Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.290.317

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Misâfirini Uğurlarken Kendini Kâhire'de Bulan Zat!

Nûreddîn Şevnî hazretleri büyük velîlerdendir. Mısır'ın bir kasabası olan Şevnî'de doğup 1537 (H.944) senesinde Kâhire'de vefât etti. Çok kerametleri görüldü:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Allah Ne Derse Öyle Olur

Çanakkale harbinin devam ettiği günlerde bir Ramazan arefesiydi. Cephe kumandanı Vehip Paşa 9. Tümenin genç imamını çağırarak mahzun bir şekilde istemeye istemeye şöyle dedi: - Hafız! Yarın Ramazan Bayramı. Asker toplu olarak bayram namazı kılmak istiyor. Ne dediysem, vazgeçiremedim. Ancak böyle bir şey pek tehlikeli, yani düşmanın arayıp bulamayacağı toplu bir imha fırsatı olur. Münasip bir dille bunu etrafa sen anlatıver!...

Vehbi Tülek

57 - Orhan Gazi Ve Alaeddin Esved Hazretleri

Vehbi Tülek

Gül Baba’nin Cenaze Namazi

Vehbi Tülek

Kosova Şehidi

Vehbi Tülek

Ağabeyi Süleymân Şahın Rumeli fetihleri sırasında vefât etmesi üzerine Şehzade Murad Osmanlı tahtına veliahd tâyin edildi (1359). Kısa bir müddet sonra da babasının vefâtı üzerine Bursa'ya davet edilip Osmanlı tahtına geçti. (1360).Sultan Murâd Han, ilk iş olarak devletin başşehri Bursa'da lüzumlu tâyin ve icrâatlarda bulundu. Şehzâdeler meselesini halletti. Önce, Karadeniz Ereğlisi ve Ankara fethedildi. Lala Şâhin Paşayı ilk serdar ve sadrazam yaptı. Bursa kâdısı Çandarlı Halil Paşayı da kazasker tâyin etti. Devletin içişlerini hallettikten sonra, Anadolu'dan Rumeli'ye yöneldi. 1361'de Çorlu, Keşan, Dimetoka, Pınarhisar, Babaeski, Lüleburgaz ve 1362'de Edirne fethedildi. Bizans Devletinin İstanbul'dan sonra ikinci önemli şehri olan Edirne'nin fethi, Türkler'in Avrupa'ya kesin olarak yerleşmelerini temin etti. Trakya'da stratejik bir mevkide bulunan Edirne, Osmanlı Devletinin Rumeli'ndeki fetihlerinde bir askeri harekât noktası oldu. Her geçen gün şehrin imar faâliyetleri artarak; genişledi. Ardından sıra ile; Gümülcine, Zağra, Yenice ve Filibe fethedildi. Rumeli'nde fethedilen Avrupa topraklarına, Osmanlı iskân siyâsetince, Türk-İslâm ahâlisi yerleştirildi. Bu arada Osmanlının âdil idâresinden memnun kalan Hıristiyan ahâli de seve seve Türklerin hâkimiyeti altına girdiler.

Ecdaadimizin Vakiflari

Vehbi Tülek

Sultan Adülaziz’in Avrupa Seyahati

Vehbi Tülek

Yunan Subayinin İntikami

Vehbi Tülek

Hangi Dersi Müzakere Ediyorsun?

Vehbi Tülek

Rezil Olursun

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve Bihrûze Hatun

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdullah Bin Zübeyr Humeydî

Abdullah bin Zübeyr Humeydi hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. Mekke'de doğdu. Fudayl bin İyâd, Veki bin Cerrah, Süfyân bin Uyey­ne gibi âlimlerden hadis, İmam Şafi'den fıkıh tahsil etti. Onun vefatından sonra Mısır'dan Mekke'ye döndü ve burada on beş yıl fetva verip ha­dis okuttu. 219'da (m. 834) Mekke'de vefat etti. Şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ankaralı Mehmed Emin Efendi

Vehbi Tülek

Mehmed Emin Efendi rahmetullahi aleyh, Osmanlı şeyhülislâmlarının kırkdördüncüsü ve Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1028 (m. 1619) senesinde Ankara'da doğdu. 1098 (m. 1687) senesinde İstanbul'da vefât etti. "Fetâv'el-Ankaraviyye" kitabında buyuruyor ki:

Câhil Ve Ahmak Kimseler Kadere Inanmadılar

Vehbi Tülek

İbrâhim Tennûrî Hazretleri

Vehbi Tülek

İbrâhim Tennûri hazretlerinin Sivaslıdır. Akşemseddin hazretlerinin talebesidir. Hocası Akşemseddin'le birlikte İstanbul'un fethinde de bulunduğu rivâyet edilmiştir. 1482 (H.887) senesinde Kayseri'de vefât etti...
Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Hüseyin Diyarbekrî

Vehbi Tülek

Ubeydullah-ı Hakkârî

Vehbi Tülek

Nimeti Verenden Gâfil Olmak Asla Yakışmaz

Vehbi Tülek

Zaruret Olmadan Dilenmek Haramdır

Vehbi Tülek

İlim Öğrenmek Için Yollara Düşenler

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı İbn-i Hafîf

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Hakikati Görmek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Derdi Olan Neylesin?

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek