Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.682.511

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Vallâhî Dünyâ Için Allah Demem!

Erzincânlı Abdullah Efendi Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Zamânının usûlüne göre çeşitli ilimleri tahsîl etti. İlimde yüksek dereceye ulaştıktan sonra Bağdâd'da bulunduğu sırada Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerini tanıdı, sohbetleriyle şereflendi. Mevlânâ Hâlid hazretlerinin sohbet ve hizmetlerinde bulunarak kemâle, olgunluğa ulaştı. Hocası ona hilâfet-i mutlaka verdi. Erzincan'a gönderdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih Devrinde Müslümanlarin Ahlaki

Osmanlı askerleri, İstanbul'un fethinden sonra bir hapishanede asil tavırlı iki yaşlı Bizanslı gördüler. Bunlar son Bizans imparatorunun haksız uygulamalarına karşı çıktıkları için hapse atılmış iki devlet adamı idi. Bu mahkûmları Fatih'in huzuruna getirdiler. Fatih onları özgürlüklerine kavuşturup, iltifatlar etti. Ayrıca Osmanlı ülkesini gezmelerini ve gördüklerini gelip kendisine rapor etmelerini istedi.Bizanslılar önce Bursa'ya gittiler. Çarşı pazarı dolaşıp halkın birbirlerine ve yabancılara karşı davranışını gözlemlediler. Baktılar ki, her tarafta saygı, sevgi, hoşgörü. Ezan okunduğu zaman dükkanları kapatmaya bile gerek görmeden halk camiye gidiyor. Hırsızlık, dolandırıcılık, yolsuzluk, kimsenin hatırına bile gelmiyor. Hayret içinde kaldılar.

Vehbi Tülek

Örnek Bir Müslüman Barbaros Hayreddin Paşa

Vehbi Tülek

Huri Kizi İstiyorum

Vehbi Tülek

Zafer Ve Seciye

Vehbi Tülek

1915 Çanakkale Savaşlarına katılan ve sonradan Avustralya Genel Vâlisi olan İngiliz Üsteğmen Casey'in bir hâtırâsı olan şu târihi belgeyi nefeslerimizi tutarak okuyalım:"25 Nisan 1915 günü Conkbayırı'nda Türkler ve Birleşik Kuvvetler arasında korkunç siper savaşları oluyor. Siperler arasında 8-10 metre mesâfe var. Süngü hücûmundan sonra savaşa ara verildi. Askerler siperlere çekildi.

Ravza-i Murad’da Açan Gül

Vehbi Tülek

DÂmÂd İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Devlet Adamlarina Altin Öğütler

Vehbi Tülek

Beni O Günlere Eriştirme

Vehbi Tülek

Türklerde Namus

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve Süleymaniye Camii

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kur’ân-ı Kerîmi Mushafa Bakarak Okumalıdır

Hisâli Abdurrahman Çelebi Osmanlı fıkıh âlimidir. İstanbul'da doğdu. Tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul Mihrimah Sultan Medresesinde mü­derris, Kayseri'de kadı ola­rak görev yaptı. 1087'de (m. 1676) Bursa'da vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Fâni Dünyâ Bir Kâr Ve Zarar Beldesidir

Vehbi Tülek

Şemseddin Nûri Efendi İstanbul'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. 1801 (H.1216) senesinde İstanbul'da doğdu. Zamanın meşhur âlimlerinin derslerinde devam ederek fıkıh ve usul ilmi tahsil etti. Sonra Nakşibendiyye yolunun büyüklerinden olan Şeyh Mehmed Said Efendiye intisab edip yüksek derecelere kavuştu.1866 (H.1282) senesinde İstanbul'da vefât etti.

Çok talebe yetiştirdi. Buyurdu ki:

Şâfiî Fıkıh âlimi Ebû Bekr Süyûtî

Vehbi Tülek

Kâfirler Için Çılgın Bir Ateş Hazırladık

Vehbi Tülek

Abdurrahmân İbnü'l-Kâsım hazretleri İmam-ı Mâlik'in önde gelen talebelerindendir. 128 (m. 746)'da Filistin'in Remle şeh­rinde doğdu. Aile­si Remle'den Kahire'ye göç etti. Burada ilim tahsil ettikten sonra Medine'ye giderek İmam-ı Mâlik hazretlerine talebe oldu ve onun vefatına kadar yirmi yıl dersleri­ne devam etti. İbnü'l-Kâsım 191 (m. 806)'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Gedizli Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Ben Oğlumdan Râzı Değilim Yâ Resûlallah

Vehbi Tülek

“seyyid-i Sırdân” Burhâneddîn-i Tirmizî

Vehbi Tülek

Sâlih Bir Müslüman Olan Nasrânî

Vehbi Tülek

kâ­dıl-­kudât ­ibn­-i Hâ­restânî

Vehbi Tülek

İtikat, Kalp Ve Beden Bilgileri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Hz. Mugire, Sa'd bin Ebi Vakkâs tarafından sefir olarak gönderilmişti. İranlılar, sert konuşup, Müslümanları korkutacaklarını zannettiler. Söz sırası Mugire'ye gelince, o, büyük bir cesaretle konuşmaya başladı ve şöyle dedi: "İslâmiyetin esaslarına göre, herkes Allahü teâlâ indinde bir kul olarak eşittir. Hiç kimsenin diğerine karşı bu hususta bir imtiyazı yoktur."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kul Hakkı

Onun Görmediği Yer

Zalimlere Dersini Verdi!

Başka Du Bilmez Misin?

Ölüyü Diriltemem

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek