Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.596.313

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beni Eve Götürün Artık Ömrümüz Bitmiştir

Hüsâmeddîn Çelebi Mevlânâ Celâleddîn Muhammed Rûmî hazretlerinin en önde gelen talebesi olup, onun halîfesi, vekîlidir. Konya’da doğdu. Mevlânâ, Çelebi Hüsâmeddîn'i pek ziyâde severdi. Mevlânâ hazretleri derse gelmediği zamanlar talebelere ders verirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Yavuz Sultan Selim, 24 Ağustos, 1516 tarihinde "Mercidâbık" savaşını kazandıktan sonra Haleb'e girmiş, iki hafta sonra da oradan ayrılıp Eylül ayı sonunda Şam'a ulaşmıştı. Buradan Mısır'a geçmeden önce de 15 Aralık'a kadar Şam'da kalmıştı. Yavuz Şam'da kaldığı sıralarda, Muhyiddin Arabi Hazretleri'nin (v.638/ 1240) bir kitabında geçen "Sin Şin'a girince Mim'in kabri ortaya çıkar" şeklindeki bir ifadeyi, büyük alim Kemal Paşazade ile birlikte incelemişlerdi. Burada "Sin"in Selim'e, "Şin"ın Şam'a, "Mim"in de Muhyiddin'e işaret olduğu kanatine varılmıştı.

Vehbi Tülek

Kirimli Ahmet

Vehbi Tülek

Akillilarin Duraği

Vehbi Tülek

Kibris Halkina Sultan Selim’in Fermani

Vehbi Tülek

II. Selim, Kıbrıs'ın fethini tamamladıktan sonra he­men, Venedikliler devrindeki şiddetli baskı idaresinin iz­lerini silmiş; araziye bağlı esaret demek olan feodalite sistemini kaldırmış ve yerli gayr-i müslimlere meşru da­irede tam bir din hürriyeti tanımıştır. Ada, Kıbrıs Eyaleti haline getirilip Tarsus, Alâiye ve İçel buraya bağlandıktan sonra, ilk Osmanlı valisi zamanında yapılan bir nüfus sayımına göre, 120.000 erkek nüfusu bulunan Kıbrıs halkı arasında hak ve adaletin tesisi için gönderi­len 23 Zilhicce 979/1572 tarihli şu ferman, Osmanlı Devleti ve Kıbrıs münasebetleri açısından tarih içinde parlayan altın bir sayfadır. Belgenin asıl metnini ve sonra da sadeleştirilmiş şeklini beraber okuyalım: Fermanın Asıl Metni:

Bir Yabancinin Hac Düşünceleri

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han’in Papazlara Fermani

Vehbi Tülek

Baba Yusuf Sivrihisari Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Nalinci Baba Ve Sultan Iii. Murad

Vehbi Tülek

Nusret Mayin Gemisinin Zaferi

Vehbi Tülek

Kabakçi Mustafa İsyÂni

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsanlara Allah Için Nasîhatte Bulun

Ahmed Sivâsî Efendi meşhûr velîlerdendir. Sivas'ta ikâmet ederdi. Zamânın ileri gelen âlimlerinden ilim tahsîl edip; fıkıh, tefsîr ve diğer aklî ve naklî ilimlerde mütehassıs oldu. Zeynüddîn-i Hâfî'nin halîfelerinden Ayasoluglu Mehmed Efendinin hizmetine girdi. Uzun bir zaman hocasının yanında kaldı. Tasavvuf yolunun terbiye usûllerinden geçti. Hocası onu kendi kavuştuğu hâllere ve makamlara kavuşturdu. Berâberce İzmir yakınlarındaki Selçuk'a (Ayasolug) geldiler. Senelerce orada talebe yetiştirdiler...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zâkirzâde Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Büyük velilerden Zâkirzâde Abdullah Efendi'nin doğum târihi ve yeri bilinmemektedir. 1657 (H.1068) senesinde İstanbul'da vefât etti. Kabri Üsküdar'daki Miskinler Kabristanındadır...

Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Karamânî Kemaleddin Efendi

Vehbi Tülek

Bana Nasihat Et Ey Genç

Vehbi Tülek

Sinânüddin Yegâni Çelebi Osmanlı devri din ve fen âlimidir. Molla Yegân'ın torunudur. Bursa'da doğdu. 945 (m. 1538) senesinde aynı yerde vefât etti. Derslerinde şunları anlattı:

Fen Ve Din âlimi Abdülmümin

Vehbi Tülek

Tövbeyi Geciktirmek, Daha Büyük Günahtır

Vehbi Tülek

Mezheb Imamının Sözü Senettir

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Adîy

Vehbi Tülek

Cenâb-ı Hak, Hazreti Âdem'in Çocukları Ile Bu âlemi Süsledi

Vehbi Tülek

Kur’ânı Biz Indirdik, Yine Biz Koruyacağız

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abayi Yakmak

Abayi Yakmak

"Abayı yakmak." Bu tâbir mecâzen, "birine âşık olmak, tutulmak, gönül vermek" gibi mânâlar ihtivâ eder. Dervişler arasında birilerinin aşkının büyüklüğünden bahsedilecekse eskiden, "Ooo! Abası hayli yanıktır!" gibi ifadeler kullanılırmış.Eski tekke mimarimizin kompleksi içinde; bir mescid veya câmi, ortada şadırvanı olan bir avlu ve avluyu çevreleyen derviş hücreleri, büyükçe bir dershâne, mutfak, kiler, ambar v.s. bulunduğu bilinmektedir. Bilhassa kış aylarında dershânenin ocağı harlı ateşle yakılarak dervişânın burada toplanmaları sağlanır, böylece hem iktisat yapılmış, hem de uzun saatler mürşidden istifade ve istifâza etmeleri temin edilirmiş.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Abdullah El-acemî

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

O Kullarına Çok Merhametlidir

At Hirsizi

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek