Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.530.350

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Çin Köylerini Huzur Ve Saâdete Kavuşturan Zat

Celâleddîn Tebrîzî hazretleri meşhur velîlerdendir. İran’da Tebriz taraflarında doğdu. Şihâbüddîn Sühreverdî hazretlerinden ilim öğrenip feyiz aldı. Ferîdüddîn-i Attâr hazretlerinin nazarlarından istifâde etti. Hâce Muînüddîn-i Çeştî hazretlerinin vefâtından önce Hindistan taraflarına gitti. Onun sohbetleriyle de şereflendi. Kutbüddîn Bahtiyâr Kâkî ve Behâüddîn Zekeriyyâ ile sohbet etti. 1345 (H. 746) yılında Bengal bölgesinde vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İstanbul’un Sulari

İstanbul'da belediye ile ilgili işlerden biri de su sorunuydu. Kanuni Sultan Süleyman, Kırkçeşme sularını İstanbul'a getirttiği zaman milletin yüzü biraz güldü. Her tarafta çeşmeler yapıldı. Ebussuud Efendi de Yazıcı çiftliği yöresinden bulduğu suyu Turunçluk suyu ile birleştirdi, bir çeşme yaptırmaya karar verdi. Su yolları yapmak için büyük bir çalışma başladı. Su yollarının onarımı için Mısır'dan hamallar bile getirildi. Sular İstanbul'a düzenli bir biçimde dağıtılacaktı. Eğrikapı dışında büyük bir su hazinesi vardı. Bu hazine altmış lüleye bölünüyordu. Bu sular hazinelerden çeşmelere dağıtıldı. Sultan Süleyman dönemine gelinceye kadar çeşmelerin suyu hep boşa akardı. Gece gündüz akan çeşmelerden dolayı sokaklar çoğunlukla bataklık haline gelirdi. Sonunda burma lüleler bulundu. Hem sokaklar çamurdan kurtarıldı, hem de suların boşa akmasına engel olundu. Böylece artan suyu isteyenler hayrat çeşmeler yaptırarak oralara akıtırlardı. Fakat burma lülelerin, yani muslukların icadı birçoklarının işine gelmedi. Bazı mahallelerde imam ve cemaat: "Akan su bahçelerimize verilmiştir. Yabana akarsa aksın. Burma lüleye rızamız yoktur" dediler, burma lüleleri kaldırmaya çalıştılar. Bu konuda en ileri gidenler sipahilerdi. Bu sorun üzerine Sultan Süleyman İstanbul kadısına şu hükmü yazdı: "Çeşmelere burma lüle takıldığından lüleyi ufaltan eğer sipahi ve başka kullarım taifesi ise kapıma arz eyleyesin. Ve eğer ehl-i cihetten (yöre halkından) ise cihetten alup ahare (başka tarafa) veresin. Ve eğer şehirli halkından ise muhkem hakkından geldikten sonra cerimesini (cezasını) aldırasın. Ve yabana akmak ecli (nedeni) için açık koyanların dahi vech-i meşruh (açıklanan nedenlerle) üzre haklarından gelesin.

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

GÂzi Hüsrev Bey

Vehbi Tülek

Hepimiz Mevaşiyiz

Vehbi Tülek

Sultan II. Abdülhamid Han zamanında bir nüfus sayımı yapılması kararlaştırılır. Ecnebi sefirler Hâkan'a, hazır sayım yapılırken bir de mevâşi (küçük ve büyükbaş hayvanlar) sayımı yapılmasını tavsiye ederler. Hâkan, insanlarla hayvanların aynı sistem ve aynı zaman içinde sayılmasının insan haysiyetini zedeleyici olacağını belirterek, mevâşi sayımının daha evvel yapılmasını münasip görür. Bunun için vilâyet ve kazâlara telgraflar gönderilir. Meğer bir kazânın kaymakamı o sırada izinde imiş. Vekâlet eden zât, alaylı takımından ve kaymakamla hiç geçinemeyen câhil bir adammış. Mevâşi kelimesinin ne mânâya geldiğini bilmediği gibi, araştırmaya dahi ihtiyaç duymamış. Onu, "Üstün gayret sahibi vatandaş" falan zannetmiş olsa gerek ki, telgraf metnini okuduktan sonra, "Bunun ucunda ya bir nişan; ya bir taltif vardır! İhsân-ı şâhâneyi bu sefer de ben kapayım" diye hemen cevâbi telgrafı yazıp göndermiş:"Ser-kurenâ-yi hazret-i pâdişâhiye, ma'rûzât-ı kemineleridir:" Burada kaymakamdan başka hepimiz mevâşiyiz!"Lûgatçe: Kurenâ: Yakınlar; Ser-kurenâ-yi pâdişâhi: Pâdişahın en yakini, baş mâbeynci; Kemine: Âciz, hakir; zavallı.

Traş Edilmiş Sakal Daha Gür Çikar

Vehbi Tülek

Nemiz Kaldi Bizim Mülk-i Arab’da

Vehbi Tülek

Barbaros’un İstanbul’a Gelişi

Vehbi Tülek

Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Ve Kayserili Halil Paşa

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Adam

Vehbi Tülek

DÂmÂd İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ârif Zâtlar Insanın Rûhunu Terbiye Eder

Dizdarzâde Ahmed Efendi Celveti tarikati büyüklerinden olup, Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretlerinin talebelerindendir. Karaman'da doğup yetişti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul'da medrese tahsili yaptı, daha sonra müderris oldu. 1596'da müderrislikten ayrılıp tasavvufa yöneldi. Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretlerinin talebeleri arasına girdi. Kısa müddet içinde mânevi kemâlâta kavuştu ve hocasından hilâfet aldı. Önce İzmir'e, sonra Edirne'ye gidip yerleşti. On beş sene boyunca, Edirne'de yaptırdığı câmide vaaz verip medresede de talebe yetiştirdi. 1623 yılında vefât etti. Bu mübarek zat sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hâlid Zibârî

Vehbi Tülek

Şeyh Hâlid Zibâri hazretleri, Şırnak velilerindendir. 1826 (H.1242) senesinde doğdu. Babası Şeyh Hüseyin Efendi, Diyarbakır'da medfûndur. 1863 (H.1280) senesinde insanlara nasihat için Cizre'ye gittiği sırada hastalandı. Oradan Basret köyüne getirildi. Bir iki gün sonra kırk iki yaşında vefât etti.

Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Harun Reşid'in Oğlu Ahmed Sebtî

Vehbi Tülek

Baba Nîmetullah Nahçıvânî

Vehbi Tülek

Baba Nimetullah Nahçıvâni, Osmanlılar zamânında yetişen İslâm âlimlerinden ve Nakşibendiyye yolunun büyük velilerindendir. Âzerbaycan'ın Nahçıvân şehrinde doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1514 (H.920) senesinde Konya'ya bağlı Akşehir'de vefât etti. Türbesi, Baştekke yolu üzerindedir...

Âlimleri Hayrette Bırakan Talebe!

Vehbi Tülek

Mustafa Münib Efendi

Vehbi Tülek

Ali Taberî

Vehbi Tülek

Şemseddîn Muhammed

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâyı Görür Gibi Ibâdet Et!

Vehbi Tülek

Bi'r-i Mâune Şehitleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Latif Bir Şikayet

Latif Bir Şikayet

İstanbul'dan Hacca giden İbrahim efendi adındaki bir zat, yolda yüzü kızararak sadaka isteyen bir dilenciye, başakları gibi beş on kuruş vererek başından savmadı ve ihtiyacını tamamen karşılayacak kadar para verdi.Bir sabah Kâbeyi tavaf ederken bu İbrahim efendi baktı ki, birisi bütün Müslümanların Kıblegahı yanında saygısızca uzanmış yatıyor. Hemen adamı uyandırdı ve:-Burada en küçük saygısızlık, en büyük günahı netice verir. İstirahatini başka yerde yap. Biz burada hürmet ve saygı ile tavaf ederken, senin laubalice yatışın bize ağır geliyor. Senin de günahın çoğalıyor.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

A'meş Ve Hanımı

Cennetlik Hanım Isteyen...

Adalet Ve Tevazu

Arkadaşlarımı Korumak Için

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek