Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.298.774

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Zikreden Kimsenin Kalbi Parlar; Nûru Artar

Alvân Hamevî hazretleri büyük velîlerdendir. 1468 (H.873) senesinde doğdu. 1530 (H.936) senesinde Suriye’de Hama'da vefât etti. Şâfiî mezhebinden ve Şâziliyye tarîkatındandır. Memleketinde, zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Tasavvuf yolunu, Seyyid Ali bin Meymûn Magribî'den öğrendi. Bir vaazında şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kiymeti Takdîr

Sultan Abdülmecid Hân, Selânik'e giderken fırtına sebebi ile gemi Limni'ye sığınmak zorunda kaldığı zaman, uzaktan gördüğü türbenin kime âid olduğunu sordu. Yanındakilerden birisi türbenin Niyâzi-i Mısri'ye âid olduğunu söyledi ve onun başından geçenleri anlattı. Bunun üzerine Sultan Abdülmecid, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kabrini ziyâret etmek için türbeye gitti. Türbede, Niyâzi-i Mısri'nin rûhâniyetine hitâben; "Ey Niyâzi-iMısri, kıymetini takdir edemeyen kimselere bedduâ eylemişsin. Sonra gelen bizlerin bunda bir kabahati yok. Bizlere, feyzli nazarının geldiği âşikâr olmadıkça, türbenden dışarı çıkmam" diye yalvardı ve Kur'ân-ı kerim okuyarak rûhuna hediye eyledi.SultanAbdülmecid Hân, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin feyz dolu nazarlarına kavuşunca dışarı çıktı ve türbenin tâmir edilmesi için emir verdi.

Vehbi Tülek

Y Kilidi

Vehbi Tülek

Ezan Sesleri DevÂm Etsin!

Vehbi Tülek

Çapanoğlu Gibi Arkan Var

Vehbi Tülek

Sultan II. Mahmud devrinde hakimiyetlerine son verilen Anadolu'nun meşhur derebeyi sülalelerinden biri de Yozgat'taki Çapanoğullarıydı. Bunlardan Çapanoğlu Süleyman Bey, diğer derebeylerin aksine merhametli ve zayıfları koruyan bir beydi.

Bir gün, zayıflıktan iskeleti çıkmış bir eşek, Çapanoğlu konağının önünde mecalsiz bir halde dolaşırken, açlıktan konak kapısının ipini kemirmeğe başlar. İp sallanınca ucundaki çıngırak da çalar. Kapıda biri var zannederek kapıyı açan uşaklar, eşeğin bu haline acır ve bunda bir iş var diyerek Çapanoğlu'na haber verirler. Hayvancağızı gören Süleyman Bey, eşeğin sahibini buldurur ve adama okkalı bir sopa attırdıktan sonra:-Bu hayvana günde beş okka arpa yedirip tımarını yapacaksın ve her hafta bana getirip göstereceksin, der.

Bu esaslı bakım sonunda hayvan çok semirir ve avazı çıkıtığı kadar anırır. Eşek anırdıkça sahibi de mahzun mahzun şöyle der:

-Anır eşeğim anır, Çapanoğlu gibi arkan var.

Zembilli Ali Cemali Efendi’nin Zembili

Vehbi Tülek

Çaldiran Savaşi

Vehbi Tülek

Din Adamlarindan Devlete Zarar Gelmez

Vehbi Tülek

HilÂfeti HÂiz Olan Türkler

Vehbi Tülek

Ezan Sesleri DevÂm Etsin!

Vehbi Tülek

Nusret Mayin Gemisinin Zaferi

Vehbi Tülek

45 - Kaleye Çekilen Bayrak Gibi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İmân Ve Itikâd Hakkında...

Abdülkâdir Yâfii hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1224 (m. 1809)'da Beyrut'un Decin köyünde doğdu. 1294 (m. 1877) senesinde Yafa'da vefât etti.
Bu mübarek zat, bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fâtih'in, Kapısından Giremediği Dergâh!

Vehbi Tülek

Şeyh Ebü'l-Vefâ hazretleri İstanbul'daki meşhûr velîlerdendir. İsmi Mustafa’dır. Konya'da doğdu. İstanbul’a gelerek tahsîlini yaptıktan sonra, evliyânın büyüklerinden Abdüllatîf-i Kudsî hazretlerinin sohbetlerinde bulundu. Tasavvuf ilminde ve hâllerinde de yetişip yükseldi. 1490 (H.896) târihinde İstanbul'da vefât etti.

Yüksek Derecelere Kavuşan Talebe

Vehbi Tülek

Günâh Üstüne Günah!..

Vehbi Tülek

Ali bin Beşşâr hazretleri, Hanbeli mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velilerdendir. 925 (H.313) senesinde Ürdün'de bulunan Akabe'de vefât etti. Hikmetli sözleri çoktur. Buyurdu ki:

Dağıstanlı Hâfız Efendi

Vehbi Tülek

Resûlullahın Havarisi Zübeyr Bin Avvam

Vehbi Tülek

Eshâbımın Hiçbirine Dil Uzatmayınız!

Vehbi Tülek

Sen, Resûlullahın Dert Ortağı Idin

Vehbi Tülek

insanlar Dünyâya Mağlûb Oldu!

Vehbi Tülek

Dünyâyı Bir Eğlence Yeri Zennettiler

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Arkadaşlarımı Korumak Için

Değişen Sizin Kalbiniz

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Hakikati Görmek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek