Allahü Teâlâdan Iyilik Umarak Can Veriniz
Şeyban bin Abdurrahmân hazretleri Tebe-i tabiînin meşhûrlarından olup hadîs, nahiv ve kırâat âlimidir. Basra’da doğdu. 164 (m. 780)’da Bağdâd’ta vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.451.032
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Şeyban bin Abdurrahmân hazretleri Tebe-i tabiînin meşhûrlarından olup hadîs, nahiv ve kırâat âlimidir. Basra’da doğdu. 164 (m. 780)’da Bağdâd’ta vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
Çivizâde, 1545 senesinde Rumeli kadıaskeri olunca, Şâh Muhammed Çelebi'nin Sirâciyye Medresesine tâyin edilmesi için pâdişâha arz edip, onun iyiliğinden bahsederken; "Bu hakirin mülâzimi olmasından başka hiçbir aybı yoktur." dedi. Bunun üzerine pâdişâh, Çivizâde'ye iltifât edip; "Efendi! Yalnız sizin talebeniz olması ona şeref olarak yeter." dedi. Çivizâde bunun üzerine; "Saâdetli pâdişâhım, iki mülâzimim vardır. Biri Şâh Muhammed Çelebi, diğeri de Kınalızâde Ali Çelebi'dir. İki gözüm gibidirler. İkisinin birbirinden farkı yoktur" dedi.
Şeyh Alâüddin, tasavvuf yoluna girişini şöyle anlatır: "Sultan İkinci Bâyezid Hânın ordusunda bir nefer idim. Ordu, bir zaman küffâr üzerine sefer etti. Dönüşte yolda şiddetli bir soğuk ve yağmur başladı. Bu esnâda ben civar bir köyde misâfir olmak istedim. Köylüler beni kabûl etmediler. Gece karanlığında yola koyuldum. Yağmur, gökten bardaktan dökülürcesine yağıyordu. Her taraftan seller akıyordu. Vâdi, deniz gibi oldu. Ben, Allahü teâlâya tevekkül ederek ilerledim. Yol üzerinde bir nehirle karşılaştım. Akan sellerle nehir daha da kabarmış, köprüyü de örtmüştü. Sulara girip, önümdeki tehlikeden gâfil olarak, gece karanlığında ilerledim. Sular, atımın ayaklarını örtmeye başlamıştı. O esnâda beni boğulma korkusu kapladı. Geri dönmek istedim. Yolu bulamadım. Ölümle burun buruna geldim. Ölümü düşünerek, tövbe ve istigfâra başladım.
Muhammed Zuğdân hazretleri, Mısır'daki evliyânın büyüklerindendir. 1417 (H.820) senesinde Tunus'ta doğdu. 1476 (H. 881) senesinde Kâhire'de vefât etti. Karâfe'deki eş-Şâziliyye Kabristanına defnedildi...
İbn-i Zuğdân buyurdu ki:
Muhammed Berdâni hazretleri hadis, kırâat ve Hanbeli fıkıh âlimidir. Kuzey Irak'ta Berdân aşiretindendir. 388 (m. 998)'de doğdu. Bağdad'a göçüp orada yerleşti. 469 (m. 1076)'da vefât etti. Muhammed Berdâni'nin rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Zünnun-i Mısri'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir :
Bir gün elbiselerimi yıkamak için Nil nehrinin kenarına gitmiştim. Nehrin kenarında dururken, bir de baktım ki, görülmemiş şekilde büyük bir akrep bana doğru geliyor. Çok korkmuştum. Beni onun şerrinden koruması için Cenab-ı Hak'ka sığındım. Akrep nehre geldiğinde, sudan büyük bir kurbağa çıkıp akrebe doğru geldi. Akrep kurbağanın sırtına binip suyun üzerinde yüzüp gittiler.