Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.565.054

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Rızkı Azalan Tövbe Ve Istigfâr Etsin!

Ahmed Hansevî hazretleri İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Pakistan'da Pencab’ın Hansi kasabasında doğdu. Delhi’ye giderek Ferîdüddîn Genc-i Şeker hazretlerine intisab etti. Tasavvufta yüksek derecelere kavuşup icazet verilerek memleketine gönderildi. On üçüncü asrın başlarında Hansi kasabasında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hemhal Olmak

Biliyorsunuz hayatı muhteşem zaferlerle dolu olan Yavuz, genç yaşında küçücük bir çıbana boyun eğer. Son nefesini verirken Hasan Can yanındadır. Yavuz sorar:-Hasan bu ne hal?-Şimdi Allah ile olacak zamandır sultanım.-Ah be Hasan. Sen bunca zamandır, bizi kimle bilirdin? Yavuz'un konuşmaya mecâli yoktur. Mushaf-ı şerifi işaret eder. Hasan Can o berrak sesiyle Yasin-i Şerif'e başlar. Yine volkanlar coşar, sular akar. Sultanın yüzünde huzurun izleri hâlelenir. Sonra latif bir tebessüm yayılır. Koca sultan ayan beyan güler, belki de ilk kez böyle güler... "Nasıl bre?" Mısır seferine çıkacakları gün kayıkla Üsküdar'a geçerler. Nedendir bilinmez Sultan, yoldaşına takılır. "Hasan Can kahvaltı yaptın mı?"

Vehbi Tülek

Sultani Zafere Zorlayan Müderris

Vehbi Tülek

Casus Herşeyi Görsün

Vehbi Tülek

LÂ İlÂhe İllallah

Vehbi Tülek

I. Dünya savaşının ilk yıllarında Doğu cephesinde Ruslara karşı çetin bir mücadele verildi. Bu çatışmalar sırasında bir çok Osmanlı asker ve subayı da esir düştü. Ruslar bu esirleri, sür'atle cephe gerisine, Kafkasya'ya naklettiler. İlk durak, Azerbaycan'daki Bakû şehrinin karşısındaki Najin adasıydı. Oradaki kamplarda toplananan esirler daha sonra Sibirya'ya naklediliyordu. Sibirya'da 4 uzun yıl geçti. Bu 4 yıl boyunca kamplarda konuşulan tek şey "Firar" idi. Hep onu düşündüler, konuştular, planladılar. Neticede küçük gruplar halinde kaçılma sı kararlaştırıldı. Binbaşı İbrahim Bey, Sivaslı Mülazım Ahmed Bey, Havran'lı Hamdi bey ve Sivas'lı Yedek Asteğmen Küçük Ahmet bey, beraber kaçacaklardı. Diğer arkadaşları da böyle gruplar yapmışlardı. Cuma gecesi son hazırlıklarını yaptılar. Peksimetlerini, kavurmalarını kontrol ettiler. Fakat İbrahim Bey son anda bu grubun ikiye bölünmesini teklif etti. Yakalanırlarsa, hiç olmazsa diğer arkadaşlarının kurtulması ihtimalini düşünüyorlardı. Öyle yaptılar.-Nikolinski kasabasına vardığınız zaman ekmekçi Klement size yardım edecek. Para ve rapiska (kimlik) verecek. Kendinizi belli etmeden onu bulun. Kimseyi şüphelendir meyin. Belki orada buluşuruz. Oradan da trenle ver elini Anadolum. İnşaallah vatanımıza kavuşuruz.Sonra da helallaştılar.

Nene Hatun

Vehbi Tülek

Sultan Adülaziz’in Avrupa Seyahati

Vehbi Tülek

Kirkpinar'in Doğuşu

Vehbi Tülek

Ben Kendi İşimi Yapayim

Vehbi Tülek

Zirhimi Giyinip Kilicimi Kuşandim

Vehbi Tülek

Ben Yerimden Bir Adim Bile Kipirdamam

Vehbi Tülek

Görev Şuuru

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Muhammed Ayderûsî

Ebû Muhammed Ayderûsi hazretleri, Yemen evliyâsındandır. 1538 (H.945) senesinde Yemen'de doğdu. Küçük yaşta Kur'ân-ı kerimi ezberledi. Âlim bir zât olan babasından ilim öğrendi. Annesi Fâtıma binti Abdurrahmân da, evliyâlık derecelerine kavuşmuş bir hanımdı. Onun terbiyesi ile yetişti. Daha sonra hacca gitti. Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevveredeki birçok âlimden ilim öğrendi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

benim Bedenim Çürümeyecek!..

Vehbi Tülek

Demdemeki adında bir zat yanındakilere şöyle der: "Ben hocamın duasını aldım, bedenim eskimeyecek ve çürümeyecek. Beni kabre koymayın!"

Dürerü'l-Ukûd kitabında şöyle bir hadise anlatılır: Tarihçi Takiyyüddin el-Makrizi'nin anlattığına göre, kendi yaşadığı zamandan 500 yıl önce, yani hicri 336 yıllarında vefat ettiği bilinen Muhammed Demdemeki isimli veli bir şahsın cesedi, Şirvan bölgesinde (Azerbaycan) bir dağdaki mağarada sağlam ve oturur vaziyette bulunuyor imiş!

Allah Adamlarının Anıldığı Yere Rahmet-i Ilâhî Yağar

Vehbi Tülek

Hesap Vereceğini Düşünen Az Konuşur

Vehbi Tülek

Ömer bin Abdülazîz hazretleri Tâbiînin büyüklerinden olup adâleti, insâfı ve güzel ahlâkı ile meşhur sekizinci Emevî halîfesidir. Hazret-i Ömer’in oğlunun torunudur. 679 (H.60) târihinde Medîne’de doğdu. 720 (H.101) târihinde Humus’ta şehîd edildi. Halîfeliğini adâlet ile yürütüp, Hulefâ-i Râşidîn’in (Dört büyük halîfe) yolundan ayrılmadı. Zamanında kurt ile kuzu berâber yaşadı.

Rûhları Bedenlerine Geri Verilir

Vehbi Tülek

Başkaları, Bu Ihsana Layık Değildir

Vehbi Tülek

Mushafa Bakarak Okumanın Faziletimushafa Bakarak Okumanın Fazileti

Vehbi Tülek

Ârifin Işi Mevlâ'sıyladır, O, Başkasıyla Ilgilenmez

Vehbi Tülek

Merhamet Edene, Allahü Teala Merhamet Eder

Vehbi Tülek

Seyyid Muhammed Mîrgânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Yuhçu Baba

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Örümcek Ağı

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Kum Ve Kaya

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek