Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.758.972

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tehlikelerden Gücünüz Yettiği Kadar Sakınınız!

Nesîb Efendi Osmanlı şeyhülislâmlarındandır. 1842 (H.1258) senesinde Üsküp'te doğdu. İlk tahsîlini Liphova'da yaptı. Orada Rufâî tarîkati Gülşeniye koluna mensup meşhur velîlerden Şerefüddîn Şuayb Efendiye intisab ederek icâzet aldı. 1863'te İstanbul'a giderek Fâtih medresesinden mezun oldu. Çeşitli devlet kademelerinde çalıştı. 1911'de şeyhülislâmlığa getirildi. 1912'de İttihât ve Terakkî Partisinin baskısı sonucu görevinden ayrıldı. 11 Mart 1914'te (H.1332) vefât etti. Muhyiddîn-i Arabî hazretlerinin eserlerinden yaptığı bâzı tercümeleri Müntehebât adıyla neşretti. Bu eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Topal Koyun

İran'a açtığı seferde Sivas'a doğru yol almakta iken, yaşlı bir çoban koşarak Yavuz'un huzuruna geldi ve:
- Sulağımıza hoş geldin Sultanım! Görüyorum ki yorgunsun, açsın. Bu fakire misafir olursan gönül alırsın, dedi

Vehbi Tülek

İpek Tüccarlari

Vehbi Tülek

Temizlik

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti zamanında Bursa'da yaşlı bir hanımın saati kaybolmuştu. Kadıncağız ertesi gün, doğru vilâyet konağına koştu. Vâli Ahmed Vefik Paşa'nın huzûruna çıktı. 'Vâli paşam, dedi. Benim baba yâdigârı bir saatim kayboldu. İşittim ki sizin sihirli bir gözlüğünüz varmış, onu gözünüze takınca bütün kayıp şeyleri görüp bulurmuşsunuz. Ne olur benim saatimi de bulun!' dedi.Vefik Paşa, hükûmete ve hükûmet adamına karşı duyulan bu saf ve temiz inancı sarsmak istemedi. Kadıncağıza saati iyice târif ettirdi. Sonra:'Peki hanım teyze. Sen şimdi git, yarın gel. Ben inşaallah bu gece saatini bulurum.' dedi. Sonra çarşıya bir adam gönderip târif edilene en yakın bir saat satın aldırdı. Ertesi gün gelen yaşlı kadına bunu teslim ederken:'Al saatini teyze. Yalnız saatine mukayyet ol. Bir daha kaybedersen bizim gözlük de artık işe yaramaz!' yollu tenbihte bulunmayı da ihmal etmedi.

Düşman Asfalt Yollardan Mi Geldi

Vehbi Tülek

İlyas Reis

Vehbi Tülek

İsterse Sirtimdan Geçsin

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid’in Vefati

Vehbi Tülek

Donanma Sefer Çikarken

Vehbi Tülek

Eğer Sakalimin Bir Kili Bilseydi!

Vehbi Tülek

53 - Osmanli Esnaf Ahlaki

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Çocukların Hâmisi Alâeddîn Âbizî

Alâeddin Âbizi, evliyânın büyüklerindendir. İsmi Muhammed bin Mü'min Âbizi, lakabı Alâeddin'dir. Kûhistan'a bağlı Âbiz köyünde doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1486 (H.892) senesinde vefât etti. Kabri, Herat'ta hocası Sa'deddin-i Kaşgâri hazretlerinin kabri yanındadır.
Mevlânâ Alâeddin Âbizi, tasavvuf yolunda yetişip kemâle geldikten sonra, medreselerde, tekkelerde talebe okutup ders verecek yerde, küçük çocukları okutmaya başladı. Böylece büyüklük ve yükseklik hâllerini gizler, kendisini setrederdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâyı Bilmek En Büyük Nîmettir

Vehbi Tülek

Şerefüddin Adiyy bin Müsâfir hazretleri evliyanın büyüklerindendir. Lübnan’da Ba'lebek’te 1074 (H. 467) senesinde doğdu. Bağdad’a giderek Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinden ilim ve tasavvuf terbiyesi aldı. İcazet alarak Hakkâri’ye gitti ve orada talebe yetiştirdi. 1162 (H 557) senesinde orada vefât etti. Sohbetlerinde sevgi, muhabbet ve teslimiyetten çok bahsederdi. Buyurdu ki:

Bir Kimseye Yapılacak En Güzel Dua

Vehbi Tülek

Sizin Peygamberiniz Doğru Söylemiş

Vehbi Tülek

Muhammed bin Nasır Sellâmi hazretleri Hadis hafızıdır. 467'de (m. 1075) Bağ­dat'ta doğdu. Önceleri Şafii mez­hebine mensup iken gördüğü bir rüya üzerine Hanbeli mezhe­bini seçti. İbn-i Nasır 550'de (m. 1155) Bağdat'ta vefat etti. Şöyle nakleder:

Sen Olmasaydın, Hiçbir Şeyi Yaratmazdım

Vehbi Tülek

Mudurnulu Mehmed Dede

Vehbi Tülek

Mücâhid Velîlerden Molla Ali Efendi

Vehbi Tülek

Muhammed Aleyhisselam

Vehbi Tülek

Mademki O Gelmiyor Biz Ona Gidelim

Vehbi Tülek

Hoca Kâmil, Talebe De Uygun Ise

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Şikayet

Korkma!

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Geç Gelen Kurtarıcı

Garip Karşilanan Bir Adak

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek