Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.689.558

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sırların Gönülde Kalırsa, Muradın Çabuk Gerçekleşir

Bâli Mehmed Çelebi Osmanlı âlimlerindendir. Kütahya’da doğdu. Soyu Mevlânâ Celâleddîn Rûmî hazretlerine ulaşır. Küçük yaşta Mevleviyye tarîkatı büyüklerinin mânevî bakışlarına kavuştu ve icâzet aldı. Devrinin büyük âlimleri ve devlet ileri gelenlerinin çoğu onun sohbetlerini tâkib ederlerdi. 1485 (H.890) senesinde Afyonkarahisar’da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Biz Senden Daha Nica Hizmetler Bekleriz

Osmanlı Devleti zamanında serhat diyarlarına "genç adamlar memleketi" denirdi. Çünkü serhat gazileri düşmanla durmadan mücadele eder, memleket sınırlarını her türlü tehlike ve saldırıdan uzak bulundurmak için daima can alıp can verirlerdi. Bu yüzden de ihtiyarlık denilen derde uğramadan genç yaşta şehitlik mertebesine ererlerdi. Onların bu fedakarlık ve yiğitlilik barajı sayesinde Osmanlı vatandaşları mesut ve rahat yaşarlardı.Serhatler daimi savaş bölgesiydi. Bu yüzden serhat kaleleri her zaman efsanevi menkıbelere şahit olurdu. Bunlar bazen düşman eline geçer ve bir süre öyle kalır, sonra yine Osmanlılar tarafından zapt olunurlardı. Düşman eline geçen kaleler için elçilerle görüşülürken "Kralınızda emanet olan Padişah kalesi" tabiri kullanılır ve bu suretle onun er geç geri alınacağı anlatılmak istenirdi.

Vehbi Tülek

Ii. Adülhamid’in Verdiği Senet

Vehbi Tülek

Ezan Okuyana Ağaç

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Sultan II. Murad devri. 1441 senesinde Macaristan üzerine yapılan bir akında, Akıncı birliklerimiz pusuya düşürüldü ve bir çok asker ile birlikte Akıncı kumandanlarından Rüstem bey de esir edildi. Rüstem bey, gayet yakışıklı ve zeki bir gençti. Macar kumandanı ondan hoşlandı ve kendi hizmetine aldı. Konağında ona bir oda verdi ve bütün şahsi işlerini ona havale etti. Gayet dindar olan Rüstem Bey, şartlar ne olursa olsun beş vakit namazını bırakmaz ve vakti girince hemen kılardı. Her işin üstesinden kolayca gelmesi ve kıvrak zekası sayesinde ibadetine kimse karışmıyordu.

Sakinan Göze Çöp Batar

Vehbi Tülek

90 - Sultan Ii. Bayezid'in Mora Seferi

Vehbi Tülek

Önce İmtihana Girin

Vehbi Tülek

Kadizade Rumi (musa Paşa)

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

Garip Bir Koşu

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Vefati Ve Celalzade

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdullah Bin Hıdır Ez-zağbî

Abdullah bin Hıdır ez-Zağbi, kerâmetleriyle meşhûr bir velidir. Doğum târihi bilinmemektedir. 1900 (H.1318) senesinde vefât etti. Beyrut'ta yaşamıştır. Nesebi Seyyid Abdülkâdir Geylâni hazretlerine dayanır. Bu mübarek zatın çok tesirli sohbetleri vardır. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Başkaları, Bu Ihsana Layık Değildir

Vehbi Tülek

Atâi Ahmed Efendi, Osmanlı fıkıh âlimlerinden ve tasavvuf büyüklerindendir. "Molla Atâullah Ahmed" diye tanınır. İzmir'e bağlı Ödemiş kazasının Birgi kasabasındandır. 979 (m. 1571)'da İstanbul'da vefât etti. Cenâze namazını, Süleymâniye Câmii'nde Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendi kıldırdı. Bu mübarek zat, bir dersinde buyurdu ki:

Bu Nizâmı Yaratan Allahü Teâlâdır

Vehbi Tülek

Hizmet Uğruna...

Vehbi Tülek

Arabgirli Ömer Baba, Malatya'nın Arabgir ilçesindendir. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. 1900'lü senelerin başında Arabgir'de vefat etti. Büyük velilerden "Terzi Baba" lakabıyla bilinen Muhammed Vehbi Hayyât Erzincâni hazretlerinin talebelerindendir. Arabgir'de insanlara rehberlik etmesi için hocası tarafından vazifelendirilmiştir...

Dağlar Kadar Borcun Olsa Da Ödersin

Vehbi Tülek

İlmi Ile Amel Eden Bilmediğini Öğrenir

Vehbi Tülek

Allahü Tealanın Kolaylık Gösterdiği Kimseler

Vehbi Tülek

Muhammed Zerkânî

Vehbi Tülek

Ebüssü’ûdzâde Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Onu Seven, Beni Sevmiş Olur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

"encümen-i Bîzebân"

Bana Delil Getir

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek