Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.403.030

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlânın "sıfat-ı Zâtiyye"si Altıdır

Kâdı Ebû Bekr Bâkıllânî hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. Basra’da doğdu. 1013 (H.403) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Zamânında Basra'da bulunan meşhûr âlimlerden ders aldı. Bilhassa kelâm ilminde meşhûr âlim oldu. İmâm-ı Eş'arî hazretlerinin talebeleri zincirinden olup, bu hususta kitaplar yazmıştır. Kitaplarında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatihin Muhteşem Hafizasi

Fâtih Sultan Mehmed Hân hazretleri, Topkapı Sarayı'nı yaptırdığında burası şimdiki gibi büyük binâlardan müteşekkil değildi. Ama Hz. Fâtih buradaki bir odayı, hazine odası adıyla müze yaptırmayı ihmâl etmemişti. Burada hem ata yâdigârı silahlar, hem de kıymetli mücevherât muhâfaza edilirmiş. Dünyada henüz modern müzecilik anlayışı gelişmeden kurulan bu Osmanlı müzesinin, Yavuz Sultan Selim Hân'dan sonraki en kıymetli eserleri hiç şüphesiz Mukaddes Emânetler olmuştur.Hz. Fâtih'in hazine odasında çok kıymetli bir mücevherât koleksiyonu olduğu bilinmektedir. Hatta müsâfir elçilere ve hükümdarlara bu oda gezdirilir ve bu koleksiyon gösterilmiş.

Vehbi Tülek

Abd'den Haraç Aliyorduk

Vehbi Tülek

Osmanli'da Tören

Vehbi Tülek

Kariştirinca Soğuyan Hoşaf

Vehbi Tülek

Sultan II. Mahhud devrinde iki defa Şeyhülislamlık makamına gelen Dürrizade Seyyid Abdullah Efendi, İstanbul'un namlı zenginlerindendi. Üsküdar Doğancılar'da inşa ettirdiği Paşa Kapısı diye anılan saray yavrusu muhteşem konakta yaşamaktaydı. Sultan II. Mahmud, bir yaz Ramazan akşamı bu konağa, âdeta bir iftar baskını düzenle di. Yanında nazırları, önde gelen devlet adamları ve maiyetinden oluşan hatırı sayılır bir kalabalık vardı. haber vermeden gerçekleştirdiği ziyaret ve misafirlikle Dürrizade'ye sürpriz yapmak istiyordu. Tabii, o anda konak bir panik havası sardı. Etekleri tutuşarak Efendi Hazret lerine koşan Kethüda, ellerini iki yana açarak "Ne yapacağız şimdi?" diye soruyordu. Ama hiç telaş göstermedi Dürrizade. Hareme ayrılan tablalar misafirlere verilecek, kendi yemeği de Padişaha takdim olunacaktı. Neticede bütün bu olumsuz şartlara rağmen, mükellef bir sofra kuruldu. Nitekim II. Mahmud da kethüdayı çağırarak tebrik etmiş, yemeklerin gerçekten nefis olduğunu söylemişti. Sadece bir istisna ile... O da billur kase içindeki hoşafın ılık olmasıydı. Kethüda bu tenkit üzerine, elleri göbeğinde kavuşturulmuş, başı hafifçe eğilmiş olarak cevap verdi:"Biraz karıştırılınca kendiliğinden soğur Efendimiz." Padişah, işte o zaman işin farkına varacak ve bulabildiği tek kusurun da geçersiz olduğunu görecekti. Çünkü billur zannettiği hoşaf kabı, içi oyularak kase süsü verilmiş bir buz kütlesiydi.

İskender Bey Kimdir

Vehbi Tülek

21 - Sokollu Mehmet Paşa'nin Şehadeti

Vehbi Tülek

Osmanli’da Peygamber Sevgisi

Vehbi Tülek

Selim’e Tabi Olasin

Vehbi Tülek

Habib Baba

Vehbi Tülek

78 - Orhan Gazi Ve Kesik Baş

Vehbi Tülek

98 - Sultan Ii. Osman Ve Hotin Kalesinin Fethi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hanefî'de Abdestin Sünnetleri

Şemseddîn Muhammed Timurtâşî hazretleri Hanefî fıkıh âlimidir. Gazze’de doğdu. Aslen Hârizm’in Timurtaş köyündendir. Gazze’de ve Kahire’de tahsiline devam etti. Kahire kadısı olan Kınalızâde Ali Efendi’den ders okudu. Daha sonra memleketine döndü ve talebe yetiştirdi. 1006 (m. 1598)’de vefat etti. “Tenvîrü’l-ebsâr ve câmiu’l-bihâr” isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bütün Ibâdetlerini Kusurlu Bil

Vehbi Tülek

Mustafa Mânevi Efendi Osmanlı âlim ve evliyâsının büyüklerinden olup Karabaşveli'nin oğlu ve halifesidir. Babasından ve başka âlimlerden zâhiri ilimleri tahsil etti. Tasavvuf yolunda, babasının yanında kemâle geldi. Sonra Ordu-yu Hümâyûn'a tâyin edildi. Orada da vaaz ve nasihat etti. 1702 (H.1114) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

bu Kimseye Sual Sormayın!

Vehbi Tülek

Papazlar, Verecek Cevap Bulamadılar

Vehbi Tülek

Muhammed Taflâti hazretleri hadis ve Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. Fas'ta doğdu. 1191 (m. 1777)'de Kudüs'de vefât etti.
Taflâti hazretleri, deniz yoluyla Mısır'a saldıran Fransızlar tarafından esir edildi. Onu Malta adasına götürdüler. Orada papazların ileri gelenlerinden biri, Taflâti'ye şöyle dedi:

Âmir Bin Abdullah Anberî

Vehbi Tülek

Câfer-i Sâdık Hazretleri

Vehbi Tülek

Mûsâ Bin Mâhîn Mardînî

Vehbi Tülek

Rahmetin Hakkında Çok Ümitliyim Yâ Rabbî!

Vehbi Tülek

Mahmûd Çelebi

Vehbi Tülek

nakîbü'l-eşrâf Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
"encümen-i Bîzebân"

"encümen-i Bîzebân"

Bir zamanlar bir grup alim ve şair, "Encümen-i Bizebân" (Suskunlar cemiyeti-kulübü) adıyla bir cemiyet kurmuşlardı. Üye sayısı otuz kişiydi ve bunu arttırmıyorlardı. Üyeliğin ilk şartı çok düşünmek, çok yazmak ve çok az konuşmaktı. Molla Cami hazretleri de gençliğinde, bu cemiyete girmek istiyordu. Günün birinde cemiyetin bir üyesinin öldüğünü duyunca, onun yerine aday olmak için cemiyete geldi. Kendisini karşılayan kapıcıya bir şey söylemeden, ismini bir kağıda yazarak o sırada toplantı halinde bulunan ulema heyetine gönderdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Abdullah-i EnsÂrî

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Zalimlere Dersini Verdi!

Ayyaşin Sonu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek