Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.616.169

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Meczup Bir Derviş Uzun Dâvûd Efendi

Uzun Dâvûd Efendi Osmanlılar zamânında Mudurnu'da yetişen evliyadandır. Bolu-Mudurnu'da doğdu. 1507 (H. 913) senesinde orada vefât etti. Halvetî şeyhlerinden Seyyid Yahyâ-i Şirvânî'nin yüksek talebelerinden Şeyh Habîb'in sohbetlerine devâm edip, tasavvufun yüksek mârifetlerine kavuştu. Meczup bir zât idi. Allahü teâlânın sevgisinden kendinden geçmiş hâldeydi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

26 - Şehitler Hakki İçin

Girit savaşları yirmi yıldan beri sürüp gidiyordu. Osmanlı devletinin duraklama devrin de, Venedik hakimiyetindeki bu adaya, anlamsız bir sefer düzenlenmiş ve çok pahalıya mal olmuştu. On binlerce Türk evladının hayatına mal olan bu savaşlar, Kandiye kalesinde düğüm lenip kalmıştı. Bu, gayet müstahkem ve denizde de yardım alabilen kaleyi düşürebilirsek, savaşlar fiilen sona erecek, bu suretle adanın fethi tamamlanmış olacaktı. Fakat Osmanlı orduları Avusturya savaşları ile meşgul oldukları için Girit'e yardım yapılamıyor, asker ve cephane gönderilemiyordu.

Vehbi Tülek

Sizi Sultan İlan Edelim

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve İbrahim Gülşeni

Vehbi Tülek

Terzi Sûfî Baba

Vehbi Tülek

Gargarofça kasabasından Koca Şâban adlı bir sipâhi, Terzi Sûfi nâmında sâlih bir kimse ile berâber Zigetvar seferine katıldı. Sirem sancakbeyi, Bâli Beyin yanında karakol hizmetinde idiler. Çevreyi kontrol ettikten sonra, sahrada uyuya kaldılar. Bir müddet sonra uyanan Terzi Sûfi, Şâban Beyi uyandırıp; "Gel Şâban Bey, hücûma katılalım. İnşâallah hisar fetholunur." dedi. O da latife edip; "Düşte görmüşsen hayrola." dedi. Terzi Sûfi de; "İnşâallah olur. Ak abalı dervişler gelip, hisarı ateşe verip içeri girerler, hayır alâmetidir." dedi. Abdest alıp yola koyuldular. Kaleye yaklaştıklarında, sevinç çığlıkları atan askerler; "Muslihuddin Efendi geldi. Kalenin fethini haber verdi." diyorlardı. Onlar yürüyüşe devâm ettiler. İşte bu sırada, hisarın alevler içinde yandığını gördüler. Hep berâber hücûm edip, fetihten ümitsiz iken, o gün kaleyi ele geçirdiler.

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Vehbi Tülek

Bir Şehîdin Son Sözleri

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Han’in Takdiri

Vehbi Tülek

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Buna Karişmak Bizim Vazifemizdir

Vehbi Tülek

İki Yusuf’un Hikayesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şeytanın Sürmesi!..

Atâ el-Ezrak, büyük velilerdendir. Doğum ve vefât târihleri, yerleri ve babasının adı kaynaklarda bildirilmemiştir. Hayâtı hakkında fazla bilgi yoktur. Yedinci asırda Irak'ta yaşamış ve Atâ es-Sülemi ile görüşmüştür. Kerâmetleri meşhurdur...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Saliha Kadının Salih Evladı...

Vehbi Tülek

İsrailoğullarından zengin bir adam ölmek üzereydi. Üç oğlu vardı. "Benim bu servetim sadece sizlerden biriniz içindir" der ve vefat eder...

İsrailoğulları arasında çok serveti ve üç oğlu olan akıllı bir kimse vardı. Çocuklarından biri saliha bir hanımdan doğmuştu. Diğer ikisinin anneleri ise, saliha olmayan, kötü kadınlardı...

Garip Ali Ve Padişahın Kızı

Vehbi Tülek

Benim Ismim 'bal'dır Efendim!

Vehbi Tülek

Seyyid Hasan hazretleri Türkistan'da yetişen velilerdendir. On beşinci asrın sonlarında yaşadı. Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin sohbetlerinde kemâle geldi. Küçük bir çocukken babası onu Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin sohbetine götürdü. Küçük Hasan odaya girdiğinde, Ubeydullah-ı Ahrâr'ın yanında duran balı görünce hemen ona koştu ve yemeye başladı. Hâce Ubeydullah gülümseyerek durumu seyretti ve Küçük Hasan'a; "Yavrum senin ismin ne?" diye sordu. Bal yemekle meşgûl olan Mevlânâ Hasan; "Bal" cevâbını verdi. Hâce Ubeydullah bu cevaptan çok hoşlandı ve; "Kâbiliyeti, yeteneği çok kuvvetli. Zirâ küçücük bir bal lezzetini almakla ona kendisini öyle verdi ki, onun sevgisinde eridi ve kendisini o zannetti. Başka bir şey tadınca, onda da öyle olacak" buyurdu.

Müctehidlerin Farklı Ictihadları Rahmettir

Vehbi Tülek

Anadolu Velîlerinden Abdurrahman Tâgî

Vehbi Tülek

Rüyâda Bile Haram Işlemedim

Vehbi Tülek

Nazardan Ve Şeytanların Şerrinden Korunmak Için

Vehbi Tülek

Sen, Kendi Hatalarına Ağla

Vehbi Tülek

Kuyucaklızâde Âtıf Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Arafatta Görüşürüz

Arafatta Görüşürüz

Sultan III. Mustafa zamanında İstanbul'da yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendinin meşhûr talebelerinden Karabâşi Hacı Sâdık Efendi şöyle anlattı: Hacca giderken, korkulu ve kimsesiz yerlerde, Abdülehad Efendiyi bizzat bu gözlerim ile görürdüm. Kendi kendime, ona olan fazla sevgimden dolayı onu gördüğümü, bir hayal olduğu nu düşündüm. Fakat Mekke-i mükerremeye vardığımda, tavâf ederken hocamı yanımda gördüm. Hattâ bana selâm verdi. Ben de elini öptüm. Sonra kayboldu. Ben tavâfımı bitirdiğimde, hocam Makâm-ı İbrâhim denilen yerden ayrılıyordu. Bana; "Ey Sâdık Dede! Arafat'ta görüşürüz." deyip tekrar kayboldu. Arafat'ta, hocam Abdülehad Efendi ile birlikte vakfeye durduk. Sonra bana vedâ ederek ayrıldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Allah'ın Emaneti

Helvaci Çocuk

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Gül Yaprağı

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek