Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.631.229

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Âlimlere Mutlaka Hürmet Etmek Lâzımdır

Ömer Rûşenî hazretleri Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Aydın vilâyetinin Güzelhisar köyünde doğdu. İlim tahsîli için Bursa'ya geldi. Daha sonra Bakü'ye giderek, Seyyid Yahyâ Şirvânî hazretlerinin sohbet ve hizmetine girdi. Kısa zamanda hocasının önde gelen talebelerinden oldu. Hocasının vefâtından sonra onun yerine geçti. 1487 (H.892) senesinde İran’da Tebriz'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hirka-i Saadet Merasimi

Topkapı Sarayı'nın Hırka-i Saâdet dâiresinde bulunan Peygamber efendimize ve yakınları na ait olan Mukaddes Emânetler, Osmanlı Devleti zamanında her Ramazan ayının 15'inde ziyâret olunurdu. Bu ziyâretten birkaç gün önce Mukaddes Emânetler'in bulunduğu taht odası nın temizliği büyük bir hürmetle yapılır, padişah başta olmak üzere Has oda ağaları Mukaddes Emânetleri Taht Odasından Revân Odasına taşırlardı. Bu taşıma esnasında pâdişah da Has oda ağaları gibi hizmette bulunur, herhangi bir sebeple bu törende bulunamazsa maiyetinden birini gönderirdi. Ayın 14'ünde merasimde bulunacaklara dâvet tezkereleri gönderilirdi. Dâvetliler ertesi gün öğle namazından sonra Bâbüs-saâde'ye gelerek sadrazamı beklerlerdi. Sadrazam Bâbü's-sa'âde'ye geldiği zaman Silâhdar ağa tarafından karşılanır, Silâhtar ağa sadrazamın sağına, Has oda başı da soluna geçerdi. Şeyhülislâmın da yanına birer Has oda ağası gelirdi. Sadrazam ve şeyhülislâm yanlarında bulunan ağalarla birlikte Bâbüs-saâde'den içeri girerler, Arz Odası geçildiği zaman, Bâbüs-saâde önünde bulunan davetliler de protokol sıralarına göre Hırka-i Saâdet'in ziyaret olunacağı yere gelirlerdi. Burada herkes ayakta dururdu. Hırka-i Saâdet sandığının karşısında aşir okuyacak olan birinci ve ikinci imamlarla ayakta duramıyacak kadar ihtiyarsa Şeyhülislâmın oturmasına müsaade edilir. Aşir okunduktan sonra padişah Hırka-i Saâdet sandığını açar. Başta sadrazam ve şeyhülislâm olmak üzere diğer dâvet olunanlar protokol sıralarına göre teker teker gidip Hazret-i Peygamberin Hırkası'na yüz sürerlerdi. Bundan sonra hazır bulunan şeyhlerin herbiri sandığın karşısında yer alırlar, duâ ederlerdi.

Vehbi Tülek

63 - Sultan Vi. Murad Ve Polonya Elçisi

Vehbi Tülek

Aslan Öldü!...

Vehbi Tülek

Astaze

Vehbi Tülek

Osmanlı ordusu sefer halinde iken, ekili araziye zarar vermemeye azami dikkat gösterir, düşman topraklarında bile buna itina ederdi.Kanuni Sultan Süleyman devri. Osmanlı ordusu Sadrazam İbrahim Paşa kumandasında Avusturya üzerine sefere çıkmıştı. Düşman topraklarında ilerliyorlardı. Bu sefere katılan tarih çi İbrahim Peçevi, başından geçen şu hadiseyi nakleder:"Bir akşamüzeri Serdarın otağı yanından geçiyordum ki, bir yanda Tuna nehri, diğer tarafta ise ekili tarlalar vardı. Otağa rastlamamak için tarla kenarından gidiyordum. Aniden bir otağ çavuşunun gür sesi yükseldi:"Be hey adam, tarlaya girme!..."Ve diğer nöbetçiler de gelip beni yakaladılar.

Ne Diye Akçe Versin

Vehbi Tülek

Nesilleri HelÂk Olurdu

Vehbi Tülek

55 - Yildirim Bayezid'in Âlimlere Hürmeti

Vehbi Tülek

Nagy Varat Köprüsü

Vehbi Tülek

Kirk Yillik KÂni

Vehbi Tülek

105 - Baltaci Mehmed Paşa Ve Rus Çari Deli Petro

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Ve Yavuz Sultan Selim HÂn’in TürbedÂri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Evliyâ, Kınından Çekilmiş Bir Kılıç Gibidir!

Abdülehad Nûrî Efendi İstanbul'da yetişen büyük velîlerdendir. 1594 (H.1003)) senesinde Sivas'ta doğdu. 1651 (H.1061) senesinde İstanbul'da vefât etti. Abdülehad Nûrî Efendi ilim tahsîline Sivas'ta başladı. Küçük yaşta babasız kaldı. Halvetiyye yolunun büyüklerinden Şeyh Şemseddîn-i Sivâsî'nin halîfesi olan Dayısı Abdülmecîd Efendi, devrin pâdişâhı Sultan Üçüncü Mehmed Han tarafından dâvet edilince yeğeni Abdülehad Nûrî'yi de berâberinde İstanbul'a getirdi. Abdülehad Nûrî bir yandan medrese tahsîline devâm ederken bir yandan da dayısından tasavvuf terbiyesi gördü. Ayasofya, Fâtih ve Sultan Ahmed Câmilerinde vaaz vermeye başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebabil Kuşları Ve Ebrehe'nin Sonu!

Vehbi Tülek

Habeşistan Kralı Necâşinin Yemen'de Ebrehe adında bir vâlisi vardı. [Habeş pâdişâhlarının hepsine (Necâşi) denir.] San'a şehrinde Kuleys adını verdiği bir kilise yaptırdı. Sonra Necâşiye bir mektûb yazıp şöyle dedi:
Senin için bir kilise yaptırdım ki, benzeri görülmemiştir ve senden önceki krallara böylesi nasib olmamıştır. Burayı Arablar için hac yeri yapacağım ve artık Kâbe'ye kimseyi göndermeyeceğim!"

Mal Da Kulun Sevdiği Şeydir

Vehbi Tülek

Safranbolulu İsmâil Necâtî

Vehbi Tülek

İsmâil Necâti Efendi, Kastamonu'nun Safranbolu kazâsının Oğulveren köyünde 1839 (H.1255) senesinde doğdu. Tasavvufta hocası, Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevi hazretleridir. Hocasının ikinci halifesi olup, onun vefâtından sonra 1911 senesinden itibâren Gümüşhâneli Dergâhı şeyhliği ona verildi ve vefâtına kadar bu vazifeyi yürüttü. Çok âlim ve sâlih insan yetiştirmiştir. İlk İstanbul Müftülüğü vazifesi de ona verilmiştir. 1921 (H.1338) senesinde İstanbul'da vefât etti. Kabri, Süleymâniye Câmii avlusundadır.

İsmâil Necâti Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Resûllerin Ve Nebilerin Hususiyetleri Hakkında

Vehbi Tülek

Bir Hikmet Ehli İmran El-kasr

Vehbi Tülek

Ebû Câfer El-kaarî

Vehbi Tülek

Zileli Abdurrahmân Efendi

Vehbi Tülek

İbrahim Aleyhisselam

Vehbi Tülek

Onlar, Birbirlerini Allah Için Severler

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sarik Ve Sakal

Sarik Ve Sakal

Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider.
Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var. -Buyurun, iyi bir şeyle biliyorsan söyle.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Bizi Hatirlayin!

Bülbülün Zikri

Şikayet

Allah’a Firar Et

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek