Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.574.048

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ehl-i Beytim, Ümmetim Için Birer Teminattır

Hasan bin Ahmed Semerkandî hazretleri hadîs âlimlerindendir. 409 (m. 1018) senesinde Semerkand’da doğdu. 491 (m. 1098) senesinde vefât etti. “Bahr-ül-Esânid fî sıhahil mesânid” adlı eserinde yüz bin hadîs-i şerîf topladı. Diğer bir eseri de “Cüz’ün fihi mine’l-ebdali mine’l-ümmet”dir. Bu eserinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hükümdarlar VilÂyet Zabteder, Bahşetmez!

Sultan İkinci Bâyezid Hân tâcı ve tahtı Şehzâde Ahmed'e bırakmak istediği zaman, Şehzâde Selim babasına isyân etmiş ve yenilerek Kırım'a ilticaya mecbur kalmıştı. Şehzâde Ahmed, Kırım Hân'ı Mengli Giray'a bir mektup yazıp; eğer kardeşine yardım etmezse, kendisi padişah olunca, bütün Kefe vilâyetini, dokuz kalesiyle birlikte ona bırakacağını bildirmişti. Mengli Giray bu mektuba aldırış etmedi. Çünkü Yavuz'un bir cevher yürek taşıdığını ve er-geç padişah olacağını tahmin ediyordu. Oğlu Mehmed Giray ise, Şehzâde Ahmed'in teklifini kabul etmeye meyilli idi. Nihayet bir gün yemek esnasında sohbet ederlerken Yavuz'a sordu:" Sultânım! İhtimâl ki yakında tahta çıkarsın. O zaman Kefe vilâyetini bize bağışlayıp terk eder misin?Yavuz'un şu ibretli cevabı, Mengli Giray'ın tahmininde ne kadar haklı olduğunu gösteriyordu:" Hükümdarlar sadece vilâyet zabteder; ama vilâyet bahşetmez. İstediğiniz kadar altın ve gümüş veririm; lâkin benden memleket istemeyin

Vehbi Tülek

LÂ İlÂhe İllallah

Vehbi Tülek

Eğri Seferi Ve Şemseddin Sivasi Hazretleri

Vehbi Tülek

Şehzade Selim Ve Mevlana Celaleddin-i Rûmî

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Hanın oğlu Şehzâde Bâyezid saltanat iddiâsı ile ayaklanmıştı. Kânûni, diğer oğlu Selim'i, onun üzerine gönderdi. Şehzâde Selim kuvvet leri ile Konya'ya geldi. O öncelikle Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin kabrini ziyâret etmek istedi. Yanında bulunanlarla birlikte türbeye girdi. Her zamanki yürüyüşü ile serbest bir şekilde kabre doğru ilerlerken, türbedâr Mahmûd Dede önünü kesti ve; "Mânâ âleminin sultanları olan böyle mübârek zâtların huzûrunda mütevâzi ve boynu bükük olmalıdır." diyerek ziyâret usûlünü hatırlattı. Bunun üzerine şehzâde ve yanındaki askeri erkân hatâlarını anladılar. Orada bulunan mihrabda Allah rızâsı için namaz kıldılar.

Akillilarin Duraği

Vehbi Tülek

Demek Yolda Kaldiniz

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Murad Ve Molla Fenari

Vehbi Tülek

Babiali Baskini

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Bir Osman Efendi’liği Var Ki...

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nişâbur'dan Doğan Güneş Ebû Amr Bin Nüceyd

Ebû Amr bin Nüceyd, onuncu yüzyılda yaşamış büyük velilerdendir. Nişâburludur. 976 (H.366) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti... Küçük yaştan itibâren âlimlerin ve velilerin ilim meclislerinde ve sohbetlerinde bulundu. Ebû Osman el-Hiri hazretlerine talebe oldu. Onun sohbetleriyle yüksek haller ve kerâmetler sâhibi bir veli oldu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şabî Hazretleri

Vehbi Tülek

Şa'bi hazretleri, Tâbiinin büyüklerindendir. 641 (H.20) senesinde Basra'da doğup, 723 (H.104) yılında Kûfe'de ansızın vefât etmiştir. Aslen Yemenlidir. Şa'bi hazretleri, büyük bir fıkıh âlimidir. Hattâ İmâm-ı A'zam Ebû Hanife hazretlerinin en büyük hocalarındandı...
Şa'bi hazretleri buyurdular ki:

En Büyük Mucize Kur'ân-ı Kerimdir

Vehbi Tülek

Fıkıh Ilmi Ve Fakihler

Vehbi Tülek

Abdülvehhâb ibn-i Vehbân hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh ve kırâat âlimidir. 730 (m. 1329)'da doğdu. 768 (m. 1367)'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Yahyâ Bin Ali Nablûsî

Vehbi Tülek

Ağzı Kapalı Kap, Nisan Yağmuruna Kavuşamaz

Vehbi Tülek

O Bir Alperen Şeyh Edebâlî

Vehbi Tülek

Nimet Ve Rızıklardaki Değişikliğin Sebepleri

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâya Karşı Sâdık Ve Samîmî Ol!

Vehbi Tülek

Ezan Ve Ikamet Okumak

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

At Hirsizi

O Kullarına Çok Merhametlidir

Helvaci Çocuk

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

SelÂmetle Gidip Gel

Latif Bir Şikayet

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek