Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.569.012
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
1602 senesi Ağustos ayı. Budin kalesi Avusturya muhasarası altında. O yaz başında Osmanlı ordusu, Erdel üzerine sefere çıkmıştı. Bunu fırsat bilen Avusturya'lılar, Arşidük Matyas kumandasında kalabalık bir ordu ile, Osmanlı idaresi altındaki Budin üzerine yürüdüler ve ilk olarak, surları çok zayıf olan Peşte'yi kolayca zaptettiler. Kalede bulunan Rumeli beylerbeyi Lala Mehmet Paşa, emrindeki çok az kuvvetle müdafaaya hazırlanıyordu. Peşte'yi ele geçiren Avusturyalılar, kısa bir zaman sonra Budin'i muhasara ettiler.
Mimarimizin dev üstadı Sinan tarafından İstanbul'un yedi tepesinden birinde inşa edilen Süleymaniye Camiinin temel atma törenine devrin padişahı Kanuni Sultan Süleyman ile birlikte bütün devlet erkanı gelmişti. Bu muhteşem mabede ilk taşı da Şeyhülislam Ebus Suud Efendi koymuştu."Bir vakt-i şerif ve bir saat-i said-ü latifde ol cami-i münife temel uruldu" diyerek işe başlayan Mimar Koca Sinan, bu büyük eseri yedi yılda tamamladı.
Mehmed Zeynel'âbidin Efendi doksan dokuzuncu Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1163 (m. 1750) senesinde İstanbul'da doğdu. Babasından ve zamanının âlimlerinden ilim öğrendi ve diploma alıp müderris oldu. Daha sonra kadılık, "Nakib-ül-eşrâflık" ve nihayet şeyhülislâmlık makamına yükseltildi. 1239 (m. 1823) senesinde İstanbul'da vefât etti. Şöyle nakleder:
Kara Dâvûd rahmetullahi aleyh, Kânuni Sultan Süleymân Hân devrinde yetişen Osmanlı âlimlerindendir. İzmit'te doğdu. 948 (m. 1541)'de Bursa'da vefât etti. Yıldırım semtinde yaptırdığı câminin bahçesine defnedildi. Yazdığı Şerh-i Delâil-i Hayrat, "Kara Dâvûd" ismi ile meşhûrdur. Bu eserden bazı bölümler:
Kutbüddîn-i İsfehbezî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İran’da İsfehân’da doğdu. 1321 (H.721) senesinde orada vefât etti. Ebü'l-Abbâs-ı Mürsî'nin üç büyük talebesinden biridir. İlim öğrenmek için Şam'a ve başka yerlere gidip oralarda bulunan âlimlerden ilim öğrendi. Kendisinden de birçok kimse istifâde etti. Çok kerametleri görüldü. Yemen âlimlerinden birisi şöyle anlatmıştır:
Emir Sultan, âlim ve ilim menbaı olan Buhârâ'da yetişti. Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevvere'de ilim tahsil etti. Medine-i münevvereye yerleşmek ve ömürlerinin sonuna kadar orada kalmak niyetindeyken, bir rüyâ gördü. Rüyâsında Peygamber efendimiz ile hazret-i Ali yanyana oturmuşlardı. Yanlarına vardı ve diz çöküp oturdu. Hazret-i Ali ona; "Ey oğlum! Sana cenâb-ı Hak tarafından ceddin Muhammed'in (sallallahü aleyhi ve sellem) sünnetini, takvâ yoluyla öğretmen için Rûm iline gitmen işâret olundu. Önünde giden nûrdan üç kandil belirecek, o kandiller nerede gözünden kaybolursa orada kalacaksın. Mezârın da orada olacak" dedi. Emir Sultan uykudan uyanınca; "Demek ki takdir-i ilâhi böyle" diyerek yola çıktı. Hazret-i Ali'nin dediği gibi, üç kandil ona kılavuzluk etti. Bursa'ya geldiği zaman, önündeki nûrdan üç kandil, pınar başında üç servi civârında fakirler için tahsis edilmiş eski bir kilisenin yanında kayboldular. Böylece Emir Sultan Bursa'ya yerleşti.