Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.408.152

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Bizi Ve Sizi Belâlardan Korusun

Bedî'uddîn Sehârenpûrî hazretleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Onun zamanında Hindistan’da Sehârenpûr şehrinde yaşadı. İmâm-ı Rabbânî hazretlerine talebe olmadan önce memurluk yapıyordu. Serhend'e giderek onun sohbetlerinde kemale geldi ve İmâm-ı Rabbânî hazretleri, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye icâzet verip, memleketine gönderdi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye yazdığı bir mektup aşağıdadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

CÂmide Nargile

Süleymâniye Câmii, Mimar Sinan'ın kalfalık (Selimiye ustalık) eseridir. Câmi ile bir külliye hâlinde olan bu eser Kanuni Sultan Süleyman Hân zamanında 1550' de başlanarak 1556'da bitirildi.Avlusu ile birlikte dikdörtgen şeklindeki câminin harem kısmı, 68x63 m dir. 26,50 m kutrunda ve 53 m yükseklikte olan düz pandantifli kubbe, dört kalın kemer üzerinde oturmak ta ve kâidesinde yuvarlak kemerli 32 pencere bulunmaktadır. Câmi 138 pencereden ışık alır. Akustik ve havalandırma düzeni bir mimâri şâheseridir. Mimar Sinan, Süleymâniye Câmii'ni yaptığı sırada birtakım kimseler; "Câmi içinde nargile fokurdatır durur" diye, kendisini Kanuni Sultan Süleyman Hân'a şikâyet ederler. Kanuni, âni bir baskın yapar. Hakikaten Mimar Sinan'ı nargile fokurdatırken bulur. Fena hâlde canı sıkılır. Sert bir sesle "Bre bu ne hâldir?" diye çıkışır. Mimar Sinan gâyet soğukkanlı "Pâdişahım, bu nargileyi burada bulundurmamın sebebi, fokurtusu içindir. Dikkat ederseniz, Tömbekisi (tütünü) yoktur. Fokurduyan suyun sesi bana câmide okunacak Kur'ân-ı kerim seslerinin her tarafa yayılmasını sağlamak için lüzumlu tedbirleri almama yardım etmektedir." diye cevap verir. Mimar Sinan bu tedbiriyle, bugün ancak modern tiyatro binalarında görülebilen akustik tertibatı, yâni ses yankılanması ayarını, 16. asırda yapmış oluyordu.

Vehbi Tülek

54 - Taziya Muska

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Varna Zaferi

Vehbi Tülek

Sultan II. Murad ile Macaristan arasında imzalanan Segedin anlaşması (12 Temmuz 1444), kral Ladislas tarafından bozuldu. Maksat, Osmanlıları Balkanlardan atmaktı. Bu sebeple bir çok Avrupa devletinin katılmasıyla Osmanlılara karşı bir haçlı ordusu teşkiledildi ve harekete geçtiler. 100.000 kişilik bu ordu, Tuna'yı geçerek Bulgar istan'a girdi ve Varna'yı muhasara etti. Bu tehlikeli durum karşısında ordusunun başına geçen Sultan II. Murad, 10 Kasım 1444'de Varna limanı karşısında haçlı ordusuyla karşı karşıya geldi. Muharebe başlamadan önce Sultan Murad iki rekat namaz kıldı ve:"Yâ Rabbi! Mü'min kullarını benim günahımın çokluğundan dolayı düşman karşı sında aciz bırakma! Habibin hürmetine bizleri muhafaza et ve bizleri muvaffak eyle!" diye dua etti.

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

Bu Ne Müfsidane Teklifdir!

Vehbi Tülek

Avrupa'daki Osmanli Korkusu

Vehbi Tülek

Kadi’larin Maaşlari Az Olmamali!

Vehbi Tülek

Osmanli Ordusundaki Tertip Ve Düzen

Vehbi Tülek

Kur’an-i Ker0me Hürmet

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Resûlullahın Kabr-i Şerîfini Ziyaret Hakkında

Hayati Ahmed Efendi Osmanlı fıkıh âlimidir. 1166 (m. 1753)'de Elbistan'da doğdu. Elbistan Müftüsü Seyyid Ahmed Efendi'nin oğludur. Tahsilini tamamladıktan sonra Elbistan'da on yıl kadar müftülük yaptı. İstanbul'a gi­derek Ayasofya Medresesi'nde müderris oldu. 1229 (m. 1814)'de İstanbul'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Yardımı, Herkesin Niyetine Göredir

Vehbi Tülek

Sâlim bin Abdullah hazretleri Tâbiînin büyük fıkıh âlim ve velîlerinden olup hazret-i Ömer'in “radıyallahü anh” torunudur. Babası Eshâb-ı kirâmdan büyük âlim Abdullah bin Ömer “radıyallahü anh” hazretleridir. Babasının terbiyesinde yetişip, çok büyük derecelere kavuştu. Babasından ve Tâbiînden Saîd bin Müseyyib'den hadîs-i şerîf dinleyip, rivâyet etti. Büyük fıkıh âlimi olup, bir kavle göre Medîne-i münevveredeki yedi büyük fıkıh âliminden biridir. Mezhep sâhibi imâmlarındandı. Fakat mezhebi bütünüyle kitaplara geçirilmeyip, unutulduysa da, bâzı ictihadları temel kitaplarda yazılıdır. 725 (H.106) senesinde vefât etti.

Muhammed Bin Mensur Sem’ânî

Vehbi Tülek

Kitap, Sünnet İcmâ Ve Kıyâs

Vehbi Tülek

Fahr-ül-İslâm Pezdevi hazretleri Fıkıh ve kelâm âlimlerinin büyüklerindendir. 421 (m. 1030)'de doğdu. 493 (m. 1099)'da Buhârâ'da vefât etti. Fıkıh usûlüne dâir yazdığı kitapta buyuruyor ki

Ferîdüddîn-i Attâr Ve Bir Garip Derviş!..

Vehbi Tülek

Fıkıh âlimi Arabî Feştâlî

Vehbi Tülek

Muhammed Aleyhisselam

Vehbi Tülek

Ben Yeryüzüne Halîfe Halk Ediciyim

Vehbi Tülek

İnsanın Sermâyesi, Dîni Ve âhiretidir

Vehbi Tülek

İki Cihânın Bedbahtı Bel'am Bin Baura

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Bana Delil Getir

Sünnet Akçesi

Gerçek Zehir

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

At Hirsizi

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek