Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.349.239

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İslam Ahkâmına Uymak Pek Kolaydır

Abdülganî Nablüsî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 1050 (m. 1640)’da Şam’da dünyaya geldi. Zamanının en büyük âlimlerinden ilim tahsil etti. Edebiyat, fıkıh, tefsir, hadis ilimlerinde ve tasavvufta çok derin âlim olarak yetişti. Kadirî ve Nakşibendî yollarına intisap etti. İstanbul, Mısır ve Hicaz’da ders verdi. 1143 (m. 1731)’de Şam’da vefat etti. Çeşitli ilimlerde iki yüzden fazla değerli kitap yazdı. İmâm-ı Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye” kitabının şerhi olan, “Hadîkat-ün-Nediyye” kitabı çok kıymetli olup, meşhurdur. Bu eserinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

81 - Akilli Kişiler Öğünmekten Ar Ederler

Orhan Gazinin oğlu Süleyman Paşanın Rumeli'de giriştiği fütuhat, küffar diyarında görülmedik bir tesir bıraktı. Balkanlardaki krallar, Bizans İmparatoruna gönderdikleri haberde:"Şimdiye kadar Rum ülkesi, Müslüman saldırılarından korunabilmekteyken, İslam ordularının askısı iyice artmış ve güçleri çoğalmıştır. Karşı çıkmakta gevşeklik gösterirsek, hepimizin yok olmasına ve onların güçlenmesine yol açılmış olur. Henüz ayakları iyice yere basmadan onları topraklarımızdan kovmak için birlikte hareket edelim."

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Osmanli Padişahlari Ve İslam Hukuku

Vehbi Tülek

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han Belgrad seferine çıkmıştı. Kaleye iki günlük mesafede son defa mola verdiler. Askerler, çevredeki çeşmelerden istifade edip abdest tazelemeye, su ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyorlardı. Çeşmelerden birinin yakınında bir manastır vardı. Bu manastırın baş rahibi, Osmanlı askerinin durumunu öğrenip haçlı ordusunu haberdar etmek için, manastırdaki rahibelerden birkaçını süsleyip, ellerine verdiği testilerle çeşmeye gönderdi. Rahibelerin geldiğini gören Osmanlı askeri, hemen çeşme başından ayrılıp rahibe lere sırtlarını döndüler ve testilerini doldurup gidinceye kadar kimse dönüp bakmadı. Rahibeler gelip durumu anlatınca, hemen kağıt kalem istedi ve haçlı ordusu kumandanına şunları yazdı:

95 - Sultan Ahmed'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Midhat Paşa

Vehbi Tülek

Kamaları Sökülmeyen Tek Batarya

Vehbi Tülek

Önce İmtihana Girin

Vehbi Tülek

Koca Cafer Paşa

Vehbi Tülek

94 - Sultan Iii. Murad Ve Polonya Kralliği

Vehbi Tülek

Abd'den Haraç Aliyorduk

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İstişâre, Sana Rahatlık Başkasına Yorgunluktur

Osman Şirvânî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Azerbaycan'da Şirvan şehrinde doğdu. Uzun zaman Harezm'de kaldı. Muhammed Harezmî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Sonra Tebriz'e gitti. Bir ara Hirat'a gelip İbrâhim Zâhid hazretlerinin yanında kaldı. 1426 (H.830) yılında Mısır'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Son Nefeste Imân Selâmeti Ver Allahım

Vehbi Tülek

Abdullah Perviz Efendi, Kanuni Sultan Süleymân ve İkinci Selim Han zamanı âlim ve kadılarındandır. 987 (m. 1579)'da Mekke-i mükerremede vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Kardeşim Ağır Hasta Ya Resûlallah!

Vehbi Tülek

Köstendilli Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Köstendilli Hasan Efendi, Rumeli'de yetişen velilerdendir. Doğum târihi ve hayâtı hakkında fazla bilgi yoktur. Halvetiyye tarikatında idi. 1610 (H. 1019) senesinde Bulgaristan'ın batısında Köstendil'de vefât etti. Büyükköprü denilen kabristana defnedildi. Ârif, kâmil, âlim, ilmiyle amel eden mübârek bir zat idi.

Hasan Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

İhlâs Ve Muhabbetle Yazılan Bir Eser

Vehbi Tülek

İki Cihan Saadetine Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

Hacı Bayram-ı Velî Ve Akbıyık Sultan

Vehbi Tülek

Peygamberlere Mucize Evliyaya Keramet Verildi

Vehbi Tülek

Bilmeyenlerin, Bilenlerden Sorup Öğrenmeleri Lâzım

Vehbi Tülek

Dünya âhiret Için Bir Vâsıtadır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Her Şeyi Göze Almıştı!

Arafatta Görüşürüz

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Bizi Hatirlayin!

Şikayet

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek