Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.263.599

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İhlâs Elde Edilmedikçe, Kurtuluşa Erişilemez

Şeyh İbn-i Beşşâr hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir. 925 (H.313) senesinde Akabe'de vefât etti. Bu mübarek zat, derslerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Nesilleri HelÂk Olurdu

Kızı Hundi Fatıma Sultan'ın Emirsultan ile nikâh haberi Edirne'ye ulaşınca, Yıldırım Bâyezid, Kapıkulu askerlerinden kırk askeri Süleymân Paşanın emrine vererek, Emir Sultan'ın ve Hundi Hâtun'un başlarını getirmesi için Bursa'ya gönderdi. Süleymân Paşa Bursa'ya gelince, Vâlide Sultandan onları istedi. Vâlide Sultan vermeyince, kırk asker, Vâlide Sultan'ın sarayına saldırdı. Vâlide Sultan, onların bu saldırısından korktu. Emir Sultan onun bu hâlini görünce, ona; "Bu dehşet ve korkunuz nedir? Allah aşkına söyleyin." dedi. Sonra Vâlide Sultan'a "Şu yayı alın ve oku gerin. Ben bakayım siz atın." dedi. Vâlide Sultan; "Ben ok atamam." deyince, Emir Sultan; "Siz oku takın, o kendiliğinden gider." dedi. Bunun üzerine Vâlide Sultan, pencereden askerlere karşı oku kirişe koyup, bıraktı. Yeşil ok, parlayarak gidip kırkına saplandı. Askerler derhâl kaçtılar. Vâlide Sultan; "Yâ Emir Sultan! Niye oku sen atmadın da bize attırdın?" diye sorunca, Emir Sultan; "Eğer oku biz atmış olsaydık, hem o askerlerin, hem de Osmanoğullarının nesilleri helâk olurdu. Onun için bu işi size yaptırdık." dedi

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Peki Yikilmasin

Vehbi Tülek

Bu Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Sultan II. Mahmud Han zamanında Harput'ta yetişen büyün alimlerden Abdurrahmân-ı Harpûti, İstanbul'a gitti ise de bir vazife verilmemesi üzerine memleketine döndü. Burada tâliblere ders vermekle meşgûl oldu. Bir müddet sonra tekrar memleketini terk ederek İstanbul'a gitti. Bir gün vakit namazını kılmak için girdiği Ayasofya Câmiinin duvarında asılı bir levhaya gözü takıldı. Levhanın altındaki kâğıtta; "Bu levhadaki ibâreyi, her kim doğru olarak hâllederse, mükâfatlandırılacaktır." yazıyordu. Hemen bir kâğıda ibâreyi bütün kâideleri ile çözen Abdurrahmân-ı Harpûti, kâğıdın altına "Daha başka mânâların da mevcûd olduğu ibâreden anlaşılmakta ise de, kâğıdım olmadığı için bu kadarıyla iktifâ edilmiştir." diye bir şerh koyarak adını ve adresini yazdı ve tahlilnâmelerin içine bıraktı.

Muaveneti Milliye

Vehbi Tülek

Beykoz, Tokat Bahçesi

Vehbi Tülek

Yalnizlik Köşkü

Vehbi Tülek

Selim Dahi Evliyanin Dişinda Değildir

Vehbi Tülek

Oracıkta Şehit Düştü

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Ev Sahibinin İşine Karişilmaz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebü’l-abbas Müberrid

Ebü'l-Abbas Müberrid rahmetullahi aleyh, kırâat, nahiv ve edebiyat âlimidir. Basra'da doğan Müberrid hazretleri, Bağdâd'a yerleşti ve 285 (m. 898) yılında burada vefât etti. Bir dersinde, Kur'an-ı kerim kıraati hakkında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üstünlük, Ancak Takvâ Iledir

Vehbi Tülek

Ebû Mûsâ el-Medini hazretleri Şafii hadis âlimlerindendir. Hadis-i şerifleri ezberlemekte ve bilmekte, asrının en büyük âlimi olup, "Şeyhülislâm" lakabı ile tanınırdı. 501 (m. 1108)'de İran'da İsfehan'da doğdu. 581 (m. 1185)'de aynı yerde vefât etti. Buyurdu ki:

Allah Indinde En Makbul Amel

Vehbi Tülek

Ma'rûf-i Kerhi Hazretleri

Vehbi Tülek

Ma'rûf-i Kerhi hazretleri büyük velilerdendir. 815 (H.200) senesinde Bağdat'ta vefât etti. Bağdât'ın Kerh beldesinden olduğu için Kerhi denilmiş ve Mârûf-i Kerhi diye tanınmıştır. Sofiyye-i aliyyenin büyüklerindendir.

Cuma Günü Kabir Azabı Durdurulur

Vehbi Tülek

şim­di Cen­net E­vin­de­yim...

Vehbi Tülek

Şefaati Seçtim Ve Size Haber Vermek Istedim

Vehbi Tülek

Muhammed Basrî

Vehbi Tülek

senin Yüzünden Bizi Azarladılar!..

Vehbi Tülek

Yunan Bozguna Uğradı Fakat Şehîdimiz Çok!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Sakin Kalyona Binme

O Kullarına Çok Merhametlidir

Allah Nasil Misafir Edilir?

Pişman Oldular!

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek