Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.470.360

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Herkesin Fetvâsıyla Amel Etmemelidir!

İmâm-ı Birgivî hazretleri Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. 1521 (H.929) senesinde Balıkesir'de doğdu. İstanbul'da bulunan meşhûr Semâniyye Medresesi müderrislerinden ders aldı. Parlak bir başarı ile icâzet imtihânını vererek, bir müddet İstanbul medreselerinde müderrislik yaptı. Bu vazîfesi sırasında Bayrâmiyye tarîkatının şeyhlerinden olan Abdürrahmân Karamânî'ye talebe olup, onun sohbetlerinde bulunarak tasavvufta yetişti. İzmir'in Birgi kasabasına yerleşerek talebe yetiştirdi. 1573 (H.981)de orada vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

58 - Sultan Murad'in Hayreti

Hemhal Olmak

Bir Salkim Üzüm

Ahde Vefa

Gül Yaprağı

Allah’a Firar Et

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ii. Murad Ve Şücaeddin Karamani

Bir gün Sultan İkinci Murâd Hân, Edirne'de abdest tâzelemek üzere çıktığı zaman ayağı kayıp düştü. O sırada nûr yüzlü bir kimse peydâ oldu. Sultânı elinden tutup, o tehlikeli hâlden kurtardı ve âniden kayboldu. Sonra Pâdişâh, kendini tehlikeden kurtaran o zâtla görüşmek istedi. Edirne'nin bütün sâlih kimselerini huzûruna dâvet etti. Ancak, dâvet ettiği kimseler arasında aradığı zât yoktu. Nihâyet bütün Edirne halkını bir yere toplatıp, birer birer gözden geçirdikten sonra, aralarında, elinden tutup kurtaran Şücâeddin Karamâni'yi buldu. Ona hürmet edip, iltifât ve ihsânlarda bulundu. Debbaglar Mahallesinde ona bir mescid ve bir dergâh yaptırdı. Talebelerine Murâdiye evkâfından maaş bağlatıp, ihsânlarda bulundu.Şücâeddin Karamâni, kendi mezarının duvarını, kendi eliyle kerpiçden yaptı. Her kerpici, yerine üç defâ İhlâs sûresi okuyarak koydu.Kânûni Sultan Süleymân Hân, pâdişâhlığı zamânında Edirne'ye geldiğinde, mescidini büyültüp câmi hâline getirdi. OrayaKur'ân-ı kerim okuyan hâfızlar, müezzin ve hatib tâyin etti. O sırada dergâhında vazifeli olan Cerrahzâde Mustafa Çelebi, Şeyh Şücâeddin Karamâni hazretlerinin yaptığı duvarı yıktırmayıp, bereketlenmek için olduğu gibi bıraktırdı.Şücâeddin Karamâni, dergâhını ve mescidini büyütüp imâr eden müslüman olmayan mimârın rüyâsına girip, onu İslâma dâvet etti. O da ertesi gün İslâmı kabûl edip, hidâyete kavuştu ve ismini "Hidâyet" olarak değiştirdi.

Vehbi Tülek

I.abdülhamid Hanin İleri Görüşlülüğü

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Ticaret Ahlaki Ve Hollanda

Vehbi Tülek

Size İtaat Ettik Ve Uyduk

Vehbi Tülek

Penç kalesi, Süleymân Şah zamânında mücâhid gâziler tarafından alınmak istendi. Kaleyi top ve tüfekle günlerce muhâsara altında tuttular. Bu sırada yirmiden fazla gâzi, orduya azık getirmek için, Penç Kalesinin ilerisindeki Lince vilâyeti taraflarına giderlerken, yolda bol miktârda ganimet ele geçirdiler. Gaziler bu ganimetin verdiği sevinç içinde yollarına devam ederlerken, karşılarına yedi yüz kadar düşman askeri çıktı. Gâzilerin sayısı az olduğu için onlara teslim oldular. Düşman askerleri bunları alıp, Lince'ye yedi gün mesâfe uzaklıkta ve deniz kenarında bulunan Papa Suntüres Kalesine hapsettiler. Bu kalenin tâmire ihtiyâcı vardı. Bu yüzden esir müslümanları tâmir için gündüz çalıştırırlar, gece hapsederlerdi. Bu esirlerin içinde, Ahmed Zâza isminde bir zât vardı. Bu zât şöyle anlatır:

Yanliş Gelen Telgraf

Vehbi Tülek

25 - Senin Nasibin Diyar-i Rum'dadir

Vehbi Tülek

Cezzar Ahmed Paşa Ve Napoeon Bonapart

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Vehbi Tülek

Elçimizin Devlet Ve Tuvalet Dersi

Vehbi Tülek

Sen Kim, Bu Evi Yapmak Kim

Vehbi Tülek

O SÂhibine Teslim Oldu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abbas Bin Abdülmuttalib (radiyallahü Anh)

Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)'in amcası idi.Resûlullah efendimiz, İslâmiyeti anlatmaya başlayınca, Hazreti Abbâs muhâlefet etmeyip, akrabâlık şefkatinden dolayı, Peygamber efendimize yardımda bulundu ve destek oldu. Mekke'nin fethine dâir yapılan hazırlıkların son safhada olduğunu haber alınca, artık Mekke'de kalmayı lüzûmlu bulmayıp, fetihten az bir zaman önce Medine'ye hicret için yola çıktı. Zü'l-huleyfe'de Resûlullaha kavuştu. Peygamber efendimiz ona buyurdular ki: -Ey Abbâs! Ben, Peygamberlerin sonuncusu olduğum gibi, sen de muhâcirlerin sonuncususun.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zahîreddin Buhârî

Vehbi Tülek

Zahireddin Buhâri hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. Babasından ve devrin önde gelen diğer âlimlerinden ders okudu. Buhara'da kadılık yaptı. 619'da (m. 1222) ve­fat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Câhiller, Ölüyü Diriltmeyi Büyük Kerâmet Sanır

Vehbi Tülek

Hocazâde Muslihuddin Efendi

Vehbi Tülek

Hocazâde Muslihuddin Efendi Osmanlı âlimlerinden olup Fâtih Sultan Mehmed'in hocalarındandır. 838 (m. 1434)'de Bursa'da doğdu. Sultaniye Medresesi'nde Hızır Bey'in derslerine devam etti. Sultan II. Murad Hocazâde'yi Bursa'daki Esediye Medresesi müderrisliğine tayin etti ve şehzade Mehmed'in terbiyesine memur etti. Hocazâde 893 (m. 1488)'de Bursa'da vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Bir Baba, Çocuklarının Parasını Kullanabilir Mi?

Vehbi Tülek

Hüseyin Bin Abdullah

Vehbi Tülek

Duânın Kabul Olması Için

Vehbi Tülek

Kıyamette Resulullaha En Yakın Olanlar

Vehbi Tülek

Seyyid Osman Fadlı Efendi

Vehbi Tülek

Ben Unutsam Bile Ölüm Beni Unutmaz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah Bin MübÂrek

Abdullah Bin MübÂrek

Merv'de bir yıl ticâretle uğraşır, kazancının hepsini fakirlere dağıtırdı. İkinci yıl İslâmiyet'i yaymak için cihâda, düşmanla harbe giderdi. O, medresede müderris, hoca; câmide vâiz, şehirde tüccâr; harbde büyük bir kahramandı. Kılıç ve kalem sâhibi idi. Kalemiyle cihâda dâir eser yazdı, kılıcıyla da dillere destan olan kahramanlıklar gösterdi.

Abbâsiler devrinde Bizanslılarla yapılan harplerden birine katılmıştı. Abbâsi ordusu sessiz, sâkin ve aydınlık bir gecede Tarsus'un kuzeyinde karargâh kurmuştu. Tarsus'un sırtlarında İslâm ve Bizans orduları görünüyordu. İki taraf da kendilerini kuvvetli göstermek için alevleri göklere yükselen ateşler yakmışlardı. Bu ateş ocaklarından birinin etrafında tepeden tırnağa silâhlı askerler hilâl şeklinde oturmuşlar, ortalarında ise ince yapılı, nûrâni yüzlü bir zat onlara ders anlatıyordu. Kimse vaktin nasıl geçtiğinin farkına varmamıştı. Sözü kesip, duâsını yapınca istirahate çekildiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Tüccarin Rüyasi

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek