Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.324.106

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah’ın Takdirine Bağlanan Cennetliktir

Mevlânâ Ârif-i Dikgerânî hazretleri "Silsile-i aliyye" adı verilen büyük âlim ve velilerden Seyyid Emîr Külâl hazretlerinin dört halifesinden ikincisidir. Buhara civarındaki Dikgerân köyünde doğdu. Miladi 14. yüzyıl başlarında orada vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz Sultan Selim Ve Bihrûze Hatun

İran şahı İsmail Safevi, Yavuz Sultan Selim Han ile savaşmak için, Erzincan yakınların daki Çaldıran ovasına gelirken, zaferden son derece emindi. Savaşı kazandıktan sonra İstanbul'a gelecek, Yavuz'un tahtına oturacak ve Osmanlı devletini kendisine bağlayacaktı. Bu yüzden harp meydanına gelirken yanında bütün hazinelerini ve çok sevdiği hanımı Bihrûze Hatunu da getirmişti.Fakat Yavuz'un iyi eğitilmiş ordusu, ustaca manevralarla İran ordusunu kısa sürede bozguna uğrattılar. Şah İsmail, kendisini feda eden seyisi sayesinde canını zor kurtardı ve yanındaki birkaç kişiyle Kafkasya taraflarına kaçabildi. Bütün hazinesi ile birlikte, hanımı da Yavuz'un eline geçti.

Vehbi Tülek

Kanaat, Ama Neden Sonra?

Vehbi Tülek

Artik Serbestsiniz

Vehbi Tülek

Elçi Hazretleri Merak Etmesinler

Vehbi Tülek

Kırım harbi arefesinde Rusya, fevkalade elçi olarak Prens Mençikof'u İstanbul'a gönder di. Elçi, protkol icabı Sadrazamdan sonra Hariciye nazırını da ziyaret etmesi icabederken Mençikof, sadrazamı ziyaret ettikten sonra Hariciye nazırı Fuad Paşa'yı görmeden elçilik binası na gitti. Bunun üzerine Hariciye Nazırı Fuad Paşa bunu şahsına hakaret kabul ederek istifasını verdi.

Bulanık suda balık avlamayı pek seven İngiliz elçisi, Fuad Paşa'nın dargın olmasından istifade ederek:-Efendim size olan bu hakaret nedir? Devlet müşkilat içindeyken sizin gibi kıymetli bir şahsın iş başından bir kasd-ı mahsusa ile uzaklaştırılması iyi bir şey olmasa gerek. Sonra bbu devletin hali ne olur? Dedi.Fuad Paşa:-Elçi hazretleri, müşkülata uğrayan devlet, o makama benden daha emin ve daha erbab bulup getirmekte zorluk çekmez. Şu esnada o makama daha ehil birini getirmek lazımdır. Devlet-i Aliyye'de zor işlerin ehli olan zevat eksik değildir. Elçi hazretleri merak buyurmasın lar, benim istifamı kabul edenler, devletin halini bizden daha iyi düşünürler, cevabını verdi.

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi

Vehbi Tülek

Ben Nasil Biri İki Eyledimse

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

23 - Budin Müdafaasi

Vehbi Tülek

Tek Başina Bir Ordu: Ebussuud Efendi

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Biz Fetva Almadan Bir Şey Yapmayiz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Adalet Her Kökü Sulamak Değildir

Mehmed Çelebi Afyon'da yaşayan Mevlevî büyüklerindendir. Sultan Dîvânî diye meşhur oldu. On altıncı yüzyılda yaşadı. Afyon'da doğdu. Babası büyük veli Abapûş-i Velî'dir. Onun terbiyesinde yetişerek tasavvufta büyük dereceler elde etti. Babasının sağlığında, yerine geçerek talebe yetiştirmeye başladı. Yavuz Sultan Selim arasında yakınlık vardı. Yavuz Sultan Selim Han ekseriyetle mühim ve müşkil zor meselelerde Sultan Dîvânî ile istişare için mektuplaşırdı. Aldığı cevaba göre hareket etmesiyle o sıkıntısı gider, işleri hayırla neticelenirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi İbn-i Neccâr

Vehbi Tülek

İbn-i Neccâr hazretleri, Hadis, târih, nahiv, tecvid, kırâat ve Şâfii mezhebi fıkıh âlimi, tabibdir. 578 (m.1182) yılında Bağdad'da doğdu. 643 (m.1245) yılında orada vefât etti. Bağdad gibi bir ilim merkezinde, ilim sahibi bir ailenin çocuğu olarak dünyâya gelen İbn-i Neccâr, on yaşında iken hadis-i şerif ilmi ile meşgûl olmaya başladı...

Esas âlim, Ilmi Ile Amel Edendir

Vehbi Tülek

Âyet-el Kürsî Okuyanın Tövbeleri Kabul Olur

Vehbi Tülek

Lisânüddin İbnü'ş-Şıhne Sekafi hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 844'te (m. 1440) Halep'te doğdu. Babasından ve dedesinden ilk eğitimini aldıktan sonra Kahire'ye gitti. Birçok âlimden ilim tahsil ederek icazet aldı. Memleketine dönderek Halep kadılı­ğına tayin edildi. 882 (m. 1477)'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Ömer Büceyrî

Vehbi Tülek

Selahaddin Eyyûbi

Vehbi Tülek

Magnisavîzâde Muhyiddîn Efendi

Vehbi Tülek

İnsanlarla Uğraşmakta Hayır Ve Fayda Yoktur

Vehbi Tülek

can Sıkılınca Huy Kötüleşir!

Vehbi Tülek

Kalp Nûrunu, Sohbete Olan Gayrette Aramalı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Kadin Akli

Latif Bir Şikayet

Değişen Sizin Kalbiniz

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek