Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.404.312

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlânın "sıfat-ı Zâtiyye"si Altıdır

Kâdı Ebû Bekr Bâkıllânî hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. Basra’da doğdu. 1013 (H.403) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Zamânında Basra'da bulunan meşhûr âlimlerden ders aldı. Bilhassa kelâm ilminde meşhûr âlim oldu. İmâm-ı Eş'arî hazretlerinin talebeleri zincirinden olup, bu hususta kitaplar yazmıştır. Kitaplarında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Fransızların dünyaca meşhur romancısı Claude Farrére, 1914 senesinde Saint Albans isimli yatıyla Akdeniz sahilerinde seyahate çıkmış, bu arada Anadolu'ya da gelmişti. Bu seyahatini daha sonra bir gazetede kaleme almıştı. Çanakkale'ye geldiği sırada başından geçen bir hadiseyi şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Biz Fetva Almadan Bir Şey Yapmayiz

Vehbi Tülek

111 - Biz Sizi Uyanik Biliyorduk

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman devri, Osmanlı devletinin her yönden zirveye ulaştığı devirdir. Askeri, idari, adli, siyasi, alanlarda dünyanın tartışmasız lideri idi. Osmanlı edebiyatının en büyük ustaları bu devirde yetişti. Mimar Sinan gibi, dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük mimarı da Kanuni devrinin eseridir. Sınırları içinde yaşayan müslüman-gayri müslim halk, devlete son derece güveniyordu. Fakat her kemalin bir zevali olduğu için Osmanlı devleti bu dönemden sonra gerilemeğe başladı ve bu da devletin yıkılışına kadar 350 yıl sürdü. İşte bu parlak devrin sonlarına doğru, yaşlı bir kadının evine geceleyin hırsızlar girdi ve bütün eşyalarını götürdüler. Kadıncağız da saraya giderek durumu padişaha anlatmak istedi. Divan toplantısı bitince, dışarı çıkan padişahın huzuruna gelen kadın, başına gelenleri anlattı. Kanuni, onu dinledikten sonra:-Nasıl olup da bu kadar derin uyudun, hırsızların eve girdiklerini farkedemedin? Deyince, kadın, şu çok ibretli cevabı verdi:-Padişahım, biz sizi uyanık biliyorduk da onun için bu kadar derin uyuduk.

Kurşun Yarasi

Vehbi Tülek

Canli Kuzu

Vehbi Tülek

Osmanli Ramazanlari

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Oğluna Nasihati

Vehbi Tülek

Seydi Ali Reis

Vehbi Tülek

105 - Baltaci Mehmed Paşa Ve Rus Çari Deli Petro

Vehbi Tülek

Git Zavalli Oyuncak

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhammed Bin Muhibbullah

Muhammed bin Muhibbullah hazretleri, fıkıh, târih ve edebiyat âlimidir. 1061 (m. 1651)'de Şam'da doğdu. 1111 (m. 1699)'da aynı yerde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel, "Kıyamet halleri"ni şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Bekir Bin Hâmid

Vehbi Tülek

Ebû Bekir Muhammed bin Hâmid hazretleri, Horasan'da yetişen evliyânın meşhûrlarındandır. Hicri üçüncü asırda Belh şehrinde yaşamıştır. Muhammed bin Hâmid hazretleri buyurdu ki:

Aza Kanâat Etmiyor Çokla Doymuyorsun

Vehbi Tülek

Ölen Kimsenin Ruhu Başkasına Geçmez

Vehbi Tülek

Ebü'l-Kâsım Lâlekâi hazretleri hadis hafızı ve kelâm âlimidir. İran'da Taberistan'da doğdu. İlim tahsili için Bağdat'a gitti. Burada zamanın büyük âlimlerinden hadis ve kelam öğrendi, sonra memleketine dönüp talebe yetiştirdi. 418'de (m. 1027) Dinever'de vefat etti. "Şerhu uşûli itikâdi Ehli's-sünne ve'l-cemâ'a" isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Allah Için Sevmek Nasıl Olur

Vehbi Tülek

Kazâya Kalmış Namâzları Bulunan

Vehbi Tülek

Yüzleri Siyah Ve Gök Gözlü Iki Melek

Vehbi Tülek

Hacı Torun Efendi

Vehbi Tülek

Kerîmüddîn Bâbâ Hasan Ebdâlî

Vehbi Tülek

Temiz Kalpten Çıkan Nasihatler Tesir Eder

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

SelÂmetle Gidip Gel

Delik Kova

O Kullarına Çok Merhametlidir

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

İftiranin Neticesi

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek