Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.739.376

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

En Güzel Süs; Sükût, Doğruluk Ve Vakârdır

Zileli Abdurrahmân Efendi Anadolu velîlerindendir. Tokat’ın Zile ilçesinde doğdu. İlk tahsilinden sonra Kastamonu'ya gelerek Şeyh Şâbân-ı Velî tekkesinde Mustafa Çelebi Efendiden dersler aldı. Evliyâlık yolunda ilerledi. Şeyh Mustafa Çelebinin vefâtı üzerine Şâbân-ı Velî tekkesinde irşâd makâmına oturdu. Çok talebe yetiştirdi. 1673 (H.1083) senesinde Kastamonu'da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kiliç Ali Paşa Hamami

Kılıç Ali Paşa, Tophane'de yaptırmakta olduğu cami inşaatını ara sıra kontrol ederdi. Bir gün yine inşaata gelmiş, işçilerin çalışmasını kontrol ediyordu. Bir ara gözü bir ameleye takıldı. Güzel yüzlü, saf bir Anadolu çocuğu olan bu amele, sırtına kocaman bir taş almış, iskelenin basamaklarından yukarıya kadar çıkıyor, oraya varınca taşı yere koyacağına tekrar iskeleden aşağı iniyordu. Burada taşı yere koyuyor, sonra tekrar sırtına alıp yukarı çıkıp, tekrar aşağı iniyordu. Bu durumu farkeden Kılıç Ali Paşa, bu genç amelenin yanına vardı ve niçin böyle yaptığın sordu. Kılıç Ali Paşa'yı tanımayan bu genç:

"Efendi Baba, ben burada ameleyim, ücretle çalışıyorum. Üstelik bu inşaat mübarek bir cami inşaatıdır. Ben ise bu gece elimde olmayarak kirlenmişim. Şu vaziyete gusletmem icabetmektedir. Halbuki buralarda bir hamam yok, mesai de başladı. Bırakıp uzak bir yerdeki hamama gitsem, iş geri kalacak ve alacağım ücret bana helal olmayacak. Böyle kirli bir vaziyette de bu taşın cami duvarına konmasına da gönlüm razı olmuyor. Bu yüzden çok müşkül durumdayım" dedi.

Bir amelenin bu samimiyet ve sadakati Kılıç Ali Paşa'yı duygulandır dı . Kendisini tanıttı ve amelenin eline bir miktar para vererek başka bir semttteki bir hamama gönderdi. Sonra caminin mimarı Koca Sinan'ın yanına giderek:

"Mimarım, muradım odur ki, acele olarak hamam inşa oluna. Bırak cami inşaatımız biraz geri dursun. Evvel hamamı inşa ile Ümmet-i Muhammed'in istifadelerine, Allah rızası için bilâ ücret hizmete âmâde kılaım. Sonra camiyi tamamlarız" dedi ve hemen hamam inşasına başlandı. Hamamın bitirilmesinden sonra da cami inşaatı tamamlandı.

Vehbi Tülek

Borcun VÂdesi

Vehbi Tülek

Tek Kollu Reis

Vehbi Tülek

Gördün Değil Mi?

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleyman Han, Yahyâ Efendinin pek yüksek bir zât olduğunu, Hızır aleyhisselâmla görüştüğünü bilir, kendisini de görüştürmesini isterdi. Aralarında geçen bir menkıbe şöyle anlatılır:Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince, kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindi, birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı Kânûni'nin parmağındaki çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp inceleyebilirsiniz" diye uzattı. O zât yüzüğü aldı, evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultan'a uzattı. Avucundaki suda, biraz önce denize attığı yüzük görünüyordu. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes yine çok hayret ettiler. Kânûni elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönerek; "Ağabey, neler oluyor?" deyince; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâmdı." cevâbını verdi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince; Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız!" buyurdu.Yahyâ Efendinin iki oğlu olup, her ikisi de babaları gibi ilim ve irfân âşığı kimselerdi. Babalarının yolunda bulunmuşlar, vefâtlarında aynı türbeye defnolunmuşlardır.Yahyâ Beşiktâşi hazretlerinin şâirliği de kuvvetliydi. Müderris mahlasıyla tasavvufi şiirleri ve müretteb Divân'ı vardır.

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Fat0h Sultan Mehmed Han Ve Akbiyik Sultan

Vehbi Tülek

Padişahi İçin Maktul Düşen Vezir

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Böyle Soruya Böyle Cevap

Vehbi Tülek

24 - Haydi Barbaroslarin Çocuklari

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Selim Ve Kabakçi Mustafa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cömertlik, Cennet Ehlinin Ahlâkındandır

Haffâf el-Iclî hazretleri, tefsîr, hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. Basra’da doğdu. 204 (m. 819) yılında Bağdâd’da vefât etti. Zamanındaki pekçok âlimden rivâyette bulundu. Onlardan ilim aldı. O’nun rivâyet ettiği hadîs-i şerîfler, Kütüb-i sitte adı ile meşhûr altı hadîs kitabının dört Sünen’inde, Sahîh-i Müslim’de ve hadîs kitaplarında yer almaktadır. Şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Osman Nûri Efendi

Vehbi Tülek

Osman Nûri Efendi, İzmir'de doğdu. On dokuzuncu asrın sonlarında yine aynı yerde vefât etti. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin halifelerinden Abdülfettâh-ı Akri hazretlerinin sohbeti ile şereflendi. 1861 (H.1277) senesinde Mekke-i mükerremeye varıp, haccını ifâ etti. Orada yıllarca insanlara doğru yolu gösterip, ibâdet etmekle meşgûl oldu. Sonra İzmir'e döndü. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

A­li Kuş­çu Ve mü­nec­cim Ku­yu­su

Vehbi Tülek

İbrâhim Metbûlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Ibrâhim el-Metbûli, Kudüs evliyasındandır. Doğum târihi bilinmemektedir. 1473 (H.877) senesinde Kudüs'te vefât etti. Kerametleri meşhur olmuştur. Resûlullah efendimizi rüyâsında çok görürdü. Rüyâlarını annesine anlatırdı. O da; "Er o kimsedir ki, Resûlullah efendimiz ile uyanık iken görüşür" derdi... Bir zaman sonra, Resûlullah efendimizi uyanık bir halde iken görüp konuştuğunu haber verdi. Annesi; "İşte evlâdım, şimdi sen 'er'lik mertebesine kavuştun" dedi.

Rahmân Ism-i Şerîfinin Manası

Vehbi Tülek

Allahü Teala Seni Ateşten Korusun

Vehbi Tülek

Abdülvehhab Bin Bezgûş

Vehbi Tülek

Kâfirlerin Yaptığı Faydalı Işler

Vehbi Tülek

Büyük Müfessir Muhammed Bin Ka'b

Vehbi Tülek

hükümdar Bağda Bardak Masada!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Sultan Mahmut, bir gece yalnız başına şehri dolaşırken bir grup hırsıza rastladı.Hırsızlardan biri:- Ey Adem oğlu sen kimsin, diye sordular.O' da:- Bende sizlerden biriyim, dedi.Daha önce onu hiç görmedikleri halde, her biri, diğerlerinden birinin arkadaşı olacağı zannı ile padişaha ilişmedi, "yabancı biri olsa, hiç tanımadığı, kılıklarından halleri belli olan böyle bir topluluğa kolayca yanaşıp ta; bende sizdenim, diyebilir mi hiç" düşüncesi rahatlattı herkesi. İlişmediler, kabullenip kendi haline bıraktılar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Abdullah El-acemî

Hakikati Görmek

Dört Şey Mühimdir

Arkadaşlarımı Korumak Için

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek