Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.259.448

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hak Sözü Söylemekten Hiç Çekinmeyen Zat

Şerîf el-Gamârî hazretleri büyük velîlerdendir. 1450 (H.854) senesinde Afrika'nın Gamâre bölgesinde doğdu. İlim tahsîli için Fas'a gitti. Ebû Zeyd Abdurrahmân el-Hamîdî'den din ilimlerini ve bilhassa Mâlikî mezhebi fıkhını öğrendi. Şâzilî şeyhi Ebü'l-Abbas Debbûsî'ye intisab ederek Şâzilî icazeti aldı. İkinci Bâyezîd Han devrinde Anadolu'ya geldi. Altı sene Bursa'da kaldı. Daima hakkı söyler, insanların kınamasından hiç çekinmezdi. "Yanıma gelen Sultan Bâyezîd Han da olsa İslâmiyetin bildirdiği şekilde davranırım" derdi. Bursa'dan Şam’a gitti. 1511 (H.917) senesinde orada vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Eski İftarlar

Sultan Abdülmecid Han devri. Ricâl-i Devlet-i Aliyyeden bir beyzadenin konağında iftar daveti var. Kibar ve ricalden davet edileceklere rütbelerine, mevki ve hassasiyetlerine göre davetiyeler yazıldı ve yollandı. Bunlar, pek ziyade arifane kaleme alınırlardı. Bunların yazılarına sarfolunan emek dolayısıyle iftar davetlerinin neza ket dereceleri anlaşılabilir. İftar sofrası selamlıkta kurulmuştu. Ama bütün levazımat haremden veriliyordu. Hatta iftariye tepsisi de. Harem kileri tepsiyi saat 11.30'da tanzime başlamıştı. Evvela on iki kişilik büyük değirmi, yaldızlı sini geldi. Önce, Bursa bezinden kalem işlemeli sofra örtüsü yere yayıldı. Sonra da altı bacak denilen sofra iskemlesi açılıp sini bunun üzerine oturtuldu. Bu sininin etrafına on iki tane de tekerlek denilen yer şilteleri dizildi. Her şilte karşısına Karamürsel bezinden küçük havlularla, küçük tabaklar içinde el, ağız silmeye mahsus sabunlu el bezleri kondu.

Vehbi Tülek

100 - Çehrin Seferi

Vehbi Tülek

Çerkes Hasan Bey’in İtirafnamesi

Vehbi Tülek

Bayezîd Han Ve “yiğitbaşı”...

Vehbi Tülek

Sahte tarikatler türediğini duyan İkinci Bayezid Han, bir meclis kurdurdu. Bu mecliste şeyhlerin imtihana tâbi tutulmasını istedi. Kim hak yolda kim batıl yolda, bu düğümün çözülmesi için Ahmed Şemseddin (Marmaravi) hazretlerini Manisa'dan İstanbul'a dâvet etti.
Ahmed Şemseddin hazretleri derhal bu ulvi görevi kabûl edip İstanbul'da Sultan Bâyezid-i Veli hazretlerinin huzûruna çıktı ve Osmanlı Sultânının da hazır bulunduğu imtihan heyetine reislik etti.

Küçük Zabit

Vehbi Tülek

Topal Koyun

Vehbi Tülek

Osmanli Kadinlari Avrupada Hiç Taninmaz

Vehbi Tülek

Ebdal Murad’in Kilici

Vehbi Tülek

Selim’e Tabi Olasin

Vehbi Tülek

Aldiğimiz Fiyata

Vehbi Tülek

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Namaz Kılarken Atılan Tokat!..

Seyyid Taha hazretleri Hakkari'nin Nehri adındaki bir köyünde yaşardı. Bir gün bu Allah dostuna 6-7 saatlik yoldan bir zengin adam gelir ve intisap eder. Seyyid Taha hazretleri de bu adama bir tesbih hediye eder ve adam köyüne döner... Günler birbirini kovalarken bu adamın koyun sürüleri eksilmeye başlar. Dağa otlamaya giden koyunları ya kurt kapar ya da hastalanarak ölür. Adamın hanımı der ki: "Seyyid Taha hazretlerinin hediye ettiği tesbih bize uğursuz geldi galiba! En kısa zamanda tesbihi iade et!" Adam da hanımının bu sözü üzerine tesbihi Nehri'ye giden bir kafile ile gönderir...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ali Bin Heytî'ye Cevap Veren Ölü

Vehbi Tülek

Ali bin Heyti hazretleri, Irak evliyâsındandır. Doğum târihi belli değildir. Irak'ın Heyt beldesinde doğdu. 1168 (H.564) senesinde Rezirân'da vefât ettiğinde yüz yaşını geçmişti...
Küçük yaşta ilim öğrenmeye başlayan Ali bin Heyti, Allahü teâlânın ihsânlarına kavuştu. Tâc-ül-Ârifin Ebü'l-Vefâ hazretlerinin talebesidir. Abdülkâdir-i Geylâni'ye çok hürmet ve saygı gösterirdi...
Ali bin Heyti bir gün, Irak'ın Nehr-ül-mülk beldesinin bir köyüne gidip sâhibini hiç tanımadığı bir evin kapısını çaldı. Misâfir kabûl edilmesini ricâ etti. Ev sâhibi de tanımadığı bu yabancıyı kabûl etti...
Ali bin Heyti hazretleri, misafir olduğu ev sâhibine kapının önünde dolaşmakta olan tavuğu işâret ederek;

Dünyâ Nimetleri, Şekerle Kaplanmış Zehir Gibidir!

Vehbi Tülek

Hoca Abdürrahim Efendi

Vehbi Tülek

Hoca Abdürrahim Efendi "rahmetullahi aleyh" kırkıncı Osmanlı şeyhülislâmıdır. Adana'da doğdu. İlk tahsilini tamam­ladıktan sonra İstanbul'a geldi ve burada medrese tahsilini yaptı. Müderrislik, kadılık, Anadolu kadıaskerliği ve Rumeli kadıaskeriliği vazifelerinden sonra şeyhülislâm oldu. 1656'da Belgrad'da vefat etti. Sabır hakkında buyurdu ki:

Allahü Teala Mutlak Yaratıcıdır

Vehbi Tülek

Cennette Ebedî, Sonsuz Olarak Yaşarsınız

Vehbi Tülek

İsa Aleyhisselamın Yahudi Yol Arkadaşı

Vehbi Tülek

Gulâm Muhammed Ma'sûm

Vehbi Tülek

Teheccüd Ve Evvâbin Namazı Müstehâbdır

Vehbi Tülek

Resûlullahın Binlerce Mucizesi Görülmüştür

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Selâhaddin Uşâki'nin çocuğu olduktan bir süre sonra, hocası ve kayınpederi onu evden çıkararak; "Al hanımını evimden ayrıl! Bundan sonra kendi geçimini temin et." dedi. Selâhaddin Uşâki; "Peki hocam, başüstüne!" diyerek hanımı ve çocuğu ile berâber, hocasının evinden ayrıldı. Eğrikapı'dan, Fâtih Câmii civârında, Âşıkpaşa mevkiinde bulunan, Horhor çeşmesine doğru yürürken bir evin kenarında durakladı. Kış günüydü ve kar yağıyordu. Yolun karşı tarafında bulunan Tâhir Ağa onları görünce evine dâvet etmek için yanlarına birini gönderdi. Tâhir Ağa, Selâhaddin Uşâki'yi, evine götürdü. Ona; "Siz kimlerdensiniz? Kış gününde neden bu hâle düşüp sokak kenarında kimsesiz garibler gibi duruyorsunuz?" diye sordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Bunlar Şarapti

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Allah Haramdan Kaçani Korur

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek