Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.304.943

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sana Günahları Küçük Gösteren Şeyden Sakın

Ebû Abdullah el-Medenî hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. Eshab-ı kiramın meşhurlarından Abdullah bin Zübeyr’in “radıyallahü anh” oğludur. 741 (H.124) senesinde vefât etti. Babasından, Enes bin Mâlik ve birçok sahabiden hadis rivâyetinde bulundu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

107 - Koca Yusuf Paşa Ve Şebeş Zaferi

-Katerina ile Avusturya kralı Josef, Kırım'da buluşmuşlar Sultanım!...I. Abdülhmid Han başını salladı:-O Moskof avreti amansız bir Türk düşmanı ve İslam katilidir.Sadrazam tasdik etti:-Evet Hünkarım..-Kırım'da yapmadığı rezalet kalmamış!-Üzerinde "Bizans-İstanbul Yolu" yazılı Zafer Takı altından, 60.000 Rus askerini geçirmiş. O avret, 8 sene önce doğan torununa dahi Konstantin adını koydu. Tek hayali, o veledi Bizans kralı yapmakmış. Bunun için Avusturya ile anlaşmış. Eflak, Buğdan, Sırbistan ve Bosna taraflarını Avusturya alacakmış. Karadeniz sahilleriyle, Bulgarya ve bazı adaları da Moskof istermiş.

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’e Feminist Teşekkür

Vehbi Tülek

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

Tek Başina Bir Ordu: Ebussuud Efendi

Vehbi Tülek

O gün Süleymaniye Camii cemaate dar gelir. Muazzam kalabalığın bir ucu Mercan yokuşundadır, bir ucu Vefa sokaklarında. Kolay değil bir devre mührünü vuran sultan, Muhteşem Süleyman yoktur artık. Ebussuud Efendi "Allah için namaza" diye bağırır, Mübelliğler haykırırlar "Er kişi niyetine" Ses dalga dalga yayılır uzaklara. Kanûni, Zembilli Ali Efendi, İbn-i Kemâlpaşa, İmam-ı Birgivi gibi zirvelerin sohbetinde yetişir. Yahya Efendi gibi bir derya ile süt kardeştir. Eh böylesi biri ölümü çok düşünse gerektir. Nitekim kabrini sağlığında kazdırır. Ölmeden toprağını avuçlar, fatihalar okur kendi mezarına. Sultanın naaşı tam mezarına bırakılacaktır ki, elindeki çekmeceyi tabutun yanına sıkıştırmaya çalışan bir saray ağası Ebussuud Efendi'nin dikkatini çeker, mübârek derhal müdahale eder "Dur bakayım!" der, "Neler oluyor orada?"

Kayiğa Karşi Araba

Vehbi Tülek

Kirkpinar'in Doğuşu

Vehbi Tülek

Yapmasini Değil, Satmasini Bilirim

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Ve Yavuz Sultan Selim HÂn’in TürbedÂri

Vehbi Tülek

Nesilleri HelÂk Olurdu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Merhamet Eden Merhamet Bulur

Muhyiddin Gülşeni hazretleri Halveti-Gülşeni şeyhidir. 935'te (1529) Edirne'de doğdu. Babası İran'da Şiraz şehrinden olup İbrahim Gülşeni'nin müridi idi. Şah İsmail buraları ele geçirince kaçıp Edirne'ye yerleşti. Vefat etmeden evvel oğluna Halveti icazeti verdi. Muhyiddin Gülşeni 1017 (m. 1608)'de vefat etti. Şeyhi olan babası, ona şu nasihatleri yapmıştı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebedî Saadete Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

Ahmed İbn-i Ebi Âsım hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. 206'da (m. 822) İran'da İsfahan'da doğdu. İlim tahsili için Kûfe, Basra, Bağdat, Şam, Mısır, Hicaz gibi ilim merkezlerine gitti. Medine'de Ahmed bin Hanbel hazretlerine talebe oldu. İsfahan'a dönerek on üç yıl kadılık yapan İbn-i Ebi Asım 287'de (m. 900) burada vefat etti. Bu mübarek zat byurdu ki:

Allah'ı Sevmenin Alâmeti, Ona Itaati Sevmektir

Vehbi Tülek

Susmak, Yorulmadan Yapılan Bir Ibâdettir

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Mâcid Kürdi hazretleri Irak'ta yetişen büyük velilerdendir. Bağdat civârında yaşadı. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri bu zâtı överdi. Cebel-i Hamsin denilen yerde yerleşip ilim ve ibâdetle meşgûl oldu. 1166 (H.561) senesinde vefât etti.

Kazanlı Müderris Murad Remzi

Vehbi Tülek

Her Iyi Söz Bir Sadakadır

Vehbi Tülek

Bir Mümine Hıyânet Etmekten Çok Sakın!

Vehbi Tülek

Cennetin Kapısını Çalmaya Devam Et

Vehbi Tülek

Ey Imân Edenler! Allahı Çok Zikrediniz

Vehbi Tülek

Mehmed Emîn Tokâdî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Bize Teveccüh Edin

Allah Diyen Genç

İcÂzetin Sirri

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek