Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.129.123

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanların Sözlerine Değil, Işlerine Bak

Şemseddîn Marmaravî hazretleri Halvetiyye tarîkatında Ahmediyye şûbesinin kurucusudur. 1435 (H.839) yılında Akhisar'ın Göl Marmarası köyünde doğdu. Uşak'ın Kabaklı köyünde Şeyh Alâeddîn Uşşakî hazretlerinin sohbetleri ile mânevî mertebelerden geçerek şeyhlik pâyesine yükseldi. İcâzet aldıktan sonra, Manisa'ya gönderildi. 1504 (H.910) yılında Manisa'da vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Gayret-i İslama Ne Oldu?

Sultan III. Selim Hanın 1787 Rus savaşında Ordu-yu Hümayuna gönderdiği ferman şöyledir:"Sizin tereddüt göstermeden ve mukavemet etmeden düşmana terkettiğiniz toprakları, ecdadımız göğsünü düşmanın top ve tüfeğine siper ederek ve karşısında demir yumruk gibi durarak, aslan gibi kükreyerek zaptetmişti. Size ne oldu? Siz onların evlatları değil misiniz? Bu ne haldir ki yüz geri edip memleketi düşmana terk edersiniz. Moskof askeri, kraliçeleri olan bir avretin gayreti için, açlığa, susuzluğa, soğuğa, sıcağa, yaraya, bereye, kan ve ölüme katlanıp, eş yüz senedir cihanı titreten devletimize galebe eder. Fethedip ele geçirdiği Müslüman memleketlerde akla gelmedik facialar yapar. Düşmanın istila ettiği yerlerde, eteğinin ucu açılmamış ve niceleri Peygamber evladından olan Müslüman kız ve gelinleri esir edip, kocalarının, baba ve kardeşlerinin gözü önünde ırzlarına saldırırlar. Yazık, çok yazık! Sizde hiç vatan millet sevgisi, ırz namus kaygısı yok mudur? Gayret-i İslam'a ne oldu? Ben şehzade iken bunları işitip kan ağlardım. Şimdi kalbim parçalanıyor. Dünya çabuk geçer. Ne kadar yaşasak, sonunda ölümün pençesinden kurtuluş yoktur. İmdi düşman elinde esir düşmüş kadınlar ve kızlar, ana babalarından ayrılmış çocuklar, mahşer gününde yakamıza yapışacaklardır. Ben, kudretim dahilinde sizlerden hiçbir şey esirgemedim. Bakalım bundan sonra gazi, dilaver kullarım, hepinizden istirhamım, gayret kemerini belinize birkaç yerden bağlayıp, korkaklık ve alçaklık edenleri kabul etmeyip, İslam gayretinin tamamlanmasına ve Allahü teâlânın fazlı ile düşmandan intikam almaya ihtimam edesiniz. Benim duam sizinle beraberdir. Büyüğünüz ve küçüğünüz berhudar olasınız. Allahü teâlâ sizlere yardım ve muvaffakiyetler versin."

Vehbi Tülek

Yakişani Yapmak

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Genç Kadiasker

Vehbi Tülek

Feramerz bir Fransız subayıdır. Türklerle nerede ve ne zaman tanışır bilemeyiz ama ecdadımıza hayran olur. Nitekim kendi rızası ile İslâm'ı seçer ve Feramuz adını alır. O devir Fransa'sında Müslüman olmak zor, Müslümanca yaşamak daha zordur. Mübârek kalkar Anadolu'ya gelir ve Sivas, Tokat civarında bir kuytuya yerleşir. Oğluna âlemlere rahmet olarak gönderilen Efendimizin adını koyar. Kızını Osmanlı Emirlerinden Hüsrev Bey'e verir. Feramuz bey vefat edince, oğlu Muhammed ablasının yanına sığınır. Eniştesi bu çocuğun müthiş zekasına hayran kalır. Tahsili için ne gerekiyorsa yapar. "Yeter ki sen oku" der, "gerisini düşünme!" Küçük çocuk bu teveccühün altında kalmaz, gecesini gündüzüne katar, akranlarına fark atar. Nitekim molla olur. Hem eniştesinin adıyla anılan bir molla. "Molla Hüsrev!"

Kahraman Osmanli Hanimi: Emine BÂnû

Vehbi Tülek

Yunan Subayinin İntikami

Vehbi Tülek

Pîrî Reis

Vehbi Tülek

Çal Çoban Çal

Vehbi Tülek

Pişmemişler Celveti Olamazlar

Vehbi Tülek

Ağirliğinca Altin Ederdi

Vehbi Tülek

Osmanli Konağinda

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Velîler, Günâha Devam Etmekten Mahfuzdurlar

Abdülfettâh-ı Bağdadi Akri hazretleri İstanbul'daki âlim ve evliyânın en büyüklerindendir. 192 (m. 1778) senesinde Bağdad'da doğdu. Mevlânâ Hâlid-i Bağdadi hazretlerinin talebesidir. Tasavvufta pek yüksek derecelerin sahibi ve fıkıh ilminde büyük âlim idi. İstanbul halkı senelerce onun feyz ve bereketlerinden istifâde etti. 1281 (m. 1864) senesinde Üsküdar'da vefât etti. Ebû Eyyûb-el-Ensâri ve diğer Eshâb-ı kirâmdan sonra, İstanbul'un en yüksek üç evliyâsından biri de Abdülfettâh-ı Akri hazretleridir. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İbn-i Arafe

Vehbi Tülek

Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. 716 (m. 1316) senesi Receb ayının yirmiyedisinde Tunus'ta doğdu. 803 (m. 1401) senesi Cemâzil-âhır ayının yirmidördünde vefât etti.
İbn-i Arafe, çok ibâdet ederdi. Namaz, oruç, hac ve zekât gibi ibâdetlerin edeblerine dahi uymayı kendine vazife bilirdi. 750 (m. 1349) senesinde, Büyük Câmi'de imâm ve hatib oldu. 773 (m. 1371) senesine kadar bu vazifede kaldı. Ömründe, namazına mâni olacak hiçbir özrü olmadı. Çok hac etti. Dünyâ ve âhıret hayırlarını toplamıştı. Her zaman, önceki âlimlerden bahseder, delillerini Selef-i sâlihinden getirirdi.

Farzın Yanında Nâfilenin Hiçbir Kıymeti Yoktur!

Vehbi Tülek

Âhirette Sana Faydası Olmayan Şeyi Terk Et

Vehbi Tülek

Kırımlı Selîm Efendi Kâdiriyye meşayıhındandır. İlim tahsilini İstanbul'da yaptı. Bir müddet kâdılık vazifesinde bulundu. Bosna’da iken kâdılıktan ayrıldı. Tasavvufta yetişmek üzere Kâdirî büyüklerinden Şeyh Hamdi hazretlerinin huzuruna gitti. Ona talebe olup kemale erdi. Hocası onu Üsküp yakınlarında Köprülü (Titoveles) kasabasına gönderdi. 1756 (H.1170) senesinde orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Kur'ân-ı Kerim Okurken Lâzım Olan Edepler

Vehbi Tülek

Nasihat Etmek Kolay, Onu Yerine Getirmek Zordur!

Vehbi Tülek

Ben O Zâtı Sırf Allah Rızâsı Için Severim

Vehbi Tülek

Muhyiddîn Turaysîsî

Vehbi Tülek

acı Çorba Muhammed Efendi

Vehbi Tülek

Hacı Ramazan Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Kabahat Kilincin Midir?

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Arkadaşlarımı Korumak Için

Üç Kandil

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek