Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.568.683
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Yardım, şefkat ve sevgi hissinin ebedileşmesi arzusundan doğan ve bunların müesseseleşmiş şekli olan vakıf müesseselerimiz sâyesinde cemiyetimizin yıllarca huzur içinde varlığını devam ettirmek için, insanı hayretler içinde bırakan çok enteresan vakıflar vardı. Bunlardan bazıları şunlardır: Kışın aç kalan kuşların ve yabani hayvanların beslenmesi, Bayram günlerinde şehir ve kasabalarda çocukların sevindirilmesi, Koyun cinsinin ıslah edilmesi,t Et fiyatlarının kış aylarında yükselmemesi için tedbirlerin alınması, Hasta ve garip göçmen leyleklerin bakım ve tedavi edilmesi, Câmi ve türbe duvarlarındaki ot ve yosunların temizlenmesi, Ramazan ayında, câmilerde hurma, zeytin gibi iftâriyeliklerin dağıtılması, Köy ihtiyarlarına elbise temini, Hamalların sırtlarındaki yükleri, üzerine koyup dinlendikten sonra kimsenin yardımına muhtaç olmaksızın sırtlanabilmeleri için mola taşları dikilmesi, Çalışan kadınlara süt anne bulunması, Hac yolunda parasız kalanlara para dağıtılması, Yüksek dağ ve geçitlerde kar ve tipiden korunmak için sığınak yapılması, Yaz aylarında sıcaktan bunalanlar için gölgelik yapılması ve icabeden yerlere su küplerinin konulması...
Sultan II. Abdülhamid Han, dostluk ve ittifak kurmak için Alman İmparatoru Kaiser Wilhelm'i İstanbul'a davet etmişti. II. Wilhelm ve İmparatoriçeyi getiren zırhlı ile beraberin deki savaş gemileri Çanakkale Boğazına gelince Âsâr-ı Tevfik ve Feth-i Bülend zırhlıları tarafından karşılandı. Padişah, Dolmabahçe Sarayının mermer rıhtımında misafirlerini karşıladı. Burada İmparatorla bir müddet görüştükten sonra onları akşam yemeğine Yıldız Sarayına davet etti. Misafirler Dolmabahçe sarayından, kalacakları köşke hareket ettiler. Akşam saatinde de hizmetlerine tahsis edilen saltanat arabalarıyla Yıldız Sarayına hareket edildi. Yollarda binlerce İstanbullu, İmparatora sevgi gösterisinde buluyordu.
İsmail Vehbi Efendi Nakşibendi şeyhlerinden âlim bir zat olup Bursalıdır. Mevlâna Halid-i Bağdadi hazretlerinin halifelerinden Muhammed Hani'den hilâfet aldı. 1292 (m. 1875)'de memleketinde vefat etti. Zeyniler'de cami-i şerif önünde defnolundu. Risaletü's-Sülûk isimli eserinde şöyle buyurdu:
Muhammed Dükki hazretleri evliyanın büyüklerindendir. İran'da Dinever'de 240 (m. 854) doğdu. İlk tahsilini burada yaptıktan sonra Bağdad'a gitti. Büyük veli İbnü'l-Cellâ hazretlerine talebe oldu. Cüneyd-i Bağdadi ile görüştü. Meşhur âlimlerden kıraat ve hadis okudu. 360 (m. 971)'de Bağdad'da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Ebu Hafs bin Esved rahmetullahi aleyh, tâbiinin büyük fıkıh ve hadis âlimlerindendir. Âişe, Enes bin Mâlik ve Abdullah bin Zübeyr (radıyallahü anhüm) gibi sahâbilerden hadis rivayet etmiştir. Rivayetleri Kütüb-i Sitte'de yer almaktadır. 99 (m. 717)'de vefat etti. Buyurdu ki: Resûlullah efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) mucizelerinden bazıları da, önceden haber verdiği bazı hadiselerin, zamanı gelince vuku bulmasıdır. Bunlardan bazıları:
Yûsuf bin Hüseyin şöyle anlatır: "Mısır'a Zünnûn-i Mısri'nin yanına gittikten sonra, Rey şehrine dönüyordum. Bağdâd'a vardım. Dayım Abdullah bin Hâzır orada idi. Hacca gidecekmiş, yanına gittim:
-Nereden geldin? diye sordu:
-Mısır'dan gelip, Rey'e gidiyorum. Bir nasihat etmenizi isterim, dedim.
Buyurdu ki:
-Kabûl etmezsin!
-Ederim. dedim.