Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.523.630

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Rabbî, Bu Suya Bereket Ihsân Et!

Kutb-i Rabbânî hazretleri Hindistan'ın meşhur velîlerindendir. İsmi, Muhammed’dir. 1363 (H.765) yılında Pânipüt şehrinde vefât etti. Şerefüddîn Ebû Ali Kalender hazretlerinin terbiyesine verildi. Yıllarca ilim öğrendi ve riyâzetler çekti. Çok kerametleri görüldü. Tayy-i zaman ve tayy-i mekân sâhibi olup zaman ve mekân elinde dürülür, Allahü teâlânın izniyle, kendisine uzaklar yakın olur, zaman uzar ve kısalırdı. Çok zaman, cumâ namazlarını Kâbe-i şerîfte kıldığı halk arasında meşhûrdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Selanik Vak’asi

6 Mayıs 1876 târihinde Avrethisarlı bir Bulgar kızı İslâmiyeti inceleyerek Müslüman olmaya karar vermişti. Bu maksatla Müslümanlığı tescil ettirmek için Selanik'e gitmek üzere yola çıktı. Ancak kızın niyetini öğrenen bâzı Hıristiyanlar telgrafla Amerikan konsolosunu durumdan haberdar ettiler. Telgrafı alan ve koyu bir İslâm düşmanı olan konsolos, kıza mâni olmak için 150 kişilik bir Rum ve Bulgar çapulcusunu istasyona yığdı. Kız, istasyona geldiğinde, konsolosun emriyle harekete geçen kalabalık, kızı, hükümet konağına götürmekle görevli üç zaptiyenin elinden zorla aldılar. Hakâretlerde bulunarak yaşmağını ve ferâcesini parçaladılar. Gözü dönmüş saldırganlar sürüsünün elinden kurtulmak isteyen kız, Müslüman olduğunu haykırmaya ve imdat istemeye başladı. Kızın yardımına koşan birkaç Müslüman feci şekilde dövüldü. Kız da konsolosluk arabasıyla Amerikan konsolosluğuna götürüldü. Bir Osmanlı şehrinde Bulgar da olsa Müslüman olmuş bir kıza yapılan saygısızca muâmele ve mâni olmak isteyenlerin ağır şekilde hırpalanması havanın elektriklenmesine sebep oldu.

Vehbi Tülek

Önce İmam, Sonra Mahkeme

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Bu Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Sultan II. Mahmud Han zamanında Harput'ta yetişen büyün alimlerden Abdurrahmân-ı Harpûti, İstanbul'a gitti ise de bir vazife verilmemesi üzerine memleketine döndü. Burada tâliblere ders vermekle meşgûl oldu. Bir müddet sonra tekrar memleketini terk ederek İstanbul'a gitti. Bir gün vakit namazını kılmak için girdiği Ayasofya Câmiinin duvarında asılı bir levhaya gözü takıldı. Levhanın altındaki kâğıtta; "Bu levhadaki ibâreyi, her kim doğru olarak hâllederse, mükâfatlandırılacaktır." yazıyordu. Hemen bir kâğıda ibâreyi bütün kâideleri ile çözen Abdurrahmân-ı Harpûti, kâğıdın altına "Daha başka mânâların da mevcûd olduğu ibâreden anlaşılmakta ise de, kâğıdım olmadığı için bu kadarıyla iktifâ edilmiştir." diye bir şerh koyarak adını ve adresini yazdı ve tahlilnâmelerin içine bıraktı.

Şehzade Selim Ve Mevlana Celaleddin-i Rûmî

Vehbi Tülek

Rahmetli Pederim Baytar İdi

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

39 - GÂzileri Boş Mu Sanirsiniz?

Vehbi Tülek

105 - Baltaci Mehmed Paşa Ve Rus Çari Deli Petro

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allah Korkusu Olanın Dilinden Lüzumsuz Bir Kelime Çıkmaz!

Hasen bin Ahmed el-Kâtib hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Mısır’da doğdu. Ebû Ali Rodbarî, Ebû Bekr-i Mısrî ve başka zâtlarla sohbet etti. Ebû Ali Müştevlî’nin hocasıdır. Kerâmetler sahibi bir zât idi. Ne zaman bir müşkülü olursa, rüyâda Peygamber efendimizi görüp, müşkülünü arz eder, O da (sallallahü aleyhi ve sellem), müşkülünü hallederdi. 340 (m. 951)’de Mısır’da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

hilm Kılıcı Demir Kılıçtan Keskindir!

Vehbi Tülek

Cemâleddin Çelebi, Anadolu velilerindendir. Hayâtı hakkında fazla bilgi bulunmayan Cemâleddin Çelebi, Sultan Yıldırım Bâyezid Hân zamânında yaşamıştır... Zamânın âlimlerinden ve tasavvuf büyüklerinden ilim öğrendi. Şeyh Âdil'den icâzet, diploma alarak, halifesi oldu. Hocasının vefâtından sonra ders vermeye, insanlara nasihat etmeye başladı. Meclisleri ilim, irfan ve fazilet sâhiplerinin toplandığı yer oldu. Hiç kızmazdı. Dostuna, düşmanına aynı muâmelede bulunurdu. Onun bu geniş müsâmahakâr hâlini anlayamayanlar; "Bu kadar yumuşaklığın, insanlara karşı bu kadar tahammül ve sabır göstermenin mânâsı nedir?" şeklinde sözler söylediklerinde; "Hilm, yumuşaklık kılıcı, demir kılıçtan, hattâ yüz zafere sebeb olan kılıçtan daha keskindir" diye cevap verirdi. Sohbetlerinde Mesnevi okurdu. Bunlardan bazıları:

Cennete En Son Girecek Kimse

Vehbi Tülek

Yahyâ Mezûrî

Vehbi Tülek

Yahyâ Mezûri, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin talebelerinin önde gelenlerindendir. 1834 (H.1250)'te yüz yaşlarında vefât edip, Bağdat'ta Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin kabrinin güneybatısına defnedildi.

Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretleri, yüksek halifesi Yahyâ Mezûri ile mektuplaşırlar, ona nasihatlerde bulunurlardı. Bu mektuplarından birinde buyurdular ki:

Hiç Kimse, Rızkını Bitirmeden Ölmez

Vehbi Tülek

Mümin, Din Kardeşini Kendine Tercih Eder

Vehbi Tülek

Mehmed Şühûdî Efendi

Vehbi Tülek

Abdurrahman Bin Avf (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Belek Bey

Vehbi Tülek

Hâris El-muhâsibî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Zamânın sultânı Dördüncü Murâd Hana, tarikat erbâbı kötülenmiş, onların bâzı işlerinin yasaklanması istenmişti. Sultan yalnız böyle söyleyenlerin sözleriyle hareket etmeyip, zamânın tasavvuf ehli âlim ve faziletli kimselere de tarikatla ilgili hususları sorup cevap istemişti. Bunlar arasında İsmâil Ankaravi de vardı. O da üç gün içinde yirmi sayfalık bir risâle yazıp arzetti. Cevaplar, Şeyhülislâm Yahyâ Efendi ve diğer zamânın önde gelen âlimleri tarafın dan incelenip uygun görüldü ve pâdişâh tarafından da kabûl edildi. Böylece onların vesilesi ile tasavvuf ehli, sıkıntıdan kurtuldu. Aziz Mahmûd Hüdâi onun bu cevaplarını beğenip; "Allahü teâlâ, muhâliflere karşı Rusûhi'nin ayağını sağlam ve sâbit eylesin. Onların inat damarlarını kesmekte söz kılıcını keskin eylesin. Muhâlifleri susturmakta mızrağını tesirli eylesin. Zamânımızda tasavvuf ehline karşı olanlarla onun cihâdı olmasaydı, onların eli hak tâliplerine uzanır, zarar verirdi. Doğru yolda olanlarla olmayanları birbirinden ayırmak zor olurdu. Allahü teâlâ onun delillerinin oklarını en doğru hedefe isâbet ettirdi." diye medhetti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Yüz Vermedin!

Gül Yaprağı

Kum Ve Kaya

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek