Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.555.428

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kaderine Râzı Olan, Şerefli Derecelere Kavuşur

Şemsüddîn Bekrî hazretleri meşhur velîlerden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1523 (H.930) senesinde Mısır'da doğdu. 1585 (H.994) senesinde Kahire’de vefât etti. Büyük bir âlim ve velî olan babasının terbiyesinde yetişti. Onun vefatından sonra yerine geçerek talebe yetiştirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hediye Baston

1897 Osmanlı-Yunan harbi zaferle neticelenmişti. Sultan II. Abdülhamid büyük sevinç içndeydi. Harpte yaralananların hepsini İstanbul'a getirtmiş, bunları Gümüşsuyu hastanesi ile yeni yaptırdığı Şişli Etfal hastanesine yerleştirmişti. Hergün hastanelere adam gönderiyor, yaralıların vaziyetini öğreniyordu. Sultan Abdülhamid'in marangozluğa merakı vardı. Yıldız Sarayında bir marangoz atelyesi vardı ve devlet işlerinden yorulduğu zaman dinlenmek için buraya gelir, her biri sanat şaheseri kabul edilen ahşap eşyalar yapardı. Bir sabah yine atelyeye inmişti. Kapıdan girer girmez marangoz Mehmed Usta ile karşılaştı. Hemen ustaya:-Haydi bakalım Mehmed Usta! 150 tane baston ağacı kes...-Ferman efendimizin. Lakin bu kadar baston ağacı ne olacak?-Araştırdım, gazilerimizden 150 kadarının ayaklarından yaralandıklarını öğrendim. Bunlar iyi olsalar da yürümek için bastona muhtaç kalacaklar. Bunlara birer baston yapacağım ve hastaneden çıkıp memleketlerine giderken kendilerine hediye edeceğim.

Vehbi Tülek

Değil Bir Yabanci İçin...

Vehbi Tülek

İsterseniz Geri Dönebilirsiniz

Vehbi Tülek

Genç Kadiasker

Vehbi Tülek

Feramerz bir Fransız subayıdır. Türklerle nerede ve ne zaman tanışır bilemeyiz ama ecdadımıza hayran olur. Nitekim kendi rızası ile İslâm'ı seçer ve Feramuz adını alır. O devir Fransa'sında Müslüman olmak zor, Müslümanca yaşamak daha zordur. Mübârek kalkar Anadolu'ya gelir ve Sivas, Tokat civarında bir kuytuya yerleşir. Oğluna âlemlere rahmet olarak gönderilen Efendimizin adını koyar. Kızını Osmanlı Emirlerinden Hüsrev Bey'e verir. Feramuz bey vefat edince, oğlu Muhammed ablasının yanına sığınır. Eniştesi bu çocuğun müthiş zekasına hayran kalır. Tahsili için ne gerekiyorsa yapar. "Yeter ki sen oku" der, "gerisini düşünme!" Küçük çocuk bu teveccühün altında kalmaz, gecesini gündüzüne katar, akranlarına fark atar. Nitekim molla olur. Hem eniştesinin adıyla anılan bir molla. "Molla Hüsrev!"

Tez Sakabaşini Getirin

Vehbi Tülek

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

Sultanim Özür Dileriz

Vehbi Tülek

İmparator Ölü Gibi Donup Kaldi

Vehbi Tülek

Sultan I. Mahmud Ve İstanbul’un İmari

Vehbi Tülek

Reşid Paşa’nin Osmanli Ekonomisini Yikmasi

Vehbi Tülek

Topal Arabaci

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Resûlullah, Özür Dileyen Özrünü Kabul Ederdi

Behrâm bin Abdullah Demiri hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 34 (m. 1334)'de doğdu. 805 (m. 1402)'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ali Bin Halef

Vehbi Tülek

Ali bin Halef hazretleri, Endülüs'te (İspanya'da) yaşamış olan Mâliki âlimlerindendir. "İbn-i Battal" ismiyle meşhur olmuştur. 1057 [h.449] senesinde Belensiye'de (Valencia) vefât etti. (Buhâri)yi şerh etmiştir. Kitabında yer alan bazı Hadis-i şerifler:

Onlar, Rablerinin Yanında Diridirler

Vehbi Tülek

Kızgınlık, Öfke Îmanı Bozar

Vehbi Tülek

Muvaffakuddin bin Abdülaziz İskenderâni hazretleri kıraat, fıkıh ve tefsir âlimidir. 550'de (m. 1155) İskenderiye'de doğdu. Burada birçok âlimden kıraat, tefsir, Mâliki fıkhı tahsil etti ve İskenderiye'nin önde gelen âlimlerinden biri oldu. 629'da (m. 1232) orada vefat etti. Bu mübarek zat, derslerinde şöyle anlattı:

İbn-i Fârid Ve yeşil Kuş

Vehbi Tülek

kalburcu Şeyhi Ahmed Dede

Vehbi Tülek

Urûdek Fırâtî

Vehbi Tülek

Din Ilimlerinin En Mühimi Fıkıhtır

Vehbi Tülek

sen De Savaşa Katıl Yâ Vahşi!..

Vehbi Tülek

Mağarada Yağmur Duası Yapan Köle!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Allah Diyen Genç

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Sünnet Akçesi

Allah Haramdan Kaçani Korur

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek