Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.209.079

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günâhlardan Ve Çirkin Işlerden Korunmak Için

Konyalı Behçet Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. 1727 (H.1140) senesinde Konya'da doğdu. Bursa'ya giderek hem Kâdiriyye, hem de Nakşibendiyye yolunun büyüklerinden olan Seyyid Burhâneddîn Mehmed Efendinin talebesi oldu. Ondan Nakşibendiyye, Kâdiriyye, Sühreverdiyye, Çeştiyye tarîkatlarında icâzet, diploma aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ne Oldum Dememeli

Tahsin Bey, Birinci Dünya Savaşı öncesi İstanbul'da Beyoğlu Mutasarrıfı'dır. Rus Çarı'nın Büyükelçisi, Boğaz'daki elçiliğin önüne dikilen lamba direğinin kaldırılması için haber gönderir. Tahsin Bey merâmını anlatmak için kalkıp elçiliğe gider. İçeri girer. Bahçe merdivenlerinden yukarı çıkarken, Büyükelçi de bahçeye inmektedir. Tahsin Bey'i görünce, yanındaki bahçıvana sorar:-Kim bu adam? Bahçıvan anlatınca, Büyükelçi:-Atın bu adamı dışarıya! diye bağırır. Bir diyecekleri varsa, buraya sadrazamları gelsin!Aradan zaman geçer. Rusya'da ihtilâl olur. İstanbul'u, komünistlerden kaçan Beyaz Ruslar doldurur. Prensesi, kontu, generali ve daha niceleri... Sürünürler. Kadınlar, şimdikiler gibi, İstanbul'da sefâhet âlemlerinin sembolü olurlar.Tahsin Bey çocuklarına Fransızca hocası arar. İlticâcı Ruslar, ucuza ders verirler. Ucuz ücretle bir hoca bulunur. Bulunur amma, Tahsin Bey hocayı görünce hüzünlenir. Zira bulunan hoca, bir süre evvel kendisini kapıdan kovan eski Rus Büyükelçisi'dir. Oturduğu koltukla övünmek, ya da koltuğu kendisine vermiş olanla gururlanmak, ne korkunç şeydir...Kısacası, ne oldum deyip, ne olacağını hiç düşünmemek ne kötü bir hâldir

Vehbi Tülek

Kariştirinca Soğuyan Hoşaf

Vehbi Tülek

RidÂniye Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Mohaç'ta Macaristan ordusunu tamâmen imhâ edip, bölgeyi Osmanlı Devleti sınırları içine katan Kânûni Sultan Süleyman Han, savaştan sonra Budapeşte'ye gelip Macaristan'ın yeni statüsünü tespit etmişti. Buna göre Macaristan, Osmanlı Devletine bağlı bir krallık olarak bilinen ve Mohaç Muhârebesine katılmayan Transilvanya (Erdel) Voyvodası Zapolya'ya verilecekti. Nitekim Kânûni Sultan Süleymân Han, 16 Ekim 1526'da Macaristan tâcını Zapolya' ya veren târihi fermanını imzâladı ve Budapeşte'de Macaristan tahtına geçirdi. Ancak Zapolya Osmanlılar sâyesinde Macar Kralı seçilmesine rağmen kral olduktan sonra Osmanlı lara fazla yaklaşmaktan çekindi. 1527 baharında toplanan Regensburg İmparatorluk Meclisin de Osmanlılara karşı yardım dahi istemişti. Ancak bu sırada Alman İmparatoru Şarlken'in tahriki ve desteğiyle Avusturya Arşidükü Ferdinand büyük bir ordunun başında olarak harekete geçti. Tokaj'da Zapolya'nın kuvvetlerini yenerek 20 Ağustos 1527'de Budin'e girdi. Lehistan kralına sığınmak zorunda kalan Zopolya tekrar Osmanlılardan yardım istemeye mecbur kaldı. Zapolya yardım isteğinde bulunmasa dahi Osmanlıların bu duruma müsâade edebileceği düşünülemezdi. Ancak onun yardım talebi, Osmanlıların daha fazla işine yaramış ve durum Zapolya'nın müdâfaası şekline dönmüştür. 10 Mayıs 1529'da 200.000 kişilik bir ordu ile sefere çıkan Kânûni, 7 Eylül'de Budin'e girdi. Zopolya'yı Macar tahtına oturttu. Şehirde altı gün kadar kaldıktan sonra Ferdinand ile karşılaşmak niyetiyle Viyana'ya doğru yürüme kararı aldı. Avusturya-Macar sınırındaki Ovar kasabasını alan Osmanlı ordusu, Viyana önlerinde toplanmaya başladı. Bu arada Ferdinand ise kuvvet toplamak için Avusturya içlerine çekilmişti.

Akbiyik Sultan Ve Fatih

Vehbi Tülek

Nedendir Bu?

Vehbi Tülek

Cezayirli Gazi Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Vehbi Tülek

Hükümdar Ne İmiş Görsünler

Vehbi Tülek

Ii. Selim Ve Yahya Efendi

Vehbi Tülek

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Günah Pek Küçük Görünse De Yaklaşma

Şeyh Ayderûsi hazretleri fıkıh, hadis âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 993 (m. 1585)'de Yemen'in Terim şehrinde doğdu. 1041 (m. 1632)'de Hindistan'da Devletâbâd'da vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebü'l-hasen Alî Dimnâtî

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen Ali Dimnâti hazretleri Fas'ta yaşamış olan evliyanın büyüklerindendir. Hadis ve fıkıh âlimidir. 1234'te (m. 1818) Merakeş yakınla­rındaki Dimnat'ta doğdu. Burada ilk tahsilini yaptıktan sonra Mekke'de büyük âlimlerden ders aldı. Fıkıhta Mâliki olan ve Şâzili tari­katına mensup bulunan Dimnâti hazretleri, 1306 (m. 1889)'da Merakeş'te vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Nûreddîn Zeyyâd

Vehbi Tülek

Bir Allah Adamı... Abdülmecîd Şirvânî

Vehbi Tülek

Abdülmecid Şirvâni hazretleri, Tokat'ta yaşamış evliyânın büyüklerindendir. 972 (m. 1564) senesinde vefât etti. Kabri, vasiyeti üzerine Kelkit Irmağının kıyısına yaptırıldı...

Muhammed Bin İshak

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Yûsuf Firebrî

Vehbi Tülek

Kıyamet Için Ne Hazırladın

Vehbi Tülek

Bilen Ile Bilmeyen Hiç Bir Olur Mu

Vehbi Tülek

Kâfirlere Şefaat Edilmeyecektir

Vehbi Tülek

Nikâh Yapmak Benim Sünnetimdir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Korkma!

Evliyalar Ölmez İmiş

Anzakli Ömer

Allah Diyen Genç

Her Şeyi Göze Almıştı!

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek