Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.637.443

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kur'ân-ı Kerimi Itinalı Ve Kusursuz Oku!

Ebü'l-Kâsım Dehhâk hazretleri Tabiînin meşhûrlarından olup hadîs ve tefsîr âlimidir. Kûfeli olup, sonra Belh'e yerleşti. 720 (H.102) senesinde orada vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan Abdullah ibni Abbâs hazretlerinin sohbetlerinde yetişti. Ondan tefsîr, hadîs gibi birçok ilimleri öğrendi. Çok hadîs-i şerîf rivâyet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bendenizde İki Fuad Vardir

Sultan Abdülaziz Han, Sadrazamlarından, tecrübeli devlet adamı Fuad Paşa ile birçok meseleyi istişare ederdi. Bir defasında, o günlerde İstanbul'da bulunan Mısır Hidivi İsmail Paşa ile hususi bir iş yapmak için görüşecekti. Bu meseleyi Fuad Paşa ile istişare etti. Fuad Paşa bunu mahzurlu buluyordu. Fakat Sultan Abdülaziz'in bu işe fazla istekli olduğunu gördüğün den, "Devletlû Hünkarımız nasıl arzu buyuruyorlarsa öyle olsun" dedi. Fakat aradan birkaç saat geçince Padişah, Fuad Paşa'nın kendisine niçin net bir cevap vermediğini düşündü. O gece bir adamını, Kanlıca'da bulunan yalısına gönderdi ve Fuad Paşa'dan, bu mesele hakkında ki görüşünün ne olduğunu yazılı olarak bildirmesini istedi. Fuad Paşa bir kağıda şu satırları yazarak padişaha gönderdi:

"Efendimiz, bendenizde iki Fuad vardır. Birincisi Padişahımızın tebeasından 'Vatandaş Fuad'dır. Vazifesi, Padişaha itaattir. Efendimizin her arzusu ve emri başının üstündedir, her fermanını fikir beyan etmeden kabul eder. İkincisi ise 'Sadrazam Fuad'dır. Onun vazifesi ise, padişahımızın isteklerine karşı gelmek değil, o işin devlete, millete ve padişahımızın şahsına, faidesi veya zararı nedir diye düşünmek, bilgi ve tecrübesine istinaden o iş hakkında fikirlerini beyan etmek, sonra da verilen vazifeyi bihakkın yerine getirmekdir.Padişah Efendimiz bu meseleyi iki Fuad'dan hangisine sual buyururlarsa o, vazifesi ile mütenasib cevab verecekdir."

Vehbi Tülek

Hristiyan Tarihçinin Kaleminden “hac”

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Devri Ve Ilk Donanma Faaliyetleri

Vehbi Tülek

Ördeğini De Beraber Al

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid Han'ın tahttan indirilmesi için, bir "fetva" gerekliydi! Bunun da yolu ilmiye sınıfının başı, Şeyhülislâm'a imzalatmaktan geçerdi. İkinci Meşrutiyet ilan edilmiş ya, Meclis-i Mebusan da, sultanı tahttan indirip, yeni bir "padişah"ı seçmek için gereken fetvayı almak üzere, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin önde gelenlerinden, Edirne mebusu Talat Paşa, sabahleyin Fetva Emini, Nuri Efendi'nin evine gider. Akşama kadar bir şey yemeğe vakit bulamayacağından olacak ki, kendisine bir-iki yumurta pişirilmesini istemiştir. Ve Meclis-i Mebusan'a gelmesini "ihtar" etmiştir. Nuri Efendi ise, fetva vermek kendisinin görevi olmadığını, bu hususun Şeyhülislâmın görevi olduğunu söyleyip, mazeret beyan etmişse de bunu kabul etmeyen Talat Paşa, yanına alıp, Şeyhülislamlık makamı'na gidip, Tikveşli Ziyaeddin Efendi ile görüşmeyi emr etmiştir. Mecburen Talat Paşa'nın peşinden, Şeyhülislamlığa gitmişlerdir. Şeyhülislam Ziyaeddin Efendi, Meclis-i Mebusan'a gitmemek için: -Ben hastayım, gidemem!.. diye mazeret beyan etmiştir. Talat Paşa da: -Neniz var? diye sorup; -İdrarımı tutamıyorum, diye cevap alınca da: -Efendi, iş bu hale geldikten sonra donuna da işesen, ben seni zorla alıp götürürüm. Ördeğini de beraber al! yollu tehdit eder. Ve Meşrutiyet şeyhülislâmını alıp götürür.

İki Defa Tahta Çikan Padişah I. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Doğu Afrika Fatihi Özdemir Paşa

Vehbi Tülek

Savaş İçin Planiniz Var Mi?

Vehbi Tülek

Oracıkta Şehit Düştü

Vehbi Tülek

Şaşiran ŞÂir

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Kahve İkrami

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Zeyrek Muhammed Efendi

Fâtih Sultan Mehmed Hân zamanında, Anadolu'da yetişen âlimlerdendir. Muhammed Efendi'nin babası, Mahmûd Hüseyni'dir. Doğum târihi bilinmemektedir. Hacı Bayram-ı Veli hazretlerinin yüksek talebelerinden olup, çok zeki olduğu için, hocası tarafından Zeyrek lakabı verildi. Önce Bursa'da, Sultan Murâd Hân Gâzi Medresesi'nde müderrislik yaptı. İstanbul'un fethinden sonra, Sultan Fâtih'in yaptırmış olduğu Semâniyye medreselerinden birine tayin edildi. Bugün "Zeyrek" adı ile anılan semtte otururdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Osman Nehdî

Vehbi Tülek

Ebû Osman Nehdi hazretleri tabiinin büyüklerinden olup hadis âlimidir. Hicretten 30 sene evvel, miladi 592 senesinde doğdu. Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) ha­yatta iken İslâmiyet'i kabul etmekle be­raber kendisiyle görüşemedi ve eshab-ı kiramdan olamadı. Halife Ömer (radıyallahü anh) devrinde Medine'ye göç etti. Yermük, Kadisiye, Celûlâ, Tüster, Nihâvend savaşlarında bulundu. Kerbelâ Vak'ası'ndan sonra Basra'ya yerleşti. 100 (m. 718)'de vefat etti. Talebelerinden Süleyman Tarhân, onun vefat ederken şöyle söylediğini bildirdi:

Ezan, Herkese Bildirmek Demektir

Vehbi Tülek

Nefis, Ahmak Ve Câhil Hizmetçidir

Vehbi Tülek

Nasr bin İbrahim Makdisi hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 407 (m. 1016)'da Filistin'de Nablus'ta doğdu. Kudüs, Diyarbekir ve Meyyâfârikin'e (Silvan) giderek ilim tahsil etti. Şam'a yerleşti ve burada talebe yetiştirdi. 490 (m. 1096)'da vefat etti. Buyurdu ki:

Allahü Teâlâyı Anlamaya Kalkışmak Caiz Değildir

Vehbi Tülek

"allahü Teâlâ, Sizin Için Kolaylık Istiyor"

Vehbi Tülek

İbn-i Tullâye

Vehbi Tülek

Namaz Kılmayanın Dîni Yıkılır

Vehbi Tülek

Safîzâde Mehmed Çelebi

Vehbi Tülek

Ebedî Saadete Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Kabahat Kilincin Midir?

Tüccarin Rüyasi

Sarayda İftar

Latif Bir Şikayet

Sarik Ve Sakal

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek