Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.686.991

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hayvânlarda Ve Insanlarda "hayvânî Ruh" Da Vardır!

Câfer bin Abdürrahîm el-Mehâî hazretleri fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Irak’ta Cünd köyünde doğdu. 1067 (H.460) senesinde, orada vefât etti. Fıkıh ilmi üzerine birçok eser yazdı. Birçok âlim, kendisinden fıkıh öğrendi. Kâfî kitabının sâhibi İmâm Ebû İshak es-Sarzetî bu âlimlerdendir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanlilarda Silah Kullanma Sanati

Okçuluk Osmanlıların ünlü sporlarındandır. Çok eski zamanlardan beri harp sahasında kendileriyle karşılaşanlar, Türklerin ok atmadaki ustalıklarından hayranlıkla söz etmişlerdir. Türkler, kısa fakat çok kuvvetli yaylar kullanırlardı. Oku gerek piyade ve gerekse süvari olarak kullanmakta emsalleri yoktu. Süratle giden bir atın üzerinden, hedefe isabetli ok atarlardı. Okmeydanı'nda kurulan meşhur kemankeşler ocağı, 15 ve 16. asırlarda emsalsiz üstadlar yetiştirmiştir. Bu arada lodos, poyraz, gündoğusu, batı, kıble, karayel, yıldız gibi yönlerde esen rüzgârlara atılan kamış ve tahta oklarla kurulan menziller, yani kırılan rekorlar, erişilemeyecek kadar yüksektir.Makbul İbrahim Paşa, Atmeydanı'ndaki sarayını yaptırması nedeniyle Kanuni Sultan Süleyman'a bir ziyafet vermiştir. Bu ziyafet eğlenceleri sırasında, Türk Okçuluk Tarihinin önemli kişilerinden biri olan Tozkoparan İskender, at üstünden attığı okla birbirinin içine yerleşmiş 5 kalkanı delmiştir. Bu usta kemankeşin başarıları efsanelere konu olacak kadar büyüktür. Osmanlı İmparatorluğu sınırlarında Tozkoparan İskender'in Gündoğusundaki 1281,5 gez menzilinden (845 metre) daha uzağa ok atışı hiçbir dönemde gerçekleşememiştir.

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Ben Gelir Borcumu Öderim

Vehbi Tülek

Neme Gerek ?

Vehbi Tülek

Bir gün Kanuni, Yahya Efendi'ye: "Ağabey sen ilahi sırlara vakıfsın" diye haber yollar. "Acaba devletimizin encamı n'ola?" Yahya Efendi iki kelime yazar: "Neme gerek!" Kanuni bu cevaba şaşırır. Halbuki sır o kelimelerde gizlidir. Eğer zulüm yayılır, fukaralar feryada başlarsa ve şahısların menfaati devletin çıkarının üstüne çıkarsa. Üstelik görüp işitenler "Amaaan neme gerek" derlerse bil ki yıkılış yakındır! Gün gelir Kanuni vefat eder. 2. Selim kendini bir anda devletin başında bulur. Saltanat yükü omuzlarını çökerttiğinde sığınacak gölge, tutunacak dal arar. Birden aklına baba dostu Yahya Efendi gelir. Yüce Veliyi gördüğü an içi bir hoş olur. Onun bir bakışı ile öylesine rahatlar ki tarifi ne mümkün. Devletini ve milletini güvende hisseder ve ayaklarına kapanmamak için zor tutar kendini. Mübarek onu kulaklarından yakalar: "Söyle bakalım!" der, "abdestin var mı?" Sultan edeple başını eğer, zor duyulan bir sesle: "Var efendim" der. Yahya Efendi, tonunda şefkat hissedilen bir sesle:"Hayır!" der, "benim sorduğum tövbe abdestidir. Şimdi seninle tövbe edeceğiz ve bundan böyle birbirimize eksiklerimizi söyleyeceğiz tamam mı?" Ve öyle de olur.Yahya Efendi mükemmel bir şairdir. Şiirlerini "Müderris" mahlası ile yazar ve her bahane ile ölümü hatırlatır, ölüme hazırlanır. Mübarek, kabrini elceğizi ile kazar ve döner dolaşır kendi mezarına okur. Ona göre müminin ölümü bayram olmalıdır. Bakın şu işe ki bir bayram gecesi vefat eder, cenaze namazı bayram namazını müteakip kılınır ve defnolunur bayram günü.

Orhan GÂzi Ve AlÂeddîn Esved

Vehbi Tülek

11 - Silistre Müdafaasi

Vehbi Tülek

Bizler AsÂkir-i OsmÂni’yiz

Vehbi Tülek

Eğri Kalesinde Şehid Olan Evliya

Vehbi Tülek

Ancak İstanbul Kadisi Olursun

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Murad Ve Molla Fenari

Vehbi Tülek

Çirağan Vak’asi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahü Teâlâ Indinde Hangi Amel Sevgilidir

El-Hâc Mehmed Efendi Anadolu'da yaşamış olan ilim ve gönül ehli zâtlardandır. Mehmed Efendi, on sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda yaşadı. "Sarı Ahmedzâde" diye meşhûr olmuştur. Amasya'da vefât etti. Küçük yaştan îtibâren ilim tahsîline yönelen Mehmed Efendi, İstanbul'a gelerek zamânının âlimlerinden ilim tahsîl etti. Tahsîlini tamamladıktan sonra müderris oldu. Kastamonu Medresesinde müderris olarak vazîfe alıp talebe okuttu. Bir müddet bu vazîfeyi yaptıktan sonra Amasya'ya döndü. Çok kitap yazdı. En meşhuru El-Eşbâh kitabıdır. Bu eserinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dinlerin En Hayırlısı Ve Ümmetlerin En Üstünü

Vehbi Tülek

Ebû İshak Gülâbâdi, evliyânın büyüklerindendir. Buhârâ'nın Gülâbâd Mahallesinde doğdu. 380 (m. 990) senesinde Buhârâ'da vefât etti. Hadis, fıkıh ve tasavvuf ilimlerinde âlimdir. Fıkıh ilmini Muhammed bin Fadl'dan, tasavvuf ilmini de Hallâc-ı Mensûr'un talebesi Fâris bin İsâ'dan almıştır. Gülâbâdi hazretleri, Tearrüf adlı eserinin mukaddimesinde şöyle buyurmaktadır:

Eshâbım Gökteki Yıldızlar Gibidir

Vehbi Tülek

Her Gördüğünü Hızır, Her Geceyi Kadir Bil!

Vehbi Tülek

Piri Sâmi Efendi Son asırda Anadolu'da yetişmiş velilerdendir. 1848 (h. 1264) senesinde Erzincan'da doğdu. Erzincan medresesinde Arapça ve Farsça öğrendi. İlim tahsilini devâm ettirmek üzere İstanbul'a geldi. Fâtih Medresesinde akli ve nakli ilimleri öğrendi. Buradaki tahsilini tamamladıktan sonra, müderrislik icâzetnâmesi alarak Erzincan'a döndü. O günlerde Erzurum'da bulunduğu sırada PTT müdürlerinden İsmâil Efendi adında birisiyle tanıştı. Ona, Abdurrahmân-ı Tâgi'nin büyüklüğünden bahsetti. Bunun üzerine İsmâil Efendi ile birlikte "Silsile-i aliyye" denilen büyük âlim ve velilerden Seyyid Sıbgatullah Hizâni hazretlerinin halifelerinden, Bitlis'in Nurşin köyünde bulunan büyük veli Abdurrahmân-ı Tâgi (Tâhi) hazretlerini ziyarete gitti. Onun büyük bir veli olduğunu görerek, talebe oldu. İki yıl sonunda kendisine icâzet verilerek Erzincan'a gönderildi.1912 (H. 1330) senesinde Erzincan'da vefât etti.

İbn-i Merzûk Mısrî (sa'd Bin Osman)

Vehbi Tülek

Abdülkâdir Deştûtî

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Yûsuf Firyâbî

Vehbi Tülek

Duânın Kabul Olması Için Şartlar Vardır

Vehbi Tülek

Bu Nizâmı Yaratan Allahü Teâlâdır

Vehbi Tülek

Ebu Said Harraz Ve Güzel Yüzlü Genç...

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Garip Karşilanan Bir Adak

Garip Karşilanan Bir Adak

Meşhur evlilyadan olan Abdullah Kalanisi hazretleri bir defasında gemi ile yolculuk ederken şiddetli bir fırtınaya yakalandı. Gemide bulunan yolcu ve mürettebat dua ettiler ve birer adakta bulundular. Abdullah Kalanisi'nin de bir adakta bulunması için kendisine işaret ettiler. Abdullah Kalanisi, kendisine adakta bulunması için işaret edenler: -Ben şu fani dünyadan alakamı kestim. Beni böyle işlere karıştırmayın, dediyse de dinlemediler ve adakta bulunması için ısrar ettiler. Onların bu kadar ısrarları karşısındfa Abdullah Kalanisi: -Eğer Allah beni buradan sağ salim kurtarırsa ben fil eti yemeyeceğim, diye onlara göre garip bir adakta bulunur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Helvaci Çocuk

Sarik Ve Sakal

Kum Ve Kaya

Hayat Kurtaran Yalan

Şikayet

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek