Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.319.297

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sırat Hem Dünyada Hem De Ahirette Vardır

İsmail Rusûhî Efendi Osmanlı evliyasındandır. Ankara'da doğdu. İlk tahsilini orada yaptı. Bayrâmiyye yoluna girip feyz aldı. Konya’ya giderek Mevlevî şeyhi olan Çelebi Bostan Efendi’nin talebesi oldu. Sonra İstanbul’da Galata'daki Mevlevî dergâhına şeyh tayin edildi. 1630 (H.1040) senesinde İstanbul'da vefat etti. Vefatına yakın şöyle dedi: "Yazdığımız eserlerle yaptığımız hizmetler, bu yolda kalpleri zayıf olanların itikatlarını kuvvetlendirmiş ve muhaliflere karşı bir müdafaa olmuştur. İşimiz tamamlandı." Bu sözleri ile vefatlarının yakın oluşunu işaret etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi’nin Duasi

Daha önceden fethedilen Sakız Adasını Venedikliler yeniden istilâ etmişler, oradaki müslüman halka eziyet ve işkencelerde bulunmuşlardı. Bunlara karşı Mezomorto Hüseyin Paşa komutasında bir donanma gönderildi. Bu donanma Sakız'ı almak üzere savaşa girdi. Osmanlı yiğitleri Sakız'da çarpıştıkları bir sırada, Nasûhi Efendi, Üsküdar'daki dergâhında kırk gün süren bir halvete çekildi. Kimsenin olmadığı bir odada Allahü teâlâyı zikreder, oruç tutar, namaz kılar, Kur'ân-ı kerim okuyarak ibâdet ederdi. Bir gün yakın dostlarına; "Elhamdülillah Sakız Adası ehl-i İslâma nasib oldu." buyurdu. Yakın dostları bugünün târihini bir yere kaydettiler. Birkaç gün sonra fetih haberi duyuldu. Aylar sonra Sakız Adasının fethine katılan gâzilerden bâzıları Nasûhi Efendinin dergâhına ziyârete geldiler. Adanın fethi sırasında, Venediklilere karşı elinde kılıç olduğu halde asker kıyâfetinde olmayan pekçok yiğitle birlikte Nasûhi Efendiyi çarpışır gördüklerini söylediler. Adanın fetholunduğu günü bildirdiler. Talebeler daha önce kaydettikleri târihle karşılaştırdıklarında bunun, bildirilen güne rastladığını hayretle müşâhede ettiler.

Vehbi Tülek

Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

PiyÂle Paşa Ve Malta Seferi

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

27 Mart 1916 tarihinde, Irak Cephesi Felâhiye Muhârebesi'nde boğazından ağır yaralanan 18. Kolordu, 51. Tümen, 9. Alay emir subayı İstanbullu üsteğmen Muzaffer, hayatının son dakikalarına geldiğini görünce, sükûnetle son görevini yapmaya başlamış ve konuşamadığından cebinden çıkardığı bir mektup zarfının üzerine, kurşun kalemle önce: Kıble ne yöndedir?" diye yazıp o tarafa dönerek, kalbindeki şehâdeti dille söyleyeme diğinden, kana boyanan zarfın ortasına, okunaklı bir şekilde kelime-i şehâdet-i yazdıktan sonra, zarfın üç yerine; "Bölük cihada devam etsin! Benim kanım da yerde kalmasın!" cümlesini yazmış, ikisini imzalayıp üçüncüyü imzalayamadan son nefesini vermiştir.
Muzaffer efendinin bu yüce davranışı, yâni bir Türk subayının hareketi olan o kanlı zarf, Askeri Müze'ye gönderilerek, Türk çocuklarına ve gelecek nesillere cevher değerinde bir miras olmuştur. 6. Ordu Komutanı Halil (11 Temmuz 1916)

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve İznik’in Fethi

Vehbi Tülek

İzmir Valisi Çengeloğlu Tahir Paşa

Vehbi Tülek

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Kenan Bey

Vehbi Tülek

Sultan I. Mahmud Ve İstanbul’un İmari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bizi, Hayır Duadan Unutmayalar

Ayvansaraylı Hâfız Hüseyin Efendi İstanbul'un en büyük evliyasından, Mehmed Emin Tokâdi hazretlerinin talebelerindendir. Mektubat-ı İmam-ı Rabbani'yi Türkçeye tercüme eden Müstakimzâde Süleymân Sa'deddin Efendi'den de feyz aldı. İstanbul'da Ayvansaray semtinde doğdu. 1201 (m. 1786)'da vefât etti. "Hadikat-ül-cevâmi" adlı eserinde, hocası Mehmed Emin Tokâdi hazretlerinin vasiyetini yazmıştır. Bu vasiyeti şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Bâhilî

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Muhammed Bâhili rahmetullahi aleyh, Cezayir'de yaşamış olan fıkıh âlimlerindendir. Becâye'de doğdu. Doğum târihi bilinmeyen Bâhili, 744 (m. 1343) senesinde vefât etti. Helâl yemek ve helâlinden giymek hakkında buyurdu ki:

Şeytan Beyne, Öfke Ise Göze Girer

Vehbi Tülek

Muhammed Kudbeddîn Efendi

Vehbi Tülek

Muhammed Kudbeddin Efendi, Mekke-i mükerreme âlimlerindendir. 917 (m. 1511)'de Hindistan'da doğdu. İstanbul'a geldi. İlminin yüksekliği anlaşılarak, Kanuni Sultan Süleymân Hân, Mekke-i mükerremede inşâ ettirdiği "Medâris-i Erba'a"nın birine bu zâtı tayin etti. 990 (m. 1582)'de Mekke-i mükerremede vefât etti. El-İ'lâm bi-a'lâmi beledillâh-il-harâm (Mekke târihi) isimli eserinde şöyle anlatır:

Vakıf, Ibâdet Değil "kurbet"tir

Vehbi Tülek

Müslümanın Yapması Lâzım Olan Şeyler...

Vehbi Tülek

Seyyid Alâeddîn Ali Semerkand

Vehbi Tülek

Ebû İbrahim Bin Şuayb

Vehbi Tülek

Zâkirzâde Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Hâlid Bin Saîd Bin Âs

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
A'meş Ve Hanımı

A'meş Ve Hanımı

İmam-ı Azam Ebu Hanife hazretlernin arkadaşlarından, o dönemin hadis ve kıraat âlimlerinden Süleyman A'meş, bir gece evinde eşiyle tartışmış ve hanımını biraz incitmişti. Buna rağmen tartışmadan hemen sonra hanımıyla tekrar konuşmak istemiş, ama hanımı kocasına kırgın olduğu için, adamın sözlerini cevapsız bırakmıştı.
Adam öfkeyle:
-Niçin bana cevap vermi yorsun? diye hanımını bağırıp, azarladı. Fakat bir cevap alamadı.
A'meş'in kızı babasına:
-Bu gece olmasa da, yarın sabah konuşur seninle, dediyse de adamın öfkesi dinmedi:
-Eğer bu gece benimle konuşmazsa, benden kesin boş olsun, dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Dört Şey Mühimdir

Allah Nasil Misafir Edilir?

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek