İnsanın Kemâli, Fâni Olduğunu Anlamasıdır
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.652.451
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Fâtih Sultan Mehmed Hanın vezirlerinden Mahmûd Paşaya yakınlığı ile tanınan Molla Vildân anlatır: Birgün Mahmûd Paşa, söz arasında beni çok sevdiğinden bahsetti. Ben de, onun Molla Abdülkerim Efendiye olan ilgisinden bahisle; "Siz, benden çok Abdülkerim Efendiyi seversiniz." dedim. Mahmûd Paşa da; "Evet, doğru söyledin." dedi.
Şehzâde Murâd tahta çıkmak üzere Manisa'dan İstanbul'a gelirken, Sâdeddin Efendi de berâberinde idi. O zaman Sultan Murâd'ın özengi ağası olan Tiryâki Gâzi Hasan Paşanın naklettiğine göre, şehzâde yolculuk sırasında yanında göremediği Hoca Efendiyi sordu. Yanındakiler onun bindiği atın ham olması dolayısıyla biraz geride kaldığını söylediler. Bunun üzerine Sultan Murâd derhal kendi yedek atlarından birini altın işlemeli eğer ve süslü takımlarla donatarak ona gönderdi ve yetişinceye kadar bekledi." Sâdeddin Efendiye bundan sonra Hâce-i sultâni (sultan hocası) ve Reis-ül-ulemâ ünvânları verildi. Devletin iç ve dış siyâsetine yardımcı oldu.
Muhammed Cân hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İlim tahsilini tamamladıktan sonra, büyük İslâm âlimi Abdullah-ı Dehlevi'nin hizmetlerinde bulunarak, yüksek derecelere kavuştu. Gündüzleri hocasının hizmetinde bulunur, geceleri de şehir dışına çıkıp, Şeyh Kutbüddin Bahtiyâr-ı Kâki hazretlerinin türbesine giderek orada sabaha kadar ibâdet ile meşgûl olurdu.
Halef bin Hûşeb hazretleri Kûfe'de yetişen Tebe-i tabiinin âlimlerindendir. 140 (m. 757)'de vefât etti. Tabiinin büyüklerinden hadis-i şerif rivâyet etmiştir. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Gözükızıl Veli (Mehmed Baba), on dokuzuncu asırda Gaziantep'te yaşamış Allah adamlarındandır. Onunla ilgili şöyle bir menkıbe anlatırlar:
Hacca gitmek için yanıp tutuşan bir kimse vardı. Bu zat, bir gün arkadaşları ile konuşurken hacca gideceğini söyledi. Arkadaşı ise gidemeyeceğini ileri sürdü. Bunun üzerine ağzından birden; "Gitmezsem karım benden boş olsun" sözü çıkıverdi. Ancak, hac zamânı bâzı sebeplerden dolayı o zât yola çıkamadı...
Bâyezid-i Bistâmi yağmurlu bir havada Cumâ namazına gitmek için evinden çıktı. Sağnak hâlde yağan yağmur, yolu çamur hâline getirmişti. Yağmur bitinceye kadar bir evin ihâta duvarına dayandı. Çamurlu ayakkabılarını duvarın taşlarına sürerek temizledi. Yağmur yavaşlayınca câmiye doğru yürüdü. Bu sırada aklına bir mecûsinin duvarını kirlettiği geldi ve üzülerek;