Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.486.006

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İmâm-ı Busayrî Ve Kasîde-i Bürde

İmâm-ı Busayrî hazretleri meşhur velîlerdendir. 1212 (H.609) senesinde Mısır'da Busayr şehrinde doğdu. 1295 (H.695) senesinde Mısır'da İskenderiyye şehrinde vefât etti. Ebü'l-Abbâs-ı Mürsî hazretlerinin talebesidir. Ebü'l-Abbâs Mürsî de, Ebü'l-Hasan-ı Şâzilî'nin talebesidir. İmâm-ı Busayrî, hadîs ilminde, hattâtlıkta ve bilhassa şiirde çok derin âlim idi. Resûlullah'a olan sevgisini, aşkını anlatan kasîdeleri vardır. En kıymetli kasîdesi ise, Kasîde-i Bürde'dir. Kasîde-i Bürde'den:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kayiğa Karşi Araba

Ahmed Vefik Paşa, Sultan Abdülaziz Han devrinde Osmanlı Devletinin Paris büyükelçisi dir. Fransa İmparatoru III. Napoléon'un saltanat arabasının eşini yaptırır ve Paris'de onunla dolaşır. Fakat ortalık alt üst olur. Arabayı görenler, "İmparator geliyor" diye elleri ayaklarına dolanır. Durumu kendisine anlatmağa cesaret edemezler, fakat İmparatora bildirirler. Saray dan, kendisine, nezaket icabı olarak bu arabayı kullanmaması rica edilir. Paşa cevabında:-Derhal!... Kullanmaktan hemen vazgeçerim. Ama bir şartım var. İstanbul'daki Fransız büyükelçisi, Boğaziçi'nde gezinti yapmak için Padişahımızın kayığının eşini yaptırmış, onunla caka satarmış. Sefirleri o kayığı kullanmaktan vazgeçsin, ben de bu arabaya binmeyeyim."Bunun üzerine İstanbul'daki Fransız sefiri bu nezaketsiz hareketinden hemen vazgeçer, Paşa da arabayı sefaretin ahırına çektirir.

Vehbi Tülek

Seni Dervişliğe Kabul Edemem

Vehbi Tülek

Şeref Nişani Olacak Çamur

Vehbi Tülek

Verin Bana Şu Yilan Yavrusunu!”

Vehbi Tülek

Oğlu Âbid Efendi'nin kaleminden Abdülhamid Hân'ın esâret hayatı..."... Selanik'e gidişimizle alâkalı olarak, zihnimde sadece, saraydan Sirkeci'ye yahut Selanik Gar'ından Alâtini Köşkü'ne kapalı bir araba içinde hareketimize dair belli-belirsiz bir hayâl kalmış. Karanlık bir arabada babamın karşısına oturduğumu ve siyah sakalını görür gibiyim... Alâtini Köşkü'ne girişimizde, annemin kucağındaydım... Annemin beni taşımaktan yorgun düştüğünün nasılsa farkına varan bir subay, sonradan Paşa olan Emniyet Genel Müdürü Albay Gâlip Bey, kucağından almak nezâketini gösterdi ve alırken de, 'Verin bana şu yılan yavrusunu!' dedi... Bu kahraman (!) zâbit, anlaşılan tam mânâsıyla bir centilmendi!.. Bunu söyleyen, Hareket Ordusu'nun genç ve toy subaylarından biri olsaydı affederdim; lâkin bu adam, o zaman albaydı ve en az kırk yaşlarındaydı... O arada Ali Fethi Bey de (yıllar sonrasının başbakanı Fethi Okyar), 'Zavallı çocuk!' diyerek beni kucağına aldı, gözünden bir damla yaş düştü.

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

108 - Sarikamiş Kahramanlari

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

Vasif Efendi İspanya’da

Vehbi Tülek

Prut Harbi

Vehbi Tülek

Zigetvar Kalesi Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Barbaros Hayreddin Paşa’nin Korsanlik Yillari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

dîn, Üstâddan Öğrenilir...

Âşık Paşa Kırşehir'de yetişen tasavvuf şairlerindendir. 1272 (H.670) târihinde doğdu. Osmanlı Padişahı Orhan Gâzi zamânında şöhret sâhibi olmuştur. En meşhûr eseri "Garibnâme"dir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Haccın, Vücub Ve Eda Şartları Vardır

Vehbi Tülek

İbn-i Taber hazretleri tefsir, hadîs ve Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. İsmi, Ahmed bin Hüseyn el-Mervezî’dir. Türkistan’da Merv’de doğdu. 376 (m. 986) yılında Buhârâ’da vefât etti. Fıkıh ilminde müctehid, tefsîr ilminde çok yüksek, hadîs ilminde hafız idi. Yüzbin hadîs-i şerîfi rivâyet edenlerle birlikte ezbere bilirdi. Ebû Kâsım Saffâr’dan fıkıh ilmini öğrendi. O Nasır bin Yahyâ’dan, o da Muhammed bin Semâa’dan, o da İmâm-ı Ebû Yûsuf’tan ve o da İmâm-ı a’zamdan öğrenmiştir. Bir dersinde şunları anlattı:

Âyet-i Kerîmeleri Ve Hadîs-i Şerîfleri Yanlış Tevîl Edenler!

Vehbi Tülek

Rumeli Velîlerinden Sofyalı Bâlî Efendi

Vehbi Tülek

Bâli Efendi, Rumeli'de yetişen büyük velilerdendir. Bugünkü Arnavutluk sınırları içinde kalan Ustrumça'da doğdu. 1553 (H.961) senesinde, bugün Bulgaristan'ın başşehri olan Sofya'da vefât etti...

Zekvân Bin Abdullah Teymî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâyı Hatırla Kurtulanlardan Ol

Vehbi Tülek

Medîne Kâdısı Seleme Bin Dînâr

Vehbi Tülek

Mal Harcamakla Azalır, Ilim Sarf Etmekle Çoğalır

Vehbi Tülek

Gece Evi Yakacaktın Bir Daha Uyanık Ol!

Vehbi Tülek

Meyyit, Selam Vereni Tanır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bize Teveccüh Edin

Allah'ın Emaneti

Gerçek Zehir

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek