Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.023.044

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dînimizde Ilk Emredilen Farz Namâzdır

Şeyh-ül-Hızâmiyye el-Vâsıtî hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1258 (H.657) senesinde Irak’ta Vâsıt şehrinde doğdu. 1311 (H.711)'de Şam’da vefât etti. İlim öğrenmek için pekçok şehri dolaştı. Bu yolculukları esnâsında fıkıh, hadîs ve siyer âlimlerinden ilim öğrendi. Mısır'a sonra da Şam'a gitti. Orada talebe yetiştirdi. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Artik Serbestsiniz

Çolak Hasan

Abdullah El-acemî

Bana Delil Getir

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Sultan İkinci Mahmûd Han devrinde Özbekistan'dan kalkıp hacca gitmek üzere yola çıkan bir grup Türkistanlı, Halifeyi görmek ve izin almak için İstanbul'a gelmişlerdi. Çünkü eskiden beri hacca gidecek olanlar, sultandan izin almak maksadıyla İstanbul'a gelirler, Cumâ selâmlığında Halifeyi görürler duâsını alırlardı. Bu bir nevi izin almak idi. Türkistan'dan gelen Özbekler de ilk Cumâ selâmlığında Halifeyi görmek üzere Sultan tepesinde çadırlarını kurup yerleşmişlerdi. Sultan İkinci Mahmûd Han maiyyetiyle oradan geçerken, çadırlarının şeklinden onların yabancı olduğunu anlayarak kim olduklarını merâk etti ve bir adamını göndererek durumu öğrendi. Sonra da atını sürerek yanlarına gitti. Durumlarını anladıktan sonra; "Halife emretse burada kalır mısınız?" deyince, hepsi birden; "Hay hay emr ü fermân Pâdişâhımız efendimiz hazretlerinindir." dediler. Bunun üzerine Sultan İkinci Mahmûd Han; "Öyle ise ben halifeyim, emr ediyorum. Hacdan sonra dönünüz, burada kalınız. Size münâsip bir dergâh yapıla ve siz de gelecek hemşehri hacılarınızın hizmetini ifâ edesiniz!" diyerek onların el etek öpmesine meydan vermeden atını sürüp gitti. Hac dönüşüne kadar, bir dergâh ve iki odalı bir ev yapıldı. O günden itibâren "Özbekler Tekkesi" diye anılan bu dergâh yapıldı ve Türkistanlı hacıların hizmetlerinde kullanıldı.

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

Ben Kendi İşimi Yapayim

Vehbi Tülek

Osmanli Ramazanlari

Vehbi Tülek

Ramazan Ayını GörmekEskiden Ramazanın birinci gününün tahakkukuna çok ehemmiyet verilirdi. Bunun için de ayı gözle seçilmeyecek derecede bir hilal halinde iken mutlaka görmek şarttır. Her ne kadar takvimlerde yazılı ise de astronomik hesaplarla tâyini cihetini atalarımız hatalı bulmuşlardır.Bu Ramazan ayının rü'yet meselesiyle Istanbul Kadılığı meşgul olurdu. Ramazan olmayı melhuz olan akşam Istanbul Kadısı ile maiyetindeki memurlar Şeyhülislâm dairesinde toplanırlardı. O akşam için Kadı'nın, dairesinde dâvetli ricale ve büyük rütbeli ilmiye memurlarına mükemmel bir ziyafet çekmesi mutaddır.(gelenektir)

Akibet Görürsün Hele Ferhat

Vehbi Tülek

91 - Kanuni Sultan Süleyman Ve Şövalyeler

Vehbi Tülek

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Attiği Her Taş Hedefine Ulaşiyordu

Vehbi Tülek

Kolumu Kesiver Kumandanim

Vehbi Tülek

Kamaları Sökülmeyen Tek Batarya

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muslihuddîn Mustafa Efendi

Muslihuddin Mustafa Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. 857 (m. 1453) senesinde Kastamonu'ya bağlı Taşköprü'de doğdu. Bunun için "Taşköprülü" diye bilinir. 935 (m. 1528) senesinde İstanbul'da vefât etti. Tefsir, hadis, fıkıh, usûl ve edebi ilimlerde yüksek derece sahibi idi. Bir dersinde, Resûlullah efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) güzel ahlakını anlatırken buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bütün Ibâdetlerini Kusurlu Bil!

Vehbi Tülek

Lâli Mehmed Fenaî Efendi, Gülşenî tarikati şeyhlerindendir. 1002 (m. 1592)’de Kastamonu’da doğdu. Memleketi Kastamonu’da bir süre tahsil gördükten sonra İstanbul’a oradan da Edirne’ye gitti, Gülşenî şeyhlerinden Sırrî Mehmed Efendi’ye intisap edip kendisinden hilâfet aldı ve talebe yetiştirdi. Hasan Sezâî bunların en meşhurudur. 1112 (m. 1700)’de Edirne’de vefat etti. Buyurdu ki:

Bedreddîn Zerkeşî

Vehbi Tülek

Kaza Ve Kader Bilgisini Herkes Anlayamaz

Vehbi Tülek

Koğacızâde Mehmed Efendi İstanbul evliyasından olup Fatih'in So­fular semtindeki Halveti dergahının şeyhi idi. Mehmed Efendi bu tekkede yirmi yıl kadar irşad faaliyetinde bulunduktan sonra 1026'da (m. 1617) vefat etti. Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki:

Gönül Almak Altından Daha Kıymetlidir

Vehbi Tülek

o Hâller, Şeytanın Oyunudur!..

Vehbi Tülek

Ma'rûf-i Kerhi Hazretleri

Vehbi Tülek

Helale Harama Riayet Etmek

Vehbi Tülek

Açın Karnını Doyur Susayana Su Ver

Vehbi Tülek

Aişe-i Makdisiyye

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Pişman Oldular!

Pişman Oldular!

Bir defâsında, bâzı kimseler gemi ile bir yere gidiyorlardı. Yolcular arasında Abdurrahmân hazretlerinin talebelerinden birkaç kişi de vardı. Bir ara, geminin tabanından bir yer delindi. Ne yaptılarsa delinen yeri tıkayamadılar. Vazifeliler çâresiz kalıp, geminin batmasından korktular. Onlardaki bu telaşı görüp, vaziyeti anlayan talebeler, hocaları Abdurrahmân bin Muhammed'den yardım istediler. O esnâda hocalarını gemide gördüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Garip Karşilanan Bir Adak

Altıyüz Dirhemlik İp

Yuhçu Baba

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek