Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.566.022
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Sultan 1. Ahmed (1590-1617), kalbi hayatının derinliği olan oldukça müttaki bir Osmanlı Padişahıdır. Bahti mahlasıyla Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) sevgisini ve bağlılığını ifade eden çok içli şiirleri vardır:Nola tacım gibi başımda götürsem daimKadem-i resmini ol bazret-i şab-i Resül'ün.İşte bu ince ruhlu Osmanlı sultanının vefat etmeden bir gün önce huzurunda bulunan mabeynci Mustafa, Ahmed Han'ın odada muhatabını göremediği kimselere karşı dört defa; "Ve aleyküm selam" dediğine şahit oldu. Mabeynci, bir mânâ veremediği bu garip davranış ların sebebini Sultanına sorduğunda, Sultan Ahmed Han şu cevabı verdi:"O anda Hazreti Ebu Bekir-i Sıddık, Hazreti Ömer, Hazreti Osman ve Hazreti Ali efendilerimiz geldiler ve bana; 'Sen, dünya ve ahiretin sultanlığını kendine toplamışsın. Yarın Resulullah (sav) Efendimiz'in yanında olacaksın', buyurdular."Gerçekten de bu Hak dostu, denildiği gibi ertesi gün vefat ederek sevdiklerine kavuştu.
93 Harbinin aşladığı sırada 1. Kolordu başkatibi Hikmet Bey, şöyle bir hatırasını nakleder:"Gazi Osman Paşa Vidin'de iken, İstanbul'dan, Ruslara harp ilan edildiğini bildiren telgraf geldi. Cennetmekan Sultan II. Abdülhamid Han'ın gönderdiği bu telgrafı büyük bir hürmetle alan Paşa, Sırbistan'da nice galibiyetler kazanan ordusunun bütün kumandan ve subaylarını bir meydana topladı. Telgraf-ı Şahaneyi büyük bir şevk ve hürmetle okuduktan sonra açıklayıcı mahiyette bir konuşma yaptı. Bunları son derece heyecanla takip eden neferlerden 4 yiğit, son derece edeple ortaya çıkıp selam durduktan sonra içlerinden biri bütün arkadaşlarına vekaleten, Gazi Osman Paşaya, din ve vatan için canlarını vermeye hazır olduklarını bildirdiler.
İbn-i Hübeyre hazretleri fıkıh ve hadis âlimlerindendir. Abbasi halifesi Muktefi'nin veziri idi. 499 (m. 1105)'de Irak'ta doğdu. 556 (m. 1161)'da Bağdad'da vefât etti. Âyet-i kerimelere ve hadis-i şeriflere yaptığı açıklamalar meşhûrdur. Şöyle anlattı:
Alâüddîn Trablusî hazretleri Hanefî fıkıh âlimidir. Trablusşam’da doğdu. Burada ve Şam’da medrese tahsilinden sonra Kudüs kadısı oldu. 849 (m. 1445)’te vefat etti. Sultan 2. Murad’a ithaf ettiği “el-İstiğnâ” adlı eserinde şöyle nakleder:
Hıdır bin Akil Erbili hazretleri İslâm âlimlerinin büyüklerindendir. 478 (m. 1085)'de Kuzey Irak'ta Erbil şehrinde doğdu. 567 (m. 1172)'de orada vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Hicretin altıncı senesinde Hz. Zeyd bin Hârise, Eshâbdan bâzılarının ticaret mallarını Şam'a götürüp satmak üzere yola çıkmıştı. Ticaret malları ile Vâdilkurâ'ya yaklaştıkları sırada, Fezâre bin Bedir kabilesinden birtakım adamlar, onların önlerini kestiler. Zeyd'i ve arkadaşlarını kılıçtan geçirdiler. Onların öldürüldüklerine kanaat getirerek, yanlarındaki bütün ticaret mallarını gasp ettiler.