Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.579.213

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kalbin Hasta Olmasının Dört Alâmeti Vardır

Ebü'l-Fadl Abbâs hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. Evliyâdan Ebû Bekr Hafîd'in torunudur. 900 (H. 288) senesinde vefât etti. Zünnûn-i Mısrî ve Bâyezîd-i Bistâmî hazretleriyle sohbet etmiştir. Hadîs-i şerîf öğrenmek için memleketleri gezerdi. Evliyânın meşhûrlarından ve Şam'ın güzel kokulu çiçeği diye meşhur Ahmed bin Ebi'l-Havârî hazretlerinden hadîs-i şerîf okudu. Gündüzleri oruç tutar, geceleri çok namaz kılardı. İnsanlara doğru yolu gösterir, İslâmiyetin emirlerine sıkı sarılmaları için gayret sarfederdi. Vaaz ve nasîhatlar ederdi. Bu sebeple "El-Vâiz" lakabıyla meşhûr oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

En Küçük Yaşta Tahta Çikan Padişah: Iv. Mehmed Han

7 yaşındayken (8 Ağustos 1648) sultan olan tek Osmanlı padişahıdır. Sultan Dördüncü Mehmed Hanın çocukluğundan, devlet kademelerindeki nüfuz sâhipleri istifâde etti. Bunlardan bâzılarının kötü idâreleri ve ehil olmayanların işbaşına getirilmeleri neticesi devletin mâli, mülki ve askeri durumu sarsıldı. Saltanatının ilk yıllarındaki iç ve dış hâdiseler, 15 Haziran 1656 târihinde Köprülü âilesinden Mehmed Paşanın sadrâzamlığa tâyinine kadar devam etti. Köprülü Mehmed Paşanın sadârete (başbakanlığa) gelmesiyle, Dördüncü Mehmed Han devrinde esaslı ıslâhâtlar yapılıp, İstanbul'da ve ülke içinde asâyiş sağlandı. Ordu ve donanma kuvvetlendirildi. Çanakkale Boğazı girişine kadar gelen Venedik ve diğer Hıristiyan devletlerin gemileri, 19 Temmuz 1657'de kaçırıldı. Bozcaada ve Limni düşman işgalinden kurtarıldı. Âsi Erdel prensi üzerine sefere çıkılarak, 1 Eylül 1658'de Yanova Kalesi ele geçirildi. Erdel, harp tazminâtı vermeyi ve on beş bin altınlık haracı, kırk bin altına çıkarmayı kabul etti. Kırım Hanı Mehmed Giray, Rusları 12 Temmuz 1659'da Konotop'ta mağlûb ederek, elli bin esir alıp, yüz yirmi bin Rusu imhâ etti.

Vehbi Tülek

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Aşçiliktan Yetişen Vezir

Vehbi Tülek

Sadece Emredileni Yaptik

Vehbi Tülek

I. Dünya Savaşında Irak cephesinde görevli bir batarya kumandanı şöyle bir hatıra sını nakleder:"Harbin son seneleriydi. Bağdat cephesindeki üstün İngiliz kuvvetleri ordumuzu geri çekilmeye mecbur etmiş, Fırat nehri boyunca kuzeye doğru ilerliyordu. Çekilmemiz bir bozgun şeklinde olmayıp harbin gereğiydi. Bir aralık ordumuzun artçı birlikleri, düşman kuvvetleriyle Şatt-ül-Edhem denilen yerde muharebeye tutuştu. Sabahtan öğleye kadar bütün silahların ateşleriyle, çölün kızgınlıklarında her taraf alev alev yanıyordu. Bütün hınç ve güçleriyle saldıran düşman kuvvetleri, bir an önce mukavemetimizi kırmak istiyorlardı.

Osmanli'yi 45 Yil Beklemiş

Vehbi Tülek

Barbaros Hayreddin Paşa’nin Korsanlik Yillari

Vehbi Tülek

Hafiz Mehmed’in Oğlu

Vehbi Tülek

Zembilli Ali Cemali Efendi’nin Zembili

Vehbi Tülek

Çapanoğlu Gibi Arkan Var

Vehbi Tülek

Ne Diye Akçe Versin

Vehbi Tülek

31 - Mezzomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bir Mümine Hıyânet Etmekten Çok Sakın!

İzzî Efendizâde Osmanlı âlim ve velîlerindendir. İsmi Süleymân Sıdkî olup, 1795 (H.1210) senesinde İstanbul'da Sütlüce semtinde doğdu. Babasının terbiye ve himâyesinde yetişti. Aklî ve naklî ilimlerde üstün bir dereceye yükseldi. Evliyanın büyüklerinden Murâd-ı Münzâvî hazretlerinden feyiz aldı ve Nakşibendî yolunun edebini öğrendi. 1843 (H.1259) senesinde İstanbul'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Taşköprülüzade Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Taşköprülüzade Ahmed Efendi, Osmanlı âlimlerinin büyüklerindendir. Kendi asrının bir tanesi idi. 1495 (H.901) senesinde Bursa'da dünyaya geldi. İlk tahsilini babasından aldıktan sonra Bursa'da, o zamanın büyük medreselerine devam etti. İlk önce Arabi ilimlerini öğrendi. Daha sonra mantık, akaid, kelam okudu. Haşiye-i Tecrid ve Mevakıf Şerhi'ni büyük âlimlerden bizzat öğrendi. Sonra hadis ilmine başladı...

Cennete Allahın Lütfu Ihsânı Ile Girilir

Vehbi Tülek

Âlimler Bozulunca Halkın Dini Zayıflar

Vehbi Tülek

Murad-ı Nakşibendi Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. 1203 (m. 1788)'de İstanbul Çarşamba'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra Sultanahmed Camii vaizliğine tayin edildi. Aynı zamanda Üsküdar-Selimiyye'de Şeyh Ni'metullah Efendi'ye intisab edip, ondan Nakşibendi-Müceddidi icâzeti aldı. 1264 (m. 1847)'de vefat etti. Şerh-i Pend-i Attâr isimli eserinde şöyle anlatır:

Seyyid Osman Fadlı Efendi

Vehbi Tülek

Abdullah Ezdî

Vehbi Tülek

Abdülkâdir Çelebi

Vehbi Tülek

Şemseddin Ibn-i Cezeri

Vehbi Tülek

Musibetlere Sabır Hakkında

Vehbi Tülek

Muhammed Bahşî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yuhçu Baba

Yuhçu Baba

Asırlar önce ak sakallı, nurani simalı bir adam varmış. Zühd ve takvâ sahibi olan bu zat, kendi hâlinde sâkin bir hayat yaşarmış. Halkın sevip saydığı bu muhterem zâtın ilginç bir âdeti varmış. Kendisine ölüm haberi verildiğinde, hemen çoğunlukla:Yuh olsun, dermiş. Halk bunun sebebini bir türlü anlayamaz, bu muhterem kişinin bazı kimselerin ölümünden sonra, "Yuh olsun" demesinin sırrını bir türlü çözemezmiş. Ama hiç kimse, bununla ne demek istediğini sormaya cesaret edemezmiş. Mutlaka bir hikmeti olduğu nu düşünürler, böyle faziletli bir ihtiyarın mânâsız bir davranış yapmayacağına inanırlarmış.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Adalet Ve Tevazu

Kadin Akli

İcÂzetin Sirri

Üç Kandil

Arkadaşlarımı Korumak Için

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek