Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.002.444

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Mezhepten Birine Uymamak Câiz Değildir

Leblebicioğlu Feyzî Efendi son devir Osmanlı din âlimlerindendir. 1839 (H.1255) senesinde Çorum'da doğdu, 1909 (H.1327) senesinde aynı yerde vefât etti. Memleketindeki çeşitli âlimlerden okuyarak tahsîlini tamamladı. İskilipli Arapzâde Mehmed Emin Efendiden icâzet aldı. Tasavvufa karşı alâka duydu. Nakşibendiyye yolunun Hâlidiyye koluna intisâb edip kendini tasavvufta da yetiştirdi. Çorum'da müderrislik ve müftülük yaptı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

MÂzeret Ortada

Tanzimat yıllarının meşhur şâirlerinden Kâzım Paşa, bir gün serasker kapısında Masârif Nâzırı'nın yanında otururken bir kadın gelip, birikmiş aylıklarını ister. Nâzır, havâle gelmediği ve tahsisat (ödenek) bulunmadığı için bahis mevzuu maaşı veremeyeceğini; eğer bir sonraki ayda gelirse, maaşını alabileceğini; çünkü o zaman bütçenin muhtemelen rahatlayacağını... uzun uzun anlatır. Ancak kadın ısrarcıdır... Darda olduğundan bahsederek sızlanmaya başlar... İşin uzadığını gören Kâzım Paşa, araya girer ve kadına Masârif Nâzırı'nı göstererek;" Hanım, der, ısrar etme artık. İşte mâzeret ortada... Bu ayı veremem diyor; fakat, belki öbür ayı verebilir; git sonra gel.

Vehbi Tülek

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

Sultanim Özür Dileriz

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Kul hakkına özen gösteren Sultan Süleyman, bu konuya duyduğu titizlik nedeniyle 'Kanuni' lakabını almıştır. Budin Seferinden dönen ordu, yolların darlığı sebebiyle tarlalardan geçmek zorunda kalmıştı. Bu sırada bir köylü, elindekini padişahın atının geçtiği yere fırlatınca at ürkmüş, köylü de yakalanarak padişahın huzuruna getirilmişti. Sultan Süleyman köylüye:
-Derdin nedir de böyle yaptın? diye sorunca, köylü: -Biz fakir köylüleriz. Askerlerinizden bazıları, bizim yeni ektiğimiz tarlalardan geçtiler. Ya bu zararı ödersiniz, ya da sizi şikayet ederim. demiş. Bunun üzerine Kanuni köylüye: -Peki bizi kime şikayet edeceksiniz? diye sormuş. Köylü: -Siz Kanuni değil misiniz? Sizi kanuna şikayet ederiz. deyince Sultan Süleyman çok memnun olmuş ve hemen köylülerin zararlarını hesaplattırıp zararı ödemiş.

Ankara Savaşi

Vehbi Tülek

24 - Haydi Barbaroslarin Çocuklari

Vehbi Tülek

Koca Yusuf

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Mahmud Şevket Paşa Suikasti

Vehbi Tülek

Eşeklerin Yardimi

Vehbi Tülek

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Miras Hukukunu Gençlere Öğretiniz

Abdülbâki Ferazi hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh ve ferâiz âlimidir. 425 (m. 1034)'de doğdu. Ferâiz (miras hukuku) âlimi olduğu için "Ferazi" lakabı verildi. 493 (m. 1100)'da Bağdad'da vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

cebel-ür-râsih Matar Bâzerâyî

Vehbi Tülek

Ma­tar Bâ­ze­râ­yi haz­ret­le­ri, Irak'ta ye­ti­şen ev­li­yâ­nın bü­yük­le­rin­den ve ârif­le­rin ön­der­le­rin­den­dir. Bağ­dad'a 150 ki­lo­met­re me­sa­fe­de bu­lu­nan Ne­cef şeh­ri­nin köy­le­rin­den Bâ­ze­rây'a men­sûb ol­du­ğu için "Bâ­ze­râ­yi" de­nil­miş­tir. 550 (m. 1155) se­ne­sin­den ev­vel ve­fât et­ti.

Bir Hak âşığı Semnun Muhib

Vehbi Tülek

Nasîhat Istersen, Ölüm Yeter!

Vehbi Tülek

Bolulu Himmet Efendi Osmanlı evliyasının büyüklerindendir. Bolu'da doğdu. İlk tahsilini Bolu'da gördü. Sonra İstanbul'a gelerek ilim tahsiline devâm etti ve müderris olmaya hak kazandı. Fakat Hüsâmeddin Uşşâki'ye bağlanarak, talebesi oldu ve yetiştikten sonra hilâfet aldı. Hocasının izni ile memleketine gitti. Memleketinde Bayrâmiyye yolu büyüklerinden Bolulu Ahmed Efendinin hizmetinde bulunarak Bayrami tarikatı hilâfeti aldı. Uşşâkilik ve Bayramilik tarikatlarının sırlarını birleştirdi. İstanbul'a gitti. Üsküdar Divitçiler Dergâhında Şâbâniyye ve Bayrâmiyyenin birleştirilmesinden meydana çıkan Himmetiyye yolunun esaslarını anlattı. 1683 (H.1095) senesinde İstanbul'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Ayakta Duramayan Hastanın Namazı

Vehbi Tülek

Onlara Sabah Akşam Ateş Gösterilir

Vehbi Tülek

“sultânüş Şuara” Necip Fazıl Kısakürek

Vehbi Tülek

Susmak, Konuşmaktan Çok Daha Faydalıdır

Vehbi Tülek

“çırağ-ı Dehli” Nasîruddîn Mahmud

Vehbi Tülek

Dinimizde Beş Türlü Kul Hakkı Vardır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Abdullah Bin MübÂrek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Cünnetü'l-esmâ

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek