Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.667.079

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evlilik, Gözü Haramdan Daha Muhafaza Eder

Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Söndürülen Fitne Ateşi

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548'de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerin den Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunanlarla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti.

Vehbi Tülek

Sadrazamlik Makami Herkesin Hirsini Tahrik Eden Makamdir

Vehbi Tülek

Herşey Aslina Çeker

Vehbi Tülek

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti'nde, yabancı devletlere gönderilecek elçilere çok dikkat edilirdi. Devlet-i Aliyye'nin itibarını gözetecek Serdengeçtiler aranırdı. 1736'da İran Şahı Tahmasb'a da bir elçi göndermek icabetti. İmrahor Mustafa Paşa münasip görüldü. Şah tarafından kabul edilen Mustafa Paşa, görevini yerine getirdi. Sonra, âdeti olduğu için Şah biraz eğlenmek, biraz da denemek kastıyle dedi ki: -İmrahor Paşa!.. Benim bir derdim var. Acaba sen halledebilir misin?-Hayırdır İnşâallah.-Bir atım var. Fakat, çok haşarı. Üstüne bineni yere fırlatır. Şuna bin de fikrini söyle!Mustafa Paşa, sükût etti. Biraz sonra iki seyis, iki tarafından yakalamış atı getirdiler. Önüne geleni kapar, ardında kalanı teper bir hayvandı. Şah sinsi sinsi güler, at yerleri eşeler, seyisler korkuyla bekleşirlerdi. Bütün İran devlet büyükleri meraktaydı. Mustafa Paşa, gayret kemerini kuşanıp, seyislere işaret etti. Azgın hayvanı, apıl apıl getirdiler. Bir adım kala: "Bismillah..." deyip üstüne sıçradı. Sonra da seyislere: "Bırakın!" diye bağırdı. Beygir bütün marifetlerini gösterdi. Sıçradı, çifte attı, şâha kalktı. Fakat, İmrahor Paşa'yı sırtından atamadı. Sonunda kuzu gibi uslanıverdi. Osmanlı elçisi, İran Şâhı'nın önüne geldi. Attan aşağı sıçradı. Gemleri uzatırken dedi ki:"At binenin, kılıç kuşananın Şah'ım!"

İlk Denizalti

Vehbi Tülek

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Tek Başina Bir Ordu: Ebussuud Efendi

Vehbi Tülek

Osman Gazi Ve Kumral Ebdal

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han’in İslamiyete Saldiran Piyesi Fransa’da Yasaklatmasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Din Hırsızlarının Kitapları Insanın Îmanını Bozar

İsmail Necati Efendi Nakşibendi-Hâlidi şeyhlerindendir. 1255 (m. 1840)'da Safranbolu'nun Oğulveren köyünde doğdu. Tah­silini tamamladıktan sonra İstanbul'da medreseye devam edip icazet alarak müderrisliğe ta­yin edildi. Bu sırada Nakşibendi Hâlidi şeyhlerinden Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevi'ye intisap eden ve seyrü sülûkünü tamamlayıp icazet alan İsmail Ne­cati Efendi, Hasan Hilmi Efendi'nin vefa­tından sonra Gümüşhânevi Dergâhı'nda irşada başladı. 1337 (m. 1919)'da İstanbul'da vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üstünlük Ve Saadet Emir Ve Yasaklar Içindedir

Vehbi Tülek

Ümmîzâde Hasan Hilmi Efendi Osmanlı evliyasındandır. 1825(H.1240) senesinde Kastamonu’nun Azdavay ilçesinde doğdu. İlim tahsîli için İstanbul'a gitti. Mahmûd Paşa Medresesinde fıkıh, tefsîr, hadîs ve diğer ilimleri okudu. Abdülfettâh-ı Akrî hazretlerinin sohbetinde bulundu. Abdülfettâh-ı Akrî hazretlerinin vefâtı üzerine, icazet verdiği Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî'ye bağlandı. Gümüşhânevî hazretleri ihtiyarlığı ve zayıflığı sebebiyle dergâhını ona teslim etti. Hasan Hilmi Efendi hocasının vekili olarak irşâd hizmetlerini yürütüp, Nakşibendiyye yolunun gereklerini yerine getirdi.1911 (H.1329) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Resûlullah Efendimiz Hürmetine Istemek

Vehbi Tülek

Dinî Bir Hükmü, Şerî Bir Delille Kaldırmak!

Vehbi Tülek

Molla Mehmed Emin Efendi Osmanlı kıraat âlimidir. İstanbul’da doğdu. Babası Osmanlı reîsül-kurrâlarından Abdullah Eyyûbî’dir. Babasının yanında hıfzını tamamladı, tecvid ilmini ve kırâat-i aşereyi ondan tahsil ederek icâzet aldı. Eyüp Camii’nde imam ve şeyhülkurrâ oldu. Meclis-i Maârif başkanlığı yaptı. 1275 (m. 1859)’da vefat etti. “Tuhfetü’l-Emîn fî vukûfi’l-Kur’âni’l-mübîn” isimli eserinde, nâsih ve mensuh âyetlerle ilgili şöyle buyurmaktadır:

Zeynullah Kazanî

Vehbi Tülek

Kur’ân’ı Açık Açık, Tane Tane Oku!

Vehbi Tülek

İbrâhîm Harbî

Vehbi Tülek

Mısırlı Velî Ebussuud Carihi

Vehbi Tülek

İlimde Esas Olan Allah Korkusudur

Vehbi Tülek

Maymun Sıfatlı Insan Sûretli Kimseler

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kadin Akli

Kadin Akli

Vaktiyle, bir derviş bir Ramazan akşamı iftara davetliydi. Derviş, yatsıya yakın, evine döndü ve karısından mümkünse kendisi için sofra hazırlamasını istedi. Karısı:"Sen davette değil miydin? Ne yemeği?" deyince, derviş:"Sorma" dedi. "Çok yersem, arkamdan 'Halis derviş değilmiş' diye konuşmalarından korktum, pek birşey yiyemedim." Bunun üzerine, karısı:"Tamam" dedi. "Sen şu akşam namazını kıl da, ben o arada sofrayı hazırlayayım." Derviş:"Ama" dedi, "ben akşam namazını orada kılmıştım."Karısı cevap verdi:"Sen arkamdan kötü konuşurlar diye pek yemek yiyemediğine göre, arkamdan iyi konuşsunlar diye de namazı uzatmışsındır" dedi. "Hadi, akşam namazını bir daha kılıver de, o arada sofrayı hazır edeyim."Rivayet edilir ki, hanımının bu ikazından sonra dervişin aklı başına geldi ve riya derdinden kurtulup halis bir derviş oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Firkateyne Bininiz

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Onun Görmediği Yer

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek