Moğol Askerlerini Şam'dan Uzaklaştıran Mübarek Zat
Ebü'l-Hasan Harîrî hazretleri büyük velîlerdendir. 1247 (H. 645) senesinde Şam'da vefât etti. Şeyh Ebû Ali Mağribî'nin sohbetlerinde bulunarak, kemâle geldi. Çok kerametleri görüldü.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.241.081
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebü'l-Hasan Harîrî hazretleri büyük velîlerdendir. 1247 (H. 645) senesinde Şam'da vefât etti. Şeyh Ebû Ali Mağribî'nin sohbetlerinde bulunarak, kemâle geldi. Çok kerametleri görüldü.
Yavuz Sultan Selim zamanında, İran şahı kıymetli mücevherlerle süslü bir sandık hediye gönderiyor Sultan Selim'e.
Sandık açılıyor. İçinden çeşit çeşit değerli taşlar, kıymetli atlas, kadife kumaşlar çıkıyor. Fakat bir de pis bir koku yayılıyor.
Dehşet bir koku, herkes burnunu tıkıyor.
Neyse en alttaki bohçadan insan pisliği çıkıyor.
Yani Osmanlıya acayip bir hakaret!
Sultan Murad Hüdavendigar'ın Edirne'yi fethi, Osmanlılara Balkan fetihlerinin yolunu açtı. Lala Şahin Paşa, Bulgaristan'a girerek Filibe'yi, komutanlarından Evrenos Bey ise Serez'i aldılar (1363). Yeni fethedilen yerlere Türkler yerleştirildi. Edirne ve Filibe'nin fethi üzerine Hristiyan dünyası büyük bir telaşa kapıldı. Çünkü 550 sene önce Müslümanlar, Cebelitarık boğazını geçip İspanya'ya girerek kısa zamanda bütün yarımadayı fethetmişlerdi. Aynı şekilde Balkan yarımadasının da Osmanlıların eline geçmesi yakındı. Osmanlıları derhal Balkanlardan atmak için yeni bir haçlı seferi düzenlenlendi.
Veli Şemseddin hazretleri Bursa velilerinden olup, Emir Sultan hazretlerinin halifelerinden Hoca Hasan Efendinin talebesidir. 1470 (H. 875) senesinde vefât etti. Vaaz ve nasihatle meşgûl olurdu. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Ebû Abdullah Semmin hazretleri tefsir ve hadis âlimidir. Aslen Mervli olup, 235 (m. 850)'de Bağdâd'da vefât etti. Hadis ilminde hafız olup, yüz bin hadis-i şerifi râvileriyle birlikte ezberlemiştir. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:
Zekvân bin Abdullah Teymi hazretleri Tâbiinden olup hadis hafızıdır. 101 (m. 719)'de Medine'de vefat etti. Sa'd bin Ebi Vakkâs, Hazret-i Âişe, Ebû Hüreyre, Abdullah bin Abbâs, Ebû Said el-Hudri, Abdullah bin Ömer (radıyallahü anhüm) gibi meşhur sahâbilerden hadis öğrendi. Ebû Hüreyre'den (radıyallahü anh) en çok hadis rivayet edenlerdendir. Ondan naklettiği bazı hadis-i şerifler:
Nasuhi Efendi, Osmanlı evliyasının büyüklerindendi. Lodosun şiddetle estiği fırtınalı bir günde talebeleri Nasûhi Efendiyi ziyârete gittiler. Bir miktar sohbet ettikten sonra, Harem İskelesine doğru geldiler. Sonra Nasûhi Efendi; "Harem' den Galata'ya cenâze namazına kim gider?" dedi. Orada bulunanlar; "Ey Sultanımız! Bu fırtınalı havada karşıya geçmek mümkün müdür?" dediklerinde; "Aslına sonra vâkıf olursunuz. Sevâba ihtiyâcı olan gider." buyurdu.