Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.568.352

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Mutlak Adak Ve Şarta Bağlı Adak Kesmek

Muhammed Şehîd Belhî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Afganistan’da Belh şehrinde doğdu. İlim öğrenmek için Horasan, Nişâbûr, Rey, Bağdâd, Kûfe ve daha başka yerlere seyahatler yaptı ve çeşitli kitaplar telîf etti. Buhârâ kadılığında ve daha sonra Horasan emîrinin vezirliğinde bulundu. 344 (m. 955) târihinde Rebî-ül-âhır ayında şehîd edildi. Müntekâ isimli kitabında şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

93 - Sultan Ii. Selim Ve Kibris'in Fethi

İkinci Selim kaşlarını çattı:-Şu Kıbrısçık adasının fethi gayri elzem oluptur. Divan-ı Hümayun toplantı halindeydi. Fatih'ten sonra Padişahlar, ancak çok önem verdikleri toplantılara katılırlardı. Veziriazam Sokollu, bu meselede nedense tereddüt gösteriyordu:-Böyle küçük bir adanın zaptı, em uzun sürebilir Sultanım!.. Hem de Saltanatınıza ne ilave edebilir ki? Üstelik 40.000 duka altını vergilerini her yıl muntazaman öderler!..Padişah bu sözlere sinirlendi:-Sen ne söylersin Paşa!.. Billur kasede de olsa, bal şerbeti içindeki küçük bir sinek, sizlerin midesini bulandırmaz mı yoksa?

Vehbi Tülek

Fatima Sultan’in Rüyasi

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

Meyyitezade

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi seyahatnamesinde şöyle bir hadise nakledilir:Kanuni Sultan Süleyman Han devrinde, 1552 senesinde Macaristan'daki Eğri kalesi üzerine bir sefer düzenlendir. Bu sefere katılacak olan Anadolu ve Rumeli Sipahilerine haber salındı. Bunlardan biri de Kasımpaşa'daki Sipahi birliklerinden birinin kumandanı olan Hüseyin Ağa idi. Yeni bir gazaya katılacağı için sevinçliydi, fakat geride bırakacağı hanımı hamile ve üstelik hasta idi. Kendisi yok iken ona kim bakacak ve çocuğuna kim sahip çıkacaktı. Sonunda ellerini semaya açtı ve:"Yâ İlâhi!.. Doğacak olan çocuğumu sana emanet ediyorum..." diye yalvardı.

104 - Devamli Baki Kalan İşlerle Meşgul Ol

Vehbi Tülek

32 - Şanli İzzeddin Zirhlisi Ve Gamsiz Hasan Bey

Vehbi Tülek

Ekmeğe 5 Para Bile Zam Yok

Vehbi Tülek

Silada

Vehbi Tülek

Bir Bayram Günü

Vehbi Tülek

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

Hazar Kanali Projesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sâdık Efendi

Sâdık Efendi, Kayseri âlim ve velilerindendir. On sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda yaşamıştır. 1768 (H.1182) senesinde Kayseri'de doğdu. 1849 (H.1266) senesinde aynı şehirde vefât etti...
Sâdık Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Son Devir âlimlerinden Muhammed Efendi

Vehbi Tülek

Şeyh Hacı Muhammed Efendi, son devir Osmanlı âlim ve velilerindendir. Siirt'te dünyaya geldi. İlk medrese tahsilini burada yaptıktan sonra Erzurum'da tamamladı. Babasından ilim öğrendi ve icâzet alarak Erzurum'a gitti ve orada ders verip talebe yetiştirdi. Birçok kerâmetleri ve üstün hâlleri görüldü. Şeyh Hacı Muhammed Efendiyle ilgili bir hâtıra şöyle anlatılır:

Şamlı Berk Hazretleri

Vehbi Tülek

Sonsuz Olarak Ateşte Yanmak Felâketi!

Vehbi Tülek

Abdullah bin Ebi Zeyd hazretleri tefsir, kıraat, kelâm, hadis ve Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. 922 yılında İspanya'nın (Endülüs) Nefza şehrinde doğdu. Daha sonra Afrikiyye'ye (Tunus) gelerek Kayrevân'a yerleşti ve "Kayrevâni" nisbesiyle meşhûr oldu. Kuzey Batı Afrika'da Mâliki mezhebini, yetiştirdiği talebeleri ve yazdığı kitaplarıyla yaygın hâle getirdiği için "Mâlik-üs-Sagir" lakabıyla tanındı. 996'da Kayrevân'da vefât edip oraya defnedildi.

Selâhaddîn Zerkûb

Vehbi Tülek

Ey Tavır Ve Hareketleri Güzel Olan âşıklar

Vehbi Tülek

Hanım Evliyâ Râbia-i Adviyye

Vehbi Tülek

O Zâtı Duyunca Bu Hâle Geldin, Ya Görseydin!

Vehbi Tülek

Onun Her Işinde Hikmetler Vardır

Vehbi Tülek

Kırâat âlimi Ve Hattat Müştâk Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Allah’a Firar Et

Dört Şey Mühimdir

Altıyüz Dirhemlik İp

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

İftiranin Neticesi

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek