Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.142.355

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Övülmesiyle Yerilmesi Arasında Fark Görmeyen Kimse Zâhiddir

İbn-i Celâ hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Şam'da doğdu. 918 (H. 306) senesinde orada vefât etti. Zamânın büyük velîlerinden Zünnûn-i Mısrî ile Ebû Türâb Nahşebî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Cüneyd-i Bağdâdî, Ebü'l-Hasan-ı Nûrî hazretleri ile görüşüp istifâde etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

FÂtih’in İlme Ve UlemÂya Verdiği Kiymet

Yıl 1453, mevsim bahar idi. Bizans'tan Tebriz ve Semenkand'a ulaşan haberler Osmanoğlu Mehmed Hân'ın Kral Konstantin'i yendiği ve İstanbul'u aldığını bildiriyordu. Haberciler bir şey daha ilâve ediyorlardı sözlerine: "Cihangir hükümdar, Moğol istilacılarına hiç benzemeyen ilim ve hikmet sahibi münevver bir genç... Kılıcın zaferini kelâm ve kalemin hüneri ile tartıyor..." Orta Asya hâkanları düşünüyorlardı... Bu gazanfer yarın doğuya yönelirse ne yapacaklardı?.. Tebriz hükümdarı Uzun Hasan hemen ona bir elçi göndermeyi planladı ve meşhur astronomi ve matematik âlimi, memleketin medâr-ı iftihârı mümtaz insan Ali Kuşçu 'yu yola çıkardı. Uluğ Bey'in gözde talebesi ve şarkın o asırdaki hikmet güneşi olan Ali Kuşçu'ya acaba nasıl muâmele olunacak, deneyecekler ve ona göre genç Sultân Fâtih Mehmed Hân'a karşı politika geliştireceklerdi.Ulaklar, Ali Kuşçu'nun 200 kişilik bir kafile ile Osmanlı hudutlarından giriş yaptığını Sultan Fâtih'e bildirdikleri gün, şu mealde bir ferman çıkarıldı: "Her vilâyet menzilinde kendilerine bin altın yol harçlığı verile..."

Vehbi Tülek

Bu Sopayi Baban Verdi

Vehbi Tülek

Kendiliğinden Buralara Gelmez

Vehbi Tülek

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

İzdin (Zeytin) Voyvodası Ali Ağanın oğlu olan İbrâhim Paşa, Nevşehir'de dünyâya geldi. İş bulmak için İstanbul'a gelmiş ve Eski Saray masraf kâtibi Mustafa Efendinin delâletiyle (tavsiyesiyle) 1689'da sarayın helvacı ocağına, daha sonra eski saray baltacıları ocağına kaydolmuştur. İbrâhim Efendi hizmetleri ile yükselip Dârüssaâde ağasının yazıcı halifesi olarak Pâdişâhın bulunduğu Edirne'ye gitti. Şehzâde Ahmed'in pâdişâh olmasından sonra 1703'te Dârüssaâde ağası yazıcılığına tâyin edildi. Bu vazifedeyken pâdişâhın itimât ve teveccühünü kazandı. Ancak Sadrâzam olan Çorlulu Ali Paşa onu Edirne'ye gönderdi.1715'te Mora Seferine çıkanVeziriâzam ŞehidAli Paşa, İbrâhim Efendiyi mevkûfâtçı lıkla berâberinde götürdü. Buranın alınmasından sonra da tahrir (kâtiplik) işi ile vazifelendi rildi.

Canli Kuzu

Vehbi Tülek

Fransiz Kadinlarin İftar Ve Teravih Seyri

Vehbi Tülek

Yakişani Yapmak

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Toplu Taşima Kurallari

Vehbi Tülek

Burasi Hakikat Sultanlarinin Payitahtidir

Vehbi Tülek

Osman Gazi Ve Kumral Ebdal

Vehbi Tülek

Rumeli Hisarinin Şekli

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kurtuluş Yollarını Fıkıh Ilmi Gösterir

Kemâlüddin İbnü'z-Zemlikani hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 667 (m. 1268)'de Şam'da doğdu. Burada devrinin büyük âlimlerinde Şafii fıkhı tahsil etti. Çeşitli medreselerde müderrislikten sonra Halep Kâdılkudâtlığına tayin edildi. Daha sonra Kahire'ye gitmek için yola çıktı.727 (m. 1327)'te yolda, Bilbis'te vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Korkusuz Cengâver Mecze'e Ibn-i Sevr

Vehbi Tülek

Hazret-i Ömer, Kadsiye Savaşında İran ordusu mağlup edildikten sonra, Ebu Musa el-Eş'ari kumandasında bir orduyu, İran içlerine göndermişti. İran ordusunun kumandanı Hürmüzan, İslam askeri karşısında tutunamayarak doğudaki Tüster şehrine kaçtı. Burası iyi korunan bir kaleydi. Aylarca süren kuşatmaya rağmen kale alınamıyordu...

İstenmeden Gelen Şeyler Tevekkülü Bozmaz

Vehbi Tülek

Müminler, Cennette Allahü Tealayı Görecek!

Vehbi Tülek

Mevlânâ Behâeddîn Efendi Osmanlı âlim ve evliyasındandır. Zamânındaki büyük âlimlerden ilim öğrenerek yetişen Mevlânâ Behâeddîn, daha sonra Hâcezâde’den ilim tahsil etti. İstanbul'da Sahn-ı Semân Medresesine tâyin edildi. Sultan İkinci Bâyezîd Han, Edirne'de büyük ve mükemmel bir medrese yaptırınca, buraya, ilk müderris olarak bizzât Mevlânâ Behâeddîn'i tâyin etti. 1490 (H.895) senesinde Edirne'de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Ahmed Nahlâvî

Vehbi Tülek

Kalp Nûrunu, Sohbete Olan Gayrette Aramalı

Vehbi Tülek

Ölünceye Kadar Tövbe Kabul Olur

Vehbi Tülek

Hâlimden Hiç Şikâyet Etmem

Vehbi Tülek

en Güvendiğim Amel!..

Vehbi Tülek

Cennet Ve Cehennem Ehlinin Alâmeti Vardır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Adam Olmazsan

Allah Nasil Misafir Edilir?

İsmail Hakki Efendi

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Helvaci Çocuk

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek