Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.746.427

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sizlere Vasiyetim, Hocaya Itirâzı Terk Etmenizdir!

Seyyid Hâlidî Müşâhidî hazretleri Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Bağdad'da yaşadı. İlk önce Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfesi Ubeydullah Hayderî'nin sohbetlerinde ve hizmetinde bulundu. Sonra Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin yüksek sohbetleriyle şereflenip hizmet ve huzûrunda bulundu. Hâlid-i Bağdâdî hazretleri kendisine hilâfet verdi. Hocasının Şam’a hicret etmesinden sonra Bağdad'da talebe yetiştirdi. sohbetlerinde, hocası Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sözlerini naklederdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Naime Sultan

1912 senesinde İstanbul'a gelen İngiliz kadın yazarlardan Grace Elliot, bir prenses ile görüşmek için temaslara başladı. Fatma Hanım isimli bir kadınla tanışmıştı. Onun vasıtasıyla, 3 sene önce tahttan indirilmiş olan Sultan II. Abdülhamid Han'ın ikinci kızı, 36 yaşındaki Naime Sultan'dan randevu alabildi. Birlikte, onun Ortaköy'deki Sahil sarayına gittiler. Grace Elliot, Naime Sultan tarafından kabulünü şöyle anlatır:"Bahçe kapısında 5 ağa tarafından karşılandık. Sarayın cephe kapısına kadar bizi getirdi ler. Burada başka beş ağa bizi selamlayıp içeri soktu. Harem kısmına geçtik. Divanhane denilen büyük kabul salonunda Sultan'ın cariyeleri, altışarlı gruplar halinde dimdik duruyorlar dı. Her grubun başında yaşlı bir cariye vardı. Görevleri ayrıydı. Hepsi 24 cariye idi ve mücev herler içindeydiler. Sonradan bu mücevherlerin kendi malları olduğunu ve hizmetlerine karşılık kazandıklarını öğrendim.

Vehbi Tülek

92 - Bunlar Bizi Allah Rizasi İçin Ziyarete Gelirler

Vehbi Tülek

İstanbul’un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Kirim Savaşi

Vehbi Tülek

1800'lü yıllarda dünyâda iki büyük İslâm devleti vardı. Biri Osmanlı Devleti, diğeri ise, Hindistan'daki Gürgâniye Hükümdârlığıydı. İslâmiyetin büyük düşmanı olan İngilizler ise, devamlı bu iki devleti nasıl yok edebileceklerini plânlamakla meşgûldüler. Önce Gürgâniye Devletini parçalamaya karar verdiler. Böylece hem Asya'daki Müslümanları başsız bırakacaklar, hem de Hindistan'ın hazinelerine ve ticâretine hâkim olacaklardı. Fakat Osmanlı Devletinin buna mâni olmasından korkuyorlardı. Bunun için Osmanlı Devletiyle Rusya arasında savaş çıkarmaya çalıştılar. Sıcak denizlere inme hayâliyle yanıp tutuşan Rusya'yı devamlı tahrik ettikleri gibi, sadrâzam Mustafa Reşid Paşayı da kandırarak Rusya ya karşı düşmanca tavır takınmasını temin ettiler. İngilizlerin asıl maksadını anlayamayan Rus Çarı Birinci Nikola, bu devlet ile Osmanlı toprakları hakkında görüşmeye karar verdi. 9 Ocak 1853'te Sen-Petersburg'un kışlık sarayında verilen bir baloda, İngiliz elçisine Osmanlı Devletinin topraklarını paylaşmayı teklif etti. Ancak İngiltere bu teklifi red ettiği gibi, durumu Bâbıâli'ye de bildirdi. Bunun üzerine Rusya, Osmanlı Devleti hakkında tek başına tedbirler almaya kalkıştı. İstanbul'a prens Mençikof'u elçi olarak gönderip, Fransa'nın Kudüs'te daha önceleri Katolikler adına sağladığı imtiyazların Ortodokslar için de tatbik edilmesini Ortodoks tebeânın himâyesinin Rusya'ya verilmesini istedi. Fakat Mustafa Reşid Paşa, bu teklifleri reddedip meselenin diplomatik yollardan çözümünü önledi. Bunun üzerine Avusturya İmparatorluğu ile Prusya Krallığı, İstanbul ve Petersburg'a kendi hakemliklerinde bir konferans toplanıp savaşın önlenmesini teklif ettiler. Rusya bu teklifi kabul ettiği halde Mustafa Reşid Paşa İngilizlerin tahriki ile reddetti. Böylece iki devlet arasında münâsebetler tamâmen kesildi. Rusya harb ilân etmeden Eflak ve Boğdan'ı işgâl etti. Bunun üzerine Osmanlı Devleti, 4 Ekim 1853'te Rusya'ya harp ilân etti.

Derya Üzre Cami

Vehbi Tülek

İmparator Ölü Gibi Donup Kaldi

Vehbi Tülek

12 - Şani Büyük Osman Paşa

Vehbi Tülek

Şanli Bir Zafer İçin “bilmem Ne Kazandik” Diyenin Hali

Vehbi Tülek

Yeğen Mehmed Paşa Ve Hocasinin Duasi

Vehbi Tülek

Selim Dahi Evliyanin Dişinda Değildir

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ömer Bin Arslan Bülkinî

Ömer bin Arslan Bülkini hazretleri Şafii fıkıh âlimlerindendir. 724'te (m. 1324) Mısır'da Bülkine'de doğdu. Ailesi aslen Türkmen'dir. Yedi yaşında hafız oldu. On iki ya­şında babası ile Kahire'ye gitti. Burada büyük âlimlerden Şafii fıkhını öğrendi ve ders vermeye başladı. 805 (m. 1403)'de orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Necmeddîn İmâd Hazretleri

Vehbi Tülek

Necmeddin İmâd hazretleri, on ikinci ve on üçüncü asırlarda Anadolu'da yaşayan velilerdendir. 1224 (H.621) senesinde vefât etmiştir. Kabri Kayseri'nin Kalenderhâne Serçeoğlu Mahallesinde ve Hüseyin Bey Hamamı karşısındadır...
Necmeddin İmâd hazretleri vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Peygamberlere Mucize Evliyaya Keramet Verildi

Vehbi Tülek

Şîrugânî Ali Efendi

Vehbi Tülek

Şirugâni Ali Efendi "rahmetullahi aleyh" Gülşeni yolunun şeyhlerindendir. İstanbul'da doğ­du. Şehremini'deki Hulvi Tekkesi şeyhi Sinan Efendiye talebe olarak Gülşeniyye tarikatına intisap etti. Hocasının vefatı üzerine bu dergâha şeyh tayin edildi ve 1126 (m. 1714)'de vefat etti. Kabri aynı dergahın haziresindedir. Ziyaretine gittiği bir hastaya, şu nasihatleri yaptı:

Selam Vermek, En Güzel Duadır

Vehbi Tülek

Öldükten Sonra Da Kesilmeyen Sevaplar

Vehbi Tülek

Üzülme, Saltanat Sana Nasip Olacaktır

Vehbi Tülek

Muhammed Husrî

Vehbi Tülek

Utanmayan Kimsede Hayır Yoktur

Vehbi Tülek

Mehmed Emin Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Musa Aleyhisselam zamanında bir adam insanlara; "Benimle Kelimullah Musa konuşur. Ben, Safiyullah Musa'nın yakınlarındanım " diyerek böbürlenir, Musa aleyhisselam'ın ismini alet ederek kendine menfaat temin ederdi. Bu sözlerin üzerinden uzun bir zaman geçti. Musa Aleyhisselam'ın yanına, adamın biri, siyah bir iple yularlanmış bir domuz getirdi ve Musa Aleyhisselam'a dedi ki:
- "Ey Allah'ın Peygamberi! Filan adamı biliyor musun?" Musa Aleyhisselam:
- "Onu işitirim" diye cevap verdi. Adam:
- "O adam, işte bu domuzdur" dedi.
Musa Aleyhisselam, adama niçin böyle olduğunu sormak için, Allahü Teâlâ'dan, onu eski haline döndürmesi için niyaz etti. Bunun üzerine Allahü Teala Musa Aleyhisselam'a şöyle buyurdu:
- "Ya Musa! Adem Aleyhisselam'ın ve ondan sonra gelen peygamberlerin dualarıyla dua etsen yine de bu adam hakkındaki duanı kabul etmem. Fakat ben sana onu niçin o hale soktuğumu bildireyim. O, senin adını kullanarak, sana olan yakınlığını alet ederek menfaat elde ettiği için, dinini dünya için satıp, din ile dünyayı yediği için ben onu o hale soktum".

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Ölüyü Diriltemem

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Yüz Vermedin!

Bunlar Şarapti

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek