Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.408.864

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Bizi Ve Sizi Belâlardan Korusun

Bedî'uddîn Sehârenpûrî hazretleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Onun zamanında Hindistan’da Sehârenpûr şehrinde yaşadı. İmâm-ı Rabbânî hazretlerine talebe olmadan önce memurluk yapıyordu. Serhend'e giderek onun sohbetlerinde kemale geldi ve İmâm-ı Rabbânî hazretleri, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye icâzet verip, memleketine gönderdi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye yazdığı bir mektup aşağıdadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Eline Ne Gelirse Ver

Sadrazam Yeğen Mehmed Paşa ordusuyla İstanbul'dan sefere çıkmadan önce hocası Mehmed Emin Tokadi hazretlerinin huzuruna gidip duasını aldı. Hocası onu kucaklayıp bağrına basarak bir müddet öyle tuttu. Sonra da gözyaşları içinde, zafer kazanmaları için dua etti. Fatiha-yı şerif okudu. Yeğen Mehmed Paşa, sohbetlerinden çok istifade ettiği, kalbi ne hizmet ve cihad aşkını yerleştiren hocasından dua aldıktan sonra sefer hazırlıklarını tamamladı. Sonra emrindeki ordu ile Avusturya seferine çıktı.

Vehbi Tülek

Ahmet Vefik Paşanin Bastonu

Vehbi Tülek

Bendenizde İki Fuad Vardir

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve Pelekanon Savaşi

Vehbi Tülek

Osmanlı Devletinin ikinci sultânı olarak tahta geçen Orhan Gâzi, Alâaddin Paşayı vezir tâyin etti. Devlet Merkezi Yenişehir'den Bursa'ya nakledildi. Askeri, idâri faâliyetlere ağırlık verilip, iktisâdi müesseseler kuruldu. Aşiret kuvvetlerine ilâveten "yaya" denilen piyâde sınıfı orduya dâhil edildi. Orhan Gâzi, 1327'de Bursa'da gümüş akçesini darbettirdi. Tâyinlerde bulunup, Akçakoca'ya Kandıra, Kara Mürsel'e İzmit Körfezinin güneyi ve Abdurrahmân Gâziye de yeni fethedilen Aydos ve Samandra'nın idâresi verildi. Bu kumandanlar, bulundukları mevkilerde fetihlerle de vazifeliydiler.

75 - Ertuğrul Şehitleri

Vehbi Tülek

Sen Kim, Bu Evi Yapmak Kim

Vehbi Tülek

Viyana MuhÂsarasi Ve Murad Giray HÂn’in İhÂneti

Vehbi Tülek

Selanik Vak’asi

Vehbi Tülek

Bağdad Gibi Yüz Kaleye Değerdin

Vehbi Tülek

KinalizÂde Ali Çelebi

Vehbi Tülek

İngilizlerin El Koyduklari Osmanli Gemileri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsanları Yanından Uzaklaştırdı!

Ali Kazvâni hazretleri, Osmanlı devrinde Suriye'de yaşayan velilerdendir. 1483 (H.888) senesinde Suriye'nin Hama şehrinde doğdu. 1548 (H.955) senesinde hac farizasını yerine getirdikten sonra, Peygamber efendimizi ziyâret için Medine'ye giderken, Mekke-i mükerreme ile Tâif arasında vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âhiretin Tadını Almak Isteyen

Vehbi Tülek

Hüseyn bin Ahmedi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Aslen Haleblidir. 912 (m. 1506)'da Mekke-i mükerremede vefât etti. Hikmetli sözleri vardır. Buyurdu ki:

Dalâlette Olan Amcan Öldü

Vehbi Tülek

Süleymân Rüşdî Efendi

Vehbi Tülek

Süleymân Rüşdi Efendi, Aydın taraflarında yetişen büyük velilerdendir. Nâzilli'nin Karamullu köyünde doğdu. Önceleri, Karamullu köyünün efesi idi. Halk kendisinden çok korkardı. Daha sonra, Nâzilli'de Mehmed Zühdi Efendi'yi görüp, ona talebe oldu. Mehmed Zühdi Efendi'nin yanında kemâle eren Süleymân Rüşdi Efendi, çok yüksek mertebelere kavuştu. Efelik zamânında kullandığı bıçağını, palasını ve tüfeğini, oturduğu odanın duvarına astı. Kendisine bağlı efeleri de ona talebe oldular. 1834 (H.1250) senesinde Nâzilli'de vefât etti.

Süleymân Rüşdi Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Allah’ım, Ebu Hüreyre’nin Annesine Hidayet Ver!

Vehbi Tülek

Şeyh İbrahim El-mücahid

Vehbi Tülek

Arkadaşın Için, Tatlı Ve Serin Su Gibi Ol

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Zeynelâbidîn Ayderûsî

Vehbi Tülek

Ali Ibn-i Ehı'l-menûfî

Vehbi Tülek

Zekâtı Verilmiş Mal, Istif Edilmiş Mal Değildir!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Yüz Vermedin!

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek