Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.612.331

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çelebi Halifenin Kerameti

Fâtih Sultan Mehmed Han'ın oğlu Bâyezid Amasya vâlisi idi. Şehzâde Bâyezid, Çelebi Halife Muhammed Cemâleddin Efendiye çok iltifât eder, talebele rine ve dergâhına ihsânlarda bulunur, duâlarını taleb ederdi. Fâtih Sultan Mehmed Han vefâtından önce de duâ etmesi için haber gönderip, fakirlere sadaka dağıttırmıştı. Her şehzâde gibi, şehzâde İkinci Bâyezid de, babasından sonra pâdişâh olmak, kendisine veri len onca emeğe karşılıkta bulunmak istiyordu. Çünkü her şehzâde sultan olmak için yetiş tirilir, kısmetse sultan olurdu. Çelebi Halife, herkese karşı iyi niyet ve hüsn-i zân sâhibi, ilim ve tasavvuf ehli Şehzâdeyi kırmadı. Onun için duâ ve niyazda bulundu.

Vehbi Tülek

Plevnenin Düşmesi Ve Gazi Osman Paşanin Teslim Olmasi

Vehbi Tülek

İskender Bey Kimdir

Vehbi Tülek

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Vehbi Tülek

Emekli bir albay anlatır: Sultan Ahmet camiine gidiyorum her sabah, ne kadar erken gidersem gideyim mihrabın bir kenarında saçı sakalı bembeyaz olmuş ihtiyar bir adam ümitsizce bedbin durmadan ağlıyor. O kadar ağlıyor ki ağlamadığı tek dakikayı yakalayama dım. Nihayet bir gün yanına sokuldum: "Muhterem dedim, Ah Efendim dedim, Allah'ın rahmetinden bir insan bu kadar ümitsiz olur mu? Niye bu kadar ağlıyorsun?" Bana: "Beni konuşturma" dedi, "kalbim duracak". Ben çok ısrar edince ağlıya ağlıya anlattı. Dedi ki :

İki Cihanda Yüzün Ak Olsun

Vehbi Tülek

Paşam Siz Haksizsiniz!

Vehbi Tülek

Mimar Sinandan Mektup...

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

Aldiğimiz Fiyata

Vehbi Tülek

64 - Sadik Sadrazam Sultanzade Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhammed Kassâb

Muhammed Kassâb hazretleri İran'da yaşamış olan evliyanın büyüklerindendir. Hicri 3. (m. 9.) yüzyılda yaşadı. Cüneyd-i Bağdâdi hazretlerinin hocalarından idi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Takıyyeddin Kefevî

Vehbi Tülek

Takıyyeddin Kefevi hazretleri Kânûni Sultan Süleymân Han devrinde Kırım'da yetişmiş olan âlim ve velilerdendir. Doğum târihi bilinmemektedir. Kırım'ın Kefe şehrinde doğdu. Kâdiriyye yolu mensuplarındandı. 1562 (H.970) senesinde Kefe'de vefât etti. Kabri dergâhının yanındadır.
Bu mübarek zat, bir sohbetinde buyurdu ki:

Onlara Sabah Akşam Ateş Gösterilir

Vehbi Tülek

Ahmed Taberî

Vehbi Tülek

Ahmed Taberi rahmetullahi aleyh, Şafii fıkıh âlimi, vâiz ve hatibdir. İran'da Taberistan'da doğdu ve orada ilim tahsil etti. Ömrünün sonuna doğru Tarsus'a göç etti. Orada 335 (m. 946) yılında vefât etti. Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman evvel nefsini hesaba çekerek buyurdu ki:

Büyük F1k1h âlimi Abîde Bin Amr

Vehbi Tülek

Cuma Günü Kabir Azabı Durdurulur

Vehbi Tülek

Ebü’l-hasen Cevcerî

Vehbi Tülek

Cennete Allahın Lütfu Ihsânı Ile Girilir

Vehbi Tülek

sonunda Kör Olarak Ölürsün!

Vehbi Tülek

Ayıpları Örtmekte Gece Gibi Olmaya Çalış

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Abdullah-i EnsÂrî

Abdullah-i EnsÂrî

Latif Bir Şikayet

Onun Görmediği Yer

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek