Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.156.943

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İslâm Dîni, Hep Faydalı Şeyleri Emretmektedir

Ebü'l-Abbâs Şâvirî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir Yemen’de doğdu. 1390 (H.793) senesinde orada vefat eti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yeşil Sarikli Gazi

Gavs-ül-Memdûh'un akrabâlarından Ali Efendi birkaç arkadaşıyla hacca gitmişti. Dönüşte Lazkiye civârına geldiklerinde yiyecekleri bitti. Lazkiye'ye giderek orayı idâre eden Osmanlı paşasına durumu anlattılar ve yardım talebinde bulundular. Onların Tillolu olduğunu öğrenince, Gavs-ül-Memdûh hazretlerini sordu. Yeğeni olduğunu söyledi. Paşa buna çok sevindi ve hocalarının evsâfını sordu. O da tek tek anlattı. Anlattıkça paşa tasdik ediyordu. Buna oldukça şaşırdı. Acabâ paşa, hocamı nereden tanıyordu? Dayanamayıp sordu. Paşa da cevap olarak şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

96 - Tiryaki Hasan Paşa Ve Kanije Müdafaasi

Vehbi Tülek

Böylesini Hiçbir İngiliz Yapamaz

Vehbi Tülek

Kayiğa Karşi Araba

Vehbi Tülek

Ahmed Vefik Paşa, Sultan Abdülaziz Han devrinde Osmanlı Devletinin Paris büyükelçisi dir. Fransa İmparatoru III. Napoléon'un saltanat arabasının eşini yaptırır ve Paris'de onunla dolaşır. Fakat ortalık alt üst olur. Arabayı görenler, "İmparator geliyor" diye elleri ayaklarına dolanır. Durumu kendisine anlatmağa cesaret edemezler, fakat İmparatora bildirirler. Saray dan, kendisine, nezaket icabı olarak bu arabayı kullanmaması rica edilir. Paşa cevabında:-Derhal!... Kullanmaktan hemen vazgeçerim. Ama bir şartım var. İstanbul'daki Fransız büyükelçisi, Boğaziçi'nde gezinti yapmak için Padişahımızın kayığının eşini yaptırmış, onunla caka satarmış. Sefirleri o kayığı kullanmaktan vazgeçsin, ben de bu arabaya binmeyeyim."Bunun üzerine İstanbul'daki Fransız sefiri bu nezaketsiz hareketinden hemen vazgeçer, Paşa da arabayı sefaretin ahırına çektirir.

Bayezîd Han Ve “yiğitbaşı”...

Vehbi Tülek

İki Milyon Sterline Banko

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Kefeni Kanlar İçindeydi

Vehbi Tülek

Hergün Bin Akçe Dağitirdi

Vehbi Tülek

Silada

Vehbi Tülek

Mahpeyker Valide Sultan

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Büyük Mutasavvıf Câfer Huzâ

Câfer Huzâ, onuncu yüzyılda yaşamış evliyâdandır. İsmi Câfer, künyesi Ebû Muhammed'dir. Doğum târihi ve yeri bilinmemektedir. 952 (H.341) senesinde Şirâz'da vefât etti...
İran-Irak taraflarında yaşamış olan Câfer Huzâ hazretleri, zamânının usûlüne göre birçok âlimden ders aldı. Cüneyd-i Bağdâdi hazretlerinin ve onun asrında yaşamış velilerin sohbetlerinde bulundu. Tasavvuf yolunda ilerledi. Zamânında yaşayan âlim ve veliler onun ilim ve mârifetteki üstünlüğünü kabûl ettiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dört Mezhebe Göre Süt Kardeşliği

Vehbi Tülek

Sâlih bin Şemseddîn Timurtâşî hazretleri Hanefî fıkıh âlimi olup Şemseddîn Muhammed Timurtâşî hazretlerinin oğludur. 980 (m. 1572)’de Gazze’de doğdu. Önce babasından ders almaya başladı, ilim tahsiline Kahire’de devam etti. 1055 (m. 1645)’de vefat etti. “el-İnâye fî şerhi’n-Nikâye” isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Ebu Hâtim Hanzâlî

Vehbi Tülek

İltifat Bekleyen Cömert Değildir

Vehbi Tülek

Ebü'l-Muzaffer İsferâini hazretleri tefsir, kelâm ve Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. Horasan'da İsferâin şehrinde doğdu. 471 (m. 1078)'de Tûs'ta vefât etti. Çok güzel şiirler de yazan İsferâini, bir şiirinin tercümesinde kendi nefsine şöyle demektedir:

Gariplerin Sığınağı Şeyh Abdüsselâm

Vehbi Tülek

İtimat Edilecek Kimse Bulmak Zorlaşacak

Vehbi Tülek

Hasan Zarîfî Efendi

Vehbi Tülek

Îman Ve Ibâdet Etmek Müşriklere Güç Gelir

Vehbi Tülek

“yemek Âdâbı” Hakkında

Vehbi Tülek

Mâlikî Fıkıh âlimi Ebû Midyen Mağribî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Başka Du Bilmez Misin?

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek