Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.586.136

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah, Sizin Için Kolaylık Diler

Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hakani Mehmed Bey’in Ricasi

1600 senelerine kadar, küçük devlet memurları ve serveti ne olursa olsun halk, surların içinde kalan İstanbul'da ata binemezlerdi. "Hilye-i Peygamberi" adlı eseri yazmış olan Hâkâni Mehmed Efendi bu kitabını bitirdiği 1598 senesinde yetmiş yaşını geçmiş bulunuyordu. Vazifesi Babı âli kaleminde, evi de Edirnekapı'da idi. Padişah III. Mehmed Han, Hâkâni Mehmed Efendi'ye, bu eserine karşılık ne gibi bir mükafat istediğini sordu. Mehmed Efendi:

"Artık ihtiyar oldum. Her gün Edirnekapı'ya kadar yayan gidip gelmeğe kudretim kalmadı, müsaade buyurulursa hayvan ile gidip gelmek istiyorum" dedi.

Padişah, bu kadar kıymetli bir eser meydana getirmesine rağmen Mehmed Efendi'nin hatırı için kanunu bozmadı. Ona Bâbıâli civarında bir ev aldılar ve arzusunu bu şekilde yerine getirdiler.

Vehbi Tülek

26 - Şehitler Hakki İçin

Vehbi Tülek

Hukuk Her Şeyin Üstündedir

Vehbi Tülek

Böyle Soruya Böyle Cevap

Vehbi Tülek

Avrupalıların 'Muhteşem Süleyman' lakabıyla andıkları Kânuni Sultan Süleyman Hân, 'Muhibbi' mahlası ile çok güzel şiirler yazmıştır. Şiirlerinden bir kısmı toplandı.Bir gün, saray bahçesindeki ağaçların karıncalar tarafından istilâ edildiğini görüp, karıncaların öldürülmesi hususunda, zamânın Şeyhülislâmı Zenbilli Ali Efendi'den fetvâ istedi. Suâli şiir şeklinde olup, şöyleydi:

Dırahtı (ağacı) sarmış olsa karınca, / Zarar var mı karıncayı kırınca.

'Zenbilli Ali Efendi de, bu zarif suâle yine şiirle cevap verip, suâl kâğıdının altına şu beyti yazdı:
'Yarın divânına Hakkın varınca, / Süleyman'dan alır hakkın karınca.

Prut Harbi

Vehbi Tülek

43 - Sakin Yemeyiniz, O Et Zehirlidir

Vehbi Tülek

Akka’da Durdurulmasaydim Bütün Doğu’yu Ele Geçirebilirdim

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Pir Ali Hazretleri

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Riyadan Ve Gösterişten Kurtulanlar Ihlaslıdır

Divitçizâde Mehmed Efendi Celveti şeyhlerindedendir. Üsküdar'da doğdu. Medrese tahsilini tamamlayıp bir süre müderrislik yaptıktan sonra ilmiye mes­leğinden ayrılarak Aziz Mah­mud Hüdâyi'nin halifelerinden Mehmed Fenâi Efendi'ye intisap etti­. Üsküdar'da Şeyh Camii Tekkesi'ne postnişin tayin edildi. 1090 (m. 1679)'da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:-

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhabbetin Alâmeti Itâat Etmektir

Vehbi Tülek

Mûsâ bin Mâhîn Mardînî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Mîlâdî on ikinci asırda yaşadı. Mardin'de vefât etti. Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin talebelerindendir. Çok kerâmeti görüldü. Peygamberimizi sallallahü aleyhi ve sellem çok görür, hallerinde hep Resûlullah'a uyardı. Bir kadın, dört aylık çocuğunu ona getirdi. Çocuğa duâ edince, çocuk yürümeye başladı. İhlâs sûresini çocuğa okuyup, ona da oku deyince, çocuk gâyet açık bir şekilde İhlâs sûresini okudu. Bu telkinden dolayı, gâyet güzel bir fesâhat ve ifâde güzelliğine kavuştu. Bu hâli uzun müddet devâm etti.

Korku Ve Ümit, Nefsi Bağlayan Iki Yulardır!

Vehbi Tülek

Kabir Ziyareti Ölümü Hatırlatır

Vehbi Tülek

Abdullah bin Yûsuf hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 708 (m. 1309)'de doğdu. 761 (m. 1360)'de Mısır'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Gerçek Dost, Sana Nasihat Edendir

Vehbi Tülek

hocanın Kadrini Kıymetini Bil!

Vehbi Tülek

Ebedî Olarak Yaşamak Istiyorsan

Vehbi Tülek

Pîr Mu­ham­med Ve Ab­dül­gaffâr Gen­cevî

Vehbi Tülek

Ebü’l-ferec Abdurrahman

Vehbi Tülek

Maksadı Sen Olan Kimseye Ne Mutlu Allah'ım!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Örümcek Ağı

A'meş Ve Hanımı

Hizir Ve Gelin

Ölüyü Diriltemem

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek