Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.676.258

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Halîlullah! Büyük Bir Kıtlık Var, Duâ Buyurun

Ebû Abdullah el-Kureşî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1150 (H.544) senesinde Endülüs'te doğdu. 1202 (H.599) senesinde Kudüs'te vefât etti. Memleketinin âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsîl etti. Büyük velî Ebû Yezid el-Kurtubî'den feyiz aldı ve uzun müddet hizmet ve sohbetinde bulundu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlim Yolundan Sakin Ayrilma

Fatih Sultan Mehmed Han devri, bilindiği üzere İslâmi ilimlerde olduğu kadar pozitif sahada da en hareketli ve verimli dönemini yaşamıştır. Başta Sultan Fatih olmak üzere devletin her kademesindeki yetkili, bu konuyla yakından ilgilenmiş ve ve bu sayede ilim adamları arasında büyük bir rekâbet başlamış, böylece medreseler harıl harıl çalışarak güçlü il im adamları yetiştirmek amacını gütmüşlerdir. Bu sıralarda İstanbul gibi Bursa da âdetâ bir ilim merkezi halinde bulunuyordu. Ülkenin her tarafından kabiliyetli talebeler oraya akın etmekte idi. O zamanlar Bursa'nın büyük tüccar larından Yusuf bin Salih adında bir şahsın çok zeki ve yetenekli bir oğlu vardı. Ne var ki, ismi Muslihiddin olan bu çocuk ile babası arasında anlayış bakımından çok büyük farklar bulunuyor du. Babada tüccar kafası, oğlunda ilim, irfan ve kültür kafası vardı. Aralarında bu konularda anlaşmazlıklar çıkıyordu.

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Verin Bana Şu Yilan Yavrusunu!”

Vehbi Tülek

Mahmud Şevket Paşa Suikasti

Vehbi Tülek

13 Haziran 1913 Çarşamba günü saat 11.oo sıralarında Sadrazam ve Hariciye Nazırı Mahmud Şevket Paşa, bugün İstanbul Üniversitesi Merkez Binası olarak kullanılan, o zamanki Harbiye Nezareti binasından makam otomobiline binip Babıâli'ye gelirken, Bâyezid meydanını geçip Divanyolu'na vardığı bir sırada "Sakalar Çeşmesi" denilen yerde kalabalık bir cenaze alayı yüzünden durmak zorunda kalmıştı. Tam bu sırada, tamir bahanesiyle yolun kenarına park etmiş başka bir otomobilin içinde ve dışında bulunan yedi kişi hemen tabancalarıyla ateş etmeye başladılar. Bunlar, Topal Tevfik Çerkes Ziya, Nazmi, eski Bahriye Yüzbaşısı Şevki, Teğmen Mehmed Ali, Gelenbevi Mektebi Başmubassırı Abdullah Safa ve Abdurrahman adlı kişilerdi.

Veren De Allahü TeÂlÂdir, Alan Da

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

Etin Okkasi Sekiz Akçe

Vehbi Tülek

Gemiler Karadan Yürüdü

Vehbi Tülek

Bizim Talebelerimiz Bu Kadardir

Vehbi Tülek

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

Fatih’in Adaleti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hadis Ve Fıkıh âlimi Abdülkerim El Irâkî

Abdülkerim el Irâki hazretleri, Mısır ve civarını tenvir eden, nurlandıran büyük âlimlerdendir. Bu mübarek zat, olgun ve kâmil bir veli idi. Allahü teâlânın ve O'nun dostlarının âşığı idi. Çok talebe yetiştiren bu mübareğin pek çok hikmetli sözü vardır. Talebelerine buyurduğu ve eserlerinde yazdığı bâzı kıymetli sözleri şunlardır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Alâüddîn-i Semerkandî

Vehbi Tülek

Alâüddin-i Semerkandi hazretleri, Hanefi fıkıh âlimlerindendir. 539 (m. 1144) yılında Buhârâ'da vefât etti. Meşhur "Tuhfet-ül-fukahâ" kitabında, "Sular" bahsinde uyruruyor ki:

Şeytanın Binbir Hilesi Vardır, Aldanma Sakın!

Vehbi Tülek

Hüseyin Ibn-i Yezdânyâr

Vehbi Tülek

Hüseyin ibn-i Yezdânyâr hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. İran'da, Urmiyelidir. Dördüncü asırda yaşadı. Tasavvufta, kendisine has tâkib ettiği bir yolu vardı. Kendisine "Hayâ (utanmak) nedir?" diye sordular. Onlara şöyle buyurdu:

Abdülmü’min Dimyâtî

Vehbi Tülek

Ebû Bekir'e Gidiniz! Namazı O Kıldırsın

Vehbi Tülek

Cömert Olan Cömertleri Görür

Vehbi Tülek

Muhyiddîn Acemî

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Ibn-i Arabî

Vehbi Tülek

Kâdı Adûdüddîn Îcî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

B0r Çuval Toprak

Kul Hakkı

Değişen Sizin Kalbiniz

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek