Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.760.328

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tehlikelerden Gücünüz Yettiği Kadar Sakınınız!

Nesîb Efendi Osmanlı şeyhülislâmlarındandır. 1842 (H.1258) senesinde Üsküp'te doğdu. İlk tahsîlini Liphova'da yaptı. Orada Rufâî tarîkati Gülşeniye koluna mensup meşhur velîlerden Şerefüddîn Şuayb Efendiye intisab ederek icâzet aldı. 1863'te İstanbul'a giderek Fâtih medresesinden mezun oldu. Çeşitli devlet kademelerinde çalıştı. 1911'de şeyhülislâmlığa getirildi. 1912'de İttihât ve Terakkî Partisinin baskısı sonucu görevinden ayrıldı. 11 Mart 1914'te (H.1332) vefât etti. Muhyiddîn-i Arabî hazretlerinin eserlerinden yaptığı bâzı tercümeleri Müntehebât adıyla neşretti. Bu eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanli Zarf

I. Dünya Savaşında Irak Cephesinde savaşan 6. Ordunun Kumandanı Halil Paşa, hatıralarında şöyle bir hadiseyi nakleder:27 Mart 1916 günü Irak'ta Felahiye muharebesinde boğazından ağır yaralanan 18. Kolordu 51. Tümen 9. Alay Emir subayı iken, bu muharebede kendi alayındaki bir bölüğe kumanda eden Üsteğmen Muzaffer, hayatının son dakikalarına geldiğini anlayınca sükûnet ile son görevini yapmaya başladı ve konuşamadığı için, cebinden çıkardığı bir mektup zarfının üzerine kurşun kalemle önce "kıble ne taraftadır?" diye yazarak sordu. Milli şeref ve fazileti bulunan ak yüzünü ve pak alnını, görevini başaranlara mahsus güzellikle huzur-u Peygamberiye çevirdi ve kalbindeki şehadeti diliyle anlatmaya takati olmadığından, kana boyanan o zarfın ortasına okunaklı bir şekilde kelime-i şehadeti yazdı. Sonra bu büyük asker, bölüğüne son sözü söylemek isteyerek aynı zarfın üç yerine; "bölük intikamımı alsın" cümlesini yazarak, ikisini imzaladı, üçüncüsünü ise imzalayamadan son nefesini verdi. Muzaffer Efendinin bu yüce davranışı, yani bir Türk subayının örnek maneviyatı olan o kanlı zarf, Askeri Müzeye gönderildi ve Türk çocuklarına ve gelecek nesillere cevher değerinde bir miras olarak kaldı.

Vehbi Tülek

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

Elçiye Zeval Yok

Vehbi Tülek

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

I. Dünya savaşının başladığı günlerdi!... Dahiliye Nazırı Talat Paşa ile Harbiye Nazırı Enver Paşa ne düşündülerse, sâbık Padişah II. Abdülhamid Hanın, harp hakkındaki bilgi ve tecrübelerine başvurmayı uygun buldular. Bu maksatla İshak Paşayı Beylerbeyi Sarayına gönderdiler. 33 sene gibi uzun bir müddet Avrupa siyasetine hakim olmuş Sultan II. Abdül hamid Han cevabında:"Bu vaziyette artık benim verebileceğim bir fikir, tavsiye edebileceğim bir tedbir kalmamıştır. Zira bu zavallı devlet, harb-i umumiye sürüklendiği gün münkariz olmuştur. Sizi bana gönderenler, harbe girmeden önce göndermeliydiler. Dünyanın karalarına ve denizlerine hakim olan devletlere karşı Almanya ve Avusturya ile birleşip ateşe atılmak, tarihin ender kaydettiği hatalardandır." Dedi.

86 - Hoşa Giden Tabir

Vehbi Tülek

Turhanzade Ömer Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve İbrahim Gülşeni

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

Vehbi Tülek

Aslan Öldü!...

Vehbi Tülek

Zafer Ve Seciye

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nikâhtan Sonra Nafaka Farz Olur

İbn-i Adîy hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. 277 (m. 890) senesinde İran'da Cürcân'da doğdu. 365 (m. 976) tarihinde Cürcan’da vefat etti. İlim öğrenmek için Şam’a, daha sonra Mısır ve başka yerlere gitti. Verdiği hükümler ve beyanları, kendinden evvel ve sonra gelen âlimlerin hepsinin ilmine ve hükümlerine uygun idi. Kadılar ve âlimler onun hükümlerini aynen kabul edip onun bildirdiğiyle hükmettiler. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Emîr Muhammed Sünbâvî

Vehbi Tülek

Emir Muhammed Sünbâvi hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 1154'te (m. 1742) Mısır'ın Asyût şehrinde doğdu. Kahire'ye giderek Ezher'de zamanın büyük âlimlerinden fıkıh, akaid, tefsir, hadis ve mantık tahsili yap­tı. Şöhreti Mağrib ülkelerine yayıldı; çok talebe yetiştirdi. Şâzili tarikatına inti­sap eden Emir Muhammed 1232 (m. 1817)'de Kahire'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Ahmed Ziyâeddîn Ve Tövbekâr Kemancı...

Vehbi Tülek

Eshab-ı Kiramın Üstünlüğü

Vehbi Tülek

Ebü'l-Mehâsin Mes'ûd Beyheki hazretleri tefsir ve usûl âlimlerindendir. 544 (m. 1149)'de vefât etti. Tefsirinde, Eshab-ı kiramın üstünlüğünü bildiren âyet-i kerimeleri şöyle anlatır:

Necîbüddîn-i Şîrâzî

Vehbi Tülek

Maaş, Ücret Ele Geçmeden Nisap Hesâbına Katılmaz

Vehbi Tülek

Sen O Konuşmaları Duydun Ha!

Vehbi Tülek

Burhâneddîn Bin Muhammed Eğridirî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâyı Anlamaya Kalkışmak Caiz Değildir

Vehbi Tülek

Tövbekâr Gencin Kabri Nur Ile Doldu

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Hâce Ali Şirgâhi, Şâh Şücâ Kirmâni'nin türbesinin yanında fakirleri davet eder, yemek verirdi. Böyle bir gün; "Yâ Rabbi! Bir misâfir gönder!" dedi. Âniden bir köpek geldi. Hâce Ali köpeği kovaladı. Köpek kaçtı. Sonra Şâh'ın kabrinden bir ses geldi:
"Misâfir istiyordun. Gönderdik, kovdun." dedi. Derhal kalktı, dışarı koştu. Köpeği aradı bulamadı. Şehrin dışına gitti. Köpeği orada bir ağacın altında yatıyor halde buldu. Yemeği onun önüne koydu. Köpek yemeğe dönüp bakmadı. Hâce Ali utandı ve istigfâra başladı. Tövbe etti. Köpek dile gelip;
"Ey Hâce Ali, şimdi iyi ettin. Misâfir çağırıp kovmak ne demektir. Dikkatli ol! Eğer Şâh Şücâ orada olmasaydı, göreceğini görmüştün, bütün haller senden alınırdı." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

B0r Çuval Toprak

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

İsmail Hakki Efendi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek