Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.830.501

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimsenin Hidâyetine Vesile Olana Ne Mutlu

Zeynüddîn Deştûtî hazretleri büyük velilerdendir. Mısır'ın Cezîre bölgesinde doğdu. Küçük yaşta ilim tahsîline başlayarak zamânının büyük âlimlerinin huzûrunda yetişti ve kemâle geldi. Güzel hâlleri ve kerâmetleri çoktu. Memlûk sultanlarından Sultan Kayıtbay, Zeynüddîn Deştûtî hazretlerini çok sever, hürmet ve edebde kusûr etmezdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu DEDE MOLLA'NIN bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar bir köylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunu farketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyreden Sultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunu açık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonra işine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönül bağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar. Sultan nasıl karşılık vereceğini merak ederek tekrar; "Dede, uzak yerden geliyorum. Karnım aç, yiyeceğin var mı? der. Bunun üzerine biraz ilerde iki taşın üzerine yerleştirilmiş tencerede pişmekte olan aşı işâret ederek; "Pilav, pişmek üzere, işte orada, karnın doyuncaya kadar ye!" der. Pâdişâh; "İyi ama, ardımdaki ordu da aş ister." deyince; "İşte tencere orada, indir sen de ye askerlerin de yesin. Hepinize yeter inşâallah!" diye söyler. Sonra tarlasını sürmeye devâm eder.

Vehbi Tülek

Kahraman Bir Türk Düşmani

Vehbi Tülek

Mimar Sinandan Mektup...

Vehbi Tülek

Demirbaş Hasan

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han'ın Mohaç zaferinden sonra Osmanlı ordusu kışı geçirmek üzere Belgrad'a çekilince Avusturya İmparatoru Fedinand meydanı boş bulmuş ve yüz bin kişilik bir ordu ile Budin'i kuşatmış, fakat burasını almaya muvaffak olamamıştı. Bunun üzerine Osmanlı ordusu baharla birlikte harekete geçerek Ferdinand'a haddini bildirmek üzere Avusturya üzerine ilerlemeye başlamıştı. Budin ile Viyana arasındaki yol üzerinde en önemli kalelerden biri Filek kalesi idi. Burasını zaptetmeden daha ileriye gitmek imkansızdı. Bu kale, o civardaki kalelerin en sarp ve zaptedilmesi en zor olanıydı. Avusturyalılar buraya, "Onun bir kulesine kartallar bile yuva yapamaz, çünkü başları döner" derlerdi.

Hattat Abdullah Zühdi Efendi

Vehbi Tülek

Yalnizlik Köşkü

Vehbi Tülek

37 - Sultanhisar Torpidobotunun Zaferi

Vehbi Tülek

Şeyh Edebali’nin Nasihatleri

Vehbi Tülek

Kirim Savaşi

Vehbi Tülek

Böyle Soruya Böyle Cevap

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Süleyman Neş’et Efendi

Süleyman Neş'et Efendi Osmânlı âlim ve şairlerindendir. 1148 [m. 1735] de Edirne'de doğdu, 1222 [m. 1807] de İstanbul'da vefat etti. Mesnevi dersi verirdi. Divanı vardır. Mesnevi şerhinden bazı bölümler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebûbekirzâde Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Ebûbekirzâde (Tirevi) Ahmed Efendi 99. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1097'de (m. 1686) Tire'de doğdu; medre­se tahsilinden sonra kadı, sonra Anadolu ve sonra da Rumeli Kadıaskeri oldu; 1761'de Şeyhülislâmlığa getirildi. 1181 (m. 1767)'de İstanbul-Kanlıca'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Kur’ân-ı Kerîmi, Dünyalık Için Vâsıta Yapmayınız!

Vehbi Tülek

Resûlullah’ı Sevmek Saadet Vesilesidir

Vehbi Tülek

Veliyyüddîn Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Bugün Yunanistan’da bulunan Yenişehir’de (Larissa) doğdu. İstanbul’a giderek zamanının ulemasından akli ve nakli ilimleri tahsil ettikten sonra, çeşitli medreselerde müderrislik yaptı. Hac için gittiği Mekke-i mükerremede Muhammed Ma’sûm-i Fârûkî hazretlerinin talebelerinden olan Ahmed-i Yekdest hazretlerinin sohbetleriyle şereflendi. O büyük zattan Nakşibendiyye yolunun adab ve erkânını öğrendi. İstanbul’a döndükten sonra daha çok, insanlara nasihat edip talebe yetiştirmek, kitap yazmak ve ibadet etmekle meşgul oldu. 1151 (m. 1738) senesinde İstanbul’da vefat etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Hayâ Edilmeyen Işte Hayır Yoktur

Vehbi Tülek

Şerefüddîn Ahmed Makdisî

Vehbi Tülek

Kim Kanâat Ederse Geçimi Iyi Olur

Vehbi Tülek

Keşanlı Süleymân Zâtî Efendi

Vehbi Tülek

Unutulmuş Bir Sünneti Ihyâ Eden

Vehbi Tülek

Harezm Valisi Hakem El Gıfari

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Keramete İnanmayan Âlim

Keramete İnanmayan Âlim

Kanuni Sultan Süleyman devrinde İstanbul'da Arabzade adıyla meşhur bir âlim vardı. büyük camilerde verdiği vaazlara bütün İstanbul halkı büyük rağbet gösterirdi. Arabzade, devrinin bütün ilimlerine vakıf olduğu halde, tasavvufa ve keramete inanmaz dı. Kanuni'nin başveziri Rüstem Paşa, keramete inanmayan bu Arabzade'yi Mısır Başmüderris liğine tayin ettirmek istedi. Diğer taraftan İstanbul uleması Padişaha müracaat ederek, Arabzade'nin itikadının bozuk olduğunu, Akaid kitaplarında "Evliyanın kerameti haktır" dediği halde buna inanmadığını, "Ben ömrümde büyük günah işlemedim. İyilerin keramet göstermesi icabetseydi, benim keramet göstermem lazımdı." İddiasında bulunduğunu hatırlattılar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Allah Nasil Misafir Edilir?

A'meş Ve Hanımı

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Gerçek Zehir

Allah'ın Emaneti

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek