Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.656.979

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlmin Çok Dereceleri Vardır Ve Sonu Yoktur

Dizdarzâde Ahmed Efendi Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Karaman'da doğup yetişti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul’a giderek medrese tahsili yaptı. Sonra Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin talebeleri arasına girdi ve hocasından hilâfet aldı. İzmir'e, sonra Edirne'ye gidip talebe yetiştirdi. 1623 yılında orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın babası Sultan II. Murad Hân devrinde, bir gün sadrâzam askere mûtad ulûfesini dağıttıktan sonra, padişahın huzuruna girmiş ve durumu şöyle rapor etmişti:"Devletlû Hünkârım, asâkir-i hümâyuna ulûfesini dağıttık. Ancak bir miktar akçe arttı. Ferman buyurursanız, ihtiyat akçesi olarak hazine-i hâssaya koyup saklayalım..." Sadrâzam, paranın artması haberine padişahın sevineceğini umuyordu. Fakat yanıldığını anlamakta gecikmedi. Sultan Murad Hân bu durumdan memnun olmamıştı. Zira o güne kadar ulûfe dağıtıldıktan sonra geriye para kalmazdı. Şimdi kaldıysa bunun bir sebebi olmalıydı. Bu yüzden sadrâzama şu sözleri söyledi:"Lala, her zaman ulûfe dağıtırken geriye akçe kalmaz iken, bu sefer fazla gelmesinin sebebi ne ola ki? Herhal Defterdârım bize yaranmak, gözümüze girmek için halktan fazla akçe toplamış, hazinede her zamankinden fazla akçe cem' eylemiş. Padişah'a yaranmak için halka zulmeden, tebaanın malını zorla elinden alan bir Defterdâr bize gerekmez..."Bu sözlerden sonra, Sultan Murad Hân Defterdârı'nı derhal vazifeden aldı. Zira 'Zulm ile âbâd olanın, kahr ile berbâd olacağı' hakikatine gönülden inanıyor, halkına elinden geldiğince adâlet ile muâmele etmeye çalışıyordu

Vehbi Tülek

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

Midilli Müdafaasi

Vehbi Tülek

Bağdad’in Fethi

Vehbi Tülek

Bağdad sarayının geniş salonunda tek kişiden, Zülfikar Han'dan başka kimse yoktu. Geniş sedirde, ipek yastıklara yaslanmış, yıldızlı gökyüzünün derinliklerine dalmıştı. Bulunduğu yerde fenerler ve lambalar yakılmıştı. Zira, Arabistan gecelerine mahsus öyle bir mehtap vardı ki, Zülfikar Han isteseydi rahatça kitap bile okuyabilirdi. Böyle bir gecede insanın içinde neş'eden başka hiçbir şey olmamalıydı. Ama Zülfikar Han hem kederli, hem de öfkeli görünüyordu. Kendi kendine söylendi:-Olamaz, bu namertliktir. Evet, İran Şahı Tahmasb beni Bağdad valisi olarak tayin etti. Ben de hizmet diye buna "kabulümdür" dedim...Dedim ama şart koştum. Şaha o gün söylediklerimi kelimesi kelimesine hatırlıyorum: "Şahım... Müslümanlara hizmet olsun diye Bağdad valiliğini kabul ederim. Lakin siz de hak verirsiniz ki, Osmanlı'ya zarar verecek bir harekete asla iştirak etmem. Bağdad vilayetinde Osmanlı aleyhinde herhangi bir davranışa asla göz yumamam. Çünkü ben bir Türkmen aşiretine mensubum." Evet, Şah benim bu şartlarımdan belki hoşlamamıştı, ama Bağdadlılar beni Türk olduğum için sev diklerini, oraya vali olduğum takdirde şehirde bir huzursuzluk çıkmayacağını iyi biliyordu. Fakat Şah sözünde durmadı. Bağdadlılaraı Osmanlı üzerine saldırıya hazırlıyor ve saraya casuslar koyarak beni bertaraf etmeye çalışıyordu.

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Ahmed İbni KemÂl Hazretlerinin Nasihatleri

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

Yanliş Gelen Telgraf

Vehbi Tülek

Yeniçeri Ocağinin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

Görev Şuuru

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sesli Ve Sessiz Zikir Hakkında

Mustafa Âsım Efendi yüzüncü Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1187 (m. 1773) senesinde İstanbul'da doğdu. 1262 (m. 1846) senesinde aynı yerde vefât etti. İkinci Mahmûd Hân ve Sultan Abdülmecid Hân devrinde onyedi sene şeyhülislâmlık yaptı. Tarikatler hakkında şunları söyledi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Es-sekkâf

Vehbi Tülek

Abdurrahmân es-Sekkâf hazretleri, on dördüncü yüzyılda yaşamış velilerdendir. 1338 (H.739) senesinde Yemen'deki Terim şehrinde doğdu. 1416 (H.819) senesinde aynı yerde vefât etti...

Abdurrahmân Sekkâf, zâhiri ve bâtıni ilimlerde yükseldikten sonra zamânının büyük âlim ve evliyâları arasına girdi. Talebelerinden olan Ârif-i billâh Muhammed bin Hasan şöyle anlatır:

Sen O Konuşmaları Duydun Ha!

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Tevbe Edenleri Sever

Vehbi Tülek

Efdalzâde Hamid Efendi, Osmanlı Devleti'nin yedinci şeyhülislâmıdır. 908 (m. 1503) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Hekîmşah Kazvînî

Vehbi Tülek

Sâlim Mevla Ebû Huzeyfe (radıyallahü Anh

Vehbi Tülek

Edirne Evliyasından Abdülkerim Gülşenî

Vehbi Tülek

Eshâbımın Hepsi Yıldızlar Gibidir

Vehbi Tülek

Allah Için Kardeşlik Edinenin Derecesi

Vehbi Tülek

Yolumuzda Oruç Tutmak, Muvaffakiyetin Yarısıdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Firkateyne Bininiz

Firkateyne Bininiz

Abdülehad Efendiye bağlı en samimi talebelerinden olan Hassa-ı Hümâyûndan Gürcübaşı Mûsâ Ağa şöyle anlattı:

Abdülehad Efendi hiç sebep yokken ve bir münâsebet de geçmeden bana; "Mûsâ Ağa! Mısır'dan dönüşte, kalyona binmeyip, sayıkaya veya firkateyne bininiz." buyurdu. Buna çok taaccüb ettim. Çünkü, Mısır'a gitmek hiç hatırımdan geçmemişti. Fakat Abdülehad Efendinin bunu söylemekten bir murâdları olmalı deyip, merakla bekliyordum. Bu sözün mânâsını bir türlü anlayamıyordum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Altıyüz Dirhemlik İp

Örümcek Ağı

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Sünnet Akçesi

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek