Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.586.279

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah, Sizin Için Kolaylık Diler

Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

1912 senesi. Osmanlı tarihinin en karanlık sayfalarından biri olan Balkan savaşı günleri. Aralık ayı başları idi. Edirne Müstahkem Mevkii Kumandanı Şükrü Paşaya gelen şifreli bir telgrafta, Bulgarlarla mütareke yapıldığı bildiriliyordu. Aylardan beri kuşatma atında bulunan Edirne'de yiyecek ve cephane iyice tükenmişti. Buna rağmen bu atalar yadigarını, her türlü takdirin üstünde bir cesaret ve kahramanlıkla savunuyorlardı. Balkan savaşlarını konu alan bir yabancı yazar:-Hiç kimse Edirne'nin akıbetinden, cesur müdafii Şükrü Paşa ve askerlerini sorumlu tutamaz. Demişti.Mütareke sırasında müttefikler arasında başlayan barış görüşmeleri devam ediyordu. Eğer Türkiye ile Balkan devletleri arasında anlaşma sağlanamazsa, savaşın tekrar başlayacağı söyleniyordu. İstanbul'dan gelen ikinci bir telgraf haberi de bunu teyit ediyor, Edirne'nin dayanması isteniyordu. Şükrü Paşa bundan memnundu. -Son kurşunu atmadan şehri düşmana teslim etmem, diyordu.

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve İznik’in Fethi

Vehbi Tülek

Boynuzsuz Koç

Vehbi Tülek

Ördeğini De Beraber Al

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid Han'ın tahttan indirilmesi için, bir "fetva" gerekliydi! Bunun da yolu ilmiye sınıfının başı, Şeyhülislâm'a imzalatmaktan geçerdi. İkinci Meşrutiyet ilan edilmiş ya, Meclis-i Mebusan da, sultanı tahttan indirip, yeni bir "padişah"ı seçmek için gereken fetvayı almak üzere, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin önde gelenlerinden, Edirne mebusu Talat Paşa, sabahleyin Fetva Emini, Nuri Efendi'nin evine gider. Akşama kadar bir şey yemeğe vakit bulamayacağından olacak ki, kendisine bir-iki yumurta pişirilmesini istemiştir. Ve Meclis-i Mebusan'a gelmesini "ihtar" etmiştir. Nuri Efendi ise, fetva vermek kendisinin görevi olmadığını, bu hususun Şeyhülislâmın görevi olduğunu söyleyip, mazeret beyan etmişse de bunu kabul etmeyen Talat Paşa, yanına alıp, Şeyhülislamlık makamı'na gidip, Tikveşli Ziyaeddin Efendi ile görüşmeyi emr etmiştir. Mecburen Talat Paşa'nın peşinden, Şeyhülislamlığa gitmişlerdir. Şeyhülislam Ziyaeddin Efendi, Meclis-i Mebusan'a gitmemek için: -Ben hastayım, gidemem!.. diye mazeret beyan etmiştir. Talat Paşa da: -Neniz var? diye sorup; -İdrarımı tutamıyorum, diye cevap alınca da: -Efendi, iş bu hale geldikten sonra donuna da işesen, ben seni zorla alıp götürürüm. Ördeğini de beraber al! yollu tehdit eder. Ve Meşrutiyet şeyhülislâmını alıp götürür.

Kazliçeşme

Vehbi Tülek

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Vehbi Tülek

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

Vehbi Tülek

Çeşme Faciasi

Vehbi Tülek

Bu Ne Müfsidane Teklifdir!

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Rumeli’ye Geçmeleri

Vehbi Tülek

Al Mührü Ver Mührü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kur’ân-ı Kerim Okumak Çok Büyük Bir Nimettir

Ebezâde Abdullah Efendi Osmanlı Şeyhülislâmlarının ellibirincisidir. Rumeli’de Balçık’ta doğdu. Zamanının âlimlerinden, aklî ve naklî ilimleri tahsil etti. İlimde yüksek dereceye ulaştıktan sonra müderrislik, kadılık vazîfesi verildi. Anadolu, sonra Rumeli Kadıaskeri oldu. Sultan Üçüncü Ahmed Hân zamanında, Şeyhülislâmlık makamına yükseltildi. 1126 (m. 1714) senesinde Trabzon’a giderken, Karadeniz’de çıkan şiddetli fırtınada bindiği gemi battı ve boğularak vefât etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ey Allah'ın Velî Kulu Bana Şefâat Et!

Vehbi Tülek

Abdülhakîm-i Siyalkûtî hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. 1657 (H.1067) senesinde Siyalkût şehrinde vefât etti.

Bir sohbet esnâsında Abdülhakîm-i Siyalkûtî hazretlerine talebelerinden biri kabir ziyâreti hakkında bir soru sorunca buyurdu ki:

Hayrünnessâc

Vehbi Tülek

Ey Velî Hâtun! Bana Nasîhat Eder Misin?

Vehbi Tülek

Fâtıma Nişâbûriyye hazretleri hanım evliyânın büyüklerindendir. Horasan'da Nişâbûr'da doğdu. Küçük yaşta ailesi ile birlikte Mekke-i mükerremeye yerleştiler. 837 (H.223) senesinde orada vefât etti. Evliyânın büyüklerinden Bâyezid-i Bistâmi hazretlerinin medh ve iltifâtlarına kavuştu. Bâyezid-i Bistâmi hazretleri onun hakkında "Ömrümde veli bir hâtun tanıdım. O da Fâtıma-i Nişâbûriyye'dir. Kendisine herhangi bir konuda haber vermek istesem, ona açıkça belli olur ve o şeyi kendisi bana bildirirdi" buyurmuştur... Zünnûn-i Mısri hazretleri de kendisini bilir ve çok hürmet ederdi.

Hacda, Dua Yerine Hep Salevât Okuyan Genç

Vehbi Tülek

Tehlikelerden Gücünüz Yettiği Kadar Sakınınız!

Vehbi Tülek

"allahü Teâlâya âşık Olanlar, Allah Kelâmını Dinlesinler!

Vehbi Tülek

Süleyman Kilâî

Vehbi Tülek

Kulluktan Daha Şerefli Bir Şey Yoktur

Vehbi Tülek

Ubeydullah Bin Hüseyin

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Cennetlik Hanım Isteyen...

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Keramete İnanmayan Âlim

Evliyalar Ölmez İmiş

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek