Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.553.336

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kaderine Râzı Olan, Şerefli Derecelere Kavuşur

Şemsüddîn Bekrî hazretleri meşhur velîlerden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1523 (H.930) senesinde Mısır'da doğdu. 1585 (H.994) senesinde Kahire’de vefât etti. Büyük bir âlim ve velî olan babasının terbiyesinde yetişti. Onun vefatından sonra yerine geçerek talebe yetiştirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sözümüzün Netîcesini Görürsün

Uzun Hasan, Fâtih Sultan Mehmed Hanla harb etmezden önce, Pir Muhammed Efendiye gidip harb için izin istedi. Bunun üzerine Pir Muhammed hazretleri ona; "Sana ve askerine lâzım olan onlarla harb etmemektir. Zirâ onlar müslüman gâzilerdir. Onlarla harp etmemek akıllıca bir iştir." buyurdu. Uzun Hasan, Pir Muhammed hazretlerinden bu sözleri işitince, harb etmek istediğini belirtip dışarı çıktı. Pir Muhammed hazretleri, Uzun Hasan'a arkasından; "Bizim sözümüzün fayda ve zararını, hayır ve şerrini bu taraflara gelince anlarsın. Gerçi şimdi bize kırılırsınız ama ne yapalım siz bilirsiniz." buyurdu. Çok geçmeden yapılan harpte Uzun Hasan'ın askeri bozguna uğrayıp kendisi ve yakınları perişan bir hâle düştü. Sonra yine Pir Muhammed hazretlerine gelerek âkıbetinin nereye varacağını sormadan edemedi. Pir Muhammed Erzincâni hazretleri ona; "Fâtih Mehmed Han, şânı büyük affı seven bir sultandır. Sizi incitmezler. Edep ile hareket edeni rencide etmezler." buyurdu. Sonra çok sevdiği talebelerinden Pir Ahmed Efendiyi Fâtih Sultan Mehmed Hana gönderip Uzun Hasan'la arasında sulh yapılmasını sağladılar

Vehbi Tülek

Osmanli Devleti Ve Endülüs

Vehbi Tülek

Kariştirinca Soğuyan Hoşaf

Vehbi Tülek

52 - Sigetvar Kalesi Ve Ali Dede Hazretleri

Vehbi Tülek

Ali Dede Bosnevi hazretleri 1566'da Sigetvar seferine katıldı. Bu sefer Kânûni Sultan Süleymân'ın son seferi oldu. Pâdişâh çok hasta idi ve kalenin günler süren kuşatmasına rağmen düşürülememesine çok üzülüyordu. Nitekim vefâtından bir gün önce Sokullu Mehmed Paşaya gönderdiği hatt-ı hümâyûnda; "Şu ocağı yanası dahi alınmaz mı?" demişti. Ertesi gün Ali Dede Bosnevi'nin, askeri duâlarla teşyi edip cesâretlendirmesi ile kale zabtedildi. Bu sırada Kânûni de vefât etmişti.

İngilizlerin El Koyduklari Osmanli Gemileri

Vehbi Tülek

Mimar Sinan’in Yumurtalari

Vehbi Tülek

Ezan Sesleri DevÂm Etsin!

Vehbi Tülek

Müdür Bey’e Habersiz İftara Gidelim

Vehbi Tülek

İlk Standart Kanunu

Vehbi Tülek

Vatikan’da Bir Osmanli Şehzadesi

Vehbi Tülek

Bir Kâse Yoğurt

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Meşrebzâde Arif Efendi

Meşrebzâde Arif Efendi "rahmetullahi aleyh" 144. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1791'de İstanbul'da doğdu. Zamanın büyük âlimlerinden ders okudu. İs­tanbul Kadılığı, Anadolu ve Rumeli Kazaskerliği... 1854'te Şeyhülislam­lık makamına getirildi. 1858'de vefat etti. Vefatından evvel oğluna şu vasiyeti yaptı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdülhak İşbilî

Vehbi Tülek

Abdülhak İşbili hazretleri Endülüs'de (İspanya) yaşamış olan Mâliki âlimlerindendir. [510] da İşbiliyye (Sevilla) şehrinde doğdu, 582 [m. 1187] de orada vefat etti. "Ahkâm'ül-Kübrâ" isimli eseri meşhurdur. Bu kitabında buyuruyor ki:

Kâbe'nin Duvarındaki "ahidnâme"nin Hâli!..

Vehbi Tülek

Sicâh Bin Hâris Ve Mâlik Bin Nüveyre

Vehbi Tülek

Mâlik bin Nüveyre, Beni Temim kabilesinin reisi idi. Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında Medine'ye gelerek Müslüman olduğunu söyledi. Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) ahirete teşrif ettikten sonra Arabistân halkının çoğu dinden çıktı, mürted oldu...

Seyyid Ahmed Buhârî

Vehbi Tülek

Dil âlimi Ferrâ

Vehbi Tülek

Ebû Bekr-i Şiblî

Vehbi Tülek

Ömrüm Uzadıkça Günahlarım Çoğalıyor

Vehbi Tülek

Dinde Yapılan Her Yenilik Bid'attir

Vehbi Tülek

Selîm El-mesûtî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Abayi Yakmak

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek