Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.276.943

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kalbinde Zenginlik Sevgisi Taşıyanlar Helâk Olurlar.

Ali Müzeyyen hazretleri büyük velîlerdendir. Bağdât'ta doğdu. Sonra Mekke-i mükerremede yerleşti ve 939 (H.328) senesinde orada vefât etti. Büyük âlimlerle görüşüp sohbet etti. Tasavvufta yüksek hâller sâhibi idi. Câfer Huldî şöyle anlatmıştır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Belgrad'in Fethi

Kanuni Sultan Süleyman, Macar Kralı İkinci Lajos'a gönderdiği elçiye yapılan kötü muameleden dolayı sefer açılmasına karar verdi. Rumeli Beylerbeyi Ahmed Paşayı Sabach zaptına, Semendre beyi Hüsrev Beyi Belgrad'ın ablukasına gönderdi. Kendisi de o tarafa doğru 18 Mayıs 1521 günü İstanbul'dan hareket etti. Ayrıca Karadeniz Tuna yoluyla bir donanma sevkedilmişti. Kanuni Sultan Süleyman ordusu ile Belgrad yakınlarına ulaşıp Zemun yakınlarında yüksek bir yere otağını kurdurup, muhasara emrini verdi. Günlerce süren şiddetli ateşten ve çarpışmadan sonra Osmanlı kuvvetleri 8 Ağustos, Ramazanın beşinci günü dış kaleye girdi.

Vehbi Tülek

Mücevherli Minare

Vehbi Tülek

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Mohaç'ta Macaristan ordusunu tamâmen imhâ edip, bölgeyi Osmanlı Devleti sınırları içine katan Kânûni Sultan Süleyman Han, savaştan sonra Budapeşte'ye gelip Macaristan'ın yeni statüsünü tespit etmişti. Buna göre Macaristan, Osmanlı Devletine bağlı bir krallık olarak bilinen ve Mohaç Muhârebesine katılmayan Transilvanya (Erdel) Voyvodası Zapolya'ya verilecekti. Nitekim Kânûni Sultan Süleymân Han, 16 Ekim 1526'da Macaristan tâcını Zapolya'ya veren târihi fermanını imzâladı ve Budapeşte'de Macaristan tahtına geçirdi. Ancak Zapolya Osmanlılar sâyesinde Macar Kralı seçilmesine rağmen kral olduktan sonra Osmanlılara fazla yaklaşmaktan çekindi. 1527 baharında toplanan Regensburg İmparatorluk Meclisinde Osmanlılara karşı yardım dahi istemişti. Ancak bu sırada Alman İmparatoru Şarlken'in tahriki ve desteğiyle Avusturya Arşidükü Ferdinand büyük bir ordunun başında olarak harekete geçti.

Vermeyince Ma’bud

Vehbi Tülek

Filan Gün Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Haram Lokma Yiyen HarÂmî Olur

Vehbi Tülek

28 - Fazil Mustafa Paşa'nin Şehadeti

Vehbi Tülek

105 - Baltaci Mehmed Paşa Ve Rus Çari Deli Petro

Vehbi Tülek

Elçimizin Devlet Ve Tuvalet Dersi

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Gâfil Olan Mahbûba, Allah’a Kavuşamaz

Ebü'l-Haccâc Mehdevî hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. Mısır'ın Aksûr bölgesinde 1244 (H.642) senesinde vefât etti. Hocası Şeyh Abdürrezzâk’tır. Tasavvufta yetişmiş, sözleri ve hâlleri meşhûr bir zât idi. Çok talebesi vardı. Tasavvuf yolunda ilerlemek isteyenler için şöyle buyurmuştur:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Maşallah Deyince Nazar Değmez

Vehbi Tülek

Ömer bin Muhammed Şirâzi hazretleri Fıkıh ve kırâat âlimidir. 449 (m. 1057)'de İran'ın Şirâz şehrinde doğdu. 529 (m. 1135)'de Merv'de vefât etti. "El-Es'ile fil-hılâf ven-Nazar" isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Allahü Tealanın Rızasına Kavuşmak Istiyorsan

Vehbi Tülek

Sizden Öncekileri Cimrilik Helak Etmiştir

Vehbi Tülek

Ca'fer İbn-i Hinzâbe hazretleri hadis âlimidir. 308'de (m. 921) Bağdat'ta doğdu. Medrese tahsilinden sonra Abbasi Halifesi Râzi-Bilâh tarafından Mısır'da Divânü'l-harâc reisi tayin edildi. Sonra bu vazifeden ayrılarak Kahire'de talebe yetiştirmekle meşgul oldu. 391 de (m. 1001) Mı­sır'da vefat etti. Cenazesi vasiyeti üzerine Medine'­ye götürüldü. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları: Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) efendimiz cömertlik hakkında buyurdu ki:

Endülüslü âlim Selam Bin Abdullah

Vehbi Tülek

İnsan, Yaratılışında Her Şeyden Habersizdir

Vehbi Tülek

Eshâbıma Dil Uzatmayınız

Vehbi Tülek

Ümmetim! Yâ Rabbî! Ümmetim

Vehbi Tülek

Abdülehad Nûrî

Vehbi Tülek

Ümmetin En Merhametlisi Hazreti Ebû Bekir'dir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Allah Haramdan Kaçani Korur

Alabilirsen Al

Sarayda İftar

Allah'ın Emaneti

Bana Delil Getir

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek