Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.686.768

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hayvânlarda Ve Insanlarda "hayvânî Ruh" Da Vardır!

Câfer bin Abdürrahîm el-Mehâî hazretleri fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Irak’ta Cünd köyünde doğdu. 1067 (H.460) senesinde, orada vefât etti. Fıkıh ilmi üzerine birçok eser yazdı. Birçok âlim, kendisinden fıkıh öğrendi. Kâfî kitabının sâhibi İmâm Ebû İshak es-Sarzetî bu âlimlerdendir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Iv. Mehmed Ve Cahidi Efendi

Bir gün Ahmed Câhidi Efendi, Çanakkale'ye geçmek için Kilidü'l-Bahr iskelesine geldi. Parası olmadığı için zamânın kayıkçıları kendisini kayığa almadılar. Üzgün bir hâlde dönüp evine geldi. Kendisini gören hanımı Kerime Hâtun niçin gitmediğini sordu. Câhidi hazretlerinin kayığa alınmadığını söylemesi üzerine de; "Al şu seccadeyi de bin üzerine, Çanakkale'ye geç-gel." dedi. Bu şekilde Çanakkale'ye geçen Câhidi Efendiyi gören kayıkçılar şaşırıp kaldılar. Böylece onun büyük bir veli olduğunu anladılar.Talebelerinden birisinin sohbet esnâsında kalbin ne şekilde terbiye edileceğine dâir sorduğu suâle Ahmed Câhidi hazretleri şu cevâbı verdi:

Vehbi Tülek

Elçiye Lüzum Yok

Vehbi Tülek

Bu Aslan İstirahat Etsin

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Vefati Ve Celalzade

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Hanın son seferinde müteferrika olması dolayısıyle, onun maiyyetinde bulundu. Zigetvâr muhâsarası esnâsında Nişancı Eğri Abdizâde Mehmed Bey vefât ettiğinden, Celâlzâde ikinci defâ Nişancı tâyin edildi. Kendisi, ihtiyarlığını ileri sürerek kabûl etmek istemedi ise de, kesin emir üzerine kabûle mecbur kaldı. Nişancılığa tâyini esnâsında Sultan Süleymân Han vefât etmişti (1566). Fakat vefât haberi pek gizli tutulduğun dan hâriçten duyulmamıştı. Celâlzâde, pâdişâhın ölümünden haberdâr olmadığı için, nişancılık hil'atı giymek için otağ-ı hümâyûna girdiği vakit, hayatta zannettiği kadirşinâs pâdişâhının öldüğünü anlayınca, kendisini tutamayarak ağlamaya başladı. Fakat Vezir-i âzam Sokullu Mehmed Paşanın ikâzı üzerine kendisini toplayan Mustafa Çelebi memuriyet hil'atını giydikten sonra pâdişâhın vefâtını kimseye sezdirmemek için içi kan ağlar olduğu halde memnun bir şekilde sevinerek otağ-ı hümâyûndan dışarı çıktı. Onun bu hâlini görenler, pâdişâhın sıhhatte olduğu zannı ile şüphelerini giderdiler.

Sokollu Mehmed Paşanin Mahareti

Vehbi Tülek

Fetih Sabahi

Vehbi Tülek

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Hirka-i SaÂdet Töreni

Vehbi Tülek

Vasif Efendi İspanya’da

Vehbi Tülek

Destileri Kirmasinlar

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kanaat, Tükenmez Bir Hazinedir

Abdullah Humeydi hazretleri hadis hafızı ve fıkıh âlimidir. Fudayl bin İyâd, Süfyân bin Uyey­ne gibi âlimlerden hadis ve fıkıh tahsil etti. Kendisinden Buhâri gibi âlimler rivayette bulundular. Humeydi 219'da (m. 834) Mekke'de vefat etti. Şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebu Avâne İsferâyinî

Vehbi Tülek

Ebu Avâne İsferâyini hazretleri hadis hafızlarındandır. 230 (844)'de İran'ın kuzeydoğusunda İsferâyin'de doğdu. Memleketinde hadis ve fıkıh tahsil ettikten sonra Şam, Mısır, Mekke, Medine ve Yemen'de ilmini ilerletti. İsferâyin'e döndükten sonra burada hadis okutmaya başladı. 316'da (m. 929) İsferâyin'de vefat etti. Bir dersinde, Resûlullah efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) ile tevessül etmek hakkında şu hadis-i şerifleri bildirdi:

Ahmed Saîd-i Farûkî

Vehbi Tülek

Muhammed El-hükmî

Vehbi Tülek

Muhammed el-Hükmi rahmetullahi aleyh, Yemen evliyâsının büyüklerindendir. Avâcelidir. 617 (m. 1220) senesinde vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Pîr Muhammed Erzincanî

Vehbi Tülek

İzzeddîn Alî Cezerî

Vehbi Tülek

Dünyâyı âhirete Tercih Edenler

Vehbi Tülek

Gıybet De Söz Taşımak Da Taşkınlık Ve Azgınlıktır!

Vehbi Tülek

Hicazda Kabir Yıkanlar!..

Vehbi Tülek

Bu Sözleri Yazın, Îmân Kokusu Geliyor

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Gül Yaprağı

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Bereketi Var Mı?

Değişen Sizin Kalbiniz

Kadin Akli

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek