Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.369.236

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nefis, Hileler Yapan, Dalavereci Bir Rakiptir

Hamza bin Ali Beyhakî hazretleri Maverâünnehir âlim ve evliyâsındandır. 1380 (H.782) yılında Maverâünnehr'de İsferâyin kasabasında doğdu. Halep'te Şeyh Muhyiddîn hazretlerinin, bundan sonra Seyyid Nîmetullah hazretlerinin derslerine devâm ettikten sonra icâzet aldı. Memleketine dönerek talebe yetiştirdi. 1462 (H.866) yılında vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Akbiyik Sultan Ve Fatih

İkinci Murâd Han ve Fâtih Sultan Mehmed devrinde yaşamış olup, asıl adı Ahmed Şemseddin'dir. Hacı Bayram-ı Veli hazretlerinin sohbetinde yetişti. Onun feyz ve bereketi ile kemâle erişti. Kalblere şifâ olan sözleri ile ileri derecelere kavuştu.Akbıyık Sultan bir taraftan hocasının sohbeti ile bereketlenirken diğer taraftan İkinci Murâd Han'ın haçlılar ve diğer din düşmanlarına karşı giriştiği cihâd hareketine de katıldı. Giriştiği seferlerde, Hacı Bayrâm-ı Veli hazretlerinin diğer talebeleri ile birlikte büyük kahramanlıklar gösterdi. Böylece Osmanlıların Rumeli'deki yayılmasında önemli hizmetler gördü.Bu gazâlarda gösterdiği başarılardan birinin sonunda İkinci Murâd Han tarafından Yenişehir köylerinden bir tanesi kendisine temlik edildi (1437). Bu parayı ticarette kullanan Akbıyık Sultan kısa zamanda malının hesâbını yapamayacak kadar zenginleşti. Mal, mülk meşgûliyeti az zaman içinde, hocasının sohbetinden daha az istifâde etmesine yolaçtı. Bu sebeple birgün hocası Hacı Bayram-ı Veli hazretleri, dünyâya ve onun geçici lezzetlerine bağlanmanın mahzurlarından bahsederek Akbıyık Sultan'a;

Vehbi Tülek

Bağdad’in Fethi

Vehbi Tülek

RidÂniye Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Önce Elini Öpüp Sonra Dövmek LÂzim!..

Vehbi Tülek

18. asır sonlarından itibaren Osmanlı sultanları, gerek cuma selâmlığında gerekse diğer hususi zamanlarda halkın arasına çıktıklarında, halktan herhangi bir dileği olanlar, yazdırdıkları arzuhalleri havaya doğru kaldırır ve yüksek sesle, "Pâdişâhım çok yaşa!" derlerdi. Bunun üzerine hükümdârın yakınlarından biri o arzuhâli alır, saraya varıldığında alâkalı mercie vererek icâbının yapılmasını temin ederdi.Sultan II. Mahmud merhum bir bayram günü vükelâ ve maiyyetiyle birlikte Divanyolu'nda at sırtında ilerliyordu. Kalabalığın arasından bir adamın bütün enerjisini sesine toplayarak bağırdığı duyuldu:" Pâdişâhım çok yaşa!.. Pâdişâhım çok yaşa!..

Okmeydaninda İftar Merasimi

Vehbi Tülek

Tasi Taraği Topladik

Vehbi Tülek

Ben Nasil Biri İki Eyledimse

Vehbi Tülek

Misir’a Bedeldin Ey Sinan

Vehbi Tülek

İsterse Sirtimdan Geçsin

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Rüyasi

Vehbi Tülek

Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Her Günah Işledikçe Tövbe Et

Hüseyn Mâsercisi hazretleri hadis ve fıkıh âlimi olup, hafız, yani râvileriyle birlikte yüzbin hadis-i şerifi ezberden bilirdi. 297 (m. 910)'de İran'da, Nişâbûr'da doğdu, 365 (m. 976)'de vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdüssamed Bağdâdî

Vehbi Tülek

Abdüssamed Bağdâdi rahmetullahi aleyh, kırâat, hadis lügat ve Hanbeli mezhebi fıkıh âlimidir. 593 (m. 1197) senesinde Bağdad'da doğup, 676 (m. 1277) senesinde Bağdad'da vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce bir sohbetinde buyurdu ki:

Abdüsseam Feytûrî

Vehbi Tülek

En­dü­lüs­lü â­lim İbn­-i Reyûlî

Vehbi Tülek

İbn-i Re­yû­li, kü­çük yaş­ta ilim öğ­ren­me­ye baş­la­dı. Te­mel din ve Ara­bi ilim­le­ri ba­ba­sın­dan öğ­ren­dik­ten son­ra, En­dü­lüs'ün çe­şit­li şe­hir­le­ri­ni zi­ya­ret ede­rek, âlim­le­rin ilim­le­rin­den is­ti­fâ­de et­ti. Da­ha son­ra Tu­nus, Mı­sır ve Hi­caz âlim­le­ri­nin ders­le­rin­de bu­lun­du. Hac es­na­sın­da İs­lâm âle­mi­nin dört­bir ta­ra­fın­dan ge­len âlim­ler ile gö­rüş­tü. On­lar­dan ilim öğ­ren­di. Bir­çok kim­se­den ha­dis-i şe­rif işit­ti. Ta­lib­le­ri­ne ders ver­di

"ey Oğlum! Cömert Ve Güler Yüzlü Ol

Vehbi Tülek

Büyük Fıkıh âlimi Abdullah Yâfiî

Vehbi Tülek

Sâlih Arkadaş, Seni Gafletten Uyandırır

Vehbi Tülek

Ebü'l-vakt Abdülev­vel Seczî

Vehbi Tülek

İbrahim Anberî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Herkese Tevekkülü Emretti

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Üç Kandil

Karşılık Beklemiyorum

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Ayyaşin Sonu

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek