Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.945.608

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâya Düşkün Olanlar, Lezzette Sınır Tanımazlar!

Ahmed es-Sekkâf hazretleri evliyâ ve İslâm âlimlerinin büyüklerinden olup evliyânın büyüklerinden Abdurrahmân es-Sekkaf hazretlerinin oğludur. 1425 (H.829) senesinde vefât etti. Zamânında bulunan büyük velîlerin sohbetlerine devâm ederek ve çok gayret ederek, tasavvuf yolunda ilerledi. Kısa zamanda yetişerek, büyük âlimlerden ve evliyâdan oldu. Çok kerametleri görüldü:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kahraman Bir Türk Düşmani

Kanuni Sultan Süleyman'ın son seferi Macaristan ile Avusturya sınırındaki Sigetvar üzerine oldu. Bu sefer sırasında da vefat etti. Haftalarca süren kuşatma sonunda, top ateşi altında kale duvarları delik deşik oldu ve harabeye döndü. Kaleyi savunan Avusturyalılar için artık kurtuluş yolu kalmamıştı. Bu durum karşısında Macar asıllı kale muhafızı, ölmek veya teslim olmak arasında bir tercih yapacaktı.

Vehbi Tülek

Avrupa'daki Osmanli Korkusu

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

Akillilarin Duraği

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Han'ın vezirlerinden Mahmûd Pasa'ya yakınlığı ile tanınan Molla, Vildân anlatır: "Bir gün Mahmûd Paşa, söz arasında beni çok sevdiğinden bahsetti. Ben de, onun Molla Abdülkerim Efendi'ye olan ilgisinden bahisle; "Siz, benden çok Abdülkerim Efendi'yi seversiniz" dedim. Bunun üzerine; "Evet, doğru söyledin" dedi. Ben; "Molla Abdülkerim sizin Cennet'e girmenize sebeb mi olacak ki, bu kadar çok seviyorsunuz?" deyince, Mahmûd Pasa; "Cennet'e sokacak desem de olur. Çünkü o, benim günahlardan tövbe etmeme vesile oldu. Fâtih Sultan Mehmed Han'ın kapıcıbaşısı iken, bir günâha mübtelâ olmustum. Bir sabah Abdülkerim Efendi, evimizi şereflendirdi. Bir müddet sohbetten sonra, ayağa kalktı. Hürmet ve tazimle kapıya kadar yolcu ederken, bana döndü ve; "Dünyâ ve âhiretine yarar bir sözüm var ki, iyi dinleyip kötülüklerden sakinasin" dedi. Ben de; "Buyurun" dedim. Sözüne devamla; "Elhamdülillah, ilim sahibisin ve pâdişâhın da yakınlarındansın. Çok geçmeden vezirlik makamına yükseleceğin aşikârdır. Ne yazık ki, içini ve dışını günâh pisliklerinden temizlemeye gayret etmezsin. Vezirlik makamı, akıllı kimselerin durağıdır. Osmanlı Devleti'nin yüce divânı, temiz insanların toplandığı bir yerdir. Gel kerem eyle, içini o günâh pisliklerine bulama ve dalâlet çukurlarına düsüp çabalama!" dedi. Bana bu nasihatleri verirken, hava soguk olmasına rağmen boncuk boncuk ter döktüm ve o ânda tövbe ederek bildirdiği yoldan ayrılmadım" dedi. Bunun üzerine; "Gerçekten onu sevmek yalnız size değil, bize de vâcib oldu demekten kendimi alamadım."

Burasi Hakikat Sultanlarinin Payitahtidir

Vehbi Tülek

Turgut Reis Ve Cerbe Zaferi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Han’in Takdiri

Vehbi Tülek

Protestanliğin Kurucusu Martin Luther Osmanli Ajanimiydi?

Vehbi Tülek

8 - Harp Meydanlarinin Sultani

Vehbi Tülek

Osmanli Kadinlari Avrupada Hiç Taninmaz

Vehbi Tülek

SehzÂdelerin Sünnet Dügünü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İzzeddîn Alî Cezerî

İbnü'l-Esir hazretleri meşhur siyer âlimidir. Asıl adı İzzeddin Ali Cezeri'dir. 555 [m. 1160] de Kuzey Irak'taki Cezire-i İbni Ömer'de doğdu, 630 [m. 1232] da Mûsul'da vefât etti. (Üsüd-ül-gâbe) kitâbı, beş cild olup, 7500 Sahâbinin hâl tercemesini bildirmekdedir. Bu kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İbrâhim Bin Yahlef Tunusî

Vehbi Tülek

İbrâhim bin Yahlef, Cezayir'de yaşamış olan velilerden ve Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. Tunus'ta doğdu. Uzun zaman ilim tahsil edip, kendisini yetiştirdi. Mısır, Şam ve Hicaz taraflarına seyahatlerde bulundu. Tahsilini tamamladıktan sonra Tlemsân'a gitti. Birçok talebe yetiştirdi. 1336 (H.737) senesinden önce Cezayir'in Tlemsân şehrinde vefât etti.

İbrâhim bin Yahlef, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Ebû Ali Cüzcânî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Tövbe Edenleri Sever

Vehbi Tülek

Abdüsselâm Makdisi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 772 (m. 1370)'de Kudüs civarında Keferülmâ isimli kasabada doğdu. 850 (m. 1446)'de Kudüs'te vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

İnsanları Yanından Uzaklaştırdı!

Vehbi Tülek

İmândan Sonra En Kıymetli Ibâdet Namâzdır

Vehbi Tülek

Kuşadalı Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Büyük Müfessir Muhammed Bin Ka'b

Vehbi Tülek

Din Büyükleri, Allahü Teâlânın Askerleridir!

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâdan Hayâ Etmek

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

At Hirsizi

İmanı Ona Kafidir

Sarik Ve Sakal

"encümen-i Bîzebân"

Onun Görmediği Yer

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek