Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.309.350

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâlih Kimselerle Olmayı Fırsat Biliniz

Ebû Abdullah Evdî hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. 693 senesinde Medine’de doğdu. Peygamber Efendimiz zamânında Müslüman oldu. Ancak Peygamber Efendimizi göremedi ve Sahâbî olamadı. Eshâb-ı kirâmdan Muâz bin Cebel (radıyallahü anh) Yemen vâliliği sırasında, onunla tanışıp Müslüman oldu. Muâz bin Cebel'i çok sevip yanından ayrılmadı. Ondan çok istifâde etti. Onun vefâtından sonra Eshâb-ı kirâmın en meşhûr fıkıh âlimlerinden Abdullah bin Mes'ûd'dan (radıyallahü anh) kırâat ilmini öğrendi. Ayrıca hazret-i Ömer, hazret-i Ali, Sa'd bin Ebî Vakkas, Ebû Hüreyre, hazret-i Âişe ve Ebû Eyyûb Ensârî'den (radıyallahü anhüm) hadîs-i şerîf rivâyet etti. Kûfe'ye yerleşti. 693 (H.74) senesinde orada vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Okmeydaninda İftar Merasimi

"Büyük Maârif Meclisi a'zâsından Ziya Bey'in teşebbüsiyle hazırlanmış olan 'Okmeydanı' nda iftar' merâsimi dün gece pek parlak bir sûrette yapılmıştır. Sekiz-on mektebin talebesi o akşam, ellerinde Osmanlı sancakları olduğu halde Kasımpaşa'ya gitmişler ve mekteplilere katılan binlerce halkla beraber akşam namazını Kasımpaşa Câmii'nde kılmışlardır. Ondan sonra meş'aleler yakılarak Kasımpaşa yoluyla Okmeydanı'na varılmış ve tahminen sekiz bin kişinin iştirâkiyle, orada karavanlar içinde götürülen et, helva, sebze ve maruldan ibâret yemekle sahra iftarı yapılmıştır. İftardan sonra talebe, aralarında neşideler okumuş, marşlar söylemiştir. Okmeydanı' nda bu esnada bir polis kıt'ası ve jandarma müfrezesi hazır bulunmaktaydı.Sonra oradan hareketle yollara maytap ve havâi fişekler yakılarak avdet edilmiştir. Talebelerin geçtikleri yerler, bayraklar ve çiçeklerle süslenmiştir. Baruthâneönü'nde bahriye mızıkası tarafından istikbâl olunmuşlardır. Daha sonra Galata'da merâsime nihâyet verilmiştir."

Vehbi Tülek

Sultan Bayezid Ve Arab Molla

Vehbi Tülek

Alin Terinde Bereket Vardir

Vehbi Tülek

Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Hânın kızı Şâh Sultan, zevci Sadr-ı âzam Lütfi Paşa ile Yanya'dan İstanbul'a gelirken, yolda eşkıyânın baskınına uğradı. Bu kötü durumdan nasıl kurtulacaklarını düşünürlerken, o anda Allahü teâlânın izni ile, zamânın evliyâsından Merkez Efendi karşılarına çıkıverdi. Önceden orada olmadığı hâlde, bir anda karşılarına dikilen Merkez Efendiyi gören haydutlar, şaşkına döndüler. Eşkıyâ reisi, Merkez Efendinin heybeti karşısında selâmeti kaçmakta buldu. Diğerleri de kaçıp orayı terkettiler. Eşkıyânın ortadan çekilmesiyle Merkez Efendi de bir anda kayboldu. Bu hâli hayretle seyreden Lütfi Paşa ve zevcesi Şâh Sultan, Merkez Efendiyi tanımışlardı. Şâh Sultan, Merkez Efendinin bu kerâmetinden dolayı, İstanbul' da Eyüb Bahariye'de onun adına bir câmi ve yanına medrese yaptırdı. Merkez Efendiyi buraya tâyin ettiler. Bir müddet orada talebe yetiştiren Merkez Efendiye Kânûni Sultan Süleymân Hân, Topkapı surlarının dışında yaptırdığı tekkede vazife verdi. Burada da aynı hizmete devam eden Merkez Efendi, Kânûni Sultan Süleymân Hânın annesinin isteği ve Sünbül Efendinin tenbihi üzerine Manisa'ya gitti. Vâlide Sultanın Manisa'da yaptırdığı imâretin yanındaki dergâhta hocalık yaptı. Tıb bilgisi kuvvetli olan Merkez Efendi, Manisa'da bulunduğu sırada kırk bir çeşit baharattan meydana gelen bir mâcun yaptı. Bu mâcunu hastalar yiyerek şifâ bulurdu. İlkbaharda yetişen çiçeklerden de istifâde edilerek yapılan bu mâcunu almak için, çevre kasabalardan gelirlerdi. Mesir mâcunu diye şöhret bulan bu mâcun, şimdi de yapılmaktadır.

15 - Akdeniz'de Türk Korsanlari

Vehbi Tülek

Ulu CÂmi’nin Açilişi

Vehbi Tülek

Orhan GÂzi Ve AlÂeddîn Esved

Vehbi Tülek

Ben Siftah Ettim

Vehbi Tülek

21 - Sokollu Mehmet Paşa'nin Şehadeti

Vehbi Tülek

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve Süleymaniye Camii

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şerefli Ve Asîl Kimse Sözünde Durur!

Ahnef bin Kays hazretleri Tabiînin büyüklerindendir. Basra’da doğdu. Meşhûr olana göre 67 (m. 686) târihinde, Kûfe’de vefât etti. Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında yaşadığı hâlde Sahâbîden olamadı.Bu mübarek zat buyurdu ki: 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Ibn-i Arabî

Vehbi Tülek

Ebû Bekr ibn-i Arabi hazretleri, hadis, tefsir ve Mâliki mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Endülüs âlimlerinin sonuncusudur. 468 (m. 1075) senesinde İşbiliyye'de (Sevilla) doğdu. 543 (m. 1148) yılında aynı yerde vefât etti.

Bu mübarek zat, bir dersinde buyurdu ki:

Nefsimin Güzel Gördüğü Hiçbir Işi Güzel Görmedim

Vehbi Tülek

Şâ­fiî Fı­kıh â­li­mi Ebû Bekr Kaffâl

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Kaf­fâl, Fı­kıh âlim­le­rin­den­dir. 1037 (H.429) se­ne­sin­de, Di­yar­ba­kır'ın Sil­van il­çe­sin­de doğ­du. 1113 (H.507)de ve­fât et­ti. Ho­ca­sı Ebû İs­hâk'ın kab­ri ya­nı­na def­ne­dil­di.
Ebû Bekr Kaf­fâl, Şâ­fi­i mez­he­bi fı­kıh âli­mi ola­rak ye­tiş­miş­tir. O de­vir­de adı­na "Mey­yâ Fâ­ri­kin" de­ni­len Sil­van, bü­yük bir ilim mer­ke­zi olup; bu böl­ge, Ma­laz­girt Sa­va­şın­dan çok da­ha ön­ce Müs­lü­man bel­de­si idi.

Sâlih Kimse Cesur, Hâin Korkak Olur

Vehbi Tülek

Herkese Güzel Ahlâkla Muâmele Etmeli

Vehbi Tülek

Keşfî Cafer Efendi

Vehbi Tülek

İlim Öğrenmek, Her Müslümana Farzdır

Vehbi Tülek

allah Bana Sizden Daha Merhametlidir

Vehbi Tülek

Âlimin, âbide Olan Üstünlüğü

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Onun Görmediği Yer

Keramete İnanmayan Âlim

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

İmanı Ona Kafidir

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek