Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.172.683

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsan Aklı Noksan Olduğu Için Doğru Yolu Bulamaz

Arabî Alâeddîn Efendi Osmanlı Devleti şeyhülislâmlarındandır. Haleb'de doğdu. İlk tahsîlini Haleb'de yaptı. Sonra Bursa'da Molla Gürânî ve Hızır Çelebi'den dersler aldı. Edirne Fahreddîn-i Acemî'ye muid, asistan oldu. Halvetî Şeyhi Alâeddîn Halvetî hazretlerine mürid oldu. Tasavvuf yolunda ilerledi. Fâtih Sultan Mehmed zamanında Sahn-ı Semân Medresesine müderris tâyin edildi. Sultan İkinci Bâyezîd Han kendisini şeyhülislâmlık makâmına getirdi. 1496'da İstanbul'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hangimiz Kazançli Çiktik

1960 yılında Milli Birlik Komitesi üyesi Ahmet Er, Libya'daki Türk sefâretine 'Devlet Müşaviri' olarak tayin edilir. kendileri zaman zaman Libya'da seyahate çıkarlar. Bunlardan birinde, mihmandarı, geçtikleri kasabada yaşlı ve meşhur bir şeyhin bulunduğunu, onu ziyaret etmenin faydalı olacağını söyler. Ve giderler. Oldukça ıssız bir yerde, bir ağacın gövdesine yaslanmış olan 80 yaşlarında, beyaz sakallı ve â'ma olduğu ilk bakışta belli olan Şeyh'i görürler. Ahmet Er kendisini takdim eder. Türk olduğunu da söyleyerek elini öpmek için müsaade ister. Bunun üzerine Şeyh, Ahmet Bey'e hitâben:" Ben senin elini öpmeliyim, der.Ahmet Bey'in "Estağfirullah" demesine fırsat bırakmadan onun elini öper. Bilmukabele, muhatabı da onun elini öper. Bunu müteâkip Şeyh, Ahmet Er'e:" Hangimiz kazançlı çıktık? diye sorar. Er:" Ben kazançlı çıktım; çünkü, pir-i fâni bir Müslüman ulusunun elini öptüm, der. Şeyh, hafifçe gülümser ve şu cevabı verir:" Hayır ben kazançlıyım; çünkü sen, çölde fakir ve nâçiz bir Müslüman'ın elini öptün. Ben ise şanlı, şerefli Osmanlı'nın elini öptüm.

Vehbi Tülek

Hergün Bin Akçe Dağitirdi

Vehbi Tülek

Sizi Sultan İlan Edelim

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

"Bir Mimar Sinan eseri olan Şehzadebaşı Cami'nin 1990'li yıllarda
devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat
muhendisi, caminin restorasyonu sırasında yaşadıkları bir olayı tv'de
şöyle anlatmıştı.

Hamdolsun İslam Askeri Muzaffer Olmuştur

Vehbi Tülek

Bu Asker Sağ Oldukça Bu Kale Size Verilmez

Vehbi Tülek

Edirne’yi Müslümanlara Tekrar İhsan Edecek

Vehbi Tülek

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

Yedi-sekiz Hasan Paşa

Vehbi Tülek

İpek Tüccarlari

Vehbi Tülek

Vatikan’da Bir Osmanli Şehzadesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bir Kimse, Kızını Iyi Terbiye Ederse

Fadlek Râzi hazretleri hadis âlimi olup, hafız, yani râvileriyle beraber yüzbin hadis-i şerifi ezberden bilirdi. İran'da Rey şehrindendir. 270 (m. 883) yılında Bağdâd'da vefât etti. Naklettiği bazı hadis-i şerifler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bilmeyenlerin, Bilenlerden Sorup Öğrenmeleri Lâzım

Vehbi Tülek

Abdullah İbnü'l-Cârûd Nişâbûri hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. 230 (845)'de İran'da Nişâbur'da doğ­du. Sonra Mekke'ye giderek burada devrinin büyük âlimlerinden hadis ve fıkıh ilmi tahsil etti. 307 (m. 919)'da Mekke'de vefat etti. "el-Müntekâ mine's-sünen" isminde bir eseri vardır. Bu kitabında şöyle nakleder:

İlimde Esas Olan Allah Korkusudur

Vehbi Tülek

Ruh, Madde Değildir Ve Allah'ın Izni Ile Iş Yapar

Vehbi Tülek

Muhyiddin Acemi Efendi Osmanlılar zamanında yetişen âlimlerindendir. Sultan İkinci Bâyezid devrinde yaşamış ve Edirne'de vefât etmiştir. Molla Gürâni'den akli ve nakli ilimleri tahsil edip, ilmi olgunluğa sahip olduktan sonra, bazı medreselerde müderris olarak vazife yaptı. Daha sonra Sahn-ı semân medreselerinden birisine müderris olarak tayin olundu. Bir dersinde buyurdu ki:

Enbiyânın Ve Şühedânın Gıbta Ettiği Zatlar!

Vehbi Tülek

Cömertlik En Güzel Mücevherdir

Vehbi Tülek

Ubâde İbni Sâmit (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Yüze Sürülen Gözyaşı!..

Vehbi Tülek

Uhud Şehidi: Amr Bin Ukeyş

Vehbi Tülek

Karahisârî İbrâhim Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kânûni Sultan Süleymân Hân devrinde, bir ara yağmurlar yağmaz olmuş, insanlar kuraklıktan çok muzdarip olmuşlardı. İstanbul halkı, yağmur duâsına çıkılmasına karar verdi. Pâdişâh da çıktı. Okmeydanı'nda büyük bir kalabalık toplandı. Öyle ki bu toplulukta, başta pâdişâh olmak üzere, âlimler, vâliler, idâreciler, vezirler, kuvvetli-zayıf, zengin-fakir herkes vardı. Bilindiği gibi, Osmanlı sultanları yapacakları bütün mühim işlerde, mutlaka şeyhülislâma danışırlar, onun fetvâsına uygun hareket ederlerdi. Bunun için Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendiden, yağmur duâsını kimin yapmasının münâsib olacağı suâl edildi. O da; "Duâyı, pâdişâh veya onun münâsib gördüğü bir zât eder." buyurdu. Bunun üzerine pâdişâh; "Ya'kûb Germiyâni duâ eylesin." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Karşılık Beklemiyorum

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Abdullah El-acemî

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Başka Du Bilmez Misin?

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek