Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.396.015

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Açlık Zâhidlerin, Zikir âriflerin Gıdâsıdır

Abdullah el-Harrâz hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İran’da Rey şehrinde doğup büyüdü. 922 (H.310) târihinde vefât etti. Abdullah el-Harrâz Rey ve Bağdâd'da ilim tahsîl etti. Çok hadîs-i şerîf ezberledi. Mâlik bin Enes'ten hadîs-i şerîf rivâyet etti. Evliyânın büyüklerinden Ebû İmrân Kebir'in sohbetlerinde mânevî olgunluğa kavuşup, kemâle geldi. Ebû Hafs Haddad ile görüştü. İlim ve irfanı ziyâdeleşti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Müslümana Dünyada Rahat Yok

Bütün ömrünü mücadele ile, cihad ile geçiren Barbaros Hayreddin Paşa'nın kendi hatıratında geçen şu hadise dünyanın "rahat" yeri olmadığını göstermesi bakımından ibret vericidir:"Cezâyir'i ve çevresini fethettikten sonra, kendi kendime, "Elhamdülillah, Allahü teâlânın yardımı ile nerede düşman varsa yola getirdik, bize baş kaldıracak düşman bırakmadık. Gazâ yoluna da tekneleri göndererek boş bırakmadık. Artık biraz da kendi rahatımıza bakalım" dedim.O gece bir rü'yâ gördüm. Rü'yâmda ak sakallı, nûrâni yüzlü bir zât dedi ki, "Yâ Hayreddin! Yalan dünyada rahat olmaz. Rahat, Cennet-i a'lâda olur. Seferlere devam et! Sana müjdeler olsun ki, adanın fethi yakındır. Cenâb-ı Hakkın yardımı seninledir."

Vehbi Tülek

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Pişmemişler Celveti Olamazlar

Vehbi Tülek

Sultan I. Mahmud devrinde Ruslarla yapılan bir savaşta, Celveti dervişlerinden Molla Mehmed esir düşer. Diğer Osmanlı esirleriyle birlikte cephe gerisine götürülür. Bir müddet sonra esirler bir meydan da ictima edilir. Rus kumandanı General Plotanof, esirleri tek tek süzerken, Derviş Mehmed'in önünde durur. "Sen kimsin, hünerin nedir, ne iş yaparsın" gibi sorular sormaya başlar. Tercüman tarafın dan Derviş Mehmed'e izah edilen sorular üzerine: "Ben Hazret-i Üftade dergahının dervişiyim ve o varlığa bağlıyım. Celvetiye müntesibi olanlar suda boğulmazlar ve ateşte yanmazlar." Şeklinde cevap verir.

Sağ Kolumu Kaybettim Ama Sol Kolum Var

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Alman İmparatorunun İstanbul Ziyareti

Vehbi Tülek

Abdestsiz Nöbet Tutmam

Vehbi Tülek

Paşam Siz Haksizsiniz!

Vehbi Tülek

Şair Padişah Ii. Selim

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Merhameti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

“silsile-i Aliyye”den Seyyid Emîr Külâl

Seyyid Emir Külâl, Hazret-i Hüseyin'in soyundan olup, seyyiddir. Evliyânın meşhûrlarından olan Muhammed Bâbâ Semmâsi'nin talebesi ve Behâeddin-i Buhâri Nakşibend hazretlerinin hocasıdır. Pehlivan idi. Gençliğinde güreş yapardı. Daha sonra çömlekçilik yaptığı için "Külâl" veya (Gilâl) ismiyle meşhûr olmuştur. Buhârâ'nın Sûhâri kasabasında doğdu. 1370 (H. 772) sensinde Sûhâri'de vefât etti. Kabri oradadır...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mümin Allahü Teâlâya Kavuşmak Ister

Vehbi Tülek

Muhammed bin Hüseyn El-Ezdi hazretleri Musul'da yetişen hadis âlimlerindendir. Hadis ilimlerine âit birçok eserler yazdı. 374 (m. 984)'de Musul'da vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerde Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki:

Talebe Olmadıkça âlim Olunmaz

Vehbi Tülek

Veren El, Alan Elden Hayırlıdır

Vehbi Tülek

Hamûde bin Abdülaziz hazretleri hadis âlimidir. 1146 (m. 1733)'de Tunus'ta doğdu. 1202 (m. 1787)'de orada vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Allahü Teâlâyı Anlamaya Kalkışmak Caiz Değildir

Vehbi Tülek

Abdestten Sonra Salevât Söylemek

Vehbi Tülek

Söz, Yüce Bir Şeydir Ve Yerinde Kullanmalıdır

Vehbi Tülek

Dil âlimi Ferrâ

Vehbi Tülek

Sadeddîn Cebâvî

Vehbi Tülek

Filistinli âlim Makdîsî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Latif Bir Şikayet

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Değişen Sizin Kalbiniz

Alabilirsen Al

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek