Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.098.370

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tasavvuf Ehli, Aynı Toprak Gibidir

Seyyid Nûbânî hazretleri son devir Osmanlı evliyasındandır. 1904 (H.1322) senesi Kudüs yakınındaki Mezra köyünde vefât etti. Yûsuf Nebhânî eserlerinde ondan sıkça bahseder.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanuni Sultan Süleyman Ve Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kânûni Sultan Süleymân Hân devrinde, bir ara yağmurlar yağmaz olmuş, insanlar kuraklıktan çok muzdarip olmuşlardı. İstanbul halkı, yağmur duâsına çıkılmasına karar verdi. Pâdişâh da çıktı. Okmeydanı'nda büyük bir kalabalık toplandı. Öyle ki bu toplulukta, başta pâdişâh olmak üzere, âlimler, vâliler, idâreciler, vezirler, kuvvetli-zayıf, zengin-fakir herkes vardı. Bilindiği gibi, Osmanlı sultanları yapacakları bütün mühim işlerde, mutlaka şeyhülislâma danışırlar, onun fetvâsına uygun hareket ederlerdi. Bunun için Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendi den, yağmur duâsını kimin yapmasının münâsib olacağı suâl edildi. O da; "Duâyı, pâdişâh veya onun münâsib gördüğü bir zât eder." buyurdu. Bunun üzerine pâdişâh; "Ya'kûb Germiyâni duâ eylesin." dedi. Ya'kûb Efendi ise, kendisini buna ehil, münâsib görmeyip mahcûb oldu ve bir tarafa gizlendi. Oğlu Yûsuf Efendinin, yerini bildirmesiyle arayıp buldular. Gelmek istemedi ise de; "Pâdişâh efendimizin emridir." dediler. Bunun üzerine mecbûren kalkıp geldi. Minbere çıkıp duâ etti. Orada bulunanlar "Âmin" dediler. Bu duâ bereketiyle öyle yağmur yağdı ki, her taraf su ile doldu. İnsanlar, onun büyük bir âlim ve yüksek bir veli olduğunu, bu hâdise ile daha iyi anladılar. O ise kendisini; âciz, aşağı, bu işe lâyık olmayan biri gördüğünden çok mahcub olmuştu. Ya'kûb Germiyâni hazretleri duâ günü, gizlendiği yeri haber verip meydana çıkmasına sebeb olduğu için, daha sonraları oğlu Yûsuf Efendiye sitem etti. Kendisini duâ etmeye, duâsının kabûl olmasına lâyık görmeyerek ve çok tevâzu göstererek; "Yağmur bolluğuna uğradık. Ben o meclise varmayacaktım. Bizi kırıklığa uğratıp, ömrümde, çekemeyeceğim mahcûbiyete müptelâ olmama sebeb oldun." Dedi.

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Rumeli’ye Geçmeleri

Vehbi Tülek

Bizler AsÂkir-i OsmÂni’yiz

Vehbi Tülek

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

Sultan III. Mehmed zamanında, Rumeli'de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı. İhtiyacı olan ona koşar, sıkıntısı olanın derdini o giderirdi. Fakat kendisi bir sürü derde mübtela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi. Birgün dergahın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek, başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder. O zat, o talebesinden bir bardak su, bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister. İstedikleri getirilince, bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine, bunu içmesini söyler. Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve "Efendim, su çok tuzlu, içemiyeceğim" der. Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine, havuzdaki sudan içmesini söyler. Talebe havuzdan kana kana içer. "Nasıl, su tuzlu mu" diye sorduğunda talebe "Hayır efendim, gayet tatlı geldi" cevabını verir. O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihatı verir: "Oğlum, bir kaşık tuz, her zaman aynı acılıktadır. Fakat bunu bir bardak suda içmek, insana zahmet verdiği halde, bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor. Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor. İşte, göğsü bir bardak kadar dar insan, kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez. Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise, kendisine isabet eden, bir kaşık değil, bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar, o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz."

Cezayirli Gazi Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Kibris’in Fethi

Vehbi Tülek

Elhamdülillah Muslumaniz

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve Halimi Çelebi

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Dürüstlüğün Bedeli

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şeytanın Idaresine Girmiş Olanlar!

Fahreddin Rûmi hazretleri Yıldırım Bâyezid devri âlimlerinden olup Bolu'nun Mudurnu kasabasında yaşadı. 864 (m. 1460) senesinde vefât etti. Hikmetli sözleri vardır. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yedi Kızı Olan Fakir Bir Baba

Vehbi Tülek

Şerif Neyyirüddin Zendeni hazretleri, meşhûr velilerdendir. 1099 (H. 492)'de Afganistan'da Çeşt şehrinde doğdu. Keşif ve kerâmetler sâhibi bir mürşid idi. Hâce Mevdûd Çeşti hazretlerinin talebesi ve halifesidir. 1215 (H. 612) senesinde Çeşt şehrinde vefât etti. Mevdûd Çeşti hazretlerinin sohbetine devâm ederdi. Mevdûd Çeşti hazretleri ona tam bir teveccühle, yakınlık duyarak çok iltifât etti. Kalbinden onun kalbine feyiz akıttı. "İsm-i âzam"ı kalbine yerleştirdi. Bir anda ilm-i ledünniye, mârifet ilmine kavuşturdu. Ona hırka giydirip, kendisine halife yaptı...

İlim, âlimlerin Ihtiyaç Malzemesidir

Vehbi Tülek

Ebü'l-hasen Alî Dimnâtî

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen Ali Dimnâti hazretleri Fas'ta yaşamış olan evliyanın büyüklerindendir. Hadis ve fıkıh âlimidir. 1234'te (m. 1818) Merakeş yakınla­rındaki Dimnat'ta doğdu. Burada ilk tahsilini yaptıktan sonra Mekke'de büyük âlimlerden ders aldı. Fıkıhta Mâliki olan ve Şâzili tari­katına mensup bulunan Dimnâti hazretleri, 1306 (m. 1889)'da Merakeş'te vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Sadaka, Belaların Giderilmesi Içindir

Vehbi Tülek

İskât Yapılması Için Vasiyet Etmek

Vehbi Tülek

Pîr Ali Efendi

Vehbi Tülek

Ramazan Ayı, Çok Şereflidir

Vehbi Tülek

silsile-i Aliyyeden Ubeydullah-ı Ahrâr

Vehbi Tülek

Hocanı Seveni Sev Ve Ona Yardımcı Ol

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bize Teveccüh Edin

Bize Teveccüh Edin

1604 senesinde Sivas'daki Şemsiyye Dergâhı şeyhi ve Kara Şems'in dâmâdı Receb Efendi vefât edince, Abdülmecid Efendi onun vazifesini yürüttü. İlim ve irfândaki şöhretini duyan Sultan III. Mehmed Han tarafından İstanbul'a dâvet edildi. Üçüncü Mehmed Han, Abdülmecid Efendiyi İstanbul'a dâvet ederken, kendi el yazılarıyla şu mektubu yazmışlardı:"Fazilet ve kerâmet sâhibi Sivaslı Abdülmecid Efendi! Merhûm amcan Şemseddin Efendi nin, Eğri seferinde maddi ve mânevi çok yardımlarını gördüm. Döndükten sonra İstanbul'da kalmasını istemiştim. Fakat o arzu etmeyince, ihtiyârlığı sebebiyle memleketine gitmesine izin verdim. Şimdi sizin söz, fiil ve diğer özelliklerinizle ona tam olarak benzediğinizi duydum. İstanbul'u teşrifinizi cân-ü gönülden istiyorum. Hatt-ı şerifim size ulaştığı zaman ihmal etmeyesiniz."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Değişen Sizin Kalbiniz

O Kullarına Çok Merhametlidir

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Namazini Ben Kildirayim

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek