Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.137.072

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

En Faydalı Zenginlik Ve En Güzel Fakirlik Nedir?

Seyyid Ticânî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1737 (H.1150) senesinde Cezâyir'de Ayn-ı Mâdî denilen yerde doğdu. 1815 (H.1230)'de Fas'ta vefât etti. Mısır'a giderek Şeyh Mahmûd-i Kürdî’ye talebe oldu. Sonra Fas’a giderek talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

1456 yılında Fâtih, Wlad'i Eflâk prensligine tayin etmişti. Wlad, kardesi Radul ile birlikte Osmanlı sarayında rehine olarak bulunmuştu. Hüküm sürdüğü memlekete Fâtih'in yardımı ile sahip olmasına ve Pâdişaha karşı dost kalacağına dair yemin etmiş bulunmasına rağmen Wlad, sözünde durmayarak Osmanlılar aleyhine Macarlarla anlasma yapacaktır.Fâtih'in, Karadeniz ve Trabzon'da bulundugu sıralarda, Eflâk'ta bazı hadiseler olmaktaydı. Burada Türklerin "Kazıklı Voyvoda", Macarlarin "Drakula" (Şeytan), Ulahların "Çepelpuç" (Cellad) dedikleri Wlad adında zulüm delisi bir adam, halka idarenin en korkuncunu tattırmaktadır. Bu çılgın adam, vahşi ve insanlık dışı birtakım zevklere sahipti. O, kazıklara vurulmuş ve işkence içinde can vermekte olan Türklerin meydana getirdigi büyük halkanın ortasında, saray halkı ile birlikte yemek yemekten zevk alırdı. Eline Türk esirleri geçince ayaklarındaki derinin yüzülmesini ve meydana çıkan kırmızı etlere tuz ekilmesini, sonra da bunları keçilere yalatmasını emrederdi. Böylece, diri diri ayaklarının derisi yüzülen esirlerin işkencesi, daha büyük olurdu. O, kendisine gönderilen Osmanlı elçilerinin sarıklarını başlarına çiviletmiştir.

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han'in İmzasi

Vehbi Tülek

Habib Baba

Vehbi Tülek

110 - Fatih'in Sirri

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Han, yapacağı işlerden kimseye bir şey bahsetmezdi. Hatta ordu sefere çıkar, günlerce yol alır, yine de kimse nereye gidileceğini bilemezdi. Bir sefer esnasında Gebze'de vefat ettiğinde bile, nereye sefer yapılacağını kimse bilmiyordu ve bu yüzden ordu İstanbul'a geri dönmüştü.Bir gün yine bir sefer için İstanbul'dan yola çıkılmıştı. Vezirlerden biri, padişahın ne kadar ketum olduğunu bildiği halde, yine de şansını denemek için huzura çıkarak, nereye sefer yapıldığını sormak cüretinde bulundu. Fatih ona:-Paşa, sen sır tutmasını bilir misin? Diye sordu. O da, nihayet kendisine bir sır verileceği ümidiyle, sevinçli bir şekilde cevap verdi:-Evet hünkarımPadişah da ona:-Ben de sır tutmasını bilirim. Sır, bir kimseye söylenirse, sır olmaktan çıkar paşa. Eğer sakalımın tellerinden biri, yamak istediklerimden birini bilseydi, bütün sakalımı keserdim, cevabını verdi.

Şeyh EdebÂli’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Büyük Devlet Olmak

Vehbi Tülek

Cem Sultan Ve Papa

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bayezid Ve Sari Saltuk

Vehbi Tülek

Osmanli Ordusundaki Tertip Ve Düzen

Vehbi Tülek

Otlukbeli Savaşi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Murad Ve Şücaeddin Karamani

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cuma Günü Kabir Azabı Durdurulur

Şemseddin Ba'li hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. 645 (m. 1247)'de Lübnan'da Ba'lbek'te doğdu. 709 (m. 1309)'da Kâhire'de vefât etti. Derslerinde anlattığı bazı fıkhi meseleler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Cahş (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Abdullah bin Cahş hazretleri orta boylu, çok yakışıklı bir zât idi. Peygamber efendimizi pek ziyade severdi... Hicretin üçüncü senesinde yapılan Uhud Harbinde büyük kahramanlıklar gösterdi. Bu mübarek yiğitliğin sembolüydü. Sa'd bin Ebi Vakkas hazretleri, Uhud Harbinde Hz. Abdullah bin Cahş ile arasında geçen konuşmayı şöyle anlatır:
-Uhud'da savaşın çok şiddetli devam ettiği bir andı. Birdenbire yanıma sokuldu, elimden tuttu ve beni bir kayanın dibine çekti ve şunları söyledi:
-Şimdi burada sen duâ et, ben "âmin" diyeyim. Ben de duâ edeyim, sen "âmin" de!

Namazdan Yüz Çevirdiğin Vakit

Vehbi Tülek

tek Üm­met Zeyd Bin Amr

Vehbi Tülek

Ebû Hü­rey­re "ra­dı­yal­la­hü anh" şöy­le ri­vâ­yet et­miş­tir: İs­râ­ilo­ğul­la­rı, mem­le­ket­le­ri Buh­tun­na­sâr ta­ra­fın­dan is­ti­lâ edi­lip ve zul­me uğ­ra­dık­la­rı için, ül­ke­yi terk et­ti­ler. Bun­lar ara­sın­da Hâ­rûn aley­his­se­lâ­mın ev­lâd­la­rın­dan bir grup, Tev­rât'ta Mu­ham­med aley­his­se­lâ­mın med­he­dil­di­ği­ni ve Onun Ara­bis­tan'da hur­ma ağaç­la­rı­nın çok ol­du­ğu bir yer­de bu­lu­na­ca­ğı­nı oku­du­lar. Bu se­bep­le Şâm'dan gi­dip Me­di­ne'ye yer­leş­ti­ler. Mu­ham­med aley­his­se­lâ­mın zu­hûr et­me­si­ni ve Onu gör­mek­le şe­ref­len­me­yi ümit­le bek­le­di­ler. Fe­kat ömür­le­ri yet­me­di. Ev­lâd­la­rı­na "Ona ka­vu­şur ve gö­rür­se­niz imân edi­niz!" di­ye va­si­yet et­ti­ler...

Safâtır

Vehbi Tülek

Mezârlarından Yüzü Kara Olarak Kalkarlar

Vehbi Tülek

ben âşık Bir Garibim

Vehbi Tülek

Hayâ Ve Imân Birbirine Bağlıdır

Vehbi Tülek

Seyyid Celâl Buhârî

Vehbi Tülek

Kelâm Ve Tasavvuf âlimi Muhammed Bin Fadl

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Firkateyne Bininiz

Firkateyne Bininiz

Abdülehad Efendiye bağlı en samimi talebelerinden olan Hassa-ı Hümâyûndan Gürcübaşı Mûsâ Ağa şöyle anlattı:

Abdülehad Efendi hiç sebep yokken ve bir münâsebet de geçmeden bana; "Mûsâ Ağa! Mısır'dan dönüşte, kalyona binmeyip, sayıkaya veya firkateyne bininiz." buyurdu. Buna çok taaccüb ettim. Çünkü, Mısır'a gitmek hiç hatırımdan geçmemişti. Fakat Abdülehad Efendinin bunu söylemekten bir murâdları olmalı deyip, merakla bekliyordum. Bu sözün mânâsını bir türlü anlayamıyordum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

A'meş Ve Hanımı

Abdullah El-acemî

Kum Ve Kaya

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek