Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.578.033

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kötülüklerini Gizlediğin Gibi Iyiliklerini De Gizle

Abdülkâdir Cezîrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin torunlarından olup, 1475 (H.880) senesinde Mısır'da doğdu. 1569 (H.977) senesinde Suriye’de Hama'da vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanli Zarf

27 Mart 1916 tarihinde, Irak Cephesi Felâhiye Muhârebesi'nde boğazından ağır yaralanan 18. Kolordu, 51. Tümen, 9. Alay emir subayı İstanbullu üsteğmen Muzaffer, hayatının son dakikalarına geldiğini görünce, sükûnetle son görevini yapmaya başlamış ve konuşamadığından cebinden çıkardığı bir mektup zarfının üzerine, kurşun kalemle önce: Kıble ne yöndedir?" diye yazıp o tarafa dönerek, kalbindeki şehâdeti dille söyleyeme diğinden, kana boyanan zarfın ortasına, okunaklı bir şekilde kelime-i şehâdet-i yazdıktan sonra, zarfın üç yerine; "Bölük cihada devam etsin! Benim kanım da yerde kalmasın!" cümlesini yazmış, ikisini imzalayıp üçüncüyü imzalayamadan son nefesini vermiştir.
Muzaffer efendinin bu yüce davranışı, yâni bir Türk subayının hareketi olan o kanlı zarf, Askeri Müze'ye gönderilerek, Türk çocuklarına ve gelecek nesillere cevher değerinde bir miras olmuştur. 6. Ordu Komutanı Halil (11 Temmuz 1916)

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli’nin Sultan Murad’a Nasihati

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

Hafiz Mehmed’in Oğlu

Vehbi Tülek

Hafız Mehmet Akkoyunlu sarayının mescidine bakan kendi halinde bir müezzindir. Ancak onda öyle bir ses vardır ki, bülbüller bile imrenir. Kâh volkanlar gibi coşar, kâh akar sular gibi. O yanık Kahire aksanı ile okumaya başladı mı, dinleyenler bir hoş olur. Cemaatin gözleri dolar, yanaklardan sıcak damlalar kayar. Şah İsmail'in fitne kaynattığı günlerde doğu Anadolu'da cinayetler, baskınlar birbirini izler, halk canından bezer. Geceleri kapı sürgüler, camlara kepenk çekerler. Havada tarifi zor bir ağırlık vardır. Hani sıkıntı, kasvet karışımı bir şey. Kargaşa gitgide büyür ve gün gelir Akkoyunluları da sarar. Öyle çok cami yıkılır ve öylesine mâsum katledilir ki, görenler haçlı geçti sanır.

108 - Sarikamiş Kahramanlari

Vehbi Tülek

Nasuhi Efendi Ve Mezomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Kahve İkrami

Vehbi Tülek

Şanli Bir Zafer İçin “bilmem Ne Kazandik” Diyenin Hali

Vehbi Tülek

Dilekçesi Sirtinda

Vehbi Tülek

Eğri Fatihi Iii. Mehmed Han

Vehbi Tülek

İsterseniz Geri Dönebilirsiniz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Âşık Kâsım

Âşık Kâsım rahmetullahi aleyh, Osmanlı devri âlimlerindendir. İznik'te doğdu. 945 (m. 1538)'de Edirne'de vefât etti. Vefâtında yüzyetmiş yaşlarında idi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ya Cennet, Ya Cehennem

Vehbi Tülek

Muhammed bin Ali el-Vâsıti hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerinden olup İbn-i Ebissakri diye tanınır. 409 (m.1018)'de doğdu. 498 (m.1105)'de Irak'ta Vâsıt'ta vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Ziyâüddîn Nahşebî

Vehbi Tülek

Kıyamet Günü Pişman Olmayasın

Vehbi Tülek

Takıyyüddin bin Hacer hazretleri fıkıh âlimlerindendir. 513 (m. 1119)'de, o devirde büyük bir ilim merkezi olan Urfa'nın Harran kazasında doğdu. Bağdad'a giderek, orada Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin derslerine devam etti. Harran'a döndükten sonra müderrislik yaptı. 570 (m. 1175) senesinde Harran'da vefât etti. Bir dersinde, namaz hakkında şunları söyledi:

Mübârek Buhârî

Vehbi Tülek

Alâeddin Ali Fenârî

Vehbi Tülek

Şâfiî Fıkıh âlimi Ahmed Bin Zeyd

Vehbi Tülek

Selahaddin Alâî

Vehbi Tülek

Kur'ân-ı Kerîme Hürmet Göstermek Nasıl Olur?

Vehbi Tülek

Hayatı Da Ölümü De Yaratan O'dur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Ramazan... Cuma günü... Cuma vakti... Cami... Cemaat tek tük camiye girmekte. İmam kürsüde... Girenlerin arasında... O... Hızır... Hızır aleyhisselam da genç ihtiyar arasında onlardan biri gibi gidiyor bir köşeye oturuyor. Kürsüde imam sohbete başlıyor... Hızır'ın yanına kırklarında bir adam gelip oturuyor. Cami yavaş yavaş dolmakta. Adam, bir müddet sonra uyuklar bir vaziyette sallanıyor, ha uyudu ha uyuyacak. Hızır aleyhisselam adamı dürtüklüyor: -Uyuyacaksın, der.Adam: -Uyumam, beni rahat bırak. Hızır aleyhisselam ses etmez, ancak ezan okundu okunacak, adam ha uyudu ha uyuyacak, bir daha dürtükleyerek: -Uyuyacaksın dedim, der.Adam: -Ben de sana uyumam, beni rahat bırak dedim. Rahat bırak beni. Rahat bırak yoksa, Hızır olduğunu söylerim. Buradan çıkamazsın. Bu kalabalık sakalında bir tel bırakmaz. Hızır aleyhisselam susar ve gözlerine kapar, boynunu büker Allah'a yönelerek: -Ya Rabbim! Bu nasıl iştir. Bu kulun benim kim olduğumu bildi. Bu nasıl iştir ki bendeki listede bunun ismi yok. Cevap gelir: -Sana verilen listede beni sevenlerin isimleri var. O ise benim sevdiklerimden...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Derdi Olan Neylesin?

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Namazini Ben Kildirayim

Padişah Ve At

Abdullah El-acemî

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek