Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.084.319

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Okuduğu Her Hasta Şifaya Kavuşurdu

İbn-i Acîl hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1291 (H.690) senesinde Yemen'de Beyt-i fakih denilen yerde vefât etti. Önce amcası Fakîh İbrâhim'den, sonra başka âlimlerden ilim ve edeb öğrendi. Fıkıh, hadîs, nahiv, gramer ferâiz (mîrâs bilgileri) ilimleri yanında tasavvuf kalb bilgilerinde de yükselip evliyânın büyükleri arasına girdi. Devlet adamları gelir ziyâret eder meselelerini sorup duâsını alırlardı. İmâm-ı Yâfiî anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Evliya Çelebi

Sesi de güzel olan Evliya Çelebi, 1630'da, bir Kadir Gecesi, Ayasofya Camii'nde mukabele okurken, Sultan IV. Murat'ın, dikkatini çekmişti. Maiyetiyle camiye gelen Sultan, sesine hayran kaldığı bu genci sormuş, hakkında bilgi almıştı. Silâhdar Melek Ahmed Paşa'nın da aracılığıyla musahip olarak sarayda hizmete alınmasına irade buyrulmuştur. Evliya Çelebi'ye devlet kapısında memuriyet verilmesine aracılık eden Silâhdar Melek Ahmed Paşa, Evliya'nın teyzesinin kocasıydı.O günden sonra dört yıl süreyle sarayda padişah musahibi olarak kalmış, sonunda sipahiler zümresine katılarak, 1640 yılında meşhur seyahatlerine başlamıştı.

Vehbi Tülek

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Vehbi Tülek

Kayiğa Karşi Araba

Vehbi Tülek

Bizim Silah Fabrikamiz Yok

Vehbi Tülek

İstanbul'daki Ermeni patırtısından sonra Sultan II. Abdülhamid'i ziyarete gelen Avrupa devletlerinin elçileri, azametli tavırlarla Sultanı adeta sorguya çekmeye kalkışmışlardı. Elçiler le görüşmek için yemekten kalkan II. Abdülhamid Han, Ermeni meselesinin konuşulmak isten diğini görünce elçileri sarayın salonlarından birine götürdü. Burada yığınlarla duran, hepsi Ermeni komitacılarından toplanmış silah ve cephaneyi gösterdi ve tercümana talimat verdi:-Bu efendilere söyleyiniz ki, Rusya tebeası Ermeniler, tebea-yı şahanem olan Müslüman lara bu silahlarla tecavüz etmişlerdir. Bunların fabrikası memalik-i şahanemizde yoktur.Sonra sefirleri ikinci bir odaya götüren padişah, burada istif edilmiş bir yığın sopayı gösterdi ve:-Kendilerine şunu da anlatınız ki, tebeam da bu sopalarla kendilerini müdafaa etmişlerdir. Bu değnekler bizim ormanlarımızdan tedarik edilmiştir.

Turhanzade Ömer Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

30 - Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Surre Alayi

Vehbi Tülek

Öyleyse Sultanimizi Üzme !

Vehbi Tülek

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Vehbi Tülek

FÂsiklardan Uzaklaş

Vehbi Tülek

Akka’da Durdurulmasaydim Bütün Doğu’yu Ele Geçirebilirdim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Resûlullah Efendimizin âmâya Öğrettiği Dua

İmâm-ı Şehriyâri Mahmud Efendi 75. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. İstanbul'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra çeşitli medreselerde müderrisliğe, ardından Sultan 2. Mustafa'nın imamlığına getirildi. Sonra Anadolu, bir ay sonra da Rumeli kadıaskerliğine geti­rildi. Nihayet şeyhülislâm oldu. 1130'da (m. 1718) vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yedi Adet Mushaf Yazıldı Ve Vilâyetlere Gönderildi

Vehbi Tülek

Abdülaziz İbnü't-Tahhan hazretleri kıraat âlimidir. 498'de (m. 1104) Endülüs'te (İspanya) İşbiliye'de (Sevilla) doğdu. Burada devrinin meşhur âlimlerinden kıraat ilmi tahsil edip Kurtuba'da (Cordoba) bir müd­det kıraat okuttuktan sonra Fas'a, Mekke'ye, Bağdat'a, Şam'a, nihayet Halep'e gitti. 559 (m. 1164)'de orada vefat etti. Buyurdu ki:

A­na­do­lu Ve­li­le­rin­den Ho­ca Ah­med Fa­kih

Vehbi Tülek

Kalbin Hayâtı!..

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed el-Yemeni hazretleri, "Nedimü'l-Kur'ân" yâni Kur'ân-ı kerimin arkadaşı lakabıyla anılan büyük bir veli idi. Yemen'de doğdu ve 1426 (H.830) senesi yine orada vefât etti...

Ebü’l-hasen Büstî

Vehbi Tülek

Kıbrıslı Hafız Ali Efendi

Vehbi Tülek

Muhammed Bisâtî

Vehbi Tülek

Ebû Abbas Eşnâî

Vehbi Tülek

Kârda Olanlar, Allahı Zikredenlerdir

Vehbi Tülek

Seyyid Muhammed Şah

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

İmanı Ona Kafidir

SelÂmetle Gidip Gel

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Abdullah El-acemî

Sonunda Orta Yolu Buldular

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek