Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.610.640

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Herkes Yediğini Gönderir

17 - Korkma!

Topal Koyun

Adam Olmazsan

Değişen Sizin Kalbiniz

Delik Kova

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kibris’in Fethi

1569 Haziran ayında İskenderiye yakınlarında Nil teknelerinin yolunu kesen Venedik korsanlarının Müslümanları esir alıp Kıbrıs'ta satmaları olayına çok hiddetlenen Selim Han, derhâl Venedik'e bir elçi göndererek Kıbrıs'ın Osmanlı Devletine terkini istedi. Bu isteğin Venedik tarafından reddi üzerine sefer hazırlıklarına başlandı.Aslında Kıbrıs'ın Osmanlı Devletince fethini mecbûri kılan birçok sebep vardı. Osmanlı Devletini, hâkimiyeti altındaki Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine ulaştıran kara yollarının, uzun, yorucu ve yetersiz olmasına karşılık, Kıbrıs üzerinden bu ülkelere her türlü lojistik destekler daha çabuk, rahat ve ekonomik olarak ulaştırılabilirdi. Ancak Kıbrıs'ın, büyük deniz gücüne sâhip Venedik Cumhûriyetinin elinde bulunması bu imkânı ortadan kaldırmaktaydı. Ayrıca Kıbrıs veya yakınlarından geçen Osmanlı ticâret ve hacıları taşıyan yolcu gemileri, Akdeniz'de Hıristiyan korsanları tarafından vurularak soyuluyor, Venedik de bu korsanları himâye ediyordu.İkinci Selim Han, hazırlıkları bitirdikten sonra, Kıbrıs serdârlığına Lala Mustafa Paşa yı tâyin etti ve 15 Mayıs 1570'te donanma İstanbul'dan ayrıldı. Lala Mustafa Paşa, bütün Avrupa devletlerinin Venedik'e yardım etmelerine rağmen, şiddetli çarpışmalar sonunda 8 Eylül 1570'te Lefkoşe'yi 1 Ağustos 1571'de de Magosa'yı alarak Kıbrıs'ın fethini tamamladı.

Vehbi Tülek

Yunan Subayi Ve Pir Emir Sultan

Vehbi Tülek

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

75 - Ertuğrul Şehitleri

Vehbi Tülek

Sultan II. Abdülhamid Han devri, dış politikada Osmanlı devletinin en başarılı olduğu bir dönemdir. Bütün Avrupa devletlerini idare ederek, iç savaş yapmadan 33 yıl geçmişti. 19. yüzyıl sonlarında Rusya, sınırlarını Japon denizine kadar genişletti ve yayılmacı siyaseti, uzakdoğu için de bir tehdit unsuru olmuştu. Bu yüzden Japonya İmparatorluğu, Rus tehlikesine karşı Osmanlı devleti ile işbirliği yapmayı kararlaştırdı. Aynı yıllarda Rusya, Osmanlı devletine karşı büyük bir askeri harekata hazırlanıyordu. Sultan Abdülhamid, tek başına Rus orduları ile başa çıkmanın çok zor olacağını bildiği için, Japonya ile yapılacak bu işbirliği sayesinde bir müttefik kazanacak ve eğer Rusya Osmanlı devletine saldırmadan önce, Japonya'nın Rusya'ya savaş açarsa, böyle bir felakete uğramayacaktı. Bu sebeple Japon İmparatorunun amcası, Türk-Japon dostluğunun tesisi için 1897'de İstanbul'a geldi. Padişah tarafından mükemmel bir şekilde ağırlanan Prens, memnun bir şekilde ülkesine döndü.

Boynuzsuz Koç

Vehbi Tülek

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Vehbi Tülek

Otlukbeli Savaşi

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Mehmed Ve Cahidi Efendi

Vehbi Tülek

Ii. MurÂd Han Ve İstanbul Kuşatmasi

Vehbi Tülek

110 - Fatih'in Sirri

Vehbi Tülek

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tövbesini Bozmayan Terzinin Güzel Sonu

Abdullah ibni Üstad-ül-A'zam hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1240 (H.638) senesinde Yemen'de Terim'de doğdu. 1330 (H.731)'da orada vefât etti. Zamânının meşhûr âlimlerinden de ilim tahsil etti. Tasavvufta da kemâle erip faziletli bir zât oldu. Çok kerametleri görüldü:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sen Allahü Teâlâya Nasıl Duâ Ederdin?

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed el-Ezdî hazretleri hadîs âlimlerinden olup zamanının en meşhûr hâfızlarındandı. Yüz binden çok hadîs-i şerîf ezberlemişti. 332 (m. 944) senesinde Mısır’da doğdu. 409 (m. 1018) senesinde aynı yerde vefât etti. Kendi asrındaki âlimlerden ilim alıp, hadîs-i şerîf dinlemiştir. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Allahü Tealanın Salih Kulları Çoktur

Vehbi Tülek

Allah'tan Ancak Ilim Sahipleri Korkar

Vehbi Tülek

Alâüddin Türkmâni Mardini hazretleri tefsir âlimidir. 683'te (m. 1284) Mardin'de doğdu. Türkmen asıllıdır. Küçük yaşta iken ailesi Kahire'ye göç ettiği için orada yaşadı. Devrinin meşhur âlimlerinden ilim tahsil etti. Mısır Hanefi Kâdılkudâtlığı (Şeyhülislam) görevinde bulundu. 750'de (m. 1349) vefat etti. Buyurdu ki:

Ebû Abdullah Dekkâk

Vehbi Tülek

Azılı Müşrik Amr Bin Abdûd

Vehbi Tülek

Hayır Söylemek Şeytanı Uzaklaştırır

Vehbi Tülek

Garip Göçmen Abdullah Dağıstanî

Vehbi Tülek

Allahım! Onu Bana Şefaatçi Eyle!

Vehbi Tülek

Saatlerce Kaynatıldığı Hâlde Bir Türlü Pişmeyen Et

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Değişen Sizin Kalbiniz

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Tüccarin Rüyasi

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek