Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.604.026
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Sultan Yıldırım Bâyezid, Niğbolu zaferinden sonra Bursa'da Ulu Câmiyi inşâ ettirmeye başlamıştı. İnşâat sırasında, câmide çalışan işçilerin ekmek ihtiyâcını Somuncu Baba karşılamıştı. Câminin inşâsı bittiğinde, açılış günü Cumâ hutbesini okumak üzere Pâdişâhın dâmâdı büyük âlim ve veli Seyyid Emir Sultan hazretlerine vazife verilmişti. O gün orada, Molla Fenâri ile berâber büyük bir âlim topluluğu da vardı. Tam Cumâ vakti gelince, Emir Sultan hazretleri; "Sultânım, zamânımızın büyüğü burada bulunurken, bizim hutbe okumamız edebe uygun değildir. Bu câmii şerifin açılış hutbesini okumaya lâyık zât, şu kimsedir!" diyerekSomuncu Baba'yı işâret etti. Şöhretten son derece sakınan bu büyük veli, Pâdişâhın emri üzerine mimbere doğru yürüdü. Emir Sultân'ın yanına gelince; "Ey Emir'im! Niçin böyle yapıp, benim hâlimi ele verdiniz?" dedi.
Birinci Dünya Harbi, Mondros mütarekesi ile sona erince, hemen birkaç gün sonra, önceden Çanakkale Boğazını erkekçe geçemeyen MÜSTEVLİLER, ellerini kollarını sallayarak İstanbul'a geldiler. Tam ellibeş gemi Dolmabahçe önlerine demir attılar. Bunların içindeki dört Yunan gemisi, Boğazın Anadolu yakasını kontrolle görevli idi. Gemilerde çılgınca eğlenceler yapılıp, Yunan ve Bizansın büyük boy bayrakları dalgalandırılıyordu. 1854 senesinde Kırım Harbi için gelen İngiliz askerleri arasında 20 yaşlarında William Henry Lyne adında bir genç vardır. Kırım Harbi 1856'da bitince bu asker, sivil olur ve İstanbul'daki İngiliz İkmal birliklerinde iki sene görev yapar. İki sene de Sivil mühendis olarak Osmanlı devlet hizmetinde çalışır. Türkçeyi iyi bilmektedir.
"Yâ Rabbi! Resûlünü vesile edenlerin tevbesini kabûl edeceğine söz verdin. Ben de, yüce Peygamberinin huzûrunda senden af diliyorum."
Ali bin Abdullah Semhûdi hazretleri, 844 [m. 1440] senesinde Mısır'da dünyaya geldi; 911 [m. 1506]'de Medine'de vefât etti. Çok kitâp yazdı. "Hülâsa-tül-vefâ" kitâbında buyuruyor ki:
El-Hâc Mehmed Efendi Anadolu'da yaşamış olan ilim ve gönül ehli zâtlardandır. Mehmed Efendi, on sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda yaşadı. "Sarı Ahmedzâde" diye meşhûr olmuştur. Amasya'da vefât etti. Küçük yaştan îtibâren ilim tahsîline yönelen Mehmed Efendi, İstanbul'a gelerek zamânının âlimlerinden ilim tahsîl etti. Tahsîlini tamamladıktan sonra müderris oldu. Kastamonu Medresesinde müderris olarak vazîfe alıp talebe okuttu. Bir müddet bu vazîfeyi yaptıktan sonra Amasya'ya döndü. Çok kitap yazdı. En meşhuru El-Eşbâh kitabıdır. Bu eserinde şöyle buyuruyor:
Takıyyüddin Cerâ'i rahmetullahi aleyh, Hanbeli mezhebi fıkıh âlimlerinden ve büyük müfessirlerdendir. Filistin'de Nablus'un köylerinden olup, 825 (m. 1422) senelerinde orada dünyâya geldi. 883 (m. 1478) senesinde Şam'da vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel bir dersinde buyurdu ki:
Bir gün Peygamber Efendimiz buyurdular ki:
- Cennetlik hanım isteyen, Ümmü Eymen'le evlensin!..
Ümmü Eymen iyi kalbli ve Habeşli bir câriye idi. Peygamber Efendimize, anacığından emânet kalmıştı...
Artık delikanlı olan Hz. Zeyd, Resulullah efendimizin bu müjdesi üzerine hemen, o siyahi hanımla evlendi. Üsâme adlı bir de oğulları oldu...