Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.831.865

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beş Şey Vardır Ki Katı Kalplere Ilaç Olur

Ebû Rebâh Dücânî hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup kerâmet sâhibi velîlerdendir. 1809 (H.1224) senesinde, günümüzde İsrail’de bulunan Yafa'ya bağlı Beyt-i Dücan köyünde doğdu. İlk tahsilinden sonra amcası Şeyh Selîm Dücânî ile Yafa'ya gitti. Yafa'da amcasından ve birçok âlimden ilim öğrendi. Bütün dînî ilimler ve tasavvuf yolunda icâzet aldı. 1877 (H. 1294) senesinde Yafa'da vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlyas Reis

Rodosluların yirmiye yakın galer ve kadırgalarına karşı küçük bir Türk çektirisi, amansız ve ölümüne bir mücadeleye hazırlanıyordu. Çektirideki Türk leventleri, şahin bakışlarını düşman gemisine dikmiş, korkusuz, telaşsız, bir an önce düşmanla kılıç kılıca gelecekleri anı bekliyorlardı.Türk çektirisi, etrafını bir karabulut gibi saran dev düşman gemilerine doğru dalgalarla oynaşa oynaşa giderken, leventler, birz sonra tadacakları şehadetin sevinci ve zevki içinde bayram havası yaşıyorlardı. Artı iki yaraf birbirlerine iyice yaklaşmışlar, atış menzili içine girmişlerdi. İlyas Reis, gözlerini düşman gemilerinden ayırmadan ilk emrini verdi:-Amiral gemisine dirise edeceğiz arkadaşlar!

Vehbi Tülek

Tek Başina Bir Ordu: Ebussuud Efendi

Vehbi Tülek

Kanuninin Atinin Üzengisi

Vehbi Tülek

31 - Mezzomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Sakız adasının düşman eline geçmesi, Osmanlı devleti ileri gelenleri arasında büyük bir teessüre sebep oldu. Padişah II. Ahmet Han, adanın düştüğünü haber alınca çok üzüldü:-Yâ Rabbi, ben ne günah işledim de bunu bana reva gördün? Diye ağlamıştı. Ayrıca sefer için Belgrad'da bulunan Veziriazam Sürmeli Ali Paşa'ya:-"Madem ki Sakız düşman elindedir, bütün Macaristan'ı fethetsen makbulüm değildir." Diye haber göndererek, derhal Sakız üzerine sefere çıkılmasını emretti. Ordu hemen İstanbul'a hareket etti. İstanbul'a geldiği zaman da:-"Ordu ahvali derunum yaktı. Teshiri muradımdır. Paşalarla görüşüp ne yapmak lazım ise bildir. Bu kış Sakız adası istirdad edilmezse, bütün gemi kaptanlarını katlederim." Diye kesin emirler verdi.

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Veren De Allahü TeÂlÂdir, Alan Da

Vehbi Tülek

İbretli Dava

Vehbi Tülek

Nadir Şah Ve I. Mahmûd Han

Vehbi Tülek

Mimar Koca Mehmed Ağa

Vehbi Tülek

16 - Yavuz Ve Sina Çölü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

“üç Üstâdım Imansız Gitti!”

Salihlerden birisi şâhid olduğu bir hâdiseyi şöyle anlatıyor: Bir seher vakti zemzem kuyusunun yanında oturuyordum. Bir kimse geldi. Kuyudan bir kova doldurup çekti, içti. Kalanını bırakıp gitti. Yüzünde örtü olduğu için kim olduğunu da anlayamadım. Kovada kalan artığını içtim. Tadı bâdem ezmesi gibiydi. O âna kadar o lezzette bir şey içmemiştim...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerim, Harf Ve Kelime Olarak Gönderildi

Vehbi Tülek

Seyfüddin İbnü'l-Cündi hazretleri kı­raat âlimidir. 699 (m. 1300)'de Şam'da doğdu. Zehebi bu tarihi 698 olarak vermiştir. Mekke'de ve Kahire'de zamanın büyük âlimlerinden kıraat ilmi tahsil etti. 769 (m.1368)'de Kahire'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

İçini Düzeltenin Dışını Allahü Teâlâ Düzeltir!

Vehbi Tülek

Temiz Erkekler Temiz Kadınlara Yakışır

Vehbi Tülek

Sadrüddin Muhammed İbnü'l-Vekil hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 665 (m. 1267)'de Mısır'da Dimyat'ta doğdu. Ailesi, onun doğumundan sonra Şam'a göç etti. İbnü'l-Vekil burada büyük âlimlerden fıkıh ilmi tahsil ettikten sonra çeşitli medreselerde, sonra Kahire'ye giderek Nâsıriyye Medresesi'nde fıkıh dersleri verdi. 716 (m. 1317)'de Kahire'de vefat etti. Buyurdu ki:

Allah Korkusu Her Işin Başıdır

Vehbi Tülek

Ramazan Halîfe

Vehbi Tülek

Seyyid Burhaneddin

Vehbi Tülek

“sekizinci İmâm” İmâm Ali Rızâ

Vehbi Tülek

Bugün Öyle Ol Ki, Yarın Mahcup Olmayasın

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Rezil Ettikleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Yüz Vermedin!

Ayyaşin Sonu

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bize Teveccüh Edin

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek