Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.569.927

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beni Kadılık Makamına Getirmeniz Doğru Olmaz!

Bekr bin Abdullah el-Müzenî hazretleri Tâbiîn devrinin büyük velîlerindendir. 726 (H.108) senesinde vefât etti. Enes bin Mâlik, İbn-i Abbâs, İbn-i Ömer (radıyallahü anhüm) ve diğer Eshâb-ı kirâmın sohbetlerinde yetişti. Bunlardan hadîs-i şerîf rivâyet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Önce Elini Öpüp Sonra Dövmek LÂzim!..

18. asır sonlarından itibaren Osmanlı sultanları, gerek cuma selâmlığında gerekse diğer hususi zamanlarda halkın arasına çıktıklarında, halktan herhangi bir dileği olanlar, yazdırdıkları arzuhalleri havaya doğru kaldırır ve yüksek sesle, "Pâdişâhım çok yaşa!" derlerdi. Bunun üzerine hükümdârın yakınlarından biri o arzuhâli alır, saraya varıldığında alâkalı mercie vererek icâbının yapılmasını temin ederdi.Sultan II. Mahmud merhum bir bayram günü vükelâ ve maiyyetiyle birlikte Divanyolu'nda at sırtında ilerliyordu. Kalabalığın arasından bir adamın bütün enerjisini sesine toplayarak bağırdığı duyuldu:" Pâdişâhım çok yaşa!.. Pâdişâhım çok yaşa!..

Vehbi Tülek

Alin Terinde Bereket Vardir

Vehbi Tülek

97 - Estergon Kalesi

Vehbi Tülek

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han Hazretleri Çaldıran Zaferini kazandıktan sonra ölüler arasında dolaşıyordu. Ölülerin içinde düşman askerlerinden birisinin kellesinin hiç zedelenmeden kesildiğini görüp merak etti. Ve yanında bulunan vezirlerine emrederek: - Bu kelleyi tek vuruşta kim kesti ise onu bulun bana getirin, dedi. Paşalar hemen asker içine dağıldılar ve bu yiğit askeri aramaya başladılar. Sora sora nihayet o asker bulundu ve Yavuz Sultan Selim Han Hazretlerinin huzuruna getirildi. Yavuz, o askere: -Evladım bu başı böyle sen mi kestin? diye sordu. Meselenin ne olduğunu anlayamayan asker biraz durakladıktan sonra: - Ben kestim, Sultanım, dedi.

Şu Anda Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Toplu Taşima Kurallari

Vehbi Tülek

Mesih Paşa Vezir Olur Mu?

Vehbi Tülek

Kara Mehmet Paşa

Vehbi Tülek

Fatima Sultan’in Rüyasi

Vehbi Tülek

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

Derya Ali Baba

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdullah El-makdisî

Abdullah el-Makdisi hazretleri Hanbeli fıkıh âlimi ve muhaddisdir. 646 (m. 1248) senesinde Kudüs'te doğdu. Küçük yaşta iken, birçok âlimden Kur'ân-ı kerimin kırâatini ve hadis-i şerif dinleyip öğrendi. 732 (m. 1331) senesinde vefât etti. Naklettiği bazı hadis-i şerifler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kalplere Şifâ Olan Bazı Nasihatler

Vehbi Tülek

Mehmed Hilmi Efendi son devir velilerindendir. Malatya'nın Dârende kazâsının Yenice nâhiyesinde doğdu. İlk tahsilini Dârende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülaziz Han zamânında Fâtih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddin Efendinin ders ve sohbetlerine devâm etti ve halifelik icâzeti alıp, Dârende'ye döndü. Sonra da Sivas'ta Nalçacızâde Hacı Ahmed Efendiden feyiz aldı. Bu zâttan da icâzet aldı. Hâcı Ahmed Efendi, Küçük Âşık Efendi denilen Âşık Muhammed Mısri'nin bu da Hâlid-i Bağdâdi'nin halifesidir. Daha sonra Maraş'a yerleşti ve talebe yetiştirdi. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefât etti.

Şemsüddîn Muhammed Dımaşki

Vehbi Tülek

Rebî Bin Haysem

Vehbi Tülek

Rebi bin Haysem hazretleri, Tâbiin devrinde Kûfe'de yetişen büyük âlim ve velilerdendir. Emevi halifelerinden Yezid bin Muâviye'nin halifeliği sırasında 687 (H.68) senesinde Tûs şehrinde vefât etmiştir. Kalblere tesir eden hikmetli sözleri çoktur. Buyurdu ki:

Anaya, Babaya Itaat Ve Ihsân Etmelidir

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Sıfatları Ezelîdir

Vehbi Tülek

Emir Ve Yasaklara Uymak Büyük Nimettir

Vehbi Tülek

Dargın Olanla, Üç Gün Içinde Barışmalıdır

Vehbi Tülek

Akıl, Nimetlerin En Büyüğüdür

Vehbi Tülek

Nûreddîn Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek