Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.169.400

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Duânın Belâyı Defetmesi, Kaza Ve Kaderdendir

Karahisârlı Kara Hoca Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Asıl ismi Ali'dir. Afyonkarahisar’da doğdu. 1397 (H.800)'de İznik'te vefât etti. İlk tahsîlini memleketi olan Karahisar'da yaptı. Hadîs-i şerîf, tefsîr ve fıkıh ilimlerinde yükseldi. Cemâleddîn Aksarâyî'den tasavvuf marifetlerini öğrendi. Tahsilini tamamlayıp, memleketine döndü. Osmanlı Sultanı Orhan Gâzi tarafından kendisine İznik'teki bir câmide hatîblik vazifesi verildi. Daha sonra İznik Medresesi Müderrisi oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

78 - Orhan Gazi Ve Kesik Baş

Orhan Gazi 33 yaşında Osmanlı devletinin başına geçti. Tahta çıkar çıkmaz baba dostlarını davet etti. onlarla dertleşecek, nasihat ve dualarını alacaktı. Hepsi bir araya geldiler. Padişah en yaşlısına sordu:-Akça Kocam, seni epeydir göremeyiz, nerelerdesin?-Ferman buyur, Orhan'ım...-Baba dostlarına ferman işler mi Koca Ağam?.. İrşad ve nasihat isteriz. Bilirsin, biz de atalarımız gibi derviş gazileriz.

Vehbi Tülek

En Küçük Yaşta Tahta Çikan Padişah: Iv. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Çaldiran Savaşi

Vehbi Tülek

Bedeli Çanakkale’de

Vehbi Tülek

Askerlik vazifesi yaparken vatan uğrunda şehadet mertebesine ermek veya gazi olmak her Türk için tabii bir şeydir. Ancak bu 45 şehit ve 150 gazinin durumu başkadır. Zira bunların istisnasız hepsi (1909 ve 1914 Askeri Mükellefiyet Kanunu gereğince) askerlik vazifesinden ya muaf ya da maksureli (tecilli) tutulmuş gençlerdir. Bu iki kanun sultani mektepleri talebe ve mezunları askerlik vazifesinden " maksureli" ettiği gibi, Balkan Harbi sırasında mer'i olan 1909 kanunu da üstelik bütün İstanbul halkını askerlik vazifesinden azade kılmaktadır.Bu şehit ve gazilerin hepsi 17-22 yaşındayken ve bir kısmı henüz mektebin lise ve orta kısmında, bir kısmıysa mezun ve İstanbul Darülfünunu veya Avrupa üniversite lerinde tahsildeyken, birbir leriyle yarış edercesine askerlik şubelerine koşmuşlar ve gönüllü olarak askere yazılmışlardı. Hatta içlerinden Irak Cephesi'nde şehit düşen 646 Celal İbrahim seferberliğin ilanıyla beraber geceden gidip askerlik şubesinin kapısında sabahlamış ve " 1 Numaralı Gönüllü" yazılmak şerefini elde emiştir.

Kanuni Sultan Süleyman Ve Pir Ali Hazretleri

Vehbi Tülek

Kirkpinar'in Doğuşu

Vehbi Tülek

Beni O Günlere Eriştirme

Vehbi Tülek

Medine Ve Bağdad Demiryolu Projesi

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve Süleymaniye Camii

Vehbi Tülek

Birakma Bizi Baba

Vehbi Tülek

Biz Senden Daha Nica Hizmetler Bekleriz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yavrularımız Dinlerini Tam Öğrenemiyorlar

Hilmi Efendi son devir Osmanlı din âlimlerinden ve Nakşibendiyye yolu Hâlidiyye kolu mensuplarındandır. Ankara'da doğdu. 1916 (H.1335) senesinde İzmit'te vefât etti. Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî hazretlerinin talebeleri arasına girdi. Hocasından Hâlidiyye kolundan icâzet aldı. Sonra İzmit'te Fevziye, Taşıçılarbaşı ve Yeni Cumâ câmilerinde imâm ve hatiplik yaptı. Vaazlarında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hocasına Saygısızlık Edene Tövbe Yoktur!

Vehbi Tülek

Ebû Ali Dekkâk hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan'da Nişâbur'da doğdu. Ebü'l-Kâsım Nasrabâdi'nin feyiz ve bereketleriyle kemâle gelip olgunlaştı. İcâzet aldı. Evliyânın büyüklerinden Ebû Ali Fârmedi hazretleri ile görüşürlerdi. 1014 (H.405) senesinde Nişabur'da vefât etti.

Şehit âlim El-buveytî

Vehbi Tülek

Ahiret Saadeti Onlar Içindir

Vehbi Tülek

Abdülkâdir Cebâli hazretleri Tunus'ta yetişen fıkıh âlimlerindendir. 1122 (m. 1710)'da Tunus'ta vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Ya Hayır Söyle Yahut Sus

Vehbi Tülek

Şâfiî Ve Şâzili Alvân Hamevî

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Senâullah-i Pânî-pütî

Vehbi Tülek

Muhammed Acluni

Vehbi Tülek

Namazın Hakkını Vererek Kılmak

Vehbi Tülek

Abbasi Halifesi Muntasır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Sakin Kalyona Binme

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Garip Karşilanan Bir Adak

Şikayet

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek