Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.615.103

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Meczup Bir Derviş Uzun Dâvûd Efendi

Uzun Dâvûd Efendi Osmanlılar zamânında Mudurnu'da yetişen evliyadandır. Bolu-Mudurnu'da doğdu. 1507 (H. 913) senesinde orada vefât etti. Halvetî şeyhlerinden Seyyid Yahyâ-i Şirvânî'nin yüksek talebelerinden Şeyh Habîb'in sohbetlerine devâm edip, tasavvufun yüksek mârifetlerine kavuştu. Meczup bir zât idi. Allahü teâlânın sevgisinden kendinden geçmiş hâldeydi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Dirhem Bal İçin

Sultan II. Mahmud'a, o zamana kadar hiç yemediği "Keçiboynuzu"nu çok medhettiler. Padişah da bu kadar övülen bu meyveyi merak etti ve:-Getirin bakalım nasıl bir şeydir! Dedi.Bu emir üzerine getirilen keçiboynuzlarından birini ağzına aldı, fakat biraz çiğnedikten sonra attı. Yanındakiler:-Niçin attınız efendimiz, diye sorunca:-Bir dirhem bal için beş çeki odun çiğneyemem! Cevabını verdi.

Vehbi Tülek

Ev Sahibinin İşine Karişilmaz

Vehbi Tülek

Sadrazami Tersleyen Adam

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed, Şeyhi Aziz Mahmud'a bir hediye sunmak istiyordu. Mürşidinin kendisin den bu hediyeyi kabul etmesi onu çok memnun edecekti. Sultan Ahmed bir gün kendine uygun gördüğü bir hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerine gönderdi. Ama Şeyh Hazretleri kabul etmedi. Şüphesiz bu kabul etmeyiş, sultana karşı bir tavır anlamına gelmiyordu. Evliyanın büyüklerinden çoğu prensip olarak hediye kabul etmezdi. Bu, büyük insanların dünya malına hangi gözle baktıklarını, başkaları için ulaşılmaz sayılan şeylerin nazarlarında hiçbir değer taşımadığını ifade etmenin bir yoluydu.

Sultan Ahmed şeyhi Hüdayi'nin kabul etmediği hediyeyi yine bu devrin evliyasından Abdülmecid Sivasi'ye gönderdi ve o da kabul etti. Kendisine, padişahın aynı hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi'e sunduğu ama kabul etmediği de hatırlatıldı. Sivasi Hazretleri gerçek büyüklere yakışır bir tutum ortaya koydu: "Hüdayi Hazretleri bir karga değildir ki leşi kabul etsin" dedi. Aziz Mahmud Hüdayi'ye de "Sizin kabul etmediğiniz hediyeyi Şeyh Sivasi kabul etti" dediler. Şu cevabı verdi: "Onun için hiç bir mahzuru yoktur. Çünkü o öyle büyük bir ummandır ki bir parçacık çamurun kendini bulandırmayacağını bilir."

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Benim Gözüm Göreceklerini Gördü

Vehbi Tülek

Bu Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Fatih’in Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Elçimizin Devlet Ve Tuvalet Dersi

Vehbi Tülek

111 - Biz Sizi Uyanik Biliyorduk

Vehbi Tülek

Kahraman Osmanli Hanimi: Emine BÂnû

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Enver Ören

Gazetemizin kurucusu değerli insan rahmetli Enver Ören, 10 Şubat 1939'da Denizli-Honaz'da dünyaya geldi. 22 Şubat 2013'te İstanbul'da vefat etti. Çok dindar olan babasından, sonra da Kuleli Askeri Lisesinde öğrenci iken kimya öğretmeni olan Hüseyin Hilmi Işık Hocadan "rahmetullahi aleyh" iyi bir din eğitimi aldı. Bu sebeple bütün öğrencilik yıllarında ve hayatının bütün safhasında Allahü tealanın emir ve yasaklarına titizlikle riayet etti ve dürüstlüğü ile herkesin hayranlığını kazandı. Onun en meşhur özelliği, herkese karşı güleryüzlü ve çok cömert olmasıydı. Fakat bu cömertliği, şan ve şöhret kazanmak, insanların kendisini methetmeleri için değil, sadece Allah rızası için idi. Bir gün bu hususta şunları söyledi;

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şeyh Selâhaddîn Zerkub Konevi

Vehbi Tülek

Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi, bir gün Konya'nın Kuyumcular Çarşısından geçerken, bir dükkândan gelen çekiç seslerinden çok etkilendi. Her çekicin vuruluşunda çıkan sesin, "Allah!.." dediğini müşâhede etti. Bu sesler, eşi bulunmaz bir haz ve dükkânın sâhibine karşı kalbinde büyük bir muhabbet hâsıl etti. Kapının önünden Mevlânâ hazretlerinin geçmekte olduğunu gören kuyumcu Selâhaddin ve çırakları, onu hürmetle selâmladılar...

İbn-ül-hüzhib

Vehbi Tülek

İsyan Edenlere Susanların Sonu

Vehbi Tülek

İmam-ı Zühri hazretleri Tabiin devrinde Medine'de yetişen hadis ve fıkıh âlimlerindendir. Aşere-i mübeşşereden Abdurrahmân bin Avf'ın (radıyallahü anh) torunudur. Eshâb-ı kiramdan bazıları ile görüştü. Büyük bir âlimdi. Medine kadılığı yaptı. 125 (m. 742) senesinde vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Elemlerin, Kederlerin Yok Olması Için

Vehbi Tülek

Yalancılarla Beraber Olmaktan Sakının

Vehbi Tülek

Eyyûb-i Sahtiyânî Hazretleri

Vehbi Tülek

Her Işimizde Ihlâs Üzere Olmalıyız

Vehbi Tülek

Ebû Said Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Ölümü Hatırlamak, Haram Işlemeye Cesareti Azaltır!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Sarik Ve Sakal

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Gül Yaprağı

Hizir Ve Gelin

Başka Du Bilmez Misin?

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek