Allah, Sizin Için Kolaylık Diler
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.584.537
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
Osmanlılarda Padişah duası almak pek mühimdi. Çünkü bu duaya erişenin dünya ve ahırette sonsuz saadete kavuşacağına inanılırdı...70'lik Gazi Tiryaki Hasan Paşa, işte bu sebeple ağlıyordu...Çünkü Müslümanlar ın 78. Halifesi ve Cihan Padişahı III. Mehmed, kendisine dua ediyordu. Kanije kalesinin cesur kumandan ve askerlerine yolladığı Hatt-ı Hümayun'da şunlar yazılıydı:-"Yerin ve göğün sahibi olan Allahü teâlâ'ya hamdolsun ki, Osmanlı devletine senin gibi paşalar ve askerlerin sayesinde nice zaferler nasib eyledi...Sevgili Peygamberimize Salât ve Selam olsun ki, seni ve Devlet-i Aliyye askerlerini kendi yolunda Cihad eylerken görürüz...Şanlı Kanije serencamınızı bertafsil öğrendim......"
Sultanahmed Camii mimarı Mehmed Ağa, 1563'de Rumeli'den İstanbul'a geldiğinde çocuk yaştaydı. 5 sene orta tahsilinden sonra Hâssa Mimâri Mektebinde 21 sene mimarlık eğitimi gördü. Çeşitli vazifelerde bulunduktan sonra Sultan III. Murad Han tarafından, Rumeli, Mısır, Arabistan, Kırım ve Macaristan'a, buradaki mimari eserleri incelemek maksadıyla gönderildi. Daha sonra Suyolları Nâzırı oldu. I. Ahmed Han padişah olunca onu Hâssa Sermimarlığı makamına getirdi. Mehmed Ağa, 23 Eylül 1611'de İstanbul'dan hareket ederek, 4 Mart 1612'de Mekke-i Mükerreme'ye vasıl oldu. Şimdi ilk büyük icraatını gerçekleştiriyordu; Meşhur "Altın Oluk"u, Kâbe'ye yerleştir dikten sonra, 82 kilo saf altınla işlenmiş örtü ile Kâbe-i Muazzamayı kapladı ve oradan Medine-i Münevvere'ye geçti. Sultan Ahmed Han, Şeb-çerağ yani Gece Aydınlatan isimli meşhur elması Ravza-i Mutahhara'ya takılmak için göndermişti. Bu meşhur elmas kalın bir altın bir muhafaza içine alınmış, etrafı da 227 küçük elmasla işlenmiş ti. Mehmed Ağa bu elmas askıyı, büyük bir merasimle Peyagamber Efendimizin başucuna astı. Ayrıca Hazret-i Fâtıma validemizin kabrini de baştan başa yeniledi. Daha sonra İstanbul'a döndü.
Ebû Bekr Ahmed el-Hallâl hazretleri Hanbeli fıkıh âlimidir. 234 (m. 848)'de Bağdat'ta doğdu. Fıkhı, Ahmed bin Hanbel'in talebelerinden öğrendi. Ahmed bin Hanbel'in fetvalarını toplamak için pek çok bölgeyi dolaştı. Bunları derleyip "El-Câmi" adlı eseri meydana getirdi. Bu eseriyle Hanbeli mezhebini yok olmaktan kurtardı. 311 (m. 923)'de Bağdat'ta vefat etti. Buyurdu ki:
Harputlu Abdurrahmân Efendi Anadolu velîlerindendir. 1756 (H.1169) târihinde Elâzığ’ın Sivrice ilçesine bağlı Çöke köyünde doğdu. İlk tahsîlinden sonra Diyarbakır'da zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Sonra İstanbul'a gitti.
Şihâbüddîn Şâgûrî hazretleri hadîs âlimidir. 530 (m. 1116) senesinde İran’da Şâgûr’da doğdu. 615 (m. 1218) senesinde Şam’da vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Körükçüzâde Efendi isminde bir âlim, bir gün Süleymâniye Câmiinde vâz eder, altı gün de umûmi ders verirdi. Abdülehad Nûri Efendiye ve talebelerine gerek vâzında, gerekse derslerin de dil uzatır, aleyhinde konuşurdu. Abdülehad Efendinin halifeleri ve talebeleri, o zâtın bu sözlerini duyunca çok üzüldüler, onu hocalarına şikâyet edip, vâzına ve derslerine mâni olmasını istediler. Abdülehad Efendi de onlara; "Birkaç gün tahammül edin. Onun bizi inkârı ve düşmanlığı, bize bağlılığa dönüşecek. Bizim talebelerimiz arasına girecek. Vefâtımızdan sonra otuz sene tasavvuf yolunun doğruluğunu müdâfaa edecek." dedi.