Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.655.690

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlmin Çok Dereceleri Vardır Ve Sonu Yoktur

Dizdarzâde Ahmed Efendi Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Karaman'da doğup yetişti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul’a giderek medrese tahsili yaptı. Sonra Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin talebeleri arasına girdi ve hocasından hilâfet aldı. İzmir'e, sonra Edirne'ye gidip talebe yetiştirdi. 1623 yılında orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih’in Oğullarinin Sünnet Düğünü

Fatih Sultan Mehmed Han, oğulları Bayezid ile Mustafa Çelebi'ye, 1457 yılında, Edirne' de Meriç nehri üzerindeki adada bir sünnet düğünü yaptırdı. Bu düğünü Âşıkpaşa zade şöyle anlatır;O zaman, Bayezid Amasya'da, Mustafa da Manisa'da idi. Onları getirtti ve düğüne başlandı. Etrafa ağırlıklarla davetçiler gönderildi. Bütün sancak eyleri ve her şehrin uluları ve ileri gelenleri geldiler. Edirne'nin çevresinde konakladılar. Nice günlük yollar düğüncülerle doldu. Padişahın otağı adaya kuruldu. Fatih Sultan Mehmed Han'ın oraya devletle geldikten sonra bütün davetliler adaya çağırıldı. Önce âlimler geldi. Sonra diğer davetliler kısım kısım geldiler.

Vehbi Tülek

AlÂeddîn Ali Esved KarahisÂrî

Vehbi Tülek

Kadi’larin Maaşlari Az Olmamali!

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid Ve İhtiyar Kadin

Vehbi Tülek

Sultan Yıldırım Bâyezid Han, Niğbolu zaferinden sonra kazanılan ganimetler ile müslümanların ibâdet etmeleri için, Bursa'nın güzide bir yerinde câmi yaptırmak istedi. Bu durumdan vezirini de haberdar etti. Bugünkü Ulu Câminin yeri uygun görüldü ve arsa sâhip leri ne mülklerinin bedelleri verildi. Herkes gönül rızâsıyla arsalarını verdiler. Fakat câminin inşâ edileceği yerde bir ihtiyar kadıncağızın evi vardı. Bu hanım; "Ben evimi satmam." diye inâd etti. Ona; "Bize bu ev mutlaka lâzım." denildi ise de, hiçbir kimsenin, sözünü dinlemedi. Sultan Yıldırım Bâyezid Han da o kadının yanına gidip, durumu anlattı. Fakat, kadını fikrinden döndüremedi. Sonra Sultan, divânı toplayarak bu husûsu görüştü.

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Benim Peygamberim Beni Kurtarir

Vehbi Tülek

Nalinci Baba Ve Sultan Iii. Murad

Vehbi Tülek

Büyüklüğün Sirri

Vehbi Tülek

Yavuz’un Vefati

Vehbi Tülek

Mahpeyker Valide Sultan

Vehbi Tülek

Sevdiklerine Kavuştu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebü'l-mekârim Abdülehad Nûrî

Ebü'l-Mekârim Abdülehad Nûri hazretleri, İstanbul'da yetişen büyük velilerdendir. 1594 (H.1003) senesinde Sivas'ta doğdu. İlim tahsiline Sivas'ta başladı. İstanbul'da tamamlayıp zâhiri ve bâtıni ilimlerde yüksek derecelere ulaştı. 1651 (H.1061) senesinde vefât etti. Daha üç yaşında iken annesinin amcası büyük âlim Şemseddin Sivâsi'nin nazar ve feyzine kavuştu. Çok kerametleri görüldü. Talebelerinden Karabaş Mahmûd Efendi şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Merhamet Eden Merhamet Bulur

Vehbi Tülek

Muhyiddin Gülşeni hazretleri Halveti-Gülşeni şeyhidir. 935'te (1529) Edirne'de doğdu. Babası İran'da Şiraz şehrinden olup İbrahim Gülşeni'nin müridi idi. Şah İsmail buraları ele geçirince kaçıp Edirne'ye yerleşti. Vefat etmeden evvel oğluna Halveti icazeti verdi. Muhyiddin Gülşeni 1017 (m. 1608)'de vefat etti. Şeyhi olan babası, ona şu nasihatleri yapmıştı:

Sen O Peygamberin Hanımı Olursun

Vehbi Tülek

Resûlullah Efendimiz Kavimleri Birleştiriciydi

Vehbi Tülek

Ömer bin Şebbe en-Numeyri hazretleri hadis âlimi ve tarihçidir. 172 (m. 798)'de Bağdad'da doğdu. 262 (m. 876)'da Samarrâ'da vefât etti. Medine Târihi adlı eserinde bildirilen hadis-i şeriflerden bazıları:

Evlat Ve âileye Dâimâ Tatlı Sözlü Olmalıdır

Vehbi Tülek

Cesur Desinler Diye Savaştın

Vehbi Tülek

Ey Ebû Hanîfe! Sen Beni Iyi Tanıdın

Vehbi Tülek

kim Kavuşmak Isterse...

Vehbi Tülek

Gıybet Ve Söz Taşımak Büyük Günahtır!

Vehbi Tülek

Ârifler, Sevinçli Iken, Sıkıntı Hâlinden Daha Çok Korkar!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

O Kullarına Çok Merhametlidir

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Adalet Ve Tevazu

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek