İnsanın Kemâli, Fâni Olduğunu Anlamasıdır
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.654.438
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Şemseddin Sivâsi bir gün talebelerinden Receb Efendi'yi odalarına çağırıp; "Din düşmanlarının (hıristiyanların), sınırlardaki müslümanlara baskı ve zulümleri haddinden fazla olmuş, tahammül edilemez hâle gelmiştir. İçimde onlara karşı sefere gitme arzusu belirdi." buyurdu. Bu sözü üzerine, ihtiyâr olduklarını zayıf bünyelerinin sefere çıkmaya engel olacağını ve bu husûsa dâir pâdişâhtan da herhangi bir haber gelmediğini söyledim. Bunun üzerine; "Bize işâret ve tenbih olundu ki: "Sefer hazırlıklarını tamamla! Fetih ve zafer senin için mukarrerdir." buyurdu. Ben de; "Şüphesiz ben sâdece hak dine boyun eğip, yüzümü, gökleri ve yeri yaratmış olan Allah'a çevirdim ve ben O'na ortak koşanlardan (müşriklerden) değilim." meâlindeki En'âm sûresi 79. âyetini okudum. Bunun üzerine; "Bize müjde verildi ki yakında güçlü bir pâdişâh gazâ edip, birçok fetihlerde bulunacak ve müminlerin kalpleri de sevinçle dolacaktır." buyurdu.
Sultan IV. Murad devrinde Evliya Çelebi, Cemşid Hezarfenlerden bahsederken bir de Lagari Hasan Çelebi'yi anlatır. Bu zat hakkındaki kaynak, sadece bundan ibarettir. Evliya Çelebi'ye göre Lagari Hasan Çelebi Sarayburnu'ndan kendi yapısı bir roket fişeğe binerek yükselmiş ve salimen denize inmiştir:"Lagari Hasan Çelebi, Murad Han'ın Kaya Sultan nam duhteri pakizesi vücude geldiği gece akube şadmanlığı oldu. Lagari Hasan, elli okka barut macunundan yedi kollu bir fişeng icad etti. Sarayburnu'nda Hünkar huzurunda fişenge bindi ve şakirdleri fişengi ateşlediler. Lagari padişahım seni Huda'ya ısmarladım diyerek temcid ve tevhid ile evci asumana huruc eyledi.
İbn-i Fergâni hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Türkistan'da Fergâne'de doğdu. Gençliğini Irak'ta geçirdi. Cüneyd-i Bağdâdi ve Ebü'l-Hüseyin Nûri hazretlerinin sohbetlerinde yetişti. Sonra Horasan beldelerinden Merv'e yerleşti. 932 (H.320) senesinde orada vefât etti. Merv'de çok talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Mâcid el-Kürdi hazretleri, Kuzey Irak'ta yetişen büyük velilerdendir. 1166 (H.561) senesinde vefât etti. Mâcid el-Kürdi, o devirdeki velilerin öncüsüydü. Zamânındaki evliyâ ona bağlanmakta, ona tâzim ve hürmette hep berâberdiler. Mânevi yardımları çok görüldü...
Tâcüddîn bin Zekeriyyâ hazretleri meşhûr velîlerdendir. Hâce Muhammed Bâkîbillah hazretlerinin en yüksek talebelerindendir. Hindistan'da doğdu. Delhi'nin yakın köylerinde bulunan Şeyhullah Bahş (Şeyh İlâh-bahş) hazretlerinin sohbetlerine devam etti. O büyük zâtın hizmet ve sohbetinde uzun müddet kalıp icâzet aldı. Onun vefatından sonra, o günlerde Delhi'yi teşrîf eden Muhammed Bâkîbillah'ın sohbet ve terbiyesine kavuşmak için şerefli huzûruna koştu. Muhammed Bâkîbillah'ın husûsî sohbetlerinde, celîsi, birlikte oturanı ve enîsi, sohbet arkadaşı idi. Hâce Muhammed Bâkîbillah vefât edince, Hindistan’ı terk edip Mekke-i mükerremeye gitti. 1641 (H.1050) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti...
Mevlânâ Sadeddin Kaşgari hazretlerinin talebelerinden Şemsüddin Muhammed Ruci hazretleri anlatır:Pirimiz Mevlânâ Sadeddin Kaşgari Hazretlerinin halkalarında bir genç vardı ki, riyazet, hâl ve aşk ifadesinde en ileri derecedeydi. O da benim gibi bir güzele tutulmuştu. Böylece bâtınında biriktirdiği kıymeti bir lâhzada o tarafa devretmişti. Altından ve neceften hediyemsi bir şey alıp o güzelin geçeceği yola bırakmış ve onu geçenlerden birinin almaması için de bir kenara gizlenmişti. Fikrince sevgilisi oradan geçecek ve hediyeyi görüp alacaktı. Fakat kimden ve nasıl geldiğini bilemeyecekti. Ben vaziyeti öğrenince ona dedim ki :