Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.512.416

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnkâr Edenlere Cehennem Ateşini Hazırladık

Veliyyüddîn Efendi Osmanlı fıkıh âlimi, âbid ve velîlerindendir. 1659 (H.1069) senesinde; bugün Yunanistan sınırları dâhilinde bulunan Larissa (Yenişehir)'da doğdu. Zamânın meşhûr ulemâsından din ve fen bilgilerini tahsîl etti. İcâzet alarak talebe yetiştirmeye başladı. Hac için gittiği Mekke-i mükerremede Muhammed Ma'sûm-i Fârûkî hazretlerinin talebelerinden olan Ahmed-i Yekdest hazretlerinin sohbetleriyle şereflendi. O büyük zâttan Nakşibendiyye yolunun âdâb ve erkânını öğrendi. İstanbul'a döndükten sonra daha çok, insanlara nasîhat edip talebe yetiştirmek, kitap yazmak ve ibâdet etmekle meşgûl oldu. Edirne ve Galata kâdılıklarında bulundu. 1738 (H.1151) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Gül Baba’nin Cenaze Namazi

Günlerden 31 Ağustos 1526 Cuma. İki gün evvel Mohaç Meydan Muharebesi kazanılmış, Kanuni Sultan Süleyman Han tebrikleri kabul ediyor. Elbette herkes zafer neşesi içindedir. Kara haber otağ-ı hümayuna bir gülle misali düşer. Akıncı alperenlerinden Gül Baba gaza meydanında şehid düşmüştür. Kendisi şehid düşmüş de, başı yere düşmemiştir. Elinde gürzü ve yatağanı ile vuruşurken, bir kafir sillesi ile başı gövdesinden ayrılmıştır. Ve o aziz kahramana layık efsaneler de o anda destanlaşmaya başlamıştır. Rivayet edilir ki, Gül Baba başsız gövdesiyle atından inmiş, kesik başını koltuğunun altına almış ve etrafını saran Haçlı askerlerini defettikten sonra Mohaç ovasını velveleye veren Kelime-i Şehadet getirdikten sonra şehadet mertebesine erişmiştir.

Vehbi Tülek

Daha Büyük KerÂmet Mi Olur?

Vehbi Tülek

Sevdiklerine Kavuştu

Vehbi Tülek

17 - Korkma!

Vehbi Tülek

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu.

Mesir Macunu

Vehbi Tülek

İlk Türk Uçağinin Uçuşu

Vehbi Tülek

Böyle Soruya Böyle Cevap

Vehbi Tülek

Fetih Vaktidir

Vehbi Tülek

Abdülmecid Han Ve Misir Meselesi

Vehbi Tülek

Herkes Yediğini Gönderir

Vehbi Tülek

Eğer Sakalimin Bir Kili Bilseydi!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Süleymân Sâdeddîn Efendi

Müstekimzâde Süleymân Sâdeddin Efendi, 1719 (H.1131) senesinde İstanbul'da doğdu. Önce babasında okudu. Sonra İstanbul'daki büyük âlimlerden ilim tahsil etti. Nihayet Mehmed Emin Tokâdi hazretlerini tanımak ve ona talebe olmakla şereflendi. Mehmed Emin Tokâdi, Ahmed-i Yekdest hazretlerinin, o da Muhammed Ma'sûm-i Fârûki hazretlerinin halifesiydi.
Müstekimzâde, hocası Mehmed Emin Tokâdi hazretlerinin emriyle İmâm-ı Rabâni hazretlerinin Mektûbât'ını Türkçeye tercüme etti. 1787 (H.1202) senesinde vefât etti. İstanbul Zeyrek'te, Soğukkuyu Piri Paşa Medresesi kabristanında, hocası Mehmed Emin Tokâdi hazretlerinin ayak ucuna defnedildi.
Süleymân Sâdeddin Efendi vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İlmiyle Amel Etmeyen Din Adamları!

Vehbi Tülek

Şems-üş-Şümûs Muhyiddîn hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1570 (H.978) senesinde Hindistan'ın Ahmedâbâd şehrinde doğdu. Zamânının meşhûr âlimlerinden ilim öğrendi. Allâme Cemâleddîn Muhammed ve birçok zattan tasavvuf yolunda hırka giydi. 1628 (H.1038) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kitap yazdı. “El-Minhâc ilâ Ma'rifeti'l-Mi’râc” isimli eserinde şöyle nakleder:

Öfkelenince Hemen Abdest Almalıdır.

Vehbi Tülek

Ali Haydar Bey

Vehbi Tülek

Ali Haydar Bey son devir Osmanlı âlimlerindendir. 1837 senesinde İstanbul'da doğdu. Galatasaray Lisesi ve Mülkiyye Mektebini (Siyasal Bilgiler Fakültesi) bitirdi. Hukuk ve Siyasal Bilgiler Fakültelerinde profesörlük yaptı. 1903 senesinde vefat etti. (Mecelle) kitabına yaptığı (Dürer-ül-hükkâm) adındaki şerhi çok kıymetlidir. Bu kitabında diyor ki:

Şerifzâde Ataullah Efendi

Vehbi Tülek

Muhammed Urre

Vehbi Tülek

Hâce Mevdût Çeştî

Vehbi Tülek

Olgunluklara Kavuşmanın Yolu, Allah'a Muhabbettir

Vehbi Tülek

Tâbiinin Büyüklerinden Râbi Bin Huseym

Vehbi Tülek

Himmetzade Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Mesnevi'de şöyle bir hikaye nakledilir:Musa aleyhisselam yolda bir çoban gördü. Çoban şöyle dua ediyordu:"Ey kerem sahibi Allah! Nerdesin ki sana kul, kurban olayım! Çarığını dikeyim, saçını tarayayım! Elbiseni yıkayayım, bitlerini kırayım. Ulu Allah, sana süt ikram edeyim. Elini öpeyim, ayağını ovayım." O çoban bu çeşit saçma sapan şeyler söyleyip duruyordu. Musa aleyhisselam;
"Kiminle konuşuyorsun?" diye sordu. Çoban;
"Bizi Yaradanla, bu yeri, göğü yaradanla," diye cevap verince, Musa a leyhisselam dedi ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Kul Hakkı

Sarayda İftar

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Değişen Sizin Kalbiniz

Garip Karşilanan Bir Adak

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek