Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.114.976

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bahri Dede Ve Zigetvar Kalesi'nin Fethi

Bahri Dede evliyânın meşhurlarındandır. Edirne'de doğdu ve orada yetişti. 1566 (H.974) senesinde Bursa'da vefât etti. Edirne'de zamânının âlimlerinden ilim öğrenen Bahri Dede, tasavvufta İbrâhim Edhem hazretlerinin yolunda yetişip kemâle erdi. Bursa'da Murâdiye Dergâhında insanlara rehberlik etti. Sohbetleri çok tesirli ve duâsı makbul idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Kaşik Tuz

Sultan III. Mehmed zamanında, Rumeli'de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı. İhtiyacı olan ona koşar, sıkıntısı olanın derdini o giderirdi. Fakat kendisi bir sürü derde mübtela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi. Birgün dergahın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek, başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder. O zat, o talebesinden bir bardak su, bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister. İstedikleri getirilince, bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine, bunu içmesini söyler. Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve "Efendim, su çok tuzlu, içemiyeceğim" der. Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine, havuzdaki sudan içmesini söyler. Talebe havuzdan kana kana içer. "Nasıl, su tuzlu mu" diye sorduğunda talebe "Hayır efendim, gayet tatlı geldi" cevabını verir. O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihatı verir: "Oğlum, bir kaşık tuz, her zaman aynı acılıktadır. Fakat bunu bir bardak suda içmek, insana zahmet verdiği halde, bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor. Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor. İşte, göğsü bir bardak kadar dar insan, kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez. Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise, kendisine isabet eden, bir kaşık değil, bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar, o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz."

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

Büyüklüğün Sirri

Vehbi Tülek

Osmanlı Devletinin Viyana'ya kadar ilerlemesinden çok korkup, başarısının sebebi ni aradıkları halde bulamayan Avrupa'ya, İstanbul'daki İngiliz sefiri bir gün şu şifreli mektubu yazıyordu:"Buldum...Buldum... Osmanlıların zaferden zafere ulaşmalarının sebebini ve bunları durdurma çaresini buldum... Osmanlılar, aldıkları esirlere hiç kötülük yapmıyorlar, kardeş gibi davranıyorlar. Hangi millettten, hangi dinden olursa olsun, küçük çocukların zekalarını ölçüyorlar. Keskin zekalı çocuklar seçilerek, saray mektepleri ve sonra da Enderun Mektebi içinde değerli öğretmenler tarafından okutuluyorlar. İslam bilgileri, İslam ahlakı, fen, kültür dersleri verilerek, kuvvetli ve başarılı bir Müslüman olarak yetiştiriliyorlar. Bunların arasından da Osmanlı ordularını zaferden zafere ulaştıran değerli kumandanlar, Sokollular ve Köprülüler gibi seçkin siyaset ve idare adamları çıkıyor. Osmanlı akınlarını durdurmak için bu mektepleri ve bunların kolları olan medreseleri yıkmak, Müslümanları ilim ve fende geri bırakmak lazımdır."

Nasuhi Efendi Ve Mezomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

İzmir Valisi Çengeloğlu Tahir Paşa

Vehbi Tülek

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Vehbi Tülek

62 - İşte Gerçek Bir Gelin Alayi

Vehbi Tülek

Kanuni Adina Yemin Eden Çavuş

Vehbi Tülek

Şaşiran ŞÂir

Vehbi Tülek

Hukuk Her Şeyin Üstündedir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ziyaeddin Makdisi

Ziyaeddin Makdisi hazretleri hadis âlimidir. 569 (m. 1173)'de Şam'da doğup, 643 (m. 1245)'de burada vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O Zalim, Şimdi Cezâsını Gördü

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasan İdrîsî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin sohbetleriyle yetişip kemâle geldi. İcazet verilerek Bağdât'ta talebe yetiştirmeye başladı. 1222 (H.619) senesi Bağdât'ta vefât etti. Çok kerametleri görüldü... Sâlih bin Yâkûb el-Ukûbî şöyle anlatır:

İhlâslı Amel Ve Gayret Talebeliğin Şartıdır

Vehbi Tülek

İmam, Sanki Cemaatin Dilinden Okuyor

Vehbi Tülek

Muhammed Murâd Kazani hazretleri Nakşibendi-Müceddidi büyüklerindendir. 1855 (H.1272) senesinde Rusya'nın Kazan vilâyetinin Ufa kasabasında doğdu. Muhammed Murâd Kazani; Kazan, Buhârâ ve Taşkent'e giderek buradaki âlimlerden ilim tahsil etti. Sonra hac için Mekke-i mükerremeye gitti. İbadetini yaptıktan sonra Medine'ye gitti. Orada Medreselerde ilim tahsil etti. Medine-i münevvere âlimlerinden icâzet aldı

Ali Efendi Ve İbrahim Halvetî

Vehbi Tülek

Her Peygamberin Havârisi Vardır

Vehbi Tülek

İlim, Müminin En Samîmi Dostudur

Vehbi Tülek

Peygamberlerin Mübârek Cesetleri Çürümez!

Vehbi Tülek

Hiç Kimseyi Onun Önüne Geçirmez

Vehbi Tülek

Ziyâeddîn Hakkâri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Cünnetü'l-esmâ

Cünnetü'l-esmâ

Mecmûatü'l-Ahzâb kitabında şöyle nakledilir: İmam Gazali hazretleri anlatıyor:
Kûfe ve Basra'da büyük bir tâûn hastalığı zuhur etti. Kûfe şehrinin ileri gelenlerinden Abdullah bin Hasan ve Ebul-Münzir, Hazret-i Ali'nin (radıyallahü anh) yanına geldiler. "Musallat olan hastalık yüzünden insanlar kırılıyor, cenazeleri defnetmekle meşgul olanlar kafi gelmiyor... Hatta vahşi hayvanlara yem olanlar var! Bize bir çare göster, himmet elini uzat. Ya Emirel-Müminin, şu sıkıntılı halimizde bize bir rehberlik yap" diye yalvardılar. Ali (radıyallahü anh) de onlara, birşeyler yazıp verdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Allah Haramdan Kaçani Korur

Başka Du Bilmez Misin?

Ayyaşin Sonu

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Kabahat Kilincin Midir?

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek