Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.481.855

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Mezara Girmeden, Nefsin Şerrinden Emin Olmayın!

Seyyid-i Sırdân hazretleri Anadolu velîlerindendir. Asıl adı Burhâneddîn’dir. 1165 (H.561) senesinde Afganistan’da Tirmiz'de doğdu. Belh'e giderek Sultân-ül-Ulemâ Behâeddîn Veled hazretlerine talebe oldu. Bütün ilimleri öğrendi ve mânevî yüksek derecelere kavuştu. Hocası, oğlu Mevlânâ Celâleddîn'in terbiyesini ona havâle etti. Talebesi Mevlânâ Celâleddîn ile birlikte Anadolu’ya hicret ederek Konya'ya geldi sonra Konya'dan ayrılıp Kayseri'ye yerleşti ve burada 1240 (H.638) senesinde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Artik Göç Vakti Geldi

Emir Sultan çok gayret göstermesine rağmen, Timûr-Yıldırım çarpışmasının önüne geçemedi. İki Müslüman-Türk ordusunun birbirleri ile savaşmasını istemeyen Emir Sultan, sonucun ne olacağını da çok iyi biliyordu. Ankara Savaşının başlamasına çok az bir zaman varken, hanımı Hundi Hâtun; "Niçin babamı yalnız bırakıyorsunuz yâ Emir?" diye sordu. Emir Sultan; "Telâşın boşunadır yâ Hundi! Bu savaş bizim aleyhimizedir. Bunu muhteşem pederinize daha önce arzettim." deyince, hanımı; "Ne olursa olsun. Şu anda babamın yanında olmanızı arzu ediyorum." dedi. Hanımının isteği üzerine Allahü teâlânın izniyle bir anda cepheye vardı. Orada Sultan Bâyezid Han ile görüşmesine rağmen, kararından dönmeye niyetli olmayan Pâdişâhı, savaştan vazgeçiremedi. Emir Sultan'ın ikâz ettiği şekilde, savaş Yıldırım Bâyezid'in aleyhine sonuçlandı.

Vehbi Tülek

RidÂniye Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Osmanlı Sultânı Dördüncü Murâd Han, Bağdât seferine giderken Misâli Baba'nın bulunduğu köyün yakınında bir yerde ordusunu istirâhate çekmişti. Bu sırada çevreyi dolaşan Sultan, onun köyüne uğradı. Köyün alt tarafında küçük bir kulübe gördü. Yaklaşıp kapısını çaldı. Kulübenin kapısı açılıp, Sultanı, nûr yüzlü bir zât karşılayıp, tebessüm ederek içeri aldı. Onun velilerden olduğunu fark eden Sultan, hürmetle huzûrunda oturup, bir müddet sohbetini dinledi ve duâsını aldı. Ayrılıp giderken Sultana birkaç avuç bulgur ve bir torba da saman verdi. Sultan bunları alıp ordusuna döndü.O gün yemek zamânı kendisine Misâli Baba tarafından hediye edilen birkaç avuç bulgurun pilav yapılmasını istedi.

Zağanos Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

Rahmetli Pederim Baytar İdi

Vehbi Tülek

Abdülhamid HÂn’in Engin Merhameti

Vehbi Tülek

Kurşun Yarasi

Vehbi Tülek

Osmanli Konağinda

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İhlâsla Karz-ı Hasen Verecek Kimdir?

Azizzâde Mehmed Behâi Efendi Otuzikinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. Nesebi, Yavuz Sultan Selim Hân'ın nedimi Hasan Can'a ulaşmaktadır. O da, Şah-ı Nakşibend Behaeddin-i Buhari hazretlerinin neslindendir. Bu sebeple "Behâi" denilmiştir. 1004 (m. 1595)'de İstanbul'da doğdu. 1064 (m. 1654)'de İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kâfirlere Şefaat Edilmeyecektir

Vehbi Tülek

İsmail Ferruh Kırımi hazretleri 19. yüzyıl Osmanlı âlimlerindendir. Aslen Kırımlı olup, buraları Ruslar tarafından işgal edilince İstanbul'a hicret etmiştir. Hüseyn Vâiz-i Kâşifi'nin yazdığı Fârisi (Mevâhib-i aliyye) tefsirini Türkçeye çevirmiş, (Mevâkib) ismini vermiştir. Bu kitapta buyuruluyor ki:

Mısırlı Velî Ebussuud Carihi

Vehbi Tülek

Dürrîzâde Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Dürrizâde Mustafa Efendi, yetmişinci Osmanlı Şeyhülislamıdır. 1702 senesinde İstanbul'da dünyaya geldi. Babası Dürri Mehmed Efendi de Şeyhülislam idi. Çeşitli medreselerde ilim tahsil ettikten sonra Galata Kadısı oldu. Daha sonra sırasıyla Edirne, Mekke-i Mükerreme Kadılıkları yaptı. İstanbul Kadılığı, Anadolu ve Rumeli Kazaskerliklerinde bulunarak Damadzâde Feyzullah Efendi'nin yerine Şeyhülislâm olmuştur (1756). Fakat yedi buçuk ay sonra azlolunarak Damadzâde ikinci defa tayin edilmiştir...

Çocuğa Hediye" Diyerek Verilenler

Vehbi Tülek

Ferec Bin Abdullah

Vehbi Tülek

Hafîd Ibni Merzûk

Vehbi Tülek

Osmanlı Şeyhülislâmı Fahreddîn-i Acemî

Vehbi Tülek

Bu Hasletlerin Bulunduğu Kimse, Cennete Girer

Vehbi Tülek

eğer Sevgin Doğru Olsaydı!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Abdullah El-acemî

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Sonunda Orta Yolu Buldular

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek