Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.641.702

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

"allahü Teâlâya âşık Olanlar, Allah Kelâmını Dinlesinler!

Muhammed Bahşî Efendi Osmanlı âlim ve evliyasındandır. 1628 (H.1038) senesinde Haleb köylerinden Bekfâlûn'da doğdu. Şam'da meşhur âlimlerden ilim öğrendi. Ârif-i billah Şeyh Eyyûb el-Halvetî'nin hizmetlerinde bulunup, Halvetiyye yolunda yetişti. Haleb'e gidip orada yerleşti. 1675 senesinde Edirne'ye giderek bir müddet kaldı. Sonra İstanbul'a gitti. Vezîri âzam Fâzıl Mustafa Paşa'nın, Muhammed Bahşî'ye karşı husûsî muhabbeti vardı. İlminden daha çok kişinin istifâdesi için onu Haleb'de bulunan Halvetî İhlâsiyye Tekkesinin meşîhatine, şeyhliğine tâyin etti. Hac için Mekke’ye gittiğinde geri dönmeyen Bahşî hazretleri, 1687 (H. 1098)’de orada vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Topal Koyun

İran'a açtığı seferde Sivas'a doğru yol almakta iken, yaşlı bir çoban koşarak Yavuz'un huzuruna geldi ve:
- Sulağımıza hoş geldin Sultanım! Görüyorum ki yorgunsun, açsın. Bu fakire misafir olursan gönül alırsın, dedi

Vehbi Tülek

Selman Reis

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Fransa Kralina Mektubu

Vehbi Tülek

Attiği Her Taş Hedefine Ulaşiyordu

Vehbi Tülek

İmâm Efendi adıyla meşhur olan Osman Bedrerddin, kendisine rehberlik edecek âlim bir zât aradığı sırada yirmi yedi yaşındaydı. Bu sıralarda Erzurum, Rusların hücûmuna uğradı. 8 Kasım 1877'de vukû bulan bu savaş, târihte Doksanüç Harbi adıyla bilinir. Aziziye tabyalarının düşmesi üzerine Erzurum halkı yediden yetmişe silâhlanıp, düşmana karşı kahramanca bir müdâfaa yapma hazırlığı içindeydi. 8 Kasım 1877 gecesi Erzurum mahallelerinde gümbür gümbür davullar çalınarak halk cihâd için uyandırıldı. Tanyeri ağarmadan önce halk kalkıp, balta, tahra, dehre, sopa ne bulduysa eline alıp hazırlandı. Tanyeri ağarırken, Ayaz Paşa Câmii şerifi minâresinden sabah ezânı okunmaya başladı. Bu ezânı İmâm Efendi okuyordu. Ezân, ihlâs ve sadâkatle öyle okunuyordu ki, Erzurum'un dağı-taşı, deresi, tepesi, yamaçları, ağaçları sanki dile gelmiş, ezânı tekrar ediyordu.

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Molla Arab Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Meyyitezade

Vehbi Tülek

7 Yaşinda Harbe Katildim

Vehbi Tülek

Eline Ne Gelirse Ver

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cehennem'den Kurtaran Sağlam Ip: Namaz

Şeyh Abdülhay, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin talebelerindendir. Hindistan'ın Safâbeyan şehrinde 1582 (H.990) senesinde doğdu. İlim tahsiline başladıktan sonra, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin sohbetlerine katıldı ve talebesi olmakla şereflendi. Yıllarca İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin hizmetinde bulunup, sevgisini kazandı. İcâzet verilerek Pütne şehrine gönderildi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İbn-i Hübeyş

Vehbi Tülek

İbn-i Hübeyş rahmetullahi aleyh, Endülüs'te (İspanya) yetişen hadis âlimlerinden olup, Endülüs-Meriyye'de (Merida) 504 (m. 1111) senesinde doğdu. 584 (m. 1188) senesinde Mürsiyye'de (Murcia) vefât etti. Kitabında naklettiği Hadis-i şeriflerden bazıları:

Abdülkadir Efendi "kara Müftü"

Vehbi Tülek

Hiç Itiraz Etmeyen Talebe Ahmed Bin Ebü'l-havârî

Vehbi Tülek

Büyük mutasavvıf Ahmed bin Ebü'l-Havâri, aslen Kûfeli olup, 780 (H.164)'de doğdu. Şam'da yaşadı. 844 (H.230) senesinde vefât etti.
Bu mübarek zat, Ebû Süleymân Dârâni hazretlerinin talebesidir. Ona talebe olduğunda, kendisine hiçbir zaman muhalefet etmeyeceğine söz vermişti. Gerçekten de ne emredilirse aynen yerine getiriyordu...

Felsefecileri Kerpiçle Susturan Zat!

Vehbi Tülek

Mezheb İmamı Mâlik Bin Enes

Vehbi Tülek

Evliyanın Rûhundan Feyiz Alabilmek Kolay Değildir!

Vehbi Tülek

ben Zehirliyim Yâ Resûlallah!

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Kurtubî

Vehbi Tülek

Oruç, Rabbi Ile Kul Arasında Bir Sırdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Altıyüz Dirhemlik İp

Altıyüz Dirhemlik İp

Bağdat. Dul bir kadın. Altı öksüz çocuğu ve bir de ihtiyar ana. Kadın geçimi sağlamak üzere, hafta boyu el emeği verir, göz nuru döker iplik eğirir, pazara çıkar ve anası ile çocuklarının rızkını temin etmeye çalışırdı.

Vakti tamam olunca bu dul kadın vefat eder, çocukların bakımı ise ihtiyar kadına kalır. Kadın pazara her hafata çıkamıyor, ip eğiriyordu. Bir zaman baktıki altıyüz dirhem kadar ip eğirmişti, pazara götürmeye karar verdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Abdullah Bin MübÂrek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Delik Kova

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek