Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.109.199

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ümmetimden, Günahları Çok Olanlara Şefaat Edeceğim

Şireveyh bin Şehridâr Deylemî hazretleri hadîs ve târih âlimidir. 445 (m. 1053) senesinde İran’da Hemedan'da doğdu. 509 (m. 1115) senesinde vefât etti. Hadîs öğrenmek ve dinlemek için Bağdad, Kazvin ve İsfehân’a gitti ve birçok âlimden ilim öğrenip hadîs-i şerîf dinledi. Firdevs-ül-Ahyâr adlı eserinde, rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazılarında, Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Kaşik Tuz

Sultan III. Mehmed zamanında, Rumeli'de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı. İhtiyacı olan ona koşar, sıkıntısı olanın derdini o giderirdi. Fakat kendisi bir sürü derde mübtela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi. Birgün dergahın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek, başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder. O zat, o talebesinden bir bardak su, bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister. İstedikleri getirilince, bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine, bunu içmesini söyler. Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve "Efendim, su çok tuzlu, içemiyeceğim" der. Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine, havuzdaki sudan içmesini söyler. Talebe havuzdan kana kana içer. "Nasıl, su tuzlu mu" diye sorduğunda talebe "Hayır efendim, gayet tatlı geldi" cevabını verir. O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihatı verir: "Oğlum, bir kaşık tuz, her zaman aynı acılıktadır. Fakat bunu bir bardak suda içmek, insana zahmet verdiği halde, bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor. Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor. İşte, göğsü bir bardak kadar dar insan, kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez. Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise, kendisine isabet eden, bir kaşık değil, bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar, o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz."

Vehbi Tülek

Kanuni'nin Belgrad Kadisina Gönderdigi Ferman

Vehbi Tülek

Yüzbaşi Şevket

Vehbi Tülek

Sadece Emredileni Yaptik

Vehbi Tülek

I. Dünya Savaşında Irak cephesinde görevli bir batarya kumandanı şöyle bir hatıra sını nakleder:"Harbin son seneleriydi. Bağdat cephesindeki üstün İngiliz kuvvetleri ordumuzu geri çekilmeye mecbur etmiş, Fırat nehri boyunca kuzeye doğru ilerliyordu. Çekilmemiz bir bozgun şeklinde olmayıp harbin gereğiydi. Bir aralık ordumuzun artçı birlikleri, düşman kuvvetleriyle Şatt-ül-Edhem denilen yerde muharebeye tutuştu. Sabahtan öğleye kadar bütün silahların ateşleriyle, çölün kızgınlıklarında her taraf alev alev yanıyordu. Bütün hınç ve güçleriyle saldıran düşman kuvvetleri, bir an önce mukavemetimizi kırmak istiyorlardı.

107 - Koca Yusuf Paşa Ve Şebeş Zaferi

Vehbi Tülek

Sirpsindigi Zaferi

Vehbi Tülek

Yapmasini Değil, Satmasini Bilirim

Vehbi Tülek

Ayni Oyun

Vehbi Tülek

Avrupa'daki Osmanli Korkusu

Vehbi Tülek

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

Vehbi Tülek

Bir Yabancinin Hac Düşünceleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İlmihâl Bilgilerini Öğrenmek Her Müslümana Farzdır

İmâm-ı Birgivi hazretleri Osmanlı Hanefi mezhebi âlimlerinin meşhûrlarındandır. İsmi Muhammed, babasınınki Ali'dir. 1521 (H.929) senesinde Balıkesir'de doğdu. Önce babasından ilim öğrendi. Sonra İstanbul'da Semâniyye Medresesinden mezun oldu. İstanbul medreselerinde müderrislik yaptı. Bu vazifesi sırasında Bayrâmiyye tarikatının şeyhlerinden olan Abdürrahmân Karamâni'ye talebe olup, onun sohbetlerinde bulunarak tasavvufta yetişti. İkinci Selim Hanın hocası Atâullah Efendi, Birgivi'nin ilimdeki kudretini takdir ederek kendisini, Birgi'de yaptırdığı medresenin müderrisliğine tâyin etti. 1573 (H.981) senesinde İzmir'in Ödemiş ilçesinin Birgi kasabasında vefât etti. Vefatından önce şöyle vasiyet etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hat Üstâdı Hâfız Osman

Vehbi Tülek

Hâfız Osman Efendi, Osmanlı Devletinde yetişen âlim, veli ve büyük hattatlardandır. 1642 (H.1052) senesinde İstanbul'da doğdu. Zamânının hat üstâdı olması sebebiyle, ilmi yönden çok hattatlığı ile meşhûr oldu. Osmanlı Devletinin en meşhûr hattâdı Şeyh Hamdullah Efendiden yüz sene sonra gelip, onun gibi yeni bir çığır açtığı için; "Şeyh-i sâni" (İkinci şeyh) nâmıyla anıldı...

ikimiz De Helâk Oluruz!

Vehbi Tülek

Şâh-ı A’lâ

Vehbi Tülek

Şâh-ı A'lâ (Şeyh Abdüsselâm) hazretleri, Hindistan'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. İsmi Abdüsselâmdır. Hayâ ve ilim menbaı olan hazret-i Osman'ın temiz neslindendir. Şeyh Abdüsselâm, on altıncı asrın ilk senelerinde doğdu. Tasavvufta bağlandığı hocalarının silsilesi Feridüddin Genc-i Şeker'den gelmektedir. 1623 (H.1033) senesinde vefât etti.

Şeyh Abdüsselâm hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Özdemirğlu Osman Paşa

Vehbi Tülek

Allah Adamlarına Itiraz Etmek

Vehbi Tülek

Hakîkî Müslüman Sır Saklayıcıdır

Vehbi Tülek

İbretli Bir Hayat... Abdullah Bin Sa'd

Vehbi Tülek

Buhârâlı Gönül Sultanı Hâce Evliyâ-i Kebîr

Vehbi Tülek

Şemsüddîn Tetâî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Delik Kova

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Keramete İnanmayan Âlim

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Abdullah El-acemî

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek