Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.691.482

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Talebe, Maksaddan Uzaklaştıran Şeylerden Uzak Durmalıdır

Muhammed bin Ahmed el-Mukrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Ahmed bin Hanbel'in oğlu Abdullah'ın talebesidir. Evliyânın meşhurlarından Cüneyd-i Bağdâdî'yi görmüştür. 976 (H.366) senesinde Nişâbûr'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

1456 yılında Fâtih, Wlad'i Eflâk prensligine tayin etmişti. Wlad, kardesi Radul ile birlikte Osmanlı sarayında rehine olarak bulunmuştu. Hüküm sürdüğü memlekete Fâtih'in yardımı ile sahip olmasına ve Pâdişaha karşı dost kalacağına dair yemin etmiş bulunmasına rağmen Wlad, sözünde durmayarak Osmanlılar aleyhine Macarlarla anlasma yapacaktır.Fâtih'in, Karadeniz ve Trabzon'da bulundugu sıralarda, Eflâk'ta bazı hadiseler olmaktaydı. Burada Türklerin "Kazıklı Voyvoda", Macarlarin "Drakula" (Şeytan), Ulahların "Çepelpuç" (Cellad) dedikleri Wlad adında zulüm delisi bir adam, halka idarenin en korkuncunu tattırmaktadır. Bu çılgın adam, vahşi ve insanlık dışı birtakım zevklere sahipti. O, kazıklara vurulmuş ve işkence içinde can vermekte olan Türklerin meydana getirdigi büyük halkanın ortasında, saray halkı ile birlikte yemek yemekten zevk alırdı. Eline Türk esirleri geçince ayaklarındaki derinin yüzülmesini ve meydana çıkan kırmızı etlere tuz ekilmesini, sonra da bunları keçilere yalatmasını emrederdi. Böylece, diri diri ayaklarının derisi yüzülen esirlerin işkencesi, daha büyük olurdu. O, kendisine gönderilen Osmanlı elçilerinin sarıklarını başlarına çiviletmiştir.

Vehbi Tülek

Abdestsiz Nöbet Tutmam

Vehbi Tülek

Asirlarca Araliksiz Okunan Kur’Ân-i Kerîm

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Osmanlı Sultânı Dördüncü Murâd Han, Bağdât seferine giderken Misâli Baba'nın bulunduğu köyün yakınında bir yerde ordusunu istirâhate çekmişti. Bu sırada çevreyi dolaşan Sultan, onun köyüne uğradı. Köyün alt tarafında küçük bir kulübe gördü. Yaklaşıp kapısını çaldı. Kulübenin kapısı açılıp, Sultanı, nûr yüzlü bir zât karşılayıp, tebessüm ederek içeri aldı. Onun velilerden olduğunu fark eden Sultan, hürmetle huzûrunda oturup, bir müddet sohbetini dinledi ve duâsını aldı. Ayrılıp giderken Sultana birkaç avuç bulgur ve bir torba da saman verdi. Sultan bunları alıp ordusuna döndü.O gün yemek zamânı kendisine Misâli Baba tarafından hediye edilen birkaç avuç bulgurun pilav yapılmasını istedi.

7 Yaşinda Harbe Katildim

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Hanin Vefati

Vehbi Tülek

Rumeli Hisarinin Şekli

Vehbi Tülek

CÂmide Nargile

Vehbi Tülek

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Vehbi Tülek

Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

53 - Osmanli Esnaf Ahlaki

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Seydîzâde Abdurrahmân Efendi

Seydizâde Abdurrahmân Efendi Osmanlı âlimlerinden olup Amasya'da doğdu. 983 (m. 1575)'de İstanbul'da vefât etti. Bursa'da, Ankara'da, Akşehir'de, İznik'te Edirne'de medreslerde müderrislik ve Haleb, Bursa ve Mekke'de kadılık yaptıktan sonra Rumeli kadıaskerliğine tayin edildi. 983 (m. 1575)'de İstanbul'da vefât etti. Hidâye adlı meşhûr fıkıh kitabının baş kısmına, "Tergib-ül-edib" adıyla bir haşiye yazdı. Bu eserinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhammed Zerkânî

Vehbi Tülek

Muhammed Zerkâni hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh ve hadis âlimlerindendir. 1055 (m. 1645) senesi Mısır'da Zerkân köyünde doğdu. 1122 (m. 1710)'da, Kâhire'de vefât etti. Zerkâni'nin Şerh-ül-Mevâhib adlı eserinden bazı bölümler:

Allahü Teâlâya Tevekkül Etmelidir

Vehbi Tülek

Nefsin Hîle Ve Tuzaklarına Karşı Çok Uyanık Olmalı

Vehbi Tülek

Kutb-i Âlem Şeyh Nûreddîn hazretleri Hindistan evliyâsının tanınmışlarındandır. 1410 (H.813) senesinde Pendûh şehrinde vefât etti. Babası Alâül-hak'ın hânegâhında, babasının husûsî hizmetlerinde bulunarak kemale geldi. Hilâfet verilerek, babasından sonra talebe yetiştirdi. En büyük halîfesi Şeyh Hüsâmeddîn Mankpûrî'dir.

Bahâeddîn Et-tavilî

Vehbi Tülek

İmân Azalmaz Ve Çoğalmaz

Vehbi Tülek

Musul âlimlerinden Feth-i Musûlî

Vehbi Tülek

Muhammed Urre

Vehbi Tülek

Taştan Ve Madenden Yüzük Taşı Yapmak

Vehbi Tülek

Bergamalı İbrahim Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Sakin Kalyona Binme

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Hayat Kurtaran Yalan

İftiranin Neticesi

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek