Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.854.104

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâdık, Iyi Bir Talebe Nasıl Olmalıdır?

Kudsî Abdüllatîf Efendi Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. 1384 (H.786) senesinde Kudüs'te doğdu. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra evliyanın büyüklerinden Zeynüddîn-i Hâfî hazretlerine talebe oldu. İcazet verilerek Bursa'ya gönderildi. Bursa'da câmi ve dergâh inşâ edip talebe yetiştirmeye başladı. Kurduğu dergâh Zeynîler Dergâhı adıyla meşhur oldu. 1452 (H.856) senesinde Bursa'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Git HünkÂrdan Ferman Getir...

Fâtih Sultan Mehmed Hân hazretleri, bir gün tebdil-i kıyâfet ederek halkının arasında gezmeye çıkar. Akşama kadar dolaşır. Unkapanı kapısına geldiğinde kale kapısının kapanmış olduğunu görür. Kendisinin çıkardığı fermana göre, kale kapıları akşam ezanını müteâkip kapanıp, sabah ezanı vakti açılmaktadır. Padişah yanındakilerle kapının önüne gelir ve kapı muhâfızı Sinan Çelebi ile aralarında şu konuşma geçer:" Aç şu kapıyı Sinan Çelebi!.." Kimsin sen, bana kapıyı aç diye nasıl emredersin?.." Kim olduğuma ne bakıyorsun, kapıyı aç yeter.

Vehbi Tülek

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Vehbi Tülek

Şehid Sultan Genç Osman

Vehbi Tülek

Bir Salkim Üzüm

Vehbi Tülek

Avrupa hristiyanları, Papa'nın kışkırtması ile bir araya gelip Osmanlı topraklarına saldırmaya teşebbüs edince, yeryüzünün sultânı Kanuni Sultan Süleyman Han, ordusu ile sefe re çıktı. Târihlere şan veren ordu ağır ağır ilerliyor, hedefine bir an önce ulaşmak için gayret sarf ediyordu. Havalar da iyice ısınmıştı. Bir Hristiyan beldesinden geçerken, yolun dar olması sebebiyle, askerlerden kimisi üzüm bağlarından yürümek mecburiyetinde kaldı. Olgunlaşan üzümler susuzluktan dudağı çatlamış askerlere; "Al beni, ye beni" dercesine duruyordu. Askerlerden biri dayanamayıp, sahibinin haberi olmadan bir salkım üzüm kopardı. Yerine de bir keseye koyduğu parayi bağladı. Üzümü de yedi.

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Vehbi Tülek

Hükümdarlar VilÂyet Zabteder, Bahşetmez!

Vehbi Tülek

Sinan Reis

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Ordusunun Başinda Sefere Çikan Son Osmanli Padişahi

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Çomar Bölükbaşi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sözünde Durmak Güzel Bir Haslettir

Muhammed Ebû Hamza Bezzâr hazretleri Kelâm, fıkıh, tefsir ve hadis âlimlerindendir. 289 (m. 901)'de Bağdad'da vefat etti. İmâm-ı Ahmed bin Hanbel, bu zâta çok saygı gösterirdi. Evliyâ hâllerine âit bir mesele olursa, "Ey Ebâ Hamza! Bu hususta ne buyurursun?" diye sorar, aldığı cevaplara hayran olurdu. Ebû Hamza buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kûhistan Sultanı İskender Bin Kâbus

Vehbi Tülek

Kûhistan Hükümdarı İskender bin Kâbus"un "Kâbusnâme"si çok meşhurdur. Tarih boyunca pek çok padişah, sultan ve devlet adamı tarafından birçok dillere çevrilmiştir. Bu eser, birçok edebi, tarihi ve ahlâki eserlere kaynak teşkil eder. İskender bin Kâbus "Kâbusnâme"de özetle diyor ki:

Şeytanı Helak Eden Kelime-i Tayyibe

Vehbi Tülek

İbrâhim Bin Edhem Hazretlerinin Oğlu

Vehbi Tülek

İbrahim'in babası Edhem, Belh diyarının hükümdarıydı. Kendisi Şehzâde olup, her türlü imkâna sâhip, her istediğini yer, her istediğini giyer, her emri hemen yapılırdı. Fakat bir gün Allah aşkı ile yandı tövbekâr oldu. Evini barkını terk etti. Memleketi Belh'ten ayrıldığında geride süt emen bir oğlu kalmıştı. Çocuk büyüdü. Zengin oldu ve bir gün vâlidesine;
-Anneciğim, ben gidip, babamı bulmaya çalışacağım ve hizmetinde bulunacağım, dedi.

Yazıklar Olsun Sana Ey Nefsim

Vehbi Tülek

0lk “derya Beyi” Kara Mürsel Gazi

Vehbi Tülek

İbrâhim Şirvânî Hazretleri

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Takdir Ettiğini Kabul Et

Vehbi Tülek

şehîd Işte Budur! Ben Buna Şâhidim

Vehbi Tülek

amellerin Seni Şımartmasın!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Firkateyne Bininiz

Firkateyne Bininiz

Abdülehad Efendiye bağlı en samimi talebelerinden olan Hassa-ı Hümâyûndan Gürcübaşı Mûsâ Ağa şöyle anlattı:

Abdülehad Efendi hiç sebep yokken ve bir münâsebet de geçmeden bana; "Mûsâ Ağa! Mısır'dan dönüşte, kalyona binmeyip, sayıkaya veya firkateyne bininiz." buyurdu. Buna çok taaccüb ettim. Çünkü, Mısır'a gitmek hiç hatırımdan geçmemişti. Fakat Abdülehad Efendinin bunu söylemekten bir murâdları olmalı deyip, merakla bekliyordum. Bu sözün mânâsını bir türlü anlayamıyordum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Gerçek Zehir

Ahde Vefa

Padişah Ve At

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek