Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.396.155

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Açlık Zâhidlerin, Zikir âriflerin Gıdâsıdır

Abdullah el-Harrâz hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İran’da Rey şehrinde doğup büyüdü. 922 (H.310) târihinde vefât etti. Abdullah el-Harrâz Rey ve Bağdâd'da ilim tahsîl etti. Çok hadîs-i şerîf ezberledi. Mâlik bin Enes'ten hadîs-i şerîf rivâyet etti. Evliyânın büyüklerinden Ebû İmrân Kebir'in sohbetlerinde mânevî olgunluğa kavuşup, kemâle geldi. Ebû Hafs Haddad ile görüştü. İlim ve irfanı ziyâdeleşti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yahya Ağa

Şafak sökmek üzereydi. Fakat tipi yüzünden gökyüzünün aydınlandığı anlaşılmıyordu. Sabah namazını henüz bitirmiş bulunan Budin Paşası sofadan gelen ayak seslerini işitti. Sonra kapı vuruldu. -Gel...Kanat açıldı. Ocaktaki alevler içeri giren sipahinin yüzünü aydınlattı. -Ne var oğlum?-Yahya Ağa gelmiş Paşa Baba! Seni görmeyi diler.Budin Paşasının yüzü aydınlandı. Serhadlerde bile ender görülen emsalsiz cenga ver Yahya Ağa, demek ki ölmemişti. Paşa derin bir nefes aldı. Sevinmişti... Ama Yahya Ağa onu bu vakitte niçin görmek istiyordu? -Haydi evlat, onu emen yanıma getir...Az sonra kapı açıldı. Üstünde başımda hâlâ kar tanelerini muafaza eden iri boylu, gayet yakışıklı bir babayiğit içeri girdi. Yeri titreten adımlarla ilerledi. El öptü.-Hayrola evlat, hoş geldin. Lakin ne var?

Vehbi Tülek

Artik Serbestsiniz

Vehbi Tülek

80 - Murad-i Hüdavendigarin Duasi

Vehbi Tülek

Nadir Şah Ve I. Mahmûd Han

Vehbi Tülek

Üçüncü Ahmed Han, Patrona Halil ayaklanması sonunda tahttan çekilince, Şehzâde Mahmud, 2 Ekim 1730 günü Osmanlı sultânı oldu. Üçüncü Ahmed Hanın tecrübe ve tavsiye lerinden istifade etti. İlk icrâatı, Lâle Devrinde yapılan ilim, kültür ve sanat eserlerinin tahribini durdurmak oldu. Âsi Patrona Halil'i ve zorbaları imhâ ettirdi. İstanbul'da emniyet ve asâyişi sağladı. Ülkede huzur dolu, mesud günler başladı. İçişlerini düzelten Sultan Birinci Mahmud Han, doğuda hududa saldıran İran Safevileri ile, batıda Avusturya ve Rusya'ya karşı tedbir aldı.

96 - Tiryaki Hasan Paşa Ve Kanije Müdafaasi

Vehbi Tülek

Kadizade Rumi (musa Paşa)

Vehbi Tülek

İlk Türk Uçağinin Uçuşu

Vehbi Tülek

Hey Sultan MurÂd’im VÂ’den Yakin Geldi!..

Vehbi Tülek

Söndürülen Fitne Ateşi

Vehbi Tülek

Ii.mahmud Han’in İlim Ve Sanat Aşki

Vehbi Tülek

Orhan GÂzi Ve AlÂeddîn Esved

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

niyet Hayır, âkıbet Hayır

Eshâb-ı Kiramdan Şeddâd ibnü'l-Hâd (radıyallahü anh) anlatır: Bir gazadan Medine'ye dönerken, bedevi bir kimse Resulullah Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) yanına geldi, iman etti ve ona tabi oldu. Sonra Resulullah Efendimize "Sizinle hicret etmek istiyorum!" dedi. Peygamber Efendimiz de onu Eshâb-ı kiramdan birisine gönderdi ve yardımcı olmasını istedi. Ona imanı ve İslamı öğretecekti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namaz, Insanı Kötü Işlerden Alıkoyar!

Vehbi Tülek

Muhammed bin Ali hazretleri Cezayir'de yetişen Mâliki mezhebi âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. 1202 (m. 1787)'de Cezayir'in Vehrân şehrinde doğdu. 276 (m. 1859)'da Libya'da Ca'bûb vadisinde vefât etti. Namazın ehemmiyeti hakkında şunları buyurdu:

Her Asırda Peygamber Geldi

Vehbi Tülek

Mümine Cahillik Yakışmaz

Vehbi Tülek

Muhammed El-Becli hazretleri evliyânın meşhurlarındandır. Doğum târihi bilinmemekte olup, 621 (m. 1224) senesinde vefât etti. İlim öğrenmenin fazileti hakkında buyurdu ki:

Kabir Ehlini Iyi Veya Kötü Hâlde Görmek

Vehbi Tülek

Ahmedü Bamba Hazretleri

Vehbi Tülek

Hakîkî Üstünlük...

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Leys Bin Sa'd

Vehbi Tülek

Kâbe'nin Duvarındaki "ahidnâme"nin Hâli!..

Vehbi Tülek

Ey Oğul! Amelin Güzel Edebin Ince Olsun!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Sakin Kalyona Binme

Bana Delil Getir

Sarik Ve Sakal

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Hizir Ve Gelin

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek