Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.920.804

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gıybet Ve Söz Taşımak Büyük Günahtır!

Sâhib Fârûkî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin torunlarındandır. 1821 (H.1237) senesinde Hindistan'ın Luknov şehrinde doğdu. Ebû Saîd Müceddidî hazretlerinden ilim öğrendi. Yirmi yaşında iken dedesinin sohbetinde yetişip, Nakşibendî yolunda icâzet aldı. Sonra Mekke-i mükerremeye hicret etti. Orada pekçok talebe yetiştirdi. Oğlu Şâh Muhammed Ma'sûm-i Ömerî en ileri gelen talebelerindendir. 1870 (H.1287) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Sohbetlerinde İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin mektubatından okuturdu. Şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Doğum

Abdülhamid Han'ın uzun yıllar mâbeyn kâtipliğini yapmış Tahsin Paşa, hâtıralarında anlatıyor: -Bir akşamdı. Mabeynde nöbetçi olarak ben kalmıştım.Gelen mektup, telgraf, rapor ve tezkerelerin listesini tertipleyip huzura çıkmak üzereyken bir telgraf geldi. İstanbul'da Laleli postanesi memurlarından birinin Yıldız'a çektiği bu telgrafta, karısının o gece doğum yapacağı, doğumun çok zor olacağına dair doktorlar tarafından dikkat işareti verildiği, elinde hiçbir vasıta bulunmadığı ve Merhamet-i Şâhâneye sığındığını bildiriyordu. Bu telgrafa kıymet vermedim ve onu listeye almadım.

Vehbi Tülek

Ali Onbaşi

Vehbi Tülek

Sirpsindigi Zaferi

Vehbi Tülek

İlk Uçan Türk, HezÂrfen Ahmed Çelebi

Vehbi Tülek

Fen alanındaki geniş bilgi ve tecrübesi ile halk arasında "Hezârfen" yâni bin fenli diye bilinen Ahmed Çelebi; araştırma yapmaktan usanmayan, yiğit, akıllı ve bilgili bir kişiydi. Hezârfen Ahmed Çelebiden önce havacılık târihinde ilk olarak yine ünlü bir Türk bilgini olan İsmâil Cevher; kollarına kanat takarak ilk uçma denemesini yapmışsa da bu deneme ölümle sonuçlanmıştı. İlk uçan Hezârfen Ahmed Çelebi, bu Türk bilgininin hayâtını ve neden başarısızlığa uğradığını iyice inceledikten sonra aynı düşünceyi gerçekleştirmek için harekete geçti. Bilhassa hava akımları ve kuşların uçuşunu inceleyerek çalışmalarını geliştirdi.

Önce İmam, Sonra Mahkeme

Vehbi Tülek

Sultan Murad’in Dehasi

Vehbi Tülek

Varna Meydan Savaşi

Vehbi Tülek

Şehid Sultan Genç Osman

Vehbi Tülek

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Görev Şuuru

Vehbi Tülek

Dürüstlüğün Bedeli

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Doğruluk, Sözün Süsüdür

Cemâlüddin Zeylei hazretleri hadis ve Hanefi mezhebi usûl-i fıkıh âlimidir. 762 (m. 1360) senesinde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

îmân Ettim Demekle Olmaz!..

Vehbi Tülek

Alâeddin Lâhori hazretleri Hindistan'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. Doğum târihi bilinmemektedir. 1397 (H.800) senesinde Pâni-pût şehrinde vefât etti. Önceleri, ahâlinin en zenginlerinden ve önde gelenlerinden olup, çok sevilen ve öğülen bir zât idi. Sonraları tasavvuf yoluna girip, bütün malını fakirlere dağıttı...

Muhammed Kuhistânî

Vehbi Tülek

Büyük Sevaba Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

Şemsüddin Muhammed Kevâkibi hazretleri Osmanlı Hanefi fıkıh âlimidir. 1018 (m. 1609)'da Halep'te doğdu. Medrese tahsilinden sonra Halep Müftülüğüne ta­yin edildi. Şeyhülislâm Minkârizâde Yahya Efendi onu çok methetmiştir. Kevâkibi 1096 (m. 1685)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Geçim Darlığı Çeken Istigfâra Devam Etsin!

Vehbi Tülek

İlimleriyle Dalâlete Düşen Kimseler!

Vehbi Tülek

Onun Her Işinde Hikmetler Vardır

Vehbi Tülek

Ahfeş Dımaşkî

Vehbi Tülek

Kötü Ahlaklılarla Görüşmemelidir

Vehbi Tülek

Ebu Hanife Zamanının En Yükseğidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Başka Du Bilmez Misin?

Abdullah El-acemî

Bereketi Var Mı?

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek