Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.654.549

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanın Kemâli, Fâni Olduğunu Anlamasıdır

Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yedi-sekiz Hasan Paşa

20 Mayıs 1878 günü saat 11.00'de Çırağan Sarayında müthiş bir gürültü koptu. Rıhtıma yanaşan koca mavnadan birkaç yüz silahlı adam fırlamış, muhafızları safdışı edip zemin kata doluşmuştu. Aynı anda kara tarafındaki yıkık istinat duvarını aşan bir o kadar adam daha atlamıştı içeriye. Bunlar Rumeli göçmenleriydi. Başlarında da eli tabancalı, seyrek siyah sakallı, kırk yaşlarında bir gazeteci bulunuyordu: Ali Suavi...

Vehbi Tülek

Bu Asker Sağ Oldukça Bu Kale Size Verilmez

Vehbi Tülek

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Beykoz, Tokat Bahçesi

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi'nin naklettiğine göre, Tokat bahçesi, Tokat kalesi'nin zaptının bir hatırası olarak Hz. Fatih'in emriyle yapılmıştır. Genis bir ormanlığı ihtiva eden bahçe, çitle çevrili olup, içinde av hayvanları hıfz edilirdi. Tokat bahçesinde bir kösk, büyük bir havuz ve suları kubbede asılı altın bir tasa kadar fışkıran güzel bir şadırvan, bir hamam ve müteaddid avlular vardı. Bir bahçe üstadı tarafından bakılan bu yerden IV. Murad çok haz eder, çemenzarında cirid oynardı. Bahçede Sultan IV. Murad'in attığı mızrağın mesafesini gösteren iki aded dikili taş vardı. Iki taş arasındaki mesafe 120 adımdı. Seyyahlar Hünkar iskelesinden Tokat bahçesine kadar olan sahanın "yeryüzünde cenneti andıran" güzelliğini meth ederek, onun Süleyman Han'ın dehasının bir mahsülü oldugunu, suların dört kat havuzdan aktığını, fakat sonra yüzüstü bırakılarak harab olduğunu ve bilahare 1746 senesinde Sultan I. Mahmud tarafından restore edildiğini söylerler. Duvarlarda Sultan Ahmed, Sultan Murad ve Sultan Osman zamanlarinda yazılmış güzel kitabeleri havi üç levha vardı. Bu kitabelerdeki yazılardan ikisi şöyledir: Ağaçlar altun olsa inciler yaprak İnsanın gözünü doyurmaz, illa toprak ... Fikr et ey dil ki, doğduğun vakit Halk handan idi ve sen giryan Ona sa'y et ki öldüğün vakit Halk giryan ola ve sen handan

O Zaman Kiliç Ve Ok Devri İdi

Vehbi Tülek

Padişahın Gezinti Teklifi!

Vehbi Tülek

Boğazkesen (rumeli) Hisari'nin Yapilmasi

Vehbi Tülek

100 - Çehrin Seferi

Vehbi Tülek

Çaldiran Savaşi

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

İki Cihanda Yüzün Ak Olsun

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İstişâre Eden Hiç Kimse Helak Olmamıştır!

Muhammed bin Abdullah Zeytûne hazretleri fıkıh ve tefsir âlimidir. 1081 (m. 1670) senesinde Tunus'un bir köyü olan Menistir'de doğdu. İlim tahsili için Kayrevân'a gitti. Ali Echûri'den ilim öğrendi. Sonra Tunus'a gitti. Burada, bir grup âlimden ilim öğrendi. İlim tahsilini tamamlayan Muhammed Zeytûne, Zeytûne Câmii'nde ders vermeye başladı. 1138 (m. 1726) senesinde Tunus'da vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebu Nasr Bin Ziyad

Vehbi Tülek

Ebu Nasr bin Ziyad hazretleri Tâbiinin büyüklerindendir. Basra'da yaşamıştır. Hasan-ı Basri ve bazı Tabiinden hadis rivayet etmiştir. 94 (m. 712)'de vefat etti. Eshâb-ı kirâmın fazileti hakkında buyurdu ki:

Kişide Ihlâs Ve Pişmanlık Bulunursa, Allah Affeder

Vehbi Tülek

Murâd-ı Münzâvî Hazretleri

Vehbi Tülek

Murâd-ı Münzâvi hazretleri, İstanbul'da medfûn bulunan (Eshâb-ı kirâmdan sonra) en büyük üç evliyâdan biridir. (Diğer ikisi Mehmed Emin Tokadi ve Abdülfettâh-ı Bağdâdi el-Akri'dir.) 1644 (H.1054) senesinde Buhârâ'da doğdu. Seyyid, yani Resulullah Efendimizin evladındandır...

Hakîm Şehîd Muhammed Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Ebu Amr El-haffâf

Vehbi Tülek

Yaratmak Allahü Teâlâya Mahsûstur

Vehbi Tülek

Hâfız Sadullah Hazretleri

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Ensârî

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Celâleddîn Tebrîzî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Kânûni Sultan Süleymân Hânın kadıaskerlerinden Mirim Kösesi diye meşhûr olan Muhammed Efendinin hizmet ve sohbetlerinde bulunup, ilmi yüksek derecelere kavuştu. Bu sırada dünyâdan ve dünyâ makamlarından yüz çevirip, tasavvuf ehlinden Sofyalı Bâli Efendinin dergâhına gidip, ona talebe oldu. Hizmetinde ve sohbetinde uzun müddet kalıp, feyz aldı. Tasavvufta yükselip, insanları Allahü teâlânın yüce dinine dâvet etmek ve Resûlullah efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem güzel ahlâkını öğretmekle meşgûl oldu. Allahü teâlâya muhabbetinden dolayı, dünyâya hiç önem vermez oldu. Onun bu durumunu anlayamayan bâzıları pâdişâha şikâyet ettiler. Pâdişâh meselenin tahkik edilmesini emretti. Tahkikat için İstanbul'a geldi. Tahkikat sonunda berâat etti ve hakkındaki ithamlardan kurtuldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Delik Kova

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Örümcek Ağı

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek