Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.623.522

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nasîhate, Senden Çok, Benim Ihtiyâcım Vardır

Sirâcüddîn Ebû Süleymân hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan’da doğdu. 781 (H.165) senesinde Bağdat'ta vefât etti. Zamânının âlimlerinden çeşitli ilimleri tahsîl etti. Tâbiînin bazı büyüklerinden hadîs-i şerîf dinledi. Habîb-i Acemî hazretlerinin sohbetlerine devâm edip, ondan feyiz aldı. Tasavvuf yolunda ilerleyip evliyâlıkta yüksek derecelere ulaştı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ahmedin Rüyasi

Bir gün Sultan Birinci Ahmed Han rüyâsında; "Avusturya Kralı ile güreş tuttuğunu, fakat kendisinin arka üstü yere düştüğünü" görmüştü. Zâhiren bakıldığında rüyâ çok korkunç idi. Sabahleyin, derhal huzûra getirilen âlimler ve rüyâ tâbircilerinden hiçbiri bu rüyâyı, Pâdişâhı tatmin edecek şekilde tâbir edemedi. Nihâyet Üsküdar'da bulunan Aziz Mahmûd Hüdâyi'nin, bu rüyâyı tâbir edebileceğini arz ettiler. Pâdişâh Birinci Ahmed bir mektup yazarak, yakınlarından biriyle gönderdi ve tâbir edilmesini ricâ etti. Haberci, mektubu alıp süratle Üsküdar'a geçti. Aziz Mahmûd Hüdâyi'nin kapısını çaldığında, onun içerden elinde bir zarf ile kapıya çıktığını gördü. Habercinin getirdiği mektubu alırken, kendi elindeki mektubu da Pâdişâha verilmek üzere verdi ve; Sultânımızın gönderdiği mektûbun cevâbıdır." buyurdu. Mektubu şaşkınlık içinde alan haberci, derhal mektubu sultâna götürdü ve gördüklerini anlattı. Sultan Birinci Ahmed Hanın gönderdiği mektup, daha açılıp okunmadan cevâbı gönderilmişti.Sultan AhmedHan, gönderilen bu mektubu heyecanla okudu. Deniyordu ki: "Allahü teâlâ insan vücûdunda arkayı, cansız mahlûklar da ise toprağı, en kuvvetli olarak yarattı. İnsan ile toprağın birbirlerine değmesi, bu iki kuvvetin bir araya gelmesi demektir. Böylece, Pâdişâhımızın arka üstü yere yatması ile bu iki kuvvet birleşmiştir. Dolayısıyla bu rüyâdan İslâmın temsilcisi olan pâdişâhımızın, küffâra karşı zafer kazanacağı anlaşıldı." Pâdişâh bu tâbiri pek beğendi ve; "İşte gördü ğüm rüyânın tâbiri budur." dedi. Derhal Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretlerine bin altın gönderdi.

Vehbi Tülek

Turhanzade Ömer Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

28 - Fazil Mustafa Paşa'nin Şehadeti

Vehbi Tülek

Fatihin Hocasi Molla GürÂnî

Vehbi Tülek

II. Murad Han devrinin meşhur Osmanlı âlimlerinden Molla Yegân, hacca gittiğinde, Kâhire'ye uğradı. Orada Molla Gürâni'yi tanıyıp, onun dine bağlılığını ve ilimdeki yüksek derecesini görünce, Anadolu'ya getirmek istedi. Lütuf ve iltifât göstererek berâber gelmesini söyledi. O da bu teklifi kabûl ederek, Molla Yegân ile birlikte geldi. Meşhur âlim Molla Yegân, hacdan döndüğünde Sultan İkinci Murâd Hanın otağına gidip, bir sohbet yaptı. Sohbet sırasında Pâdişâh; "Gezip gördüğün yerlerden bize ne armağan getirdin." diye sordu. Bunun üzerine Molla Yegân; "Tefsir, hadis ve fıkıh ilminde iyi yetişmiş bir âlim getirdim." diyerek, hiçbir milletin kültür târihinde görülmeyen durumu bildirdi. Sultan; "Şimdi nerededir?" deyince, "Dışarıda beklemektedir" cevâbını verdi. Bunun üzerine Pâdişâh, onu içeri getirmelerini söyledi. Molla Gürâni içeri girip selâm verdi. Sohbet sırasında Molla Gürâni'nin konuşması ve hâli, Pâdişâh'ın hoşuna gitti. Onu hemen dedesi Murâd-ı Hüdâvendigâr Gâzinin eski kaplıcadaki medresesine müderris tâyin etti. Daha sonra Yıldırım Medresesine müderris likle vazifelendiril di. Bir müddet bu vazifede kalan Molla Gürâni, Sultan İkinci Murâd Hanın oğlu Şehzâde Mehmed'in, yâni Fâtih'in yetiştirilmesiyle görevlendirildi.

64 - Sadik Sadrazam Sultanzade Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Sultan Adülaziz’in Avrupa Seyahati

Vehbi Tülek

3 - İstanbul'un Fethi (manzum Hikaye)

Vehbi Tülek

Mimar Koca Mehmed Ağa

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Ve Süleyman Rüşdi Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

hay Ateşbâz Hay!

Ateşbâz Veli ismiyle meşhur olan Yûsuf bin İzzeddin, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin meşhûr talebelerindendir. Hayâtı hakkında yeterli bilgi yoktur. 1285 (H.684) senesinde Konya'da vefât etti...
Mevlânâ hazretlerinin sohbetleri ile olgunlaşan Ateşbâz Veli, tasavvuf yolunda ileri derecelere kavuştu. Kendisini Mevlânâ hazretleri çok sevdiği için dergâhtan hiç çıkmak istemediğinden, ona dergâhın aşçılığı verildi. Böylece devâmlı hocasının sohbetlerinde bulunmaya ve ondan istifâdeye çalıştı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zeyneddîn-i Hâfî

Vehbi Tülek

Zeyneddin-i Hâfi hazretleri tasavvufta Halvetiyye yolunun kollarından Zeyniyye yolunun kurucusudur. 1356 (h.757)'de Horasan'da Hâf beldesinde doğdu. 1435 (H.838)'de Herât'ta vefat etti. sohbetlerinde buyurdu ki:

İyi Ve Kötü Huyları Öğrenmek Farzdır

Vehbi Tülek

Yâ Rabbî! Onlara Da Hidâyet Nasip Eyle

Vehbi Tülek

İbn-i Circîs  hazretleri evliyânın büyüklerinden ve Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Mevlânâ Hâlid-i Bağdadî hazretlerinin talebelerindendir. İsmi, Seyyid Dâvûd bin Süleymân’dır. 1222 (m. 1807) senesinde Bağdat’ta doğdu. 1299 (m. 1882) senesinde orada vefât etti. İlim öğrenmek için, Şam, Musul ve başka yerlere gitti. Mekke-i mükerremede on sene kadar kaldı. Bağdat’ta, zamanın en büyük evliyâsı olan Mevlana Hâlid-i Bağdadî hazretlerine talebe oldu. Evliyâlık yolunda çok yüksek derecelere kavuştu. Kıymetli eserler te’lîf etti. En meşhur eseri olan “Minhat-ül-vehbiyye” kitabından bazı kısımlar:

Fıkıh Ve Hadîs âlimi Abdülvâris Bin Saîd

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Gözünü Aldı Karşılığında Ne Verdi?

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Bin Abdurrahman

Vehbi Tülek

Bir Kızı, Süsleyerek Nil Nehri'ne Atarız!

Vehbi Tülek

Ben Ümmetim Için Çok Korkuyorum

Vehbi Tülek

Akıl, Iyiyi Kötüden Ayıran Bir Kuvvettir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hizir Ve Gelin

Hizir Ve Gelin

Birinci Cihan Harbi seneleri. Yokluk dizboyu. Rize. Anzer, halkın kendi tabiri ile Ancer. Dünyaca balı ile meşhur olan Ancer. Binlerce poleni ve şifayı içinde barındıran balıyla meşhur Ancer. Kış. Yaylacılık yapan Ancerlilerin bir kısmı aşağıya Rize'ye şehre inmemiş, kışlamışlar. Yazdan yığdıkları otlarıyla, mallarını kışdan çıkarıp, bahara eriştirmenin çabası içindeler. Evet hepsinin mal tabir ettiği koyunları, sığırları var, tektük birkaç tanesinin de kara kovanı var. Şifa niyetine ilaç niyetine küçük bir kavanozu dolduracak kadar balları olurdu çoğunun. O da kış bitmeden tükenir giderdi. Meryem. Lezgilerin kızı Meryem. Yeni gelin, beyini cepheye göndermiş. O da o kış yayla da kışlamış. Sabaha kadar kar yağmıştır. Tam kürekle yolu açayım deyip, kapıya yönelmekte iken, kapısı çalınır. Kapıyı açar. İhtiyar bir adam selam verir ve: -Kızım, ben Aşağı Ancerdenim, gelinim aş eriyor, canı bal çekti, Allah rızası için, bir iki kaşık bal verirmisin?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Geç Gelen Kurtarıcı

Helvaci Çocuk

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Keramete İnanmayan Âlim

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek