Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.522.800

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yemekten Önce Elini Yıkayan Fakirlikten Kurtulur

Bâyezîd Pürânî hazretleri meşhur velîlerdendir. 1457 (H.862) senesinde Horsan’da Püran'da vefât etti. Tasavvufta üveysî idi. Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) rûhâniyetinden feyiz alırdı. Kendisi şöyle demiştir: "Her ne zaman bir zorlukla karşılaşsam veya bir sıkıntıya düşsem, Peygamber Efendimizin rûhâniyeti vâsıtasız olarak beni, sıkıntıdan kurtarır."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Bayezid Ve Arab Molla

Veli pâdişâh İkinci Bayezid Han sahte tarikatlerin ayıklanarak kapatılmasını istedi. Böylece halkın yanlış inanışlara kapılıp Ehl-i sünnet itikâdından uzaklaşmasına mâni olmak üzere harekete geçti. Kurulan bir mecliste şeyhlerin imtihana tâbi tutulmasını istedi. Bu düğümü çözmek için de Ahmed Şemseddin hazretlerini Manisa'dan İstanbul'a dâvet etti.Ahmed Şemseddin hazretleri derhal bu ulvi görevi kabûl edip İstanbul'da Sultan Bâyezid-i Veli hazretlerinin huzûruna çıktı ve Osmanlı Sultânının da hazır bulunduğu imtihan heyetine reislik etti.O gün Ahmed Şemseddin hazretlerinin tuttuğu şeriat süzgecinden hak ve doğru yolda bulunan şeyhler rahatlıkla geçerken sahteleri tutuldu. Bunlar mahcup ve perişan oldular. Tekkeleri kapatıldı ve yaptıkları işten men edildiler. Ahmed Şemseddin hazretlerine, imtihan sırasında gösterdiği kemâl, dirâyet ve olgunluk sebebiyle "Yiğitbaşı" lakabı verildi. Pâdişâh çok hoşnut kaldığı ve takdir ettiği bu büyük veliyi hediyelerle taltif etti. O ise bu hediyelerin tamamını fakirlere dağıttı. İstanbul'da kalması tekliflerine rağmen, tekrar Manisa'ya döndü. Bu hâdise dilden dile, şehirden şehire yayıldı. Sohbetine kavuşmak isteyenler Manisa'ya akın ettiler ve çevresinde geniş bir sohbet halkası meydana getirdiler.

Vehbi Tülek

İlim Ve Sanata Kiymet Veren Padişah

Vehbi Tülek

Osmanlilarin İndonezya Müslümanlarina Yardimi

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Selim Hân'ın iki oğlundan biri olan Şehzâde Murâd, Manisa'da vâli idi. Şehzâde Murâd, Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine, kendisinin sultân olup olmayacağını anla mak üzere, bir mektupla hizmetçisini Uşak'a gönderdi. Uşak'a varan haberci, doğruca Hüsâmeddin-i Uşâki'ye giderek, huzura kabûl edilmesini ricâ etti. Huzûra kabûl edilen haber ci, daha mektubu Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine vermeden ve ziyâreti hakkında bir şey söylemeden, Uşâki hazretleri ona; "Git! Şehzâdeye söyle! Hemen İstanbul'a hareket etsin. Filan gün saltanat tahtına oturacaktır." dedi. Haberci, hemen Manisa'ya dönerek müjdeyi Şehzâde'ye bildirdi. Şehzâde Murâd, vakit geçirmeden İstanbul'a hareket etti. Balıkesir'e geldiğinde, Vezir-i âzam Sokullu Mehmed Paşa'nın gönderdiği elçilerle karşılaştı. Elçiler, Sadrâzamın mektubunu Şehzâde'ye verdiler. Mektubu okuyan Şehzâde, bu mektuptan babası Sultan İkinci Selim'in vefât ettiğini, Sadrâzamın ölüm haberini halktan sakladığını ve kendisini tahta çıkarmak üzere dâvet ettiğini öğrendi. İstanbul'a giderek, Hüsâmeddin-i Uşâki'nin haber verdiği zamanda, Sultan Üçüncü Murâd Hân nâmıyla tahta geçti.

Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

Hattat Abdullah Zühdi Efendi

Vehbi Tülek

Hazar Kanali Projesi

Vehbi Tülek

Doğu Afrika Fatihi Özdemir Paşa

Vehbi Tülek

Yara

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Mehmed Emin Tokadi

Vehbi Tülek

24 - Haydi Barbaroslarin Çocuklari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhammed Bin Ali Mâzerî

Muhammed bin Ali Mâzeri hazretleri, Mâliki mezhebi Hadis, kelâm, fıkıh âlimlerindendir. 1061'de Tunus'ta Mehdiyye şehrinde doğdu. 1141 yılında vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önceki bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Böyle Yapan, Göz Ağrısı Çekmez!

Vehbi Tülek

Ebü'l-Ferec Abdülvâhid Hazrecî hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerinden olup, tefsîr, hadîs ve usûl-i fıkıh ilimlerinde meşhûr âlimdir. Bağdat'ta Kâdı Ebû Ya'lâ'dan, Hanbelî fıkhının ince bilgilerini öğrenmiş ve büyük fıkıh âlimi olmuştur. Bağdat'tan Şam'a gitti, orada vaazlarıyla meşhûr oldu. 1093 (H.486)’da Şam'da vefât etti. “El-Cevâhirü fî Tefsîr-il-Kur'ân” isimli eseri meşhurdur. Bu kitabında şöyle buyuruyor:

Görünüşte Halk Ile, Içinden Hak Ile Olanlar!

Vehbi Tülek

Sahâbe-i Kiramın Hepsi Müctehiddir

Vehbi Tülek

Ahmed Batrûci hazretleri hadis ve Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. 542 (m. 1147)'de Endülüs'te (İspanya) Kurtuba'da (Cordoba) vefât etti. [Astronomi âlimi Batrûci daha sonra yaşamıştır.]
Bu mübarek zat, Sahâbe-i kiramın büyüklüğü ve derecelerinin yüksekliği hakkında buyurdu ki:

Zeynüddîn Âmidî

Vehbi Tülek

En Büyük Ibadet, Vaktini Boş Yere Harcamamaktır

Vehbi Tülek

İnsan Aklı, Kıyametteki Varlıkları Anlayamaz

Vehbi Tülek

Seher Vaktinde Uyuyan Kimseye Çok Yazık!

Vehbi Tülek

Âlimin, âbide Olan Üstünlüğü

Vehbi Tülek

Resûle Uymamak Allah'a Isyândır!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Korkma!

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Yirmi Saniyede

B0r Çuval Toprak

Geç Gelen Kurtarıcı

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek