Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.013.327

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yavrularımız Dinlerini Tam Öğrenemiyorlar

Hilmi Efendi son devir Osmanlı din âlimlerinden ve Nakşibendiyye yolu Hâlidiyye kolu mensuplarındandır. Ankara'da doğdu. 1916 (H.1335) senesinde İzmit'te vefât etti. Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî hazretlerinin talebeleri arasına girdi. Hocasından Hâlidiyye kolundan icâzet aldı. Sonra İzmit'te Fevziye, Taşıçılarbaşı ve Yeni Cumâ câmilerinde imâm ve hatiplik yaptı. Vaazlarında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz Ve Şeyh Mehmed Efendi

Bir gün Yavuz Sultan Selim'e bâzı kimseler gelerek Amasya'da Gümüşlüoğlu Şeyh Mehmed'in, Sultan Korkut sağdır diye propaganda yaptığını ve başına adamlar topladığı nı bildirdiler. Bunun üzerine Pâdişâh şeyhi getirtip İstanbul'da hapsettirdi. Şeyh Mehmed Efendi doğru sözlü, ihlâslı ve muhterem bir zâttı. Bunu bilen Veziriâzam Piri Paşa derhal Pâdişâhın yanına gelerek Şeyh Mehmed hakkındaki sözlerin asılsız olduğunu ve bunu tahkik için mûtemed birisinin memur edilmesini arzetti. Bunun üzerine Sultan Selim Han da; "Ehl-i vukûftan birisini bana gönder." diye tenbihledi.

Vehbi Tülek

47 - Özi Kahramanlari

Vehbi Tülek

Mesih Paşa Vezir Olur Mu?

Vehbi Tülek

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti içerisinde yeniçeri isyân ve zorbalıklarının önü alınamaz bir hâle gelmişti. Tâlim ve eğitim kabûl etmiyorlar, savaşa çıkmayı da reddediyorlardı. Kendilerine harp fenlerinin öğretilmesini isteyen din ve devlet adamlarına karşı harekete geçtiler. Bunun üzerine İkinci Mahmûd Han vezirleri ve ulemâ sınıfını toplantıya çağırdı. Abdurrahmân-ı Harpûti hazretleri de bunlar arasında idi. Yeniçerilerin artan zorbalıklarından bahisle ne yapılması gerektiği soruldu. Mesele son derece nâzikti. Yeniçeriler tekrar isyân ederek devlet ileri gelenlerinin kellelerini istemeye başlamışlardı. Tamâmen bid'at yuvaları hâline gelen bektâşi tekkeleri de kendilerini tahrik ediyordu. Sonuçta ulemâ birlik içerisinde bunların öldürülmeleri câizdir diye fetvâ verdi. Savaşın başlangıcı olmak üzere sancak-ı şerifin çıkarılması kararlaştırıldı. Fakat sancağı şerifin açılması çok önemli bir olaydı. Bu işin dönüşü yoktu. Yeniçeriler ile yapılacak mücâdelenin sonu ise kestirilemiyordu. Bu sebepten karar alınmasına rağmen herkeste bir tereddüd vardı. İşte bu devlet adamlarının çekingen ve kararsız hâlleri sırasında Abdurrahmân Harpûti hazretleri söz aldı."Bu din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın istediği şeyse yeniçerileri vururuz, yok ederiz. Değilse biz de bu din ile berâber batıp gideriz, daha ne ihtimâl kaldı?" diyerek kalplerdeki şüpheleri giderdi. Herkes tek bilek tek yürek oldu. Nitekim bu inanç ve imânla harekete geçerek yeniçeri ocağını ortadan kaldırdılar ve bozulmuş bektaşi yuvalarını kapattılar

Büyük Fen Dahisi: Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Bendenizde İki Fuad Vardir

Vehbi Tülek

Turhanzade Ömer Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Bizim Maksadimiz

Vehbi Tülek

Hazin Göç

Vehbi Tülek

Sadrazami Tersleyen Adam

Vehbi Tülek

Müdür Bey’e Habersiz İftara Gidelim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İmâm-ı Abdullah Nesefî

Abdullah Nesefi hazretleri on üçüncü ve on dördüncü yüzyıllarda yetişmiş büyük fıkıh ve tefsir âlimidir. Doğum yeri ve târihi kesin olarak bilinmemektedir. 1310 (H.710) senesinde Bağdat'ta vefat etti. Zamanının büyük âlimlerinden Kerderi, Hâherzâde gibi zatlardan akli ve nakli ilimleri öğrendi. İmâm-ı Abdullah Nesefi hazretleri "Umdet-ül-i'tikâd" kitabında şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

yol Göstermek Sadakadır

Vehbi Tülek

Abdullah bin Ebû Huzeyl el-Anezi, Tâbiin devri âlim ve evliyâsındandır. Doğum ve vefât yeri ve târihi bilinmemektedir. Hadis-i şerif rivâyeti ilminde üstün bir derecede idi. Abdullah bin Huzeyl, vaktin büyük nimet olduğunu bilir ve zamanın boşa geçirilmesini istemezdi. Derslerinde, talebelerine naklettiği bazı hadis-i şerifler:

Âlemin Dışı Güzel Içi Ibrettir

Vehbi Tülek

Duânın Kabûl Olmasının Şartları Ve Edepleri.

Vehbi Tülek

Huccetullah Muhammed Nakşibend, İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin torunu ve Muhammed Ma'sûm Fârûki hazretlerinin ikinci oğludur. 1624 (H.1034) senesinde dedesi İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin vefât ettiği yıl doğdu. O doğacağına yakın babası Muhammed Ma'sûm'a, İmâm-ı Rabbâni hazretleri; "Bu yakınlarda doğacak oğlun, yüksek mârifetlere ve sırlara kavuşacak, zamânının anlamaktan âciz kalacakları bir insân-ı kâmil olacaktır" buyurdu. Ona Şâh-ı Nakşibend Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin ismini verdiler.

Sadık Ve âlim Bir Talebe Ubeydullah Hayderî

Vehbi Tülek

Kabir Üzerinde Oturmak Uyumak Mekruhtur

Vehbi Tülek

Fâtıma Bint-i Sa'd El-hayr

Vehbi Tülek

ben Allah'ın Affını Umarım

Vehbi Tülek

Namazın Hakkını Vererek Kılmak

Vehbi Tülek

Müminlerin Kabrini Ziyaret Ederken

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bereketi Var Mı?

Bereketi Var Mı?

Beni İsrail zamanında salih bir kimsenin üç tane oğlu varmış. Bir gün o zat ağır hastalanır ve artık hayatından ümid kesilince büyük oğlu, küçük kardeşlerini çağırır ve:
- Ey kardeşlerim, pederimizin epeyce malı var. Fakat bugün kendisinin hizmeti ise ağırdır. İsterseniz sizler malına varis olun ve hizmetini bana bırakın, der.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Sarayda İftar

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

İftiranin Neticesi

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek