Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.813.415

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Allah'ın Velî Kulu Bana Şefâat Et!

Abdülhakîm-i Siyalkûtî hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. 1657 (H.1067) senesinde Siyalkût şehrinde vefât etti.

Bir sohbet esnâsında Abdülhakîm-i Siyalkûtî hazretlerine talebelerinden biri kabir ziyâreti hakkında bir soru sorunca buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ciğer PÂresi, Ciğer YÂresi

Osmanlı'nın son devir edebiyatçılarından olan, fakat derbeder ve serseri bir hayat sürdüğü için şiirlerini yayınlatamayan, bu yüzden de edebiyat sahasında pek tanınmayan Adana'lı Ziya Bey, Afyon Evkaf Müdürü iken, bir gün İstanbul'a geldi ve Sirkeci'de, cebi ve midesi boş bir şekilde dolaşmaya başladı. Açlık canına tak etmiş olacak ki, aç karnına düşünmektense, yok karnına başına geleceklere katlanmaya hazır olarak bir ciğer kebapçısına girdi. Kendisine esaslı bir ciğer ziyafeti çektikten sonra kebapçıya seslendi:-Bak usta, cebimde tek kuruş yok. Bu durumda herhalde döveceksin beni. Hadi elini çabuk tut, hesabımı gör de gideyim.-Yağma yok, dedi kebapçı, seni dövmekten ne kazancım olacak. Ama mutafağa geç, üç gün boyunca bulaşıkları yıka da ödeşelim.Adam dediğini yapacak. Kurtuluş yok. Ziya Bey bunu anlayınca hemen kalemini çıkardı ve bir kağıt parçası bularak yazdığı şu beyti, garson yamağına verip, o civardaki otellerden birinde kalan bir arkadaşına gönderdi:Dağladı aşçı diliyle, ciğerim yâresiniCiğerim pâresi, gel ver ciğerin pâresiniAz sonra para geldi ve Ziya Bey de bulaşık yıkamaktan kurtuldu.

Vehbi Tülek

Cezayirli Gazi Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Varna Meydan Savaşi

Vehbi Tülek

Verin Bana Şu Yilan Yavrusunu!”

Vehbi Tülek

Oğlu Âbid Efendi'nin kaleminden Abdülhamid Hân'ın esâret hayatı..."... Selanik'e gidişimizle alâkalı olarak, zihnimde sadece, saraydan Sirkeci'ye yahut Selanik Gar'ından Alâtini Köşkü'ne kapalı bir araba içinde hareketimize dair belli-belirsiz bir hayâl kalmış. Karanlık bir arabada babamın karşısına oturduğumu ve siyah sakalını görür gibiyim... Alâtini Köşkü'ne girişimizde, annemin kucağındaydım... Annemin beni taşımaktan yorgun düştüğünün nasılsa farkına varan bir subay, sonradan Paşa olan Emniyet Genel Müdürü Albay Gâlip Bey, kucağından almak nezâketini gösterdi ve alırken de, 'Verin bana şu yılan yavrusunu!' dedi... Bu kahraman (!) zâbit, anlaşılan tam mânâsıyla bir centilmendi!.. Bunu söyleyen, Hareket Ordusu'nun genç ve toy subaylarından biri olsaydı affederdim; lâkin bu adam, o zaman albaydı ve en az kırk yaşlarındaydı... O arada Ali Fethi Bey de (yıllar sonrasının başbakanı Fethi Okyar), 'Zavallı çocuk!' diyerek beni kucağına aldı, gözünden bir damla yaş düştü.

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

İngiliz Tüccarlar Fesad Çikariyorlar

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Vesikalarla Konuşmasi

Vehbi Tülek

Bodrumlu Fedai Musa

Vehbi Tülek

Silada

Vehbi Tülek

Daha Büyük KerÂmet Mi Olur?

Vehbi Tülek

Habib Baba

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

şehadetim Için Dua Eder Misiniz?

İslam Ordusu Salat-ü selam getirerek Tebük'e doğru yola çıkmıştı... Bu yolculukta bir genç sahabe var ki, o çok farklı. Sürekli Sultanlar Sultanının yanında yakınında, ona dokunuyor, dokunmaya çalışıyor. O, Abdullah el-Müzeni (Zülbicâdeyn) radıyallahü anh...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mücâhid Velîlerden Abdullah Bin Gâlib

Vehbi Tülek

Büyük veli Abdullah bin Gâlib, Tâbiinden olup, sâde ve basit bir hayât yaşardı. Yüz rekat kuşluk namazı kılar; "Biz Allahü teâlâya kulluk için, ibâdet etmek için yaratıldık" derdi. Hattâ; "Dostlarına ve sana tâbi olanlara çok ibâdet ettiriyorsun, onları sıkıntıya sokuyorsun" diyen birine; "Onların ibâdet etmekten ne gözleri görmez oldu ne de belleri büküldü!" cevabını vermişti...

Hastayı Sadakayla, Malı Zekâtla Koruyun

Vehbi Tülek

Câfer-i Sâdık'ı Sevmeyen Adam!

Vehbi Tülek

Zeyd isminde bir adam vardı. Câfer-i Sâdık hazretlerine çok itirâzda bulunurdu. Bir gün Câfer-i Sâdık'a bu adamdan bahsettiler...


Câfer-i Sâdık hazretleri, Ehl-i beytten olup, "Oniki İmam"ın altıncısı, "Silsile-i aliyye"nin dördüncüsüdür. Babası Muhammed Bâkır, dedesinin dedesi Hazret-i Ali'dir...

Mürüvvet, Iyilik Etmeyi Sevmektir

Vehbi Tülek

Seven Sevilir, Hor Gören Hor Görülür

Vehbi Tülek

Muhammed Gunder El-hüzelî

Vehbi Tülek

İbn-i Sükkere

Vehbi Tülek

Elemlerin, Kederlerin Yok Olması Için

Vehbi Tülek

bildiğinizle Amel Edin!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sünnet Akçesi

Sünnet Akçesi

Sultan Abdülmecid zamanında adamcağızın birisinin büyük miktarda borcu varmış. Elini neye atsa ters gidiyor. Zeyrek civarında, evine yakın bir dergaha gitmiş. Namazdan sonra Şeyh efendi, bu yabancıyı yanına çağırmış ve halini sormuş. O da:

"Efendi hazretleri, gırtlağa kadar borç içindeyim, neye elimi atsam kuruyor. Ne olur himmet!" demiş. Şeyh efendi:

"Evladım, sabah namazını 40 gün Yenicami'de kıl. Camiye gidip gelirken de 1000 adet istiğfar oku. Göreceksin, kırkıncı gün ne sıkıntın kalacak ne bir şey..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Değişen Sizin Kalbiniz

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Sünnet Akçesi

Kul Hakkı

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek