Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.546.318

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir

Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

76 - İstanbul'un Manevi Fatihi

İkinci Murâd Hanın vefâtı ile Osmanlı tahtına çıkan genç pâdişâh Sultan Mehmed, İstanbul'un fethi hazırlıklarını tamamladıktan sonra şehre doğru hareket ederken, Allah adam larının da ordusunda bulunmasını istedi. Bu dâvet üzerine Akşemseddin, Akbıyık Sultan, Molla Fenâri, Molla Gürâni, Şeyh Sinân gibi meşhûr âlim ve veliler, talebeleriyle birlikte orduya katıldılar. Yine orduya katılan Aydınoğlu, Karamanoğlu, İsfendiyaroğlu kuvvetleri gibi gönüllü birlikler, İstanbul'un fethinin, bütün Türk-İslâm âlemince mukaddes bir gâye kabûl edildiğini dile getirdiler. Bilhassa talebeleriyle birlikte orduya katılan Akşemseddin hazretleri ve diğer âlim ve evliyâ zâtlar, askerlere ayrı bir şevk ve azim veriyorlardı.

Vehbi Tülek

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Buyurun Cenaze Namazina

Vehbi Tülek

Sultan IV. Murad Han, koyduğu içki ve tütün yasağının uygulanıp uygulanmadığını bizzat kontrol etmek için geceleri tebdil-i kıyafetle dolaşır ve yasağa uymayanları şiddetle cezalandırırdı. Yine bir gece şehri dolaşırken kapıları kapalı bir kahvehaneden ışık sızdığını görüp oraya yaklaştı. Pencere deliğinden içeri baktığında birkaç kişinin içki ve tütün içtiklerini gördü. Yavaşça içeri girdi ve masanın birine ilişti. Kahveci, gelenin de tiryaki olduğunu zannederek yanına yaklaştı. Sultan Murad kahveciye:

"İçki içmenin yasak olduğunu bilmiyor musun?" dediğinde kahveci:

"Erenler, uzun etme hadi sen de çek" dedi. Padişah sesini bira daha yükseltip:

"Padişahın emrine karşı gelmenin ne demek olduğunu bilmiyor musun?" diye tekrar sorunca kahveci dayanamayıp:

"Beyzadem, adınızı bağışlar mısınız" dedi. Padişah da:

"Murad" deyince, kahveci:

"Sultanlığı da var mı?" diye sordu. Padişah:

"Evet" deyince, kahveci yandaki masaya yatıp bağırdı:

"Öyleyse buyurun cenaze namazına!"

Benim Peygamberim Beni Kurtarir

Vehbi Tülek

Derya Üzre Cami

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Mevlana’yi Ziyareti

Vehbi Tülek

Seni Dervişliğe Kabul Edemem

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

İlk Hristiyan Vezir

Vehbi Tülek

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Onun Her Işinde Hikmetler Vardır

Ebü'l-Hasen Büsti hazretleri Horasan'da yetişmiş evliyadandır. V. (XI.) yüzyılın başlarında Nişâbur yakınların­daki Büst'te doğdu. 470'te (m. 1077) orada vefat etti. Büsti'nin yazdığı "Der Beyân-ı Hakikat-i Lâ ilahe illallah" adlı risalede: "Lâ ila­he illallah" sözünün büyüklüğü şöyle anlatılır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kim Allah Için Ziyâret Ederse

Vehbi Tülek

Cemâlüddin Osman İbnü'l-Hacib hazretleri nahiv ve Mâliki fıkıh âlimidir. 570"te (m. 1175) Mısır'ın Said şehrinde doğ­du. Ailesi aslen Tiflislidir. Babasıyla birlikte küçük yaşta Kahire'ye giderek nahiv ve fıkıh ilmi öğrendikten sonra Fâzıliyye Medresesi'nde, daha sonra Şam'da Emeviyye Camii'nde Mâliki fıkhı dersi verdi. 646 (m. 1249)'de Şam'da vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Din Kardeşinin Yaptığı Nasîhati Kabul Et!

Vehbi Tülek

Kâmil Bir Mümin Olmak Için

Vehbi Tülek

İsmâil Semmûye hazretleri büyük hadis ve fıkıh âlimlerindendir. İran'da İsfehân'da doğdu. 267 (m. 880)'de aynı yerde vefât etti. Hadiste, hafızlık derecesine ulaşmıştı. Yani yüz bin hadis-i şerifi sened ve râvileriyle ezbere bilir ve okurdu. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Bir Gönül Sultanı Mevlânâ Tâceddîn

Vehbi Tülek

İlk Konak Beşik, Son Konak Ise Kabirdir!..

Vehbi Tülek

bu Tarafa Dönmüş Olarak Öleceğim!..

Vehbi Tülek

Muhammed Mazhar

Vehbi Tülek

Şehâbeddîn İbşîtî

Vehbi Tülek

Vakti En Mühim Işler Ile Geçirmelidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Örümcek Ağı

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Helvaci Çocuk

B0r Çuval Toprak

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek