Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.516.751

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ölmeden Evvel Ölüp, Nefsinizi Tam Islâh Edin

Kâdı Celâl Tehâniserî hazretleri Hindistan'da yetişen velîlerdendir. Yedi yaşında Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. On yedi yaşına geldiğinde bütün ilimleri öğrenip ders ve fetvâ vermeye başladı. Tasavvuf yolunu öğrenmek için Abdülkuddûs hazretlerinin sohbetlerine devâm etti. Kısa zamanda kemâle gelerek icâzet aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Merinalı kaptanlardan meşhur Viskond Çağala'nın oğludur. On iki yaşındayken babası Kaptan Çağala ile Merina'dan İspanya'ya giderken Türk leventleri tarafından yakala narak (1561) Sultan Süleyman'a (Kânûni) takdim edildi. Yûsuf Sinan adı verilerek saraya alındı ve Türk-İslâm terbiyesiyle yetiştirildi. Sarayda silahtar ve kapıcıbaşı olarak görev yaptıktan sonra 1573'te Yeniçeri Ağalığına getirildi. Önce, Van ve ardından 1583'te vezirlik le Revan Beylerbeyi oldu. 1585'te Özdemiroğlu Osman Paşanın ölümü üzerine İran Serdarlı ğına getirildi. Bu sırada Tebriz ve Tiflis'i kuşatmadan kurtardı. 1586'da Bağdat Beylerbeyi olan Sinan Paşa, Temmuz 1591'de Uluç Hasan Paşanın vefâtı üzerine Kaptan-ı deryâ oldu. 1595'e kadar bu hizmette kaldıktan sonra kubbe vezirliğine getirildi.Sultan Üçüncü Mehmed Hanın Eğri Seferine üçüncü vezir olarak katıldı. Haçova Meydan Muhârebesinde ordunun sağ kol kumandanı olup yaptığı taarruzlarla yarım saatte düşmanın yirmi bin kişilik kuvvetini imhâ etti. Böylece kaybedilmiş gibi görünen muhârebe nin kazanılmasında büyük rol oynadı. Bu başarısından dolayı Hoca Sâdeddin Efendiyle Kapıağası Gazanfer Ağanın tavsiyeleriyle İbrâhim Paşanın yerine vezir-i âzam oldu. Savaştan sonra askeri yoklatarak muhârebe meydanından kaçmış olan timar ve zeamet sâhipleriyle kapıkulu ocaklarından otuz bin kişinin dirliklerini kesmesi ve Kırım'da Gâzi Giray'ı azletmesi huzursuzluklara yol açtı. Bu sebeple sadârete gelişinden kırk beş gün sonra azledildi.

Vehbi Tülek

Çelebi Mehmed Ve Molla Ali

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Mahmud Şevket Paşa Suikasti

Vehbi Tülek

13 Haziran 1913 Çarşamba günü saat 11.oo sıralarında Sadrazam ve Hariciye Nazırı Mahmud Şevket Paşa, bugün İstanbul Üniversitesi Merkez Binası olarak kullanılan, o zamanki Harbiye Nezareti binasından makam otomobiline binip Babıâli'ye gelirken, Bâyezid meydanını geçip Divanyolu'na vardığı bir sırada "Sakalar Çeşmesi" denilen yerde kalabalık bir cenaze alayı yüzünden durmak zorunda kalmıştı. Tam bu sırada, tamir bahanesiyle yolun kenarına park etmiş başka bir otomobilin içinde ve dışında bulunan yedi kişi hemen tabancalarıyla ateş etmeye başladılar. Bunlar, Topal Tevfik Çerkes Ziya, Nazmi, eski Bahriye Yüzbaşısı Şevki, Teğmen Mehmed Ali, Gelenbevi Mektebi Başmubassırı Abdullah Safa ve Abdurrahman adlı kişilerdi.

İslamiyet Dersi

Vehbi Tülek

Sultan Ahmedin Rüyasi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Adülhamid Suikasti

Vehbi Tülek

Rumeli Fatihi Lala ŞÂhin Paşa

Vehbi Tülek

51 - İbn-i Haldûn'un Emîr Timur'la Görüşmesi

Vehbi Tülek

67 - Acaba Namazim Bozuldu Mu?

Vehbi Tülek

Yanliş Gelen Telgraf

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İlimleriyle Dalâlete Düşen Kimseler!

Hâlid Cezerî hazretleri Osmanlı velîlerindendir. Cizre'de doğdu. 1839 (H.1255) senesinde Şırnak'ın Basret köyünde vefât etti. İlim tahsiline Cizre'de başladı. Sonra, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinden zâhirî ve bâtınî ilimleri öğrendi. İnsanları irşad için icâzet aldı. Bir müddet Cizre'de insanlara dîni öğretmekle, vaaz ve nasihatle meşgul oldu. Sonra Şırnak'ın Basret köyüne gitti. Bu köyde bir câmi ve tekke yaptırıp orada ikâmet etti. Bulunduğu bölgede, Siirt'te ve Mardin havâlisinde nâmı duyulup, pekçok insan sohbetine geldi. Devrin ve bölgenin meşhur âlimi Molla Halil Si'ridî de merkebine binip onun bulunduğu Basret köyüne kadar gider sohbetinde bulunurdu. Bir sohbetinde şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdurrahman Bin Muaviye

Vehbi Tülek

Abdurrahman bin Muaviye hazretleri Tâbiinin büyüklerinden olup Emeviler devrinde Mısır'da kadılık yaptı. 95 (m. 714)'de vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Abdullah Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Ali Bin Vefâ Ve Muhammed Şâzilî

Vehbi Tülek

Muhammed Şâzili Mısır'da yetişen büyük velilerdendir. Doğum târihi bilinmemektedir. Hazret-i Ebû Bekir'in soyundandır. Küçük yaşta öksüz kaldı. Teyzesinin yanında büyüdü. Sanâta verdiler, fakat medreseye kaçtı. Medrese arkadaşlarından biri de, meşhûr muhaddis İbn-i Hacer Askalâni'dir. 1443 (H.847) senesinde vefât etti. Mısır'da Berekât denilen yerde medfundur...

Ben Ümmetim Için Çok Korkuyorum

Vehbi Tülek

Bir ân Rabbinden Gâfil Olma Sakın

Vehbi Tülek

Kibir, Insanın Dindarlığını Bozar

Vehbi Tülek

Devlet Adamları Çekingen Ve Kararsız Olmamalı!

Vehbi Tülek

Kâinâtın Sırları Bana Baştan Sona Açıldı

Vehbi Tülek

ben Bu Cezayı Çoktan Hak Ettim

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abayi Yakmak

Abayi Yakmak

"Abayı yakmak." Bu tâbir mecâzen, "birine âşık olmak, tutulmak, gönül vermek" gibi mânâlar ihtivâ eder. Dervişler arasında birilerinin aşkının büyüklüğünden bahsedilecekse eskiden, "Ooo! Abası hayli yanıktır!" gibi ifadeler kullanılırmış.Eski tekke mimarimizin kompleksi içinde; bir mescid veya câmi, ortada şadırvanı olan bir avlu ve avluyu çevreleyen derviş hücreleri, büyükçe bir dershâne, mutfak, kiler, ambar v.s. bulunduğu bilinmektedir. Bilhassa kış aylarında dershânenin ocağı harlı ateşle yakılarak dervişânın burada toplanmaları sağlanır, böylece hem iktisat yapılmış, hem de uzun saatler mürşidden istifade ve istifâza etmeleri temin edilirmiş.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Sarik Ve Sakal

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek