Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.776.316

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sana Ne Oldu Ki Böyle Üzgünsün Hanım?

Ebû Müslim Havlânî hazretleri, Tâbiînin büyüklerindendir. Doğum târihi bilinmemektedir. Aslen Yemen'de Havlan köyündendir. 681 (H.62) senesinde Şam'da vefât etti. Peygamber Efendimiz hayatta iken Müslüman oldu. Resûlullah'ı sallallahü aleyhi ve sellem görmek için Medîne'ye gitmek üzere yola çıkmıştı. Yolda iken Peygamber efendimizin vefât ettiğini haber aldı. Bunun üzerine geri döndü...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Nemiz Kaldi Bizim Mülk-i Arab’da

Yavuz, sert mizaçlı olduğu kadar şair ruhluydu. Birçok şiirleri vardır. Bu yüzden şiir ile ifade edilen duygulara ehemiyet verirdi. Mısır'ın fethinden sonra uzunca bir müddet Kahire'de kalınması, devlet erkanının ve askerin canını sıkmaya başladı. Fakat bu durumu padişaha bildirmeye kimse cesaret edemiyor du. Birgün çok sevdiği Kemalpaşazade Ahmed Efendi ile konuşurken:-Mısır'da ve asker arasında neler oluyor?-İyilik, Sultanım. Yalnız dün Nil nehri kenarında iki askerin şöyle bir türkü söylediklerini duydum:

Vehbi Tülek

39 - GÂzileri Boş Mu Sanirsiniz?

Vehbi Tülek

Garip Bir Koşu

Vehbi Tülek

İstanbul’un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Fetih öncesi Bizans'ın iç durumu hiç iyi değildi. Devlet halkını soyuyor ve çeşitli zulümlerle inletiyordu. Avrupa ve Papalığın yardımını sağlamak için halkını, din değiştirip Katolik olmaya zorluyordu. Vergiler ödenemez büyüklükte idi. Halkın ayaklanmasını önlemek için papazlara, hurafeli inançları körükleme emrini verdiler. Bir yıldız kayması, baykuş ötüşü veya sis basması, felaket habercisi olarak anlatılıyordu. Meryem ana tablosunu bir yerden bir yere taşıyan birisinin ayağı kayıp düşse, halk günlerce yas tutuyordu. Halkı putperest yapmışlardı. Devlet din adamlarını köle gibi kullanıyordu. İşte bir patrik seçimi hikayesi: Rum patrikhane heyetine, imparator, kimi patrik seçeceklerini emirle bildiriyordu. Güya seçilen yeni Patrik, Bizans sarayına gelip durumu arz ediyordu.

Hey Sultan MurÂd’im VÂ’den Yakin Geldi!..

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Daha Büyük KerÂmet Mi Olur?

Vehbi Tülek

Lütfi Paşa Ve Ya’kub Efendi

Vehbi Tülek

Kahve İkrami

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi

Vehbi Tülek

Şanli Bir Zafer İçin “bilmem Ne Kazandik” Diyenin Hali

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cuma, Fakirlerin Haccı, Müminlerin Bayramıdır

Fahrüddîn İbn-ül-Fahr hazretleri hadis ve Hanbelî mezhebi fıkıh âlimidir. 685 (m. 1286) yılında Lübnan’da Ba’lebek’te doğdu. Zamanındaki birçok âlimden ilim öğrendi. Mısır ve Hicaz gibi birçok bölge ve şehirleri dolaşarak, oralardaki âlimlerin ilimlerinden istifâde etti. Hadîs ve Hanbelî mezhebi fıkıh bilgilerinde âlim oldu. 732 (m. 1332) yılında Şam’da vefât etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sıla Bin Eşyem Ve Amca Kızı Muaze

Vehbi Tülek

Tabiinin büyüklerinden olan Sıla bin Eşyem'in, Muaze el-Adeviyye isimli bir amca kızı vardı. O da Sıla gibi Tabiinden idi. Muaze, müminlerin annesi Aişe radıyallahü anha ile görüşmüş ve ondan çok hadis-i şerif öğrenmiştir. Muttaki, abid ve zahide bir kadındı... Sıla bin Eşyem, işte bu amcasının kızı Muaze'yi kendisine istedi.

İslam Dini Fen Ilmini Emretmektedir

Vehbi Tülek

Kötülüklerin Anahtarı Kibir Hayırların Anahtarı Tevâzudur

Vehbi Tülek

Ebû Ya'kûb Râzi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İran'da Rey şehrinde yaşadı. Zünnûn-i Mısri hazretlerine talebe oldu. Cüneyd-i Bağdadi hazretleri ile mektuplaşmaları meşhurdur. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Muhyiddîn Turaysîsî

Vehbi Tülek

Gâfil Olan Mahbûba, Allah’a Kavuşamaz

Vehbi Tülek

Herkes Dünyada Iken Hesabına Baksın

Vehbi Tülek

Allah Ve Resûlünün Sevgisi Için

Vehbi Tülek

Müminlere Söyle Harama Bakmasınlar

Vehbi Tülek

Ölümden Önce Olan Her Şeye Dünyâ Denir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Abdullah El-acemî

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Zalimlere Dersini Verdi!

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek