Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.543.930
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Sultan II. Abdülhamid Han devri, dış politikada Osmanlı devletinin en başarılı olduğu bir dönemdir. Bütün Avrupa devletlerini idare ederek, iç savaş yapmadan 33 yıl geçmişti. 19. yüzyıl sonlarında Rusya, sınırlarını Japon denizine kadar genişletti ve yayılmacı siyaseti, uzakdoğu için de bir tehdit unsuru olmuştu. Bu yüzden Japonya İmparatorluğu, Rus tehlikesine karşı Osmanlı devleti ile işbirliği yapmayı kararlaştırdı. Aynı yıllarda Rusya, Osmanlı devletine karşı büyük bir askeri harekata hazırlanıyordu. Sultan Abdülhamid, tek başına Rus orduları ile başa çıkmanın çok zor olacağını bildiği için, Japonya ile yapılacak bu işbirliği sayesinde bir müttefik kazanacak ve eğer Rusya Osmanlı devletine saldırmadan önce, Japonya'nın Rusya'ya savaş açarsa, böyle bir felakete uğramayacaktı. Bu sebeple Japon İmparatorunun amcası, Türk-Japon dostluğunun tesisi için 1897'de İstanbul'a geldi. Padişah tarafından mükemmel bir şekilde ağırlanan Prens, memnun bir şekilde ülkesine döndü.
15 Mayıs 1570'de Kıbrıs'ın fethi ile görevlendirilen Lala Mustafa Paşa, 1570 Mayıs' ında adaya asker çıkardı. Önce Lefkoşe ve sonra Magosa'da yaptığı şiddetli çarpışmalar ve muhâsaradan sonra bir yıl içinde kaleyi fethetti. Anadolu Türklerini yerleştirip idâri teşkilâtı kurduktan sonra, 15 Eylül 1571'de adadan ayrıldı ve büyük karşılama merâsimi, gürleyen top sesleri arasında İstanbul'a geldi. 1578 yılında İran orduları tarafından ülkeleri istilâ edilen sünni Dağıstan, Şirvan ve Gürcistan beylerinin ağır İran tazyikleri karşısında Osmanlı Devletinden yardım istemeleri veİran kuvvetlerinin Irâk'ta Osmanlı topraklarına tecâvüz ederek 29 Mayıs 1555 Amasya antlaşmasını bozmaları üzerine İran'a karşı harbe karar verildi. Divân-ı Hümâyûnda yapılan toplantı sonunda tecrübeli vezir Lala Mustafa Paşa, İran Serdârı tâyin edildi.
Abdurrahman bin Muhammed İdrisi hazretleri hadis hafızıdır. 325'te (937) Semerkant'ta doğdu. Hadis tahsili için gittiği Bağdat'ta Dârekutni'den çok sayıda hadis yazdı. Memleketine dönerek bir çok talebeye hadis öğretti. 405 (m. 1015)'de vefat etti. Şöyle nakleder:
Ebû Muhammed Müzhirüddin Harezmi rahmetullahi aleyh, hadis, târih, tasavvuf ve Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 492 (m. 1099)'da Harezm'de doğdu. 568 (m. 1173)'de aynı yerde vefât etti. "El-Kâfi" kitabı meşhûrdur. Bu eserinde, "Ahirete İman" bahsinde buyuruyor ki:
İkinci Bâyezid Han Venediklilerin elinde olan ve Akdeniz'deki Osmanlı hâkimiyetinin kurulmasına engel teşkil eden Lepante (İnebahtı) ve Navarin limanlarıyla, Modon ve Koron kalelerini bir an önce fethetmek istiyordu... Sultan İkinci Bâyezid Han karadan, Kaptan-ı derya Küçük Dâvûd Paşa da denizden 270-300 parçadan kurulu donanma ile 1499 yılı baharında Gelibolu'dan hareket etti. Devrin meşhur denizcilerinden; Kemâl, Burak, Kara Hasan ve Herek Reisler de aralarına katılmışlardı...
Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider.
Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var. -Buyurun, iyi bir şeyle biliyorsan söyle.