Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.573.661

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ehl-i Beytim, Ümmetim Için Birer Teminattır

Hasan bin Ahmed Semerkandî hazretleri hadîs âlimlerindendir. 409 (m. 1018) senesinde Semerkand’da doğdu. 491 (m. 1098) senesinde vefât etti. “Bahr-ül-Esânid fî sıhahil mesânid” adlı eserinde yüz bin hadîs-i şerîf topladı. Diğer bir eseri de “Cüz’ün fihi mine’l-ebdali mine’l-ümmet”dir. Bu eserinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih’in Medreseleri

Fatih'in bilime olan hizmetlerine tanıklık eden anıtların en önemlisi, kuşkusuz camisinin etrafına yaptırdığı medreselerdir... Ancak ilk medrese eğitimi, fetihten hemen sonraki günlerde cami haline getirilen Ayasofya'da başlamış ve caminin yanındaki papaz odaları boşaltılarak öğrencilerin buralarda kalmaları sağlanmıştır. Molla Hüsrev'in başmüderrisliğe getirildiği bu ilk öğretim kurumunda, İstanbul'un ilk kadısı,Ayasofya'yı Cami olarak "tescil eden" Hızır Çelebi 'nin ilk müderrisler arasında bulunduğu görülmektedir. Bu sıralarda molla Zeyrek de müderris olarak Zeyrek camisinde derslere başlamıştır. (Türkiye Tarihi 2 s: 243) İşte İstanbul'da fetihten sonra öğretime başlayan ilk iki medrese bunlarrdır. Fatih medreselerinin yapımı bitince, Zeyrek'teki öğrenciler oraya taşınmış, Ayasofya'da ise öğretim sürdürülmüştür. Vakfiyesinde de belirtildiği üzere, Medaris-i Semaniye adı ile Fatih Camii'nin etrafında yapılmış olan bu yeni kuruluş, sekiz medrese ve her medresenin arkasında Tetimme adı verilen daha küçük sekiz medreseden oluşmaktadır. Ayrıca müderris ve öğrencilerin yararlanması için bir kitaplık, bir Darüşşifa ve bir de misafirhane bulunmakta idi. medreselerin her birinde "akli" ve "natli" bilimlerde birer müderris, Daruşşifada ise hangi ulustan olursa olsun iki hekim, bir göz hekimi, bir cerrah ve bir de eczacı görevlendirilmişti. Hekimlerin hastaları günde iki kez ziyaret etmeleri şart koşulmuştur.Fatih döneminde üzerinde durulması gereken önemli bir kuruluş da hızla geliştiği görülen bir yüksek okul niteliğindeki Enderun Okulu'dur. Bu kuruluş içinde askerlik, yöneticilik,güzel sanatlar bölümleri olduğu gibi, ayrıca bir de hastane bulunmakta idi. tanzimat dönemine kadar yaşadığı görülen Enderun Okulu'nda Galata Sarayı,Eski Saray ve Edirne Sarayı gibi sarayların orta dereceli saray okullarını bitirenler kabul edilmekte idi.

Vehbi Tülek

LÂ İlÂhe İllallah

Vehbi Tülek

İskender Bey Kimdir

Vehbi Tülek

Şehzade Selim Ve Mevlana Celaleddin-i Rûmî

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Hanın oğlu Şehzâde Bâyezid saltanat iddiâsı ile ayaklanmıştı. Kânûni, diğer oğlu Selim'i, onun üzerine gönderdi. Şehzâde Selim kuvvet leri ile Konya'ya geldi. O öncelikle Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin kabrini ziyâret etmek istedi. Yanında bulunanlarla birlikte türbeye girdi. Her zamanki yürüyüşü ile serbest bir şekilde kabre doğru ilerlerken, türbedâr Mahmûd Dede önünü kesti ve; "Mânâ âleminin sultanları olan böyle mübârek zâtların huzûrunda mütevâzi ve boynu bükük olmalıdır." diyerek ziyâret usûlünü hatırlattı. Bunun üzerine şehzâde ve yanındaki askeri erkân hatâlarını anladılar. Orada bulunan mihrabda Allah rızâsı için namaz kıldılar.

23 - Budin Müdafaasi

Vehbi Tülek

Abdestsiz Nöbet Tutmam

Vehbi Tülek

Asil Kahraman Bunlardir

Vehbi Tülek

Osmanli Tüccari

Vehbi Tülek

Eğer Padişah Biz İsek...

Vehbi Tülek

Sadrazami Tersleyen Adam

Vehbi Tülek

Kanaat, Ama Neden Sonra?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kelam âlimlerinden Abdullah Ibn-i Hafîf

Abdullah ibn-i Hafif, Şafii mezhebi kelam âlimlerindendir. İmâm-ı Eş'ari'nin en meşhûr talebelerinden olup, Şeyh-i Şiraziyyin "Şirazlıların şeyhi, üstâdı" ismiyle meşhûr olmuştur...
Bu mübarek zatın bütün gıdâsı her gece sâdece yedi adet kuru üzümdü. Bedenen hafif, rûhen yüksek bir hâle sâhipti.
İbn-i Hafif hazretleri kendisi anlatır:
Gençliğimde, İmâm-ı Eş'ari hazretlerini görmek için Basra'ya gitmiştim. Basra'ya vardığımda, heybetli ve güzel yüzlü, yaşlıca bir zât gördüm. Ona, "Ebü'l-Hasan Eş'ari hazretlerinin evi nerededir?" dedim. "Onu niçin arıyorsun?" dedi. "Onu seviyorum ve görüşmek istiyorum" dedim. Bana, "Yarın erkenden buraya gel" dedi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

“tek Murâdım Sizin Gibi Olmak!”

Vehbi Tülek

Silsile-i aliyye büyüklerinden olan Ali Râmiteni hazretleri, geçimini dokumacılık yaparak kazanırdı. Bu sebeple kendisine "dokumacıların şeyhi" mânâsına "Pir-i Nessâc" derlerdi. Ali Râmiteni hazretlerine, "Azizân" denmesinin sebebi ise şöyle anlatılır:
Bir zaman Ali Râmiteni'nin evinde iki-üç gün yiyecek bir şey bulunmadı. Evdekiler açlık sebebiyle çok üzülüyorlardı. Gelen misâfire de evde ikrâm edecek bir şey yoktu. O sırada Ali Râmiteni hazretlerinin talebelerinden yiyecek satan bir genç, pirinç doldurulmuş bir horoz hediye getirdi;

Azamet Ve Kibriyâ Bana Mahsustur

Vehbi Tülek

Bildiği Ile Amel Etmeyenler

Vehbi Tülek

Muhammed ibn-i Sâig hazretleri kırâat ve Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 636 (m. 1238)'de doğdu. 725 (m. 1325)'de Kâhire'de vefât etti. İlmin fazilet ve üstünlüğü hakkında buyurdu ki:

Dünyâ Dedikleri Bir Hiçten Ibârettir

Vehbi Tülek

Safranbolulu Hacı Reşid Paşa

Vehbi Tülek

Hasan-ı Basrî Ve Bir Vezirin Oğlu

Vehbi Tülek

Resûlullah Efendimizin Ana Babası Da Müslümandı

Vehbi Tülek

Abdürrahîm Irâkî

Vehbi Tülek

Büyük Hadis âlimi Âmir Bin Abdullah

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Üç Kandil

Üç Kandil

Emir Sultan, âlim ve ilim menbaı olan Buhârâ'da yetişti. Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevvere'de ilim tahsil etti. Medine-i münevvereye yerleşmek ve ömürlerinin sonuna kadar orada kalmak niyetindeyken, bir rüyâ gördü. Rüyâsında Peygamber efendimiz ile hazret-i Ali yanyana oturmuşlardı. Yanlarına vardı ve diz çöküp oturdu. Hazret-i Ali ona; "Ey oğlum! Sana cenâb-ı Hak tarafından ceddin Muhammed'in (sallallahü aleyhi ve sellem) sünnetini, takvâ yoluyla öğretmen için Rûm iline gitmen işâret olundu. Önünde giden nûrdan üç kandil belirecek, o kandiller nerede gözünden kaybolursa orada kalacaksın. Mezârın da orada olacak" dedi. Emir Sultan uykudan uyanınca; "Demek ki takdir-i ilâhi böyle" diyerek yola çıktı. Hazret-i Ali'nin dediği gibi, üç kandil ona kılavuzluk etti. Bursa'ya geldiği zaman, önündeki nûrdan üç kandil, pınar başında üç servi civârında fakirler için tahsis edilmiş eski bir kilisenin yanında kayboldular. Böylece Emir Sultan Bursa'ya yerleşti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Hayat Kurtaran Yalan

9 Evi Dolaşan Kelle

Cünnetü'l-esmâ

Kum Ve Kaya

Sarik Ve Sakal

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek