Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.656.897

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlmin Çok Dereceleri Vardır Ve Sonu Yoktur

Dizdarzâde Ahmed Efendi Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Karaman'da doğup yetişti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul’a giderek medrese tahsili yaptı. Sonra Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin talebeleri arasına girdi ve hocasından hilâfet aldı. İzmir'e, sonra Edirne'ye gidip talebe yetiştirdi. 1623 yılında orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İstanbul’un Sulari

İstanbul'da belediye ile ilgili işlerden biri de su sorunuydu. Kanuni Sultan Süleyman, Kırkçeşme sularını İstanbul'a getirttiği zaman milletin yüzü biraz güldü. Her tarafta çeşmeler yapıldı. Ebussuud Efendi de Yazıcı çiftliği yöresinden bulduğu suyu Turunçluk suyu ile birleştirdi, bir çeşme yaptırmaya karar verdi. Su yolları yapmak için büyük bir çalışma başladı. Su yollarının onarımı için Mısır'dan hamallar bile getirildi. Sular İstanbul'a düzenli bir biçimde dağıtılacaktı. Eğrikapı dışında büyük bir su hazinesi vardı. Bu hazine altmış lüleye bölünüyordu. Bu sular hazinelerden çeşmelere dağıtıldı. Sultan Süleyman dönemine gelinceye kadar çeşmelerin suyu hep boşa akardı. Gece gündüz akan çeşmelerden dolayı sokaklar çoğunlukla bataklık haline gelirdi. Sonunda burma lüleler bulundu. Hem sokaklar çamurdan kurtarıldı, hem de suların boşa akmasına engel olundu. Böylece artan suyu isteyenler hayrat çeşmeler yaptırarak oralara akıtırlardı. Fakat burma lülelerin, yani muslukların icadı birçoklarının işine gelmedi. Bazı mahallelerde imam ve cemaat: "Akan su bahçelerimize verilmiştir. Yabana akarsa aksın. Burma lüleye rızamız yoktur" dediler, burma lüleleri kaldırmaya çalıştılar. Bu konuda en ileri gidenler sipahilerdi. Bu sorun üzerine Sultan Süleyman İstanbul kadısına şu hükmü yazdı: "Çeşmelere burma lüle takıldığından lüleyi ufaltan eğer sipahi ve başka kullarım taifesi ise kapıma arz eyleyesin. Ve eğer ehl-i cihetten (yöre halkından) ise cihetten alup ahare (başka tarafa) veresin. Ve eğer şehirli halkından ise muhkem hakkından geldikten sonra cerimesini (cezasını) aldırasın. Ve yabana akmak ecli (nedeni) için açık koyanların dahi vech-i meşruh (açıklanan nedenlerle) üzre haklarından gelesin.

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

Turgut Reis Ve Cerbe Zaferi

Vehbi Tülek

Büyüklüğün Sirri

Vehbi Tülek

Osmanlı Devletinin Viyana'ya kadar ilerlemesinden çok korkup, başarısının sebebi ni aradıkları halde bulamayan Avrupa'ya, İstanbul'daki İngiliz sefiri bir gün şu şifreli mektubu yazıyordu:"Buldum...Buldum... Osmanlıların zaferden zafere ulaşmalarının sebebini ve bunları durdurma çaresini buldum... Osmanlılar, aldıkları esirlere hiç kötülük yapmıyorlar, kardeş gibi davranıyorlar. Hangi millettten, hangi dinden olursa olsun, küçük çocukların zekalarını ölçüyorlar. Keskin zekalı çocuklar seçilerek, saray mektepleri ve sonra da Enderun Mektebi içinde değerli öğretmenler tarafından okutuluyorlar. İslam bilgileri, İslam ahlakı, fen, kültür dersleri verilerek, kuvvetli ve başarılı bir Müslüman olarak yetiştiriliyorlar. Bunların arasından da Osmanlı ordularını zaferden zafere ulaştıran değerli kumandanlar, Sokollular ve Köprülüler gibi seçkin siyaset ve idare adamları çıkıyor. Osmanlı akınlarını durdurmak için bu mektepleri ve bunların kolları olan medreseleri yıkmak, Müslümanları ilim ve fende geri bırakmak lazımdır."

Sultan Ii. Abdülhamid Demiryollari

Vehbi Tülek

Fransiz Kadinlarin İftar Ve Teravih Seyri

Vehbi Tülek

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

Astaze

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Ii. Selim Ve Yahya Efendi

Vehbi Tülek

Şimdi Olmaz, Vezirler Var!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Evinden Çıkamaz Hâle Gelen Borçlu

Ebû Kâsım Kecci hazretleri İran'da Dinever'de yetişen Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Dinever'de uzun seneler kadılık yaptı. Kâdılık görevini ifâ ederken, 405 (m. 1015)'de, eşkıyâlar tarafından şehid edildi. Resûlullah efendimizi (sallallahü aleyhi ve sellem) vesile ederek Allahü tealadan bir şey istemek hakkında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bahaeddin Efendi

Vehbi Tülek

Bahaeddin Efendi Nakşibendi-Hâlidi şeyhlerindendir. 1257 (m. 1831)'de Konya'ya bağlı Bozkır'ın Karacahisar köyünde doğdu. Şeyh Muhammed Kudsi'nin bü­yük oğludur. Babasının tedris ve irşadı ile yetiştikten sonra Konya'ya git­ti. Bekir Sami Medresesi'ne müderris oldu. 1324'de (m. 1906) Konya'da vefat et­ti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

senin Yüzünden Bizi Azarladılar!..

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Bin Abdurrahman

Vehbi Tülek

Ebû Bekr bin Abdurrahman hazretleri tabiinin meşhur fıkıh ve hadis âlimlerindendir. Medine'de doğdu. İyi bir tahsil görmüş, Âişe, Ümmü Seleme, Ammâr bin Yâsir, Ebû Hüreyre (radıyallahü anhüm) gibi birçok meşhur sahâbiden hadis dinlemiştir. 94 (m. 713)'de Medine'de vefat etti. Nalettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Dünyânın âfeti Şiddetli Istektir

Vehbi Tülek

Sıdk Ve Muhabbetin Alâmeti Ahde Vefadır

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerimde Üç Kısım Ahkâm Vardır

Vehbi Tülek

Gücü Yettiği Hâlde Affetmenin Fazileti

Vehbi Tülek

Bu Iş Büyük Nîmettir, Acaba Kime Verirler?

Vehbi Tülek

Bugünleri Iyi Değerlendirelim

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Bereketi Var Mı?

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Abdullah-i EnsÂrî

Abdullah El-acemî

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek