Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.831.203

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beş Şey Vardır Ki Katı Kalplere Ilaç Olur

Ebû Rebâh Dücânî hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup kerâmet sâhibi velîlerdendir. 1809 (H.1224) senesinde, günümüzde İsrail’de bulunan Yafa'ya bağlı Beyt-i Dücan köyünde doğdu. İlk tahsilinden sonra amcası Şeyh Selîm Dücânî ile Yafa'ya gitti. Yafa'da amcasından ve birçok âlimden ilim öğrendi. Bütün dînî ilimler ve tasavvuf yolunda icâzet aldı. 1877 (H. 1294) senesinde Yafa'da vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bizler AsÂkir-i OsmÂni’yiz

Çanakkale Harbi'nin dehşetli günlerinden birinde, Tayyar Paşamız; ordunun içinde sesi güzel ne kadar asker varsa, sabah namazından önce hep birden ezan okumaları emrini verir. Emri alan onlarca asker, şafak kızıllığı ile birlikte, davudi sadalarıyla o lahuti nağmeleri Çanakkale'nin kanla karışık soğuk sularına kadar dinletirler.Çok geçmeden düşman mevzilerinden taşa sarılmış kağıtla bir mesaj gelir. Açıp bakarlar, Farsça yazılmış bir not:"Bizler Hindistanlı Müslüman askerleriz. İngilizler bize, Almanlar'a karşı Osmanlı'nın yanında savaşacağımızı söylediler. Fakat biraz önce bir ezan sesi duyduk, siz kimsiniz?"Mehmetçiğin kanı donar adeta... Tarih, kandırılmışlığın böylesine pek az şahit olmuştur. Hemen cevap verilir:"Burası Osmanlı payitahtının kapısı... Bizler de asâkir-i Osmani'yiz...."Evet, aynı Allah'a inanan ve aynı kıbleye yönelen nice din kardeşimiz. İngilizler tarafından işte böyle kandırılmış, dünyanın öbür ucundan karşımıza getirilerek kardeşi kardeşe kırdırmak için kullanılmaya çalışılmıştı.

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Hafiz Mehmed’in Oğlu

Vehbi Tülek

Benim Gözüm Göreceklerini Gördü

Vehbi Tülek

18 Mart 1915 günü. İngiliz donanması en büyük savaş gemileriyle Çanakkale boğazını geçmek için zorluyor, yoğun topçu ateşi ile boğazın iki tarafındaki Osmanlı tabyalarını hallaç pamuğu gibi atıyordu.O gün Boğaz tabyaları arasında en çok iş gören ve en çok hasara uğrayan Rumeli Mecidiyesi Bataryası oldu. Sabahtan beri muharebenin en şiddetli anlarında dahi iki sahil arasında gidip gelmekten çekinmemiş olan Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa, tabyanın feci durumunu haber aldığı zaman yine motora atlayıp Çimenlik İskelesi'nden karşı sahile hareket etti. Cephaneliği berhava olan tabyanın durumu hazindi.

Hepimiz Mevaşiyiz

Vehbi Tülek

Selanik Vak’asi

Vehbi Tülek

Ülkemde Bu Adama CevÂb Verecek Bir Âlim Yok Mu?

Vehbi Tülek

Çaldiran Savaşi

Vehbi Tülek

Dürüstlüğün Bedeli

Vehbi Tülek

İki Milyon Sterline Banko

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Evliyâyı Vesîle Ederek Duâ Etmek

Hüsâmeddin Hüseyin Efendi Fâtih Sultan Mehmed zamanında yaşamış âlimlerden olup aslen İran'ın Tebriz şehrindendir. 880 (m. 1475)'de Edirne'de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zekâtı Verilmiş Mal, Istif Edilmiş Mal Değildir!

Vehbi Tülek

Seydî Alizade Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Amasya’da doğdu. Molla Çelebi’nin medresesinde ilim öğrendi. Bursa, Ankara ve Akşehir, İznik ve Edirne medreslerinde müderrislik yaptı. Sonra Bursa ve Mekke kadılığına, daha sonra Rumeli kadıaskerliğine tayin edildi. 983 (m. 1575) senesinde İstanbul’da vefât etti. Hidâye adlı meşhûr fıkıh kitabının baş kısmına, “Tergîb-ül-edîb” adıyla bir haşiye yazmıştır. Bu eserinde zekâtla ilgili bazı meseleleri şöyle anlatır:

Amre Bint-i Abdurrahman

Vehbi Tülek

Yemek, Lezzet Almak Niyetiyle Yenmez

Vehbi Tülek

Ebûishakzade İshak Efendi 83. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1090'da (m. 1679) İstanbul'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra müderrislik, İstanbul kadılı­ğı, Anadolu ve Rumeli kadıaskerliğinden sonra Şeyhülislâmlığa ge­tirildi. 1147'de (m. 1734) İstanbul'da vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Bi'r-i Mâûne Şehitleri

Vehbi Tülek

Ebü’l-hasen Atıyye El-avfî

Vehbi Tülek

Gayrimüslim Vatandaşın Alışverişi Hakkında

Vehbi Tülek

Müstekîmzâde Süleymân Sadeddîn Efendi

Vehbi Tülek

Onları Kanatları Ile Kuşatırlar

Vehbi Tülek

İmân Ve Itikâd Hakkında...

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Kul Hakkı

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Geç Gelen Kurtarıcı

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek