Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.587.534

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah, Sizin Için Kolaylık Diler

Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Git HünkÂrdan Ferman Getir...

Fâtih Sultan Mehmed Hân hazretleri, bir gün tebdil-i kıyâfet ederek halkının arasında gezmeye çıkar. Akşama kadar dolaşır. Unkapanı kapısına geldiğinde kale kapısının kapanmış olduğunu görür. Kendisinin çıkardığı fermana göre, kale kapıları akşam ezanını müteâkip kapanıp, sabah ezanı vakti açılmaktadır. Padişah yanındakilerle kapının önüne gelir ve kapı muhâfızı Sinan Çelebi ile aralarında şu konuşma geçer:" Aç şu kapıyı Sinan Çelebi!.." Kimsin sen, bana kapıyı aç diye nasıl emredersin?.." Kim olduğuma ne bakıyorsun, kapıyı aç yeter.

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Mübarek Beldelerin Hizmeti Ona Ve Nesline Verildi

Vehbi Tülek

İlk Standart Kanunu

Vehbi Tülek

Sultan II. Bayezid Hân zamanında, 1502 yılında yürürlüğe giren Kanunnâme-i İhtisâb-ı Bursa (Bursa Belediyesi Kanunu), dünyanın ilk standart kanunudur. Bu kanun o günün ilk, bugünün hâlâ eskimemiş kanunudur. Bu fermanda; hayvan ürünleri, türlü sebze-meyve, tuz, ekmek, sanayi ürünleri, tekstil ürünleri, tarım-tahıl ürünleri, orman ürünleri, deri ürünlerinin satışları, konulacak fiyatlar ve kaliteleri bir standarda bağlanmıştır. Bu standartlardan bazılar şunlardır :Çörekler: Ekmek ağırlığının yarısı olup ak undan olacak ve unun bir kilesine bir okka (400 dirhem) yağ konulacak.Meyveler: Kaplı (yeşil kabuklu) fındığın kaplı olarak bir okkası, bir akçeye olacak. Kapsızın 200 dirhemi, bir akçeye olacak ve mevsimi geçtikten sonra 125 dirhemi, bir akçeye olacaktır. Sebzeler: Aş kabağına (taze kabak) 3 gün narh olmayacak. Üç günden sonra üç okka, bir akçeye olacak. Haftasında 4 okka, ikinci haftasında 5 okka, üçüncü haftasında 6 okka, dördüncü haftada 8 okka bir akçeye olacak.Kuyumcular: Kullanılan gümüş 80 ayardan düşük olmayacak. Altının miskali de 60 akçelikten aşağı olmayacak.

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

Bir Yabancinin Hac Düşünceleri

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Gayret-i İslama Ne Oldu?

Vehbi Tülek

Galiçya Cephesinde Bir Türk Çocuğu

Vehbi Tülek

97 - Estergon Kalesi

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Gariplerin Dostu Hasan Dede

Hasan Dede Anadolu'da yetişen velilerdendir. On sekizinci asırda Nevşehir'de yaşamıştır. Halk arasında meşhûr olup "Hasan Baba" ve "Hasan Emmi" diye de tanınır. Halkın, tevekkülü, çalışkanlığı ve üstün ahlâkı ile çok sevdiği ve hürmet gösterdiği bir veli idi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bid'at-i Seyyie Ve Bid'at-i Hasene

Vehbi Tülek

Ebû İshâk el-Irâki hazretleri Mısır'da yetişen Şafii fıkıh âlimlerindendir. 510 (m. 1116)'de doğdu, 596 (m. 1200)'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

​duâ, Allahü Teâlâya Boyun Eğmektir

Vehbi Tülek

Namaz Kılan Bir Mümin, Yükselir

Vehbi Tülek

Abdullah-ı Dehlevi hazretleri "Silsile-i aliyye" denilen büyük âlim ve velilerin yirmisekizincisidir. Seyyid olup, 1158 (m. 1745) senesinde Hindistan'ın Pencap bölgesinde doğdu. Mazhar-ı Cân-ı Cânân hazretlerine talebe oldu. Onun sohbeti ve teveccühleri ile kemâle gelerek, zamanının bir tanesi oldu. Çok kerâmetleri görüldü. 1240 (m. 1824) senesinde Delhi'de vefât eyledi.

Beni Zikredenlerle Beraberim

Vehbi Tülek

Bedir Şehitlerinden Umeyr Bin Humam

Vehbi Tülek

Duanın Kabul Olması Için

Vehbi Tülek

Bir Hadisi Kendime Rehber Edindim

Vehbi Tülek

Hanım Evliyâ Râbia-i Adviyye

Vehbi Tülek

Ali Cürcânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Kadin Akli

Abdullah Bin MübÂrek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Helvaci Çocuk

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek