Evlilik, Gözü Haramdan Daha Muhafaza Eder
Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.667.765
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
Bursa Yenişehir'de doğan Hüseyin Paşa, Enderun'da, saray baltacıları arasında eğitim gördü. Küçük ve büyük mirâhûrluk vazifesinde bulunduktan sonra, 1632 yılında Kaptan-ı deryalığa getirildi. Bir müddet sonra açılan Revan Seferine Kaptan-ı derya olarak katıldı. Revan'ın fethinde büyük gayret gösteren Hüseyin Paşa, daha sonra Âzerbaycan üzerine yapılan harekâta katıldı. Dönüşte Diyarbekir'deyken 1635 yılında devletin mühim eyaletlerinden biri olan Mısır'a Beylerbeyi tâyin edildi.İki sene bu vazifede kalan Hüseyin Paşa İstanbul'a çağırılarak, Anadolu Beylerbeyliğine getirildi ve Sultan Dördüncü Murâd'la beraber Bağdat Seferine çıktı. Muhâsara esnâsında kendi tarafına düşen iki kaleyi kolaylıkla zaptetti ve Bağdat'ın içinde sükûnu sağlamada büyük rolü oldu. Ayrıca iç kaledeki Narin Kuleyi bir bölük asker ile ele geçirmesi herkesi hayretler içinde bıraktı. Sultan Dördüncü Murâd bu başarılarından dolayı onu, kubbe vezirliğine tâyin etti.
Sultan II. Murad an, 12 Rebiulevvel 996 (10 Şubat 1588) günü bir tezkire çıkartarak:"Bu gece Server-i Kâinat, Mefhar-i Mevcûdât hazretlerinin dünyaya teşrif ettikleri gecedir. Ta'zim ü ihtiram etmek gerektir." Diyerek minarelerde kandiler yakılmasını emretti. Bu vesile ile camilerde ve mescidlerde mevlidler okundu, şenlikler yapıldı. Bu tarihten sonra her mevlid kandilinde aynı şenlikler, bütün Osmanlı Padişahları tarafın dan yapılmaya devam edildi. Önceleri Ayasofya'da yapılan merasimler, daha sonraları Sultan ahmed camiinde yapılmaya başlandı. Halkın büyük rağbetine mazhar olan mevlid kutlamaları zamanla bayram şekline büründü. Bazı camilerde bu gecelerde minareler arasında mahyalar kurulurdu.
Affân bin Müslim hazretleri hadîs âlimlerindendir. 134 (m. 751) târihinde Basra’da doğup, 220 (m. 835) senesinde Bağdad’da vefât etti. Hadîs ilminde güvenilir bir Âlimdir. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîfler, Kütüb-i sitte’de mevcûttur. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
İbn-i Zenceveyh hazretleri hadis âlimlerinden olup hafız, yani ravileriyle birlikte yüz bin hadis-i şerifi ezbere bilenlerdendi. Horasan'ın Nesâ kasabasında 180 (m. 796)'da doğdu. 251 (m. 865)'de vefât etti. Kitabında şöyle nakleder:
Ebü’l-Ferec Nehrevânî hazretleri kıraat, tefsir, fıkıh ve hadîs âlimidir. 305 (m. 917)’de Bağdat ile Vâsıt arasındaki Nehrevan’da doğdu. Bağdat’ta ilim tahsilinden sonra kadı nâibliği yaptı. 390 (m. 1000)’de Nehrevan’da vefat etti. “el-Celîsü’s-sâlihu’l-kâfî ve’l-enîsü’n-nâsıhu’ş-şâfî” isimli eserinde şöyle yazmaktadır:
Abdülehad Efendi bir gün, talebelerinden birisinin bir iş için Üsküdar'a gidip gelmesini istedi. Fakat o gün çok fırtınalı idi. Kayık hiç işlemiyordu. Bu yüzden talebelerden kimse, ben gidip gelirim, diyemedi. Nihâyet içlerinden biri, Abdülehad Efendinin emrini yerine getirmek için kendisinin Üsküdar'a gidip geleceğini söyledi. O zaman Abdülehad Efendi o talebesine; "Selâmetle gidip gel." diye duâ etti. O talebe Eminönü'ne geldiğinde, yüz kadar kayıkçıdan ancak birini Üsküdar'a gidip gelmeye iknâ edebildi. Kayıklarından birisini denize indirdiler. Bir ok atımı gitmeden, fırtına dindi, deniz sâkinleşti, rüzgâr uygun bir yöne doğru esmeye başladı. Yelken açıp, Üsküdar'a kısa zamanda gidip geldiler. Dönüşte talebe durumu Abdülehad Efendiye bütün tafsilâtıyla anlattı. Abdülehad Efendi talebesine çok duâ etti.