Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.649.372
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
Sene 1915. Sonbaharın serin yağışlı günlerinden biri. Birinci Dünyâ harbi bütün cephe lerde devam ediyor. Vatanın her tarafında barut ve kan kokusu. Yiğitlerin biri ölüyor, bini yetişiyor, ihtiyari, genci savaşıyor, didiniyor ve yurdumuza düsman çizmeleri basmasın diye, el açıp Allah'a dua ediyor. Cepheye durmadan takviye kuvvetleri gidiyor, işte o kuvvetleri götüren tren, Bilecik istasyonunda beklemektedir. Askerlerin hepsi sakin, belki bir daha geri dönmeyecekler. Ama şehid olmak inancı gönüllerine huzur veriyor. Sevkiyat subaylarından biri vagonların arasında sessiz, hareketsiz bir gölge görür. Merakla, şüpheyle yaklaşır. O anda çakan şimşeğin aydınlığında şunlara şâhid olmustur:
Kanuni Sultan Süleyman 1522 senesi Aralık ayında Rodos adasını fethetmişti. Şövalye lerin kumandanı olan Üstad-ı Azam L'isle Adam, maiyetindeki en büyük şövalyelerle birlikte Kanuni Sultan Süleyman'ın huzuruna kabul edildi. Üstad-ı Azam, Cihan Padişahının huzuruna çıkmadan önce 24 saat Otağ-ı Hümayunun kapısında bekle tildi. Bu bekleyiş sırasında yanındaki şövalyelere:
"Bu hükümdar, gençliğine rağmen kemal ve tedbir sahibidir." Demek suretiyle Kanuni hakkındaki fikrini belirtti. Osmanlıların hanedan rengi olan al renkle döşenmiş Otağ-ı Hümayuna girince, som altından tahtta oturan genç padişahı gördü ve hemen ayaklarına kapandı. Nezaketi ile tanınan Kanuni, Üstad-ı Azama kalkmasını işaret ettikten sonra, kahramanca yaptığı müdafaadan dolayı tebriklerini bildirdi. Daha sonra padişah, kaleye girdi ve şehri gezdi.Bu günlerde Hristiyanlık aleminde Noel kutlanıyordu. Papa II. Hadrianus, Roma'da Saint Pierre kilisesinde Noel ayinini icra ederken kilisenin saçağından bir taş düştü ve Papa'nın ayaklarına doğru yuvarlandı. Kardinaller bu hadiseyi, aylardan beri kuşatması devam eden Rodos'un düşmesine yorumladılar ve bir süre sonra bu haber Roma'ya ulaştı.
Abdülhâlık Goncdüvâni rahmetullahi aleyh, evliyânın önderlerinden, İslâm âlimlerinin büyüklerindendir. Babası Abdülcemil, Malatyalı idi. Bir zaman sonra Buhârâ'ya göçtü ve Goncdüvân kasabasına yerleşti.
Takıyyüddin Sübki hazretleri Şafii âlimlerindendir. Kâhire'de 745 (m. 1344) senesinde doğup, 764 (m. 1362)'de vefât etti. Haccın zâhiri edeblerini şöyle anlattı:
Cemâleddin Zebidi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 945 (m. 1539)'da Yemen'de Zebid'de doğdu. 991 (m. 1583)'de orada vefât etti. Bir talebesine buyurdu ki:
Vaktiyle, Horasan'da Seyyidlerden biri ölür ve geride Seyyide bir hanımı ile birkaç kız çocuğu kalır. Bir müddet sonra iyice fakir duruma düşerler, bu yüzden çevrenin hakaretlerine maruz kalmamak için yurtlarından göçerler. Yolda bakımsız bir mescide sığınırlar. Dul hanım, çocuklarını burada bırakıp yiyecek bir şey bulmaya çıkar. Şehirde dindarlığı ile tanınan bir zengine gider. Durumunu anlatır, fakat adam "Seyyid olduğunuzu nereden bilelim, elinizde delil var mı?" diyerek kadını eli boş çevirir.