Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.366.207

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimseyi Övmekte Ve Yermekte Acele Etmeyin!

Cemâleddîn Geylânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. On ikinci asrın sonlarında İran’da Kazvin'de vefât etti. Necmeddîn-i Kübrâ hazretlerinin sohbetinde ve hizmetinde bulunarak yüksek derecelere kavuştu ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Garip Bir Koşu

1912 yılında Avrupa'dan meşhur bir şampiyon koşucunun geldiği ve Türkiye'de kendisi ile boy ölçüşecek yarışçı aradığı haber alınmıştı. Düşünülüp danışıldı ve nihayet Anadolu hisarı tulumbacılarından (itfaiye erlerinden) "Kıvırcık Ahmed" namıyla anılan biri bulundu. Mukavemet yarışı Fenerbahçe'de yapılacaktı... Meraklıların doldurduğu geniş çayırın kenarında, İngiliz atlet bacağında şortuyla bekliyordu. Kıvırcık Ahmed'e : -Haydi, dediler. Soyun!-Ne soyunacağım? Denize mi gireceğiz?-Sen de üzerindeki elbiseyi çıkarıp, onun gibi çıkacaksın!-Ama ben onun gibi soyunmam , utanırım!...-Etme Ahmed, ayıp olacak.-Bırak beyim, ben evde yalnız başıma gusulhaneye girsem, yine de peştamal kullanırım.

Vehbi Tülek

Yirmisekiz Mehmed Çelebi Ve Parisde Opera

Vehbi Tülek

Sözümüzün Netîcesini Görürsün

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

Sultan Orhan Gâzi, âlimleri, evliyâyı görüp gözeten bir büyük bey idi. O mübârek kimse, bir gün Alâüddin-i Esved hazretlerini ziyârete gitti. Bu sırada Alâüddin-i Esved hazretleri nâfile namaz kılmakta idi. Orhan Gâzi, avluda bekledi. Bu sırada farz namaz vakti geldi. Orhan Gâzi ve orada bulunan Alâüddin-i Esved'in talebeleri namaz için hazırlandılar. Namazın sünnetini kıldılar. İkâmet okununca, talebeler arasında bulunan Çandarlı Kara Halil imâmete geçti. Hazır olan cemâate namaz kıldırdı. Alâüddin-i Esved de odasından çıkıp geldi. Bir müddet sohbet ettiler. Orhan Gâzi edeple dinledikten sonra başını kaldırıp; "Seferde ve hazerde, ahâli arasında vâki olacak hâdiselerde hükmedip, hak ile bâtılı ayırmak, şer'i, dini hükümleri beyân etmek için bir hoca efendi, âlim lâzımdır. Talebenizden birini benimle sefere gitmek için tâyin etseniz." deyip, arzu ve isteğini arzetti.

Şimdi Olmaz, Vezirler Var!

Vehbi Tülek

FÂsiklardan Uzaklaş

Vehbi Tülek

Alman İmparatorunun İstanbul Ziyareti

Vehbi Tülek

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

74 - Böyle Vaaz Dinlemedik

Vehbi Tülek

Kara Mehmet Paşa

Vehbi Tülek

“müfti’s-sekaleyn” Ne Demektir Ve Kimdir?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kırlara Gidip Yalnız Kalmayı Tercih Etme!

Hüsâmeddin Mültâni hazretleri Hindistan'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. Nizâmüddin-i Evliyâ'nın sohbetlerinde bulunarak yetişti. İslâmiyetin emirlerini yerine getirmekte, hocasına olan muhabbet ve bağlılıkta, diğer arkadaşlarından ilerideydi. Hâce hazretleri bu talebesi hakkında; "Delhi, onun himâyesindedir" buyururdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kusurlarımdan Sana Iltica Ederim Allahım

Vehbi Tülek

Ebû Bekr ibn-i Münzir hazretleri fıkıh ilminde mutlak müctehid olup, Mekke'de "Şeyh-ül-harem" diye meşhûr idi. 242 (m. 856)'de İran'ın Nişâbûr şehrinde doğdu. 319 (m. 931)'de Mekke'de vefât etti. Bu mübarek zatın, Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) efendimizden ve O'nun Sahâbilerinden rivâyet ettiği duâlardan bazıları şunlardır:

Büyük Mutasavvıf Mansûr Bin Ammâr

Vehbi Tülek

Kırâat âlimi Ve Hattat Müştâk Efendi

Vehbi Tülek

Müştâk Efendi Anadolu'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. İsmi, Muhammed Mustafa Müştak'tır. Anne tarafından soyu Seyyid Abdülkâdir Geylâni hazretlerine ulaşır...
Müştâk Efendi, 1758 (H.1172) senesinde Bitlis'te doğdu. 1831 (H.1247) senesinde bozuk itikatlı kişiler tarafından şehid edilen Müştâk Efendi, Muş Kabristanında medfundur.
Bu mübarek zat, Hakkâri beylerinden olduğu halde dünyâ malı ve rütbelerinden yüz çevirmişti. Babalarından kendilerinin idâresine giren yirmi yedi köydeki ne kadar mal varlığı ve geliri varsa, hepsini terk etmişti. Mânevi saltanat ona, dünyânın yanında üstün ve kıymetli olmuştu...

Bitlisli Edhem Baba

Vehbi Tülek

İbn-i Arafe

Vehbi Tülek

Âhiretin Azapları Pek Acı Ve Sonsuzdur

Vehbi Tülek

Huzeyfe Bin Yemân (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Ahmed Akvâvî

Vehbi Tülek

İlim Talep Etmek, Her Müslümana Farzdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Allah Diyen Genç

Yüz Vermedin!

Kum Ve Kaya

O Kullarına Çok Merhametlidir

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek