Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.241.295

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Moğol Askerlerini Şam'dan Uzaklaştıran Mübarek Zat

Ebü'l-Hasan Harîrî hazretleri büyük velîlerdendir. 1247 (H. 645) senesinde Şam'da vefât etti. Şeyh Ebû Ali Mağribî'nin sohbetlerinde bulunarak, kemâle geldi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

10 - Bir Daha Gelmemize Hacet Kalmaz

Bir gün cihân pâdişâhı Sultan Mehmed bin Sultan İbrâhim Hanın çuhadarlarından Kara Mehmed isminde birinin dizlerine sızı inip, kötürüm oldu. Pâdişâh, hekim başısı Sâlim Efendiye;

"Şu çuhadarımız iyi olmalıdır." diye tenbih etti. Sâlim Efendi bu ferman üzerine çuhadar efendi ye çeşitli ilaçlar tatbik etti ise de fayda vermedi. Saray hekimleri ve şehirdeki diğer tabibler ona faydalı ilaç bulamadılar. Pâdişâh bir gün çuhadarının yattığı odayı teşrif ettiler, hâlini sordular ve;

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Ve Hediyesi

Vehbi Tülek

76 - İstanbul'un Manevi Fatihi

Vehbi Tülek

Terzi Sûfî Baba

Vehbi Tülek

Gargarofça kasabasından Koca Şâban adlı bir sipâhi, Terzi Sûfi nâmında sâlih bir kimse ile berâber Zigetvar seferine katıldı. Sirem sancakbeyi, Bâli Beyin yanında karakol hizmetinde idiler. Çevreyi kontrol ettikten sonra, sahrada uyuya kaldılar. Bir müddet sonra uyanan Terzi Sûfi, Şâban Beyi uyandırıp; "Gel Şâban Bey, hücûma katılalım. İnşâallah hisar fetholunur." dedi. O da latife edip; "Düşte görmüşsen hayrola." dedi. Terzi Sûfi de; "İnşâallah olur. Ak abalı dervişler gelip, hisarı ateşe verip içeri girerler, hayır alâmetidir." dedi. Abdest alıp yola koyuldular. Kaleye yaklaştıklarında, sevinç çığlıkları atan askerler; "Muslihuddin Efendi geldi. Kalenin fethini haber verdi." diyorlardı. Onlar yürüyüşe devâm ettiler. İşte bu sırada, hisarın alevler içinde yandığını gördüler. Hep berâber hücûm edip, fetihten ümitsiz iken, o gün kaleyi ele geçirdiler.

30 - Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Bu Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Ecdaadimizin Vakiflari

Vehbi Tülek

Bizans’in Korkulu Rüyasi Orhan GÂzi

Vehbi Tülek

54 - Taziya Muska

Vehbi Tülek

Müftî Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Pirizade Mehmed Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kul, Bir Şey Yapmak Isteyince

Kutbeddin Mahmûd Şirâzi hazretleri fıkıh ve tefsir âlimi olup meşhur bir tabipti.. 634 (m. 1236)'de İran-Şirâz'da doğdu. Şihabüdddin Sühreverdi'nin talebelerindendi. Anadolu'ya giderek Sivas ve Malatya kadılıkların­da bulundu. Ardından Şam'a gitti, sonra Tebriz'e yerleşti ve 710 (m. 1311)'de orada vefât etti.
Bu mübarek zat bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cahillerin Sevgisine Rağbet Etme

Vehbi Tülek

Zeyneddin Halili hazretleri Tefsir ve hadis âlimidir. 803 (m. 1401)'de Filistin'deki el-Halil'de doğdu. 876 (m. 1472)'de orada vefât etti. Tefsirinde şöyle yazmaktadır:

Onun Konuşması Ancak Vahiydir

Vehbi Tülek

Vefât Ettiğimde Üzerime Kur'ân-ı Kerîm Okuyunuz

Vehbi Tülek

Osman Bedreddin Efendi Anadolu'da yetişen büyük velilerdendir. 1858 (H.1274)'de Erzurum'da doğdu. Tabur imâmlığı yapması sebebiyle Palu'ya tayini çıktı. Burada Mahmûd Sâmini hazretlerinin sohbetiyle şereflendi ve kısa zamanda tasavvufta yetişip kemâle erdi; on sekiz günde icâzet aldı. Vazifesi sebebiyle üç-dört sene Palu'da kaldı. Bu arada hocasının sohbetlerinde bulundu. Daha sonra vazifesi icâbı askeri taburla birlikte Dersim'e gitti. 1909 senesinde emekliye ayrılıp Harput'a yerleşti. Bundan sonra tamâmen ilimle meşgûl oldu. (H.1340) senesinde Harput'ta vefât etti. Vefâtından birkaç gün evvel vasiyetini yazdı.

Maksadı Ahiret Olan Perişan Olmaz

Vehbi Tülek

Hadis Ve Fıkıh âlimi Kays Bin Âsım

Vehbi Tülek

Ne Güzel Kokuyorsun Yâ Resûlallah

Vehbi Tülek

Kişinin "bilmiyorum" Demesi, Ilimdendir

Vehbi Tülek

Nimet Ve Rızıklardaki Değişikliğin Sebepleri

Vehbi Tülek

Ma'lül Emîr

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Padişahlardan birine değerli bir gül fidanı hediye edilir. O da bunu bahçıvanına verip bahçeye dikmesini, gül açılınca da kendisine haber vermesini ister. Aylar sonra nihayet gül açılır. Fakat gayet iri ve son derece güzel bir gül. Bah çıvan onu hayranlıkla seyrederken, bir bülbül gelip gül fidanına konar ve başlar ötmeye. Bahçıvan önce onu kıvmak ister, fakat bülbülün yanık yanık ötüşü onu etkilemiştir. Sonunda bahçıvan, padişahı çağırmak için yerinden kalkınca, bülbül ürker ve gülü paramparça eder. Buna çok üzülen bahçıvan, korkarak padişaha durumu haber verir. Fakat padişah:-Üzülme, der, bu dünya etme bulma dünmyası, ona da kalmaz.Bahçıvan padişahın bu sözü ile rahatlamıştır. Bir zaman sonra bahçıvan, biryılanın o bülbülü yuttuğunu görür ve padişaha gelerek:-Keramet gösterdiin efendimiz, dünya o bülbüle de kalmadı.-Merak etme, o yılana da kalmaz.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Gerçek Zehir

Gül Yaprağı

Cennetlik Hanım Isteyen...

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Helvaci Çocuk

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek