Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.887.167

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

En Büyük Hayır Ve Iyilik Resûlullah'a Uymaktır.

Seyyid Abdülvehhâb Buhârî hazretleri Hindistan'da yaşayan evliyânın büyüklerindendir. 1525 (H. 932)'de Delhi'de vefât etti. Mültan'da, Seyyid Sadreddîn Buhârî'den naklî ilimleri ve tasavvuf ilmini tahsil edip, yüksek derecelere kavuştu. Delhi'ye giderek talebe yetiştirdi. Hocası Seyyid Sadreddîn Buhârî'den şu sözleri duydu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

1300'lü yılların başı: Yer Bursa. Tahtta Niğbolu Kartalı Yıldırım Bayezid, Kadılık postunda ise, Molla Şemsüddin Fenari oturuyor. Padişah bir konuda şahitlik ekmek üzere mahkemede, Kadı huzurunda... Evvela hüviyet tespiti. Ardından Emir Sultan'ın gürül gürül sesi: "Hünkarum: Teri cemaat baisi cerh idüğün şuyu bulmağilen... şehadetün caiz değildir." Yani: "Namazlarını cemaatle kılmadığın söylentisi çıktığı için şahitliğini kabul etmiyorum." Osmanzade Taib'in "Hadikatüsselatin" isimli eserine göre: "Hünkar, sarayı hümayünları pişgahında bir camii şerif bina idüb evkatı hamsede cemaate müdavemet buyurdular." Evet ya: Padişah sarayının avlusuna bir cami yaptırdı ve beş vakit namazını burada cemaatle kılmaya başladı. Ancak ondan sonra şahitliği kabul edilmiş olmalı. "Bağımsız yargı", meğer ne anlama geliyormuş? Yıl 1393...

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve İstanbul’un Suyu

Vehbi Tülek

Zağanos Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

45 - Kaleye Çekilen Bayrak Gibi

Vehbi Tülek

Sultan II. Osman 22 Kasım 1617'de padişah olduğunda henüz 14 yaşındaydı. Fakat yaşı nın çok üzerinde bir olgunluğa sahip olan bu genç padişah, ecdadı gibi celadetli ve cesurdu. Tahta çıktığı senelerde, Avrupa'da söz sahibi bir devlet olan Polonya, Osmanlı sınırlarına saldırıyor, hatta bazı kaleleri ele geçiriyordu. Bunlardan en önemlisi de Hotin Kalesi idi. Bunun üzerine hemen sefere çıkılmasını emretti ve hazırlıklara başlandı.

Çerkes Hasan Bey’in İtirafnamesi

Vehbi Tülek

LÂ İlÂhe İllallah

Vehbi Tülek

Vehhabi İsyani Ve Kavalali İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

34 - 93 Harbinden Bir Sayfa

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid Ve İhtiyar Kadin

Vehbi Tülek

Huri Kizi İstiyorum

Vehbi Tülek

Sultan Ahmedin Rüyasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

bayramzâde Zekeriyyâ Efendi

Ankaralı Zekeriyyâ Efendi (Bayramzâde) Osmanlı Devletinin yirmi birinci şeyhülislâmıdır. Ankaralı Bayram Efendi'nin oğludur. 920 (m. 1514) senesinde Ankara'da doğdu. İlk tahsilini memleketinde ağabeyi Ya'kûb Efendi'nin yanında tamamladı. Sonra İstanbul'a gelerek, Arabzâde ile Abdülbâki ve Ma'lûl Emir Efendi'den ders aldı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdülhak Sücâdil

Vehbi Tülek

Abdülhak Sücâdil Serhendi, Muhammed Ma'sûm-i Fârûki hazretlerinin yetiştirdiği büyüklerdendir. Urvetül-vüskâ Muhammed Ma'sûmu gasl etti. Fârisi (Şerh-ı Vikâye) ve (Mesâil-i şerh-ı Vikâye) fıkıh kitapları meşhûrdur.

Abdülhak Sücâdil hazretleri, vefatından kısa bir zaman evvel buyurdu ki:

İtikatta Mezhep"in Iki Imamı

Vehbi Tülek

Ali Bekkâ

Vehbi Tülek

Melik Mensûr Kalevûn, Ali Bekkâ hazretlerini çok severdi. Çünkü bütün müşkül meselelerine çare bulurdu. Hattâ Melik olacağını da önceden işâret etmişti...
Ali Bekkâ hazretleri çok ağlardı. Bu yüzden kendisine "Bekkâ" yani "Çok ağlayan" lakabı verilmişti. Bunun sebebi şöyle anlatılır:
Sâlih ve kendisi gibi veli bir arkadaşı vardı. Hâller ve kerâmetler sâhibi idi. Bir defâsında ikisi birlikte Bağdat'tan bir yolculuğa çıkmışlardı. Gidecekleri yer ile Bağdat arası, yürümekle bir senelik yol idi. Onlar, kerâmetleriyle bir senelik yolu bir saatte almışlardı. Bu arkadaşı ona;

Resûlullahın Yanına Yalnız Gideceğim!

Vehbi Tülek

Resûlullahın Havarisi Zübeyr Bin Avvam

Vehbi Tülek

İslâm Târihçilerinden Ahmed Bin Abdülcebbar

Vehbi Tülek

Saîd Bin El-müseyyeb

Vehbi Tülek

“kolumu Kesiver Kumandanım!..”

Vehbi Tülek

İlim, Cehâletten Irfân Derecesine Ulaştırır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abayi Yakmak

Abayi Yakmak

"Abayı yakmak." Bu tâbir mecâzen, "birine âşık olmak, tutulmak, gönül vermek" gibi mânâlar ihtivâ eder. Dervişler arasında birilerinin aşkının büyüklüğünden bahsedilecekse eskiden, "Ooo! Abası hayli yanıktır!" gibi ifadeler kullanılırmış.Eski tekke mimarimizin kompleksi içinde; bir mescid veya câmi, ortada şadırvanı olan bir avlu ve avluyu çevreleyen derviş hücreleri, büyükçe bir dershâne, mutfak, kiler, ambar v.s. bulunduğu bilinmektedir. Bilhassa kış aylarında dershânenin ocağı harlı ateşle yakılarak dervişânın burada toplanmaları sağlanır, böylece hem iktisat yapılmış, hem de uzun saatler mürşidden istifade ve istifâza etmeleri temin edilirmiş.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Cünnetü'l-esmâ

Gül Yaprağı

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek