Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.916.374

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Akraba Ile Ilişiği Kesmek Büyük Günahtır!

Merzifonlu Abdürrahîm Efendi Osmanlı âlim ve velîlerinden olup 1385 (H.787) yılında doğdu. İlk tahsilini memleketindeki âlimlerden aldı. Şeyh Zeynüddîn Hafî'den ders almak üzere Mısır'a gitti. Hocası, kavuştuğu mânevî makamlara ve hâllere onu da çıkardıktan sonra icâzet verdi ve talebe yetiştirmek üzere memleketi Merzifon'a göndedi. 1465 (H.870) senesinde orada vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli'da Ahlak

Osmanlılarda İslam ahlâkı hakimdi. Umumi kaideler dahil, herkes, İslam ahlâkına ve örfe uymak zorundaydı. Vatanseverlik, vakar, büyüğe hürmet, küçüğe şefkat, vefa ve sadakat, hayırseverlik, cömertlik, merhamet ve hoşgörü, namus, temizlik, hayvan ve bitki sevgisi, his, kıymet ve idealleri başlığı altında toplanabilen ahlâk ölçülerine titizlikle riayet edilirdi. Güzel ahlâk ve bu değer ölçüleri sayesinde, Türk toprakları emniyet ve huzur içindeydi ve kardeşlik havası hakimdi. II. Abdülhamid Han zamanında Osmanlı ülkesinde bulunan Edmondo da Amicis, Constantinopoli adlı eserinde:"Paşasından sokak satıcısına kadar istisnasız her Türkte vakar, ağırbaşlılık ve asillik ihtişamı vardır. Hepsi, derece farkları olmasına rağmen, aynı terbiyeyle yetişmişlerdir. Kıyafetleri farklı olmasa, İstanbul'da bir başka tabakanın olduğu belli değildir... İstanbul'un Türk halkı, Avrupa'nın en nazik ve kibar cemaatidir. En ıssız sokaklarda bile, bir yabancı için küçük bir hakarete uğrama tehlikesi yoktur. Namaz kılınırken bile bir Hristiyan camiye girip, Müslüman ibadetini seyredebilir. Size bakmazlar bile, küstahça bir bakış değil, sizinle ilgilenen mütecessis bir nazar dahi göremezsiniz. Kahkaha ve kadın sesi duyamazsınız. Fuhuşla ilgili en küçük bir olaya şahit olmak imkân dışıdır. Sokaklarda bir yerde birikmek, yolu tıkamak, yüksek sesle konuşmak, çarşıda bir dükkânı lüzumundan fazla işgal etmek, ayıp sayılır..." demektedir.

Vehbi Tülek

Asil Ruh

Vehbi Tülek

Fransiz Donanmasinin Osmanlilara Rehin Edilmesi

Vehbi Tülek

Ben Siftah Ettim

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han bir gün yiyecek maddelerinin kalitesini ve narh durumunu kontrol etmek gayesiyle kıyafet değiştirip çarşıya çıktı. Bir dükkana girip selam verdik ten sonra; "yarım batman yağ, yarım batman peynir ve yarım batman bal veresiz!" dedi. Dükkan sahibi yarım batman yağı tartıp parasını hesap ettikten sonra; "Ağam, sair isteklerinizi de karşı komşudan alasız. Zira onun malı hem daha yeğdir, hem de siftah etmedi" dedi. Padişah ikinci dükkana varıp oradan da yarım batman peynir alınca, bu dükkan sahibi de; "Allah'a şükürler olsun siftahımı ettim. Hem de çocuklarımın nafakasını çıkardım. Bundan sonrası kârdır. Diğer isteklerinizi de komşumdan alasız. O daha siftah etmedi" deyince Fatih Sultan Mehmed Han; bu milletteki ahlâki istikamet yok mu, ona dünyaları fethettirir. Milletin ahlâk-ı sâfiyetine halel getirenleri Allah kahretsin" dedi.

Yedi-sekiz Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Batililari Utandiran Manzara

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

Ravza-i Murad’da Açan Gül

Vehbi Tülek

Herkes Yediğini Gönderir

Vehbi Tülek

Huri Kizi İstiyorum

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhabbetin Alâmeti Itâat Etmektir

Mûsâ bin Mâhîn Mardînî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Mîlâdî on ikinci asırda yaşadı. Mardin'de vefât etti. Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin talebelerindendir. Çok kerâmeti görüldü. Peygamberimizi sallallahü aleyhi ve sellem çok görür, hallerinde hep Resûlullah'a uyardı. Bir kadın, dört aylık çocuğunu ona getirdi. Çocuğa duâ edince, çocuk yürümeye başladı. İhlâs sûresini çocuğa okuyup, ona da oku deyince, çocuk gâyet açık bir şekilde İhlâs sûresini okudu. Bu telkinden dolayı, gâyet güzel bir fesâhat ve ifâde güzelliğine kavuştu. Bu hâli uzun müddet devâm etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebü’l-ferec Abdurrahman

Vehbi Tülek

Ebü'l-Ferec Abdurrahman hazretleri fıkıh âlimlerindendir. 715 (m. 1315)'de doğdu. 799 (m. 1396)'da Mısır'da vefât etti.
Bu mübarek zat, ticâret yaptığı sırada, bir kimse ona ikiyüz dinâr emânet etmişti. O da alıp muhafaza için kasasına koymuştu. Hırsızlar dükkânını soyup, kasayı çaldılar. Altı ay sonra rüyâsında, sana emânet edilen para dükkânına bırakılmıştır, denildi. Gidip, para kesesini dükkânının içinde toprağa gömülü buldu. Alıp sahibine verdi. Sahibi de ona hediye etti, fakat kabûl etmedi. Ömrünün son günlerinde hac yapıp bir müddet Mekke'de kaldı. Ebü'l-Ferec hazretleri, bir dersinde buyurdu ki:

Çanakkale Geçilmez... Cevat Paşanın Rüyası

Vehbi Tülek

Süveyd Sincârî Ve Bir Günahkârın Affı

Vehbi Tülek

Büyük velilerden Süveyd Sincâri hazretleri, Diyarbakır'da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. Musul'un yetmiş kilometre batısında bir kaza merkezi olan Sincar'da vefât etti. Kabr-i şerifi orada olup, ziyâret mahallidir.
Süveyd Sincâri hazretleri, Allahü teâlânın, kulları arasından seçtiği ve dilinde hikmetli sözler söylettiği ve hârikulâde hallere kavuşturduğu veli bir kuluydu. Herkes tarafından sevilip saygı ve hürmet gördü. İlim, amel, ihlâs, zühd sâhibi olup, dünyâ ve dünyâlık olan şeylerden uzak durmakta emsalsizdi. Ömrünün çoğunu Sincar ve civârında geçirdi. Çok talebe yetiştirdi. Şeyh Hasan Telaiferi, Osman bin Âşûr Sincâri ve başka âlimler ona severek talebe olmuşlar ve sohbeti ile şereflenmişlerdir. Seyyid Abdülkâdir Geylâni hazretleri de sık sık Süveyd Sincâri'yi anıp, medhederdi.

İşlerin En Evlâsı Ayıpları Örtmektir

Vehbi Tülek

Cehennem Ateşinden Kurtaran Sadaka

Vehbi Tülek

Allahın Rahmetinden Mahrum Edilenler

Vehbi Tülek

Muhammed Ubeydullah

Vehbi Tülek

Cizreli Muhammed Saîd Efendi

Vehbi Tülek

Ahmed Şemseddîn Marmaravî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Allah’a Firar Et

"encümen-i Bîzebân"

Hizir Ve Gelin

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Anzakli Ömer

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek