Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.644.237

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Hazreti Câkîr! İmdâdımıza Yetiş!

Muhammed Câkîr hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Irak’ta Samerrâ’da yaşardı. Hanbelî mezhebi âlimlerindendir. 550 (m. 1155) senesinde orada vefât etti. Zamanında bulunan evliyâ içinde bir tane olup, onların temel direklerinden biri idi. Çok yüksek derecelerin sahibi idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Osmanlı Devleti içerisinde yeniçeri isyân ve zorbalıklarının önü alınamaz bir hâle gelmişti. Tâlim ve eğitim kabûl etmiyorlar, savaşa çıkmayı da reddediyorlardı. Kendilerine harp fenlerinin öğretilmesini isteyen din ve devlet adamlarına karşı harekete geçtiler. Bunun üzerine İkinci Mahmûd Han vezirleri ve ulemâ sınıfını toplantıya çağırdı. Abdurrahmân-ı Harpûti hazretleri de bunlar arasında idi. Yeniçerilerin artan zorbalıklarından bahisle ne yapılması gerektiği soruldu. Mesele son derece nâzikti. Yeniçeriler tekrar isyân ederek devlet ileri gelenlerinin kellelerini istemeye başlamışlardı. Tamâmen bid'at yuvaları hâline gelen bektâşi tekkeleri de kendilerini tahrik ediyordu. Sonuçta ulemâ birlik içerisinde bunların öldürülmeleri câizdir diye fetvâ verdi. Savaşın başlangıcı olmak üzere sancak-ı şerifin çıkarılması kararlaştırıldı. Fakat sancağı şerifin açılması çok önemli bir olaydı. Bu işin dönüşü yoktu. Yeniçeriler ile yapılacak mücâdelenin sonu ise kestirilemiyordu. Bu sebepten karar alınmasına rağmen herkeste bir tereddüd vardı. İşte bu devlet adamlarının çekingen ve kararsız hâlleri sırasında Abdurrahmân Harpûti hazretleri söz aldı."Bu din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın istediği şeyse yeniçerileri vururuz, yok ederiz. Değilse biz de bu din ile berâber batıp gideriz, daha ne ihtimâl kaldı?" diyerek kalplerdeki şüpheleri giderdi. Herkes tek bilek tek yürek oldu. Nitekim bu inanç ve imânla harekete geçerek yeniçeri ocağını ortadan kaldırdılar ve bozulmuş bektaşi yuvalarını kapattılar

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Hatirasina

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Müslüman Devletlere Silah Yardimi

Vehbi Tülek

66 - Para Böyle Günler İçindir

Vehbi Tülek

Fazıl Ahmet Paşa'nın sadrazamlığı zamanında, Avusturya üzerine yapılan Uyvar seferi sırasında, Osmanlı ordusu, kendisilerinden kat kat daha kalabalık bir Avusturya birliği ile karşılaştı. Sadrazam, bu ordu ile harbi kabul etmek mecburiyetindeydi. Fakat, o devirde Osmanlı ordusu, diğer müesseseler gibi eski ihtişamını kaybetmiş, ancak maddi tedbirlerle muvaffakiyetler kazanabiliyordu. İşte Fazıl Ahmet Paşa, böyle bir durumda, yapılacak olan şeyi yaptı. Düşman kellesi getirecek olan her askere altın verileceğini vadetti.

Nusret Mayin Gemisinin Zaferi

Vehbi Tülek

Çelebi Halifenin Kerameti

Vehbi Tülek

89 - Rüyanin Tabiri Budur

Vehbi Tülek

80 - Murad-i Hüdavendigarin Duasi

Vehbi Tülek

Reşid Paşa’nin Osmanli Ekonomisini Yikmasi

Vehbi Tülek

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Bağdad’in Fethi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cemâleddîn Mahmûd Hasîrî

Cemâleddin Mahmûd Hasiri hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 546'da (m. 1151) Buhara'da doğdu. Orada meşhur âlim Kâdihan hazretlerinden ilim öğrendi. Daha sonra Şam'a giderek Nuriye Medresesinde müderrislik yaptı ve çok talebe yetiştirdi. 636'da (m. 1238) orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

koca Yeryüzü Bize Dar Geldi

Vehbi Tülek

Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) vefatından birkaç ay sonra, Hazreti Ali'nin (radıyallahü anh) hanımı, Hasan ve Hüseyin'in annesi olan kızı Fatıma da babasına kavuştu. Hazreti Ali, Beni Hanefiyye'den bir kız istedi. Ca'fer bin Kays el-Hanefiyye'nin kızı Havle'yle evlendi ve ondan bir oğlu oldu. Adını Muhammed koydu. Ancak halk onu, kardeşleri, Fatıma'nın oğulları olan Hasan ve Hüseyin'den ayırdetmek için "Muhammed bin Hanefiyye" diye çağırmaya başladılar...
Muhammed bin Hanefiyye, Ebu Bekir'in (radıyallahü anh) halifeliğinin sonlarında doğmuştu. Babası Ali ibni Ebi Talib'in gözetiminde büyüyüp yetişmiş ve onun tedrisinden mezun olmuştu.

hocanın Yanında Ukalâlık Etme!

Vehbi Tülek

Eshab-ı Kiramın Hepsi Müctehid Idi

Vehbi Tülek

Muhibbüddin Ahmed ibn-i Nasrullâh hazretleri, Hanbeli fıkıh âlimidir. 765 (m. 1364)'de Bağdat'ta doğdu. İlk tahsilini, Bağdat'ın önde gelen âlimlerinin yanında ta­mamladı. Sonra Kahire'de büyük âlimlerden ilim tahsil ederek Hanbeli kâdılkudâtlığına tayin edildi. 844 (m. 1440)'da Kahire'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Muhammed Aleyhisselâm Son Peygamberdir

Vehbi Tülek

Muhammed Sıddîk Keşmî

Vehbi Tülek

Peygamberimize Tâbi Olmak Farzdır, Lâzımdır

Vehbi Tülek

Neccar İbrahim Efendi

Vehbi Tülek

Menteşzade Abdürrahim Efendi

Vehbi Tülek

o Emanete Seni Lâyık Gördüm

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hakikati Görmek

Hakikati Görmek

Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretleri Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatır: ıki atlı arkadaş yola çıkmışlar. Fakat birisi âmâ imiş. Giderlerken âmâ olan şahıs, kamçısını düşürmüş. Fakat arkadaşına itimad edemediği için, yerden almasını söylememiş, inmiş atından el yordamıyla kamçıyı aramış. Derken, kendi kamçısını bulamamış ama eline ondan daha güzel yumuşak bir şey geçmiş. Bu kamçı daha güzelmiş diyerek alıp atına binmiş. Fakat o kamçı diye bulup aldığı, gecenin soğuğundan hareketsiz duran bir yılanmış. Derken biraz sonra hayli ilerlemiş olan arkadaşına yetişmiş. Arkadaşı sormuş

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Abdullah El-acemî

Delik Kova

Gül Yaprağı

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek