Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.747.124

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tasavvuf Ehlini Sev Ve Kitaplarını Oku!

Şerîf el-İdrisî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Hazret-i Hasan soyundan olup, şerîflerdendir. 1614 (H.1023) senesinde Mağrib (Fas) beldelerinden Miknâset-üz-Zeytün denilen yerde doğdu. 1674 (H.1085) senesinde orada vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

91 - Kanuni Sultan Süleyman Ve Şövalyeler

26 Ağustos 1526...Osmanlı ordusu Mohaç ovasında...Güneş henüz doğmamış!Başlarında Cihan Padişahı Kanuni Sultan Süleyman Han. Muhteşem Otağ-ı Hümayun, "Hünkar Tepesi"ne kurulmuş. Burası ovanın en yüksek noktası. Osmanlı ordusunun mevcudu 100.000'i buluyor. Sağ kanada Anadolu Beylerbeyi Behram Paşa, sol kanada Vezir-i Azam Damat İbrahim Paşa kumanda ediyorlar. Öncü kuvvetlerin başında meşhur Akıncı Sultanoğlu Gazi Bali Bey, artçı kuvvetlerin başında ise Gazi Hüsrev Bey bulunuyordu. Yavuz Sultan Selim Han, bu iki cesur akıncı beyinin de öz dayılarıydı. Osmanlılarda bulunan yeni dökülmüş 300 kadar ağır top, dünyada henüz görülmemişti.200.000 kişilik düşman ordusunun 50.000'i Papalık, Lehistan, Çek, Slovak, Hırvat, askeri idiler. Macar kralı II. Layoş'un imdat istemesi üzerine yardıma gelmişlerdi. Yardıma gelmişlerdi. Onların da 100 kadar topu.

Vehbi Tülek

Kanuni Adina Yemin Eden Çavuş

Vehbi Tülek

Devletin İki Kanadi

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Murad Ve Molla Fenari

Vehbi Tülek

Molla Fenâri hazretleri, 1419 (H.822) yılında, ilk defâ Hicaz'a gidip hac yaptı. Hacdan dönerken, Mısır Sultânı Melik Müeyyid, Mısır'da kalarak ders vermesini ricâ etti. Bir müddet kalıp, ders okuttu. Birçok ulemâ ve evliyâ ile sohbet etmiş ve çeşitli meseleleri muhâsebe ve müzâkere etmişlerdir. Bu yolculuğu esnâsında Kudüs-i şerifi de ziyâret etmişti. Çelebi Sultan Mehmed Hân dâvet edince, Bursa'ya geldi. Bu haccında Medine-i münevverede iken, orada vefât eden büyük veli Şâh-ı Nakşibend'in halifesi Muhammed Pârisâ'nın cenâze namazında bulundu.

Akillilarin Duraği

Vehbi Tülek

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

İpek Tüccarlari

Vehbi Tülek

Yahya Efendi Ve Rum Denizci

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli Hazretlerinin Nasihati

Vehbi Tülek

Sultan Adülaziz’in Avrupa Seyahati

Vehbi Tülek

Ne Oldum Dememeli

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ödünç Vermek Müstehaptır

Mecdüddîn Muhammed Üsrûşenî hazretleri Hanefî fıkıh âlimidir. 592’de (m. 1196) Mâverâünnehir’de Fergana'da doğdu. Babasının hocası Burhâneddin Merginânî ve Zahîrüddin Muhammed Buhârî’den ilim tahsil etti. 637 (m. 1240)’ta vefat etti. “el-Fusûl fi’l-muâmelât” isimli eseri, alışveriş ve benzeri meseleleri anlatır. Bu kitabında şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Günâh Üstüne Günah!..

Vehbi Tülek

Ali bin Beşşâr hazretleri, Hanbeli mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velilerdendir. 925 (H.313) senesinde Ürdün'de bulunan Akabe'de vefât etti. Hikmetli sözleri çoktur. Buyurdu ki:

İhlâslı Amel Ve Gayret Talebeliğin Şartıdır

Vehbi Tülek

Hırsızlık Yapan Allah'ın Gadabına Uğrar

Vehbi Tülek

Muhammed Zücâci hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan'da Nişâbur'da doğdu. Evliyânın büyüklerinden Cüneyd-i Bağdâdi, Ebû Osman en-Nûri, Ruveymâ, İbrâhim Havvâs hazretlerinin sohbetlerinde yetişip kemâle geldi. Mekke-i mükerremede ikâmet etti. Kırk sene Mescid-i Harâmdan ayrılmadı. 959 (H.348) senesi Mekke-i mükerremede vefât etti.

Ölülerin Ruhları Bazen Cesetlerine Gönderilir

Vehbi Tülek

Âdem Aleyhisselâm

Vehbi Tülek

Ümmetimin âlimlerine Saygılı Olunuz

Vehbi Tülek

Muhabbet, Öyle Ince Bir Yoldur Ki

Vehbi Tülek

Muh­yiddîn­-i A­rabîye ­dil U­za­tan Ho­ra­san­lı

Vehbi Tülek

Ölülere Kabirlerinde Ezâ Etmeyiniz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Yirmi Saniyede

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Delik Kova

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek