Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.690.037

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ümmetimde, Her Yüz Senede Iyiler Bulunur

Huccetül-İslam Hattâbî hazretleri hadîs âlimidir. Hadîs ilminde huccet (üçyüzbin hadîs-i şerîf bilen) idi. Miladi 931 senesinde Afganistan’da Büst şehrinde doğdu. Mekke, Basra, Bağdâd ve daha başka İslâm şehirlerinde ilim tahsil etti. Çeşitli ilimler hakkında eserler telîf etmiş ve meşhûr hadîs, kitaplarından İmâm-ı Buhârî’nin Sahih’ine, Ebî Davud’un Sünen’ine şerh yazmıştır. 998 yılında Büst’te vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Iv. Mehmed Ve Cahidi Efendi

Bir gün Ahmed Câhidi Efendi, Çanakkale'ye geçmek için Kilidü'l-Bahr iskelesine geldi. Parası olmadığı için zamânın kayıkçıları kendisini kayığa almadılar. Üzgün bir hâlde dönüp evine geldi. Kendisini gören hanımı Kerime Hâtun niçin gitmediğini sordu. Câhidi hazretlerinin kayığa alınmadığını söylemesi üzerine de; "Al şu seccadeyi de bin üzerine, Çanakkale'ye geç-gel." dedi. Bu şekilde Çanakkale'ye geçen Câhidi Efendiyi gören kayıkçılar şaşırıp kaldılar. Böylece onun büyük bir veli olduğunu anladılar.Talebelerinden birisinin sohbet esnâsında kalbin ne şekilde terbiye edileceğine dâir sorduğu suâle Ahmed Câhidi hazretleri şu cevâbı verdi:

Vehbi Tülek

Kendiliğinden Buralara Gelmez

Vehbi Tülek

Bir Şehîdin Son Sözleri

Vehbi Tülek

Gemiler Karadan Yürüdü

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han, İstanbul kuşatmasının uzamasına üzülüyor, zayıf olan Haliç tarafındaki surların yıkılabilmesi için, gemilerin haliçe geçmesini istiyordu. Bizans'ın, Haliç tarafından da tazyiki için limana girişe mani olan zincirin kırılması denenmisşe de başarı sağlanamamıştı. Bunun üzerine ince donanmanın Haliç'e karadan geçirilmesi genç hükümdar tarafından düşünülmüştü. Bizans Rumları arasında da "Gemilerin karadan yüzdürüldüğü görülünceye kadar İstanbul'un zaptının kimseye müyesser olmayacağı" hususunda bir inanç ve anlayış bulunduğundan, kuşatılanların bütün ümitlerini kırmak için bu işe teşebbüs edilmiştir. O sırada, Galata, Cenevizlilerin elinde bulunup ayrı bir kalesi vardı. Bura sakinleri, Türklerle dost olmakla beraber geceleri de Bizanslı lara yardım etmekteydiler. Haliç'e denizden girmenin imkansızlığı yüzünden 50-70 kadem uzunluğundaki 15-22 sıra kürekli 70 kadar gemi, 22 Nisan gecesi sabaha kadar Haliç'e geçirildi. Solakzâde bunu "Himmet-i merdân ile Beşiktaş dedikleri yerden Kasım Paşa deresine doğru, dağ parçası gibi gemilerin altına rugan (yağ) ile terbiye olunmus kütükler döşeyip, bir rivayette yelkenler açarak yürüttüler ve gemileri birbirine bağlayarak üzerine metrisler koydular" cümleleri ile anlatır. Bu sevkiyat yapılırken Beyoğlu tepelerine yerleştirilen bataryalar la Haliç'teki Bizans donanması taciz edilip hareketsiz bırakıldığı gibi surların etrafında da bombardımana devam edilip, esas faaliyet, iyi bir şekilde gizlenmiş ti. Sabahleyin 70 parça kadar geminin, Haliç'te yelken açtığını gören Bizanslılar, hayret ve dehşetle bu manzarayı seyre baslamışlardı. Bu şekilde, karadan gemi yürüterek denize indirme tekniği büyük bir başarı idi.

Oruç Reis

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud HÂn’in Asilerin Elinden Kurtulmasi

Vehbi Tülek

Topal Koyun

Vehbi Tülek

Değil Bir Yabanci İçin...

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’u Kurtaran Zat

Vehbi Tülek

İzzet Paşa Ve Ömer RizÂî Efendi

Vehbi Tülek

Çomar Bölükbaşi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İsraf Eden âlime Verilen Ders

Hâtim-i Esam hazretleri evliyanın büyüklerindendir. Şakik-i Belhi'nin talebesi, Ahmed-i Hadraveyh'in hocasıdır. Afganistan'da Belh'te doğdu. 852 (H.237) senesinde orada vefât etti. Kendisine "Esam" (sağır) denilmesinin sebebi şudur: "Birisi onunla konuşurken kazayla yellendi. Hâtim-i Esam o şahıs utanmasın diye; "Yüksek sesle konuş, ancak yüksek sesle konuşulanları duyabiliyorum" dedi ve bu hâlini o kişinin ölümüne kadar kırk yıl sürdürdü. Bu yüzden ona "Esam" denilmiştir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahmed Nûreddîn Sâbûnî

Vehbi Tülek

Ahmed Nûreddin Sâbûni hazretleri, Buhârâ'nın Hanefi mezhebi fıkıh ve kelâm âlimlerindendir. 580 (m. 1184)'de vefâtı etti. "El-Bidâye" kitabı, Ehl-i sünnet i'tikâdını, İmâm-ı Muhammed Mâtüridi hazretlerinin bildirdiği gibi izah etmektedir. Allahü teâlânın sıfatlarını anlatırken buyuruyor ki:

Ali Havvâs'ın Huysuz Hanımı

Vehbi Tülek

Abdülvâhid Bin Ebi’l-kâsım

Vehbi Tülek

Abdülvâhid bin ebi'l-Kâsım Kureyşi hazretleri, hadis, kırâat ve Şafii fıkıh âlimi olup, büyük âlim Ebü'l-Kâsım Kuşeyri hazretlerinin oğludur. 418 (m. 1027) yılında doğdu. 494 (m. 1101) yılında İran'da Nişâbûr'da vefât etti. Naklettiği Hadis-i şeriflerden bazıları:

Sünnet-i Müekkede Ve Sünnet-i Hüdâ

Vehbi Tülek

Begaviyyü’l-kebir

Vehbi Tülek

Hanbeli Fıkıh âlimi Ebu Abdullah El-takî

Vehbi Tülek

Karslızâde Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

İlmin Dereceleri Çoktur Ancak Sonu Yoktur

Vehbi Tülek

Kâfirler Cennete Hiç Giremeyecek

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sonunda Orta Yolu Buldular

Sonunda Orta Yolu Buldular

Şam'ın fethinde, Müslümanların, tarihin şeref levhasına geçmesine sebep bir olay olmuştu. İslâmiyeti kendilerine ezeli düşman gören Batı için, ibretlik vesikalardan biri olan bu olay, şöyle meydana geldi:

Şam'ın fethinde, Hâlid bin Velid hazretleri, şehrin bir tarafından girdi. Kendisine karşı koyulduğu için, kılıç kullanarak şehirde ilerliyordu. Hedefi, o zaman için şehrin en büyük kilisesi olan şimdiki Câmi-i Emevi idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

"encümen-i Bîzebân"

Abdullah Bin MübÂrek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

B0r Çuval Toprak

Ayyaşin Sonu

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek