Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.142.327

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Övülmesiyle Yerilmesi Arasında Fark Görmeyen Kimse Zâhiddir

İbn-i Celâ hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Şam'da doğdu. 918 (H. 306) senesinde orada vefât etti. Zamânın büyük velîlerinden Zünnûn-i Mısrî ile Ebû Türâb Nahşebî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Cüneyd-i Bağdâdî, Ebü'l-Hasan-ı Nûrî hazretleri ile görüşüp istifâde etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Emrediyorum Paşa!

Sultan II. Abdülhamid devri ileri gelenlerinden Ferik(Orgeneral) Hasan Paşa ile oğlu Müşir(Mareşal) Deli Fuad Paşa bir merasime gideceklerdi. Arabanın yanına kadar beraber geldikten sonra, rütbesine göre önce arabaya Müşirin binmesi gerekiyordu. Fakat Müşir, Ferikin oğlu olduğundan, babasına:

-Buyurun, dedi. Babası:

-Hayır, siz Müşirsiniz. Önce sizin binmeniz icabeder, deyince Fuad Paşa,

-Öyleyse Paşa hazretleri emrediyorum, arabaya bininiz, der. Öylece hem askeri adab, hem de ahlaki edeb yerine gelmiş oldu. Hadiseyi işiten Sultan Abdülhamid, ertesi gün Hasan Paşa'yı da Müşir rütbesine yükseltti.

Vehbi Tülek

Haliçteki İlk Köprü

Vehbi Tülek

51 - İbn-i Haldûn'un Emîr Timur'la Görüşmesi

Vehbi Tülek

İmparator Ölü Gibi Donup Kaldi

Vehbi Tülek

Fatih'in İstanbul'u kuşattığı günlerde Bizans'ta elçi olarak bulunan Venedikli asilzade Barbaro, Fatih Sultan Mehmed Han'ın parlak dehasının bir eserini daha şöyle nakleder:"18 Mayıs günü Bizanslılar uyandıkları zaman şaşkınlıktan dona kaldılar. Çünkü surların önünde büyük bir kule duruyordu. Osmanlılar o gece 4 saat içinde ahşap bir kule inşa ederek surların önüne getirmişlerdi. Yüksekliği surlardan yukarıda idi. Bu kule öyle mükemmeldi ki, nasıl yapıldığını kimse anlayamadı. Bütün Hristiyan dünyası birleşse bunu yapamazdı.İmparator hazretleri bütün erkanı ile birlikte surların üzerine geldiğinde bu şayan-ı hayret şeyi görünce korku ve dehşetten ölü gibi donup kaldı. İşte o zaman, Fatih'in bu parlak zekası karşısında İstanbul''un eninde sonunda onun eline geçeceğini anlamıştı.

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

İstanbul’un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

60 - Yavuz'un Adaleti

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Vehbi Tülek

Allah Ne Derse Öyle Olur

Vehbi Tülek

95 - Sultan Ahmed'in Rüyasi

Vehbi Tülek

MÂzeret Ortada

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

baban Gelirse, Beni Çağır Oğul!

Köyün yağız delikanlısı Ali, hâfız olmuştu... Ağzı dualı anası; "Bir de oğlumun mürüvvetini görsem!" diye geçirdi içinden... Ve köyün, güzel olduğu kadar terbiyeli kızı Adeviye'yi istedi Ali'sine... Çok geçmeden de sâde bir düğünle evlendirdi...
Ancak vatan toprakları tehlikedeydi o günlerde. Adeviye, Ali'yi kendi elleriyle hazırladı cepheye. "Git Ali'm!.. Vatan için, doğacak evlâdımız için git" dedi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İnsan, Kulluk Yapması Için Yaratılmıştır!.

Vehbi Tülek

Kâdı Muhammed Zâhid hazretleri "Silsile-i âliyye" denilen büyük âlim ve velilerin ondokuzuncusudur. Semerkand'da doğdu. Ya'kûb-ı Çerhi hazretlerinin torunudur. Ubeydüllah-i Ahrâr'a talebe oldu. Onun vefâtından sonra halifesi oldu. 936 (m. 1529)'da Semerkand'da Vahş köyünde vefât etti. "Mesmûât" adlı eserinde, hocası Ubeydüllah-i Ahrâr hazretlerinin sohbetlerinde dinlediklerini toplamıştır. Bu eserinden bazı bölümler:

Kızmanın Sonu Pişmanlıktır!

Vehbi Tülek

Arslan Bin Yâkûb

Vehbi Tülek

Arslan bin Yâkûb hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Türkmen asıllıdır. 1164 (H.560) senesinde Şam'da vefât etti. Zamanındaki büyük velilerin sohbetlerinde yetişti ve kemale gelerek talebe yetiştirdi. Kerâmetleri ve güzel hâlleriyle meşhûr oldu.

Ne Güzel Kokuyorsun Yâ Resûlallah

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Herkese Galiptir

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavv1f Bedî’uddîn Sehârenpûrî

Vehbi Tülek

Eshâbımın Hiçbirine Dil Uzatmayınız

Vehbi Tülek

Kâbe'de Vefât Eden Çocuk!..

Vehbi Tülek

Ahmed Gaznevî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
SelÂmetle Gidip Gel

SelÂmetle Gidip Gel

Abdülehad Efendi bir gün, talebelerinden birisinin bir iş için Üsküdar'a gidip gelmesini istedi. Fakat o gün çok fırtınalı idi. Kayık hiç işlemiyordu. Bu yüzden talebelerden kimse, ben gidip gelirim, diyemedi. Nihâyet içlerinden biri, Abdülehad Efendinin emrini yerine getirmek için kendisinin Üsküdar'a gidip geleceğini söyledi. O zaman Abdülehad Efendi o talebesine; "Selâmetle gidip gel." diye duâ etti. O talebe Eminönü'ne geldiğinde, yüz kadar kayıkçıdan ancak birini Üsküdar'a gidip gelmeye iknâ edebildi. Kayıklarından birisini denize indirdiler. Bir ok atımı gitmeden, fırtına dindi, deniz sâkinleşti, rüzgâr uygun bir yöne doğru esmeye başladı. Yelken açıp, Üsküdar'a kısa zamanda gidip geldiler. Dönüşte talebe durumu Abdülehad Efendiye bütün tafsilâtıyla anlattı. Abdülehad Efendi talebesine çok duâ etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Şikayet

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Arkadaşlarımı Korumak Için

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Kul Hakkı

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek