Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.634.330

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bu Dükkânın Geliri, Senin Talebelerine!

Şeyhülislam Abdullah-i Ensârî hazretleri evliyânın meşhûrlarından ve Hanbelî mezhebinin büyük fıkıh âlimlerindendir. 1005 (H.396) senesinde Afganistan’da Herat'ta doğdu. 1088 (H.481) senesinde aynı yerde vefât etti. Hadîs ilminde yüksek derecede âlim idi. Üç yüz binden ziyâde hadîs-i şerîf ezberlemiştir. Ayrıca tefsîr, fıkıh, kelâm, târih, neseb ve diğer ilimlerde âlim idi. Silsile-i aliyye büyüklerinden Ebü'l-Hasan-ı Harkânî hazretlerine intisab ederek tasavvufta da yüksek derecelere ulaştı. Abdullah-ı Ensârî buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İlk Denizalti

Hafiz Mehmed’in Oğlu

Bizler AsÂkir-i OsmÂni’yiz

Fani Dünya

Hizir Ve Gelin

Pişman Oldular!

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Türklerde Namus

Fransız seyyah A. de la Motraye 1727'de İstanbul'a yaptığı seyahati bir yazısında şöyle anlatır:"...Türklerin nâmuskârlığını yazmak için kendime vazife bilirim. Bir çok tanıdıklarımın başına geldiği gibi, dalgınlığımdan dolayı herkesten fazla benim başıma gelmiş bir hâl vardır: Bu dalgınlığıma rağmen Türk dükkânlarında hiç bir zaman tek bir meteliğim kaybolmamıştır; çünkü o gibi vaziyetlerde dükkâncılar peşimden koşturmuşlar ve hattâ eğer dalgınlığımın neticesini anladıktan sonra dükkâna dönmemişsem, unuttuğum şeyi iâde için Beyoğlu'ndaki ikâmetgâhıma kadar adam gönderip bir çok defâlar, beni aratmışlardır. Meselâ bir yelpazeci dükkânında Türklerin sıcaklarda kullandıkları yelpâzeler satılıyordu. Bir çoklarına baktım; düz deriden ve en harc-ı âlem olanlarından birini alıp parasını verdikten sonra çıkıp gittim.Bir gün tesâdüfen o dükkânın önünden geçerken yelpâzeci beni görür görmez çağırıp saatimi elime teslim etti.Ben bu Türk nâmuskârlığının daha yüzlerce misâlini sayabilirim: Bizzât kendi başımdan geçen vak'alar 30'dan fazla olduğu hâlde, bunların hiç birinde hiç bir zaman Türklerin nâmuskârlıktan ayrıldıklarını görmedim. Rumları bu bakımdan medh ü senâ edemiyeceğim için pek müteessirim..."

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve Süleymaniye Camii

Vehbi Tülek

Preveze Deniz Zaferi

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindiler. Birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı olarak Kânûni'nin parmağında bulunan çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki o kıymetli yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp ince leyebilirsiniz." dedi. O zât yüzüğü aldı. Evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât, ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultana uzattı. Avucunda biraz önce denize attığı yüzük vardı. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes, yine çok hayret ettiler. Kânûni, elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönüp;"Ağabey, neler oluyor?" dedi. O da; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâm idi." dedi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince, Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız." buyurdu.

Pişmemişler Celveti Olamazlar

Vehbi Tülek

Yunan Subayinin İntikami

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han Ve Taşkesenli Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Ali Onbaşi

Vehbi Tülek

22 - Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Allah İçin Beni Yukari Çikartin!

Vehbi Tülek

İngiliz Kraliçesi I. Elizabeth Osmanli Himayesinde

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ahmed Bin Nasr Dâvûdî

Ahmed bin Nasr Dâvûdi hazretleri Maliki fıkıh âlimidir. Libya'da Biskra kasabasında doğdu. Trablusgarp'ta zamanın büyük âlimlerinden fıkıh ilmini tahsil ettikten sonra Cezayir'de Tlemsan'a göç etti ve orada talebe yetiştirdi. 402 (m. 1011)'de Tlemsan'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sunullahzâde Saîd Efendi

Vehbi Tülek

Sun'ullahzâde Said Efendi, İstanbul evliyasındandır. 1514 (H. 920) senesinde Tebriz'de doğdu. Küçük yaştan itibâren ilim tahsiline başladı. Önce babası Şeyh Sun'ullah hazretlerinden dersler aldı. Sonra büyük âlim, velilerin önderi Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin halifelerinin sohbet ve derslerinde bulundu. İlimde ve tasavvuf mertebelerinde kemâl dereceye ulaştıktan sonra talebe yetiştirmek üzere vazifelendirildi. Şah İsmâil ortaya çıkıp, İran'da Eshâb-ı kirâm düşmanlığı ve Şiilik yaygınlaşınca, Bitlis'e gitti. 1548 senesinde, Kânûni Sultan Süleymân'ın İran seferinden sonra Pâdişâhla birlikte İstanbul'a geldi. 1563 senesinde hac ibâdetini yerine getirip, tekrar İstanbul'a döndü.
1572 (H.980) senesinde İstanbul'da vefât etti. Şeyh Vefâ Câmii bahçesinde medfundur. Vefat etmeden evvel yanındakilere buyurdu ki:

Büyük Fıkıh âlimi İmâm-ı Râfiî

Vehbi Tülek

Üzerinde Dört Satır Yazı Bulunan Taş

Vehbi Tülek

Muhammed ibn-i Ukberi hazretleri hadis ve Hanbeli mezhebi fıkıh âlimidir. 538 (m. 1143)'de Bağdad'da doğdu. 599 (m. 1203)'de Bağdâd'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Eshâb-ı Kirâma Düşman Olan Hükümdar!

Vehbi Tülek

Söz, Yüce Bir Şeydir Ve Yerinde Kullanmalıdır

Vehbi Tülek

Akıl, En Güzel Ziynet, Ilim En Şerefli Meziyettir

Vehbi Tülek

Mal Ve Çocuklar, Dünya Hayatının Süsleridir

Vehbi Tülek

Ebü’l-hasan Şüsterîebü’l-hasan Şüsterî

Vehbi Tülek

Sıkıntıda Da Neşeli Zamanda Da Hamd Eden, Hâmidlerdendir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Sultan II. Mahmud Han zamanında yaşlı bir kadıncağız duymuş ki, Hazreti Hızır her gün yatsı namazında, Yeni Câmi'de görülürmüş. Kendisi de zâten Hızır Aleyhisselâm'ı görmeyi öteden beri çok istermiş. Duyduğu söz üstüne ertesi gün kocasına durumu bildirip, ondan izin alarak yatsı namazına Yeni Câmi'ye gitmiş. Namaz çıkışında, avluda bir kenara çekilmiş ve başlamış çıkanlara dikkatli dikkatli bakmaya. O pür dikkat çıkanları tâkip ederken, karşısından bir yaşlı amca çıkagelmiş.- Neye bakarsın hâtun?-Dediler ki, bu câmide her gece Hızır Aleyhisselâm görünürmüş. Onu görmeye geldim.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Hayat Kurtaran Yalan

Ahde Vefa

Bana Delil Getir

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek