Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.298.361

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâdece Dil Ile Istiğfar Yalancıların Tövbesidir

Şeyh Yeşrûtî hazretleri büyük velîlerdendir. Şâzilî tarîkatının önde gelenlerinden sayılır. 1897 (H.1315) senesinde Şam'da doğdu, Akka'da vefât etti. Şâzilî büyüklerinden Muhammed Zâhir Efendinin terbiyesinde yetişti. Kendisinden icâzet alıp Akka'ya gitti ve orada bir dergâh inşâ edip insanlara ilim ve edeb öğretmeye başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osman Gazi’nin Rüyasi

Edebâli hazretlerinin kendi parasıyla yaptırıp talebelerine ders verdiği Bilecik'teki zâviyesini ziyâretlerinden birinde, Osman Bey bir rüyâ gördü. Rüyâsını hocası Edebâli hazretlerine anlattı. Osman Beyin rüyâsında, Edebâli hazretlerinin koltuk altından çıkan bir nûr, gelip Osman Beyin göğsüne girdi. O nûrun girmesiyle, Osman Beyin karnından bir ağaç peydâ oldu. Birden dallanıp budaklandı. Dalları çok yükseklere ulaştı. Altındaki nice dağlar ve nehirleri gölgeledi. Onun gölgesindeki dağ ve nehirlerden birçok insan gelip istifâde etmeye başladığı sırada, Osman Bey uyandı. Edebâli hazretleri, Osman Beyin böyle bir rüyâ görmesine çok sevindi. Onun yapacağı büyük hizmetlerde, kendisi nin de nasibi olmasına çok şükretti. Osman Beyin bu güzel rüyâsını şöyle tâbir etti: "Oğul sen, Ertuğrul Gâzi oğlu Osman, babandan sonra "Bey" olacaksın, kızım Mâl Hâtunla evleneceksin. Benden çıkıp sana gelen nûr budur. Sizin asil ve temiz soyunuzdan nice pâdişâhlar gelecek. Onlar, nice devletleri bir çatı altında toplayacaklar. Allahü teâlâ, nice insanın huzur ve saâdete kavuşmasına, din-i İslâmla şereflenmesine senin neslini vesile edecek." dedi. Osman Beyi tebrik etti. gözünün nûru kızını, bu mübârek insana nikâh etti. Osman Beyin, Mâl Hâtunla izdivâcından Orhan Bey dünyâya geldi.Edebâli hazretleri, dâmâdı tarafından kurulan Osmanlı Devletine mânevi güç verdi. Sultan Osman Gâzinin hürmet ettiği, her hususta istişâre edip danıştığı en yakın yardımcılarından oldu.

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

58 - Sultan Murad'in Hayreti

Vehbi Tülek

Zembilli Ali Cemali Efendi’nin Zembili

Vehbi Tülek

Ali Cemali Efendi Anadolu'yu nurlandıran velilerden Cemaleddin Aksarayi'nin torunudur ve tedrise beşikte başlar. O, misli zor görülen bir hafızaya sahiptir. Üstün körü geçilen kitapları bile harekesi harekesine ezberler ve yaşından beklenmeyecek sorular sorar. Hocaları böyle bir kabiliyetin önünü tıkamaktan çekinirler "Sen buralarda zâyi olma" derler, "Büyük âlimlerde oku, meselâ Molla Hüsrev'e git!" O da öyle yapar. Molla Hüsrev ona bildiklerini öğretir, ancak "bunlar işin zahiridir" der, "şimdi sırlara ersen gerek. Bir Hakk aşığı bul ve ona köle ol!"

Senin Gibi Bir Kumandanin Kilici Alinmaz

Vehbi Tülek

Şah İsmail’in Hayreti

Vehbi Tülek

Huzur Dersleri

Vehbi Tülek

8 - Harp Meydanlarinin Sultani

Vehbi Tülek

Hadim SinÂn Paşa Ve Misir Seferi

Vehbi Tülek

5 - Doğan Bey Ve Yildirim Bayezid

Vehbi Tülek

Y Kilidi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdurrahmân Bin Me’mûn

Abdurrahmân bin Me'mûn en-Nişabûri hazretleri, Şafii mezhebindeki âlimlerin büyüklerindendir. 426 (m. 1035) senesinde İran-Nişâbûr'da doğdu. Bağdad'daki Nizâmiyye Medresesi fıkıh müderrisliğine tayin edildi. Bu vazifede iken 478 (m. 1086)'de Bağdad'da vefât etti. Vefatında kısa bir zaman önce bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hanımla Iyi Geçinmek Dinimizin Emridir!

Vehbi Tülek

Şihâbüddin Hamevi hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 583'te (m. 1187) Suriye'de Hama'da doğdu. İlk tahsilinden sonra Bağdat'a gitti. Burada Şafii fıkhını öğrendi. Tahsilini tamamlayıp Hama'ya döndü ve ders okuttu. Sonra Ha­ma kadılığına tayin edildi. 642'de (m. 1244) burada vefat etti. Şöyle buyurdu:

Kızmanın Sonu Pişmanlıktır!

Vehbi Tülek

Celâleddîn Ebû Yezîd Pürânî

Vehbi Tülek

Celâleddin Ebû Yezid Pürâni hazretleri, Horasan evliyasındandır. 1457 (H.862) senesinde vefât etti. Kabri Püran'dadır. Önce din ilimlerini öğrenip, bu hususta yetişti. Tasavvufta kemâle erip, üstün hâllere kavuştu. Zâhirüddin Halveti'nin sohbetlerinde bulundu.

Ebü’l Hüseyin Şirvânî

Vehbi Tülek

Kıyamette Kendisine Gıpta Edilen Kimseler

Vehbi Tülek

Davud-i Halvetî Hazretleri

Vehbi Tülek

ben Allah'ın Affını Umarım

Vehbi Tülek

Mâlik Bin Dînâr'ın Kefil Olduğu Genç

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîm Nazm-ı Ilâhîdir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Evliyalar Ölmez İmiş

Evliyalar Ölmez İmiş

Ankara'nın Zülfazl (günümüzde Solfasol deniyor) köyünden çok temiz, çok saf bir genç, askere gidiyormuş. Babasından kalma bir kaç altını, anasından kalma birkaç mücevheri varmış. Delikanlının derdi asker dönüşü evlenmek; servetini içine koyduğu küçük sandığını emanet edeceği, güvenip, bırakacağı kimseciği de yok. Düşünüyor, tasınıyor, acaba ne yapsam, diye sızlanıyor... Derken, bir gece rüyasında Hacı Bayram'ı görmez mi? "A! be Selim cik, ne düşünüp duruyorsun getir sandığını, bana bırak!" diyor. Selim oğlan, ertesi günü, sevine sevine Ankara'ya geliyor, doğru türbedarın önüne dikiliyor, hal, keyfiyet böyle, böyle... diye meseleyi anlatıyor. Türbedar da uyanıklardanmış, gece o da haberini almışmış. Getiriyorlar sandığı, Hazretin başucuna bırakıyorlar. Sandık deyince, öyle koca bir şey sanılmasın, ancak bir çanta kadar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Helvaci Çocuk

Abdullah-i EnsÂrî

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Yirmi Saniyede

Üç Kandil

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek