Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.930.260

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah'tan, Onun Talebem Olmasını Istedim

Şerefüddin Hakkârî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1074 (H. 467) senesinde Lübnan’da Ba'lebek’te doğdu. 1162 (H 557) senesinde Hakkârî’de vefât etti. Abdülkâdir-i Geylânî ve birçok zatın derslerinde yetişerek icazet aldı ve Hakkârî’ye giderek bir dergâh açtı, çok talebe yetiştirdi. Bunlardan Şeyh Lâhık, hocasının bir kerametini şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Ünsi Hasan Efendi dâimâ ibâdetle meşgûl olur, inzivâ hâli yaşar, devlet adamlarıyla görüşmek istemezdi. 1711 senesi Veziriâzam olan Baltacı Mehmed Paşa bir müddet sonra Moskova seferine tâyin edilmişti. Sefere çıkmazdan önce duâ için nice kere Şeyh Ünsi Efendiyi dâvet etti. Ünsi Efendi özürler bildirip, dâvetine gitmedi. Vezir Mehmed Paşa; "O halde biz onun yanına gideriz. kapısı açık olsun." diye haber gönderdi. O gece tebdil-i kıyâfet edip yatsıdan sonra dergâha geldi. Vezir tevâzu gösterip Ünsi Hasan Efendinin ellerinden öptü. Huzûrunda edeb ile oturdu. Sonra da; "Efendim! Benim babam da Halveti tarikatının önde gelen büyüklerindendir. Bana duâ ediniz. Kerem ve himmet ediniz. Ömrümde sefer nedir, asker idâresi ve sevki nedir bilmem. Sizin duâ ve yardımlarınıza muhtâcım. Yoksa ben bu işin ehli ve erbâbı değilim. Bu işin hakkından dahi gelemem." dedi. Bunun üzerine Ünsi Hasan Efendi ona; "Moskof kâfirlerinin mağlub olacağını, aman dileyeceğini, hor ve hakir olacağını, sulh isteyeceğini, başından sonuna olacak şeyleri açıkça bildirdi. Baltacı Mehmed Paşa üç saat kadar orada kalıp, sonra edeb ile ayrıldı. Ertesi gün evde bulunan hanımlar, Hasan Efendinin veziriâzama olan sözlerini etrâfa söylediler. Hakikaten bir zaman sonra dedikleri meydana çıktı.

Vehbi Tülek

Şeyh Edebali’nin Nasihatleri

Vehbi Tülek

Git Zavalli Oyuncak

Vehbi Tülek

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

Seyyid Yahyâ Efendi şöyle anlatmıştır: "Sultan Bâyezid Hân Câmi-i şerifi avlusunda, oyma ustalarından Kefelizâde İbrâhim Halebi adında bir zâtın dükkanında, ilim-irfân sâhibi, kıymetli zâtlar toplanıp sohbet ederlerdi. Arasıra Mehmed Emin Efendi de öğle namazından sonra o dükkanı teşrif eder, dostları ile çok kıymetli sohbeti olurdu. Bir gün yine böyle hoş bir sohbet sırasında medhedilen iyi vasıflı bir kâdı (hâkim) o dükkana geldi. Kâdıasker, bu kâdıya, bir meseleden dolayı dargın olduğu için, bir makâma tâyin edilmesi gerektiği hâlde ona; "Ben kâdıasker olduğum müddetçe, sana kadılık vazifesi vermem!" diyerek yemin ettiğini ağlayarak anlattı. Dükkanda bulunanlar bu hâdiseye çok üzüldü.

Dilekçesi Sirtinda

Vehbi Tülek

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

Barbaros Hayreddin Paşa’nin Korsanlik Yillari

Vehbi Tülek

Vatikan’da Bir Osmanli Şehzadesi

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Bostan Çelebi

Vehbi Tülek

55 - Yildirim Bayezid'in Âlimlere Hürmeti

Vehbi Tülek

20 - Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Benim Peygamberlik Hakkımı Gözetiniz!

Kâdı Becli Kûfi hazretleri Hanefi mezhebinde meşhur fıkıh âlimlerindendir. Doğum târihi bilinmemektedir. 189 (m. 804) senesinde vefât etmiştir. İmâm-ı Azam hazretlerinin yetiştirdiği yüzlerce âlim arasında ilk on âlimden biridir. Hadis ilminde de âlim olup, Ahmed bin Hanbel, O'nun hadis ilminde güvenilir olduğunu söylemiştir. Eshab-ı kiramın üstünlüğü hakkında naklettiği bazı hadis-i şerifler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cömertlik Ve Cimrilik...

Vehbi Tülek

Ali bin Abdullah bin Abbas, Tâbiinin büyüklerindir. Eshâb-ı kiramın fakihlerinden Abdullah ibn-i Abbas (radıyallahü anhüma) hazretlerinin oğludur. Dedesi, Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve selem) amcacı Abbas'dır (radıyallahü anh). 660 (H.40) senesinde doğdu. Hazret-i Ali onu kucağına aldı ve; "İsmini Ali, künyesini Ebü'l-Hasan koydum!" buyurdu. 736 (H.118) senesinde Suriye hac yolu üzerindeki Humeyme şehrinde vefât etti...

Şihâbüddîn Ahmed Bin Ali

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı Hüseyin Bin Ahmed

Vehbi Tülek

Hüseyin bin Ahmed, çok kerâmetleri ve üstün hâlleri görülen bir zattır. Kıymetli sohbetlerinde buyurdu ki:
"Ey talebelerim! Biliniz ki, Allahü teâlâ bu kadar azamet ve büyüklüğü ile bizlere gayet yakındır. Bu sözü anlayamazsanız da, böylece i'tikâd edip inanmalısınız. Size lâzım olan odur ki, tenhâda ve açıkta edebi gözetiniz. Evinizde tek başınıza olduğunuz zaman dahi, ayağınızı uzatmayınız. Her ân Allahü teâlânın sizi gördüğünü biliniz ve ona göre hareketlerinizi düzenleyiniz.
Kendinizi, zâhir ve bâtın edebi ile süsleyiniz. Görünüşteki zâhir edeb; Allahü teâlânın emirlerini yapmak, yasaklarından kaçınmak, dâima abdestli bulunmak, istiğfar eylemek, az söylemek, her işin inceliğini titizlikle yapmak, İslâm âlimlerinin eserlerini okumak gibi husûslardır. Bâtın edebi ise; yabancılarla düşüp kalkmamak, dünyâya bağlanmamak, Allahü teâlâyı unutturacak her türlü işten uzaklaşmaktır."

İbrahim Bin Edhem

Vehbi Tülek

Ebûbekirzâde Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

“emîrü’l-kulûb” Ebü’l-hüseyin Nûrî

Vehbi Tülek

Tevekkül Etmek Müminin Sıfatıdır

Vehbi Tülek

Ebû Müslim Havlânî

Vehbi Tülek

Ahmak Olan Nefsinin Arzuları Peşinde Koşar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Kabahat Kilincin Midir?

"encümen-i Bîzebân"

Allah Diyen Genç

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek