Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.318.065

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Düşmana Karşı Kullanılacak Silahlar

Ali Nebtîtî hazretleri büyük velilerdendir. 1495 (H.901) senesinde, Mısır'da vefat etti. Ebü'l-Abbâs Gamrî'nin talebesidir. Ondan ilim ve edep öğrendi. Keşf ve kerametleri görüldü. Hızır aleyhisselâm ile görüşürdü. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Aşçiliktan Yetişen Vezir

Fatih Sultan Mehmed Han birgün veziri Mahmut Paşa ile tebdili kıyafet geziyordu. Pazar yerinde bir yeniçeri aşçısının her tarafa azar savurduğunu işitti ve sebebini merak ederek Mahmut Paşayı, bunun sebebini anlaması için aşçının yanına gönderdi. Mahmut Paşa adama yaklaşarak herkesi azarlamasının sebebini sordu. Adam anlatmaya başladı:-Sabahtan akşama kadar gezdim, dolaştım, bir okka et bulamadım ve yemek pişi remedim. Nasıl geri döneceğimi düşünerek hırsımdan, hiddetimden uluorta azar ediyorum. Ne yazık ki memleket işerine bakan yok. Muhtesip kendi safasında. Bu yüzden her ne ararsan bulunmuyor. Bu işi bana verselerdi dünyayı gıda maddeleriyle doldururdum. Herkes de ne aradığını bulurdu. Fakat elden ne gelir?

Vehbi Tülek

Millî Şehid KemÂl Bey

Vehbi Tülek

4 - Bir Şehidimizin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Vehbi Tülek

Bir Ramazan gecesi herkes uykuda iken Yıldız Sarayı yanmaya başladı. O tarihlerde İstanbul'u işgal etmiş bulunan İngiliz donanması itfaiyesi sevk edilerek yangın söndürülmeye çalışlıyordu. Devlet ileri gelenlerinden ve belediye zabıta ve itfaiyesinden hiç kimse geleme mişti. Çünkü saray tamamen İngiliz ablukası altındaydı. Sadece Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşa buraya ulaşmayı başardı. Padişahın Cihannüma köşkünde olduğunu öğrendi ve hemen oraya koştu. Zat-ı Şahane, sırtında gecelik entarisi ve üzerinde pardesüsü olduğu halde köşkün önünde ayakta duruyordu. Telaşlı değildi. Köşkün bekçibaşısı hüngür hüngür ağlıyordu. Hünkar:-Benim milletimin ocağı yanıyor, ben onu düşünüyorum... kendi evim yanmış, ne ehemmiyeti var, dedi.

Sarikamiş'i Bilir Misiniz?

Vehbi Tülek

82 - Edirne Nasil Kaybedildi

Vehbi Tülek

Sarayda Kadir Gecesi Alayi

Vehbi Tülek

Fetih Sabahi

Vehbi Tülek

Bu Yüzden Kara Çaldim

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Buna Karişmak Bizim Vazifemizdir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şaban-ı Nakşibendi

Şaban-ı Nakşibendi hazretleri, İstanbul'da Emir-i Buhari tekkesinin Şeyhi idi. 1594'te vefat etti. Sohbetlerinde, evliyanın büyüklerinden nakiller yapardı. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Farzın Yanında Nâfilenin Hiçbir Kıymeti Yoktur!

Vehbi Tülek

Hasan Hamdi Efendi son devirde yaşayan Nakşibendî yolunun ileri gelenlerindendir. Afyon’un Sandıklı ilçesinde doğdu. 1904'te İstanbul'da vefât etti. Sohbetlerinde İmam-ı Rabbânî hazretlerinin Mektubatından okurdu. Bir sohbetinde şunları nakletti:

Maymun Sıfatlı Insan Sûretli Kimseler

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Mevlânâ Ârif

Vehbi Tülek

Mevlânâ Ârif Dikgerani, Emir Külâl (Gilal) hazretlerinin dört halifesinden ikincisidir. Doğduğu ve vefat ettiği yer, Buhara yakınındaki Dikgeran kasabasıdır. Emir Külâl, Mevlânâ Ârif hakkında "Benim yakınlarım arasında, Şah-ı Nakşibend ve Mevlânâ Ârif'ten üstün olanı yoktur" buyurmuşlardır. Bizzat Şah-ı Nakşibend Hazretleri, mürşidlerinin bu nefeslerine uyarak tam yedi yıl Mevlânâ Ârif'in sohbetine devam etmişlerdir. Ve ona öylesine saygı göstermişlerdir ki; su kenarında abdest alsalar onun üstüne geçmemeğe ve altında taharetlenmeğe bakarlardı. Yolda giderken de ileriye geçmemeğe dikkat ederlerdi. Çünkü Mevlânâ Ârif, mürşidlerinin hizmetine kendilerinden evvel girmiştir ve maddi zaman ölçüsüyle daha kıdemlidir...

Bugün Öyle Ol Ki, Yarın Mahcup Olmayasın

Vehbi Tülek

Çanakkale Şehidi Üsteğmen Zahid

Vehbi Tülek

Kadızade Hacı Salih Efendi

Vehbi Tülek

Günahı Çok Olan Çok Su Dağıtsın

Vehbi Tülek

Alâeddîn Halîfe

Vehbi Tülek

Bu Ümmetin En Hayırlıları

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?


Abdullah bin Mübarek, bir gün yolda gidiyordu. Önünde birkaç koyunla bir çoban çocuk gördü. Ona acıdı ve; "Zavallı, çocuklukta çobanlık yaparsa, büyüdükte Allahü teâlânın ibâdet ve mârifetine nasıl erişir?" dedi. Sonra kendi kendine; "Gideyim, ona Allahü teâlâyı tanımakta bir mesele öğreteyim." deyip, çocuğun yanına geldi ve:

-Evlâdım, Allahü teâlâyı bilir misin? buyurdu.

Çocuk:

-Kul nasıl sâhibini bilmez?" dedi.

-Allahü teâlâ'yı ne ile biliyorsun?

-Bu koyunlarımla.

-Bu koyunlarla, O'nu nasıl bilirsin?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Altıyüz Dirhemlik İp

B0r Çuval Toprak

"encümen-i Bîzebân"

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek