Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.611.595

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Fransızların dünyaca meşhur romancısı Claude Farrére, 1914 senesinde Saint Albans isimli yatıyla Akdeniz sahilerinde seyahate çıkmış, bu arada Anadolu'ya da gelmişti. Bu seyahatini daha sonra bir gazetede kaleme almıştı. Çanakkale'ye geldiği sırada başından geçen bir hadiseyi şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Kolumu Kesiver Kumandanim

Vehbi Tülek

Destileri Kirmasinlar

Vehbi Tülek

Toprak Taşimaya Giderüm

Vehbi Tülek

14.cü Osmanlı Padişahı I. Ahmed Han, 14 yaşında tahta çıkmış ve 14 sene hükümdarlık yaptıktan sonra 28 yaşında vefat etti. Ölüm döşeğindeyken hocası Mustafa Efendiye dönerek:

"Hocam, 28'de kaç 14 vardur" dedi. Mustafa Efendi:

"İki defa devletlû hünkarım" cevabını verdi.

Tam bu sırada, kendi yaptırdığı Sultanahmed camiinin minarelerin den ezan sesi gelmeğe başladı. Sultanın hocası, padişahın, cami inşaatı sırasında eteği ile toprak taşıdığını hatırladı. İşçilere şevke getirmek için her hafta inşaata gitmiş ve eteği ile toprak taşımıştı.

Ezan sona erince Sultan Ahmed ayağa kalkmak ister gibi davrandı. Mustafa Efendi telaşla sordu:

"Ne oluyorsun Devletlû?" dedi. Padişah:

"Toprak taşımaya giderim hocam!..." dedikten sonra Kelime-i Şehadeti söyleyerek sırtüstü düştü. Hocası yanına gittiğinde ruhunu teslim etmişti.

Koca Yusuf

Vehbi Tülek

Yedi-sekiz Hasan Paşa

Vehbi Tülek

1897 Yunan Harbi Ve Dömeke

Vehbi Tülek

Birakma Bizi Baba

Vehbi Tülek

97 - Estergon Kalesi

Vehbi Tülek

Yapmasini Değil, Satmasini Bilirim

Vehbi Tülek

Sözümüzün Netîcesini Görürsün

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tarsuslu Mehmed Efendi

Tarsuslu Mehmed Efendi Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. Tarsus'ta doğdu. Tarsus müftüsü olan babasından ilim tahsil etti. Babasının vefatından sonra müftülük görevi kendisine verildi.1117 [m. 1705] de vefat etti. Mir'ât kitabına haşiyesi meşhurdur. Bu kitabında, Cuma gününün fazileti hakkında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ruhun Mahiyetini Bilmek Imkânsızdır

Vehbi Tülek

Âtıfzâde Hüsâmeddin Efendi 146. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1213'te (m. 1799) İstanbul'da doğdu. Tahsilini tamamladıktan sonra Encümen-i Dâniş ve Meclis-i Maârif üye­liği, Meclis-i İntihâb-ı Nüvvâb-ı Şer' reisliği, nihayet Şeyhülislâmlık makamına getirildi. 1288'de (m. 1871) ve­fat etti. Buyurdu ki:

Yâ Rabbî, Ilmimi Artır

Vehbi Tülek

Balıkesirli Lütfullah Efendi

Vehbi Tülek

Lütfullah Efendi, Balıkesir'de doğdu. Çeşitli medreselerde ders gördükten sonra Ankara'ya gidip Hacı Bayram-ı Veli hazretlerine talebe oldu. Kısa zamanda yetişti ve hocası tarafından hilâfetle tekrar Balıkesir'e gönderildi. Burada 1404 yılından 1421'deki vefâtına kadar halka İslâmiyetin emir ve yasaklarını anlattı...
Lütfullah Efendi vefatına yakın buyurdu ki:

beni Öldüren Yeğenimdir!..

Vehbi Tülek

Ayıpları Örtenin Ayıpları Örtülür

Vehbi Tülek

Molla Yegân

Vehbi Tülek

Bir Âhiret Sultanı Alâeddîn Bin Esad

Vehbi Tülek

Vakit, Keskin Bir Kılıç Gibidir!

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Bize Kâfidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah Bin MübÂrek

Abdullah Bin MübÂrek

Merv'de bir yıl ticâretle uğraşır, kazancının hepsini fakirlere dağıtırdı. İkinci yıl İslâmiyet'i yaymak için cihâda, düşmanla harbe giderdi. O, medresede müderris, hoca; câmide vâiz, şehirde tüccâr; harbde büyük bir kahramandı. Kılıç ve kalem sâhibi idi. Kalemiyle cihâda dâir eser yazdı, kılıcıyla da dillere destan olan kahramanlıklar gösterdi.

Abbâsiler devrinde Bizanslılarla yapılan harplerden birine katılmıştı. Abbâsi ordusu sessiz, sâkin ve aydınlık bir gecede Tarsus'un kuzeyinde karargâh kurmuştu. Tarsus'un sırtlarında İslâm ve Bizans orduları görünüyordu. İki taraf da kendilerini kuvvetli göstermek için alevleri göklere yükselen ateşler yakmışlardı. Bu ateş ocaklarından birinin etrafında tepeden tırnağa silâhlı askerler hilâl şeklinde oturmuşlar, ortalarında ise ince yapılı, nûrâni yüzlü bir zat onlara ders anlatıyordu. Kimse vaktin nasıl geçtiğinin farkına varmamıştı. Sözü kesip, duâsını yapınca istirahate çekildiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Arafatta Görüşürüz

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

O Kullarına Çok Merhametlidir

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek