Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.615.568

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Meczup Bir Derviş Uzun Dâvûd Efendi

Uzun Dâvûd Efendi Osmanlılar zamânında Mudurnu'da yetişen evliyadandır. Bolu-Mudurnu'da doğdu. 1507 (H. 913) senesinde orada vefât etti. Halvetî şeyhlerinden Seyyid Yahyâ-i Şirvânî'nin yüksek talebelerinden Şeyh Habîb'in sohbetlerine devâm edip, tasavvufun yüksek mârifetlerine kavuştu. Meczup bir zât idi. Allahü teâlânın sevgisinden kendinden geçmiş hâldeydi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ii. Murad Han’in Şefkati

Murâd Han, ince rûhlu, hassas, lütûfkâr âdil, merhametli olup sözüne sâdık, cesur ve tedbir sâhibi, kumanda kâbiliyeti yüksek bir devlet adamıydı. On iki yaşında şehzâde iken başlayan muhârebe hayâtı, vefâtına kadar devâm etti.İlmi sohbetleri sever, âlimleri himâye eder ve onların ihtiyâçlarını karşılardı. Haftanın iki gününü ilim meclisinde sohbetle geçirirdi. Kendisinin de ilmi ve ibâdeti çok; zühd, verâ ve takvâsı pek fazlaydı. Oğlunu ve kızlarını evlendirdikten sonra, bir gün veziri Çandarlı İbrâhim Paşaya dönmüş; "Koca Çandarlı! Bu dünyâda arzûlanan nedir ki? Oğul evermek, kız çıkarmak... Bunları Allahü teâlânın izniyle yerine getirdik. Geriye imân ile gitmek kaldı." demişti.

Vehbi Tülek

50 - Ulubatli Hasan

Vehbi Tülek

Fetih Sabahi

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu DEDE MOLLA'NIN bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar bir köylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunu farketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyreden Sultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunu açık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonra işine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönül bağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar. Sultan nasıl karşılık vereceğini merak ederek tekrar; "Dede, uzak yerden geliyorum. Karnım aç, yiyeceğin var mı? der. Bunun üzerine biraz ilerde iki taşın üzerine yerleştirilmiş tencerede pişmekte olan aşı işâret ederek; "Pilav, pişmek üzere, işte orada, karnın doyuncaya kadar ye!" der. Pâdişâh; "İyi ama, ardımdaki ordu da aş ister." deyince; "İşte tencere orada, indir sen de ye askerlerin de yesin. Hepinize yeter inşâallah!" diye söyler. Sonra tarlasını sürmeye devâm eder.

Kirimli Ahmet

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

69 - Hasan Can'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Savaş İçin Planiniz Var Mi?

Vehbi Tülek

Nadir Şah Ve I. Mahmûd Han

Vehbi Tülek

Bu Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

V. MurÂd Han

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Elbette, Sizlere De Şefaat Edeceğim

Şihâbüddin Ascudi hazretleri hadis âlimidir. 686 (m. 1287)'de Mısır'da Ascud denilen yerde doğdu. 758 (m. 1357)'de Mısır'da vefât etti. Şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İrâde-i Cüz’iyye Kulda Bir Hâldir

Vehbi Tülek

Müftizâde Ahmed Efendi Seksensekizinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1206 (m. 1791)'de İstanbul'da vefât etti. Nüktedân ve hazırcevap idi.
Bir defasında Fas Sultanı 3. Muhammed, Osmanlı âlimlerini imtihan etmek için dört mesele sorup cevap istemişti. Müftizâde Ahmed Efendi de, suâllere ikna edici ve faydalı cevaplar yazmak sûretiyle, Osmanlı âlimlerinin ilmi üstünlüğünü isbatlamıştı. Bir dersinde buyurdu ki:

Kader, Tedbir Ile, Sakınmakla Değişmez

Vehbi Tülek

Âlimler Bozulunca Halkın Dini Zayıflar

Vehbi Tülek

Murad-ı Nakşibendi Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. 1203 (m. 1788)'de İstanbul Çarşamba'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra Sultanahmed Camii vaizliğine tayin edildi. Aynı zamanda Üsküdar-Selimiyye'de Şeyh Ni'metullah Efendi'ye intisab edip, ondan Nakşibendi-Müceddidi icâzeti aldı. 1264 (m. 1847)'de vefat etti. Şerh-i Pend-i Attâr isimli eserinde şöyle anlatır:

Şehit Gencin Hûrisi aynâ-yı Merdiyye

Vehbi Tülek

Mehmed Ruhî Dede

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâya Şikâyeti Terk Et

Vehbi Tülek

Fakîhzade Lütfullah Efendi

Vehbi Tülek

Her Rûh Sahibi Ölüm Şerbetini Içecektir

Vehbi Tülek

Günah Işlemek Kalbi Karartır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
A'meş Ve Hanımı

A'meş Ve Hanımı

İmam-ı Azam Ebu Hanife hazretlernin arkadaşlarından, o dönemin hadis ve kıraat âlimlerinden Süleyman A'meş, bir gece evinde eşiyle tartışmış ve hanımını biraz incitmişti. Buna rağmen tartışmadan hemen sonra hanımıyla tekrar konuşmak istemiş, ama hanımı kocasına kırgın olduğu için, adamın sözlerini cevapsız bırakmıştı.
Adam öfkeyle:
-Niçin bana cevap vermi yorsun? diye hanımını bağırıp, azarladı. Fakat bir cevap alamadı.
A'meş'in kızı babasına:
-Bu gece olmasa da, yarın sabah konuşur seninle, dediyse de adamın öfkesi dinmedi:
-Eğer bu gece benimle konuşmazsa, benden kesin boş olsun, dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Padişah Ve At

Latif Bir Şikayet

Onun Görmediği Yer

Geç Gelen Kurtarıcı

Şikayet

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek