Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.630.414

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Âlimlere Mutlaka Hürmet Etmek Lâzımdır

Ömer Rûşenî hazretleri Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Aydın vilâyetinin Güzelhisar köyünde doğdu. İlim tahsîli için Bursa'ya geldi. Daha sonra Bakü'ye giderek, Seyyid Yahyâ Şirvânî hazretlerinin sohbet ve hizmetine girdi. Kısa zamanda hocasının önde gelen talebelerinden oldu. Hocasının vefâtından sonra onun yerine geçti. 1487 (H.892) senesinde İran’da Tebriz'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz Sultan Selim’in Erlik Sözü

Yavuz Sultan Selim Han, Şah İsmail'in Anadolu'da yaptığı şiilik propagandaları yüzünden ulemadan aldığı fetvalarla İran üzerine, 15 Mart 1514 günü sefere çıktı. İzmit'e ulaştığında Şah İsmail'e bir mektup gönderip, ulemadan fetva aldığını, bu sebeple kendisi üzerine sefere çıktığını ve Osmanlı atlarının ayak bastığı yerlerden geri çekilmesini istedi. Şah İsmail bu mektuba gönderdiği cevapta:-Er isen meydana gel. Biz de seni beklemekten kurtuluruz...dedi ve Yavuz'u tahkir için mektupla birlikte bir de kadın elbisesi gönderdi. Kadın elbisesini gören Yavuz, hiddetinden hemen elçiyi öldürttü. Hemen Şah İsmail'e bir cevap yazdı ve mektupla birlikte bir hırka-asa-külah-tesbih de gönderdi. Bunlar, Şahın dervişlikten gelme olduğunu ifade ediyordu. Bu cevabı alan Şah İsmail hayretler içinde kaldı. Yavuz'un kendisine bu şekilde edepli ve nazik bir cevap göndereceğini ummuyordu. Hemen Yavuz'a temkinli ve itidalli bir cevap yazıp anlaşma yapmak istediğini de bildirdi.

Vehbi Tülek

Millî Şehid KemÂl Bey

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Vehbi Tülek

Kazliçeşme

Vehbi Tülek

Ordumuzun İstanbul önlerine dayandığı günlerdir. Henüz bahardır ama hava iyi sıcaktır. Yedikule önlerinde toplanan askerler kırbaların dibinde kalan son damlaları da yudumlar ve su sormaya başlarlar. Öyle ya bu çocuklar daha yıkanacak, paklanacak, abdest alacaklardır. Fatih bu sıkıntıyı nasıl halledeceğini düşünürken üzerinden yaban kazları geçmesin mi. Genç sultan, süvarilerden birine kuşları işaret eder. Delikanlı okuna davranır, elini sadağına atar. Fatih "Hayır, hayır!" diye fısıldar, "Onları takip et. Kim bilir, belki de bir göle uçuyorlar." Süvari bir hamlede atına çıkar, hayvanını topuklar. Artık kazlar nereye, o oraya. Kuşlar Atışalan taraflarında alçalır alçalır ve berrak sulu bir gölceğize konarlar. Delikanlı önce suyun tadına bakar, sonra matarasını doldurup ordugaha koşar. Doğrusu bu su beklenenden ziyade ve umulandan tatlıdır. Mimarlar, ustalar derhal işbaşı yapar, rütbeliler bile künk taşırlar. Çok değil 5-10 gün sonra lülelerden su akmaya başlar. Fatih bu mutluluğu paylaşmak ister, çeşme başına gelir. O sıra bir sanatkârın kitabeye "adını" kazıdığını görür. Ustaya döner "niye ama" der, "suyu bulan ben değilim ki?" Vezir araya girer ve usulünce sorar: "Peki bu çeşme kimin adı ile anılsın?"-Kazların!Öyle de olur. Çeşmenin adı "Kazlıçeşme" kalır.

Ulu CÂmi’nin Açilişi

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Vehbi Tülek

Sen Kandiye Fatihi Olarak İstanbul’a Döneceksin

Vehbi Tülek

Savaş İçin Planiniz Var Mi?

Vehbi Tülek

Akka’da Durdurulmasaydim Bütün Doğu’yu Ele Geçirebilirdim

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Demiryollari

Vehbi Tülek

Hukuk Her Şeyin Üstündedir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsanlara Allah Için Nasîhatte Bulun

Ahmed Sivâsî Efendi meşhûr velîlerdendir. Sivas'ta ikâmet ederdi. Zamânın ileri gelen âlimlerinden ilim tahsîl edip; fıkıh, tefsîr ve diğer aklî ve naklî ilimlerde mütehassıs oldu. Zeynüddîn-i Hâfî'nin halîfelerinden Ayasoluglu Mehmed Efendinin hizmetine girdi. Uzun bir zaman hocasının yanında kaldı. Tasavvuf yolunun terbiye usûllerinden geçti. Hocası onu kendi kavuştuğu hâllere ve makamlara kavuşturdu. Berâberce İzmir yakınlarındaki Selçuk'a (Ayasolug) geldiler. Senelerce orada talebe yetiştirdiler...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sa'd Bin Rebî (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Sa'd bin Rebi hazretleri, Eshâb-ı kirâmın büyüklerindendir. Resûl aleyhisselâmın bi'setinin (peygamberliğinin) onbirinci senesinde, Akabe mevkiinde Medineli on iki kişi ile buluştu. Bunlardan birisi de Sa'd bin Rebi idi... Burada Peygamber efendimize, "Allahü teâlâya hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zinâ etmemek, çocuklarını öldürmemek, kimseye iftira etmemek, hiçbir hayırlı işe karşı çıkmamak" hususunda söz verdiler...
Hz. Sa'd, Bedir ve Uhud gazâlarında bulunmuş bir bahadırdır. Uhud'da büyük kahramanlıklar gösterdi. Vücûdu delik deşik oldu...

Hazreti Ali: "benden Istediğinizi Sorunuz!

Vehbi Tülek

Mahmud Buhârî

Vehbi Tülek

Mahmud Buhâri hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 551 (m. 1156)'da Buhârâ'da doğdu. 616 (m. 1219)'da orada vefât etti. Zamanın yüksek ilim sahibi âlimleri arasında yer aldı. Buhârâ ve Semerkand'da dersler verdi. Kemâl Paşazâde'ye göre, Hanefi mezhebi fıkıh âlimleri arasında meselede müctehidlerden sayıldı. Zahire isimli fıkıh kitabında buyuruyor ki:

Dini Insanlara Anlatan âlimler Dört Sınıftır

Vehbi Tülek

Her Nîmeti Gönderen, Yalnız Allahü Teâlâdır

Vehbi Tülek

Hüseyin Nakkaş Efendi

Vehbi Tülek

İlk Konak Beşik, Son Konak Kabir

Vehbi Tülek

Yemenli Fakih İbnü’l-hatîb

Vehbi Tülek

Artık O Mescidlere Gidip Gelen Kalmamıştır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Üç Kandil

Üç Kandil

Emir Sultan, âlim ve ilim menbaı olan Buhârâ'da yetişti. Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevvere'de ilim tahsil etti. Medine-i münevvereye yerleşmek ve ömürlerinin sonuna kadar orada kalmak niyetindeyken, bir rüyâ gördü. Rüyâsında Peygamber efendimiz ile hazret-i Ali yanyana oturmuşlardı. Yanlarına vardı ve diz çöküp oturdu. Hazret-i Ali ona; "Ey oğlum! Sana cenâb-ı Hak tarafından ceddin Muhammed'in (sallallahü aleyhi ve sellem) sünnetini, takvâ yoluyla öğretmen için Rûm iline gitmen işâret olundu. Önünde giden nûrdan üç kandil belirecek, o kandiller nerede gözünden kaybolursa orada kalacaksın. Mezârın da orada olacak" dedi. Emir Sultan uykudan uyanınca; "Demek ki takdir-i ilâhi böyle" diyerek yola çıktı. Hazret-i Ali'nin dediği gibi, üç kandil ona kılavuzluk etti. Bursa'ya geldiği zaman, önündeki nûrdan üç kandil, pınar başında üç servi civârında fakirler için tahsis edilmiş eski bir kilisenin yanında kayboldular. Böylece Emir Sultan Bursa'ya yerleşti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Abdullah Bin MübÂrek

Sarayda İftar

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek