Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.650.145

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir

Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ahmed İbni KemÂl Hazretlerinin Nasihatleri

Yavuz Sultan Selim Han 1512'de Osmanlı tahtına oturup iç işlerini yoluna koyduktan sonra, kıvılcımları Irak ve Horasan'a yayılmış olan şiânın fitne ateşini söndürme plânına koyul du. Bunun için de devrin ilim adamlarını yardıma çağırdı. İbn-i Kemâl, İdris-i Bitlisi, Zenbilli Ali Cemâli ve daha nice ilim adamları bu göreve koştular. Divânda harb için tereddüd edenler vardı. Mesele fazla oyalamaya gelmemeliydi. Bu durumda İbn-i Kemâl şu fetvâyı verdi:"Her türlü hamd ve senâ, kudret ve kerem sâhibi yüce Allah'a olsun. Selâtü selâm da doğru yolu gösteren hazret-i Muhammed aleyhisselâma ve O'na tâbi olanlara olsun.

Vehbi Tülek

Osmanli'yi 45 Yil Beklemiş

Vehbi Tülek

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

Şu Anda Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Sultan Birinci Mahmûd Hanın İran üzerine ordu gönderdiği sırada, Mehmed Emin Tokâdi hazretleri bir sabah vakti talebelerinden İshakzâde Yahyâ Efendinin evine gitti. Mübârek gözleri âdetâ kan çanağına dönmüştü. "Benim için bir oda ayırınız!" dedi. Sonra kendisi için ayrılan odaya girip, orada tefekküre, murâkabeye başladı. O gün ikindi namazı vaktinde abdest ve namaz için dışarı çıktı. Talebesi; "Bir mikdâr yemek yeseniz münâsib olurdu efendim." deyince; "Yok Yahyâ Efendi. Ben senden yemek isteyecek vakti bilirim." buyurup, tekrar odasına girdi. Ertesi gün ikindi vaktine doğru neşeli bir halde dışarı çıkıp; "Elhamdülillah! Allahü teâlâ duâlarımı kabûl buyurdu. Şu anda Mahmûd Han zafere ulaştı. Sultan Mahmûd'dan çok ikrâm gördüm. Şimdi de ona duâ ederek zafere ulaşmasına vesile olduk. Böylece hakkını ödedik. Bu günü bu saati bir yere yazınız." buyurdu.Daha sonra Sultan Mahmûd'un zafere ulaştığı haberi geldi. Tam Mehmed Emin Tokâdi hazretlerinin zafere ulaştığını müjdelediği gün ve saate rastlıyordu.

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

Önce Küfrettiler Sonra Alkişladilar

Vehbi Tülek

67 - Acaba Namazim Bozuldu Mu?

Vehbi Tülek

Sultan I. Murad Hanin Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Ne Oldum Dememeli

Vehbi Tülek

6 - Turgut Reis'in Esaret Yillari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cennete Merhametli Olanlar Girecektir

Râzi Devlâbi hazretleri hadis âlimlerindendir. 320 (m. 932)'de Mekke ile Medine arasında Arci denilen yerde vefât etti. Hadis ilminde hafız derecesinde âlim idi. Yani, yüz bin hadis-i şerifi senetleriyle birlikte ezbere bilirdi. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dünyayı "hükmen" Terk Etmek Ne Demek?

Vehbi Tülek

Ahizâde Abdülhalim Efendi Osmanlı âlimlerindendir. İstan­bul'da doğdu. Şeyhülislâm Ebüssuûd Efendi'den ilim tahsil etti. İstanbul medreselerinde müderrislik yaptı. Bur­sa, Edirne ve İstanbul kadılıklarında bu­lundu. Anadolu ve sonra Rumeli Kadıaskeri oldu. 1013 (m. 1604) tarihinde İstanbul'da vefat etti. Bu mübarek zat, bir dersinde buyurdu ki:

Abdülganî Meydânî

Vehbi Tülek

Ömer Bin Abdurrahmân Es-sekkâf

Vehbi Tülek

Ömer bin Abdurrahmân es-Sekkâf hazretleri, Yemen'de yaşamış olan evliyanın büyüklerindendir. Doğum târihi bilinmemektedir. 1429 (H.833) senesinde Terim denilen yerde, öğle namazının secdesinde iken vefât etti. Zenbil Kabristanına defnedildi. Fevkalade hâller sâhibi olup, çok kerâmetleri görüldü.

Bir nebbaş'ın Başına Gelenler

Vehbi Tülek

Tasavvuf, Her An Allahü Teâlâ Ile Olmaktır

Vehbi Tülek

Şemseddin Ibn-i Cezeri

Vehbi Tülek

İmamzade Esad Efendi

Vehbi Tülek

İbretli Bir Hayat... Abdullah Bin Sa'd

Vehbi Tülek

İbn-i Âbidînzâde Alâüddîn Muhammed

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Abdullah Bin MübÂrek

Korkma!

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Mazarratli Harfler Kaçtir?

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek