Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.379.305

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hızır Aleyhisselâmın Mânevî Evlâdı

Abdülhâlık Goncdüvânî hazretleri Silsile-i aliyye denilen büyük velilerdendir. Babası Abdülcemîl Malatyalı idi. Buhârâ’nın Goncdüvân kasabasında doğdu. 575 (m. 1179) târihinde burada vefât etti. Buhârâ'ya giderek ilim tahsil etti. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih Ve Hocazade

Sultan Mehmed Han (Fâtih) Osmanlı tahtına oturup da onun âlimlere muhabbeti ve lütf-ı ihsânı ün salınca ve çevresine zamânının meşhur âlimlerini toplayınca, Hocazâde de onun yanında olmak şerefini kazanmak istedi. Ne var ki yolculuk masraflarını karşılayacak parası olmadığından bir türlü yola çıkma cesâretini bulamıyordu. Bu sırada derslerine katılan bir talebenin sekiz yüz akçesi olduğunu öğrenince, bu parayı ödünç alıp yola çıktı. Talebe de yanında ve hizmetinde idi. Oraya öyle bir zamanda vardı ki, pâdişâhın otağı İstanbul'dan Edirne'ye gidiyordu. Pâdişâh-ı âlem, bir yanında Molla Seyyid Ali, diğer yanında Molla Zeyrek olduğu halde ilmi konularda münâzara yaparak ilerliyordu. Vezir Mahmûd Paşa, Hocazâde'yi görünce; "Hoş geldin. Ben de seni Pâdişâha anlatmıştım. Gel hemen onunla görüş." diyerek önüne düşüp Pâdişâhın yanına yaklaştılar. Hocazâde hükümdârı selâmlayıp elini öptü. Mahmûd Paşa onun Hocazâde olduğunu bildirerek ilmini övdü.

Vehbi Tülek

Yirmisekiz Mehmed Çelebi Ve Parisde Opera

Vehbi Tülek

5 - Doğan Bey Ve Yildirim Bayezid

Vehbi Tülek

Çehrin Kalesi Ve Mevlana

Vehbi Tülek

Çehrin Kalesi muhâsara edildi. Muhâsaranın başlamasından üç ay geçmesine rağmen bir netice alınamadı. Zaman zaman asker arasında, Sultan Süleymân'ın Kânunnâmesinde; "Yeniçerilerin üç aydan fazla muhâsara üzerinde kalmayacağının" yazılı olduğu konuşulmaya başlandı. Bu sırada bir ikindi vakti sefer kumandanının çadırına bir derviş geldi. Komutan ona çok hürmet etti. Sohbetin sonunda derviş; "Bu gece mânâ âleminde Mevlânâ Celâleddin Rûmi hazretlerinin bütün halifeleri talebeleri ile gelip kalenin hizâsında murâkabe hâli üzere oturduklarını gördüm. İnşâallahü teâlâ yarın ikindi vakti kalenin alınma ihtimâli vardır." dedi ve askerin kaleye gireceği yeri gösterip, oradan ayrıldı. Komutan bu haber üzerine rahatladı. Bu hâdiseyi gören Sâkıb Dede'de bambaşka haller oldu.

Ben Nasil Biri İki Eyledimse

Vehbi Tülek

Fatih’in Ruhaniyeti

Vehbi Tülek

Bayezid Camiinde İlk Namaz

Vehbi Tülek

Kismetinde Olanin Kaşiğina Çikar

Vehbi Tülek

96 - Tiryaki Hasan Paşa Ve Kanije Müdafaasi

Vehbi Tülek

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

Babiali Baskini

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hocazâde Ahmed Hilmi Efendi

Hocazâde Ahmed Hilmi Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. Erzincan'ın Eğin (Kemaliye) kazasında doğdu. İstanbul'da yüksek tahsilini bitirdikten sonra "Ma­arif Nezâreti teftiş heyeti âzası" oldu. Bu sırada Mevlânâ Hâlid-i Bağdadi hazretlerinin halifelerinden Abdülfettâh-ı Akri'nin talebesi İzmirli Osman Nûri Efendi'ye intisab ederek Nakşibendi yolunda kemale erdi. 1332 (m. 1914)'de vefat etti­. "Hadikatü'l-evliyâ Silsile-i Sâdât-ı Turuk-ı Aliyye" adlı eserinde Nakşibendi büyüklerini anlatır. Bu eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ya Hayır Söyle Ya Da Sus

Vehbi Tülek

Şu'be bin Haccâc hazretleri Tabiinin büyüklerinden, meşhur tefsir ve hadis âlimidir. 82 (m. 701) senesinde Vâsıt'ta doğdu. 160 (m. 777)'de Basra'da vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bir kısmı şunlardır:

Nasipli Talebe Mevlânâ Yûsüf

Vehbi Tülek

Şerefüddîn Ahmet Bin Yahya Münîrî

Vehbi Tülek

Hindistan'da yaşayan evliyânın büyüklerindendir. Mahdûm-ül-Mülk Bihâri diye tanınır. Lakabı, Şerefüddin olup, nesebi, Peygamber efendimizin amcalarından Zübeyr bin Abdülmuttalib'e dayanır.
Dedesi, evliyâdan bir kimse olup, Halil kasabasından, Bihar'daki Münir kasabasına göç etti. Anne tarafından dedesi, Sühreverdiyye yolunun rehberlerinden idi. Bu dedesi, Kaşgarlı olup, sonradan Patna'ya bağlı Jathli köyüne geldi. Hazret-i Hüseyin'in soyundan olduğu için seyyid idi.

Abdullah Bin Ebi Bekr-i Siddîk (radiyallahü Anh)

Vehbi Tülek

"kıyamet Için Fazla Bir Şey Hazırlamadım!

Vehbi Tülek

Nûr Muhammed Bedâyûnî

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Hakîm-i Şehîd

Vehbi Tülek

Cübeyr Bin Nüfeyr

Vehbi Tülek

Haccın, Vücub Ve Eda Şartları Vardır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Karşılık Beklemiyorum

Kum Ve Kaya

Yeterki Kalbi Kirilmasin

At Hirsizi

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek