Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.613.340

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Allah Yolunu Açik Etsin

1915 senesi Sonbaharının serin yağışlı günlerinden biri. I. Dünya Savaşı bütün cephelerde devam ediyor. Vatanın her tarafında barut ve kan kokusu. Yiğitlerin biri ölüyor bini yetişiyor. İhtiyarı, genci savaşıyor, didiniyor ve yurdumuza düşman çizmesi basmasın diye el açıp Allah'a dua ediyor. Cepheye durmadan takviye kuvvetleri gidiyor. İşte o kuvvetleri götüren tren, Bilecik istasyonunda beklemektedir. Askerlerin hepsi sakin, belki bir daha geri dönmeyecekler. Ama şehid olma inancı gönüllerine huzur veriyor.

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Y Kilidi

Vehbi Tülek

Nemiz Kaldi Bizim Mülk-i Arab’da

Vehbi Tülek

Yavuz, sert mizaçlı olduğu kadar şair ruhluydu. Birçok şiirleri vardır. Bu yüzden şiir ile ifade edilen duygulara ehemiyet verirdi. Mısır'ın fethinden sonra uzunca bir müddet Kahire'de kalınması, devlet erkanının ve askerin canını sıkmaya başladı. Fakat bu durumu padişaha bildirmeye kimse cesaret edemiyor du. Birgün çok sevdiği Kemalpaşazade Ahmed Efendi ile konuşurken:-Mısır'da ve asker arasında neler oluyor?-İyilik, Sultanım. Yalnız dün Nil nehri kenarında iki askerin şöyle bir türkü söylediklerini duydum:

Çehrin Kalesi Ve Mevlana

Vehbi Tülek

Şek Mi, Eşek Mi?

Vehbi Tülek

Çelebi Halifenin Kerameti

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

Kanije Kahramani Tiryaki Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Hukuk Her Şeyin Üstündedir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kayserili Zeynelâbidîn Efendi

Kayserili Zeynelâbidin Efendi Anadolu evliyâsının büyüklerindendir. 750 (m. 1349)'da Medine-i münevverede doğdu. Nesebi, Hazreti Ali'ye "radıyallahü anh" ulaşmaktadır. 817 (m. 1414) yılında Kayseri'de vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Bin Ebü'l-feth

Vehbi Tülek

Ahmed bin Muhammed ed-Dineveri (Ebû Bekr bin Ebü'l-Feth) Bağdad'da yetişen Hanbeli âlimlerindendir. Hadis ve fıkıh âlimidir. Zamanının fakihleri arasında en büyüğü idi. Âlimler ile yaptığı münazaralarda hep üstün gelirdi. 532 (m. 1138) senesinde vefât etti.

Kur’ân-ı Kerîm, Şefaati Kabul Edilen Bir Kitaptır

Vehbi Tülek

Esad Efendi

Vehbi Tülek

Esad Efendi, Seyyiddir. "Sahhâflarşeyhizâde" diye meşhurdur. 1264 [m. 1848] senesinde vefât etmiştir. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin talebelerindendi. (Üss-i zafer) târih kitâbı çok kıymetlidir. Başka eserleri de vardır. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin Seyyid Esad Efendiye yazdığı Arabi mektûbun bir kısmı şöyledir:

​ehl-i Sünnet Itikatını Bilmemek

Vehbi Tülek

Ehl-i Sünnet Itikadının Temel Esasları

Vehbi Tülek

Celal Bekrî

Vehbi Tülek

şifa Olan Baş Ağrısı Humeyr Ibni Redi

Vehbi Tülek

Cennet'in Kapısında Yazılı Isimler.

Vehbi Tülek

Taylesanizade Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Gerçek Zehir

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

İmanı Ona Kafidir

Gerçek Zehir

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek