Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.254.397

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanın Hakîkî Saâdete Kavuşması Için

Kınalızâde Ali Çelebi Osmanlı âlim ve velîlerinden olup tefsîr, hadîs, fıkıh âlimidir. 1516 (H.916) senesinde Isparta'da doğdu. İlk tahsilinden sonra İstanbul'a giderek, Mahmûd Paşa Medresesinde, sonra da Sahn-ı semân Medresesinde meşhur âlimlerden ders aldı. Çeşitli medreselerde müderrislik, Anadolu ve Rumeli'nin çeşitli şehirlerinde kâdı ve kâdıasker olarak vazîfe yaptı. 1571 (H.979) senesinde Edirne'de vefât etti. Çok kitap yazdı. Eserlerinin en önemlilerinden Ahlâk-ı Alâî’de İslâm ahlâkını esaslı bir şekilde yazmıştır. Bu kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Kaşik Tuz

Sultan III. Mehmed zamanında, Rumeli'de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı. İhtiyacı olan ona koşar, sıkıntısı olanın derdini o giderirdi. Fakat kendisi bir sürü derde mübtela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi. Birgün dergahın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek, başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder. O zat, o talebesinden bir bardak su, bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister. İstedikleri getirilince, bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine, bunu içmesini söyler. Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve "Efendim, su çok tuzlu, içemiyeceğim" der. Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine, havuzdaki sudan içmesini söyler. Talebe havuzdan kana kana içer. "Nasıl, su tuzlu mu" diye sorduğunda talebe "Hayır efendim, gayet tatlı geldi" cevabını verir. O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihatı verir: "Oğlum, bir kaşık tuz, her zaman aynı acılıktadır. Fakat bunu bir bardak suda içmek, insana zahmet verdiği halde, bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor. Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor. İşte, göğsü bir bardak kadar dar insan, kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez. Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise, kendisine isabet eden, bir kaşık değil, bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar, o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz."

Vehbi Tülek

Reşid Paşa’nin Osmanli Ekonomisini Yikmasi

Vehbi Tülek

52 - Sigetvar Kalesi Ve Ali Dede Hazretleri

Vehbi Tülek

Nedendir Bu?

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han mübârek, bir gün nasıl olduysa gönül ehli olan Şâir Hikmet'i yanlışlıkla üzüp, yanından uzaklaştırmış. Şâir Hikmet de, diyâr diyâr dolaşıp yerleşecek yer aradıktan sonra, nihâyet Van Müftüsü'nün yanında kâtip olarak çalışmaya başlamış. Aradan zaman geçtikten sonra, Sultan Selim Han şâiri tekrar bulmak istemiş. Fakat ara ki bulasın... Şâir sanki yer yarılmış da içine girmiş. Düşünmüş, taşınmış ve aklına bir fikir gelmiş. Demiş ki, 'Ben bir mısrâ yazayım ve bir yarışma düzenlensin. Benim mısrâmı beyte tamamlayan en güzel mısrâyı yazana mükâfât vereceğimi ilân edeyim. Şüphesiz ki Şâir Hikmet de dayanamayıp, katılacaktır. O vakit, onu üslûbundan tanırım.' Ardından şu mısrâyı yazmış:

'Bütün dünya benim olsa gamım gitmez nedendir bu?'

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han'in İmzasi

Vehbi Tülek

İpek Tüccarlari

Vehbi Tülek

İki Milyon Sterline Banko

Vehbi Tülek

Şemseddin Sivasi Hazretleri’nin Sultan Iii. Mehmed’e Nasihati

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Müslüman Devletlere Silah Yardimi

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yanlışı, Doğrusundan Çok Olan Kimseler

Radıyyüddin Muhammed el-Halebi hazretleri Hanbeli fıkıh âlimidir. 908 (1502)'de Halep'te doğdu. Şam ve Halep'te fıkıh tahsil etti. Halep'te başmüderris oldu ve talebe yetiştirdi. 971 'de (m. 1563) Halep'te vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dört Türlü Zekât Malı Vardır

Vehbi Tülek

Ahmed bin Hafs hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Ebû Hafs-ı Kebir künyesiyle meşhûr olmuştur. Buhârâ'da doğup, aynı şehirde vefât etti.

Küçük yaşından itibâren ilim tahsiline başlayan Ebû Hafs-ı Kebir, zamânının âlimlerinden akli ve nakli ilimleri tahsil etti. İmâm-ı A'zam Ebû Hanife hazretlerinin talebesi İmâm-ı Muhammed Şeybâni'den fıkıh ilmini öğrendi. Bu ilimde ictihâd derecesine yükseldi. Reisü'l-ulemâ (âlimlerin reisi) ünvânına sâhib oldu. Bir dersinde şunları anlattı:

Sabah Akşam, Ateş Ile Azap Olunurlar

Vehbi Tülek

Sehl-i Tüsteri

Vehbi Tülek

Sehl bin Abdullah Tüsteri, evliyanın büyüklerindendir. 815 (H. 200) senesinde dünyaya geldi ve 896 (H. 283)'da Basra'da vefat etti. Sehl bin Abdullah, daha küçükken önce annesi sonra da babası vefât etti. Babası vefât edeceğinde Sehl'i dayısına emânet edip bakıp gözetmesini söyledi. Evliyâ bir zât olan Muhammed bin Süvâr, onu güzel bir şekilde terbiye edip yetiştirdi. Sehl bin Abdullah, sonra Horasan'ı terk edip Bağdâd'a geldi. Bir rivâyette Ma'rûf-i Kerhi hazretlerinin hizmetine girdi. Hacca gidince orada evliyânın büyüklerinden Zünnûn-i Mısri hazretlerini gördü ve ona talebe olmakla şereflendi. Küçük yaştan itibâren hârikulâde hallere kavuştu. Tasavvuf ehlinin büyüklerinden olup zamanın gönül sultanı, hakikatin deliliydi...

Bazı Hükümdarlara Gönderilen Elçiler...

Vehbi Tülek

Evliyanın Kızmasında Da Merhamet Vardır

Vehbi Tülek

Amelin Ve Ilmin Hâlis Olanını Iste!

Vehbi Tülek

Şeyh İbrahim El-mücahid

Vehbi Tülek

Üryânî Mehmed Dede

Vehbi Tülek

Talebe Faydalı Ilim Öğrenmelidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Abbasi halifelerinin beþincisi Harun Reþid, sarayının bahçesindeki bir gül fidanını çok beðenir. Yapraðı, kokusu, görünüþüyle dikkatini çeken gülü özel bakıma alması için bahçıvana emir verir.

Bahçıvan üzerine titremeye baþlar gülün. Ne var ki, sakınan göze çöp batar derler ya. Aynen öyle olur. Bir sabah bahçıvan gelip bakar ki, gülün dalına konan bir bülbül, ne kadar yaprak varsa hepsini gagalayarak yere düþürmüþ. Tek yaprak bırakmamıþ gülün baþında... Korku içinde koþar halifeye:

- Sultanım der, üzerine titrediðimiz gülün yapraklarını bir bülbül gagalayarak yere dökmüþ, tek yaprak bırakmamıþ gülün baþında... Harun Reþid, telaþ etmeden cevap verir:

- Üzülme efendi üzülme, der. Bülbülün yaptıðı yanına kalmaz!.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Üç Kandil

Derdi Olan Neylesin?

Sünnet Akçesi

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Dört Şey Mühimdir

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek