Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.946.884

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Hasetçi Kimsenin Düşmanıdır!

Kıdvet-ül-Evliyâ hazretleri Hindistan'ın büyük velîlerindendir. Radul şehrinde doğdu. Burada tahsilini tamamladıktan sonra Pânipüt şehrine giderek Celâleddîn Pânipütî'nin sohbet ve hizmetinde bulundu. Kısa zamanda icâzet almakla şereflendi. Hilâfet hırkası giyip, insanlara doğru yolu göstermek için, hocası tarafından memleketine gönderildi. 1433 (H.837) senesinde Radul şehrinde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

103 - Sultan Ii. Mustafa Ve Ulaş Zaferi

1683 II. Viyana hezimetinden sonra bütün Orta Avrupa'yı istila eden Avustur ya'nın elinden, bu ecdad yadigarı toprakları kurtarmak için bir çok askeri harekatta bulunan Osmanlı kuvvetleri, her seferinde mağlubiyete uğradılar. Sadece, Sultan II. Süleyman Han, dedesi I. Süleyman Han'ın fetheylediği Belgrad'ı geri alabildi. 1695'de tahta çıkan II. Mustafa Han, genç ve gözüpek bir hükümdardı. Padişah olur olmaz, kaybettiğimiz toprakların geri alınması siyasetini takibetmeğe başladı. 8 yıl süren kısa hükümdarlık devrinde 3 defa sefere çıkarak, bizzat Ordu-yu Hümayuna kumanda etti. Tahta çıktığı sene, ilk seferine çıkarak Lugoş zaferini kazandı. Ertesi sene tekrar sefere çıkılmasına karar verildi.

Vehbi Tülek

106 - Sultan I. Mahmud'un Duasi

Vehbi Tülek

56 - Paris'de Bir Osmanli

Vehbi Tülek

Derya Ali Baba

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Han, İstanbul'u küffâr elinden kurtarmak üzere kuşatmıştı. Fetih ordusu İstanbul surlarına dayanmış, Fâtih Sultan Mehmed Han fethin gerçekleşece ği zamânı sabırsızlıkla bekliyordu. Leşker-i duâ adı verilen duâ ordusu âlimler ve veliler, fetih için gözyaşı dökerek duâ ediyorlardı. Kır atının üstünde heybet ve celâdetle duran genç hükümdâr, orduyu şevke getirici konuşmalar yapıyordu. Etrâfa dalga dalga yayılan ordu, Feth-i mübinin gerçekleşmesi için canla başla çarpışıyordu. Şehir düşmek üzere idi. İşte tam bu kritik zamanda ordunun arasında; "Ordu susuz kalmak tehlikesiyle karşı karşıya, kuyular boş, çeşmeler akmıyor." şeklinde bir söylenti yayılmaya başladı.

İstanbul’da Üç Gece

Vehbi Tülek

Hepimiz Mevaşiyiz

Vehbi Tülek

Bir Osman Efendi’liği Var Ki...

Vehbi Tülek

Broken Hill Savaşi

Vehbi Tülek

Denize Düşen Yilana Sarilir

Vehbi Tülek

Kazliçeşme

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’u Kurtaran Zat

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Anasına Babasına âsi Olan Melundur

Ali bin Hüsâmeddin Hindi hazretleri hadis âlimi ve evliyadandır. 885'te (m. 1480) Hindistan'da Burhânpûr'da doğdu. Burada ilim tahsilinden sonra Mekke'ye gitti. İbn-i Hacer el-Heytemi gibi âlimlerden ders gördü. Muhammed es-Sekafi'den Kadiriyye, Şâziliyye ve Medyeniyye hilâfeti alarak talebe yetiştirdi. 975 (m. 1567)'de vefat etti. "Kenzü'l-ummâl fi süneni'l-akvâl ve'l-efâl" isimli eserinde buyuyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ölüm Hâlindeki Bir Kimsenin Dili Tutulur

Vehbi Tülek

Şemsüddin Muhammed Rûci hazretleri evliyânın büyüklerinden olup, Sa'düddin Kaşgâri hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. 820 (m. 1417)'de doğdu. 904 (m. 1498)'de Afganistan'da Herat'ta vefât etti. Bir sohbetinde talebelerine, ölüm hâllerini anlatırken şunları buyurdu:

Ebû Bekr Vâsıtî

Vehbi Tülek

Takıyyüddîn Zebîdî

Vehbi Tülek

Takıyyüddin Zebidi hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 801'de (m. 1398) Yemen-Zebid'de doğdu ve orada yetişti. Medrese tahsilinden sonra Zebid Nizamiye Medresesi'ne müderris tayin edildi ve talebe yetiştirdi. 887 (m. 1482)'de orada vefat etti. Bu mübarek zat, bir dersinde şunları anlattı:

Pâdişâhın Rüyasına Giren Zât!

Vehbi Tülek

İnsan, Beden Değil Ruh Demektir

Vehbi Tülek

Yâsîn-i Şerîfte Bir Isim Vardır Ki

Vehbi Tülek

Velîler, Günâha Devam Etmekten Mahfuzdurlar

Vehbi Tülek

Şerefüddîn Ahmet Bin Yahya Münîrî

Vehbi Tülek

Allah Korkusu Olanın Dilinden Lüzumsuz Bir Kelime Çıkmaz!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sarik Ve Sakal

Sarik Ve Sakal

Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider.
Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var. -Buyurun, iyi bir şeyle biliyorsan söyle.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Namazini Ben Kildirayim

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Abdullah-i EnsÂrî

Delik Kova

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek