Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.562.125

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimsenin Gönlünü Almak, Altından Daha Kıymetlidir

Seyyid Cemâleddîn-i Ezherî hazretleri İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. İran’da Şîrâz’da doğdu. 1358 (H.760) senesinde Geylân’da vefat etti. Mısır'da Câmi'ul-Ezher Medresesine gitti ve zamânın âlimlerinden dînî ilimleri okudu. Tahsîlini tamamladıktan sonra Tebrîz'e yerleşti. Orada, tasavvuf yolunda ilerlemek için, Şihâbüddîn-i Sühreverdî hazretlerinin oğlu Şihâbüddîn-i Tebrîzî'nin talebeleri arasına girdi. İcazet verilerek Geylân taraflarına gönderildi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın babası Sultan II. Murad Hân devrinde, bir gün sadrâzam askere mûtad ulûfesini dağıttıktan sonra, padişahın huzuruna girmiş ve durumu şöyle rapor etmişti:"Devletlû Hünkârım, asâkir-i hümâyuna ulûfesini dağıttık. Ancak bir miktar akçe arttı. Ferman buyurursanız, ihtiyat akçesi olarak hazine-i hâssaya koyup saklayalım..." Sadrâzam, paranın artması haberine padişahın sevineceğini umuyordu. Fakat yanıldığını anlamakta gecikmedi. Sultan Murad Hân bu durumdan memnun olmamıştı. Zira o güne kadar ulûfe dağıtıldıktan sonra geriye para kalmazdı. Şimdi kaldıysa bunun bir sebebi olmalıydı. Bu yüzden sadrâzama şu sözleri söyledi:"Lala, her zaman ulûfe dağıtırken geriye akçe kalmaz iken, bu sefer fazla gelmesinin sebebi ne ola ki? Herhal Defterdârım bize yaranmak, gözümüze girmek için halktan fazla akçe toplamış, hazinede her zamankinden fazla akçe cem' eylemiş. Padişah'a yaranmak için halka zulmeden, tebaanın malını zorla elinden alan bir Defterdâr bize gerekmez..."Bu sözlerden sonra, Sultan Murad Hân Defterdârı'nı derhal vazifeden aldı. Zira 'Zulm ile âbâd olanın, kahr ile berbâd olacağı' hakikatine gönülden inanıyor, halkına elinden geldiğince adâlet ile muâmele etmeye çalışıyordu

Vehbi Tülek

Gayret-i İslama Ne Oldu?

Vehbi Tülek

Şehzade Selim’in Cevabi

Vehbi Tülek

LÂ İlÂhe İllallah

Vehbi Tülek

I. Dünya savaşının ilk yıllarında Doğu cephesinde Ruslara karşı çetin bir mücadele verildi. Bu çatışmalar sırasında bir çok Osmanlı asker ve subayı da esir düştü. Ruslar bu esirleri, sür'atle cephe gerisine, Kafkasya'ya naklettiler. İlk durak, Azerbaycan'daki Bakû şehrinin karşısındaki Najin adasıydı. Oradaki kamplarda toplananan esirler daha sonra Sibirya'ya naklediliyordu. Sibirya'da 4 uzun yıl geçti. Bu 4 yıl boyunca kamplarda konuşulan tek şey "Firar" idi. Hep onu düşündüler, konuştular, planladılar. Neticede küçük gruplar halinde kaçılma sı kararlaştırıldı. Binbaşı İbrahim Bey, Sivaslı Mülazım Ahmed Bey, Havran'lı Hamdi bey ve Sivas'lı Yedek Asteğmen Küçük Ahmet bey, beraber kaçacaklardı. Diğer arkadaşları da böyle gruplar yapmışlardı. Cuma gecesi son hazırlıklarını yaptılar. Peksimetlerini, kavurmalarını kontrol ettiler. Fakat İbrahim Bey son anda bu grubun ikiye bölünmesini teklif etti. Yakalanırlarsa, hiç olmazsa diğer arkadaşlarının kurtulması ihtimalini düşünüyorlardı. Öyle yaptılar.-Nikolinski kasabasına vardığınız zaman ekmekçi Klement size yardım edecek. Para ve rapiska (kimlik) verecek. Kendinizi belli etmeden onu bulun. Kimseyi şüphelendir meyin. Belki orada buluşuruz. Oradan da trenle ver elini Anadolum. İnşaallah vatanımıza kavuşuruz.Sonra da helallaştılar.

Neme Gerek ?

Vehbi Tülek

Sabetay Sevi Ve VÂnî Muhammed Efendi

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Böyle Soruya Böyle Cevap

Vehbi Tülek

Zağanos Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Osmanli Kadinlari Avrupada Hiç Taninmaz

Vehbi Tülek

Aslan Öldü!...

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yâkût-i Arşî

Yâkût-i Arşi hazretleri, Ebü'l-Abbâs-ı Mürsi hazretlerinin talebelerinin büyüğü olup, Habeşistanlıdır. 1307 (H. 707) senesinde Mısır'da İskenderiyye şehrinde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce, tâûndan (veba) ölen oğlu için buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mucize Ve Kerâmet Harikulade Hâllerdir

Vehbi Tülek

Kirmastılı Yûsuf Efendi Osmanlı müderris ve kadılarından olup Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. Bursa'ya bağlı Kirmasti (Mustafakemalpaşa) kasabasında doğdu. İstanbul'da 900 (m. 1494)'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Müslümanın Yapması Lâzım Olan Şeyler...

Vehbi Tülek

Molla Ali Efendi

Vehbi Tülek

Molla Ali Efendi rahmetullahi aleyh, serhad evliyâsının büyüklerindendir. Rumeli'de gâziler arasında meşhûr olup, onların manevi desteği oldu. 1005 (m. 1596) senesinde günümüzde Sırbistan'da bulunan Dimitrofça'da (Mitroviça) vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel, Hazreti Ömer'in (radıyallahu anh) fazilet ve üstünlüğü hakkında şunları söyledi:

Edeb; Insanın Nefsini Bilmesi, Tanımasıdır!

Vehbi Tülek

Pîr Ömer Halvetî

Vehbi Tülek

kendinizi Ölmüş Kabul Edin!

Vehbi Tülek

Seyyid Osman Efendi

Vehbi Tülek

Nefsin Isteklerini Terk Edemeyenler

Vehbi Tülek

Onun Annesini Buraya Getirin

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Sarayda İftar

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

İftiranin Neticesi

Bizi Hatirlayin!

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek