Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.353.104

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Kısım Insandan Ikisi Iyi Ikisi Kötüdür

Osman Fazlı Efendi Osmanlı âlim ve evliyâsındandır. 1632’de (H.1041) Bulgaristan’da Şumnu kasabasında doğdu. İlk tahsilinden sonra İstanbul'da bulunan büyük âlim Zâkirzâde Abdullah Efendi’ye intisab ederek ilim ve tasavvufta yüksek derecelere ulaştı. Fatih’te Atpazarı’nda bir dergâh açarak talebe yetiştirdi. Sultan IV. Mehmed Han, Osman Fazlı Efendi’yi çok severdi. Zaman zaman saraya davet eder, vaaz ve nasihatlerinden istifade ederdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mes’ul Olursunuz

Yavuz Sultan Selim Han, padişah olduğu zaman, babasının çok değer verdiği büyük alim Zembilli Ali Efendi'yi Şeyhülislam yaptı. Kendisi asabi olduğu halde ona büyük hürmet gösteri yor, her işini onun fetvasını alarak yapıyordu. Bir gün Yavuz İstanbul'dan Edirne'ye giderken, Zembilli Ali Efendi onu uğurlayıp geri dön düğünde 400 kişinin elleri bağlı götürüldüklerini görünce, başlarındaki adama:-Bunlar kimlerdir, diye sordu.-Bunlar, ipek satın aldıklarından dolayı idama mahkum olan tüccarlardır.Bu cevap karşısında Zembilli Ali Efendi hemen geri dönüp Yavuz'a yetişerek:-İpek satın alan 400 kişinin idamını emretmişsiniz. Bu caiz değildir. Katletmeyiniz, mes'ul olursunuz.-Halkın üçte birinin nizam için üçte ikisinin katli caiz iken, üç-beş kişi için neden mes'ul olayım?-Padişahım, bunların suçu halkın nizamını bozacak mahiyette değildir. Yavuz kendi emrini, halkın nizamı olarak kabul ettiğine inandığından, şu cevabı verdi:-Ya benim emrime karşı gelmek halkın nizamını bozmaz mı?-Hayır bozmaz! İpek emininin bu tüccarlara ipek vermesi, sizin rızanıza alamettir. Suçları yoktur, dedikten sonra selam vermeden Yavuz'un huzurundan çıktı.Yavuz bu hareket çok sinirlendi ise de hiçbir cevap vermeden yoluna devam etti. Edirne ye varınca İstanbul'a haber gönderip, bu 400 kişinin affedildiğini bildirdi.

Vehbi Tülek

Çal Çoban Çal

Vehbi Tülek

Ağirliğinca Altin Ederdi

Vehbi Tülek

Alin Terinde Bereket Vardir

Vehbi Tülek

Sultan I. Mahmud boş zamanlarında kuyumculuk yapar, yaptıklarını sattırır, elde ettiği birkaç kuruş kâr ile de ufak tefek ihtiyaçlarını temin ederdi. Bundan da büyük bir haz duyardı. Yine birgün kuyumculuk ederken vezirlerden biri onun yanına yaklaştı ve:

"Niçin böyle zahmet edersiniz?" deyince Padişah:

"Bre ne yabana söylersiz! Milletin hazinesini, milletin ihtiyaçlarına sarfetmek gerekdir. Saniyen, insan olana durmadan çalışmak gerekdir. İnsanın çalışıp alın teri dökerek kazandığı paranın zevki başkadır. İçinde alın teri, göz nuru bulunan kazanç helal olur. Böyle kazancın tadı, beti ve bereketi olur" dedi.

Ben Yerimden Bir Adim Bile Kipirdamam

Vehbi Tülek

51 - İbn-i Haldûn'un Emîr Timur'la Görüşmesi

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şah İsmail’in Satranç Oyunu

Vehbi Tülek

Bizim Maksadimiz

Vehbi Tülek

Etin Okkasi Sekiz Akçe

Vehbi Tülek

SÂlih Reis

Vehbi Tülek

Nusret Mayin Gemisinin Zaferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Üryânî Mehmed Dede

Üryâni Mehmed Dede, Rumeli velilerindendir. Romanya'da Yergöğü kasabasında doğdu. Bir gün, "aşk-ı ilâhi"nin cezbesine kapılıp kendinden geçti. Dizkapağı ile göbeği arası hâriç, üryan şekilde etrafta dolaşmaya başladı. Bu sebeple "Üryani" denildi. Mısır'a kadar gitti. Gülşeni dergâhına vardı. Zâhir ve bâtın ilimlerinde kemâle geldi. İcazet verilip memleketine geri gönderildi. 1590 (H.999) senesinde Yergöğü'nde vefât etti.

Üryâni Mehmed Dede, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Komşuya Hürmet, Onunla Iyi Geçinmektir

Vehbi Tülek

İbrâhim Zâhid-i Geylânî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Âzerbaycan'da Geylân’da Siyâverû isimli köyde doğdu. Zâhirî ilimlerde tahsîlini tamamlamak üzere İran’da Şîrâz'a gitti. Orada zâhirî ilimleri ikmâl ettikten sonra, Sa'dî-i Şîrâzî hazretlerinin huzûruna vardı. Onun sohbetleri bereketi ile üstün derecelere kavuştu. Sonra Sâ'dî-i Şîrâzî hazretleri onu Lâhicân'da Seyyid Cemâleddîn-i Ezherî’ye gönderdi. Onun sohbetlerine de devam ederek kemâle geldi. Evliyânın büyüklerinden oldu. 1305 (H.705) senesinde Geylân’da Lenger-i Künân denilen yerde vefât etti. Bir talebesine buyurdu ki:

Peygamberlerin Evveli Âdem Aleyhisselâmdır

Vehbi Tülek

seni Benden Uzaklaştıran Nedir?

Vehbi Tülek

Dün bahsettiğimiz gibi, Hazreti Ömer, Sa'lebe'nin şartlarını kabûl ederek onu Medine'ye götürdü. Resûlullah namaz kılarken mescide girdiler...

Sa'lebe bin Abdurrahmân, getirildiği mescidde, Resûlullah efendimizin kırâatini işitince, bayılarak düştü. O baygın hâlde iken Hazreti Ömer ve Hazreti Selmân da namaza durdular. Resûlullah efendimiz selâm verince Hazreti Ömer ve Selmân'a, "Sa'lebeyi ne yaptınız?" buyurdu. Onlar da, "Ey Allahın Resûlü! Sa'lebe buradadır" dediler...

Yûnus Bin Ubeyd

Vehbi Tülek

İnsanda Bulunan Üç Şey: Akıl, Kalb Ve Nefis

Vehbi Tülek

Mahmûd Zencânî

Vehbi Tülek

Dünyâya Düşkün Kimseyle Beraber Olmak Zehirdir

Vehbi Tülek

Hayvanlar Gibi, Yok Edilecekler

Vehbi Tülek

Pîr Şükrullah Halvetî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Zamânın sultânı Dördüncü Murâd Hana, tarikat erbâbı kötülenmiş, onların bâzı işlerinin yasaklanması istenmişti. Sultan yalnız böyle söyleyenlerin sözleriyle hareket etmeyip, zamânın tasavvuf ehli âlim ve faziletli kimselere de tarikatla ilgili hususları sorup cevap istemişti. Bunlar arasında İsmâil Ankaravi de vardı. O da üç gün içinde yirmi sayfalık bir risâle yazıp arzetti. Cevaplar, Şeyhülislâm Yahyâ Efendi ve diğer zamânın önde gelen âlimleri tarafın dan incelenip uygun görüldü ve pâdişâh tarafından da kabûl edildi. Böylece onların vesilesi ile tasavvuf ehli, sıkıntıdan kurtuldu. Aziz Mahmûd Hüdâi onun bu cevaplarını beğenip; "Allahü teâlâ, muhâliflere karşı Rusûhi'nin ayağını sağlam ve sâbit eylesin. Onların inat damarlarını kesmekte söz kılıcını keskin eylesin. Muhâlifleri susturmakta mızrağını tesirli eylesin. Zamânımızda tasavvuf ehline karşı olanlarla onun cihâdı olmasaydı, onların eli hak tâliplerine uzanır, zarar verirdi. Doğru yolda olanlarla olmayanları birbirinden ayırmak zor olurdu. Allahü teâlâ onun delillerinin oklarını en doğru hedefe isâbet ettirdi." diye medhetti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Yuhçu Baba

Hakikati Görmek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek