İhlâs Elde Edilmedikçe, Kurtuluşa Erişilemez
Şeyh İbn-i Beşşâr hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir. 925 (H.313) senesinde Akabe'de vefât etti. Bu mübarek zat, derslerinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.266.357
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Şeyh İbn-i Beşşâr hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir. 925 (H.313) senesinde Akabe'de vefât etti. Bu mübarek zat, derslerinde buyurdu ki:
Barbaros Hayreddin Paşa Preveze'de, Alman İmparatoru Büyük Karl'ın (Şarlken) amirali Andrea Doria kumandasındaki haçlı donanmasını imha ettikten sonra, daha önceden Osmanlı Devleti himayesine sığınarak yardım isteyen ve Kanuni'nin Viyana seferi ile Alman İmparatoru nun esarerinden kurtularak tahtına tekrar oturan Fransa kralı François (Fransua), Osmanlı devletiyle yaptığı ittifaktan ve Barbaros'un kazandığı zaferden cesaret alarak, Almanlarla müttefik olan komşusu Savoie (Kuzeybatı İtalya'da) dükalığının eline geçmiş olan Nice şehri nin onlardan alınarak Fransa'ya geri verilmesi için Kanuni'den yardım istedi. Bunun üzerine Kanuni Sultan Süleyman Han Barbaros Hayreddin Paşa'yı çağırarak:-Akdeniz'e sefere çıkcaksın. Nice şehri ve civarındaki kaleleri fethedeksin! Emrini verdi.
Kanuni Sultan Süleyman Han, Mohaç savaşına başlamadan bir gün evvel, 28 Ağustos 1526 Pazartesi günü, Veziriazam İbrahim Paşa'yı yanına çağırarak:-Serhad beylerini buraya çağırın, onlarla müşavere edeceğiz, dedi.İbrahim Paşa huzurdan çıkar çıkmaz kumandanlara ve beylere haber gönderip padişa hın yanına çağırdı. Huzura ilk gelen Bosna Beylerbeyi Gazi Hüsrev Bey oldu. İbrahim Paşa, padişahın huzurunda Hüsrev Beye:-Serhad beylerisiniz. Saadetlû Padişahımız sizlerle müşavere ister. İşte Mohaç meydanı ve düşmandan eser yok. Tedbir nedir?Tecrübeli bir akınce beyi ve tok sözlü bir yiğit olan Hüsrev Bey padişaha dönerek:-Saadetlû Hünkârım, biz Serhadlerde müşavereyi, Serhaddin umur görmüş ihtiyarlarıyla yaparız. Kendi re'yimizle tek başımıza iş yapmayız. Ferma olunursa gidip kendi aramızda müşavere ettikten sonra gelip vaziyeti size arzedelim.
Ali Sebti hazretleri Osmanlı evliyâsının büyüklerindendir. Diyarbakırlı olup seyyiddir. Elazığ-Palu ilçesinde vefat etti. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin kardeşi Muhammed Sahib'in sohbetlerinde kemâle geldi. Muhammed Sahib'in hazırladığı icâzetnâmesini Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretleri tasdik etti. İcâzetnâmesini talebelerinden Abdullah-ı Mekki Palu'ya getirdi ve teslim etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:
Seyyid Nimetullah Geylânî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin soyundandır. 1564 (H.972) senesinde Hindistan’da doğdu. 1605 senesinde Mekke-i mükerremeye gitti. Şeyh Ebû Bekr bin Sâlim Ba’levî’den tasavvuf yolunu öğrendi. 1636 (H.1046) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Çok kerametleri görüldü.
Ebû Ca'fer Feraci hazretleri, evliyânın meşhûrlarından ve tasavvuf âlimlerindendir. Samarrâlı olup, 280 (m. 884) senesinden sonra Remle'de vefât etmiştir. Hadis ilminde de âlim olup, rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazları şunlardır:
Dünya hayatında hiç kimseye iyilik yapmamış, bencil bir adam ölünce, cehennem kapısında bir melek karşıladı. Melek adama şöyle seslendi: "Hayatta iken tek bir gün bile birisine iyilik yaptıysan buraya girmeyeceksin. Varsa söyle!"