Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.682.858

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Vallâhî Dünyâ Için Allah Demem!

Erzincânlı Abdullah Efendi Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Zamânının usûlüne göre çeşitli ilimleri tahsîl etti. İlimde yüksek dereceye ulaştıktan sonra Bağdâd'da bulunduğu sırada Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerini tanıdı, sohbetleriyle şereflendi. Mevlânâ Hâlid hazretlerinin sohbet ve hizmetlerinde bulunarak kemâle, olgunluğa ulaştı. Hocası ona hilâfet-i mutlaka verdi. Erzincan'a gönderdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yanliş Gelen Telgraf

Süleyman Nazif Bağdat Valisi'dir. Bir gün III. Ordu Kumandanı Hafız İsmail Hakkı Paşa'dan bir telgraf alır. Telgrafı okuyunca birden rengi atar. Şaşkınlığından kolları iki yana yığılır kalır. Etrafındakiler telaşlanıp çok kötü bir haber olduğunu sanırlar. O sırada Nazif gayet alaycı bir şekilde mırıldanır:-Acayip, böyle emir olur mu?Telgrafta şu cümleler yazılıdır: "Onbin okka şeker ile bin okka çayın yirmidört saat içinde tedarik edilerek sevki..."Süleyman Nazif hemen bir kağıt ve hokka ister. Bir cümle de o yazar ve telgrafı getiren zata uzatır:-Götür bunu hemen Paşa'ya tellesinler.Cevabi telgrafta şunlar yazılıdır: "Çin İmparatoruna yazmış olduğunuz telgrafın yanlışlıkla vilayetimize gelmiş olduğu ma'ruzdur

Vehbi Tülek

Kubadoğlu Süleyman Bey

Vehbi Tülek

72 - Kanunlar Yürüdükçe Devlet Zeval Bulmaz

Vehbi Tülek

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın fethederek yadigar bıraktığı Bağdad, 89 yıl sonra İran'ın eline geçti. Bu sırada Osmanlı devletinin başında, henüz 12 yaşında bir çocuk olan 4. Murad bulunuyordu. Annesi Kösem Sultan, Vezir-i Azamlığa Hâfız Ahmed Paşa'yı tayin etmiş ve Serdar-ı Ekrem, yani başkumandan vazifesini de vererek, Bağdad'ı İran'ın elinden kurtarmak üzere sefere göndermişti. Hafız Ahmed Paşa, 29 Mart 1626'da kalabalık bir kuvvetle Bağdad kalesi kapılarına dayandı. Ancak bütün hücumları boşa çıkıyor, bir türlü kaleyi zaptetemeye muvaffak olamıyordu. Bu başarısızlığını, padişahın, Bağdad gibi çok mühim bir şehrin ehemmiyetini kavrayamadığı için, kendisine yeteri kadar asker vermemesine bağladı ve görünüşte kendi kendini eleştiren, fakat gerçekte padişahı tenkit eden bir şiir yazarak gönderdi:

Biz Senden Daha Nica Hizmetler Bekleriz

Vehbi Tülek

29 - Bir Ecdad Yadigarini Terkederken

Vehbi Tülek

Dörtyüz Kese Altin

Vehbi Tülek

76 - İstanbul'un Manevi Fatihi

Vehbi Tülek

Astaze

Vehbi Tülek

Orhan GÂzi Ve AlÂeddîn Esved

Vehbi Tülek

Herkes Yediğini Gönderir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şerefüddin Hakkârî

Şerefüddin Hakkâri rahmetullahi aleyh, evliyânın büyüklerindendir. "Adiyy bin Müsâfir" ismiyle meşhur oldu. 1074 (H. 467) senesinde doğdu. 1162 (H 557) senesinde Hakkâri'deki dergâhında vefât etti. İlk tahsilinden sonra Bağdad'a giderek Abdülkâdir-i Geylâni ve birçok âlimden ilim ve tasavvuf terbiyesi aldı. Çok kerâmetleri görüldü. Talebelerinden Şeyh Ömer şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cimrilikle Iyilik Beraber Bulunmaz

Vehbi Tülek

Seyyid Ehdel Yemeni hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Seyyiddir. 1013 (m. 1604)'de Yemen'de Mehâ beldesinde vefât etti. Kıymetli sözleri vardır. Sohbetlerinde şunları anlatırdı:

Başkasını Kendine Tercih Edenler

Vehbi Tülek

Radıyyüddîn Serahsî

Vehbi Tülek

Radıyyüddin Serahsi rahmetullahi aleyh, Hanefi fıkıh âlimlerindedir. İran'da Serahs'ta doğdu. 571 (m. 1175)'de Şam'da vefât etti. "El-Muhit" isimli fıkıh kitabı meşhurdur. Bu kitabında şöyle nakleder:

Selmân-ı Fârisî (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Kutb-i Arvâsî

Vehbi Tülek

Dünyada Ve Ahirette Selâmet Istiyorsan

Vehbi Tülek

Şemseddin Îcî

Vehbi Tülek

Beni Kadılık Makamına Getirmeniz Doğru Olmaz!

Vehbi Tülek

Mahmûd Sûfî Hazretleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Selâhaddin Uşâki'nin çocuğu olduktan bir süre sonra, hocası ve kayınpederi onu evden çıkararak; "Al hanımını evimden ayrıl! Bundan sonra kendi geçimini temin et." dedi. Selâhaddin Uşâki; "Peki hocam, başüstüne!" diyerek hanımı ve çocuğu ile berâber, hocasının evinden ayrıldı. Eğrikapı'dan, Fâtih Câmii civârında, Âşıkpaşa mevkiinde bulunan, Horhor çeşmesine doğru yürürken bir evin kenarında durakladı. Kış günüydü ve kar yağıyordu. Yolun karşı tarafında bulunan Tâhir Ağa onları görünce evine dâvet etmek için yanlarına birini gönderdi. Tâhir Ağa, Selâhaddin Uşâki'yi, evine götürdü. Ona; "Siz kimlerdensiniz? Kış gününde neden bu hâle düşüp sokak kenarında kimsesiz garibler gibi duruyorsunuz?" diye sordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

At Hirsizi

A'meş Ve Hanımı

Allah Diyen Genç

İftiranin Neticesi

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek