Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.014.210

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yavrularımız Dinlerini Tam Öğrenemiyorlar

Hilmi Efendi son devir Osmanlı din âlimlerinden ve Nakşibendiyye yolu Hâlidiyye kolu mensuplarındandır. Ankara'da doğdu. 1916 (H.1335) senesinde İzmit'te vefât etti. Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî hazretlerinin talebeleri arasına girdi. Hocasından Hâlidiyye kolundan icâzet aldı. Sonra İzmit'te Fevziye, Taşıçılarbaşı ve Yeni Cumâ câmilerinde imâm ve hatiplik yaptı. Vaazlarında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

91 - Kanuni Sultan Süleyman Ve Şövalyeler

26 Ağustos 1526...Osmanlı ordusu Mohaç ovasında...Güneş henüz doğmamış!Başlarında Cihan Padişahı Kanuni Sultan Süleyman Han. Muhteşem Otağ-ı Hümayun, "Hünkar Tepesi"ne kurulmuş. Burası ovanın en yüksek noktası. Osmanlı ordusunun mevcudu 100.000'i buluyor. Sağ kanada Anadolu Beylerbeyi Behram Paşa, sol kanada Vezir-i Azam Damat İbrahim Paşa kumanda ediyorlar. Öncü kuvvetlerin başında meşhur Akıncı Sultanoğlu Gazi Bali Bey, artçı kuvvetlerin başında ise Gazi Hüsrev Bey bulunuyordu. Yavuz Sultan Selim Han, bu iki cesur akıncı beyinin de öz dayılarıydı. Osmanlılarda bulunan yeni dökülmüş 300 kadar ağır top, dünyada henüz görülmemişti.200.000 kişilik düşman ordusunun 50.000'i Papalık, Lehistan, Çek, Slovak, Hırvat, askeri idiler. Macar kralı II. Layoş'un imdat istemesi üzerine yardıma gelmişlerdi. Yardıma gelmişlerdi. Onların da 100 kadar topu.

Vehbi Tülek

Eşeklerin Yardimi

Vehbi Tülek

Bir KurÂn-i Kerim, Bir SelÂm-i Şahane Ve Hilafetin Gücü

Vehbi Tülek

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

Çanakkale savaşlarına katılan bir Fransız Generalinden, memleketine döndüğünde savaş hatıralarını anlatmasını istediler. General söze; "Fransızlar böyle mert bir milletle savaştıkları için daima iftihar edebilirler!.." cümlesiyle başlaması üzerine bir gazetecinin; "Neden iftihar edebilirmişiz?" sorusuna General, dünya savaş ve insanlık tarihine altın harflerle yazılacak bir menkıbeyle cevap verdi:

Hepsi Osmanli Padişahinin Gölgesine Siğinmişlardir

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂli’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Kiliç Ustaliği

Vehbi Tülek

Şair Padişah Ii. Selim

Vehbi Tülek

Kuyucu MurÂd Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdülvehhâb Şa'rânî

Abdülvehhâb Şa'râni hazretleri evliyânın büyüklerinden ve Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. Mısır'ın Kalkaşend kasabasında 1493 (H.898)'de doğdu. 1565 (H.973)'de Mısır'da vefât etti. Henüz yedi yaşında Kur'ân-ı kerimi ezberledi. Genç yaşında, hadis ve fıkıh ilimlerinde ehliyet kazandı. Tasavvuf yolunda da Aliyy-ül-Havvâs hazretlerinin sohbetlerinde olgunlaştı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Dükkânı Hemen Boşalt

Vehbi Tülek

Muhammed Urre hazretleri Şam'da yetişen Şafii mezhebi âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. 999 (m. 1590)'da vefât etti. Kerâmetleri pek çoktur:

Resûlullahı Vesîle Ederek Dua Eden Muradına Erer

Vehbi Tülek

Kalpteki Vesveseden Kurtulmanın Yolu

Vehbi Tülek

İbn-i Begavi hazretleri evliyânın meşhurlarındandır. "Nûri" nisbesiyle şöhret buldu. Bağdat'ta doğdu. 908 (H.295) senesinde orada vefât etti. Zünnûn-i Mısri, Ahmed bin Ebi'l-Havâri, Muhammed bin Ali Kassâb gibi velilerin sohbetlerinde bulundu. Büyük veli Sırri-yi Sekati hazretlerinin uzun müddet sohbetlerinde ve hizmetinde yetişip tasavvuf yolunda yüksek derecelere kavuştu. Cüneyd-i Bağdâdi hazretleri gibi velilerle aynı zamanda yaşayıp onlarla sohbette bulundu. Çok kerametleri görüldü.

Kalplerin De Pası Vardır Ve Bu Pas Istiğfarla Giderilir!

Vehbi Tülek

Vanî Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Mevlânâ Seyyid Hasan

Vehbi Tülek

Irak Valisi Ziyad Bin Ebih

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Ile Kul Arasındaki Sır

Vehbi Tülek

Dünya Ve âhiret Saadeti Için

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Sarayda İftar

Kabahat Kilincin Midir?

Dört Şey Mühimdir

Karşılık Beklemiyorum

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek