Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.932.962

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlim Sâhiplerinin Kıymeti Allah Katında Yüksektir!

Ziyâüddîn Ahıskavî Efendi Osmanlı âlim ve velîlerinden olup 1733 (H. 1146) senesinde şimdi Gürcistan'da olan Ahıska’da dünyâya geldi. Babasının vefâtından sonra Kars'a, Erzurum'a, sonra Diyarbakır'a gitti. Oradaki âlimlerden, çeşitli ilimlerini okuyup icâzet aldı. Sonra Mısır'a giden Ziyâüddîn Efendi tahsîlini tamamladıktan sonra, İstanbul'a geldi. Bir taraftan ilim öğretmeye, bir taraftan da kıymetli ve faydalı eserler telif etmeye başladı. 1813 (H. 1228) senesinde Üsküdar'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

17 - Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu.

Vehbi Tülek

Kara Mehmet Paşa

Vehbi Tülek

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Vehbi Tülek

Elçiye Lüzum Yok

Vehbi Tülek

YAVUZ SULTAN SELİM,1515 yılında Dulkadiroğlu Alâüddevle'yi mağlup etmişti. Mısır Sultanı, Anadolu'daki bu fethi protesto için Yavuz'a bir elçi gönderdi. Elçi Yavuz'a:

"-Hutbelerde sultanımızın adı okunan memleketleri iade ediniz." dedi.

Haci Fehmi Efendi

Vehbi Tülek

Rüstem Paşa Ve Şeyh Burhaneddin

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve İstanbul’un Suyu

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Vehbi Tülek

Kanije Kalesinin Fethi Ve Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Nedendir Bu?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

On Beş Yaşında Fetvâ Veren âlim

Ebû Zür'a Sekafi hazretleri Şafii mezhebinin büyük âlimlerinden ve onu yayanlardandır. 302 (m. 914)'de Şam'da vefât etti. Ebû Zür'a, Şam'da Şafii mezhebini öğretip yaydıktan sonra, Mısır ve Şam'da bu mezheb yerleşip bir daha unutulmadı. Mısır'a gittiğinde İmâm-ı Şâfii hazretlerinden bahsederek şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namaz, Müminin Mîracıdır

Vehbi Tülek

Şerefüddin İbn-i Ebi Asrun hazretleri Şafii fıkıh alimidir. 492'de (m. 1099) Musul'da doğdu. Bağdat, Halep ve Şam'a giderek zamanın büyük âlimlerinden fıkıh tahsil etti. Selâhaddin-i Eyyûbi onu Şam Kâdılkudâtlığına tayin etti. 585'te (m. 1189) Şam'da vefat etti. Şöyle buyurdu:

Azâbı En Şiddetli Olanlar, Peygambere Sövenlerdir!

Vehbi Tülek

Şuayb Bin Hüseyin

Vehbi Tülek

Şuayb bin Hüseyin Endülüsi hazretleri Kuzey Afrika'da yaşamış olan evliyadan olup, Medyeniyye tarikatının kurucusudur. 513 (m. 1121)'de Endülüs'te İşbiliye (Sevilla) yakınlarındaki Kantiyâne (Cantillano) kasabasında doğdu. İlim tahsili için Fas ve Cezayir'e, sonra Mekke'ye gitti. Hac zamanında Arafat'ta görüştüğü Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinden hırka giydi, feyiz aldı. 594 (m. 1198)'de vefat etti. Kendisini evliya zanneden bir müderrise şöyle nasihat etti:

Öfkelenmeyin Sultân'ım Mücevherler Bulunur

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Müslim El-esedî

Vehbi Tülek

Abdullah El-harrâz

Vehbi Tülek

Zâlim Bile Olsa, Kardeşine Yardım Et

Vehbi Tülek

Baba Nîmetullah Nahçıvânî

Vehbi Tülek

Af­ga­nis­tan­lı Velî Ah­med Berkî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Keramete İnanmayan Âlim

Bana Delil Getir

Dört Şey Mühimdir

İcÂzetin Sirri

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek