Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.143.833

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâ, Mihnet Ve Sıkıntı Üzerine Kurulmuştur

Yekdest Ahmed Efendi, Muhammed Ma'sûm hazretlerinin yetiştirdiği yedi bin mürşid-i kâmilden biridir. Irak’ta Cüryân'da doğdu. 1707'de Mekke'de vefât etti. Ticâret için Cüryân'dan Hindistan'a gidiyordu. Yolda çoluk-çocuğunun tâûn hastalığından vefât ettiklerini haber aldı. Bu acı haberin etkisinde iken kervan eşkıyâ baskınına uğradı. Şakîler kervandakilerin bütün mallarını aldılar. Onun da mallarını aldıktan sonra sol elini bileğinden kestiler. Kendisine bu sebeple "Yekdest", tek elli denildi... Bütün bu sıkıntılara rağmen Rabbini zikrediyor ve sabrediyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çariçe Katerina Ve Osmanli Tokadi

Rus Çarı II. Petro'yu öldürterek, onun yerine tahta çıkan eşi Çariçe II. Katerina da amansız bir Osmanlı düşmanıydı. Bilhassa Ortodoksların Hamisi olduğunu ileri sürerek Rum ve diğer Ordtodoks azınlıkları ayaklandırmak için faaliyete başladı. Kocasını öldürmesinde kendisi ne yardım eden sevgilisi Prens Orlof kumandasında bir donanmayı İngiltere'ye gönderdi ve İngilizlerin himayesine sığındığını, eğer onlar da yardım ederlerse Osmanlıları birlikte yok edebileceklerini söyledi. Daha sonra bu donanma bir İngiliz amiralinin kumandasında Akdeniz'e açıldı ve Mora sahillerine geldi. Daha önceden Papazoğlu isimli bir Rum tüccarı para vadederek elde etmişlerdi. Bu adam, bütün Mora'yı dolaşarak bölgedeki papazlara Rusların göNderdiği hediyeleri dağıttı. Papazlar da halkı Osmanlı Devletine isyan etmeğe çağırıyorlardı. Fakat buna rağbet eden pek olmadı.

Vehbi Tülek

Kadizade Rumi (musa Paşa)

Vehbi Tülek

Buyurun Cenaze Namazina

Vehbi Tülek

Kadi’larin Maaşlari Az Olmamali!

Vehbi Tülek

Meşhur 15. asır Osmanlı tarihçisi Neşri merhûmun Tevârih-i Âl-i Osmân'ından kısmen sâdeleştirerek:"Bu Osmanoğulları doğru bir soydu: Nâ-meşrû hareket etmezlerdi. Âlimlerin 'yasakdır' dediklerinden kaçınırlardı. Osman ve Orhan Bey zamanındaki âlimler, tezvirlik ve fesatlardan âri idiler. Vaktâ ki Kara Rüstem Karaman'dan geldi, hile ve bid'at hâdis ola-başladı. Kadılar da azdı. İlimleriyle amel etmeyerek rüşvet almaya başladılar. Suç baştan aşınca, Bâyezid Han kadıları teftiş ettirdi; her birinde bir türlü fesat buldu ve karar verdi. Ne kadar kadı varsa, hepsini Yenişehir'de bir eve doldurdu. Etrafına odun yığdırarak bu zâlim kadıların hepsi yansın diye ateşe vermeyi buyurdu.

Koca Seyid

Vehbi Tülek

Akka’da Durdurulmasaydim Bütün Doğu’yu Ele Geçirebilirdim

Vehbi Tülek

Tek Kollu Reis

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Koca Yusuf

Vehbi Tülek

Molla Hayali Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Sadece Emredileni Yaptik

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mustafa Hâki Efendi

Mustafa Hâki Efendi, Tokat velilerinden olup, Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendinin yeğenidir. Doğum târihi belli değildir. 1920 (H.1338) senesinde İstanbul'da vefât etti. Kabri Fâtih Câmii bahçesindedir.
Mustafa Hâki hazretleri sohbetlerde umumiyetle Eshâb-ı kirâm sevgisinden bahsederdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İnsanlardan Korktunuz Da Benden Korkmadınız

Vehbi Tülek

Kâdı İzzeddîn hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 694 (m. 1295)’de Şam’da doğdu. 767 (m. 1365) senesinde, hac için gittiği Mekke’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bâzıları:

Ebül-abbâs El-basîr

Vehbi Tülek

Rabbinizin Huzurunda Hesaplaşacaksınız

Vehbi Tülek

Nişancızâde Ahmed Efendi Kanuni ve İkinci Selim zamanı Osmanlı âlim ve kadılarındandır. 934 (m. 1527)'de İstanbul'da doğdu. 986 (m. 1578)'de hacdan dönerken, Şam'da vefât etti. "Beydâvi tefsirine ta'likât" isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

resûlullah'ın Sana Selâmı Var

Vehbi Tülek

Kendini Din Adamı Sanıyorsun

Vehbi Tülek

Cömertliğin En Yüksek Derecesi

Vehbi Tülek

Miskâlî Efendi

Vehbi Tülek

Nefis Kaplan, Şeytan Ise Köpek Gibidir

Vehbi Tülek

Harran'dan Yükselen Nur Fahrüddîn İbni Teymiyye

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Firkateyne Bininiz

A'meş Ve Hanımı

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Arafatta Görüşürüz

Karşılık Beklemiyorum

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek