Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.371.523

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Oğul! Sorulmayan Şeye Cevap Verme!

Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretleri Osmanlı âlim ve evliyâsından olup Sultan Birinci Ahmed Hanın hocasıdır. 1541 (H.948) yılında Şereflikoçhisar'da doğdu. Bursa'da Muhammed Üftâde hazretlerinden feyiz aldı. 1598 (H.1007) de Üsküdar'da câmi ve dergâh yaptırdı. 1628 (H.1038)'de vefât etti. Oğluna şu vasiyeti yaptı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Asil Kahraman Bunlardir

Gazi Osman Paşa ordusunun taarruzla yenilmez bir kuvvet olduğuna kanaat getiren Ruslar, bu defa bu orduyu dört taraftan kuşatarak, açlık ve cephane darlığı ile teslim almaya karar verdiler. Plevne'deki ordunun Süleyman Paşa ve Mehmed Ali Paşa ordularıyla irtibatını kesmek suretiyle yenilebileceğine inandılar. Ruslar, bütün dünyaya karşı şeref ve namuslarını ancak, Osman Paşa'yı esir almakla kurtarabileceklerdi. Plevne önlerinde kanlı çarpışmalardan sonra Hafız Ahmed Paşa ile 53 zabit ve 2235 askerimiz Ruslara esir düştü. 2000 askerimiz de şehid olmuştu. Rusların zayiatı da 118 zabit ve 3203 askerdi. Rus generali Gorko, esir alınan Hafız Ahmed Paşa'yı yanına getirterek, ona elini uzattı ve:-Ben sizi bir kahraman olarak tanırım, dedi. Hafız Ahmed Paşa da cevap olarak, yerde kanlar içinde yatan şehidleri göstererek, yavaş ve titrek sesle:-Asıl kahraman bunlardır, dedi.

Vehbi Tülek

42 - Birakmam Seni Santa Barba

Vehbi Tülek

Bütün Mülkiyetler Mukaddestir

Vehbi Tülek

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

Ordu-yu Hümayun sefere gidiyordu. İlk mola Gebze yakınlarında verildi. Ordunun geçtiği yollar bağlık bahçelikti. Asmalar salkım salkım üzüm, ağaçlar elma doluydu. Yavuz Sultan Selim Han bir an düşündü: "Acaba askerim, sahibinden izinsiz üzüm veya elma koparıp yer mi?" hemen Yeniçeri Ağasını çağırdı ve: "Ağa! Fermanımızdır. Bütün askerin heybeleri yoklansın. Bir elma veya üzüm çıkan asker derhal huzura getirilsin!" diye emretti. Yeni çeri Ağası, birkaç saat içinde bütün askerin heybelerini arattırdı. Daha sonra Sultan Selim Hanın huzuruna gelerek: "Hünkarım! Bütün askerin heybelerini araştırdık. Bir tek üzüm veya elma bulamadık. Asmaları ve elma ağaçlarını da inceledik. Koparılma izine rastlamadık" dedi. Bu habere çok sevinen Sultan, elerini açarak "Yâ Rabbi, sana sonsuz hamd-ü senalar olsun. Bana haram yemeyen bir ordu nasip ettin. Eğer asker içinde bir nefer sahibinden izinsiz bir meyve koparıp yeseydi, Mısır seferinden vazgeçerdim" dedi. Sonra Yeniçeri Ağasına dönerek: "Çünkü Ağa! Haram yiyen bir ordu ile beldelerin fethi mümkün olamaz" dedi.

Osmanlilarin Rumeli’ye Geçmeleri

Vehbi Tülek

Din Adamlarindan Devlete Zarar Gelmez

Vehbi Tülek

Silada

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Örnek Şahsiyeti

Vehbi Tülek

Bunu Böyle Bilesiniz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Az Gül, Çok Sus Ve Az Konuş

Ömeri Karamâni hazretleri Osmanlı evliyasındandır. Niğde'nin Ortaköy kasabasında doğdu. Azerbaycan'da Seyyid Yahyâ Şirvâni'nin sohbetlerine devam ederek yüksek derecelere kavuştu. Sonra hocasından izin alarak Anadolu'ya geri döndü. Bir süre Ankara'da kaldı ve Hâcı Bayram-ı Veli hazretlerinin nûrlu kabirlerini sık sık ziyâret ederek çok feyizlere kavuştu. Akşemseddin hazretlerinin sohbetlerine de devâm etti. Kayseri'de Şeyh İbrâhim ve evliyânın büyüklerinden Emir-i Kayseri ile sohbetlerde bulundu. 1496 (H.902) senesinde Amasya'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cehennemin En Aşağı Derecesinde Olanlar!

Vehbi Tülek

Hüseyin bin Hasen Halimi hazretleri hadis ve Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 38 (m. 949) senesinde Buhârâ'da doğdu. Orada yetişti ve kadılık yaptı. 403 (m. 1012) senesinde vefât etti. Zamanındaki birçok âlimden ilim tahsil etti ve hadis-i şerif rivâyet etti. Halimi hazretleri buyurdu ki:

Pîrî Baba

Vehbi Tülek

Yüzde Beşten Fazla Kâr Almayan Zat

Vehbi Tülek

Sırrî-yi Sekatî hazretleri evliyânın meşhurlarındandır. Bağdât'ta doğdu. 865 (H.251)'de orada vefât etti. Tasavvufta, verâ ve takvâda asrının bir tânesi idi. Hâris-i Muhâsibî ve Bişr-i Hafî'nin akrânıdır. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin hocasıdır. Ticâret yapardı. Bağdât'ta bir dükkânı vardı. Ticârette yüzde beşten fazla bir kâr almazdı. Bir defasında altmış altına bâdem aldı. Bâdem birden pahalılaştı. Tellal, bâdemleri doksan altına satmak istedi. Sırrî-yi Sekatî hazretleri, "Ben âdetimi bozmam, ancak 63 altına satarım" dedi. Tellâl ise bunu kabûl etmeyip malları satmadı. Kendisi anlatır:

Affa Sarıl, Iyiliği Emret, Câhillerden Yüz Çevir

Vehbi Tülek

Tasavvufun Hakîkatinden Gâfil Olandan Sakın!

Vehbi Tülek

İmanı Olanlara Müjdeler Olsun

Vehbi Tülek

O Müminler Için âhiret Saadeti Vardır

Vehbi Tülek

Arş’ın Gölgesindeki Yedi Sınıf Kimse

Vehbi Tülek

İrâde-i Cüz’iyye Kulda Bir Hâldir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Bağdad'ı kıtlık kırıp geçiriyordu. En çok da hamallar açlık çekiyordu. İçinde ekmek piştiği, sokağa kadar yayılan kokudan belli olan bir evin, kapısından seslendi hamalın biri:" Allah rızâsı için birazcık ekmek... Günlerdir lokma girmedi ağzımdan.Tandırın başındaki kadın, taze bir ekmeği kızına uzattı, "Ver şu adama" dedi. Kızcağız ekmeği verdi hamala. Hamalın sevinci târif edilemezdi. Evine doğru hızlandı. Kim bilir kaç günlük açlığını giderecekti! Tam bu sırada karşıdan gelen birinin sert ikâzı durdurdu onu:" Çabuk söyle, bu ekmeği hangi evden aldın?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Allah Diyen Genç

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Ahde Vefa

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Veliye Rastlamak İstiyorsan

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek