Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.540.752
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Fatih Sultan Mehmed Han, oğulları Bayezid ile Mustafa Çelebi'ye, 1457 yılında, Edirne' de Meriç nehri üzerindeki adada bir sünnet düğünü yaptırdı. Bu düğünü Âşıkpaşa zade şöyle anlatır;O zaman, Bayezid Amasya'da, Mustafa da Manisa'da idi. Onları getirtti ve düğüne başlandı. Etrafa ağırlıklarla davetçiler gönderildi. Bütün sancak eyleri ve her şehrin uluları ve ileri gelenleri geldiler. Edirne'nin çevresinde konakladılar. Nice günlük yollar düğüncülerle doldu. Padişahın otağı adaya kuruldu. Fatih Sultan Mehmed Han'ın oraya devletle geldikten sonra bütün davetliler adaya çağırıldı. Önce âlimler geldi. Sonra diğer davetliler kısım kısım geldiler.
Fatih Sultan Mehmet Rumeli hisarını yapmağa karar verdiği zaman, Bizans İmparatorlu ğu topraklarında yapılacak bu kale için, usulen İmparatordan müsaade istenmişti. İmparator, kalenin yapılmasını istemiyor, fakat müsaade etmese dahi yapılacağını da biliyordu. Onun için, aklınca kurnazlık yaparak padişaha bir haber gönderdi:"Kalenin yapılacağı yer Galata'ya aittir. Galata ise bizim değil, Frenklerin idaresi altında bulunuyor. Bu işe biz razı olsak bile, kalenin yapılması Frenklerle aranızın açılmasına sebep olur. Bu yüzden bu fikirden vazgeçmek lazımdır."Padişah bu cevaba şöyle bir karşılık verdi:"Bizim maksadımız, İmparatorun hatırına saygı göstermiş olmak için önce müsaade almak ve sonra bu işe başlamaktı. Madem ki yer İmparatorumuzun idaresi altında değildir, o zaman mesele kalmaz. Çünkü Frenklerin hatırına bu kadar saygı göstermek bizim için lazım değildir. İcabederse onlara kendimiz cevap verebiliriz."Bu cevaptan sonra Fatih hemen harekete geçti ve hemen kalenin planları hazırlanarak, Zağanos Paşa ile Çandarlı Halil Paşa'ya havale edildi. Gece gündüz çalışılarak dört ay gibi kısa bir sürede bitirilen koca Rumeli hisarı, o devrin en sağlam kalesi oldu.
Kemâleddin ibn-i Zemlikâni hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. 667 (m. 1269)'da Şam'da doğdu. 727 (m. 1327)'de vefât etti. Dürret-ül-mudiyye adlı eserinde buyuruyor ki:
Debbâg Abdurrahmân hazretleri Mâlikî mezhebi âlimlerindendir. 605 (m. 1208) senesinde Tunus’un Kayravan şehrinde doğdu. Başta Kâdı Ebû Zekeriyyâ Yahyâ el-Berkî olmak üzere, birçok âlimden ilim tahsil etti. Hadîs, fıkıh, tasavvuf ve târih ilimlerinde büyük bir âlim olarak yetişti. Tasavvuf ilmini, Sûfî Ebû Muhammed Abdüsselâm bin Abdülgâlib el-Murtâtî el-Kayravânî’den öğrendi. 699 (m. 1300) senesinde Kayravan’da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Ümmü Hırâm (radıyallahü anha) Ensârın (Medineli Müslümanların) büyüklerinden olan Enes bin Mâlik'in (radıyallahü anh) teyzesidir. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) efendimizin de teyzeleri tarafından akrabâsı olup süt teyzesidir. 647 (H. 28) senesinde Kıbrıs'ta şehid oldu...
Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatılır:Bir zamanlar efendisinin evine her gün nehirden su taşıyan bir köle vardı. Köle boynunda taşıdığı bir sopanın iki ucuna birer kova asar, bu kovaları nehirden aldığı su ile doldurur ve eve getirirdi. Ancak kovalardan birisi birkaç yerinden delinmiş eski bir kovaydı. Dolayısıyla, nehirde ağzına kadar doldurulan suyun ancak yarısını tutabilirdi eve kadar. Diğeri ise yepyeni ve sağlam bir kovaydı. Suyu hiç sızdırmadan taşırdı. Tam iki yıl bu böylece devam etti.