Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.817.421

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Şeref; Akıl Ve Edep Iledir Soy Ile Değildir

Kemâl Cündî hazretleri Türkistan âlim ve evliyâsındandır. On ikinci asrın ikinci yarısında vefât etti. Necmeddîn-i Kübrâ hazretlerinin huzûrunda yetişti. Hocasından icâzet aldıktan sonra insanlara tâliplerine ilim öğretmeye başladı. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kazliçeşme

Binbaşi Mehmed Ali Bey

Çeşme Faciasi

At Hirsizi

Bunlar Şarapti

Kum Ve Kaya

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Adülaziz’in Avrupa Seyahati

"Osmanlı Sultanı Abdülaziz Han Hazretlerini Paris'te görmek ve ağırlamakla büyük şeref duyacağımızı...Temmuz 1867 başlarında açılacak "Exposition" Büyük Paris Fuarını teşriflerinizi... Bu hususta vaki emir ve arzularının İstanbul sefarethanesi ne ulaştırılmasını... Yüksek takdirlerinize, daimi saygılarımızla arz ederiz... Fransa İmparatoru Napoleon III"Fransız elçisi, kraliyet davet mektubunu sunarken çok heyecanlıydı. Kont Bourrée:-Sultan hazretlerini bütün Paris ve bütün Fransa, samimi bir heyecanla beklemekte dir...diyebildi. Başmabeyinci:-Efendimize arzederiz...cevabını verdi.Üç gün sonra İngiltere Büyükelçisi de, bir Resmi Davet Mektubu" takdim etti. Kraliçe Victoria da, "Yeryüzü Müslümanlarının Halifesi"ni Londra'da ağırlamak istiyordu.Abdülaziz Han kararsızdı. Yakınlarıyla istişare etmek lüzumunu hissetti:-Bu güne kadar hiçbir Osmanlı Sultanı, Payitahtı terk eylememiştir.

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Ii. MurÂd Han Ve İstanbul Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Bin Yil Yaşasak Yine Cihan Bu

Vehbi Tülek

Sultan Mehmed Reşad'a mesanesinden bir ameliyat yapılacaktı. Güçlükle yürüyerek ameliyat masasının önüne gelince ellerini açarak ve kıbleye teveccüh ederek, dokunaklı bir duada bulundu:-Ya Rabbi! Milletimin ve memleketimin bütün mukadderatını hayırlara tahvil et! Eğer memleketim ve milletim için muzır olacaksam bu ameliyat masasından beni kaldırma!.. dedi. Etrafında bulunanlarla helalleştikten sonra ameliyat için cesaret ve metanetle yattı.Ameliyat başarıyla geçtikten sonra, kendisini tebrike gelenlerin; "Mâşaallah! Büsbütün iyileştiniz. Artık yüz seneden fazla muammer olursunuz!" gibi sözlere Sultan Reşad:-Ne kadar yaşayacağımızı biz bilemeyiz. Ancak Cenâb-ı Hak bilir. Mukadder ne ise ömrümüz o kadar olur. Yalnız diyebiliriz ki:Bin yıl yaşasak yine cihan bu ,Gerdiş bu, zemin bu, asuman bu!..

Çolak Hasan

Vehbi Tülek

Ii. Adülhamid’in Verdiği Senet

Vehbi Tülek

Bir KurÂn-i Kerim, Bir SelÂm-i Şahane Ve Hilafetin Gücü

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Vehbi Tülek

Muaveneti Milliye

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Ve Yavuz Sultan Selim HÂn’in TürbedÂri

Vehbi Tülek

Gördün Değil Mi?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhammed İhsân

Muhammed İhsân hazretleri, Hindistan velilerindendir. Abdülhak-ı Dehlevi'nin soyundandır. Silsile-i aliyyeden olan Mazhar-ı Cân-ı Cânân hazretlerinin halifelerindendi. On üçüncü asrın ortalarında vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Resûlullaha Itaat Allah'a Itaattir

Vehbi Tülek

Ebüssü'ûd ibn-i Kazrûni hazretleri Medine-i münevverede yetişen Şafii mezhebi âlimlerindendir. Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden Zübeyr bin Avvâm'ın (radıyallahü anh) neslindendir. 980 (m. 1572)'de Medine-i münevverede doğdu. 1050 (m. 1640)'da orada vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

İlk Yaratılan Insan Hazreti Âdem'dir

Vehbi Tülek

Kabirde Gelen Iki Melek

Vehbi Tülek

Alâeddin ibn-i Sayrafi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 773 (m. 1371)2de Şam'da doğdu. 844 (m. 1440)'da aynı yerde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Ali Bin Hucr

Vehbi Tülek

Beni Faydasız Ilimden Koru Ya Rabbî!

Vehbi Tülek

Ebû Amr Bin Nüceyd

Vehbi Tülek

İlyÂs (aleyhisselÂm)

Vehbi Tülek

Bir Garip Velî Şâh Haydar...

Vehbi Tülek

Bir Kimsenin Imanı Son Nefesinde Belli Olur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Bülbülün Zikri

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Kabahat Kilincin Midir?

Latif Bir Şikayet

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek