Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.091.204

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tövbe Etmeyen Kendine Zulmetmiş Olur

Nâmıkî Câmî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1049 (H.441) senesinde Horasan'da doğdu. 1142 (H.536) senesinde vefât etti. Yirmi iki yaşında iken tövbe etmek nasîb oldu. O yaşa kadar arkadaşları ile içerdi. Sonra tövbe edip dağa gitti. Nice yıllar orada kalıp, ibâdet ve tâat ile meşgûl oldu. Nihayet şehre dönüp talebe yetiştirdi. Oğullarından Zâhirüddîn Îsâ, babasının elinde 600 bin kişinin tövbe ederek doğru yolu bulduklarını bildirmiştir. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Borcun VÂdesi

Osmanlı vezirlerinden biri, fakir ve muhtaçlara devlet hazinesinden borç para veriyor, borç alanlar, "Bunu ne zaman geriye ödeyeceğiz?" diye sorduklarında, "Padişahımız ölünce ödersiniz" diye cevap veriyordu. Bu duruma şahid olan bir adam, bir gün Padişaha: "Efendimiz sizin veziriniz devletinizin hazinesinden muhtaçlara borç para veriyor, vadesini de sizin ölümünüze bağlıyor. Demek ki niyeti kötü, sizin bir an önce ölmenizi istiyor, siz ölünce de paraları zimmetine geçirecek" diye gammazladı. Bunun üzerine padişah, vezirini Kendisini huzuruna çağırıp söylenenlerin doğruluk derecesini ve maksadının ne olduğunu sordu. Vezir, sıradan bir vezir değildi. Padişahı yatıştıran ve yüreğini ferahlatan şu açıklamada bulundu: "Padişahım, söylenen doğrudur. Ben hazineden muhtaçlara borç para veriyor, vadesini de sizin ölümünüze bağlıyorum. Ama bunu sizin ölmenizi değil, tersine daha çok yaşamanızı istediğim için yapıyorum. Bilirsiniz ki her borçluya borcunun vadesi kısa gelir, vade dolmasın diye bakar, bunun için dua eder. Bu demektir ki borçlarını siz ölünce verecek olanlar, borçlarının vadesi dolmasın diye sizin ölmemeniz için dua edeceklerdir. Allahı katında en makbul dualardan biri de borç altındaki kullarının duasıdır. Benim de maksadım ömrünüzün uzunluğu, sağlık ve afiyetinizdir"

Vehbi Tülek

Gördün Değil Mi?

Vehbi Tülek

Derya Ali Baba

Vehbi Tülek

Ravza-i Murad’da Açan Gül

Vehbi Tülek

Osman Gâzi'nin, oğlu Orhan Gâzi'ye: "Istanbul'u al, gülzâr yap" diye vasiyet ettigi rivayet edilir. Uzun yıllar sonra, torunlarından II. Murad, bir gün sabah namazını kılmış, seccadesinde Kur'ân-ı Kerim okuyordu. Sûre-i Muhammed'i bitirmek, Sûre-i Feth'e baslamak üzereydi ki bir oğlunun daha dünyaya geldigini müjdelediler. Murad Han Gazi: "Ravza-i Murad'da bir gül-i Muhammedi açti" dedi ve sevinç gözyaşları döktü. Hicret'in 835. yılıydı. Ve 12 Recep 835 Cuma günü, vezirlerin, emirlerin ve âlimlerin hazır bulunduğu bir toplantıda, iki rekât şükür namazı kıldıktan sonra, kucağına verilen kundaklı bebeğin kulaklarına tekbir ve ezanlarla üçer defa "Mehmed" diye seslendi: "Şu Sehzâde Mehmed'imin kudûmü şânına âleme gülâb-i meserret saçılsın" dedi. Mehmed, iki cihan Peygamberi'nin adıydı ve "gül" Peygamber Efendimiz'in remziydi. Şehzâde Mehmed'in ebesinin adı Gülbahar'dı. Eşlerinden birinin adi Gülşah, birinin adı da yine Gülbahar'di. Ve dünyanın en güzel gülü onun ellerinde açıldı: İstanbul! Osman Gazi'nin vasiyeti yerine gelmis, İslâmbol "gülzâr" yapılmıştı. Bir gün nakkaş Sinan Bey, Hz. Fatih'in bir portresini yaptı; bir gül kokluyordu Hz. Fâtih, pek zarif bir gül. Büyük mânâlar taşıyan bir gül...

Bizim Talebelerimiz Bu Kadardir

Vehbi Tülek

Demirbaş Hasan

Vehbi Tülek

Böylesini Hiçbir İngiliz Yapamaz

Vehbi Tülek

Dörtyüz Kese Altin

Vehbi Tülek

“pösteki Saymak”

Vehbi Tülek

Hattat Abdullah Zühdi Efendi

Vehbi Tülek

Napolyon Ve Sultan Iii. Selim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

selâmet-i Hâtimesi Için Fâtiha Okuyalım

Neccarzâde Mustafâ Rıdâüddin Efendi, Şebinkarahisârlıdır. Henüz on yedi yaşında iken, Beşiktaş'ta Sinan Pâşa Câmii yanındaki medreseye müderris oldu. Bu esnâda Üsküdâr'da Aziz Mahmûd Hüdâyi Mescidi İmamı Ya'kûb Efendinin babası olan odabaşı Fenayi Efendiden de feyz aldı. Beşiktaş Mevlevihânesi İmamı Memiş Efendiden Mesnevi okudu. Moskof gazâsına iştirâk edip, zaferden dönerken Edirne'de Arabzâde Hâcı Muhammed İlmi Efendiden de icâzet aldı. Arabzâde, Ebû Abdüllah Muhammed Semerkandinin talebesidir. Semerkandi de, Ahmed Yektest Cüryâni'nin, bu da, Urvet-ül-vüska Muhammed Mâsum-ı Müceddidi Serhendinin talebesidir...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hasan Bin Abdullah Askerî

Vehbi Tülek

Hasan bin Abdullah Askeri "rahmetullahi aleyh" hadis âlimlerinin meşhurlarındandır. 293 (m. 906) yılında İran'da Asker-i Mükrem'de doğdu. Bundan dolayı As­keri nisbesiyle anıldı. İlk tahsilinden sonra Bağdat
Basra ve İsfahan'da meşhur âlimlerden ders aldı. Daha sonra Asker-i Mükrem'e döndü ve 382 (m. 992)'de orada vefat etti... Buyurdu ki:

İstediğin Gibi Yaşa Mutlaka Öleceksin

Vehbi Tülek

Hadîs âlimi Abdülalâ Kureşî

Vehbi Tülek

Abdüla'lâ Kureşi hazretleri, büyük velilerden ve hadis âlimlerindendir. Adı Abdüla'lâ, babasının adı Abdila'lâ'dır. İbn-i Şerâhil Kureyşi ismiyle de bilinir. Lakabı Ebû Hûmâm'dır. 804 (H.189) senesinde vefât etti...
Abdüla'lâ Kureşi hazretleri, iyi bir tahsil gördü. Hamid-i Tavil; Yahyâ bin Ebi İshâk, Ceriri, Yûnus bin Ubeyd, Ma'mer bin Râşid, Said bin Ebi Arûbe ve Dâvûd bin Ebi Hind gibi devrinin büyük âlimlerinden ilim öğrendi ve hadis-i şerif bildirdi.

Estergon Muhafızı Kara Ali Bey

Vehbi Tülek

Bu Kulumu Cehenneme Atın

Vehbi Tülek

Kûfe Kadısı Ebû Amr-ı Hafs

Vehbi Tülek

Zındıkların Îtikatlarından Allahü Teâlâya Sığınırız

Vehbi Tülek

Abdülvasi Dimetokî

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Ba'lî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Sonunda Orta Yolu Buldular

Kum Ve Kaya

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek