Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.635.749

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kur'ân-ı Kerimi Itinalı Ve Kusursuz Oku!

Ebü'l-Kâsım Dehhâk hazretleri Tabiînin meşhûrlarından olup hadîs ve tefsîr âlimidir. Kûfeli olup, sonra Belh'e yerleşti. 720 (H.102) senesinde orada vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan Abdullah ibni Abbâs hazretlerinin sohbetlerinde yetişti. Ondan tefsîr, hadîs gibi birçok ilimleri öğrendi. Çok hadîs-i şerîf rivâyet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tayinim Derhal Yapildi

Kirimli Ahmet

Sirpsindigi Zaferi

Bunlar Şarapti

Onun Görmediği Yer

Geç Gelen Kurtarıcı

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Napolyon Ve Sultan Iii. Selim

Sultan Selim Hanın hükümdarlığının üçüncü ayında çıkan Fransız İhtilali'yle, Avrupa devletleri Fransa'ya cephe olmasına rağmen, Osmanlı Devleti meseleye karışmadığı gibi münâsebetlerini de dostâne devam ettirdi. Nizam-ı Cedid için, Fransa'dan teknik ve yetişmiş eleman getirildi. Fransa'nın müstakbel imparatoru General Napolyon Bonapart, memle ketinde görevden alınınca, sultan Selim Hanın dâveti üzerine, Nizâm-ı Cedid Ordusunda vazife kabul etmişti. Osmanlı Devleti; ihtilâlle değişen yeni Fransız idâresini tanıyan ilk devletlerdendi. Fakat, Fransa'nın 1795 Basel Antlaşmasıyla Venediklilerden Dalmaçya kıyılarını almasıyla Balkanlarda başlattığı istiklâl (bağımsızlık) fikri propagandası, tâkip edilen siyâsetin değişmesine sebep oldu. Adâlet-Eşitlik-Hürriyet fikriyle yapılan Fransız İhtilâli, çıkış gâyesinden uzaklaşarak, Fransa'nın yayılma siyâsetine döndü. Hırvat, Rum ve Sırplar arasında ihtilâl fikirlerini yaydılar; Yahûdileri Filistin'de istiklale dâvet ettiler. Fransa, bununla da kalmayarak, sömürgecilik zihniyetiyle; İngiltere'yi Akdeniz'den çıkarıp, Uzakdoğu'daki İngiliz sömürgelerini ele geçirmek için Hind'e giden yolların en kısası olan Mısır'a sâhip olmak idealiyle, Osmanlı Devletinin toprak bütünlüğünü bozmaya çalıştı.

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Müslüman Devletlere Silah Yardimi

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂli’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Hânın kızı Şâh Sultan, zevci Sadr-ı âzam Lütfi Paşa ile Yanya'dan İstanbul'a gelirken, yolda eşkıyânın baskınına uğradı. Bu kötü durumdan nasıl kurtulacaklarını düşünürlerken, o anda Allahü teâlânın izni ile, zamânın evliyâsından Merkez Efendi karşılarına çıkıverdi. Önceden orada olmadığı hâlde, bir anda karşılarına dikilen Merkez Efendiyi gören haydutlar, şaşkına döndüler. Eşkıyâ reisi, Merkez Efendinin heybeti karşısında selâmeti kaçmakta buldu. Diğerleri de kaçıp orayı terkettiler. Eşkıyânın ortadan çekilmesiyle Merkez Efendi de bir anda kayboldu. Bu hâli hayretle seyreden Lütfi Paşa ve zevcesi Şâh Sultan, Merkez Efendiyi tanımışlardı. Şâh Sultan, Merkez Efendinin bu kerâmetinden dolayı, İstanbul' da Eyüb Bahariye'de onun adına bir câmi ve yanına medrese yaptırdı. Merkez Efendiyi buraya tâyin ettiler. Bir müddet orada talebe yetiştiren Merkez Efendiye Kânûni Sultan Süleymân Hân, Topkapı surlarının dışında yaptırdığı tekkede vazife verdi. Burada da aynı hizmete devam eden Merkez Efendi, Kânûni Sultan Süleymân Hânın annesinin isteği ve Sünbül Efendinin tenbihi üzerine Manisa'ya gitti. Vâlide Sultanın Manisa'da yaptırdığı imâretin yanındaki dergâhta hocalık yaptı. Tıb bilgisi kuvvetli olan Merkez Efendi, Manisa'da bulunduğu sırada kırk bir çeşit baharattan meydana gelen bir mâcun yaptı. Bu mâcunu hastalar yiyerek şifâ bulurdu. İlkbaharda yetişen çiçeklerden de istifâde edilerek yapılan bu mâcunu almak için, çevre kasabalardan gelirlerdi. Mesir mâcunu diye şöhret bulan bu mâcun, şimdi de yapılmaktadır.

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

Haliçteki İlk Köprü

Vehbi Tülek

Bu Ecel Teridir

Vehbi Tülek

Şanli Bir Zafer İçin “bilmem Ne Kazandik” Diyenin Hali

Vehbi Tülek

Hepsi Osmanli Padişahinin Gölgesine Siğinmişlardir

Vehbi Tülek

İstanbul’un Sulari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Gücü Yettiği Hâlde Affetmenin Fazileti

İbn-i Tolun hazretleri Hanefi Mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Türkmen asıllıdır. Asıl adı Muhammed'dir. 880 (m. 1475)'de Şam'da doğdu. İmâm-ı Süyûti'den hadis ve diğer ilimleri tahsil edip, âlimlerin huzûrunda icâzet aldı. Ebû Ömer Medresesine müderris tayin olundu. Nahiv ve fıkıh okutup, talebe yetiştirdi. 953 (m. 1546)'da Şam'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Göncüzâde Kâsım Efendi

Vehbi Tülek

Göncüzâde Kâsım Efendi 1761 (H.1175) yılında Kayseri'de doğdu. 1842 (H.1258) yılında yine orada vefât etti. Hunad Câmi-i şerifi içindeki husûsi kabrine defnedildi.
Tahsilini tamamladıktan sonra Kayseri'de ilim öğretmeye başlayınca, ders halkası bir anda yüzlerce talebe ile doldu. Şöhreti kısa bir süre içinde bütün Anadolu şehirlerine yayıldı. Âlimler arasında "Kâsım Allâme" unvânıyla şöhret kazandı. Derslerinde Hanefi fıkhına ağırlık verir ve namazın ehemmiyetinden sık sık bahsederdi. Vefatından kısa bir zaman önceki vaazında şunları anlattı:

Pîr Ahmed Erzincânî

Vehbi Tülek

Ebân Bin Yezîd

Vehbi Tülek

Ebân bin Yezid hazretleri Tebe-i tâbiinin meşhur hadis hafızı, yani yüzbinden fazla hadis-i şerifi, ravileriyle birlikte ezbere bilenlerden idi. Basra'da doğdu. Tâbiinden birçokları ile görüşüp hadis rivayet etti. Rivayetlerinin bir kısmı, Kütüb-i Sitte'de ve diğer hadis mecmualarında yer almış­tır. 163'te (m. 779) vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Zâlimden Ve Ona Yakın Kimseden Uzak Dur!

Vehbi Tülek

koca Karınlı Müşrik Ubeyde Bin Saîd

Vehbi Tülek

Sâlihzâde Esad Efendi

Vehbi Tülek

Hazreti Câbir'in Dirilen Oğulları!..

Vehbi Tülek

Seksen Seneye Bedel Gece

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Bu Ümmete Hediyesi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Sonunda Orta Yolu Buldular

9 Evi Dolaşan Kelle

Dört Şey Mühimdir

Bizi Hatirlayin!

Allah'ın Emaneti

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek