Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.404.811

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlânın "sıfat-ı Zâtiyye"si Altıdır

Kâdı Ebû Bekr Bâkıllânî hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. Basra’da doğdu. 1013 (H.403) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Zamânında Basra'da bulunan meşhûr âlimlerden ders aldı. Bilhassa kelâm ilminde meşhûr âlim oldu. İmâm-ı Eş'arî hazretlerinin talebeleri zincirinden olup, bu hususta kitaplar yazmıştır. Kitaplarında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Timur Mağlubiyet Tatmamiş Bir Hakandir

Emir Sultan, Yıldırım'ın Timur Han'la savaşmasına razı değildir. Ama ne kadar uğraşırsa uğraşsın bu kardeş kavgasına mani olamaz. Çekilir bir taraflara. Hatta bu kayıtsızlığa mana veremeyen Hundi hatun sorar:-Babamı yalnız mı bırakıyorsun?-Bak hatun! Ne bu savaşın bir manası var, ne de babanın kazanma şansı. Eğer elinden birşey geliyorsa hiç durma, geç olmadan çevir onu.-Niye öyle söylüyorsun. Babam mağlubiyet tatmamış bir sultandır.-Evet Timur da mağlubiyet tatmayan bir hakandır. Sen onun kaç devleti yıktığını biliyor musun? Üstelik ülkesi daha büyük, askeri daha fazla. Dahası Maveraünnehr illeri ilimde de, sanatta da çok önümüzde.

Vehbi Tülek

Turgut Reis Ve Cerbe Zaferi

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Murad’in Tasavvuf Ehline Hürmeti

Vehbi Tülek

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

Balkan Savaşları sırasında İstanbul'a gelen Fransız Matin gazetesi başyazarı Stephane Lausanne, 1913 yılında yayınlanan kitabında, Osmanlı Devletindeki Ermenilerin yaptıkları zulüm ve katliamları anlatır. Kitabın bir yerinde şöyle bir hadise nakleder:

1890 senesinde Sivas'da Ermeniler isyan çıkararak silahsız Müslüman ahaliye saldırdılar ve bir çok suçsuz insanı katlettiler. Bunun üzerine oraya sevkedilen askeri birlikler hadiseyi bastırdı. Bunun üzerine şehirdeki silahlı Ermeniler, Fransız konsolosluğuna sığındılar. Bizzat konsolos ve eşi onları Osmanlı makamlarına vermemek için direndiler.

Büyük Fen Dahisi: Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Fransa Kralina Mektubu

Vehbi Tülek

Iii. Mehmed Han Ve Abdülmecid Sivasi Efendi

Vehbi Tülek

Yirmisekiz Mehmed Çelebi Ve Parisde Opera

Vehbi Tülek

Topal Arabaci

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Mevlana’yi Ziyareti

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Ve Hediyesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hazret-i Hadîce'nin Fazileti Pek Çoktur

Şemsüddin Muhammed İbn-i Nâsırüddin hazretleri hadis hafızı ve siyer âlimidir. 777'de (m. 1375) Şam'da doğdu. İlim tahsili için Mek­ke, Medine ve Halep'e gitti. Dönüşünde çok talebe yetiştirdi. İbn-i Hacer Askalâni hazretleri bunlardandır. İbn-i Nâsırüddin 842'de vefat etti. Siyer kitabında şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebü'l Hüseyin Haddâd Hirevî

Vehbi Tülek

Ebü'l Hüseyin Haddâd Hirevi hazretleri, Maveraünnehir'de, Hire şehrinde yaşamış olan evliyadandır. İnsanları haram ve şüphelilerden sakındırırdı. Bu hususta; "Sakın şüpheli bir şeyle Mekke yoluna koyulayım demeyiniz. Biliniz ki haram ve şüpheli şeylerden bir dirhemin altıda biri kadar bir hakkı sâhibine iâde etmek, içinde şüpheli kazanç bulunan malla yapılacak beş yüz nâfile hacdan Allah yanında daha kıymetlidir" buyururdu...
Bir gün sevdiklerine şu hikmetli sözleri söyledi:

İslâm âlimlerini Kötüleyenler

Vehbi Tülek

Eshâbım, Sizin En Hayırlınızdır

Vehbi Tülek

Muhammed Osman Mirgani, Abdullah bin İbrâhim Mirgani hazretlerinin torunu olup tefsir ve tasavvuf âlimidir. 1208'de (1793) Hicaz'da Tâif şehrinde doğdu. Babasından tasavvuf terbiyesi aldıktan sonra Mekke'ye gitti. Burada tefsir âlimlerinin derslerine devam edip icazet alarak Tâif'e döndü ve talebe yetiştirdi. 1268 (m. 1852)'de burada vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Akıllı Insan Nasıl Olur?

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâdan Yardım Istemek

Vehbi Tülek

"ben" Demekten Sakın Ey Oğul

Vehbi Tülek

Ümmetim! Yâ Rabbî! Ümmetim

Vehbi Tülek

Müslümanın Ölümü Sonsuz Hayattır

Vehbi Tülek

Ebü’l-hüseyin Teymî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
SelÂmetle Gidip Gel

SelÂmetle Gidip Gel

Abdülehad Efendi bir gün, talebelerinden birisinin bir iş için Üsküdar'a gidip gelmesini istedi. Fakat o gün çok fırtınalı idi. Kayık hiç işlemiyordu. Bu yüzden talebelerden kimse, ben gidip gelirim, diyemedi. Nihâyet içlerinden biri, Abdülehad Efendinin emrini yerine getirmek için kendisinin Üsküdar'a gidip geleceğini söyledi. O zaman Abdülehad Efendi o talebesine; "Selâmetle gidip gel." diye duâ etti. O talebe Eminönü'ne geldiğinde, yüz kadar kayıkçıdan ancak birini Üsküdar'a gidip gelmeye iknâ edebildi. Kayıklarından birisini denize indirdiler. Bir ok atımı gitmeden, fırtına dindi, deniz sâkinleşti, rüzgâr uygun bir yöne doğru esmeye başladı. Yelken açıp, Üsküdar'a kısa zamanda gidip geldiler. Dönüşte talebe durumu Abdülehad Efendiye bütün tafsilâtıyla anlattı. Abdülehad Efendi talebesine çok duâ etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Derdi Olan Neylesin?

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Minareden Okunan Şiir

Adalet Ve Tevazu

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek