Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.633.168

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Âlimlere Mutlaka Hürmet Etmek Lâzımdır

Ömer Rûşenî hazretleri Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Aydın vilâyetinin Güzelhisar köyünde doğdu. İlim tahsîli için Bursa'ya geldi. Daha sonra Bakü'ye giderek, Seyyid Yahyâ Şirvânî hazretlerinin sohbet ve hizmetine girdi. Kısa zamanda hocasının önde gelen talebelerinden oldu. Hocasının vefâtından sonra onun yerine geçti. 1487 (H.892) senesinde İran’da Tebriz'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bu Ecel Teridir

Sultan II. Abdülhamid Hân'ın, son gününde, hayatında hiç bir sabah terk etmediği banyo ve duşa girmesi hastalığını ağırlaştırmıştı. Son gününü Müşfika Dördüncü Kadı-Efendi şöyle anlatıyor: "O gün sabah banyosunu yaptı. Ben çamaşırlarını giydirdim Fakat baktım ki sırtı durmadan terliyor. " Aman Efendiciğim, çok terliyorsunuz," dedim. "Kadın-Efendi, bu, ecel teridir," cevabını verdi.Elbisesini giydi. Kahvesini verdik. Hamamdan sonra kahve içmek itiyâdında idi. Yarım bardak sütlü maden suyu da içti.Oturduğu yerde iki rek'at namaz kıldı. Bundan sonra ağırlaşmaya başladı."Abdülhamid Hân hazretleri, 1 Kasım 1912'den vefât günü olan 10 Şubat'a kadar 5 yıl, 3 ay, 9 gün Beylerbeyi sarayında kalmıştır. Burada en küçük oğlu Şehzâde Mehmed Âbid Efendi ve en sevgili zevcesi Müşfika 4. Kadın-efendi ile yaşamıştır. Tahttan indirildikten 8 yıl, 9 ay, 13 gün sonra 75 yaşını 4 ay, 19 gün geçe burada dâr-ı bekâya irtihâl etmişlerdir.S. Abdülhamid Hân'ın vefât yılı, aynı zamanda, Birinci Dünya Savaşı fâciasının da son yılıdır.

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Ve Süleyman Rüşdi Efendi

Vehbi Tülek

Çomar Bölükbaşi

Vehbi Tülek

Prut Harbi

Vehbi Tülek

Rus çarlarından Birinci Petro(1682-1725), İsveç kralının Lehistan'da harp etmesinden faydalanarak, 1702 yılında ilk defâ Fin Körfezine çıkarak Petersburg (Leningrad) şehrinin bulun duğu kıyıyı, zaptetti. 1703'te bu kıyıda Deli Petro'nun adı ile Petersburg diye anılan şehir kurulmaya başlandı. Lehistan Seferini bitirdikten sonra, Rusya'ya harp ilân eden İsveç Kralı Demir baş lakaplı XII. Şarl (1697-1718), 1709'da Poltava Muhârebesinde yenilince, ric'at yolu kesil miş olduğundan maiyetiyle berâber Osmanlı topraklarına en yakın olan Bender Kalesine sığındı. XII. Şarl'ı tâkip eden Çar Petro'nun ordusu da Osmanlı sınırını geçerek tahribâtta bulundu.Gerek bu tecâvüze karşılık vermek, gerekse İsveç Kralının Bender Kalesinden İstanbul'a gönderdiği yardım dileyen mektupları ve Rusya'nın emellerine set çekmek için Sultan Ahmed Han, Rusya'ya sefer açtırdı. Veziriâzam Baltacı Mehmed Paşa, sefere Serdâr-ı ekrem (Başkumandan) tâyin edildi. Yüz bin kişilik Osmanlı ordusu, 9 Nisan 1711'de sefere çıktı. Osmanlı donanması da üç yüz altmış gemiyle Karadeniz'e açılarak, Azak Denizindeki Rus donanmasını imhâ ve Azak Kalesini zaptetmek vazifesiyle denizden sefere katıldı. Osmanlı ordusu, Prut adındaki Kıpçak boyunun adını taşıyan Prut Nehri kıyısında Rus ordusuyla karşılaştı. Çar Deli Petro kumandasındaki Rus ordusunun mevcudu altmış bin kadardı.

Müdür Bey’e Habersiz İftara Gidelim

Vehbi Tülek

24 - Haydi Barbaroslarin Çocuklari

Vehbi Tülek

Yalnizlik Köşkü

Vehbi Tülek

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

Çaldiran MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

Ben Yerimden Bir Adim Bile Kipirdamam

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Karaman Vâlisi Hemden Paşa

Sene 1514... Osmanlı ordusu İran'a doğru ilerlemekte... Ancak karşılarına çıkan bir ordu yok... Sultan Selim Han, Safevi hükümdarı Şâh İsmail'e bir mektup gönderdi. Özetle şöyle diyordu: "Erzincan dağ ve tepelerine gelmeme rağmen, sende hâlâ hiçbir hareket yok... Ölümden korkanların kılıç kuşanması ve ata binmesi münâsip değildir... Eğer sende bir parça gayret varsa karşıma çık!.."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yalan Söyleyen Çirkin Ve Zelîl Olsun!

Vehbi Tülek

Yûsuf-i Kâmitî hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. Zamânın âlimlerinden ilim öğrendi. Evliyânın sohbetinde kemâle geldi. Uzun yıllar insanlara Allahü teâlâya kavuşturan doğru yolu anlattı. 1259 (H.657) senesinde vefât etti.

Küfre Düşüren Söze Önem Vermemek

Vehbi Tülek

Fen Ve Din âlimi Abdülmümin

Vehbi Tülek

Buyurdu ki: "Kalbin tam bir ihlâs ile (Lâ ilâhe illallah) diyerek bir defâ Allahü teâlâya yönelmesi, gâfil olarak yapılan yer dolusu ibâdetten hayırlıdır..."

Abdülmü'min el-Bağdâdi, hadis, fıkıh ve fen âlimidir. 658 (m. 1260) senesi Cemâzil-âhır ayının onyedisinde Bağdad'da doğdu. 739 (m. 1338) senesi Safer ayının onunda Bağdad'da vefât etti... Pekçok âlimle görüşen bu mübarek zat, fazilet sahibi olup, "İmam"lık makamına yükseldi. Güzel ahlâk sahibi idi. Buyurdu ki:

Kalbin Gıdası Ilim Ve Hikmet Iledir

Vehbi Tülek

Şerifzâde Ataullah Efendi

Vehbi Tülek

Ali Echürî

Vehbi Tülek

Bütün Işlerin Evveli Anne Rızası Almaktır

Vehbi Tülek

Ey Ömer, Bu Zât Bedir Savaşına Katıldı

Vehbi Tülek

Ümitleri Kıran Ölümü Çok Düşünün

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Keramete İnanmayan Âlim

Abdullah-i EnsÂrî

Kadin Akli

Değişen Sizin Kalbiniz

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek