Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.396.895

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Açlık Zâhidlerin, Zikir âriflerin Gıdâsıdır

Abdullah el-Harrâz hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İran’da Rey şehrinde doğup büyüdü. 922 (H.310) târihinde vefât etti. Abdullah el-Harrâz Rey ve Bağdâd'da ilim tahsîl etti. Çok hadîs-i şerîf ezberledi. Mâlik bin Enes'ten hadîs-i şerîf rivâyet etti. Evliyânın büyüklerinden Ebû İmrân Kebir'in sohbetlerinde mânevî olgunluğa kavuşup, kemâle geldi. Ebû Hafs Haddad ile görüştü. İlim ve irfanı ziyâdeleşti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Canli Kuzu

Sadrazami Tersleyen Adam

Deli Hüseyin Paşa

Ayyaşin Sonu

Sarik Ve Sakal

Minareden Okunan Şiir

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Medeniyet Merkezi İstanbul

Bir İspanyol, 1552-1556 yıllarında Türkiye'de geçirdiği dört yılını anlatır. Aynı zamanda bir hekim olan bu seyyah, Cenova'dan Napoli'ye giderken Türk gemicilerine esir düşmüş ve İstanbul'a getirilmiş. Daha sonra, tıp bilgisini göstererek Kaptan-ı Derya Sinan Paşa'nın hekimleri arasına girmeyi başarmış. Adı Petro. Seyahatnamesinde, dört yılını yaşadığı Kanuni devrinin yaşantısını gözler önüne serer. Biraz da imrenerek.İşte seyahatnameden birkaç kesit: "İstanbul öyle işlek bir şehir ki, buraya günde İspanya'nın Valladolid şehrinin nüfusu kadar yabancı girip çıkar.""Türklerin bıraktığı hayır eserleri, bizde bırakılandan çoktur. Türk zenginleri, bizimkilerden daha cömert davranırlar.""Türkler sadece insanlara değil, hayvanlara bile iyilik yapmayı sevap sayarlar. Bir-iki düzine ciğer satın alıp, kedi ve köpekleri doyuranlara çok rastlanır."

Vehbi Tülek

Kur’an-i Ker0me Hürmet

Vehbi Tülek

Varna Zaferi

Vehbi Tülek

Canli Kuzu

Vehbi Tülek

Bazı tarihçilerin, kerametlerini yazdıkları Sultan I. Mustafa Han, bir gün sarayın bahçe sinde gezerken bostancıbaşıyı yanına çağırdı. İleride bir tümseği göstererek:"Şu tümseği kaz. Altında canlı bir kuzu bulacaksın. Onu al ve bana getir" dedi. Buna şaşıran bostancıbaşı çekingen davrandı. Padişah emrinde ısrar etti ve:"Bre, tümseği kaz dedik, emrimiz niçin dinlenmez?" deyince bostancıbaşı hemen kazma kürek bulup, istemeye istemeye orayı kazdı. Biraz sonra gördüğü şey karşısında şaşırıp kaldı. Toprağın altından, gerçekten de nazlı nazlı bakan canlı bir kuzu çıktı. Şaşkın lıktan kurtulmaya çalışarak kuzuyu kucağına aldı ve Padişaha getirdi. Sultan kuzuyu bir müddet okşadıktan sonra bostancıbaşıya vererek, "Al bunu besle" dedi.

V. MurÂd Han

Vehbi Tülek

Bendenizde İki Fuad Vardir

Vehbi Tülek

Neme Gerek ?

Vehbi Tülek

Yeniçağ’da Avrupa

Vehbi Tülek

Haliçteki İlk Köprü

Vehbi Tülek

Nagy Varat Köprüsü

Vehbi Tülek

Din Adamlarindan Devlete Zarar Gelmez

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şems-ül-eimme Serahsî

Şems-ül-eimme Serahsi hazretleri Türkistan'da yetişen Hanefi mezhebi fıkıh alimidir. İsmi, Muhammed bin Ahmed bin Ebi Sehl'dir. 400 (m. 1010) senesinde Merv yakınındaki Serahs'ta doğdu. 483 (m. 1090)'de vefat etti. "Muhit" kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bana Duâ Ediniz, Size Icâbet Edeyim

Vehbi Tülek

Celâlüddîn Nasrullah Tüsterî hazretleri Hanbelî fıkıh âlimidir. Tüster asıllı olup 733 (m. 1333)’de Bağdat’ta doğdu. Şam’da ve Kahire’de meşhur âlimlerden fıkıh ilmi tasil etti. Kahire’de Berkuk Medresesi’nde Hanbelî fıkhı müderrisliğine getirildi. İbn-i Hacer Askalânî, ondan çok istifade ettiğini söylerdi. 812 (m. 1409)’da Kahire’de vefat etti. “Enîsü’l-garîb ve celîsü’l-edîb” isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Hakîm Nîşâpûrî

Vehbi Tülek

Mısır’ın Fethi Sana Müyesser Olacak!

Vehbi Tülek

Sünbül Sinân Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. İsmi Yûsuf bin Ali’dir. Merzifon’da 1452 (H.856) yılında doğdu. Isparta’nın Borlu kasabasında ilim tahsîl etti. Oradan İstanbul’a geldi. Efdalzâde Hamîdüddîn Efendiden ders aldı. Ayrıca Çelebi Halîfe ismi ile şöhret bulan Muhammed Cemâleddîn Efendinin de derslerine katılarak, ondan ilim öğrenmeye feyiz ve teveccühlerine kavuşarak kemâle gelip olgunlaşmaya başladı. Hocası ona icazet verip Mısır’a gönderdi. Orada talipleri yetiştirdikten sonra Çelebi Halîfe’nin vefât etmesiyle İstanbul’a döndü. Kocamustafapaşa’daki dergâhta hocasının yerine geçti.

Seven, Sevdiğine Boyun Eğer

Vehbi Tülek

Talebelerim Dünyâda Nâmerde Muhtaç Olmasın!

Vehbi Tülek

İnsanlar Muhakkak Hüsran Içindedir

Vehbi Tülek

Allah Adamlarına Karşı Gelmekten Çok Sakın!

Vehbi Tülek

Âhir Zamanda, Câhil âbidler, Fâsık âlimler Bulunacaktır!

Vehbi Tülek

Davâlılara Nasîhat Eden Mısır Kadısı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Abdullah El-acemî

O Kullarına Çok Merhametlidir

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Altıyüz Dirhemlik İp

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek