Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.633.718

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Âlimlere Mutlaka Hürmet Etmek Lâzımdır

Ömer Rûşenî hazretleri Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Aydın vilâyetinin Güzelhisar köyünde doğdu. İlim tahsîli için Bursa'ya geldi. Daha sonra Bakü'ye giderek, Seyyid Yahyâ Şirvânî hazretlerinin sohbet ve hizmetine girdi. Kısa zamanda hocasının önde gelen talebelerinden oldu. Hocasının vefâtından sonra onun yerine geçti. 1487 (H.892) senesinde İran’da Tebriz'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Artik Göç Vakti Geldi

Emir Sultan çok gayret göstermesine rağmen, Timûr-Yıldırım çarpışmasının önüne geçemedi. İki Müslüman-Türk ordusunun birbirleri ile savaşmasını istemeyen Emir Sultan, sonucun ne olacağını da çok iyi biliyordu. Ankara Savaşının başlamasına çok az bir zaman varken, hanımı Hundi Hâtun; "Niçin babamı yalnız bırakıyorsunuz yâ Emir?" diye sordu. Emir Sultan; "Telâşın boşunadır yâ Hundi! Bu savaş bizim aleyhimizedir. Bunu muhteşem pederinize daha önce arzettim." deyince, hanımı; "Ne olursa olsun. Şu anda babamın yanında olmanızı arzu ediyorum." dedi. Hanımının isteği üzerine Allahü teâlânın izniyle bir anda cepheye vardı. Orada Sultan Bâyezid Han ile görüşmesine rağmen, kararından dönmeye niyetli olmayan Pâdişâhı, savaştan vazgeçiremedi. Emir Sultan'ın ikâz ettiği şekilde, savaş Yıldırım Bâyezid'in aleyhine sonuçlandı.

Vehbi Tülek

Selman Reis

Vehbi Tülek

Kanije Kalesinin Fethi Ve Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Yirmisekiz Mehmed Çelebi Ve Parisde Opera

Vehbi Tülek

Paris şehrine mahsus bir oyun varmış ki opera derlermiş, acayip sanatlar gösterirler miş, büyük toplantı olurmuş. Kibar-ı şehr varırlar ve vasi dahi ekseriya varıp kral dahi arasıra gelirmiş.Bir gün entrodüktör, mahut kral tarafından bir hento getirip tebeamızla bizi alıp gittik. Vasi'nin sarayına bitişik bir yere vardık. Ol mahall-i mahsus opera için yapılmış. Rütbelerine göre herkesin oturacak yeri var. Bizi kral oturduğu yere götürdüler. Kırmızı kadife ile döşenmişti. Vasi dahi gelmiş, yerine oturdu. Erkekler ve kadınlar ile dolmuştu ve yüzden fazla enva-ı saz hazırdı.Akşama bir saat vardı. Her taraf kapalı olmakla birkaç yüz balmumu yanmış ve billur avizelerde dahi hesapsız mumlar yanmıştı. Ol mahal ziyade özentili yapılıp cümle trapzanları ve amudları ve dört duvarı ve sakfı sırma işlemeli olup ve gelen hanımlar dibalara ve cevherlere müstağrak olup mumların şu'lesinden bir halet-feza parıltı zuhur etmiştir ki tabir olunamaz. Karşımızda sazendeler oturduğu mahalde bir münakkaş büyük perde asmışlardı. Tamam yerleştikten sonra nagah ol perde kalkıp arkasından bir büyük saray zuhur eyledi. Sarayda oyuncular libas-ı mahsuslarıyla ve yirmi kadar perinevker murassa libas ve fistanlarıyla meclise tekrar ışık saçıp sazlar dahi hep birden musikiye başladılar. Bir miktar raks olunup ondan sonra operaya başladılar.

Unutulmaz Bir İftar Çilesi

Vehbi Tülek

Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Diş Kirasi Rekoru

Vehbi Tülek

Ali Onbaşi

Vehbi Tülek

Zembilli Ali Cemali Efendi’nin Zembili

Vehbi Tülek

Padişah Memlekete Hainlik Etmez

Vehbi Tülek

Senin Gibi Bir Kumandanin Kilici Alinmaz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İhlâs Ve Muhabbetle Yazılan Bir Eser

Hâşim-i Keşmî, İmâm-ı Rabbânî Ahmed-i Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebelerindendir. İran'da Bedâhşân'ın Keşm kasabasındandır. Önce Seyyid Mîr Muhammed Nûmân hazretlerinin huzûrunda tövbe edip, ona talebe oldu. Sohbetinde yetişip, Seyyid Mîr Muhammed'in işâreti ile, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin sohbetiyle şereflendi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin talebelerine yazdığı mektuplarından meydana gelen Mektûbât kitabının üçüncü cildini 1623 (H.1033) yılında toplamaya başladı. Eseri 1630 (H.1040) senesinde tamamladı. En mühim eseri Berekât-ı Ahmediyye'dir. Bu eserini İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin vefâtından bir sene önce yazmaya başlayıp, 1627 (H.1037) senesinde tamamlamıştır. Kitap, belâgat ve fesâhat bakımından çok yüksek olduğu gibi, ihlâs ve muhabbetle yazıldığından, çok feyizli ve bereketlidir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

bir Değirmendir Bu Dünyâ!..

Vehbi Tülek

Ahmed Câhidi Efendi, Halvetiyye tarikatından Câhidiyye kolunun kurucusudur. Edirne'de doğdu. 1659 (H.1070)'da Çanakkale'nin Kilidü'l-Bahr köyünde vefât etti...

Şüpheli Parayla Alışveriş Yapmak

Vehbi Tülek

Gözümün Nûru Ve Lezzeti Namazdadır

Vehbi Tülek

Cemâlüddîn Safrâvî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 544 (m. 1149) senesinde Mısır’da İskenderiyye’de doğdu. 636 (m. 1238) senesinde İskenderiyye’de vefât etti. Mısır’da meşhur âlimlerden fıkıh ilmini öğrendi ve zamanının büyük hadîs âlimlerinden hadîs-i şerîf dinledi ve rivâyette bulundu. Bir dersinde şunları anlattı:

Oğullarını Da Sofraya Getir!

Vehbi Tülek

Gerçekten Biz Sana Kevser’i Verdik

Vehbi Tülek

Rükneddin Amîdî

Vehbi Tülek

İbni Sîrîn

Vehbi Tülek

Misafirle Kapıya Kadar Çıkmak Sünnettir

Vehbi Tülek

Sünnet-i Hasene Ve Sünnet-i Seyyie

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Yüz Vermedin!

Alabilirsen Al

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Allah Diyen Genç

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek