Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.305.126

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sana Günahları Küçük Gösteren Şeyden Sakın

Ebû Abdullah el-Medenî hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. Eshab-ı kiramın meşhurlarından Abdullah bin Zübeyr’in “radıyallahü anh” oğludur. 741 (H.124) senesinde vefât etti. Babasından, Enes bin Mâlik ve birçok sahabiden hadis rivâyetinde bulundu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hiddet Değil Gayret

Fatih ve II. Bayezid Han devirlerinde kazaskerlik de yapan Ali Fenari Efendi, insaflılığı ve yumuşak huyluluğu ile de tanınmıştı. Bir gün medresede ders verdiği sırada, talebelerden biri hocasının sözlerine karşı laubali bir tarzda itiraza kalkışır. Müderris ona cevap vermez, şöyle gazaplı bir şekilde kaşlarını çatmakla yetinir ve yine dersine devam eder. Dersin sonunda talebeyi çağırıp bu tutumundan dolayı takdir etmekle birlikte dersin adabını hatırlatır ve sorduğu suali de cevaplandırır. Talebe büyük bir mahcubiyetle ocasından özür diler ve bu arada:

"Bu hareketimin cezası olarak ya izin veriniz başka bir müderrisin hizmetine gireyim, yahıt da bundan sonra böyle siz ders verdiğiniz sırada artık hiç ağzımı dilimi açmayayım" der. Mevlana Fenari:

"Benim sana karşı muamelem bir hiddet neticesi değil, gayret arzusu idi. Maamafih şimdiden sonra hatırına gelen sual ve itirazı hiç tereddüd ve tekellüf etmeden söyle, asla gücenmedim" cevabını verir.

Vehbi Tülek

58 - Sultan Murad'in Hayreti

Vehbi Tülek

İslamiyet Dersi

Vehbi Tülek

Sultanim Özür Dileriz

Vehbi Tülek

İhtiyar Sultan Abdülhamid Han, mushaf-ı şerifi üç kere öptü başına koydu ve kendi elleri ile yaptığı zarif dolaba bıraktı. Sonra edeple eğilip seccadesini topladı. Cebinden kehribar tesbihini çıkardı, sedire ilişip cama yaklaştı. Beylerbeyi Sarayı'nın arka tarafına bakan bu kuytu odanın seyre değer bir manzarası olduğu söylenemezdi. Hem gecenin bu vakti ne görülebilirdi ki? Ama o beş yıldır bakmakta olduğu avluya aşinaydı. Çiçekler bakımsız, çınarların dalları çıplak ve ıslak olmalıydı. Oynaşan gölgeler onu hatıralara çağırdı. Evet, şaşırtacak kadar hareketli geçen saltanat yıllarından sonra, bitmek bilmeyen sürgün hayatı başlamıştı. Tahttan indirildiğinden bu yana tam sekiz sene geçmişti. Üç koca yıl Selanik'te Alatini Köşkü'nde kalmış sonra Beylerbeyi Sarayı'na yollanmıştı. Şimdi iyi yürekli annesi Tir-i Müjgân Sultan'ın yaşadığı ve öldüğü mütevazı odadaydı.

Devlet İçinde Devlet Ya Da Düyun-u Umumiye

Vehbi Tülek

95 - Sultan Ahmed'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Sabetay Sevi Ve VÂnî Muhammed Efendi

Vehbi Tülek

Gül Baba’nin Cenaze Namazi

Vehbi Tülek

Sultan Ahmedin Rüyasi

Vehbi Tülek

Astaze

Vehbi Tülek

O SÂhibine Teslim Oldu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Zalim Hükümdar Ve Inançlı Bir Genç...

Çok eskiden, insanları kendisine taptıran bir hükümdar ve onun da bir sihirbazı vardı. Sihirbaz bir gün: "Hükümdarım, artık ihtiyarladım. Bana bir genç verseniz de onu yetiştirsem" der...
Hükümdar ona bir genç buldurur ve yollar. Gencin eviyle sihirbazın evi arasında bir rahip yaşamaktadır. Genç, zamanla ona da uğramaya başlar... Rahibin anlattığı hoşuna gider ve arkadaşlıkları devam eder ve genç onun dinine girer. Onunla beraber olduğu müddetçe zamanın nasıl geçtiğini anlayamaz ve dolayısıyla hep geç kalır. Sihirbaz da kızar, kızmakla kalmaz dövmeye de başlar.
Genç durumu sonunda rahibe de iletir. Rahip:
"Sihirbazdan korktuğunda, 'Evimizdekiler alıkoydu', ailenden çekindiğin zaman da 'Sihirbaz bırakmadı' dersin. Bu hal üzerine epeyi zaman gidip gelir genç...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yüz Yaşında Müslüman Olan Hristiyan Din Adamı

Vehbi Tülek

Ali Bekkâ hazretleri büyük velîlerdendir. 1174 (H.570) senesinde doğdu. 1271 (H.670)de vefât etti. Kudüs civârına yakın bir yerde zaviyesi, tekkesi vardı. Ali Bekkâ hazretlerinin çok ağlamasının ve "Bekkâ" çok ağlayan lakabının verilme sebebi şöyle anlatılır:

Yâ Resûlallah! Bize De Şefaat Edecek Misiniz?

Vehbi Tülek

şeyhlerin Şeyhi Abdullah Ibni Hafif

Vehbi Tülek

Ebu Abdullah Muhammed bin Hafif hazretleri 889 (H.276) senesinde Şirâz'da doğdu. 981 (H.371)'de aynı yerde vefât etti. Babası sultan idi. Çağındaki "Şeyhlerin Şeyhi" olup âlemde bir tane idi. O asırda tasavvuf yolunu tutanlar hep ona başvururlardı. Büyük bir ifade gücüne sahipti. En derin hakikatlere dair kırk günde bir eser telif ederdi...

Amelin Ve Ilmin Hâlis Olanını Iste

Vehbi Tülek

Çocuğa Hediye" Diyerek Verilenler

Vehbi Tülek

Fakîrler Için Defter Tutmayan Esnaflar

Vehbi Tülek

İnsanların Sözlerine Değil, Işlerine Bak

Vehbi Tülek

İki âlemde De Azîz Ve Muhterem Olanlar

Vehbi Tülek

Önce, En Mühim Olanları Öğrenmeli

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sakin Kalyona Binme

Sakin Kalyona Binme

Sultan III. Mehmed Han zamanında Halvetiye yolunun büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendiye bağlı en samimi talebelerinden olan Hassa-ı Hümâyûndan Gürcübaşı Mûsâ Ağa şöyle anlattı: Abdülehad Efendi hiç sebep yokken ve bir münâsebet de geçmeden bana; "Mûsâ Ağa! Mısır'dan dönüşte, kalyona binmeyip, sayıkaya veya firkateyne bininiz." buyurdu. Buna çok taaccüb ettim. Çünkü, Mısır'a gitmek hiç hatırımdan geçmemişti. Fakat Abdülehad Efendinin bunu söylemekten bir murâdları olmalı deyip, merakla bekliyordum. Bu sözün mânâsını bir türlü anlayamıyordum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Geç Gelen Kurtarıcı

Karşılık Beklemiyorum

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Onun Görmediği Yer

Sarik Ve Sakal

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek