Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.633.723

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bu Dükkânın Geliri, Senin Talebelerine!

Şeyhülislam Abdullah-i Ensârî hazretleri evliyânın meşhûrlarından ve Hanbelî mezhebinin büyük fıkıh âlimlerindendir. 1005 (H.396) senesinde Afganistan’da Herat'ta doğdu. 1088 (H.481) senesinde aynı yerde vefât etti. Hadîs ilminde yüksek derecede âlim idi. Üç yüz binden ziyâde hadîs-i şerîf ezberlemiştir. Ayrıca tefsîr, fıkıh, kelâm, târih, neseb ve diğer ilimlerde âlim idi. Silsile-i aliyye büyüklerinden Ebü'l-Hasan-ı Harkânî hazretlerine intisab ederek tasavvufta da yüksek derecelere ulaştı. Abdullah-ı Ensârî buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Amcazade Hüseyin Paşa

Hüseyin Paşa, Sultan İkinci Mustafa'nın Zenta sefer-i hümâyûnuna katıldıktan sonra, 18 Eylül 1697'de sadrâzamlığa getirildi. Hüseyin Paşa ilk olarak 1683 yılından beri müttefik Avrupa devletlerine karşı devâm eden harbe son vermek istedi. Bu sûretle Almanya, Venedik ve Polonya ile sulh yaparak Karlofça Antlaşmasını imzâladı.On altı sene süren muhârebe tabii olarak memleketin iktisâdi bünyesini bozmuştu. Osmanlı mâliyesi buhranlı zamanlar geçirdiği gibi, artan vergiler de halkı zor durumda bırakmıştı. Amcazâde Hüseyin Paşa, halkın kalkınması ve çalışma sâhasına atılması için savaş sebebiyle alınan bâzı vergileri kaldırdı ve bakâya kalanları da affetti. Bu hal çiftçilere rahat bir nefes aldırttığı gibi sanâyinin gelişmesine de yol açtı. Amcazâde'nin ehemmiyetle tâkib ettiği işlerden birisi de Yörük ve Kürd aşiretlerinin iskânı oldu. Antalya, Alâiye, Manavgat, Urfa ve Malatya taraflarına yapılacak bu iskân hareketiyle, bölgede zirâi faâliyet büyük ölçüde artacaktı.

Vehbi Tülek

58 - Sultan Murad'in Hayreti

Vehbi Tülek

Şanli Bir Zafer İçin “bilmem Ne Kazandik” Diyenin Hali

Vehbi Tülek

95 - Sultan Ahmed'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Birinci Ahmed Hanın sultân olduğu zaman, Osmanlı Devleti çok zor şartlar ile karşı karşı ya idi. Devlet batıda Avusturya ve doğuda İran ile harp hâlinde bulunduğu bu sırada; içte celâli adı verilen âsiler yirmişer otuzar bin kişilik gruplar meydana getirmişler, köyleri yakıp yıkmaya, üzerlerine gönderilen orduları bozmaya başlamışlardı. Bu iç gâile, Osmanlı Devletini temelinden sarsacak bir manzara görünümündeydi. Bilhassa İran, bu iç fitneyi körüklüyor ve Osmanlı Devleti içerisindeki hurûfiler de bütün güçleri ile bu fitne hareketlerini destekliyorlardı.Bostan Çelebi hazretleri, Sultan Birinci Ahmed'in tahta geçmesinden sonra büyük ceddi Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin mânevi işâreti üzerine İstanbul'a geldi. Kadir gecesi olması muhtemel bir gecede Ebû Eyyûb el-Ensâri hazretlerinin kabr-i şerifini ziyâret etti. Aynı gece Sultan Ahmed Han da şöyle bir rüyâ gördü:

Koca Cafer Paşa

Vehbi Tülek

Canli Kuzu

Vehbi Tülek

Daha Büyük KerÂmet Mi Olur?

Vehbi Tülek

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Vehbi Tülek

Barbaros Hayreddin Paşa’nin Korsanlik Yillari

Vehbi Tülek

60 - Yavuz'un Adaleti

Vehbi Tülek

Akibet Görürsün Hele Ferhat

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Eshâbıma Dil Uzatmayınız

Nûreddin Ali el-Hazreci hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 920 (m. 1514)'de Kahire'de doğdu. Zamanın büyük âlimlerinden Hanefi fıkıh ilmi tahsil ettikten sonra Sultan Hasan Medresesinde müderrislik yaptı. Şernblâli ve Nûreddin Ha­lebi talebelerinden en meşhurlarıdır. Kerimüddin Halveti vasıtasıyla Halvetiyye tarikatına inti­sap etti. 1004 (m. 1596)'da Kahire'de vefat etti. Bir dersinde şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mevlânâ Ziyâüddîn Bernî

Vehbi Tülek

Mevlânâ Ziyâüddin Berni hazretleri Hindistan'da yetişen meşhûr evliyâdan olup, Hâce Nizâmüddin-i Evliyânın talebesidir. 8. asrın sonlarında vefât etti. "Hasretnâme" isimli eserinde şöyle anlatır:

Muhabbet Ve Edep Timsali Bir Talebe

Vehbi Tülek

Çerkez Halil Efendi

Vehbi Tülek

Çerkez Halil Efendi 136. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. Medrese tahsilini tamamlayıp müderrislik, İs­tanbul Kadılığı, Anadolu ve Rumeli Kadıaskerlikleri yaptıktan sonra Şeyhülislâmlık ma­kamına getirildi. Bir yıl yedi ay sonra Sadrazam Halet Efendi tarafından azledilerek önce Bursa, sonra Afyon'da ikamete memur edildi. 1236 (m. 1821)'de orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Şa’ya (aleyhisselÂm)

Vehbi Tülek

rüzgâra Emret Beni Hindistan'a Iletsin!

Vehbi Tülek

Namazlardan Sonra Duâyı Sessiz Etmeli

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Dilediğini Kendine Seçer

Vehbi Tülek

O Zalim, Şimdi Cezâsını Gördü

Vehbi Tülek

Ebû Türâb Ve Tövbekâr Genç -2-

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Hizir Ve Gelin

"encümen-i Bîzebân"

Sarayda İftar

Abdullah El-acemî

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek