Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.902.864

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Mezheb Imâmlarının Sözlerini Ancak âlimler Açıklayabilir!

İmâm-ı Şa'rânî hazretleri Mısır evliyâsının büyüklerinden ve Şafîi mezhebi fıkıh âlimidir. Mısır'ın Kalkaşend kasabasında 1493 (H.898) de doğdu. 1565 (H.973) de Mısır'da vefât etti. Genç yaşında ilim tahsiline başlayarak, hadîs ve fıkıh ilimlerinde ehliyet kazandı. Tasavvuf yolunda da çalışarak, pekçok velînin feyiz ve teveccühlerine kavuştu. Bunların başlıcası, Aliyy-ül-Havvâs hazretleridir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dilsiz Dili

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

Vehbi Tülek

Kibris Fatihi Lala Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Varna Zaferi

Vehbi Tülek

Rahmetli Pederim Baytar İdi

Vehbi Tülek

Bayburt'lu şâir Zihni (1797–1859), bir işi için, Bâbıâli'deki bir daireye gitmiş. Sultan II. Mahmud'un kıyâfet inkılâbı icâbı memûrin artık Avrupâi kılık-kıyâfet giymekte, pek çoğunun sırtında İstanbulinler bulunmaktadır. Zihni ise hâlâ eski taşra kıyâfetleri içindedir. Memurlar bizimkini Cer mollalarından biri sanıp biraz alay etmek istemişler:-Hoca Efendi! Sen akıllı ve bilgili bir zâta benziyorsun. Hele söyle bakalım ben kaç yaşındayım?Sorunun ne maksada mebni olduğunu hemen kavrayan Zihni, oradakilerin âmiri durumundaki adama şöyle cevap vermiş:-Zât-ı âlileri, 30-35 civarında gösteriyorsunuz.Bu sefer diğer memurlar da, saf bir mollaya rastladıklarını vehmederek sormaya başlamışlar. Zihni, her birini münâsip şekilde 15-20 yaş gençleştirerek gönüllerini hoş etmiş.Böylece dairede ne kadar insan varsa yaşı söylendikten sonra âmir olan yaşlı zât tekrar sözü almış:-Efendi, ne güzel tahminlerde bulundunuz. Hemen herkesi tam isâbetle bildiniz. Sizde bu kabiliyet doğuştan mıdır, yoksa nasıl iktisab ettiniz?Sözün burasında Zihni, beklediği ânın geldiğini görüp cevabı yapıştırmış:-Hiç düşünmedim; ama rahmetli pederim baytar idi. Bakar bakmaz hangi hayvanın kaç yaşında olduğunu bilirdi. Gâliba ben de ondan tevârüs etmiş olmalıyım.

Kanuni'nin Büyüklüğü Ve A.b.d. Ki, Portresi

Vehbi Tülek

Zağanos Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

103 - Sultan Ii. Mustafa Ve Ulaş Zaferi

Vehbi Tülek

Osmanli-hollanda Münasebetleri

Vehbi Tülek

Sevdiklerine Kavuştu

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Değil Bir Yabanci İçin...

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahü Teâlâ, Sevdiklerinin Hâtırına Duâları Kabul Eder

İbrâhim Şirâzi hazretleri Şâfii mezhebi âlimlerinden ve büyük velilerden olup 1003 (H.393) senesinde, İran'da Firûzâbâd'da doğdu. İlk tahsiline Firûzâbâd'da başladı. Sonra Bağdât'a gelip Şâfii âlimlerinden ilim öğrenmeye başladı. 1083 (H.476) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Çok eser yazmıştır. Bunlardan "El-Mühezzeb" isimli fıkıh kitabında şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her Işin Gerçekleşeceği Bir Vakit Vardır Sultan'ım

Vehbi Tülek

Emir Sultan hazretleri Osmanlıların kuruluş devrinde Bursa'da yaşayan büyük velilerdendir. İsmi Muhammed, lakabı Şemsüddin'dir. Babasının adı Ali'dir. 1368 (H.770) senesinde Buhârâ'da doğdu. Babasının vefâtından sonra Mekke'ye gitti. Hac farizasını yerine getirdikten sonra Medine'ye geçti. Burada aldığı manevi bir işaretle Bursa'ya geldi. Burada çok meşhur oldu. Osmanlı Padişahı Yıldırım Bâyezid Han'a damat oldu. 1430 (H.833) senesinde Bursa'da vebâ hastalığından vefât etti.

Papazlar, Verecek Cevap Bulamadılar

Vehbi Tülek

Molla Câmî'ye Iftira Atan Bedevînin Sonu

Vehbi Tülek

Mevlânâ Abdurrahmân Câmi (Molla Câmi) hazretleri Hirat'ta yetişen büyük âlim ve velilerdendir. 1414 (H.817) de İran'ın Câm kasabasında doğdu. İmâm-ı Muhammed Şeybâni hazretlerinin neslindendir...
Molla Câmi hazretleri, bir sene, Hicaz'a gitmek için yola çıktı. Her geçtiği şehirdeki âlimler onu karşılayarak, ziyâret edip, hayır duâsını aldılar. Bilmedikleri müşkillerini sorarak, verdiği cevaplara hayran kaldılar. Bağdât'ta Eshâb-ı kirâm düşmanları ile yaptığı münâzaralarda hep gâlip geldi. Bâzı insaflı olanların tövbe etmesine sebeb oldu. Uğradığı yerlerde, sultanlardan, emirlerden ve halktan pekçok hürmet, izzet ve ikrâm gördü. Daha önce vefât etmiş büyüklerin kabirlerini ziyâret etti. Medine-i münevvereye geldiğinde, Peygamber efendimize olan muhabbetini dile getiren kasideler söyledi.

Emîr Muhammed Sünbâvî

Vehbi Tülek

Korkmayın, O Bize Zarar Veremez!

Vehbi Tülek

Kur'ân-ı Kerim Okurken Lâzım Olan Edepler

Vehbi Tülek

Resulullah Aşkıyla Medîne Yollarına Düşen Zat

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâdan Korkup, Yasaklarından Sakınanlar

Vehbi Tülek

Seyyid Emîr Hamza

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fani Dünya

Fani Dünya

Eskiden, yoldan geçen birisi, bahçesinde acâyip hareketler yapan bir adama sorar:-Niye öyle tepinip duruyorsun?-Keçe tepiyorum. Sıkıştırıp pazarda satacağım. Ne yapalım, fâni dünya işte; üç-beş kuruş kazanıyoruz!..-Başındaki çıngırak ne?-Çevredeki bahçelerin ekin ve meyvelerine kuşların gelmemesi için, çıngırakla ses çıkarıyorum. Sâhipleri de bana bunun için biraz ücret ödüyor. Ne yapalım, fâni dünya işte; üç-beş kuruş kazanıyoruz!..-Peki, sırtındaki yük nedir?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Abdullah Bin MübÂrek

Altıyüz Dirhemlik İp

Garip Karşilanan Bir Adak

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek