Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.143.123

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâ, Mihnet Ve Sıkıntı Üzerine Kurulmuştur

Yekdest Ahmed Efendi, Muhammed Ma'sûm hazretlerinin yetiştirdiği yedi bin mürşid-i kâmilden biridir. Irak’ta Cüryân'da doğdu. 1707'de Mekke'de vefât etti. Ticâret için Cüryân'dan Hindistan'a gidiyordu. Yolda çoluk-çocuğunun tâûn hastalığından vefât ettiklerini haber aldı. Bu acı haberin etkisinde iken kervan eşkıyâ baskınına uğradı. Şakîler kervandakilerin bütün mallarını aldılar. Onun da mallarını aldıktan sonra sol elini bileğinden kestiler. Kendisine bu sebeple "Yekdest", tek elli denildi... Bütün bu sıkıntılara rağmen Rabbini zikrediyor ve sabrediyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

93 - Sultan Ii. Selim Ve Kibris'in Fethi

İkinci Selim kaşlarını çattı:-Şu Kıbrısçık adasının fethi gayri elzem oluptur. Divan-ı Hümayun toplantı halindeydi. Fatih'ten sonra Padişahlar, ancak çok önem verdikleri toplantılara katılırlardı. Veziriazam Sokollu, bu meselede nedense tereddüt gösteriyordu:-Böyle küçük bir adanın zaptı, em uzun sürebilir Sultanım!.. Hem de Saltanatınıza ne ilave edebilir ki? Üstelik 40.000 duka altını vergilerini her yıl muntazaman öderler!..Padişah bu sözlere sinirlendi:-Sen ne söylersin Paşa!.. Billur kasede de olsa, bal şerbeti içindeki küçük bir sinek, sizlerin midesini bulandırmaz mı yoksa?

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Örnek Şahsiyeti

Vehbi Tülek

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

İngiliz Tüccarlar Fesad Çikariyorlar

Vehbi Tülek

1525 senesinden itibaren, Akdeniz'deki İngiliz ticaret gemileri, Osmanlı limanlarındaki seyr-ü sefer ve ticareti, Osmanlı Devletinin Fransız gemilerine tanımış olduğu haklardan faydalanmak için Fransız bayrağı çekerek ve Fransa'ya vergi ödeyerek sürdürmekteydiler. Dolayısıyla kâraları da azalmaktaydı. Bu sebeple, Fransızlar gibi müstakil imtiyaz elde edebil mek için Osmanlı Devleti nezdinde pek çok teşebüslerde bulundular. 1553'de Anthony Jenkinson ve 1579'da Edward Osborne, Richard Staper ve William Harborne adındaki tüccarlar imtiyaz alabildiler. Bu münferid imtiyazlar 1580'den itibaren Sultan III. Murad tarafından bütün İngiliz tüccarlarına teşmil edildi.

Sultan I. Murad Hanin Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Al Mührü Ver Mührü

Vehbi Tülek

Çirağan Vak’asi

Vehbi Tülek

Ezan Sesleri DevÂm Etsin!

Vehbi Tülek

Oruç Reis

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve İstanbul’un Suyu

Vehbi Tülek

Akbiyik Sultan Ve Fatih

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ben O Zâtı Sırf Allah Rızâsı Için Severim

Muhammed ibn-i Gaylân hazretleri hadis âlimidir. 347'de (m. 958) doğdu. Zamanın büyük âlimlerinden hadis rivayet etti. Kendisinden de Hatib el-Bağdâdi, gibi meşhur âlimler ilim tahsil etti. 440 (m. 1049)'de Bağdat'ta vefat etti. "Gaylâniyyaât" isimli kitabında naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şeriat Üç Kısımdır: İlim, Amel Ve Ihlâs

Vehbi Tülek

Sirâceddîn-i Evvel hazretleri Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin talebelerinden ve zamânındaki büyük velîlerdendir. İsmi Osman Sirâceddîn'dir. 1781 (H.1195) senesinde Irak'ta Cebel-i Himrin denilen yerde doğdu. Bağdât'a giderek büyük âlimlerin yetiştiği Geylânî Medresesine devâm etti. Sonra Şeyh Abdullah Hırpanî'nin medresesine devâm ederek, orada müderris bulunan büyük âlim ve velî Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleriyle tanıştı. Onun ilim ve feyiz kaynağı ders ve sohbetlerine devâm ederek ilimde yüksek dereceye erişti.

Seyfeddîn Halvetî

Vehbi Tülek

Ahmed Saîd-i Farûkî

Vehbi Tülek

Ahmed Said-i Farûki hazretleri, Hindistan'da yetişen büyük velilerdendir. Nesebi İmâm-ı Rabbâni hazretlerine dayanır. 1802 (H.1217) senesi Ağustos ayında Hindistan'ın Rampûr şehrine bağlı Mustafa-âbâd beldesinde dünyâya geldi.

ömrünün Uzun Olmasını Istiyorsan!

Vehbi Tülek

Ölüm Hâlindeki Bir Kimsenin Dili Tutulur

Vehbi Tülek

Saadete Kavuşmak Isteyen Kimse

Vehbi Tülek

Kıtlık Zamanında Alınan köşk

Vehbi Tülek

İmÂm-i Zehebî Şemseddin Kaymaz

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Şemseddîn Nakîb

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Arafatta Görüşürüz

Kum Ve Kaya

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek