Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.306.450

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sana Günahları Küçük Gösteren Şeyden Sakın

Ebû Abdullah el-Medenî hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. Eshab-ı kiramın meşhurlarından Abdullah bin Zübeyr’in “radıyallahü anh” oğludur. 741 (H.124) senesinde vefât etti. Babasından, Enes bin Mâlik ve birçok sahabiden hadis rivâyetinde bulundu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Iv. Murad’in Tasavvuf Ehline Hürmeti

Sultan IV. Murad Han, kendi zamanındaki Şeyhlere çok hürmet gösterir ve onlara yardım ederdi. Mesela, Yenikapı Mevlevihânesi şeyhi Doğâni Ahmed Dede'ye hürmet etmiştir. Onu sık sık saraya davet etmek suretiyle kendisinden Mesnevi sohbeti dinlemiş ve semâ yapmalarına müsaade etmiştir. Galata Mevlevihânesi şeyhi Âdem Dede de, yine IV. Murad'ın saraya davet edip Mesnevi sohbetlerini dinlediği ve semâ yaptırdığı mevlevilerdendir.Antalya Mevlevihânesi postnişini Zincirkıran Muhammed Çelebi İstanbul'a geldiğinde IV. Murad'ın ihsanlarına nail olmuştur. Daha sonra Beşiktaş Mevlevihânesi postnişini olacak olan Çengi Yusuf Dede, IV. Murad döneminde "Gılmânân-ı Hâssa"ya alınmış mevlevilerdendir.

Vehbi Tülek

Zirhimi Giyinip Kilicimi Kuşandim

Vehbi Tülek

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Vehbi Tülek

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

Süleymaniye Camiinin inşası tamamlanmış, ibadete açılacağı gün ilan edilmişti. O gün gelince istanbul'un her yanından insanlar bu eşsiz eserin açılışında bulunmak için şehrin bu noktasına akın etmişti. Herkes hayranlıkla bu Türk mucizesini seyrediyordu. Fakat bunlar arasında bulunan bir çocuk: "Aaa şu minareye bakın nasıl eğri!" diye bağırıyordu. Herkes de bakıyordu ama bir eğrilik görmüyordu. Çocuğun minarelerden biri için eğri dediği Mimar Sinan'a kadar ulaştı. Koca mimar hemen çocuğun yanına geldi ve ona: "Yavrum hangi minare eğri göster bana" dedi. Çocuk da: "İşte şu" diye minarelerden birini gösterdi. Mimar Sinan hemen adamlarını topladı. Uzun halatları biribirine ekletip minareye bağlattı ve:"Çekin yukarı doğru!" diye çektirmeye başladı. Çocuğa da:

63 - Sultan Vi. Murad Ve Polonya Elçisi

Vehbi Tülek

Bendeniz Bîperva Geçerim

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

Ahmed İbni KemÂl Hazretlerinin Nasihatleri

Vehbi Tülek

Büyük Fen Dahisi: Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Zağanos Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Gemiler Karadan Yürüdü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kur’ân-ı Kerîm Karşısında Hepsi Aciz Kaldılar

Abdurrahman ibn-i Abdüssemi' hazretleri hadis ve siyer âlimidir. 538'de (m.1144) Irak'ta Vâsıt'ta doğ­du. Bağdad'a giderek hadis ilmi tahsil etti. Ayrıca siyer-i nebi kitapları yazdı. 621'de (m. 1224) Vâsıt'ta vefat etti. Siyer kitabında şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sadüddîn İsmâil Efendi

Vehbi Tülek

Sa'düddin İsmâil Efendi, İstanbul Şehremini'de Davutpaşa Câmii yakınlarında Abdal Yakub Dede Tekkesinin son şeyhidir. 1825 yılında doğdu. 1910 yılında vefat etti. Kabri Hekimoğlu Ali Paşa Câmii bahçesinde set üzerindedir.
Sa'düddin İsmâil Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

ayaklı Kütüphane İsmail Sâib Sencer

Vehbi Tülek

Namazın Farz Olduğuna Inanmak Îmânın Şartıdır

Vehbi Tülek

Muhammed bin Ahmed Semerkandî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. Türkistan’ın Semerkand şehrinde doğdu. 539 (m. 1144) yılında Buhârâ’da vefât etti. Sadr-ül-İslâm Pezdevî’nin derslerine devam ederek icazet aldı. Yetiştirdiği en büyük talebelerinden birisi, kendi kızı Fâtıma idi. O, “Fâtıma-i fakîhe” diye meşhûr olmuştu. Tuhfet-ül-fukahâ isimli kitabı meşhurdur. Bu eserinde şöyle nakleder:

acı Çorba Muhammed Efendi

Vehbi Tülek

Ey Basîret Sâhipleri! İbret Alınız!

Vehbi Tülek

Namazdan Yüz Çevirdiğin Vakit

Vehbi Tülek

İrâde-i Cüz’iyye, Kullarda Bir Hâldir

Vehbi Tülek

I­rak Velî­le­rin­den Ebû Bekr Ensârî

Vehbi Tülek

Ebü’l-ferec Abdurrahman

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Hâce Ali Şirgâhi, Şâh Şücâ Kirmâni'nin türbesinin yanında fakirleri davet eder, yemek verirdi. Böyle bir gün; "Yâ Rabbi! Bir misâfir gönder!" dedi. Âniden bir köpek geldi. Hâce Ali köpeği kovaladı. Köpek kaçtı. Sonra Şâh'ın kabrinden bir ses geldi:
"Misâfir istiyordun. Gönderdik, kovdun." dedi. Derhal kalktı, dışarı koştu. Köpeği aradı bulamadı. Şehrin dışına gitti. Köpeği orada bir ağacın altında yatıyor halde buldu. Yemeği onun önüne koydu. Köpek yemeğe dönüp bakmadı. Hâce Ali utandı ve istigfâra başladı. Tövbe etti. Köpek dile gelip;
"Ey Hâce Ali, şimdi iyi ettin. Misâfir çağırıp kovmak ne demektir. Dikkatli ol! Eğer Şâh Şücâ orada olmasaydı, göreceğini görmüştün, bütün haller senden alınırdı." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Şikayet

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Sünnet Akçesi

Mazarratli Harfler Kaçtir?

"encümen-i Bîzebân"

Fani Dünya

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek