Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.539.577

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Geçim Darlığı Çekiyorsan Istigfâra Devam Etmelisin

Karamânî İshak Çelebi Osmanlı alimlerindendir. O zamanki Karaman iline bağlı Aksaray'da doğdu. İlk tahsîlini Aksaray'da yaptı. Konya'ya giderek, Kâdızâde, Molla Muslihuddîn Kastalânî ve Kestelli gibi zâtlardan ilim öğrendi. Tasavvufta Halvetiyye yolu büyüklerinden Molla Yahyâ Şirvânî'nin halîfelerinden Habîb Ömer-i Karamânî'ye bağlandı. İcâzet aldıktan sona İstanbul'a geldi. Pîrî Mehmed Paşa Dergâhında talebe yetiştirmekle meşgûl oldu. 1526 (H.933) senesinde vazîfe yaptığı İstanbul'da Koruklu Dergâhında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kinali Kuzu

Birinci Cihan Harbi patlak verip yedi düvelle savaşa girildiğinde, Anadolu coğrafyasının eli silah tutan gökçek yüzlü bütün yiğitleri askere çağrılır. Bu daveti alanlar arasında, bıyığı henüz terlemiş Murat isminde bir delikanlı da vardır. Yozgat'ın Sorgun kazasının Karayakup köyünden olan bu yiğidi, önce başını kınalar öyle selametler anacığı...Murat 3. taburda yerini aldığında, komutanı Sabri Bey'in dikkatini çeker. Başı kınalı bu Anadolu çocuğunu çağırır ve kınanın sebebini sorar. Murat, mahcup mahcup boynunu büker önce... Komutanına cevap veremez bir türlü... Ardından, bölükteki tıbbiye öğrencilerinden Şükrü'ye bir mektup yazdırır:"Anacığım! Kardeşlerimi askere gönderirken başlarına kına koyma... Zabit efendi bana sordu da cevap veremedim. Kardeşlerim de cevap veremeyip mahcup olmasınlar..."

Vehbi Tülek

Kismetinde Olanin Kaşiğina Çikar

Vehbi Tülek

Çaldiran Savaşi

Vehbi Tülek

Astaze

Vehbi Tülek

Osmanlı ordusu sefer halinde iken, ekili araziye zarar vermemeye azami dikkat gösterir, düşman topraklarında bile buna itina ederdi.Kanuni Sultan Süleyman devri. Osmanlı ordusu Sadrazam İbrahim Paşa kumandasında Avusturya üzerine sefere çıkmıştı. Düşman topraklarında ilerliyorlardı. Bu sefere katılan tarih çi İbrahim Peçevi, başından geçen şu hadiseyi nakleder:"Bir akşamüzeri Serdarın otağı yanından geçiyordum ki, bir yanda Tuna nehri, diğer tarafta ise ekili tarlalar vardı. Otağa rastlamamak için tarla kenarından gidiyordum. Aniden bir otağ çavuşunun gür sesi yükseldi:"Be hey adam, tarlaya girme!..."Ve diğer nöbetçiler de gelip beni yakaladılar.

Sen Kandiye Fatihi Olarak İstanbul’a Döneceksin

Vehbi Tülek

Varna Zaferi

Vehbi Tülek

Fransiz Kadinlarin İftar Ve Teravih Seyri

Vehbi Tülek

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

Vehbi Tülek

Kibris Fatihi Lala Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

Bir KurÂn-i Kerim, Bir SelÂm-i Şahane Ve Hilafetin Gücü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şeyh Nûreddîn

Şeyh Nûreddin hazretleri, Hindistan evliyâsının tanınmışlarındandır. 1410 (H.813) senesinde vefât etti. Kabri, Pendûh şehrindedir. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ölüm Sana Yaklaşmakta

Vehbi Tülek

Ebû Hafs Basri hazretleri hadis âlimlerindendir. Basra'da doğdu. 160 (m. 776) senesinde vefât etti. Hasan-ı Basri'nin talebesidir. Şöyle nakleder:

Hiç Kimse Mucizeye Karşı Gelemedi

Vehbi Tülek

Celal Bekrî

Vehbi Tülek

Celal Bekri hazretleri Şafii fıkıh âlimlerindendir. 807'de (m. 1405) Mısır'da Dehrût'ta doğdu. Kahire'ye giderek, zamanın meşhur âlimlerinden fıkıh ve ha­dis okudu. Kahire'de kadı nâibliği yaptı. 891 (m. 1486) Kahire'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Kalp Inanınca, Dil De Buna Uygun Söyler

Vehbi Tülek

Cömertlik Kadar Güzel Bir Huy Var Mı?

Vehbi Tülek

Cuma Günü Kabir Azabı Durdurulur

Vehbi Tülek

Nefsi Islah, Nafilelerin En Faydalısıdır

Vehbi Tülek

İbn-i Azzûz

Vehbi Tülek

malları Verip, Hâlleri Aldık

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Yirmi Saniyede

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Alabilirsen Al

Abdullah-i EnsÂrî

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek