Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.285.277

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fakir Babası: İmâm-ı Ali Rızâ

İmâm-ı Ali Rızâ hazretleri, 'Oniki İmâm'ın sekizincisidir. 770 (H.153)de Medîne'de doğdu. 818 (H.203)’de Tûs (Meşhed)de vefât etti. Halîfe Me'mûn, İmâm-ı Ali Rızâ hazretlerini çok sever, sık sık onunla görüşürdü. Saraya gelişinde saray görevlileri onu karşılar, hürmet gösterirlerdi. Fakat bu hürmetleri mecbûriyetten idi. Çünkü İmâm hazretlerini sevmiyorlardı. Bir araya gelerek, hazret-i İmâm'ın geldiğinde sarayın perdesini kaldırmamaya ve onu karşılamamaya karar verdiler. Fakat hazret-i İmâm oraya her gelişinde ellerinde olmadan kalkıp, karşılayıp perdeyi de kaldırıyorlardı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yoğurtlarimiz Bile Var

Şanlı Plevne müdafaası tarihimizin en büyük destanlarından biridir. Osmanlı askeri, kendisinden defalarca kalabalık Rus ve Romen ordularına karşı, soğuğa ve açlığa rağmen uzun zaman kahramanca savaşarak bir destan yazdı.Uzun süren kuşatma, dışarıdan ikmal gelmesini engellediğin den, bir müddet sonra bütün yiyecek stokları tükendi. Soğuğa ve müthiş düşman ateşine aldırış etmeyen Türk askeri, açlıkla pençeleşi yordu. Askere günde 100 gram tayın verilebiliyordu. Bu da bitince, mısır koçanları suda haşlanıp ezildikten sonra yemek olarak verilmeye başlandı. Rus ve Romen askerleri, Osmanlı siperlerine 10-15 metre kadar yaklaşmışlardı. Askerlerimizin yiyceklerinin tükendiğinin farkındaydı lar. Bu yüzden askerimize laf atmaya başlamışlardı.

Vehbi Tülek

Sevdiklerine Kavuştu

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa’nin İstanbula Dönüşü

Vehbi Tülek

Beni O Günlere Eriştirme

Vehbi Tülek

Cem Sultan Papanın elinde esir iken, bir sohbet sırasında Papa ona, kendi dininden ayrı bir memlekete niçin geldiğini sorunca teessüre kapılan Cem; "Maksadım başka bir memlekete iltica etmek değildi. Rumeli'ye geçebilmek için Rodoslulardan yol istedim. Muvafakatlarını alarak Rodos'a geldim. Fakat onlar söz ve yeminlerine sadakat göstermeyip beni yolumdan alıkoydular ve bana yedi yıldır hapis hayatı yaşattılar. Böylece layık oldukları nâmertliklerini gösterdiler. Şimdi ise sizin huzurunuzdayız. Artık Mısır'a gidip ailemle beraber olmaktan başka bir arzum yoktur." dedi.

93 - Sultan Ii. Selim Ve Kibris'in Fethi

Vehbi Tülek

Bu Hükümdar Kemal Ve Tedbir Sahibidir

Vehbi Tülek

68 - Geriye Bakan İki Göz Olacağina İleri Bakan Bir Göz Olsun

Vehbi Tülek

Hey Sultan MurÂd’im VÂ’den Yakin Geldi!..

Vehbi Tülek

Elçimizin Devlet Ve Tuvalet Dersi

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Herşey Aslina Çeker

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

En Değerli Amel Kabul Olunandır

Muinüddin el-Miskin hazretleri hadis âlimi, vaiz ve kadıdır. Afganistan'da Herat'ta doğdu ve orada tahsil yaptı. Herat Camii'nde vaizlik ve Herat kadılığı yaptı. 907'de (m. 1501) vefat etti. Bir vaazında şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mûsâ Sindî

Vehbi Tülek

Mûsâ Sindi rahmetullahi aleyh, evliyânın büyüklerindendir. Doğum târihi ve yeri belli değildir. 1012 (m. 1603)'de Medine-i münevverede vefât etti. Evliyann büyüklerinin kıymetli nasihatlerini, talebelerine anlatırdı. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Seyyid Mahmud Efendi

Vehbi Tülek

Müminlerin Rızkı Bu Ayda Artar

Vehbi Tülek

Alâüddin İbn-i Balaban hazretleri Hanefi fıkıh ve hadis âlimidir. Türkmen asıllıdır. 675 (m. 1276)'da Kahire'de doğdu. Zamanın meşhur âlimlerinden fıkıh ve hadis dersi aldı ve aralarında Zehebi ile Kureşi'nin bulunduğu birçok talebe yetiştirdi. Bir müddet kadılık yaptı. 739'da (m. 1339) Kahire'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Ölümü Unutanın Hâli Nasıl Olur

Vehbi Tülek

Kalp Nûrunu, Sohbete Olan Gayrette Aramalı

Vehbi Tülek

İlim Ganîmettir, Sükût Ise Kurtuluştur

Vehbi Tülek

Bağdâtlı Velî Ebû Hamza

Vehbi Tülek

Alâeddîn Rûşenî

Vehbi Tülek

Muhammed Es’ad “es’ad Erbilî”

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Padişah Ve At

Derdi Olan Neylesin?

Abdullah El-acemî

Her Şeyi Göze Almıştı!

İmanı Ona Kafidir

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek