Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.508.533

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kendi Rızkına Râzı Olan, Kimseye Muhtaç Olmaz

İmam-ı Câfer-i Sâdık hazretleri Tâbiînin yükseklerinden ve evliyânın büyüklerinden olup "Oniki İmâm"ın altıncısıdır. 702 (H.83) senesinde Medîne-i münevverede doğdu. 765 (H.148) senesinde Mekke'de vefât etti. İlmi, Oniki İmâmdan beşincisi olan babası Muhammed Bâkır'dan öğrendi. İlim ve fazîlette zamânının bir tânesi oldu. Bütün din bilgilerinde olduğu gibi, zamânının bütün fen ilimlerinde de söz sâhibiydi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Kaşik Tuz

Sultan III. Mehmed zamanında, Rumeli'de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı. İhtiyacı olan ona koşar, sıkıntısı olanın derdini o giderirdi. Fakat kendisi bir sürü derde mübtela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi. Birgün dergahın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek, başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder. O zat, o talebesinden bir bardak su, bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister. İstedikleri getirilince, bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine, bunu içmesini söyler. Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve "Efendim, su çok tuzlu, içemiyeceğim" der. Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine, havuzdaki sudan içmesini söyler. Talebe havuzdan kana kana içer. "Nasıl, su tuzlu mu" diye sorduğunda talebe "Hayır efendim, gayet tatlı geldi" cevabını verir. O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihatı verir: "Oğlum, bir kaşık tuz, her zaman aynı acılıktadır. Fakat bunu bir bardak suda içmek, insana zahmet verdiği halde, bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor. Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor. İşte, göğsü bir bardak kadar dar insan, kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez. Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise, kendisine isabet eden, bir kaşık değil, bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar, o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz."

Vehbi Tülek

39 - GÂzileri Boş Mu Sanirsiniz?

Vehbi Tülek

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Vehbi Tülek

Bir Ramazan gecesi herkes uykuda iken Yıldız Sarayı yanmaya başladı. O tarihlerde İstanbul'u işgal etmiş bulunan İngiliz donanması itfaiyesi sevk edilerek yangın söndürülmeye çalışlıyordu. Devlet ileri gelenlerinden ve belediye zabıta ve itfaiyesinden hiç kimse geleme mişti. Çünkü saray tamamen İngiliz ablukası altındaydı. Sadece Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşa buraya ulaşmayı başardı. Padişahın Cihannüma köşkünde olduğunu öğrendi ve hemen oraya koştu. Zat-ı Şahane, sırtında gecelik entarisi ve üzerinde pardesüsü olduğu halde köşkün önünde ayakta duruyordu. Telaşlı değildi. Köşkün bekçibaşısı hüngür hüngür ağlıyordu. Hünkar:-Benim milletimin ocağı yanıyor, ben onu düşünüyorum... kendi evim yanmış, ne ehemmiyeti var, dedi.

Çocuk Eğitimine DÂir Ferman

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Ii. Adülhamid’in Verdiği Senet

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Hukukun Şeyhülislamiyim

Vehbi Tülek

Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Müslüman Devletlere Silah Yardimi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Rabbinizin Huzurunda Hesaplaşacaksınız

Nişancızâde Ahmed Efendi Kanuni ve İkinci Selim zamanı Osmanlı âlim ve kadılarındandır. 934 (m. 1527)'de İstanbul'da doğdu. 986 (m. 1578)'de hacdan dönerken, Şam'da vefât etti. "Beydâvi tefsirine ta'likât" isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Haleb Kadısı İbn-i Zemlikânî

Vehbi Tülek

İbn-i Zemlikâni, Şafii mezhebi fıkıh alimlerindendir. 1292 (H.667) senesi Şevval ayının 8. Pazartesi günü Şam'da dünyaya geldi. Babası ve dedesi de âlim ve meşhûr idiler. Soylarının, Eshâb-ı kirâmdan Ebû Dücâne Semmâk bin Hareşe hazretlerine dayandığı, buna nisbetle Semmâki denildiği rivâyet edilmiştir...

Garip Ali Ve Padişahın Kızı

Vehbi Tülek

Abdülazîz Bağdâdî

Vehbi Tülek

Gulâmü'l-Hallâl hazretleri Hanbeli fıkıh âlimidir. Asıl adı Abdülaziz Bağdâdi olup 285 (898)'de Bağdâd'da doğdu. Büyük âlim Ebû Bekir Hallâl'dan Hanbeli fıkhı tahsil etti. Ona olan bağlılığından dolayı Gulâmü'l-Hallâl, yani "Hallâl'in Kölesi" denildi. Hocasından icazet alarak talebelerini yetiştirdi. 363 (m. 974)'de Bağdâd'da ve­fat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Şihâbüddîn Ahmed Ruaynî

Vehbi Tülek

Göz­ya­şı De­nin­ce... Atâ Es-sü­ley­mî

Vehbi Tülek

Ejderha Olup Sahibinin Boynuna Sarılan Mallar

Vehbi Tülek

Bir Erkek, Hanımına Zorla Iş Gördürürse âsilerden Olur!

Vehbi Tülek

Necîbüddîn Mütevekkil

Vehbi Tülek

Ziyâüddîn Nahşebî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kadı  Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Bir tüccar sahrada bir yerden bir yere giderken, içinde 800 altın olan, altın torbası heybeden düşer kaybolur. Aramalara rağmen bulamaz. Şu özellikte torba kaybolmuştur, bulup getirene 100 altın hediye vereceğim diye ilan eder. Salih bir genç bu torbayı bulur. Özel dikilmiş torbayı hiç açmadan tüccara götürür verir ve 100 altın hediyesini bekler. Tüccar kendi elleriyle diktiği torbanın hiç açılmadığını görür, kendi elleriyle dikişleri çözer ve içindeki altınları saymaya başlar. Tam tamına 800 altın, yani kaybettiği gibi tam olduğunu görür. Ama bu arada 100 altın hediyeyi vermemek için fesatlık düşünür, gence der ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

At Hirsizi

Adalet Ve Tevazu

Karşılık Beklemiyorum

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek