Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.470.212

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Herkesin Fetvâsıyla Amel Etmemelidir!

İmâm-ı Birgivî hazretleri Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. 1521 (H.929) senesinde Balıkesir'de doğdu. İstanbul'da bulunan meşhûr Semâniyye Medresesi müderrislerinden ders aldı. Parlak bir başarı ile icâzet imtihânını vererek, bir müddet İstanbul medreselerinde müderrislik yaptı. Bu vazîfesi sırasında Bayrâmiyye tarîkatının şeyhlerinden olan Abdürrahmân Karamânî'ye talebe olup, onun sohbetlerinde bulunarak tasavvufta yetişti. İzmir'in Birgi kasabasına yerleşerek talebe yetiştirdi. 1573 (H.981)de orada vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ezan Sesi

Erzurum, Rusların hücûmuna uğradı. 8 Kasım 1877'de vukû bulan bu savaş, târihte Doksanüç Harbi adıyla bilinir. Aziziye tabyalarının düşmesi üzerine Erzurum halkı yediden yetmişe silâhlanıp, düşmana karşı kahramanca bir müdâfaa yapma hazırlığı içindeydi. 8 Kasım 1877 gecesi Erzurum mahallelerinde gümbür gümbür davullar çalınarak halk cihâd için uyandırıldı. Tanyeri ağarmadan önce halk kalkıp, balta, tahra, dehre, sopa ne bulduysa eline alıp hazırlandı. Tanyeri ağarırken, Ayaz Paşa Câmii şerifi minâresinden sabah ezânı okunmaya başladı. Bu ezânı İmâm Efendi okuyordu. Ezân, ihlâs ve sadâkatle öyle okunuyordu ki, Erzurum'un dağı-taşı, deresi, tepesi, yamaçları, ağaçları sanki dile gelmiş, ezânı tekrar ediyordu. Ezân sesi dalga dalga yayılıp, ufukları aşıyordu. Bu ezân halka bambaşka bir şevk ve cesâret vermişti. Okuyanda bir başka hâl vardı. Bu arada mehter de çalınmaya başladı.

Vehbi Tülek

Bendeniz Bîperva Geçerim

Vehbi Tülek

Buna Karişmak Bizim Vazifemizdir

Vehbi Tülek

92 - Bunlar Bizi Allah Rizasi İçin Ziyarete Gelirler

Vehbi Tülek

Beşir Ağa, küçük yaştan itibâren Yapraksız Ali Ağa'nın yanında sarayda yetişti. 1707 senesinde saray hazinedârı oldu. Sultan Üçüncü Ahmed'in şehzâdeliği sırasında müsâhibi, danışmanı idi. Sonraları dârüsseâde ağası Süleymân Ağa ile berâber 1713'de Kıbrıs'a gönderil di. Kıbrıs'dan Mısır'a ve oradan da Hicaz'a gönderilerek şeyhül-haremeyn vazifesi verildi. Bu vazifesi sırasında Mekke-i mükerremede bulunan ve evliyânın büyüklerinden olan Ahmed-i Yekdest hazretlerinin derslerine ve sohbetlerine katıldı. Ondan pek çok feyz alıp tasavvufda yükseldi. Duâlarına mazhar oldu. 1717 senesinde İstanbul'a çağrılarak dârüsseâde ağalığına tâyin edildi. Bundan sonra Sultan Üçüncü Ahmed Hanın pâdişâhlığının son ve Sultan Birinci Mahmûd Hanın pâdişâhlığının ilk devirlerinde olmak üzere ölümüne kadar tam otuz sene dârüsseâde ağalığı yaptı.

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Vehbi Tülek

Padişahi İçin Maktul Düşen Vezir

Vehbi Tülek

90 - Sultan Ii. Bayezid'in Mora Seferi

Vehbi Tülek

Zağanos Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Eğer Padişah Biz İsek...

Vehbi Tülek

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’u Kurtaran Zat

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hanbelî Fıkıh âlimi Ebû Bekr-i Hallâl

Ahmed bin Muhammed bin Hârûn el-Bağdâdi, Hanbeli mezhebi fıkıh âlimlerindendir. "Ebû Bekr-i Hallâl" ismiyle meşhûr olmuştur. Hanbeli âlimlerinin büyüklerindendir...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O Zat Bana Çok Salevât Okuyor

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Hayâri hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Mısır'da doğdu. 1056 (m. 1646)'da Medine-i münevverede vefât etti. Salevât-ı şerife okumanın fazileti hakkında şunları anlattı:

Helâlden Kazanmak Cihat Etmektir

Vehbi Tülek

Sen Hiç Üzülme Yâ Resûlallah

Vehbi Tülek

Ebû Hafs Ömer bin Ali hazretleri fıkıh, hadis ve târih âlimidir. 723 (m. 1323)'de Kâhire'de doğdu. 804 (m. 1401)'de Kâhire'de vefât etti. Şöyle nakleder:

bunu Tanıyor Musun?

Vehbi Tülek

İbn-i Atâullah Hazretleri

Vehbi Tülek

İbn-i Hibbân

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Hâzır

Vehbi Tülek

Büreyd Bin Abdullah

Vehbi Tülek

Dünyâda Hak Ile Bâtılın Karışması Lâzımdır!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Zalimlere Dersini Verdi!

A'meş Ve Hanımı

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Alabilirsen Al

Allah'ın Emaneti

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek