Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.626.216

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bütün Peygamberlerin Nûru Resûlullah'tan Geliyor

Muhammed Kudâ’î hazretleri Mısır’da yetişen Şafiî âlimlerinden ve kadılardandır. Sefir (elçi) olarak Bizans’a gönderildi. Bir zaman İstanbul’da kaldı. 454 (m. 1062)’de vefât etti. “Dekâik-ül-ahbâr” kitabında, Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) nûrunun yaratılmasını şöyle anlatmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sabetay Sevi Ve VÂnî Muhammed Efendi

Sultan Dördüncü Mehmed Han, Vâlide Turhan Sultan, vezirler ve âlimlerin açılışında hazır bulunduğu Yeni Câmideki ilk Cumâ vâzını yapan (1664) Vâni Mehmed Efendi, çeşitli beyannâmeler yayınlayarak Osmanlı Devletine karşı çıkan, bu beyannâmeleri bütün dünyâ Yahûdilerine göndermeye çalışan, kendisinin Mesih olduğunu iddiâ eden meşhur dönme Sabatay Sevi'nin yargılandığı yüksek divânda üye olarak bulundu. Sabatay Sevi kendisinin Mesih olmadığını ve yaptıklarını inkâr ve Müslüman olduğunu ilân etti. Mehmed Efendi ismini aldı. Onun Müslüman olmuş görünmesiyle ilgili olarak Vâni Mehmed Efendi; "Bu adamın Müslümanlığı kalbi hisler ve ihlâs ile kabul ettiğine kâni değilim. Fakat dinimiz şüpheyi reddeder ve kişinin imânı üzerinde hüküm ancak cenâb-ı Hakk'ındır. Bu itibârla ihlâsla Müslüman olmasını niyâzdan başka şey yapamam." dedi.

1682 yılında Sadrâzam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Viyana'daki Haçlı orduları karşısında bozguna uğradığında, Vâni Muhammed Efendi ordu şeyhiydi. Bunun için ordunun dönüşünde Bursa'da KestelKöyüne sürgün gönderildi. Kestel'de büyük bir câmi ve mektep yaptırdı. 1684'te Kestel'de vefât etti.Boğaziçindeki Vaniköy Câmiini de yaptırdı. Bu semt ismini Vâni Efendiden almıştır ve Vâniköy denmiştir.

Vehbi Tülek

28 - Fazil Mustafa Paşa'nin Şehadeti

Vehbi Tülek

Kahraman Bir Türk Düşmani

Vehbi Tülek

Rumeli Hisari Ve Fatih

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Rumeli hisarını yapmağa karar verdiği zaman, Bizans İmparatorlu ğu topraklarında yapılacak bu kale için, usulen İmparatordan müsaade istenmişti. İmparator, kalenin yapılmasını istemiyor, fakat müsaade etmese dahi yapılacağını da biliyordu. Onun için, aklınca kurnazlık yaparak padişaha bir haber gönderdi:"Kalenin yapılacağı yer Galata'ya aittir. Galata ise bizim değil, Frenklerin idaresi altında bulunuyor. Bu işe biz razı olsak bile, kalenin yapılması Frenklerle aranızın açılmasına sebep olur. Bu yüzden bu fikirden vazgeçmek lazımdır."Padişah bu cevaba şöyle bir karşılık verdi:"Bizim maksadımız, İmparatorun hatırına saygı göstermiş olmak için önce müsaade almak ve sonra bu işe başlamaktı. Madem ki yer İmparatorumuzun idaresi altında değildir, o zaman mesele kalmaz. Çünkü Frenklerin hatırına bu kadar saygı göstermek bizim için lazım değildir. İcabederse onlara kendimiz cevap verebiliriz."Bu cevaptan sonra Fatih hemen harekete geçti ve hemen kalenin planları hazırlanarak, Zağanos Paşa ile Çandarlı Halil Paşa'ya havale edildi. Gece gündüz çalışılarak dört ay gibi kısa bir sürede bitirilen koca Rumeli hisarı, o devrin en sağlam kalesi oldu.

6 - Turgut Reis'in Esaret Yillari

Vehbi Tülek

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

Pişmemişler Celveti Olamazlar

Vehbi Tülek

Küçük Zabit

Vehbi Tülek

Sadece Emredileni Yaptik

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han’in Çekmecesi

Vehbi Tülek

Attiği Her Taş Hedefine Ulaşiyordu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allâme Mehmed Efendi

Allâme Mehmed Efendi Osmanlı tefsir âlimlerindendir. Saraybosna'da 1003'de (1595) doğ­du. 17 yaşında iken İstanbul'a gitti ve tahsilini tamamlayıp mü­derris oldu. Sultan IV. Murad'ın Revan Se­feri münasebetiyle Fetih sûresine yaz­dığı tefsiri büyük ilgi gördü. İstanbul Kadılığına tayin edil­di. 1046'da (m. 1636) vefat etti. Bu tefsirinde şöyle buyurmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahtan Bir Defa Korkan Cehennemde Kalmaz

Vehbi Tülek

Necmeddin İbn-i Kâdi Aclûn hazretleri Şafii fıkıh ve kelâm âlimidir. 831 (m. 1428)'de Şam'da doğdu. İlk tahsilinden sonra gittiği Kahire'de İbn-i Hacer Askalâni, İbn-i Hümâm gibi birçok âlimden tefsir, hadis, fıkıh ve ferâiz dersleri aldı. Mısır Şafii Kadılığına tayin edildi. 876 (m. 1472)'de Kahire'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

“kolumu Kesiver Kumandanım!..”

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Ömer (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Abdullah bin Ömer hazretleri, Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden olup, dört büyük halifeden Hz. Ömer'in oğludur. İlk imâna gelenlerdendir. Babası imân ile şereflenince, o da küçük yaşta Müslüman oldu...
Küçük yaştan itibaren Peygamber efendimizle beraber bulunan Hz. Abdullah, Eshâb-ı kirâm içinde en çok hadis-i şerif nakledenlerden oldu. Ayrıca, yaratılış olarak üstün hâllere sahip olduğundan ve Resûlullahın (sallallahü aleyhi ve sellem) hizmeti ile şereflenip, uzun zaman sohbetlerinde bulunduğundan, bütün ilimlerde mâhir oldu...

Yedi Kat Göklerin Ve Yerin Taşıyamadıkları Emanet

Vehbi Tülek

Ebû Zür’a Dımaşkî

Vehbi Tülek

Ravda-i Mutahharayı Ziyâret Hakkında

Vehbi Tülek

Mademki O Gelmiyor Biz Ona Gidelim

Vehbi Tülek

Denizde Şehit Olmak Daha Faziletlidir

Vehbi Tülek

“imâm Efendi” Osman Bedreddin

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Karşılık Beklemiyorum

Latif Bir Şikayet

Kabahat Kilincin Midir?

Sarik Ve Sakal

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek