Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.508.473

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kendi Rızkına Râzı Olan, Kimseye Muhtaç Olmaz

İmam-ı Câfer-i Sâdık hazretleri Tâbiînin yükseklerinden ve evliyânın büyüklerinden olup "Oniki İmâm"ın altıncısıdır. 702 (H.83) senesinde Medîne-i münevverede doğdu. 765 (H.148) senesinde Mekke'de vefât etti. İlmi, Oniki İmâmdan beşincisi olan babası Muhammed Bâkır'dan öğrendi. İlim ve fazîlette zamânının bir tânesi oldu. Bütün din bilgilerinde olduğu gibi, zamânının bütün fen ilimlerinde de söz sâhibiydi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ezan Sesi

Erzurum, Rusların hücûmuna uğradı. 8 Kasım 1877'de vukû bulan bu savaş, târihte Doksanüç Harbi adıyla bilinir. Aziziye tabyalarının düşmesi üzerine Erzurum halkı yediden yetmişe silâhlanıp, düşmana karşı kahramanca bir müdâfaa yapma hazırlığı içindeydi. 8 Kasım 1877 gecesi Erzurum mahallelerinde gümbür gümbür davullar çalınarak halk cihâd için uyandırıldı. Tanyeri ağarmadan önce halk kalkıp, balta, tahra, dehre, sopa ne bulduysa eline alıp hazırlandı. Tanyeri ağarırken, Ayaz Paşa Câmii şerifi minâresinden sabah ezânı okunmaya başladı. Bu ezânı İmâm Efendi okuyordu. Ezân, ihlâs ve sadâkatle öyle okunuyordu ki, Erzurum'un dağı-taşı, deresi, tepesi, yamaçları, ağaçları sanki dile gelmiş, ezânı tekrar ediyordu. Ezân sesi dalga dalga yayılıp, ufukları aşıyordu. Bu ezân halka bambaşka bir şevk ve cesâret vermişti. Okuyanda bir başka hâl vardı. Bu arada mehter de çalınmaya başladı.

Vehbi Tülek

Sadrazami Tersleyen Adam

Vehbi Tülek

Osmanli'da İlk Feminist Kadin

Vehbi Tülek

Hey Sultan MurÂd’im VÂ’den Yakin Geldi!..

Vehbi Tülek

1451 yılında Edirne'ye bahar erken gelmiştir. Sultan II. Murad Han, bir ikindi vakti Meriç Nehri'nin ortasındaki "Kirişçi" adasında tenezzühe (gezintiye) çıkar. Taze çimenler, kardelenler, bahar yağmurlarıyla yıkanmış toprak kokuları ve çağıldayan ırmağın huşû' veren sesi... Yanında yalnız İshak Paşa vardır. Bir müddet etrafı seyreder ve Paşa'ya seslenir:" İshak! Tabiatın güzelliğine bak. İnsan burada kendini dünyadan ayrılmış gibi hissediyor. Doğrusu içimi şu tabiata karşı bir hasret ateşi kapladı.İshak Paşa:" Doğru dersiz Hünkârım. Ya şu Meriç!.. Ne kadar da asil akıyor, diye karşılık verdi.

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

94 - Sultan Iii. Murad Ve Polonya Kralliği

Vehbi Tülek

Bizim Silah Fabrikamiz Yok

Vehbi Tülek

Hadim Sinan Paşa Ve Yavuz

Vehbi Tülek

Kendiliğinden Buralara Gelmez

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Kiliç Ustaliği

Vehbi Tülek

Belgraddan Bağdada

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Pîr Ali Efendi

Pir Ali Efendi, büyük âlim ve veli İmâm-ı Birgivi hazretlerinin babasıdır. Kabri Balıkesir'dedir. On altıncı yüzyılda yaşadı. Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adâlet, Herkese Lâzım Olan Bir Sıfattır

Vehbi Tülek

Muhammed bin Ahmed el-Hâlidi hazretleri Şâfii fıkıh âlimidir. "İbnü'l-Cevheri" diye meşhur oldu. 1151'de (m. 1738) Kahire'de doğdu. El-Ezher'de fıkıh tahsilini tamamladı. Mekke'de Seyyid Abdullah el-Mirgani ile görüşerek ondan faydalandı. Tahsilini tamamladıktan sonra Kahire'de Eşrefiyye Medresesi'nde müderris oldu ve çok talebe yetiştirdi. 1215'te (m. 1801) vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Helâlin Hesabı Haramın Ise Azabı Vardır

Vehbi Tülek

İsmâil Cerrâhî

Vehbi Tülek

İsmâil Cerrâhi hazretleri, Şam'da yetişen tefsir, hadis ve Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. Ebû Ubeyde bin Cerrah'ın (radıyallahü anh) neslindendir. 1087 (m. 1676)'da Suriye'de doğdu. 1162 (m. 1748)'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Karahisârî İbrâhim Efendi

Vehbi Tülek

Namaz Kılmak, Herkes Için Çok Kolaydır

Vehbi Tülek

Muhammed Hüseyin Sâhib

Vehbi Tülek

Nâfilenin Kıymeti, Farzın Yanında Hiç Gibidir

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâdan Başka Bir Şeye Gönül Vermek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Tevazu Edenleri Sever

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Kânûni Sultan Süleymân Hânın kadıaskerlerinden Mirim Kösesi diye meşhûr olan Muhammed Efendinin hizmet ve sohbetlerinde bulunup, ilmi yüksek derecelere kavuştu. Bu sırada dünyâdan ve dünyâ makamlarından yüz çevirip, tasavvuf ehlinden Sofyalı Bâli Efendinin dergâhına gidip, ona talebe oldu. Hizmetinde ve sohbetinde uzun müddet kalıp, feyz aldı. Tasavvufta yükselip, insanları Allahü teâlânın yüce dinine dâvet etmek ve Resûlullah efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem güzel ahlâkını öğretmekle meşgûl oldu. Allahü teâlâya muhabbetinden dolayı, dünyâya hiç önem vermez oldu. Onun bu durumunu anlayamayan bâzıları pâdişâha şikâyet ettiler. Pâdişâh meselenin tahkik edilmesini emretti. Tahkikat için İstanbul'a geldi. Tahkikat sonunda berâat etti ve hakkındaki ithamlardan kurtuldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Değişen Sizin Kalbiniz

Allah Nasil Misafir Edilir?

Gül Yaprağı

Zalimlere Dersini Verdi!

Anzakli Ömer

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek