Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.155.034

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fıkıh Ve Tasavvuf Ilmi Hakîkate Kavuşturur

Şihâbüddîn Zerrûk hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir 1442 (H.846) senesinde Fas'ta doğdu. 1493 (H.899) senesinde Libya’da Tekrîn nâhiyesinde vefât etti. İlim öğrenmek için Mısır'a ve Medîne'ye seyahat yaptı. Kâhire'de bir müddet ikâmet etti. Çok kerâmeti görülen evliyâ ve âlim bir zât idi. Çok sayıda talebe yetiştirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatihin Hocasi Molla GürÂnî

II. Murad Han devrinin meşhur Osmanlı âlimlerinden Molla Yegân, hacca gittiğinde, Kâhire'ye uğradı. Orada Molla Gürâni'yi tanıyıp, onun dine bağlılığını ve ilimdeki yüksek derecesini görünce, Anadolu'ya getirmek istedi. Lütuf ve iltifât göstererek berâber gelmesini söyledi. O da bu teklifi kabûl ederek, Molla Yegân ile birlikte geldi. Meşhur âlim Molla Yegân, hacdan döndüğünde Sultan İkinci Murâd Hanın otağına gidip, bir sohbet yaptı. Sohbet sırasında Pâdişâh; "Gezip gördüğün yerlerden bize ne armağan getirdin." diye sordu. Bunun üzerine Molla Yegân; "Tefsir, hadis ve fıkıh ilminde iyi yetişmiş bir âlim getirdim." diyerek, hiçbir milletin kültür târihinde görülmeyen durumu bildirdi. Sultan; "Şimdi nerededir?" deyince, "Dışarıda beklemektedir" cevâbını verdi. Bunun üzerine Pâdişâh, onu içeri getirmelerini söyledi. Molla Gürâni içeri girip selâm verdi. Sohbet sırasında Molla Gürâni'nin konuşması ve hâli, Pâdişâh'ın hoşuna gitti. Onu hemen dedesi Murâd-ı Hüdâvendigâr Gâzinin eski kaplıcadaki medresesine müderris tâyin etti. Daha sonra Yıldırım Medresesine müderris likle vazifelendiril di. Bir müddet bu vazifede kalan Molla Gürâni, Sultan İkinci Murâd Hanın oğlu Şehzâde Mehmed'in, yâni Fâtih'in yetiştirilmesiyle görevlendirildi.

Vehbi Tülek

Otlukbeli Savaşi

Vehbi Tülek

Iii. Mustafa Han’in Polonya’ya Yardimi

Vehbi Tülek

Tek Kollu Reis

Vehbi Tülek

1514 senesi sonbaharında Oruç Reis, dört gemiyle Kuzey Afrika'da Becaye kalesi önlerinde, dokuz gemiden müteşekkil İspanyol filosuyla karşılaştı. Oruç Reis, gemilerden birini batırdı, ikisini zaptetti. Diğer altı İspanyol gemisi de Becaye limanına girdi ve kale etekleri altına sığındı. Oruç Reis karaya top çıkardı ve kaleyi döğmeye başladı. Fakat gerek kaleden, gerekse İspanyol gemilerinden atılan güllelerle ikiyüz levend şehid oldu. Buna rağmen levendler yılmadılar. Vuruşmanın sekizinci günü kalede, içeri girilebilecek bir gedik açıldı. Oruç Reis, levendlerini gayrete getirmek için gedikten içeri daldı. Fakat bir top güllesi ile sol kolu pek ağır şekilde yaralandı. Bu yüzden hemen muhasarayı kaldırdılar ve geri çekildiler. Becaye alınamamıştı. Tabibler, Oruç Reis'in kolunu, kangren olduğu için dirsek hizasında kestiler, sonra da kesilen yeri mikrop kapmaması için kızgın zeytinyağına daldırdılar.

Oruç Reis ve kardeşi Hızır, iki sene sonra onbir gemiyle Becaye'yi tekrar kuşattılar. Oruç Reis tek koluyla kılıç sallarken levendlerine şöyle haykırıyordu:"Ben bu kal'a önünde bir kolumu bıraktım. Birin daha değil, kellemi dahi bıraksam n'ola!"Muhasaranın beşinci günü Becaye nihayet fethedildi.

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

5 - Doğan Bey Ve Yildirim Bayezid

Vehbi Tülek

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

Sahici Türk Ve Müslüman

Vehbi Tülek

Nagy Varat Köprüsü

Vehbi Tülek

Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Küçük Kiyamet

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nâfilenin Kıymeti, Farzın Yanında Hiç Gibidir

Muhammed Sâdık hazretleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin birinci oğludur. 1591 (H.1000) senesinde Serhend'de doğdu. Pederi ile birlikte Hâce Muhammed Bâkî-billah ile görüştü. Hazret-i Hâce Bâkî-billah'ın ve muhterem babalarının dâimî tasarrufları altında idi. O günlerde velîlikte görülen ve cezbe denilen hâlin kendilerinde gâlib olduğu zamanlarda bile, din ilimleri öğrenmekten geri kalmayıp, onları da bitirmeye uğraştı. 1616 (H.1025) senesinde tâûn hastalığından Serhend'de vefât etti. Hazret-i İmâm'ın bu yüksek oğullarına yazdıkları birçok mektuplar vardır. Bunlarda birinci cild iki yüz altmışıncı mektubun bâzı kısımları şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gerçek Dostun Ayıplarını Ört, Kusurlarına Da Tahammül Et!

Vehbi Tülek

Ahmed Siyahî Efendi Kastamonu velîlerindendir. 1777 (H.1191) senesinde Kastamonu'da doğdu. Burada zamanın meşhur âlimlerinden ilim tahsil etti. Sonra hacca gitmek üzere yola çıktı. Şam'a vardığı zaman Nakşibendiyye yolunun büyüğü Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetlerine devam etti ve talebeleri arasına katıldı. Mevlânâ Hâlid hazretleri ona icâzet verip vazîfelendirince, Kastamonu'ya döndü. Ömrünün sonuna kadar talebe yetiştiren Ahmed Siyâhî, 1874 (H.1291) senesinde vefât etti.

Allahü Tealanın Rızasına Kavuşmak Istiyorsan

Vehbi Tülek

İmanın Gitmesine Sebep Olan Şeyler!

Vehbi Tülek

Kutbüddinzade Mehmed Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Mevlâna Fenarî'nîn en seçkin talebelerinden olup tahsilini ikmalden sonra tasavvuf mesleğine intisab etti, icazet aldıktan sonra talebe yetiştirdi. 885 (m. 1480)’de Edirne’de vefat etti. Halk arasında “Mızraklı İlmihal” adıyla meşhur olan “Miftahü’l-Cennet” isimli kitabı çok faydalıdır. Bu eserinde şöyle nakleder:

Anadolu Velîlerinden Cemâl Halîfe

Vehbi Tülek

Seyyid Alâeddîn Ali Semerkand

Vehbi Tülek

Havftan Daha Yüksek Makam!

Vehbi Tülek

Allah Rızâsı Için Verilen Sadakanın Karşılığı!

Vehbi Tülek

Eşkıyânın Elinden Kurtulan Genç

Vehbi Tülek

Hazret-i Ömer'in Valisi Umeyr Bin Sa'd

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bize Teveccüh Edin

Bize Teveccüh Edin

1604 senesinde Sivas'daki Şemsiyye Dergâhı şeyhi ve Kara Şems'in dâmâdı Receb Efendi vefât edince, Abdülmecid Efendi onun vazifesini yürüttü. İlim ve irfândaki şöhretini duyan Sultan III. Mehmed Han tarafından İstanbul'a dâvet edildi. Üçüncü Mehmed Han, Abdülmecid Efendiyi İstanbul'a dâvet ederken, kendi el yazılarıyla şu mektubu yazmışlardı:"Fazilet ve kerâmet sâhibi Sivaslı Abdülmecid Efendi! Merhûm amcan Şemseddin Efendi nin, Eğri seferinde maddi ve mânevi çok yardımlarını gördüm. Döndükten sonra İstanbul'da kalmasını istemiştim. Fakat o arzu etmeyince, ihtiyârlığı sebebiyle memleketine gitmesine izin verdim. Şimdi sizin söz, fiil ve diğer özelliklerinizle ona tam olarak benzediğinizi duydum. İstanbul'u teşrifinizi cân-ü gönülden istiyorum. Hatt-ı şerifim size ulaştığı zaman ihmal etmeyesiniz."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Kum Ve Kaya

Adam Olmazsan

Latif Bir Şikayet

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek