Allah, Sizin Için Kolaylık Diler
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.585.684
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
Fatih Sultan Mehmed Han 3 Temmuz 1462'de Midilli adasını fethedince, adanın savun ma ve muhafazası için gazilerden ikiyüz yeniçeri ile yeteri kadar sipahiyi orada bırakmıştı. Midilli'den ayrılırken hepsini bir araya topladı ve:-Kullarım, dedi, bu cezireyi önce Allah'a, sonra size emanet ediyorum. Bakalım muhafazası uğrunda nasıl hizmet edersiniz?Sipahilerden biri hünkarın ayaklarına kapandı ve:-Âsûde hâtır ol padişahım, bu can bu tende durdukça düşmana adayı bırakmak ne mümkün, dedi.Padişah elini bu sipahinin omzuna koyarak:-Bilirim Yakub, uğruma baş koyanlardansın, gayreti elden bırakmaz, sadakatten ayrılmazsın.Demek suretiyle bu adanın fethinde ziyade gayret ve fedakarlık gösteren bu sipahiden iltifatını esirgememişti.
Balkan Savaşları sırasında İstanbul'a gelen Fransız Matin gazetesi başyazarı Stephane Lausanne, 1913 yılında yayınlanan kitabında, Osmanlı Devletindeki Ermenilerin yaptıkları zulüm ve katliamları anlatır. Kitabın bir yerinde şöyle bir hadise nakleder:
1890 senesinde Sivas'da Ermeniler isyan çıkararak silahsız Müslüman ahaliye saldırdılar ve bir çok suçsuz insanı katlettiler. Bunun üzerine oraya sevkedilen askeri birlikler hadiseyi bastırdı. Bunun üzerine şehirdeki silahlı Ermeniler, Fransız konsolosluğuna sığındılar. Bizzat konsolos ve eşi onları Osmanlı makamlarına vermemek için direndiler.
Şemseddin Bekri hazretleri Mısır'da Şâziliyye tarikatı Vefâiyye kolunun Bekriyye şubesinin kurucusu olan büyük velidir. 930'da (1523) Kahire'de doğdu. Yedi yaşında hâfız oldu. Mısır'ın büyük âlimlerinden dini ilimleri öğrenen Bekri, Şâziliyye yoluna intisab etti ve icazet alarak çok talebe yetiştirdi. 994 (m. 1586)'da Kahire'de vefat etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:
Ahîzâde Sinânüddîn Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Aydın’ın Güzelhisar kasabasında doğdu. Asrının âlimlerinden ilim tahsil etti. Molla Birgivî-zâde’nin hizmetinde bulunup, ondan ilim öğrendi ve istifâde etti. İstanbul’da ve Edirne’de müderrislik yaptıktan sonra, Trabzon’a müftî ve müderris olarak tayin edildi. Bu vazîfeden emekli olup, Bursa’ya döndü ve 936 (m. 1529) senesinde orada vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Şemsüddin Muhammed Siirdi hazretleri Şâfii fıkıh, hadis, tefsir ve tasavvuf âlimidir. Aslen Siirtli olup, 679'da (m. 1281) Şam'da doğdu. Burada meşhur âlimlerden fıkıh, hadis ve tefsir ilimlerinde tahsil gördükten sonra İskenderiye'ye giderek Şâzili tarikatı şeyhi Yâkût-i Arşi'ye intisap etti, icazet aldı ve kızıyla evlendi. Kahire'ye giderek bir dergâh açtı ve çok talebe yetiştirdi. 749 (m. 1349)'davefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:
Timur Han'dan sonra yerine geçen oğullarından Şahruh, babası gibi alimlerle oturup kalkmaktan zevk alırdı. Şahruh'un çevresindeki ulemadan biri de Nimetullah Efendi idi. Aynı zamanda evliyadan olan Nimetullah Efendi'nin dilinden düşürmediği bir söz vardı: "Allah haramdan kaçanı korur" (Yani kişi haramdan kaçarsa Allah ona haram yedirmez, nasip etmez, demek istiyordu.) Bu sözü sık sık tekrar eder, bununla biraz da hükümdar ve adamlarını uyarmak amacı güderdi. Şahruh da bunun her zaman mümkün olmayacağını, insanın bazen bilmeden de harama el uzatabileceğini ileri sürerdi. Şahruh bir gün sarayında özellikle Nimetullah Efendi'yi ağırlamak üzere bir ziyafet düzenledi.