Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.730.980

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Emir Ve Yasaklara Riâyet Etmek Farzdır

Abdurrahmân-ı Zâz hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi ve meşhûr velilerdendir. 1040 (H. 432) senesinde İran'da Tebrîz'e bağlı Serahs kasabasında doğdu. Sonra Merv'e yerleşti. Birçok âlimden hadîs ve fıkıh ilmini öğrendi. Şâfiî mezhebinde büyük bir âlim olarak yetişti. Merv'deki Şâfiî âlimlerinin en üstünü oldu. 1101 (H. 494) senesinde vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

101 - Sultan Ii. Süleyman Ve Ağriboz Zaferi

II. Viyana bozgunundan sonra, Avusturyalılar bütün Macaristan'ı istila etmişlerdi. Kısa zamanda, çok geniş topraklar elimizden çıkmış, Venedik donanması da bazı Ege adalarına asker çıkarmıştı. İşte bu kara günlerde tahta çıkan Sultan II. Süleyman, felaket halini alan bu bozgunun önüne geçmek için çaba sarfediyordu. Tahta çıkışından bir kaç ay sonra, Belgrad kalesi de düşman eline geçti. Bunun üzerine Padişah, bizzat ordunun başında sefere çıktı. Edirne'ye geldiklerinde hastalanarak yatağa düştü...Cihan Sultanı ağlıyordu..."Belgrad düşmüş!...9 katlı Belgrad kalesini düşman kaplamış..." dedikleri zaman, Koca Padişah II. Süleyman gözyaşlarını tutamadı.

Vehbi Tülek

Mes’ul Olursunuz

Vehbi Tülek

101 - Sultan Ii. Süleyman Ve Ağriboz Zaferi

Vehbi Tülek

Hediye Baston

Vehbi Tülek

1897 Osmanlı-Yunan harbi zaferle neticelenmişti. Sultan II. Abdülhamid büyük sevinç içndeydi. Harpte yaralananların hepsini İstanbul'a getirtmiş, bunları Gümüşsuyu hastanesi ile yeni yaptırdığı Şişli Etfal hastanesine yerleştirmişti. Hergün hastanelere adam gönderiyor, yaralıların vaziyetini öğreniyordu. Sultan Abdülhamid'in marangozluğa merakı vardı. Yıldız Sarayında bir marangoz atelyesi vardı ve devlet işlerinden yorulduğu zaman dinlenmek için buraya gelir, her biri sanat şaheseri kabul edilen ahşap eşyalar yapardı. Bir sabah yine atelyeye inmişti. Kapıdan girer girmez marangoz Mehmed Usta ile karşılaştı. Hemen ustaya:-Haydi bakalım Mehmed Usta! 150 tane baston ağacı kes...-Ferman efendimizin. Lakin bu kadar baston ağacı ne olacak?-Araştırdım, gazilerimizden 150 kadarının ayaklarından yaralandıklarını öğrendim. Bunlar iyi olsalar da yürümek için bastona muhtaç kalacaklar. Bunlara birer baston yapacağım ve hastaneden çıkıp memleketlerine giderken kendilerine hediye edeceğim.

91 - Kanuni Sultan Süleyman Ve Şövalyeler

Vehbi Tülek

Pirizade Mehmed Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Denize Düşen Yilana Sarilir

Vehbi Tülek

Rumeli Hisarinin Şekli

Vehbi Tülek

Bir Kâse Yoğurt

Vehbi Tülek

Artik Göç Vakti Geldi

Vehbi Tülek

Harp Hiledir: Muhasaralarda Sahte Ric'at

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sâlihlerin Sohbeti Insanı Alçak Gönüllü Yapar

Mûsâ Ebû İmrân hazretleri İslâm âlimlerinden ve büyük velilerden olup Abdülvehhâb-ı Şa'râni hazretlerinin beşinci batından dedesidir. Mısır'da bulunan Behensâ beldesindendir. Büyük velilerden Ebû Midyen et-Tilmsâni hazretlerinin sohbetlerinde yetişti. Hûr nâhiyesinde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Korsanları Helak Eden Bir Avuç Toprak

Vehbi Tülek

Ürûdek Firatî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Şam’da doğdu. 673 (m. 1276) senesinde orada vefât etti. Kerâmetleri ve menkıbeleri çoktur. Şöyle anlatılır:

Bişr-i Hâfî (rahmetullahi Aleyh)

Vehbi Tülek

Zeyyâd Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Zeyyâd Mehmed Efendi, İstanbul'daki evliyânın büyüklerindendir. 1205 (m. 1790)'da vefât etti. Etyemez semtindeki Kadem-i şerif dergâhı bahçesine defnedildi. Sohbetlerinde, evliyanın hallerinden ve nasihatlerinden anlatırdı. Buyurdu ki:

Namazın Farz Olduğuna Inanmak, Îmânın Şartıdır

Vehbi Tülek

bana Olan Sevgin Hürmetine Bağışla!

Vehbi Tülek

Büyük Fıkıh âlimi İmâm-ı Begavî

Vehbi Tülek

Anne Ve Babanıza Öf Bile Demeyin!

Vehbi Tülek

Şemseddin Remlî

Vehbi Tülek

Üzerinde Dört Satır Yazı Bulunan Taş

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Üç Kandil

Üç Kandil

Emir Sultan, âlim ve ilim menbaı olan Buhârâ'da yetişti. Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevvere'de ilim tahsil etti. Medine-i münevvereye yerleşmek ve ömürlerinin sonuna kadar orada kalmak niyetindeyken, bir rüyâ gördü. Rüyâsında Peygamber efendimiz ile hazret-i Ali yanyana oturmuşlardı. Yanlarına vardı ve diz çöküp oturdu. Hazret-i Ali ona; "Ey oğlum! Sana cenâb-ı Hak tarafından ceddin Muhammed'in (sallallahü aleyhi ve sellem) sünnetini, takvâ yoluyla öğretmen için Rûm iline gitmen işâret olundu. Önünde giden nûrdan üç kandil belirecek, o kandiller nerede gözünden kaybolursa orada kalacaksın. Mezârın da orada olacak" dedi. Emir Sultan uykudan uyanınca; "Demek ki takdir-i ilâhi böyle" diyerek yola çıktı. Hazret-i Ali'nin dediği gibi, üç kandil ona kılavuzluk etti. Bursa'ya geldiği zaman, önündeki nûrdan üç kandil, pınar başında üç servi civârında fakirler için tahsis edilmiş eski bir kilisenin yanında kayboldular. Böylece Emir Sultan Bursa'ya yerleşti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Yirmi Saniyede

Tüccarin Rüyasi

Cennetlik Hanım Isteyen...

Bülbülün Zikri

Kul Hakkı

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek