İnsanın Kemâli, Fâni Olduğunu Anlamasıdır
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.654.655
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Sultan İkinci Bâyezid'in hanımı Şehzâde Korkut'un annesi bir gün dergâha gelip Abdurrahim Tırsi'nin hanımından; "Beyin Abdürrahim Tırsi'den ricâ edip, yardım taleb ederiz. Sultan Bâyezid'den sonra oğlum Korkut pâdişâh olsun." diye ricâda bulundu. O da bu dileği beyine sık sık hatırlatırdı.
Üçüncü Mehmed Han, Abdülmecid Efendiyi İstanbul'a dâvet ederken, kendi el yazılarıyla şu mektubu yazmışlardı:"Fazilet ve kerâmet sâhibi Sivaslı Abdülmecid Efendi! Merhûm amcan Şemseddin Efendinin, Eğri seferinde maddi ve mânevi çok yardımlarını gördüm. Döndükten sonra İstanbul'da kalmasını istemiştim. Fakat o arzu etmeyince, ihtiyârlığı sebebiyle memleketine gitmesine izin verdim. Şimdi sizin söz, fiil ve diğer özelliklerinizle ona tam olarak benzediğinizi duydum. İstanbul'u teşrifinizi cân-ü gönülden istiyorum. Hatt-ı şerifim size ulaştığı zaman ihmal etmeyesiniz."
Abdülkâdir Deştûtî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 931 (m. 1524) senesinde Mısır’da vefât etti. Menkıbe ve güzel hâlleri pekçok olup, apaçık kerâmetler ve hârikalar sahibi idi.
Ahmedü Bamba, Batı Afrikalı bir âlimdir. O, henüz 9 yaşındayken, bölge Fransızlar tarafından işgâl edildi. Babası da âilesini alarak Rip'te Porokhane köyüne yerleşti. Bu sırada Fransızlara karşı cihâd hareketini başlatmış bulunan Maba Diakhu burada idi. Beraberce Fransızlara karşı mücadele ettiler. Ahmedü Bamba bir yandan da ilimde yükseldi. Saint Louis'e giderek Kâdiriyyenin halifesi El-Hâc Kamara'ya bağlandı. Sonra bu hocasının işaretiyle meşhûr Kâdiri şeyhi Sidya'nın sohbetlerine kavuşmak üzere Moritanya'ya gitti... Şeyh Sidya'dan tasavvuf, akâid, Mâliki fıkhı ve Sahih-i Buhâri okudu...
Abdüllatif Câmi hazretleri, İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Türkistan'da doğdu ve 963 (m. 1555) senesinde Harezm'de vefât etti... 960 (m. 1553) senesinde Anadolu'ya geldi. Zamanın pâdişâhı olan Kanuni Sultan Süleymân Hân ile görüşüp, sohbet etti. Kanuni, bunun sohbetlerinden çok istifâde eder ve lezzet alırdı...
Şeyh Sadi-i Şirazi, Bostan ve Gülistan kitabında şöyle nakleder: Bir yere konmuş kervandan birisinin bir çocuğu kayboldu. Adamcağız geceleyin kafile içinde döndü, dolaştı. Her çadırdan sordu, her tarafa koştu. Nihayet gecenin karanlığı içinde, gözünün nurunu buldu. Çocuğu aldı, getirdi. Kervan halkı ile konuşmağa başladı.
- Çocuğu nasıl oldu da, buldun?
- Önüme kim çıktı ise, kime rastgeldimse çocuğum budur diye onu tetkike başladım. İşte bu surette buldum.
Ey aziz, işte bundan dolayıdır ki, velilere rastgelmek isteyen gönül sahipleri, herkesi veli kabul ederler. Bunlar bir gönül için birçok yükleri götürür. Bir gül için birçok diken acısını çekerler.