Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.261.919

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Şah İsmâil’in Zulmünden Osmanlıya Sığınan Zat

İdrîs-i Bitlisi hazretleri Osmanlı âlimlerinden ve devlet adamlarındandır. Akkoyunlu devleti hâkimiyetindeki Bitlis’te doğdu. Bir müddet sonra bu bölgeleri işgal eden Şah İsmâil’in zulmünden kurtulmak için Osmanlı ülkesine gitti. Sultan Bâyezîd Hân, onu Arab ve Acem Kadıaskerliğine tayin etti. Yavuz Sultan Selim Hân’ın hizmetinde de bulunan İdrîs-i Bitlisi, Sultân’ın İran’a karşı tertip ettiği Çaldıran Seferinde ona refakat etti ve Bitlisli olmasının da yardımıyla, doğu vilâyetlerinin Osmanlıya bağlanmasını sağladı. 926 (m. 1520) senesinde vefât etti. Eyyûb Sultan’da İdrîs Köşkü civarında defnedildi. Çeşitli eserler yazmıştır. “Münâzara-i savm-ü-ıyd” adındaki eserinde Ramazan-ı Şerif Bayramının faziletilerini şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şimdi Olmaz, Vezirler Var!

Meşhurdur, Osmanlı pâdişahları zaman zaman tebdili-i kıyâfet edip halkın arasına karışırlardı. Bazan da vezirlerin arasına girer, onların düşüncelerini öğrenmeye çalışırlardı. Nitekim vezirlerin hamam safâsında neler konuştuklarını anlamak için bir pâdişah, fakir kıyâfetinde gitmiş. Fakat hamamcılar:

" Şimdi olmaz, vezirler var! demişler.Bunun üzerine gariban kıyâfetindeki pâdişah:

" Ne olacak, gariban da bir kenarda oluversin, diye ısrar etmiş.

" Peki; demişler, şöyle bir kenarda yıkan, demişler. O da bakmış orada garip yaşlı bir vezir var.

" Yardım edeyim amcacığım, diyerek başlamış ihtiyarın sırtını oğmaya... Ama kulağı da diğer vezirlerde imiş. Kamufle olsun diye de:

" Ah! Vezir olmak varmış. Bak şunların haşmetli hallerine!.. dermiş. Yaşlı vezir de aslında firâset sahibi büyük bir veli imiş, ona demiş ki:

" Evlat, eğer duâ edersen, Cenâb-ı Hakk seni daha da büyük makamlara getirir; hatta hastalıklı, sırtını zamanın pâdişahına oğdurup yıkatır bile! Tabii böylece ikisinin de sırrı fâş olmuş...

Vehbi Tülek

Git HünkÂrdan Ferman Getir...

Vehbi Tülek

Ali Onbaşi

Vehbi Tülek

Fatih’in Ruhaniyeti

Vehbi Tülek

Hâfız İsmâil Paşa, Ömer Rızâi hazretlerinin zaman zaman ziyâretine gider ve duâlarını istirham ederlerdi. 1805 yılında Sadâret makâmına geldikleri zaman bir gün Sultan Üçüncü Selim Han; "Seksen bin asker hazır eyledim. Tuna boyuna göndermek murâdım dır." diye emir buyurdular. Bu emri alan İsmâil Paşa derhal Şeyh hazretlerine gelerek durumu bildirdi ve teveccühleri ile hayır duâlarına mazhar olmak istedi. Lâkin Ömer Rızâi hazretleri hiç bir söz beyan etmedi. O gece rüyâlarında hazret-i Ebû Eyyûb el-Ensâri hazretlerinin türbe-i şeriflerine dâvet olundu. Vardıklarında kıbleyi şerife karşı oturan iki muhterem zât gördü. Onlar da Ömer Rızâi Efendiyi gördüklerinde; "Gel yâ Şeyh Ömer! Bizleri bilir misin? Ben Fâtih Sultan Mehmed 'im bu da oğlum Bâyezid'dir. Sultan Selim oğlum Tuna cihetine asker göndermek ister. Ancak şimdi vakti değildir. Terk eylesün. Fesâda sebeb olur, haber ver." diye emir buyurdu. Ömer Rızâi hazretleri bu vakayı derhal İsmâil Paşaya yazarak haber verdi. Bunun üzerine harp ilânın dan vazgeçildi. Ancak 1806 da sadârete getirilen İbrâhim Hilmi Paşa döneminde Rusya'ya harp ilânı ile çıkan savaş ülke içinde fitne çıkarmak isteyen Nizâm-ı Cedid düşmanlarını harekete geçirdi. Kabakçı Mustafa adındaki bir âsinin liderliğinde kısa zamanda büyüyen isyan, Üçüncü Selim Han'ın tahttan indirilmesine ve nihâyet şehid edilmesine kadar vardı.

İstanbul'un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Vehbi Tülek

Rodos’un Fethi

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud HÂn’in Asilerin Elinden Kurtulmasi

Vehbi Tülek

Yunan Askeri Hakiminin İtiraflari

Vehbi Tülek

85 - Çelebi Sultan Mehmet Ve Karamanoğlu

Vehbi Tülek

82 - Edirne Nasil Kaybedildi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Saîd Ibni Müseyyib

Said ibni Müseyyib hazretleri Tâbiin devrinde Medine'de yetişen yedi büyük âlimdendir. 636 (H.15) yılında doğdu. Hazret-i Ebû Bekir'den mürsel olarak, hazret-i Ömer'den, hazret-i Osman'dan, hazret-i Ali'den, Sa'd bin Ebi Vakkâs'tan, Abdullah ibni Abbâs'tan, Abdullah bin Ömer'den, Ebû Katâde'den, Ebû Hüreyre'den, hazret-i Âişe'den ve babası Müseyyeb'den daha birçok Sahâbiden "radıyallahü anhüm" hadis-i şerif rivâyetinde bulundu. En çok Ebû Hüreyre'den hadis rivâyet etti. 710 (H.91) yılında Medine'de vefât etti. Said ibni Müseyyib bildirdi ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Konevî Hazretlerinin Kabir Komşusu

Vehbi Tülek

Bosnalı Abdullah Efendi, Osmanlı evliyâsının büyüklerindendir. 1583 (H.992) senesinde Bosna'da doğdu. İstanbul'da tahsilini tamamladıktan sonra Bursa'ya gitti. Oradan Mısır'a, sonra da 1636 (H.1046) senesinde hac vazifesini yapmak için, Hicaz'a gitti...

Besmelenin Fazileti Hakkında

Vehbi Tülek

Takıyyüddîn Makdisî

Vehbi Tülek

Takıyyüddin Makdisi hazretleri, hadis ve Hanbeli mezhebi fıkıh âlimidir. Filistin ahâlisinden olduğu için "Makdisi" nisbet edildi. 679 (m. 1280) yılında vefât etti. Naklettiği Hadis-i şeriflerden bazıları:

Amellerin Tohumu, Yenilen Lokmadır!..

Vehbi Tülek

Ebû Ali Cüzcânî

Vehbi Tülek

Bu Müjde, Bütün Ümmet Içindir

Vehbi Tülek

ben Onun Ilmine Hürmet Ettim...

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Câfer-i Huldî

Vehbi Tülek

Sen Dünyâda Fakirlere Yiyecek Veriyordun

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Veliye Rastlamak İstiyorsan

O Kullarına Çok Merhametlidir

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Altıyüz Dirhemlik İp

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek