Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.745.288

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sizlere Vasiyetim, Hocaya Itirâzı Terk Etmenizdir!

Seyyid Hâlidî Müşâhidî hazretleri Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Bağdad'da yaşadı. İlk önce Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfesi Ubeydullah Hayderî'nin sohbetlerinde ve hizmetinde bulundu. Sonra Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin yüksek sohbetleriyle şereflenip hizmet ve huzûrunda bulundu. Hâlid-i Bağdâdî hazretleri kendisine hilâfet verdi. Hocasının Şam’a hicret etmesinden sonra Bağdad'da talebe yetiştirdi. sohbetlerinde, hocası Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sözlerini naklederdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Haci Bayram-i Veli Hazretlerinin Nasihati

Hacı Bayram-ı Veli hazretleri Edirne'den ayrılırken kendisinden nasihat isteyen Sultan Murâd Hana şöyle dedi:"Tebean içinde herkesin yerini tanı, ileri gelenlere ikrâmda bulun. İlim sâhiplerine hürmet et. Yaşlılara saygı, gençlere sevgi göster. Halka yaklaş fâsıklardan uzaklaş, iyilerle düşüp kalk. Hiç kimseyi küçümseme ve hafife alma. İnsanlığında kusûr etme, sırrını hiç kimse ye açma, iyice yakınlık peydâ etmedikçe, kimsenin arkadaşlığına güvenme. Cimri ve alçak insanlarla ahbablık kurma. Kötü olduğunu bildiğin hiçbir şeye ülfet etme. Seninle başkaları arasında bir toplantı akdedilir veya insanlarla aranızda bâzı beseleler görüşülürse, yâhut onlar bu meselelerde senin bildiğin hilafını iddiâ ederlerse, onlara hemen muhâlefet etme. Sana bir şey sorulursa, ona herkesin bildiği şekilde cevap ver. Sonra bu meselede şu veya bu şekilde görüş ve delillerin de bulunduğunu söyle. Senin bu türlü açıklamalarını dinleyen halk, hem senin değerini, hem de başka türlü düşünenlerin değerini tanımış olur. Sana bu görüş kimindir? diye sorarlarsa, fakihlerin bir kısmınındır, de. Onlar, verdiği cevâbı benimserler ve onu sürekli olarak yaparlarsa, senin kadrini daha iyi bilir ve mevkiine daha çok hürmet ederler."Seni ziyârete gelenlere ilimden bir şey öğret, böylece faydalansınlar. Herkes, öğrettiğin şeyi belleyip tatbik etsin. Onlara umûmi şeyleri öğret, ince meseleleri açma. Onlara güven ver, ahbablık kur. Zirâ dostluk, ilme devâmı sağlar. Bâzan da onlara yemek ikrâm et. İhtiyaçlarını temin et. Onların değer ve itibârlarını iyi tanı ve kusurlarını görme. Halka yumuşak muâmele et, müsâmaha göster. Hiçbir kimesye karşı bıkkınlık gösterme, onlardan biri imişsin gibi davran."

Vehbi Tülek

Cephede Bir Bayram Namazi

Vehbi Tülek

Hristiyan Tarihçinin Kaleminden “hac”

Vehbi Tülek

Sultani Zafere Zorlayan Müderris

Vehbi Tülek

1590'lı yıllarda Avusturyalılar'la aramız açılır. Hatta Estergon, Kili ve İbrail kaleleri düşmanın eline geçer. Avrupa'da zor günler yaşanır. Sultan III. Mehmed Han bizzat başında kendisinin bulunacağı bir sefere çıkmak ister, ancak etrafındakiler:
"Aman Sultanım Allah esirgesin" derler, "Eğer zat-ı şahanelerinizin başına bir hal gelecek olursa devletimiz ipi kopmuş tesbih gibi dağılır. Al-i Osman'a yazık olur". Saadettin Efendi ise Sultana cesaret verir. "Asker sizi başında görmeli!" der. Zira Kanuni'den bu yana sefere çıkan sultan yoktur ve saraydan yönetilen ordular sıradan rakipler karşısında bile bocalar. Hoca Saadettin "Bu son fırsat" diye çizer altını "Eğer cihad ruhunu kaybedersek, bir daha iflah olmayız!" Sadece Hoca Saadettin değil, omuzunda yük hissedenlerin alayı öyle düşünürler. Mesela Anadolu'nun üç güneşinden (Şems-i Tebrizi, Akşemseddin, Kara Şems) biri olarak tanınan Şemseddin Sivasi hazretleri, o yaşına rağmen kılıç kuşanır, katılır saflara. Görünüşte bir garip ihtiyardır, ama ruh kazandırır orduya. Himmeti ona keza. Sultan Mehmed'in hocasına itiraz etmesi düşünülemez, nitekim 100,000 kişilik bir ordu kurar, çıkar yola.

Kanaat, Ama Neden Sonra?

Vehbi Tülek

Reşid Paşa’nin Osmanli Ekonomisini Yikmasi

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Nalinci Baba Ve Sultan Iii. Murad

Vehbi Tülek

Y Kilidi

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim’in Erlik Sözü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hocası Için Kendini Feda Eden Talebe!

Mevlânâ Nûreddin Taşkendi hazretleri evliyânın büyüklerinden olup, Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin talebelerindendir. On beşinci asırda Türkistan'da Taşkent'te yaşamıştır. Mevlânâ Nûreddin, hocası Hâce Ubeydullah-ı Ahrâr için kendini fedâ edenlerdendir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

“muhammed Bin Kutbüddîn” Behâeddîn Zekeriyyâ

Vehbi Tülek

Behâeddin Zekeriyyâ, (Muhammed bin Kutbüddin) çocuk yaşta ilim tahsiline başladı. On iki yaşında Kur'ân-ı kerimi ezberledi. Bağdât'a gelip o zamânın büyük velilerinden Şihâbüddin-i Sühreverdi hazretlerinin talebelerinden oldu. Evliyâlık yolunu, insanlara anlatmak için hocası tarafından icâzet verilerek memleketi olan Mültân'a gönderildi.
Behâeddin Zekeriyyâ, büyük velilerden Feridüddin-i Genc-i Şeker ve Hâce Kutbüddin-i Bahtiyâr Kâki hazretleri ile aynı zamanda yaşamışlardır. Birbirlerini çok severlerdi ve birbirlerine çok bağlı idiler.

Şe­hid â­lim Ka­dı Ebû Yalâ

Vehbi Tülek

Mustafa Münib Efendi

Vehbi Tülek

Mustafa Münib Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 1200 (m. 1784)'de Çanakkale-Biga'da doğup, 1264 (m. 1848)'de orada vefat etmiştir. Halveti Tarikatı'na mensub idi. 1264 (m. 1848) yılında Biga'da büyük kolera hastalığı ortaya çıkarak, birçok kişinin ölümüne sebep olmuş, bu zat bu esnada şehrin kadısı ile konuşurken:

"Yâ Kadı, sen veya ben ölmedikçe bu hastalık sönmeyecektir" demiş ve ertesi gün hastalanarak vefat etmiş, ölümünden sonra da bu hastalıktan ölen olmamıştır. Bir dersinde buyurdu ki:

Hocasına Saygısızlık Edene Tövbe Yoktur!

Vehbi Tülek

Ezân Ve Ikâmet Hakkında

Vehbi Tülek

Sâlihzâde Esad Efendi

Vehbi Tülek

Beni Ve Nimetlerimi Inkâr Etmeyin

Vehbi Tülek

hikmetten Bir Nükte Öğreteyim

Vehbi Tülek

Abdülkahir Bağdadi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Padişahlardan birine değerli bir gül fidanı hediye edilir. O da bunu bahçıvanına verip bahçeye dikmesini, gül açılınca da kendisine haber vermesini ister. Aylar sonra nihayet gül açılır. Fakat gayet iri ve son derece güzel bir gül. Bah çıvan onu hayranlıkla seyrederken, bir bülbül gelip gül fidanına konar ve başlar ötmeye. Bahçıvan önce onu kıvmak ister, fakat bülbülün yanık yanık ötüşü onu etkilemiştir. Sonunda bahçıvan, padişahı çağırmak için yerinden kalkınca, bülbül ürker ve gülü paramparça eder. Buna çok üzülen bahçıvan, korkarak padişaha durumu haber verir. Fakat padişah:-Üzülme, der, bu dünya etme bulma dünmyası, ona da kalmaz.Bahçıvan padişahın bu sözü ile rahatlamıştır. Bir zaman sonra bahçıvan, biryılanın o bülbülü yuttuğunu görür ve padişaha gelerek:-Keramet gösterdiin efendimiz, dünya o bülbüle de kalmadı.-Merak etme, o yılana da kalmaz.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Abdullah-i EnsÂrî

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Tüccarin Rüyasi

Allah Diyen Genç

Padişah Ve At

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek