Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.606.632
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Fatih Sultan Mehmed, Avrupa'nın kapısı olan Belgrad'ı 13 Haziran 1456 günü kuşatmıştı. Kale yarımada şeklinde, Tuna ve Sava nehirlerinin birleştikleri yerde olup, çok iyi bir şekilde tahkim edilmişti. Hristiyanlar, Orta Avrupa'nın kapısı ve kilit noktası olan Belgrad'ın müdafaası için büyük hazırlıklar yapmışlardı. Muhasara sadece kara tarafından başlamıştı. Bu yeterli değildi, zira kalenin nehir yoluyla irtibatı devam ediyordu. Macarların kendisini milli bir kahraman olarak gördükleri Hunyad gelmeden önce kaleye girmek lazımdı.
Yavuz Sultan Selim Han 1512'de Osmanlı tahtına oturup iç işlerini yoluna koyduktan sonra, kıvılcımları Irak ve Horasan'a yayılmış olan şiânın fitne ateşini söndürme plânına koyul du. Bunun için de devrin ilim adamlarını yardıma çağırdı. İbn-i Kemâl, İdris-i Bitlisi, Zenbilli Ali Cemâli ve daha nice ilim adamları bu göreve koştular. Divânda harb için tereddüd edenler vardı. Mesele fazla oyalamaya gelmemeliydi. Bu durumda İbn-i Kemâl şu fetvâyı verdi:"Her türlü hamd ve senâ, kudret ve kerem sâhibi yüce Allah'a olsun. Selâtü selâm da doğru yolu gösteren hazret-i Muhammed aleyhisselâma ve O'na tâbi olanlara olsun.
Mevlânâ Şâh Kubâd hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Azerbaycan’da Şirvan’da doğdu. Evliyânın büyüklerinden Dede Ömer Rûşenî’nin talebesi oldu. Kendisinden yüksek mânevî ilimleri öğrenip icâzet aldı. 1543 (H.950) târihinde Şirvan’da vefât etti.
Şâh Kubâd hazretleri ümmî olduğu hâlde, ibâdet ile alâkalı meseleleri çok iyi bilirdi. Âlimlere hatâlarını söylerdi. “Ben bir ümmî kişiyim. Fakat bu meseleyi şöyle bilirim” diyerek, o âlimin hatâsını dolaylı yoldan söylerdi...
Hüseyn bin Abdullah Neccâd hazretleri hadis, usûl ve Hanbeli fıkıh âlimidir. Bağdad'da yaşadı. 360 (m. 971) yılında vefât etti. Hanbeli mezhebinin büyük âlimlerinden Ebû Hasen, Beşşâr, Ebû Muhammed Berbehâri ve daha birçok âlimden ilim öğrendi. Hadis, usûl ve Hanbeli fıkıh bilgilerinde imam ve zamanın en büyük âlimi oldu. Eshâb-ı kiramın (radıyallahü anhüm) bir kısmını severiz deyip, diğerlerini kötüleyen Râfızileri kendi delilleriyle perişan etti. Müslümanları bu fitnecilere karşı uyardı. Onların doğru yoldan sapmamaları için nasihatlerde bulundu. Kıymetli bilgilerini talebelerine öğretti. Pek değerli eserler de yazdı.
Mugire bin Abdurrahman Mahzûmî hazretleri Mâlikî fıkıh ve hadîs âlimidir. 124 (m. 742)’de Medine’de doğdu. Aralarında Mâlik bin Enes’in bulunduğu muhaddislerden hadis rivayet etti. Abbâsî Halifesi Hârûnürreşîd Medine kadılığını teklif etmişse de kendisi bunu kabul etmedi. 86 (m. 802)’de vefat etti. Naklettiği Hadis-i şeriflerden bazıları:
Timur Han'dan sonra yerine geçen oğullarından Şahruh, babası gibi alimlerle oturup kalkmaktan zevk alırdı. Şahruh'un çevresindeki ulemadan biri de Nimetullah Efendi idi. Aynı zamanda evliyadan olan Nimetullah Efendi'nin dilinden düşürmediği bir söz vardı: "Allah haramdan kaçanı korur" (Yani kişi haramdan kaçarsa Allah ona haram yedirmez, nasip etmez, demek istiyordu.) Bu sözü sık sık tekrar eder, bununla biraz da hükümdar ve adamlarını uyarmak amacı güderdi. Şahruh da bunun her zaman mümkün olmayacağını, insanın bazen bilmeden de harama el uzatabileceğini ileri sürerdi. Şahruh bir gün sarayında özellikle Nimetullah Efendi'yi ağırlamak üzere bir ziyafet düzenledi.