Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.403.076

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlânın "sıfat-ı Zâtiyye"si Altıdır

Kâdı Ebû Bekr Bâkıllânî hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. Basra’da doğdu. 1013 (H.403) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Zamânında Basra'da bulunan meşhûr âlimlerden ders aldı. Bilhassa kelâm ilminde meşhûr âlim oldu. İmâm-ı Eş'arî hazretlerinin talebeleri zincirinden olup, bu hususta kitaplar yazmıştır. Kitaplarında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kadi’larin Maaşlari Az Olmamali!

Meşhur 15. asır Osmanlı tarihçisi Neşri merhûmun Tevârih-i Âl-i Osmân'ından kısmen sâdeleştirerek:"Bu Osmanoğulları doğru bir soydu: Nâ-meşrû hareket etmezlerdi. Âlimlerin 'yasakdır' dediklerinden kaçınırlardı. Osman ve Orhan Bey zamanındaki âlimler, tezvirlik ve fesatlardan âri idiler. Vaktâ ki Kara Rüstem Karaman'dan geldi, hile ve bid'at hâdis ola-başladı. Kadılar da azdı. İlimleriyle amel etmeyerek rüşvet almaya başladılar. Suç baştan aşınca, Bâyezid Han kadıları teftiş ettirdi; her birinde bir türlü fesat buldu ve karar verdi. Ne kadar kadı varsa, hepsini Yenişehir'de bir eve doldurdu. Etrafına odun yığdırarak bu zâlim kadıların hepsi yansın diye ateşe vermeyi buyurdu.

Vehbi Tülek

Osmanli'yi 45 Yil Beklemiş

Vehbi Tülek

Batililari Utandiran Manzara

Vehbi Tülek

Hangi Dersi Müzakere Ediyorsun?

Vehbi Tülek

Bilindiği gibi, şehzâdeler, hususi hocalar tarafından sarayda yetiştirilirdi. Bu hocalara padişahlar tarafından o kadar geniş salâhiyetler verilirdi ki, gerekirse hoca, şehzâdeyi dövebilirdi.Gecelerden birinde Molla Gürani merhum, istikbâlin Fâtih'i Şehzade Mehmed'e mûtad dersini verdikten sonra odasına çekilmişti. Gece namazına kalktığında, şehzâdenin lambasının yandığını görünce, acaba rahatsız mıdır diye şehzâdenin odasına kadar gider, kapısını çalar. Şehzâde kapıyı açınca hoca sorar:" Hayırdır inşâallah, neden uyumadın?Şehzâde Fâtih cevap verir:" Müzâkere ediyordum efendim!

Musul'un Osmanli HÂkimiyetine Girmesi

Vehbi Tülek

İpek Tüccarlari

Vehbi Tülek

Mimar Koca Mehmed Ağa

Vehbi Tülek

Koca Yusuf

Vehbi Tülek

Önce Küfrettiler Sonra Alkişladilar

Vehbi Tülek

Osmanli Sinirlarini Atlas Okyanusuna Kadar Genişleten Padişah

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Vasiyetnamesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ahmed Dîneverî

Ahmed Dineveri hazretleri, Bâyezid-i Bistâmi hazretlerinin talebelerindendir. Târih ve hadis âlimi idi. Hicri üçüncü asrın başlarında doğdu. İran'da Dinever'de 282 (m. 985) yılında vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İşkence Yapanın Evlenmesi Harâmdır

Vehbi Tülek

Şihâbüddîn Aysâvî hazretleri evliyânın büyüklerinden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1534 (H.941) de Şam'da doğdu. Fıkıh ve nahiv ilimlerini Şeyh Tâcüddîn'den öğrendi. Tasavvuf yolunda, Şihâbüddîn Ahmed bin Bedrüddîn el-Gazzî'den feyiz ve icâzet aldı. Şam'daki Emeviyye Câmii'nde imâmlık yaptı, çeşitli medreselerde ders okuttu. 1617 (H.1026) senesinde Şam'da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Kur’ân’ı Açık Açık, Tane Tane Oku!

Vehbi Tülek

Ebüssü’ûdzâde Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Mustafa Efendi, Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendi'nin oğludur. 965 (m. 1557)'de doğdu. 1008 (m. 1599)'da İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde talebelerine şöyle buyurdu:

Bir Topal Sineğe Yenilen Nemrud

Vehbi Tülek

Abdülmelik Rekâşî

Vehbi Tülek

tek Üm­met Zeyd Bin Amr

Vehbi Tülek

Mevlânâ Seyyid İbrâhim Efendi

Vehbi Tülek

Zekâtı Verilen Mallar Artar

Vehbi Tülek

Ali Bin Sehl İsfehanî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah Bin MübÂrek

Abdullah Bin MübÂrek

Merv'de bir yıl ticâretle uğraşır, kazancının hepsini fakirlere dağıtırdı. İkinci yıl İslâmiyet'i yaymak için cihâda, düşmanla harbe giderdi. O, medresede müderris, hoca; câmide vâiz, şehirde tüccâr; harbde büyük bir kahramandı. Kılıç ve kalem sâhibi idi. Kalemiyle cihâda dâir eser yazdı, kılıcıyla da dillere destan olan kahramanlıklar gösterdi.

Abbâsiler devrinde Bizanslılarla yapılan harplerden birine katılmıştı. Abbâsi ordusu sessiz, sâkin ve aydınlık bir gecede Tarsus'un kuzeyinde karargâh kurmuştu. Tarsus'un sırtlarında İslâm ve Bizans orduları görünüyordu. İki taraf da kendilerini kuvvetli göstermek için alevleri göklere yükselen ateşler yakmışlardı. Bu ateş ocaklarından birinin etrafında tepeden tırnağa silâhlı askerler hilâl şeklinde oturmuşlar, ortalarında ise ince yapılı, nûrâni yüzlü bir zat onlara ders anlatıyordu. Kimse vaktin nasıl geçtiğinin farkına varmamıştı. Sözü kesip, duâsını yapınca istirahate çekildiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Delik Kova

Anzakli Ömer

Başka Du Bilmez Misin?

Üç Kandil

Arkadaşlarımı Korumak Için

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek