Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.546.044
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Osmanlı devletinin askeri ve ekonomik sahalarda gerilemeye başladığı bir devirde hükümdar olan Sultan I.Abdülhamid, ilerleyen yaşlarında tahta çıkmıştı. O yaşlarına kadar okumuş, bilhassa yabancı yayınları takibetmiş ve Avrupa devletlerindeki teknik ve askeri saha lardaki ilerlemelerden haberdar olmuştu. Padişah olunca en yakın arkadaşı Mehmed Paşayı Sadrazam yaptı. Fakat kısa bir süre sonra o vefat edince Halil Hamid Paşayı Sadrazamlığa getirdi. Ona da, Avrupa' nın teknolojisini, bilhassa askeri sahadaki yenilikleri incelemesini ve Osmanlı Ordularının da aynı şekilde yetiştirilmesi emrini verdi. Halil Hamid Paşa hemen harekete geçerek, Fransa'dan uzmanlar getirterek 20 Ekim 1784 tarihinde İstihkam Okulunu açtı. İki ay sonra padişahın huzuruna çıkarak:-Padişahım, İstihkam Mektebinde yetişen talebeler çeşitli aletler kullanarak tatbikat yapacaklar. Görmenizde fayda mülahaza ediyorum.-Gelip göreceğim.
Babası Üçüncü Murâd Hanın vefatından on bir gün sonra 17 Ocak 1595 târihinde Manisa'dan İstanbul'a gelip, sultan ilân edildi. İlk icrââtı, devlet ve saltanatın emniyetini kuvvetlendirip, tâyinlerde bulunmak oldu. Ulemâdan Sadeddin Efendiyi hocalığına, Ferhad Paşayı Sadrâzamlığa, Halil Paşayı da Kaptan-ı deryalığa tâyin etti. 1593'ten beri devam eden Avusturya harpleri esnasında, papa Sekizinci Clément'in teşvik ve propagandalarıyla, ahâlisi Hıristiyan olan Osmanlı Devletine tâbi Erdel, Eflâk ve Boğdan Voyvodalıkları Türklere karşı isyân ettiler. Sadrâzam Ferhâd Paşa, Eflak Seferi için Serdâr-ı ekrem tâyin edildi. 14 Mayıs 1595'te Eflak ve Boğdan'ın imtiyazlı prenslik statüsü kaldırılıp vilâyet hâline getirilerek, vâliler tâyin edildi.
Muâze el-Adeviyye hazretleri Tabiinden olup meşhur hanım hadis âlimesidir. 13 (m. 634)'de Basra'da doğdu. Yine Tabiinden Sıla bin Eşyem ile evlendi. Kocasından ve Eshab-ı kiramın bazılarından hadis rivayet etti ve hanımlara hadis ve fıkıh dersleri verdi.
Ebü'n-Necib Abdülkâhir Sühreverdi rahmetullahi aleyh, Irak'ta yetişen büyük velilerden ve Şâfii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Yaklaşık 1097 (H.490) senesinde İran'ın Sühreverd kasabasında doğdu. Küçük yaşta tahsile başlayan Abdülkâhir Sühreverdi ilim öğrenmek için gençliğinde Bağdad'a gitti.
Hicabi Abdülbaki Efendi, Turhal Şeyhi Mustafa Efendi halifelerinden olup Kırım'ın Bahçesaray kasabasında doğmuştur. Kırım'ın Ruslar tarafından istilâsında Amasya'ya hicret etti. Sonra Turhal'da Mustafa Efendi'ye intisab ederek icazet aldıktan sonra Amasya'ya döndü ve talebe yetiştirdi. 1238 (m. 1822)'de vefat etti. "Nukut-i Tevhidiyye" isimli eserinde şöyle yazmaktadır:
Mecmûatü'l-Ahzâb kitabında şöyle nakledilir: İmam Gazali hazretleri anlatıyor:
Kûfe ve Basra'da büyük bir tâûn hastalığı zuhur etti. Kûfe şehrinin ileri gelenlerinden Abdullah bin Hasan ve Ebul-Münzir, Hazret-i Ali'nin (radıyallahü anh) yanına geldiler. "Musallat olan hastalık yüzünden insanlar kırılıyor, cenazeleri defnetmekle meşgul olanlar kafi gelmiyor... Hatta vahşi hayvanlara yem olanlar var! Bize bir çare göster, himmet elini uzat. Ya Emirel-Müminin, şu sıkıntılı halimizde bize bir rehberlik yap" diye yalvardılar. Ali (radıyallahü anh) de onlara, birşeyler yazıp verdi. Buyurdu ki: