Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.377.839

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hızır Aleyhisselâmın Mânevî Evlâdı

Abdülhâlık Goncdüvânî hazretleri Silsile-i aliyye denilen büyük velilerdendir. Babası Abdülcemîl Malatyalı idi. Buhârâ’nın Goncdüvân kasabasında doğdu. 575 (m. 1179) târihinde burada vefât etti. Buhârâ'ya giderek ilim tahsil etti. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Emrediyorum Paşa!

Sultan II. Abdülhamid devri ileri gelenlerinden Ferik(Orgeneral) Hasan Paşa ile oğlu Müşir(Mareşal) Deli Fuad Paşa bir merasime gideceklerdi. Arabanın yanına kadar beraber geldikten sonra, rütbesine göre önce arabaya Müşirin binmesi gerekiyordu. Fakat Müşir, Ferikin oğlu olduğundan, babasına:

-Buyurun, dedi. Babası:

-Hayır, siz Müşirsiniz. Önce sizin binmeniz icabeder, deyince Fuad Paşa,

-Öyleyse Paşa hazretleri emrediyorum, arabaya bininiz, der. Öylece hem askeri adab, hem de ahlaki edeb yerine gelmiş oldu. Hadiseyi işiten Sultan Abdülhamid, ertesi gün Hasan Paşa'yı da Müşir rütbesine yükseltti.

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Muradin Oğlu Ii. Mehmede Öğütleri

Vehbi Tülek

Sarayda Kadir Gecesi Alayi

Vehbi Tülek

Kanaat, Ama Neden Sonra?

Vehbi Tülek

Adamın biri Sadrazam Koca Râgıp Paşa'ya bir arzuhal vermiş; fakirliğinden bahisle, ihsanda bulunmasını istemişti. Râgıp Paşa, arzuhalin altına; "el-Kanâatü kenzün, lâ yefnâ: (Kanaat tükenmez bir hazinedir)" ibaresini yazarak, adama geri verdi. Arzuhalin sahibi, âlim ve nüktedân biriydi. O da ibârenin altına; "Bâ'de'l-ekli ve'ş-şürbi ve's-süknâ: (Yeme, içme ve barınaktan sonra)" cümlesini yazıp arzuhali Râgıp Paşa'ya tekrar takdim etti.Paşa, adamın bu hakimâne ve nüktedân hâlini takdir ederek, isteğinin yerine getirilmesi için emir verdi

Kendiliğinden Buralara Gelmez

Vehbi Tülek

Büyük Fen Dahisi: Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

6 - Turgut Reis'in Esaret Yillari

Vehbi Tülek

98 - Sultan Ii. Osman Ve Hotin Kalesinin Fethi

Vehbi Tülek

Çolak Hasan

Vehbi Tülek

10. Yy.'da Bir Bati'linin İslam Hastanelerini Tasvir Eden Mektubu

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yahyâ Bin Ali Nablûsî

Yahyâ bin Ali Nablûsi hazretleri, hadis, târih ve Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. 584 (m. 1188) yılında Kâhire'de doğdu. 662 (m. 1264) yılında Kâhire'de vefât etti. "Mu'cem-üş-Şüyûh" isimli kitabında, evliyanın hayatını ve sözlerini yazmıştır. Bu kitabında Seyyid Ahmed Rıfâi hazretlerini anlatırken, onun, oğluna nasihatlerini şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sana Hakaret Eden Adama Niçin Karşılık Vermiyorsun?

Vehbi Tülek

Bekr bin Abdullah Müzeni hazretleri Tâbiinin meşhurlarındandır. Enes bin Mâlik, İbn-i Abbâs, İbn-i Ömer "radıyallahü anhüm" ve diğer Eshâb-ı kirâmın sohbetlerinde yetişti. Bunlardan hadis-i şerif rivâyet etti. İlminin çokluğundan dolayı kâdılık, hâkimlik makâmına getirilmek istendi. O zaman şöyle buyurdu: "Kendisinden başka ilâh olmayan Allahü teâlâya yemin ederim ki, ben hâkimlik işini yapamam. Eğer, bu sözüm doğru ise, sizin beni bu iş için görevlendirmeniz, uygun değildir. Eğer sözüm yalan ise, yalancı birisini bu vazifeye tâyin etmeniz doğru olmaz."

Her Şey Allahü Teâlânın Kudreti Ile Olmaktadır

Vehbi Tülek

Sünnet Ve Cemâat Üzere Olmak...

Vehbi Tülek

Behâeddin Meczûb el-Kâdiri hazretleri, Mısır'da yetişen meczûb (Allahü teâlânın sevgisi ile kendinden geçmiş olan) velilerdendir. Doğum târihi ve yeri tesbit edilememiştir. 1514 veya 1516 (H.922) senesinde Mısır'da vefât etti. Nasihatleri tesirli bir zat idi...

Abdülazîz Bin Ebû Revvâd

Vehbi Tülek

Suriyeli Velî Ali Kazvânî

Vehbi Tülek

Vefât Ettiğimde Üzerime Kur'ân-ı Kerîm Okuyunuz

Vehbi Tülek

Her Hayırlı Amel Zikirdir...

Vehbi Tülek

Bu Dünyâ, Kederler Ve Üzüntüler Yeridir

Vehbi Tülek

Zikir, Allahü Teâlâyı Hâtırlamak Demektir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Ölüyü Diriltemem

Zalimlere Dersini Verdi!

Hakikati Görmek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek