Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.225.697

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kırklar Makâmı'ndaki "kutlu" Toplantı

Noktacı Ali Çelebi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Midilli Adasında doğdu. 1574 (H.982)'te vefât etti. İlim öğrenmek için Şam'a gidip bir müddet orada kaldı. Sâlihiye'ye gidip Şeyh Üveys Halvetînin derslerine ve sohbetlerine devâm edip tasavvufta yetişti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hükümdarlar VilÂyet Zabteder, Bahşetmez!

Sultan İkinci Bâyezid Hân tâcı ve tahtı Şehzâde Ahmed'e bırakmak istediği zaman, Şehzâde Selim babasına isyân etmiş ve yenilerek Kırım'a ilticaya mecbur kalmıştı. Şehzâde Ahmed, Kırım Hân'ı Mengli Giray'a bir mektup yazıp; eğer kardeşine yardım etmezse, kendisi padişah olunca, bütün Kefe vilâyetini, dokuz kalesiyle birlikte ona bırakacağını bildirmişti. Mengli Giray bu mektuba aldırış etmedi. Çünkü Yavuz'un bir cevher yürek taşıdığını ve er-geç padişah olacağını tahmin ediyordu. Oğlu Mehmed Giray ise, Şehzâde Ahmed'in teklifini kabul etmeye meyilli idi. Nihayet bir gün yemek esnasında sohbet ederlerken Yavuz'a sordu:" Sultânım! İhtimâl ki yakında tahta çıkarsın. O zaman Kefe vilâyetini bize bağışlayıp terk eder misin?Yavuz'un şu ibretli cevabı, Mengli Giray'ın tahmininde ne kadar haklı olduğunu gösteriyordu:" Hükümdarlar sadece vilâyet zabteder; ama vilâyet bahşetmez. İstediğiniz kadar altın ve gümüş veririm; lâkin benden memleket istemeyin

Vehbi Tülek

Kendiliğinden Buralara Gelmez

Vehbi Tülek

18 - İskender Paşa

Vehbi Tülek

Yedi-sekiz Hasan Paşa

Vehbi Tülek

20 Mayıs 1878 günü saat 11.00'de Çırağan Sarayında müthiş bir gürültü koptu. Rıhtıma yanaşan koca mavnadan birkaç yüz silahlı adam fırlamış, muhafızları safdışı edip zemin kata doluşmuştu. Aynı anda kara tarafındaki yıkık istinat duvarını aşan bir o kadar adam daha atlamıştı içeriye. Bunlar Rumeli göçmenleriydi. Başlarında da eli tabancalı, seyrek siyah sakallı, kırk yaşlarında bir gazeteci bulunuyordu: Ali Suavi...

Yavuz Sultan Selim Ve Bihrûze Hatun

Vehbi Tülek

Habib Baba

Vehbi Tülek

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

İngiliz Düşmani Şeyhülislam

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Müslüman Devletlere Silah Yardimi

Vehbi Tülek

Mahmud Şevket Paşa Suikasti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ondan Başka Hiçbir Ilâh Yoktur

Mengübars bin Yalınkılınç hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. Türkmen asıllı olup Bağdad'da yaşamıştır. 652 (m. 1254) yılında vefât etti. "El-Usûl-ül-i'tikâdiyye alâ mezheb-i İmâm-ı Ebi Hanife" adlı eserinin mukaddimesinde şöyle buyurmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Onlar, Halk Arasında Hakk Ile Olurlar

Vehbi Tülek

Demirtaş Mehmed Efendi, Dede Ömer Ruşeni hazretlerinin baş halifelerinden olup Kütahyalıdır. Tahsil yapmak üzere Mısır'a gittiği zaman Ruşeni halifelerinden Hasan Ayntabi'nin sohbetleriyle müşerref olduktan sonra Tebriz'de Ruşeni hazretlerine giderek icazet alıp Mısır'a döndü ve Kahire'de 935 (m. 1528)'de vefat etti. "Cem'u'l-Esrâr ve Keşfü'l Estar" isimli bir eseri vardır. Burada buyuruyor ki:

Abdülvâhid Melîhî

Vehbi Tülek

Ona Tam Tâbi Olmak Için

Vehbi Tülek

Abdülvehhâb Buhâri hazretleri Hindistan'da yaşayan evliyânın büyüklerindendir. Doğum yeri ve târihi bilinmemektedir. 932 (m. 1526)'de Delhi'de vefât etti. Hindistan'daki Mültan'da, Seyyid Sadreddin Buhâri'den nakli ve manevi ilimleri tahsil edip, yüksek derecelere kavuştu. Seyyid Sadreddin Buhâri'den ilk olarak şu sözleri duydu:

Buhârâlı Velî Ârif-i Dikgerânî

Vehbi Tülek

Resûl-i Ekrem, Bütün âlemlerin Peygamberidir

Vehbi Tülek

Burhâdeddîn Geylânî

Vehbi Tülek

Sırların Gönülde Kalırsa, Muradın Çabuk Gerçekleşir

Vehbi Tülek

Bir Testiye Bir Adam!

Vehbi Tülek

Abdülmün’îm Harrânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

At Hirsizi

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Altıyüz Dirhemlik İp

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek