Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.004.477

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gaflet Uykusundan Daha Ağır Bir Uyku Yoktur

Ebû Hâmid el-Belhî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 854 (H.240) senesinde Türkistan’da Belh'te vefât etti. Önceleri Hâtem-i Es'am'ın talebesiydi. Ebû Turâb en-Nahşebî ve Ebû Hafs el-Haddâd ile sohbet etmiş, İbrâhim bin Edhem'i görmüştür.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Kanuni Sultan Süleyman Han Belgrad seferine çıkmıştı. Kaleye iki günlük mesafede son defa mola verdiler. Askerler, çevredeki çeşmelerden istifade edip abdest tazelemeye, su ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyorlardı. Çeşmelerden birinin yakınında bir manastır vardı. Bu manastırın baş rahibi, Osmanlı askerinin durumunu öğrenip haçlı ordusunu haberdar etmek için, manastırdaki rahibelerden birkaçını süsleyip, ellerine verdiği testilerle çeşmeye gönderdi. Rahibelerin geldiğini gören Osmanlı askeri, hemen çeşme başından ayrılıp rahibe lere sırtlarını döndüler ve testilerini doldurup gidinceye kadar kimse dönüp bakmadı. Rahibeler gelip durumu anlatınca, hemen kağıt kalem istedi ve haçlı ordusu kumandanına şunları yazdı:

Vehbi Tülek

Şehid Padişah Iii. Selim HÂn

Vehbi Tülek

Fransiz Kadinlarin İftar Ve Teravih Seyri

Vehbi Tülek

Çolak Hasan

Vehbi Tülek

Çolak Hasan yeniçeri olmak istiyordu. Acemi ocağına başvurdu. Fakat Ağa , onu ocağa kabul etmedi. Hasan'ın boynu büküldü. Sonra çolak elini gizlemek için bedenine yaklaştırdı ve kendi kendine;"Artık hiçbir zaman savaşa katılmayacağım, yeniçeri olamayacağım" diyerek evine gitti. Çolak eline aka baka ağlamaya başladı. Devrin büyük âlimlerinden Hoca Sadeddin Efendi, sarayın bahçesinde gezintiye çıkmıştı. Hasan'ın ağlama sesini duydu ve sesin geldiği tarafa yürüdü. Hasan'a niçin ağladığını sordu. Hasan, çolak elini arkasına saklayarak gözyaşlarını gizlemeye çalışıyordu. Sadeddin Efendi ona; "Derdini söyle de bir çaresini bulmaya çalışalım" dedi. Hasan;"Çaresini bulamazsınız" deyince, Hoca;"Sen yine de söyle" dedi.

Sağ Kolumu Kaybettim Ama Sol Kolum Var

Vehbi Tülek

Hergün Bin Akçe Dağitirdi

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Murad Ve Molla Fenari

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

7 Yaşinda Harbe Katildim

Vehbi Tülek

Allah Ne Derse Öyle Olur

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cemâleddîn Muhammed Fettenî

Cemâleddin Muhammed Fetteni hazretleri Hindistan'da yaşamış olan hadis âlimlerindendir. 914'te (m. 1508) Gucerât'ta doğdu. Burhâneddin Nâgûri gibi âlimlerden ders gördü. Hac için gittiği Hicaz'da Kâdiriyye ve Şâziliyye şeyhi Muttaki el-Hindi'ye intisap etti. Hindis­tan'a döndükten sonra ders vermeye başladı ve Gucerât'ı alan Ekber Şah'ın takdirini kazandı. 986 (m. 1578)'de vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şamlı âlim İbn-i Sâlim

Vehbi Tülek

Şamlı âlim İbn-i Sâlim Halveti hazretleri ilim tahsil edecek yaşa geldiğinde, fıkıh, Arabi ilimler ve daha başka ilimleri okudu. Bu ilimlerin tahsilini tamamladıktan sonra tasavvuf bilgilerini öğrenmek için çalıştı. Şeyh Eyyûb Halveti'den feyz alarak Halvetiyye yolunda ilerledi...

Sâbit El-benânî'yi Dinleyen Meçhul Zat!

Vehbi Tülek

İnsanın, Günâhlarını Unutması Gurûrdandır

Vehbi Tülek

İbn-i Îsâ hazretleri Osmanlı evliyasındandır. 902'de (m. 1496) Akhisar'da doğdu. İbrahim Tennûri'nin oğlu Şeyh Kasım Efendi'nin talebesi olan babası Mecdüddin Îsâ'dan hilâfet alarak Akhisar'daki tekkede onun makamına geçerek talebe yetiştirdi. 967 (m.1559)'da Akhisar'da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Beni Öldürmek Için Geldin

Vehbi Tülek

Şerâfeddîn Ebû Ali Kalender

Vehbi Tülek

Bahâeddin Ibn-i Akil

Vehbi Tülek

Sana Faydası Olmayan Sözü Terk Et

Vehbi Tülek

Akıllı Insan, Sâlih Ameli Terk Etmez

Vehbi Tülek

İnsanlar Fıkıhta İmâm-ı Azam'ın Çocuklarıdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Ahde Vefa

A'meş Ve Hanımı

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

A'meş Ve Hanımı

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek