Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.667.295

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evlilik, Gözü Haramdan Daha Muhafaza Eder

Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii. Adülhamid’in Verdiği Senet

Ahmed Reşid Beyin hatıralarında naklettiği, Sultan II. Abdülhamid'e ait bir vak'a:Padişah, kendisine bağlılıklarından, sadakatlerinden emin olduklarının mütalaaları na ve itirazlarına değer verir, onları dikkat ve alaka ile dinlerdi. Makul bulduklarını yerine getirmekten adeta haz duyar, onları takdir ve taltif ederdi. Bunlardan biri de Hazine Kahyası Şevki Bey idi.

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi’nin Duasi

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

AlÂeddîn Ali Esved KarahisÂrî

Vehbi Tülek

Alâeddin Esved, Osmanlının namlı Kara Hoca'sı, Osmanlı Devletinin temellerini sağlamlaştırıp, askeri ve mâli teşkilâtlarını kuran, evlât ve torunlarının da, yüz elli yıl devlete en üst seviyede hizmet etmesine vesile olan Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşayı da yetiştirdi. Osmanlı Sultanı Orhan Gâzi, Kara Hoca'nın evine gelip, talebelerinden birini, kendisine yardımcı olmak için vermesini isteyince, Çandarlı Kara Halil'i verdi.Bu hâdise şöyle cereyân etti: Sultan Orhan Gâzi, âlimleri, evliyâyı görüp gözeten bir zât-ı muhterem idi. O mübârek kimse, birgün Alâeddin Esved hazretlerini ziyârete gitti. Onun mahalline vardığında, Alâeddin Esved hazretleri nâfile namaz kılmakta idi. Orhan Gâzi, avluda bekledi. Bu sırada farz namaz vakti geldi. Orhan Gâzi ve orada bulunan Alâeddin Esved'in talebeleri namaz için hazırlandı lar. Namazın sünnetini kıldılar. İkâmet okununca, Kara Halil imâmete geçti. Cemâata namazı kıldırdı.

Bendeniz Bîperva Geçerim

Vehbi Tülek

Öyleyse Sultanimizi Üzme !

Vehbi Tülek

Traş Edilmiş Sakal Daha Gür Çikar

Vehbi Tülek

Demek Yolda Kaldiniz

Vehbi Tülek

İlyas Reis

Vehbi Tülek

95 - Sultan Ahmed'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Elçi Hazretleri Merak Etmesinler

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Türkistânlı Fakîh Ebû Bekr Bin Mes'ûd

Ebû Bekr bin Mes'ûd Alâüddin-i Şâşi (Kâşâni) Türkistân'da Kâşân'da tevellüd, 587 [m. 1191] senesinde Haleb'de vefât etti. Hocası Alâüddin Muhammed bin Ahmed Semerkandi'nin, (Tuhfe-tül-fükahâ) fıkh kitâbını şerh ederek (Bedâyı-us-sanâyı' fi-tertib-iş-şerâyı') adını vermiştir. Bu kitâbı 328 [m. 1910] senesinde Mısır'da basılmıştır.
Kâşâni hazretleri, burada birçok âlimden, bilhassa Alâüddin Semerkandi'den fıkıh tahsil etti. Sonra da hocasının kızı Fatıma-i Fakihe ile evlenerek o büyük zatın damadı oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Maddi Ve Manevi Rızıkların Dağılımı

Vehbi Tülek

Âşık Efendi, Kanuni Sultan Süleymân zamanında Edirne'de yaşamış büyük velilerdendir. Edirne yakınlarında Âhûr köyünde doğdu. 975 (m. 1567)'de İstanbul'da vefât etti. Buyurdu ki:

Yürürken Yemek Ve Içmek.

Vehbi Tülek

Sûizan, Sözlerin En Yalanıdır

Vehbi Tülek

Ahmed bin Muhammed Vâsıti hazretleri Hanbeli mezhebi hadis âlimlerindendir. Hadis ilminde hafız, yani yüz bin hadis-i şerif ezberlemiş idi. 626 (m. 1229)'da Irak'ta Vâsıt'ta doğdu. 698 (m. 1299)'da Bağdad'da vefât etti. Rivayet ettiği bazı hadis-i şerifler:

Sâlih Müslüman Ve Iyi Bir Kul Nasıl Olmalıdır?

Vehbi Tülek

Abdürrezzak Kâşî

Vehbi Tülek

Vallâhî Dünyâ Için Allah Demem!

Vehbi Tülek

Şafii Mezhebine Göre Teyemmüm

Vehbi Tülek

Ebül-abbâs El-basîr

Vehbi Tülek

Ramazanın Bereketi Hayırları Başkadır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Korkma!

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Arkadaşlarımı Korumak Için

Anzakli Ömer

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek