Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.232.658

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yüzükoyun, Şeytanların Uyuma Şeklidir!

Vasfî Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. 1733 (H.1146) senesinde Nâzilli'de doğdu. 1801 (H.1216) senesinde aynı yerde vefât etti. Zamânının usûlüne göre birçok hocalardan ilim tahsîl etti. Ayrıca, babasından tasavvuf dersleri alıp yetişti. Talebelerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ermeni Tehciri

Bir Yalanla İki Kelleyi Kurtardin

Meyyitezade

SelÂmetle Gidip Gel

Allah'ın Emaneti

Helvaci Çocuk

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osman Gazi’nin Rüyasi

Edebâli hazretlerinin kendi parasıyla yaptırıp talebelerine ders verdiği Bilecik'teki zâviyesini ziyâretlerinden birinde, Osman Bey bir rüyâ gördü. Rüyâsını hocası Edebâli hazretlerine anlattı. Osman Beyin rüyâsında, Edebâli hazretlerinin koltuk altından çıkan bir nûr, gelip Osman Beyin göğsüne girdi. O nûrun girmesiyle, Osman Beyin karnından bir ağaç peydâ oldu. Birden dallanıp budaklandı. Dalları çok yükseklere ulaştı. Altındaki nice dağlar ve nehirleri gölgeledi. Onun gölgesindeki dağ ve nehirlerden birçok insan gelip istifâde etmeye başladığı sırada, Osman Bey uyandı. Edebâli hazretleri, Osman Beyin böyle bir rüyâ görmesine çok sevindi. Onun yapacağı büyük hizmetlerde, kendisi nin de nasibi olmasına çok şükretti. Osman Beyin bu güzel rüyâsını şöyle tâbir etti: "Oğul sen, Ertuğrul Gâzi oğlu Osman, babandan sonra "Bey" olacaksın, kızım Mâl Hâtunla evleneceksin. Benden çıkıp sana gelen nûr budur. Sizin asil ve temiz soyunuzdan nice pâdişâhlar gelecek. Onlar, nice devletleri bir çatı altında toplayacaklar. Allahü teâlâ, nice insanın huzur ve saâdete kavuşmasına, din-i İslâmla şereflenmesine senin neslini vesile edecek." dedi. Osman Beyi tebrik etti. gözünün nûru kızını, bu mübârek insana nikâh etti. Osman Beyin, Mâl Hâtunla izdivâcından Orhan Bey dünyâya geldi.Edebâli hazretleri, dâmâdı tarafından kurulan Osmanlı Devletine mânevi güç verdi. Sultan Osman Gâzinin hürmet ettiği, her hususta istişâre edip danıştığı en yakın yardımcılarından oldu.

Vehbi Tülek

Mesih Paşa Vezir Olur Mu?

Vehbi Tülek

Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Fatih'in bilime olan hizmetlerine tanıklık eden anıtların en önemlisi, kuşkusuz camisinin etrafına yaptırdığı medreselerdir... Ancak ilk medrese eğitimi, fetihten hemen sonraki günlerde cami haline getirilen Ayasofya'da başlamış ve caminin yanındaki papaz odaları boşaltılarak öğrencilerin buralarda kalmaları sağlanmıştır. Molla Hüsrev'in başmüderrisliğe getirildiği bu ilk öğretim kurumunda, İstanbul'un ilk kadısı,Ayasofya'yı Cami olarak "tescil eden" Hızır Çelebi 'nin ilk müderrisler arasında bulunduğu görülmektedir. Bu sıralarda molla Zeyrek de müderris olarak Zeyrek camisinde derslere başlamıştır. (Türkiye Tarihi 2 s: 243) İşte İstanbul'da fetihten sonra öğretime başlayan ilk iki medrese bunlarrdır. Fatih medreselerinin yapımı bitince, Zeyrek'teki öğrenciler oraya taşınmış, Ayasofya'da ise öğretim sürdürülmüştür. Vakfiyesinde de belirtildiği üzere, Medaris-i Semaniye adı ile Fatih Camii'nin etrafında yapılmış olan bu yeni kuruluş, sekiz medrese ve her medresenin arkasında Tetimme adı verilen daha küçük sekiz medreseden oluşmaktadır. Ayrıca müderris ve öğrencilerin yararlanması için bir kitaplık, bir Darüşşifa ve bir de misafirhane bulunmakta idi. medreselerin her birinde "akli" ve "natli" bilimlerde birer müderris, Daruşşifada ise hangi ulustan olursa olsun iki hekim, bir göz hekimi, bir cerrah ve bir de eczacı görevlendirilmişti. Hekimlerin hastaları günde iki kez ziyaret etmeleri şart koşulmuştur.Fatih döneminde üzerinde durulması gereken önemli bir kuruluş da hızla geliştiği görülen bir yüksek okul niteliğindeki Enderun Okulu'dur. Bu kuruluş içinde askerlik, yöneticilik,güzel sanatlar bölümleri olduğu gibi, ayrıca bir de hastane bulunmakta idi. tanzimat dönemine kadar yaşadığı görülen Enderun Okulu'nda Galata Sarayı,Eski Saray ve Edirne Sarayı gibi sarayların orta dereceli saray okullarını bitirenler kabul edilmekte idi.

Yakişani Yapmak

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Ecdaadimizin Vakiflari

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Kadizade Rumi (musa Paşa)

Vehbi Tülek

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Murad’in Tasavvuf Ehline Hürmeti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hazreti Ali (radıyallahü Anh)

Hazreti Ali, on yaşında iken imân etmiştir... Bütün gazâlarda kahramânlıklar gösterdi. Hicri Otuzbeş senesinin Zilhicce ayında halife oldu. Hicretin kırkıncı yılının Ramazan-ı şerif ayının onyedinci Cuma günü sabah namazına giderken İbni Mülcem adlı bir Harici tarafından şehid edildi... Techiz ve tekfini, oğlu Hz. Hasan tarafından yapılmış ve namazı eda olunduktan sonra Kûfe'nin kabristanı sayılan Necef'e defnedilmiştir...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kabrimi Ziyâret Edene Şefaatim Vâcib Oldu

Vehbi Tülek

Ebû Zekeriyyâ Yahya İsfahâni hazretleri hadis âlimidir. 434'te (m. 1043) İran'da İsfa­han'da doğdu. Küçük yaşlarda ilim öğrenmeye başladı ve meşhur âlimlerden ders aldı. Horasan, Nişâbur, Hemedan, Cibâl, Basra ve Bağ­dat gibi ilim merkezlerini dolaştı. 512'de (m. 1119) İsfa­han'da vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Zâkirzâde Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

O Müminler Için âhiret Saadeti Vardır

Vehbi Tülek

Hasan Fehmi Efendi Yüzonuncu Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1210 (m. 1795)'de Konya'nın Ilgın kazasında doğdu. 1298 (m. 1881)'de Medine-i münevverede vefât etti. "Sabır" hakkında şunları anlattı:

Gariplerin Yol Arkadaşı Olmaktan Çekinme

Vehbi Tülek

İhtiyar Şarkıcının Halis Tövbesi

Vehbi Tülek

Yahyâ Mezûrî

Vehbi Tülek

Şaban-ı Nakşibendi

Vehbi Tülek

Ezan, Herkese Bildirmek Demektir

Vehbi Tülek

Eshâbımın Hiçbirine Dil Uzatmayınız!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Başka Du Bilmez Misin?

Başka Du Bilmez Misin?

Bir şahıs, Harem-i Şerif'in kapısında, "Ey doğrulara yardım eden, haramlardan kaçınanları koruyan Allâh'ım!.." diyerek hep aynı duâyı okuyordu. Ona, "Sen başka duâ bilmez misin?" dediler. O şöyle açıkladı, bu duâyı tekrar etme sebebini:"Ben Beyt-i Şerif'i tavâf ederken ayağıma takılan bir şeyi eğilip aldım. Bir de baktım ki, içinde bin altın bulunan bir kese. Şeytanımla imânım mücâdeleye tutuştular. 'Bin altın çok para, senin bütün ihtiyaçlarını karşılar" dedi şeytanım. Îmânım ise, 'Bu haramdır, boşuna saklama; sahibini bul, teslim et!' dedi. Ben böyle mücâdele içinde iken, birinin sesi duyuldu:"Burada, içinde bin altınım bulunan kesem kaybolmuştur. Kim buldu ise getirsin, ona otuz altın müjde vereyim!"

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

İcÂzetin Sirri

Geç Gelen Kurtarıcı

Cennetlik Hanım Isteyen...

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

"encümen-i Bîzebân"

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek