Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.171.039

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsan Aklı Noksan Olduğu Için Doğru Yolu Bulamaz

Arabî Alâeddîn Efendi Osmanlı Devleti şeyhülislâmlarındandır. Haleb'de doğdu. İlk tahsîlini Haleb'de yaptı. Sonra Bursa'da Molla Gürânî ve Hızır Çelebi'den dersler aldı. Edirne Fahreddîn-i Acemî'ye muid, asistan oldu. Halvetî Şeyhi Alâeddîn Halvetî hazretlerine mürid oldu. Tasavvuf yolunda ilerledi. Fâtih Sultan Mehmed zamanında Sahn-ı Semân Medresesine müderris tâyin edildi. Sultan İkinci Bâyezîd Han kendisini şeyhülislâmlık makâmına getirdi. 1496'da İstanbul'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Valide Suyu

Sultan II. Osman zamanı. İstanbul'da Hacı Mehmed Efendi isminde bir tüccar vardı. Günün birinde, dinine bağlı bir hanım ile evlenmek istedi. Fakat alacağı hanımın şu üç şartı kabul etmesini istiyordu:1-Sırtına giydiği siyah örtü, öldükten sonra tabutunun üstüne örtülecek2-Beş vakit namazını zamanında eda edecek, velev ki ben yemeksiz kalayım3-Cenâb-ı Hak evlat verir de ölürse, üzerindeki gelinlik ile benim önüme gelecek ve müjdeleyecekBu şartlarla talip olduğu birinci hanım, ilk ikisini kabul etti ve üçüncüsünü kabul etmedi. İkinci olarak istediği hanım da ilk iki şartı kabul etmedi. Nihayet üçüncü olarak is temeye gittiği hanım, bu şartların üçünü de kabul etti ve Mehmed efendi onunla evlendi.

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Turhanoğlu Ali Bey

Vehbi Tülek

Sene 1495. Sultan II. Bayezdi han zamanı. Macarlar Osmanlı hudut köylerine saldırı yor ve zararlar veriyorlardı. Bölgede bulunan akıncı beyi Turhanoğlu Ali Bey, Yakup Paşa'ya gelerek:-Böyle eli kolu bağlı ne zamana kadar bekleyeceğiz? Diye sordu. Yakup Paşa:-Mevsim kış ve İstanbul'dan da sabretmemizi istiyorlar, diye cevap verdi. Bu cevap üzerine Ali Bey biraz öfkeli ve haddi aşarak:-Paşa, Macar kafiri hudutlarımıza saldırır durur, köylerimizi yakar. Sen ise ses çıkar mazsın. Yoksa düşmandan korkar mısın? Dedi. Bu söz üzerine Yakup Paşa, okla vurulmuş gibi yerinden sıçrayıp, gözleri yaşlı olarak Ali Beye:-Ben mi korkarım Turhan oğlum? Senden yaşlıyım. Fakat seninle birlikte çok akınlar da bulunduk. Bizden on kat daha büyük ordulara saldırdık. Ben Allahü Teâlâ'dan başka kim seden korkmam. Ama şu anda ne bir akıncı beyi, ne de bir sancak beyiyim. Devlet bize vezir lik verdi. Paşa yaptı. Devletin menfaatleri, kışı onları oyalamakla geçirmemizi emrdiyor. Hele bahar olsun, yine düşman üzerine uçarız.

Herkes Yediğini Gönderir

Vehbi Tülek

Osmanli Ordusundaki Tertip Ve Düzen

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Hatirasina

Vehbi Tülek

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Vehbi Tülek

Üç Ahbab Çavuşlar

Vehbi Tülek

Hirka-i SaÂdet Töreni

Vehbi Tülek

Nene Hatun

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Câhil Ve Ahmak Kimseler Kadere Inanmadılar

Hidâyetullah Erbili hazretleri Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin halifelerindendir. On dokuzuncu asırda Irak'ta Erbil'de doğdu. Önceleri ümmi idi. Sonra Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin huzûruna vardı ve bir daha yanından ayrılmadı. Devamlı şeyhin hizmetinde bulunup tasavvuf yolunda ilerledi. Bağdât'ta vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

“ibn-i Acîl” Ahmed Bin Mûsâ

Vehbi Tülek

Ahmed bin Mûsâ "İbn-i Acil" küçüklüğünde çocukların oyunlarına hiç karışmazdı. O yaşta kendisinde büyüklük alâmetleri görüldü... Yemenli olan büyük veli Ahmed bin Mûsâ el-Acil hazretleri, 1291 (H.690) senesi Rebiulevvel ayının yirmi beşinci günü Beyt-i fakih denilen yerde vefât etti. Cenâzesi yıkanırken çok parlak bir nûr görüldü. Kabri ziyâret mahallidir.

Abdullah Bin Cahş (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Kasım Bin Sellâm

Vehbi Tülek

Kasım bin Sellâm hazretleri fıkıh, hadis ve kıraat âlimdir. 154 (m. 771)'de Afganistan'da Herat'ta doğdu. Uzun bir tahsil hayatından sonra çeşitli ilimlere dair eserler kaleme aldı. Hacca gittikten sonra 224 (m. 838)'de Mekke'de vefat etti. Bir dersinde, "Peygamberlerin kabirlerinde diri olması" hakkında şunları anlattı:

Cephede Geçen Bir Ömür Muhrez Bin Fadle

Vehbi Tülek

Mücîrüddîn Abdurrahmân Uleymi

Vehbi Tülek

İnsanla Hayvan Arasını Ayıran Fark Edeptir!

Vehbi Tülek

Sizden Öncekileri Cimrilik Helak Etmiştir

Vehbi Tülek

Şehid Peygamber Yahyâ Aleyhisselâm

Vehbi Tülek

Îman Ve Ibâdet Etmek Müşriklere Güç Gelir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Sonunda Orta Yolu Buldular

Dört Şey Mühimdir

İmanı Ona Kafidir

Abdullah-i EnsÂrî

Cünnetü'l-esmâ

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek