Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.799.179

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanlara Eziyet Ve Sıkıntı Vermeyin!

Abdülfettâh-ı Akrî hazretleri İstanbul'un en yüksek üç evliyâsından biridir. 1778 (H.1192) senesinde Bağdâd'da doğdu. Silsile-i aliyye büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Onun emriyle İstanbul'a gelip senelerce insanlara hak yolu öğretmek vazîfesiyle meşgul oldu. 1865 (H.1281) senesinde Üsküdar'da vefât etti. Bir sohbetinde talebelerine, hocası Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin şu vasiyetini okudu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sahici Türk Ve Müslüman

Sultan Abdülaziz ve Sultan Abdülhamid zamanlarında Sadrazamlık vazifesinde de bulunmuş olan Ahmed Vefik Paşa, Paris Büyükelçilisiyken, Müslümanları ve Osmanlıları küçük düşüren bir piyesin oynanacağını duyunca, buna diplomasi yoluyla engel olmaya çalışır. Fakat muvaffak olamaz. Oyunun sahneye konduğu gece tiyatro ya gider. İmparator III. Napolyon da bu gala gecesine davetlidir. Oyun başlamadan İmparatorun locasına gider ve oyunun durdurul ması için tekrar ricada bulunur, fakat ters bir cevapla karşılaşır.

Ahmed Vefik Paşa, oyunu durdurmak için bir şeyler yapmak lüzumunu hisseder. Perde açılır açılmaz, locadan sahneye atlar ve seyircilere:"Ben sahici Osmanlı ve Müslümanım. Düzmelerini bırakın da beni seyredin" diye haykırır. Bu şekilde seyircileri kendine çekerek oyunu oynatmaz.

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

Mum Donanmasi

Vehbi Tülek

İstanbul'un fethinden önceki umumi hücûm için bütün hazırlıklarını tamamlayan Türk ordusu, 28 Mayıs akşam yemeğini müteâkip istirahate geçti. Güneş battıktan bir müddet sonra karanlık, İstanbul'u örttüğünde şehir halkı bir alev kümesinin ortasında kaldığını dehşetle farketti. Dört bir yanı alev alev yanıyordu. Hoca Sâdeddin Efendi bu manzarayı şöyle nakleder: "O gece pâdişah, zaferleri rehber edinen askerlerine kargı ve mızraklar üzerine meşâleler, şem'alar dikip ol yere batasıca kavmin karşısında mumlar yakarlar deyü buyurdu. Böylece meş'aleler gece karanlığında ışık salınca, yalın kılıçların çakıp parlatılmasına girişildi.

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Kazliçeşme

Vehbi Tülek

Artik Serbestsiniz

Vehbi Tülek

Herkes Yediğini Gönderir

Vehbi Tülek

Bir Bayram Günü

Vehbi Tülek

İngiliz Tüccarlar Fesad Çikariyorlar

Vehbi Tülek

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

baban Gelirse, Beni Çağır Oğul!

Köyün yağız delikanlısı Ali, hâfız olmuştu... Ağzı dualı anası; "Bir de oğlumun mürüvvetini görsem!" diye geçirdi içinden... Ve köyün, güzel olduğu kadar terbiyeli kızı Adeviye'yi istedi Ali'sine... Çok geçmeden de sâde bir düğünle evlendirdi...
Ancak vatan toprakları tehlikedeydi o günlerde. Adeviye, Ali'yi kendi elleriyle hazırladı cepheye. "Git Ali'm!.. Vatan için, doğacak evlâdımız için git" dedi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhammed Aleyhisselâm "habîbullah"tır

Vehbi Tülek

Muhammed bin Abdurrahmân ibn-i Ebi Leylâ hazretleri, meşhur âlim Abdurrahmân ibn-i Ebi Leylâ'nın oğludur. 74 (m. 693)'de Medine'­de doğdu. Tâbiinin meşhur âlimlerinden fıkıh, ha­dis ve kıraat tahsil etti. Otuz üç yıl müddetle kadılık yaptı. 148 (m. 765)'de vefat etti. Şöyle nakleder:

Ölülerin Ruhları Bazen Cesetlerine Gönderilir

Vehbi Tülek

Kıyâmet Günü, En Önce Ben Şefaat Edeceğim

Vehbi Tülek

Şemsüddin Muhammed İbnül-Cezeri hazretleri hadis ve kıraat âlimidir. Aslen Cizreli olup 751'de (m. 1350) Şam'da doğdu. Burada ilim tahsilinden sonra Antakya'ya, oradan Bursa'ya gitti. Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezid'den büyük ilgi gördü.

Necmeddîn Zeynebî

Vehbi Tülek

Magnisavîzâde Muhyiddîn Efendi

Vehbi Tülek

Bidatlerin Hepsi Dalâlettir

Vehbi Tülek

Hallâc-ı Mensûr

Vehbi Tülek

Vişnezâde İzzetî

Vehbi Tülek

Müslüman, Sevdiğini Allah Için Sever

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Arafatta Görüşürüz

Arafatta Görüşürüz

Sultan III. Mustafa zamanında İstanbul'da yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendinin meşhûr talebelerinden Karabâşi Hacı Sâdık Efendi şöyle anlattı: Hacca giderken, korkulu ve kimsesiz yerlerde, Abdülehad Efendiyi bizzat bu gözlerim ile görürdüm. Kendi kendime, ona olan fazla sevgimden dolayı onu gördüğümü, bir hayal olduğu nu düşündüm. Fakat Mekke-i mükerremeye vardığımda, tavâf ederken hocamı yanımda gördüm. Hattâ bana selâm verdi. Ben de elini öptüm. Sonra kayboldu. Ben tavâfımı bitirdiğimde, hocam Makâm-ı İbrâhim denilen yerden ayrılıyordu. Bana; "Ey Sâdık Dede! Arafat'ta görüşürüz." deyip tekrar kayboldu. Arafat'ta, hocam Abdülehad Efendi ile birlikte vakfeye durduk. Sonra bana vedâ ederek ayrıldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Kabahat Kilincin Midir?

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Karşılık Beklemiyorum

Sarik Ve Sakal

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek