Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.802.757

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

On Şey Kötülüklerin Anası Durumundadır

Geredeli Abdülganî Efendi Osmanlı âlimlerinden ve Nakşibendî şeyhlerindendir. Aslen Bolu'nun Gerede kasabasındandır. İstanbul’da devrin meşhur âlimlerinden ders alarak yetişti. Bursa ve İstanbul'da yüksek dereceli medreselerde ders verdi. İstanbul, Mısır ve Şam kâdılıkları yaptı. Bir süre Anadolu kazaskerliğini yürüttü. 1586 yılında Mısır'dan dönerken Bursa'da rahatsızlanıp vefât etti. Çok kitap yazdı. Hâşiye alâ Tefsîr-i Beydâvî isimli eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Huri Kizi İstiyorum

Binlerce Türk askerine mezar olan Çanakkale savaşlarında, emir eri olarak hizmet gören bir mehmetçik, bir gün kumandana çıkarak: -Komutanım, asker olmazdan evvel köy imamından dinlemiştim. Harp meydanında şehid olanlara Cennette huriler verilir demişti. Bende fakir olduğum için köyde evlenemedim. Bana da müsaade edin de, harbe girip huri kızı ile evleneyim der. Komutan askerin bu sözlerini gülerek karşılar ve memnun olduğu bir askerin ölmesine razı olmadığı için göndermek istemez. "Sen işine bak!" diyerek geri gönderir. Fakat mehmetçik, huri kızıyla evlenmeyi kafasına koymuştur. Bir kere vazgeçmez davasından. Tekrar gelir: -Komutanım, bütün arkadaşlar ölüp huri kızları alıyorlar. Ne olur banada müsaade et de ben de huri kızına kavuşayım, der.

Vehbi Tülek

3 - İstanbul'un Fethi (manzum Hikaye)

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Mehmed Ve Cahidi Efendi

Vehbi Tülek

Bir gün Ahmed Câhidi Efendi, Çanakkale'ye geçmek için Kilidü'l-Bahr iskelesine geldi. Parası olmadığı için zamânın kayıkçıları kendisini kayığa almadılar. Üzgün bir hâlde dönüp evine geldi. Kendisini gören hanımı Kerime Hâtun niçin gitmediğini sordu. Câhidi hazretlerinin kayığa alınmadığını söylemesi üzerine de; "Al şu seccadeyi de bin üzerine, Çanakkale'ye geç-gel." dedi. Bu şekilde Çanakkale'ye geçen Câhidi Efendiyi gören kayıkçılar şaşırıp kaldılar. Böylece onun büyük bir veli olduğunu anladılar.Talebelerinden birisinin sohbet esnâsında kalbin ne şekilde terbiye edileceğine dâir sorduğu suâle Ahmed Câhidi hazretleri şu cevâbı verdi:

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Doğum

Vehbi Tülek

Topal Koyun

Vehbi Tülek

İki Yusuf’un Hikayesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dişleri Misvâklamanın Fazileti Büyüktür

İbn-i Ebil-Velid Bâcî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimidir. Endülüs’te (İspanya) Kurtuba’da (Cordoba) doğdu. Endülüs’teki âlimlerden ilim öğrendikten sonra, Bağdad, Basra, Yemen ve Hicaz’a giderek buralardaki âlimlerden ilim tahsil etti. Endülüs’e dönerek Sarakusta’da (Saragosa) talebe yetiştirdi. 493 (m. 1100) yılında hacdan dönerken Cidde’de vefât etti. “Kitâb-ül-burhân” isimli eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebü'l-mekârim Abdülehad Nûrî

Vehbi Tülek

Ebü'l-Mekârim Abdülehad Nûri hazretleri, İstanbul'da yetişen büyük velilerdendir. 1594 (H.1003) senesinde Sivas'ta doğdu. İlim tahsiline Sivas'ta başladı. İstanbul'da tamamlayıp zâhiri ve bâtıni ilimlerde yüksek derecelere ulaştı. 1651 (H.1061) senesinde vefât etti. Daha üç yaşında iken annesinin amcası büyük âlim Şemseddin Sivâsi'nin nazar ve feyzine kavuştu. Çok kerametleri görüldü. Talebelerinden Karabaş Mahmûd Efendi şöyle anlatır:

Allahü Teâlâ Yumuşak Olmayı Emretmektedir

Vehbi Tülek

Kötü Huy, Insanın Ibâdetlerini Bozar

Vehbi Tülek

Ebü'l-Alâ Hemedâni hazretleri Kırâat ve hadis âlimlerindendir. "Hâfız (yüzbin hadis-i şerifi senetleriyle bilen) idi. Bildirdiği hadis-i şeriflerde Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki:

Büyük Velî Niyâzî-i Mısrî

Vehbi Tülek

Ameller Niyetlere Göredir

Vehbi Tülek

İslâm Dîni, Hazret-i Ömer'le Kuvvetlendi

Vehbi Tülek

Halvette Şöhret Vardır, Şöhret Ise âfettir!

Vehbi Tülek

Allah, Hiçbir Şeye Muhtaç Değildir

Vehbi Tülek

Sabâ Rüzgârı...

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Kum Ve Kaya

Namazini Ben Kildirayim

Değişen Sizin Kalbiniz

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Üç Kandil

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek