Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.096.262

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tasavvuf Ehli, Aynı Toprak Gibidir

Seyyid Nûbânî hazretleri son devir Osmanlı evliyasındandır. 1904 (H.1322) senesi Kudüs yakınındaki Mezra köyünde vefât etti. Yûsuf Nebhânî eserlerinde ondan sıkça bahseder.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dilekçesi Sirtinda

Ahmet Vefik Paşa, deli-dolu bir insandı ama, bir o kadar da yardım yapmayı severdi. Bir gün, kırk yıl çalıştıktan sonra, kadro darlığı yüzünden işinden çıkarılan bir memur, Paşa'nın karşısına çıkar:" Çok muhterem vâli Paşa'mız hazretleri, diyerek söze başlar. Dilekçe yazmak için gerekli kâğıdı ve pulu alacak param bile yok. Bendenizi münasip göreceğiniz bir vazifeye yeniden tâyin etmenizi arz ve istirham ederim. Adım, falan oğlu filan. dilekçemin tarihi de bugündür, diye sözlü dilekçesini vâli Paşa'ya sunar.Vâli adamı dinler. Hademeyi çağırır ve tebeşir ister. Adama da sırtını dönmesini söyler ve sırtına tebeşirle şunları yazar: "Dilekçe sahibine münasip bir vazifenin verilmesi için defterdar beye…" Sonra da adama, gidip defterdarı görmesini söyler. Adam sevinerek çıkar; ancak, çok geçmeden defterdar vâlinin makamında görülür. Adamın sırtındaki yazıyı okumuştur. Bunun şaka olup olmadığını bir de vâliye sorup, emri bir de vâliden duymak ister.Ahmet Vefik Paşa defterdara:" Bunun şakası-makası yok. Biçâre adamın dilekçe yazacak ve buna pul yapıştıracak kadar bile parası yokmuş. Onun için dilekçesini sözlü okudu. Ben de bir seferlik pul parasını affettim. Kâğıdı olmadığına göre havâleyi de tebeşirle sırtına yazdım. Zavallı adamı hemen uygun bir işe yerleştiriniz, diye emir verir

Vehbi Tülek

Ulu CÂmi’nin Açilişi

Vehbi Tülek

Amerika’ya Osmanli Yardimi

Vehbi Tülek

Bizim Silah Fabrikamiz Yok

Vehbi Tülek

İstanbul'daki Ermeni patırtısından sonra Sultan II. Abdülhamid'i ziyarete gelen Avrupa devletlerinin elçileri, azametli tavırlarla Sultanı adeta sorguya çekmeye kalkışmışlardı. Elçiler le görüşmek için yemekten kalkan II. Abdülhamid Han, Ermeni meselesinin konuşulmak isten diğini görünce elçileri sarayın salonlarından birine götürdü. Burada yığınlarla duran, hepsi Ermeni komitacılarından toplanmış silah ve cephaneyi gösterdi ve tercümana talimat verdi:-Bu efendilere söyleyiniz ki, Rusya tebeası Ermeniler, tebea-yı şahanem olan Müslüman lara bu silahlarla tecavüz etmişlerdir. Bunların fabrikası memalik-i şahanemizde yoktur.Sonra sefirleri ikinci bir odaya götüren padişah, burada istif edilmiş bir yığın sopayı gösterdi ve:-Kendilerine şunu da anlatınız ki, tebeam da bu sopalarla kendilerini müdafaa etmişlerdir. Bu değnekler bizim ormanlarımızdan tedarik edilmiştir.

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

70 - Bana Kanuna Uymaz İşler Getirmeyin

Vehbi Tülek

Sultan I. Murad Hanin Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Padişahın Gezinti Teklifi!

Vehbi Tülek

Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

76 - İstanbul'un Manevi Fatihi

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Hanin Vefati

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ey Velî Hâtun! Bana Nasîhat Eder Misin?

Fâtıma Nişâbûriyye hazretleri hanım evliyânın büyüklerindendir. Horasan'da Nişâbûr'da doğdu. Küçük yaşta ailesi ile birlikte Mekke-i mükerremeye yerleştiler. 837 (H.223) senesinde orada vefât etti. Evliyânın büyüklerinden Bâyezid-i Bistâmi hazretlerinin medh ve iltifâtlarına kavuştu. Bâyezid-i Bistâmi hazretleri onun hakkında "Ömrümde veli bir hâtun tanıdım. O da Fâtıma-i Nişâbûriyye'dir. Kendisine herhangi bir konuda haber vermek istesem, ona açıkça belli olur ve o şeyi kendisi bana bildirirdi" buyurmuştur... Zünnûn-i Mısri hazretleri de kendisini bilir ve çok hürmet ederdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazı Vaktinde Kılmayan "veyl Kuyusu"ndadır

Vehbi Tülek

Osman Hârûni hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1116 (H.510) senesinde İran'da Nişâbur'un Hârûn beldesinde doğdu. 1220 (H.617) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti.

Bu mübarek zat, Hacı Şerif Zendeni'den edep ve ilim öğrendi. İlk defâ hocasının huzûruna gelip tövbe edince, hocası ona; "Şu dört şeyi terk etmelisin: 1) Dünyâyı ve dünyâ ehlini, 2) Arzularını ve hırslarını, 3) Nefsin neyi hatırlayıp isterse onu, 4) Allahü teâlâyı zikretmek için, gece uykuyu...

“gözükızıl Velî” Mehmed Baba

Vehbi Tülek

Âşık Kâsım

Vehbi Tülek

Âşık Kâsım rahmetullahi aleyh, Osmanlı devri âlimlerindendir. İznik'te doğdu. 945 (m. 1538)'de Edirne'de vefât etti. Vefâtında yüzyetmiş yaşlarında idi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Hacı Bayram-ı Velî

Vehbi Tülek

Merzübân-ı Velî

Vehbi Tülek

Bu Sözleri Yazın, Îmân Kokusu Geliyor

Vehbi Tülek

kâdılkudât Ebü'l-behterî

Vehbi Tülek

Dâmâdzâde Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

İbrahim Anberî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Hayat Kurtaran Yalan

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Kum Ve Kaya

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek