Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.613.723

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hristiyan Tarihçinin Kaleminden “hac”

18. yüzyılda Osmanlı ülkesine gelerek intibalarını yazan Hristiyan tarihçi M. A Ubucini, Müslümanların hac ibadetini araştırdıktan sonra kendi dini ile kıyaslamış. Ubucini, İslam'ın eşitlik anlayışına olan hayranlığını bakın nasıl ifade ediyor:

Vehbi Tülek

Topal Koyun

Vehbi Tülek

Kanuni'nin Belgrad Kadisina Gönderdigi Ferman

Vehbi Tülek

Şah İsmail’in Hayreti

Vehbi Tülek

Çaldıran savaşı başladığında Şah İsmail, yüksek bir tepeye çıkarak ordusunun hareketi ni takip ediyordu. Öncü kuvvetlerinden esir düşen bir Osmanlı süvarisini de yanına alıp ondan Osmanlı askeri hakkında bilgi almaya başladı:-Şu karşı tepelerde kan ırmağı gibi görünen kırmızı sancaklar nedir?-Bunlar Mihaloğlu'nun kumandasındaki Niğbolu süvarileridir.-Ya şimdi ovaya inen şu yeşil sancaklılar?-Onlar da İsfendiyaroğlu'nun emrindeki Bolu ve Kastamonu süvarileridir.-Bu yükselen toz bulutları arasındakiler kimlerdir?-Bunlar da Azeblerdir.

36 - Gel Kerem Eyle

Vehbi Tülek

Bu Aslan İstirahat Etsin

Vehbi Tülek

Midhat Paşa

Vehbi Tülek

Ii. Mahmûd Han Ve İsyanci Vehhabiler

Vehbi Tülek

Çomar Bölükbaşi

Vehbi Tülek

Bu Devletin Dediği Yapilir

Vehbi Tülek

RidÂniye Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dünyâda âfiyet Üzere Olanlar

Mahmûd Çelebi Osmanlı evliyasındandır. 1531 (H.938) senesinde İstanbul'da Edirnekapı semtinde vefât etti. Seyyid Emir Ahmed Buhâri'nin sohbet ve hizmetlerine devâm ederek kısa zamanda yüksek derecelere kavuştu. Hocası, onu kızı ile evlendirerek kendisine dâmâd yaptı. Hocasının vefâtından sonra talebelere ders vermeye başladı. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Câmiden Hoşlanandan Allahü Teâlâ Da Hoşlanır

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah bin Meymûn hazretleri Tâbiînin hadîs âlimlerindendir. Aslen Yemenlidir. Hazret-i Ebû Bekr'in “radıyallahü anh” halîfeliği sırasında Kûfe'ye yerleşti. Peygamber efendimiz “sallallahü aleyhi ve selem” zamânında Müslüman oldu. Ancak Peygamber efendimizi göremedi ve sahâbî olamadı. Eshâb-ı kirâmdan Muâz bin Cebel “radıyallahü anh” Yemen vâliliği sırasında, onunla tanışıp Müslüman oldu. Eshâb-ı kirâmın en meşhûr fıkıh âlimlerinden Abdullah bin Mes'ûd'dan “radıyallahü anh” kırâat ilmini öğrendi. Ayrıca hazret-i Ömer, hazret-i Ali, Sa'd bin Ebî Vakkas, Ebû Hüreyre, hazret-i Âişe ve Ebû Eyyûb Ensârî'den “radıyallahü anhüm” hadîs-i şerîf rivâyet etti. 693 (H.74)te vefât etti. Buyurdu ki:

Molla Hayreddîn Halil

Vehbi Tülek

Çocuklar, Ana Baba Elinde Emanettir

Vehbi Tülek

Ca'fer bin Ahmed Serrâc hazretleri kıraat ve hadis âlimidir. 419 (m. 1028)’de Bağdat’ta doğdu. Tahsil için gittiği Mekke’de ve Şam’da meşhur muhaddislerden hadis dinledi; bu ilimde hâfız derecesine ulaştı. 500’de (m. 1106) Bağdat’ta vefat etti. “Hükmü’s-sıbyân” isimli eserinde, “Çocuk terbiyesi” ile ilgili hadis-i şerifler yer almaktadır. Bu kitabında şöyle nakleder:

Murtazâ Efendi

Vehbi Tülek

Seçilmişlerin Ve Avâmın Tövbesi Farklıdır!

Vehbi Tülek

Nefsini Islah Eden, Saadete Kavuşur

Vehbi Tülek

Güzel Ahlâkı Yalnız Sevdiklerine Verdi

Vehbi Tülek

Yahya Bin Ebû Bekr Âmirî

Vehbi Tülek

Hemedan'dan Sivas'a Muzaffer Burûcerdî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sarik Ve Sakal

Sarik Ve Sakal

Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider.
Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var. -Buyurun, iyi bir şeyle biliyorsan söyle.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Sarik Ve Sakal

Bülbülün Zikri

İftiranin Neticesi

Bülbülün Zikri

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek