Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.566.018
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Yavuz Sultan Selim Han pâdişâh olmadan önce, Trabzon'da vâliyken Halimi Çelebi'yi kendine hoca edinip, talebe oldu ve ondan feyz aldı. Gece-gündüz onun huzûrundan ayrılmazdı ve devamlı sohbetinde bulunurdu. Abdülhalim Efendiye pekçok iltifât ve ihsânlarda bulundu. Allahü teâlânın inâyet ve ihsâniyle Osmanlı tahtına geçip pâdişâh olunca, onu yine yanından ayırmadı. Devamlı birlikte olmak ister ve kendisiyle ilmi sohbetlerde bulunurdu. Halimi Çelebi, Yavuz Sultan Selim Han ile birlikte Mısır Seferine katıldı.
28 Mayıs 1453...İstanbul'un fetih gününün arefesi...Topkapı surları dışında kurulmuş Osmanlı çadırlarında meşaleler sabahlara kadar yanarken, Anadolu sipahilerinden, Azep askeri olan Ulubatlı Hasan'ın heyecanı da son raddelerine gelmişti. İstanbul'u muhasara eden Osmanlı askerinin kumandanı, Sultan I. Mehmed Han ise bütün hazırlıklarını tamamlamıştı. Toplar sabaha kadar aralıksız ateşe devam edeceklerdi. Kara tarafında, 100.000 kişilik bir kuvvet, ordugahın sağ tarafında, yaldızlı kapı karşısında, 50.000 kişilik diğer bir kuvvet ise sol cihette dizilmişlerdi. Padişah ise, 15.000 Yeniçeri ile merkezde idi. 70'den fazla harp gemisi de limanda idi.
Hâherzâde hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. İsmi, Muhammed bin Hüseyn Buhârî el-Adîdî’dir. 483 (m. 1090) senesinde Buhârâ’da vefât etti. Mâverâünnehr’de zamanının meşhûr âlimlerinden ilim tahsil etti. “Fetevâyı Hâherzâde” isimli eserinde şöyle anlatır:
Abdurrahmân Buceyremi Osmanlı Devletinin son asrında Filistin'de yaşamış olan evliyânın büyüklerindendir. Mısır'ın Buceyrem köyünde doğdu. Sonraları Hayfa'nın Tantura köyüne yerleşti ve burada insanlara doğru yolu anlattı. Hayfa bölgesinde büyüklüğü ve kerâmetleri ile meşhûr oldu. 1850 yılından sonra vefât etti. Kabri Tantûra köyündedir...
Ebü'l-Hayr Fârûki hazretleri, Hindistan'ın büyük velilerindendir. 1856 (H.1272) senesinde Delhi'de doğdu. Dedesi, büyük âlim Abdullah-ı Dehlevi'nin halifesi Ahmed Said-i Fârûki'dir. Küçük yaşta Mekke ve Medine'ye giderek buralarda ilim tahsilini tamamladı ve tekrar Delhi'ye döndü...
Vaktiyle, cömertliği ile nam yapmış bir şeyh vardı. Bu yüzden de daima borçluydu. Dergahına gelen hiç kimseyi boş çevirmez, dertlerine derman olur, borçlarını öderdi. Bunu yapmak için de servet sahiplerinden onbinlerce altın dinar borç almıştı.Sevgili Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) ne güzel buyurmuşlar:"Pazarda iki melek daima dua eder; Yâ Rabbi, sen cömertlere ihsan eyle, hasislerin malını da helak et!"Bu mübarek zatın alacaklıları, paralarını istediler, alamayınca, bir zaman sonra onu rahatsız etmeye başladılar. Hatta işi hakarete kadar götürdüler. Bu yüzden mübarek, hastalanıp yatağa düştü. Alacaklılardan dördü bunu duyunca; "Adam, bizim paramızı ödeyemeden ölecek. Hemen gidip paramızı alalım" diyerek evine geldiler. Hasta yatağındaki mübareğe hakaretler etmeye başladılar. Onlara hiç cevap vermedi. Bu sırada sokaktan, helva satan bir çocuğun "Helvacııı..." sesi geldi. Mübarek, hemen bir talebesini gönderip helvacıyı çağırttı. Çocuğa,