Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.613.268

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ii. Mahmud Han’in Takdiri

Sultan I. Mahmud Han, bütün saltanatı boyunca devam eden İran, Rus, Avusturya muharebelerini değerli kumandanları ile idare etti. Bilhassa hayatı muvaffakiyetlerle dolu Hekimoğlu Ali Paşa gibi yetişkin ve tecrübeli vezirleri, sadarette ve ordu seraskerliklerinde kullanarak muvaffak oldu. Sultan Mahmud Han hizmet edenleri takdir edip, kıymetli vezirlerini ufak tefek kusur ve hataları ve hatta mağlubiyetleri yüzünden derhal azil ve sair suretle cezalandırmaz ve hatalarını tashih için kendilerine imkan tanırdı. Bağdat Valisi Ahmet Paşa, İran seferleri dolayısıyla salahiyeti haricinde, izin almadan devlet tevcihatını istediği gibi yapması sebebiyle buradan alınarak Rakka valiliğine tayin olunmuştu. Bunun üzerine korkarak katledileceği vehmine kapılan Ahmet Paşa, Veziriazam Hekimoğlu Ali Paşa'ya mektup yazarak korkusunu bildirdi ve yardımını istedi. Ali Paşa bu mektubu Padişaha arzedince, Sultan Mahmud kendisine şunları yazdı:"Sadrazam tarafına gönderdiğin mektubun manzar-ı hümayunum olup, bazı fikir lere sahip olduğun anlaşılmıştır. Sen bu kadar zamandan beri seraskerlik ve tevcihat ile istediğini yapmış olmana rağmen, bundan sonra senden üstün başarılar ümid edilerek, bu hataların affolunmuştur."Bu ferman ile Sultan Mahmud Han, Ahmet Paşanın hizmetlerini takdir ettiğini ve ufak tefek bir kusur ile en ağır cezanın verilmeyeceğini bildirerek kendisini rahatlattı.

Vehbi Tülek

Boynuzsuz Koç

Vehbi Tülek

Kanunî Sultan Süleyman’in BÂlî Beye Mektubu

Vehbi Tülek

Kariştirinca Soğuyan Hoşaf

Vehbi Tülek

Sultan II. Mahhud devrinde iki defa Şeyhülislamlık makamına gelen Dürrizade Seyyid Abdullah Efendi, İstanbul'un namlı zenginlerindendi. Üsküdar Doğancılar'da inşa ettirdiği Paşa Kapısı diye anılan saray yavrusu muhteşem konakta yaşamaktaydı. Sultan II. Mahmud, bir yaz Ramazan akşamı bu konağa, âdeta bir iftar baskını düzenle di. Yanında nazırları, önde gelen devlet adamları ve maiyetinden oluşan hatırı sayılır bir kalabalık vardı. haber vermeden gerçekleştirdiği ziyaret ve misafirlikle Dürrizade'ye sürpriz yapmak istiyordu. Tabii, o anda konak bir panik havası sardı. Etekleri tutuşarak Efendi Hazret lerine koşan Kethüda, ellerini iki yana açarak "Ne yapacağız şimdi?" diye soruyordu. Ama hiç telaş göstermedi Dürrizade. Hareme ayrılan tablalar misafirlere verilecek, kendi yemeği de Padişaha takdim olunacaktı. Neticede bütün bu olumsuz şartlara rağmen, mükellef bir sofra kuruldu. Nitekim II. Mahmud da kethüdayı çağırarak tebrik etmiş, yemeklerin gerçekten nefis olduğunu söylemişti. Sadece bir istisna ile... O da billur kase içindeki hoşafın ılık olmasıydı. Kethüda bu tenkit üzerine, elleri göbeğinde kavuşturulmuş, başı hafifçe eğilmiş olarak cevap verdi:"Biraz karıştırılınca kendiliğinden soğur Efendimiz." Padişah, işte o zaman işin farkına varacak ve bulabildiği tek kusurun da geçersiz olduğunu görecekti. Çünkü billur zannettiği hoşaf kabı, içi oyularak kase süsü verilmiş bir buz kütlesiydi.

Osmanlilarin İndonezya Müslümanlarina Yardimi

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

Bu Kadar Dilenciye Para Yetiştirmek KÂbil Mi?

Vehbi Tülek

Ekmeğe 5 Para Bile Zam Yok

Vehbi Tülek

Rüstem Paşa Ve Şeyh Burhaneddin

Vehbi Tülek

25 - Senin Nasibin Diyar-i Rum'dadir

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han Ve Taşkesenli Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ergün Çelebi

Ergün Çelebi, Mevleviliğin yayılmasını sağlayan ilk Mevlevi şeyhlerindendir. Kütahya'da doğdu. Konya'da Mevlevi yolu hilâfeti aldıktan sonra Kütahya'da mevlevihânenin ilk postnişini oldu. 775'de (m. 1373) burada vefat etti. Sohbetlerinde Mesnevi'den anlatırdı. Bunlardan bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teala Dilediğini Temize Çıkarır

Vehbi Tülek

Ebü’l-Feth Rükneddîn hazretleri Hindistan'ın meşhur velîlerindendir. Mültan’da doğdu. Dedesi Şeyhülislâm Behâüddîn Zekeriyyâ ve babası Şeyh Sadreddîn’den ilim ve feyiz aldı. Kutbüddîn Bahtiyâr Kâkî, Nizâmüddîn Evliyâ ve Ferîdüddîn Şeker Genc gibi büyüklerle sohbet etti. Şihâbüddîn Sühreverdî hazretlerinin yolunda dîn-i İslâma hizmet ile meşgûl oldu. 1320 (H.720) yılından sonra Mültan’da vefât etti.

Onların Gönüllerini Ahiret Düşüncesi Kaplamıştır

Vehbi Tülek

Allah Adamlarının Anıldığı Yere Rahmet-i Ilâhî Yağar

Vehbi Tülek

İmâm-ı Yâfiî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinden ve evliyâdandır. 1298 (H.698) senesinde Yemen’in Aden şehrinde doğdu, 1367 (H.768)'de Mekke'de vefât etti. Yemen'de ilk tahsilinden sonra Mekke-i mükerremeye gitti. Şeyh Ali et-Tavâşî ile görüşüp ilimde ve tasavvufta yüksek derece sâhibi oldu. Tarîkat silsilesi birkaç koldan Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerine ulaşır. Mekke-i mükerremeye yerleşip evlendi ve başka âlimlerin derslerini dinledi...

Her Harfin Kendine Has Manâları Vardır

Vehbi Tülek

Dergâha Ayakkabıyla Girmek Isteyen Küstah İngiliz Subayı!

Vehbi Tülek

İfrat Ve Tefritten Uzak Dur, Vasatı Tercih Et!

Vehbi Tülek

Maksada Ulaştıran Yol...

Vehbi Tülek

Kitaptan Ve Sünnetten Ancak Müctehid Anlar

Vehbi Tülek

İlim, Insanlara Allah Korkusu Kazandırır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Sultan Mahmut, bir gece yalnız başına şehri dolaşırken bir grup hırsıza rastladı.Hırsızlardan biri:- Ey Adem oğlu sen kimsin, diye sordular.O' da:- Bende sizlerden biriyim, dedi.Daha önce onu hiç görmedikleri halde, her biri, diğerlerinden birinin arkadaşı olacağı zannı ile padişaha ilişmedi, "yabancı biri olsa, hiç tanımadığı, kılıklarından halleri belli olan böyle bir topluluğa kolayca yanaşıp ta; bende sizdenim, diyebilir mi hiç" düşüncesi rahatlattı herkesi. İlişmediler, kabullenip kendi haline bıraktılar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Ölüyü Diriltemem

Abayi Yakmak

Cünnetü'l-esmâ

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Bize Teveccüh Edin

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek