Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.546.294

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir

Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih’in Oğullarinin Sünnet Düğünü

Fatih Sultan Mehmed Han, oğulları Bayezid ile Mustafa Çelebi'ye, 1457 yılında, Edirne' de Meriç nehri üzerindeki adada bir sünnet düğünü yaptırdı. Bu düğünü Âşıkpaşa zade şöyle anlatır;O zaman, Bayezid Amasya'da, Mustafa da Manisa'da idi. Onları getirtti ve düğüne başlandı. Etrafa ağırlıklarla davetçiler gönderildi. Bütün sancak eyleri ve her şehrin uluları ve ileri gelenleri geldiler. Edirne'nin çevresinde konakladılar. Nice günlük yollar düğüncülerle doldu. Padişahın otağı adaya kuruldu. Fatih Sultan Mehmed Han'ın oraya devletle geldikten sonra bütün davetliler adaya çağırıldı. Önce âlimler geldi. Sonra diğer davetliler kısım kısım geldiler.

Vehbi Tülek

46 - MurÂd Edilen Sultan Selîm'dir

Vehbi Tülek

Görev Şuuru

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Silah Kullanma Sanati

Vehbi Tülek

Okçuluk Osmanlıların ünlü sporlarındandır. Çok eski zamanlardan beri harp sahasında kendileriyle karşılaşanlar, Türklerin ok atmadaki ustalıklarından hayranlıkla söz etmişlerdir. Türkler, kısa fakat çok kuvvetli yaylar kullanırlardı. Oku gerek piyade ve gerekse süvari olarak kullanmakta emsalleri yoktu. Süratle giden bir atın üzerinden, hedefe isabetli ok atarlardı. Okmeydanı'nda kurulan meşhur kemankeşler ocağı, 15 ve 16. asırlarda emsalsiz üstadlar yetiştirmiştir. Bu arada lodos, poyraz, gündoğusu, batı, kıble, karayel, yıldız gibi yönlerde esen rüzgârlara atılan kamış ve tahta oklarla kurulan menziller, yani kırılan rekorlar, erişilemeyecek kadar yüksektir.Makbul İbrahim Paşa, Atmeydanı'ndaki sarayını yaptırması nedeniyle Kanuni Sultan Süleyman'a bir ziyafet vermiştir. Bu ziyafet eğlenceleri sırasında, Türk Okçuluk Tarihinin önemli kişilerinden biri olan Tozkoparan İskender, at üstünden attığı okla birbirinin içine yerleşmiş 5 kalkanı delmiştir. Bu usta kemankeşin başarıları efsanelere konu olacak kadar büyüktür. Osmanlı İmparatorluğu sınırlarında Tozkoparan İskender'in Gündoğusundaki 1281,5 gez menzilinden (845 metre) daha uzağa ok atışı hiçbir dönemde gerçekleşememiştir.

İskender Paşa

Vehbi Tülek

O Zaman Kiliç Ve Ok Devri İdi

Vehbi Tülek

Mübarek Beldelerin Hizmeti Ona Ve Nesline Verildi

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa Ve Romanya Prensi

Vehbi Tülek

Tövbe Et, Çünkü Ölümün Yakindir!..

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han’in Çekmecesi

Vehbi Tülek

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cennet Irmaklarının Kaynağı, Firdevs'tir

Muhammed Bedahşi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1582 (H.990) senesinde Afganistan'da Bedahşan'da doğdu. İlk tahsilini Belh'te yaptı. Daha sonra Hindistan'da Agra'ya gitti. Orada Şeyh Miyânmir'in sohbetlerinde bulunarak Kâdiri yolunda kemâle erdi. Kısa zamanda yükselip üstün hâllere kavuştu. Sonra Keşmir'e gitti. 1661 (H.1072) senesinde orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin Kapından Başka Gidecek Kapım Yok İlâhî

Vehbi Tülek

Şeyhülislâm Zekeriyyâ Ensârî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1423 (H.826) senesinde Mısır’da Senîke’de doğdu. Küçük yaşta Câmi-ül-Ezher’e giderek ilim tahsiline başladı ve zamanının büyük âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsil etti. Çeşitli medreselerde ders verdikten sonra Kâdı’l-kudât (şeyhülislam) tayin edildi. 1520 (H.926)'de Kâhire’de vefât etti.

Buhârâlı Velî Hâce Dehkân-ı Kılletî

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Zübeyr (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Abdullah bin Zübeyr'in annesi, Hz. Ebû Bekir'in kızı Esmâ'dır. Teyzesi, mü'minlerin annesi Hz. Âişe'dir. Babası tarafından babaannesi Safiyye, Rasûlullah'ın halasıdır...
Yedi yaşında iken babası tarafından Peygamber Efendimize getirilerek O'na biat etme şerefine kavuştu. Hz. Ebû Bekir devrinde çocukluğunu atlattıktan sonra Hz. Ömer devrinde henüz oniki yaşlarında iken babası ile Yermük Savaşı'na gitti. Dört yıl sonra da babası ile birlikte Amr ibni Âs kumandanlığında Mısır'ın fethine katıldı...

Ömer Ziyâeddîn Dağıstânî

Vehbi Tülek

Haram Işlemekte Olanı Söz Ile Menetmelidir

Vehbi Tülek

Kim Kanâat Ederse Geçimi Iyi Olur

Vehbi Tülek

İsmail Aclûnî

Vehbi Tülek

Kimse Bu Kelâmın Sahibine âsi Olmasın

Vehbi Tülek

Malda Zekâttan Başka Hak Yoktur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Onun Görmediği Yer

Cünnetü'l-esmâ

Abdullah El-acemî

Helvaci Çocuk

Dört Şey Mühimdir

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek