Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.060.589

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

"bu Çamurlu Kaftanım Kabrime Örtülsün

Kemâl Paşazade dokuzuncu Osmanlı şeyhülislamıdır. 1468 (H.873) yılında Tokat'ta doğdu. Küçük yaştan itibâren iyi bir tahsil gördü. Daha sonra askerlik yolunu seçti. Sultan İkinci Bâyezîd Hanın seferlerine katıldı. Ordu ile Edirne'ye dönünce askerlikten ayrılarak ilim tahsîline başladı. İcazet aldı ve müderrislik yaptı. Yavuz Sultan Selîm'in padişahlığında onun yanında bulunarak cihada teşvik etti. 1526'da Şeyhülislâm Zenbilli Ali Efendi'nin vefâtı üzerine Kânûnî Sultan Süleymân Han tarafından bu göreve getirildi. İbni Kemâl Paşa, cinnîlere de fetvâ verirdi. Bunun için "Müfti-yüs-sekaleyn" (İnsan ve cinlerin müftüsü) adı ile meşhûr oldu. 1534 (H. 940)'te İstanbul’da vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bu Asker Sağ Oldukça Bu Kale Size Verilmez

Budin kalesi 15 Temmuz 1684 günü Avusturyalılar tarafından kuşatıldı. Budin valisi Kara Mehmed Paşa askere seslenerek:-Hemen küffar ile cenge başlıyoruz. Ben şehid düşersem yerime İbrahim Paşa kaleyi müdafaa etsin! Emrini verdi. Nitekim birkaç gün sonra Mehmed Paşa bir top güllesi isabetiyle şehid oldu. İbrahim Paşa hemen kumandayı ele aldı. Cesareti, kahramanlığı, askere şefkati ve merd hareketleri düşman kumandanlarını bile şaşırtmıştı. Bu durumu anlayan Avusturya ordusu kumandanı Arşidük Maximillian bir mektup göndererek:"Sen ki kale muhafızı İbrahim Paşasın. Efendine hizmet ancak bu kadar olıur. İhtiyar, gün görmüş, bahadır, tedbir ve tedarike sahip ve namlı bir askersin. Padişahına senin kadar kimse hizmet etmemiş tir. 100 gün oluyor, bu kadar askeri kırdığın yetişir. Senin ve askerlerinin yüzü ak oldu. Arabalar ve gemiler tedarik ettik. Sizi emniyet ve selametle dilediğiniz yere gönderelim. Kaleyi teslim edin. Kılıç ile girersem, kadın, erkek, çocuk cümlenizi kılıçtan geçiririm."

Vehbi Tülek

Kayiğa Karşi Araba

Vehbi Tülek

Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

1456 yılında Fâtih, Wlad'i Eflâk prensligine tayin etmişti. Wlad, kardesi Radul ile birlikte Osmanlı sarayında rehine olarak bulunmuştu. Hüküm sürdüğü memlekete Fâtih'in yardımı ile sahip olmasına ve Pâdişaha karşı dost kalacağına dair yemin etmiş bulunmasına rağmen Wlad, sözünde durmayarak Osmanlılar aleyhine Macarlarla anlasma yapacaktır.Fâtih'in, Karadeniz ve Trabzon'da bulundugu sıralarda, Eflâk'ta bazı hadiseler olmaktaydı. Burada Türklerin "Kazıklı Voyvoda", Macarlarin "Drakula" (Şeytan), Ulahların "Çepelpuç" (Cellad) dedikleri Wlad adında zulüm delisi bir adam, halka idarenin en korkuncunu tattırmaktadır. Bu çılgın adam, vahşi ve insanlık dışı birtakım zevklere sahipti. O, kazıklara vurulmuş ve işkence içinde can vermekte olan Türklerin meydana getirdigi büyük halkanın ortasında, saray halkı ile birlikte yemek yemekten zevk alırdı. Eline Türk esirleri geçince ayaklarındaki derinin yüzülmesini ve meydana çıkan kırmızı etlere tuz ekilmesini, sonra da bunları keçilere yalatmasını emrederdi. Böylece, diri diri ayaklarının derisi yüzülen esirlerin işkencesi, daha büyük olurdu. O, kendisine gönderilen Osmanlı elçilerinin sarıklarını başlarına çiviletmiştir.

Kosova Şehidi

Vehbi Tülek

Pişmemişler Celveti Olamazlar

Vehbi Tülek

Yara

Vehbi Tülek

Paşam Siz Haksizsiniz!

Vehbi Tülek

Bizans’in Korkulu Rüyasi Orhan GÂzi

Vehbi Tülek

Ağirliğinca Altin Ederdi

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa’nin İstanbula Dönüşü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Rahmiye Tayyar Hanım

1920'li yıllar... Fransız askerleri güneydoğuyu işgal etmiş ve halka zulmediyordu. Bunun üzerine halk silahlanarak düşmana karşı kurtuluş mücadelesine başladılar... Cenup Cephesi'nde 9. Tümen kuruluşunda bir gönüllü müfreze vardı. Bunun komutanı genç bir kadındı. Osmaniye'nin Kaypak nahiyesi Râziyeler köyünden Rahmiye Hanım, Fransızların işkence ve tazyiklerine tahammül edemeyerek Hüseyin Ağa'nın Milli Kuvvetlerine gönüllü olarak iltihak etmiş ve Hasanbeyli civarında 89. Tümenle icra edilen taarruza müfrezesiyle bilfiil iştirak etmiştir...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

“mar’aşi-zade” Ahmed Kuddusi

Vehbi Tülek

Ahmed Kuddusi hazretleri Anadolu velilerindendir. Ona "Kuddusi" isminin verilmesi şöyle anlatılır: Henüz ana rahminde iken Allahü tealanın "Kuddusi" ismini zikreder ve anası da bunu işitirmiş. Ahmed Kuddusi, "Kuddusiyem!" isimli şiirinin bir beytinde bunu şöyle ifade etmiştir:
Bil ana rahminde beni ki etmişem takdis A'nı/Anam işitmiştir bunu Kuddusiyem! Kuddusiyem!

Takıyyüddîn Yünûnî

Vehbi Tülek

Tokatlı Edhem Çelebi

Vehbi Tülek

Edhem Çelebi 1301 yılında Tokat'ta doğdu. Küçük yaştan itibâren dayısı olan büyük veli Acepşir hazretlerinden ders almaya başladı. Ondan aldığı ilim ve feyzlerle kemâle erdi. 1350'de Zile'de vefât etti. Kabri, Zile'de Mûsâ Fakih türbesindedir. Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce sevdiklerine buyurdu ki:

İbrâhim Şirvânî Hazretleri

Vehbi Tülek

Sultan Ez-zâhir Ve Hıdır Bin Ebî Bekr

Vehbi Tülek

Bidatlerin Hepsi Dalâlettir

Vehbi Tülek

İslâmiyetin Hakîkatini Ele Geçirebilmek Için

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Ihsânı Ve Rahmeti Olmasaydı!

Vehbi Tülek

İhlaslı Vaiz İbn-i Sem’un

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Adamın birisi Musa aleyhisselam'a gelerek:
- Ya Musa, ne olur dua et de hayvanların dilinden anlayayım. Bundan kendime dersler çıkarır, iyi insan olurum, dedi. Musa aleyhisselam:
- Git işine bak, bu halin senin için daha hayırlıdır, kaldıramayacağın bir
yükün altına girmeye çalışma, diye cevap verdi. Fakat adam dinlemedi ve
ısrar etti.
- Ya Musa, ne olur hiç değilse kapımdaki köpekle horozun dilinden anlayayım diyordu. Sonunda Musa aleyhisselam dua etti ve adam sevinerek evine gitti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Kabahat Kilincin Midir?

Ayyaşin Sonu

Minareden Okunan Şiir

Bana Delil Getir

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek