Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.970.221

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Tealanın Rızasına Kavuşmak Istiyorsan

Mevlânâ Ahmed Berkî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Afganistan’da Berk kasabasında doğdu. 1617 (H.1026) senesinde memleketinde vefât etti. İmâm-ı Rabânî hazretlerinin sohbetine kavuşarak talebesi olmakla şereflendi. Huzurlarında kaldığı bir hafta içinde kemâl ve evliyâlık derecelerine ulaştı. Hocasından icâzet alınca memleketine dönmesine izin verildi. İnsanlara doğru yolu göstermekle meşgûl oldu. İmâm-ı Rabbânî hazretleri de bu çok sevdiği talebesine kıymetli mektuplar göndererek istediklerini yerine getirdi. Bir mektubu şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şefaat Buyurulup Affolundunuz

Hattat Muhammed Râsim Efendi anlatır; "Cennetmekân Üçüncü Ahmed Hânın vefâtından sonra, şöyle bir rüyâ gördüm. Geniş bir sahrada orduyu hümâyûn kurulmuştu. Bir tepe üzerinde de sultanlara mahsûs bir çadır, çadırın etrafında ise büyük bir kalabalık vardı. Kalabalıktan bir kişiye yaklaşıp; "Bu ordunun kumandanı kimdir?" diye sordum. O da; "Âhir zaman Peygamberi Muhammed aleyhisselâmdır." dedi. Cehennem'e götürülecek bâzı kimseler bu büyük çadıra götürülüyor, buradan şefâat edilirse Cehennem'den kurtuluyordu. Yine Birisine; "Peygamber efendimiz nerede bulunuyor?" diye sorduğumda; "Tepedeki büyük çadırda" dedi. Hemen çadırın yanına koştum. Çadırın kapısına vardığımda, Mehmed Emin Tokâdi hazretlerini çadırın kapısında gördüm. Şefâat istiyenleri çadırın içine götürüp, getiriyordu. Çok şaşırdım. Biz bu zâtı anlayamamışız diye çok üzüldüm. O anda elleri bağlı birini çadırın kapısına doğru getirdiklerini gördüm. "Bu kimdir?" diye sorduğumda, Sultan Ahmed'dir dediler. Sonra çadıra yaklaşıp, Mehmed Emin Tokâdi hazretlerine teslim ettiler. O da önüne düşüp çadırın içine girdiler. İçeride Peygamber efendimiz kendisine iltifât buyurdu. Çadırdan çıktıklarında Mehmed Emin Tokâdi hazretleri; "Şefâat buyurulup affolundun, müjde olsun!" diye bağırdı. Dışarda sultanlara mahsus süslü bir at duruyordu. Mehmed Emin Tokâdi hazretleri, sultânı tâzim ve hürmetle çadırdan çıkarıp, bekleyen süslü ata bindirdi. Etraftakilerin tebrikleri arasında, süratle oradan uzaklaştı.

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

44 - Rodos Zaferi

Vehbi Tülek

Kanuni'nin Belgrad Kadisina Gönderdigi Ferman

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman, 1389 yılında Kosova Savaşı ile fethedilen Arnavutluğa bağlı, Belgrad Bölgesiínde yaşayan halkın haklarının korunması için, 1558 yılında Belgrad Kadısına gönderdiği "İnsan Hakları Fermanı"nda şöyle buyurmaktadır:Devlet askerleri (Sipahiler), biçilmeyip el ile yolunan ottan zorla vergi alırlar imiş, kaldırdım. Askerler, ev yakınında bulunan bağ, bahçe ve bostanlardan yemeklik için üretim yapanlardan para almak isterler imiş, almasınlar, yasakladım. Boş yerlere tarla açanlardan, ihya edenlerden vergi alınmasın. Nehir üzerlerindeki dolap ve karaca değirmenler, yeni
yapılmış olsalar dahi fazla vergi alınmasın. Askerler, tarla ürünlerini satmak için, halka pazar yerine götürmelerini isterler imiş, pazara götürülmesin, teklif dahi edilmesin. Askerler boyunduruk hakkı diye vergi almasınlar. Askerler savaşa gitseler, geride kalan mallarını köy halkından güvenilir adamlar korusunlar. Yeni evlenen yeniçerilerden 'gerdek hakkı' diye vergi
alınır imiş, bundan böyle alınmasın. Savaş esnasında bile askerler eve girip arı kovanlarına dokunmasınlar ve yerleştiği yerde, evleri önünde, sancakları altında kendi geçimleri için ürettikleri arı kovanından dahi vergi alırlar imiş. Onu dahi göresin. Başka kovanlık
olmayıp, evleri yanında ve sancakları altında olan kovandan dahi vergi aldırmayasın. Kovan hakkı bahanesi ile askerler savaş esnasında bile bu bahaneyle evlere girmekten men eylensin. Bu husus için şikayet ettirmeyesin.

Şeyh EdebÂlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Fransiz Donanmasinin Osmanlilara Rehin Edilmesi

Vehbi Tülek

İlk Denizalti

Vehbi Tülek

Otlukbeli Savaşi

Vehbi Tülek

Casus Herşeyi Görsün

Vehbi Tülek

Fatima Sultan’in Rüyasi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Adülhamid Suikasti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

şar­kın Hâ­fı­zı Ha­tîb-i Bağ­da­dî

Ha­tib-i Bağ­da­di, Şam'da ve Bağ­dad'da ye­ti­şen ha­dis âlim­le­ri­nin bü­yük­le­rin­den­dir. 392 (m. 1002) se­ne­sin­de Bağ­dad'da doğ­du. Ba­ba­sı Ebü'l-Ha­sen Ali, ilim sa­hi­bi ve Bağ­dad'ın Der­zâ-cân kö­yü­nün ha­ti­bi olup, cu­ma gün­le­ri ca­mi­de hut­be okur, na­maz kıl­dı­rır­dı. Oğ­lu­nu da­ha on iki ya­şın­da iken, Kur'ân-ı ke­ri­mi öğ­ren­me­si, ez­ber­le­me­si için, bü­yük âlim Ket­tâ­ni'ye tes­lim et­ti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şâh Muhammed Bedahşî

Vehbi Tülek

Şâh Muhammed Bedahşi hazretleri, Hindistan'ın meşhûr velilerindendir. 1582 (H.990) senesinde Afganistan'da, Bedahşan bölgesinde doğdu. İlk tahsilini Belh'de yaptı. Sonra Hindistan'a geldi. Tasavvufta Şeyh Miyânmir'in sohbetlerinde bulunarak Kâdiri yolunda kemâle erdi. Kısa zamanda yükselip üstün hallere kavuştu. 1661 (H.1072) senesinde vefât etti.

Bedahşi hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Şehabeddin Akfehsî

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Abdülkerîm

Vehbi Tülek

Muhammed bin Abdülkerim Megili hazretleri, Cezayir'de yetişen tefsir, fıkıh, hadis âlimlerindendir. 909 (m. 1503)'de Tlemsân şehrinde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Af­ga­nis­tan­lı Velî Ah­med Berkî

Vehbi Tülek

Rehber, Talebesinin Her Derdine Derman Olur

Vehbi Tülek

Bütün Dostların Mezar Kapısından Dönerler

Vehbi Tülek

Son Hak Din, Muhammed Aleyhisselamın Dinidir

Vehbi Tülek

Muslihuddîn Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Seyyid Ahmed Tahtâvî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Adalet Ve Tevazu

Adalet Ve Tevazu

Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz Hazretleri, devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet hususunda çok titiz davranırdı. Gece çalışmalarında ayrı işlere tahsis ettiği iki kandili vardı. Bunlardan birini kendi özel işleriyle ilgili notları yazarken kullanır, öbürünü ise devlet ve millet işleriyle ilgili yazışmalarda kullanırdı. Halife, birden fazla gömleği olmayan, varlıksız biriydi.

Yakınlarından birisi Ömer b. Abdülaziz'e bir elma hediye göndermişti. O da elmayı biraz kokladıktan sonra sahibine geri gönderdi. Elmayı geri götüren görevliye şöyle dedi:

- Ona de ki, elma yerini bulmuştur.

Fakat görevli itiraz edecek oldu:

- Ey müminlerin başkanı! Rasulullah Aleyhisselâm hediye kabul ederdi. Bu elmayı gönderen de senin yakınlarındandır.

Halife cevap verdi:

- Evet ama, Rasulullah s.a.v.'e verilen hediye idi. Bize gelince, bize verilen hediyeler rüşvet olur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

A'meş Ve Hanımı

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Firkateyne Bininiz

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek