Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.610.089

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İki Defa Tahta Çikan Padişah I. Mustafa Han

Ağabeyi Birinci Ahmed Hanın vefâtı üzerine 22 Kasım 1617'de ilk defâ ekberiyet kâidesine göre, yâni hânedânın en yaşlı mensûbu olarak zorla tahta çıkarıldı.Sultan Mustafa Han, devlet meseleleriyle ilgilenmediğini ifâde ederek saltanatı kabul etmediyse de bu hâl devlet erkânınca göz önüne alınmadı. Ancak çok geçmeden devlet işlerinde Sultânın yabancı kalması ve işlerin karışması üzerine, durumun böyle devâm edemeyeceğini anlayan devlet adamları hal'ine fetvâ aldılar ve 26 Şubat 1618 günü Sultan Mustafa'yı tahttan indirerek yerine Genç Osman'ı çıkardılar.Ancak yenilik taraftarı olmayanların tahrikleri neticesinde isyân eden yeniçeriler 19 Mayıs 1622'de Genç Osman'ı tahttan indirdiler. Bu durum Sultan Mustafa'nın ikinci defâ tahta geçirilmesine yol açtı. Bu sırada Sultan Osman Hanın veziriâzam Kara Dâvûd Paşa tarafından şehit ettirilmesi büyük karışıklıklara sebep oldu. Sultan Mustafa Han, Dâvûd Paşayı azlederek yerine Mere HüseyinPaşayı getirdiyse de, isyanlar son bulmadı. Erzurum Beylerbeyi Abaza Mehmed Paşa başkaldırarak, bölgesindeki yeniçerilerin bir kısmını öldürttü. "Genç Osman'ın intikâmını alacağım" diye and içen Abaza, İstanbul'a gelmek için yola çıktı. Bursa'yı muhâsara ettiyse de alamadı. Kış geldiği için Niğde'ye çekildi.

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

Osmanli'da Ahlak

Vehbi Tülek

Osmanlılarda İslam ahlâkı hakimdi. Umumi kaideler dahil, herkes, İslam ahlâkına ve örfe uymak zorundaydı. Vatanseverlik, vakar, büyüğe hürmet, küçüğe şefkat, vefa ve sadakat, hayırseverlik, cömertlik, merhamet ve hoşgörü, namus, temizlik, hayvan ve bitki sevgisi, his, kıymet ve idealleri başlığı altında toplanabilen ahlâk ölçülerine titizlikle riayet edilirdi. Güzel ahlâk ve bu değer ölçüleri sayesinde, Türk toprakları emniyet ve huzur içindeydi ve kardeşlik havası hakimdi. II. Abdülhamid Han zamanında Osmanlı ülkesinde bulunan Edmondo da Amicis, Constantinopoli adlı eserinde:"Paşasından sokak satıcısına kadar istisnasız her Türkte vakar, ağırbaşlılık ve asillik ihtişamı vardır. Hepsi, derece farkları olmasına rağmen, aynı terbiyeyle yetişmişlerdir. Kıyafetleri farklı olmasa, İstanbul'da bir başka tabakanın olduğu belli değildir... İstanbul'un Türk halkı, Avrupa'nın en nazik ve kibar cemaatidir. En ıssız sokaklarda bile, bir yabancı için küçük bir hakarete uğrama tehlikesi yoktur. Namaz kılınırken bile bir Hristiyan camiye girip, Müslüman ibadetini seyredebilir. Size bakmazlar bile, küstahça bir bakış değil, sizinle ilgilenen mütecessis bir nazar dahi göremezsiniz. Kahkaha ve kadın sesi duyamazsınız. Fuhuşla ilgili en küçük bir olaya şahit olmak imkân dışıdır. Sokaklarda bir yerde birikmek, yolu tıkamak, yüksek sesle konuşmak, çarşıda bir dükkânı lüzumundan fazla işgal etmek, ayıp sayılır..." demektedir.

Borcun VÂdesi

Vehbi Tülek

Turgut Reis Ve Cerbe Zaferi

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

FÂsiklardan Uzaklaş

Vehbi Tülek

Kara Mehmet Paşa

Vehbi Tülek

Tuzlu Kahve

Vehbi Tülek

Traş Edilmiş Sakal Daha Gür Çikar

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Zafer Ve Yardım, Ancak Allahü Teâlâdandır

Muhammed ibn-i Zeki hazretleri hadis ve Şafii mezhebi fıkıh âlimi, vâizdir. 550 (m. 1155)'de Şam'da doğdu. 598 (m. 1201)'de aynı yerde vefât etti. Kudüs'ün Haçlılardan geri alındığı gün Mescid-i Aksâ'da okuduğu hutbe dillere destan oldu. Bu hutbesinde, kahraman İslâm askerlerine şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ümmetimin âlimlerine Saygılı Olunuz

Vehbi Tülek

Ahmed Gazzi hazretleri hadis âlimidir. 1054 (m. 1644)'de Filistin'deki Gazze'de doğdu. 1150 (m. 1737)'de Bursa'da yaptırmış olduğu dergâhında vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

Feyiz Ve Marifete Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

İbrâhim Bin Şeybân

Vehbi Tülek

İbrâhim bin Şeybân hazretleri, evliyânın büyüklerinden olup, İran'ın Kazvin şehrindendir. 337 (m. 949)'de vefât etti. Medine-i Münevvereye uğrayıp, Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) kabr-i şerifini ziyâret ederek, "Esselâmü aleyke yâ Resûlallah" diye selâm verir, kabr-i şeriften "Ve aleyküm selâm ey İbn-i Şeybân" sesini duyardı. Kendisi anlattı:

İyilere Karşı Da, Kötülere Karşı Da Edepli Ol!

Vehbi Tülek

Din Câhili, Nefsinin Peşinde Koşar!

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Firkah

Vehbi Tülek

Kaza Ve Kader Konusunda Çok Kimseler Yanılmıştır!

Vehbi Tülek

Bize Kavun Ikrâm Etmeyecek Misin?

Vehbi Tülek

İnsan, Korku Ve Ümit Üzere Bulunmalıdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
SelÂmetle Gidip Gel

SelÂmetle Gidip Gel

Abdülehad Efendi bir gün, talebelerinden birisinin bir iş için Üsküdar'a gidip gelmesini istedi. Fakat o gün çok fırtınalı idi. Kayık hiç işlemiyordu. Bu yüzden talebelerden kimse, ben gidip gelirim, diyemedi. Nihâyet içlerinden biri, Abdülehad Efendinin emrini yerine getirmek için kendisinin Üsküdar'a gidip geleceğini söyledi. O zaman Abdülehad Efendi o talebesine; "Selâmetle gidip gel." diye duâ etti. O talebe Eminönü'ne geldiğinde, yüz kadar kayıkçıdan ancak birini Üsküdar'a gidip gelmeye iknâ edebildi. Kayıklarından birisini denize indirdiler. Bir ok atımı gitmeden, fırtına dindi, deniz sâkinleşti, rüzgâr uygun bir yöne doğru esmeye başladı. Yelken açıp, Üsküdar'a kısa zamanda gidip geldiler. Dönüşte talebe durumu Abdülehad Efendiye bütün tafsilâtıyla anlattı. Abdülehad Efendi talebesine çok duâ etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Bize Teveccüh Edin

Derdi Olan Neylesin?

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek