Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.279.554

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Cennet Iyilere Cehennem Ise Günâhkârlaradır

Seyyid Radiyüddîn Nâtikî hazretleri büyük velîlerdendir. Nesebi, Peygamber Efendimize dayanır. Horasan civârında Uçyar köyünde doğdu. Doğum târihi belli değildir. İlim tahsîli için Tebriz'e gitti. Zamânın âlimlerinden ilim öğrendi, tahsîlini tamamladıktan sonra Herat'a kâdı tâyin edildi. 1378 (H.780) senesinde Horasan'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Osmanlı Devleti zamanında, İstanbul Okmeydanı, birçok ünlü atıcılar görmüştür. Bunların en namlılarından biri de Tozkoparan İskender'dir. O sıra İran'dan Bahtiyar adını taşıyan bir pehlivan gelip, hükümdarın yanında sert yaylar çekmiş, birçok aynalar (metal levha) vurmuş ve büyük hünerler göstermiş. Hükümdar; "Bizde buna gâlip olan kimse yok mudur?" deyince,"Pâdişahım bir nice gün izin verin tedârik olunur." demişler. Atıcıların ileri gelenleri bir yere toplanıp görüşmüşler ve şu tedâriki görmüşler: Birkaç kantar ağırlığındaki bir top taşına demirden bir halka yapıp Bab-ı Hümayun'dan içerideki meydana koymuşlar ve; "Her kim bu taşı kaldırırsa, çok büyük ihsan vardır!" diye etrafa haber yaymışlar. Bileğine güvenen herkes o demir halkaya yapışıp ancak yerden iki parmak kadar kaldırabilmiş. Ziyade kaldırabilen ancak bir karışı bulabilirmiş.

Vehbi Tülek

Ordusunun Başinda Sefere Çikan Son Osmanli Padişahi

Vehbi Tülek

İlk Türk Uçağinin Uçuşu

Vehbi Tülek

Bağdad Gibi Yüz Kaleye Değerdin

Vehbi Tülek

Sultan IV. Murad 1638 senesi Ekim ayında, daha önceden İran'ın işgal ettiği Bağdad kalesini muhasara etti. Bir gün Dicle kenarında iken:

"Bağdad'ı fethetmeden İmam-ı Azam hazretlerinin türbesini ziyaret etmekten utanırım" diyordu. Her akşam siperleri geziyor ve askerin moralini takviye ediyordu. Hendekler dolmuş, kale duvarları birçok yerden yıkılmış olup yürüyüş zamanı geldiği halde yapılmıyordu. Muhasaranın 37.ci günü Vezir-i Azamı huzuruna çağırıp niçin nihai hücum yürüyüşünün yapılmadığını sordu. Vezir-i Azam:

"Padişahım sabroluna. Sonunda şehir fetholunacak, yürüyüşe zaman vardır. Askeri acele ile kırdırmayalım" dedi. Padişah:

"Senin namın, dilaverliğin ve şecaatin bu mudur? Tehirin manası nedir?" diye sorunca Vezir-i Azzam:

"Ben canımı padişaha feda etmişim. Tayyar kulunuz ölmekle bir şey olmaz. Allahü Teâlâ kaleyi bize ihsan eylesin" dedi ve ertesi gün kaleye hücuma kalkışıldı. Bazı kuleler ele geçirilerek bayrak dikildi. Tayyar Mehmed Paşa, elinde kılıç, yakınındaki bir kuleye hücum eden askerleriyle birlikte savaşıyordu. Kale düşmek üzereydi. O anda bir tüfek kurşunu gelip Vezir-i Azam Tayyar Mehmed Paşa'nın alnına isabet etti ve oracıkta şehid düştü. Padişah bu hadiseyi duyunca çok üzüldü ve:

"Ah Tayyar!... Bağdad gibi yüz kaleye değerdin" dedi.

Haci Bayram-i Veli Hazretlerinin Nasihati

Vehbi Tülek

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

69 - Hasan Can'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Boynuzsuz Koç

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Ve Hüner Sahipleri

Vehbi Tülek

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Özdemirğlu Osman Paşa

1527'de dünyaya gelen Özdemiroğlu, yaşı yirmiye gelmeden Mısır Sancak Beyleri sırasına geçmiş ve 1561'de de Mısır Emirhaclığına tayin edilmiştir. Daha sonra Habeş Beylerbeyi olup 1569'da Yemen eyâletinin Yemen ve Sana diye ikiye ayrılması üzerine Osman Paşa, Sana Beylerbeyi olmuştur. Bu sırada Zeydi imamlarından Topal Mutahhar'ın isyan ederek Yemen Beylerbeyi Murad Paşa'yı katletmesi üzerine her iki eyalet birleştirilerek Osman Paşa'ya verilmiştir...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şâ­fiî Fı­kıh â­li­mi Ebû Bekr Kaffâl

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Kaf­fâl, Fı­kıh âlim­le­rin­den­dir. 1037 (H.429) se­ne­sin­de, Di­yar­ba­kır'ın Sil­van il­çe­sin­de doğ­du. 1113 (H.507)de ve­fât et­ti. Ho­ca­sı Ebû İs­hâk'ın kab­ri ya­nı­na def­ne­dil­di.
Ebû Bekr Kaf­fâl, Şâ­fi­i mez­he­bi fı­kıh âli­mi ola­rak ye­tiş­miş­tir. O de­vir­de adı­na "Mey­yâ Fâ­ri­kin" de­ni­len Sil­van, bü­yük bir ilim mer­ke­zi olup; bu böl­ge, Ma­laz­girt Sa­va­şın­dan çok da­ha ön­ce Müs­lü­man bel­de­si idi.

Kabir Ziyâreti Eden Ibret Alarak Döner

Vehbi Tülek

İslâmiyetin Aslı Üçtür: İlim, Amel Ve Ihlâs

Vehbi Tülek

Bülbülcüzade Abdülkerim Efendi, Osmanlı tasavvuf âlimlerindendir. İstanbul'da doğdu. Şeyh Abdülehadi Nûri hazretlerine intisab edip tahsil ve sülûkünü tamamladıktan sonra hilafet aldı. Selâtin camilerinin bazılarında kürsü şeyhliği hizmetini ifa etti. 1106 (m. 1694)'de vefat etti. Buyurdu ki:

gönlünü Hoş Tut Yâ Resûlallah!..

Vehbi Tülek

Sünnet Ve Cemâat Üzere Olmak...

Vehbi Tülek

Karaman Vâlisi Hemden Paşa

Vehbi Tülek

Sözünüz Zikir, Sükûtunuz Fikir, Bakışınız Ibret Olsun

Vehbi Tülek

Kalb Ve Ruh, Cisim Değil, Cevherdir

Vehbi Tülek

Yemâ­me Şe­hi­di Ebû Dücâ­ne

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
A'meş Ve Hanımı

A'meş Ve Hanımı

İmam-ı Azam Ebu Hanife hazretlernin arkadaşlarından, o dönemin hadis ve kıraat âlimlerinden Süleyman A'meş, bir gece evinde eşiyle tartışmış ve hanımını biraz incitmişti. Buna rağmen tartışmadan hemen sonra hanımıyla tekrar konuşmak istemiş, ama hanımı kocasına kırgın olduğu için, adamın sözlerini cevapsız bırakmıştı.
Adam öfkeyle:
-Niçin bana cevap vermi yorsun? diye hanımını bağırıp, azarladı. Fakat bir cevap alamadı.
A'meş'in kızı babasına:
-Bu gece olmasa da, yarın sabah konuşur seninle, dediyse de adamın öfkesi dinmedi:
-Eğer bu gece benimle konuşmazsa, benden kesin boş olsun, dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Allah Diyen Genç

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Sünnet Akçesi

Gül Yaprağı

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek