Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.963.665

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Âişe! Bu Kelimeleri Ezberledin Mi?

Ebü’l-Kâsım Kâyinî hazretleri Şafiî fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 462 (m. 1069) yılında Nişâbûr’da Kâyin köyünde doğdu. İsfehân, Nişâbûr, Merv ve Herat’a giderek birçok kimseden ilim öğrendi. 547 (m. 1152) yılında Herat’ta vefât, etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Kul hakkına özen gösteren Sultan Süleyman, bu konuya duyduğu titizlik nedeniyle 'Kanuni' lakabını almıştır. Budin Seferinden dönen ordu, yolların darlığı sebebiyle tarlalardan geçmek zorunda kalmıştı. Bu sırada bir köylü, elindekini padişahın atının geçtiği yere fırlatınca at ürkmüş, köylü de yakalanarak padişahın huzuruna getirilmişti. Sultan Süleyman köylüye:
-Derdin nedir de böyle yaptın? diye sorunca, köylü: -Biz fakir köylüleriz. Askerlerinizden bazıları, bizim yeni ektiğimiz tarlalardan geçtiler. Ya bu zararı ödersiniz, ya da sizi şikayet ederim. demiş. Bunun üzerine Kanuni köylüye: -Peki bizi kime şikayet edeceksiniz? diye sormuş. Köylü: -Siz Kanuni değil misiniz? Sizi kanuna şikayet ederiz. deyince Sultan Süleyman çok memnun olmuş ve hemen köylülerin zararlarını hesaplattırıp zararı ödemiş.

Vehbi Tülek

Devlet Adamlarina Altin Öğütler

Vehbi Tülek

Tuzlu Kahve

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

İngiliz Tüccarlar Fesad Çikariyorlar

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

Fatih Devrinde Müslümanlarin Ahlaki

Vehbi Tülek

Iii. Mustafa Han’in Polonya’ya Yardimi

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Sarayda Bir Doğum

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ferîdüddîn-i Attâr

Feridüddin-i Attâr hazretleri, 1119 (H.513) senesinde Nişâbûr'da doğdu. Babası attâr idi, yâni ilâç, esans, parfüm satardı. Feridüddin-i Attâr, zühd ve takvâ sâhibi olup haramlardan sakınıp ibâdetle uğraşırdı.
Feridüddin-i Attâr hazretleri, küçüklüğünde Şadbah kasabasında bir yandan babasının yanında attârlık mesleğini öğreniyor, bir yandan da Kutbüddin Haydar isimli büyük bir zâtın sohbetlerine devâm ediyordu. Babasının vefâtı üzerine onun yerine geçip, attârlık mesleğini bir süre devâm ettirdi. Attârlıkla uğraşırken, bir taraftan da kıymetli dini kitapları, velilerin hayatlarını ve menkıbelerini okuyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bidat Sahibinin Tövbesi Ve Ibâdeti Kabul Olmaz

Vehbi Tülek

Ziyâüddin Ömer Mevsıli hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 557'de (m. 1161) Musul'da doğdu. Bağdat'a giderek büyük fıkıh âlimlerinden ilim tahsil etti. Sonra Şam'a giderek talebe yetiştirdi. 622 (m. 1225)'de orada vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Cömert Olan Cömertleri Görür

Vehbi Tülek

Hacı Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Hacı Abdullah Efendi, Konya'nın Seydişehir ilçesinde yaşayan büyük velilerdendir. Bozkır'ın Karacahisar köyünde 1806 (H.1222) senesinde doğdu. Konya'da Nakşibendiye yolunun büyüklerinden Mehmed Kudsi Efendinin yanında ilim ve edep öğrenen Abdullah Efendi, hocasının vefâtı üzerine yerine geçti...

Ebedî Saadetine Vesile Olana Çok Hizmet Et

Vehbi Tülek

Evlat Ve âileye Dâimâ Tatlı Sözlü Olmalıdır

Vehbi Tülek

Söz Dinlemenin Mükafatını Gördü!

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Ahmed

Vehbi Tülek

Ümmetimin âlimlerine Saygılı Olunuz

Vehbi Tülek

“silsile-i Aliyye”den Seyyid Emîr Külâl

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kânûni Sultan Süleymân Hân devrinde, bir ara yağmurlar yağmaz olmuş, insanlar kuraklıktan çok muzdarip olmuşlardı. İstanbul halkı, yağmur duâsına çıkılmasına karar verdi. Pâdişâh da çıktı. Okmeydanı'nda büyük bir kalabalık toplandı. Öyle ki bu toplulukta, başta pâdişâh olmak üzere, âlimler, vâliler, idâreciler, vezirler, kuvvetli-zayıf, zengin-fakir herkes vardı. Bilindiği gibi, Osmanlı sultanları yapacakları bütün mühim işlerde, mutlaka şeyhülislâma danışırlar, onun fetvâsına uygun hareket ederlerdi. Bunun için Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendiden, yağmur duâsını kimin yapmasının münâsib olacağı suâl edildi. O da; "Duâyı, pâdişâh veya onun münâsib gördüğü bir zât eder." buyurdu. Bunun üzerine pâdişâh; "Ya'kûb Germiyâni duâ eylesin." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

B0r Çuval Toprak

Karşılık Beklemiyorum

Allah Nasil Misafir Edilir?

Üç Kandil

Derdi Olan Neylesin?

Üç Kandil

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek