Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.239.538

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Moğol Askerlerini Şam'dan Uzaklaştıran Mübarek Zat

Ebü'l-Hasan Harîrî hazretleri büyük velîlerdendir. 1247 (H. 645) senesinde Şam'da vefât etti. Şeyh Ebû Ali Mağribî'nin sohbetlerinde bulunarak, kemâle geldi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Müftî Olsa Gerektir

Ebüssü'ûd Efendi, şeyhülislâm olmasıyla ilgili bir rüyâsını şöyle anlatmıştır: "Henüz daha medresede talebe iken, bir gece rüyâmda Zeyrek Câmiine girdim. Câmi çok kalabalık idi. "Bu topluluk nedir?" dedim. "Resûl-i ekrem efendimizin divân-ı seâdetleridir, toplantılarıdır" denildi. Hürmetle bir köşede durdum. Önümde de, o devrin müftisi İbn-i Kemâl Paşa oturuyordu. Peygamber efendimiz mihrâbda bulunuyordu. Sağ ve solunda Eshâb-ı kirâm efendilerimiz edeble ayakta duruyorlardı. Resûlullah efendi mizin huzûrunda da bir zât vardı. Kıyâfetinden onu Arab zannetmiştim. Peygamber efendimiz ile dizdize denilecek bir hâlde oturuyor ve konuşuyordu. Acabâ bu zât kimdir ki, Eshâb-ı kirâm efendilerimiz ayakta oldukları hâlde, o, Resûlullah'ın huzûrunda oturuyor? diyerek hayret ettim. Konuşmalarını dinledim; Peygamber efendimiz Arabca konuşuyorlar, o zât ise Farsça söylüyordu.

Vehbi Tülek

Ii. Murad Han Ve Şücaeddin Karamani Hazretleri

Vehbi Tülek

Sizi Sultan İlan Edelim

Vehbi Tülek

“müfti’s-sekaleyn” Ne Demektir Ve Kimdir?

Vehbi Tülek

16'ncı yüzyıl Türk-İslâm âleminin en büyük âlimi kabul edilen Kemalpaşazâde Ahmed Efendi hakkında tarihler, yazımıza başlık yaptığımız lakabı kullanırlar. Mânâsı, "İnsanların ve cinlerin müftüsü" demektir. Kendilerine bu lakabın verilmesiyle alâkalı olarak Evliyâ Çelebi merhum, Edirne medreselerini yazdığı bahiste, şu ibretli hikâyeyi anlatıyor. Seyahatnâmeden kısmen sâdeleştirerek veriyoruz:"Medrese-i Kemâlpaşazâde: Bu medresede bir hücreyi ecinni zabt edüp içine hiç kimse giremediği için, nice sene kapısı örtük kalıp boş ve âtıl beklerdi. Nihâyet hicri 888 (m. 1483) târihinde, Sultan Bâyezid-i Veli asrında, Kemâlpaşazâde Ahmed Çelebi tâlib-i ilm iken Edirne'ye gelip, kendisine kalacak bir yer ararken yolu bu medreseye uğrar. Medresenin dersiâmından bir hücre talep ettiğinde aralarında şu konuşma geçer:

Elçiye Lüzum Yok

Vehbi Tülek

Nalinci Baba Ve Sultan Iii. Murad

Vehbi Tülek

Şimdi Olmaz, Vezirler Var!

Vehbi Tülek

40 - Şeytani Döven Türk

Vehbi Tülek

42 - Birakmam Seni Santa Barba

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve İznik’in Fethi

Vehbi Tülek

Bizim Maksadimiz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tâc-ül-islâm Sem’ânî

Tâc-ül-İslâm Sem'âni hazretleri, hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 466 (m. 1073) senesinde doğdu. 510 (m. 1116)'da vefât etti. Rivayet ettiği hadis-i şeriflerden ba'zıları şunlardır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sana Saygı Gösterene Saygılı Davran

Vehbi Tülek

Feridüddin Genc-i Şeker hazretleri Çeştiyye evliyâsının büyüklerindendir. 1174 (H.569) yılında Hindistan'da Delhi'de dünyâya geldi. Mültan'daki tahsili sırasında, Kutbüddin-i Bahtiyâr oraya geldi. Feridüddin, o zâtın ellerini öpüp, talebesi oldu. Bundan sonra ona çok bağlanıp, yanından hiç ayrılmadı. İcazet alarak talebe yetiştirdi. 1265 (H.664) senesinde Mültan'da vefat etti.

Nefis, Hîleler Yapan, Dalavereci Bir Rakiptir!

Vehbi Tülek

Oruç Lüzumsuz Bir Amel Değildir

Vehbi Tülek

Harputlu İshak Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Harput'un Percenç köyünde 1803 (H.1218) senesinde doğdu. İlk tahsîlini Harput'ta yaptıktan sonra, ilim öğrenmek için İstanbul'a gitti. Fâtih Câmii etrâfındaki Sahn-ı Semân Medreselerinde ders gördü. İstanbul'da uzun bir tahsîl hayâtından sonra icâzet, diploma aldı ve Harput'a döndü. Harput Meydan Câmii Medresesinde ders verdi ve çok sayıda talebe yetiştirdi. Zamânın Sultânı Abdülazîz Han tarafından İstanbul'a dâvet edildi. Sultan ona huzur hocalığını verdi. Sultan Abdülhamîd Han zamânında Dârülmaârif hocalığına getirildi. 1891 (H.1309) senesinde İstanbul'da vefât etti...

Seyyid Mahmûd Hayrani

Vehbi Tülek

Süleymân Sâdeddîn Efendi

Vehbi Tülek

Küfr-i Inadi Ve Küfr-i Cehli Nedir

Vehbi Tülek

Fakirler, Benimle Cennete Girecek

Vehbi Tülek

Kim Söylerse Söylesin Hakkı Kabul Et

Vehbi Tülek

Şerefüddîn Mûsâ Haccâvî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Sarik Ve Sakal

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Bizi Hatirlayin!

Geç Gelen Kurtarıcı

Korkma!

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek