Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.648.536
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
Kavalalı Mehmed Ali Paşanın büyük oğlu ve Mısır vâlisiydi. 1789'da Kavala'da doğdu. İstanbul'da eğitim gördü. 1805'te Mısır vâlisi olan babasının yanına gitti. 1807'de Mısır defterdarlığına tâyin edildi. Mısır ordusunun yeniden teşkilâtlanmasında büyük rol oynadı. Arabistan Yarımadasındaki âsi Vehhâbilerin faaliyetlerinin durdurulması için, vazifelendirildi. Güçlü ve düzenli ordusunun başında harekete geçen İbrâhim Paşa, 26 Eylül 1818'de Vehhâbilerin merkezi Der'iyye'yi fethetti. Vehhâbi emiri İbn-i Suûd ile dört oğlunu ve âsi liderleri esir edip, İstanbul'a gönderdi. Âsilerin hepsi idâm edildi. Vehhâbilerin, Muhammed aleyhisselâmın kabr-i şerifi Ravza-i mutahheradan çaldıkları kıymetli eserlerin bir kısmını buldurup, İstanbul'a gönderdi. Vehhâbilerin zulmüne son verdi. Ahâliye ve âlimlere iyi davrandı. Bu hizmeti karşılığında kendisine Paşa rütbesi verildi.
19. Yüzyıl, Avrupa devletlerinin Osmanlı'nın iç işlerine müdahale olaylarıyla doludur. Özellikle Hristiyan Osmanlı tebaasının haklarını korumak ve güvenliğini sağlamak maskesi altında yapılan bu müdahaleler, aslında emperyalist taarruzun inkişaf safhasını teşkil eder. Ana hedef, Avrupa'nın doğusunda, Ortadoğu'da, Afrikanın kuzeyinde yeni nüfuz ve hakimiyet sahaları teşkil etmekti. Şüphesiz, bize karşı blok halinde yüklenen devletler, kendi aralarında da kıyasıya çekişmekteydiler.
Ebû Muhammed Ayderûsi hazretleri, Yemen evliyâsındandır. 1538 (H.945) senesinde Yemen'de doğdu. Küçük yaşta Kur'ân-ı kerimi ezberledi. Âlim bir zât olan babasından ilim öğrendi. Annesi Fâtıma binti Abdurrahmân da, evliyâlık derecelerine kavuşmuş bir hanımdı. Onun terbiyesi ile yetişti. Daha sonra hacca gitti. Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevveredeki birçok âlimden ilim öğrendi.
İdrîsî el-Ba’kubî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin talebelerindendir. 619 (m. 1222) senesinde Bağdad’da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Osman Sâhib Müceddidi hazretleri Nakşibendi-Müceddidi büyüklerindendir. 1828 (H.1244) senesinde Hindistan'da Pencab'ın Lori kasabasında doğdu. Evliyânın meşhurlarından Dost Muhammed Kandehâri hazretlerinin sohbetlerinde bulundu. On sekiz sene bu hocasından feyiz aldı. Zâhir ve bâtın ilimlerinde kemâle geldi. 1867 senesinde hocasının vefâtı üzerine yerine geçerek binlerce veli yetiştirdi. 1896 (H.1314)de Pencab Musâzey kasabasında vefât etti. Fevâid-i Osmâniyye kitabında mektupları ve kerâmetleri uzun bildirilmiştir...
Vaktiyle, Şam çarşısında, bezzazlık yapan bir adam vardı. Müşterileri çoktu. Dükkanda işlerinin çokluğunu bahane ederek, namazlarını hep son vaktine bırakırdı. Dükkanın yakınındaki camide, vaktin çıkması az zaman kala namazlarını yetiştirirdi. Caminin imamı onu bu hususta devamlı ikaz ederdi, fakat o yine bildiğini yapardı.