Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.930.765

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah'tan, Onun Talebem Olmasını Istedim

Şerefüddin Hakkârî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1074 (H. 467) senesinde Lübnan’da Ba'lebek’te doğdu. 1162 (H 557) senesinde Hakkârî’de vefât etti. Abdülkâdir-i Geylânî ve birçok zatın derslerinde yetişerek icazet aldı ve Hakkârî’ye giderek bir dergâh açtı, çok talebe yetiştirdi. Bunlardan Şeyh Lâhık, hocasının bir kerametini şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yirmisekiz Mehmed Çelebi Ve Parisde Opera

Paris şehrine mahsus bir oyun varmış ki opera derlermiş, acayip sanatlar gösterirler miş, büyük toplantı olurmuş. Kibar-ı şehr varırlar ve vasi dahi ekseriya varıp kral dahi arasıra gelirmiş.Bir gün entrodüktör, mahut kral tarafından bir hento getirip tebeamızla bizi alıp gittik. Vasi'nin sarayına bitişik bir yere vardık. Ol mahall-i mahsus opera için yapılmış. Rütbelerine göre herkesin oturacak yeri var. Bizi kral oturduğu yere götürdüler. Kırmızı kadife ile döşenmişti. Vasi dahi gelmiş, yerine oturdu. Erkekler ve kadınlar ile dolmuştu ve yüzden fazla enva-ı saz hazırdı.Akşama bir saat vardı. Her taraf kapalı olmakla birkaç yüz balmumu yanmış ve billur avizelerde dahi hesapsız mumlar yanmıştı. Ol mahal ziyade özentili yapılıp cümle trapzanları ve amudları ve dört duvarı ve sakfı sırma işlemeli olup ve gelen hanımlar dibalara ve cevherlere müstağrak olup mumların şu'lesinden bir halet-feza parıltı zuhur etmiştir ki tabir olunamaz. Karşımızda sazendeler oturduğu mahalde bir münakkaş büyük perde asmışlardı. Tamam yerleştikten sonra nagah ol perde kalkıp arkasından bir büyük saray zuhur eyledi. Sarayda oyuncular libas-ı mahsuslarıyla ve yirmi kadar perinevker murassa libas ve fistanlarıyla meclise tekrar ışık saçıp sazlar dahi hep birden musikiye başladılar. Bir miktar raks olunup ondan sonra operaya başladılar.

Vehbi Tülek

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Ve Süleyman Rüşdi Efendi

Vehbi Tülek

Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

1578 yılı Ağustos ayının 9. Cumartesi günü idi. İran Şahı 30.000 kişilik kalabalık bir orduyu Osmanlı sınırına göndermişti. Hedef Erzurum'du. Sadrazam Lala Mustafa Paşa, Erzurum beylerbeyi Özdemiroğlu Osman Paşa'yı İran üzerine sefere memur etti. O da Derviş Paşa'yı düşman kuvvetleri hakkında istihbarat yapması için küçük bir öncü kuvvetle, İranlıların karargah kurduğu Çıldır civarına gönderdi. Yanında üç yüz kadar asker bulunuyordu. İran ordugahına yaklaştığı zaman, onların gayet dağınık vaziyette ve ani bir hücumla dağıtılabilecek bir durumda olduğunu gördü. Yapabileceği iki tercih vardı. Ya düşmana saldıracak, yada geri dönecekti. Bu takdirde askerin maneviyatı bozulacaktı.

Sizi Sultan İlan Edelim

Vehbi Tülek

Alman İmparatorunun İstanbul Ziyareti

Vehbi Tülek

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

38 - Savaş Ve Zafer İçin

Vehbi Tülek

Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

FÂtih’in İlme Ve UlemÂya Verdiği Kiymet

Vehbi Tülek

İlk Türk Uçağinin Uçuşu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bir Garip Derviş Ve Abdullah-ı Ensârî

Abdullah-ı Ensâri, 1005 (H.396)'te Herat'ta doğdu, 1088 (H.481) senesinde aynı yerde vefat etti. Evliyânın meşhûrlarından ve Hanbeli mezhebinin büyük fıkıh âlimlerindendir. Nesebi, Hâlid bin Zeyd Ebû Eyyûb-i Ensâri'ye dayanır. Bu sebeple "Ensâri" nisbesiyle tanınmıştır. Hadis ilminde yüksek derecede âlim idi. Üç yüz binden ziyâde hadis-i şerif ezberlemiştir. Ayrıca tefsir, fıkıh, kelâm, târih, neseb ve diğer ilimlerde âlim idi. Bu mübarek zat, bir gün kendi yaşadığı bir hadiseyi şöyle anlatmıştır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kabir, âhıretin Ilk Durağıdır

Vehbi Tülek

Dırâr bin Mürre hazretleri hadîs âlimidir. 132 (m. 749) senesinde vefât etti. Zamanındaki meşhur zâtlardan Hadîs-i şerîf işitip, rivâyet etti. Dırâr bin Mürre’nin rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:

Muhammed Bin Abdülkerîm

Vehbi Tülek

Evlâdım, Sen Allahü Teâlâyı Bilir Misin?

Vehbi Tülek

İbn-i Mübârek hazretleri Tebe-i tâbiîn evliyâsının büyüklerindendir. 736 (H.118) yılında Türkistan’da Merv'de doğdu. 797 (H.181) senesi bir gazâ dönüşü, Bağdâd yakınlarındaki Hît adlı yerde vefât etti. Türk asıllıdır. İlk tahsîlini, Merv'de yapan İbn-i Mübârek hazretleri Bağdâd'a giderek İmâm-ı A'zam Ebû Hanîfe, Süfyân-ı Sevrî, Mâlik bin Enes (rahmetullahi aleyhim) gibi büyük âlimlerin derslerinde yetişti ve ilimde yüksek bir dereceye ulaştı. İlim tahsîlinden sonra tekrar Merv'e döndü.

Evliyazâde İsmail Hakkı Efendi

Vehbi Tülek

“bu Hususlara Karışmak Bize Uygun Değildir

Vehbi Tülek

Ebü Muti' El-belhî

Vehbi Tülek

Cennete Ulaştıran Şeylerin En Üstünü, Dini Yaymaktır

Vehbi Tülek

Tövbede Allahü Teâlânın Hoşnutluğu Vardır

Vehbi Tülek

Ahmed Berkânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kum Ve Kaya

Kum Ve Kaya

Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatılır:Çölde yolculuk eden iki arkadaş, yolculuk esnasında bir sebepten tartışırlar, biri ötekine bir tokat aşk eder. Tokadı yiyenin canı çok yanar; ama tek kelime etmez ve kum üzerine şu sözleri yazar:
"BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM BANA BİR TOKAT ATTI."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Adalet Ve Tevazu

Gerçek Zehir

Abdullah Bin MübÂrek

Kabahat Kilincin Midir?

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek