Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.221.388

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tasavvuf Bir Ağaç Ise, Tövbe Onun Köküdür

Şeyh Yâkûbî hazretleri büyük velîlerdendir. 1222 (H.619) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Evliyânın göz bebeği Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin sohbetleriyle yetişip kemâle geldi. Bağdât'ın kuzeydoğusundaki dergâhında sohbetleriyle insanlara doğru yolu gösterdi. Kendisinden kerâmetler, üstün hâller görülmeye başlandı. Sâlih bin Yâkûb el-Ukûbî şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Babiali Baskini

İttihat ve Terakki komitesi İkinci Meşrutiyetin ilanından ve 31 Mart Vak'asından sonra orduya dayanarak hükumeti ele geçirmişlerdi. Yalnız kısa bir zaman sonra asker ocağını siyasetle uğraştırmanın cezasını çekerek "Halaskar Zabitan Grubu"nun tazyikiyle yıkıldılar. Fakat tekrar orduyu elde etmek suretiyle yeniden iş başına gelmek için gizli bir faaliyete giriştiler.Nitekim Balkan Savaşının şiddetle cereyan ettiği ve düşman ordularının İstanbul kapılarına dayandığı sırada, İttihatçılar, Kamil Paşa Hükumetini devirmek ve çeşitli entrikalarla hükumeti elde etmek için çalışıyorlardı.

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Bir gün Sultan Ahmed Han, mürşidini ziyâret için Üsküdar'a gelmişti. Çarşıdan geçerken, Hüdâyi hazretlerinin alış-veriş ettiğini gördü. Genç Hünkâr bu esnâda attaydı. Derhal atından indi, hocasının elini öptü ve atına binmesi için ricâ etti. Bir müddetHüdâyi hazretleri at sırtında önde ve Pâdişâh da yaya olarak ardınca yürüdüler. Kısa bir süre sonra Mahmûd Hüdâyi dünyâyı titreten koca bir pâdişâhın, arkasında yaya yürümesine râzı olmadı ve; "Sultanım! Sırf hocam Muhammed Üftâde hazretlerinin duâsı ve emri yerine gelsin diye bindim. Çünkü o; "Pâdişâhlar rikâbında yürüsün." diye duâ etmişti." buyurarak atından indi. Ata tekrar Sultan Ahmed Hanı bindirdi.Sultan Ahmed Hanın bu hâdiseden sonra aşağıdaki beytleri söylediği belirtilir:

"Varımı ben Hakka verdim, gayrı vârım kalmadı. / Cümlesinden el çekip pes dü cihânım kalmadı. / Çünkü hubbullah erişti, çekti beni kendine, / Açtı gönlüm gözünü, gayri gümânım kalmadı. / Evliyânın himmeti, yaktı beni kül eyledi, / Sâfiyim, buldum safâyı dü cihânım kalmadı. / Ahmedi der, "Yâ ilâhi! Sana şükrüm çok-durur",

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

Sultan Murad’in Dehasi

Vehbi Tülek

Paşam Siz Haksizsiniz!

Vehbi Tülek

LÂ İlÂhe İllallah

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

Mes’ul Olursunuz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allah Adamlarında Üç Alâmet Vardır

Gümüşlüzâde Şücâeddîn İlyâs hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Amasya'da doğdu. Zamânındaki âlimlerden aklî ve naklî ilimleri tahsîl etti. Amasya müftîliği vazifesini yürüttü. Tîmûr Han Amasya'yı aldığı zaman, onu Türkistan'da bulunan Şirvân ahâlisinin istifâdesi için gönderdi. Şirvân'da kâdılık ve ilim öğretmekle meşgûl oldu. Sonra kâdılıktan ayrıldı ve Ârif-i billah Sadreddîn Hayâvî'nin sohbetiyle şereflendi. Sonra memleketi olan Amasya'ya döndü.1433 (H.837) târihinde Amasya'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dünyaya Düşkün Olmak Günahların Başıdır

Vehbi Tülek

Ebû Rebâh Dücânî hazretleri evliyanın büyüklerindendir. 1809 (H.1224) senesinde Filistin’de Yafa'ya bağlı Beyt-i Dücan köyünde doğdu. Birçok âlimden ilim öğrendi. Dînî ilimler ve tasavvuf yolunda icâzet aldıktan sonra insanlara Ehl-i sünnet îtikâdını anlatmaya çalıştı. 1877 (H. 1294) senesinde vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

İmâm-ı Sultânî Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

üç Gün Son­ra ­ka­bir­de O­la­cak­sın!

Vehbi Tülek

Ali Hâ­di haz­ret­le­ri, "Oni­ki İmâm"dan onun­cu­su­dur. 829 (H.214) se­ne­sin­de Me­di­ne'de doğ­du. 868 (H.254)de Bağ­dât'ta, Sa­mar­ra nâ­hi­ye­sin­de ve­fât et­ti. Çok ke­ra­met­le­ri gö­rül­müş­tür... Es­bâ­ti şöy­le an­la­tır:

Farzları Vaktinde Yapmanın Önemi

Vehbi Tülek

Anadolu Selçuklu Sultanı Rükneddin

Vehbi Tülek

Lâ Ilâhe Illallah" Yüce Bir Sözdür

Vehbi Tülek

Ben Kulumun Zannettiği Gibiyim

Vehbi Tülek

Dâvûd Patânî

Vehbi Tülek

Hadîs âlimi Abdülalâ Kureşî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Derdi Olan Neylesin?

Derdi Olan Neylesin?

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethettiğinde bir süre orada kalır. İdareyi eline alıp kendi hâkimiyetini yerleştirmek için bu elzemdir. Bu sırada bir çadırda kalıyor. Çadırı süpürüp temizleyen, yemeği yapan Mısırlı bir cariye vardır ki, Yavuz Selim Han sabah çıkınca, cariye geliyor, akşama kadar çadırı temizleyip yemekleri hazırlayıp gidiyor, akşam olunca da Yavuz Selim Han çadırına dönüyor. Cariye nasıl olduysa bir kaç defa Yavuz Sultan Selim Hanı görür ve Ona âşık olur. Lâkin ümitsiz bir aşk. Zira bir tarafta koskoca Cihan Padişahı Halife-i Rûy-i Zemin, diğer tarafta basit bir cariye... Fakat cariyenin aşkı dayanılmaz seviyeye ulaşıp da kalbine sığmaz hale gelince, ne yapacağını bilemez halde Halifeye açılmaya karar verir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Kadin Akli

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Kadin Akli

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek