Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.532.587

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Çin Köylerini Huzur Ve Saâdete Kavuşturan Zat

Celâleddîn Tebrîzî hazretleri meşhur velîlerdendir. İran’da Tebriz taraflarında doğdu. Şihâbüddîn Sühreverdî hazretlerinden ilim öğrenip feyiz aldı. Ferîdüddîn-i Attâr hazretlerinin nazarlarından istifâde etti. Hâce Muînüddîn-i Çeştî hazretlerinin vefâtından önce Hindistan taraflarına gitti. Onun sohbetleriyle de şereflendi. Kutbüddîn Bahtiyâr Kâkî ve Behâüddîn Zekeriyyâ ile sohbet etti. 1345 (H. 746) yılında Bengal bölgesinde vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

O Kendini Tanitti

Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindiler. Birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı olarak Kânûni'nin parmağında bulunan çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki o kıymetli yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp ince leyebilirsiniz." dedi. O zât yüzüğü aldı. Evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât, ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultana uzattı. Avucunda biraz önce denize attığı yüzük vardı. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes, yine çok hayret ettiler. Kânûni, elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönüp;"Ağabey, neler oluyor?" dedi. O da; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâm idi." dedi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince, Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız." buyurdu.

Vehbi Tülek

Sizler Şahid Olun

Vehbi Tülek

Müslümana Dünyada Rahat Yok

Vehbi Tülek

Kanuni'nin Belgrad Kadisina Gönderdigi Ferman

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman, 1389 yılında Kosova Savaşı ile fethedilen Arnavutluğa bağlı, Belgrad Bölgesiínde yaşayan halkın haklarının korunması için, 1558 yılında Belgrad Kadısına gönderdiği "İnsan Hakları Fermanı"nda şöyle buyurmaktadır:Devlet askerleri (Sipahiler), biçilmeyip el ile yolunan ottan zorla vergi alırlar imiş, kaldırdım. Askerler, ev yakınında bulunan bağ, bahçe ve bostanlardan yemeklik için üretim yapanlardan para almak isterler imiş, almasınlar, yasakladım. Boş yerlere tarla açanlardan, ihya edenlerden vergi alınmasın. Nehir üzerlerindeki dolap ve karaca değirmenler, yeni
yapılmış olsalar dahi fazla vergi alınmasın. Askerler, tarla ürünlerini satmak için, halka pazar yerine götürmelerini isterler imiş, pazara götürülmesin, teklif dahi edilmesin. Askerler boyunduruk hakkı diye vergi almasınlar. Askerler savaşa gitseler, geride kalan mallarını köy halkından güvenilir adamlar korusunlar. Yeni evlenen yeniçerilerden 'gerdek hakkı' diye vergi
alınır imiş, bundan böyle alınmasın. Savaş esnasında bile askerler eve girip arı kovanlarına dokunmasınlar ve yerleştiği yerde, evleri önünde, sancakları altında kendi geçimleri için ürettikleri arı kovanından dahi vergi alırlar imiş. Onu dahi göresin. Başka kovanlık
olmayıp, evleri yanında ve sancakları altında olan kovandan dahi vergi aldırmayasın. Kovan hakkı bahanesi ile askerler savaş esnasında bile bu bahaneyle evlere girmekten men eylensin. Bu husus için şikayet ettirmeyesin.

Hergün Bin Akçe Dağitirdi

Vehbi Tülek

Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu

Vehbi Tülek

34 - 93 Harbinden Bir Sayfa

Vehbi Tülek

Söndürülen Fitne Ateşi

Vehbi Tülek

46 - MurÂd Edilen Sultan Selîm'dir

Vehbi Tülek

Rahmetli Pederim Baytar İdi

Vehbi Tülek

Sahici Türk Ve Müslüman

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hocaya Saygı Göstermek, Ilme Saygı Göstermektir

Ebû Zekeriyyâ Cemâlüddin Harrâni hazretleri Hanbeli fıkıh âlimidir.583 (m. 1187)'de Urfa-Harran'da doğdu. Bağdat, Musul ve Şam'da büyük âlimlerden ilim tahsil etti. Emeviyye Camii'nde ders verdi ve aralarında Zehebi'nin bu­lunduğu birçok talebe yetiştirdi. 678 (m. 1279)'da Şam'da vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Öfkeden Intikam Hırsı Hüzünden Dert Doğar!

Vehbi Tülek

Mehmed Rûşen Efendi İstanbul Üsküdar'daki Azîz Mahmûd Hüdâî dergahı şeyhlerindendir. 1719'da Mudanya'da doğdu. Babası Abdurrahmân Efendi İsmâil Hakkı Bursevî hazretlerinin halîfelerindendi. Babası hicret ederek İstanbul'da Kapıağası zaviyesine şeyh oldu. Mehmed Rûşen Efendi tahsiline burada devâm etti. Celvetî yolundan hilâfetini İsmâil Hakkı Bursevî hazretlerinin halifesi Çorlulu Pertev Efendiden, Nakşibendi yolunun hilafetini ise Abdülganî Nablüsî hazretlerinden aldı. 1774 yılında Azîz Mahmûd Hüdâî dergahına tâyin olundu. 1795 yılında vefât etti.

Zikreden Kimsenin Kalbi Parlar; Nûru Artar

Vehbi Tülek

Muhammed Gunder El-hüzelî

Vehbi Tülek

Muhammed Gunder el-Hüzeli hazretleri hadis hâfızıdır 110 (m. 728)'de Basra'da doğdu. Süfyân-ı Sevri ve Süfyân bin Uyeyne gibi âlimlerden hadis rivayet etti. Kendisinden Yahya bin Main ve Ahmed bin Hanbel gibi âlimler rivayette bulundu. 193 (m. 809)'da vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Râbi'a-i Adviyye (rahmetullahi Aleyhâ)

Vehbi Tülek

bunu Tanıyor Musun?

Vehbi Tülek

Çok Konuşmak, Akıl Zayıflığının Alâmetidir

Vehbi Tülek

Müminlere Bir Sıkıntı Gelince

Vehbi Tülek

Kâbe-i Muazzama Ne Zaman Yapıldı

Vehbi Tülek

Dünyaya Düşkün Din Adamı, Hakîkatte Dünya Adamıdır!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Bülbülün Zikri

Alabilirsen Al

Bizi Hatirlayin!

Kul Hakkı

Abdullah-i EnsÂrî

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek