Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.870.461

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

O Zatı Gördüğüne Dâir Şüphemiz Kalmadı

Şeyh Abdülmu'tî büyük velilerdendir. Kuzey Afrika memleketlerinden birinde doğdu. Gençliğinde zamânın âlimlerinden ilim öğrendi. Mâlikî mezhebi fıkıh bilgilerinde âlim oldu. Mekke’ye giderek, o sene hac için orada bulunan Zeynüddîn Hâfî hazretleriyle tanışıp, onun talebeleri arasına katıldı. Mekke-i mükerreme büyükleri arasında Şeyh-ül-Harem lakabıyla, kerâmet ve hâlleriyle de Müslümanlar arasında meşhûr oldu. On beşinci asrın sonlarında Mekke-i mükerremede vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ezan Okuyana Ağaç

Kemal Paşazade Tarihinin 8. cildinde, Sultan II. Bayezid Han zamnında yaşanan şöyle bir hadiseyi nakleder:Draç kalesinin Venedikli muhafızları endişeli bir bekleyiş içerisindeydiler. Duymaktan kork tukları haber gecikmemiş, Elbasan Sancakbeyi Evrenosoğlu İsazade Mehmed Bey kumandasındaki Osmanlı akıncılarının yaklaştığını öğrendiler.Venedik, bu liman kalesine ayrı bir önem veriyordu. Zira onu kaybederse, Mora kıyıların dan olduğu gibi Arnavutluk'tan da tamamen sökülüp atılacak, sonunda Akdeniz'den silinecekti. O yüzden Draç'ı savunma tedbirlerine titizlik gösterilmiş, tahkimat hayli teferruatlı tutulmuştu

Vehbi Tülek

Rodos’ta Casus Osmanli Kadinlari

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Hatirasina

Vehbi Tülek

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han Belgrad seferine çıkmıştı. Kaleye iki günlük mesafede son defa mola verdiler. Askerler, çevredeki çeşmelerden istifade edip abdest tazelemeye, su ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyorlardı. Çeşmelerden birinin yakınında bir manastır vardı. Bu manastırın baş rahibi, Osmanlı askerinin durumunu öğrenip haçlı ordusunu haberdar etmek için, manastırdaki rahibelerden birkaçını süsleyip, ellerine verdiği testilerle çeşmeye gönderdi. Rahibelerin geldiğini gören Osmanlı askeri, hemen çeşme başından ayrılıp rahibe lere sırtlarını döndüler ve testilerini doldurup gidinceye kadar kimse dönüp bakmadı. Rahibeler gelip durumu anlatınca, hemen kağıt kalem istedi ve haçlı ordusu kumandanına şunları yazdı:

İki Cihanda Yüzün Ak Olsun

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Pir Ali Hazretleri

Vehbi Tülek

Gel Beru Topal Zorbabaşi

Vehbi Tülek

Fatihin Hocasi Molla GürÂnî

Vehbi Tülek

Pişmemişler Celveti Olamazlar

Vehbi Tülek

Bir Yüz Karasi

Vehbi Tülek

Beykoz, Tokat Bahçesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Destîna Hâtun

Destina Hâtun, Konya'da yetişen evliyâ hanımlardandır. Mevleviye tarikatının büyüklerinden. On yedinci yüzyılda yaşadı. Babası, Mevleviye tarikatının ileri gelenlerinden Şeyh Muhammed'dir. Doğum târihi belli değildir...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tasavvufu Inkâr Edenler Ve Kerîmüddîn Bâbâ Ebdâl

Vehbi Tülek

Kerimüddin Bâbâ Ebdâl, Hindistan'ın büyük velilerindendir. Doğum târihi belli değildir. 1640 (H.1050) senesinde vefât etti. İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin önde gelen talebelerindendi. Çok kerametleri görüldü. Yaşadığı beldede insanları İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin yoluna davet etti...

arkadaşları Çoğaltmalı...

Vehbi Tülek

Ana-babasına Bakan Bir Kimse Allah Yolundadır

Vehbi Tülek

Muhammed bin Alî Sûrî hazretleri hadis âlimidir. 376 (m. 986)’da Lübnan’ın Sûr şehrinde doğdu. İlim tahsili için Mısır’a gitti. Orada meşhur âlimlerden istifade ettikten sonra Bağdat’a yerleşti. 441’de (m. 1049) Bağdat’ta vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

İbn-i Millî Necmeddîn

Vehbi Tülek

Kulum Beni Nasıl Zannederse

Vehbi Tülek

Hırsızlık, Büyük Günahlardan Biridir

Vehbi Tülek

Seyyid Âbid Çelebi

Vehbi Tülek

Kalplerinde Allah Sevgisi Olanlar

Vehbi Tülek

Abdurrahman Süheylî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Sünnet Akçesi

Her Şeyi Göze Almıştı!

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek