Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.409.249

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Bizi Ve Sizi Belâlardan Korusun

Bedî'uddîn Sehârenpûrî hazretleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Onun zamanında Hindistan’da Sehârenpûr şehrinde yaşadı. İmâm-ı Rabbânî hazretlerine talebe olmadan önce memurluk yapıyordu. Serhend'e giderek onun sohbetlerinde kemale geldi ve İmâm-ı Rabbânî hazretleri, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye icâzet verip, memleketine gönderdi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye yazdığı bir mektup aşağıdadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz’un Vefati

Hasan Can, Yavuz Sultan Selim'in vefâtını şöyle anlatmaktadır: "Sultan-ı Arab ve Acem, 1520 Şâbân ayında eski saltanat merkeziEdirne'ye gitmeyi kararlaştırıp, vezirler ve divân erkânını önceden, ordu-yı hümâyûna lâzım olan pekçok ağırlıklar ve hazine-i âmire ile yola çıkardılar. Ferhad Paşayı, berâber gitmek üzere alıkoydular. Hareketten evvel, bir gün oturdukları köşkten çıkıp, sarayın eteğindeki bahçeye yürüyerek indiler. Gezintileri sırasında bir yokuşa çıkarken, ol din-i İslâmın koruyucusu, sırtlarında hissettikleri bir acıdan rahatsız olup, bu zavallı hizmetçilerine hitâb ederek; "Arkama gûyâ bir diken batıp acıtır." buyurdular. Bu hakir dahi: "Herhâlde bahçedeki ağaçlardan düşüp gömleğe takılmış olmalı. Ferman buyurulursa görülsün." dedim. Buyurdular ki: "Câizdir." O anda iskemleci, taşımakta olduğu yaldızlı kürsüyü getirdi. Selim Hân da, kürsü üzerine oturdu. Mübârek yakalarından elimi sokup her ne kadar araştırdımsa da, bir şey bulamadım. Mübârek arkaları gâyet kıllı olduğu için, elimi sürmekle bir şey hissedemedim. Ayağa kalkıp bir miktar gittikten sonra, acıdan şikâyetlerini tekrarladılar. Bu kere düğmelerini açıp baktım.

Vehbi Tülek

Tozkoparan İskender

Vehbi Tülek

Dilekçesi Sirtinda

Vehbi Tülek

Adam

Vehbi Tülek

Ayasofya Câmii'nin yanında kendi adına bir medresesi bulunan Câfer Ağa, ahbaplarını evine dâvet etmek için uşağını birine yollamış...Uşak adamın evine varmış, kapıyı sür'atle çalarak. "Kalk, kalk; hemen toparlan... Ağa seni istiyor!" şeklinde kaba davranışlarda bulunmuş, Adam:" Ağanın bana gönderecek bir adamı yok muydu ki, senin gibi bir eşeği yolladı? deyince, uşak cevabı yapıştırmış:" Câfer Ağa diğer adamlarını öteki "adamlara" gönderdi. Beni de "sana" yolladı!

Sultan Murad’in Dehasi

Vehbi Tülek

İbretli Dava

Vehbi Tülek

Yeşil Sarikli Gazi

Vehbi Tülek

Denize Düşen Yilana Sarilir

Vehbi Tülek

Belgrad’da İki Şehid

Vehbi Tülek

71 - HÂce-i SultÂnî AtÂullah Efendi

Vehbi Tülek

55 - Yildirim Bayezid'in Âlimlere Hürmeti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdullah El-mukri Hazretleri

Abdullah el-Mukri hazretleri, hadis ve kıraat âlimidir. 120'de (m. 738) Basra'da doğdu. Mekke'de uzun yıllar ikamet ettiği için "Şeyhü'l-Harem" diye de bilinmektedir. 213'te (m. 828) Mekke'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hiç Kimseyi Camiden Nefret Ettirmemelidir

Vehbi Tülek

Abdullah el-İbyâni hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 351 (m. 864)'te Tunus'ta İbyâne köyünde doğdu. Tunus'taki meşhur âlimlerden ders aldı. Zamanında Mâliki mezhebini en iyi bilen âlimlerden biri ve bu mezhebin fetva mercii oldu. 352 (963)'de vefat etti. Buyurdu ki:

İman Etmek, Şerefli Olmaya Sebeptir

Vehbi Tülek

Abdest Ve Abdest âzâları Hakkında

Vehbi Tülek

Muzafferüddin İb­nü's-Sââti hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 651 (m. 1254)'de Bağdat'a bağlı Dertenk'te doğdu. Bağdat'ta fıkıh, fıkıh usulü, kelâm, ilimlerini tahsil etti. Muvaffakıyye ve Müstansıriyye medreselerinde müderrislik yaptı. 694 (m. 1295)'de Bağdat'ta vefat et­ti. Bir dersinde buyurdu ki:

Tecvîd Ilmi, Hem Nazarî Hem Tatbîkîdir

Vehbi Tülek

Bir Kerre Ihlas Ile Secde Etmek

Vehbi Tülek

Günahlarını Hatırladığı Zaman, Içi Titreyenler!

Vehbi Tülek

Cideli Şehid Mahmud Çavuş

Vehbi Tülek

Âlimleri Hayrette Bırakan Talebe!

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Rugandî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Kânûni Sultan Süleymân Hânın kadıaskerlerinden Mirim Kösesi diye meşhûr olan Muhammed Efendinin hizmet ve sohbetlerinde bulunup, ilmi yüksek derecelere kavuştu. Bu sırada dünyâdan ve dünyâ makamlarından yüz çevirip, tasavvuf ehlinden Sofyalı Bâli Efendinin dergâhına gidip, ona talebe oldu. Hizmetinde ve sohbetinde uzun müddet kalıp, feyz aldı. Tasavvufta yükselip, insanları Allahü teâlânın yüce dinine dâvet etmek ve Resûlullah efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem güzel ahlâkını öğretmekle meşgûl oldu. Allahü teâlâya muhabbetinden dolayı, dünyâya hiç önem vermez oldu. Onun bu durumunu anlayamayan bâzıları pâdişâha şikâyet ettiler. Pâdişâh meselenin tahkik edilmesini emretti. Tahkikat için İstanbul'a geldi. Tahkikat sonunda berâat etti ve hakkındaki ithamlardan kurtuldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Cünnetü'l-esmâ

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Yuhçu Baba

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek