Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.764.750

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hocam, Niçin Bir Çocuğun Peşinden Gitti Acaba?

Sâmi Niyazi Efendi son devir Anadolu velîlerindendir. Manisa'nın Saruhanlı kazâsında 5 Mart 1878 (H.1296)'de doğdu. İlk tahsîline doğduğu yer olan Saruhan'da başladı. Sonra İstanbul'a giderek, tahsîline devâm etti. Bu arada bâzı velîlerin yanına gidip onların sohbetlerinde bulundu ve tasavvuf yolunda insanlara doğru yolu göstermek için icâzet, izin aldı. Kasımpaşa'daki Yahyâ Efendi Dergâhına şeyh tâyin edildi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Alman İmparatorunun İstanbul Ziyareti

Sultan II. Abdülhamid Han, dostluk ve ittifak kurmak için Alman İmparatoru Kaiser Wilhelm'i İstanbul'a davet etmişti. II. Wilhelm ve İmparatoriçeyi getiren zırhlı ile beraberin deki savaş gemileri Çanakkale Boğazına gelince Âsâr-ı Tevfik ve Feth-i Bülend zırhlıları tarafından karşılandı. Padişah, Dolmabahçe Sarayının mermer rıhtımında misafirlerini karşıladı. Burada İmparatorla bir müddet görüştükten sonra onları akşam yemeğine Yıldız Sarayına davet etti. Misafirler Dolmabahçe sarayından, kalacakları köşke hareket ettiler. Akşam saatinde de hizmetlerine tahsis edilen saltanat arabalarıyla Yıldız Sarayına hareket edildi. Yollarda binlerce İstanbullu, İmparatora sevgi gösterisinde buluyordu.

Vehbi Tülek

Fransiz Kadinlarin İftar Ve Teravih Seyri

Vehbi Tülek

İngiliz Tüccarlar Fesad Çikariyorlar

Vehbi Tülek

Asil Ruh

Vehbi Tülek

1854 senesi kış aylarında Silistre kalesini muhasara eden Ruslar, bir avuç Osmanlı askeri karşısında zor durumlara düşmüşlerdi. Ağır kış şartlarında erzakları tükenmiş, çoğu açlık ve soğuktan kırılıyordu. Zabitlerine:-Açız!... ekmek, ekmek... diye bağırdıklarında, zabitler:-İşte kale... zaptedin, orada karnınızı doyurun... diye cevap veriyorlardı. Nihayet aç kalan Rus askerleri Osmanlı siperlerine yanaşarak:-Ekmek... diye cılız ve sararmış ellerini uzatıyorlardı. Osmanlı askeri de asil ruhlarını isbat etmek için süngülerinin ucuna ekmek takıp Rus siperlerine uzatıyorlar ve kanlarına susamış olan Rusların aç karınlarını doyuruyorlardı.Bu iyiliklerine Rusların verdiği cevap ise şu oldu: şehri zaptedemiyeceklerini anlayınca yağlı paçavraları ateşe verip, şehre fırlatarak yangınlar çıkardılar. Bu yangınlar bir felaket halini aldı. Tam bu sırada gelen bir derviş:-Ey Müslümanlar korkmayın!... Moskof Kadir gecesi kaçacak, Müslümanlar muzaffer olacaktır, diyerek askerin maneviyatını arttırdı.Hakikaten ertesi gün Kadir gecesiydi ve Ruslar bütün ağırlıklarını alarak, Silistre muhasarasını bir müddet için bırakıp, mağlup bir vaziyette gittiler. Silistre müdafileri de kale burçlarından ezanlar okuyarak zafer şenlikleri yaptılar.

Tapusunu Hanimin Üzerine Çikartacağim

Vehbi Tülek

Bir Bayram Günü

Vehbi Tülek

Söndürülen Fitne Ateşi

Vehbi Tülek

Rumeli Fatihi Lala ŞÂhin Paşa

Vehbi Tülek

Astaze

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Selim Ve Kabakçi Mustafa

Vehbi Tülek

Herkes Yediğini Gönderir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Velî Kulların Alâmetleri

Ebû Nuaym İsfehâni hazretleri hadis âlimlerinden olup, İran'ın İsfehân şehrinde 336 (m. 948)'de doğup, 430 (m. 1038)'de vefât etti. Çok kitap yazdı. Bunlardan, "Hilyet-ül-evliyâ" kitabının mukaddimesinden bazı bölümler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

yol Göstermek Sadakadır

Vehbi Tülek

Abdullah bin Ebû Huzeyl el-Anezi, Tâbiin devri âlim ve evliyâsındandır. Doğum ve vefât yeri ve târihi bilinmemektedir. Hadis-i şerif rivâyeti ilminde üstün bir derecede idi. Abdullah bin Huzeyl, vaktin büyük nimet olduğunu bilir ve zamanın boşa geçirilmesini istemezdi. Derslerinde, talebelerine naklettiği bazı hadis-i şerifler:

Özür Kabul Eden Ve Affeden Derviştir

Vehbi Tülek

Göklerin Parçalandığı, Yıldızların Dağıldığı Gün

Vehbi Tülek

Eyyûbizade Mustafa Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 1061 (m. 1651)'de Bosna-Hersek'in Mostar kasabasında doğdu. İlk tahsilini orada yaptı. İstanbul'da Sahn-ı Semân Medresesi'nde yüksek tahsil gördükten sonra müderris oldu. 1104 (m. 1692)'de Mostar Müftülüğüne tayin edildi. 1119 (m. 1707)'de orada vefat etti. Bir dersinde şöyle buyurdu:

Tâceddîn Mes'ûdî

Vehbi Tülek

Yusuf Bin Ömer

Vehbi Tülek

Sen, Nefsinin Ayıbını Gör

Vehbi Tülek

Hiçbir Kimse, Istişâreyle Helak Olmamıştır!

Vehbi Tülek

Ermeni’nin Imanına Sebep Olan Zat

Vehbi Tülek

Taylesanizade Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yuhçu Baba

Yuhçu Baba

Asırlar önce ak sakallı, nurani simalı bir adam varmış. Zühd ve takvâ sahibi olan bu zat, kendi hâlinde sâkin bir hayat yaşarmış. Halkın sevip saydığı bu muhterem zâtın ilginç bir âdeti varmış. Kendisine ölüm haberi verildiğinde, hemen çoğunlukla:Yuh olsun, dermiş. Halk bunun sebebini bir türlü anlayamaz, bu muhterem kişinin bazı kimselerin ölümünden sonra, "Yuh olsun" demesinin sırrını bir türlü çözemezmiş. Ama hiç kimse, bununla ne demek istediğini sormaya cesaret edemezmiş. Mutlaka bir hikmeti olduğu nu düşünürler, böyle faziletli bir ihtiyarın mânâsız bir davranış yapmayacağına inanırlarmış.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Ahde Vefa

Tüccarin Rüyasi

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Bizi Hatirlayin!

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek