Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.528.544

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Rabbî, Bu Suya Bereket Ihsân Et!

Kutb-i Rabbânî hazretleri Hindistan'ın meşhur velîlerindendir. İsmi, Muhammed’dir. 1363 (H.765) yılında Pânipüt şehrinde vefât etti. Şerefüddîn Ebû Ali Kalender hazretlerinin terbiyesine verildi. Yıllarca ilim öğrendi ve riyâzetler çekti. Çok kerametleri görüldü. Tayy-i zaman ve tayy-i mekân sâhibi olup zaman ve mekân elinde dürülür, Allahü teâlânın izniyle, kendisine uzaklar yakın olur, zaman uzar ve kısalırdı. Çok zaman, cumâ namazlarını Kâbe-i şerîfte kıldığı halk arasında meşhûrdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Padişahlar Da Güler!

Sehi Bey'in Heşt Behiş'te naklettiğine göre, devrin meşhur mütefekkir ve müderrislerin den Molla Lutfi Efendi ile Sultan Fâtih hazretleri arasında şöyle bir hâdise cereyan eder:Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın hâfız-ı kütüb'ü, yani kütüphânecisi olan Molla Lutfi, pâdişahla sohbetlerde bulunur, hatta işi şakalaşmaya kadar vardırırmış. Bir gün Sultan Mehmed Hân kütüphâneden bir kitap istemiş. İstediği kitap yüksekte olduğu için Molla Lutfi'nin eli yetişmemiş. O sırada yerde duran bir mermer parçasının üstüne basarak kitaba uzanmak isteyen Molla Lutfi'ye Hz. Fâtih, " Hele neyledin? Ol taş, Îsâ aleyhisselâmın üzerinde doğduğu taştır! diyerek mâni olmuş. Neyse bir şekilde kitabına kavuşan Sultan, tetebbua dalmışken, Molla Lutfi'nin aklına muzipçe bir mukabelede bulunmak fikri gelmiş. Kitapların üstüne örtülmüş ve güvelerin delik-deşik ettiği bir bez parçasını, büyük bir edep ve saygı ile eğilerek alıp, Sultân'ın dizinin üzerine, i'zaz ve ikrâm üslûbunda koymuş... Tabii pâdişâhın aksülameli (reaksiyonu) gecikmemiş. Bu kirli necis bezi neden üzerine koyduğunu sormuş hiddetle. Molla Lutfi'nin cevabı şöyle olmuş:

Vehbi Tülek

Akka’da Durdurulmasaydim Bütün Doğu’yu Ele Geçirebilirdim

Vehbi Tülek

56 - Paris'de Bir Osmanli

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Murâd Han döneminde yeniçeri ocağının kuruluşuna ilk adım olmak üzere târihlerde şu vak'a anlatılmaktadır: "Sultan Murâd Gâzi, Edirne'de tahta geçüp oturdu. Bir gün Kara Rüstem derlerdi, Karaman vilâyetinden bir dânişmend geldi. Halil Hayreddin Paşa ol vakitde kâdıasker idi. Kara Rüstem; Efendi! Bunca sultanlık malı niçün zâyi edersiniz, deyince, Kâdıasker; nice mal zâyi etmişiz, diye sordu. Kara Rüstem, bu gâziler ki gazâlarda esir çıkarırlar, cenâb-ı Hakk'ın emriyle beşde biri hünkârındır, dedi. Çandarlı Halil Hayreddin bunu hemen Murâd Hana nakletti. Sultan: Mâdemki Allahü teâlânın emr-i şerifidir şimden sonra alın, dedi... Bundan sonra Gâzi Evrenuz ve Lala Şâhin'e ısmarladılar ki akınlarda çıkan esirden beş başda birin pâdişâh için alalar. Bu usûl üzere hayli oğlanlar toplayıp Murâd Gâziye getürdüler. Halil Hayreddin Paşa; bunları Türk'e verelüm hem müslüman olsunlar, dedi. Kabul edilip bunlar evvelen Türk köylüsünün yanına verildiler. Hem Türkçe öğrenip ve hem de müslüman oldular. Ondan sonra saray kapısına girüp, ak börk giydirip adını yeniçeri koydular."

Diş Kirasi Rekoru

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Murad Ve Molla Fenari

Vehbi Tülek

Venediklilerin Zulmüne Karşilik Osmanli Devletinin Vergi Adaleti

Vehbi Tülek

Abdülhamid HÂn’in Engin Merhameti

Vehbi Tülek

Buna Karişmak Bizim Vazifemizdir

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Ve Süleyman Rüşdi Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Âyet-el Kürsî Okuyanın Tövbeleri Kabul Olur

Lisânüddin İbnü'ş-Şıhne Sekafi hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 844'te (m. 1440) Halep'te doğdu. Babasından ve dedesinden ilk eğitimini aldıktan sonra Kahire'ye gitti. Birçok âlimden ilim tahsil ederek icazet aldı. Memleketine dönderek Halep kadılı­ğına tayin edildi. 882 (m. 1477)'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Süleyman

Vehbi Tülek

Muhammed bin Süleyman hazretleri Şâfii âlimlerindendir. 1124 [m. 1712] de Şam'da doğdu, 1194 [m. 1780] de Medine'de vefat etti. İki cild fetvası meşhurdur. Bu fetvalarında buyuruyor ki:

Seyyid Osman Efendi

Vehbi Tülek

Şükretmek Için, Önce Doğru Îtikat Lâzımdır

Vehbi Tülek

Arabgirli Ömer Baba, Terzi Baba lakabıyla bilinen Erzincanlı Mehmed Vehbî hazretlerinin talebelerindendir. Malatya-Arabgir'de insanlara rehberlik etmesi için hocası tarafından vazîfelendirilmiştir. Terzi Baba ise, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfesidir. Ömer Baba bir sohbetinde şunları anlattı:

Onu Seven, Beni Sevmiş Olur

Vehbi Tülek

Şâfiî Fıkıh âlimi Yûsuf Bin Yahyâ

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Habîbi, Peygamberlerin Reîsiyim

Vehbi Tülek

Ey Basîret Sâhipleri! İbret Alınız!

Vehbi Tülek

Ebû Câfer El-kaarî

Vehbi Tülek

Horasanlı Dervişlerin Kastamonu Yolculuğu

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Günlerden bir gün, yıllardan bir yıl, bir padişahın ganimet malından eline çok güzel ve tarif edilmez bir kumaş geçer. Terzi başını çağırtıp o kumaşı eline verir. Terzi başı kumaşı görünce aklı başından gider. Ve sanki hasta olur. Padişaha kaftan kesmek için yaklaşıp evvela tahmin için eline arşın alır: -Sultanım, üstatlar, "bin ölç bir kes, ölçmeden kumaşa el vurmasın hiç kes (kimse) demişler", der. -Sultanım, bu kumaş kaftan olmaya el vermez, diye söyler. Dörtte bir, çeyrek daha gerekir ki, hazret-i sultana layık bir kaftan olsun. Padişah çaresiz: -Biraz dursun, der ve buna uygun parça bulunması için şehir ve vilayet aransın, diye emreder. Her ne kadar şehir baştan başa aranır ve memleket boydan boya taranırsa da ona münasip kumaş ve o beze uyar bir yoldaş bulunamaz. Padişah çaresiz kalıp bir başka terziyi davet eder: -Şu güzel kumaştan bana iyi bir elbise yapıver, diye söyler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Dört Şey Mühimdir

Sakin Kalyona Binme

Allah Diyen Genç

Sünnet Akçesi

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek