Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.292.009

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Müminin Sözünü Reddetmek Hiç Uygun Değildir

Seyyid Ali bin Şihâb hazretleri büyük velîlerdendir. Büyük âlim İmâm-ı Şa'rânî hazretlerinin dedesidir. 1486 (H.891) senesinde Mısır’da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlmin Kiymeti

Sultan İkinci Bâyezid Hanla bir sefere çıkmıştık. O zaman vezir, Halil Paşanın oğlu İbrâhim Paşaydı. Şanlı, değerli bir vezirdi. Bu zamanda Ahmed ibni Evrenos adında bir kumandan vardı. Kumandanlardan hiç biri onun önüne geçemez, bir mecliste ondan ileri oturamazdı. Ben ise vezirin ve bu kumandanın huzûrunda ayakta, esas vaziyette dururdum. Bir defâsında eski elbiseler giyinmiş bir âlim geldi. Bu kumandanlardan da yüksek yere oturdu ve kimse ona mâni olmadı. Buna çok hayret ettim. Arkadaşlarımdan birine kumandandan da yüksek oturan bu zâtın kim olduğunu sordum. Filibe Medresesi müderrisi âlim Molla Lütfi'dir, dedi. Ne kadar maaş alır, dedim. Otuz dirhem, dedi. Makâmı bu kadar yüksek olan bu kumandandan yukarı nasıl oturur dedim. Âlimler ilimlerinden dolayı tâzim ve takdim olunur, hürmet görürler. Geri bırakılırsa bu kumandan ve vezir buna râzı olmazlar, dedi. Düşündüm. Ben bu kumandan derecesine çıkamam, ama çalışır, gayret edersem şu âlim gibi olurum, dedim ve ilim tahsiline niyet ettim. Seferden dönünce o âlimin huzûruna gittim. SonraEdirne'deki Dârülhadis müderrisliği bu zâta verildi. Ondan Metâli Şerhi'nin hâşiyelerini (açıklama ve ilâvelerini) okudum."

Vehbi Tülek

94 - Sultan Iii. Murad Ve Polonya Kralliği

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Bir Yalanla İki Kelleyi Kurtardin

Vehbi Tülek

Osmanlı hükümdarları zaman zaman memleketin dâhili vaziyetini bizzat teftiş ve kontrol için tebdil-i kıyâfetle halk arasına karışırlardı. Sultan IV. Murad ile III. Mustafa Hânlar'ın sıkça tebdil gezdiklerini tarihler kaydederler.Sultan Mustafa Hân bir bahar günü derviş kıyâfetiyle çarşıyı pazarı dolaşmış ve yorgunluk gidermek üzere kırlara doğru yürümeye başlamış. Samatya taraflarında bir tepecik üzerinde oturmuş dinlenirken, musâhibi Nakşi'nin taşıdığı dürbünü isteyip bir müddet çevreyi temâşâ etmiş. Meğer uzaklarda bir kadınla bir erkeğin sarılıp öpüştüklerini görmesin mi!?.. Nakşi'ye seslenmiş:" Derhal git! Şu karşıdakiler kimlerdir, öğren gel!..Nakşi emri yerine getirip nefes nefese dönmüş ve:" Efendimiz, demiş, bunlar hayli zamandır birbirlerini görmeyen iki kardeş imişler. Oracıkta rastlayınca dayanamayıp sarmaş dolaş olmuşlar. Zât-ı şâhâneye de arz-ı ihlâs eylediler.Pâdişah gülmüş:" Nakşi! Yalan söyledin amma, zararı yok; bir yalanla iki kelleyi birden kurtardın, demiş

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

İstanbul’un İşgalinde Yapilan Hirsizliklar

Vehbi Tülek

Yavuz’un Vefati

Vehbi Tülek

Ezan Sesleri DevÂm Etsin!

Vehbi Tülek

105 - Baltaci Mehmed Paşa Ve Rus Çari Deli Petro

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Devri Ve Ilk Donanma Faaliyetleri

Vehbi Tülek

Acele Tövbe Et

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdullah Bin Haris

Abdullah bin Haris rahmetullahi aleyh, Tâbiinin büyük hadis âlimlerindendir. 8 (m. 629) senesinde doğdu. Ezvâc-ı tâhirattan Ümmü Habibe'nin yeğenidir. Resûlullah efendimiz "sallallahü aleyhi ve sellem" onu iki yaşında iken gördü ve hayır duada bulundu. Fakat küçük olduğu için Eshab-ı kiramdan sayılmadı. 84 (m.703) senesinde Umman'da vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Nuaym İsfehânî

Vehbi Tülek

Büyük hadis âlimlerinden Ebû Nuaym İsfehâni hazretleri İran'da yaşamıştır. İsfehân şehrinde doğdu. İlim tahsili için Bağdad'a gitti. Sonra memleketine döndü. 430 (m. 1039)'da orada vefat etti. "Delailü'n-Nübüvve" kitabında, Resûlullah aleyhissalâtü vesselâm efendimizin peygamberliğini ve mucizelerini anlatmaktadır. Bu eserinde şöyle buyuruluyor:

Muhammed Aleyhisselâmın En Büyük Mucizesi

Vehbi Tülek

Sadakanın Karşılığı Cenette Verilir

Vehbi Tülek

Şerifzâde Atâullah Efendi doksan altıncı Osmanlı şeyhülislâmıdır. Seyyiddir. 1173 (m. 1759)'da İstanbul'da doğdu. 1226 (m. 1811)'de Aydın'a bağlı Güzelhisâr'da vefât etti. Buyurdu ki:

Ebü'l-abbâs Dîneverî

Vehbi Tülek

Yâ Rabbî! Bunun Dilini Bağla!

Vehbi Tülek

Nefsini Tanıyan Rabbini Tanır

Vehbi Tülek

Zâkirzâde Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Burhâneddîn-i Merginânî

Vehbi Tülek

Riyâ, Gösteriş Demektir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Hz. Mugire, Sa'd bin Ebi Vakkâs tarafından sefir olarak gönderilmişti. İranlılar, sert konuşup, Müslümanları korkutacaklarını zannettiler. Söz sırası Mugire'ye gelince, o, büyük bir cesaretle konuşmaya başladı ve şöyle dedi: "İslâmiyetin esaslarına göre, herkes Allahü teâlâ indinde bir kul olarak eşittir. Hiç kimsenin diğerine karşı bu hususta bir imtiyazı yoktur."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Tüccarin Rüyasi

Bereketi Var Mı?

Yuhçu Baba

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek