Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.130.222

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanların Sözlerine Değil, Işlerine Bak

Şemseddîn Marmaravî hazretleri Halvetiyye tarîkatında Ahmediyye şûbesinin kurucusudur. 1435 (H.839) yılında Akhisar'ın Göl Marmarası köyünde doğdu. Uşak'ın Kabaklı köyünde Şeyh Alâeddîn Uşşakî hazretlerinin sohbetleri ile mânevî mertebelerden geçerek şeyhlik pâyesine yükseldi. İcâzet aldıktan sonra, Manisa'ya gönderildi. 1504 (H.910) yılında Manisa'da vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlk Uçan Türk, HezÂrfen Ahmed Çelebi

Fen alanındaki geniş bilgi ve tecrübesi ile halk arasında "Hezârfen" yâni bin fenli diye bilinen Ahmed Çelebi; araştırma yapmaktan usanmayan, yiğit, akıllı ve bilgili bir kişiydi. Hezârfen Ahmed Çelebiden önce havacılık târihinde ilk olarak yine ünlü bir Türk bilgini olan İsmâil Cevher; kollarına kanat takarak ilk uçma denemesini yapmışsa da bu deneme ölümle sonuçlanmıştı. İlk uçan Hezârfen Ahmed Çelebi, bu Türk bilgininin hayâtını ve neden başarısızlığa uğradığını iyice inceledikten sonra aynı düşünceyi gerçekleştirmek için harekete geçti. Bilhassa hava akımları ve kuşların uçuşunu inceleyerek çalışmalarını geliştirdi.

Vehbi Tülek

Milletin Efendisi Kimdir?

Vehbi Tülek

Bunu Böyle Bilesiniz

Vehbi Tülek

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman ve annesi Valide Hafsa Sultan, Sadrazam İbrahim Paşayı çok severlerdi. Bu yüzden Kanuni, annesi Hafsa Sultanın da arzusu üzerine kızkardeşini ona verdi ve bu suretle İbrahim Paşa, saraya damat oldu. Bu düğün merasiminin o zamana kadar eşi benzeri görülmemişti. Bu göz kamaştırıcı düğüne padişah başta olmak üzere bütün devlet ileri gelenleri ve yabancı elçiler de davetliydi. Daha sonra aylarca bu düğün konuşuldu.

Kanuni Sultan Süleyman’in Fransa Kralina Mektubu

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Tozkoparan İskender

Vehbi Tülek

Osmanli Padişahlari Ve İslam Hukuku

Vehbi Tülek

Nagy Varat Köprüsü

Vehbi Tülek

Padişahi İçin Maktul Düşen Vezir

Vehbi Tülek

Hadim SinÂn Paşa Ve Misir Seferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dil Ve Gramer âlimi Halil Bin Ahmed

Halil bin Ahmed, İslâmiyetten önce, ileri seviyede kullanılan arûzu sistemli bir hâle getirip, "İlm-i Arûz" denmesine sebeb olmuş bir âlimdir...
Halil bin Ahmed ile yine edebiyatçı biri olan Abdullah bin Mukaffâ, bir gece bir araya gelmişlerdi. Sabaha kadar sohbet ettiler. Birbirinden ayrıldıkları zaman Halil bin Ahmed'e, "İbn-i Mukaffâ'yı nasıl buldun?" dediklerinde:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Siz, Hayırlı Bir Ümmetsiniz!

Vehbi Tülek

Yûsuf ibn-i Tanrıverdi hazretleri Fıkıh ve târih âlimidir. Türkmen asıllıdır. 813 (m. 1411)'de Kâhire'de doğdu. 884 (m. 1470)'de orada vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Abdullah Sa’bî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâyı Hatırla Kurtulanlardan Ol

Vehbi Tülek

Abdürrahmân Firkâh hazretleri siyer ve Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. İmâm-ı Nevevi'nin büyük kardeşi idi. 624 (m. 1227)'de Şam yakınlarında Neva kasabasında doğdu. 690 (m. 1291)'de Bâderiyye'de vefât etti. Siyer kitabında, İmam-ı Şâfii hazretlerinin faziletlerini anlatırken buyuruyor ki:

Talebe, Murâdına Ermek Için Çalışır

Vehbi Tülek

O Akıl Nerede Ki, Kemaline Erişsin

Vehbi Tülek

Şehit Padişah Murâd-ı Hüdâvendigâr

Vehbi Tülek

Canlarını Ve Mallarını Feda Ettiler

Vehbi Tülek

Bedir Şehitlerinden Sa'd Bin Hayseme

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı Ahmed El-mukrî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Arafatta Görüşürüz

Alabilirsen Al

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek