Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.144.031

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâ, Mihnet Ve Sıkıntı Üzerine Kurulmuştur

Yekdest Ahmed Efendi, Muhammed Ma'sûm hazretlerinin yetiştirdiği yedi bin mürşid-i kâmilden biridir. Irak’ta Cüryân'da doğdu. 1707'de Mekke'de vefât etti. Ticâret için Cüryân'dan Hindistan'a gidiyordu. Yolda çoluk-çocuğunun tâûn hastalığından vefât ettiklerini haber aldı. Bu acı haberin etkisinde iken kervan eşkıyâ baskınına uğradı. Şakîler kervandakilerin bütün mallarını aldılar. Onun da mallarını aldıktan sonra sol elini bileğinden kestiler. Kendisine bu sebeple "Yekdest", tek elli denildi... Bütün bu sıkıntılara rağmen Rabbini zikrediyor ve sabrediyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Babiali Baskini

İttihat ve Terakki komitesi İkinci Meşrutiyetin ilanından ve 31 Mart Vak'asından sonra orduya dayanarak hükumeti ele geçirmişlerdi. Yalnız kısa bir zaman sonra asker ocağını siyasetle uğraştırmanın cezasını çekerek "Halaskar Zabitan Grubu"nun tazyikiyle yıkıldılar. Fakat tekrar orduyu elde etmek suretiyle yeniden iş başına gelmek için gizli bir faaliyete giriştiler.Nitekim Balkan Savaşının şiddetle cereyan ettiği ve düşman ordularının İstanbul kapılarına dayandığı sırada, İttihatçılar, Kamil Paşa Hükumetini devirmek ve çeşitli entrikalarla hükumeti elde etmek için çalışıyorlardı.

Vehbi Tülek

Üç Ahbab Çavuşlar

Vehbi Tülek

Burasi Hakikat Sultanlarinin Payitahtidir

Vehbi Tülek

Yakişani Yapmak

Vehbi Tülek

Sultan IV. Murad Han zamanında, adamın birisinin eşeği yolda çamura batmış. Oldukça sulak olan araziden eşeğini bir türlü çıkaramayan gariban köylü, öfkeyle hem eşeğe hem Padişaha sövmeye başlamış. Tam o sırada tesadüfen ordan geçmekte olan Padişah, köylünün söylediklerini duymuş. Maiyetindekiler hemen, Padişaha küfreden kişinin kellesinin vurulması gerektiğini söyleseler de Padişah onlara kulak asmamış, içinden; "Ne ister ki benden? Ben mi batırdım eşeğini çamura? Hele bir soralım" demiş.Köylüyü getirmişler padişahın huzuruna, demişler: "Anlat bakalım, nedir bu celalli halin? Ne diye küfredersin kudretli Hükümdara?".

LÂ İlÂhe İllallah

Vehbi Tülek

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Herkes Yediğini Gönderir

Vehbi Tülek

HilÂfeti HÂiz Olan Türkler

Vehbi Tülek

Abdülhamid HÂn’in Engin Merhameti

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

94 - Sultan Iii. Murad Ve Polonya Kralliği

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kalplerinde Allah Sevgisi Olanlar

Hazrec bin Ali, Cüneyd-i Bağdadi hazretlerinin talebelerindendir. İran'da Hemedân yakınlarında dergâhının bulunduğu beldede vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Sebzmûnî

Vehbi Tülek

Abdullah Sebzmûni hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 258 (m. 872) yılında Buhâra yakınlarında Sebzmûn köyünde doğdu. 340 (m. 952) yılında vefât etti. Derslerinde İmâm-ı A'zam hazretlerinin üstün vasıflarını
anlatırdı. Bu meyanda buyurdu ki:

Bir Bid’at Ortaya Çıkaran Kimseyle Harp Ederim!

Vehbi Tülek

Müşriklerin Kalpleri, Itikadları Pistir!

Vehbi Tülek

Muhammed Askalâni hazretleri hadîs ve fıkıh âlimidir. 763 (m. 1362) senesinde Filistin’de Askalân’ın Berme köyünde doğdu. Zamanındaki birçok âlimler ile görüşüp kendilerinden ilim öğrendi. Sonra Şam, daha sonra Kâhire’ye gitti. Oradaki âlimlerden ilim tahsil edip icâzet aldı. Nihayet Kudüs’e gidip Selâhiyye Medresesi’nde ders vermeye başladı. 831 (m. 1428) senesinde Kudüs’de vefât etti. Birçok eser yazdı. Yazdığı eserlerden En-Nebzet-ül-elifiyye fil-usûl-il-fıkhıyye’de buyuruyor ki:

Büyük Mücâhid Tac'ül-mülk Böri

Vehbi Tülek

Nefsinizi Hayırlı Şeylerle Meşgûl Ediniz!

Vehbi Tülek

Seyyid Abdülkâdir Cezîrî

Vehbi Tülek

Gariplerin Sığınağı Ebû Bekr Ayderûs

Vehbi Tülek

İbrâhim Bin Mûsâ Ebnâsî

Vehbi Tülek

Müftî Zehâvî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Onun Görmediği Yer

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek