Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.736.762

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlimde Cimrilik Yapana Üç Belâ Verilir!

Buceyremî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Mısır'ın Buceyrem köyünde doğdu. Devrin âlimlerinden ilim öğrendi. Halvetî tarîkatı büyüklerinden Sonraları Hayfa'nın Tantura köyüne yerleşti ve burada talebe yetiştirdi. On üçüncü hicrî asrın ortalarında vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Osmanlı Devleti'nde, yabancı devletlere gönderilecek elçilere çok dikkat edilirdi. Devlet-i Aliyye'nin itibarını gözetecek Serdengeçtiler aranırdı. 1736'da İran Şahı Tahmasb'a da bir elçi göndermek icabetti. İmrahor Mustafa Paşa münasip görüldü. Şah tarafından kabul edilen Mustafa Paşa, görevini yerine getirdi. Sonra, âdeti olduğu için Şah biraz eğlenmek, biraz da denemek kastıyle dedi ki: -İmrahor Paşa!.. Benim bir derdim var. Acaba sen halledebilir misin?-Hayırdır İnşâallah.-Bir atım var. Fakat, çok haşarı. Üstüne bineni yere fırlatır. Şuna bin de fikrini söyle!Mustafa Paşa, sükût etti. Biraz sonra iki seyis, iki tarafından yakalamış atı getirdiler. Önüne geleni kapar, ardında kalanı teper bir hayvandı. Şah sinsi sinsi güler, at yerleri eşeler, seyisler korkuyla bekleşirlerdi. Bütün İran devlet büyükleri meraktaydı. Mustafa Paşa, gayret kemerini kuşanıp, seyislere işaret etti. Azgın hayvanı, apıl apıl getirdiler. Bir adım kala: "Bismillah..." deyip üstüne sıçradı. Sonra da seyislere: "Bırakın!" diye bağırdı. Beygir bütün marifetlerini gösterdi. Sıçradı, çifte attı, şâha kalktı. Fakat, İmrahor Paşa'yı sırtından atamadı. Sonunda kuzu gibi uslanıverdi. Osmanlı elçisi, İran Şâhı'nın önüne geldi. Attan aşağı sıçradı. Gemleri uzatırken dedi ki:"At binenin, kılıç kuşananın Şah'ım!"

Vehbi Tülek

Bayezîd Han Ve “yiğitbaşı”...

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Okçuluk

Vehbi Tülek

Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Valideciğim,Dört asker doğurmakla müftehir şanlı Türk annesi! Nasihat-amiz mektubunu, Divrin Ovası gibi güzel, yeşillik bir ovacığın ortasından geçen derenin kenarındaki armut ağacının sayesinde otururken aldım. Tabiatın yeşillikleri içinde mest olmuş ruhumu bir kat daha takviye etti. Okudum, okudukça büyük dersler aldım. Tekrar okudum. Şöyle güzel ve mukaddes bir vazifenin içinde bulunduğumdan sevindim. Gözlerimi açtım, uzaklara doğru baktım. Yeşil yeşil ekinlerin rüzgara mukavemet edemeyerek eğilmesi, bana, annemden gelen mektubu selamlıyor gibi geldi. Hepsi benden tarafa doğru eğilip kalkıyordu ve beni, annemden mektup geldi diyerek tebrik ediyorlardı.

Ciğer PÂresi, Ciğer YÂresi

Vehbi Tülek

Tasi Taraği Topladik

Vehbi Tülek

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Vehbi Tülek

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Vehbi Tülek

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

I.abdülhamid Hanin İleri Görüşlülüğü

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Rüyasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Münafık Ebû Azze El Cumehi'nin Sonu!

Münafıklar!.. Mü'min göründükleri halde mü'min olmayanlar... Nifak çıkartanlar, bozguncular... Münafıkların başı Abdullah bin Übey. Hazreç'in Afv oğullarından... Bedir Savaşından sonra açıktan açığa mücadelenin artık mümkün olmadığını gördüğünden Sevgili Peygamberimize gelerek şeklen iman ediyor. Yahudilerle de iş birliği halinde...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hasan Ebû Halâve

Vehbi Tülek

Hasan Ebû Halâve hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Kudüs'te doğdu. 1892 (H.1310) senesinde Kudüs'te vefât etti. Çok kerâmetleri görüldü. Kaldığı yer, ziyâretçiler ve sevenleri ile dolup taşardı. Gelenlerden her biri derdini anlatır, şikâyetini söyler, dünya ve âhiret murâdını ister, o da duâ edince hemen arzuları hallolurdu. Hasan Ebû Halâve'nin duâsıyla birçok hastalar şifâ bulup, sıhhate kavuştu...
Yûsuf Nebhâni hazretleri anlatır:

Ebu Salih El-müezzin

Vehbi Tülek

Malatyalı Abdülbâsıt Efendi

Vehbi Tülek

Malatyalı Abdülbâsıt Efendi (rahmetullahi aleyh) Hanefi fıkıh ve tefsir âlimidir. 844 (m. 1440) yılında Malatya'da doğdu. Tahsilini tamamlamak için Kahire'ye gitti ve orada müderrislik yaptı. 920 (m. 1514)'de Kahire'de vefat etti. El-Kavlü'l-menûs fi şerhi'l-Kâmûs isimli eserinde şöyle nakleder:

Kabir, âhiretin Ilk Durağıdır

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Zeyd

Vehbi Tülek

İhlaslı Vaiz İbn-i Sem’un

Vehbi Tülek

Ey Oğlum! Ölümü Seviyor Musun?

Vehbi Tülek

Ebül-hayr Fârûkî

Vehbi Tülek

İnsan, Kulluk Yapması Için Yaratılmıştır!.

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Korkma!

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Üç Kandil

Geç Gelen Kurtarıcı

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek