Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.241.392

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Moğol Askerlerini Şam'dan Uzaklaştıran Mübarek Zat

Ebü'l-Hasan Harîrî hazretleri büyük velîlerdendir. 1247 (H. 645) senesinde Şam'da vefât etti. Şeyh Ebû Ali Mağribî'nin sohbetlerinde bulunarak, kemâle geldi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Demek Yolda Kaldiniz

Şeyh Alâüddin, tasavvuf yoluna girişini şöyle anlatır: "Sultan İkinci Bâyezid Hânın ordusunda bir nefer idim. Ordu, bir zaman küffâr üzerine sefer etti. Dönüşte yolda şiddetli bir soğuk ve yağmur başladı. Bu esnâda ben civar bir köyde misâfir olmak istedim. Köylüler beni kabûl etmediler. Gece karanlığında yola koyuldum. Yağmur, gökten bardaktan dökülürcesine yağıyordu. Her taraftan seller akıyordu. Vâdi, deniz gibi oldu. Ben, Allahü teâlâya tevekkül ederek ilerledim. Yol üzerinde bir nehirle karşılaştım. Akan sellerle nehir daha da kabarmış, köprüyü de örtmüştü. Sulara girip, önümdeki tehlikeden gâfil olarak, gece karanlığında ilerledim. Sular, atımın ayaklarını örtmeye başlamıştı. O esnâda beni boğulma korkusu kapladı. Geri dönmek istedim. Yolu bulamadım. Ölümle burun buruna geldim. Ölümü düşünerek, tövbe ve istigfâra başladım.

Vehbi Tülek

3 - İstanbul'un Fethi (manzum Hikaye)

Vehbi Tülek

Ne Dediler

Vehbi Tülek

Biz Senden Daha Nica Hizmetler Bekleriz

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti zamanında serhat diyarlarına "genç adamlar memleketi" denirdi. Çünkü serhat gazileri düşmanla durmadan mücadele eder, memleket sınırlarını her türlü tehlike ve saldırıdan uzak bulundurmak için daima can alıp can verirlerdi. Bu yüzden de ihtiyarlık denilen derde uğramadan genç yaşta şehitlik mertebesine ererlerdi. Onların bu fedakarlık ve yiğitlilik barajı sayesinde Osmanlı vatandaşları mesut ve rahat yaşarlardı.Serhatler daimi savaş bölgesiydi. Bu yüzden serhat kaleleri her zaman efsanevi menkıbelere şahit olurdu. Bunlar bazen düşman eline geçer ve bir süre öyle kalır, sonra yine Osmanlılar tarafından zapt olunurlardı. Düşman eline geçen kaleler için elçilerle görüşülürken "Kralınızda emanet olan Padişah kalesi" tabiri kullanılır ve bu suretle onun er geç geri alınacağı anlatılmak istenirdi.

Osmanlilarda Toplu Taşima Kurallari

Vehbi Tülek

İyiliğe Karşi Kemlik

Vehbi Tülek

Ancak İstanbul Kadisi Olursun

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid’in Mendili

Vehbi Tülek

Elçiye Lüzum Yok

Vehbi Tülek

Yeniçeri Zorbalari Ve Iv. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Okçuluk

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Büyük Devlet Adamı Tayyar Mehmed Paşa

Tay­yar Meh­med Pa­şa, Sul­tan Dör­dün­cü Mu­rad dev­ri Os­man­lı sad­râ­zam­la­rın­dan­dır. Na­suh Pa­şa ket­hü­dâ­lı­ğın­dan ye­ti­şe­rek Bağ­dat Mu­hâ­sa­ra­sın­da Sa­fe­vi­ler ta­ra­fın­dan şe­hit edi­len (1625) Uçar Mus­ta­fa Pa­şa­nın oğ­lu­dur...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her Şey Onun Kudreti Ve Kuvveti Altındadır

Vehbi Tülek

Muhammed ibn-i Fûrek hazretleri Eş'ari kelam âlimidir. 330 (m. 941)'de İran'da İsfahan'da doğ­du. İlim tahsili için Bağdat'a, sonra Basra'ya gitti. Burada İmam-ı Eş'ari hazretlerinin talebelerinden Ebü'l-Hasan Bâhili'den kelâm dersleri aldı. Sonra Sultan Mahmud Gaznevi'nin daveti üzerine Gazne'ye gitti. 406 (m. 1015)'de Nişâbur'da vefat etti. Buyurdu ki:

İlim, Kalbe Doğan Bir Nûrdur

Vehbi Tülek

Kalplerin Pasını Istiğfar Temizler

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hakem Seyyâr hazretleri Tabiin devrinde yetişen hadis âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Basra'da doğdu. 122 (m. 739)'da vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Tövbekâr Gencin Kabri Nur Ile Doldu

Vehbi Tülek

Ey Cemâat, Bu Zâtın Kıymetini Bilelim

Vehbi Tülek

Kazâya Kalmış Namâzları Bulunan

Vehbi Tülek

Dünyanın Geçici Süsüne Aldanma!

Vehbi Tülek

Öfke, Tutuşturulmuş Bir Ateş Gibidir!

Vehbi Tülek

Seyfeddin Âmidî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Abbasi halifelerinin beþincisi Harun Reþid, sarayının bahçesindeki bir gül fidanını çok beðenir. Yapraðı, kokusu, görünüþüyle dikkatini çeken gülü özel bakıma alması için bahçıvana emir verir.

Bahçıvan üzerine titremeye baþlar gülün. Ne var ki, sakınan göze çöp batar derler ya. Aynen öyle olur. Bir sabah bahçıvan gelip bakar ki, gülün dalına konan bir bülbül, ne kadar yaprak varsa hepsini gagalayarak yere düþürmüþ. Tek yaprak bırakmamıþ gülün baþında... Korku içinde koþar halifeye:

- Sultanım der, üzerine titrediðimiz gülün yapraklarını bir bülbül gagalayarak yere dökmüþ, tek yaprak bırakmamıþ gülün baþında... Harun Reþid, telaþ etmeden cevap verir:

- Üzülme efendi üzülme, der. Bülbülün yaptıðı yanına kalmaz!.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Allah’a Firar Et

Dört Şey Mühimdir

Değişen Sizin Kalbiniz

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Adam Olmazsan

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek