Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.828.433

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimsenin Hidâyetine Vesile Olana Ne Mutlu

Zeynüddîn Deştûtî hazretleri büyük velilerdendir. Mısır'ın Cezîre bölgesinde doğdu. Küçük yaşta ilim tahsîline başlayarak zamânının büyük âlimlerinin huzûrunda yetişti ve kemâle geldi. Güzel hâlleri ve kerâmetleri çoktu. Memlûk sultanlarından Sultan Kayıtbay, Zeynüddîn Deştûtî hazretlerini çok sever, hürmet ve edebde kusûr etmezdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Osmanlı Devleti içerisinde yeniçeri isyân ve zorbalıklarının önü alınamaz bir hâle gelmişti. Tâlim ve eğitim kabûl etmiyorlar, savaşa çıkmayı da reddediyorlardı. Kendilerine harp fenlerinin öğretilmesini isteyen din ve devlet adamlarına karşı harekete geçtiler. Bunun üzerine İkinci Mahmûd Han vezirleri ve ulemâ sınıfını toplantıya çağırdı. Abdurrahmân-ı Harpûti hazretleri de bunlar arasında idi. Yeniçerilerin artan zorbalıklarından bahisle ne yapılması gerektiği soruldu. Mesele son derece nâzikti. Yeniçeriler tekrar isyân ederek devlet ileri gelenlerinin kellelerini istemeye başlamışlardı. Tamâmen bid'at yuvaları hâline gelen bektâşi tekkeleri de kendilerini tahrik ediyordu. Sonuçta ulemâ birlik içerisinde bunların öldürülmeleri câizdir diye fetvâ verdi. Savaşın başlangıcı olmak üzere sancak-ı şerifin çıkarılması kararlaştırıldı. Fakat sancağı şerifin açılması çok önemli bir olaydı. Bu işin dönüşü yoktu. Yeniçeriler ile yapılacak mücâdelenin sonu ise kestirilemiyordu. Bu sebepten karar alınmasına rağmen herkeste bir tereddüd vardı. İşte bu devlet adamlarının çekingen ve kararsız hâlleri sırasında Abdurrahmân Harpûti hazretleri söz aldı."Bu din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın istediği şeyse yeniçerileri vururuz, yok ederiz. Değilse biz de bu din ile berâber batıp gideriz, daha ne ihtimâl kaldı?" diyerek kalplerdeki şüpheleri giderdi. Herkes tek bilek tek yürek oldu. Nitekim bu inanç ve imânla harekete geçerek yeniçeri ocağını ortadan kaldırdılar ve bozulmuş bektaşi yuvalarını kapattılar

Vehbi Tülek

Dünyanin En Dürüst Ve En Medenî Milleti

Vehbi Tülek

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

106 - Sultan I. Mahmud'un Duasi

Vehbi Tülek

Osmanlı Padişahı I. Mahmud Han üzgündü:-Belgrad'ın anahtarı ceddimiz Kanuni hazretlerine bir Cuma ve Kadir gecesi teslim edilmiş...Şeyhülislam doğruladı:-Beli Sultanım!.. 26 Ramazan 1521 gecesi, hem Kadir, hem de Cumaya rastlamış. İki asır boyunca Müslümanca yaşayan Belgrad, ne yazık ki 20 yıldır Avusturya' nın işgalindeydi. Buna en çok Osmanlı Padişahı üzülüyordu. Şeyhülislam Mehmed Efendi ilave etti:-Yüzlerce Camiyi kilise yapmışlar Devletlim. -Bizi kahreden de bu ya!-Vezirleriniz, Paşalarınız, Akıncı beyleriniz ellerinden geleni esirgemezler.-Biliriz Hocam biliriz!.. Velâkin elde geleni her kişi yapar.. Elden gelenden fazlasını ise ancak er kişi yapar. İşte o erler bize lazım.

98 - Sultan Ii. Osman Ve Hotin Kalesinin Fethi

Vehbi Tülek

Bayezid Camiinde İlk Namaz

Vehbi Tülek

İngiliz Düşmani Şeyhülislam

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

64 - Sadik Sadrazam Sultanzade Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Han’in Takdiri

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Mevlana’yi Ziyareti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

önümde Ateşten Bir Dağ Var!..

Mâlik bin Dinâr hazretleri, gençliğinde mal mülk sâhibi bir zengin yiğitti. Büyük veli Hasan-ı Basri hazretlerine talebe olunca, bütün mallarını ve parasını, fakir talebelere harcadı. Kalbinden Allahü teâlânın aşkından başka her şeyin sevgisini çıkardı. Ömrünün büyük bir kısmını Basra'da geçirdi. İyi halleri ve çok kerâmetleri görüldü. Güzel ahlâkı dillere destan oldu...
Bu mübarek zat buyurdu ki: "Âlim, bildiği ile amel etmediği zaman, yağmur damlasının yalçın kayadan kayması gibi, vaaz ve nasihati gönüllerden silinir gider."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Merzübân-ı Velî

Vehbi Tülek

Merzübân-ı Veli hazretleri, on üçüncü yüzyılda yaşamış velilerdendir. Asıl adı Mahmud'dur. Merzübân lakabı "sınır muhâfızı" anlamındadır. Peygamber efendimizin torunlarından olup seyyiddir. Şeyhi, Tac'ül-Arifin Ebü'l-Vefâ hazretlerinin mânevi işaretleriyle on ikinci asır sonlarına doğru Buhara'dan Anadolu'ya gelmiştir. Sivas ili Zara ilçesi yakınlarındaki Tekke köyüne yerleşerek halkı irşâda başlamıştır. Anadolu Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubad, doğuda bir sefere giderken, yolu üzerindeki Zara'ya uğramış ve Şeyh hazretleriyle görüşüp kerâmetine mazhar olmuştur...

Merzübân-ı Veli hazretleri vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Kur’ân-ı Muhafaza Edecek Olan Da Biziz

Vehbi Tülek

Size Cömertlik Ve Güzel Huy Yaraşır

Vehbi Tülek

Muhammed Harâiti hazretleri hadis hafızıdır. Irak'ta Sâmerrâ'da 237 (m. 851)'de doğdu. Ahmed bin Hanbel ve 100'den fazla muhaddis ve âlimden hadis ilmi tahsil etti. Şam ve Filistin'de Askalân'da hadis dersleri verdi. 327 (m. 939)'da Askalân'da vefat etti. Mekarim-ül-ahlâk kitabında rivâyet ettiği hadis-i şeriflerde, Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdular ki:

O Benim Bir Ihsanımdır

Vehbi Tülek

Oğul! Hani Seninle Bir Anlaşmamız Vardı!

Vehbi Tülek

Tövbe Edenin Günahı Affedilir

Vehbi Tülek

Aksaraylı Pîr Ali Sultan

Vehbi Tülek

söze Değil, Işe Bak!..

Vehbi Tülek

Gözü Yaşlı Mutasavvıf Ahmed Bin Abdurrahmân

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bize Teveccüh Edin

Bize Teveccüh Edin

1604 senesinde Sivas'daki Şemsiyye Dergâhı şeyhi ve Kara Şems'in dâmâdı Receb Efendi vefât edince, Abdülmecid Efendi onun vazifesini yürüttü. İlim ve irfândaki şöhretini duyan Sultan III. Mehmed Han tarafından İstanbul'a dâvet edildi. Üçüncü Mehmed Han, Abdülmecid Efendiyi İstanbul'a dâvet ederken, kendi el yazılarıyla şu mektubu yazmışlardı:"Fazilet ve kerâmet sâhibi Sivaslı Abdülmecid Efendi! Merhûm amcan Şemseddin Efendi nin, Eğri seferinde maddi ve mânevi çok yardımlarını gördüm. Döndükten sonra İstanbul'da kalmasını istemiştim. Fakat o arzu etmeyince, ihtiyârlığı sebebiyle memleketine gitmesine izin verdim. Şimdi sizin söz, fiil ve diğer özelliklerinizle ona tam olarak benzediğinizi duydum. İstanbul'u teşrifinizi cân-ü gönülden istiyorum. Hatt-ı şerifim size ulaştığı zaman ihmal etmeyesiniz."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Bize Teveccüh Edin

Abdullah-i EnsÂrî

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Anzakli Ömer

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek