Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.656.677

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlmin Çok Dereceleri Vardır Ve Sonu Yoktur

Dizdarzâde Ahmed Efendi Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Karaman'da doğup yetişti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul’a giderek medrese tahsili yaptı. Sonra Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin talebeleri arasına girdi ve hocasından hilâfet aldı. İzmir'e, sonra Edirne'ye gidip talebe yetiştirdi. 1623 yılında orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Veren De Allahü TeÂlÂdir, Alan Da

Osmanlı pâdişâhı Sultan Selim Han Mısır'ı zaptettiği zaman, Cumâ namazını Ezher Câmiindekıldı. Cumâ namazını kıldıran hatib için yüz altın bağışladı. Bunu önceden öğrenen hatib, ogün Cumâ namazını kıldırma sırası kendisinde olan diğer hatib arkadaşından izin almıştı.Nöbetini devreden hatib, diğer arkadaşının altınlara kavuştuğunu görünce, söylenmeyebaşladı. O sırada orada bulunan Abdülvehhâb-ı Şa'râni aralarına girip, nöbetini veren hatibe;"Üzülme! Allahü teâlâ bunu sana kısmet etmemiş." dedi. O da; "Rızkımın kesilmesine buarkadaşım sebeb olduğu için kızıyorum." dedi. Abdülvehhâb hazretleri de; "O sebeb oldugörünüyorsa da, aslında sebeb o değildir. Arkadaşın ilâhi kudretin bir âletidir. Âleti kimhareket ettiriyorsa, hüküm onundur. Yoksa âletin değildir. Senin böyle söylemen, sopa iledövülüp de, sopayı vurana değil sopaya kızan adamın hâline benziyor. Hani sen her Cumâhutbelerinde; "Vallahi veren de Allahü teâlâdır, alan da. Yükselten de Allahü teâlâdır,alçaltan da..." demez miydin? Şimdi niçin bunun tersine göre hareket ediyorsun?" deyince, ohatib; "Üstâdım! Huccet ve isbâtlarınla beni susturdun." diyerek oradan ayrıldı.

Vehbi Tülek

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

Demek Yolda Kaldiniz

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

Sultan Orhan Gâzi, âlimleri, evliyâyı görüp gözeten bir büyük bey idi. O mübârek kimse, bir gün Alâüddin-i Esved hazretlerini ziyârete gitti. Bu sırada Alâüddin-i Esved hazretleri nâfile namaz kılmakta idi. Orhan Gâzi, avluda bekledi. Bu sırada farz namaz vakti geldi. Orhan Gâzi ve orada bulunan Alâüddin-i Esved'in talebeleri namaz için hazırlandılar. Namazın sünnetini kıldılar. İkâmet okununca, talebeler arasında bulunan Kara Halil imâmete geçti. Hazır olan cemâate namaz kıldırdı. Alâüddin-i Esved de odasından çıkıp geldi. Bir müddet sohbet ettiler. Orhan Gâzi edeple dinledikten sonra başını kaldırıp; "Seferde ve hazerde, ahâli arasında vâki olacak hâdiselerde hükmedip, hak ile bâtılı ayırmak, şer'i, dini hükümleri beyân etmek için bir hoca efendi, âlim lâzımdır. Talebenizden birini benimle sefere gitmek için tâyin etseniz." deyip, arzu ve isteğini arzetti.

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

7 Yaşinda Harbe Katildim

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Koca Yusuf

Vehbi Tülek

İki Milyon Sterline Banko

Vehbi Tülek

34 - 93 Harbinden Bir Sayfa

Vehbi Tülek

Denize Düşen Yilana Sarilir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Namaz, Insanı Kötü Işlerden Alıkoyar!

Muhammed bin Ali hazretleri Cezayir'de yetişen Mâliki mezhebi âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. 1202 (m. 1787)'de Cezayir'in Vehrân şehrinde doğdu. 276 (m. 1859)'da Libya'da Ca'bûb vadisinde vefât etti. Namazın ehemmiyeti hakkında şunları buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Harama Helal Diyenin Imanı Gider

Vehbi Tülek

Abdullah ed-Dabbi hazretleri tâbiinin fıkıh alimlerindendir. 72 (m. 691)'de doğdu. Hazret-i Ali ve İbn-i Mes'ûd'dan (radıyallahü anhüma) hadis rivayet etti. İmam-ı Ca'fer-i Sâdık'ın sohbetlerinde bulundu. İmam-ı Azam Ebû Hanife'den bizzat fıkıh ilmi tahsil etti. 144 (m. 761)'de Kûfe'de vefat etti. Şöyle buyurdu:

O Havuzdan Içen Ebediyen Susamaz

Vehbi Tülek

Ejderha Olup Sahibinin Boynuna Sarılan Mallar

Vehbi Tülek

İbrâhim Beycûri hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 750 (m. 1349) senesinde Mısır’da Menûfiyye’nin köylerinden Beycûr’da doğdu. Kahire’de ilim tahsiline başladı. Cemâleddîn-i Esnevî ve Bülkınî’den fıkıh ilmini tahsil etti. Daha başka âlimlerin de sohbetlerinde bulunup kendilerinden ilim öğrendi. İlim tahsilini tamamlayıp talebe yetiştirmeye başladı. 825 (m. 1422) senesinde vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı: 

Evliyânın Rûhâniyetinden Yardım Istemelidir.

Vehbi Tülek

Talebelerim Dünyâda Nâmerde Muhtaç Olmasın!

Vehbi Tülek

Bid'at Ehli Ile Oturana, Hikmet Verilmez!

Vehbi Tülek

İmâm-ı Rabbânî

Vehbi Tülek

silsile-i Aliyyeden Abdullah-ı Dehlevî

Vehbi Tülek

Allah'ın Anıldığı Yerler Cennet Bahçeleridir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hayat Kurtaran Yalan

Hayat Kurtaran Yalan

Şeyh Sa'di-i Şirazi, Bostan ve Gülistan kitabında şöyle bir hadise anlatır;
Bir Padişah, kölelerinden birinin, huzurunda iken yanlış bir işinden dolayı hemen kellesinin uçurulmasını emreder. Zavallı köle, ümitsizlik içinde, kendi dilince padişaha sövüp saymağa, uygunsuz sözler söylemeğe başlar. "Canından el çeken, gönlünde ne varsa döker" demişler ya. Padişah, vezirlerine esirin ne dediğini sorar. İyi kalpli vezirlerden birisi;

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Abdullah El-acemî

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Sarik Ve Sakal

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Alabilirsen Al

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek