Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.934.679

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlim Sâhiplerinin Kıymeti Allah Katında Yüksektir!

Ziyâüddîn Ahıskavî Efendi Osmanlı âlim ve velîlerinden olup 1733 (H. 1146) senesinde şimdi Gürcistan'da olan Ahıska’da dünyâya geldi. Babasının vefâtından sonra Kars'a, Erzurum'a, sonra Diyarbakır'a gitti. Oradaki âlimlerden, çeşitli ilimlerini okuyup icâzet aldı. Sonra Mısır'a giden Ziyâüddîn Efendi tahsîlini tamamladıktan sonra, İstanbul'a geldi. Bir taraftan ilim öğretmeye, bir taraftan da kıymetli ve faydalı eserler telif etmeye başladı. 1813 (H. 1228) senesinde Üsküdar'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Pîrî Reis

Kanuni Adina Yemin Eden Çavuş

İki Yusuf’un Hikayesi

Geç Gelen Kurtarıcı

Korkma!

Padişah Ve At

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ülkemde Bu Adama CevÂb Verecek Bir Âlim Yok Mu?

Fâtih Sultan Mehmed Han tahta geçtiği ilk günlerden itibâren fırsat buldukça sarayda çeşitli âlimleri toplayıp onlarla ilmi sohbetler yapıyordu. Bu toplantılara zaman zaman orada bulunan yabancı ilim adamları da iştirâk ediyordu. Yine böyle bir ilim meclisi teşkil edildiğinde, Kuzey Afrika ülkelerinden birinden gelen ve gizli ilimlerde mahâret sâhibi bir âlim de katılmıştı. O âlim, Sultânın katında Türk âlimlerini, sorduğu zor ve çözülmesi güç sorularla epeyce bunalttı. Onları cevap veremez gördükçe de yeni yeni sorular yöneltti ve üstünlük gösterisinde bulundu. Osmanlı ulemâsının böyle acz içinde kalması, cihân pâdişâhı olan Fâtih'i son derece rahatsız etti. Bütün beyleri, paşaları ve vezirleri toplayıp; "Ülkemde bu adama cevap verecek bir âlim yok mudur? Çabuk olun, araştırın ve bana derhal müsbet bir cevap getirin!" dedi.

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Rumeli’ye Geçmeleri

Vehbi Tülek

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti içerisinde yeniçeri isyân ve zorbalıklarının önü alınamaz bir hâle gelmişti. Tâlim ve eğitim kabûl etmiyorlar, savaşa çıkmayı da reddediyorlardı. Kendilerine harp fenlerinin öğretilmesini isteyen din ve devlet adamlarına karşı harekete geçtiler. Bunun üzerine İkinci Mahmûd Han vezirleri ve ulemâ sınıfını toplantıya çağırdı. Abdurrahmân-ı Harpûti hazretleri de bunlar arasında idi. Yeniçerilerin artan zorbalıklarından bahisle ne yapılması gerektiği soruldu. Mesele son derece nâzikti. Yeniçeriler tekrar isyân ederek devlet ileri gelenlerinin kellelerini istemeye başlamışlardı. Tamâmen bid'at yuvaları hâline gelen bektâşi tekkeleri de kendilerini tahrik ediyordu. Sonuçta ulemâ birlik içerisinde bunların öldürülmeleri câizdir diye fetvâ verdi. Savaşın başlangıcı olmak üzere sancak-ı şerifin çıkarılması kararlaştırıldı. Fakat sancağı şerifin açılması çok önemli bir olaydı. Bu işin dönüşü yoktu. Yeniçeriler ile yapılacak mücâdelenin sonu ise kestirilemiyordu. Bu sebepten karar alınmasına rağmen herkeste bir tereddüd vardı. İşte bu devlet adamlarının çekingen ve kararsız hâlleri sırasında Abdurrahmân Harpûti hazretleri söz aldı."Bu din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın istediği şeyse yeniçerileri vururuz, yok ederiz. Değilse biz de bu din ile berâber batıp gideriz, daha ne ihtimâl kaldı?" diyerek kalplerdeki şüpheleri giderdi. Herkes tek bilek tek yürek oldu. Nitekim bu inanç ve imânla harekete geçerek yeniçeri ocağını ortadan kaldırdılar ve bozulmuş bektaşi yuvalarını kapattılar

Fetih Sabahi

Vehbi Tülek

Neme Gerek ?

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve İznik’in Fethi

Vehbi Tülek

102 - Şahitliği Kabul Edilmeyen Padişah

Vehbi Tülek

Ii.mahmud Han’in İlim Ve Sanat Aşki

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Sinan Reis

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Çocukları Sevindirene Verilen Köşkler

Abdullah bin Muhayrız hazretleri Tâbiinin meşhur hadis âlimi ve velilerindendir. Kudüs'te doğdu. 717 (H.99) senesinde orada vefat etti. Eshab-ı kiramdan bazıları ile görüşerek hadis rivayet etti. Rivâyetleri Kutüb-i-Sitte denilen meşhur hadis kitaplarında yer almıştır. Şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Karanlıkta Lamba Gibi Olanlar

Vehbi Tülek

Vehb Ebü'l-Behteri hazretleri Tebe-i tabiinden meşhur fıkıh ve hadis âlimidir. Medine'de doğdu. Annesi dul kalınca, İmâm-ı Ca'fer-i Sâdık'la evlendi. Bu vesileyle, ondan daha çok istifâde etmek imkânı buldu. İmâm-ı Ebû Yûsuf hazretlerinin vefatından sonra yerine Kâd-ıl-kudât tayin edildi. 200 (m. 815)'de Bağdâd'da vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Gücünüz Yettiği Kadar, Allah'tan Korkunuz

Vehbi Tülek

Fâtıma Binti Müsennâ

Vehbi Tülek

Fâtıma binti Müsennâ hazretleri hanım evliyânın büyüklerindendir. On ikinci asırda Endülüs'ün (İspanya) İşbiliyye (Sevilla) şehrinde yaşadı. Muhyiddin-i Arabi hazretleri Rûh-ül-Kuds isimli eserinde şöyle anlatıyor:

Günahlar, Allah Ile Kul Arasında Perdedir

Vehbi Tülek

nefsim Bana Acımıyor!..

Vehbi Tülek

Vâiz Ve Fakîh Recâ Bin Hayve

Vehbi Tülek

Hasan-ı Basrî

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Ensârî

Vehbi Tülek

Ali Efendi Ve İbrahim Halvetî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Onun Görmediği Yer

Onun Görmediği Yer

Üsküdarlı Aziz Mahmud Hüdai Hazretleri, üstadı Üftade Hazretleri'nin hizmetinde talebe iken, birçok talebe arkadaşlarının arasında, üstadının yanında ayrı bir yeri vardı. Üftade Hazretleri, talebeleri arasında en çok onunla ilgilenir, bir çok iltifatlar eder ve onun yetişmesine ayrı bir ihtimam gösterirdi. Üstadın o talebesi ile fazla meşgul olmasını diğer talebeler çekemezler ve çok kıskanırlardı.-Biz de talebeyiz o da talebe! Onun bizden ne farkı var? diye hayıflanıyorlardı. Talebelerin bu halini sezen Üftade Hazretleri, onları imtihan etmek istedi. Hepsini huzuruna çağırarak ellerine birer bıçak ve birer de tavuk verip:-Bunu gidip kimsenin görmediği yerde kesip geleceksiniz. Tek şartım, keserken hiç kimsenin sizi görmemesi ve yalnız olmanızdır. Kim daha çabuk gelirse, benim en çok takdirimi o talebem kazanmış olur, buyurdular.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Ölüyü Diriltemem

Sakin Kalyona Binme

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Sarayda İftar

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek