Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.479.250

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dertsiz Dua Soğuktur, Dertli Dua Gönülden Gelir

Bostan Çelebi Osmanlı velîlerinden olup Mevleviyye yolunun büyüklerindendir. Konya'da doğdu. Çelebi Hüsrev hazretlerinin sohbetlerinde yetişerek kemale geldi ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. 1631 (H.1040) yılında Konya'da vefât etti. Sohbetlerinde Mesnevi’den okurdu. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

46 - MurÂd Edilen Sultan Selîm'dir

Sultan İkinci Bâyezid'in hanımı Şehzâde Korkut'un annesi bir gün dergâha gelip Abdurrahim Tırsi'nin hanımından; "Beyin Abdürrahim Tırsi'den ricâ edip, yardım taleb ederiz. Sultan Bâyezid'den sonra oğlum Korkut pâdişâh olsun." diye ricâda bulundu. O da bu dileği beyine sık sık hatırlatırdı.

Vehbi Tülek

Midilli Müdafaasi

Vehbi Tülek

Sultan I. Murad Hanin Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

55 - Yildirim Bayezid'in Âlimlere Hürmeti

Vehbi Tülek

Yıldırım Bayezid Han'ın oğlu Musa Çelebi, çocukluğunda da çok zeki ve haşarı idi. Gönderildiği mektepte, arkadaşları ve bilhassa hocası, ondan çok çekiyorlardı. Bir gün hocası dayanamadı ve onu dövdü. Küçük Musa, akşam ağlayarak eve geldi ve babası Sultan Yıldırım Bayezid'e:-Sizin gibi bir sultanın oğlunun darb edilmesi layık mıdır? Dedi.Bunun üzerine Sultan Bayezid:-Demek bir Sultanın oğlunu dövdü, öyleyse yarın ben de mektebe geleyim de hocaya bunun hesabını sorayım, cevabını verdi. Oğlunu gönderdikten sonra mektebe gitti ve hocası ile görüşerek, icabeden talimatları verdi.

Selman Reis

Vehbi Tülek

HilÂfeti HÂiz Olan Türkler

Vehbi Tülek

Varna Zaferi

Vehbi Tülek

Cephede Bir Bayram Namazi

Vehbi Tülek

İlk Türk Uçağinin Uçuşu

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid’in Vefati

Vehbi Tülek

Savaşin Zorluklarina Katlanmadan Zafere Ulaşilamaz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kanaat, Tükenmez Bir Hazinedir

Abdullah Humeydi hazretleri hadis hafızı ve fıkıh âlimidir. Fudayl bin İyâd, Süfyân bin Uyey­ne gibi âlimlerden hadis ve fıkıh tahsil etti. Kendisinden Buhâri gibi âlimler rivayette bulundular. Humeydi 219'da (m. 834) Mekke'de vefat etti. Şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Müteşâbih Ve Muhkem âyet-i Kerimeler

Vehbi Tülek

Şerefüddin İbnü'l-Bârizi hazretleri Şafii fıkıh, kıraat ve hadis âlimidir. 645'te (m. 1248) Suriye'de Hama'da doğdu. Burada ve Şam'da ilim tahsil ettikten sonra talebe yetiştirdi ve Hama'da kırk yıl süreyle kadılık yaptı. 738'de (m. 1338) Hama'da veffat etti. Bu mübarek zat, bir dersinde buyurdu ki:

İctihâd Makamına Lâyık Olanlar

Vehbi Tülek

Ey Velî Hâtun! Bana Nasîhat Eder Misin?

Vehbi Tülek

Fâtıma Nişâbûriyye hazretleri hanım evliyânın büyüklerindendir. Horasan'da Nişâbûr'da doğdu. Küçük yaşta ailesi ile birlikte Mekke-i mükerremeye yerleştiler. 837 (H.223) senesinde orada vefât etti. Evliyânın büyüklerinden Bâyezid-i Bistâmi hazretlerinin medh ve iltifâtlarına kavuştu. Bâyezid-i Bistâmi hazretleri onun hakkında "Ömrümde veli bir hâtun tanıdım. O da Fâtıma-i Nişâbûriyye'dir. Kendisine herhangi bir konuda haber vermek istesem, ona açıkça belli olur ve o şeyi kendisi bana bildirirdi" buyurmuştur... Zünnûn-i Mısri hazretleri de kendisini bilir ve çok hürmet ederdi.

Ebû Beşr El-basrî

Vehbi Tülek

Diline Sahip Olan Sıkıntıya Düşmez

Vehbi Tülek

Küfre Sebep Olan Bir Işi Bilerek Yapma

Vehbi Tülek

En Pis Kokan Kapı!..

Vehbi Tülek

Muslihiddin Lârî

Vehbi Tülek

İlim Yolu Öyle Bir Yoldur Ki

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

İmanı Ona Kafidir

Cünnetü'l-esmâ

Allah’a Firar Et

Abdullah Bin MübÂrek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek