Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.665.088

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâya Tevekkül Etmek Farzdır!

Muhammed Basrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Basra'da doğdu. 909 (H.297) senesinde aynı yerde vefât etti. Uzun müddet büyük velî Sehl bin Abdullah-ı Tüsterî'nin hizmetinde ve sohbetinde bulundu. Tasavvuf yolunda ilerleyip yüksek mânevî derecelere kavuştu. Ondan icazet alarak talebe yetiştirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İsterseniz Geri Dönebilirsiniz

Sultan İkinci Bâyezid Hanın pâdişâhlığı sırasında İstanbul'da büyük bir zelzele olmuş, yüzlerce kişi ölmüş, vebâ salgını baş göstermişti. Çelebi Halife'nin büyüklüğünü kabûl eden Sultan İkinci Bâyezid Han onu sık sık ziyâret ederek, duâsını almaya çalışırdı. Ona ve talebelerine iltifât ve ihsânlarda bulunurdu. Hattâ ilim ve fazileti ile duâsının kabûl olduğuna inandığı Çelebi Halife'yi kırk talebesi ile birlikte Medine-i münevvereye gönderdi. İstanbul'a isâbet eden, yüzlerce kişinin ölümüne sebeb olan vebâ musibetinin kalkması için, Peygamber efendimizin kabrini ziyâret edip duâ ile şefâat dilemelerini istedi. Çelebi Halife talebeleriyle birlikte hac ibâdetini yerine getirmek ve Peygamber efendimizin kabr-i şerifini ziyâret etmek üzere İstanbul'dan ayrıldılar. Onların yola çıkmasından hemen sonra İstanbul'daki vebâ salgını son buldu.Vebâ salgınının Allahü teâlânın izniyle âniden durması başta pâdişâh olmak üzere bütün devlet adamlarında ve halkta büyük sevince yol açtı. Sultan İkinci Bâyezid Han, Çelebi Halife'ye haber gönderip; "Gitmenize lüzûm kalmamıştır. İsterseniz geri dönebilirsiniz." dedi. Fakat gönlü mukaddes topraklara ulaşmak aşkıyla dolu olan Çelebi Halife; "Mâdem ki bu hayırlı yolculuğa niyet ettik. Hac vazifemizi ifâ ile, iki cihânın efendisini ziyâret edip, Devlet-i Aliyye-i Osmâniye'nin selâmeti için duâ ve niyazda bulunalım. Allahü teâlânın sultanımıza hayırlı uzun ömürler ihsân etmesi için yalvaralım." dedi. Sultandan müsâde alarak yoluna devâm etti.

Vehbi Tülek

Nadir Şah Ve I. Mahmûd Han

Vehbi Tülek

4 - Bir Şehidimizin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Bağdad Gibi Yüz Kaleye Değerdin

Vehbi Tülek

Sultan IV. Murad 1638 senesi Ekim ayında, daha önceden İran'ın işgal ettiği Bağdad kalesini muhasara etti. Bir gün Dicle kenarında iken:

"Bağdad'ı fethetmeden İmam-ı Azam hazretlerinin türbesini ziyaret etmekten utanırım" diyordu. Her akşam siperleri geziyor ve askerin moralini takviye ediyordu. Hendekler dolmuş, kale duvarları birçok yerden yıkılmış olup yürüyüş zamanı geldiği halde yapılmıyordu. Muhasaranın 37.ci günü Vezir-i Azamı huzuruna çağırıp niçin nihai hücum yürüyüşünün yapılmadığını sordu. Vezir-i Azam:

"Padişahım sabroluna. Sonunda şehir fetholunacak, yürüyüşe zaman vardır. Askeri acele ile kırdırmayalım" dedi. Padişah:

"Senin namın, dilaverliğin ve şecaatin bu mudur? Tehirin manası nedir?" diye sorunca Vezir-i Azzam:

"Ben canımı padişaha feda etmişim. Tayyar kulunuz ölmekle bir şey olmaz. Allahü Teâlâ kaleyi bize ihsan eylesin" dedi ve ertesi gün kaleye hücuma kalkışıldı. Bazı kuleler ele geçirilerek bayrak dikildi. Tayyar Mehmed Paşa, elinde kılıç, yakınındaki bir kuleye hücum eden askerleriyle birlikte savaşıyordu. Kale düşmek üzereydi. O anda bir tüfek kurşunu gelip Vezir-i Azam Tayyar Mehmed Paşa'nın alnına isabet etti ve oracıkta şehid düştü. Padişah bu hadiseyi duyunca çok üzüldü ve:

"Ah Tayyar!... Bağdad gibi yüz kaleye değerdin" dedi.

Sen Kim, Bu Evi Yapmak Kim

Vehbi Tülek

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Vehbi Tülek

67 - Acaba Namazim Bozuldu Mu?

Vehbi Tülek

Osmanli Konağinda

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud HÂn’in Asilerin Elinden Kurtulmasi

Vehbi Tülek

Selanik Vak’asi

Vehbi Tülek

2 - Şanli "yanya" Müdafaasi Ve Şehid Cavit Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Azılı Müşrik Amr Bin Abdûd

Mekkeli müşrikler Bedir'in intikamını almak için Medine önlerine gelmişlerdi. Fakat o da ne? Karşılarında bir hendek görerek şaşkına döndüler! Resûlullah efendimiz şehrin etrafına çepeçevre hendek kazdırmıştı... Müşrik ordusunun bu hendeği aşması mümkün görünmüyordu. Medine kuşatması bu şekilde bir ay devâm etti...
Düşman ordusu, bütün gücüyle şiddetli bir saldırıya geçti. Muharebenin iyice şiddetlendiği yirmi ikinci gün, müşriklerin en azılılarından Amr bin Abdûd, hendek kenarlarına gelip meydana er istedi. Müslümanlardan hiç kimse Amr'ın davetine cevap vermedi. Amr, bir daha meydan okudu. Yine cevap alamadı. Yedi kere böyle oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zındıklar, Namazı Inkâr Etmektedir

Vehbi Tülek

Amasyalı Bayram Efendi Osmanlı âlim ve velilerindendir. Merzifon'da doğdu. Zamânının ileri gelen âlimlerinden akli ve nakli ilimleri tahsil etti. Tahsilini tamamlayınca Amasya müftülüğüne ve Sultan Bâyezid Medresesi müderrisliğine tâyin edildi. Medine, Trablusşam, Sofya, Konya ve Kayseri kadılığı yaptı. 1709 (H.1121) senesinde Eskişehir'de vefât etti. Buyurdu ki:

Saçıma Düşen Aklar Ölümü Hatırlatıyor

Vehbi Tülek

cennete Girmeme Kefil Olur Musunuz?

Vehbi Tülek

Zamânında bulunan evliyânın önde gelenlerinden olan Midyen bin Ahmed el-Eşmûni, Ahmed Zâhid hazretlerinin yüksek talebelerinden idi. Onun vefâtından sonra Muhammed Hanefi'nin talebeleri arasına girip tasavvuf yolunda ilerlemeye çalıştı. Evliyânın yükseklerinden oldu. Onun ilminden birçok kimse istifâde etti. Üstünlüğü, yüksekliği başka memleketlere kadar yayıldı. Birçok faziletleri kendisinde toplamış idi...
Bir talebesi şöyle anlatır:
"Hocamız bize her neyi haber verdi ise, o şey, Allahü teâlânın izniyle, aynen söylediği şekilde meydana gelmiştir."

Temizlik Îmânın Şartıdır

Vehbi Tülek

Çok Gülmek, Heybeti; Çok Şaka, Vakarı Giderir

Vehbi Tülek

Yâ'kûb Aleyhisselam

Vehbi Tülek

Bu Mescidde Sesini Yükseltme

Vehbi Tülek

Aişe-i Makdisiyye

Vehbi Tülek

Eshâbım, Yemekteki Tuz Gibidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Abdullah Bin MübÂrek

Sakin Kalyona Binme

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Allah Diyen Genç

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek