Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.024.039

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sevâbı Daha Çok Olan Zikir Ve Salevâtlar

Ebü'l-Abbas Hasenî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1758 (H.1172)'de Fas'ın Atlantik sâhilinde bulunan Meysûr'da doğdu. 1837 (H. 1253)'de Yemen'in Subye köyünde vefât etti. Evliyanın büyüklerinden Abdülvehhâb Tâzî hazretlerinin sohbetleri ve tasarrufları ile Magrib'de yetişen âlim ve velîlerin en büyüklerinden oldu. Çok kerâmetleri görüldü. Onun en büyük kerâmeti uyanık hâlde iken de Resûlullah Efendimizi “sallallahü aleyhi ve sellem” görmesi ve O'ndan şifâhen salevât-ı şerîfeleri öğrenmesiydi. Kendisi şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bu Aslan İstirahat Etsin

1762 yılında Prusya kralı II. Frederik, Fransa, Avusturya ve Rusya ile harp halindeydi. Frederik, Osmanlı devletinden yardım istedi. Sadrazam Ragıb Paşa, yardım etmeğe niyetli değildi. Devrin padişahı III. Mustafa, Ragıb Paşa'ya kızarak:

"Bre Lala, ne düşünürsün? Eğer para lazımsa Edirnekapı'dan Rusçuk'a kadar altın döşeye bilirim" dedi. Ragıb Paşa da:"Devlet-i Aliyyemiz eskiden beri yapmış olduğu savaşlarda bir muharip aslan olduğunu düşmanlara göstermiştir. Fakat şimdiki halde tırnakları aşınmış, dişleri dökülmüştür. Muharebe esnasında düşman bu halimizi anlarsa vaziyet müşkil olur. Bırakalım bu aslan istira hat etsin" cevabını verdi.

Vehbi Tülek

Fetih Vaktidir

Vehbi Tülek

Buyurun Cenaze Namazina

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Murad Han’in Şefkati

Vehbi Tülek

Murâd Han, ince rûhlu, hassas, lütûfkâr âdil, merhametli olup sözüne sâdık, cesur ve tedbir sâhibi, kumanda kâbiliyeti yüksek bir devlet adamıydı. On iki yaşında şehzâde iken başlayan muhârebe hayâtı, vefâtına kadar devâm etti.İlmi sohbetleri sever, âlimleri himâye eder ve onların ihtiyâçlarını karşılardı. Haftanın iki gününü ilim meclisinde sohbetle geçirirdi. Kendisinin de ilmi ve ibâdeti çok; zühd, verâ ve takvâsı pek fazlaydı. Oğlunu ve kızlarını evlendirdikten sonra, bir gün veziri Çandarlı İbrâhim Paşaya dönmüş; "Koca Çandarlı! Bu dünyâda arzûlanan nedir ki? Oğul evermek, kız çıkarmak... Bunları Allahü teâlânın izniyle yerine getirdik. Geriye imân ile gitmek kaldı." demişti.

Yavuz Ve Şah İsmail’in Satranç Oyunu

Vehbi Tülek

93 - Sultan Ii. Selim Ve Kibris'in Fethi

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid’in Mendili

Vehbi Tülek

45 - Kaleye Çekilen Bayrak Gibi

Vehbi Tülek

Bir Şehîdin Son Sözleri

Vehbi Tülek

Bizim Maksadimiz

Vehbi Tülek

Bedeli Çanakkale’de

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ara Bozuculuk, Allah'ın Gazâbına Sebep Olur!

Şerefüddin Şuayb Efendi Halveti tarikatının kollarından Gülşenî kolu şeyhlerinden olup Edirnelidir. 1329 (m. 1911)’de vefat ederek şeyhlik makamında bulunduğu Müslim Efendi dergâhına defnedildiler. “İzahu'l-Meram Fi Meziyyeti'l-Kelâm” isminde bir eseri vardır. Bu kitabında şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dünyâya Düşkün Olmak Kalbi Öldürür

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Se'âlebi hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 785 (m. 1383)'de Cezayir'de doğdu. 875 (m. 1470)'de vefât etti. "Kutb-ül-ârifin" isimli eserinde buyuruyor ki:

Tövbe Makamlarının Sonu Yoktur

Vehbi Tülek

Magnisavîzâde Muhyiddîn Efendi

Vehbi Tülek

Muhyiddin Magnisavizâde, zamanının âlimlerinden okudu ve Molla Hüsrev'in ders verdiği Ayasofya Medresesi'ne talebe oldu. Medresenin en üst bölümündeki odasında, geceler boyu kandilini yakar, ders çalışırdı ve çalışması sabah namazına kadar sürerdi...

Büyük Mutasavvıf Ebû Abdullah-ı Rodbârî

Vehbi Tülek

Yahya Aleyhisselama Benzetilen Büyük âlim

Vehbi Tülek

Memleketine Gitme Annen Ölmedi!

Vehbi Tülek

Çoban Baba'nın Kuzucukları...

Vehbi Tülek

Tufeyl Bin Amr (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Melun Şimirin Saliha Hanımı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hizir Ve Gelin

Hizir Ve Gelin

Birinci Cihan Harbi seneleri. Yokluk dizboyu. Rize. Anzer, halkın kendi tabiri ile Ancer. Dünyaca balı ile meşhur olan Ancer. Binlerce poleni ve şifayı içinde barındıran balıyla meşhur Ancer. Kış. Yaylacılık yapan Ancerlilerin bir kısmı aşağıya Rize'ye şehre inmemiş, kışlamışlar. Yazdan yığdıkları otlarıyla, mallarını kışdan çıkarıp, bahara eriştirmenin çabası içindeler. Evet hepsinin mal tabir ettiği koyunları, sığırları var, tektük birkaç tanesinin de kara kovanı var. Şifa niyetine ilaç niyetine küçük bir kavanozu dolduracak kadar balları olurdu çoğunun. O da kış bitmeden tükenir giderdi. Meryem. Lezgilerin kızı Meryem. Yeni gelin, beyini cepheye göndermiş. O da o kış yayla da kışlamış. Sabaha kadar kar yağmıştır. Tam kürekle yolu açayım deyip, kapıya yönelmekte iken, kapısı çalınır. Kapıyı açar. İhtiyar bir adam selam verir ve: -Kızım, ben Aşağı Ancerdenim, gelinim aş eriyor, canı bal çekti, Allah rızası için, bir iki kaşık bal verirmisin?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Şikayet

Ahde Vefa

B0r Çuval Toprak

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek