Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.344.847

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Rütbe Ve Nimeti Çok Olan Önce Selam Verir

İsmail Sivasi Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. Sivas’ta doğdu. 1638’de (h. 1048) orada vefat etti. İstanbul’da medrese tahsilini tamamladıktan sonra müderrislik yaptı. Sivas’a tayin edilerek müftülük yaptı. Burada Halveti şeyhi Abdülmecid Sivasi'den icazet aldı. Çok eser yazdı. Bunlardan "Mülteka" şerhi olan "Ferâid" fıkıh kitabı meşhurdur. Bu eserinde şöyle buyuruyor: 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İtalya Mahkemesi

1911 senesi Ramazan Bayramı'nın 3. günü, Libya sahillerine çıkan Müstevli İtalyan askerleri, bulabildikleri herkesi öldürdüler. Teslim olanları da öldürdüler.Trablus'ta kurdukları Divanı Harp'te, grup grup getirilen esirlerin yargılanmaları 3'er dakika sürerdi. Karar hemen binanın arkasında duvarın önünde infaz edilirdi.Birgün elleri kelepçeli bir yaşlı, bir orta yaşlı, bir de delikanlı, çöl kıyafeti içinde mahkeme nin önüne çıkarılır. Başkan Albay Carlo Torelli, bu zavallıları yargılamak için tercümana der ki:- Sor bakalım, bu 3 kişi kimdir?Elleri kelepçeli orta yaşlı olanı, gayet iyi bir İtalyanca ile cevap verir:

Vehbi Tülek

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Gül Baba’nin Cenaze Namazi

Vehbi Tülek

Günlerden 31 Ağustos 1526 Cuma. İki gün evvel Mohaç Meydan Muharebesi kazanılmış, Kanuni Sultan Süleyman Han tebrikleri kabul ediyor. Elbette herkes zafer neşesi içindedir. Kara haber otağ-ı hümayuna bir gülle misali düşer. Akıncı alperenlerinden Gül Baba gaza meydanında şehid düşmüştür. Kendisi şehid düşmüş de, başı yere düşmemiştir. Elinde gürzü ve yatağanı ile vuruşurken, bir kafir sillesi ile başı gövdesinden ayrılmıştır. Ve o aziz kahramana layık efsaneler de o anda destanlaşmaya başlamıştır. Rivayet edilir ki, Gül Baba başsız gövdesiyle atından inmiş, kesik başını koltuğunun altına almış ve etrafını saran Haçlı askerlerini defettikten sonra Mohaç ovasını velveleye veren Kelime-i Şehadet getirdikten sonra şehadet mertebesine erişmiştir.

Kanuni Adina Yemin Eden Çavuş

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Ve Hediyesi

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Oğluna Nasihati

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Rüyasi

Vehbi Tülek

Bayezîd Han Ve “yiğitbaşı”...

Vehbi Tülek

Elçiye Lüzum Yok

Vehbi Tülek

Kadi’larin Maaşlari Az Olmamali!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebu Hâtim Hanzâlî

Ebu Hâtim Hanzâli hazretleri hadis hafızıdır. 195'te (810) İran'da Rey şehrinde doğdu. Orada hadis tahsiline başladı. Daha sonra çe­şitli ilim merkezlerini dolaşarak Ahmed bin Hanbel ve Buhâri başta olmak üzere birçok âlimden ders aldı. 277 (m. 890)'da Rey'de vefat etti. Naklettiği bazı hadis-i şerifler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Siraceddin Mısrî

Vehbi Tülek

Siraceddin Mısri hazretleri Şâfii hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 723 (m. 1323)'de doğdu, 804 (m. 1401)'de Kahire'de vefat etti. Çok kitap yazdı. Kitabındaki bazı Hadis-i Şerifler:

İslâmiyet Aslâ Güçlük Teklif Etmez

Vehbi Tülek

Secdede Iken Çok Duâ Ediniz

Vehbi Tülek

Hişâm Destüvâi hazretleri hadis hafızıdır. İran'da Ahvaz'ın Destüvâ kasabasında doğdu. Kûfe'ye giderek Hammâd, Eyyûb Sahtiyâni gibi muhaddislerden hadis tahsil etti. Abdullah bin Mübarek, Veki bin Cerrah gibi muhaddisler yetiştirdi. Hadis rivayetindeki yüksekliğinden dolayı kendisine "Emirü'l-mü'minin fi'l-hadis" unvanı verildi. 153 (m. 770)'de Bağdad'da vefat etti. Şöyle nakleder:

“şeyh-ül-fukaha” Ahmed Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Büreyde Bin Hasib

Vehbi Tülek

Körpe Ve Tâze Olan Şu Gençliğinle Gururlanma!

Vehbi Tülek

Allahın Rahmetinden Mahrum Kalanlar

Vehbi Tülek

Azâbı En Şiddetli Olanlar, Peygambere Sövenlerdir!

Vehbi Tülek

Hazreti Şa’ya (aleyhisselam)

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Bunlar Şarapti

Abdullah Bin MübÂrek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek