Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.584.607

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah, Sizin Için Kolaylık Diler

Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Söndürülen Fitne Ateşi

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548'de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerin den Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunanlarla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti.

Vehbi Tülek

1 - Aydos Kalesi

Vehbi Tülek

Şeyh Vefa Ve Sultan Bayezid

Vehbi Tülek

İki Defa Tahta Çikan Padişah I. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Ağabeyi Birinci Ahmed Hanın vefâtı üzerine 22 Kasım 1617'de ilk defâ ekberiyet kâidesine göre, yâni hânedânın en yaşlı mensûbu olarak zorla tahta çıkarıldı.Sultan Mustafa Han, devlet meseleleriyle ilgilenmediğini ifâde ederek saltanatı kabul etmediyse de bu hâl devlet erkânınca göz önüne alınmadı. Ancak çok geçmeden devlet işlerinde Sultânın yabancı kalması ve işlerin karışması üzerine, durumun böyle devâm edemeyeceğini anlayan devlet adamları hal'ine fetvâ aldılar ve 26 Şubat 1618 günü Sultan Mustafa'yı tahttan indirerek yerine Genç Osman'ı çıkardılar.Ancak yenilik taraftarı olmayanların tahrikleri neticesinde isyân eden yeniçeriler 19 Mayıs 1622'de Genç Osman'ı tahttan indirdiler. Bu durum Sultan Mustafa'nın ikinci defâ tahta geçirilmesine yol açtı. Bu sırada Sultan Osman Hanın veziriâzam Kara Dâvûd Paşa tarafından şehit ettirilmesi büyük karışıklıklara sebep oldu. Sultan Mustafa Han, Dâvûd Paşayı azlederek yerine Mere HüseyinPaşayı getirdiyse de, isyanlar son bulmadı. Erzurum Beylerbeyi Abaza Mehmed Paşa başkaldırarak, bölgesindeki yeniçerilerin bir kısmını öldürttü. "Genç Osman'ın intikâmını alacağım" diye and içen Abaza, İstanbul'a gelmek için yola çıktı. Bursa'yı muhâsara ettiyse de alamadı. Kış geldiği için Niğde'ye çekildi.

Yakişani Yapmak

Vehbi Tülek

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

Bağdad’in Fethi

Vehbi Tülek

Şeref Nişani Olacak Çamur

Vehbi Tülek

SÂlih Reis

Vehbi Tülek

Yalnizlik Köşkü

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Mehmed Emin Tokadi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yaratmak Allahü Teâlâya Mahsûstur

Nûreddin Efendi İstanbul evliyâsının büyüklerindendir. 1062 (m. 1652)'de doğdu. 1160 (m. 1747)'de İstanbul'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Düşmanının Bile Saygı Duyduğu Kahramanlar

Vehbi Tülek

Estonibelgrad kalesi Avusturya ordusu tarafından kuşatılmıştı. Buradaki müdafiler, sularını ve yiyeceklerini dışarıdan almak zorundaydılar. Asıl Osmanlı ordusu her zamanki gibi güneye, kışlağa çekilmişti. Kışı ise pek amansızdı. Bir müddet sonra açlık ve susuzluk bastırdı. Kuru soğuk vardı. Kar da yağmıyordu ki, eritip içsinler...
Kale kumandanı: "Baharda burasını nasıl olsa tekrar zapt ederiz" diye düşünerek, "vire" işini tatbike koymaya başladı. Yani anlaşarak kaleyi silahlarıyla beraber terk edeceklerdi. Ancak, kaledeki akıncılardan Yahya Ağa, sekiz arkadaşı ile beraber "vire"yi kabul etmedi. Bu dokuz kafadar, sabah namazından sonra kaleden çıkan akıncıların, iyice uzaklaşıp uzak ufukta kaybolmalarını beklemişlerdi...

Kırâat âlimi Ve Hattat Müştâk Efendi

Vehbi Tülek

Selâhaddîn Uşâkî

Vehbi Tülek

Selâhaddin Uşâki hazretleri, Anadolu'da yetişen büyük velilerdendir. 1705 (H.1117) senesinde Rumeli'deki Kesriye kasabasında doğdu. İlk tahsilinden sonra İstanbul'a gelerek tahsiline devâm etti. Daha sonra devlet işlerinde çalıştı. Saray mektupçuluğu vazifesi ile çeşitli şehirlere gitti. Vazife icabı Edirne'ye gittiğinde, ismini çok işittiği Cemâleddin Uşâki'yi ziyâret etti. Selâhaddin Uşâki, aradığı mânevi sırların Cemâleddin Uşâki'de bulunduğunu görerek, ona talebe oldu. Sonra hocası, kızını Selâhaddin Uşâki'ye verdi ve kendi yerine halife tayin etti. Selâhaddin Uşâki 1783 (H.1197) senesinde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Allahü Teâlâ, Iyilerin Hürmetine Bağışlar

Vehbi Tülek

Endülüs’ten Kudüs’e... Ebû Abdullah El-kureşî

Vehbi Tülek

Emîr Hüsrev Dehlevî

Vehbi Tülek

hay­rın Anah­ta­rı Sâ­bit El-be­nâ­nî

Vehbi Tülek

aklında Eksiklik Olmayan Yoktur!

Vehbi Tülek

İlmiyle Amel Etmeyenin Kalbi Bozuktur!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

İmanı Ona Kafidir

Minareden Okunan Şiir

Hizir Ve Gelin

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek