Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.675.578

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Halîlullah! Büyük Bir Kıtlık Var, Duâ Buyurun

Ebû Abdullah el-Kureşî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1150 (H.544) senesinde Endülüs'te doğdu. 1202 (H.599) senesinde Kudüs'te vefât etti. Memleketinin âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsîl etti. Büyük velî Ebû Yezid el-Kurtubî'den feyiz aldı ve uzun müddet hizmet ve sohbetinde bulundu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih Sultan Mehmed Han’in Papazlara Fermani

Fatih, Bosna'yı fethettiği zaman, Osmanlı kanunlarına göre bölge halkına dini serbestlik verdi. 1478 senesinde buradaki Latin papazlarına gönderdiği fermanda şöyle buyuruyor:"Nişan-ı Hümayunum sudur ki; Ben ki Sultan Mehmed Han'ım; üst ve alt tabakalardaki bütün ahali tarafından şu şekilde biline ki, bu fermanı taşıyan Bosna rahip lerine lütufta bulunup şu hususları buyurdum;Mevzubahis rahiplere ve kiliselere hiçkimse tarafından mani olunmayıp rahatsızlık verilmeyecektir. Bunlardan, gerek ihtiyatsızca memleketimde duranlara ve gereksu kaçanlara emn-ü eman olsun ki, memleketimize gelip korkusuzca sakin olsunlar ve kiliselerde yerleş sinler, ne ben, ne vezirlerim, ne de halkım tarafından hiç kimse bunlara herhangi bir şekilde karışıp incitmeyecektir. Kendilerine, canlarına, mallarına, kiliselerine ve dışarıdan memleketimize getire cekleri kimselere, yeri ve göğü yaratan Allah hakkı için, Peygamberi miz Muhammed Mustafa (sallallahü aleyhi ve sellem) hakkı için, yedi mushaf hakkı için, yüz yirmi dört bin Peygamber hakkı için ve kuşandı ğım kılıç için en ağır yemin ile yemin ederim ki, yukarıda belirtilen hususlara mevzu olan rahipler, benim hizmetime ve benim emrime itaatkar olduğu müddetçe hiç kimse tarafından muhalefet edilmeyecektir."

Vehbi Tülek

Seni Avdan Men Etmemiş Miydim?

Vehbi Tülek

Fatih Devrinde Müslümanlarin Ahlaki

Vehbi Tülek

Lütfi Paşa Ve Ya’kub Efendi

Vehbi Tülek

Lütfi Paşa, Yanya beyi idi. Lütfi Paşanın hayır ve hasenât yapmakla tanınan zevcesi Şâh Sultan, Ya'kûb Efendinin büyük bir zât olduğunu bilir; hürmet, muhabbet ve edeb gösterirdi. Bu günlerde Lütfi Paşanın İstanbul'a gelmesi lâzım olunca, yola çıkacakları sırada Şâh Sultan, Ya'kûb Efendiye o zamanlarda İstanbul'da bulunan büyük zâtları sordu. O da, İstanbul'da Merkez Efendiye tâbi ve talebe olmalarını söyledi. Lütfi Paşa İstanbul'a gelip, vezir-i âzam oldu. Şâh Sultan, Merkez Efendi ve talebelerine çok alâka gösterdi. Ya'kûb Efendi ile Merkez Efendinin birbirlerine olan muhabbetlerini İstanbul'a gelince daha iyi anladı. Dâvûdpaşa Mahallesinde, güzel bir câmi ve bir de hânekâh (dergâh) yaptırıp, sonra fermân ile Ya'kûb Efendinin İstanbul'a gelmesini temin ederek, bu yaptırdığı dergâhta yerleşmesini sağladı. Ya'kûb Efendi bu hânekâhda on sekiz sene kalıp, İslâma hizmet eyledi. Merkez Efendi, Kocamustafapaşa'da, Ya'kûb Efendi Dâvûdpaşa'da, aralarında muhabbet ve yakınlık ile, insanlara çok hizmet edip, yüzlerce talebe yetiştirdiler. Talebeler bâzan dergâhın birine, bâzan diğerine giderek, bu büyük zâtların vesilesiyle, ilim ve velilikte çok yüksek derecelere ve üstün makamlara kavuştular.

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Zamaninin Ebu Hanifesi: Molla Hüsrev

Vehbi Tülek

111 - Biz Sizi Uyanik Biliyorduk

Vehbi Tülek

Neme Gerek ?

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa’nin İstanbula Dönüşü

Vehbi Tülek

Ravza-i Mutahara Müdafii Fahreddin Paşa

Vehbi Tülek

Bizim Silah Fabrikamiz Yok

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İmânı Kâmil Bir Mümin Olmak

Ahmed bin Ali Mervezi hazretleri hadis hafızıdır. 202 (m. 816)'da Türkistan'da Merv'de doğ­du. İlk tahsilinden sonra Bağdat'a giderek hadis tahsil etti. Sonra Şam'a giderek talebe yetiştirdi ve kadılık yaptı. 292 (m. 905)'de orada vefat etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hazreti Ahrem Ve Resûlullahın Develeri

Vehbi Tülek

Peygamber efendimizin develerini Medine'de otlağa götürme vazifesini bir çobanla birlikte Peygamberimizin hizmetçisi Rebâh üzerine almıştı. Hazreti Seleme etrafın düşman kabilelerle dolu olduğu bir zamanda, develerin hücuma uğrayabileceğini düşünerek Rebâh'la birlikte gitti. Gâbe Dağının yokuşuna vardığı zaman Abdurrahman bin Avf'ın hizmetçisine rastladılar. Hizmetçi çok heyecanlı idi. Hazreti Seleme ona sordu:
- Allah iyiliğini versin, ne oldu sana böyle?
- Peygamber efendimizin develerini götürdüler.
- Kim götürdü?
- Gatafan ve Fezâri kabileleri.

Başkasının Ayıbını Araştıran Kendi Ayıplarını Göremez

Vehbi Tülek

Duânın Kabul Olması Için Şartlar Vardır

Vehbi Tülek

Seyyid Alizâde Yakûb Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Bursa'da doğdu. Orada asrının âlimlerinden okudu. Sonra Bursa'da Hamzabey Medresesi'nde müderris oldu. Daha sonra; İstanbul'da Semâniyye medreselerinin birinde müderris oldu. 931 (m. 1524) senesi hac dönüşü, Mısır'da vefât etti. En büyük eseri olan (Şir'a-tül-islâm) şerhinde şöyle buyuruyor:

Hamdûn Kassâr Hazretleri

Vehbi Tülek

Hastalığınızı Tedâvi Ediniz!

Vehbi Tülek

Zileli Abdurrahmân Efendi

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın "sıfat-ı Zâtiyye"si Altıdır

Vehbi Tülek

Dilini Yersiz Sözlerden Koru

Vehbi Tülek

İyi Bir Müslüman Nasıl Olur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Anzakli Ömer

Örümcek Ağı

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Allah'ın Emaneti

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek