Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.225.404

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kırklar Makâmı'ndaki "kutlu" Toplantı

Noktacı Ali Çelebi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Midilli Adasında doğdu. 1574 (H.982)'te vefât etti. İlim öğrenmek için Şam'a gidip bir müddet orada kaldı. Sâlihiye'ye gidip Şeyh Üveys Halvetînin derslerine ve sohbetlerine devâm edip tasavvufta yetişti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İstanbul’un Sulari

İstanbul'da belediye ile ilgili işlerden biri de su sorunuydu. Kanuni Sultan Süleyman, Kırkçeşme sularını İstanbul'a getirttiği zaman milletin yüzü biraz güldü. Her tarafta çeşmeler yapıldı. Ebussuud Efendi de Yazıcı çiftliği yöresinden bulduğu suyu Turunçluk suyu ile birleştirdi, bir çeşme yaptırmaya karar verdi. Su yolları yapmak için büyük bir çalışma başladı. Su yollarının onarımı için Mısır'dan hamallar bile getirildi. Sular İstanbul'a düzenli bir biçimde dağıtılacaktı. Eğrikapı dışında büyük bir su hazinesi vardı. Bu hazine altmış lüleye bölünüyordu. Bu sular hazinelerden çeşmelere dağıtıldı. Sultan Süleyman dönemine gelinceye kadar çeşmelerin suyu hep boşa akardı. Gece gündüz akan çeşmelerden dolayı sokaklar çoğunlukla bataklık haline gelirdi. Sonunda burma lüleler bulundu. Hem sokaklar çamurdan kurtarıldı, hem de suların boşa akmasına engel olundu. Böylece artan suyu isteyenler hayrat çeşmeler yaptırarak oralara akıtırlardı. Fakat burma lülelerin, yani muslukların icadı birçoklarının işine gelmedi. Bazı mahallelerde imam ve cemaat: "Akan su bahçelerimize verilmiştir. Yabana akarsa aksın. Burma lüleye rızamız yoktur" dediler, burma lüleleri kaldırmaya çalıştılar. Bu konuda en ileri gidenler sipahilerdi. Bu sorun üzerine Sultan Süleyman İstanbul kadısına şu hükmü yazdı: "Çeşmelere burma lüle takıldığından lüleyi ufaltan eğer sipahi ve başka kullarım taifesi ise kapıma arz eyleyesin. Ve eğer ehl-i cihetten (yöre halkından) ise cihetten alup ahare (başka tarafa) veresin. Ve eğer şehirli halkından ise muhkem hakkından geldikten sonra cerimesini (cezasını) aldırasın. Ve yabana akmak ecli (nedeni) için açık koyanların dahi vech-i meşruh (açıklanan nedenlerle) üzre haklarından gelesin.

Vehbi Tülek

Ebdal Murad’in Kilici

Vehbi Tülek

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

Kemal Reis

Vehbi Tülek

Tarihçi Ali'nin yazışına göre Kemal Reis Eğriboz Azepler Reisi iken Dip Frengistan'a gitmiş ve bütün sahillerdeki kaleleri vurmuş, gittikçe gemisi çoğalıp levent mellahlarına başbuğ olmuştur. Frenk kıyılarının hakimleri onun korkusundan şaşkına dönmüşler. Bir gece Malta adasına varmış ve bir yol bulup adadaki Beyin oğlunu esir almış, onu bir çok kumaş yükleriyle birlikte önce Gelibolu'da Arnavut Sinan Beye ve onun tavsiyesi ile İstanbul'a saraya getirmiştir. Osmanlı Devleti'ndeki şöhreti bu hadise ile başlamış görünüyor. Kemal Reis Gırnata'da Beni Ahmer hükümdarlarının sonuncusu olan Mevlâ Hasan'ın Osmanlı devletinden imdat istemesi üzerine donanma ile İspanya sularına gitmiş, nümayişler ve vurgunlar yaparak oralara korku salmıştı.

Nalinci Baba Ve Sultan Iii. Murad

Vehbi Tülek

Devlet Adamlarina Altin Öğütler

Vehbi Tülek

26 - Şehitler Hakki İçin

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Silah Kullanma Sanati

Vehbi Tülek

Kanuninin Atinin Üzengisi

Vehbi Tülek

Yunan Askeri Hakiminin İtiraflari

Vehbi Tülek

Nemiz Kaldi Bizim Mülk-i Arab’da

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Haset Eden, Dâima Gamlı Ve Kederlidir!

Şeyh Sinân Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Şimdi Yunanistan’da bulunan Fere’de doğdu. Bursa’ya giderek Abdüllatîf Kudsî’nin talebesi olan Şeyh Tâceddîn’in talebesi oldu. Kısa zamanda yüksek derecelere kavuşarak icazet verildi ve talebe yetiştirmek üzere memleketinde gönderildi. 890 (m. 1485) senesinde Fere’de vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Receb Enis Dede

Vehbi Tülek

Receb Enis Dede, Edirne'de yaşamıştır. Son asır Mevlevi şeyhleri arasında en çok talebesi ve müntesibi, bağlıları olan bir zâttır. Osmanlı sultanlarından Dördüncü Mehmed Han, Sultan İkinci Süleymân Han, Sultan İkinci Ahmed Han, Sultan İkinci Mustafa Han ve Sultan Üçüncü Ahmed Han onun sohbetlerinden istifâde etmiş ve feyz almışlardır.1734 (H.1147) senesinde Edirne'de vefât etti.
Receb Enis Dede, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Abdullah İbn-i Abdülhakem

Vehbi Tülek

Kabirdekiler Birbirlerini Ziyaret Ederler

Vehbi Tülek

Dürrizâde Seyyid Abdullah Efendi 131. Osmanlı Şeyhülislamıdır. 1182 (m. 1769)'da İstanbul'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra İstanbul Kadılığı, Anadolu Kazaskerliği ve Nakibüleşraflık vazifelerine; nihayet 1808'de Şeyhülislamlığa tayin edildi. 1243 (m. 1828)'de İstanbul'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Resûlullahın Anaları Babaları Mümin Idi

Vehbi Tülek

İzzeddîn Alî Cezerî

Vehbi Tülek

Kimse Bu Kelâmın Sahibine âsi Olmasın

Vehbi Tülek

Buhûrîzâde Abdülkerim Efendi

Vehbi Tülek

Hasan Zarîfî Efendi

Vehbi Tülek

İşlerinde Orta Yolu Tut!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Zamânın sultânı Dördüncü Murâd Hana, tarikat erbâbı kötülenmiş, onların bâzı işlerinin yasaklanması istenmişti. Sultan yalnız böyle söyleyenlerin sözleriyle hareket etmeyip, zamânın tasavvuf ehli âlim ve faziletli kimselere de tarikatla ilgili hususları sorup cevap istemişti. Bunlar arasında İsmâil Ankaravi de vardı. O da üç gün içinde yirmi sayfalık bir risâle yazıp arzetti. Cevaplar, Şeyhülislâm Yahyâ Efendi ve diğer zamânın önde gelen âlimleri tarafın dan incelenip uygun görüldü ve pâdişâh tarafından da kabûl edildi. Böylece onların vesilesi ile tasavvuf ehli, sıkıntıdan kurtuldu. Aziz Mahmûd Hüdâi onun bu cevaplarını beğenip; "Allahü teâlâ, muhâliflere karşı Rusûhi'nin ayağını sağlam ve sâbit eylesin. Onların inat damarlarını kesmekte söz kılıcını keskin eylesin. Muhâlifleri susturmakta mızrağını tesirli eylesin. Zamânımızda tasavvuf ehline karşı olanlarla onun cihâdı olmasaydı, onların eli hak tâliplerine uzanır, zarar verirdi. Doğru yolda olanlarla olmayanları birbirinden ayırmak zor olurdu. Allahü teâlâ onun delillerinin oklarını en doğru hedefe isâbet ettirdi." diye medhetti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Kum Ve Kaya

Yüz Vermedin!

Kadin Akli

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

İcÂzetin Sirri

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek