Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.113.097

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bahri Dede Ve Zigetvar Kalesi'nin Fethi

Bahri Dede evliyânın meşhurlarındandır. Edirne'de doğdu ve orada yetişti. 1566 (H.974) senesinde Bursa'da vefât etti. Edirne'de zamânının âlimlerinden ilim öğrenen Bahri Dede, tasavvufta İbrâhim Edhem hazretlerinin yolunda yetişip kemâle erdi. Bursa'da Murâdiye Dergâhında insanlara rehberlik etti. Sohbetleri çok tesirli ve duâsı makbul idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Lütfi Paşa Ve Ya’kub Efendi

Lütfi Paşa, Yanya beyi idi. Lütfi Paşanın hayır ve hasenât yapmakla tanınan zevcesi Şâh Sultan, Ya'kûb Efendinin büyük bir zât olduğunu bilir; hürmet, muhabbet ve edeb gösterirdi. Bu günlerde Lütfi Paşanın İstanbul'a gelmesi lâzım olunca, yola çıkacakları sırada Şâh Sultan, Ya'kûb Efendiye o zamanlarda İstanbul'da bulunan büyük zâtları sordu. O da, İstanbul'da Merkez Efendiye tâbi ve talebe olmalarını söyledi. Lütfi Paşa İstanbul'a gelip, vezir-i âzam oldu. Şâh Sultan, Merkez Efendi ve talebelerine çok alâka gösterdi. Ya'kûb Efendi ile Merkez Efendinin birbirlerine olan muhabbetlerini İstanbul'a gelince daha iyi anladı. Dâvûdpaşa Mahallesinde, güzel bir câmi ve bir de hânekâh (dergâh) yaptırıp, sonra fermân ile Ya'kûb Efendinin İstanbul'a gelmesini temin ederek, bu yaptırdığı dergâhta yerleşmesini sağladı. Ya'kûb Efendi bu hânekâhda on sekiz sene kalıp, İslâma hizmet eyledi. Merkez Efendi, Kocamustafapaşa'da, Ya'kûb Efendi Dâvûdpaşa'da, aralarında muhabbet ve yakınlık ile, insanlara çok hizmet edip, yüzlerce talebe yetiştirdiler. Talebeler bâzan dergâhın birine, bâzan diğerine giderek, bu büyük zâtların vesilesiyle, ilim ve velilikte çok yüksek derecelere ve üstün makamlara kavuştular.

Vehbi Tülek

Uçan Osmanli: Lagari Hasan Çelebi

Vehbi Tülek

59 - Fatih İle Molla Gürani

Vehbi Tülek

Malkoçoğlu Ve Romanya’yi Fethi

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bâyezid Han zamanında Kili ve Akkerman alınmış, Osmanlılar Boğdan prensliğiyle Karadeniz arasına girerek, Boğdan'ın deniz yolunu kapamışlar, bu sebeple prensliğin ekonomik varlığı tehlikeye düşmüştü. Boğdanlılar bu iki kalenin geri alınmasını düşündüler. Kalenin zabtından sonra, Akkerman'da kalmış olan bâzı Boğdanlılar, Boğdan prensine haber gönderip, onu kalenin alınması için davet ettiler. Boğdanlılar, kale muhafızları nın gafletinden istifâde ile ipler takarak bir kısmı kaleye çıktı. Bir kısmı da iplerin üzerinde iken muhafızlar haber alarak kaleye girenleri yakalayıp, diğerlerinin de iplerini kestiler. Boğdan beyinin bu hareketi üzerine Rumeli beylerbeyi Hadim Ali Pasa'ya Boğdan seferine çıkması emredildi.

Binbaşi Mehmed Ali Bey

Vehbi Tülek

Verin Bana Şu Yilan Yavrusunu!”

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

İpek Tüccarlari

Vehbi Tülek

Sizi Sultan İlan Edelim

Vehbi Tülek

Bir Osman Efendi’liği Var Ki...

Vehbi Tülek

Dörtyüz Kese Altin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kaza Ve Kader Bilgisini Herkes Anlayamaz

Koğacızâde Mehmed Efendi İstanbul evliyasından olup Fatih'in So­fular semtindeki Halveti dergahının şeyhi idi. Mehmed Efendi bu tekkede yirmi yıl kadar irşad faaliyetinde bulunduktan sonra 1026'da (m. 1617) vefat etti. Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sen O Peygamberin Hanımı Olursun

Vehbi Tülek

Tâceddin ibn-i Sâi hazretleri fıkıh, tefsir, hadis, lügat ve târih âlimidir. 593 (m. 1197)'de Bağdad'da doğdu. 674 (m. 1275)'de aynı yerde vefât etti. 26 cildlik târih kitabında şöyle nakleder:

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Şemseddîn Nakîb

Vehbi Tülek

O Gün Pişmanlık Fayda Vermez

Vehbi Tülek

Muammer Bakkâl hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh âlimidir. 429 (m. 1038)'de Bağdad'da doğdu. 506 (m. 1112)'de orada vefât etti. Sık sık halife ve devlet adamlarına nasihatlerde bulunurdu. Bir defasında Selçuklu veziri Nizâm-ül-mülk'e şöyle nasihatte bulundu:

Bu, Altından Daha Kıymetli Bir Cevaptır

Vehbi Tülek

Aile Efradına Yapılan Harcama Sadakadır

Vehbi Tülek

Ebû İshâk El-fezârî

Vehbi Tülek

benim Affı Ve Ihsânı Bol Olan Rabbim Var

Vehbi Tülek

Bid'at Ehli Ile Oturana, Hikmet Verilmez!

Vehbi Tülek

İbrâhim Bin Ali El-azeb

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Zamanın Şam valisi bir gün, Emeviyye Câmii'ne girdi. O sırada içerde Şam'ın büyük âlimi Şeyh Said el-Halebi, cemaate ders anlatıyordu. İbrahim Paşa gelip Şeyh Said'in yanına oturdu. Ayaklarını uzatmış olan Şeyh, valinin gelmesine rağmen hiç aldırış etmedi. Bu vaziyet valiyi çok kızdırdı ve hemen câmiden ayrıldı.Vali köşküne geldiğinde, dalkavuklar etrafını çevirerek onu şeyhe karşı kışkırtırlar. Onların sözlerinin tesirinde kalan vali, Şeyh'in hemen yakalanıp kendisine getirilmesini emreder. Fakat askerleri gönderdikten biraz sonra da, yaptığı bu işten pişman olur. Çünkü bu hareketinin, başına birçok gâileler açacağını düşünür ve o kararından vaz geçer. Kendi kendine, onu yakalatmak yerine, ona hediyeler göndermeyi düşünür.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Sarayda İftar

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Latif Bir Şikayet

Arafatta Görüşürüz

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek