Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.489.632

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kim Salât Okursa, Yetmiş Melek De Ona Salât Okur

Câbir bin Zeyd hazretleri Tâbiînin büyüklerdendir. Basra'da yaşamıştır. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Abdullah İbn-i Abbâs, Abdullah İbn-i Ömer, Abdullah İbn-i Amr, Abdullah İbn-i Zübeyr, İkrime (radıyallahü anhüm) gibi pekçok Sahâbîden hadîs-i şerîf dinledi. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

99 - Deli Hüseyin Paşa Ve İran Şahinin Yayi

İran Şahı, Sultan IV. Murad Han'a bir çok hediyeler göndermişti. Bunlar arasında bir de yay bulunuyordu. Dünyada bir benzeri olmayan bu yay, son derece sertti ve ancak kuvvetli bir pehlivan bunu gerebilirdi. Padişah bu yayı ellerine alıp incelediler. Hediyeleri getiren İran elçisi sinsi sinsi gülüyordu:-Pek serttir efendim!..dedi.Fakat Murad Han'ın bakışlarını farkedince susmayı tercih etti. Yoksa kellesinden olacağını anladı. Padişah, çok kuvvetliydi. Fakat kendisi yayı kurmayı denemeden önce, başkalarını denemek istedi ve :-Bu yayı kim germek diler?...diye sordular. Kimsenin cevap vermesini beklemeden:-Sen gel!..diye nöbetçilerden birini çağırdı.

Vehbi Tülek

Kahraman Osmanli Hanimi: Emine BÂnû

Vehbi Tülek

Mes’ul Olursunuz

Vehbi Tülek

Zor Şehzade

Vehbi Tülek

Şehzade Mehmet (Fatih) çok zekidir, ancak ele avuca sığmaz. Derslerini bellemekte zorlanmaz, ama hiç çalışmaz. Hele ezberle işi olmaz. Çok hocada okur, ama tamamını yıldırır. Zaman zaman öğretmenlerini alaya alır. Hatta bir keresinde hocasını durdurur: -Aman efendim, ne yapıyorsunuz? der.-Anlayamadım?-Mermere basıyorsunuz!-Eee ne var bunda?-Az evvel okuttunuz ya hocam. Meryem Validemiz İsa Aleyhisselam'ı taş üstünde getirmedi mi dünyaya. Öyleyse mermere hürmet gerek.-Ya... Öyleyse çıkar bakayım çorabını.-Niye hocam?-Bilmiyor musun aynı Meryem validemiz. İsa Aleyhisselamın beşiğini de yün ile örttü. Öyleyse örgüye hürmet gerek.

Zağanos Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Murad’in Tasavvuf Ehline Hürmeti

Vehbi Tülek

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

Hemen Tayin Edelim

Vehbi Tülek

Osmanli Devlet Teşkilatini Yeniden Kuran Sadrazam

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bazı Hükümdarlara Gönderilen Elçiler...

Hâtıb bin Ebi Beltea "radıyallahü anh" elçi olarak Resûlullahın "sallallahü aleyhi ve sellem" İslama davet mektûbunu İskenderiyye meliki Mukavkas'a götürdü. Melik onu iyi karşılayıp, ikrâmda bulundu. Mektûba cevâb olarak şöyle yazdı:
"Ben biliyorum ki gönderilmedik bir Peygamber kaldı. Fakat zannediyorum ki, o Peygamber Şâm'dan çıkacaktır..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-makdisî

Vehbi Tülek

Abdullah el-Makdisi hazretleri, 1185 (H.581) senesinde doğdu. 1232 (H.629) senesi ramazan ayında cumâ günü Şam'da vefât etti... Kur'ân-ı kerimi amcası Şeyh el-İmâd'dan öğrendi. Fıkıh ilmini Şeyh Muvaffakuddin'den, Arab dilinin inceliklerini ise Ebi'l-Bekâ el-Akberi'den öğrendi. Şam'da, Bağdâd'da, Mısır'da, Nişâbûr'da birçok âlimden hadis-i şerif dinledi, yazdı ve rivâyette bulundu. Bunun yanında Mûsul, Erbil, Mekke ve Medine'ye de gidip hadis-i şerif dinledi.

Yahy (aleyhisselÂm )

Vehbi Tülek

"kendini Hiç Kimseden Faziletli Zannetme

Vehbi Tülek

Şeyh Zâhid bin Süleymân hazretleri büyük velîlerdendir. 1417 (H.820) senesinde Mısır’da vefât etti. Zamanındaki büyük âlim ve velilerin sohbetlerinde kısa zamanda yetişerek kemâle geldi. Çok kerâmetleri görüldü. Vefat etmeden evvel oğluna şu nasihati yaptı:

Namaz, Insanı Kötü Işlerden Alıkoyar!

Vehbi Tülek

Kabirleri Ziyaret Etmek Sünnettir

Vehbi Tülek

Dinde Yapılan Her Yenilik Bid'attir

Vehbi Tülek

Kıyâmet Koptu (kabûl Et) Onun Için Ne Hazırladın?

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâyı, Beni Ve Ehl-i Beytimi Seviniz

Vehbi Tülek

Abdülazîz Bin Ebî Hazım

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Allah’a Firar Et

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Dört Şey Mühimdir

Cennetlik Hanım Isteyen...

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek