Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.283.805

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fakir Babası: İmâm-ı Ali Rızâ

İmâm-ı Ali Rızâ hazretleri, 'Oniki İmâm'ın sekizincisidir. 770 (H.153)de Medîne'de doğdu. 818 (H.203)’de Tûs (Meşhed)de vefât etti. Halîfe Me'mûn, İmâm-ı Ali Rızâ hazretlerini çok sever, sık sık onunla görüşürdü. Saraya gelişinde saray görevlileri onu karşılar, hürmet gösterirlerdi. Fakat bu hürmetleri mecbûriyetten idi. Çünkü İmâm hazretlerini sevmiyorlardı. Bir araya gelerek, hazret-i İmâm'ın geldiğinde sarayın perdesini kaldırmamaya ve onu karşılamamaya karar verdiler. Fakat hazret-i İmâm oraya her gelişinde ellerinde olmadan kalkıp, karşılayıp perdeyi de kaldırıyorlardı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Derya Üzre Cami

Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa, bir gün zamanın padişahı III. Murad Han'ın huzuruna çıkarak, kendi adına bir cami yaptırmak için müsaade lerini istedi. Fakat şair ruhlu ve aynı zamanda nüktedan olan padişah:

"Sen ki deryaların serdarısın. Muktedir isen camiini derya üzre inşa et! Sana karada bir karış yer yoktur" diye ferman buyurdu.

Kılıç Ali Paşa bu fermanı gayet soğukkanlı karşıladı ve:

"Hünkarımız doğru derler. Bizim evimiz de, mekanımız da deryalar dır. O halde mabedimizin de derya üzre inşası münasibdir" deyip müsaade isteyerek huzurdan çıktı. Fakat deniz üzerine cami nasıl yapıla caktı? Hemen o devrin en büyük mimarı Koca Sinan'ın yanına vardı ve durumu ona anlatarak, bu eseri de kendisinin inşa etmesini istedi ve bunun için de, Tophane açıklarında bu inşaatın yapılabileceğini söyledi.

Mimar Sinan'ın, inşaat yerini görüp beğenmesiyle hemen harekete geçildi. Kılıç Ali Paşa, kadırgalarla Anadolu sahillerinden iri kayaları taşıtarak Tophane açıklarında denizi doldurtmaya başladı. Böylece birkaç gün içinde burada küçük bir ada meydana geldi. Burada sahile kadar da ahşap bir köprü inşa edildi. Sonra da Mimar Sinan inşaata başladı. Eserini tamamlayınca o yüce mimar:

"Deryalar kudursa ve azgın dalgalar kubbenin tepesinden aşsa, yine bu mabed kıyamete kadar kalacaktır" dedi.

Sonraki asırlarda, sahil ile caminin bulunduğu ada arası doldurula rak cami denizden içeride kalmıştır.

Vehbi Tülek

Ebdal Murad’in Kilici

Vehbi Tülek

Etin Okkasi Sekiz Akçe

Vehbi Tülek

Terzi Sûfî Baba

Vehbi Tülek

Gargarofça kasabasından Koca Şâban adlı bir sipâhi, Terzi Sûfi nâmında sâlih bir kimse ile berâber Zigetvar seferine katıldı. Sirem sancakbeyi, Bâli Beyin yanında karakol hizmetinde idiler. Çevreyi kontrol ettikten sonra, sahrada uyuya kaldılar. Bir müddet sonra uyanan Terzi Sûfi, Şâban Beyi uyandırıp; "Gel Şâban Bey, hücûma katılalım. İnşâallah hisar fetholunur." dedi. O da latife edip; "Düşte görmüşsen hayrola." dedi. Terzi Sûfi de; "İnşâallah olur. Ak abalı dervişler gelip, hisarı ateşe verip içeri girerler, hayır alâmetidir." dedi. Abdest alıp yola koyuldular. Kaleye yaklaştıklarında, sevinç çığlıkları atan askerler; "Muslihuddin Efendi geldi. Kalenin fethini haber verdi." diyorlardı. Onlar yürüyüşe devâm ettiler. İşte bu sırada, hisarın alevler içinde yandığını gördüler. Hep berâber hücûm edip, fetihten ümitsiz iken, o gün kaleyi ele geçirdiler.

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi’nin Duasi

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli Hazretlerinin Nasihati

Vehbi Tülek

25 - Senin Nasibin Diyar-i Rum'dadir

Vehbi Tülek

Yedi-sekiz Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Kirim Savaşi

Vehbi Tülek

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bir Leşe Üşüşen Köpekler Gibi

Abdüssamed Dımeşki hazretleri Şafii mezhebindeki âlimlerin büyüklerindendir. 614 (m. 1218) senesinde Şam'da doğdu. Sonra Mekke'ye gidip, "Hicaz Şeyhi" diye meşhur oldu. 686 (m. 1287) senesinde Medine-i münevverede vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Beyaz Elbisedeki Beyaz Yama Gibi!

Vehbi Tülek

Hüsâmeddin Mankpûri hazretleri Hindistan'da Mankpûr şehrinde yaşamış olan evliyadandır. Hicri dokuzuncu asrın ortalarında vefât etti. Şeyh Hüsâmeddin, zamanında bulunan âlim ve velilerin önde gelenlerinden idi. Zâhiri ve bâtıni ilimleri kendisinde toplamış idi. Çok talebe yetiştirdi. Çok ibâdet ve tâat yapardı.

Hocanın Ölüm ânında Ne Işe Yaradığını Görelim!

Vehbi Tülek

Onların Bilmediği Hatalarımı Affeyle!

Vehbi Tülek

Molla Abdülvâcid Efendi Osmanlı tefsir, hadis ve fıkıh âlimidir. Horasan'da Meşhed şehrinde doğdu. 838 (m. 1434)'de Kütahya'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Resûlullahın Kabrini Ziyâret Ederken

Vehbi Tülek

Lütfullah Nesefî

Vehbi Tülek

Tebliğ Ederken Bütün Sıkıntılara Katlandı

Vehbi Tülek

Dünyâ Fitnesinden Sana Sığınırım Allahım

Vehbi Tülek

Şemseddîn Ahmed Sivâsî

Vehbi Tülek

Bekr Fersânî Hazretleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Bülbülün Zikri

Gül Yaprağı

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Hizir Ve Gelin

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek