Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.605.161
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Kanuni Sultan Süleyman, Macar Kralı İkinci Lajos'a gönderdiği elçiye yapılan kötü muameleden dolayı sefer açılmasına karar verdi. Rumeli Beylerbeyi Ahmed Paşayı Sabach zaptına, Semendre beyi Hüsrev Beyi Belgrad'ın ablukasına gönderdi. Kendisi de o tarafa doğru 18 Mayıs 1521 günü İstanbul'dan hareket etti. Ayrıca Karadeniz Tuna yoluyla bir donanma sevkedilmişti. Kanuni Sultan Süleyman ordusu ile Belgrad yakınlarına ulaşıp Zemun yakınlarında yüksek bir yere otağını kurdurup, muhasara emrini verdi. Günlerce süren şiddetli ateşten ve çarpışmadan sonra Osmanlı kuvvetleri 8 Ağustos, Ramazanın beşinci günü dış kaleye girdi.
Kanuni Sultan Süleyman Han Zigetvar kalesini kuşatmıştı. O sırada 74 yaşına basmıştı. Kalenin bir an evvel alınmasını istiyordu. 33 gün geçtiği halde halen fetih gerçekleşmedi. Bu duruma çok üzülen padişah, zaten hasta halinde buralara kadar geldiği için yataklara düştü. Veziriazam Sokollu Mehmed Paşa'ya bir yazı göndererek şöyle yazdı:"Bu ocak hâlâ yanmakta devam edecek midir? Zafer davulları hâlâ sesini işittirmeyecek midir?"Bu yazıyı alan Sokollu, bütün gücüyle kaleye hücum etti. 6/7 Eylül 1566 gecesi Kanuni Sultan Süleyman Han vefat etti. Aynı gün öğleden sonra da kale fethedildi. Sokollu son derece ihtiyatlı ve tecrübeli bir devlet adamıydı. Padişahın vefat haberi asker arasında yayılırsa, bir kargaşalık çıkacağından endişe ediyordu. Bu yüzden, soğukkanlı bir şekilde o gün, silahtar Cafer Ağa'yı padişahın otağına oturttu. Cafer Ağa'nın el yazısı da padişahınkine çok benzediğinden, Sokollu, Cafer Ağa'ya yazılar yazdırıp ilgili yerlere emirler gönderiyordu.
Ebû İshâk Sa'lebi hazretleri İran'daki Nişâbûr'da yetişen tefsir ve fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. 427 (m. 1035)'de Nişâbûr'da vefât etti. "Keşf ve Beyân" adındaki büyük tefsir kitabında, Bekâra sûresi ikiyüzseksenaltıncı "Ey Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin musibetler gibi bize ağır yük yükleme" meâlindeki âyetin tefsirinde diyor ki:
Fahreddin Zeylâi hazretleri Hanefi fıkıh âlimlerindendir. Mısır'da Kızıldeniz sahilinde Zeylâ kasabasında doğdu. 743 [m. 1343] de Mısır'da vefât etti. (Kenz) kitabını şerh ederek (Tebyin-ül-hakâık) adını vermişdir. Tebyin kitabından bir bölüm:
Seyyid Abdülvehhâb Buhârî hazretleri Hindistan'da yaşayan evliyânın büyüklerindendir. 1525 (H. 932)'de Delhi'de vefât etti. Mültan'da, Seyyid Sadreddîn Buhârî'den naklî ilimleri ve tasavvuf ilmini tahsil edip, yüksek derecelere kavuştu. Delhi'ye giderek talebe yetiştirdi. Hocası Seyyid Sadreddîn Buhârî'den şu sözleri duydu:
Vaktiyle, cömertliği ile nam yapmış bir şeyh vardı. Bu yüzden de daima borçluydu. Dergahına gelen hiç kimseyi boş çevirmez, dertlerine derman olur, borçlarını öderdi. Bunu yapmak için de servet sahiplerinden onbinlerce altın dinar borç almıştı.Sevgili Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) ne güzel buyurmuşlar:"Pazarda iki melek daima dua eder; Yâ Rabbi, sen cömertlere ihsan eyle, hasislerin malını da helak et!"Bu mübarek zatın alacaklıları, paralarını istediler, alamayınca, bir zaman sonra onu rahatsız etmeye başladılar. Hatta işi hakarete kadar götürdüler. Bu yüzden mübarek, hastalanıp yatağa düştü. Alacaklılardan dördü bunu duyunca; "Adam, bizim paramızı ödeyemeden ölecek. Hemen gidip paramızı alalım" diyerek evine geldiler. Hasta yatağındaki mübareğe hakaretler etmeye başladılar. Onlara hiç cevap vermedi. Bu sırada sokaktan, helva satan bir çocuğun "Helvacııı..." sesi geldi. Mübarek, hemen bir talebesini gönderip helvacıyı çağırttı. Çocuğa,