Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.694.093

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Müjde! Sâlih Bir Evlâdın Olacak!

Seyyid Eska hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Mekke-i mükerremede doğdu. 1567 (H.974) senesinde, orada vefât etti. İlk tahsilinden sonra zamânında bulunan büyük İslâm âlimlerinin derslerinde bulunarak yetişti. Bir taraftan da tasavvuf yolunda ilerledi. Abdullah Kuşeyri'den ve Medîne'de bulunan Ali Müttekî Hindî'den tasavvuf yolunda icâzet aldı. Hırka giydi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Biz Senden Daha Nica Hizmetler Bekleriz

Osmanlı Devleti zamanında serhat diyarlarına "genç adamlar memleketi" denirdi. Çünkü serhat gazileri düşmanla durmadan mücadele eder, memleket sınırlarını her türlü tehlike ve saldırıdan uzak bulundurmak için daima can alıp can verirlerdi. Bu yüzden de ihtiyarlık denilen derde uğramadan genç yaşta şehitlik mertebesine ererlerdi. Onların bu fedakarlık ve yiğitlilik barajı sayesinde Osmanlı vatandaşları mesut ve rahat yaşarlardı.Serhatler daimi savaş bölgesiydi. Bu yüzden serhat kaleleri her zaman efsanevi menkıbelere şahit olurdu. Bunlar bazen düşman eline geçer ve bir süre öyle kalır, sonra yine Osmanlılar tarafından zapt olunurlardı. Düşman eline geçen kaleler için elçilerle görüşülürken "Kralınızda emanet olan Padişah kalesi" tabiri kullanılır ve bu suretle onun er geç geri alınacağı anlatılmak istenirdi.

Vehbi Tülek

Elçimizin Devlet Ve Tuvalet Dersi

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Mehmed Emin Tokadi

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Mehmed Ve Cahidi Efendi

Vehbi Tülek

Bir gün Ahmed Câhidi Efendi, Çanakkale'ye geçmek için Kilidü'l-Bahr iskelesine geldi. Parası olmadığı için zamânın kayıkçıları kendisini kayığa almadılar. Üzgün bir hâlde dönüp evine geldi. Kendisini gören hanımı Kerime Hâtun niçin gitmediğini sordu. Câhidi hazretlerinin kayığa alınmadığını söylemesi üzerine de; "Al şu seccadeyi de bin üzerine, Çanakkale'ye geç-gel." dedi. Bu şekilde Çanakkale'ye geçen Câhidi Efendiyi gören kayıkçılar şaşırıp kaldılar. Böylece onun büyük bir veli olduğunu anladılar.Talebelerinden birisinin sohbet esnâsında kalbin ne şekilde terbiye edileceğine dâir sorduğu suâle Ahmed Câhidi hazretleri şu cevâbı verdi:

Fatih’in Adaleti

Vehbi Tülek

Görev Şuuru

Vehbi Tülek

Mum Donanmasi

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Garip Derviş

Vehbi Tülek

Kanuni'nin Büyüklüğü Ve A.b.d. Ki, Portresi

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz İnithar Mi Etti, Şehid Mi Edildi?

Vehbi Tülek

Eğri Seferi Ve Şemseddin Sivasi Hazretleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bu, Altından Daha Kıymetli Bir Cevaptır

Kerimzâde Mehmed Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 975 (m. 1568)'de İstanbul'da vefât etti. İmâmı a'zam Ebû Hanife hazretlerinin üstünlüğünü anlatırken şunları söyledi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şeyh Mahmud Efendi

Vehbi Tülek

Halevi Mahmud Efendi, Halveti tarikatı şeyhlerinden ârif bir zat olup İstanbulludur. Pederi Ahmed Ağa Saray-ı Hümayun helvacıbaşısı olduğu için "Halevi" mahlasını seçti. Sümbüliyye tarikatında kemale erdi ve icazet alarak talebe yetiştirdi. 1064 (m. 1653)'de vefat etti. "Cam-ı Dilnüvaz" isminde bir eseri vardır. Bu kitabında şöyle yazmaktadır:

İmânı Kavi Ümmi!..

Vehbi Tülek

Onlar Ne Isrâf, Ne De Cimrilik Ederler

Vehbi Tülek

Şemsüddîn Muhammed Şirbînî hazretleri Şâfiî fıkıh âlimidir. Mısır’ın Şirbîn köyünde doğdu. Tahsil için Kahire’ye gitti. Zekeriyyâ Ensârî ve Şehâbeddin Remlî’nin derslerine devam etti. İcazet aldıktan sonra Mansûrî Külliyesi’nde tefsir hocalığına tayin edildi. 977 (m. 1570)’de Kahire’de vefat etti. “Muğni’l-muhtâc” isimli eseri, Nevevî’nin “Minhâc” şerhidir. Bu kitabında şöyle buyuruyor:

Allahü Teâlâ, Sizin Için Kolaylık Istiyor

Vehbi Tülek

Abdestte Kullanılan Suya "müstamel Su" Denir

Vehbi Tülek

Âlemin Dışı Güzel Içi Ibrettir

Vehbi Tülek

Kâfirlerin Yaptığı Faydalı Işler

Vehbi Tülek

Zındıkların Îtikatlarından Allahü Teâlâya Sığınırız

Vehbi Tülek

Mümin, Selâmet Kapısına Girmiştir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Sarayda İftar

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek