Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.262.733

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Şah İsmâil’in Zulmünden Osmanlıya Sığınan Zat

İdrîs-i Bitlisi hazretleri Osmanlı âlimlerinden ve devlet adamlarındandır. Akkoyunlu devleti hâkimiyetindeki Bitlis’te doğdu. Bir müddet sonra bu bölgeleri işgal eden Şah İsmâil’in zulmünden kurtulmak için Osmanlı ülkesine gitti. Sultan Bâyezîd Hân, onu Arab ve Acem Kadıaskerliğine tayin etti. Yavuz Sultan Selim Hân’ın hizmetinde de bulunan İdrîs-i Bitlisi, Sultân’ın İran’a karşı tertip ettiği Çaldıran Seferinde ona refakat etti ve Bitlisli olmasının da yardımıyla, doğu vilâyetlerinin Osmanlıya bağlanmasını sağladı. 926 (m. 1520) senesinde vefât etti. Eyyûb Sultan’da İdrîs Köşkü civarında defnedildi. Çeşitli eserler yazmıştır. “Münâzara-i savm-ü-ıyd” adındaki eserinde Ramazan-ı Şerif Bayramının faziletilerini şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yüz Sopa

Kanuni Sultan Süleyman, gençliğinde o zamanın meşhur alim ve hocalarından çok iyi bir eğitim almıştı. Bunun yanında, diğer şehzadeler gibi bir sanat da öğrenmesi gerekiyordu. Bunun için İstanbul'un en meşhur kuyumcusuna gönderildi. Burada bu mesleğin bütün inceliklerini öğreniyordu. Bir ustasının verdiği bir işi yapmadı. Ustası da ona:

"Sana yüz sopa vuracağım" diye yemin etti. Şehzade Süleyman bunu annesine söyleyince Valide Sultan ustayı huzura çağırıp oğlunu affetmesini rica etti ve bunun için de bin altın ihsan etti. Ertesi gün ustası Şehzade Süleyman'a bu bin altını vererek, bunlar ile yüz adet altın tel yapmasını emretti. Teller hazır olunca bunları bir araya getiren usta, bu tellerle Süleyman'a bir defa vurarak yeminini yerine getirdi. Böylece hem Valide Sultanın ihsanına kavuşmuş, hem de yeminini yerine getirmiş oldu.

Vehbi Tülek

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Vehbi Tülek

Kismetinde Olanin Kaşiğina Çikar

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Edebâli hazretleri, kendi parasıyla Bilecik'te bir dergâh yaptırarak, gelen geçenlere, fakir ve muhtaçlara ikrâmda bulundu. Osman Bey de bir çok defâ burada misâfir kaldı. Hattâ bir gece dergâhta yatarken rüyâsında Şeyh Edebâli hazretlerinin göğsünden bir ayın çıkıp kendi göğsüne girdiğini ve göğsünden bir büyük ağaç bitip dallarının âlemi kapladığını, altından birçok nehirlerin çıkıp insanların bu sulardan istifâde ettiğini görmüştü. Sabah olup rüyâyı anlatınca, Edebâli hazretleri, bu güzel rüyâyı şöyle tâbir etti:"Sen, Ertuğrul Gâzi oğlu Osman, babandan sonra bey olacaksın.Kızım Mal Hâtunla evleneceksin. Benden çıkıp sana gelen nûr budur. Sizin asil ve temiz soyunuzdan nice pâdişâhlar gelecek, onlar nice devletleri bir çatı altında toplayacaklar,Allahü teâlâ nice insanın huzûr ve saâdete kavuşmasına, İslâm dini ile şereflenmesine senin soyunu vesile edecektir.''

İsterse Sirtimdan Geçsin

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Vehbi Tülek

Türk Adaleti

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve Halimi Çelebi

Vehbi Tülek

Eğri Fatihi Iii. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Osmanli'da Ahlak

Vehbi Tülek

Rüstem Paşa Ve Şeyh Burhaneddin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yedi Kat Göklerin Ve Yerin Taşıyamadıkları Emanet

Hasen bin İbrâhim Fâriki hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 433 (m. 1041) senesinde Diyâr-ı Bekr civarında bulunan ve bugün Silvan diye bilinen Meyyâfârikin şehrinde doğdu. Buraya nisbetle "Fâriki" denilmiştir. Bağdad'a gidip meşhur âlimlerden fıkıh ilmi okudu. Vâsıt şehrinde talebe yetiştirdi. 528 (m. 1133) senesinde orada vefât etti. Bu mübarek zat, bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Edirne'den Doğan Güneş Cemâleddîn-i Uşşâkî

Vehbi Tülek

Cemâleddin-i Uşşâki, büyük velilerdendir. İsmi Muhammed olup, künyesi Ebû Nizâmeddin'dir. Bu mübarek zat, "Uşşâki Seyyid Muhammed Efendi" diye de bilinir. Doğum târihi belli değildir. Edirne'de doğdu. Halvetiyye yolu büyüklerinden olup, Uşşâkilik tarikatında pir-i sâni sayılır. 1751 (H. 1164) senesinde İstanbul'da vefât etti. Eğrikapı'da bulunan dergâhının avlusuna defnedildi...

Tâat; Kalp Ile, Beden Ile Ve Mal Ile Yapılır

Vehbi Tülek

Haşim Bin Utbe (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Ebu Hâşim İbn-i Utbe, Eshab-ı kiramın büyüklerindendir. Hazret-i Ömer devrinde Sa'd bin Ebi Vakkas, Kadisiye Meydan Muharebesinde Rüstem kumandasındaki 100.000 kişilik İran ordusunu bozguna uğrattıktan sonra (637) Medâyin'e girdi. İran Kisrâsı Yezd-i Cürd yanına alabildiği hazineleriyle Hulvan'a giderken Celûlâ'ya uğradı. Burada askerlerini toplayan Yezd-i Cürd, Mihrân ismindeki kumandanı buraya tâyin edip, kendisi Hulvan'a gitti...
Gelen yardımlarla birlikte 100.000'i geçen İran askeri, Müslümanları bekliyordu. Bu sırada Sa'd bin Ebi Vakkâs (radıyallahu anh) hazretleri, durumu hazret-i Ömer'e (radıyallahu anh) bildirdi. Halifeden gelen mektupta şöyle buyuruyordu:
"Ey Sa'd! Şunu iyi bil ki, Allahü teâlâ vaadini gerçekleştirecektir. Haşim bin Utbe'ye Ensâr ve Muhâcirden iki bin, diğerlerinden on bin asker vererek Celûlâ'ya gönder. Öncü kuvvetlerin başına Ka'kâ'a bin Amr'ı tâyin et. Allahü teâlâ zafer ihsân ederse Ka'kâ'a'yı, Sevâd bölgesi ile dağlık bölge arasında görevlendir..."

Ya Hayır Söyle Veya Sus

Vehbi Tülek

Elyesa AleyhisselÂm

Vehbi Tülek

Ebû Şube Hadramî Hazretleri

Vehbi Tülek

Seni âlemlere Rahmet Olarak Gönderdik!

Vehbi Tülek

Hayrın En Iyisi Şerrin En Fenası!

Vehbi Tülek

Dünyâ Son Durak Ve Geçici Bir Yerdir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kânûni Sultan Süleymân Hân devrinde, bir ara yağmurlar yağmaz olmuş, insanlar kuraklıktan çok muzdarip olmuşlardı. İstanbul halkı, yağmur duâsına çıkılmasına karar verdi. Pâdişâh da çıktı. Okmeydanı'nda büyük bir kalabalık toplandı. Öyle ki bu toplulukta, başta pâdişâh olmak üzere, âlimler, vâliler, idâreciler, vezirler, kuvvetli-zayıf, zengin-fakir herkes vardı. Bilindiği gibi, Osmanlı sultanları yapacakları bütün mühim işlerde, mutlaka şeyhülislâma danışırlar, onun fetvâsına uygun hareket ederlerdi. Bunun için Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendiden, yağmur duâsını kimin yapmasının münâsib olacağı suâl edildi. O da; "Duâyı, pâdişâh veya onun münâsib gördüğü bir zât eder." buyurdu. Bunun üzerine pâdişâh; "Ya'kûb Germiyâni duâ eylesin." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Değişen Sizin Kalbiniz

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Karşılık Beklemiyorum

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Değişen Sizin Kalbiniz

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek