Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.283.570

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fakir Babası: İmâm-ı Ali Rızâ

İmâm-ı Ali Rızâ hazretleri, 'Oniki İmâm'ın sekizincisidir. 770 (H.153)de Medîne'de doğdu. 818 (H.203)’de Tûs (Meşhed)de vefât etti. Halîfe Me'mûn, İmâm-ı Ali Rızâ hazretlerini çok sever, sık sık onunla görüşürdü. Saraya gelişinde saray görevlileri onu karşılar, hürmet gösterirlerdi. Fakat bu hürmetleri mecbûriyetten idi. Çünkü İmâm hazretlerini sevmiyorlardı. Bir araya gelerek, hazret-i İmâm'ın geldiğinde sarayın perdesini kaldırmamaya ve onu karşılamamaya karar verdiler. Fakat hazret-i İmâm oraya her gelişinde ellerinde olmadan kalkıp, karşılayıp perdeyi de kaldırıyorlardı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Padişah Memlekete Hainlik Etmez

Sultan Abdülhamid Han'ın son senesinde İttihad ve Terakki Partisi iktidarı ele geçirince, halkı padişah aleyhine çevirmek ve kendi partilerine üye yapmak için çalışmalara başladılar. Bunlardan Dr. Nazım, Aydın'a giderek, tütün tüccarı sıfatıyla beldenin ileri gelenleriyle görüşü yordu. Bu arada meşhur efelerden Çakıcı Mehmed Efe'nin yanına da gitti. Sohbet esnasında Efe'ye:"Sultan Abdülhamid devlete hainlik ediyor. Bilhassa ortalığı hafiyelerle doldurdu. Bunla rın hemen dağıtılması lazım" demesi üzerine Efe, Nazım Bey'e dönerek:"Padişah memlekete hainlik etmez. Hafiye işine gelince, ben bir eşkıyayım. Dağda geze bilmem için jandarmaalrın hareketlerinden haberdar olmam lazım. Bu köylerde benim yirmi den fazla hafiyem var. Eğer onlar olmasa ve bana zamanında haber iletmeseler, bir gün bile bu dağlarda dolaşamam. Benim gibi bir eşkıyanın hafiyeye ihtiyacı oluyor da bu devletin padişahının niçin olmasın. Onun da hafiyeleri olmasa, bir gün bile bu devlet ayakta kalamaz. Bana böyle münasebetsiz laflar etmeyin ve derhal burayı terkedin" diyerek Nazım Bey'i kovdu

Vehbi Tülek

Hukukun Şeyhülislamiyim

Vehbi Tülek

Ey Cesur Yeniçeri Bu Tarafa Yetiş

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Sultan Yıldırım Bâyezid, Niğbolu zaferinden sonra Bursa'da Ulu Câmiyi inşâ ettirmeye başlamıştı. İnşâat sırasında, câmide çalışan işçilerin ekmek ihtiyâcını Somuncu Baba karşılamıştı. Câminin inşâsı bittiğinde, açılış günü Cumâ hutbesini okumak üzere Pâdişâhın dâmâdı büyük âlim ve veli Seyyid Emir Sultan hazretlerine vazife verilmişti. O gün orada, Molla Fenâri ile berâber büyük bir âlim topluluğu da vardı. Tam Cumâ vakti gelince, Emir Sultan hazretleri; "Sultânım, zamânımızın büyüğü burada bulunurken, bizim hutbe okumamız edebe uygun değildir. Bu câmii şerifin açılış hutbesini okumaya lâyık zât, şu kimsedir!" diyerekSomuncu Baba'yı işâret etti. Şöhretten son derece sakınan bu büyük veli, Pâdişâhın emri üzerine mimbere doğru yürüdü. Emir Sultân'ın yanına gelince; "Ey Emir'im! Niçin böyle yapıp, benim hâlimi ele verdiniz?" dedi.

Haram Lokma Yiyen HarÂmî Olur

Vehbi Tülek

Osman Gazi Ve Kumral Ebdal

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Hatirasina

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Oğluna Nasihati

Vehbi Tülek

Bu Ne Müfsidane Teklifdir!

Vehbi Tülek

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hacı Ahmed Efendi

Hacı Ahmed Efendi Malatya'da yaşayan velilerdendir. Aslen Medineli olup, âilesi Şam'a göç etti. Ahmed Efendi Şam'da doğdu ve burada zamânın âlimlerinden ilim öğrendi. Sonra Harput sancağında ikâmete tâbi tutuldu. Ahmed Efendi burada evlenerek, Harput'a yerleşti. Sonra Malatya'ya göçtü...
Hacı Ahmed Efendi Malatya Medreselerinde ders verdi ve Ulu Câmide imamlık yaptı. 1884 (H. 1301) senesinde 60 yaşlarında vefât etti. Battalgâzi ilçesinde imâmlık yaptığı câminin mihrâbı önündeki mezarlığa defnedildi. Vefatından kısa bir zaman önce Ulu Câmi'deki bir vaazında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Toprağın Peygamberleri Çürütmesi Haram Kılındı

Vehbi Tülek

Zekiyyüddin ibn-i Yeddâs hazretleri hadis âlimlerinin büyüklerindendir. Kendisine "Muhaddis-üş-Şâm" denilmiştir. 577 (m. 1181)'de Şam'da doğdu. 686 (m. 1239)'da Hama'da vefât etti. Kitaplarında naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Farzları Ve Haramları Öğrenmek Farzdır

Vehbi Tülek

Bir Kimse Hikmetli Söz Söylemekle Azîz Olmaz

Vehbi Tülek

Cemâleddin Zebidi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 945 (m. 1539)'da Yemen'de Zebid'de doğdu. 991 (m. 1583)'de orada vefât etti. Bir talebesine buyurdu ki:

Taştan Ve Madenden Yüzük Taşı Yapmak

Vehbi Tülek

Fakir Akrabaya Verilen Zekât

Vehbi Tülek

İlm-i Meknûn sır Ilmi

Vehbi Tülek

Kuyucaklızâde Âtıf Efendi

Vehbi Tülek

Zulmetten Nûra... Bir Acem Kraliçesi

Vehbi Tülek

İslâm Dîni, Hep Faydalı Şeyleri Emretmektedir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Örümcek Ağı

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Her Şeyi Göze Almıştı!

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Hizir Ve Gelin

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek