Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.591.575

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Câhil! Kalk Hemen Buradan Git!

Ebû Osman el-Yuneynî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Tam ismi "Abdullah bin Abdülazîz (Osman) bin Ca'fer el-Yuneynî"dir. 1136 (H.530) senesinde Sûriye'de Ba'lbek beldesine bağlı Yuneyn köyünde doğdu. 1220 (H.617) senesinde vefât etti. Şam'da zamânının âlim ve velîlerinden ilim ve feyiz alarak yetişti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Haci Mesud

Çanakkale savaşı'ndayız. Mülazım Emin , çiçeği burnunda bir harbiye'li. Mektebi bitir miş, cepheye sürülmüş. Gönderildiği alay, ateş hattında kırılıyor, ama ne kırılıyor, gençler yiğitler biçiliyor. Bir zaman, geriden ikmal getirerek işi idare etmek istiyorlarsa da gün oluyor, ikmalde yetmiyor. Alaydan arta kalanları derleyip, toplayıp İzmir'in Alipınar köyüne getiriyor lar. Acemiler gelecek , alay tamamlanacaki talim görecek ve yine cepheye sevkedilecek... Alay tamamlanırken, durumun nezaketi gereği, alışılmış kurallara pek aldırılmıyor, eli silah tutan herkes toplanıp Alipınar'a getiriliyor. Gelenlerin içinde Hacı Mesud da var. Yaşlıca, sessiz, sadasız, kendi halinde bir habeş. Trablusluymuş. Mülazım Emin'in Konyalı Aziz Çavuş diye bir çavuşu var, nedense bu Hacı Mesud'u hiç sevmiyor. Her sabah Emin Efendi'ye tekmil verirken sayıyor, döküyor, sözün sonunu" Bir de, hiç bir işe yaramayan şu pis Arap var" diye bitiriyor.

Vehbi Tülek

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

Vehbi Tülek

Osmanli Ordusundaki Tertip Ve Düzen

Vehbi Tülek

Beni O Günlere Eriştirme

Vehbi Tülek

Cem Sultan Papanın elinde esir iken, bir sohbet sırasında Papa ona, kendi dininden ayrı bir memlekete niçin geldiğini sorunca teessüre kapılan Cem; "Maksadım başka bir memlekete iltica etmek değildi. Rumeli'ye geçebilmek için Rodoslulardan yol istedim. Muvafakatlarını alarak Rodos'a geldim. Fakat onlar söz ve yeminlerine sadakat göstermeyip beni yolumdan alıkoydular ve bana yedi yıldır hapis hayatı yaşattılar. Böylece layık oldukları nâmertliklerini gösterdiler. Şimdi ise sizin huzurunuzdayız. Artık Mısır'a gidip ailemle beraber olmaktan başka bir arzum yoktur." dedi.

Hukuk Her Şeyin Üstündedir

Vehbi Tülek

İtalya’da Bir Yeniçeri

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

Bu Aslan İstirahat Etsin

Vehbi Tülek

Eline Ne Gelirse Ver

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Melekler, Işlenen Günahı Hemen Yazmazlar

Raûf Ahmed Müceddidi hazretleri evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin torunlarındandır. 1786 (H.1201) senesinde Delhi'de doğdu. 1837 (H.1253)de hacca giderken Yemen'de denizde şehid oldu. Yemen'de medfûndur. Abdullah-ı Dehlevi hazretlerinin meşhûr talebelerindendir. Hocası Abdullah-ı Dehlevi'nin sohbetlerini ihtivâ eden, "Dürr-ül-Me'ârif" isminde çok kıymetli bir eser yazdı. Bu eserinde hocasından naklen buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hendekte Yaşanan Mucizeler

Vehbi Tülek

Ömer bin Şebbe en-Nümeyri hazretleri fıkıh, hadis ve tarih âlimidir. 173'te (m. 789) Basra'da doğdu. İlk tahsilinden sonra Bağdat'a gitti. Burada zamanın büyük âlimlerinden hadis tahsil etti. 262 (m. 876)'da Sâmerrâ'da vefat etti. Târihu'I-Medineti'I-münevvere adlı eseri meşhurdur. Bu kitabında şöyle nakleder:

Nefsinizi Hayırlı Şeylerle Meşgûl Ediniz!

Vehbi Tülek

hala Sultan Ümmü Hırâm

Vehbi Tülek

Ümmü Hırâm (radıyallahü anha) Ensârın (Medineli Müslümanların) büyüklerinden olan Enes bin Mâlik'in (radıyallahü anh) teyzesidir. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) efendimizin de teyzeleri tarafından akrabâsı olup süt teyzesidir. 647 (H. 28) senesinde Kıbrıs'ta şehid oldu...

Şemseddin Bekrî

Vehbi Tülek

Ebu Said Ebu'l Hayr

Vehbi Tülek

İlyÂs (aleyhisselÂm)

Vehbi Tülek

Ebu Süleyman Cüzcânî

Vehbi Tülek

Tamah Ve Cimrilikten Sakınmak Lâzımdır

Vehbi Tülek

Namaz, Allahü Teâlâya Münâcaat Hâlidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Minareden Okunan Şiir

Arafatta Görüşürüz

B0r Çuval Toprak

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Minareden Okunan Şiir

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek