Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.215.021

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanlara Muhâlefet Etmekten Uzak Ol!

Ebü'l-Hasan Sayrafî hazretleri büyük velîlerdendir. İran’da Nişâbûr’da doğdu. 969 (H.359) senesinde orada vefât etti. Zamanın meşhur âlimlerinin sohbetlerinde bulunmuş, bu âlimlerden ilim öğrenmiş, hadîs-i şerîf dinleyip rivâyet etmiştir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

78 - Orhan Gazi Ve Kesik Baş

Orhan Gazi 33 yaşında Osmanlı devletinin başına geçti. Tahta çıkar çıkmaz baba dostlarını davet etti. onlarla dertleşecek, nasihat ve dualarını alacaktı. Hepsi bir araya geldiler. Padişah en yaşlısına sordu:-Akça Kocam, seni epeydir göremeyiz, nerelerdesin?-Ferman buyur, Orhan'ım...-Baba dostlarına ferman işler mi Koca Ağam?.. İrşad ve nasihat isteriz. Bilirsin, biz de atalarımız gibi derviş gazileriz.

Vehbi Tülek

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi

Vehbi Tülek

Kendiliğinden Buralara Gelmez

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Hanın nedimi Hasan Can'ın babası Tebriz'in ileri gelen alimlerinden idi. Bir gün, babası ile Şeyh Erdebili hazretleri arasında vukû bulan bir konuşmayı şöyle nakletmektedir:"Bir gün ikindi namazını şeyh ile birlikte cemâatle kıldık. Namazdan sonra Amme (Nebe') sûresi okundukta, Şeyh Erdebili hazretleri babamı yanına çağırıp buyurdu ki: "Hak teâlâ, sizi ve evlâdınızı, bu büyük belâdan koruyacaktır. Çünkü sizler, Hâfız-ı Kur'ân olup, Hakk'ın kelâmını nâzil olduğu gibi korumaktasınız." Bunun üzerine babam (Hâfız Mehmed Efendi), Şeyh Erdebili hazretlerine; "Osmanlı Sultanı bu ülkeye ayak basmak üzeredir. Bu işin sonunun nereye varacağı görünüyor?" diye suâl etti. Şeyh hazretleri de; "Bu gelen Sultan öyle bir zâttır ki, kendiliğinden buralara gelmez. Bu bedbahtı (Şâh İsmâil'i) tedib etmek, cezâlandırmak için, Hak teâlâ tarafından memur edilmiştir. Bütün evliyânın ruhları onunladır. Kendisi dahi, evliyâlıkta rütbe ve makam sâhibidir." diye cevap verdi.

Ata Efendi’nin Vatan Aşki

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han’in Şehzadeliği

Vehbi Tülek

Casus Herşeyi Görsün

Vehbi Tülek

44 - Rodos Zaferi

Vehbi Tülek

Görev Şuuru

Vehbi Tülek

İngiliz Elçisi Sir Flip Küri’nin Pişmanlığı!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kulum Beni Nasıl Zannederse

Abdurrahmân bin Mehdi hazretleri Tabiin devrinin büyük hadis âlimlerindendir. 135 (m. 752) senesinde Basra'da doğup, 198 (m. 815)'de orada vefât etti. Hadis hafızıdır. Yüz bin hadis-i şerifi senetleriyle birlikte ezberlemiştir. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Müminlerin Kabrini Ziyaret Ederken

Vehbi Tülek

Hüseyin bin Ali Kerâbisi hazretleri büyük fıkıh âlimlerindendir. Doğum târihi bilinmemektedir. 248 (m. 862) senesinde vefât etti. Bir dersinde "Kabir ziyateti" hakkında şunları anlattı:

Anne Ve Babasına Iyilik Edenin Ömrü Uzun Olur

Vehbi Tülek

Ahıret Amellerinin Başı Namazdır

Vehbi Tülek

Sirâcüddîn Osman hazretleri Sultan-ül-ulemâ Hâce Nizâmüddîn-i Evliyâ'nın yetiştirdiği Hindistan evliyâsının büyüklerindendir. Daha gençlik yıllarında, Hâce Nizamüddîn hazretlerinin sohbetlerinde bulunarak yetişen Sirâcüddîn Osman, zamanın meşhur âlimlerinden de fıkıh ve hadis ilmi tahsil etti. 1357 (H.759) yılında vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Hanbelî Fıkıh âlimi Abdülazîz Hallâl

Vehbi Tülek

Ebu İshak İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Üç Günden Fazla Dargın Durmak

Vehbi Tülek

Kabrimi Ziyâret Edene Şefaatim Vâcib Oldu

Vehbi Tülek

Siraceddin Şirvânî Hazretleri

Vehbi Tülek

Baba Resûl

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Allah'ın Emaneti

Değişen Sizin Kalbiniz

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek