Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.305.373

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sana Günahları Küçük Gösteren Şeyden Sakın

Ebû Abdullah el-Medenî hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. Eshab-ı kiramın meşhurlarından Abdullah bin Zübeyr’in “radıyallahü anh” oğludur. 741 (H.124) senesinde vefât etti. Babasından, Enes bin Mâlik ve birçok sahabiden hadis rivâyetinde bulundu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

İnebahtı felaketinde Osmanlı donanması, Haçlı donanması tarafından pusuya düşürülüp imha edildiği sırada, Uluç Ali Paşa, kendi kumandasındaki birkaç gemiyi kurtarmayı başarmış ve İstanbul'a gelerek bu faciayı haber vermişti. Bunun üzerine Sultan II. Selim Han onun bu kısmi başarısından dolayı onu Kaptan-ı Deryalığa tayin etti ve adını da Uluç Ali Reis'den Kılıç Ali Paşa'ya çevirdi.

Diğer taraftan Sadrazam Sokollu Mehmed Paşa, yeniden donanma inşası için, bütün devlet erkanını harekete geçirerek, Osmanlı ülkelerinin bütün imkanlarını seferber etmişti. Çalışmaları büyük bir titizlikle takibediyor, heryere girip çıkıyor ve işlerin aksamasına meydan vermiyordu. Yanına Kaptanı Derya tayin edilen Kılıç Ali Paşa'yı da alarak çıkıyordu.

Vehbi Tülek

Kibris Fatihi Lala Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz İnithar Mi Etti, Şehid Mi Edildi?

Vehbi Tülek

30.5.1876 tarihinde hal' edilen ve yıllarca ikamet ettiği Dolmabahçe Sarayı yağma edilen Sultân Abdülaziz, görevden alındıktan sonra Hüseyin Avni Paşa'nın adamları tarafından Topkapı Sarayı'na nakledilmiştir. Burada ölüm korkusuyla büyük sıkıntılar çeken ve kendisine bakım yapılmayan Sultân Abdülaziz, yeni Padişah'a hitâben kendisinin Çırağan Sarayı'na nakli için insanı hüzne boğacak manalarda tezkireler kaleme almıştır. Bunun üzerine Çırağan Sarayı'nın üst tarafında V. Murad için yapılan dairelere getirilmiştir. Burada da ölüme terkedilmiş gibi bakımı yapılmayan Sultân Abdülaziz'in hayatından bıktığı ve hatta ölümü arzuladığı doğru olabilir. Ancak intihar ettiğine inanmak mümkün değildir.

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Vehbi Tülek

Haliçteki İlk Köprü

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Sahici Türk Ve Müslüman

Vehbi Tülek

Hangi Dersi Müzakere Ediyorsun?

Vehbi Tülek

Şehzade Selim Ve Mevlana Celaleddin-i Rûmî

Vehbi Tülek

Diş Kirasi Rekoru

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

şeyhlerin Şeyhi Abdullah Ibni Hafif

Ebu Abdullah Muhammed bin Hafif hazretleri 889 (H.276) senesinde Şirâz'da doğdu. 981 (H.371)'de aynı yerde vefât etti. Babası sultan idi. Çağındaki "Şeyhlerin Şeyhi" olup âlemde bir tane idi. O asırda tasavvuf yolunu tutanlar hep ona başvururlardı. Büyük bir ifade gücüne sahipti. En derin hakikatlere dair kırk günde bir eser telif ederdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mazlumun Duâsından Sakınınız

Vehbi Tülek

Yahyâ bin Main hazretleri hadis âlimidir. 158 (m. 775)'de Bağdad'da doğdu. Hadis ilminde herkesin mürâcaat ettiği bir merci durumunda idi, bir rivâyete göre bir milyon hadis-i şerif yazmıştır. Yazdığı hadis-i şeriflerin hepsini ezberlerdi. Nihâyet hadis ilminde yüksek bir mertebe olan "Hâkim (300 binden fazla hadis-i şerifi râvileri ile beraber ezbere bilen)" derecesine ulaştı. 233 (m. 847)'de vefât etti. Bildirdiği hadis-i şeriflerden bazıları:

İnsanı Dalâletten âlimler Kurtarır.

Vehbi Tülek

Hepiniz Bir Sürünün Çobanı Gibisiniz

Vehbi Tülek

Kâsım bin Sellâm hazretleri fıkıh, tefsir ve hadis âlimidir. 154 (m. 770)'de Afganistan'da Herat'ta doğdu. İlim tahsilinden sonra o devirde büyük bir İslam beldesi olan Tarsus'a giderek kadılık yaptı. 224 (m. 839)'da Medine'de vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Saîdüddin Fergânî

Vehbi Tülek

Yazıcızâde

Vehbi Tülek

En­dü­lüs'ten Mı­sır'a... E­bül­-abbâs­-ı Mürsî

Vehbi Tülek

Ebû Ahmed Çeştî Hazretleri

Vehbi Tülek

Hafız Ve Fakih İbn-i Receb

Vehbi Tülek

Amr Bin Cemuh (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

İftiranin Neticesi

Abdullah El-acemî

Allah Haramdan Kaçani Korur

A'meş Ve Hanımı

İmanı Ona Kafidir

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek