Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.740.755

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sizlere Vasiyetim, Hocaya Itirâzı Terk Etmenizdir!

Seyyid Hâlidî Müşâhidî hazretleri Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Bağdad'da yaşadı. İlk önce Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfesi Ubeydullah Hayderî'nin sohbetlerinde ve hizmetinde bulundu. Sonra Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin yüksek sohbetleriyle şereflenip hizmet ve huzûrunda bulundu. Hâlid-i Bağdâdî hazretleri kendisine hilâfet verdi. Hocasının Şam’a hicret etmesinden sonra Bağdad'da talebe yetiştirdi. sohbetlerinde, hocası Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sözlerini naklederdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Garip Bir Koşu

1912 yılında Avrupa'dan meşhur bir şampiyon koşucunun geldiği ve Türkiye'de kendisi ile boy ölçüşecek yarışçı aradığı haber alınmıştı. Düşünülüp danışıldı ve nihayet Anadolu hisarı tulumbacılarından (itfaiye erlerinden) "Kıvırcık Ahmed" namıyla anılan biri bulundu. Mukavemet yarışı Fenerbahçe'de yapılacaktı... Meraklıların doldurduğu geniş çayırın kenarında, İngiliz atlet bacağında şortuyla bekliyordu. Kıvırcık Ahmed'e : -Haydi, dediler. Soyun!-Ne soyunacağım? Denize mi gireceğiz?-Sen de üzerindeki elbiseyi çıkarıp, onun gibi çıkacaksın!-Ama ben onun gibi soyunmam , utanırım!...-Etme Ahmed, ayıp olacak.-Bırak beyim, ben evde yalnız başıma gusulhaneye girsem, yine de peştamal kullanırım.

Vehbi Tülek

Abd'den Haraç Aliyorduk

Vehbi Tülek

Biz Senden Daha Nica Hizmetler Bekleriz

Vehbi Tülek

Pirizade Mehmed Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan süleyman Han'ın Macaristan seferi sırasında Anadolu'da isyanlar çıktı. Bunların en mühimlerinden bir de Kalenderoğlu isyanı olup, Anadolu'nun bir çok şehirlerini ele geçirdiğini öğrenen Kanuni, Veziriazam İbrahim Paşa'yı isyanı bastırmak için Anadolu'ya gönderdi. İbrahim Paşa, uzun mücadeleler neticesinde isyanı bastırdıktan sonra bütün beyleri ve valileri huzuruna çağırdı. İlk olarak Anadolu Beylerbeyi Behram Paşa'ya sert bir şekilde şöyle dedi:-Yarı çıplak, serseri, haneberduş takımının önünden nasıl kaçtınız?Behram Paşa bu suale korkusundan bir cevap veremedi. Veziriazam diğer beylere de sordu, fakat hepsi suçu birbirlerinin üzerine atıyorlardı. Veziriazam çok hiddetlendi. Artık cellada teslim edileceklerini anlayınca, vaziyeti kurtarmak için, içlerinden Adana Valisi ve eski veziriazamlardan Pirizade Mehmed bey, Veziriazam İbrahim Paşa'ya:-Eskiden dedelerimiz harbe girecekleri zaman Allahü Teâlâdan yardım diledikten sonra tecrübeli ihtiyarlarla müşavere etmek geleneğine uyarlardı. Biz ise ne onu yaptık, ne de bunu. Gurur ve kendimize olan aşırı güvenimiz, başımıza bu musibetleri getirdi. Cezamızı çekmek için işte kılıcım ve işte başım...deyince, Veziriazam , bu asil ve hakikat olan sözler karşısında susup hiçbir şey yapmadı. Eski veziriazamın bu konuşmasını haber alan Kanuni, Pirizade'yi çağırıp ona ihsanlarda bulundu.

Abd'den Haraç Aliyorduk

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Rüyasi

Vehbi Tülek

Midhat Paşa

Vehbi Tülek

25 - Senin Nasibin Diyar-i Rum'dadir

Vehbi Tülek

Bosna Fatihi Mahmûd Paşa

Vehbi Tülek

Hergün Bin Akçe Dağitirdi

Vehbi Tülek

Bir Kâse Yoğurt

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahü Teâlâ, Insanları Başıboş Bırakmadı

Muhammed Ma’sûm Ömerî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin torunlarındandır. 1846 (H.1263) senesinde Delhi’de doğdu. Zâhirî ilimleri dedesinin talebelerinin önde gelenlerinden Molla Muhammed Nüvâb ve küçük amcası Muhammed Mazhar’dan okudu. İngilizler 1858 senesinde Hindistan’ı işgâl edince Medîne-i münevvereye hicret etti. 1922 (H.1341) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Bir sohbetinde şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Said Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Ebû Said Mehmed Efendi 38. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1003'te (m. 1593) İstanbul'da doğdu. Medrese tah­silini tamamladıktan sonra çeşitli medreselerde mü­derrislik ve kadılık yaptı. Ardından Anadolu, sonra Rumeli Kadıaskeri, nihayet Şeyhülislâm oldu. Sonra azledilerek Gelibolu'ya gönderildi. 1072 (m. 1662)'de orada vefat etti. Bir dersinde Kur'ân-ı kerime tazim hakkında şunları anlattı:

Ebû Bekr Kettânî

Vehbi Tülek

Bir Hak âşığı Semnun Muhib

Vehbi Tülek

Semnun Muhib hazretleri aslen Basralı olduğu için Basri, Bağdât'a yerleştiği için Bağdâdi nisbet edildi. Cüneyd-i Bağdâdi hazretlerinin devrinde yaşadı. Ondan sonra 932 (H.320) yılında vefât etti...
Semnun Muhib rahmetullahi aleyh, yaşı ilerlemiş, ömür merdiveninin son basamağına yaklaşmıştı. Bu yaşına kadar başından hiç evlilik geçmemişti. Ömrünün bu son anlarında, sadece sünnete tâbi olmak ve efendimizin sünnetini yerine getirmek için evlenmek istedi. Bu talep üzerine yakınları ona saliha bir hanım bulup evlendirdiler...
Evlendikten sonra her geçen gün Semnun Muhib hazretlerinin, hanımına olan sevgisi çok ziyade artıyordu. Sanki "kara sevda"ya tutulmuştu...

fakir Babası İbn-i Münîr

Vehbi Tülek

Kabristanda Namaz Kılmak Nehyolundu

Vehbi Tülek

Kulum Beni Zannettiği Gibi Bulur

Vehbi Tülek

İnsan Için En Hayırlı Haslet

Vehbi Tülek

Bana Nasihat Et Yâ Resûlallah

Vehbi Tülek

İbn-i Abdûs Kayrevânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Yuhçu Baba

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek