Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.147.778

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah’tan Başkası Için Kurban Kesilmez

Mehmed Atâullah Efendi seksenbeşinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1142 (m. 1729) senesinde İstanbul’da doğdu. Küçük yaşından itibâren babasından ve zamanının âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsil etti. Müderrislik ve kadılık vazîfelerinde bulundu. 1197 (m. 1783) senesinde Sultan Birinci Abdülhamîd Hân tarafından şeyhülislâmlık makamına tayin edildi. 1199 (m. 1785) senesinde hacca gitmek üzere yola çıkıp Gelibolu’ya geldiği zaman, orada vefât etti. Cenâzesi İstanbul’a getirilip defnedildi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hükümdarlar VilÂyet Zabteder, Bahşetmez!

Sultan İkinci Bâyezid Hân tâcı ve tahtı Şehzâde Ahmed'e bırakmak istediği zaman, Şehzâde Selim babasına isyân etmiş ve yenilerek Kırım'a ilticaya mecbur kalmıştı. Şehzâde Ahmed, Kırım Hân'ı Mengli Giray'a bir mektup yazıp; eğer kardeşine yardım etmezse, kendisi padişah olunca, bütün Kefe vilâyetini, dokuz kalesiyle birlikte ona bırakacağını bildirmişti. Mengli Giray bu mektuba aldırış etmedi. Çünkü Yavuz'un bir cevher yürek taşıdığını ve er-geç padişah olacağını tahmin ediyordu. Oğlu Mehmed Giray ise, Şehzâde Ahmed'in teklifini kabul etmeye meyilli idi. Nihayet bir gün yemek esnasında sohbet ederlerken Yavuz'a sordu:" Sultânım! İhtimâl ki yakında tahta çıkarsın. O zaman Kefe vilâyetini bize bağışlayıp terk eder misin?Yavuz'un şu ibretli cevabı, Mengli Giray'ın tahmininde ne kadar haklı olduğunu gösteriyordu:" Hükümdarlar sadece vilâyet zabteder; ama vilâyet bahşetmez. İstediğiniz kadar altın ve gümüş veririm; lâkin benden memleket istemeyin

Vehbi Tülek

15 - Akdeniz'de Türk Korsanlari

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa’nin İstanbula Dönüşü

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Şafak sökmek üzereydi. Fakat tipi yüzünden gökyüzünün aydınlandığı anlaşılmıyordu. Sabah namazını henüz bitirmiş bulunan Budin Paşası sofadan gelen ayak seslerini işitti. Sonra kapı vuruldu. -Gel...Kanat açıldı. Ocaktaki alevler içeri giren sipahinin yüzünü aydınlattı. -Ne var oğlum?-Yahya Ağa gelmiş Paşa Baba! Seni görmeyi diler.Budin Paşasının yüzü aydınlandı. Serhadlerde bile ender görülen emsalsiz cenga ver Yahya Ağa, demek ki ölmemişti. Paşa derin bir nefes aldı. Sevinmişti... Ama Yahya Ağa onu bu vakitte niçin görmek istiyordu? -Haydi evlat, onu emen yanıma getir...Az sonra kapı açıldı. Üstünde başımda hâlâ kar tanelerini muafaza eden iri boylu, gayet yakışıklı bir babayiğit içeri girdi. Yeri titreten adımlarla ilerledi. El öptü.-Hayrola evlat, hoş geldin. Lakin ne var?

Demek Yolda Kaldiniz

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Murad’in Tasavvuf Ehline Hürmeti

Vehbi Tülek

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

Yirmisekiz Mehmed Çelebi Ve Parisde Opera

Vehbi Tülek

Biz Fetva Almadan Bir Şey Yapmayiz

Vehbi Tülek

Kara Mehmet Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Horasan âlimlerinden Ebü'l-kâsım El-mukrî

Ebü'l-Kâsım el-Mukri, evliyânın büyüklerindendir. Horasan âlimlerinden idi. Yüksek haller sahibi şerefli, himmet sahibi, zamanının bir tanesi idi. 378 yılında Nişâbûr'da vefât etti. Hikmetli sözleri çoktur. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ölüm Hastası Olan Vasiyet Yazmalıdır

Vehbi Tülek

Şihâbüddin Sirci hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 778 (m. 1377)'de Kahire'de doğdu. 862 (m. 1457)'de orada vefât etti. "El-Mürebbâa" isimli eseri ferâize dâirdir. Bu eserinde buyuruyor ki:

Evliyâ Ile Sohbet Aklı Artırır...

Vehbi Tülek

"allâmet-ül-islâm" Hazret-i A'meş

Vehbi Tülek

Hazret-i A'meş, hadis ilminde hâfız (yüz bin hadis-i şerifi râvileri ile birlikte ezberlemişti), sikâ, güvenilir, sağlam bir zât olup, ilmi ve fazileti çok yüksekti. İlminin çokluğu sebebiyle kendisine "Allâmet-ül-İslâm"; sıdkı, doğruluğu dolayısıyla da "Mushaf" denilmiştir. Zamânında, Kûfe'de Allahü teâlânın kitâbını onun kadar iyi okuyan, onun kadar güzel söz söyleyen, onun kadar anlayışlı, sorulan her suâle onun kadar süratle cevap veren biri yoktu.

Dârendeli Ömer Rızâî Efendi

Vehbi Tülek

İhlâs, Hiçbir Amelini Beğenmemektir

Vehbi Tülek

Âşıkların Rehberi Rûzbehân Baklî

Vehbi Tülek

Çölde Taze Ekmek Ikram Eden Zat!

Vehbi Tülek

Molla Hasen Bey

Vehbi Tülek

Abdullah Ibni Mübârek

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Derdi Olan Neylesin?

Derdi Olan Neylesin?

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethettiğinde bir süre orada kalır. İdareyi eline alıp kendi hâkimiyetini yerleştirmek için bu elzemdir. Bu sırada bir çadırda kalıyor. Çadırı süpürüp temizleyen, yemeği yapan Mısırlı bir cariye vardır ki, Yavuz Selim Han sabah çıkınca, cariye geliyor, akşama kadar çadırı temizleyip yemekleri hazırlayıp gidiyor, akşam olunca da Yavuz Selim Han çadırına dönüyor. Cariye nasıl olduysa bir kaç defa Yavuz Sultan Selim Hanı görür ve Ona âşık olur. Lâkin ümitsiz bir aşk. Zira bir tarafta koskoca Cihan Padişahı Halife-i Rûy-i Zemin, diğer tarafta basit bir cariye... Fakat cariyenin aşkı dayanılmaz seviyeye ulaşıp da kalbine sığmaz hale gelince, ne yapacağını bilemez halde Halifeye açılmaya karar verir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Minareden Okunan Şiir

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Şikayet

Değişen Sizin Kalbiniz

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek