Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.231.514

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yüzükoyun, Şeytanların Uyuma Şeklidir!

Vasfî Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. 1733 (H.1146) senesinde Nâzilli'de doğdu. 1801 (H.1216) senesinde aynı yerde vefât etti. Zamânının usûlüne göre birçok hocalardan ilim tahsîl etti. Ayrıca, babasından tasavvuf dersleri alıp yetişti. Talebelerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kirkpinar'in Doğuşu

Kırkpınar, tarihi ve coğrafi gerçeklerle tamamen uyum içinde ve binlerce yılda hâsıl olan, milli vicdandan doğan bir anânevi kutlamadır. Zaman, Osmanlı'ya Anadolu'nun dar geldiği, gözünü Ahmet Yesevi hazretlerinin işaretiyle Avrupa'ya diktiği 1350'li yıllardır. Orhan Gazi'nin şehzadesi Sultan Süleyman, Sarı Saltuk ve Ahmet Yesevi hazretlerinin menkıbeleri, Peygamber efendimizin İstanbul'un fethiyle ilgili müjdesiyle büyümüştür. Avrupa'ya geçmek, İstanbul'u fethetmek ateşiyle yanmaktadır. Ancak, o da İstanbul'un fethinin, Trakya'nın fethinden geçtiğini iyi bilmektedir.

Vehbi Tülek

Yalnizlik Köşkü

Vehbi Tülek

Çapanoğlu Gibi Arkan Var

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

Size İtaat Ettik Ve Uyduk

Vehbi Tülek

Bir Yüz Karasi

Vehbi Tülek

Ulu CÂmi’nin Açilişi

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

9 - Görülmemiş Bir Meydan Savaşi

Vehbi Tülek

Bu Devletin Dediği Yapilir

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şah İsmail’in Satranç Oyunu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Akıllı Insan, Önce Ahiretini Düşünendir

Tophaneli Mehmed Efendi, Celvetî şeyhlerinden olup Aziz Mahmut Hüdayi hazretlerinin halifelerindendir. Vefatından sonra onun makamına geçenlerin üçüncüsüdür. 1075 (m. 1664)’de vefat etti. “Tecelliyat” isminde bir risalesi vardır. Bu eserinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdülgaffâr Kazvînî

Vehbi Tülek

Abdülgaffâr Kazvini hazretleri, Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. İran'da Kazvin şehrinde doğdu. Kıymetli eserleri vardır. 665 (m. 1266) senesinde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce bir Cuma vaazında buyurdu ki:

“sultânüş Şuara” Necip Fazıl Kısakürek

Vehbi Tülek

Amelin Ve Ilmin Hâlis Olanını Iste

Vehbi Tülek

Derviş Muhammed hazretleri “Silsile-i âliyye” denilen büyük âlim ve velîlerin yirmincisidir. Doğum târihi bilinmemekte olup, 970 (m. 1562) senesinde İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin dünyâya gelmesinden bir sene önce, Büster kasabasının Dasferar köyünde vefât etti. Büyük âlim ve kâmil bir velî olan dayısı Kâdı Muhammed Zâhid’den ders alarak yetişti. Hocasının vefâtından sonra yerine geçip, Semerkand’da talebe yetiştirdi. Talebeleri pekçok olup, en büyüğü oğlu Hâce Muhammed İmkenegî’dir. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Müminin Özrünü Kabul Etmemek

Vehbi Tülek

İbn-i Abdûs Kayrevânî

Vehbi Tülek

Mümin, Herkese Iyilikte Bulunur

Vehbi Tülek

Size En Hayırlılarınızı Haber Vereyim Mi?

Vehbi Tülek

Sofradan, Doymadan Evvel Kalkmalıdır

Vehbi Tülek

Cinlerin De Kâfirleri Ve Müminleri Vardır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Yirmi Saniyede

Sonunda Orta Yolu Buldular

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek