Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.660.044

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günâhları Küçük Görmekten Daha Zararlı Bir Şey Yoktur!

Zağbî Abdullah Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Beyrut ve Trablus'ta yaşadı. 1900 (H.1318) senesinde vefât etti. Seyyid olup nesebi Seyyid Abdülkâdir Geylânî hazretlerine dayanır. Tasavvufta da onun yolu olan Kâdirî tarîkatında yetişip kemâle erdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İstanbul’un Sulari

İstanbul'da belediye ile ilgili işlerden biri de su sorunuydu. Kanuni Sultan Süleyman, Kırkçeşme sularını İstanbul'a getirttiği zaman milletin yüzü biraz güldü. Her tarafta çeşmeler yapıldı. Ebussuud Efendi de Yazıcı çiftliği yöresinden bulduğu suyu Turunçluk suyu ile birleştirdi, bir çeşme yaptırmaya karar verdi. Su yolları yapmak için büyük bir çalışma başladı. Su yollarının onarımı için Mısır'dan hamallar bile getirildi. Sular İstanbul'a düzenli bir biçimde dağıtılacaktı. Eğrikapı dışında büyük bir su hazinesi vardı. Bu hazine altmış lüleye bölünüyordu. Bu sular hazinelerden çeşmelere dağıtıldı. Sultan Süleyman dönemine gelinceye kadar çeşmelerin suyu hep boşa akardı. Gece gündüz akan çeşmelerden dolayı sokaklar çoğunlukla bataklık haline gelirdi. Sonunda burma lüleler bulundu. Hem sokaklar çamurdan kurtarıldı, hem de suların boşa akmasına engel olundu. Böylece artan suyu isteyenler hayrat çeşmeler yaptırarak oralara akıtırlardı. Fakat burma lülelerin, yani muslukların icadı birçoklarının işine gelmedi. Bazı mahallelerde imam ve cemaat: "Akan su bahçelerimize verilmiştir. Yabana akarsa aksın. Burma lüleye rızamız yoktur" dediler, burma lüleleri kaldırmaya çalıştılar. Bu konuda en ileri gidenler sipahilerdi. Bu sorun üzerine Sultan Süleyman İstanbul kadısına şu hükmü yazdı: "Çeşmelere burma lüle takıldığından lüleyi ufaltan eğer sipahi ve başka kullarım taifesi ise kapıma arz eyleyesin. Ve eğer ehl-i cihetten (yöre halkından) ise cihetten alup ahare (başka tarafa) veresin. Ve eğer şehirli halkından ise muhkem hakkından geldikten sonra cerimesini (cezasını) aldırasın. Ve yabana akmak ecli (nedeni) için açık koyanların dahi vech-i meşruh (açıklanan nedenlerle) üzre haklarından gelesin.

Vehbi Tülek

Ayni Oyun

Vehbi Tülek

Akibet Görürsün Hele Ferhat

Vehbi Tülek

63 - Sultan Vi. Murad Ve Polonya Elçisi

Vehbi Tülek

Lehliler, sınır olaylarını önlemek ve bir barış yapmak ümidi ile İstanbul'a bir elçi gönderdiler. Halbuki o tarihlerde Osmanlılar, Lehistan üzerine bir sefere karar vermişlerdi. Onun için padişah elçiye:-Barıştan ve ittifaktan değil, harpten ve seferden bahsetmelisiniz. Lehistan kralı vergi vermeye muvafakat, Dniestr istihkamlarını tahrip ve kazakları imha etmedikçe onunla bizim aramızda dostluk olamaz. Dedi.

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Vehbi Tülek

Misir’a Bedeldin Ey Sinan

Vehbi Tülek

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

Vehbi Tülek

Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Ii. Adülhamid’in Verdiği Senet

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bir Garip Mümin Nalıncı Baba

Sultan III. Murad Han bir gece garip bir rüya görür. Veziriazam Siyavuş Paşa ile birlikte tebdil-i kıyafet ederek çıkarlar yola... Padişah gideceği yeri iyi bilir. Seri ve kararlı adımlarla Beyazıd'a çıkar, döner Vefa'ya. Zeyrek'ten aşağılara sallanır. Unkapanı civarlarında soluklanır. Etrafına daha bir dikkatli bakınır. İşte tam o sıra, orta yerde yatan bir ceset gözlerine batar. "Kimdir bu?" diye sorarlar. Ahaliden biri şöyle anlatır: "Aslında iyi sanatkârdı. Azaplar Çarşısında çalışır, nalının hasını yapardı. Ancak kazandıklarını içkiye, fuhşa harcardı. Hem şişe şişe şarap taşır evine, hem de nerede namlı mimli kadın varsa takardı peşine..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Saîd Ibni Müseyyib

Vehbi Tülek

Said ibni Müseyyib hazretleri Tâbiin devrinde Medine'de yetişen yedi büyük âlimdendir. 636 (H.15) yılında doğdu. Hazret-i Ebû Bekir'den mürsel olarak, hazret-i Ömer'den, hazret-i Osman'dan, hazret-i Ali'den, Sa'd bin Ebi Vakkâs'tan, Abdullah ibni Abbâs'tan, Abdullah bin Ömer'den, Ebû Katâde'den, Ebû Hüreyre'den, hazret-i Âişe'den ve babası Müseyyeb'den daha birçok Sahâbiden "radıyallahü anhüm" hadis-i şerif rivâyetinde bulundu. En çok Ebû Hüreyre'den hadis rivâyet etti. 710 (H.91) yılında Medine'de vefât etti. Said ibni Müseyyib bildirdi ki:

Buna Benzer Bir Sûre Söyleyemezsiniz

Vehbi Tülek

Kalb Katılığının Ilacı!..

Vehbi Tülek

Ahmed Diyobendi hazretleri, Hindistan'da yetişen velilerdendir. Doğum ve vefât târihleri belli değildir. Sehârenpûr'a yakın Diyobend şehrinde doğdu. Serhend şehrine giderek İmâm-ı Rabbâni hazretlerine talebe oldu. İhlâsı sebebiyle İmâm-ı Rabbâni'nin iltifat ve merhametine kavuştu...

Zındıkların Îtikatlarından Allahü Teâlâya Sığınırız

Vehbi Tülek

Çatalcalı Ali Efendi

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Verrâk Hazretlerinin Oğlu

Vehbi Tülek

Yâ Rabbî! Bize Senden Utanmayı Ihsân Eyle

Vehbi Tülek

Farzın Yanında Nâfilenin Hiç Kıymeti Yoktur

Vehbi Tülek

Dinin Aslı; Ilim, Amel Ve Ihlâstır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Zalimlere Dersini Verdi!

Zalimlere Dersini Verdi!

Hicretin altıncı senesinde Hz. Zeyd bin Hârise, Eshâbdan bâzılarının ticaret mallarını Şam'a götürüp satmak üzere yola çıkmıştı. Ticaret malları ile Vâdilkurâ'ya yaklaştıkları sırada, Fezâre bin Bedir kabilesinden birtakım adamlar, onların önlerini kestiler. Zeyd'i ve arkadaşlarını kılıçtan geçirdiler. Onların öldürüldüklerine kanaat getirerek, yanlarındaki bütün ticaret mallarını gasp ettiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Ayyaşin Sonu

Delik Kova

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek