Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.409.867

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

En Üstün Hazine, Allahü Teâlâdan Hayâ Etmektir

Şah Medâr hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. 1436 (H.840) senesinde Hindistan'da Mekanpûr beldesinde vefât etti. Evliyânın meşhurlarından Muhammed Taygur Şâmî'nin derslerinde ve sohbetlerinde yetişip kemâle erdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kahraman Osmanli Hanimi: Emine BÂnû

Sene 1782; I. Abdülhamid devri. İstanbul'dan Manisa taraflarına, saray hizmetlerin de çalıştırılmak üzere zeki, eli yatkın kızlar bulmak için, saray kalfası bir hanım gelir. Kırkağaç'a da uğrar. Buraya geldiğinde, küçük Emine'yi görür ve dikkatini çeker. Anne ve babasına, eğer müsaade ederlerse onu saraya götürmek istediğini ve en iyi şekilde yetiştireceklerini söyler. Onlar da, kızlarının iyi bir geleceğe sahip olacağını düşünerek buna rıza gösterirler. Emine, saray adamları ve görevli hanımla birlikte saraya gelir. Topkapı sarayında hizmete başlar. Zekası, çalışkanlığı ve ciddiyetiyle herkesin takdirini toplayarak, kısa zamanda yükselir. Bu sırada Kırım'dan gelen bir elçilik heyeti, Padişah tarafından saraya kabul edilir. Kırım ile olan ilişkilerin daha da iyileştirilmesi için bir çok hediyelerle birlikte Kırım Hanına, sarayında hizmet etmesi için bu kabiliyetli Emine de gönderilir. Kırım Hanı Kerim Giray, bu hediyeyi çok beğenir ve kendisine nikahlar. Emine halinden memnundur. Devlet işlerinde de eşi Kerim Giray'a yardımcı olmaya başlar. Han eşi olduğu için adı Emine Bânû olur.

Vehbi Tülek

Din Ve Devlet Uğrunda Ölmeye Geldi

Vehbi Tülek

Traş Edilmiş Sakal Daha Gür Çikar

Vehbi Tülek

52 - Sigetvar Kalesi Ve Ali Dede Hazretleri

Vehbi Tülek

Ali Dede Bosnevi hazretleri 1566'da Sigetvar seferine katıldı. Bu sefer Kânûni Sultan Süleymân'ın son seferi oldu. Pâdişâh çok hasta idi ve kalenin günler süren kuşatmasına rağmen düşürülememesine çok üzülüyordu. Nitekim vefâtından bir gün önce Sokullu Mehmed Paşaya gönderdiği hatt-ı hümâyûnda; "Şu ocağı yanası dahi alınmaz mı?" demişti. Ertesi gün Ali Dede Bosnevi'nin, askeri duâlarla teşyi edip cesâretlendirmesi ile kale zabtedildi. Bu sırada Kânûni de vefât etmişti.

Tapusunu Hanimin Üzerine Çikartacağim

Vehbi Tülek

Broken Hill Savaşi

Vehbi Tülek

Çal Çoban Çal

Vehbi Tülek

Tavsiye Etmem Majeste

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Savaşin Zorluklarina Katlanmadan Zafere Ulaşilamaz

Vehbi Tülek

Venediklilerin Zulmüne Karşilik Osmanli Devletinin Vergi Adaleti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şehâbeddîn İbşîtî

Şehâbeddin İbşiti rahmetullahi aleyh, fıkıh ve hadis âlimidir. 810 (m. 1407)'de Mısır'da doğdu. 883 (m. 1478)'de Medine-i münevverede vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yardım Istenmeye Allah Daha Lâyıktır

Vehbi Tülek

Hanif İbrâhim Efendi Osmanlı âlim ve velilerinden olup, 1217 (m. 1802)'de vefât etti. Evliyânın büyüklerinden Mehmed Emin Tokâdi'nin halifelerinden Müstakimzâde Süleymân Sa'deddin Efendi, aynı zamanda Hanif İbrâhim Efendi'nin de sohbet meclislerinde bulunmuştur. Bir sohbetinde, zikir ile ilgili bazı hususları şöyle anlatmıştır:

Ali Behçet Efendi

Vehbi Tülek

Allahü Teala Bizi Her An Görüyor

Vehbi Tülek

Ahmed bin Fâris hazretleri Tefsir, fıkıh ve lügat âlimlerindendir. 329 (m. 941)'de İran'da Kazvin'de doğdu. Bir müddet Horasan'da kaldı. Sonra Rey şehrine gelip burada birçok eser telif etti ve yazdı. 395 (m, 1004)'de Rey şehrinde vefât etti. Bir dersinde, "Nefis Muhasebesi" hakkında buyurdu ki:

Seven, Sevdiğine Itâat Eder

Vehbi Tülek

Mahluklar Bununla Rızık Bulur

Vehbi Tülek

Ebû İmrân Hazretleri

Vehbi Tülek

Sabır, Hayra Ve Iyiliğe Hiddet, Kötülüğe Götürür

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Ali

Vehbi Tülek

Haşim Bin Utbe (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
İftiranin Neticesi

İftiranin Neticesi

Bir zaman Hasan Ünsi Efendiyi sevmeyen birisi gelip, devlet adamlarından Mustafa Paşa'ya onun aleyhinde sözler söyledi. Cezâlandırılmasını istedi. Paşa bu sözler üzerine; "Peki onu nefy edelim. Bir yere sürelim." dedi. O gece Paşa yatmak için başını yastığa koydu. Lâkin yastığı alevli bir ateş sardı. Paşa birden bire geriye çekilip ayak ucunda durdu ve korkuyla bakmaya başladı. Etrafına seslendi. Ev halkı koşup geldi. "Ne oldu?" dediklerinde; "Başımı yastığa koyunca, yastığı bir ateş kapladı. Ondan korktum!" cevâbını verdi. Bunun üzerine evdekiler; "Paşa hazretleri ateş falan yok. Okuyun da yatın." dediler. O da; "Okumadan yattığım yoktur. Mutlakâ okur, öyle yatarım." dedi. Paşa tekrar yatağa girip başını yastığa koyduğunda yine aynı ateşli alevi gördü. Hemen sıçrayıp; "Söndürün, söndürün!" diye bağırmaya başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Allah Haramdan Kaçani Korur

Karşılık Beklemiyorum

Yirmi Saniyede

Anzakli Ömer

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek