Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.795.990

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İstikâmet Üzere Olmak Kerâmetten Üstündür!

Hazret-i Vahdet Hindistan'da yetişen evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin üçüncü oğlu olan Muhammed Saîd Fârûkî'nin beşinci oğludur. Adı Abdülehad’dır. 1635 (H.1045) senesinde Serhend'de doğdu, 1710 (H.1122) senesinde vefât etti. Amcası Muhammed Ma'sûm Fârûkî'nin sohbetinde bulunarak zâhirî ilimlerde ve tasavvufta pek yüksek derecelere kavuştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Merinalı kaptanlardan meşhur Viskond Çağala'nın oğludur. On iki yaşındayken babası Kaptan Çağala ile Merina'dan İspanya'ya giderken Türk leventleri tarafından yakala narak (1561) Sultan Süleyman'a (Kânûni) takdim edildi. Yûsuf Sinan adı verilerek saraya alındı ve Türk-İslâm terbiyesiyle yetiştirildi. Sarayda silahtar ve kapıcıbaşı olarak görev yaptıktan sonra 1573'te Yeniçeri Ağalığına getirildi. Önce, Van ve ardından 1583'te vezirlik le Revan Beylerbeyi oldu. 1585'te Özdemiroğlu Osman Paşanın ölümü üzerine İran Serdarlı ğına getirildi. Bu sırada Tebriz ve Tiflis'i kuşatmadan kurtardı. 1586'da Bağdat Beylerbeyi olan Sinan Paşa, Temmuz 1591'de Uluç Hasan Paşanın vefâtı üzerine Kaptan-ı deryâ oldu. 1595'e kadar bu hizmette kaldıktan sonra kubbe vezirliğine getirildi.Sultan Üçüncü Mehmed Hanın Eğri Seferine üçüncü vezir olarak katıldı. Haçova Meydan Muhârebesinde ordunun sağ kol kumandanı olup yaptığı taarruzlarla yarım saatte düşmanın yirmi bin kişilik kuvvetini imhâ etti. Böylece kaybedilmiş gibi görünen muhârebe nin kazanılmasında büyük rol oynadı. Bu başarısından dolayı Hoca Sâdeddin Efendiyle Kapıağası Gazanfer Ağanın tavsiyeleriyle İbrâhim Paşanın yerine vezir-i âzam oldu. Savaştan sonra askeri yoklatarak muhârebe meydanından kaçmış olan timar ve zeamet sâhipleriyle kapıkulu ocaklarından otuz bin kişinin dirliklerini kesmesi ve Kırım'da Gâzi Giray'ı azletmesi huzursuzluklara yol açtı. Bu sebeple sadârete gelişinden kırk beş gün sonra azledildi.

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Mevlid Kandilleri

Vehbi Tülek

İnanilmaz Arttirma

Vehbi Tülek

Lütfi Paşa Ve Ya’kub Efendi

Vehbi Tülek

Lütfi Paşa, Yanya beyi idi. Lütfi Paşanın hayır ve hasenât yapmakla tanınan zevcesi Şâh Sultan, Ya'kûb Efendinin büyük bir zât olduğunu bilir; hürmet, muhabbet ve edeb gösterirdi. Bu günlerde Lütfi Paşanın İstanbul'a gelmesi lâzım olunca, yola çıkacakları sırada Şâh Sultan, Ya'kûb Efendiye o zamanlarda İstanbul'da bulunan büyük zâtları sordu. O da, İstanbul'da Merkez Efendiye tâbi ve talebe olmalarını söyledi. Lütfi Paşa İstanbul'a gelip, vezir-i âzam oldu. Şâh Sultan, Merkez Efendi ve talebelerine çok alâka gösterdi. Ya'kûb Efendi ile Merkez Efendinin birbirlerine olan muhabbetlerini İstanbul'a gelince daha iyi anladı. Dâvûdpaşa Mahallesinde, güzel bir câmi ve bir de hânekâh (dergâh) yaptırıp, sonra fermân ile Ya'kûb Efendinin İstanbul'a gelmesini temin ederek, bu yaptırdığı dergâhta yerleşmesini sağladı. Ya'kûb Efendi bu hânekâhda on sekiz sene kalıp, İslâma hizmet eyledi. Merkez Efendi, Kocamustafapaşa'da, Ya'kûb Efendi Dâvûdpaşa'da, aralarında muhabbet ve yakınlık ile, insanlara çok hizmet edip, yüzlerce talebe yetiştirdiler. Talebeler bâzan dergâhın birine, bâzan diğerine giderek, bu büyük zâtların vesilesiyle, ilim ve velilikte çok yüksek derecelere ve üstün makamlara kavuştular.

79 - Zannedersem Ben, Hatem-ül-müluk Olacağim

Vehbi Tülek

Şu Anda Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Selim’e Tabi Olasin

Vehbi Tülek

Mohaç Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Bizim Silah Fabrikamiz Yok

Vehbi Tülek

Hamevî'nin Osmanli Padişahlari İle Alakali Önemli Tesbiti

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Yahyâ Eş-şâmî

Ebû Yahyâ eş-Şâmi hazretleri, gazalara katılır, cihad ederdi. Şamlıların âlimlerinden olup, Mekhûl'ün akranıdır, yani ilim bakımından onun gibidir. Hadis ilminde "sika" bir âlimdir. Ümm-üd-Derdâ, Recâ bin Hayve, Ubâde bin Şâmid'den hâdis-i şerif rivâyet etti. Ondan da Rebia bin Yezid, Said bin Abdülaziz, Evzâi, Yemân bin Adiy gibi âlimler, hadis-i şerif rivâyet edip, ilim öğrenmişlerdir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kullarımı Nasıl Buldunuz

Vehbi Tülek

Esba bin Ferec hazretleri hadis ve Mâliki fıkıh âlimi olup hadis ilminde hafız (yüz binden fazla hadis-i şerifi râvileriyle birlikte ezbere bilen) idi. 150 (m. 767)'de doğdu, 225 (m. 840)'da vefât etti. Naklettiği Hadis-i şeriflerden bazıları:

Abdullah Bin Hıdır Ez-zağbî

Vehbi Tülek

Evinize Girerken İhlâs-ı Şerifi Okuyun

Vehbi Tülek

Abdurrahim Merginâni hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. Şimdi Özbekistan'da bulunan Merginân kasabasında yaşadı. "Hidâye" fıkıh kitabının yazarı olan Burhâneddin el-Merginâni'nin torunudur. 651 (m. 1253)'de vefât etti. Oğluna şu nasihatleri yaptı:

Mahdûm Şeyh Abdülkâdir

Vehbi Tülek

Kalbinin Ürperdiği Işi Yapma

Vehbi Tülek

Ya Hayır Söyle Ya Da Sus

Vehbi Tülek

Bü­yük Mu­ta­sav­vıf Ebû A­li Rodbârî

Vehbi Tülek

Ebül-abbâs El-mülessem

Vehbi Tülek

Fıkıh Ve Hadis âlimi İbrâhim Nehâî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Hizir Ve Gelin

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Sarik Ve Sakal

Yüz Vermedin!

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek