Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.232.534

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yüzükoyun, Şeytanların Uyuma Şeklidir!

Vasfî Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. 1733 (H.1146) senesinde Nâzilli'de doğdu. 1801 (H.1216) senesinde aynı yerde vefât etti. Zamânının usûlüne göre birçok hocalardan ilim tahsîl etti. Ayrıca, babasından tasavvuf dersleri alıp yetişti. Talebelerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

LÂ İlÂhe İllallah

I. Dünya savaşının ilk yıllarında Doğu cephesinde Ruslara karşı çetin bir mücadele verildi. Bu çatışmalar sırasında bir çok Osmanlı asker ve subayı da esir düştü. Ruslar bu esirleri, sür'atle cephe gerisine, Kafkasya'ya naklettiler. İlk durak, Azerbaycan'daki Bakû şehrinin karşısındaki Najin adasıydı. Oradaki kamplarda toplananan esirler daha sonra Sibirya'ya naklediliyordu. Sibirya'da 4 uzun yıl geçti. Bu 4 yıl boyunca kamplarda konuşulan tek şey "Firar" idi. Hep onu düşündüler, konuştular, planladılar. Neticede küçük gruplar halinde kaçılma sı kararlaştırıldı. Binbaşı İbrahim Bey, Sivaslı Mülazım Ahmed Bey, Havran'lı Hamdi bey ve Sivas'lı Yedek Asteğmen Küçük Ahmet bey, beraber kaçacaklardı. Diğer arkadaşları da böyle gruplar yapmışlardı. Cuma gecesi son hazırlıklarını yaptılar. Peksimetlerini, kavurmalarını kontrol ettiler. Fakat İbrahim Bey son anda bu grubun ikiye bölünmesini teklif etti. Yakalanırlarsa, hiç olmazsa diğer arkadaşlarının kurtulması ihtimalini düşünüyorlardı. Öyle yaptılar.-Nikolinski kasabasına vardığınız zaman ekmekçi Klement size yardım edecek. Para ve rapiska (kimlik) verecek. Kendinizi belli etmeden onu bulun. Kimseyi şüphelendir meyin. Belki orada buluşuruz. Oradan da trenle ver elini Anadolum. İnşaallah vatanımıza kavuşuruz.Sonra da helallaştılar.

Vehbi Tülek

Sadece Emredileni Yaptik

Vehbi Tülek

Iii. Murad Han Ve Hazret-i Üftade

Vehbi Tülek

Gemiler Karadan Yürüdü

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han, İstanbul kuşatmasının uzamasına üzülüyor, zayıf olan Haliç tarafındaki surların yıkılabilmesi için, gemilerin haliçe geçmesini istiyordu. Bizans'ın, Haliç tarafından da tazyiki için limana girişe mani olan zincirin kırılması denenmisşe de başarı sağlanamamıştı. Bunun üzerine ince donanmanın Haliç'e karadan geçirilmesi genç hükümdar tarafından düşünülmüştü. Bizans Rumları arasında da "Gemilerin karadan yüzdürüldüğü görülünceye kadar İstanbul'un zaptının kimseye müyesser olmayacağı" hususunda bir inanç ve anlayış bulunduğundan, kuşatılanların bütün ümitlerini kırmak için bu işe teşebbüs edilmiştir. O sırada, Galata, Cenevizlilerin elinde bulunup ayrı bir kalesi vardı. Bura sakinleri, Türklerle dost olmakla beraber geceleri de Bizanslı lara yardım etmekteydiler. Haliç'e denizden girmenin imkansızlığı yüzünden 50-70 kadem uzunluğundaki 15-22 sıra kürekli 70 kadar gemi, 22 Nisan gecesi sabaha kadar Haliç'e geçirildi. Solakzâde bunu "Himmet-i merdân ile Beşiktaş dedikleri yerden Kasım Paşa deresine doğru, dağ parçası gibi gemilerin altına rugan (yağ) ile terbiye olunmus kütükler döşeyip, bir rivayette yelkenler açarak yürüttüler ve gemileri birbirine bağlayarak üzerine metrisler koydular" cümleleri ile anlatır. Bu sevkiyat yapılırken Beyoğlu tepelerine yerleştirilen bataryalar la Haliç'teki Bizans donanması taciz edilip hareketsiz bırakıldığı gibi surların etrafında da bombardımana devam edilip, esas faaliyet, iyi bir şekilde gizlenmiş ti. Sabahleyin 70 parça kadar geminin, Haliç'te yelken açtığını gören Bizanslılar, hayret ve dehşetle bu manzarayı seyre baslamışlardı. Bu şekilde, karadan gemi yürüterek denize indirme tekniği büyük bir başarı idi.

Silahdar Ali Paşa’nin Venedik Muharebesi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Adülhamid Suikasti

Vehbi Tülek

Allah Ne Derse Öyle Olur

Vehbi Tülek

Kadem-i Şerif Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

Turhanzade Ömer Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Padişahlar Da Güler!

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han Ve Taşkesenli Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şerifzâde Ataullah Efendi

Şerifzade Ataullah Efendi yüzyirmialtıncı Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1760'ta İstanbul'da doğdu. Tahsilini ta­mamlayarak genç yaşta müderris oldu. 1804'te Rumeli kadıas­keri oldu. 1806'da şeyhülislâmlığa getirildi. 1810'da azledildi ve Aydın-Güzelhisar'a yerleşti. 1811'de orada vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cuma, Fakirlerin Haccı Müminlerin Bayramıdır

Vehbi Tülek

Muhammed Taflâtî hazretleri hadîs ve Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. Fas’ta Taflât’ta doğdu. İlim tahsîl etmek için Batı Trablus'a ve Mısır'a giden Muhammed Taflâtî, burada ileri gelen âlimlerinden ders aldı. Sonra Kudüs'e giderek talebe yetiştirdi. 1777 (H.1191) senesinde Kudüs'te vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Büyük Mutasavvıf Nizâmeddîn Hâmûş

Vehbi Tülek

Herkesin Yükünü Çekmek Gerçek Dervişliktir

Vehbi Tülek

İsâmüddin İbrâhim İsferâyini hazretleri evliyanın büyüklerindendir. 873'te (1468) Horasan'ın Nişâbur şeh­ri yakınındaki İsferâyin'de doğdu. Medrese tahsilinden sonra Silsile-i aliyye büyüklerinden Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin sohbetlerine devam ederek Nakşibendi icazet aldı. Semerkant'ta 945 (m.1538) vefat etti ve şeyhin kabri yakınına defnedildi. Şöyle anlatır:

Ömer Şirvânî

Vehbi Tülek

Haydarzade Feyzi Efendi

Vehbi Tülek

Zeyneddin Tâybâdî

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Kurtubî

Vehbi Tülek

Kendisini Aldatan Kimsenin Seni De Aldatmasından Kork!

Vehbi Tülek

En Büyük Hırsız, Kendi Namazından Çalandır!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Padişah Ve At

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Allah Diyen Genç

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek