Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.951.219

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Hasetçi Kimsenin Düşmanıdır!

Kıdvet-ül-Evliyâ hazretleri Hindistan'ın büyük velîlerindendir. Radul şehrinde doğdu. Burada tahsilini tamamladıktan sonra Pânipüt şehrine giderek Celâleddîn Pânipütî'nin sohbet ve hizmetinde bulundu. Kısa zamanda icâzet almakla şereflendi. Hilâfet hırkası giyip, insanlara doğru yolu göstermek için, hocası tarafından memleketine gönderildi. 1433 (H.837) senesinde Radul şehrinde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hamevî'nin Osmanli Padişahlari İle Alakali Önemli Tesbiti

Zenbilli Ali Efendi başta olmak üzere, bazı İslam hu­kukçuları bu çeşit vakıfların meşrûiyet dayanağı hakkında tartışmalar yapmaya başlayınca, bunlara Büyük Hanefi Hukukçusu Seyyid Ahmed Hamevi de katılmıştır. II. Selim devrinde Mısır'da yaşayan bu âlimin, Osmanlı padişahlarının önemli tasarruflarından olan bu vakıflar hakkında yazmış olduğu "El-Es'ilet'ül-Hanefiyye Bil-Ecvibet'il-Hameviyye"[1][2] adlı eserinde bakınız neler diyor:"Şafii hukukçusu İbn-i Ebi Asrûn, tahsisat kabilin­den vakıflara fetva vermiştir. Buna zamanındaki Maliki, Hanbeli ve Hanefi hukukçuları da muvafakat etmiştir. Bunun üzerine Eyyubi devlet adamı Nureddin Eş-Şehid, beytülmala ait araziden bir çoğunu, Şam'da hayır cihet­lerine vakıf yoluyla tahsis etmiştir. Selahaddin Eyyubi de, Kudüs, Şam ve Mısır'da bu tür çok vakıflar yapmışlardır. Bunlara daha sonra gelen Türk ve Çerkez Sultanları tabi olmuşlardır. Nihâyet saltanat ve devlet, ZAMANIN EN ÂDİL HÜKÜMDARLARI OLAN OSMANLI PADİŞAHLARINA geçmiştir. OSMANLI PADİŞAHLARI, EHL-İ KEŞİF VE İRFANIN KİTAPLARINDA SAHABEDEN SONRA EN ÂDİL HÜKÜMLARDARLAR olarak vasıflandırılmışlardır.


Vehbi Tülek

86 - Hoşa Giden Tabir

Vehbi Tülek

Ciğer PÂresi, Ciğer YÂresi

Vehbi Tülek

Temizlik

Vehbi Tülek

Kanûni Sultan Süleyman zamanında İstanbul'a gelen bir Alman râhibi, 1560 tarihinde yazdığı bir eserde şöyle demektedir:(İstanbul'daki temizliğe hayran oldum. Burada herkes günde beş defa yıkanır. Bütün dükkânlar tertemizdir. Sokaklarda pislik yoktur. Satıcıların elbiseleri üzerinde ufak bir leke bile bulunmaz. Ayrıca ismine (hamam) dedikleri ve içinde sıcak su bulunan binalar vardır ki, buraya gelenler, bütün bedenlerini yıkarlar. Hâlbuki bizde insanlar pistir, yıkanmasını bilmezler.) Bugün ise, müslüman diyarları denilen yerlerde seyahat eden yabancılar, neşrettikleri kitaplarda, (Bir doğu memleketine gittiğimiz zaman, evvelâ burnumuza bir kokmuş balık ve süprüntü kokusu geliyor. Her taraf pislik içindedir. Yerler tükürük ile doludur. Ötede beride toplanmış süprüntü ve ölmüş hayvan leşlerine rastlanılır. İnsan böyle bir doğu memleketinden geçerken iğreniyor ve müslümanların iddia ettikleri gibi temiz olmadıklarını anlıyor.) demektedirler.Bugün, İslâm devleti ismini taşıyan memleketlerde, imân bilgileri bozulduğu gibi, temizliğe de tam riâyet olunmamaktadır. Fakat bunda kabâhat, İslâm dininde değil, İslâm dininin esasının temizlik olduğunu unutan kimselerdedir. Fakirlik, pis olmak için bir mazeret teşkil etmez. Bir insanın yere tükürmesinin, ortalığa pislik saçmasının para ile hiçbir ilgisi yoktur. Böyle pislik yapanlar, Allahın temizlik emrini unutan bedbahtlardır. Her müslüman, dinini iyi öğrense ve buna riâyet etmiş olsa, bu pislik hemen ortadan kalkar. O zaman, başka milletler, müslüman memleketleri ziyâret ettiklerinde, tıpkı orta çağda olduğu gibi, müslümanların temizliğine hayran kalırlar.

Midilli Müdafaasi

Vehbi Tülek

Fetih Vaktidir

Vehbi Tülek

Kabakçi Mustafa İsyÂni

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Gördün Değil Mi?

Vehbi Tülek

Padişah Memlekete Hainlik Etmez

Vehbi Tülek

72 - Kanunlar Yürüdükçe Devlet Zeval Bulmaz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tasavvuf, Nefsin Bütün Isteklerini Terk Etmektir

Muhammed Gülâbâdî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Hadîs, fıkıh ve tasavvuf ilimlerinde de âlimdir. 380 (m. 990) senesinde Buhârâ’da vefât etti. Çok kitap yazdı, en meşhûr eseri, “et-Tearrûf li mezheb-i ehl-it-tasavvuf” adlı kitabıdır. Bu eserinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdurrahim Rûmî

Vehbi Tülek

Abdurrahim Rûmi hazretleri Merzifon'da yetişen evliyadandır. İlk tahsilini memleketinde yaptıktan sonra Mısır'a gitti. Orada Sühreverdiyye tarikatının Zeyniyye kolu kurucu­su Zeynüddin Hâfi'ye intisap etti. Daha sonra şeyhinin emriyle Merzifon'a döne­rek Zeyniyye yolunu neşretti. 850 (m. 1446) yılında orada vefat etti. Buyurdu ki:

Kaynar Şey Yememeli, Yemeğe Üflememeli!

Vehbi Tülek

bu Hâle Îtirâz Etme!..

Vehbi Tülek

Ahmed Necibi Endülüs'te (İspanya) yetişen büyük velilerdendir. Sevilla (İşbiliye) şehrinde doğdu. Doğum ve vefât târihi belli değildir. Endülüs'te tahsilini tamamladıktan sonra medreselerde talebe yetiştirdi...

El Helâl Kârda, Gönül Ise Hakîkî Yârdadır

Vehbi Tülek

Âlimin Yüzüne Bakmak Ibâdettir

Vehbi Tülek

Korkunun Ve Ümidin En Faydalısı

Vehbi Tülek

Müslümanın Ölümü Sonsuz Hayattır

Vehbi Tülek

Seyyid Osman Fadlı Efendi

Vehbi Tülek

Kara Sevdaya Tutulan Yahudi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Altıyüz Dirhemlik İp

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Sünnet Akçesi

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek