Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.636.373

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kur'ân-ı Kerimi Itinalı Ve Kusursuz Oku!

Ebü'l-Kâsım Dehhâk hazretleri Tabiînin meşhûrlarından olup hadîs ve tefsîr âlimidir. Kûfeli olup, sonra Belh'e yerleşti. 720 (H.102) senesinde orada vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan Abdullah ibni Abbâs hazretlerinin sohbetlerinde yetişti. Ondan tefsîr, hadîs gibi birçok ilimleri öğrendi. Çok hadîs-i şerîf rivâyet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Türklerde Namus

Fransız seyyah A. de la Motraye 1727'de İstanbul'a yaptığı seyahati bir yazısında şöyle anlatır:"...Türklerin nâmuskârlığını yazmak için kendime vazife bilirim. Bir çok tanıdıklarımın başına geldiği gibi, dalgınlığımdan dolayı herkesten fazla benim başıma gelmiş bir hâl vardır: Bu dalgınlığıma rağmen Türk dükkânlarında hiç bir zaman tek bir meteliğim kaybolmamıştır; çünkü o gibi vaziyetlerde dükkâncılar peşimden koşturmuşlar ve hattâ eğer dalgınlığımın neticesini anladıktan sonra dükkâna dönmemişsem, unuttuğum şeyi iâde için Beyoğlu'ndaki ikâmetgâhıma kadar adam gönderip bir çok defâlar, beni aratmışlardır. Meselâ bir yelpazeci dükkânında Türklerin sıcaklarda kullandıkları yelpâzeler satılıyordu. Bir çoklarına baktım; düz deriden ve en harc-ı âlem olanlarından birini alıp parasını verdikten sonra çıkıp gittim.Bir gün tesâdüfen o dükkânın önünden geçerken yelpâzeci beni görür görmez çağırıp saatimi elime teslim etti.Ben bu Türk nâmuskârlığının daha yüzlerce misâlini sayabilirim: Bizzât kendi başımdan geçen vak'alar 30'dan fazla olduğu hâlde, bunların hiç birinde hiç bir zaman Türklerin nâmuskârlıktan ayrıldıklarını görmedim. Rumları bu bakımdan medh ü senâ edemiyeceğim için pek müteessirim..."

Vehbi Tülek

Silahdar Ali Paşa’nin Venedik Muharebesi

Vehbi Tülek

Sirpsindigi Zaferi

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Mehmed Ve Cahidi Efendi

Vehbi Tülek

Bir gün Ahmed Câhidi Efendi, Çanakkale'ye geçmek için Kilidü'l-Bahr iskelesine geldi. Parası olmadığı için zamânın kayıkçıları kendisini kayığa almadılar. Üzgün bir hâlde dönüp evine geldi. Kendisini gören hanımı Kerime Hâtun niçin gitmediğini sordu. Câhidi hazretlerinin kayığa alınmadığını söylemesi üzerine de; "Al şu seccadeyi de bin üzerine, Çanakkale'ye geç-gel." dedi. Bu şekilde Çanakkale'ye geçen Câhidi Efendiyi gören kayıkçılar şaşırıp kaldılar. Böylece onun büyük bir veli olduğunu anladılar.Talebelerinden birisinin sohbet esnâsında kalbin ne şekilde terbiye edileceğine dâir sorduğu suâle Ahmed Câhidi hazretleri şu cevâbı verdi:

Ruh Ve Ceset

Vehbi Tülek

“pösteki Saymak”

Vehbi Tülek

Nemiz Kaldi Bizim Mülk-i Arab’da

Vehbi Tülek

Hirka-i Saadet Merasimi

Vehbi Tülek

Şehid Padişah Iii. Selim HÂn

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli’nin Sultan Murad’a Nasihati

Vehbi Tülek

Çerkes Hasan Bey’in İtirafnamesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Küfre Düşmekten Çok Korkmalı, Az Konuşmalı

Şeyh Seyyidüddîn hazretleri Anadolu'da yetişen meşhûr velîlerdendir. Amasyalıdır. Halvetî tarîkatının büyüklerinden Şeyh Habîb-i Karamânî hazretleri Amasya'ya gelince onun sohbetlerinde kısa zamanda yüksek derecelere kavuştu. Habîb-i Karamânî hazretlerinin baş halîfesi oldu, sonra Seydî Halîfe unvânıyla anıldı. 1533 (H. 940) senesinde Amasya'da vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bağdâtlı Velî Ebû Hamza

Vehbi Tülek

Ebû Hamza Bağdâdi hazretleri kelâm, fıkıh, tefsir, hadis âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Dokuzuncu yüzyılda Bağdât'ta yaşadı. Doğum târihi bilinmemektedir. 901 (H.289) senesinde Bağdât'ta vefât etti...

Âlimi Ziyâret Etmekten Maksat!

Vehbi Tülek

Onlar Için Irâde Ve Ihtiyâr Yoktur

Vehbi Tülek

İbrâhim Beycûri hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 750 (m. 1349) senesinde Mısır'da doğdu. 825 (m. 1422) senesinde vefât etti. Vefatına yakın günlerde bir dersinde, "Kaza ve Kader" hakkında şunları anlattı:

Cafer Bin Ali Dimaşkî

Vehbi Tülek

Bir Kıraat Üstadı Ve Talebesi

Vehbi Tülek

Abdülmüheymin Hadramî

Vehbi Tülek

İnsanın Hakîkî Saâdete Kavuşması Için

Vehbi Tülek

İçtiğin Bardaktan Onlara Da Içir

Vehbi Tülek

Osman El-hattâb

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

A'meş Ve Hanımı

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Fani Dünya

Yüz Vermedin!

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek