Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.289.561

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Misâfirini Uğurlarken Kendini Kâhire'de Bulan Zat!

Nûreddîn Şevnî hazretleri büyük velîlerdendir. Mısır'ın bir kasabası olan Şevnî'de doğup 1537 (H.944) senesinde Kâhire'de vefât etti. Çok kerametleri görüldü:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Aziziye Müdafaasi

24 Nisan 1877'de Ruslar, Osmanlı Devletine savaş ilan etmişler, batıda Tuna boyundan ve doğuda Kars cihetinden saldırıya geçmişlerdi. Doğu cephesinde ordumuzun başkumandan lığını Gazi Ahmed Muhtar Paşa yapıyordu. Kabiliyetli ve cesur bir asker olan Ahmed Muhtar Paşa, Kars'ı alan Rus ordusu karşısında askerini muhafaza ederek programlı bir şekilde Erzurum'a çekilmişti. Bu çekilme sırasında yaptığı Halyaz, Zivin, Gedikler ve Yahniler meydan savaşlarında zafer kazanmış, hatta Sultan İkinci Abdülhamid Han tarafından taltif görerek "Gazi" ünvanını almıştı. Askerimiz kuvvet ve teçhizat yönüyle üstün Rus ordusu karşısında, silah ve yiyecek bakımından iyi şartlarda olmaması sebebiyle Erzurum'a kadar çekilmeye mecbur kalmıştı.

Vehbi Tülek

MercidÂbik Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Han, büyük bir câmi yaptırmak istiyordu. Kararını verdi ve yerini tesbit ettirdi. Temel atma merâsimi için hocası Aziz Mahmûd Hüdâyi ve diğer âlimleri dâvet etti. Kurbanlar kesildi. Temel atmak için ilk kazmayı, Aziz Mahmûd Hüdâyi hazret leri vurdu. Pâdişâh, yoruluncaya kadar temel kazdı. Böyle bir başlangıçtan yıllar sonra, câmi yapıldı ve açılışını yapmak ve Cumâ hutbesini okumak üzere Aziz Mahmûd Hüdâyi dâvet edildi. Ancak o gün beklenmedik bir şey oldu. Önce bardaktan boşanırcasına yağmur başladı. Sonra fırtına ile berâber denizde dalgalar büyüdü, yükseldi ve şiddetlen di. Bu şartlar altında Üsküdar'dan Sarayburnu'na geçmek imkânsızlaşmıştı. Ne var ki Şeyh hazretleri Hünkâra söz vermişti. Bu sebeple Üsküdar iskelesine geldi ve bir kayık kiralayarak içine atladı. O binince sâdık talebeleri durur mu? Hemen onlar da bindiler. Böylece Şeyh hazretleri yanında birkaç talebesiyle birlikte Sarayburnu'na doğru açıldı.

Asirlarca Araliksiz Okunan Kur’Ân-i Kerîm

Vehbi Tülek

“müfti’s-sekaleyn” Ne Demektir Ve Kimdir?

Vehbi Tülek

Ekmeğe 5 Para Bile Zam Yok

Vehbi Tülek

Yoksa Hemen Geliyorum

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Molla Arab Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Sultan Adülaziz’in Avrupa Seyahati

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tokatlı Edhem Çelebi

Edhem Çelebi 1301 yılında Tokat'ta doğdu. Küçük yaştan itibâren dayısı olan büyük veli Acepşir hazretlerinden ders almaya başladı. Ondan aldığı ilim ve feyzlerle kemâle erdi. 1350'de Zile'de vefât etti. Kabri, Zile'de Mûsâ Fakih türbesindedir. Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce sevdiklerine buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Burhaneddin Mergınânî

Vehbi Tülek

Burhaneddin Mergınâni hazretleri Hanefi fıkıh âlimlerindendir. 551'de (1156) Buhara'da Mergınân'da doğdu. Ba­bası Sadrüşşehid Tâceddin Ahmed, de­desi Burhâneddin el-Kebir, devirlerinin önde gelen âlimlerindendir. 616'da (1219) Mergınân'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Damat Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Müfessir Ve Müderris Abdurrahmân İmâdî

Vehbi Tülek

Abdurrahmân bin Muhammed (İmâdi) Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 978 (m. 1571) senesinde Şam'da doğdu. 1051 (m. 1641) senesinde Şam'da vefât etti. Bâb-üs-Sagir mezarlığında babasının yanına defnedildi.

Esas âlim, Ilmi Ile Amel Edendir

Vehbi Tülek

Vakit Zâyi Olursa Elde Etmek Imkânsızdır

Vehbi Tülek

Emîr Hüsrev Dehlevî

Vehbi Tülek

Sadüddîn İsmâil Efendi

Vehbi Tülek

İnsan, Açlık Ile Tokluk Arasında Yemeli!

Vehbi Tülek

Mutlak Adak Ve Şarta Bağlı Adak

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Tüccarin Rüyasi

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kum Ve Kaya

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bizi Hatirlayin!

Korkma!

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek