Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.022.591

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dînimizde Ilk Emredilen Farz Namâzdır

Şeyh-ül-Hızâmiyye el-Vâsıtî hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1258 (H.657) senesinde Irak’ta Vâsıt şehrinde doğdu. 1311 (H.711)'de Şam’da vefât etti. İlim öğrenmek için pekçok şehri dolaştı. Bu yolculukları esnâsında fıkıh, hadîs ve siyer âlimlerinden ilim öğrendi. Mısır'a sonra da Şam'a gitti. Orada talebe yetiştirdi. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bendenizde İki Fuad Vardir

Sultan Abdülaziz Han, Sadrazamlarından, tecrübeli devlet adamı Fuad Paşa ile birçok meseleyi istişare ederdi. Bir defasında, o günlerde İstanbul'da bulunan Mısır Hidivi İsmail Paşa ile hususi bir iş yapmak için görüşecekti. Bu meseleyi Fuad Paşa ile istişare etti. Fuad Paşa bunu mahzurlu buluyordu. Fakat Sultan Abdülaziz'in bu işe fazla istekli olduğunu gördüğün den, "Devletlû Hünkarımız nasıl arzu buyuruyorlarsa öyle olsun" dedi. Fakat aradan birkaç saat geçince Padişah, Fuad Paşa'nın kendisine niçin net bir cevap vermediğini düşündü. O gece bir adamını, Kanlıca'da bulunan yalısına gönderdi ve Fuad Paşa'dan, bu mesele hakkında ki görüşünün ne olduğunu yazılı olarak bildirmesini istedi. Fuad Paşa bir kağıda şu satırları yazarak padişaha gönderdi:

"Efendimiz, bendenizde iki Fuad vardır. Birincisi Padişahımızın tebeasından 'Vatandaş Fuad'dır. Vazifesi, Padişaha itaattir. Efendimizin her arzusu ve emri başının üstündedir, her fermanını fikir beyan etmeden kabul eder. İkincisi ise 'Sadrazam Fuad'dır. Onun vazifesi ise, padişahımızın isteklerine karşı gelmek değil, o işin devlete, millete ve padişahımızın şahsına, faidesi veya zararı nedir diye düşünmek, bilgi ve tecrübesine istinaden o iş hakkında fikirlerini beyan etmek, sonra da verilen vazifeyi bihakkın yerine getirmekdir.Padişah Efendimiz bu meseleyi iki Fuad'dan hangisine sual buyururlarsa o, vazifesi ile mütenasib cevab verecekdir."

Vehbi Tülek

Sizi Sultan İlan Edelim

Vehbi Tülek

Hazar Kanali Projesi

Vehbi Tülek

Osmanli Konağinda

Vehbi Tülek

Hatıralarını yazdığım Fransız kadını, yüz sene evvel misafir gittiği bir eski konağı anlatıyor: "Artık, İstanbul evlerinin harem daireleri ve Türk hanımları hakkında kafi derecede fikir edinmiş oldum. Bu hafta, tamamiyle eski eski alaturka tarzda, diğeri büsbütün alafranga, üçüncüsü de ikisi arası olmak üzere, üç konağı ziyaret ettim. İlk gittiğim konak, Üsküdar'ın yüksek ve fevkalade nazaretli (manzaralı) bir mevkiinde idi. Marmara'yı, İstanbul'u, Beyoğlu'nu alabildiğine görüyordu. Kapıda, zenci bir harem ağası bizi karşıladı. Bir kat merdiven çıktık; tavanı kubbeli geniş bir salona girdik. Ne süs, ne ziyafet, ne aydınlık! Adeta gözlerimiz kamaşıyor. Bu mebzul ziya, kubbe etrafındaki beyzi menfezlerden deniz cihetindeki enli ve yüksek pencerelerden giriyor.

Bizler AsÂkir-i OsmÂni’yiz

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Pir Ali Hazretleri

Vehbi Tülek

Bu Fakir Cellad Olmak İçin Gelmedik

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Mehmed Ve Cahidi Efendi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid’in Vefati

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve Pelekanon Savaşi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Demiryollari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yemeye, Içmeye Ve Giyime Dikkat Etmeli

Taşkesenli Ahmed Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. 1848 (H.1264) senesinde, Bingöl’ün Karlıova ilçesi Hacılar köyünde doğdu. Tahsil çağı gelince, çeşitli medreselerde ilim öğrendi. Tasavvufta ilerlemek için Seyyid Sıbgatullah Arvâsî’nin dergâhına giderek teslim oldu. Burada Seyyid Sıbgatullah Arvâsî’nin en büyük halifelerinden olan Şeyh Abdurrahmân-ı Tâgî ile tanıştı. Sıbgatullah Arvâsî’nin vefatından sonra yerine geçen Abdurrahmân-ı Tâgî’ye bağlandı. Onun sohbetlerinde kemâle gelerek, icazet aldı. Abdurrahmân Tâgî, Ahmed Efendi’yi Erzurum’a gönderdi. Erzurum’a giden Ahmed Efendi, Taşkesen köyünde ikamet edip, burada insanlara doğru yolu anlattı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yalancı Şahitliğin Sonu Böyle Rezil Olmaktır!..

Vehbi Tülek

Vaktiyle Durmuş adında bir şaklaban vardı. Bu adam hem kervanbaşıydı hem de kervanda bulunanları eğlendiriyordu. Bir gün kervan bir şehrin kenarında konakladı. Durmuş, ihtiyaç için çarşıya gitti, dükkanlara bakarken yanına birisi sokuldu ve Durmuş'a şöyle bir teklifte bulundu:
-Merhaba ahbap! Sen burada ne yapıyorsun? Benim tam senin gibi bir adama ihtiyacım vardı. Mahkemede bana yalancı şahitlik yaparsan sana bir kese altın vereceğim!..

Vefât Ettiğimde Üzerime Kur'ân-ı Kerîm Okuyunuz

Vehbi Tülek

Akıl, Nimetlerin En Büyüğüdür

Vehbi Tülek

Mevczade Abdurrahman Rahmi Efendi, Halveti evliyasındandır. Bursa köylerinden Kayapa'da doğdu. Bursa'daki Nasuhi Dergâhı şeyhlerinden Kemter Ali Efendiye intisab edip halifelerinden oldu. Şeyh İsmail Hakkı ile de sohbetleri vardır. 1173 (m.1759)'da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Kim Velî Kulumu Hakîr Görürse

Vehbi Tülek

Cehennemin Hembeb Vâdisi!

Vehbi Tülek

Onlar Benim Misafirlerimdir

Vehbi Tülek

Sadakanın Karşılığı Cenette Verilir

Vehbi Tülek

Tevekkül Eden Kimse Cömert Olur

Vehbi Tülek

bu Adamı Yut!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Cennetlik Hanım Isteyen...

Cennetlik Hanım Isteyen...

Bir gün Peygamber Efendimiz buyurdular ki:

- Cennetlik hanım isteyen, Ümmü Eymen'le evlensin!..

Ümmü Eymen iyi kalbli ve Habeşli bir câriye idi. Peygamber Efendimize, anacığından emânet kalmıştı...

Artık delikanlı olan Hz. Zeyd, Resulullah efendimizin bu müjdesi üzerine hemen, o siyahi hanımla evlendi. Üsâme adlı bir de oğulları oldu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Namazini Ben Kildirayim

Geç Gelen Kurtarıcı

Allah Diyen Genç

Değişen Sizin Kalbiniz

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek