Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.014.068

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yavrularımız Dinlerini Tam Öğrenemiyorlar

Hilmi Efendi son devir Osmanlı din âlimlerinden ve Nakşibendiyye yolu Hâlidiyye kolu mensuplarındandır. Ankara'da doğdu. 1916 (H.1335) senesinde İzmit'te vefât etti. Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî hazretlerinin talebeleri arasına girdi. Hocasından Hâlidiyye kolundan icâzet aldı. Sonra İzmit'te Fevziye, Taşıçılarbaşı ve Yeni Cumâ câmilerinde imâm ve hatiplik yaptı. Vaazlarında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mübarek Beldelerin Hizmeti Ona Ve Nesline Verildi

Yavuz Sultan Selim Han pâdişâh olmadan önce, Trabzon'da vâliyken Halimi Çelebi'yi kendine hoca edinip, talebe oldu ve ondan feyz aldı. Gece-gündüz onun huzûrundan ayrılmazdı ve devamlı sohbetinde bulunurdu. Abdülhalim Efendiye pekçok iltifât ve ihsânlarda bulundu. Allahü teâlânın inâyet ve ihsâniyle Osmanlı tahtına geçip pâdişâh olunca, onu yine yanından ayırmadı. Devamlı birlikte olmak ister ve kendisiyle ilmi sohbetlerde bulunurdu. Halimi Çelebi, Yavuz Sultan Selim Han ile birlikte Mısır Seferine katıldı.Nakledilir ki: Yavuz Sultan Selim Han zamânında, Molla Şemseddin diye bir saray hocası vardı. Teheccüd namazını kılan, iyi huylu bir zâttı. Yazması çok süratliydi ki, on günde bir mushaf-ı şerifi yazıp bitirirdi.

Vehbi Tülek

Orhan GÂzi Ve AlÂeddîn Esved

Vehbi Tülek

Medeniyet Merkezi İstanbul

Vehbi Tülek

Ezan Sesi

Vehbi Tülek

Erzurum, Rusların hücûmuna uğradı. 8 Kasım 1877'de vukû bulan bu savaş, târihte Doksanüç Harbi adıyla bilinir. Aziziye tabyalarının düşmesi üzerine Erzurum halkı yediden yetmişe silâhlanıp, düşmana karşı kahramanca bir müdâfaa yapma hazırlığı içindeydi. 8 Kasım 1877 gecesi Erzurum mahallelerinde gümbür gümbür davullar çalınarak halk cihâd için uyandırıldı. Tanyeri ağarmadan önce halk kalkıp, balta, tahra, dehre, sopa ne bulduysa eline alıp hazırlandı. Tanyeri ağarırken, Ayaz Paşa Câmii şerifi minâresinden sabah ezânı okunmaya başladı. Bu ezânı İmâm Efendi okuyordu. Ezân, ihlâs ve sadâkatle öyle okunuyordu ki, Erzurum'un dağı-taşı, deresi, tepesi, yamaçları, ağaçları sanki dile gelmiş, ezânı tekrar ediyordu. Ezân sesi dalga dalga yayılıp, ufukları aşıyordu. Bu ezân halka bambaşka bir şevk ve cesâret vermişti. Okuyanda bir başka hâl vardı. Bu arada mehter de çalınmaya başladı.

Sarayda Bir Doğum

Vehbi Tülek

Kahraman Osmanli Hanimi: Emine BÂnû

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

Barbaroszade Hasan Paşa

Vehbi Tülek

50 - Ulubatli Hasan

Vehbi Tülek

Herkes Yediğini Gönderir

Vehbi Tülek

82 - Edirne Nasil Kaybedildi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Gücün Yerinde Iken Tövbe Eyle

Ebû Muhammed ibn-i Atıyye hazretleri tefsir, kırâat ve hadis âlimidir. 383 (m. 993)'de vefât etti. Yazdığı Tefsir-i İbn-i Atıyye'den bir bölüm:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sadaka, En Sevdiğin Malından Olmalı

Vehbi Tülek

Ebû Abdullâh İbn-i Ebi'l-Hısâl hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. 465'te (m. 1072) Endülüs'ün Ceyyân (Jaen) bölgesinde Şekûre'ye (Segura) bağlı Fergalit'te (Gorgolitas) doğdu. Tahsiline Fergalit'te başlayan İbn Ebü'l-Hısâl başşehir Kurtuba'ya (Cordoba) yerleşti ve "Divânü'r-resâil"in başına tayin edildi. 540'ta (m. 1146) orada vefat etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Takıyyüddîn Makdisî

Vehbi Tülek

Câkîr El-kürdî

Vehbi Tülek

Câkir el-Kürdi, Kuzey Irak'ta yetişen büyük velilerdendir. Doğum târihi bilinmemektedir. Hanbeli mezhebi âlimlerinin büyüklerindendir. 1155 (H.550) senesinde vefât etti. Tâc-ül-Ârifin Ebü'l-Vefâ hazretleri, Câkir hazretlerini över, yüksekliğini anlatırdı...

Hesap Vereceğini Düşünen Az Konuşur

Vehbi Tülek

Ubeydullah-ı Ahrâr

Vehbi Tülek

Komşuya Hürmet, Onunla Iyi Geçinmektir

Vehbi Tülek

Allahü Tealaya Imandan Sonra

Vehbi Tülek

Dostlarla Iyi Geçinmek En Faziletli Ameldir

Vehbi Tülek

Bilen Ile Bilmeyen Hiç Bir Olur Mu

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Şikayet

Şikayet

Bir köylü, mübarek bir zatın yanına geldi ve şikayete başladı:"Ne olur bana yardım edin, yoksa çıldıracağım. İki göz bir evde yaşıyoruz. Ben, karım, çocuklarım. Herkesin siniri tepesinde. Birbirimize bağırıp duruyoruz. Ev sanki bir cehenneme döndü. Bize geniş bir ev lazım, ama yapmaya gücümüz yok.""Sana söyleyeceğim şeyi yapacağına söz verir misin?" diye sordu mübarek zat."Yemin ederim, ne söylerseniz yapacağım.""Pekâla. Kaç hayvanın var?""Bir inek, dört keçi ve altı tavuk.""Onların hepsini evinize al. Bir hafta sonra yanıma yine gel."O köylü çok şaşırmıştı, ama itaat edeceğine söz vermişti bir kere. Böylece, hayvanları da ahırdan evin içine aldı. Bir hafta sonra geldiğinde perişan haldeydi. Acı ve kederle inliyordu. "Mahvolmuş durumdayız. Pislik! Koku! Gürültü! Hepimizin aklının kaçırmasına ramak kaldı!""Şimdi git ve hayvanları evden çıkar" dedi mübarek zat. Adam eve kadar hiç durmadan koştu. Ertesi gün o zatın yanına geldiğinde gözleri mutluluktan parlıyordu:"Hayat ne kadar güzel. Biz evde, hayvanlar ahırda. Evimiz, öyle sessiz, öyle temiz ve öyle geniş ki, sanki bir cennet!"

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Cennetlik Hanım Isteyen...

İcÂzetin Sirri

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Namazini Ben Kildirayim

Kum Ve Kaya

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek