Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.361.280

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Özür Beyân Etmek Zorunda Kalacağın Işi Yapma!

Şeyh Ayderûsî hazretleri büyük velîlerdendir. 1585 (H.993) senesinde Yemen'in Terîm şehrinde doğdu. Orada birçok evliyânın meclisinde bulundu. Sonra Hindistan'a hicret edip Şeyh Abdülkâdir hazretlerinin sohbetlerine katıldı. Ondan da istifâde edip icâzet aldı 1631 (H.1041) senesinde Hindistan'da Devletâbâd’da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yildirim Bayezid’in Mendili

Osmanlı ordusu Niğbolu kalesini kuşatmıştı. Kalenin fethi için günlerce kanlı çarpışma lar oldu. Kale bir türlü feth edilemedi. Hücûmların en şiddetli ânında, daha önceki muhârebe de askerlerin yaralarını saran bir genç, kale kapısını ardına kadar açtı. Yıldırım Bâyezid ve askerleri kaleye girdiler. Kaledekiler, bu durum karşısında teslim olmak mecburiyetinde kaldılar. Zaferden sonra bu genci aradılar, bir türlü bulamadılar. Yıldırım Bâyezid Han, Rumeli fethinden sonra Bursa'ya gelmeyip Edirne'de konakladı.

Vehbi Tülek

Şehid Padişah Iii. Selim HÂn

Vehbi Tülek

49 - Şehid Musa Hulûsi Paşa

Vehbi Tülek

Mesih Paşa Vezir Olur Mu?

Vehbi Tülek

Osmanlı paşalarından Mesih Paşa, Hamid ilinin (Isparta'nın) beyiydi. Muhammed Çelebi Sultanın ziyâretine gider, hürmet gösterirdi. Vezir olması için duâ ve himmet etme si için yalvarıp yakarırdı. "Eğer vezir olursam, sizi ve talebelerinizi gazâya götürürüm." diye söz vermişti. Hayreddin Halife adında bir halifesi, talebesi vardı. Ona; "Var rüyâya yatıp istihâre eyle. Bakalım Mesih Paşa vezir olur mu?" dedi. Hayreddin Halife istihâreye yatıp gördü ki: Hocası Şeyh Muhammed Çelebi Sultan bir kuşak getirdi. Onu Mesih Paşa nın başına sarması için kendisine verdi. Fakat Hayreddin Halife onu bir türlü saramadı. Bunun üzerine şeyh hazretleri kendisi alıp sardı.Sabahleyin Hayreddin Halife gördüğü rüyâyı anlatmak üzere huzûruna gitti.

Hamevî'nin Osmanli Padişahlari İle Alakali Önemli Tesbiti

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Düğün-bayram Alayina Gitmiyor Ya!

Vehbi Tülek

Tavsiye Etmem Majeste

Vehbi Tülek

Bu Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Türk Adaleti

Vehbi Tülek

Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Müteşâbih Ve Muhkem âyet-i Kerimeler

Şerefüddin İbnü'l-Bârizi hazretleri Şafii fıkıh, kıraat ve hadis âlimidir. 645'te (m. 1248) Suriye'de Hama'da doğdu. Burada ve Şam'da ilim tahsil ettikten sonra talebe yetiştirdi ve Hama'da kırk yıl süreyle kadılık yaptı. 738'de (m. 1338) Hama'da veffat etti. Bu mübarek zat, bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cesur Desinler Diye Savaştın

Vehbi Tülek

Sa'id bin Mensûr Horasâni hazretleri İmâm-ı Mâlik hazretlerinin talebelerinden, İmâm-ı Ahmed bin Hanbel hazretlerinin hocalarındandır. Hadis ilminde imam olup, müctehid idi. Üç yüz binden fazla hadis-i şerifi râvileriyle beraber ezberden bilirdi. Horasan'da doğdu. 227 (m. 842)'de Mekke'de vefat etti. Rivâyetlerinden bazıları:

Özür Kabul Eden Ve Affeden Derviştir

Vehbi Tülek

Kara Dâvûd

Vehbi Tülek

Kara Dâvûd rahmetullahi aleyh, Kânuni Sultan Süleymân Hân devrinde yetişen Osmanlı âlimlerindendir. İzmit'te doğdu. 948 (m. 1541)'de Bursa'da vefât etti. Yıldırım semtinde yaptırdığı câminin bahçesine defnedildi. Yazdığı Şerh-i Delâil-i Hayrat, "Kara Dâvûd" ismi ile meşhûrdur. Bu eserden bazı bölümler:

Receb Enis Dede

Vehbi Tülek

Vecîhüddîn Ömer Efendi

Vehbi Tülek

Hz. Süheyb Ve Hîfâ Hatun...

Vehbi Tülek

Kutbüddîn İznîkî Hazretleri

Vehbi Tülek

Safranbolulu İsmâil Necâtî

Vehbi Tülek

Hem Nebî Hem Sultân Dâvûd Aleyhisselâm

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Onun Görmediği Yer

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Adam Olmazsan

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek