Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.684.689

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hayvânlarda Ve Insanlarda "hayvânî Ruh" Da Vardır!

Câfer bin Abdürrahîm el-Mehâî hazretleri fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Irak’ta Cünd köyünde doğdu. 1067 (H.460) senesinde, orada vefât etti. Fıkıh ilmi üzerine birçok eser yazdı. Birçok âlim, kendisinden fıkıh öğrendi. Kâfî kitabının sâhibi İmâm Ebû İshak es-Sarzetî bu âlimlerdendir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

1 - Aydos Kalesi

Osmanlı devletinin kuruluş seneleri. Orhan Gazi devri. 1328 yılı sonbaharı. Orhan Gazi, silah arkadaşları Akçakoca Gazi, Kara Mürsel Gazi ve Abdurrahman Gazi gibi bahadırları, İzmit ve daha sonra oradan Üsküdar'a kadar olan toprakların fethine memur etti. Akçakoca Gazi bir avuç kahramanla İzmit'i aldıktan sonra Abdurrahman Gazi'yi Üsküdar'a kadar olan kalelerin fethi için ileri gönderdi. Bu kalelerden en muhkem olanı, bugünkü Kartal - Maltepe yakınlarındaki Aydos kalesi idi.

Vehbi Tülek

Buyurun Cenaze Namazina

Vehbi Tülek

Al Mührü Ver Mührü

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Ticaret Ahlaki Ve Hollanda

Vehbi Tülek

Osmanlı Kerim Devleti'nin, kurmuş olduğu medeniyetini, tekke-medrese-kışla sacayağı üzerine sağlam bir şekilde oturtup, doğruluk ve adalet üzerine cihana ışık saçtığı günlerde, Hollanda Ticaret Odası'nda bir karar alınırken oyların eşit çıkması halinde, oda reisinin : "Içinizde Türklerle alış veriş eden var mı?" diye sorduğunu ve birinden "evet" cevabını alınca da onun oyunu, imtiyazlı olarak iki oy olarak kabul edip karara varır.Türklerle alışverişte bulunan kişiye bu alış veriş Avrupa'da ayrı bir itabar ve güven kazandırmaktadır. Bundan dolayı da gittiği yerde imtiyazlı konuma gelmektedir. Çünkü Osmanlı'da ticaretin her alanında dürüstlük ve ahlak en önemli değerdi.Yabancı bir kumaş tacirinin Osmanlı ülkesine gelerek bir kumaş imalathanesinin mallarını beğenip hepsini almak istedikten sonra, mal sahibinin kumaş toplarını denklerken bir top kumaşı ayırdığını görüp bu hareketinin sebebini sorması üzerine, Osmanlı esnafı " Onu sana veremem, kusurludur" cevabını verir.

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

İngiliz Destekli Çete İşi İhtilal

Vehbi Tülek

Genç Kadiasker

Vehbi Tülek

Yeğen Mehmed Paşa Ve Hocasinin Duasi

Vehbi Tülek

Sadece Emredileni Yaptik

Vehbi Tülek

36 - Gel Kerem Eyle

Vehbi Tülek

Önce Küfrettiler Sonra Alkişladilar

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ruhun Mahiyetini Bilmek Imkânsızdır

Ebû Muhammed ibn-i Ebi Cemre hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. Kâhire'de 675 (m. 1276)'da vefât etti. "En-Nihâye fi bed'il-hayr ve gâyetühü" adlı eserinden alınan bazı bölümler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Nefsinin Emri Altına Girmeyesin Ki

Vehbi Tülek

Seyyid Ahmed Kâsâni, Silsile-i aliyye büyüklerinden Kâdi Muhammed Zâhid hazretlerinin halifelerindendir. 866'da (m. 1461) Türkistan'da Fergana'nın Kâsân kasabasında doğdu. Gençliğinde Taşkent'e gidip Nakşibendi şeyhi Kâdi Muhammed Zâhid hazretlerine intisap etti. On iki yıl kendisine hizmet ettikten sonra icazet alarak Semerkant yakınlarındaki Dehbid köyüne yerleşti. 949'da (m. 1542) burada vefat etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Tövbeyi Terk Etmek Insanı Helâk Eder

Vehbi Tülek

Ebû Hâmid Derkâvî

Vehbi Tülek

Ebû Hâmid Derkâvi hazretleri Cezayir'de yaşamış olan Şâzili tarikati şeyhlerindendir. Ali bin Abdurrahman'ın derslerinde yetişti ve icazet alarak halifesi oldu. Çok talebe yetiştirdi.1239 (m. 1823)'de Cezayir'de vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Allahü Teâlânın Sıfatları Ezelîdir

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Selâm (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Pâdişâhın Meşhur 'dîvân Sohbetleri'nde Bulunan Zat

Vehbi Tülek

Hadis Ve Fıkıh âlimi Ali Bin Muhammed

Vehbi Tülek

İslâmiyette Güçlük Ve Zorluk Yoktur

Vehbi Tülek

Sıratı Kolay Geçmek Istersen

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Şikayet

Gül Yaprağı

"encümen-i Bîzebân"

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek