Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.997.365

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sen, Zamanımızın Zahidisin Ey Dâvûd

Ebû Süleymân Dâvûd-i Tâî hazretleri fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Habîb-i Acemî’nin halifesi idi. İmâm-ı a’zamın yirmi sene derslerine devam etti. Fıkh ilminde talebelerin içinde en önde gelenler arasına girdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

20 - Şehid Derviş Paşa

1578 yılı Ağustos ayının 9. Cumartesi günü idi. İran Şahı 30.000 kişilik kalabalık bir orduyu Osmanlı sınırına göndermişti. Hedef Erzurum'du. Sadrazam Lala Mustafa Paşa, Erzurum beylerbeyi Özdemiroğlu Osman Paşa'yı İran üzerine sefere memur etti. O da Derviş Paşa'yı düşman kuvvetleri hakkında istihbarat yapması için küçük bir öncü kuvvetle, İranlıların karargah kurduğu Çıldır civarına gönderdi. Yanında üç yüz kadar asker bulunuyordu. İran ordugahına yaklaştığı zaman, onların gayet dağınık vaziyette ve ani bir hücumla dağıtılabilecek bir durumda olduğunu gördü. Yapabileceği iki tercih vardı. Ya düşmana saldıracak, yada geri dönecekti. Bu takdirde askerin maneviyatı bozulacaktı.

Vehbi Tülek

Akillilarin Duraği

Vehbi Tülek

Medine Ve Bağdad Demiryolu Projesi

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Sultân Dördüncü Murâd Han, Bağdât seferine giderken Misâli Baba'nın bulunduğu köyün yakınında bir yerde ordusunu istirâhate çekmişti. Bu sırada çevreyi dolaşan Sultan, onun köyüne uğradı. Köyün alt tarafında küçük bir kulübe gördü. Yaklaşıp kapısını çaldı. Kulübenin kapısı açılıp, Sultanı, nûr yüzlü bir zât karşılayıp, tebessüm ederek içeri aldı. Onun velilerden olduğunu fark eden Sultan, hürmetle huzûrunda oturup, bir müddet sohbetini dinledi ve duâsını aldı. Ayrılıp giderken Sultana birkaç avuç bulgur ve bir torba da saman verdi. Sultan bunları alıp ordusuna döndü.O gün yemek zamânı kendisine Misâli Baba tarafından hediye edilen birkaç avuç bulgurun pilav yapılmasını istedi. Sultanın emri üzerine bulgur, pilav yapıldı. Bu bulgur pişirilirken gitgide artıp çoğaldı ve kazanlar dolusu pilav oldu. Bütün ordu bu pilavdan yiyip doyduğu halde yine de arttı. Samanı da atlara vermişlerdi. Saman da artıp atları doyurdu.Sultan, Misâli Baba'nın bu kerâmeti üzerine tekrar huzûruna gitti. Ona bâzı hediyeler verdi. Misâli Baba, Sultanın hediyesine karşılık, elini koynuna sokup, daha yeni açılmış tâze bir gül çıkardı ve Sultana verdi. Sultan gül mevsimi olmadığı halde kışın böyle bir gül vermesinin de başka bir kerâmeti olduğunu görerek, bir müddet daha sohbetinde kaldı. Sonra duâsını alıp elini öptü vedâlaşıp ayrıldı.Bağdât seferine giden Dördüncü Murâd Han, Misâli Baba'nın ve yol boyunca ziyâret ettiği veli zâtların duâsı bereketiyle târihte benzeri az görülen bir zafer kazandı.

İnebahti Deniz MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Gel Beru Topal Zorbabaşi

Vehbi Tülek

Türklerde Namus

Vehbi Tülek

Babiali Baskini

Vehbi Tülek

Asil Kahraman Bunlardir

Vehbi Tülek

86 - Hoşa Giden Tabir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mucizeye "sihir Ve Göz Boyama" Diyenler!

Mahmûd Lâmii Çelebi Osmanlı âlimlerindendir. 1472 (H.877) de Bursa'da doğdu. Zamânının büyük âlimlerinden zâhiri ilimleri öğrendi. Tasavvufta, Seyyid Emir Ahmed Buhâri hazretlerine intisâb ederek, onun talebesi olmakla şereflendi. 1531 (H.938) senesinde Bursa'da vefât etti. Molla Abdurrahmân Câmi hazretlerinin Şevâhid-ün-Nübüvve kitabını tercüme etti. Bu eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Için Kardeşlik Edinenin Derecesi

Vehbi Tülek

Saîd bin Keysân Makbürî hazretleri tâbiînin hadis alimlerindendir. Hazret-i Âişe, Ebû Hüreyre, Sa‘d b. Ebû Vakkas, Ümmü Seleme, Abdullah bin Ömer, Ebû Saîd el-Hudrî, Enes bin Mâlik “radıyallahü anhüm” gibi sahâbîlerden hadis rivayet etti. 125 (m. 743)’de Medine’de vefat etti. Bildirdiği hadîs-i şeriflerden bazıları:

Allahü Teâlâ Gözünü Aldı Karşılığında Ne Verdi?

Vehbi Tülek

Gaflet Içinde Olanlar!..

Vehbi Tülek

Abdûla'lâ bin Abdila'lâ, büyük hadis âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Doğum târihi kesin olarak belli değildir. Basra'da yaşadığı, anlaşılmaktadır. 189 (m. 804) yılında vefât etmiştir.

Ebu Davud Sicistâni

Vehbi Tülek

Ya­hu­di'yi I­man Et­ti­ren A­da­let...

Vehbi Tülek

Çocuklar, Ana Baba Elinde Bir Emanettir

Vehbi Tülek

Ey Deniz! Allah'ın Izni Ile Sâkin Ol!

Vehbi Tülek

Yûsuf Ayyâd

Vehbi Tülek

kim Bana Isnâden Yalan Söylerse!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Adam Olmazsan

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek