Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.285.563

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fakir Babası: İmâm-ı Ali Rızâ

İmâm-ı Ali Rızâ hazretleri, 'Oniki İmâm'ın sekizincisidir. 770 (H.153)de Medîne'de doğdu. 818 (H.203)’de Tûs (Meşhed)de vefât etti. Halîfe Me'mûn, İmâm-ı Ali Rızâ hazretlerini çok sever, sık sık onunla görüşürdü. Saraya gelişinde saray görevlileri onu karşılar, hürmet gösterirlerdi. Fakat bu hürmetleri mecbûriyetten idi. Çünkü İmâm hazretlerini sevmiyorlardı. Bir araya gelerek, hazret-i İmâm'ın geldiğinde sarayın perdesini kaldırmamaya ve onu karşılamamaya karar verdiler. Fakat hazret-i İmâm oraya her gelişinde ellerinde olmadan kalkıp, karşılayıp perdeyi de kaldırıyorlardı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Çehrin Kalesi Ve Mevlana

Kanuni’nin Merhameti

Asil Ruh

Kul Hakkı

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Sarik Ve Sakal

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

HüdÂyî Yolu

Sultan Ahmed Han, büyük bir câmi yaptırmak istiyordu. Kararını verdi ve yerini tesbit ettirdi. Temel atma merâsimi için hocası Aziz Mahmûd Hüdâyi ve diğer âlimleri dâvet etti. Kurbanlar kesildi. Temel atmak için ilk kazmayı, Aziz Mahmûd Hüdâyi hazret leri vurdu. Pâdişâh, yoruluncaya kadar temel kazdı. Böyle bir başlangıçtan yıllar sonra, câmi yapıldı ve açılışını yapmak ve Cumâ hutbesini okumak üzere Aziz Mahmûd Hüdâyi dâvet edildi. Ancak o gün beklenmedik bir şey oldu. Önce bardaktan boşanırcasına yağmur başladı. Sonra fırtına ile berâber denizde dalgalar büyüdü, yükseldi ve şiddetlen di. Bu şartlar altında Üsküdar'dan Sarayburnu'na geçmek imkânsızlaşmıştı. Ne var ki Şeyh hazretleri Hünkâra söz vermişti. Bu sebeple Üsküdar iskelesine geldi ve bir kayık kiralayarak içine atladı. O binince sâdık talebeleri durur mu? Hemen onlar da bindiler. Böylece Şeyh hazretleri yanında birkaç talebesiyle birlikte Sarayburnu'na doğru açıldı.

Vehbi Tülek

Bir Yüz Karasi

Vehbi Tülek

Ne Oldum Dememeli

Vehbi Tülek

52 - Sigetvar Kalesi Ve Ali Dede Hazretleri

Vehbi Tülek

Ali Dede Bosnevi hazretleri 1566'da Sigetvar seferine katıldı. Bu sefer Kânûni Sultan Süleymân'ın son seferi oldu. Pâdişâh çok hasta idi ve kalenin günler süren kuşatmasına rağmen düşürülememesine çok üzülüyordu. Nitekim vefâtından bir gün önce Sokullu Mehmed Paşaya gönderdiği hatt-ı hümâyûnda; "Şu ocağı yanası dahi alınmaz mı?" demişti. Ertesi gün Ali Dede Bosnevi'nin, askeri duâlarla teşyi edip cesâretlendirmesi ile kale zabtedildi. Bu sırada Kânûni de vefât etmişti.

Orhan Gazi’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

108 - Sarikamiş Kahramanlari

Vehbi Tülek

Sokollu Mehmed Paşanin Mahareti

Vehbi Tülek

42 - Birakmam Seni Santa Barba

Vehbi Tülek

Nene Hatun

Vehbi Tülek

Mübarek Beldelerin Hizmeti Ona Verildi

Vehbi Tülek

Hristiyan Tarihçinin Kaleminden “hac”

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kulluk, Insanın Acizliğini Idrâk Edip, Anlamasıdır

Bedreddîn Hasan Çelebi Osmanlı âlimlerindendir. Meşhûr âlim Molla Fenârî’nin torunlarındandır. 840 (m. 1436) senesinde doğdu. Zamanındaki meşhûr âlimlerden ilim öğrendi. Molla Hüsrev bu âlimlerdendir. Fâtih Sultan Mehmed zamanında İznik Medresesi müderrisliğine, Sultan Bâyezîd Hân zamanında, Bursa Medresesi’ne müderris olarak tayin edildi, ölünceye kadar burada yaşadı. 886 (m. 1481) senesinde Bursa’da vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Müctehidler Arasındaki Ayrılık, Rahmet-i Ilahidir

Vehbi Tülek

Ebû İshak Cüzcâni hazretleri hadis hafızı olup yüz bin hadis-i şerifi ezbere bilirdi. Horasan bölgesindeki Cûzcân'da doğ­du. Daha sonra Şam'a giderek oraya yerleşti. İlim tahsili için Mekke, Basra, Remle, Mısır gibi yerleri dolaştı. Daha sonra Şam'a döndü, bura­da meş­hur bir muhaddis oldu. 259 (m. 873)'de Dımaşk'ta vefat etti.
Bu mübarek zatın naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

İbn’ül-medînî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Dostlarını Muhafaza Eder

Vehbi Tülek

Muhammed Kabbâri hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 662 (m. 1264) senesinde İskenderiyye'de vefât etti. Çok kerametleri görüldü.

Nerede Dert Varsa Deva Oraya Koşar!

Vehbi Tülek

Necîbüddîn Mütevekkil

Vehbi Tülek

Cennet Nimetlerine Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

Şerif Abdülhayy Haseni

Vehbi Tülek

Kendine Has Bir Şair Yahya Kemal

Vehbi Tülek

Sadruşşerî’a-i Sânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah Bin MübÂrek

Abdullah Bin MübÂrek

Merv'de bir yıl ticâretle uğraşır, kazancının hepsini fakirlere dağıtırdı. İkinci yıl İslâmiyet'i yaymak için cihâda, düşmanla harbe giderdi. O, medresede müderris, hoca; câmide vâiz, şehirde tüccâr; harbde büyük bir kahramandı. Kılıç ve kalem sâhibi idi. Kalemiyle cihâda dâir eser yazdı, kılıcıyla da dillere destan olan kahramanlıklar gösterdi.

Abbâsiler devrinde Bizanslılarla yapılan harplerden birine katılmıştı. Abbâsi ordusu sessiz, sâkin ve aydınlık bir gecede Tarsus'un kuzeyinde karargâh kurmuştu. Tarsus'un sırtlarında İslâm ve Bizans orduları görünüyordu. İki taraf da kendilerini kuvvetli göstermek için alevleri göklere yükselen ateşler yakmışlardı. Bu ateş ocaklarından birinin etrafında tepeden tırnağa silâhlı askerler hilâl şeklinde oturmuşlar, ortalarında ise ince yapılı, nûrâni yüzlü bir zat onlara ders anlatıyordu. Kimse vaktin nasıl geçtiğinin farkına varmamıştı. Sözü kesip, duâsını yapınca istirahate çekildiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Bana Delil Getir

Yüz Vermedin!

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Altıyüz Dirhemlik İp

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek