Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.366.745

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimseyi Övmekte Ve Yermekte Acele Etmeyin!

Cemâleddîn Geylânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. On ikinci asrın sonlarında İran’da Kazvin'de vefât etti. Necmeddîn-i Kübrâ hazretlerinin sohbetinde ve hizmetinde bulunarak yüksek derecelere kavuştu ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

99 - Deli Hüseyin Paşa Ve İran Şahinin Yayi

İran Şahı, Sultan IV. Murad Han'a bir çok hediyeler göndermişti. Bunlar arasında bir de yay bulunuyordu. Dünyada bir benzeri olmayan bu yay, son derece sertti ve ancak kuvvetli bir pehlivan bunu gerebilirdi. Padişah bu yayı ellerine alıp incelediler. Hediyeleri getiren İran elçisi sinsi sinsi gülüyordu:-Pek serttir efendim!..dedi.Fakat Murad Han'ın bakışlarını farkedince susmayı tercih etti. Yoksa kellesinden olacağını anladı. Padişah, çok kuvvetliydi. Fakat kendisi yayı kurmayı denemeden önce, başkalarını denemek istedi ve :-Bu yayı kim germek diler?...diye sordular. Kimsenin cevap vermesini beklemeden:-Sen gel!..diye nöbetçilerden birini çağırdı.

Vehbi Tülek

Varna Zaferi

Vehbi Tülek

Bendeniz Bîperva Geçerim

Vehbi Tülek

Hiddet Değil Gayret

Vehbi Tülek

Fatih ve II. Bayezid Han devirlerinde kazaskerlik de yapan Ali Fenari Efendi, insaflılığı ve yumuşak huyluluğu ile de tanınmıştı. Bir gün medresede ders verdiği sırada, talebelerden biri hocasının sözlerine karşı laubali bir tarzda itiraza kalkışır. Müderris ona cevap vermez, şöyle gazaplı bir şekilde kaşlarını çatmakla yetinir ve yine dersine devam eder. Dersin sonunda talebeyi çağırıp bu tutumundan dolayı takdir etmekle birlikte dersin adabını hatırlatır ve sorduğu suali de cevaplandırır. Talebe büyük bir mahcubiyetle ocasından özür diler ve bu arada:

"Bu hareketimin cezası olarak ya izin veriniz başka bir müderrisin hizmetine gireyim, yahıt da bundan sonra böyle siz ders verdiğiniz sırada artık hiç ağzımı dilimi açmayayım" der. Mevlana Fenari:

"Benim sana karşı muamelem bir hiddet neticesi değil, gayret arzusu idi. Maamafih şimdiden sonra hatırına gelen sual ve itirazı hiç tereddüd ve tekellüf etmeden söyle, asla gücenmedim" cevabını verir.

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Hafiz Mehmed’in Oğlu

Vehbi Tülek

Oruç Reis

Vehbi Tülek

Tek Başina Bir Ordu: Ebussuud Efendi

Vehbi Tülek

Artik Serbestsiniz

Vehbi Tülek

Özlediğimiz Düğün

Vehbi Tülek

İbretli Dava

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kalpleri Saf Ve Nurlu Olanlar

Abdürrahim Ebnâsi hazretleri Şafii âlimlerindendir. 829 (m. 1426) yılında Kâhire'de doğdu. 891 (m. 1486)'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Rükneddin Amîdî

Vehbi Tülek

Rükneddin Amidi hazretleri Hindistan'da yaşamış olan Hanefi fıkıh âlimlerindendir. Devrin meşhur âlimlerin­den ders aldı. Bengal'in eski başşeh­ri olan Leknevti'de kadılık yap­tı. 615'te (m. 1218) vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Ahmed Bin Muhammed Herevî

Vehbi Tülek

Kıyâmet Yaklaştıkça Fitneler Çoğalır!

Vehbi Tülek

Ahmed Bezzâr hazretleri hadis âlimlerindendir. 297 (m. 910)'da Bağdâd'da doğdu. Bağdâd'da ve Mısır'da ilim tahsil etti. Zamanın meşhur muhaddislerinden hadis öğrendi ve çok talebe yetiştirdi. 383 (m. 993)'de Bağdâd'da vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Emir Sultan

Vehbi Tülek

Cömertlik, En Güzel Mücevherdir

Vehbi Tülek

Hastalar, Seher Vaktinde Rahatlar

Vehbi Tülek

Ey Âdem! Doğru Söyledin

Vehbi Tülek

O, Medîne'nin En Büyük âlimidir

Vehbi Tülek

Kötü Arkadaş, Zehirli Yılandan Da Kötüdür

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Altıyüz Dirhemlik İp

Pişman Oldular!

Altıyüz Dirhemlik İp

Fani Dünya

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek