Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.546.599

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir

Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yedi-sekiz Hasan Paşa

20 Mayıs 1878 günü saat 11.00'de Çırağan Sarayında müthiş bir gürültü koptu. Rıhtıma yanaşan koca mavnadan birkaç yüz silahlı adam fırlamış, muhafızları safdışı edip zemin kata doluşmuştu. Aynı anda kara tarafındaki yıkık istinat duvarını aşan bir o kadar adam daha atlamıştı içeriye. Bunlar Rumeli göçmenleriydi. Başlarında da eli tabancalı, seyrek siyah sakallı, kırk yaşlarında bir gazeteci bulunuyordu: Ali Suavi...

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Nedendir Bu?

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Vefati Ve Celalzade

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Hanın son seferinde müteferrika olması dolayısıyle, onun maiyyetinde bulundu. Zigetvâr muhâsarası esnâsında Nişancı Eğri Abdizâde Mehmed Bey vefât ettiğinden, Celâlzâde ikinci defâ Nişancı tâyin edildi. Kendisi, ihtiyarlığını ileri sürerek kabûl etmek istemedi ise de, kesin emir üzerine kabûle mecbur kaldı. Nişancılığa tâyini esnâsında Sultan Süleymân Han vefât etmişti (1566). Fakat vefât haberi pek gizli tutulduğun dan hâriçten duyulmamıştı. Celâlzâde, pâdişâhın ölümünden haberdâr olmadığı için, nişancılık hil'atı giymek için otağ-ı hümâyûna girdiği vakit, hayatta zannettiği kadirşinâs pâdişâhının öldüğünü anlayınca, kendisini tutamayarak ağlamaya başladı. Fakat Vezir-i âzam Sokullu Mehmed Paşanın ikâzı üzerine kendisini toplayan Mustafa Çelebi memuriyet hil'atını giydikten sonra pâdişâhın vefâtını kimseye sezdirmemek için içi kan ağlar olduğu halde memnun bir şekilde sevinerek otağ-ı hümâyûndan dışarı çıktı. Onun bu hâlini görenler, pâdişâhın sıhhatte olduğu zannı ile şüphelerini giderdiler.

Küçük Zabit

Vehbi Tülek

Kibris’in Fethi

Vehbi Tülek

Artik Göç Vakti Geldi

Vehbi Tülek

Bu Aslan İstirahat Etsin

Vehbi Tülek

Zigetvar Kalesi Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Canli Kuzu

Vehbi Tülek

Bu Fakir Cellad Olmak İçin Gelmedik

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dostlarla Iyi Geçinmek En Faziletli Ameldir

Gümüş Ayak Mehmed Dede, Mevlevî şeyhlerinin âlimlerindendir. Bursa’da doğdu ve burada yaşadı. Niyâzî-i Mısrî hazretleri Bursa’ya gelince onun sohbetlerine devam etti. Bursa Mevlevihanesinin şeyhi iken 1115 (m. 1703)’de vefat etti. “Camiu'l-Kelim” isimli bir eseri vardır. Bu kitabında şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kâfirler Için Çılgın Bir Ateş Hazırladık

Vehbi Tülek

Abdurrahmân İbnü'l-Kâsım hazretleri İmam-ı Mâlik'in önde gelen talebelerindendir. 128 (m. 746)'da Filistin'in Remle şeh­rinde doğdu. Aile­si Remle'den Kahire'ye göç etti. Burada ilim tahsil ettikten sonra Medine'ye giderek İmam-ı Mâlik hazretlerine talebe oldu ve onun vefatına kadar yirmi yıl dersleri­ne devam etti. İbnü'l-Kâsım 191 (m. 806)'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

İmamzâde Buhârî

Vehbi Tülek

Ebû Bekir (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Müslümânların birinci halifesi olan Hazret-i Ebû Bekir, Aşere-i mübeşşerenin (Cennetle müjdelenen on kişiden) birincisidir. Peygamberlerden sonra, bütün insanların en üstünüdür. Bütün gazâlarda bulundu. Âyet-i kerimeler ile medh olundu. Kur'ân-ı kerimi kitâb hâlinde ilk toplayan budur. 13 [m. 634] senesinin Cemâzil-âhir yirmisekizinci salı gecesi, altmışüç yaşında vefât etti. Resûlullahın yanındadır.

Kefevî Hüseyin Efendi

Vehbi Tülek

Dülgerzâde Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

İnsanı Dalâletten âlimler Kurtarır

Vehbi Tülek

Rûşen Efendi

Vehbi Tülek

Şartlarına Uygun Namaz Kılanlar Kurtuluşa Erer!

Vehbi Tülek

Resulullah Aşkıyla Medîne Yollarına Düşen Zat

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Kânûni Sultan Süleymân Hânın kadıaskerlerinden Mirim Kösesi diye meşhûr olan Muhammed Efendinin hizmet ve sohbetlerinde bulunup, ilmi yüksek derecelere kavuştu. Bu sırada dünyâdan ve dünyâ makamlarından yüz çevirip, tasavvuf ehlinden Sofyalı Bâli Efendinin dergâhına gidip, ona talebe oldu. Hizmetinde ve sohbetinde uzun müddet kalıp, feyz aldı. Tasavvufta yükselip, insanları Allahü teâlânın yüce dinine dâvet etmek ve Resûlullah efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem güzel ahlâkını öğretmekle meşgûl oldu. Allahü teâlâya muhabbetinden dolayı, dünyâya hiç önem vermez oldu. Onun bu durumunu anlayamayan bâzıları pâdişâha şikâyet ettiler. Pâdişâh meselenin tahkik edilmesini emretti. Tahkikat için İstanbul'a geldi. Tahkikat sonunda berâat etti ve hakkındaki ithamlardan kurtuldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Sakin Kalyona Binme

Firkateyne Bininiz

Sonunda Orta Yolu Buldular

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Kadin Akli

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek