Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.603.859
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Ali Cemali Efendi Anadolu'yu nurlandıran velilerden Cemaleddin Aksarayi'nin torunudur ve tedrise beşikte başlar. O, misli zor görülen bir hafızaya sahiptir. Üstün körü geçilen kitapları bile harekesi harekesine ezberler ve yaşından beklenmeyecek sorular sorar. Hocaları böyle bir kabiliyetin önünü tıkamaktan çekinirler "Sen buralarda zâyi olma" derler, "Büyük âlimlerde oku, meselâ Molla Hüsrev'e git!" O da öyle yapar. Molla Hüsrev ona bildiklerini öğretir, ancak "bunlar işin zahiridir" der, "şimdi sırlara ersen gerek. Bir Hakk aşığı bul ve ona köle ol!"
30.5.1876 tarihinde hal' edilen ve yıllarca ikamet ettiği Dolmabahçe Sarayı yağma edilen Sultân Abdülaziz, görevden alındıktan sonra Hüseyin Avni Paşa'nın adamları tarafından Topkapı Sarayı'na nakledilmiştir. Burada ölüm korkusuyla büyük sıkıntılar çeken ve kendisine bakım yapılmayan Sultân Abdülaziz, yeni Padişah'a hitâben kendisinin Çırağan Sarayı'na nakli için insanı hüzne boğacak manalarda tezkireler kaleme almıştır. Bunun üzerine Çırağan Sarayı'nın üst tarafında V. Murad için yapılan dairelere getirilmiştir. Burada da ölüme terkedilmiş gibi bakımı yapılmayan Sultân Abdülaziz'in hayatından bıktığı ve hatta ölümü arzuladığı doğru olabilir. Ancak intihar ettiğine inanmak mümkün değildir.
Nahlâvî hazretleri Şam’daki evliyânın büyüklerindendir. 1670 (H. 1081) senesinde doğdu. Fıkıh ilmini Şeyh Ahmed Düsûkî'den okudu. Şam'da Nûriyye ve Hâtuniyye medreselerine devâm etti. Evliyânın büyüklerinden Şeyh Halîl hazretlerine intisab ederek yüksek dereceler sâhibi oldu. 1744 (H.1157) senesi vefât etti.
Ahmed Hariri hazretleri Halveti meşayıhından idi. Şam'da Usâl köyünde doğdu. Sonra Haleb şehrine gitti. Orada da, Ârif-i billâh Ahmed-i Dergerâni'den ilim öğrendi. Sonra Antep'e geldi. Burada Halveti şeyhi, Şah Veliyyüddin Halveti ile buluştu ve Halvetilik yoluna girdi. Daha sonra Şam'a döndü ve talebe yetiştirdi. 1048 [m. 1639] de orada vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:
Aksaraylı Ali Efendi Osmanlı âlimlerinden bir zat olup Kadızade Şeyh Mehmed Efendi'ye talebe oldu. Ondan icazet alarak İstanbul'da vaaz ile insanları irşad etti. 1111 (m. 1699)'da İstanbul'da vefat etti. "Tefsirü Kavlihi Teâlâ: Ve'ş-Şemsi" isimli tefsirinde şöyle buyuruyor:
Yûsuf bin Hüseyin şöyle anlatır: "Mısır'a Zünnûn-i Mısri'nin yanına gittikten sonra, Rey şehrine dönüyordum. Bağdâd'a vardım. Dayım Abdullah bin Hâzır orada idi. Hacca gidecekmiş, yanına gittim:
-Nereden geldin? diye sordu:
-Mısır'dan gelip, Rey'e gidiyorum. Bir nasihat etmenizi isterim, dedim.
Buyurdu ki:
-Kabûl etmezsin!
-Ederim. dedim.