Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.636.879

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kur'ân-ı Kerimi Itinalı Ve Kusursuz Oku!

Ebü'l-Kâsım Dehhâk hazretleri Tabiînin meşhûrlarından olup hadîs ve tefsîr âlimidir. Kûfeli olup, sonra Belh'e yerleşti. 720 (H.102) senesinde orada vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan Abdullah ibni Abbâs hazretlerinin sohbetlerinde yetişti. Ondan tefsîr, hadîs gibi birçok ilimleri öğrendi. Çok hadîs-i şerîf rivâyet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ne Dediler

Rusya ile Osmanlı Devleti arasındaki savaşı bitirmek ve anlaşma sağlamak üzere Avrupa devletleri elçileri İstanbul'a gelmişlerdi. 23 Aralık 1876 tarihinde düzenlenen konferansa, Osmanlı hariciyesinden Saffet Paşa başkanlık ediyordu.Bir anda yüzlerce top gümbürdemeye başladı. Yabancı elçiler bunun ne olduğunu daha sormadan Saffet Paşa ayağa kalkarak:-Atılan bu toplar, Osmanlı Devletinde meşruti bir idarenin ve anayasanın kurulduğunu müjdeliyor, dedi. Yabancı elçiler, hiçbir şey olmamış gibi ilgi göstermediler.Bâbıâli'de, Meşrutiyetin öncüsü olan Midhat Paşa, Safet Paşa'yı heyecanla bekliyor, yabancı elçilerin, ilan edilen meşrutiyet için ne düşündüklerini sormak istiyordu. Midhat Paşa biraz sonra Bâbıâli'ye gelen Saffet Paşa'ya:-Ne dediler, ne dediler? Deyince, Saffet Paşa:-Ne diyecekler, çcuk oyuncağı dediler, cevabını verdi.

Vehbi Tülek

Nusret Mayin Gemisinin Zaferi

Vehbi Tülek

Özlediğimiz Düğün

Vehbi Tülek

19 - Oruç Reis

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han 3 Temmuz 1462'de Midilli adasını fethedince, adanın savun ma ve muhafazası için gazilerden ikiyüz yeniçeri ile yeteri kadar sipahiyi orada bırakmıştı. Midilli'den ayrılırken hepsini bir araya topladı ve:-Kullarım, dedi, bu cezireyi önce Allah'a, sonra size emanet ediyorum. Bakalım muhafazası uğrunda nasıl hizmet edersiniz?Sipahilerden biri hünkarın ayaklarına kapandı ve:-Âsûde hâtır ol padişahım, bu can bu tende durdukça düşmana adayı bırakmak ne mümkün, dedi.Padişah elini bu sipahinin omzuna koyarak:-Bilirim Yakub, uğruma baş koyanlardansın, gayreti elden bırakmaz, sadakatten ayrılmazsın.Demek suretiyle bu adanın fethinde ziyade gayret ve fedakarlık gösteren bu sipahiden iltifatını esirgememişti.

Sultan Ahmed Ve Mehmed Emin Tokadi

Vehbi Tülek

Tasi Taraği Topladik

Vehbi Tülek

Geyikli Baba Ve Orhan Gazi

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Çapanoğlu Gibi Arkan Var

Vehbi Tülek

93 - Sultan Ii. Selim Ve Kibris'in Fethi

Vehbi Tülek

Zembilli Ali Cemali Efendi’nin Zembili

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şemsüddîn Muhammed Râzî

Şemsüddin Muhammed Râzi hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 767'de (m. 1365) Afganistan'da Herat'­ta doğdu. Sadeddin Teftâzâni ve Seyyid Şerif Cürcâni'nin talebesidir. Tahsilini tamamlayıp Kudüs'e, sonra Kahire'ye gitti. Önce Hanefi iken, o memleketler Şâfii olduğu için bu mezhebe geçti. Tekrar Kudüs'e dönerek 829'da (m. 1426) Kudüs'te vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Malda Zekâttan Başka Hak Yoktur

Vehbi Tülek

Abdülgaffâr Cenabezi hazretleri hadis âlimidir. 650 (m. 1252)'de doğdu. 732 (m. 1331)'de Mısır'da vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Zünnun-ı Mısri Ve Konuşmayan Genç

Vehbi Tülek

Sehl-i Tüsteri

Vehbi Tülek

Sehl bin Abdullah Tüsteri, evliyanın büyüklerindendir. 815 (H. 200) senesinde dünyaya geldi ve 896 (H. 283)'da Basra'da vefat etti. Sehl bin Abdullah, daha küçükken önce annesi sonra da babası vefât etti. Babası vefât edeceğinde Sehl'i dayısına emânet edip bakıp gözetmesini söyledi. Evliyâ bir zât olan Muhammed bin Süvâr, onu güzel bir şekilde terbiye edip yetiştirdi. Sehl bin Abdullah, sonra Horasan'ı terk edip Bağdâd'a geldi. Bir rivâyette Ma'rûf-i Kerhi hazretlerinin hizmetine girdi. Hacca gidince orada evliyânın büyüklerinden Zünnûn-i Mısri hazretlerini gördü ve ona talebe olmakla şereflendi. Küçük yaştan itibâren hârikulâde hallere kavuştu. Tasavvuf ehlinin büyüklerinden olup zamanın gönül sultanı, hakikatin deliliydi...

Kalb Ve Ruh, Cisim Değil, Cevherdir

Vehbi Tülek

Doğru Ile Yanlışı Ayıran Biricik Ölçü, İslâmiyettir

Vehbi Tülek

Resûlullah'ın Gözleri Uyur Kalbi Uyumazdı

Vehbi Tülek

Ölümü Hatırlamak, Haram Işlemeye Cesareti Azaltır!

Vehbi Tülek

Belâ Ister Gibi Duâ Doğru Değildir!

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Abdullah Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Kum Ve Kaya

Allah Haramdan Kaçani Korur

Hizir Ve Gelin

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek