Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.248.537

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanın Hakîkî Saâdete Kavuşması Için

Kınalızâde Ali Çelebi Osmanlı âlim ve velîlerinden olup tefsîr, hadîs, fıkıh âlimidir. 1516 (H.916) senesinde Isparta'da doğdu. İlk tahsilinden sonra İstanbul'a giderek, Mahmûd Paşa Medresesinde, sonra da Sahn-ı semân Medresesinde meşhur âlimlerden ders aldı. Çeşitli medreselerde müderrislik, Anadolu ve Rumeli'nin çeşitli şehirlerinde kâdı ve kâdıasker olarak vazîfe yaptı. 1571 (H.979) senesinde Edirne'de vefât etti. Çok kitap yazdı. Eserlerinin en önemlilerinden Ahlâk-ı Alâî’de İslâm ahlâkını esaslı bir şekilde yazmıştır. Bu kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli-hollanda Münasebetleri

1787'de neredeyse boş bir hazine ile savaşa başlayan Osmanlı devlet adamları büyük meblağlar tutan savaş masrafları nedeniyle artan hazine ihtiyaçlarını karşılamanın bir yolunu bulmak için birçok toplantı yapmış fakat bunlardan bir sonuç alınamamıştı. Yine bu mesele için kethüda bey'in dairesinde bazı devlet adamları ile bir görüşme yapılmış ve burada dışarıdan borçlanma gündeme gelmişti. Ancak mesele gizli tutulmak zorundaydı. Çünkü mâli sıkıntıyı düşmanların öğrenmesi Osmanlı devletini daha zor durumda bırakabilirdi. Sonuçta mesele kaymakam tarafından Padişah'a arz olundu. Padişah sâdır olan hattı hümâyûnda konunun öncelikle Şeyhülislam'la görüşülmesini emrediyordu. Çünkü Osmanlı Devletinde dışardan borç alınması daha önce benzeri görülmemiş bir olaydı. Bunun üzerine Kaymakam Mustafa Paşa kıyafet değiştirip Şeyhülislam bulunan Mehmet Kamil Efendi'nin konağına giderek yabancı devletlerden borç alma konusunda fikrini sordu. Şeyhülislam yabancı bir ülkeden borçlanma nın mekruh olduğunu ancak kerahatine rağmen bunun mevcut şartlar altında yapılması gerek tiğini bildirmesi üzerine Hollanda'dan borç alınması tasarlandı ve Hollanda elçisiyle konu ile ilgili görüşmelere girişildi.

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

Devlet Adamlarina Altin Öğütler

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Ticaret Ahlaki Ve Hollanda

Vehbi Tülek

Osmanlı Kerim Devleti'nin, kurmuş olduğu medeniyetini, tekke-medrese-kışla sacayağı üzerine sağlam bir şekilde oturtup, doğruluk ve adalet üzerine cihana ışık saçtığı günlerde, Hollanda Ticaret Odası'nda bir karar alınırken oyların eşit çıkması halinde, oda reisinin : "Içinizde Türklerle alış veriş eden var mı?" diye sorduğunu ve birinden "evet" cevabını alınca da onun oyunu, imtiyazlı olarak iki oy olarak kabul edip karara varır.Türklerle alışverişte bulunan kişiye bu alış veriş Avrupa'da ayrı bir itabar ve güven kazandırmaktadır. Bundan dolayı da gittiği yerde imtiyazlı konuma gelmektedir. Çünkü Osmanlı'da ticaretin her alanında dürüstlük ve ahlak en önemli değerdi.Yabancı bir kumaş tacirinin Osmanlı ülkesine gelerek bir kumaş imalathanesinin mallarını beğenip hepsini almak istedikten sonra, mal sahibinin kumaş toplarını denklerken bir top kumaşı ayırdığını görüp bu hareketinin sebebini sorması üzerine, Osmanlı esnafı " Onu sana veremem, kusurludur" cevabını verir.

Osmanlilarin Namuskarliklari

Vehbi Tülek

10. Yy.'da Bir Bati'linin İslam Hastanelerini Tasvir Eden Mektubu

Vehbi Tülek

102 - Şahitliği Kabul Edilmeyen Padişah

Vehbi Tülek

Yeniçağ’da Avrupa

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

91 - Kanuni Sultan Süleyman Ve Şövalyeler

Vehbi Tülek

Akbiyik Sultan Ve Fatih

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahü Teâlâya Verdikleri Ahde Vefâ Gösterenler

Ayn-ül-Kudât Hemedânî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İran’da Hemedan'da yaşadı. Küçük yaşta ilim öğrenmeye başladı. Bu sırada Hemedan'a İmâm-ı Gazâlî'nin kardeşi Ahmed Gazâlî geldi. Onun sohbetine yirmi gün kadar devâm etmekle şereflendi. Bu zaman içinde daha önce onda bulunmayan tasavvuf derecelerine kavuştu. 1130 (H. 524) senelerinde vefat etti. Ayn-ül-Kudât bir sohbetinde şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mademki Emrimizi Tutmazsın Hemen Aramızdan Ayrıl

Vehbi Tülek

Yûsuf Nebhânî hazretleri son asır İslâm âlimlerinin büyüklerinden ve evliyâdandır. 1849 (H.1265) senesinde Hayfa’da Eczim köyünde doğdu. Kâhire’deki Câmiü’l-Ezher Üniversitesinde yüksek din ilimlerini öğrenip, icâzet aldı. Şam’da kâdılık, Beyrut’ta Hukuk Mahkemesi Reisliği yaptı. Zamânın büyük velîsi Seyyid Fehim Arvâsî hazretlerinin hac yolculuğu sırasında, onu ziyâret edip elini öptü. Bereketli sohbetinde bulunup istifâde etti. 1932 (H.1350) senesinde Beyrut'ta vefât etti. “Câmiu Kerâmâti’l-Evliyâ” isimli eseri meşhurdur. Bu kitabında şöyle anlatır:

seneler Beni Eskitti!..

Vehbi Tülek

en Sevmediğim Kimse!..

Vehbi Tülek

Alâ bin Ziyâd hazretleri, Basra velilerindendir. Doğum târihi bilinmemektedir. Tâbiin devrinin önde gelen faziletli zâtlarından biri idi. 712 (H.94) senesinde Basra'da vefât etti. Devamlı ibâdetle meşgûl olur ve Allahü teâlânın korkusundan çok ağlardı. Talebelerinden meşhûr hadis-i şerif ve tefsir âlimi Katâde'nin bildirdiğine göre çok ağlamaktan gözlerine perde inmişti...
Alâ bin Ziyâd hazretleri önceleri zengin idi. Sonradan bütün servetini Allah yolunda fakirlere dağıttı, kölelerini âzâd etti. Günde az bir gıdâ ile yetindi. Kıymetli nasihatleri vardır. Buyurdu ki:

Kâfirler Cennete Hiç Giremeyecek

Vehbi Tülek

gönlünü Hoş Tut Yâ Resûlallah!..

Vehbi Tülek

Tabiinin Büyüklerinden Mugire Bin Hakî

Vehbi Tülek

Gücünüz Yettiği Kadar, Allah'tan Korkunuz

Vehbi Tülek

Ahmed Kuddûsî Hazretleri

Vehbi Tülek

Sakın Hiç Kimseye Lânet Etme

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
SelÂmetle Gidip Gel

SelÂmetle Gidip Gel

Abdülehad Efendi bir gün, talebelerinden birisinin bir iş için Üsküdar'a gidip gelmesini istedi. Fakat o gün çok fırtınalı idi. Kayık hiç işlemiyordu. Bu yüzden talebelerden kimse, ben gidip gelirim, diyemedi. Nihâyet içlerinden biri, Abdülehad Efendinin emrini yerine getirmek için kendisinin Üsküdar'a gidip geleceğini söyledi. O zaman Abdülehad Efendi o talebesine; "Selâmetle gidip gel." diye duâ etti. O talebe Eminönü'ne geldiğinde, yüz kadar kayıkçıdan ancak birini Üsküdar'a gidip gelmeye iknâ edebildi. Kayıklarından birisini denize indirdiler. Bir ok atımı gitmeden, fırtına dindi, deniz sâkinleşti, rüzgâr uygun bir yöne doğru esmeye başladı. Yelken açıp, Üsküdar'a kısa zamanda gidip geldiler. Dönüşte talebe durumu Abdülehad Efendiye bütün tafsilâtıyla anlattı. Abdülehad Efendi talebesine çok duâ etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Allah’a Firar Et

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Minareden Okunan Şiir

Hayat Kurtaran Yalan

Üç Kandil

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek