Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.469.858

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Herkesin Fetvâsıyla Amel Etmemelidir!

İmâm-ı Birgivî hazretleri Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. 1521 (H.929) senesinde Balıkesir'de doğdu. İstanbul'da bulunan meşhûr Semâniyye Medresesi müderrislerinden ders aldı. Parlak bir başarı ile icâzet imtihânını vererek, bir müddet İstanbul medreselerinde müderrislik yaptı. Bu vazîfesi sırasında Bayrâmiyye tarîkatının şeyhlerinden olan Abdürrahmân Karamânî'ye talebe olup, onun sohbetlerinde bulunarak tasavvufta yetişti. İzmir'in Birgi kasabasına yerleşerek talebe yetiştirdi. 1573 (H.981)de orada vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Sultan Ahmed, Şeyhi Aziz Mahmud'a bir hediye sunmak istiyordu. Mürşidinin kendisin den bu hediyeyi kabul etmesi onu çok memnun edecekti. Sultan Ahmed bir gün kendine uygun gördüğü bir hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerine gönderdi. Ama Şeyh Hazretleri kabul etmedi. Şüphesiz bu kabul etmeyiş, sultana karşı bir tavır anlamına gelmiyordu. Evliyanın büyüklerinden çoğu prensip olarak hediye kabul etmezdi. Bu, büyük insanların dünya malına hangi gözle baktıklarını, başkaları için ulaşılmaz sayılan şeylerin nazarlarında hiçbir değer taşımadığını ifade etmenin bir yoluydu. Sultan Ahmed şeyhi Hüdayi'nin kabul etmediği hediyeyi yine bu devrin evliyasından Abdülmecid Sivasi'ye gönderdi ve o da kabul etti. Kendisine, padişahın aynı hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi'e sunduğu ama kabul etmediği de hatırlatıldı. Sivasi Hazretleri gerçek büyüklere yakışır bir tutum ortaya koydu: "Hüdayi Hazretleri bir karga değildir ki leşi kabul etsin" dedi. Aziz Mahmud Hüdayi'ye de "Sizin kabul etmediğiniz hediyeyi Şeyh Sivasi kabul etti" dediler. Şu cevabı verdi: "Onun için hiç bir mahzuru yoktur. Çünkü o öyle büyük bir ummandır ki bir parçacık çamurun kendini bulandırmayacağını bilir."

Vehbi Tülek

İmparator Ölü Gibi Donup Kaldi

Vehbi Tülek

Bir Yüz Karasi

Vehbi Tülek

Kolumu Kesiver Kumandanim

Vehbi Tülek

Çanakkale savaşlarına kumanda etmiş emekli bir subay şöyle anlatır:"Çanakkale savaşının devam ettiği günlerden birindeyiz. O gün akşama kadar devam eden savaş, bu nisbetsiz üstünlüğe rağmen yine zaferimizle neticelenmek üzereydi. Gözet eme yerinde muharebenin son safhasını heyecan içinde takip ediyordum. Mehmetçiklerin "Allah...Allah..." nidaları ufku titretiyor, korkunç bir medeniyetin bütün heybetini temsil eden top seslerini bile bu müthiş haykırışlar bastırıyordu.

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Vehbi Tülek

3 - İstanbul'un Fethi (manzum Hikaye)

Vehbi Tülek

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Vehbi Tülek

Bu Aslan İstirahat Etsin

Vehbi Tülek

Bu Hükümdar Kemal Ve Tedbir Sahibidir

Vehbi Tülek

Fatih’in Adaleti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Zikir, Allahü Teâlâyı Hâtırlamak Demektir

Kâdı Sirâcüddin-i Ermeneki hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 644 (m. 1246)'da, Mısır'da bulunan Ermenek'te doğdu. 725 (m. 1325) senesinde İran'da Kûs kadısı iken vefât etti. Bu mübarek zat, bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

silsile-i Aliyyeden Ubeydullah-ı Ahrâr

Vehbi Tülek

Ubeydullah-ı Ahrâr hazretleri, Türkistan'ın büyük velilerindendir. 1403 (H.806) senesinde Taşkent'te doğdu. Kendilerine "Silsile-i aliyye" adı verilen ve insanlara İslâmiyetin emir ve yasaklarını anlatarak dünyâ ve âhirette saâdete kavuşmalarına vesile olan büyük âlim ve velilerin on sekizincisidir. 1490 (H.895) senesinde Semerkant'ta vefât etti...

Rızkı, Ummadığı Yerden Gelenler

Vehbi Tülek

Bir Ibâdete Başlarken Niyet Etmek Lazımdır.

Vehbi Tülek

Şeyh Âşık Efendi Edirne'de yaşamış büyük velîlerden olup İbrâhim Gülşenî hazretlerinin halîfesidir. Edirne yakınlarındaki Âhûr köyünde doğdu. Önce bir müddet ilim öğrendi. Daha sonra Yavuz Sultan Selîm Han ile berâber Mısır'ın fethine gitti. Mısır'da iken, İbrâhim Gülşenî hazretlerinin meclisine katıldı, kalbini tamâmen ona bağladı. Tekrar Edirne'ye gelen Âşık Efendi, talebe yetiştirmeye başladı. 1567 (H.975) senesinde vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Tâceddîn Küçük Efendi

Vehbi Tülek

Mevlânâ Seyyid İbrâhim Efendi

Vehbi Tülek

Şehzâde Eğitimcisi Atâî Efendi

Vehbi Tülek

Nasipli Hükümdar Seyf Ibni Zilyezn

Vehbi Tülek

Yemen'den Yükselen Nur Abdullah-i Hadramî

Vehbi Tülek

Esed Bin Furat

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Cünnetü'l-esmâ

Cünnetü'l-esmâ

Mecmûatü'l-Ahzâb kitabında şöyle nakledilir: İmam Gazali hazretleri anlatıyor:
Kûfe ve Basra'da büyük bir tâûn hastalığı zuhur etti. Kûfe şehrinin ileri gelenlerinden Abdullah bin Hasan ve Ebul-Münzir, Hazret-i Ali'nin (radıyallahü anh) yanına geldiler. "Musallat olan hastalık yüzünden insanlar kırılıyor, cenazeleri defnetmekle meşgul olanlar kafi gelmiyor... Hatta vahşi hayvanlara yem olanlar var! Bize bir çare göster, himmet elini uzat. Ya Emirel-Müminin, şu sıkıntılı halimizde bize bir rehberlik yap" diye yalvardılar. Ali (radıyallahü anh) de onlara, birşeyler yazıp verdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Alabilirsen Al

Latif Bir Şikayet

Üç Kandil

Geç Gelen Kurtarıcı

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek