Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.575.580

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kötülüklerini Gizlediğin Gibi Iyiliklerini De Gizle

Abdülkâdir Cezîrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin torunlarından olup, 1475 (H.880) senesinde Mısır'da doğdu. 1569 (H.977) senesinde Suriye’de Hama'da vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

79 - Zannedersem Ben, Hatem-ül-müluk Olacağim

Sultan Abdülhamid Han geleceği okuyordu: "Gazetelerin saltanat ve hilafete bu kadar tecavüzlerine bakılırsa, ne padişahlık ne de hilafet kalacak. Ben hatemü'l-mülük olacağım." Osmanlı ülkesinde, "hürriyet havaları"nın estiği böyle bir ortamda, Rumlar, özellikle de Ermeniler, çoğunlukta olduğu yerlerde, ticari yönden etkin oldukları ve "matbuat" da onların tekelinde olduğu yerlerde karmaşa ve isyanların önü-arkası kesilmiyordu.

Vehbi Tülek

Elçiye Lüzum Yok

Vehbi Tülek

MÂzeret Ortada

Vehbi Tülek

Emirsultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Mücâhid Bahâdır şöyle anlatır: "Fâtih Sultan Mehmed Han zamânında bir sefere katılmıştım. Bir kale muhâsara edilmişti. İslâm askerleri düşman kalesine tırmanıyor lardı. Ben de bir yerden burçlara doğru tırmanmaya başladım. Kale burcuna yaklaştığım sırada, önüme bir kaya parçası çıktı. Bu kaya parçası yüzünden yerimden oynıyamıyor dum. O sırada aklıma Emir Sultan geldi ve cânu gönülden; "Ey Emir Sultan! Bana yardım eyle! Beni bu belâdan kurtar!" diye yalvardım. Birdenbire karşımda bir nûr şelâlesi gördüm. İçinden yeşil elbiseler giyinmiş bir zât belirdi. Bana engel olan taşın üstüne geldi. Üstündeki elbisesini sarkıtıp; "Ey Gâzi! Elbiseye tutun! Sakın korkma!" dedi. Ben de; "Yâ Allah!" deyip, tutundum ve engeli aşmış olarak kendimi kalenin içinde buldum. Emir Sultan hazretlerinin elini öpüp, ayağının tozuna yüzümü sürmek istediğimde, gözümden kayboldu. Nereye gittiğini de anlayamadım."

Ii. Abdülhamid Han’in İslamiyete Saldiran Piyesi Fransa’da Yasaklatmasi

Vehbi Tülek

Buyurun Cenaze Namazina

Vehbi Tülek

İsterse Sirtimdan Geçsin

Vehbi Tülek

Osmanli'da Ahlak

Vehbi Tülek

Doğum

Vehbi Tülek

Şanli Bir Zafer İçin “bilmem Ne Kazandik” Diyenin Hali

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Mehmed Ve Cahidi Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bir Lokma Ekmek Bir Kase Çorba...

Muhammed Hariri hazretlerinin yakınlarından biri bir gün kendisinden, yaşadığı ilginç bir vakayı anlatmasını rica eder. O mübarek de şu hadiseyi anlatır:
-Bir gün tekkede otururken yalın ayak, saçları darmadağın solgun ve üzgün yüzlü genç bir fakir çıkageldi. Abdestini aldı, iki rekat namaz kıldıktan sonra ceketiyle başını örterek uykuya daldı. Akşam ezanı okununca yeniden abdestini alarak bizimle birlikte namazını kıldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Büyük Devlet Adamı Tayyar Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Tay­yar Meh­med Pa­şa, Sul­tan Dör­dün­cü Mu­rad dev­ri Os­man­lı sad­râ­zam­la­rın­dan­dır. Na­suh Pa­şa ket­hü­dâ­lı­ğın­dan ye­ti­şe­rek Bağ­dat Mu­hâ­sa­ra­sın­da Sa­fe­vi­ler ta­ra­fın­dan şe­hit edi­len (1625) Uçar Mus­ta­fa Pa­şa­nın oğ­lu­dur...

Görünüşte Halk Ile, Içinden Hak Ile Olanlar!

Vehbi Tülek

Melekler Kıymetlidir Cinniler Ise Hakîrdir

Vehbi Tülek

Muhammed bin Ahmed el-Utbî hazretleri Mâlikî fıkıh âlimidir. Endülüs’te (İspanya) Kurtuba’da (Cordoba) doğdu. Buradaki tahsilinden sonra Mısır ve Tunus-Kayrevan’da Mâlikî fıkıh âlimlerinden fıkıh ilmi öğrendi. Memleketine dönerek talebe yetiştirdi. 255 (m. 869)’da vefat etti. “el-Utbiyye” isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Allahü Teâlâ, Insanlara Hep Kolayı Emretmiştir

Vehbi Tülek

Kırâat Imâmı A'meş

Vehbi Tülek

Onlar, Kendilerine Zulmediyorlar

Vehbi Tülek

Ebû Müslim Havlânî

Vehbi Tülek

Her Insanın Huyu Sonradan Değişebilir

Vehbi Tülek

Zaruret Olmadan Dilenmek Haramdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Cünnetü'l-esmâ

Cünnetü'l-esmâ

Mecmûatü'l-Ahzâb kitabında şöyle nakledilir: İmam Gazali hazretleri anlatıyor:
Kûfe ve Basra'da büyük bir tâûn hastalığı zuhur etti. Kûfe şehrinin ileri gelenlerinden Abdullah bin Hasan ve Ebul-Münzir, Hazret-i Ali'nin (radıyallahü anh) yanına geldiler. "Musallat olan hastalık yüzünden insanlar kırılıyor, cenazeleri defnetmekle meşgul olanlar kafi gelmiyor... Hatta vahşi hayvanlara yem olanlar var! Bize bir çare göster, himmet elini uzat. Ya Emirel-Müminin, şu sıkıntılı halimizde bize bir rehberlik yap" diye yalvardılar. Ali (radıyallahü anh) de onlara, birşeyler yazıp verdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Bereketi Var Mı?

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Allah Diyen Genç

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek