Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.609.921

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ne Dediler

Rusya ile Osmanlı Devleti arasındaki savaşı bitirmek ve anlaşma sağlamak üzere Avrupa devletleri elçileri İstanbul'a gelmişlerdi. 23 Aralık 1876 tarihinde düzenlenen konferansa, Osmanlı hariciyesinden Saffet Paşa başkanlık ediyordu.Bir anda yüzlerce top gümbürdemeye başladı. Yabancı elçiler bunun ne olduğunu daha sormadan Saffet Paşa ayağa kalkarak:-Atılan bu toplar, Osmanlı Devletinde meşruti bir idarenin ve anayasanın kurulduğunu müjdeliyor, dedi. Yabancı elçiler, hiçbir şey olmamış gibi ilgi göstermediler.Bâbıâli'de, Meşrutiyetin öncüsü olan Midhat Paşa, Safet Paşa'yı heyecanla bekliyor, yabancı elçilerin, ilan edilen meşrutiyet için ne düşündüklerini sormak istiyordu. Midhat Paşa biraz sonra Bâbıâli'ye gelen Saffet Paşa'ya:-Ne dediler, ne dediler? Deyince, Saffet Paşa:-Ne diyecekler, çcuk oyuncağı dediler, cevabını verdi.

Vehbi Tülek

Tuğ O Kadar Ucuz Değil

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

102 - Şahitliği Kabul Edilmeyen Padişah

Vehbi Tülek

Yıldırım Bayezid Hanın bir mahkemede şahitlik etmesi gerekiyordu. Padişah mahkeme ye geldi ve herkes gibi o da ellerini önüne bağlayıp ayakta bekledi. Devrin Bursa Kadısı Molla Fenari, padişahı süzdükten sonra; "Senin şahitliğin kabul değildir. Zira sen namazlarını cemaat ile kılmıyorsun. Elinde imkanı olduğu halde cemaate gelmeyen bir kimse, yalancı şahitlik edebilir demektir." Bu itham karşısında herkes Yıldırımın hiddetlenmesini bekliyordu. Fakat o boynunu büküp mahkemeyi terk etti ve hemen sarayının yanına bir cami inşa ettirmeye başladı.

63 - Sultan Vi. Murad Ve Polonya Elçisi

Vehbi Tülek

Hristiyan Tarihçinin Kaleminden “hac”

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Vehbi Tülek

İnebahti Deniz MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Fatih’in Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

MÂzeret Ortada

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hz. Ebu Ma'lek'in Kabul Olan Duası

Eshab-ı kiramın büyüklerinden Enes bin Mâlik (radıyallahü anh) anlatıyor: Ebu Ma'lek (radıyallahü anh) diye bir zat vardı. Tüccarlık yapar; ticaret için uzak bölgelere giderdi.
Yine bir gün ticaret için yola çıkmıştı. Önüne, tepeden tırnağa kadar silahlı bir eşkıya çıktı ve;
"Mallarını alıp seni de öldüreceğim" dedi. Ebu Ma'lek de;
"İşte malım, al senin olsun, beni bırak" dedi. Eşkıya;
"Benim âdetim bu. Hem mal hem can" dedi. Ebu Ma'lek;
"Madem öyle, müsaade et de namaz kılayım" dedi. Eşkıya;
"İstediğin kadar kıl" dedi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İtikadda Gevşeklik Affolunmaz

Vehbi Tülek

Muhammed Tâcüddin Merrâkûşi hazretleri Şafii mezhebi âlimlerindendir. 700 (m. 1300)'de Mısır'da Münye'de doğdu. 752 (m. 1351)'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Mûsâ Hâlidî

Vehbi Tülek

İhbân Bin Üveys (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

İhbân bin Üveys hazretleri Eshab-ı kiramdandır. Hüza'a kabilesinin koyunlarını otlatırdı. Onun Resulullaha iman etmesine çok enteresan bir hadise sebep olmuştur. Şöyle anlatılır:
İhbân bin Üveys hazretleri yine bir gün koyunları otlatıyordu. Bir kurt âniden sürüden bir koyunu kaptığı gibi kaçmaya başladı. İhbân;
-Vallahi ben hiç böyle korkunç ve zâlim bir kurt görmedim, diyerek, koyunu kurttan almak için peşinden koştu. Kurt dile gelip;
-Ey İhbân! Allahü teâlânın verdiği nasibimden beni mahrûm mu etmek istiyorsun? dedi.

İşlerin En Evlâsı Ayıpları Örtmektir

Vehbi Tülek

İbn-i Âsım Gırnâtî

Vehbi Tülek

Cehennemin En Aşağı Derecesinde Olanlar!

Vehbi Tülek

Ebû Abdurrahmân Es-sülemî

Vehbi Tülek

Ahmed Ibn-i Ardûn

Vehbi Tülek

Gelen Feyiz Ve Bereketler Hep Velîler Sebebiyledir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Padişah Ve At

Padişah Ve At

Padişahın yakınlarından bir beyin çok güzel bir atı vardı. Bir gün o ata binip padişahın alayına katıldı. Padişahın gözü, ansızın o ata takıldı. Böyle bir at kendi sürüsünde yoktu. Atın çalımı, rengi padişahın gözünü aldı, attan gözünü ayıramıyordu. Çevikliği, güzelliğiyle beraber atta padişahı çeken bir şey vardı. Önce önemsemek istemedi ama, gönlü atı istiyordu.
Padişah geziden dönünce, vezirine durumu açtı. Yolda bir at gördüğünü, derhal gidip o atı, sahibinden alıp, getirmelerini emretti. Padişahın adamları, hızla atın sahibi beyin yanına geldiler. Padişahın atı çok beğendiğini, ne fiyat isterse hemen vereceklerini bildirdiler. Bey, beyninden vurulmuşa döndü. O güzelim, canı gibi sevdiği atını padişah istiyordu ha! Ne yapacağını, ne söyleyeceğini şaşırdı. Padişahın adamlarını oyalamak için onlara yemek ikram etti. Onlar yemeklerini yerken İmadülmülk aklına geldi. Hemen durumu ona danışmalı, ondan akıl almalıydı. Çünkü o, zamanın en bilgini, en akıllısı, en güzel ahlaklısıydı. Kaç kere vezirliği bırakıp, ibadet için uzlete çekilmişse de padişah ona yalvararak izin vermemişti. Atın sahibi üzüntülü bir halde zamanın şeyhülislamının yanına koştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Abdullah-i EnsÂrî

Dört Şey Mühimdir

Adam Olmazsan

Karşılık Beklemiyorum

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek