Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.965.165

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Âişe! Bu Kelimeleri Ezberledin Mi?

Ebü’l-Kâsım Kâyinî hazretleri Şafiî fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 462 (m. 1069) yılında Nişâbûr’da Kâyin köyünde doğdu. İsfehân, Nişâbûr, Merv ve Herat’a giderek birçok kimseden ilim öğrendi. 547 (m. 1152) yılında Herat’ta vefât, etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

İnebahtı felaketinde Osmanlı donanması, Haçlı donanması tarafından pusuya düşürülüp imha edildiği sırada, Uluç Ali Paşa, kendi kumandasındaki birkaç gemiyi kurtarmayı başarmış ve İstanbul'a gelerek bu faciayı haber vermişti. Bunun üzerine Sultan II. Selim Han onun bu kısmi başarısından dolayı onu Kaptan-ı Deryalığa tayin etti ve adını da Uluç Ali Reis'den Kılıç Ali Paşa'ya çevirdi.

Diğer taraftan Sadrazam Sokollu Mehmed Paşa, yeniden donanma inşası için, bütün devlet erkanını harekete geçirerek, Osmanlı ülkelerinin bütün imkanlarını seferber etmişti. Çalışmaları büyük bir titizlikle takibediyor, heryere girip çıkıyor ve işlerin aksamasına meydan vermiyordu. Yanına Kaptanı Derya tayin edilen Kılıç Ali Paşa'yı da alarak çıkıyordu.

Vehbi Tülek

Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Uçan Osmanli: Lagari Hasan Çelebi

Vehbi Tülek

Bu Aslan İstirahat Etsin

Vehbi Tülek

1762 yılında Prusya kralı II. Frederik, Fransa, Avusturya ve Rusya ile harp halindeydi. Frederik, Osmanlı devletinden yardım istedi. Sadrazam Ragıb Paşa, yardım etmeğe niyetli değildi. Devrin padişahı III. Mustafa, Ragıb Paşa'ya kızarak:

"Bre Lala, ne düşünürsün? Eğer para lazımsa Edirnekapı'dan Rusçuk'a kadar altın döşeye bilirim" dedi. Ragıb Paşa da:"Devlet-i Aliyyemiz eskiden beri yapmış olduğu savaşlarda bir muharip aslan olduğunu düşmanlara göstermiştir. Fakat şimdiki halde tırnakları aşınmış, dişleri dökülmüştür. Muharebe esnasında düşman bu halimizi anlarsa vaziyet müşkil olur. Bırakalım bu aslan istira hat etsin" cevabını verdi.

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

İstanbul'un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

53 - Osmanli Esnaf Ahlaki

Vehbi Tülek

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

Kubadoğlu Süleyman Bey

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Hirka-i Saadet Merasimi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Resûlullahı Vesile Ederek Istemek

Ebû Nasr Rûyâni hazretleri Şafii mezhebi usûl ve fürû âlimidir. İran'daki Rûyân şehrinde doğan Ebû Nasr hazretleri, 505 (m. 1117) yılında vefât etti. Resûlullah efendimizi (sallallahü aleyhi ve sellem) vesile ederek Allahü tealadan bir şey istemek hakkında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sû-i Zan, Yanlış Karar Vermeye Sebep Olur

Vehbi Tülek

Kabisa bin Ukbe es-Süvâi hazretleri hadis ve tefsir âlimidir.136 (m. 753)'de Kûfe'de doğdu. Süfyân-ı Sevri hazretleri gibi büyük âlimlerden ilim tahsil etti. Ahmed bin Hanbel hazretleri, onun talebelerindendir. 215'te (m. 830) Kûfe'de vefat etti. Buyurdu ki:

Celâleddîn Deşnâvî

Vehbi Tülek

Mehmed Kâmil Efendi

Vehbi Tülek

Mehmed Kâmil Efendi, İstanbul velilerindendir. 1824 (H.1240) senesi Edremit yakınında Ayvacık kazâsında doğdu. 1911 (H.1330) senesi İstanbul'da vefât etti. Abdullah-ı Dehlevi hazretlerinin halifelerinden Yâkûb Han'a talebe oldu.
Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Namazını Ayakta Kılamayan Hasta

Vehbi Tülek

İlmi Ile Amel Etmeyen âlime Yazıklar Olsun

Vehbi Tülek

Saçıma Düşen Aklar Ölümü Hatırlatıyor

Vehbi Tülek

İnsan Ölünce, Ruhu Bedeninden Ayrılır

Vehbi Tülek

Mert Isen, Kötülük Yapana, Iyilik Yap!

Vehbi Tülek

Hendek Harbinde Verilen Müjde

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Onun Görmediği Yer

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek