Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.633.771

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bu Dükkânın Geliri, Senin Talebelerine!

Şeyhülislam Abdullah-i Ensârî hazretleri evliyânın meşhûrlarından ve Hanbelî mezhebinin büyük fıkıh âlimlerindendir. 1005 (H.396) senesinde Afganistan’da Herat'ta doğdu. 1088 (H.481) senesinde aynı yerde vefât etti. Hadîs ilminde yüksek derecede âlim idi. Üç yüz binden ziyâde hadîs-i şerîf ezberlemiştir. Ayrıca tefsîr, fıkıh, kelâm, târih, neseb ve diğer ilimlerde âlim idi. Silsile-i aliyye büyüklerinden Ebü'l-Hasan-ı Harkânî hazretlerine intisab ederek tasavvufta da yüksek derecelere ulaştı. Abdullah-ı Ensârî buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

FÂsiklardan Uzaklaş

Hacı Bayram-ı Veli hazretleri Edirne'den ayrılırken kendisinden nasihat isteyen Sultan Murâd Hana şöyle dedi:"Tebean içinde herkesin yerini tanı, ileri gelenlere ikrâmda bulun. İlim sâhiplerine hürmet et. Yaşlılara saygı, gençlere sevgi göster. Halka yaklaş fâsıklardan uzaklaş, iyilerle düşüp kalk. Hiç kimseyi küçümseme ve hafife alma. İnsanlığında kusûr etme, sırrını hiç kimseye açma, iyice yakınlık peydâ etmedikçe, kimsenin arkadaşlığına güvenme. Cimri ve alçak insanlarla ahbablık kurma. Kötü olduğunu bildiğin hiçbir şeye ülfet etme. Seninle başkaları arasında bir toplantı akdedilir veya insanlarla aranızda bâzı beseleler görüşülürse, yâhut onlar bu meselelerde senin bildiğin hilafını iddiâ ederlerse, onlara hemen muhâlefet etme. Sana bir şey sorulursa, ona herkesin bildiği şekilde cevap ver. Sonra bu meselede şu veya bu şekilde görüş ve delillerin de bulunduğunu söyle. Senin bu türlü açıklamalarını dinleyen halk, hem senin değerini, hem de başka türlü düşünenlerin değerini tanımış olur. Sana bu görüş kimindir? diye sorarlarsa, fakihlerin bir kısmınındır, de. Onlar, verdiği cevâbı benimserler ve onu sürekli olarak yaparlarsa, senin kadrini daha iyi bilir ve mevkiine daha çok hürmet ederler."Seni ziyârete gelenlere ilimden bir şey öğret, böylece faydalansınlar. Herkes, öğrettiğin şeyi belleyip tatbik etsin. Onlara umûmi şeyleri öğret, ince meseleleri açma. Onlara güven ver, ahbablık kur. Zirâ dostluk, ilme devâmı sağlar. Bâzan da onlara yemek ikrâm et. İhtiyaçlarını temin et. Onların değer ve itibârlarını iyi tanı ve kusurlarını görme. Halka yumuşak muâmele et, müsâmaha göster. Hiçbir kimesye karşı bıkkınlık gösterme, onlardan biri imişsin gibi davran."

Vehbi Tülek

Yediğin, Giydiğin Haram Olunca

Vehbi Tülek

Çaldiran Savaşi

Vehbi Tülek

Mimar Sinandan Mektup...

Vehbi Tülek

Birkaç yıl önce, Süleymaniye Camii'sinin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı anlaşılmış. Eğer çözüm bulunamazsa, koca cami kısa bir zaman içinde yıkılacakmış. Caminin tüm taşıyıcı yükü kemerlerindeymiş. Bu kemerlerin ortalarında bulunan kilit taşları zamanla aşınmış. Ama elde yazılı bir proje olmadığı için nasıl değiştirileceği bilinmiyormuş.
Hemen Türkiye'nin en yetkin mühendis ve mimarlarından oluşan bir heyet oluşturulmuş. Ortaya bir sürü fikir atılmış. Her kafadan bir ses çıkmış ama sonuç alınamamış. Tartışmalar sürerken caminin içinde büyük bir karmaşa sürüyormuş. Ülkenin çeşitli bilim kuruluşlarından bir sürü mimar, mühendis kemerleri inceliyormuş. Bu adamlardan biri ortalarda dolanırken, kazara, gizli bir bölme bulmuş.

FÂsiklardan Uzaklaş

Vehbi Tülek

Sevdiklerine Kavuştu

Vehbi Tülek

70 - Bana Kanuna Uymaz İşler Getirmeyin

Vehbi Tülek

Abdülhamid HÂn’in Engin Merhameti

Vehbi Tülek

LÂ İlÂhe İllallah

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Ben Gelir Borcumu Öderim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hüsrev Beyin Üç Şehit Oğlu

Kanije, Macaristan ve Avusturya sınırlarında küçük bir kaledir. lll. Mehmed Han zamanında ve 1600 tarihinde Avusturya'dan alınmıştı. Fakat ertesi yıl, 1601'de Avusturya Arşidük'ü Ferdinand büyük bir kuvvetle bu kaleyi kuşatmıştı...
Kanije'yi savunan askerlerimiz çok zor durumda kalmışlardı. Kaleyi kuşatan yüz bin kişilik düşman kuvveti yüklendikçe yükleniyordu. Üstelik Kanije önündeki nehri de doldurmaya başlamışlardı. Bunu yaptıkları takdirde kaleyi korumak çok güçleşecekti. Düşmanlar sonunda nehri doldurmayı başardılar. Kanije önündeki nehri, nisbeten geçit verdiği yerde sazlarla doldurup, üzerine çitten siperler yerleştirdiler. Bunun yanı sıra bir de tahtadan muntazam bir köprü yaptılar ve bunu kalenin hendeğine bağladılar. Artık hendeği rahatlıkla aşabileceklerdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhammed Ibn-i Mende

Vehbi Tülek

Muhammed ibn-i Mende hazretleri hadis âlimidir. 310 (m. 922) senesinde İran'da İsfehân'da doğdu. Pek çok âlimden ilim tahsil etti. Hadis-i şerif öğrenmek için Nişâbûr, Semerkand, Mekke, Medine, Şam, Mısır ve daha pekçok İslâm memleketlerini dolaştı. 395 (m. 1005) yılında İsfehân'da vefât etti. İbni Mende şöyle rivayet etti:

Kelime-i Şehâdeti Söyleyemeyen Adam!

Vehbi Tülek

Muhammed Çelebi Sultan

Vehbi Tülek

Muhammed Çelebi Sultan, Anadolu'yu aydınlatan meşhûr velilerdendir. Eğirdir'de doğdu ve 1494 (H.900) de orada vefat etti. Babası, Piri Halife Sultandır. Seyyid olup nesebi yirmi üçüncü batında hazret-i Hüseyin'e ulaşır. Babası Piri Halife Sultan, mânevi bir işâret üzerine genç yaştayken İran'ın Hoy şehrinden, hocası Şeyhülislâm Berdei hazretleriyle birlikte Anadolu'ya göçmüştür. Anadolu'ya gelince, büyük bir mürşid-i kâmil olan hocası Şeyhülislâm Berdei'nin kızıyla evlenmiş ve bu evlilikten Muhammed Çelebi Sultan doğmuştur.
Muhammed Çelebi Sultan hazretleri vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Yâkût-i Arşî

Vehbi Tülek

Cennetin Yüksek Derecelerine Kavuşanlar

Vehbi Tülek

Âtıfzâde Hüsâmeddîn Efendi

Vehbi Tülek

Atâullah Efendi

Vehbi Tülek

Kurtulmak Isteyen Besmele Okusun

Vehbi Tülek

Hakiki Imana Kavuşan Kimseler

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Nasil Misafir Edilir?

Allah Nasil Misafir Edilir?

Musa Aleyhisselâmın ümmeti:

- Ya Musa! Rabbimizi yemeğe davet ediyoruz. Buyursun bir gün misafirimiz olsun. Nemiz varsa ikram etmeye hazırız, dediklerinde Musa Aleyhisselâm, onları azarladı. «Nasıl olur, Allahü teala (haşa) yemekten, içmekten ve mekândan münezzehtir» diyerek bir daha böyle bir şeyi akıllarından bile geçirmemelerini tenbihledi. Fakat Musa Kelimullah Turu Sina'ya çıkıp, bazı münasaatta bulunmak istediğinde, Allah tarafından şöyle nida olundu:

- «Ya Musa neden kullarımın davetini bana getirip söylemiyorsun?»

Musa Aleyhisselâm: «Ya Rabbi, böyle daveti size gelip söylemekten haya ederim. Nasıl olur, Zatı Ulûhiyetiniz onların söylediklerinden beridir» dedi.

Allahü teala: «Söyle kullarıma, onların davetine Cuma akşamı geleceğim» buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Örümcek Ağı

Garip Karşilanan Bir Adak

Fani Dünya

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

İftiranin Neticesi

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek