Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.326.385

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah’ın Takdirine Bağlanan Cennetliktir

Mevlânâ Ârif-i Dikgerânî hazretleri "Silsile-i aliyye" adı verilen büyük âlim ve velilerden Seyyid Emîr Külâl hazretlerinin dört halifesinden ikincisidir. Buhara civarındaki Dikgerân köyünde doğdu. Miladi 14. yüzyıl başlarında orada vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii. Murad Han Ve Şücaeddin Karamani Hazretleri

Bir gün Sultan İkinci Murâd Hân, Edirne'de abdest tâzelemek üzere çıktığı zaman ayağı kayıp düştü. O sırada nûr yüzlü bir kimse peydâ oldu. Sultânı elinden tutup, o tehlikeli hâlden kurtardı ve âniden kayboldu. Sonra Pâdişâh, kendini tehlikeden kurtaran o zâtla görüşmek istedi. Edirne'nin bütün sâlih kimselerini huzûruna dâvet etti. Ancak, dâvet ettiği kimseler arasında aradığı zât yoktu. Nihâyet bütün Edirne halkını bir yere toplatıp, birer birer gözden geçirdikten sonra, aralarında, elinden tutup kurtaran Şücâeddin Karamâni'yi buldu. Ona hürmet edip, iltifât ve ihsânlarda bulundu. Debbaglar Mahallesinde ona bir mescid ve bir dergâh yaptırdı. Talebelerine Murâdiye evkâfından maaş bağlatıp, ihsânlarda bulundu.

Vehbi Tülek

Yahya Efendi Ve Rum Denizci

Vehbi Tülek

Hirka-i Saadet Merasimi

Vehbi Tülek

Ancak İstanbul Kadisi Olursun

Vehbi Tülek

Çivizâde, 1545 senesinde Rumeli kadıaskeri olunca, Şâh Muhammed Çelebi'nin Sirâciyye Medresesine tâyin edilmesi için pâdişâha arz edip, onun iyiliğinden bahsederken; "Bu hakirin mülâzimi olmasından başka hiçbir aybı yoktur." dedi. Bunun üzerine pâdişâh, Çivizâde'ye iltifât edip; "Efendi! Yalnız sizin talebeniz olması ona şeref olarak yeter." dedi. Çivizâde bunun üzerine; "Saâdetli pâdişâhım, iki mülâzimim vardır. Biri Şâh Muhammed Çelebi, diğeri de Kınalızâde Ali Çelebi'dir. İki gözüm gibidirler. İkisinin birbirinden farkı yoktur" dedi.

Huri Kizi İstiyorum

Vehbi Tülek

Zor Şehzade

Vehbi Tülek

Okmeydaninda İftar Merasimi

Vehbi Tülek

Fransiz Donanmasinin Osmanlilara Rehin Edilmesi

Vehbi Tülek

Sözümüzün Netîcesini Görürsün

Vehbi Tülek

Nedendir Bu?

Vehbi Tülek

Ruh Ve Ceset

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ziyâd Bin Ebî Süfyân (radıyallahü Anh)

Hazret-i Muaviye'nin kardeşidir.
Belâzûri'nin Ensâb-ül-Eşraf kitabında yazdığına göre, Ziyâd bin Ebi Süfyân vefâtına yakın şunları söylemişti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sizden Öncekileri Cimrilik Helak Etmiştir

Vehbi Tülek

Ca'fer İbn-i Hinzâbe hazretleri hadis âlimidir. 308'de (m. 921) Bağdat'ta doğdu. Medrese tahsilinden sonra Abbasi Halifesi Râzi-Bilâh tarafından Mısır'da Divânü'l-harâc reisi tayin edildi. Sonra bu vazifeden ayrılarak Kahire'de talebe yetiştirmekle meşgul oldu. 391 de (m. 1001) Mı­sır'da vefat etti. Cenazesi vasiyeti üzerine Medine'­ye götürüldü. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları: Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) efendimiz cömertlik hakkında buyurdu ki:

İyi Insan Herkesin Dert Ortağıdır

Vehbi Tülek

Ahirette Herkes Kendi Derdine Düşer

Vehbi Tülek

Abdullah ibn-i Adi hazretleri hadis imâmlarındandır. 857 [h. 242] senesinde İran'daki Cürcân'da doğdu, 935 [h.323] de Esterâbâd'da vefât etti. Hadis-i şerif toplamak için, Irak, Mısır, Şam ve Hicaz'ı dolaştı. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Din Kardeşlerine Yardımcı Olmak

Vehbi Tülek

Ameller Niyetlere Göredir

Vehbi Tülek

Es’ad Bin Mahmûd Iclî

Vehbi Tülek

Resulullah'ın Mübârek âzâ-i Şerîfeleri

Vehbi Tülek

Mümine Eziyet Etme, Câhili Karşına Alma!

Vehbi Tülek

Hacı Ramazan Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

B0r Çuval Toprak

Değişen Sizin Kalbiniz

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek