Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.851.117

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sabır, Bütün Iyi Vasıflar Için Bir Koruyucudur

Pamuk Kâdı, Osmanlı âlimlerindendir. İsmi, Abdüllatîf olup, "Pamuk Kâdı" diye tanınmıştır. Kastamonu’da doğdu. Zamânındaki âlimlerden okuyup ilk tahsîlini tamamladıktan sonra, çeşitli medreselerde müderrislik yaptıktan sonra, kâdılık yapması uygun bulunup, yine Edirne kadısı oldu. 1532 (H. 939) senesinde Edirne'de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Asil Ruh

1854 senesi kış aylarında Silistre kalesini muhasara eden Ruslar, bir avuç Osmanlı askeri karşısında zor durumlara düşmüşlerdi. Ağır kış şartlarında erzakları tükenmiş, çoğu açlık ve soğuktan kırılıyordu. Zabitlerine:-Açız!... ekmek, ekmek... diye bağırdıklarında, zabitler:-İşte kale... zaptedin, orada karnınızı doyurun... diye cevap veriyorlardı. Nihayet aç kalan Rus askerleri Osmanlı siperlerine yanaşarak:-Ekmek... diye cılız ve sararmış ellerini uzatıyorlardı. Osmanlı askeri de asil ruhlarını isbat etmek için süngülerinin ucuna ekmek takıp Rus siperlerine uzatıyorlar ve kanlarına susamış olan Rusların aç karınlarını doyuruyorlardı.Bu iyiliklerine Rusların verdiği cevap ise şu oldu: şehri zaptedemiyeceklerini anlayınca yağlı paçavraları ateşe verip, şehre fırlatarak yangınlar çıkardılar. Bu yangınlar bir felaket halini aldı. Tam bu sırada gelen bir derviş:-Ey Müslümanlar korkmayın!... Moskof Kadir gecesi kaçacak, Müslümanlar muzaffer olacaktır, diyerek askerin maneviyatını arttırdı.Hakikaten ertesi gün Kadir gecesiydi ve Ruslar bütün ağırlıklarını alarak, Silistre muhasarasını bir müddet için bırakıp, mağlup bir vaziyette gittiler. Silistre müdafileri de kale burçlarından ezanlar okuyarak zafer şenlikleri yaptılar.

Vehbi Tülek

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

Ii. Selim Ve Yahya Efendi

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Kiliç Ustaliği

Vehbi Tülek

Türkler, kılıç kullanmakta da ustaydılar. Bu, şimşirbazlık denilen bir sporun, yani bugünkü eskrim sporunun doğmasına sebep olmuştur. Türk kılıçları, başlıca yatağan ve pala olmak üzere iki kısımdı. Yatağan, yeniçeri silahlarından olup, meşhur kıvrık Türk kılıcıydı. Pala ise daha ziyade bahriye askeri ve süvariler tarafından kullanılırdı. Pala, düz, genişliği ucuna doğru biraz artan ve bu yüzden hafifçe öne kıvrık gibi görünen bir silahtı. Türklerin gürzleri de ünlüydü. Bunlar yekpare saplı veya zincir saplı olurdu. Spor için ise somak veya mermer gürz kullanılırdı. Talim gürzleri, ikiyüz okka (256.5 kg) kadar olurdu. Bununla müsabakalardan önce çok idman yapılırdı. Gürz, sağ ve sol elde, değişik yönlerde, belli kaidelerle çevrilip sallanarak, kaldırılıp indirdilerek kullanılırdı.

Ii. MurÂd Han Ve İstanbul Kuşatmasi

Vehbi Tülek

HilÂfeti HÂiz Olan Türkler

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Hirka-i Saadet Merasimi

Vehbi Tülek

Molla Arab Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Osmanoğlunun Ölüsünden Böyle Kaçarsin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yemenli Velî Hasan Sekkâf

Hasan Sekkâf, tasavvuf büyüklerindendir. Yemen diyârında bulunan Terim beldesinde yaşamıştır. Doğum târihi tesbit edilememiştir. 813 (m. 1410) senesinde vefât etti. Zamanındaki evliyânın büyüklerinden olan Hasan Sekkâf'ın baba ve dedeleri de kendisi gibi âlim ve evliyâ zâtlar idi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhammed Kudsî Bozkırî Efendi

Vehbi Tülek

Muhammed Kudsi Bozkıri, halk arasında "Memiş Efendi" lakabıyla tanınırdı. Bu keramet ehli zat, 1852 (H.1269) senesi Muharrem ayının on üçünde, salı günü, yetmiş bir yaşında iken Seydişehir yakınlarında Çavuş köyünde vefât etti. Aynı yerde defnedildi...
Muhammed Kudsi Bozkıri Efendi, uzun süre Karacahisar'da feyz saçtı. Allahü teâlânın emir ve yasaklarını insanlara tebliğ etti. O belde insanlarının kendisine çok ilgi göstermesi, bâzı kimselerin hasedine yol açtı. Hattâ kendisini tüfekle öldürmeye kalkıştılar. Ama Allahü teâlânın izniyle, bir kerâmet olarak kendisine doğru tutulan tüfek yana çevrildi. Bu kerâmeti meşhûr olunca, Karacahisar'da duramaz oldu. O zaman Üçpınar kasabasına hicret etti...

Allahü Teâlâyı Bilmek En Büyük Nîmettir

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Sevdiklerinin Hâtırına Duâları Kabul Eder

Vehbi Tülek

İbrâhim Şirâzi hazretleri Şâfii mezhebi âlimlerinden ve büyük velilerden olup 1003 (H.393) senesinde, İran'da Firûzâbâd'da doğdu. İlk tahsiline Firûzâbâd'da başladı. Sonra Bağdât'a gelip Şâfii âlimlerinden ilim öğrenmeye başladı. 1083 (H.476) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Çok eser yazmıştır. Bunlardan "El-Mühezzeb" isimli fıkıh kitabında şöyle anlatır:

Mazlumun Duâsı Reddolunmaz

Vehbi Tülek

Bu Anlattıklarının Hepsi Doğrudur

Vehbi Tülek

Meyân Mîr Hazretleri

Vehbi Tülek

Koca Efendi

Vehbi Tülek

Cahil Din Adamları Fitne Çıkarırlar!

Vehbi Tülek

Ma’tûk El-bâışkî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ahde Vefa

Ahde Vefa

Hz.Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler, derlerki
-Ey halife bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin.
Bu söz üzerine Hz.Ömer suçlanan gence dönerek:
-Söyledikleri doğrumu diye sorar.
Suçlanan genç derki evet doğru bu söz üzerine Hz Ömer:
-Anlat bakalım nasıl oldu diye sorar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Ahde Vefa

Namazini Ben Kildirayim

Garip Karşilanan Bir Adak

Geç Gelen Kurtarıcı

Adam Olmazsan

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek