Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.690.134

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ümmetimde, Her Yüz Senede Iyiler Bulunur

Huccetül-İslam Hattâbî hazretleri hadîs âlimidir. Hadîs ilminde huccet (üçyüzbin hadîs-i şerîf bilen) idi. Miladi 931 senesinde Afganistan’da Büst şehrinde doğdu. Mekke, Basra, Bağdâd ve daha başka İslâm şehirlerinde ilim tahsil etti. Çeşitli ilimler hakkında eserler telîf etmiş ve meşhûr hadîs, kitaplarından İmâm-ı Buhârî’nin Sahih’ine, Ebî Davud’un Sünen’ine şerh yazmıştır. 998 yılında Büst’te vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

67 - Acaba Namazim Bozuldu Mu?

26 Eylül 1699'da Girit adasının Kandiye kalesi zaptedildi. Fakat bu zafer çok güç şartlarda kazanıldı. Aylarca süren kuşatma sırasında kaleyi savunan Venedikliler, Osmanlı askerini geri püskürtmek için, o tarihlerde yeni geliştirilen ve "humbara" denilen bombalar dan binlerce kullandılar. Kaleden aşağı atılan humbaralar, askerin arasına düştüğünde büyük bir gürültü ile patlıyor ve etrafa saçılan şarapnel parçaları yüzlerce insanın yaralanmasına ve ölmesine sebep oluyordu. Bu yüzden Osmanlı ordusu çok büyük kayıplar verdi.

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Murad Ve Şücaeddin Karamani

Vehbi Tülek

76 - İstanbul'un Manevi Fatihi

Vehbi Tülek

İkinci Murâd Hanın vefâtı ile Osmanlı tahtına çıkan genç pâdişâh Sultan Mehmed, İstanbul'un fethi hazırlıklarını tamamladıktan sonra şehre doğru hareket ederken, Allah adam larının da ordusunda bulunmasını istedi. Bu dâvet üzerine Akşemseddin, Akbıyık Sultan, Molla Fenâri, Molla Gürâni, Şeyh Sinân gibi meşhûr âlim ve veliler, talebeleriyle birlikte orduya katıldılar. Yine orduya katılan Aydınoğlu, Karamanoğlu, İsfendiyaroğlu kuvvetleri gibi gönüllü birlikler, İstanbul'un fethinin, bütün Türk-İslâm âlemince mukaddes bir gâye kabûl edildiğini dile getirdiler. Bilhassa talebeleriyle birlikte orduya katılan Akşemseddin hazretleri ve diğer âlim ve evliyâ zâtlar, askerlere ayrı bir şevk ve azim veriyorlardı.

Baba Yusuf Sivrihisari Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

GÂzi Hüsrev Bey

Vehbi Tülek

66 - Para Böyle Günler İçindir

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Vehbi Tülek

Büyük Fen Dahisi: Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Zembilli Ali Cemali Efendi’nin Zembili

Vehbi Tülek

Kadizade Rumi (musa Paşa)

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Müferric Bin Muvaffak

Müferric bin Muvaffak hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. 560 (m. 1250)'de doğdu. 648 (m. 1345)'de vefât etti. Çok kerâmetleri görüldü. Bu mübarek zat, Habeşli bir köle idi. Efendisi onu sattı. Uzun zaman gittiği yerde yemedi, içmedi. Yeni efendisi kendisini mecnun (deli) zannedip çok dövdü. O buna hiç karşılık vermedi ve bu dövmeye hiç aldırış etmedi. Onu bağlayıp gittiler. Döndüklerinde, bağlarını çözülü olarak bir yanda onu, bir yanda ipleri gördüler. Sonra onun Allahü teâlânın sevgili kullarından olduğunu anlayan yeni sahibi onu azâd etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Haramdan Kaçınmak Farzdan Önce Gelir

Vehbi Tülek

Dülgerzâde Mehmed Efendi Kanuni Sultan Süleymân devri âlimlerindendir. Aslen Karaman'dandır. 977 (m. 1569)'da İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Harputlu Abdüllatif Efendi

Vehbi Tülek

Kur'ân-ı Kerim Okurken Riayet Edilecek Hususlar

Vehbi Tülek

Yakub bin İshâk Hadramî hazretleri Kırâat-i aşere imamlarındandır. 117 (m. 735)’de Basra’da doğdu. Kırâat-i seb'a imamlarından Kisâî ve Hamza Zeyyât’ın derslerine devam etti ve çok talebe yetiştirdi. 205 (m. 821)’de vefat etti. Buyurdu ki:

Dinimizde Kumar Kesin Olarak Haramdır

Vehbi Tülek

Aşere-i Mübeşşereden Talha Bin Ubeydullah

Vehbi Tülek

benim Iffetli Bir Kızım Var!

Vehbi Tülek

Kabirleri Ziyâret Etmek Sünnettir

Vehbi Tülek

Ey Îmân Edenler, Allah'ı Çok Zikredin

Vehbi Tülek

Onun Konuşması Ancak Vahiydir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Zalimlere Dersini Verdi!

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek