Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.621.671

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fıkıh Bilmeden, Hadîs-i Şerîf Bilmeniz Size Fayda Vermez

İftihâruddîn Hârezmî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 667 (m. 1268) senesinde doğdu. Memleketinde bir müddet ilimle meşgûl olup yükseldikten sonra, Kâhire’ye geldi. Orada bulunan Câviliyye Medresesi’nin meşihatına (baş müderrisliğine) tayin edildi. 741 (m. 1340) senesi muharrem ayında Kâhire’de vefât etti. İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretlerinin fazilet ve üstünlüklerini anlatırken buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanuni Sultan Süleyman Han’in Çekmecesi

Kânûni Sultan Süleymân Hân 1566 (H.974) senesinde vefât edince, cenâze namazını Ebüssü'ûd Efendi kıldırdı. Kılınan cenâze namazından sonra Kânûni'nin hayatta iken yaptırdığı Süleymâniye Câmii bahçesindeki türbesine gelindi. Cenâze kabre konuldu. Bu sırada bir çekmece getirilip kabre konulmak istendi. Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendi müdâhale etti. Çekmecenin niçin konulduğunu, dinimizde kıymetli bir şeyin cenâzeyle gömülmesinin mümkün olmadığını söyledi. Sultan Süleymân Hanın, vefâtın dan bir gün önce vasiyet edip bu çekmecenin kendisi ile gömülmesini istediğini bildirdiler. Ebüssü'ûd Efendi, mutlaka içindekilerin görülmesi gerektiğini, kıymetli bir şey varsa gömülemeyeceğini söyledi. Çekmece Ebüssü'ûd Efendiye verilirken, elden kayıp düştü ve içindekiler döküldü. Kâğıtların her birinde bir fetvâ ve altında şeyhülislâmın imzâsı vardı. Ebüssü'ûd Efendi, yazıların altında kendi imzâsını görünce; "Ey Süleymân! Sen kendini kurtardın ama, biz ne yapacağız?" diyerek ağlamaya başladı. Kânûni Sultan Süleymân Han, yapacağı her işi şeyhülislâma sormuş ve aldığı fetvâya göre hareket etmişti. Delil olarak da, aldığı fetvâların yanında gömülmesini vasiyet etmişti.

Vehbi Tülek

Doğu Afrika Fatihi Özdemir Paşa

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

Kirim Savaşi

Vehbi Tülek

1800'lü yıllarda dünyâda iki büyük İslâm devleti vardı. Biri Osmanlı Devleti, diğeri ise, Hindistan'daki Gürgâniye Hükümdârlığıydı. İslâmiyetin büyük düşmanı olan İngilizler ise, devamlı bu iki devleti nasıl yok edebileceklerini plânlamakla meşgûldüler. Önce Gürgâniye Devletini parçalamaya karar verdiler. Böylece hem Asya'daki Müslümanları başsız bırakacaklar, hem de Hindistan'ın hazinelerine ve ticâretine hâkim olacaklardı. Fakat Osmanlı Devletinin buna mâni olmasından korkuyorlardı. Bunun için Osmanlı Devletiyle Rusya arasında savaş çıkarmaya çalıştılar. Sıcak denizlere inme hayâliyle yanıp tutuşan Rusya'yı devamlı tahrik ettikleri gibi, sadrâzam Mustafa Reşid Paşayı da kandırarak Rusya ya karşı düşmanca tavır takınmasını temin ettiler. İngilizlerin asıl maksadını anlayamayan Rus Çarı Birinci Nikola, bu devlet ile Osmanlı toprakları hakkında görüşmeye karar verdi. 9 Ocak 1853'te Sen-Petersburg'un kışlık sarayında verilen bir baloda, İngiliz elçisine Osmanlı Devletinin topraklarını paylaşmayı teklif etti. Ancak İngiltere bu teklifi red ettiği gibi, durumu Bâbıâli'ye de bildirdi. Bunun üzerine Rusya, Osmanlı Devleti hakkında tek başına tedbirler almaya kalkıştı. İstanbul'a prens Mençikof'u elçi olarak gönderip, Fransa'nın Kudüs'te daha önceleri Katolikler adına sağladığı imtiyazların Ortodokslar için de tatbik edilmesini Ortodoks tebeânın himâyesinin Rusya'ya verilmesini istedi. Fakat Mustafa Reşid Paşa, bu teklifleri reddedip meselenin diplomatik yollardan çözümünü önledi. Bunun üzerine Avusturya İmparatorluğu ile Prusya Krallığı, İstanbul ve Petersburg'a kendi hakemliklerinde bir konferans toplanıp savaşın önlenmesini teklif ettiler. Rusya bu teklifi kabul ettiği halde Mustafa Reşid Paşa İngilizlerin tahriki ile reddetti. Böylece iki devlet arasında münâsebetler tamâmen kesildi. Rusya harb ilân etmeden Eflak ve Boğdan'ı işgâl etti. Bunun üzerine Osmanlı Devleti, 4 Ekim 1853'te Rusya'ya harp ilân etti.

Rüstem Paşa Ve Şeyh Burhaneddin

Vehbi Tülek

Yüz Sopa

Vehbi Tülek

13 - Orhan Gazi Ve Nilüfer Hatun

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Rahmetli Pederim Baytar İdi

Vehbi Tülek

55 - Yildirim Bayezid'in Âlimlere Hürmeti

Vehbi Tülek

Büyüklüğün Sirri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Seher Vaktinde Istigfâr Etmeyi Ganîmet Bil!

Ebü'l-Kâsım Dûstî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İsmi Muhammed’dir. İran'da, Geylân bölgesinde doğdu. Seyyid Cemâleddîn Ezherî hazretlerine intisâb edip, talebelerinden oldu. Onun huzûrunda yetişip, talebelerinin önde gelenlerinden ve halîfelerinden oldu. 1360 (H.762) senesinde buradaki İsâr köyünde vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sındırgılı Yusuf Ve Gedizli Yunus Hoca

Vehbi Tülek

Mayıs 1919'da, sinsice İzmir'e çıkan Yunanlılar, bir Haçlı ordusu gibi hareket ediyordu... Çıkarma birlikleri hazırlanırken, askeri yargı teşkilatı da yeni tayinlerle güçlendirilmişti. Yaşı çok genç olmasına rağmen, babası 1897 Türk-Yunan Savaşında ölen ve Türklere kini olan Albay Dimitri Ambleas, bu harekâtta askeri yargının başına getirilmişti. Hem de Kralın yetkileri ile... Bundan maksat, kendi askerlerinin disiplini değildi. Türklerden en ufak bir direnme gösterenleri hemen -güya- hukuk yolu ile saf dışı etmekti!..
Mahkeme derhal göreve başlamıştı. Albay Dimitri, askerlere karşı gelen yaşlıları, göstermelik bir sorgudan sonra, casusluk suçundan idama mahkum ederek, anında infaz uyguluyordu...

Kânûnî'nin Sârbânbaşı...

Vehbi Tülek

Rızâ Gösterilen Fakirlik, Zenginlikten Üstündür

Vehbi Tülek

Hâce Vâlâpîr hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerdendir. On yedinci asrın ilk yarısında Pâni-püt şehrinde vefât etti. Babası meşhûr âlim ve evliyâ Abdülkuddûs hazretleridir. Babası meşhûr âlim ve evliyâ Abdülkuddûs hazretleridir. Onun feyzlerinden istifâde etti. Sayısız kerâmetleri görüldü. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vakti En Mühim Işler Ile Geçirmelidir

Vehbi Tülek

Bilmiyorum Demek, Ilmin Yarısıdır

Vehbi Tülek

Hazreti Haris (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

meliküş-şuarâ

Vehbi Tülek

salevât Okuyarak Bu Nimete Kavuştum

Vehbi Tülek

Orhan Gazi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Adamın birisi Musa aleyhisselam'a gelerek:
- Ya Musa, ne olur dua et de hayvanların dilinden anlayayım. Bundan kendime dersler çıkarır, iyi insan olurum, dedi. Musa aleyhisselam:
- Git işine bak, bu halin senin için daha hayırlıdır, kaldıramayacağın bir
yükün altına girmeye çalışma, diye cevap verdi. Fakat adam dinlemedi ve
ısrar etti.
- Ya Musa, ne olur hiç değilse kapımdaki köpekle horozun dilinden anlayayım diyordu. Sonunda Musa aleyhisselam dua etti ve adam sevinerek evine gitti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Sakin Kalyona Binme

"encümen-i Bîzebân"

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Tüccarin Rüyasi

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek