Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.439.440

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yaptığın Iyiliği Çok Görerek Başa Kakma

İbn-ül-Havrânî hazretleri meşhur velîlerden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1156 (H.551) senesinde Şam'da vefât etti. Zamanındaki birçok âlimden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf dinledi. Kendisinden de çok kimse ilim tahsil etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanli Zarf

I. Dünya Savaşında Irak Cephesinde savaşan 6. Ordunun Kumandanı Halil Paşa, hatıralarında şöyle bir hadiseyi nakleder:27 Mart 1916 günü Irak'ta Felahiye muharebesinde boğazından ağır yaralanan 18. Kolordu 51. Tümen 9. Alay Emir subayı iken, bu muharebede kendi alayındaki bir bölüğe kumanda eden Üsteğmen Muzaffer, hayatının son dakikalarına geldiğini anlayınca sükûnet ile son görevini yapmaya başladı ve konuşamadığı için, cebinden çıkardığı bir mektup zarfının üzerine kurşun kalemle önce "kıble ne taraftadır?" diye yazarak sordu. Milli şeref ve fazileti bulunan ak yüzünü ve pak alnını, görevini başaranlara mahsus güzellikle huzur-u Peygamberiye çevirdi ve kalbindeki şehadeti diliyle anlatmaya takati olmadığından, kana boyanan o zarfın ortasına okunaklı bir şekilde kelime-i şehadeti yazdı. Sonra bu büyük asker, bölüğüne son sözü söylemek isteyerek aynı zarfın üç yerine; "bölük intikamımı alsın" cümlesini yazarak, ikisini imzaladı, üçüncüsünü ise imzalayamadan son nefesini verdi. Muzaffer Efendinin bu yüce davranışı, yani bir Türk subayının örnek maneviyatı olan o kanlı zarf, Askeri Müzeye gönderildi ve Türk çocuklarına ve gelecek nesillere cevher değerinde bir miras olarak kaldı.

Vehbi Tülek

Beş Yüz Beş Kuruş

Vehbi Tülek

44 - Rodos Zaferi

Vehbi Tülek

Büyüklüğün Sirri

Vehbi Tülek

Osmanlı Devletinin Viyana'ya kadar ilerlemesinden çok korkup, başarısının sebebi ni aradıkları halde bulamayan Avrupa'ya, İstanbul'daki İngiliz sefiri bir gün şu şifreli mektubu yazıyordu:"Buldum...Buldum... Osmanlıların zaferden zafere ulaşmalarının sebebini ve bunları durdurma çaresini buldum... Osmanlılar, aldıkları esirlere hiç kötülük yapmıyorlar, kardeş gibi davranıyorlar. Hangi millettten, hangi dinden olursa olsun, küçük çocukların zekalarını ölçüyorlar. Keskin zekalı çocuklar seçilerek, saray mektepleri ve sonra da Enderun Mektebi içinde değerli öğretmenler tarafından okutuluyorlar. İslam bilgileri, İslam ahlakı, fen, kültür dersleri verilerek, kuvvetli ve başarılı bir Müslüman olarak yetiştiriliyorlar. Bunların arasından da Osmanlı ordularını zaferden zafere ulaştıran değerli kumandanlar, Sokollular ve Köprülüler gibi seçkin siyaset ve idare adamları çıkıyor. Osmanlı akınlarını durdurmak için bu mektepleri ve bunların kolları olan medreseleri yıkmak, Müslümanları ilim ve fende geri bırakmak lazımdır."

Ii. Adülhamid’in Verdiği Senet

Vehbi Tülek

Geyikli Baba Ve Orhan Gazi

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Ordusunun Başinda Sefere Çikan Son Osmanli Padişahi

Vehbi Tülek

98 - Sultan Ii. Osman Ve Hotin Kalesinin Fethi

Vehbi Tülek

Hediye Baston

Vehbi Tülek

Kamaları Sökülmeyen Tek Batarya

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cemâleddin Hulvî

Cemâleddin Hulvi hazretleri meşhur Halveti şeyhlerindendir. 982'de (1574) İstanbul'da Şehremini'de doğdu. On dört yaşında iken Necmeddin Hasan Efendi'ye intisab ederek Halveti icazeti aldı. Bu arada devlet hizmetine girdi ve Divân-ı Hümâyun çavuşu oldu. Emekli olunca Mısır'a gitti. 1064 (m. 1654)'de orada vefat etti. Lemezât-ı Hulviyye isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sonsuz Öncelerde Yoktan Var Olmak

Vehbi Tülek

Alâüddin Tûsi hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh ve kelâm âlimlerindendir. İran'da Tûs'ta doğdu, 887 (m. 1482) yılında Semerkand'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Azalıp Çoğalan Bir Inanış, Iman Olmaz

Vehbi Tülek

basra Güneşi Mâlik Bin Dînâr

Vehbi Tülek

Mâlik bin Dinâr hazretleri, ömrünü Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uyarak, insanlara nasihat ederek geçirdi. Hak yolu bulmak isteyenlerin önünde bir güneş olup, yollarını aydınlatırdı. Pek çok nasihati vardır. Buyurdu ki:
"Şu beş şey bedbahtlığın alâmetidir: Birincisi, gözün yaşarmaması. İkincisi, kalbin katı olması. Üçüncüsü, hayâsızlık. Dördüncüsü, dünyâya düşkün olmak. Beşincisi, dünyâ için canından endişe etmektir. Mü'min olan kimse Allahü teâlâdan korkar, boş sözlerden dilini korur."
Bir gün Basra vâlisi Mâlik bin Dinar'a der ki:
"Ey Mâlik, bize karşı bu kadar ağır konuşabilmen için sana cesâret veren ve bizi mukâbele etmekten âciz bırakan şey nedir biliyor musun? Dünyâya hiç değer vermemen ve bizden beklediğinin olmamasıdır..."

Ana-babanın Kabrini Ziyaret Etmek

Vehbi Tülek

Kendini Beğenen Helak Oldu!..

Vehbi Tülek

Dil Ile Söylemekle Niyet Edilmiş Olmaz

Vehbi Tülek

Şâfiî Fıkıh âlimi Ahmed Bin Ömer

Vehbi Tülek

Rüşd Ve Hidâyet, Onun Vasıtasıyla Gelmektedir

Vehbi Tülek

Yeni Olan Her Şey Eskir, Gençler Ise Ihtiyarlar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Padişah Ve At

Padişah Ve At

Padişahın yakınlarından bir beyin çok güzel bir atı vardı. Bir gün o ata binip padişahın alayına katıldı. Padişahın gözü, ansızın o ata takıldı. Böyle bir at kendi sürüsünde yoktu. Atın çalımı, rengi padişahın gözünü aldı, attan gözünü ayıramıyordu. Çevikliği, güzelliğiyle beraber atta padişahı çeken bir şey vardı. Önce önemsemek istemedi ama, gönlü atı istiyordu.
Padişah geziden dönünce, vezirine durumu açtı. Yolda bir at gördüğünü, derhal gidip o atı, sahibinden alıp, getirmelerini emretti. Padişahın adamları, hızla atın sahibi beyin yanına geldiler. Padişahın atı çok beğendiğini, ne fiyat isterse hemen vereceklerini bildirdiler. Bey, beyninden vurulmuşa döndü. O güzelim, canı gibi sevdiği atını padişah istiyordu ha! Ne yapacağını, ne söyleyeceğini şaşırdı. Padişahın adamlarını oyalamak için onlara yemek ikram etti. Onlar yemeklerini yerken İmadülmülk aklına geldi. Hemen durumu ona danışmalı, ondan akıl almalıydı. Çünkü o, zamanın en bilgini, en akıllısı, en güzel ahlaklısıydı. Kaç kere vezirliği bırakıp, ibadet için uzlete çekilmişse de padişah ona yalvararak izin vermemişti. Atın sahibi üzüntülü bir halde zamanın şeyhülislamının yanına koştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Ayyaşin Sonu

Cünnetü'l-esmâ

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Bereketi Var Mı?

Allah Diyen Genç

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek