarruzları karşısında tutunamayacaklarını anlayınca, Zeotilipa çayının bir kıyısındaki siperleri bize teslim ederek geri çekildiler. Rus taarruzları çok şiddetliydi. 20. Tümenimiz orada Rusları çileden çıkaran bir müdaffa yaptı ve inatla dayandı. Fakat bizimkilerin dayanışı da ancak dokuz gün sürdü. Dokuzuncu gün öğ leden sonra, Alman obüs bataryasının gizleme ateşi altında, takriben bin metre geride önceden hazırlanmış yeni siperlere çekildik. Çekilirken bizi vurmak için eski siperlerimizi aşarak üstümüze doğru at süren süşman süvarileri, Alman bataryalarının hizasına geldikleri için hedefleri ni değiştirerek topçularımıza saldırdılar. Topçular, yakın mesafeden ve ansızın bastıran süvari birliklerine karşı ne yapabilirlerdi ki?
Yavuz Sultan Selim Han pâdişâh olmadan önce, Trabzon'da vâliyken Halimi Çelebi'yi kendine hoca edinip, talebe oldu ve ondan feyz aldı. Gece-gündüz onun huzûrundan ayrılmazdı ve devamlı sohbetinde bulunurdu. Abdülhalim Efendiye pekçok iltifât ve ihsânlarda bulundu. Allahü teâlânın inâyet ve ihsâniyle Osmanlı tahtına geçip pâdişâh olunca, onu yine yanından ayırmadı. Devamlı birlikte olmak ister ve kendisiyle ilmi sohbetlerde bulunurdu. Halimi Çelebi, Yavuz Sultan Selim Han ile birlikte Mısır Seferine katıldı.Nakledilir ki: Yavuz Sultan Selim Han zamânında, Molla Şemseddin diye bir saray hocası vardı. Teheccüd namazını kılan, iyi huylu bir zâttı. Yazması çok süratliydi ki, on günde bir mushaf-ı şerifi yazıp bitirirdi.
Ebû Eyyûb-i Sahtiyani, Tâbiinin büyüklerinden, hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 66 veya 67 (m. 685) senesinde doğdu. 131 (m. 748)'de altmışüç yaşında iken tâûn hastalığından Basra'da vefât etti...
Ebû Rebi, Ebû Yamer'den şöyle nakleder:
Ebû Ca'fer Nesefi rahmetullahi aleyh, Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. 414 (m. 1023)'de Türkistan'da Nesef'te vefât etti. Kâdı idi. Bir dersinde, "Duânın fazileti" hakkında şunları anlattı:
Vaktiyle, Şam çarşısında, bezzazlık yapan bir adam vardı. Müşterileri çoktu. Dükkanda işlerinin çokluğunu bahane ederek, namazlarını hep son vaktine bırakırdı. Dükkanın yakınındaki camide, vaktin çıkması az zaman kala namazlarını yetiştirirdi. Caminin imamı onu bu hususta devamlı ikaz ederdi, fakat o yine bildiğini yapardı.