Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.331.691

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyanın Helâlinde Hesap Haramında Azap Vardır

Şeyh Mûsâ Efendi Osmanlı evliyasındandır. Edirne'de yaşadı. Büyük veli İbrâhim Gülşenî hazretlerinin halifesidir. Önce bir müddet ilim öğrendi. Daha sonra Yavuz Sultan Selim Han ile beraber Mısır'ın fethine gitti. Mısır'da iken, İbrâhim Gülşenî hazretlerinin meclisine katıldı. İbrâhim Gülşenî kulağına bir kere "Hû" deyip ona teveccüh eyleyince, kalbini tamamen ona bağladı. İbrâhim Gülşenî hazretleri onu, Edirne'ye halkı irşâd etmek için gönderdi. 1567 (H.975) senesinde orada vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ravza-i Murad’da Açan Gül

Osman Gâzi'nin, oğlu Orhan Gâzi'ye: "Istanbul'u al, gülzâr yap" diye vasiyet ettigi rivayet edilir. Uzun yıllar sonra, torunlarından II. Murad, bir gün sabah namazını kılmış, seccadesinde Kur'ân-ı Kerim okuyordu. Sûre-i Muhammed'i bitirmek, Sûre-i Feth'e baslamak üzereydi ki bir oğlunun daha dünyaya geldigini müjdelediler. Murad Han Gazi: "Ravza-i Murad'da bir gül-i Muhammedi açti" dedi ve sevinç gözyaşları döktü. Hicret'in 835. yılıydı. Ve 12 Recep 835 Cuma günü, vezirlerin, emirlerin ve âlimlerin hazır bulunduğu bir toplantıda, iki rekât şükür namazı kıldıktan sonra, kucağına verilen kundaklı bebeğin kulaklarına tekbir ve ezanlarla üçer defa "Mehmed" diye seslendi: "Şu Sehzâde Mehmed'imin kudûmü şânına âleme gülâb-i meserret saçılsın" dedi. Mehmed, iki cihan Peygamberi'nin adıydı ve "gül" Peygamber Efendimiz'in remziydi. Şehzâde Mehmed'in ebesinin adı Gülbahar'dı. Eşlerinden birinin adi Gülşah, birinin adı da yine Gülbahar'di. Ve dünyanın en güzel gülü onun ellerinde açıldı: İstanbul! Osman Gazi'nin vasiyeti yerine gelmis, İslâmbol "gülzâr" yapılmıştı. Bir gün nakkaş Sinan Bey, Hz. Fatih'in bir portresini yaptı; bir gül kokluyordu Hz. Fâtih, pek zarif bir gül. Büyük mânâlar taşıyan bir gül...

Vehbi Tülek

Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Babiali Baskini

Vehbi Tülek

Unutulmaz Bir İftar Çilesi

Vehbi Tülek

İlmiye sınıfından Şemseddin Efendi o akşamüzeri köşe penceresinin önünde oturmuş iftar saatinin gelmesini bekliyordu. Birden Rumeli Kazaskeri'nin at üzerinde ve çevresinde adamları olduğu halde sokak başında belirdiğini gördü. Allah Allah, bu civarda kimin konağına gidiyordu bunlar?Şemseddin Efendi pencereye yapışmış ve gözlerini daha da açmış bakarken, şaşkınlı ğı iyice arttı. Çünkü, kafile onun evinin önünde durdu ve kapı tokmağı vurulmaya başladı. Apar topar fırlayan ve önce hareme dalan efendi, "Aman hanım! Rumeli Kazaskeri teşrif buyurdular. Ona göre sofrayı hazırlat!" dedikten sonra merdiven başında gelenleri karşıladı. Ama o da ne! Daha misafirler yerine oturmamıştı ki, Anadolu Kazaskerinin maiyeti ile birlikte çıkageldiği haber verilmez mi?

Okmeydaninda İftar Merasimi

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

Mimar Sinanin Mektubu

Vehbi Tülek

Bu Ecel Teridir

Vehbi Tülek

İnebahti Deniz MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Demirbaş Hasan

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dünyâ Ve âhirette Iyilik Sabır Ile Ele Geçer

Cafer El-Huldi hazretleri evliyadan olup Cüneyd-i Bağdâdi'nin talebelerinin en büyüklerindendir. Bağdât'ta 867 (H.253) senesinde doğdu. Genç yaşta Cüneyd-i Bağdâdi hazretlerinin sohbetlerine devam etti. Onun himmet ve teveccühlerine kavuşup icazet verildi. İlim öğrenmek Kûfe, Mekke, Medine ve Mısır'a gitti. Oralarda büyük âlimlerden ilim öğrendi. Fıkıh ve hadis ilminde de söz sâhibi oldu. Sonra Bağdât'a dönüp yerleşti ve ilim öğretti. Kendisine sorulan suâllere, velilere has bir üslûb ile, çok güzel cevap veren, derecesi yüksek bir zât, iyilikler ve faziletler kaynağı idi. 959 (H.348) de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

“allahü Teala, Kifl’in Günahlarını Affetti!..”

Vehbi Tülek

Zengin bir adam olan Kifl, ahlâki değerlere önem vermeyen biriydi. Bütün servetini de faizden elde etmişti. Dara düşen kimse kendisine geliyor, o da yüksek bir faizle onlara para veriyordu...
Bir gün, bu Kifl'in kapısına borç için bir kadıncağız geldi. Bu kadın yakın zamanda kocasını kaybetmiş, namuslu, kendisini çocuklarına adamış bir anneydi. Bir süre, kocasından kalan şeylerle evini idare etmeye çalışmıştı. Ancak artık evde para kalmamıştı. O gün aklına evde dokuma yapıp onları yakın bir arkadaşı vasıtasıyla satmak geldi. Ancak bunun için bir dokuma tezgâhına ihtiyacı olacaktı. Tezgâhı alabilmek için de borç arayışına girdi. Yakın dost ve akrabalarından istedi; ama kimsede para yoktu. Çaresiz kalınca mecburen Kifl'e gitmeye karar verdi...

Amr Bin Alî Fellâs

Vehbi Tülek

Anne Ve Babasına Iyilik Edenin Ömrü Uzun Olur

Vehbi Tülek

Alî bin Muhassin et-Tenûhî hazretleri hadîs âlimlerindendir. Kâdî Ebû Alî Muhassin et-Tenûhî’nin oğludur. 355 (m. 966)’da Basra’da doğdu. Bağdat’a giderek devrinin meşhur âlimlerinden ilim tahsil ettikten sonra kadılık mesleğine intisap ederek Medâin, Azerbaycan, Beredân ve Karmîsîn gibi yerlerde kadılık yaptı. 447 (m. 1055)’de Bağdat’ta vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Ma'lülzâde Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Cömert Zenginin Cimri Çocukları!..

Vehbi Tülek

Yûsuf Kâmitî

Vehbi Tülek

Derviş Hüseyin

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîme Hürmetin Önemi

Vehbi Tülek

Ehl-i Sünnet âlimlerine Uyana Müjdeler Olsun

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Padişahlardan birine değerli bir gül fidanı hediye edilir. O da bunu bahçıvanına verip bahçeye dikmesini, gül açılınca da kendisine haber vermesini ister. Aylar sonra nihayet gül açılır. Fakat gayet iri ve son derece güzel bir gül. Bah çıvan onu hayranlıkla seyrederken, bir bülbül gelip gül fidanına konar ve başlar ötmeye. Bahçıvan önce onu kıvmak ister, fakat bülbülün yanık yanık ötüşü onu etkilemiştir. Sonunda bahçıvan, padişahı çağırmak için yerinden kalkınca, bülbül ürker ve gülü paramparça eder. Buna çok üzülen bahçıvan, korkarak padişaha durumu haber verir. Fakat padişah:-Üzülme, der, bu dünya etme bulma dünmyası, ona da kalmaz.Bahçıvan padişahın bu sözü ile rahatlamıştır. Bir zaman sonra bahçıvan, biryılanın o bülbülü yuttuğunu görür ve padişaha gelerek:-Keramet gösterdiin efendimiz, dünya o bülbüle de kalmadı.-Merak etme, o yılana da kalmaz.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Minareden Okunan Şiir

İcÂzetin Sirri

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Hizir Ve Gelin

Keramete İnanmayan Âlim

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek