Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.383.944

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Zekât Vermek Için Nisaba Malik Olmak Lazımdır

Necmeddin Tarsûsî Hanefî fıkıh âlimleridnendir. 721 (m. 1321) Tarsus’ta doğdu. Şam’da Arapça, fıkıh ve fıkıh usulü tahsil etti; babası İmâdüddin Tarsûsî’den fıkıh okudu. Şibliyye Medresesinde müderrislik, Hanefî kadılkudâtlığı yaptı. 758 (m. 1357) senesinde Şam’da vefat etti. Çok eser yazdı. En meşhuru olan Münyetü'l-müftî haşiyesinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Elçimizin Devlet Ve Tuvalet Dersi

Paris'teki Versailles Sarayı'nda o gün iğne atsanız yere düşmez. Salonları dolduranların kalp atışları, nerede ise pencere camlarını zangırdatır. Kral 14. Louis ve eşi ile başbakanı yerlerini almışlar. Perukları pudralı şövalyeler ve dekolte elbiseli asilzâde düşkünü madamlar sıra sıra dizilmişler. Ortalıkta "çıt" çıkmıyor. Birisi bekleniyor. Hele başbakanın arkasında sarı benizli adam, bozuk bir saat gibi. Laf değil, Paris'e ilk Osmanlı elçisi geliyor. Kendisine iki gün evvel, "Huzura kabul edileceksiniz..." demişler. Dudak bükmüş ve:" Biz kabul edilmeyiz, çıkarız... diye cevaplamış.

Vehbi Tülek

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

Hükümdarlar VilÂyet Zabteder, Bahşetmez!

Vehbi Tülek

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Mahmûd Han devrinde Özbekistan'dan kalkıp hacca gitmek üzere yola çıkan bir grup Türkistanlı, Halifeyi görmek ve izin almak için İstanbul'a gelmişlerdi. Çünkü eskiden beri hacca gidecek olanlar, sultandan izin almak maksadıyla İstanbul'a gelirler, Cumâ selâmlığında Halifeyi görürler duâsını alırlardı. Bu bir nevi izin almak idi. Türkistan'dan gelen Özbekler de ilk Cumâ selâmlığında Halifeyi görmek üzere Sultan tepesinde çadırlarını kurup yerleşmişlerdi. Sultan İkinci Mahmûd Han maiyyetiyle oradan geçerken, çadırlarının şeklinden onların yabancı olduğunu anlayarak kim olduklarını merâk etti ve bir adamını göndererek durumu öğrendi. Sonra da atını sürerek yanlarına gitti. Durumlarını anladıktan sonra; "Halife emretse burada kalır mısınız?" deyince, hepsi birden; "Hay hay emr ü fermân Pâdişâhımız efendimiz hazretlerinindir." dediler. Bunun üzerine Sultan İkinci Mahmûd Han; "Öyle ise ben halifeyim, emr ediyorum. Hacdan sonra dönünüz, burada kalınız. Size münâsip bir dergâh yapıla ve siz de gelecek hemşehri hacılarınızın hizmetini ifâ edesiniz!" diyerek onların el etek öpmesine meydan vermeden atını sürüp gitti. Hac dönüşüne kadar, bir dergâh ve iki odalı bir ev yapıldı. O günden itibâren "Özbekler Tekkesi" diye anılan bu dergâh yapıldı ve Türkistanlı hacıların hizmetlerinde kullanıldı.

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Ve Hüner Sahipleri

Vehbi Tülek

Böyle Soruya Böyle Cevap

Vehbi Tülek

Değil Bir Yabanci İçin...

Vehbi Tülek

Padişahlar Da Güler!

Vehbi Tülek

Barbaros’un İstanbul’a Gelişi

Vehbi Tülek

Verin Bana Şu Yilan Yavrusunu!”

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Birbirinize Kardeş Muamelesi Yapınız

Hemmam bin Münebbih hazretleri Tabiin'in meşhûrlarından olup, Ebû Hureyre'den (radıyallahü anh) yazdığı yüzkırk kadar hadis-i şerifi nakletmesiyle tanınır. Bu hadis-i şerifleri bir kitapta topladı. 132 (m. 750) senesinde vefât etti. Bu hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İyi Insan Herkesin Dert Ortağıdır

Vehbi Tülek

Mevlâna Ahmedullah hazretleri evliyânın büyüklerinden meşhûr İslâm âlimi Senâullah Pânipütî hazretlerinin büyük oğlu olup Mazhâr-ı Can-ı Cânân hazretlerinin halîfelerindendir. 1754 (H.1169)’da Hindistan’da Pânipût'ta doğdu. 1784 (H.1198) de orada vefât etti. Önce babasından ve diğer âlimlerden ilim öğrendi. Sonra da Mazhâr-ı Cân-ı Cânân hazretlerinin derslerinde ve sohbetlerinde yetişti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Muhammed Zühdi Efendi

Vehbi Tülek

Katı Kalbin Ilacı Vardır

Vehbi Tülek

Hâcı Fehmi Efendi, Erzincan'da yetişen evliyâdan olup, Meşhûr Terzi Baba'nın halifelerindendir. 1298 (m. 1890) senesinde Mekke-i mükerremede, hac esnasında hastalandı, orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Doğru Din âlimlerine Mürşid Denir

Vehbi Tülek

Ali Kiyâl Herrâsî

Vehbi Tülek

Cüneyd-i Bağdâdî

Vehbi Tülek

Kibirli Hükümdarın Hazin Sonu!..

Vehbi Tülek

Hüsameddin Bursavî

Vehbi Tülek

Rabbin Kimdir Dînin Nedir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Hâce Ali Şirgâhi, Şâh Şücâ Kirmâni'nin türbesinin yanında fakirleri davet eder, yemek verirdi. Böyle bir gün; "Yâ Rabbi! Bir misâfir gönder!" dedi. Âniden bir köpek geldi. Hâce Ali köpeği kovaladı. Köpek kaçtı. Sonra Şâh'ın kabrinden bir ses geldi:
"Misâfir istiyordun. Gönderdik, kovdun." dedi. Derhal kalktı, dışarı koştu. Köpeği aradı bulamadı. Şehrin dışına gitti. Köpeği orada bir ağacın altında yatıyor halde buldu. Yemeği onun önüne koydu. Köpek yemeğe dönüp bakmadı. Hâce Ali utandı ve istigfâra başladı. Tövbe etti. Köpek dile gelip;
"Ey Hâce Ali, şimdi iyi ettin. Misâfir çağırıp kovmak ne demektir. Dikkatli ol! Eğer Şâh Şücâ orada olmasaydı, göreceğini görmüştün, bütün haller senden alınırdı." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Firkateyne Bininiz

Bereketi Var Mı?

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Delik Kova

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek