Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.407.466

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Bizi Ve Sizi Belâlardan Korusun

Bedî'uddîn Sehârenpûrî hazretleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Onun zamanında Hindistan’da Sehârenpûr şehrinde yaşadı. İmâm-ı Rabbânî hazretlerine talebe olmadan önce memurluk yapıyordu. Serhend'e giderek onun sohbetlerinde kemale geldi ve İmâm-ı Rabbânî hazretleri, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye icâzet verip, memleketine gönderdi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye yazdığı bir mektup aşağıdadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hirka-i Saadet Merasimi

Topkapı Sarayı'nın Hırka-i Saâdet dâiresinde bulunan Peygamber efendimize ve yakınları na ait olan Mukaddes Emânetler, Osmanlı Devleti zamanında her Ramazan ayının 15'inde ziyâret olunurdu. Bu ziyâretten birkaç gün önce Mukaddes Emânetler'in bulunduğu taht odası nın temizliği büyük bir hürmetle yapılır, padişah başta olmak üzere Has oda ağaları Mukaddes Emânetleri Taht Odasından Revân Odasına taşırlardı. Bu taşıma esnasında pâdişah da Has oda ağaları gibi hizmette bulunur, herhangi bir sebeple bu törende bulunamazsa maiyetinden birini gönderirdi. Ayın 14'ünde merasimde bulunacaklara dâvet tezkereleri gönderilirdi. Dâvetliler ertesi gün öğle namazından sonra Bâbüs-saâde'ye gelerek sadrazamı beklerlerdi. Sadrazam Bâbü's-sa'âde'ye geldiği zaman Silâhdar ağa tarafından karşılanır, Silâhtar ağa sadrazamın sağına, Has oda başı da soluna geçerdi. Şeyhülislâmın da yanına birer Has oda ağası gelirdi. Sadrazam ve şeyhülislâm yanlarında bulunan ağalarla birlikte Bâbüs-saâde'den içeri girerler, Arz Odası geçildiği zaman, Bâbüs-saâde önünde bulunan davetliler de protokol sıralarına göre Hırka-i Saâdet'in ziyaret olunacağı yere gelirlerdi. Burada herkes ayakta dururdu. Hırka-i Saâdet sandığının karşısında aşir okuyacak olan birinci ve ikinci imamlarla ayakta duramıyacak kadar ihtiyarsa Şeyhülislâmın oturmasına müsaade edilir. Aşir okunduktan sonra padişah Hırka-i Saâdet sandığını açar. Başta sadrazam ve şeyhülislâm olmak üzere diğer dâvet olunanlar protokol sıralarına göre teker teker gidip Hazret-i Peygamberin Hırkası'na yüz sürerlerdi. Bundan sonra hazır bulunan şeyhlerin herbiri sandığın karşısında yer alırlar, duâ ederlerdi.

Vehbi Tülek

Sözümüzün Netîcesini Görürsün

Vehbi Tülek

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

31 - Mezzomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Sakız adasının düşman eline geçmesi, Osmanlı devleti ileri gelenleri arasında büyük bir teessüre sebep oldu. Padişah II. Ahmet Han, adanın düştüğünü haber alınca çok üzüldü:-Yâ Rabbi, ben ne günah işledim de bunu bana reva gördün? Diye ağlamıştı. Ayrıca sefer için Belgrad'da bulunan Veziriazam Sürmeli Ali Paşa'ya:-"Madem ki Sakız düşman elindedir, bütün Macaristan'ı fethetsen makbulüm değildir." Diye haber göndererek, derhal Sakız üzerine sefere çıkılmasını emretti. Ordu hemen İstanbul'a hareket etti. İstanbul'a geldiği zaman da:-"Ordu ahvali derunum yaktı. Teshiri muradımdır. Paşalarla görüşüp ne yapmak lazım ise bildir. Bu kış Sakız adası istirdad edilmezse, bütün gemi kaptanlarını katlederim." Diye kesin emirler verdi.

Molla Fenari'nin Yildiirim'a Mektubu

Vehbi Tülek

Sizler Şahid Olun

Vehbi Tülek

76 - İstanbul'un Manevi Fatihi

Vehbi Tülek

İşte, İnsan Bunlari Görüp Gurura Kapilmamali

Vehbi Tülek

Hepsi Osmanli Padişahinin Gölgesine Siğinmişlardir

Vehbi Tülek

89 - Rüyanin Tabiri Budur

Vehbi Tülek

106 - Sultan I. Mahmud'un Duasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

“ebû Kılâbe” Abdullah Bin Zeyd

Abdullah bin Zeyd hazretleri, Tâbiinin büyüklerindendir. Hadis ve fıkıh âlimidir. İsmi, Abdullah; Künyesi, "Ebû Kılâbe"dir. Basralı'dır. Doğum târihi bilinmemekteyse de vefâtı 104 veya 106, 107 târihleri olarak rivâyet edilir. Eshâb-ı kirâmdan Sâbit bin Kays, Enes bin Mâlik, Tâbiinden Ebû Eyyûb-i Sahtiyani ve Katâde'den (radıyallahü anhüm) ders alıp, hadis-i şerif rivâyet etti. Hadis ilminde sikadır (sağlam, güvenilir).

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dindarlık Şeref, Ilim Hazine, Çok Konuşmamak Nurdur

Vehbi Tülek

Muhammed bin Ebû Verd hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdat'ta doğup 876 (H.263) senesinde orada vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdi hazretlerinin, akrabâsı olup, onun, Sırri-yi Sekati, Hâris Muhâsibi ve Bişr-i Hafi hazretlerinin sohbetlerinde bulunup tasavvufta yetişti. Hikmetli sözleri pek çoktur. Buyurdu ki:

İlim Yok Olmadan Evvel Ilim Öğrenin

Vehbi Tülek

Osman Şemsi Efendi

Vehbi Tülek

Osman Şemsi Efendi, Osmanlı tasavvuf âlimlerindendir. 1229 (m. 1814)'de İstanbul'da doğdu. Genç yaşlarında Nakşibendi Şeyhi İsmâil Efendiye talebe oldu. Sonra Halveti piri Kuşadalı İbrâhim Efendi'ye; daha sonra da Kadiri şeyhi Ünyeli Abdürrahim Efendiye intisap etti ve hilâfet alarak bu tarikatin "Enveriyye" kolunu kurdu. 1311 (m. 1893)'de vefat etti... Bu mübarek zat sohbetlerinde buyurdu ki:

Eshâbıma Dil Uzatmayınız

Vehbi Tülek

Peygamberlerde Yedi Sıfat Bulunur

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Yusuf-i Hemedani

Vehbi Tülek

Büyük Velî Ali El-venâî

Vehbi Tülek

Dünyâyı Isteyen Kimse, Deniz Suyu Içen Gibidir!

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Müslim El-esedî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

O Kullarına Çok Merhametlidir

Allah Haramdan Kaçani Korur

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Allah Haramdan Kaçani Korur

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek