Fâni Geçici Olanı Verip Bâki, Kalıcı Olanı Al!
Amr bin Mürre hazretleri Tebe-i tâbiînin meşhurlarındandır. 734 (H.116) senesi Kûfe'de vefât etti. Tâbiînin meşhur âlimlerinden ilim öğrenip hadîs rivâyet etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.314.322
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Amr bin Mürre hazretleri Tebe-i tâbiînin meşhurlarındandır. 734 (H.116) senesi Kûfe'de vefât etti. Tâbiînin meşhur âlimlerinden ilim öğrenip hadîs rivâyet etti.
Fâtih Sultan Mehmed Hanın vezirlerinden Mahmûd Paşaya yakınlığı ile tanınan Molla Vildân anlatır: Birgün Mahmûd Paşa, söz arasında beni çok sevdiğinden bahsetti. Ben de, onun Molla Abdülkerim Efendiye olan ilgisinden bahisle; "Siz, benden çok Abdülkerim Efendiyi seversiniz." dedim. Mahmûd Paşa da; "Evet, doğru söyledin." dedi.
Kırkpınar, tarihi ve coğrafi gerçeklerle tamamen uyum içinde ve binlerce yılda hâsıl olan, milli vicdandan doğan bir anânevi kutlamadır. Zaman, Osmanlı'ya Anadolu'nun dar geldiği, gözünü Ahmet Yesevi hazretlerinin işaretiyle Avrupa'ya diktiği 1350'li yıllardır. Orhan Gazi'nin şehzadesi Sultan Süleyman, Sarı Saltuk ve Ahmet Yesevi hazretlerinin menkıbeleri, Peygamber efendimizin İstanbul'un fethiyle ilgili müjdesiyle büyümüştür. Avrupa'ya geçmek, İstanbul'u fethetmek ateşiyle yanmaktadır. Ancak, o da İstanbul'un fethinin, Trakya'nın fethinden geçtiğini iyi bilmektedir.
İbn-i Sâlim Kilâ'i rahmetullahi aleyh, Endülüslü (İspanya) hadis âlimidir. 565 (m. 1170)'de Gırnata'da (Granada) doğup, 634 (m. 1237)'de Belensiye'de (Valencia) şehid oldu. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Kanadıkırıkzade Ali Efendi, Maraş evliyasındandır. Doğum yeri ve yılı hakkında bilgi bulunamayan Ali Efendi, küçük yaştan itibaren ilim öğrenmeye başlamış, Kayseri ve İstanbul'da çeşitli hocalardan ders almıştır. Daha sonra Mısır'a gidip kıymetli âlim ve velilerden ders alan Ali Efendi, Yavuz Sultan Selim'in Mısır'ı fethinde orada idi. Yavuz Sultan Selim Han, ilminin yüksekliğini işittiği Ali Efendi ile görüşüp onu Maraş Müftiliğine tâyin etti. Bu vazifede iken birçok âlimin yetişmesine de vesile olan Ali Efendi, vefât edince Hayrullah Mahallesi Orman Caddesi üzerinde bulunan Şâzibey Câmii bahçesine defnedildi...
Abdullah ibn-i Adi hazretleri hadis hafızıdır. 277 (m. 891)'de İran'da Cürcân'da doğdu. Türk soyundandır. İlim tahsili için, Mısır, Suriye, Irak, Horasan, Mekke ve Medine'ye gitti. İmam-ı Mâlik, Evzâi, Süfyân-ı Sevri ve birçok âlimden istifade etti. 365 (m. 976)'da vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Kânûni Sultan Süleymân Hân devrinde, bir ara yağmurlar yağmaz olmuş, insanlar kuraklıktan çok muzdarip olmuşlardı. İstanbul halkı, yağmur duâsına çıkılmasına karar verdi. Pâdişâh da çıktı. Okmeydanı'nda büyük bir kalabalık toplandı. Öyle ki bu toplulukta, başta pâdişâh olmak üzere, âlimler, vâliler, idâreciler, vezirler, kuvvetli-zayıf, zengin-fakir herkes vardı. Bilindiği gibi, Osmanlı sultanları yapacakları bütün mühim işlerde, mutlaka şeyhülislâma danışırlar, onun fetvâsına uygun hareket ederlerdi. Bunun için Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendiden, yağmur duâsını kimin yapmasının münâsib olacağı suâl edildi. O da; "Duâyı, pâdişâh veya onun münâsib gördüğü bir zât eder." buyurdu. Bunun üzerine pâdişâh; "Ya'kûb Germiyâni duâ eylesin." dedi.