Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.344.288

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Rütbe Ve Nimeti Çok Olan Önce Selam Verir

İsmail Sivasi Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. Sivas’ta doğdu. 1638’de (h. 1048) orada vefat etti. İstanbul’da medrese tahsilini tamamladıktan sonra müderrislik yaptı. Sivas’a tayin edilerek müftülük yaptı. Burada Halveti şeyhi Abdülmecid Sivasi'den icazet aldı. Çok eser yazdı. Bunlardan "Mülteka" şerhi olan "Ferâid" fıkıh kitabı meşhurdur. Bu eserinde şöyle buyuruyor: 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Y Kilidi

1915 senesinde, dünyanın en güçlü donanmasını Çanakkale'de perişan eden Türk as keri, eski silahları ve yetersiz cephanesine rağmen, bazı cephelerde parlak zekası ile kara savaşında bir çok zaferler kazanmıştı.İngiliz denizde ağır bir yenilgi alınca, bu sefer karaya asker çıkararak İstanbul'a ulaş mayı denediler. 25 Nisan 1915 günü beş noktadan çıkarma yapmaya başladılar. Ana çıkar ma noktası, Arıburnu civarındaki (Y) olarak adlandırdıkları yerdi. Burada o gün nasıl bir olay meydana geldiğini, olayın görgü şahidi olan ve İngilizlerle birlikte savaşa katılan bir Rus subayının hatıralarından okuyalım:"Y kumsalında, savaş tarihine geçmiş en feci sahnelerden biri oynandı. Orada sol ta rafta, 42 metre yüksekliğinde bir duvar vardı. Bu Arıburnudur. Sağ tarafta ise büyük kütle halinde "Avrupa Kilidi" denilen taş yığını bulunmaktaydı. "Kilit" güllelerle hayli hırpalanmış ise de henüz yıkılmış değildi.

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Devri Ve Ilk Donanma Faaliyetleri

Vehbi Tülek

Broken Hill Savaşi

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve Pelekanon Savaşi

Vehbi Tülek

Osmanlı Devletinin ikinci sultânı olarak tahta geçen Orhan Gâzi, Alâaddin Paşayı vezir tâyin etti. Devlet Merkezi Yenişehir'den Bursa'ya nakledildi. Askeri, idâri faâliyetlere ağırlık verilip, iktisâdi müesseseler kuruldu. Aşiret kuvvetlerine ilâveten "yaya" denilen piyâde sınıfı orduya dâhil edildi. Orhan Gâzi, 1327'de Bursa'da gümüş akçesini darbettirdi. Tâyinlerde bulunup, Akçakoca'ya Kandıra, Kara Mürsel'e İzmit Körfezinin güneyi ve Abdurrahmân Gâziye de yeni fethedilen Aydos ve Samandra'nın idâresi verildi. Bu kumandanlar, bulundukları mevkilerde fetihlerle de vazifeliydiler.

Bu Sopayi Baban Verdi

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Demirbaş Hasan

Vehbi Tülek

İlim Yolundan Sakin Ayrilma

Vehbi Tülek

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Vesikalarla Konuşmasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Âilene Rıfk Ile Muâmele Eyle Ve Onu Dövme

Seyfullah Kâsım Efendi Osmanlı devletinde yetişen velîlerdendir. 1601 (H.1010) senesinde İstanbul’da vefât etti. Babası, Seyfullah Kâsım Efendi’yi, iyi edeb ve terbiye olması için Ümm-i Sinân hazretlerine teslim etti. Seyyid Kâsım Efendi, onun yanında zâhirî ve bâtınî ilimleri öğrendi. Ümm-i Sinân hazretlerinden icâzet aldı. Seyfullah Efendi birçok eser yazdı. Yazdığı eserlerden “Âdâb-ül-Menâzil” kitabında şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kur'ân-ı Kerime Çok Hürmet Etmelidir

Vehbi Tülek

İzzeddîn bin Abdüsselâm hazretleri Mısır'daki evliyanın büyüklerinden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Sultân-ül-Ulemâ ismiyle şöhret buldu. 1182 (H.578) senesinde doğdu. İbn-i Asâkir, Âmidî ve birçok âlimden ilim öğrendi. Berekât bin İbrâhim'in sohbetlerine devam etti. Şam'da ders verdi. Tekrar Kahire'ye gitti. İzzeddîn bin Abdüsselâm, Mısır'a gelmeden önce, fıkhi konularda fetvaları sadece Abdülazîm Münzirî verirdi. İzzeddîn bin Abdüsselâm, Mısır'a gelince, Abdülazîm Münzirî fetva vermedi. Kendisinden fetva isteyenleri, İzzeddîn bin Abdüsselâm'a gönderdi. 1262 (H.660) senesinde Kahire'de vefat etti. Kur'ân-ı kerimin mahluk olduğunu söyleyen itikatları bozuk kimseler vardı. İzzeddîn bin Abdüsselâm'ın bunlara yazdığı akaid yazısı şöyledir:

Celâleddîn Rûyânî Hazretleri

Vehbi Tülek

basra Güneşi Mâlik Bin Dînâr

Vehbi Tülek

Mâlik bin Dinâr hazretleri, ömrünü Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uyarak, insanlara nasihat ederek geçirdi. Hak yolu bulmak isteyenlerin önünde bir güneş olup, yollarını aydınlatırdı. Pek çok nasihati vardır. Buyurdu ki:
"Şu beş şey bedbahtlığın alâmetidir: Birincisi, gözün yaşarmaması. İkincisi, kalbin katı olması. Üçüncüsü, hayâsızlık. Dördüncüsü, dünyâya düşkün olmak. Beşincisi, dünyâ için canından endişe etmektir. Mü'min olan kimse Allahü teâlâdan korkar, boş sözlerden dilini korur."
Bir gün Basra vâlisi Mâlik bin Dinar'a der ki:
"Ey Mâlik, bize karşı bu kadar ağır konuşabilmen için sana cesâret veren ve bizi mukâbele etmekten âciz bırakan şey nedir biliyor musun? Dünyâya hiç değer vermemen ve bizden beklediğinin olmamasıdır..."

Dünyaya Kıymet Vermeyenler

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Üstâd-ı Azam

Vehbi Tülek

Irak Valisi Ziyad Bin Ebih

Vehbi Tülek

Abd Bin Ahmed Hirevî

Vehbi Tülek

Kulluk, Insanın Acizliğini Idrâk Edip, Anlamasıdır

Vehbi Tülek

Hilm, Sabrın En Yüksek Derecesidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Delik Kova

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Korkma!

Bana Delil Getir

Değişen Sizin Kalbiniz

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek