Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.514.140

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnkâr Edenlere Cehennem Ateşini Hazırladık

Veliyyüddîn Efendi Osmanlı fıkıh âlimi, âbid ve velîlerindendir. 1659 (H.1069) senesinde; bugün Yunanistan sınırları dâhilinde bulunan Larissa (Yenişehir)'da doğdu. Zamânın meşhûr ulemâsından din ve fen bilgilerini tahsîl etti. İcâzet alarak talebe yetiştirmeye başladı. Hac için gittiği Mekke-i mükerremede Muhammed Ma'sûm-i Fârûkî hazretlerinin talebelerinden olan Ahmed-i Yekdest hazretlerinin sohbetleriyle şereflendi. O büyük zâttan Nakşibendiyye yolunun âdâb ve erkânını öğrendi. İstanbul'a döndükten sonra daha çok, insanlara nasîhat edip talebe yetiştirmek, kitap yazmak ve ibâdet etmekle meşgûl oldu. Edirne ve Galata kâdılıklarında bulundu. 1738 (H.1151) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Gazi Osman Paşa’nin İstanbula Dönüşü

Sultan II Abdülhamid Han, Serasker Müşir Rauf Paşa'yı seraskerlik vazifesi uhdesinde kalmak üzere, yaveri ekremilik ve fevkalade büyük elçilik payeleriyle hem Rusya 'da bazı görüşmelerde bulunmak ve hem de Gazi Osman Paşa'yı alıp İstanbul'a getirmek üzere Petersburg'a göndermiştir.Yapılan görüşmeler neticesinde Gazi Osman Paşa 'nın İstanbul'a dönmesine müsaade olunmuştur. Yolculuk esnasında mihmandarlık vazifesinde bulunmak üzere meşhur General Nemikof, Gazi Osman Paşa nın maiyetine verilmiş ve ayrıca Rus Çarı tarafından Paşa'ya, kahramanlığını takdir manasında, çifte nişan takılmıştır.Gazi osman Paşa nın gelmekte olduğunu haber alan İstanbul halkı sahile dökülerek tüm geceyi ayaküzerinde sabaha kadar geçirmeye razu omuş ve büyük bir Çoşku ile kendisini beklemeye koyulmuştur.

Vehbi Tülek

Kadi’larin Maaşlari Az Olmamali!

Vehbi Tülek

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Osmanlı Sultânı Dördüncü Murâd Han, Bağdât seferine giderken Misâli Baba'nın bulunduğu köyün yakınında bir yerde ordusunu istirâhate çekmişti. Bu sırada çevreyi dolaşan Sultan, onun köyüne uğradı. Köyün alt tarafında küçük bir kulübe gördü. Yaklaşıp kapısını çaldı. Kulübenin kapısı açılıp, Sultanı, nûr yüzlü bir zât karşılayıp, tebessüm ederek içeri aldı. Onun velilerden olduğunu fark eden Sultan, hürmetle huzûrunda oturup, bir müddet sohbetini dinledi ve duâsını aldı. Ayrılıp giderken Sultana birkaç avuç bulgur ve bir torba da saman verdi. Sultan bunları alıp ordusuna döndü.O gün yemek zamânı kendisine Misâli Baba tarafından hediye edilen birkaç avuç bulgurun pilav yapılmasını istedi.

Gördün Değil Mi?

Vehbi Tülek

Kara Mehmet Paşa

Vehbi Tülek

İzzet Paşa Ve Ömer RizÂî Efendi

Vehbi Tülek

Kirim Savaşi

Vehbi Tülek

Yedi-sekiz Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Bu Asker Sağ Oldukça Bu Kale Size Verilmez

Vehbi Tülek

Düğün-bayram Alayina Gitmiyor Ya!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Öfkeden Intikam Hırsı Hüzünden Dert Doğar!

Mehmed Rûşen Efendi İstanbul Üsküdar'daki Azîz Mahmûd Hüdâî dergahı şeyhlerindendir. 1719'da Mudanya'da doğdu. Babası Abdurrahmân Efendi İsmâil Hakkı Bursevî hazretlerinin halîfelerindendi. Babası hicret ederek İstanbul'da Kapıağası zaviyesine şeyh oldu. Mehmed Rûşen Efendi tahsiline burada devâm etti. Celvetî yolundan hilâfetini İsmâil Hakkı Bursevî hazretlerinin halifesi Çorlulu Pertev Efendiden, Nakşibendi yolunun hilafetini ise Abdülganî Nablüsî hazretlerinden aldı. 1774 yılında Azîz Mahmûd Hüdâî dergahına tâyin olundu. 1795 yılında vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Misafirle Kapıya Kadar Çıkmak Sünnettir

Vehbi Tülek

Hâfız Afifüddîn hazretleri Hadis âlimlerinin büyüklerindendir. 698 (m. 1299) senesinde doğdu. 765 (m. 1363) senesinde Medîne-i münevverede vefat etti. Zamanın meşhur âlimlerinden hadîs-i şerîf dinledi ve ilim öğrendi. Rivayet ettiği hadîs-i şerîflerde Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyurdular ki:

Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî

Vehbi Tülek

Sunullahzâde Saîd Efendi

Vehbi Tülek

Sun'ullahzâde Said Efendi, İstanbul evliyasındandır. 1514 (H. 920) senesinde Tebriz'de doğdu. Küçük yaştan itibâren ilim tahsiline başladı. Önce babası Şeyh Sun'ullah hazretlerinden dersler aldı. Sonra büyük âlim, velilerin önderi Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin halifelerinin sohbet ve derslerinde bulundu. İlimde ve tasavvuf mertebelerinde kemâl dereceye ulaştıktan sonra talebe yetiştirmek üzere vazifelendirildi. Şah İsmâil ortaya çıkıp, İran'da Eshâb-ı kirâm düşmanlığı ve Şiilik yaygınlaşınca, Bitlis'e gitti. 1548 senesinde, Kânûni Sultan Süleymân'ın İran seferinden sonra Pâdişâhla birlikte İstanbul'a geldi. 1563 senesinde hac ibâdetini yerine getirip, tekrar İstanbul'a döndü.
1572 (H.980) senesinde İstanbul'da vefât etti. Şeyh Vefâ Câmii bahçesinde medfundur. Vefat etmeden evvel yanındakilere buyurdu ki:

Muhyiddîn-i Arabî

Vehbi Tülek

Başkasının Malına Zarar Verenler

Vehbi Tülek

Ölü Yardım Yapamaz" Diyenler

Vehbi Tülek

O Benim Bir Ihsanımdır

Vehbi Tülek

İman, Dil Ile Söylemek Ve Kalb Ile Inanmaktır!

Vehbi Tülek

Şimdi Uyuyacak Zaman Değildir!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Garip Karşilanan Bir Adak

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek