Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.551.435

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bidat Sahibi, Dîne Muhalefet Ve Düşmanlık Yapmaktadır!

Hasen bin Muhammed Hüseynî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Nesebi, hazret-i Hüseyn’e dayanmaktadır. 767 (m. 1365)’de Kâhire’de doğdu. 866 (m. 1461)’de vefât etti. “Nüzhet-ül-Kassâd” isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanoğullarinin Âkibeti Ne Olacak?

Bir gün cihân pâdişâhı Kânûni Sultan Süleymân Han, Yahyâ Efendi hazretlerine bir hatt-ı şerif gönderdi ve; "Ağabey! Sen ilâhi sırlara vâkıfsın, bilirsin. Kerem eyle de bize Osmanoğullarının âkıbetinin ne olacağını haber ver. Nesli kesilip yok mu olacak. Yok olacaksa, bu hangi sebeptendir." dedi. Hatt-ı şerifi okuyan Yahyâ Efendi eline kalem kâğıt alıp; "Kardeşim! Neme gerek." diye iri harflerle yazıp Kânûni'ye gönderdi. Kânûni, Yahyâ Efendiden gelen mektûbu okuduğunda hayretler içinde kaldı. Fakat bir şey anlamamıştı. Derhal bir kayık hazırlanmasını emretti ve bu bilmece sözün mânâsını anlamak için Yahyâ Efendinin dergâhına geldi.

Vehbi Tülek

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Bendenizde İki Fuad Vardir

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Han, Sadrazamlarından, tecrübeli devlet adamı Fuad Paşa ile birçok meseleyi istişare ederdi. Bir defasında, o günlerde İstanbul'da bulunan Mısır Hidivi İsmail Paşa ile hususi bir iş yapmak için görüşecekti. Bu meseleyi Fuad Paşa ile istişare etti. Fuad Paşa bunu mahzurlu buluyordu. Fakat Sultan Abdülaziz'in bu işe fazla istekli olduğunu gördüğün den, "Devletlû Hünkarımız nasıl arzu buyuruyorlarsa öyle olsun" dedi. Fakat aradan birkaç saat geçince Padişah, Fuad Paşa'nın kendisine niçin net bir cevap vermediğini düşündü. O gece bir adamını, Kanlıca'da bulunan yalısına gönderdi ve Fuad Paşa'dan, bu mesele hakkında ki görüşünün ne olduğunu yazılı olarak bildirmesini istedi. Fuad Paşa bir kağıda şu satırları yazarak padişaha gönderdi:

"Efendimiz, bendenizde iki Fuad vardır. Birincisi Padişahımızın tebeasından 'Vatandaş Fuad'dır. Vazifesi, Padişaha itaattir. Efendimizin her arzusu ve emri başının üstündedir, her fermanını fikir beyan etmeden kabul eder. İkincisi ise 'Sadrazam Fuad'dır. Onun vazifesi ise, padişahımızın isteklerine karşı gelmek değil, o işin devlete, millete ve padişahımızın şahsına, faidesi veya zararı nedir diye düşünmek, bilgi ve tecrübesine istinaden o iş hakkında fikirlerini beyan etmek, sonra da verilen vazifeyi bihakkın yerine getirmekdir.Padişah Efendimiz bu meseleyi iki Fuad'dan hangisine sual buyururlarsa o, vazifesi ile mütenasib cevab verecekdir."

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Yunan Subayinin İntikami

Vehbi Tülek

Tapusunu Hanimin Üzerine Çikartacağim

Vehbi Tülek

Padişahlar Da Güler!

Vehbi Tülek

Haci Fehmi Efendi

Vehbi Tülek

Kosova Şehidi

Vehbi Tülek

Osmanli Paşasinin Siyaseti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tatlı Sözle Nasihat Edilir

Abdülmuhsin Kayseri hazretleri hadis, tefsir, edebiyat ve fıkıh âlimi idi. Kayserilidir. 775 (m. 1354) yılında vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebül-hasan Cûsukî Hazretleri

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasan Cûsuki hazretleri, Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin halifelerinden, Ali bin Hiti'nin talebesi idi. On ikinci asır sonlarında vefât etti. Doğum yeri olan Cûsuk köyüne defnedildi. Kabri halk tarafından ziyâret edilmekte, onun feyz ve bereketinden faydalanılmaktadır.
Ali bin Hiti'nin yanında kemâle gelen Ebü'l-Hasan Cûsuki, maddi, mânevi bütün ilimlerin inceliklerine kavuştu. Allahü teâlâya olan aşkını, şiirlerinde terennüm eyledi. Ali bin Hiti hazretlerinin halifesi oldu. Pekçok talebe yetiştirdi. Feyz ve nûrları her tarafa yayıldı.
Ebü'l-Hasan Cûsuki hazretleri buyurdu ki:

Koçhisârlı Ali Efendi

Vehbi Tülek

Abdest Için Su Bulamayan Teyemmüm Eder

Vehbi Tülek

Çelebi Şâh Mehmed Osmanlı âlimlerinden olup Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin neslindendir. Afyonkarahisar’da doğdu. Burada medrese tahsilini yaptıktan sonra İstanbul’da Sahn-ı semân Medresesinde büyük âlimlerin derslerine devam etti. Bursa ve Edirne’de müderrislik yaptıktan sonra Edirne ve sonra İstanbul kâdılığına terfi ettirildi. 1570 (H.978) senesinde İstanbul’da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Nasipli Yahûdî İbni Heyyebân

Vehbi Tülek

Onlar Işitirler, Fakat Cevap Veremezler

Vehbi Tülek

Ebû Arîbe Harrânî

Vehbi Tülek

Dalâlete Düşmek Helâk Olmaya Sebeptir

Vehbi Tülek

Ehl-i Beytim, Nûh’un Gemisi Gibidir

Vehbi Tülek

Ateş Gelirken Ondan Nasıl Emin Olunur?

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kum Ve Kaya

Kum Ve Kaya

Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatılır:Çölde yolculuk eden iki arkadaş, yolculuk esnasında bir sebepten tartışırlar, biri ötekine bir tokat aşk eder. Tokadı yiyenin canı çok yanar; ama tek kelime etmez ve kum üzerine şu sözleri yazar:
"BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM BANA BİR TOKAT ATTI."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Örümcek Ağı

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

SelÂmetle Gidip Gel

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Derdi Olan Neylesin?

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek