Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.422.790

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Muhabbet, Her Türlü Kiri Ve Lekeyi Temizler

Şeyhülislâm Behâeddîn Zekeriyyâ hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. 1169 (H.565) senesinde Hindistan'da Mültân şehrinde doğdu. 1266 (H. 665) senesinde orada vefât etti. Namazını Hâce Nizâmüddîn-i Evliyâ kıldırdı. Bağdât'a gelip o zamânın büyük velîlerinden Şihâbüddîn-i Sühreverdî hazretlerinin talebelerinden oldu. Kısa zamanda hocası tarafından icâzet verilerek memleketi olan Mültân'a gönderildi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

FÂsiklardan Uzaklaş

Hacı Bayram-ı Veli hazretleri Edirne'den ayrılırken kendisinden nasihat isteyen Sultan Murâd Hana şöyle dedi:"Tebean içinde herkesin yerini tanı, ileri gelenlere ikrâmda bulun. İlim sâhiplerine hürmet et. Yaşlılara saygı, gençlere sevgi göster. Halka yaklaş fâsıklardan uzaklaş, iyilerle düşüp kalk. Hiç kimseyi küçümseme ve hafife alma. İnsanlığında kusûr etme, sırrını hiç kimseye açma, iyice yakınlık peydâ etmedikçe, kimsenin arkadaşlığına güvenme. Cimri ve alçak insanlarla ahbablık kurma. Kötü olduğunu bildiğin hiçbir şeye ülfet etme. Seninle başkaları arasında bir toplantı akdedilir veya insanlarla aranızda bâzı beseleler görüşülürse, yâhut onlar bu meselelerde senin bildiğin hilafını iddiâ ederlerse, onlara hemen muhâlefet etme. Sana bir şey sorulursa, ona herkesin bildiği şekilde cevap ver. Sonra bu meselede şu veya bu şekilde görüş ve delillerin de bulunduğunu söyle. Senin bu türlü açıklamalarını dinleyen halk, hem senin değerini, hem de başka türlü düşünenlerin değerini tanımış olur. Sana bu görüş kimindir? diye sorarlarsa, fakihlerin bir kısmınındır, de. Onlar, verdiği cevâbı benimserler ve onu sürekli olarak yaparlarsa, senin kadrini daha iyi bilir ve mevkiine daha çok hürmet ederler."Seni ziyârete gelenlere ilimden bir şey öğret, böylece faydalansınlar. Herkes, öğrettiğin şeyi belleyip tatbik etsin. Onlara umûmi şeyleri öğret, ince meseleleri açma. Onlara güven ver, ahbablık kur. Zirâ dostluk, ilme devâmı sağlar. Bâzan da onlara yemek ikrâm et. İhtiyaçlarını temin et. Onların değer ve itibârlarını iyi tanı ve kusurlarını görme. Halka yumuşak muâmele et, müsâmaha göster. Hiçbir kimesye karşı bıkkınlık gösterme, onlardan biri imişsin gibi davran."

Vehbi Tülek

İlmin Kiymeti

Vehbi Tülek

Mum Donanmasi

Vehbi Tülek

Benden Bunlari İstemeyiniz

Vehbi Tülek

Sultan Abdülmecid zamanında, Rus işgaline karşı Lehistan'da, Avusturya baskısına karşı da Macaristan'da ayaklanmalar olmuş, fakat bunlar şiddetle bastırılmıştı. Bu isyanlara karışanlardan, her iki milletten de bazı kişiler Osmanlı Devletine sığınmışlardı. Avusturya ve Rusya, kaçakların kendilerine iadesi için Osmanlı hükûmetini sıkıştırı yordu. Bu istekleri reddedilince mesele büyüdü. Rus sefiri bizzat padişaha başvurarak bu mültecilerin mutlaka kendilerine verilmesini istedi. Fakat Sultan Abdülmecid, bu son isteği şu sözlerle reddetti:

"Benden bunları iade etmemi asla beklemeyiniz. Ben, kendisine sığınmış adamlardan bir tanesini geri vermemek için devletini bile feda eden Yıldırım Bayezid Han'ın torunuyum. Hal böyle iken size bu yüzlerce kahramanı toptan geri verip namusumu kirletir miyim sanıyorsunuz?

Muaveneti Milliye

Vehbi Tülek

11 - Silistre Müdafaasi

Vehbi Tülek

Fransiz Kadinlarin İftar Ve Teravih Seyri

Vehbi Tülek

Artik Göç Vakti Geldi

Vehbi Tülek

Bizim Silah Fabrikamiz Yok

Vehbi Tülek

Fatih’in Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Plevnenin Düşmesi Ve Gazi Osman Paşanin Teslim Olmasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsan Ölünce, Ruhu Bedeninden Ayrılır

Hoca Sâdeddinzâde Mehmed Efendi yirmi beşinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. 975 (m. 1568)'­de Bursa'da doğdu. Babası Osmanlı âlimi Hoca Sâdeddin Efendi'dir. İlk tahsilini babasından aldı. Medreseyi bitirdikten sonra çeşitli medreselerde müderrislik, kadılık, kadıaskerlik, nihayet şeyhülislâmlık makamına getiril­di. 1024'te (m. 1615) vefat etti. Çeşitli fetvalarında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdülmelik Rekâşî

Vehbi Tülek

Abdülmelik Rekâşi hazretleri hadis hafızı, yani yüz binden fazla hadis-i şerifi ravileriyle birlikte ezbere bilen âlimlerdendir. 190'da (806) Basra'da doğdu. Büyük âlimlerden hadis öğrendi. Sonra Bağdat'a yerleşerek vefatına kadar burada hadis rivayet etti. 276 (m. 890)'da vefat etti. Müslüman kardeşine yardım hakkındaki şu hadisleri nakletti:

Dünya Ile âhıret Birbirinin Zıddıdır!

Vehbi Tülek

Nasîhat Istersen, Ölüm Yeter!

Vehbi Tülek

Bolulu Himmet Efendi Osmanlı evliyasının büyüklerindendir. Bolu'da doğdu. İlk tahsilini Bolu'da gördü. Sonra İstanbul'a gelerek ilim tahsiline devâm etti ve müderris olmaya hak kazandı. Fakat Hüsâmeddin Uşşâki'ye bağlanarak, talebesi oldu ve yetiştikten sonra hilâfet aldı. Hocasının izni ile memleketine gitti. Memleketinde Bayrâmiyye yolu büyüklerinden Bolulu Ahmed Efendinin hizmetinde bulunarak Bayrami tarikatı hilâfeti aldı. Uşşâkilik ve Bayramilik tarikatlarının sırlarını birleştirdi. İstanbul'a gitti. Üsküdar Divitçiler Dergâhında Şâbâniyye ve Bayrâmiyyenin birleştirilmesinden meydana çıkan Himmetiyye yolunun esaslarını anlattı. 1683 (H.1095) senesinde İstanbul'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Seyyid Kasım Tebrîzî

Vehbi Tülek

Ahmed Sârbân Efendi

Vehbi Tülek

bana Mühlet Ver Ki Bu Malı Dağıtayım!

Vehbi Tülek

Vahyi Ve Kitapları Inkâr Ettiler

Vehbi Tülek

Resûlullahın Şefaatinden Mahrum Kalanlar

Vehbi Tülek

Kusurlu Müslümana "fasık" Denir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Sonunda Orta Yolu Buldular

Hizir Ve Gelin

Sarayda İftar

Evliyalar Ölmez İmiş

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek