Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.584.553

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah, Sizin Için Kolaylık Diler

Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sadrazamlik Makami Herkesin Hirsini Tahrik Eden Makamdir

Osmanlı padişahları içinde en küçük yaşta tahta çıkan, IV. Mehmed'dir. 7 yaşında padişah olmuştu. Fakat reşid oluncaya kadar devletin idaresine annesi Valide Turhan Sultan vekalet edecekti. Hayırseverliği ve cömertliği, şefkati, zerafeti ve akıllığı ile sarayda ve devlet erkanı arasında sevgi ve hürmet gören bir hanım olan Valide Turhan Sultan, sadarete tecrübe li, dirayetli ve namuslu bir devlet adamını getirip, devletin idaresini ona bırakmak istiyordu. Kendisine Köprülü Mehmed Paşa'yı tavsiye ettiler. O da, icraatına hiç müdahale edilmemesi ve kendisi çekilinceye kadar vazifeden azledilmemesi şartıyla sadrazamlık vazifesini kabul etti. İlk iş olarak, Anadolu'da isyanlar çıkaran zorbaları yakalatarak idam ettirdi. İstanbul' da huzur ve sükûnu sağladı. 1657 senesinde, Erdel'de (Romanya) çıkan isyanı bastırmak için sefere çıktı. Yerine vekaleten bakmak üzere Ankebut Ahmed Paşa'yı bıraktı. İsyanı bastıran Köprülü, istanbul'a dönmeden önce Osmanlı Devleti için stratejik önemi olan Sebeş, Logoş ve Yanova kalelerini de zaptetti. Bu harekât bir sene kadar devam etti.

Vehbi Tülek

Din Ve Devlet Uğrunda Ölmeye Geldi

Vehbi Tülek

Ordusunun Başinda Sefere Çikan Son Osmanli Padişahi

Vehbi Tülek

Belgrad’da İki Şehid

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed, Avrupa'nın kapısı olan Belgrad'ı 13 Haziran 1456 günü kuşatmıştı. Kale yarımada şeklinde, Tuna ve Sava nehirlerinin birleştikleri yerde olup, çok iyi bir şekilde tahkim edilmişti. Hristiyanlar, Orta Avrupa'nın kapısı ve kilit noktası olan Belgrad'ın müdafaası için büyük hazırlıklar yapmışlardı. Muhasara sadece kara tarafından başlamıştı. Bu yeterli değildi, zira kalenin nehir yoluyla irtibatı devam ediyordu. Macarların kendisini milli bir kahraman olarak gördükleri Hunyad gelmeden önce kaleye girmek lazımdı.

Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Vermeyince Ma’bud

Vehbi Tülek

Ancak İstanbul Kadisi Olursun

Vehbi Tülek

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

Vehbi Tülek

Senin Gibi Bir Kumandanin Kilici Alinmaz

Vehbi Tülek

Timur Mağlubiyet Tatmamiş Bir Hakandir

Vehbi Tülek

Aldiğimiz Fiyata

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ahmed Muhtar Beyefendi

Ahmed Muhtar Beyefendi 149. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1807'de İstanbul'da doğ­du. Kibarlık ve nezaketi ile meşhur olduğundan, "Beyefendi" adıyla anıldı. İlk olarak 1871'de, sonra 1878'de tekrar Şeyhülislâmlığa tayin edildi. Hoş sohbeti, şiire ve edebiyata karşı ilgisi ile tanınan Ahmed Muhtar Beyefendi 1882'de vefat etti. "Tuhfetü'l-Muhtar" isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Nefse Uymaktan Kurtulmak

Vehbi Tülek

Ebû Mansûr Berrüvi hazretleri Şafii âlimlerindendir. 517 (m. 1123)'de İran'da Tûs şehrinde doğdu. 567 (m. 1171)'de Bağdad'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Şerâfeddin Zeynel Abidin Dağıstanî

Vehbi Tülek

bâlî Sultan Abapûş-i Velî

Vehbi Tülek

Asıl adı Bâli Mehmed Çelebi olup, "Bâli Sultan" olarak da bilinir. Germiyan şehzâdelerinden Hızır Paşanın oğludur. Dedesi Süleymân Şah, Mevlânâ Celâleddin Rûmi'nin oğlu Sultan Veled'in kızı Mutahhara Sultan ile evli olduğundan, soyu Mevlânâ hazretlerine ulaşır. Babası ona, saltanat elbisesi yerine tarikat abası giydiği için "Abapûş-i Veli" lakabını vermiştir.

Ahmed-i Rûmî

Vehbi Tülek

Eti Yenen Ve Yenmeyen Hayvanlar

Vehbi Tülek

Sırâtı Geçerken Kendisine Nûrdan Işık Verilen Kullar

Vehbi Tülek

Nasihat Etmek Kolay, Onu Yerine Getirmek Zordur!

Vehbi Tülek

İmâm-ı Kuşeyrî Hazretleri

Vehbi Tülek

Seyyidleri Seven Kimse...

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Derdi Olan Neylesin?

Derdi Olan Neylesin?

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethettiğinde bir süre orada kalır. İdareyi eline alıp kendi hâkimiyetini yerleştirmek için bu elzemdir. Bu sırada bir çadırda kalıyor. Çadırı süpürüp temizleyen, yemeği yapan Mısırlı bir cariye vardır ki, Yavuz Selim Han sabah çıkınca, cariye geliyor, akşama kadar çadırı temizleyip yemekleri hazırlayıp gidiyor, akşam olunca da Yavuz Selim Han çadırına dönüyor. Cariye nasıl olduysa bir kaç defa Yavuz Sultan Selim Hanı görür ve Ona âşık olur. Lâkin ümitsiz bir aşk. Zira bir tarafta koskoca Cihan Padişahı Halife-i Rûy-i Zemin, diğer tarafta basit bir cariye... Fakat cariyenin aşkı dayanılmaz seviyeye ulaşıp da kalbine sığmaz hale gelince, ne yapacağını bilemez halde Halifeye açılmaya karar verir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Yuhçu Baba

Geç Gelen Kurtarıcı

Allah Diyen Genç

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek