Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.605.341
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Yavuz Sultan Selim Han, iki yıl süren, mühim muharebelere sahne olan, büyük zafer ve kazançlar elde edilen Suriye ve Mısır seferinden dönüşte ikindi vakti Üsküdar'a gelmiştir. Bütün beylere paşalara emir verdi ki, gece oluncaya kadar Üsküdar'da kalınacak, karşıya karanlık basınca geçilecekti. Bazı devlet ricâli gündüzden geçilmesini daha uygun bulduklarını, geceyi beklemenin niçin gerekli görüldüğünü sordular. Padişah da; "Bütün dünyada yankı uyandıran büyük bir zafer, şan ve şerefle dönüyoruz. Gündüzün İstanbul'a geçtiğimiz takdirde halk büyük bir karşılama yapacak, tezâhürâtta bulunacaktır. Bu da nefsimize bir gurûr getirebilir. Bundan Allâhü Teâlâ'ya sığınırım. Buna meydan vermemek için pâyitahta gece geçeceğiz." cevâbını verdi.
Kanuni Sultan Süleyman'ın son seferi Macaristan ile Avusturya sınırındaki Sigetvar üzerine oldu. Bu sefer sırasında da vefat etti. Haftalarca süren kuşatma sonunda, top ateşi altında kale duvarları delik deşik oldu ve harabeye döndü. Kaleyi savunan Avusturyalılar için artık kurtuluş yolu kalmamıştı. Bu durum karşısında Macar asıllı kale muhafızı, ölmek veya teslim olmak arasında bir tercih yapacaktı.
Mensûr ibn-üs-Sem’ânî hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 426 (m. 1035)’de Horasan’ın Merv şehrinde doğdu. 489 (m. 1096)’da orada vefat etti. Buyurdu ki:
Şeyh Bedreddin, ilim öğrenmek istiyordu. Bu gayeyle önce Bursa, sonra Konya ve Kâhire'ye gitti. Orada büyük âlim Seyyid Şerif Cürcâni ve Aydınlı Hacı Paşa ile berâber Mübârekşâh Mantıki'den din ilimleri, felsefe ve mantık okudu. Tahsilini tamamladıktan sonra Tebriz'e giderek, Timûr Hanın huzûrunda yapılan ilmi sohbetlere iştirak etti. Daha sonra Kazvin'e giden Şeyh Bedreddin, burada doğru yoldan ayrılarak sapık Bâtınilik fırkasına girdi. Dönüşünde Memlûk Sultânı Melik Zâhir Berkuk'un oğlu Ferec'e hoca tâyin edildi. Bir müddet sonra da Anadolu'ya döndü...
İbn-i Yezdad Ahvazi hazretleri, kıraat, hadis ve kelam âlimidir. 360 (m. 971) yılında İran'ın güneyindeki Ahvaz'da doğdu. İlk tahsilini burada yaptıktan sonra Şam'da tamamladı ve ders verdi. 446 (m. 1055)'de Şam'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Abbasi halifelerinin beþincisi Harun Reþid, sarayının bahçesindeki bir gül fidanını çok beðenir. Yapraðı, kokusu, görünüþüyle dikkatini çeken gülü özel bakıma alması için bahçıvana emir verir.
Bahçıvan üzerine titremeye baþlar gülün. Ne var ki, sakınan göze çöp batar derler ya. Aynen öyle olur. Bir sabah bahçıvan gelip bakar ki, gülün dalına konan bir bülbül, ne kadar yaprak varsa hepsini gagalayarak yere düþürmüþ. Tek yaprak bırakmamıþ gülün baþında... Korku içinde koþar halifeye:
- Sultanım der, üzerine titrediðimiz gülün yapraklarını bir bülbül gagalayarak yere dökmüþ, tek yaprak bırakmamıþ gülün baþında... Harun Reþid, telaþ etmeden cevap verir:
- Üzülme efendi üzülme, der. Bülbülün yaptıðı yanına kalmaz!.