Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.350.280

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Harama Helal Diyen Kimse Kâfir Olur

Molla Atâullah Efendi Osmanlı âlim ve evliyasından olup Sultan İkinci Selim Han’ın hocasıdır. İzmir'e bağlı Ödemiş kazasının Birgi kasabasındandır. 1571 (H.979) senesinde İstanbul'da vefat etti. Zamanın büyük alimlerinden ilim tahsil etti. İstanbul’a giderek Sultan İkinci Selim Han’ın teveccühünü kazandı ve hocası oldu. Fıkıh, tefsir ve diğer ilimlere dair bazı eserler tasnif etmiştir. Hidâye isimli meşhur fıkıh kitabının baş tarafına tâlîkâtı meşhurdur. Bu eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Herkes Yediğini Gönderir

Yavuz Sultan Selim zamanında, İran şahı kıymetli mücevherlerle süslü bir sandık hediye gönderiyor Sultan Selim'e.

Sandık açılıyor. İçinden çeşit çeşit değerli taşlar, kıymetli atlas, kadife kumaşlar çıkıyor. Fakat bir de pis bir koku yayılıyor.
Dehşet bir koku, herkes burnunu tıkıyor.
Neyse en alttaki bohçadan insan pisliği çıkıyor.
Yani Osmanlıya acayip bir hakaret!

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han’in Papazlara Fermani

Vehbi Tülek

69 - Hasan Can'in Rüyasi

Vehbi Tülek

27 - Yavuz Sultan Selim Ve Muhammed Bedahşi Hazretleri

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han Ridâniye Seferinde Şam'a geldi. Kendisine Muhammed Bedahşi' den söz edilince, daha önce duyduğunu ve pek yakında ziyâretine gideceğini söyledi. Yavuz Sultan Selim Han zâten uğradığı her memlekette, mukaddes makamları, ilim adamlarını ziyâret etmeyi, tasavvuf büyükleriyle görüşmeyi, duâlarını almayı ihmâl etmezdi. Şam'da kaldığı süre içinde, Şeyh Muhyiddin-i Arabi hazretlerinin kabrini yaptırdı. Medreselere uğrayıp, talebeye yardımda bulundu. Bu arada Emeviye Câmiine gitti. O civarda yaşayan ve herkes tarafından büyük hürmet gösterilen Muhammed Bedahşi'nin iki defâ evine giderek ziyârette bulundu.

Pirizade Mehmed Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

Hattat Abdullah Zühdi Efendi

Vehbi Tülek

Viyana MuhÂsarasi Ve Murad Giray HÂn’in İhÂneti

Vehbi Tülek

Turhanzade Ömer Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Zor Şehzade

Vehbi Tülek

İlk Türk Uçağinin Uçuşu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Felaketten Ve Azaptan Kurtulmak Için!

Cemâlüddin İbnü'n-Nakib hazretleri tefsir ve tasavvuf âlimidir. 611'de (m. 1214) Kudüs'te doğdu. Kahire'ye giderek kelam ilmi tahsil etti. Sonra Şehâbeddin Sühreverdi hazretlerine intisab ederek tasavvufta yükseldi. Daha sonra Kudüs'e dönerek talipleri yetiştirdi. 698'de (m. 1298) vefat etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İlimden Îmân, Cehâletten Küfür Hâsıl Olmaktadır

Vehbi Tülek

Şeyh Abdülkâdir Muhâcir hazretleri büyük velîlerdendir. 1796 (H.1211) târihinde Irak'ta Senendec beldesinde doğdu. Fazîlet sâhibi baba ve amcaları tarafından ilim ve edeb üzere yetiştirildi. Babasının vefâtından sonra da yerine geçip, talebelere ders verdi. 1886 (H.1304) târihinde Süleymâniye beldesinde Sivan'da vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vekî’ Bin Cerrâh

Vehbi Tülek

Ömer Bin Abdülazîz

Vehbi Tülek

Ömer bin Abdülaziz hazretleri, halifeliği sırasında, dine sokulan bid'atleri ortadan kaldırıp, unutulmuş sünnetleri meydana çıkardı. Hadis-i şerifleri tasnif ettirdi. Ehl-i beyte dil uzatanların çirkin hareketine mâni olarak, son verdi. Bu uygulamaları, Ömer bin Abdülaziz'i "müceddid", "İkinci Ömer" ve "Beşinci Halife" unvanına kavuşturmuştur. İki sene beş aydan fazla sürmemiş olan Hilafeti esnasında, içte ve dışta fevkalade hayırlı işler yapmıştır.

Dünyâ Ve âhıret Iyilikleri Cömertlikte Toplanmıştır

Vehbi Tülek

Yazıcızâde

Vehbi Tülek

İbrâhim Bin Şeybân

Vehbi Tülek

Meleklerin Göklere Çıkardığı Namaz

Vehbi Tülek

Son Devir âlimlerinden Muhammed Efendi

Vehbi Tülek

Gazaplarını Yenen Kimselere Övgü

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Bize Teveccüh Edin

Kadin Akli

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Şikayet

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek