Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.321.227

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sırat Hem Dünyada Hem De Ahirette Vardır

İsmail Rusûhî Efendi Osmanlı evliyasındandır. Ankara'da doğdu. İlk tahsilini orada yaptı. Bayrâmiyye yoluna girip feyz aldı. Konya’ya giderek Mevlevî şeyhi olan Çelebi Bostan Efendi’nin talebesi oldu. Sonra İstanbul’da Galata'daki Mevlevî dergâhına şeyh tayin edildi. 1630 (H.1040) senesinde İstanbul'da vefat etti. Vefatına yakın şöyle dedi: "Yazdığımız eserlerle yaptığımız hizmetler, bu yolda kalpleri zayıf olanların itikatlarını kuvvetlendirmiş ve muhaliflere karşı bir müdafaa olmuştur. İşimiz tamamlandı." Bu sözleri ile vefatlarının yakın oluşunu işaret etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Millî Şehid KemÂl Bey

Birinci Dünya Savaşı'nda Boğazlıyan'da kaymakam olarak bulunan Kemâl Bey, Mütareke olunca, Ermenilere zulüm yaptığı iddiası ve işgalci İngiliz-Fransız makamlarının baskısı ile haksız yere idâm edilmişti. (19 Nisan 1919) Sirkeci Gümrük Müdürlüğü'nden emekli Arif Bey, Bekirağa Bölüğü'nde tutuklu bulunan oğlu Kemâl Bey'e her günkü gibi yemek götürmek için, Kadıköy'deki evinden çıkmış, Beyazıt Meydanı'na varmıştı. Vakit akşam üzeriydi.Birden, meydana toplanmış büyük bir kalabalık gördü. Ne var, ne oluyor, diye merak etti. Kalabalığın arasına sokuldu. Tiplerinden, konuşmalarından, meydanı dolduranlardan çoğunun Ermeni olduğu anlaşılıyordu. İçlerinden birine sordu:- Bu kalabalık nedir, bir şey mi var?- Bir adam asıldı, ona bakıyoruz.Bu cevâbı duyan Arif Bey, kalabalığı yararak, yaklaştı. Sehpada sallanan, oğlu Kemâl Bey'in cesediydi. Bir feryat kopararak yığıldı.

Vehbi Tülek

Derya Üzre Cami

Vehbi Tülek

Eline Ne Gelirse Ver

Vehbi Tülek

Dürüstlüğün Bedeli

Vehbi Tülek

Dahiliye Nâzırı Ahmet Reşit Bey anlatır:1902 yılı Ramazan ayının 15. günü Hırka-i Saadet'i ziyaretten dönen II. Abdülhamid Hân, Hazine-i Hümâyûn'da bulunan Sultan III. Mehmet'e ait murassâ sorgucu ister. Sorguç, bir heyet tarafından yerinden alınır ve Bağdat Köşkü'nde padişaha takdim olunur. Hasan Şevkı Bey, huzurdan çıkınca, Başmâbeynci Hacı Ali Paşa'ya dert yanar:"Efendimizin ulu ecdâdı, Hazine-i Hümâyûnlarına birçok şey koymuşlar, vermişler, fakat buradan bir habbe bile çıkarmamışlar ve alamamışlardır. Eğer şevketmeâb efendimiz bu sorgucu götüreceklerse, doğrusu bu âcizi çok mahzun edecekler."II. Abdülhamid Hân, kızı Ayşe Sultan'a yaptıracağı taca örnek tutmak için istemiştir sorgucu. İtiraz kendisine arz edildiğinde, bunu geçici olarak aldığını, bayramın birinci günü iade edeceğini belirtir ve Hasan Şevkı Bey'e teslim edilmek üzere, bir de senet imzalayarak verir. Ve bayram gelir çatar. Yıldız Sarayı'nda yapılan bayramlaşma töreninden sonra, Hasan Şevkı Bey, söz konusu senedi Başmâbeyncinin eline tutuşturur ve "iâdenin temin buyurulmasını" ister. II. Abdülhamid Hân da senedini geri alıp sorgucu verirken şöyle der:"Hasan Şevkı Bey'e selâm-ı şâhânemi söyle ve kendisinin vazifeşinaslığından memnun olduğumu da tebliğ et. Şu yüz altını da ver, bayram harçlığı yapsın."

Ii. Mahmud’un İyilikseverliği

Vehbi Tülek

Kirk Yillik KÂni

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

Sultan Ahmedin Rüyasi

Vehbi Tülek

PÂdişÂhim, Baba Haydar Sizi Bekliyor!

Vehbi Tülek

İlk Uçan Türk, HezÂrfen Ahmed Çelebi

Vehbi Tülek

Git HünkÂrdan Ferman Getir...

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ahmed Bin Üstâzü'l-a'zam

Asil ve âlim bir âileye mensûb olan Hadramûtlu veli Ahmed bin Üstâzü'l-A'zam, ilk tahsilini babasından gördü. Küçük yaşta Kur'ân-ı kerimi ezberledi. Babası ona iyi bir eğitim ve terbiye verdi. Babasının en küçük oğlu olduğu için kardeşleri onu çok severlerdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazı Terk Edenin Çekeceği Sıkıntılar

Vehbi Tülek

Zâhir Hasan Nu'mâni hazretleri tefsir ve fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. 547 (m. 1152)'de Kudüs yakınlarındaki Nu'maniye'de doğdu. 598 (m. 1202)'de Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Nil'in Suları Azalmış Ve Kıtlık Başlamıştı

Vehbi Tülek

Bugün Şaşılacak Bir Şey Gördüm

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Taki hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 416 (m. 1025) senesi Safer ayının birinci günü vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Sâlihlerin Sohbeti Insanı Alçak Gönüllü Yapar

Vehbi Tülek

Onlar, Resûlullahın Vefakâr Iki Dostudur

Vehbi Tülek

İbn-i Kavvâm Hazretleri

Vehbi Tülek

Ebu Hayseme Kufi

Vehbi Tülek

Ye­rin Bi­le Ka­bul Et­me­di­ği A­dam!

Vehbi Tülek

Namaz Doğru Kılınınca, Kurtuluş Ümidi Çoğalır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Allah Haramdan Kaçani Korur

"encümen-i Bîzebân"

Evliyalar Ölmez İmiş

Garip Karşilanan Bir Adak

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek