Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.238.903

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Moğol Askerlerini Şam'dan Uzaklaştıran Mübarek Zat

Ebü'l-Hasan Harîrî hazretleri büyük velîlerdendir. 1247 (H. 645) senesinde Şam'da vefât etti. Şeyh Ebû Ali Mağribî'nin sohbetlerinde bulunarak, kemâle geldi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

107 - Koca Yusuf Paşa Ve Şebeş Zaferi

-Katerina ile Avusturya kralı Josef, Kırım'da buluşmuşlar Sultanım!...I. Abdülhmid Han başını salladı:-O Moskof avreti amansız bir Türk düşmanı ve İslam katilidir.Sadrazam tasdik etti:-Evet Hünkarım..-Kırım'da yapmadığı rezalet kalmamış!-Üzerinde "Bizans-İstanbul Yolu" yazılı Zafer Takı altından, 60.000 Rus askerini geçirmiş. O avret, 8 sene önce doğan torununa dahi Konstantin adını koydu. Tek hayali, o veledi Bizans kralı yapmakmış. Bunun için Avusturya ile anlaşmış. Eflak, Buğdan, Sırbistan ve Bosna taraflarını Avusturya alacakmış. Karadeniz sahilleriyle, Bulgarya ve bazı adaları da Moskof istermiş.

Vehbi Tülek

Şaşiran ŞÂir

Vehbi Tülek

Belgrad’da İki Şehid

Vehbi Tülek

Kanuni Adina Yemin Eden Çavuş

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman, Macaristan Kralına Yanoş Zapolya'nın tayin edildiğini bütün Avrupa'ya bildirmişti. Fakat Avusturya kralı Ferdinand bunu tanımıyor, kendisinin aynı zamanda Macaristanın da kralı olduğunu iddia ediyordu. Zapolya'nın ölümünde onbeş gün önce bir oğlu olmuştu. Ferdinand bunun gayrimeşru olduğunu, kendi çocuğu olmadığını ileri sürerek yeniden Macarisan tahtı üzerindeki hak iddia etmeye başladı. Kanuni, bu durumun ne derece doğru olduğunu araştırmak için Macaristan'a bir çavuşun gönderilmesini emretti. Çavuş, Budin'e gelince, Zapolya'nın karısı İzabella kucağında çocuğu ile onun yanına geldi ve:-İşte Zapolya'nın ve benim oğlumu Padişah'ın himayesine bırakıyorum...dedi.Bu sözler üzerine Çavuş:-Çocuğunuz şu andan itibaren Macaristan kralıdır ve Osmanlı himayesi altındadır. Bunun için Padişahımız Sultan Süleyman Han adına yemin ediyorum...dedikten sonra İstanbul' a döndü ve padişaha hadiseyi arzetti.

Meyyitezade

Vehbi Tülek

67 - Acaba Namazim Bozuldu Mu?

Vehbi Tülek

97 - Estergon Kalesi

Vehbi Tülek

Turhanzade Ömer Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

49 - Şehid Musa Hulûsi Paşa

Vehbi Tülek

100 - Çehrin Seferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Vaktini Boşa Geçirmek Ne Acı Bir Hâldir

Şeyh Ebû Abdullah Merzûki hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 721 (m. 1321) senesinde vefât etti. Kerâmetleri çok olup, zamanında onun benzeri yok idi. Yahyâ el-Merzûki şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Anadolu Velîlerinden Pîr Ali Aksarâyî

Vehbi Tülek


Pir Ali Aksarâyi, Anadolu'da yetişen meşhûr velilerdendir. On altıncı asırda yaşamıştır. İnsanlara Allahü teâlânın emirlerini ve yasaklarını anlatıp, pek çok insanı irşâd etmiş, saâdete kavuşturmuştur... Hikmetli sözleri çoktur. Buyurdu ki: "Eğer İbrâhim Edhem bu fakirin zamânında olsaydı, ona saltanatı terk etmesi için izin vermezdim. Onu kemâle erdirince hem dünyâ hem de âhiret sultânı olurdu."

tertemiz Bir Imanla Dünyadan Ayrıldı!..

Vehbi Tülek

Mal Da Kulun Sevdiği Şeydir

Vehbi Tülek

Abdurrahim Sem'âni hazretleri fıkıh ve hadis âlimidir. 573 (m. 1177)'de doğdu. 617 (m. 1220)'de Türkistan'da Merv'de vefât etti.
Bu mübarek zat, hadis ve fıkıh ilminde yüksek mertebeler sahibi idi. Bir dersinde şöyle buyurdu:

Hazreti Âmine (radıyallahü Anha)

Vehbi Tülek

Suya Düşen Defter!..

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Sadreddîn-i Konevî

Vehbi Tülek

Âhir Zaman Peygamberinin Doğduğuna Işarettir

Vehbi Tülek

Ubeydullâh Ibn-i Batta

Vehbi Tülek

Sağ Elin Verdiğini Sol El Bilmemeli

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

A'meş Ve Hanımı

İsmail Hakki Efendi

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Latif Bir Şikayet

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek