Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.111.194

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ümmetimden, Günahları Çok Olanlara Şefaat Edeceğim

Şireveyh bin Şehridâr Deylemî hazretleri hadîs ve târih âlimidir. 445 (m. 1053) senesinde İran’da Hemedan'da doğdu. 509 (m. 1115) senesinde vefât etti. Hadîs öğrenmek ve dinlemek için Bağdad, Kazvin ve İsfehân’a gitti ve birçok âlimden ilim öğrenip hadîs-i şerîf dinledi. Firdevs-ül-Ahyâr adlı eserinde, rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazılarında, Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Osmanlıda olduğu gibi Memluklularda da toprak idaresi Tımar sistemiyle idi. Ancak Memluklular, Lübnan topraklarını önce Tımar sistemi ile yönettilerse de sonraları bunu veraset sistemine döndürdüler. Sultan Selim Han Lübnan'ı alınca toprakların yine veraset ile idaresinin devamını emretti. Ki koca Osmanlı devletinde toprakları Tımara tabi olmayan tek bölge Lübnan oldu. Selim Han, Lübnan'daki cemaatlerin en güçlüsü olan Dereziler'den, Maanoğulları'nı emir tayin etti. Bu sistem ta 1697'ye kadar böyle sürdü. Ve Lübnan tarihinin en huzurlu dönemini yaşadı. Fransa ve İtalya'dan gelen misyonerler Derezi ailelerine Katolikliği aşılamaya başladılar. Bundan sonra bölgede karışıklık ve huzursuzluk aldı yürüdü. Lübnan liderliği 1697'de yeni Hıristiyan olan Maanoğullları'ndan Beşir Şihabi'ye geçti. Onun oğlu Katolik Beşir Ömer, 1789'da Emir oldu ve 51 sene ülkeyi yönetti. Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa'nın Osmanlı Devletine isyanı üzerine Beşir Ömer onun tarafını tutarak; Osmanlı Devleti aleyhine çalıştı. Fransızlar bu arada Marunileri, Derezilere karşı tahrik ederek silahlandırdılar. Artık Lübnan'da huzur bitmişti. Her tarafta kan akıyordu.1841'de tekrar idarede etkili olan Osmanlı Devleti, İstanbul'dan Ömer Paşa'yı Lübnan'a vali tayin etti... Her tarafta kan dereleri akıyordu. Maruni ve Dereziler birbirlerine karşı silaha sarıldılar. Fransızlar insanları, Ömer Paşa'ya karşı ayaklandırdılar. 1845'te Lübnan'a inceleme ve gerekli değişiklikleri yapmak üzere Osmanlı Dışişleri Bakanı Şekip Efendi tam yetki ile gönderildi. Bu Şekip Efendinin İstanbul'daki hükümete gönderdiği raporu devlet arşivlerinde vardır. Bu raporda özetle şöyle yazıyor: "Lübnan'daki karışıklıkların tek bir sebebi vardır: Buradaki İngiliz ve Fransız Konsolosları Maruni ve Derezileri karşılıklı olarak kışkırtıp silahlandırıyorlar. Bu konsoloslar Lübnan'dan çıkarılmadıkça Lübnan huzura kavuşamaz." Bir Türk devlet adamı, Fransızların Marunileri, İngilizlerin de Derezileri ölüme sürüklediğini tesbit etmiş.

Vehbi Tülek

Kismetinde Olanin Kaşiğina Çikar

Vehbi Tülek

Dilekçesi Sirtinda

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han’in Papazlara Fermani

Vehbi Tülek

Fatih, Bosna'yı fethettiği zaman, Osmanlı kanunlarına göre bölge halkına dini serbestlik verdi. 1478 senesinde buradaki Latin papazlarına gönderdiği fermanda şöyle buyuruyor:"Nişan-ı Hümayunum sudur ki; Ben ki Sultan Mehmed Han'ım; üst ve alt tabakalardaki bütün ahali tarafından şu şekilde biline ki, bu fermanı taşıyan Bosna rahip lerine lütufta bulunup şu hususları buyurdum;Mevzubahis rahiplere ve kiliselere hiçkimse tarafından mani olunmayıp rahatsızlık verilmeyecektir. Bunlardan, gerek ihtiyatsızca memleketimde duranlara ve gereksu kaçanlara emn-ü eman olsun ki, memleketimize gelip korkusuzca sakin olsunlar ve kiliselerde yerleş sinler, ne ben, ne vezirlerim, ne de halkım tarafından hiç kimse bunlara herhangi bir şekilde karışıp incitmeyecektir. Kendilerine, canlarına, mallarına, kiliselerine ve dışarıdan memleketimize getire cekleri kimselere, yeri ve göğü yaratan Allah hakkı için, Peygamberi miz Muhammed Mustafa (sallallahü aleyhi ve sellem) hakkı için, yedi mushaf hakkı için, yüz yirmi dört bin Peygamber hakkı için ve kuşandı ğım kılıç için en ağır yemin ile yemin ederim ki, yukarıda belirtilen hususlara mevzu olan rahipler, benim hizmetime ve benim emrime itaatkar olduğu müddetçe hiç kimse tarafından muhalefet edilmeyecektir."

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi

Vehbi Tülek

Sen Kandiye Fatihi Olarak İstanbul’a Döneceksin

Vehbi Tülek

Kibris Halkina Sultan Selim’in Fermani

Vehbi Tülek

RidÂniye Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Padişah Az Vermez

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Kiliç Ustaliği

Vehbi Tülek

Çirağan Vak’asi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kabir Ziyareti Ölümü Hatırlatır

Abdullah bin Yûsuf hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 708 (m. 1309)'de doğdu. 761 (m. 1360)'de Mısır'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cahil Din Adamları Fitne Çıkarırlar!

Vehbi Tülek

Fadl bin Muhammed Şa'râni hazretleri hadis âlimi olup, hafız, yani râvileriyle beraber yüz bin hadis-i şerifi ezbere bilirdi. Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) mektûbuyla Müslüman olan Yemen Vâlisi Bâzân'ın soyundandır. 282 (m. 895) yılında vefât etti. Naklettiği bazı hadis-i şerifler:

silsile-i Aliyyeden Abdullah-ı Dehlevî

Vehbi Tülek

Dil Ile Söylemekle Niyet Edilmiş Olmaz

Vehbi Tülek

Nâsırüddin Muhammed Konevi hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. Aslen Konyalı olup 679 (m. 1280)'de Şam'da doğdu. Devrinin büyük âlimlerinden fıkıh ilmi tahsil edip fetva icazeti aldı. 764 (m. 1363)'de burada vefat etti. "Şerhu'l-Menâr" isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Ağa Sizi Bekliyor, Buyurun Gidelim

Vehbi Tülek

söze Değil, Işe Bak!..

Vehbi Tülek

Ebû Bekr-i Kisâî

Vehbi Tülek

Sâlihlerin Sohbetine Devam Eden Kazanır

Vehbi Tülek

Nev’î-zâde Atâî

Vehbi Tülek

Abdürreşîd Velvâlicî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kadı  Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Bir tüccar sahrada bir yerden bir yere giderken, içinde 800 altın olan, altın torbası heybeden düşer kaybolur. Aramalara rağmen bulamaz. Şu özellikte torba kaybolmuştur, bulup getirene 100 altın hediye vereceğim diye ilan eder. Salih bir genç bu torbayı bulur. Özel dikilmiş torbayı hiç açmadan tüccara götürür verir ve 100 altın hediyesini bekler. Tüccar kendi elleriyle diktiği torbanın hiç açılmadığını görür, kendi elleriyle dikişleri çözer ve içindeki altınları saymaya başlar. Tam tamına 800 altın, yani kaybettiği gibi tam olduğunu görür. Ama bu arada 100 altın hediyeyi vermemek için fesatlık düşünür, gence der ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Bize Teveccüh Edin

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

O Kullarına Çok Merhametlidir

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek