Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.659.356

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günâhları Küçük Görmekten Daha Zararlı Bir Şey Yoktur!

Zağbî Abdullah Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Beyrut ve Trablus'ta yaşadı. 1900 (H.1318) senesinde vefât etti. Seyyid olup nesebi Seyyid Abdülkâdir Geylânî hazretlerine dayanır. Tasavvufta da onun yolu olan Kâdirî tarîkatında yetişip kemâle erdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ii. Murad Han’in Şefkati

Murâd Han, ince rûhlu, hassas, lütûfkâr âdil, merhametli olup sözüne sâdık, cesur ve tedbir sâhibi, kumanda kâbiliyeti yüksek bir devlet adamıydı. On iki yaşında şehzâde iken başlayan muhârebe hayâtı, vefâtına kadar devâm etti.İlmi sohbetleri sever, âlimleri himâye eder ve onların ihtiyâçlarını karşılardı. Haftanın iki gününü ilim meclisinde sohbetle geçirirdi. Kendisinin de ilmi ve ibâdeti çok; zühd, verâ ve takvâsı pek fazlaydı. Oğlunu ve kızlarını evlendirdikten sonra, bir gün veziri Çandarlı İbrâhim Paşaya dönmüş; "Koca Çandarlı! Bu dünyâda arzûlanan nedir ki? Oğul evermek, kız çıkarmak... Bunları Allahü teâlânın izniyle yerine getirdik. Geriye imân ile gitmek kaldı." demişti.

Vehbi Tülek

Ancak İstanbul Kadisi Olursun

Vehbi Tülek

Padişahın Gezinti Teklifi!

Vehbi Tülek

Aşçiliktan Yetişen Vezir

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han birgün veziri Mahmut Paşa ile tebdili kıyafet geziyordu. Pazar yerinde bir yeniçeri aşçısının her tarafa azar savurduğunu işitti ve sebebini merak ederek Mahmut Paşayı, bunun sebebini anlaması için aşçının yanına gönderdi. Mahmut Paşa adama yaklaşarak herkesi azarlamasının sebebini sordu. Adam anlatmaya başladı:-Sabahtan akşama kadar gezdim, dolaştım, bir okka et bulamadım ve yemek pişi remedim. Nasıl geri döneceğimi düşünerek hırsımdan, hiddetimden uluorta azar ediyorum. Ne yazık ki memleket işerine bakan yok. Muhtesip kendi safasında. Bu yüzden her ne ararsan bulunmuyor. Bu işi bana verselerdi dünyayı gıda maddeleriyle doldururdum. Herkes de ne aradığını bulurdu. Fakat elden ne gelir?

Mübarek Beldelerin Hizmeti Ona Verildi

Vehbi Tülek

Osmanlilarin İndonezya Müslümanlarina Yardimi

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

Müslümana Dünyada Rahat Yok

Vehbi Tülek

Size İtaat Ettik Ve Uyduk

Vehbi Tülek

Hirka-i Saadet Merasimi

Vehbi Tülek

Allah İçin Beni Yukari Çikartin!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Azıkların Hayırlısı, Takvâdır.

Ebû Meryem Gatafânî hazretleri tâbiînin tasavvuf ve hadis âlimlerindendir. Resûlullah efendimiz “sallallahü aleyhi ve selem” hayatta iken doğdu, fakat onu göremediği için "muhadramûn"dan oldu. Hazret-i Ali, Ebû Mûsâ el-Eş'arî, Abdullah bin Mes'ûd, Huzeyfe bin Yemân “radıyallahü anhüm” gibi sahâbîlerden ilim tahsil etti. 101’de (m. 719) Kûfe’de vefat etti. Hikmetli sözleri vardır. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahtan Başka Ilâh Yoktur Ve Mülk O’nundur

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hattâb İbn-i Dıhye hazretleri Endülüs'te yetişen hadis âlimlerindendir. Eshâb-ı kirâmdan Dıhye-i Kelbi'nin (radıyallahü anh) soyundan olup, 544 (m. 1149)'da Endülüs'te doğdu, önce burada ilim tahsil etti. Sonra Mısır'a gelip oraya yerleşti. "Sahih-i Müslim"i ezberleyen hafızlardandır. 633 (m. 1235)'de Kâhire'de vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Erkeklerin Yüzük Takmaları Hakkında

Vehbi Tülek

Abdesti Bozanlar Ve Bozmayanlar

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Harrâni hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 549 (m. 1154) senesinde Urfa-Harran'da doğdu, 624 (m. 1227) senesinde aynı yerde vefât etti. Bağdad'da İbn-i Şâtil ve başkalarından hadis-i şerif dinledi. Daha sonra Vâsıt'a giderek orada Hanefi mezhebi fıkıh ilmi tahsil etti. Buyurdu ki:

Sadık Bir Asker Yozgatlı İbrahim

Vehbi Tülek

Kûfe Kadısı Ebû Amr-ı Hafs

Vehbi Tülek

Molla Arab Hazretleri

Vehbi Tülek

Zeynullah Kazanî

Vehbi Tülek

Cemâleddîn İshak Fakîh

Vehbi Tülek

Selam Vermek Sünnet, Almak Farz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Tüccarin Rüyasi

Sarik Ve Sakal

Tüccarin Rüyasi

Allah Nasil Misafir Edilir?

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek