Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.612.873

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ben Nasil Biri İki Eyledimse

Sultan Abdüllmecid zamanında 1853-1856 Kırım harbi sırasında Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa kumandasındaki Osmanlı ordusu Tuna boylarına sevk edilmişti.

Bu orduda buluna Koca Halil ismindeki bir topçu neferi, rus tabyalarını döğmüş ve onları geri çekilmeye mecbur etmişti. Fakat düşman ateşi esnasında bir şarapnel parçası karnına isabet etti ve bağırsakları dışarı fırladı. Bir eliyle bağırsaklarını karnına tepmeye çalışırken bir eliyle de koynunda asılı bir tüfek mermisini çıkararak siper arkadaşı ve hemşehrisi Mehmed'e vererek:-Hemşerim, gördüğün bu kurşun, geçen Moskof harbinde babamı şehid etmiş. Ben o zamanları çocuktum. Babam bu kurşunu bana yadigar olarak göndermiş. Şimdi sen bu kurşunu ve benim kanımla boyanan şu gülle parçasını al ve sağ salim köye dönebilirsen, bunları oğluma ver ve de ki; "Baban dedi ki, Allah yolunda, vatan uğrunda ben basıl biri iki ettiysem, o da ikiyi üç etsin"Artık gücü tükenen Koca Halil yere yıkıldı ve Kelime-i Şehadeti söyleyerek şehid oldu.

Vehbi Tülek

Kanuni Ve Pir Ali Efendi

Vehbi Tülek

Emirsultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Kahve İkrami

Vehbi Tülek

Osmanlı saray ve konak haremlerinde misafirlere bir törenle kahve ikram edilirdi. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulurdu. Ardından üç hizmetçi kahve ikramına başlarlardı. Kahvenin soğumaması için güğüm, ortasında kor ateş bulunan stile oturtulur ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınırdı. Stil takımları tombak, gümüş veya pirinçten yapılmıştır. Kahve ikramında ayrıca yuvarlak stil örtüsü kullanılırdı. Atlas veya kadifeden yapılan bu örtü sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemelidir. Stil takımı ve örtüsünün zenginliği ailenin varlık derecesini yansıtırdı.

İçinde kahve fincanı ve zarflar bulunan tepsiyi taşıyan hizmetçi, stil örtüsünü kenardan iki eli ile önlük gibi önünde tutar, ikinci hizmetçi stil takımını taşırdı. Üçüncü kız tepsiden porselen fincanı alır, stildeki güğümden kahveyi doldurur, fincanı altın,tombak, gümüş veya porselen zarfa yerleştirir, zarfın ayağından iki parmağı ile tutarak tek tek misafirlere ikram ederdi. Tiryakiler kahve ile birlikte nargile veya uzun çubuklarda tütün içerlerdi.

Attiği Her Taş Hedefine Ulaşiyordu

Vehbi Tülek

LÂ İlÂhe İllallah

Vehbi Tülek

40 - Şeytani Döven Türk

Vehbi Tülek

Şaşiran ŞÂir

Vehbi Tülek

Yapmasini Değil, Satmasini Bilirim

Vehbi Tülek

Iii. Mustafa Han’in Polonya’ya Yardimi

Vehbi Tülek

Canli Kuzu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdüsseam Feytûrî

Abdüsseam Feytûri hazretleri Libya'da yaşamış olan evliyanın büyüklerindendir. 880'de (m. 1476) Trablusgarb civarında doğdu. Arû­siyye tarikatı şeyhlerinden Abdülvâhid ed-Dükâli'ye intisap etti ve daha sonra icazet alarak talipleri yetiştirdi. 981 (1574)'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mol­la Câmînin Ehl­-i Beyt Sev­gi­si

Vehbi Tülek

Mev­lâ­nâ Ab­dur­rah­mân Câ­mi haz­ret­le­ri Hi­rat'ta ye­ti­şen âlim ve bü­yük ve­li­ler­den­dir. 1414 (H.817) de İran'ın Câm ka­sa­ba­sın­da doğ­du. İmâm-ı Mu­ham­med Şey­bâ­ni haz­ret­le­ri­nin nes­lin­den­dir. Hik­met­li söz­le­ri çok­tur. Bu­yur­du ki:

Resûlullah Efendimizin Hürmetine Istemek

Vehbi Tülek

Saçaklı Şeyh

Vehbi Tülek

Saçaklı Şeyh hazretleri, Gaziantep velilerinden olup, asıl ismi Ebûbekir'dir. Maraş'ta doğdu. Doğum târihi belli değildir. İlk tahsilini doğduğu yerde yaptı. Şeyh Abdülgani Nablüsi'den hadis, tefsir ve tasavvuf ilmi öğrendi ve icâzet aldı. Tahsilini tamamladıktan sonra memleketine döndü ve talebe yetiştirmeye başladı. Antep ile Maraş arasındaki bir yolculuğu sırasında 1732 (H.1145) senesinde vefât etti. Her iki şehir halkı arasında cenâzenin kendi şehirlerine defnedilmesi husûsunda ihtilaf çıktı. İşin uzamaması için bir hakem tâyin edildi. Hakem; "Cenâze hangi şehre yakınsa oraya defnedilmesi uygundur" deyince, cenâzenin her iki şehre olan uzaklığı ölçüldü. Antep'e daha yakın olduğu anlaşılınca, Antep mezarlığına defnedildi.

Saçaklı Şeyh hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Gaflet Içinde Olanlar!..

Vehbi Tülek

Yemâ­me Şe­hi­di Ebû Dücâ­ne

Vehbi Tülek

Allahü Tealanın Salih Kulları Çoktur

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı... Abdullah El-harrâz

Vehbi Tülek

Kisrâ, Şîreviyye Ve Yemen Vâlisi Bâzan

Vehbi Tülek

Hüseynî Muhyiddîn Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Üç Kandil

Padişah Ve At

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Abdullah El-acemî

Korkma!

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek