Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.993.397

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evliyanın Kızmasında Da Merhamet Vardır

Eğribozlu Ahmed Efendi Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Yunanistan’da Eğriboz (Agribos) adasında doğdu. İzmir'de vefât etti. Nakşibendiyye yolu büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetlerinde bulundu. Kısa zamanda ilerleyip tasavvuf yolunda yükseldi. Mevlânâ Hâlid hazretleri vefât ettikten sonra İzmir'e gelip yerleşti. Nice yıllar âlimler, talebeler ve halk sohbetlerinde bulunarak ondan feyiz aldı. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

16 - Yavuz Ve Sina Çölü

Yavuz Sultan Selim'in iki atı vardı: Akduman ve Karaduman. Sulh zamanlarında Akduman'la dolaşırdı. Harpte ise Karaduman'a binerdi. İkisi de çok cins Arap atlarıydı. Akduman'ın kuyruğu ve yeleleri pek gösterişliydi. Karaduman ise, uzun bacaklı ve daha kuvvetliydi. Alnı ak akıtmalı, ayakları sekiliydi. Hiçbir yarışta onu geçen görül memişti. Güzel bir sonbahar sabahı, Cihan Padişahı Yavuz Selim Han at gezintisi yapıyordu. Yanında can yoldaşı Hasan Can bulunuyordu. Yavuz'un, Allah, Peygamber ve atlarından sonra en sevdiği insandı. Gizli ve açık müşküllerini sadece onunla dertleşirdi. Fakat Hasan Can merak içindeydi. Çünkü büyük Padişah, bugün Karaduman'a binmişti.

Vehbi Tülek

Şair Padişah Ii. Selim

Vehbi Tülek

Asil Kahraman Bunlardir

Vehbi Tülek

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

İzdin (Zeytin) Voyvodası Ali Ağanın oğlu olan İbrâhim Paşa, Nevşehir'de dünyâya geldi. İş bulmak için İstanbul'a gelmiş ve Eski Saray masraf kâtibi Mustafa Efendinin delâletiyle (tavsiyesiyle) 1689'da sarayın helvacı ocağına, daha sonra eski saray baltacıları ocağına kaydolmuştur. İbrâhim Efendi hizmetleri ile yükselip Dârüssaâde ağasının yazıcı halifesi olarak Pâdişâhın bulunduğu Edirne'ye gitti. Şehzâde Ahmed'in pâdişâh olmasından sonra 1703'te Dârüssaâde ağası yazıcılığına tâyin edildi. Bu vazifedeyken pâdişâhın itimât ve teveccühünü kazandı. Ancak Sadrâzam olan Çorlulu Ali Paşa onu Edirne'ye gönderdi.1715'te Mora Seferine çıkanVeziriâzam ŞehidAli Paşa, İbrâhim Efendiyi mevkûfâtçı lıkla berâberinde götürdü. Buranın alınmasından sonra da tahrir (kâtiplik) işi ile vazifelendi rildi.

Ancak İstanbul Kadisi Olursun

Vehbi Tülek

Akillilarin Duraği

Vehbi Tülek

İngilizlerin El Koyduklari Osmanli Gemileri

Vehbi Tülek

17 - Korkma!

Vehbi Tülek

Çeşme Faciasi

Vehbi Tülek

Kirim Savaşi

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Selim Ve Kabakçi Mustafa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Büyüklerin Çocuklara Selâm Vermesi Câizdir

Takıyyüddîn Bağdâdî hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerindendir.  668 (m. 1269) senesinde Bağdâd’da doğdu. Zamanın âlimlerinden fıkıh ilmini öğrendi. Zamanında Bağdad’da ilim husûsunda kendisine müracaat edilen en meşhûr ve başta gelen bir âlim idi. 729 (m. 1329)’da vefât etti. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Asıl Kahramanlık Öfkesini Yenmektir

Vehbi Tülek

Ebû Osman Sâbûni hazretleri Horasan'da yetişen meşhûr hadis, tefsir ve Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 373 (m. 983)'de İran'da Nişâbûr'da doğdu. Birçok âlim, kendisinden hadis-i şerif rivâyet etti. 449 (m. 1057)'de Nişâbûr'da vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Akıllı, Birini Bulursan Onunla Arkadaş Ol!

Vehbi Tülek

Hakiki Yardımcı Allahü Teâlâdır

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasan ibn-i Nüceyye hazretleri hadis, tefsir ve Hanbeli mezhebi fıkıh âlimidir. 510 (m. 1116)'da Şam'da doğdu, 599 (m. 1202)'de Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Anadolu Velîlerinden Muhammed Hazîn

Vehbi Tülek

Seven Sevilir, Hor Gören Hor Görülür

Vehbi Tülek

Misâfir Gelecek, Yiyecek Bir Şeyler Hazırlayın!

Vehbi Tülek

Şemseddîn Ibn-i Münîr

Vehbi Tülek

Gözyaşı Denince Küllab Bin Ceri

Vehbi Tülek

Nûreddîn Ibn-i Arrâk

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Abbasi halifelerinin beþincisi Harun Reþid, sarayının bahçesindeki bir gül fidanını çok beðenir. Yapraðı, kokusu, görünüþüyle dikkatini çeken gülü özel bakıma alması için bahçıvana emir verir.

Bahçıvan üzerine titremeye baþlar gülün. Ne var ki, sakınan göze çöp batar derler ya. Aynen öyle olur. Bir sabah bahçıvan gelip bakar ki, gülün dalına konan bir bülbül, ne kadar yaprak varsa hepsini gagalayarak yere düþürmüþ. Tek yaprak bırakmamıþ gülün baþında... Korku içinde koþar halifeye:

- Sultanım der, üzerine titrediðimiz gülün yapraklarını bir bülbül gagalayarak yere dökmüþ, tek yaprak bırakmamıþ gülün baþında... Harun Reþid, telaþ etmeden cevap verir:

- Üzülme efendi üzülme, der. Bülbülün yaptıðı yanına kalmaz!.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Tüccarin Rüyasi

Allah Haramdan Kaçani Korur

Değişen Sizin Kalbiniz

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek