Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.514.036

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnkâr Edenlere Cehennem Ateşini Hazırladık

Veliyyüddîn Efendi Osmanlı fıkıh âlimi, âbid ve velîlerindendir. 1659 (H.1069) senesinde; bugün Yunanistan sınırları dâhilinde bulunan Larissa (Yenişehir)'da doğdu. Zamânın meşhûr ulemâsından din ve fen bilgilerini tahsîl etti. İcâzet alarak talebe yetiştirmeye başladı. Hac için gittiği Mekke-i mükerremede Muhammed Ma'sûm-i Fârûkî hazretlerinin talebelerinden olan Ahmed-i Yekdest hazretlerinin sohbetleriyle şereflendi. O büyük zâttan Nakşibendiyye yolunun âdâb ve erkânını öğrendi. İstanbul'a döndükten sonra daha çok, insanlara nasîhat edip talebe yetiştirmek, kitap yazmak ve ibâdet etmekle meşgûl oldu. Edirne ve Galata kâdılıklarında bulundu. 1738 (H.1151) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultani Zafere Zorlayan Müderris

1590'lı yıllarda Avusturyalılar'la aramız açılır. Hatta Estergon, Kili ve İbrail kaleleri düşmanın eline geçer. Avrupa'da zor günler yaşanır. Sultan III. Mehmed Han bizzat başında kendisinin bulunacağı bir sefere çıkmak ister, ancak etrafındakiler:
"Aman Sultanım Allah esirgesin" derler, "Eğer zat-ı şahanelerinizin başına bir hal gelecek olursa devletimiz ipi kopmuş tesbih gibi dağılır. Al-i Osman'a yazık olur". Saadettin Efendi ise Sultana cesaret verir. "Asker sizi başında görmeli!" der. Zira Kanuni'den bu yana sefere çıkan sultan yoktur ve saraydan yönetilen ordular sıradan rakipler karşısında bile bocalar. Hoca Saadettin "Bu son fırsat" diye çizer altını "Eğer cihad ruhunu kaybedersek, bir daha iflah olmayız!" Sadece Hoca Saadettin değil, omuzunda yük hissedenlerin alayı öyle düşünürler. Mesela Anadolu'nun üç güneşinden (Şems-i Tebrizi, Akşemseddin, Kara Şems) biri olarak tanınan Şemseddin Sivasi hazretleri, o yaşına rağmen kılıç kuşanır, katılır saflara. Görünüşte bir garip ihtiyardır, ama ruh kazandırır orduya. Himmeti ona keza. Sultan Mehmed'in hocasına itiraz etmesi düşünülemez, nitekim 100,000 kişilik bir ordu kurar, çıkar yola.

Vehbi Tülek

Zafer Ve Seciye

Vehbi Tülek

Reşid Paşa’nin Osmanli Ekonomisini Yikmasi

Vehbi Tülek

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Vehbi Tülek

Osmanlıda olduğu gibi Memluklularda da toprak idaresi Tımar sistemiyle idi. Ancak Memluklular, Lübnan topraklarını önce Tımar sistemi ile yönettilerse de sonraları bunu veraset sistemine döndürdüler. Sultan Selim Han Lübnan'ı alınca toprakların yine veraset ile idaresinin devamını emretti. Ki koca Osmanlı devletinde toprakları Tımara tabi olmayan tek bölge Lübnan oldu. Selim Han, Lübnan'daki cemaatlerin en güçlüsü olan Dereziler'den, Maanoğulları'nı emir tayin etti. Bu sistem ta 1697'ye kadar böyle sürdü. Ve Lübnan tarihinin en huzurlu dönemini yaşadı. Fransa ve İtalya'dan gelen misyonerler Derezi ailelerine Katolikliği aşılamaya başladılar. Bundan sonra bölgede karışıklık ve huzursuzluk aldı yürüdü. Lübnan liderliği 1697'de yeni Hıristiyan olan Maanoğullları'ndan Beşir Şihabi'ye geçti. Onun oğlu Katolik Beşir Ömer, 1789'da Emir oldu ve 51 sene ülkeyi yönetti. Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa'nın Osmanlı Devletine isyanı üzerine Beşir Ömer onun tarafını tutarak; Osmanlı Devleti aleyhine çalıştı. Fransızlar bu arada Marunileri, Derezilere karşı tahrik ederek silahlandırdılar. Artık Lübnan'da huzur bitmişti. Her tarafta kan akıyordu.1841'de tekrar idarede etkili olan Osmanlı Devleti, İstanbul'dan Ömer Paşa'yı Lübnan'a vali tayin etti... Her tarafta kan dereleri akıyordu. Maruni ve Dereziler birbirlerine karşı silaha sarıldılar. Fransızlar insanları, Ömer Paşa'ya karşı ayaklandırdılar. 1845'te Lübnan'a inceleme ve gerekli değişiklikleri yapmak üzere Osmanlı Dışişleri Bakanı Şekip Efendi tam yetki ile gönderildi. Bu Şekip Efendinin İstanbul'daki hükümete gönderdiği raporu devlet arşivlerinde vardır. Bu raporda özetle şöyle yazıyor: "Lübnan'daki karışıklıkların tek bir sebebi vardır: Buradaki İngiliz ve Fransız Konsolosları Maruni ve Derezileri karşılıklı olarak kışkırtıp silahlandırıyorlar. Bu konsoloslar Lübnan'dan çıkarılmadıkça Lübnan huzura kavuşamaz." Bir Türk devlet adamı, Fransızların Marunileri, İngilizlerin de Derezileri ölüme sürüklediğini tesbit etmiş.

Zirhimi Giyinip Kilicimi Kuşandim

Vehbi Tülek

Bayezid Camiinde İlk Namaz

Vehbi Tülek

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve Süleymaniye Camii

Vehbi Tülek

Benim Peygamberim Beni Kurtarir

Vehbi Tülek

Akçakoca Kalesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dâima Azîz Olmak Istersen

Yûnus Şeybâni hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 619 (m. 1222)'de Mardin'de vefât etti. Hikmetli sözleri vardır. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Meczubların Reisi: Hasan Baba

Vehbi Tülek

Hasan Baba, 1800'lü senelerin sonunda İstanbul'da yaşamış meczub velilerdendi ve zamanında bütün "meczubların reisi" gibi idi. Kimseden on para almaz... Yanındaki meczublarla ne yer, ne yapar kimse bilmezdi. Daima Edirnekapı semtine gittiği için orada oturduğu zannolunurdu. Kendisine bir şey sorulduğu zaman yanlış kafiyeli cümlelerle cevap verirdi. Ve ehemmiyet verdiği mes'ele olursa "yazın" der ve sözlerini yazdırırdı...

Ccemâatte Rahmet, Ayrılıkta Azap Vardır!

Vehbi Tülek

O Söyledi Ise, Gerçek Söyler

Vehbi Tülek

Mehmed Es'ad Efendi, Altmışyedinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1096 (m. 1685) senesinde İstanbul'da doğdu. 1166 (m. 1753) senesinde vefât etti. İstanbul'da Sultan Selim civarında babası tarafından yaptırılan İsmâil Ağa Câmii'nin bahçesinde, babasının kabri yanına defnedildi. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Talebe, Gafletten Uyanmak Isterse

Vehbi Tülek

Beni Ve Nimetlerimi Inkâr Etmeyin

Vehbi Tülek

O, Son Peygamber Ve Resûllerin En Üstünüdür

Vehbi Tülek

Ubeydullah Bin Mesud

Vehbi Tülek

Resûlullahın Yanına Yalnız Gideceğim!

Vehbi Tülek

“üveysî” Bir Zat Rüstem Halîfe

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Allah'ın Emaneti

Onun Görmediği Yer

Delik Kova

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abayi Yakmak

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek