Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.320.746

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sırat Hem Dünyada Hem De Ahirette Vardır

İsmail Rusûhî Efendi Osmanlı evliyasındandır. Ankara'da doğdu. İlk tahsilini orada yaptı. Bayrâmiyye yoluna girip feyz aldı. Konya’ya giderek Mevlevî şeyhi olan Çelebi Bostan Efendi’nin talebesi oldu. Sonra İstanbul’da Galata'daki Mevlevî dergâhına şeyh tayin edildi. 1630 (H.1040) senesinde İstanbul'da vefat etti. Vefatına yakın şöyle dedi: "Yazdığımız eserlerle yaptığımız hizmetler, bu yolda kalpleri zayıf olanların itikatlarını kuvvetlendirmiş ve muhaliflere karşı bir müdafaa olmuştur. İşimiz tamamlandı." Bu sözleri ile vefatlarının yakın oluşunu işaret etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanuni’nin Mevlana’yi Ziyareti

Kânûni Sultan Süleymân Han 11 Haziran 1534'te Irakeyn seferine çıktığında 20 Temmuz'da Konya'ya geldi. Burada otağını kurup birkaç gün kaldı. Bu esnâda Konya'da medfûn bulunan başta Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi olmak üzere velilerin kabirlerini ziyâret etti. Kânûni, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin türbesi yanında dervişlerin namaz kılacakları, âriflerin duâ edip yalvaracakları bir mescid yaptırdı. Ayrıca Behâeddin Sultan Veled hazretlerine âid eski ve yıkık bir medreseyi tâmir ettirip yeniledi. Bu sırada Çelebi Hüsrev hazretleri de dâhil olmak üzere mevlevi şeyhlerinin sohbet meclislerinde bulunup duâlarına kavuştu.

Vehbi Tülek

Borcun VÂdesi

Vehbi Tülek

Elçimizin Devlet Ve Tuvalet Dersi

Vehbi Tülek

Hemen Tayin Edelim

Vehbi Tülek

Seyyid Yahyâ Efendi şöyle anlatmıştır: "Sultan Bâyezid Hân Câmi-i şerifi avlusunda, oyma ustalarından Kefelizâde İbrâhim Halebi adında bir zâtın dükkanında, ilim-irfân sâhibi, kıymetli zâtlar toplanıp sohbet ederlerdi. Arasıra Mehmed Emin Efendi de öğle namazından sonra o dükkanı teşrif eder, dostları ile çok kıymetli sohbeti olurdu. Bir gün yine böyle hoş bir sohbet sırasında medhedilen iyi vasıflı bir kâdı (hâkim) o dükkana geldi. Kâdıasker, bu kâdıya, bir meseleden dolayı dargın olduğu için, bir makâma tâyin edilmesi gerektiği hâlde ona; "Ben kâdıasker olduğum müddetçe, sana kadılık vazifesi vermem!" diyerek yemin ettiğini ağlayarak anlattı. Dükkanda bulunanlar bu hâdiseye çok üzüldü.

Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

İrlanda'dan Osmanli'ya Şükran

Vehbi Tülek

Prut Harbi

Vehbi Tülek

Çolak Hasan

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

Akçakoca Kalesi

Vehbi Tülek

Sakinan Göze Çöp Batar

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahü Teâlâ, Tövbe Edenleri Sever

Seyyid Müştak Efendi Anadolu'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. 1758 (H.1172) senesinde Bitlis'te doğdu. Hasan Şirvânî'nin sohbetlerinde bulunup talebelerinden oldu. İcâzet ile şereflendi. 1790-1814 senelerinde İstanbul'a geldi. 1831'de (H.1247) Muş'ta vefat etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gördüm Ki, Insanların Çoğu Gâfildir

Vehbi Tülek

Abdullah bin İbrâhim Mirgani hazretleri Hicaz evliyasındandır. Mekke'de doğdu. Soyu, baba tarafından seyyid, anne tarafından şeriftir. Mekke'de Seyyid Yûsuf el-Mehdeli adlı Üveysi bir şeyhe intisap ettikten sonra Tâif'e giderek taliplerini yetiştirdi. 1208'de (1793) orada vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Kuşadalı Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Bilmiyorum Demek, Ilmin Yarısıdır

Vehbi Tülek

Bekir el-Esrem hazretleri büyük fıkıh ve hadîs âlimidir. 260 (m. 873) târihinde vefât etti. Ahmed bin Hanbel’in talebesidir. Ondan çok mes’eleler nakletti. Bunları mevzûlarına göre yazdı. Hikmetli sözleri pek çoktur. Onlardan bazıları:

Molla Cafer Çelebi

Vehbi Tülek

Yemen'den Yükselen Nur Abdullah-i Hadramî

Vehbi Tülek

Cömert Cennete, Cimri Cehenneme Yakındır!

Vehbi Tülek

Debbâğ Abdurrahman

Vehbi Tülek

Dünyaya Düşkün Olmayan âlimler

Vehbi Tülek

Pîr Ali Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Cünnetü'l-esmâ

Zalimlere Dersini Verdi!

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Bunlar Şarapti

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek