Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.399.708

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kâmil Bir Îmâna Kavuşmak Için

Akbilek Bahşî Halîfe, Osmanlı âlim ve evliyasındandır. Amasya'ya bağlı Taşova'nın Uluköy (Sonusa) kasabasında doğdu. Önce, memleketinin âlimlerinden ders aldı. Sonra da İmâm-ı Celâleddîn Süyûtî, Şeyhülislâm Zekeriyyâ Ensârî, Şemseddîn Muhammed Sehâvî hazretleri gibi büyük âlimlerden de çeşitli dînî ilimleri tahsîl etti. Ayrıca tasavvuf büyüklerinin sohbetlerinde mânevî hâllere ve makamlara yükseldi. 1523 (H.930) senesinde Amasya'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Devlet Adamlarina Altin Öğütler

Osmanlı Devleti'nin son devirlerinde, Sultan Mustafa ve Sultan III. Ahmed'in saltanat yıllarında defterdar olarak görev yapan Sarı Mehmet Paşa'nın yazdığı "Nesayıhü'l-Vüzera ve'l-Ümera" (Devlet Adamlarına Öğütler) kitabında, günümüz devlet adamlarına da ışık tutacak değerli öğütler bulunuyor:-Devlet adamları, af veya cezalandırma söz konusu olduğunda iyice araştırıp, öyle uygulasınlar ve hiçbir zaman acele etmesinler.-Kendilerine gösterilen saygıdan gurura kapılıp, büyüklük taslamasınlar.-Hükümdarın özel mallarına ve köy halkı ile kamu mallarına karşı aç gözlülük etmesinler. Kanaatkâr olup, mahşer gününü düşünsünler ve Allah'ın kahredici gazabından çekinsinler.-Serhad ağalıkları, dizdarlıkları ve alay beylikleri hak edenlere verilsin. Ölüm yahut azil gerektiren bir durum olmadıkça, bu kimseler keyfi olarak vazifeden uzaklaştırılmasın. Ayrıca, devletin ihtiyacı olmadıkça yeni memurlar alınarak hazineye yük olunmasın.-Sadrazamlar, beş vakit namazı cemaatle evlerinde kılıp, kapılarını halka açsınlar. Mal toplama sevdasıyla halka karşı kötülük, zorlama ve eziyet yapılmasın.-Kanuna göre yapılması lazım gelen işleri rüşvetle geri bırakıp, kanuna aykırı kötü bir işi işlemek kadar büyük bir günah yoktur. Devlet adamları, rüşvet gibi tedavisi zor hastalıklardan kendilerini koruyup, son derece titiz davransınlar

Vehbi Tülek

Aldiğimiz Fiyata

Vehbi Tülek

Osmanli'da Tören

Vehbi Tülek

Velinimeti İçin Şehid Olan Ohrili Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Osman Hanın Sadrazamı olan Hüseyin Paşa, Lehistan Seferinde bulundu. İkinci Osman vakası sırasında Dilaver Paşanın ocaklılar tarafından öldürülmesi üzerine Veziriâzamlığa getirildi. Ancak isyan giderek büyüdü. Sultan Osman, Üsküdar'a geçip Bursa ya gitmek istediyse de Hüseyin Paşa ile Bostanbaşı bunu uygun bulmadılar ve Pâdişâhın Ağa Kapısına gitmesini istediler. Hüseyin Paşa Şehzâdebaşı'ndaki yeniçerileri iknâ ederek Sultan Osman'ı Ağa Kapısına götürdü. Ancak Sultan Osman, Ağa Kapısından alınıp Orta Câmiye götürüldüğü esnâda Hüseyin Paşayı yakalayan âsi yeniçeriler derhal öldürdüler. O ölüm anında; "Yoldaşlar, pâdişâhınız Ocağınıza sığındı, mürüvvet sizindir, pâdişâhınızı bu hakârete lâyık görmeyin!" diye yalvardı.Sultan İkinci Osman Han Yeni Odalara getirildiği sırada yolda Hüseyin Paşanın cesedini görünce ağlayarak; "Bu mazlum bi-günâh idi. Her zaman bana kul hakkında iyilik söylerdi. Bunun sözünü dinleseydim başıma bu işler gelmezdi!" demiştir.Hüseyin Paşa Beşiktaş'ta Yahyâ Efendi Türbesi mezarlığına defnedildi. Paşanın memleketi Ohri'de pekçok hayırlı eserleri mevcuttur. Ayrıca Çırağan Sarayının bulunduğu yerde bir mevlevihâne yaptırmıştır.

Bir Yüz Karasi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han’in Çekmecesi

Vehbi Tülek

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Koca Yusuf

Vehbi Tülek

Zor Şehzade

Vehbi Tülek

Sizi Sultan İlan Edelim

Vehbi Tülek

V. MurÂd Han

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hayır Söylemek Şeytanı Uzaklaştırır

Ahmed İbn-i Mengûye hazretleri hadis hafızıdır. 347'de (m. 958) İran'da İsfahan'da doğdu. Burada hadis öğrendikten sonra Nişâbur'a giderek tahsilini ilerletti ve yüzbin hadis-i şerifi râvileriyle birlikte ezberleyerek hadis hafızı oldu. 428'de (m. 1036) Nişâbur'da vefat etti. "Ricâlü Şahihi Müslim" isimli eserinde naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Rabbinize Istiğfar Edin Ki

Vehbi Tülek

Erzincanlı Hâcı Fehmi Efendi son devir velilerindendir. Erzincan'da yaşadı. Mevlânâ Hâlid-i Bağdadi hazretlerinin yolunun âdâb ve erkânını Erzincan'da yayan Terzi Baba'ya talebe oldu. Onun sohbetlerinde yetişip kemâle geldi. "93 Harbi" olarak bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus harbinde Hâcı Fehmi Efendi de, yetmiş-seksen kişilik talebeleri ve sevenlerini toplayıp cepheye koştu. Büyük kahramanlıklar gösterdi. 1298 (m. 1890) senesinde Mekke-i mükerremede, hac esnasında hastalandı ve vefât etti. Hâcı Fehmi Efendi bir sohbetinde buyurdu ki:

şems-ül-evliyâ Şemseddîn Pâni-pütî

Vehbi Tülek

Kur’ânda Müteşabih âyet-i Kerimeler Vardır

Vehbi Tülek

Ömer bin Osman Cenzî hazretleri tefsir, hadîs ve nahiv âlimlerindendir. 478 (m. 1085) yılında Azerbaycan’daki Cenz şehrinde doğdu. Memleketinde zamanın en büyük âlimlerinden ilim öğrenip, âlimlerinden oldu. Sonra Bağdad’a gitti. Büyük âlimlerin sohbetlerinde bulunup derslerine devam etti. İlimde çok yükseldi. 550 (m. 1155) yılında Türkistan’da Merv’de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Issız Adada Yaşayan Putperestin Hidayeti!

Vehbi Tülek

Her Erkeğin Çalışıp Kazanması Farzdır

Vehbi Tülek

İmândan Sonra En Kıymetli Ibâdet Namâzdır

Vehbi Tülek

Sadık Bir Asker Yozgatlı İbrahim

Vehbi Tülek

Ömer (radiyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Her Padişahın Bir Korusu Olur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Gül Yaprağı

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

B0r Çuval Toprak

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek