Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.159.039

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Söze Sabretmeyen Çok Söz Işitir

Ahnef bin Kays hazretleri Tâbiînin meşhurlarından ve hadîs âlimlerindendir. Resûlullah Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında Müslüman olduğu hâlde, mübârek yüzlerini göremediği için sahâbî olmakla şereflenemedi. 686 (H.67) senesinde Kûfe'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih’in Medreseleri

Fatih'in bilime olan hizmetlerine tanıklık eden anıtların en önemlisi, kuşkusuz camisinin etrafına yaptırdığı medreselerdir... Ancak ilk medrese eğitimi, fetihten hemen sonraki günlerde cami haline getirilen Ayasofya'da başlamış ve caminin yanındaki papaz odaları boşaltılarak öğrencilerin buralarda kalmaları sağlanmıştır. Molla Hüsrev'in başmüderrisliğe getirildiği bu ilk öğretim kurumunda, İstanbul'un ilk kadısı,Ayasofya'yı Cami olarak "tescil eden" Hızır Çelebi 'nin ilk müderrisler arasında bulunduğu görülmektedir. Bu sıralarda molla Zeyrek de müderris olarak Zeyrek camisinde derslere başlamıştır. (Türkiye Tarihi 2 s: 243) İşte İstanbul'da fetihten sonra öğretime başlayan ilk iki medrese bunlarrdır. Fatih medreselerinin yapımı bitince, Zeyrek'teki öğrenciler oraya taşınmış, Ayasofya'da ise öğretim sürdürülmüştür. Vakfiyesinde de belirtildiği üzere, Medaris-i Semaniye adı ile Fatih Camii'nin etrafında yapılmış olan bu yeni kuruluş, sekiz medrese ve her medresenin arkasında Tetimme adı verilen daha küçük sekiz medreseden oluşmaktadır. Ayrıca müderris ve öğrencilerin yararlanması için bir kitaplık, bir Darüşşifa ve bir de misafirhane bulunmakta idi. medreselerin her birinde "akli" ve "natli" bilimlerde birer müderris, Daruşşifada ise hangi ulustan olursa olsun iki hekim, bir göz hekimi, bir cerrah ve bir de eczacı görevlendirilmişti. Hekimlerin hastaları günde iki kez ziyaret etmeleri şart koşulmuştur.Fatih döneminde üzerinde durulması gereken önemli bir kuruluş da hızla geliştiği görülen bir yüksek okul niteliğindeki Enderun Okulu'dur. Bu kuruluş içinde askerlik, yöneticilik,güzel sanatlar bölümleri olduğu gibi, ayrıca bir de hastane bulunmakta idi. tanzimat dönemine kadar yaşadığı görülen Enderun Okulu'nda Galata Sarayı,Eski Saray ve Edirne Sarayı gibi sarayların orta dereceli saray okullarını bitirenler kabul edilmekte idi.

Vehbi Tülek

94 - Sultan Iii. Murad Ve Polonya Kralliği

Vehbi Tülek

Cezayirli Gazi Hasan Paşa

Vehbi Tülek

13 - Orhan Gazi Ve Nilüfer Hatun

Vehbi Tülek

1299 yılı Nisan ayının son günleri. Kayı aşiretinin Söğüt ve civarında günden güne güçlenmesi karşısında, şimdiye kadar birbirleri ile devamlı kavga halinde olan Rum tekfurları, Türklere karşı artık ittifak yapma yolarını aramağa başladılar. İlk olarak, Bilecik tekfuru, Yarhisar tekfurunun, güzelliği dillere destan olan kızı Holofira ile evlenerek akraba olacak ve bu suretle sağlam bir ittifak yapacaklardı. Bilecik tekfuru bu düğüne Osman Gazi ve arkadaşlarını da davet etmek istiyordu. Eğer gelirlerse, düğünün en hareketli bir anında üstlerine çullanıp esir edebilirlerdi. Böylece bir taşla iki kuş vurmuş olacaklardı.

Şehid Padişah Iii. Selim HÂn

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Muradin Oğlu Ii. Mehmede Öğütleri

Vehbi Tülek

86 - Hoşa Giden Tabir

Vehbi Tülek

Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Beykoz, Tokat Bahçesi

Vehbi Tülek

Genç Kadiasker

Vehbi Tülek

Zamaninin Ebu Hanifesi: Molla Hüsrev

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Müdâra Ederken Güler Yüzlü Ol!

Yahyâ bin Sa'id hazretleri Tabiinden fıkıh ve hadis âlimlerinin büyüklerindendir. Medineli olup kadı (hâkim) idi. 143 (m. 760)'de Hâşimiyye'de vefât etti. Hadis ilminde huccettir ve çok hadis-i şerif rivâyet etmiştir. Kitabında naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Resûlullah, Süreyyâ Yıldızını Bile Görürdü

Vehbi Tülek

Ömer bin Abdurrahmân ibn-i Muhaysın hazretleri "On dört kıraat imamı"ndan biridir. Kıraat tahsilini Mücâhid bin Cebr ve Said bin Cübeyr'den yaptı. Kendisinden Süfyân bin Uyeyne, Süfyân-ı Sevri gibi âlimler ilim tahsil etti. İbn-i Muhaysın 123 (m. 741)'de Mekke'de vefat et­ti. Şöyle anlatır:

Mısırdan Yükselen Nur Demirtaş Muhammedî

Vehbi Tülek

Rüzgâr Olmasaydı, Dünya Kötü Kokardı!

Vehbi Tülek

Hasen bin Ahmed Semerkandî hazretleri hadîs âlimidir. 409 (m. 1018) yılında Türkistan’da Semerkand’da doğdu. Buradaki âlimlerden ilim öğrenip hadîs-i şerîf dinledi. Hadîs-i şerîf dinlemek ve ezberlemek için Buhârâ ve Belh’e de gitti. 491 (m. 1098) senesinde Semerkand’da vefât etti. “Cüz’ün fihi mine’l-ebdali mine’l-ümmet” adlı eserinin bazı bölümlerinde şöyle yazmaktadır: 

Kadere Imân, Sıkıntı Ve Kederi Giderir

Vehbi Tülek

Şaban-ı Nakşibendi

Vehbi Tülek

Zekvân Bin Abdullah Teymî

Vehbi Tülek

Harâma Sebep Olan Şeyler De Harâmdır

Vehbi Tülek

Haramlara Devam, Küfre Sebep Olur!

Vehbi Tülek

Hazreti Zeyneb (radıyallahü Anhâ)

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Latif Bir Şikayet

Latif Bir Şikayet

İstanbul'dan Hacca giden İbrahim efendi adındaki bir zat, yolda yüzü kızararak sadaka isteyen bir dilenciye, başakları gibi beş on kuruş vererek başından savmadı ve ihtiyacını tamamen karşılayacak kadar para verdi.Bir sabah Kâbeyi tavaf ederken bu İbrahim efendi baktı ki, birisi bütün Müslümanların Kıblegahı yanında saygısızca uzanmış yatıyor. Hemen adamı uyandırdı ve:-Burada en küçük saygısızlık, en büyük günahı netice verir. İstirahatini başka yerde yap. Biz burada hürmet ve saygı ile tavaf ederken, senin laubalice yatışın bize ağır geliyor. Senin de günahın çoğalıyor.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Sünnet Akçesi

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Allah'ın Emaneti

Kadin Akli

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek