Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.724.838

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Çalışıp Kazanma Zahmeti Çekmeyende Hayır Yoktur

Şeyh-i Yemenî hazretleri Yemen evliyâsının büyüklerindendir. Hadramût'un Terîm şehrinde doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1627 (H.1037) senesinde Yemen'in Veht köyünde vefât etti. Zamânının büyük âlimlerinden çeşitli ilimleri tahsîl etti. Hindistan'a giderek Ahmedâbâd şehrinde Şeyhülislâm Şeyh bin Abdullah Ayderûs'a talebe oldu. Şeyh bin Abdullah Ayderûs ona icâzet verdi. Yemen'in Veht köyüne yerleşerek talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

“pösteki Saymak”

Kirk Yillik KÂni

Ayni Oyun

Yirmi Saniyede

İmanı Ona Kafidir

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Selman Reis

1498 yılında Ümid Burnundan dolaşarak Hindistan'a ulaşmanın mümkün olduğunu farkeden Portekizliler, Kızıldeniz ve Atlas Okyanusunda Müslümanlara sıkıntı vermeye başladı lar. Sultan İkinci Bâyezid Han tarafından Portekizlilerin zararına mâni olmak için teknik ve stratejik malzemeyle birlikte Mısır'a gönderildi. Mısır donanmasını Osmanlı donanmasına benzer şekilde teşkilâtlandırdı. Basra Körfezi ve Kızıldeniz girişlerindeki stratejik noktaları zabtederek Hindistan Ortadoğu ticâret yolunu ele geçirmeye çalışan Portekizlilere karşı mücâdele etti. Gurab adıyla bilinen 50 çektiriden müteşekkil bir Mısır-Memlûk filosuyla çıktığı sefer, Yemen'de ortaya çıkan isyân sebebiyle neticesiz kaldı.

Vehbi Tülek

İki Cihanda Yüzün Ak Olsun

Vehbi Tülek

Kadizade Rumi (musa Paşa)

Vehbi Tülek

İngiliz Elçisi Sir Flip Küri’nin Pişmanlığı!

Vehbi Tülek

Ermeni olaylarının cereyanı sırasında Sultan İkinci Abdülhamid'e şiddetle muarız olan ve hükûmetine yazdığı raporla İngiltere hariciye nazırı (dışişleri bakanı) Lord Salzbury'nin Türkiye aleyhinde icra ettiği teşebbüslerin ve nihayet parlâmentoda söylediği şiddetli nutkun âmillerinden bulunan İstanbul'daki İngiliz elçisi Sir Flip Küri'nin teşebbüsü neticesiz kalınca İstanbul'dan gönderilecekti... Vedânâmesini takdim için hariciye nezaretine tevdi ettiği huzura naliyet istidası padişah tarafından bilhassa uzatıldıktan ve binaenaleyh sefir epeyce kızdırıldıktan sonra nihayet huzura kabul olundu.

Hediye Baston

Vehbi Tülek

19 - Oruç Reis

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Vehbi Tülek

Kenan Bey

Vehbi Tülek

Turgut Reis Ve Cerbe Zaferi

Vehbi Tülek

78 - Orhan Gazi Ve Kesik Baş

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Fakir Akrabaya Verilen Zekât

Nûreddin Esnevi hazretleri fıkıh, usûl ve nahiv âlimidir. Mısır'da İsnâ'da 650 (m. 1252)'de doğdu. 721 (m. 1321)'de Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde, zekât hakkında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şehit Gencin Hûrisi aynâ-yı Merdiyye

Vehbi Tülek

Büyük veli Abdülvâhid bin Zeyd hazretleri anlatıyor: Bir defâsında gazâya niyet ettim. Bütün talebelerimi topladım. Mecliste bir şahıs meâlen; "Allah yolunda savaşıp düşmanları öldüren ve öldürülen müminlerin canlarını ve mallarını Allah Cennet karşılığında satın aldı" (Tevbe sûresi: 111) buyurulan âyet-i kerimeyi okudu. Bunun üzerine on beş yaşlarında bir genç ayağa kalktı. Bu gencin babası vefât etmiş, kendisine pekçok mal kalmıştı. Büyük bir azim ve kararlılıkla orada bulunanlara şunları söyledi:
-Şâhid olunuz ki, ben nefsimi ve malımı Allahü teâlâya sattım!..

Ömer Ziyâeddîn Tavîlî

Vehbi Tülek

Doyduktan Sonra Yemek, Içmek

Vehbi Tülek

Seyyid Muhammed Hamza hazretleri tefsir, hadis ve Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 1024 (m. 1615)'de Şam'da doğdu. 1085 (m. 1674)'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Allahü Teâlâ Kalplerinize Bakar

Vehbi Tülek

Abdülmüheymin Hadramî

Vehbi Tülek

Lânet Etmek Için Gönderilmedim

Vehbi Tülek

Mahmûd Zencânî

Vehbi Tülek

Tek Bacaklı Bekir Çavuş

Vehbi Tülek

Rüstem Halîfe

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Tüccarin Rüyasi

Abdullah-i EnsÂrî

Bereketi Var Mı?

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek