Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.510.472

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kalp Katılığından Daha Büyük Musibet Yoktur!

Dâbiî hazretleri meşhur âlim ve velîlerdendir. Sekizinci asırda vefât etti. Mâlik bin Dînâr, Sâbit el-Benânî gibi büyüklerle aynı asırda yaşayıp onlarla sohbette bulundu. Mâlik bin Dînâr'dan naklederek buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

16 - Yavuz Ve Sina Çölü

Yavuz Sultan Selim'in iki atı vardı: Akduman ve Karaduman. Sulh zamanlarında Akduman'la dolaşırdı. Harpte ise Karaduman'a binerdi. İkisi de çok cins Arap atlarıydı. Akduman'ın kuyruğu ve yeleleri pek gösterişliydi. Karaduman ise, uzun bacaklı ve daha kuvvetliydi. Alnı ak akıtmalı, ayakları sekiliydi. Hiçbir yarışta onu geçen görül memişti. Güzel bir sonbahar sabahı, Cihan Padişahı Yavuz Selim Han at gezintisi yapıyordu. Yanında can yoldaşı Hasan Can bulunuyordu. Yavuz'un, Allah, Peygamber ve atlarından sonra en sevdiği insandı. Gizli ve açık müşküllerini sadece onunla dertleşirdi. Fakat Hasan Can merak içindeydi. Çünkü büyük Padişah, bugün Karaduman'a binmişti.

Vehbi Tülek

Medine Ve Bağdad Demiryolu Projesi

Vehbi Tülek

Velinimeti Uğrunda Feda-yi Can Eden Kahraman

Vehbi Tülek

Osmanli'da Tören

Vehbi Tülek

Osmanlıda dini bayramlarda yapılan merasimlerin dışında bir çok kutlamalar yapılır ve bu kutlamalara da 'alay' adı verilirdi. Saray erkânının halkla kaynaşmasına vesile olan bu alaylar, halk tarafından büyük ilgi görür ve çok ihtişamlı olurdu. Halkın da coşku ile katıldığı bu alaylarda bakın hangi kutlamalar yapılırmış.Hırka-i Saadet Alayı: Her yıl Ramazan ayının onbeşinci günü bütün devlet erkânı Ayasofya'da şeyhülislam ile namaz kıldıktan sonra saraya gelirler ve arz odasında toplanırlar dı. padişah ve saray erkânının da katılmasıyla Hz. Peygamber (A.S.)'ın mübarek hırkalarının muhafaza edildiği Hırka-i Saadet odasına gidilirdi. Yedi bohçaya sarılı altından yapılmış sandık padişah tarafından açılırdı. Bu sırada hafızlar Kuran-ı Kerim okumaya başlarlardı. İlk önce Padişah, daha sonra işaret ettiği kişiler hırkaya yüzlerini sürerlerdi. Ayrıca valide sultanın öncülüğünde harem halkı da ziyaretlerini yapardı. Ziyaretler bitince sanduka bizzat padişah tarafından kilitlenirdi.

2 - Şanli "yanya" Müdafaasi Ve Şehid Cavit Paşa

Vehbi Tülek

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

Tuğ O Kadar Ucuz Değil

Vehbi Tülek

İtalya’da Bir Yeniçeri

Vehbi Tülek

RidÂniye Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Osmanli Konağinda

Vehbi Tülek

Önce İmam, Sonra Mahkeme

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhyiddîn Mehmed Bey

Muhyiddin Mehmed Bey, Osmanlı devri din ve fen âlimlerinden, tasavvuf büyüklerindendir. Sultan İkinci Bâyezid Hânın kumandanlarından idi. İlme ve tasavvufa karşı aşırı istek ve arzusu olduğundan, idâreciliği bırakıp, kendisini ilme verdi. Ahmed ibni Kemâl Paşanın hizmetine girdi. Din ve fen ilimlerinde de yetişti. Medreselerde müderrislik yaptı. Bir gün rahatsızlandı. Bu hastalığı sırasında kendisine Mısır kadılığı verildi. Mısır'a gitmek üzere karadan yola çıktı. Kütahya'ya geldiği zaman hastalığı arttı ve 1543 (H.950) senesinde orada vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce kendisinden nasihat isteyen bir zata buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Onları Kanatları Ile Kuşatırlar

Vehbi Tülek

Hatibzâde Muhyiddin Efendi Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. 864 (m. 1460)'da Amasya'da doğdu. Tefsir, hadis, fıkıh, kı­raat ilmi tahsil etti. Amasya ve Bursa'da çeşitli medre­selerde müderrislik yaptı; sonra İs­tanbul'a çağırıldı. Ayasofya Camii Medresesinin ilk müderrisi oldu. 940 (m. 1534)'de vefat etti. Buyurdu ki:

Molla Zeyrek

Vehbi Tülek

Ebû'l Hasen-i Kerdeviyye

Vehbi Tülek

Şeyh Ebû'l Hasen-i Kerdeviyye, Basra'da yaşamış olan evliyanın büyüklerindendir. Doğum ve vefat tarihleri hakkında bir bilgi yoktur. Vaaz ve nasihatleri çok tesirliydi. Herkes tarafından sevilirdi. Cömertliği ve ihsanları gayri Müslimlere bile ulaşırdı. Çeşitli zamanlardaki sohbetlerinde buyurdu ki:

Abdürrezzak San’ânî

Vehbi Tülek

Bahri Dede Ve Zigetvar Kalesi'nin Fethi

Vehbi Tülek

Bir Ibâdete Başlarken Niyet Etmek Lazımdır.

Vehbi Tülek

Edirne'nin Ilk Müderrisi Mevlânâ Behâeddîn

Vehbi Tülek

Hakîm Senâî Hazretleri

Vehbi Tülek

Ebü'l-fadl Ahmedî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Evliyalar Ölmez İmiş

Firkateyne Bininiz

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Abdullah Bin MübÂrek

Onun Görmediği Yer

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek