Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.559.962

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimsenin Gönlünü Almak, Altından Daha Kıymetlidir

Seyyid Cemâleddîn-i Ezherî hazretleri İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. İran’da Şîrâz’da doğdu. 1358 (H.760) senesinde Geylân’da vefat etti. Mısır'da Câmi'ul-Ezher Medresesine gitti ve zamânın âlimlerinden dînî ilimleri okudu. Tahsîlini tamamladıktan sonra Tebrîz'e yerleşti. Orada, tasavvuf yolunda ilerlemek için, Şihâbüddîn-i Sühreverdî hazretlerinin oğlu Şihâbüddîn-i Tebrîzî'nin talebeleri arasına girdi. İcazet verilerek Geylân taraflarına gönderildi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanije Kalesinin Fethi Ve Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Rumeli'de yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Şeyh Muslihuddin Efendinin vefâtından yıllar sonra, İbrâhim Paşa, 1600 senesinde Kanije kalesini kuşattı. Muslihuddin Efendiyi seven lerden Dimitrofçalı Gaybi ve Belgratlı Müniri Efendiler, Dimitrofça'da Muslihuddin Efendinin kabrine vardılar. Selâm verip, kabrini ziyâret ettiler. Sonra da; "Şeyh Efendi, nice üstünlüklerini duyduk, nice hâllerine şâhid olduk. Tahkikim neticesin de meydanların arslanının sen olduğunu anladım. Kanije'nin de Allahü teâlânın yardımı, Enbiyâ ve Evliyânın himmetiyle fetholması murâdımızdır." dedikten sonra, Muslihuddin Efendinin rûhu için Fetih sûresini okumaya başladılar. Sûre-i şerifin yarısına doğru, Müniri Efendi;"Elhamdülillah, kalenin fethine dâir işâret verildi." deyip, sûre-i şerifin tamâmını okuyup ruhûna bağışladı. O haftanın Cumâ günü, Kanije'yi koruyan düşman kuvvetlerine yardım geldi. Bir hafta savaş oldu. Kalenin barut deposuna ateş düşmesi neticesi meydana gelen patlamada kale muhâfızlarının mâneviyâtı iyice bozulup, Cumâ gecesi bir kısmı firâr etti. Kalede kalanlar, Cumartesi günü aman taleb edip, 8 Kasım Pazar günü kale teslim alındı.Burçlara Osmanlı sancağı dikildi.

Vehbi Tülek

Türklerde Namus

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Namuskarliklari

Vehbi Tülek

KÂnunî'nin Bir Fermani

Vehbi Tülek

Kânuni Sultan Süleyman Hân, 1389 yılında, Kosova Savaşı ile fethedilen Arnavutluğa bağlı, Belgrad Bölgesi'nde yaşayan halkın haklarının korunması için, 1558 yılında Belgrad Kadısı'na gönderdiği "İnsan Hakları Fermanı"nda şöyle buyurmaktadır: 1-Devlet askerleri (Sipahiler), biçilmeyip el ile yolunan ottan zorla vergi alırlar imiş, kaldırdım!2-Askerler, ev yakınında bulunan bağ, bahçe ve bostanlardan yemeklik için üretim yapanlardan para almak isterler imiş, almasınlar, yasakladım!3-Boş yerlere tarla açanlardan, ihyâ edenlerden vergi alınmasın!4-Nehirdeki dolap ve karaca değirmenler, yeni yapılmış olsalar dahi fazla vergi alınmasın!5-Askerler, tarla ürünlerini satmak için, halkın pazar yerine götürmelerini isterler imiş. Pazara götürülmesin, teklif dahi edilmesin!6-Askerler 'boyunduruk hakkı' diye vergi almasınlar!7-Askerler savaşa gitseler, geride kalan mallarını köy halkından güvenilir adamlar korusunlar!8-Yeni evlenen yeniçerilerden 'gerdek hakkı' diye vergi alınır imiş, bundan böyle alınmasın!9-Savaş esnasında bile askerler eve girip arı kovanlarına dokunmasınlar! 10-Evleri yanında ve sancakları altında olan kovandan dahi vergi aldırmayasın!
Kovan hakkı bahanesi ile askerler savaş esnasında bile bu bahaneyle evlere girmekten men eylensin! Bu husus için şikâyet ettirmeyesin!

Artik Serbestsiniz

Vehbi Tülek

Ne Dediler

Vehbi Tülek

16 - Yavuz Ve Sina Çölü

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid Ve İhtiyar Kadin

Vehbi Tülek

Benim Gözüm Göreceklerini Gördü

Vehbi Tülek

Amcazade Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Derya Üzre Cami

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Âlimin Yüzüne Bakmak Ibâdettir

Ebû Muhammed el-Basri hazretleri hadis âlimlerindendir. 180 (m. 796)'da vefât etti. Her gün beşyüz rek'at namaz kılar ve Kur'ân-ı kerimin üçte birini okurdu. Rivâyet ettiği bazı hadis-i şerifler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

evet Ben Şehit Oldum Baba!..

Vehbi Tülek

On beşinci asırda Mısır'da yaşayan ve İslam âlimlerinin büyüklerinden olan İmam-ı Celâleddin Süyûti hazretleri şöyle bildiriyor:

Pîr Muhammed Erzincanî

Vehbi Tülek

Bu Dünyada Herkes Ne Ekerse Onu Biçer

Vehbi Tülek

Sultan Veled hazretleri Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî'nin ortanca oğludur. 1226 (H.623) senesinde Karaman'da dünyaya geldi. Mevlâna, Sultan Veled'e küçük yaşından itibaren ilim öğretmeye başladı. Onu zâhirî ve bâtınî ilimlerde yetiştirdi. Sultan Veled'in gençliğinde, Konya'ya Şems-i Tebrîzî hazretleri gelerek, Mevlâna ile tanıştılar. Tasavvufla ilgili ilimlerde Mevlâna ile pek çok sohbet ettiler. Öyle ki, bazen sabahlara kadar sohbetin devam ettiği günler olurdu. Baş başa yaptıkları bu sohbetlerde, Sultan Veled de bulunur, onlara hizmet ederdi. Mevlâna hazretleri vefat ettikten sonra Hüsâmeddîn Çelebi, talebeleri irşad eyledi. O vefat edince, yerine Sultan Veled halife, vekil olup, bu vazifeyi üstlendi. 1312 (H.712) senesinde vefat etti.

Âyet-i Kerîmeleri Ve Hadîs-i Şerîfleri Yanlış Tevîl Edenler!

Vehbi Tülek

Sizler, Insanlar Içinde En Iyi Ümmetsiniz

Vehbi Tülek

Sabırla, Bütün Işler Yolunda Gider

Vehbi Tülek

Hiç Kimse Ölümden Kurtulamayacaktır

Vehbi Tülek

Şâfiî Fıkıh âlimi Radıyüddîn Kazvînî

Vehbi Tülek

Nimeti Verenden Gâfil Olmak Asla Yakışmaz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah Bin MübÂrek

Abdullah Bin MübÂrek

Merv'de bir yıl ticâretle uğraşır, kazancının hepsini fakirlere dağıtırdı. İkinci yıl İslâmiyet'i yaymak için cihâda, düşmanla harbe giderdi. O, medresede müderris, hoca; câmide vâiz, şehirde tüccâr; harbde büyük bir kahramandı. Kılıç ve kalem sâhibi idi. Kalemiyle cihâda dâir eser yazdı, kılıcıyla da dillere destan olan kahramanlıklar gösterdi.

Abbâsiler devrinde Bizanslılarla yapılan harplerden birine katılmıştı. Abbâsi ordusu sessiz, sâkin ve aydınlık bir gecede Tarsus'un kuzeyinde karargâh kurmuştu. Tarsus'un sırtlarında İslâm ve Bizans orduları görünüyordu. İki taraf da kendilerini kuvvetli göstermek için alevleri göklere yükselen ateşler yakmışlardı. Bu ateş ocaklarından birinin etrafında tepeden tırnağa silâhlı askerler hilâl şeklinde oturmuşlar, ortalarında ise ince yapılı, nûrâni yüzlü bir zat onlara ders anlatıyordu. Kimse vaktin nasıl geçtiğinin farkına varmamıştı. Sözü kesip, duâsını yapınca istirahate çekildiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Adam Olmazsan

Üç Kandil

SelÂmetle Gidip Gel

Gül Yaprağı

Allah Diyen Genç

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek