Misâfirini Uğurlarken Kendini Kâhire'de Bulan Zat!
Nûreddîn Şevnî hazretleri büyük velîlerdendir. Mısır'ın bir kasabası olan Şevnî'de doğup 1537 (H.944) senesinde Kâhire'de vefât etti. Çok kerametleri görüldü:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.288.637
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Nûreddîn Şevnî hazretleri büyük velîlerdendir. Mısır'ın bir kasabası olan Şevnî'de doğup 1537 (H.944) senesinde Kâhire'de vefât etti. Çok kerametleri görüldü:
Bir zaman Sultan İkinci Selim Han bir donanma hazırlayıp sefere çıkılmasını ferman buyurdu. Donanma hazırlandığında donanma komutanı Kaptan-ı deryâ Beşiktaş'a geldi ve Yahyâ Efendiden duâ istedi. O zaman Yahyâ Efendi hazretleri üzüntülü ve sıkıntılı bir halde;"Allahü teâlâ bir şeyin olmasını takdir ettiyse, onu hayır duâ değiştiremez. Lâkin sizden gelecek kötü bir haberi işitmememiz için gece-gündüz Rabbime duâcıyım." buyurdu ve donanma kaptanını uğurladı. Donanma o yıl düşmana karşı zafer kazanamadı. Bu haber İstanbul'a gelmeden önce Yahyâ Efendi hazretleri Hakk'ın rahmetine kavuştular. Buyurdukları gibi bu haberi duymadan âhirete gittiler.Beşiktâşi Müderris Yahyâ Efendi, ömrünün sonuna kadar Beşiktaş'taki yerinde, ibâdet ve mücâhede ile vakit geçirdi. 1569 (H.977) Zilhicce ayında, kurban bayramı gecesi vefât etti. Vefâtında seksen yaşına yaklaşmıştı.
Orhan Bey'in, 1359'da oğlu Murad Hân'a vasiyeti şöyledir: "Oğul! Benim için ah, vah edip ağlama! Seni dünyada her türlü kötülüklerden koruyup âhırette sonsuz saâdete kavuşturacak olan yüce dinimizin emirlerine sımsıkı sarıl! Bütün söz ve işlerinde, adâletten ayrılma! Dâima, halkın yanında ve hizmetinde ol! Onların hak ve hukukunu koru! Bunu yaparken Cenâb-ı Hakkın emirleri, rehberin olsun! İnsanlığı huzur ve saâdete kavuşturacak olan İslâm sancağını dalgalandırmaya devam et!Devletin başı oldum diye, sakın gururlanma! Bunlar gelip geçici şeylerdir. Senden önce daha nice beylerin, hâkanların gelip geçmiş olduğunu bir an aklından çıkarma! Ne kadar ömrün olsa, sonunda ölüm var.Artık benim ömrüm bitmek üzere. Âhıret yolculuğuna çıkıyorum. Bana duâ et! Senden yegâne isteğim budur. Devletimin ve milletimin huzur ve güvenliği için çalış!"
Hasan bin Ali Berbehâri hazretleri evliyânın büyüklerinden ve Hanbeli mezhebinin meşhûr fıkıh âlimlerindendir. 847 (H.233) senesinde doğdu. 940 (H. 329)'da vefât etti. Çeşitli eserleri vardır. Bunlardan Şerh-i Kitâb-üs-Sünen adlı eseri çok kıymetlidir.
Sehl-i Tüsteri'nin arkadaşı idi. Ondan şöyle nakletmiştir:
Muhammed ibn-i Ebbâr hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. 595 (m. 1198)'de Endülüs'te (İspanya) Belensiye'de (Valencia) doğdu...
Muhammed Tâhir Fetteni hazretleri hadis âlimlerindendir. 910 (m. 1504)'de Hindistan'ın Gücerât eyâletinde Fetten kasabasında doğdu. 986 (m. 1578)'de Karamita fırkası tarafından şehid edildi. Nakletttği bazı hadis-i şerifler:
Hz. Mugire, Sa'd bin Ebi Vakkâs tarafından sefir olarak gönderilmişti. İranlılar, sert konuşup, Müslümanları korkutacaklarını zannettiler. Söz sırası Mugire'ye gelince, o, büyük bir cesaretle konuşmaya başladı ve şöyle dedi: "İslâmiyetin esaslarına göre, herkes Allahü teâlâ indinde bir kul olarak eşittir. Hiç kimsenin diğerine karşı bu hususta bir imtiyazı yoktur."