Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.954.840

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ümmetin En Merhametlisi Hazreti Ebû Bekir'dir

Alâeddin Ali Semerkandî fıkıh ve tefsir âlimlerindendir. 705-706 (m.1306)’da Semerkand'da doğdu. Mâverâünnehir’den Orta Anadolu’ya göç etti ve Lârende (Karaman) kasabasına yerleşti. Vefatına kadar burada yaşadı; hicri 860 yılında 150 yaşlarında iken yine burada vefat ettiği için "Karamânî" nisbesiyle de anıldı. Burada “Şeyh Ali Sultan” diye meşhur olmuştur. Çok kitap yazdı. Bunlardan "Bahr-ül-ulûm" kitabında şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Murâd Han döneminde yeniçeri ocağının kuruluşuna ilk adım olmak üzere târihlerde şu vak'a anlatılmaktadır: "Sultan Murâd Gâzi, Edirne'de tahta geçüp oturdu. Bir gün Kara Rüstem derlerdi, Karaman vilâyetinden bir dânişmend geldi. Halil Hayreddin Paşa ol vakitde kâdıasker idi. Kara Rüstem; Efendi! Bunca sultanlık malı niçün zâyi edersiniz, deyince, Kâdıasker; nice mal zâyi etmişiz, diye sordu. Kara Rüstem, bu gâziler ki gazâlarda esir çıkarırlar, cenâb-ı Hakk'ın emriyle beşde biri hünkârındır, dedi. Çandarlı Halil Hayreddin bunu hemen Murâd Hana nakletti. Sultan: Mâdemki Allahü teâlânın emr-i şerifidir şimden sonra alın, dedi... Bundan sonra Gâzi Evrenuz ve Lala Şâhin'e ısmarladılar ki akınlarda çıkan esirden beş başda birin pâdişâh için alalar. Bu usûl üzere hayli oğlanlar toplayıp Murâd Gâziye getürdüler. Halil Hayreddin Paşa; bunları Türk'e verelüm hem müslüman olsunlar, dedi. Kabul edilip bunlar evvelen Türk köylüsünün yanına verildiler. Hem Türkçe öğrenip ve hem de müslüman oldular. Ondan sonra saray kapısına girüp, ak börk giydirip adını yeniçeri koydular

Vehbi Tülek

Toprak Taşimaya Giderüm

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Ve Hediyesi

Vehbi Tülek

Şeyh Vefa Ve Sultan Bayezid

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet, mürşidi Akşemseddin'den ayrı, İstanbul'da geçirdiği günlerde Şeyh Vefa'ya fazla ilgi göstermiş, yalnızlığına onda deva aramış, fakat ikisi arasında geçen çok ince bir hesapla bu ilgisine, Şeyh Vefa tarafından bir cevap bulamamıştı. İnce bir hesap dedim, böyle bir hesap ancak, söz konusu olan o iki insan tarafından anlaşılabilir. Dışarıdan seyirci olan bizlere işin tartışması düşer. Bir rivayete göre, Sultan Fatih tam üç defa Şeyh Vefa'yı makamında ziyarete gitmiş, fakat, üçünde kendisini görmeden göremeden dönmüştür. Sultan Fatih, Şeyh Vefa'nın tekkesi önündeki demir kapıya gelmiş, fakat kapıyı kilitli bulmuştur. Bahçede ne bir kul, ne bir can... Hükümdar ârif bir kişiydi. Bunun ne demek olduğunu anladı. Rengi kül gibi solmuştu.Bu yapılan ona hükümdar olarak değil,insan olarak dokunuyordu. O, yaralıydı, dinlenecek, dertlerini dökecek bir makam, sığınacak bir yer arıyordu.

Molla Hayali Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Cezayirli Gazi Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

Birakma Bizi Baba

Vehbi Tülek

Viyana MuhÂsarasi Ve Murad Giray HÂn’in İhÂneti

Vehbi Tülek

HilÂfeti HÂiz Olan Türkler

Vehbi Tülek

Dilekçesi Sirtinda

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hocası Için Ölen Talebe Nûreddîn Taşkendî

Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin zamânında, Taşkend'de şeyhlik iddiâsında bulunup, irşâd makâmına kurulup oturan pek çok kimse vardı. Bunlar, Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerine karşı kıskançlık ve ayrılık gösterirlerdi. Neticede, hepsi tek tek silinip gittiler. Ancak Taşkentli bir genç vardı ki o silinmedi. Çünkü diğerlerinin gözü şeyhlikte iken o genç, Ubeydullah-ı Ahrâr'a talebe olmak için can atıyordu. Bir gün o arzusuna da kavuştu. İşte biz bugün, hocaya bağlılığın nasıl olacağını bize yaşayışıyla gösteren o mübarek talebeden yani Nûreddin Taşkendi'den bahsedeceğiz...
Nûreddin Taşkendi, Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin talebelerindendir. Doğum ve vefât târihleri belli değildir. Nisbesinden Taşkentli olduğu anlaşılmaktadır. Hayâtı hakkında fazla bilgi olmayan Mevlânâ Nûreddin, on beşinci asırda yaşamıştır...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Başmakçılı Ahmed Dede

Vehbi Tülek

Selçuklu Sultanı Alparslan'ın 1071 yılında Malazgirt Savaşında Bizanslıları yenmesiyle birlikte Anadolu'nun kapıları sonuna kadar Oğuz boylarına açılmıştır. Bunun sonucu olarak Türk boyları Anadolu'nun çeşitli bölgelerine dağıldılar ve oraları yurt edindiler. Sarıkeçili Aşireti'nin Başmakçı kolu da Azerbaycan'ın güneyinden Anadolu'ya girdiler. Bir kısmı kuzeye, diğer bir kısmı da batı yönüne doğru yollarına devam ettiler. Kuzeye gidenler Çorum civarına, Batı yönüne giden grup ise şu andaki Başmakçı ilçesinin olduğu yere yerleştiler. Bundan böyle buranın adı Başmakçı olarak anılmaya başlandı...

Ümmetim Için En Korktuğum Şey

Vehbi Tülek

Şeytanın Işi, Insanları Kandırmaya Çalışmaktır!

Vehbi Tülek

Abdülkerîm bin Abdüssamed Taberî hazretleri kırâat, tefsîr, nahiv, hadîs ve Şafiî mezhebi fıkıh âlimidir. İran’da Taberistan’da doğdu. Mekke’de yerleşti ve orada 478 (m. 1085) yılında vefât etti. Çeşitli memleketleri dolaşarak, ilimde yüksek bir seviyeye geldikten sonra Mekke’ye yerleşti. Kırâat ilminde Mekkelilerin İmâmı oldu. Bir dersinde şunları anlattı: 

çocuğunu Allah'a Emanet Etmişsin!

Vehbi Tülek

Tehlikelerden Gücünüz Yettiği Kadar Sakınınız!

Vehbi Tülek

Ahirette Herkes Kendi Derdine Düşer

Vehbi Tülek

Verâ Ve Takvâ Denince Ebû Abdullah El-mukrî

Vehbi Tülek

Abdülkadir Efendi "kara Müftü"

Vehbi Tülek

Amr Rabbânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Üç Kandil

Üç Kandil

Emir Sultan, âlim ve ilim menbaı olan Buhârâ'da yetişti. Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevvere'de ilim tahsil etti. Medine-i münevvereye yerleşmek ve ömürlerinin sonuna kadar orada kalmak niyetindeyken, bir rüyâ gördü. Rüyâsında Peygamber efendimiz ile hazret-i Ali yanyana oturmuşlardı. Yanlarına vardı ve diz çöküp oturdu. Hazret-i Ali ona; "Ey oğlum! Sana cenâb-ı Hak tarafından ceddin Muhammed'in (sallallahü aleyhi ve sellem) sünnetini, takvâ yoluyla öğretmen için Rûm iline gitmen işâret olundu. Önünde giden nûrdan üç kandil belirecek, o kandiller nerede gözünden kaybolursa orada kalacaksın. Mezârın da orada olacak" dedi. Emir Sultan uykudan uyanınca; "Demek ki takdir-i ilâhi böyle" diyerek yola çıktı. Hazret-i Ali'nin dediği gibi, üç kandil ona kılavuzluk etti. Bursa'ya geldiği zaman, önündeki nûrdan üç kandil, pınar başında üç servi civârında fakirler için tahsis edilmiş eski bir kilisenin yanında kayboldular. Böylece Emir Sultan Bursa'ya yerleşti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Pişman Oldular!

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

"encümen-i Bîzebân"

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek