Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.076.000

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Şeytanın Ilk Itirâzı, Secde Etmemek Oldu!

Hâce Ahmed bin Mevdûd hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1113 (H.507) senesinde Afganistan'ın Çeşt beldesinde doğdu. 1181 (H.577)'de aynı yerde vefât etti. Evliyânın meşhûrlarından Hâce Mevdûd Çeştî hazretlerinin oğludur. Babasının ders ve sohbetlerinde yetişip kemale erdi. Evliyâlıkta üstün derecelere yükseldi. Babası onu kendine halîfe, vekil tâyin etti. Babasının vefâtından sonra, talebeleri yetiştirmekle vakitlerini geçirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

28 - Fazil Mustafa Paşa'nin Şehadeti

1683'deki II. Viyana bozgunundan sonra, Osmanlı ordusu bütün cephelerde yeniliyor, on binlerce şehidin kanlar pahasına fethedilen şehirler, kasabalar, kaleler, birer birer düşman eline geçiyordu. Kanuni Sultan Süleyman'ın bergüzarı olan Belgrad bile elimizden çıkmıştı. Koca Osmanlı İmparatorluğu bir felakete doğru sürükleniyordu. Hazine tamtakırdı. Orduda disiplin diye bir şey kalmamıştı. Güngörmüş, tecrübeli askerler:-Ah, diyorlardı, eğer Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'ya kıyılmasaydı, devlet bu hallere düşmezdi.

Vehbi Tülek

Elçiye Lüzum Yok

Vehbi Tülek

3 - İstanbul'un Fethi (manzum Hikaye)

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Osmanlı Sultânı Dördüncü Murâd Han, Bağdât seferine giderken Misâli Baba'nın bulunduğu köyün yakınında bir yerde ordusunu istirâhate çekmişti. Bu sırada çevreyi dolaşan Sultan, onun köyüne uğradı. Köyün alt tarafında küçük bir kulübe gördü. Yaklaşıp kapısını çaldı. Kulübenin kapısı açılıp, Sultanı, nûr yüzlü bir zât karşılayıp, tebessüm ederek içeri aldı. Onun velilerden olduğunu fark eden Sultan, hürmetle huzûrunda oturup, bir müddet sohbetini dinledi ve duâsını aldı. Ayrılıp giderken Sultana birkaç avuç bulgur ve bir torba da saman verdi. Sultan bunları alıp ordusuna döndü.O gün yemek zamânı kendisine Misâli Baba tarafından hediye edilen birkaç avuç bulgurun pilav yapılmasını istedi.

Çariçe Katerina Ve Osmanli Tokadi

Vehbi Tülek

Bu Fakir Cellad Olmak İçin Gelmedik

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Molla Fenari'nin Yildiirim'a Mektubu

Vehbi Tülek

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

Vehbi Tülek

Kanuninin Atinin Üzengisi

Vehbi Tülek

Bunu Böyle Bilesiniz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahın Rahmetinden Mahrum Kalanlar

Halef bin Hûşeb hazretleri Kûfe'de yetişen Tebe-i tabiinin âlimlerindendir. 140 (m. 757)'de vefât etti. Tabiinin büyüklerinden hadis-i şerif rivâyet etmiştir. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İslâmiyet Üç Kısımdır: İlim, Amel Ve Ihlâs

Vehbi Tülek

Kadı Hüseyn Merverrûzi hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. Horasan'da Merverrûz'da doğdu. Nişâbur'da büyük âlimlerden fıkıh ilmi tahsil etti. Memleketine dönderek kadılığa tayin edildi. 462 (m. 1069)'de Merverrûz'da ve­fat etti. Buyurdu ki:

Ebû Hâmid Belhî

Vehbi Tülek

Fransız Kültürüyle Yetişen Paşa

Vehbi Tülek

Muhammed Hâni hazretleri evliyânın büyüklerinden olup Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi'nin önde gelen talebelerindendir. 1213 (m. 1798)'de, Hama ve Haleb arasında bulunan Hân-ı Şeyhûn'da doğdu. 1279 (m. 1862)'de Şam'da vefât etti. Hocası Mevlânâ Hâlid-i Bağdadi hazretlerinin türbesine defnolundu. Kemâle geldikten sonra çok kerâmetleri görüldü. Şöyle anlatılır:

Günâhına Tövbe Etmek Herkese Farz-ı Ayndır

Vehbi Tülek

Azap Yapılan Kimseler, Muhakkak Ona Lâyıktır!

Vehbi Tülek

Azîzim! Gençlik En Büyük Nîmettir

Vehbi Tülek

Kaba Ve Hafîf Necâset Nedir?

Vehbi Tülek

Bilmiyorum Demek, Ilmin Yarısıdır

Vehbi Tülek

Ona Itâat Etmememin Neticesi Azledilmiştim

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Pişman Oldular!

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek