Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.348.263

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İslam Ahkâmına Uymak Pek Kolaydır

Abdülganî Nablüsî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 1050 (m. 1640)’da Şam’da dünyaya geldi. Zamanının en büyük âlimlerinden ilim tahsil etti. Edebiyat, fıkıh, tefsir, hadis ilimlerinde ve tasavvufta çok derin âlim olarak yetişti. Kadirî ve Nakşibendî yollarına intisap etti. İstanbul, Mısır ve Hicaz’da ders verdi. 1143 (m. 1731)’de Şam’da vefat etti. Çeşitli ilimlerde iki yüzden fazla değerli kitap yazdı. İmâm-ı Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye” kitabının şerhi olan, “Hadîkat-ün-Nediyye” kitabı çok kıymetli olup, meşhurdur. Bu eserinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

15 - Akdeniz'de Türk Korsanlari

1513 yılı baharında Batı Akdeniz sularında pervasızca dolaşan bir korsan gemisi. Güvertede orta yaşlı, kırmızı sakallı, yüzü deniz rüzgarlarıyla sertleşmiş, tecrübeli bir kaptan. Adı, Oruç, fakat leventleri ona Baba Oruç diyorlar. Muavinleri, Kazdağlı Salih ve ihtiyar Süleyman Reisler. Bir hafta kadar İtalya sahillerinde dolaştıkları halde bir tüccar gemisine tesadüf edemediler. Üsleri olan Cerbe adasında eli boş dönmek itibarlarını sarsacak. Sonra, Tunus sultanına vergi de verecekler.

Vehbi Tülek

Yoksa Hemen Geliyorum

Vehbi Tülek

36 - Gel Kerem Eyle

Vehbi Tülek

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han, bir gün Çatalca'daki uzun bir gezinti sırasında, yanın dakilerle birlikte şiddetli bir yağmura yakalandı. Tebdil-i kıyafet geziyorlardı. Bu yüzden kim oldukları belli değildi. Sığınacak bir yer arandı. Nihayet uzaklarda, kulübe ile ev arası bir yer gördüler. Hava soğuktu. Bir hayli de ıslanmışlardı. Evin kapısını çaldılar. Kapıyı açan ev sahibi, gelenlerin durumlarını görünce hiçbir şey sormadan hemen buyur etti. Evin yanan ocağına biraz daha odun boca ederek ısınmalarına yardımcı oldu. Sultan ve yanındaki birkaç kişi, sedirin üzerinde oturup ısınmanın verdiği rahatlıkla sohbete başladılar. Ev sahibi de ufak tefek ikramlar yapıyordu. Kanuni bir ara muhasibine dönerek:-Şu ateş bin altın değerinde! Dedi.

Ahmed İbni KemÂl Hazretlerinin Nasihatleri

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂli’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

İngilizlerin El Koyduklari Osmanli Gemileri

Vehbi Tülek

Yavuz’un Vefati

Vehbi Tülek

Sinan Reis

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Şehid Padişah Iii. Selim HÂn

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mısırlı Büyük Velî Ebü'l-hasen Sabbag

Ebü'l-Hasen Sabbag, evliyânın büyüklerindendir. 1216 (h.613) senesinde Mısır'ın Kınâ şehrinde vefât etti. Ders verdiği medresenin bahçesine, hocası Abdurrahim el-Kınâvi hazretlerinin yanına defnedildi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tufeyl Bin Amr (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Tufeyl bin Amr Dûsi radıyallahü anh, meşhur bir şâirdi. Misâfirperver ve cömert bir insan olduğu için, herkes tarafından sevilirdi. Yemen taraflarında mamur ve verimli bir beldede oturan Devs kabilesine mensuptu.

Çanakkale Geçilmez... Cevat Paşanın Rüyası

Vehbi Tülek

Hâce Kutbüddîn-i Bahtiyâr Kâkî

Vehbi Tülek

Hâce Kutbüddin-i Bahtiyâr hazretleri, çok âbid bir zat idi. Bir ân Allahü teâlâdan gâfil olmazdı. Devamlı namaz kılardı. Her gece, Resûlullah efendimize üç bin salevât-ı şerife okurdu. Zamânın sultânı dâhil, birçok kimse, kendisine her türlü maddi imkânı sağlamak için sâdece bir işâretini bekledikleri hâlde, Hâce hazretleri fakirlik içinde yaşamayı tercih ederdi. Bir şey veren olursa, onunla iktifâ ederlerdi. Zor durumda kalınca, hanımı, komşuları olan bakkalın hanımından borç ister, bununla yiyecek bir şeyler alırdı.

Her Hastalığın Aslı Çok Yemek Yemedir

Vehbi Tülek

Abdülkâdir Kânî

Vehbi Tülek

Her Nefese Iki Şükür Lâzımdır!

Vehbi Tülek

Herkesin Yükünü Çekmek Gerçek Dervişliktir

Vehbi Tülek

Birbirinize Kardeş Muamelesi Yapınız

Vehbi Tülek

Karamânî Kemaleddin Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Adam Olmazsan

Evliyalar Ölmez İmiş

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Kabahat Kilincin Midir?

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek