Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.906.733

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Seni Allah'tan Uzaklaştıran Her Şey Dünyâ Demektir

Ebû Ömer İstahrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Hicrî dördüncü asrın ilk yarısında yaşadı. İlim için, Hicaz, Irak, Şam ve başka yerlere seyahatler yaptı. Ruveym bin Ahmed, Sehl bin Abdullah-ı Tüsterî ve başka büyük zâtlarla görüşüp kendilerinden ilim öğrendi. Bir sohbetinde şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

63 - Sultan Vi. Murad Ve Polonya Elçisi

Lehliler, sınır olaylarını önlemek ve bir barış yapmak ümidi ile İstanbul'a bir elçi gönderdiler. Halbuki o tarihlerde Osmanlılar, Lehistan üzerine bir sefere karar vermişlerdi. Onun için padişah elçiye:-Barıştan ve ittifaktan değil, harpten ve seferden bahsetmelisiniz. Lehistan kralı vergi vermeye muvafakat, Dniestr istihkamlarını tahrip ve kazakları imha etmedikçe onunla bizim aramızda dostluk olamaz. Dedi.

Vehbi Tülek

Naime Sultan

Vehbi Tülek

Emir Sultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Misir’a Bedeldin Ey Sinan

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim, Çaldıran Savaşı dönüşünde daha önceki isyân teşebbüsleri sebebi ile suçlu bulduğu Veziriâzam Dukakinoğlu Ahmed Paşayı Amasya'da idâm ettirdi ise de boşalan göreve kimseyi getirmedi. 1515 ilkbaharında Hadım Sinan Paşayı Dulkadiroğlu Alâüddevle üzerine gönderdi. Hadım Sinan Paşa, Alâüddevle'yi mağlub ettikten sonra başını keserek Yavuz Sultan Selim'e gönderdi ve bu başarısından dolayı boş bulunan veziriâzamlık makâmı kendisine verildi. Bu vazifede üç ay kalan Sinan Paşanın yerine beşinci defâ olmak üzere Hersekzâde Ahmed Paşa getirildi. Ancak Hadım Sinan Paşanın azledilmesi herhangi bir hatâ sebebiyle olmadığından kendisine karşı Pâdişâh'ın teveccühü devâm ediyordu. Nitekim çok geçmeden Diyarbekir taraflarında İranlıların bâzı hareketlerinden dolayı Pâdişah, Hersekzâde yi azlederek hapsettirdikten sonra yerine tekrar Sinân Paşayı getirdi (1516).

Ezan Okuyana Ağaç

Vehbi Tülek

Sarayda Bir Doğum

Vehbi Tülek

69 - Hasan Can'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Gördün Değil Mi?

Vehbi Tülek

Kiliç Ali Paşa Hamami

Vehbi Tülek

102 - Şahitliği Kabul Edilmeyen Padişah

Vehbi Tülek

Napolyon Ve Sultan Iii. Selim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Salih Bin Ömer Bülkinî

Salih bin Ömer Bülkini hazretleri Şafii fıkıh ve hadis âlimi olup, 791'de (m. 1389) Kahire'de doğdu. Genç yaşta fetva vermeye ve fıkıh okut­maya başlayan Bulkini müderrislik yaptı. Celâleddin Süyûti ve Sehâvi'nin de arala­rında bulunduğu birçok talebe yetiştir­di. 868'de (m. 1464) Kahire'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmam-ı Mukatil Bin Süleyman

Vehbi Tülek

İmam-ı Mukatil bin Süleyman hazretleri tefsir âlimlerindendir. Afganistan'daki Belh'te 80 (m. 699)'da doğdu. Basra'da yerleşti. 150 [m. 767] de orada vefat etti. "Tefsir-i Kebir" isimli eserinde, buyuruyor ki:

Molla Hüsrev Hazretleri

Vehbi Tülek

Kişinin Ayağının Sürçmesi, Bir Kusuru Sebebiyledir!

Vehbi Tülek

Şeyh Hacı Ahmed Efendi Yozgat'ta yetişen velîlerdendir. 1774 (H. 1188) târihinde Yozgat'ta doğdu. İlk tahsilini o zamanki medreselerde yaptı. Sonra Çankırı'nın Çerkeş kasabasındaki Halvetî tarîkatı şeyhi Pîr-i Sanî Mehmed Mustafa hazretlerine intisâb ederek dergâhda bir süre hizmet etti ve tarikatta hilâfet aldı. Bir ara İstanbul'a geldi ve Padişah Abdülmecid Han ile de görüştü.  1897 (H.1314) senesinde vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

hay­rın Anah­ta­rı Sâ­bit El-be­nâ­nî

Vehbi Tülek

Medine Yollarında... Cündeb Bin Damre

Vehbi Tülek

Şeytan, Insanın Kurdudur

Vehbi Tülek

Kalp Veya Gönül Diye Bir Kuvvet Vardır

Vehbi Tülek

Sâkıb Dede

Vehbi Tülek

Helâlden Kazanmak Cihat Etmektir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Sünnet Akçesi

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek