Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.023.232

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dînimizde Ilk Emredilen Farz Namâzdır

Şeyh-ül-Hızâmiyye el-Vâsıtî hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1258 (H.657) senesinde Irak’ta Vâsıt şehrinde doğdu. 1311 (H.711)'de Şam’da vefât etti. İlim öğrenmek için pekçok şehri dolaştı. Bu yolculukları esnâsında fıkıh, hadîs ve siyer âlimlerinden ilim öğrendi. Mısır'a sonra da Şam'a gitti. Orada talebe yetiştirdi. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz’un Vefati

Hasan Can, Yavuz Sultan Selim'in vefâtını şöyle anlatmaktadır: "Sultan-ı Arab ve Acem, 1520 Şâbân ayında eski saltanat merkeziEdirne'ye gitmeyi kararlaştırıp, vezirler ve divân erkânını önceden, ordu-yı hümâyûna lâzım olan pekçok ağırlıklar ve hazine-i âmire ile yola çıkardılar. Ferhad Paşayı, berâber gitmek üzere alıkoydular. Hareketten evvel, bir gün oturdukları köşkten çıkıp, sarayın eteğindeki bahçeye yürüyerek indiler. Gezintileri sırasında bir yokuşa çıkarken, ol din-i İslâmın koruyucusu, sırtlarında hissettikleri bir acıdan rahatsız olup, bu zavallı hizmetçilerine hitâb ederek; "Arkama gûyâ bir diken batıp acıtır." buyurdular. Bu hakir dahi: "Herhâlde bahçedeki ağaçlardan düşüp gömleğe takılmış olmalı. Ferman buyurulursa görülsün." dedim. Buyurdular ki: "Câizdir." O anda iskemleci, taşımakta olduğu yaldızlı kürsüyü getirdi. Selim Hân da, kürsü üzerine oturdu. Mübârek yakalarından elimi sokup her ne kadar araştırdımsa da, bir şey bulamadım. Mübârek arkaları gâyet kıllı olduğu için, elimi sürmekle bir şey hissedemedim. Ayağa kalkıp bir miktar gittikten sonra, acıdan şikâyetlerini tekrarladılar. Bu kere düğmelerini açıp baktım.

Vehbi Tülek

Nalinci Baba Ve Sultan Iii. Murad

Vehbi Tülek

Filan Gün Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

İstanbul’un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Fetih öncesi Bizans'ın iç durumu hiç iyi değildi. Devlet halkını soyuyor ve çeşitli zulümlerle inletiyordu. Avrupa ve Papalığın yardımını sağlamak için halkını, din değiştirip Katolik olmaya zorluyordu. Vergiler ödenemez büyüklükte idi. Halkın ayaklanmasını önlemek için papazlara, hurafeli inançları körükleme emrini verdiler. Bir yıldız kayması, baykuş ötüşü veya sis basması, felaket habercisi olarak anlatılıyordu. Meryem ana tablosunu bir yerden bir yere taşıyan birisinin ayağı kayıp düşse, halk günlerce yas tutuyordu. Halkı putperest yapmışlardı. Devlet din adamlarını köle gibi kullanıyordu. İşte bir patrik seçimi hikayesi: Rum patrikhane heyetine, imparator, kimi patrik seçeceklerini emirle bildiriyordu. Güya seçilen yeni Patrik, Bizans sarayına gelip durumu arz ediyordu.

Zigetvar Kalesi Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Plevnenin Düşmesi Ve Gazi Osman Paşanin Teslim Olmasi

Vehbi Tülek

85 - Çelebi Sultan Mehmet Ve Karamanoğlu

Vehbi Tülek

Kadem-i Şerif Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

Hepimiz Mevaşiyiz

Vehbi Tülek

Fatihin Hocasi Molla GürÂnî

Vehbi Tülek

Demek Yolda Kaldiniz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İslâmın Beşinci Şartı Hacdır

Ali bin İbrahim Dağıstani hazretleri Nakşibendi şeyhlerinden bir zat olup Dağıstan'ın Berküşat kasabasında doğdu. Medine-i Münevvere'de yerleşip Seyyid Muhammed Ürmevi'ye intisab ederek Nakşibendi yolunda sülûkunu tamamladıktan sonra icazet aldı ve çok talebe yetiştirdi. 1116 (m. 1704)'de orada vefat etti. "Cami'ül-Menasik" isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahmed Feyzî Efendi

Vehbi Tülek

Ahmed Feyzi Efendi "rahmetullahi aleyh" son devir Osmanlı âlimlerindendir. 1839'da Çorum'da doğdu. Tahsilini tamamladıktan sonra, İskilipli Mehmed Emin Efendi'den Nakşibendiyye-Hâlidiyye icazeti aldı. Çorum'da müderrislik ve müftülük yaptı. 1909'da Ço­rum'da vefat etti. "El-Fevâ'idü'l-Feyziyye" isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî

Vehbi Tülek

Resûlullahın Vârisi Ve Vekilleri

Vehbi Tülek

Necmeddin Hubûşâni hazretleri hadis, tasavvuf ve kelâm âlimidir. 510 (m. 1116)'da Nişâbûr yakınlarında doğdu. 587 (m. 1191)'de Kâhire'de vefât etti. Selâhaddin-i Eyyûbi, Hubûşâni'yi çok sever, izzet ve ikramda kusur etmezdi. Hubûşâni de, Selâhaddin-i Eyyûbi'nin zafer kazanması için duâ ederdi. Allah için muhabbet hakkında buyurdu ki:

Melekût Kapısını Açlık Ile Çalın!

Vehbi Tülek

Nefis, Ahmak Ve Câhil Hizmetçidir

Vehbi Tülek

Ey Insanlar, Allah'tan Af Ve Afiyet Isteyiniz

Vehbi Tülek

Ya Hayır Söyle Ya Da Sus

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Mensur Sem’ânî

Vehbi Tülek

İnsanın Îmanını Bozan Din Hırsızları!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Hayat Kurtaran Yalan

Onun Görmediği Yer

Hizir Ve Gelin

Korkma!

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek