Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.610.848

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanli Zarf

27 Mart 1916 tarihinde, Irak Cephesi Felâhiye Muhârebesi'nde boğazından ağır yaralanan 18. Kolordu, 51. Tümen, 9. Alay emir subayı İstanbullu üsteğmen Muzaffer, hayatının son dakikalarına geldiğini görünce, sükûnetle son görevini yapmaya başlamış ve konuşamadığından cebinden çıkardığı bir mektup zarfının üzerine, kurşun kalemle önce: Kıble ne yöndedir?" diye yazıp o tarafa dönerek, kalbindeki şehâdeti dille söyleyeme diğinden, kana boyanan zarfın ortasına, okunaklı bir şekilde kelime-i şehâdet-i yazdıktan sonra, zarfın üç yerine; "Bölük cihada devam etsin! Benim kanım da yerde kalmasın!" cümlesini yazmış, ikisini imzalayıp üçüncüyü imzalayamadan son nefesini vermiştir.
Muzaffer efendinin bu yüce davranışı, yâni bir Türk subayının hareketi olan o kanlı zarf, Askeri Müze'ye gönderilerek, Türk çocuklarına ve gelecek nesillere cevher değerinde bir miras olmuştur. 6. Ordu Komutanı Halil (11 Temmuz 1916)

Vehbi Tülek

Borcun VÂdesi

Vehbi Tülek

İngiliz Düşmani Şeyhülislam

Vehbi Tülek

RidÂniye Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han, Osmanlı Devleti aleyhine başka devletlerle ittifak içine giren Memlûk Devletine karşı, 1516 yılında Mısır Seferine çıktı. 24 Ağustos 1516 târihinde Mercidâbık'ta Mısırlıları mağlup ederek, Sûriye veFilistin'i zaptetti. İleri harekâta devamla ağırlıklarıyla berâber Sinâ Çölünü beş günde geçerek, Sâlihiye'ye geldi. Sinâ Çölünü geçerken yağmur yağınca, her birine dörder ve altışar çekim hayvanının koşulduğu ağır arabalardaki yüzlerce top, kumların katılaşması sâyesinde kolayca geçirildi. Ordu ve hayvanlar su sıkıntısı çekmedi. Sultan Selim Hanın Ridâniye'ye giderken, ordunun ağırlıklarıyla bir günde elli kilometre yürümesi, harp târihinde rekordur.Osmanlı ordusu, 21 Ocakta Kâhire'ye çok yakın Birket-ül-Hac mevkiinde konakladı.

Kendiliğinden Buralara Gelmez

Vehbi Tülek

İtalya’da Bir Yeniçeri

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Mehmed Emin Tokadi

Vehbi Tülek

Donanma Sefer Çikarken

Vehbi Tülek

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şah İsmail’in Satranç Oyunu

Vehbi Tülek

55 - Yildirim Bayezid'in Âlimlere Hürmeti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Velîlere Yakınlık, Insanı Allah'a Yaklaştırır

Ezher el-İsfehânî hazretleri büyük velîlerdendir. Filistin’de Remle'de otururdu. Cüneyd-i Bağdâdî, Ebû Türâb Nahşebî gibi büyüklerle görüştü. Muhammed bin Yûsuf el-Bennâ'nın talebesidir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fakiri Sevip, Mazluma Yardım Etmelidir

Vehbi Tülek

Necmeddin Ahmed ibn-i Rif'at hazretleri büyük fıkıh âlimlerindendir. 645 (m. 1247)'de Mısır'da doğdu. 710 (m. 1310)'da orada vefât etti. Bir dersinde talebelerine şunları anlattı:

Âlimler, Zamanlarının Işık Kaynaklarıdır

Vehbi Tülek

Ey âdemoğlu! Âhireti Sanki Unutmuş Gibisin

Vehbi Tülek

Muhammed bin Abdülhâlık Dîneverî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Dördüncü hicri asırda yaşadı. İran’da Dînever’de doğdu. Tasavvuf yolundakilere âit ilimlerde bilgisi çok fazla idi. Medîne-i münevvere ile Şam arasında bulunan ve Vadi-il-kurâ denilen yerde iki sene ikamet etti. Sonra Dinever’e döndü ve orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Emîrzâde Cenâbî Çelebi

Vehbi Tülek

Rûme Kuyusu'nu Kim Satın Alırsa

Vehbi Tülek

Muhammed Karsî

Vehbi Tülek

Kitap Ile Ilim Yaymanın Sevabı

Vehbi Tülek

Sofradan, Doymadan Evvel Kalkmalıdır

Vehbi Tülek

onun Gibiler Köpek Gibidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Adam Olmazsan

Geç Gelen Kurtarıcı

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek