Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.356.659

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Kısım Insandan Ikisi Iyi Ikisi Kötüdür

Osman Fazlı Efendi Osmanlı âlim ve evliyâsındandır. 1632’de (H.1041) Bulgaristan’da Şumnu kasabasında doğdu. İlk tahsilinden sonra İstanbul'da bulunan büyük âlim Zâkirzâde Abdullah Efendi’ye intisab ederek ilim ve tasavvufta yüksek derecelere ulaştı. Fatih’te Atpazarı’nda bir dergâh açarak talebe yetiştirdi. Sultan IV. Mehmed Han, Osman Fazlı Efendi’yi çok severdi. Zaman zaman saraya davet eder, vaaz ve nasihatlerinden istifade ederdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bağdad’in Fethi

Bağdad sarayının geniş salonunda tek kişiden, Zülfikar Han'dan başka kimse yoktu. Geniş sedirde, ipek yastıklara yaslanmış, yıldızlı gökyüzünün derinliklerine dalmıştı. Bulunduğu yerde fenerler ve lambalar yakılmıştı. Zira, Arabistan gecelerine mahsus öyle bir mehtap vardı ki, Zülfikar Han isteseydi rahatça kitap bile okuyabilirdi. Böyle bir gecede insanın içinde neş'eden başka hiçbir şey olmamalıydı. Ama Zülfikar Han hem kederli, hem de öfkeli görünüyordu. Kendi kendine söylendi:-Olamaz, bu namertliktir. Evet, İran Şahı Tahmasb beni Bağdad valisi olarak tayin etti. Ben de hizmet diye buna "kabulümdür" dedim...Dedim ama şart koştum. Şaha o gün söylediklerimi kelimesi kelimesine hatırlıyorum: "Şahım... Müslümanlara hizmet olsun diye Bağdad valiliğini kabul ederim. Lakin siz de hak verirsiniz ki, Osmanlı'ya zarar verecek bir harekete asla iştirak etmem. Bağdad vilayetinde Osmanlı aleyhinde herhangi bir davranışa asla göz yumamam. Çünkü ben bir Türkmen aşiretine mensubum." Evet, Şah benim bu şartlarımdan belki hoşlamamıştı, ama Bağdadlılar beni Türk olduğum için sev diklerini, oraya vali olduğum takdirde şehirde bir huzursuzluk çıkmayacağını iyi biliyordu. Fakat Şah sözünde durmadı. Bağdadlılaraı Osmanlı üzerine saldırıya hazırlıyor ve saraya casuslar koyarak beni bertaraf etmeye çalışıyordu.

Vehbi Tülek

Bu İtibar Sadece İlme Mi?

Vehbi Tülek

Hukukun Şeyhülislamiyim

Vehbi Tülek

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

Fransızların dünyaca meşhur romancısı Claude Farrére, 1914 senesinde Saint Albans isimli yatıyla Akdeniz sahilerinde seyahate çıkmış, bu arada Anadolu'ya da gelmişti. Bu seyahatini daha sonra bir gazetede kaleme almıştı. Çanakkale'ye geldiği sırada başından geçen bir hadiseyi şöyle anlatır:

Beykoz, Tokat Bahçesi

Vehbi Tülek

Meyyitezade

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Bostan Çelebi

Vehbi Tülek

40 - Şeytani Döven Türk

Vehbi Tülek

5 - Doğan Bey Ve Yildirim Bayezid

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

101 - Sultan Ii. Süleyman Ve Ağriboz Zaferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Re­su­lul­lah â­şık­la­rı ­dar­da Kal­maz­lar!..

İs­lâm âlim­le­rin­den İmam-ı Mu­ham­med Mû­sâ bin Nu'mân Me­râ­ki­şi Mâ­li­ki 683'te [m. 1284] ve­fât et­ti. (Mis­bâh-uz-zu­lâm Fil-müs­te­gi­sin bi-hayr-il-enâm) adın­da­ki ki­ta­bın­da, Re­sû­lul­la­hı ve­si­le ede­rek mu­râd­la­rı­na ka­vu­şan­la­rı yaz­mak­ta­dır. Bun­lar­dan bi­ri de Mu­ham­med bin Mün­ke­dir'dir. Mu­ham­med di­yor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Üneys (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Bir gün Resûlullah Efendimiz, huzurlarına Abdullah bin Üneys radıyallahü anhı çağırdılar: -Yâ Abdullah! Hüzeli kabilesinin Lıhyanoğulları kolundan Halid bin Süfyan, bizimle çarpışmak üzere etrafına adamlar topluyormuş. Halid, şu sıralar ya Nahle'de veya Urene'dedir. Onu bertaraf ederek bir fitneyi daha baştan yok etmeliyiz...
Hazreti Abdullah, Sevgili Peygamberimiz kendisine bir vazife verdikleri için çok sevindi:

Şâfiî Fıkıh âlimi Hüseyin Bin Ahmed

Vehbi Tülek

ay­rı Düş­müş ­bir Garî­bim...

Vehbi Tülek

Emir-ül mü'mi­nin haz­re­ti Ali "ra­dı­yal­la­hü teâ­lâ anh" âhi­re­te se­fer et­ti ve Ha­san ve Hü­se­yin "ra­dı­yal­la­hü teâ­lâ an­hü­mâ" haz­ret­le­ri mer­kad-ı şe­ri­fi­ne [me­zâ­rı­na] def­net­ti­ler... Ge­ri dö­ner­ken, yol­da bir fa­ki­re rast gel­di­ler. Ha­zin ses ile fi­gân edi­yor­du. Hâ­li­ni sor­duk­la­rın­da, ce­vâb ver­di ki:

Talebe, Bütün Varlığı Ile Hocasına Bağlanmalıdır

Vehbi Tülek

Şehit Padişah Murâd-ı Hüdâvendigâr

Vehbi Tülek

Muhammed Tlemsânî

Vehbi Tülek

Kâmil Bir Mümin Olmak Için

Vehbi Tülek

Maksadı Sen Olan Kimseye Ne Mutlu Allah'ım!

Vehbi Tülek

Ebû Yahya Gırnâtî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Altıyüz Dirhemlik İp

Altıyüz Dirhemlik İp

Bağdat. Dul bir kadın. Altı öksüz çocuğu ve bir de ihtiyar ana. Kadın geçimi sağlamak üzere, hafta boyu el emeği verir, göz nuru döker iplik eğirir, pazara çıkar ve anası ile çocuklarının rızkını temin etmeye çalışırdı.

Vakti tamam olunca bu dul kadın vefat eder, çocukların bakımı ise ihtiyar kadına kalır. Kadın pazara her hafata çıkamıyor, ip eğiriyordu. Bir zaman baktıki altıyüz dirhem kadar ip eğirmişti, pazara götürmeye karar verdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Hakikati Görmek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Her Şeyi Göze Almıştı!

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek