Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.496.062

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Âlimler Ve Velîler, Muhammed Aleyhisselâmın Vârisleridir

Ebû Muhammed Serrâc hazretleri meşhur âlim ve velîlerdendir. 1026 (H.417) senesinde Bağdat'ta doğdu, 1106 (H.500) senesinde aynı yerde vefât etti. Bağdâd'ın meşhûr âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsîl etti. Kırâat ve Hanbelî fıkhını öğrenip fıkıhta da yüksek âlim oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanli Zarf

27 Mart 1916 tarihinde, Irak Cephesi Felâhiye Muhârebesi'nde boğazından ağır yaralanan 18. Kolordu, 51. Tümen, 9. Alay emir subayı İstanbullu üsteğmen Muzaffer, hayatının son dakikalarına geldiğini görünce, sükûnetle son görevini yapmaya başlamış ve konuşamadığından cebinden çıkardığı bir mektup zarfının üzerine, kurşun kalemle önce: Kıble ne yöndedir?" diye yazıp o tarafa dönerek, kalbindeki şehâdeti dille söyleyeme diğinden, kana boyanan zarfın ortasına, okunaklı bir şekilde kelime-i şehâdet-i yazdıktan sonra, zarfın üç yerine; "Bölük cihada devam etsin! Benim kanım da yerde kalmasın!" cümlesini yazmış, ikisini imzalayıp üçüncüyü imzalayamadan son nefesini vermiştir.
Muzaffer efendinin bu yüce davranışı, yâni bir Türk subayının hareketi olan o kanlı zarf, Askeri Müze'ye gönderilerek, Türk çocuklarına ve gelecek nesillere cevher değerinde bir miras olmuştur. 6. Ordu Komutanı Halil (11 Temmuz 1916)

Vehbi Tülek

Ezan Okuyana Ağaç

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Batililari Utandiran Manzara

Vehbi Tülek

I.Dünya savaşından evvel Bab-ı Ali'de hukuk müşâviri olan Kont Ostrolog anlatıyor: İngilizlerin, Kut-ül Amare yenilgisini takip eden günlerde, Londra'da büyük bir harp meclisi toplandı. Doğu müsteşarı olmam dolayısıyla ben de bulundum... Başbakan Lloyd George şöyle dedi: "Efendiler, ben bir şeyi anlayamıyorum: Bizim medeni milletlerin orduları savaşta barbarlığa yaklaşıyor. Barbar saydığımız Türk orduları ise, savaşta medenileşiyor. Irak kumandanımız bildiriyor ki, Türkler esirlerimizin istirahatini fevkalâde te'min ediyorlarmış. Yaralılarımızı imkânları nisbetinde tedavi ediyor ve şefkat gösteriyorlarmış. İşte bu davranış larının sebebini bir türlü anlayamıyorum..." Daha sonra savaş bakanı söz alarak şunları söyledi:

Osmanlilarin İndonezya Müslümanlarina Yardimi

Vehbi Tülek

Velinimeti Uğrunda Feda-yi Can Eden Kahraman

Vehbi Tülek

Rumeli Hisarinin Şekli

Vehbi Tülek

Napolyon Ve Sultan Iii. Selim

Vehbi Tülek

64 - Sadik Sadrazam Sultanzade Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Hakani Mehmed Bey’in Ricasi

Vehbi Tülek

Molla Fenari'nin Yildiirim'a Mektubu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Resûlullaha Itaat Allah'a Itaattir

Ebüssü'ûd ibn-i Kazrûni hazretleri Medine-i münevverede yetişen Şafii mezhebi âlimlerindendir. Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden Zübeyr bin Avvâm'ın (radıyallahü anh) neslindendir. 980 (m. 1572)'de Medine-i münevverede doğdu. 1050 (m. 1640)'da orada vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mehmed Talui Efendi

Vehbi Tülek

Mehmed Talui Efendi Halveti şeyhlerindendir. 1689'da Bolu-Mudurnu'da doğdu. İstanbul'da Halveti şeyhi Nasuhi Efendiden icazet alarak 1742'de Halveti tekkesine şeyh oldu. Ömrünün son yıllarında yeniden Mudurnu'ya döndü ve 1757'de vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Kim "lâ Ilahe Illallah" Derse

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Ömer (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Abdullah bin Ömer hazretleri, Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden olup, dört büyük halifeden Hz. Ömer'in oğludur. İlk imâna gelenlerdendir. Babası imân ile şereflenince, o da küçük yaşta Müslüman oldu...
Küçük yaştan itibaren Peygamber efendimizle beraber bulunan Hz. Abdullah, Eshâb-ı kirâm içinde en çok hadis-i şerif nakledenlerden oldu. Ayrıca, yaratılış olarak üstün hâllere sahip olduğundan ve Resûlullahın (sallallahü aleyhi ve sellem) hizmeti ile şereflenip, uzun zaman sohbetlerinde bulunduğundan, bütün ilimlerde mâhir oldu...

Ebû Ya’lâ Ahmed Bin Ali

Vehbi Tülek

Bir Hak âşığı Semnun Muhib

Vehbi Tülek

Muhammed Hâşim-i Keşmî

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Ahmed Temîmî

Vehbi Tülek

Gâfil Olan Mahbûba, Allah’a Kavuşamaz

Vehbi Tülek

Mücâhid Velîlerden Abdullah Bin Gâlib

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Minareden Okunan Şiir

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Örümcek Ağı

Bunlar Şarapti

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek