Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.540.838
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Kanuni Sultan Süleyman, Macar Kralı İkinci Lajos'a gönderdiği elçiye yapılan kötü muameleden dolayı sefer açılmasına karar verdi. Rumeli Beylerbeyi Ahmed Paşayı Sabach zaptına, Semendre beyi Hüsrev Beyi Belgrad'ın ablukasına gönderdi. Kendisi de o tarafa doğru 18 Mayıs 1521 günü İstanbul'dan hareket etti. Ayrıca Karadeniz Tuna yoluyla bir donanma sevkedilmişti. Kanuni Sultan Süleyman ordusu ile Belgrad yakınlarına ulaşıp Zemun yakınlarında yüksek bir yere otağını kurdurup, muhasara emrini verdi. Günlerce süren şiddetli ateşten ve çarpışmadan sonra Osmanlı kuvvetleri 8 Ağustos, Ramazanın beşinci günü dış kaleye girdi.
Bir Kurban Bayramı arefesinde, Şâir Fitnat Hanım kurbanlık almak için Bayezid Meydanında dolaşıyormuş. Şâir Haşmet de oradaymış. Abdest-namazla pek alâkası olmayan bu şâir, fırsat buldukça Fitnat Hanım'a takılır, onun iğneli sözlerine muhatap olurmuş. Fitnat Hanım'a orada ne aradığını sormuş, o da kurbanlık koç alacağını söylemiş. Şâir Haşmet: "Bu bayram kulunuzu kurban etseniz olmaz mı?" diye yine takılmış. Fitnat Hanım da sözünü esirgemeden cevap vermiş: "Olmaz, bu bayram boynuzsuz bir koç kurban edeceğim
Ebû Hafs Ömer bin Ali hazretleri fıkıh, hadis ve târih âlimidir. 723 (m. 1323)'de Kâhire'de doğdu. 804 (m. 1401)'de Kâhire'de vefât etti. Şöyle nakleder:
Mürşidî Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Diyarbakır'da doğdu. 1760 (H.1174) senesinde aynı yerde vefât etti. Birecikli Ebû Bekr Efendiden tasavvuf yolunu öğrendi. Tahsilinin sonunda hilâfet aldı. Diyarbakır'da çok talebe yetiştirdi...
Bir gün talebeleri ile sohbet ederken, bir talebesinin nasîhat istemesi üzerine ona şöyle buyurdu:
Şam'ın meşhur âlimlerinden Ahmed bin Ebü'l-Havâri, 780 (H.164)'de doğdu. Şam'da yaşadı. 844 (H.230) senesinde vefât etti. Otuz sene ilim tahsili yaptı. Ebû Süleymân Dârâni'nin talebesidir. Süfyân bin Uyeyne, Mervân bin Muâviye gibi zamânının âlimlerinin sohbetlerinde bulundu. Her birinden ilim ve edeb öğrendi. Ayrıca devrinin meşhûr âlimi ve Hanbeli mezhebinin imâmı Ahmed bin Hanbel ile görüşüp, sohbet etti.
Mesnevi'de şöyle bir hikaye nakledilir:Musa aleyhisselam yolda bir çoban gördü. Çoban şöyle dua ediyordu:"Ey kerem sahibi Allah! Nerdesin ki sana kul, kurban olayım! Çarığını dikeyim, saçını tarayayım! Elbiseni yıkayayım, bitlerini kırayım. Ulu Allah, sana süt ikram edeyim. Elini öpeyim, ayağını ovayım." O çoban bu çeşit saçma sapan şeyler söyleyip duruyordu. Musa aleyhisselam;
"Kiminle konuşuyorsun?" diye sordu. Çoban;
"Bizi Yaradanla, bu yeri, göğü yaradanla," diye cevap verince, Musa a leyhisselam dedi ki: