Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.596.930

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beni Eve Götürün Artık Ömrümüz Bitmiştir

Hüsâmeddîn Çelebi Mevlânâ Celâleddîn Muhammed Rûmî hazretlerinin en önde gelen talebesi olup, onun halîfesi, vekîlidir. Konya’da doğdu. Mevlânâ, Çelebi Hüsâmeddîn'i pek ziyâde severdi. Mevlânâ hazretleri derse gelmediği zamanlar talebelere ders verirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Allah Yolunu Açik Etsin

Sene 1915. Sonbaharın serin yağışlı günlerinden biri. Birinci Dünyâ harbi bütün cephe lerde devam ediyor. Vatanın her tarafında barut ve kan kokusu. Yiğitlerin biri ölüyor, bini yetişiyor, ihtiyari, genci savaşıyor, didiniyor ve yurdumuza düsman çizmeleri basmasın diye, el açıp Allah'a dua ediyor. Cepheye durmadan takviye kuvvetleri gidiyor, işte o kuvvetleri götüren tren, Bilecik istasyonunda beklemektedir. Askerlerin hepsi sakin, belki bir daha geri dönmeyecekler. Ama şehid olmak inancı gönüllerine huzur veriyor. Sevkiyat subaylarından biri vagonların arasında sessiz, hareketsiz bir gölge görür. Merakla, şüpheyle yaklaşır. O anda çakan şimşeğin aydınlığında şunlara şâhid olmustur:

Vehbi Tülek

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Din Adamlarindan Devlete Zarar Gelmez

Vehbi Tülek

26 - Şehitler Hakki İçin

Vehbi Tülek

Girit savaşları yirmi yıldan beri sürüp gidiyordu. Osmanlı devletinin duraklama devrin de, Venedik hakimiyetindeki bu adaya, anlamsız bir sefer düzenlenmiş ve çok pahalıya mal olmuştu. On binlerce Türk evladının hayatına mal olan bu savaşlar, Kandiye kalesinde düğüm lenip kalmıştı. Bu, gayet müstahkem ve denizde de yardım alabilen kaleyi düşürebilirsek, savaşlar fiilen sona erecek, bu suretle adanın fethi tamamlanmış olacaktı. Fakat Osmanlı orduları Avusturya savaşları ile meşgul oldukları için Girit'e yardım yapılamıyor, asker ve cephane gönderilemiyordu.

Patrona Halil Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

Şu Anda Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

10. Yy.'da Bir Bati'linin İslam Hastanelerini Tasvir Eden Mektubu

Vehbi Tülek

Misir’a Bedeldin Ey Sinan

Vehbi Tülek

Ezan Sesi

Vehbi Tülek

İyiliğe Karşi Kemlik

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Düşmanlar Bizi Gözetliyor Ve Fırsat Kolluyorlar

Selîm Fetihpûrî hazretleri Hindistan'ın meşhur velîlerindendir. 1492 (H.897) senesinde Fetihpûr şehrinde doğdu. 1571 (H.979) senesinde orada vefât etti. Tasavvufta hocası Hâce İbrâhim olup, Çeştiyye yolunda kemâle erdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bir Hikmet Ehli Ebubekr Zerencerî

Vehbi Tülek

Ebubekr Zerenceri, Maveraünnehir'de yaşamış olan evliyanın büyüklerindendir. 1118 (H. 512) senesinde Buhara'da vefat etti. Kıymetli nasihatleri vardır. Buyurdu ki:
"Kim kendi nefsini, Firavun'un nefsinden daha hayırlı zannederse, kibirli olduğunu göstermiş olur."

Kurtarmak Için Önce Kurtulmak Lazımdır!

Vehbi Tülek

Dertsiz Dua Soğuktur, Dertli Dua Gönülden Gelir

Vehbi Tülek

Bostan Çelebi Osmanlı velîlerinden olup Mevleviyye yolunun büyüklerindendir. Konya'da doğdu. Çelebi Hüsrev hazretlerinin sohbetlerinde yetişerek kemale geldi ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. 1631 (H.1040) yılında Konya'da vefât etti. Sohbetlerinde Mesnevi’den okurdu. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Ey Insan! Kime Tâbi Isen Onun Kulu Olursun!

Vehbi Tülek

Nesibe Hâtûn Ve Habib Bin Zeyd

Vehbi Tülek

“kerem Sâhibi Olan Allaha Kavuştum!..”

Vehbi Tülek

İskât Yapılması Için Vasiyet Etmek

Vehbi Tülek

Kâsım Bin Abdullah El-basrî

Vehbi Tülek

sen Beni Rüyâda Gördün Değil Mi?

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Anzakli Ömer

B0r Çuval Toprak

Değişen Sizin Kalbiniz

Ayyaşin Sonu

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek