Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.595.510

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beni Eve Götürün Artık Ömrümüz Bitmiştir

Hüsâmeddîn Çelebi Mevlânâ Celâleddîn Muhammed Rûmî hazretlerinin en önde gelen talebesi olup, onun halîfesi, vekîlidir. Konya’da doğdu. Mevlânâ, Çelebi Hüsâmeddîn'i pek ziyâde severdi. Mevlânâ hazretleri derse gelmediği zamanlar talebelere ders verirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Git Zavalli Oyuncak

Preveze zaferinden üç yıl geçmişti. Alman İmparatoru Şarlken, Cezayir'i Osmanlı devletinden ayırmak için harekete geçti. Maksadı Kuzey Afrika'dan Osmanlıları çıkarmak ve buraları Hristiyanlaştırmak idi. Bu maksatla 516 gemiden müteşekkil muazzam bir donanma hazır ladı. Andrea Doria kumandasındaki bu donanmada 35.000 asker, 400 Malta şövalyesi bulunuyordu. İmparatorun bizzat katılacağı bu sefer de kendisine en büyük İspanyol, İtalyan ve Alman asilzadeleri de refakat ediyorlardı. Şarlken'in zafer alayını seyretmek için, İspanyol, İtalyan ve Alman düşes, markiz ve kontesleri de gelmişlerdi. Avrupa yüksek sosyetesinin en kibar hanımları ve genç kızları bu zafer alayın da İmparatorun yanında bulunmak fırsatını kaçırmak istemiyorlardı.

Vehbi Tülek

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

Yapmasini Değil, Satmasini Bilirim

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu Dede Molla isimlizâtın bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar birköylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunufarketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyredenSultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunuaçık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonraişine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönülbağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar.

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Adülhamid Suikasti

Vehbi Tülek

Artik Göç Vakti Geldi

Vehbi Tülek

Savaşin Zorluklarina Katlanmadan Zafere Ulaşilamaz

Vehbi Tülek

Osmanli Sinirlarini Atlas Okyanusuna Kadar Genişleten Padişah

Vehbi Tülek

“müfti’s-sekaleyn” Ne Demektir Ve Kimdir?

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hanefi'de Namazın Sünnetleri

Mehmed Şerif Efendi 109. Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1130'da (m. 1717) doğdu. Medrese tahsilinden sonra kadılık, Anadolu, sonra Rumeli kazas­kerliği yaptı. Nihayet şeyhülislâmlığa getirildi. 1204'te (m. 1790) vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kâinâta Ibret Nazarı Ile Bakan Görür!

Vehbi Tülek

Hocazâde Mustafa Efendi, Fâtih Sultan Mehmed devri Osmanlı âlimlerinin en büyüklerindendir. Bursa'da doğdu. Hızır Bey Çelebinin derslerine devam etti. Bursa ve İstanbul'da müderrislik, Edirne kâdılığı ve İstanbul müftiliği yaptı. Emekli olunca Bursa'ya döndü. 1488 (H.893) senesinde Bursa'da vefât etti. "Tehâfüt-ül-Felâsife" adlı eseri meşhûr olmuştur. Bu kitabında şöyle anlatır:

Çalışabilecek Kimsenin Dilenmesi Câiz Değildir

Vehbi Tülek

acı Çorba Muhammed Efendi

Vehbi Tülek

Evliyânın meşhûrlarından Akşemseddin hazretlerinin oğlu Fadlullah Efendinin hizmet ve sohbetlerinde yetişip kemâle gelen Şeyh Muhammed Efendi, zâhiri ve bâtıni ilimlerde derin âlim ve veli bir zât oldu. İlim tahsilini tamamlayıp kemâle geldi. Tasavvufta yüksek derece ve olgunluklara kavuşup, kendisini ibâdet ve tâata verdi.

Namaz Kılan, Dînini Sağlamlamış Olur

Vehbi Tülek

Adâlet, Herkese Lâzım Olan Bir Sıfattır

Vehbi Tülek

Tasavvuf, Baştan Başa Edeptir

Vehbi Tülek

Alemdar Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Şemseddîn Ibn-i Münîr

Vehbi Tülek

Tasavvuf, Allah'a Yakınlık Demektir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Karşılık Beklemiyorum

Karşılık Beklemiyorum

Mevlânâ Sadeddin Kaşgari hazretlerinin talebelerinden Şemsüddin Muhammed Ruci hazretleri anlatır:Pirimiz Mevlânâ Sadeddin Kaşgari Hazretlerinin halka­larında bir genç vardı ki, riyazet, hâl ve aşk ifadesinde en ileri derecedeydi. O da benim gibi bir güzele tutulmuştu. Böylece bâ­tınında biriktirdiği kıymeti bir lâhzada o tarafa devretmişti. Al­tından ve neceften hediyemsi bir şey alıp o güzelin geçeceği yola bırakmış ve onu geçenlerden birinin almaması için de bir kenara gizlenmişti. Fikrince sevgilisi oradan geçecek ve hediyeyi görüp alacaktı. Fakat kimden ve nasıl geldiğini bilemeyecekti. Ben va­ziyeti öğrenince ona dedim ki :

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Sünnet Akçesi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Yuhçu Baba

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek