Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.612.829

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Haci Bayram-i Veli’nin Sultan Murad’a Nasihati

Hacı Bayram-ı Veli hazretleri Edirne'den ayrılırken kendisinden nasihat isteyen Sultan Murâd Hana şöyle dedi:"Tebean içinde herkesin yerini tanı, ileri gelenlere ikrâmda bulun. İlim sâhiplerine hürmet et. Yaşlılara saygı, gençlere sevgi göster. Halka yaklaş fâsıklardan uzaklaş, iyilerle düşüp kalk. Hiç kimseyi küçümseme ve hafife alma. İnsanlığında kusûr etme, sırrını hiç kimseye açma, iyice yakınlık peydâ etmedikçe, kimsenin arkadaşlığına güvenme. Cimri ve alçak insanlarla ahbablık kurma. Kötü olduğunu bildiğin hiçbir şeye ülfet etme. Seninle başkaları arasında bir toplantı akdedilir veya insanlarla aranızda bâzı beseleler görüşülürse, yâhut onlar bu meselelerde senin bildiğin hilafını iddiâ ederlerse, onlara hemen muhâlefet etme.

Vehbi Tülek

Tavsiye Etmem Majeste

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Iii. Mehmed Han Ve Abdülmecid Sivasi Efendi

Vehbi Tülek

Üçüncü Mehmed Han, Abdülmecid Efendiyi İstanbul'a dâvet ederken, kendi el yazılarıyla şu mektubu yazmışlardı:"Fazilet ve kerâmet sâhibi Sivaslı Abdülmecid Efendi! Merhûm amcan Şemseddin Efendinin, Eğri seferinde maddi ve mânevi çok yardımlarını gördüm. Döndükten sonra İstanbul'da kalmasını istemiştim. Fakat o arzu etmeyince, ihtiyârlığı sebebiyle memleketine gitmesine izin verdim. Şimdi sizin söz, fiil ve diğer özelliklerinizle ona tam olarak benzediğinizi duydum. İstanbul'u teşrifinizi cân-ü gönülden istiyorum. Hatt-ı şerifim size ulaştığı zaman ihmal etmeyesiniz."

Örnek Bir Müslüman Barbaros Hayreddin Paşa

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Silah Kullanma Sanati

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Hukuk Her Şeyin Üstündedir

Vehbi Tülek

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Önce İmtihana Girin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Her Günah Işledikçe Tövbe Et

Hüseyn Mâsercisi hazretleri hadis ve fıkıh âlimi olup, hafız, yani râvileriyle birlikte yüzbin hadis-i şerifi ezberden bilirdi. 297 (m. 910)'de İran'da, Nişâbûr'da doğdu, 365 (m. 976)'de vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Celâleddîn Ebû Yezîd Pürânî

Vehbi Tülek

Celâleddin Ebû Yezid Pürâni hazretleri, Horasan evliyasındandır. 1457 (H.862) senesinde vefât etti. Kabri Püran'dadır. Önce din ilimlerini öğrenip, bu hususta yetişti. Tasavvufta kemâle erip, üstün hâllere kavuştu. Zâhirüddin Halveti'nin sohbetlerinde bulundu.

Şeytanın Uğraştığı Üç Kısım Insan

Vehbi Tülek

ikimiz De Helâk Oluruz!

Vehbi Tülek

Sekizinci asırda Mısır'da yetişen büyük velilerden Zünnûn-i Mısri, güzel halleri ve kerâmetleriyle meşhûrdur... Bir gün bu mübarek zatın yanına, Allah adamlarını, velileri inkâr eden bir genç geldi. Zünnûn-i Mısri hazretleri yüzüğünü ona verip;
"Bunu çarşıya götür, bir altına sat" buyurdu...

İmâm-ı İbni Kesîr

Vehbi Tülek

Sadeddîn Cebâvî

Vehbi Tülek

Hadîs â­lim­le­rin­den Sü­leymân Et-­teymî

Vehbi Tülek

Cehennem Ateşinden Kurtaran Sadaka

Vehbi Tülek

Abbas Bin Ubâde (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Allah Için Yapılan Zayi Olmaz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah Bin MübÂrek

Abdullah Bin MübÂrek

Merv'de bir yıl ticâretle uğraşır, kazancının hepsini fakirlere dağıtırdı. İkinci yıl İslâmiyet'i yaymak için cihâda, düşmanla harbe giderdi. O, medresede müderris, hoca; câmide vâiz, şehirde tüccâr; harbde büyük bir kahramandı. Kılıç ve kalem sâhibi idi. Kalemiyle cihâda dâir eser yazdı, kılıcıyla da dillere destan olan kahramanlıklar gösterdi.

Abbâsiler devrinde Bizanslılarla yapılan harplerden birine katılmıştı. Abbâsi ordusu sessiz, sâkin ve aydınlık bir gecede Tarsus'un kuzeyinde karargâh kurmuştu. Tarsus'un sırtlarında İslâm ve Bizans orduları görünüyordu. İki taraf da kendilerini kuvvetli göstermek için alevleri göklere yükselen ateşler yakmışlardı. Bu ateş ocaklarından birinin etrafında tepeden tırnağa silâhlı askerler hilâl şeklinde oturmuşlar, ortalarında ise ince yapılı, nûrâni yüzlü bir zat onlara ders anlatıyordu. Kimse vaktin nasıl geçtiğinin farkına varmamıştı. Sözü kesip, duâsını yapınca istirahate çekildiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Minareden Okunan Şiir

Geç Gelen Kurtarıcı

Üç Kandil

Kadin Akli

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek