Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.626.767

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bütün Peygamberlerin Nûru Resûlullah'tan Geliyor

Muhammed Kudâ’î hazretleri Mısır’da yetişen Şafiî âlimlerinden ve kadılardandır. Sefir (elçi) olarak Bizans’a gönderildi. Bir zaman İstanbul’da kaldı. 454 (m. 1062)’de vefât etti. “Dekâik-ül-ahbâr” kitabında, Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) nûrunun yaratılmasını şöyle anlatmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Büyük Devlet Olmak

Mısır hidivi Kavalalı Mehmed Ali Paşa, Fransa ile İngiltere'ye bir oyun oynamıştı. Takvimler 1801 yılını gösterirken, İskenderiye yakınlarında bir yerde, çok çok eski zamanlarda Sezostris tarafından yontturulmuş iki sütun vardı. Bunlardan biri çölün yumuşak kumlarına sere serpe uzanmış yatıyor; diğeri de zaman ile inatlaşır gibi hâlâ dimdik ayakta duruyordu. Her ikisi de yekpâre olan bu sütunlar, Kleopatra tarafından, artık harâbe olan ilk yerlerinden alınıp kendi adına inşâ ettirdiği mâbedde kullanıldığı için halk arasında, "Kleopatra sütunları" olarak biliniyordu. Kavalalı, bir gün yanına Fransız ve İngiliz askeri erkânını almış harâbeleri gezdiriyordu. Sütunların yanına geldiklerinde her iki heyetin kumandanlarına hitâben, "Bu sütunlardan birer tanesini beğeniniz" deyiverdi.

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂli’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han Ve Taşkesenli Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Ahmed Efendi görüşmediği halde Sultan Abdülhamid Han tarafından tanınmakta olduğu bilinmektedir. Erzurum Pasinler'in Tuylar köyünden bir zât, Sultan Abdülhamid Hanın ikâmet ettiği Yıldız Sarayında diğer bir arkadaşı ile birlikte nöbet tutmakta iken, Sultan bir ara balkona çıktı ve askerleri yanına çağırdı. Balkonun yanına gittiklerinde, Sultan diğer nöbetçiye hiçbir şey sormadan bir miktar para vererek hamama gitmesini söyledi. Sonra bu askerin gusletme imkânı bulamadan nöbete geldiği anlaşıldı. Erzurumluya dönerek; "Siz tarikat ehlisiniz. Hocanız kimdir?" diye sordu. Erzurumlu asker de; "Taşkesenli Şeyh Ahmed Efendi." cevâbını verince; "Evet o zâtla tanışıyoruz." diyerek içeri girdi. Biraz sonra da elinde bir Kur'ân-ı kerim ile geri gelerek Erzurumlu askere; "Bu Kur'ân-ı kerimi hocan olan kardeşime verirsen memnun olurum." dedi. Erzurumlu, memleketine döndüğünde Ahmed Efendinin huzûruna gitti. Ahmed Efendi onu görünce;"Emânetimi getirdin mi?" diye sordu. O zât da, Sultanın verdiği Kur'ân-ı kerimi hemen hocasına teslim etti. Bu Kur'ân-ı kerim hâlen âile kütüphânesinde muhâfaza edilmektedir.

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

Seydi Ahmed Paşa

Vehbi Tülek

Şair Padişah Ii. Selim

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Namuskarliklari

Vehbi Tülek

Sokollu Mehmed Paşanin Mahareti

Vehbi Tülek

Ulu CÂmi’nin Açilişi

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bir Şey Yapmak Istiyorsan Sana Yakışanı Yap

Karamollazade Abdülhamid Efendi Nakşibendi şeyhlerinden fazilet sahibi bir zat olup Ayıntaplıdır. Memleketinde tedris ve irşad ile iştigal edip 1278 (m. 1861)'de vefat etti. "Âdabü'z-Zakirin ve Necatü's-Salikin" isminde tasavvufi bir eseri vardır. Bu kitabında şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Sûreyi Sana Kim Okuttu Ey Hişâm?

Vehbi Tülek

İbn-i Kâbisî hazretleri kırâat, tefsîr, hadîs, kelâm, Arabî ilimler ve Mâlikî fıkıh âlimidir. 324 (m. 936) yılında Tunus’ta Kayrevân’da doğan İbn-i Kâbisî, yine orada 403 (m. 1012) yılında vefât etti. Bazı ilim merkezlerine uğrayıp, âlimlerin ilminden istifâde ederek, Mekke’ye gitti. Geri dönüşünde de, çeşitli şehirlerde ilim öğrenip Kayrevân’a gelip yerleşti. Kâbisî, Kırâat-ı seb’ayı talebelerine öğretir ve “Müslümanların bu meşhûr kırâat imamlarının okuyuşlarından kalbiniz hangisinde müsterih olursa ona uyun” buyururdu. Bu hususta İbn-i Kâbisî’nin rivâyetlerinden biri şöyledir:

Ömer Bin Abdurrahmân Es-sekkâf

Vehbi Tülek

Muh­yiddîn­-i A­rabîye ­dil U­za­tan Ho­ra­san­lı

Vehbi Tülek

Muh­yid­din-i Ara­bi haz­ret­le­ri 1165 (H.560) se­ne­sin­de En­dü­lüs'te­ki Mür­siy­ye ka­sa­ba­sın­da doğ­du. 1240 (H.638) se­ne­sin­de Şam'da ve­fât et­ti. Kab­ri Şam'da olup se­ven­le­ri ta­ra­fın­dan zi­yâ­ret edil­mek­te­dir...
Muh­yid­din-i Ara­bi haz­ret­le­ri, ken­di­sin­den na­si­hat is­te­yen bir kim­se­ye bu­yur­du ki:

Öyle Kimseler Görülünce Allahü Teala Hatırlanır

Vehbi Tülek

Cemâleddîn Hansevî Hazretleri

Vehbi Tülek

Fıkıh Ve Hadîs âlimi İbn-i Ebî Şeybe

Vehbi Tülek

Birbirinize Sırt Çevirmeyiniz

Vehbi Tülek

Hasan-ı Basrî Ve Hükümdarın Oğlu

Vehbi Tülek

Allah'ı Hatırlamaktan Gafil Olma Ey Genç!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Kânûni Sultan Süleymân Hânın kadıaskerlerinden Mirim Kösesi diye meşhûr olan Muhammed Efendinin hizmet ve sohbetlerinde bulunup, ilmi yüksek derecelere kavuştu. Bu sırada dünyâdan ve dünyâ makamlarından yüz çevirip, tasavvuf ehlinden Sofyalı Bâli Efendinin dergâhına gidip, ona talebe oldu. Hizmetinde ve sohbetinde uzun müddet kalıp, feyz aldı. Tasavvufta yükselip, insanları Allahü teâlânın yüce dinine dâvet etmek ve Resûlullah efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem güzel ahlâkını öğretmekle meşgûl oldu. Allahü teâlâya muhabbetinden dolayı, dünyâya hiç önem vermez oldu. Onun bu durumunu anlayamayan bâzıları pâdişâha şikâyet ettiler. Pâdişâh meselenin tahkik edilmesini emretti. Tahkikat için İstanbul'a geldi. Tahkikat sonunda berâat etti ve hakkındaki ithamlardan kurtuldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Padişah Ve At

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Üç Kandil

Arkadaşlarımı Korumak Için

Abdullah Bin MübÂrek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek