Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.803.950

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

On Şey Kötülüklerin Anası Durumundadır

Geredeli Abdülganî Efendi Osmanlı âlimlerinden ve Nakşibendî şeyhlerindendir. Aslen Bolu'nun Gerede kasabasındandır. İstanbul’da devrin meşhur âlimlerinden ders alarak yetişti. Bursa ve İstanbul'da yüksek dereceli medreselerde ders verdi. İstanbul, Mısır ve Şam kâdılıkları yaptı. Bir süre Anadolu kazaskerliğini yürüttü. 1586 yılında Mısır'dan dönerken Bursa'da rahatsızlanıp vefât etti. Çok kitap yazdı. Hâşiye alâ Tefsîr-i Beydâvî isimli eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Zirhimi Giyinip Kilicimi Kuşandim

Yavuz Sultan Selim Han, Anadolu'da yıllarca yaptığı Şiilik propagandası ile Osmanlı ülkesini parçalama gayesini güden Şah İsmail'e karşı harekete geçerken, kendisine de şu mektubu gönderdi:"Bilesin ve anlayasın ki, ilahi hükümlerden yüz çevirenlerin, Allahü teâlânın dinini yıkmaya çalışanların bu hareketlerine bütün Müslümanların, adaletperver hükümdarların kudretleri nisbetinde mani olmaları farzdır. Sen ki Müslümanların memleketlerine saldır dın, şefkat ve utanmayı bir tarafa bırakarak zulüm kapılarını açtın. Günahsız Müslüman ları incittin. Fitne ve fesadı gaye edindin. Nefsinin kötü arzularına ve fıtratındaki bozukluk lara uyarak Din-i İslam'ın emirlerini değiştirmeye kalktın. Haramlara helal diyerek nice Müslümanları ifsad ettin. Mescitleri, türbeleri ve mezarları yıktın. Alimleri ve Peygamberi miz "Sallallahü aleyhi ve sellem" Efendimizin neslinden gelen mübarek seyyidleri ldürdün. Kur'ân-ı Kerimi hela çukurlarına attın. Hazret-i Ebû Bekir ve Hazret-i Ömer'e söverek hakaret ettin. Bu saydıklarım senin kötü hallerinden sadece birkaçıdır. Dillerde dolaşan bunlar ve bunlara benzer diğer hareketlerinden dolayı âlimlerim kesin delillere dayanarak, senin kafirliğine fetva verdiler. Bu durum karşısında Allahü Teâlâ'nın emirlerini yerine getirmek ve zulüm görenlere yardım etmek için, merasimlerde giydiğim padişahlık elbise lerimi çıkardım. Zırhımı giyip kılıcımı kuşandım. Atıma binerek Safer ayının başında Anadolu yakasına geçtim. Maksadım, Allahü Teâlânın inayetiyle senin Şahlığını yok etmek ve bu suretle âcizler üzerinden zulmünü ve fesadını kaldırmaktır. Ancak kılıçtan önce sana, Sünnet-i Seniyye icabı Sünni itikadını teklif ederim. Eğer yaptıklarından pişman olup, cân-ü gönülden istiğfar eder ve aldığın kaleleri geri verirsen, tarafımızdan, dostluktan başka bir şey görmezsin. Fakat kötü hallerine devam ettiğin takdirde, zulümlerinle simsiyah yaptığın yerleri nura kavuşturmak ve elinden almak üzere Allahü Teâlâ'nın izniyle yakında geleceğim. Takdir ne ise öyle olacaktır."

Vehbi Tülek

Belgrad’da İki Şehid

Vehbi Tülek

MÂzeret Ortada

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed, Şeyhi Aziz Mahmud'a bir hediye sunmak istiyordu. Mürşidinin kendisin den bu hediyeyi kabul etmesi onu çok memnun edecekti. Sultan Ahmed bir gün kendine uygun gördüğü bir hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerine gönderdi. Ama Şeyh Hazretleri kabul etmedi. Şüphesiz bu kabul etmeyiş, sultana karşı bir tavır anlamına gelmiyordu. Evliyanın büyüklerinden çoğu prensip olarak hediye kabul etmezdi. Bu, büyük insanların dünya malına hangi gözle baktıklarını, başkaları için ulaşılmaz sayılan şeylerin nazarlarında hiçbir değer taşımadığını ifade etmenin bir yoluydu. Sultan Ahmed şeyhi Hüdayi'nin kabul etmediği hediyeyi yine bu devrin evliyasından Abdülmecid Sivasi'ye gönderdi ve o da kabul etti. Kendisine, padişahın aynı hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi'e sunduğu ama kabul etmediği de hatırlatıldı. Sivasi Hazretleri gerçek büyüklere yakışır bir tutum ortaya koydu: "Hüdayi Hazretleri bir karga değildir ki leşi kabul etsin" dedi. Aziz Mahmud Hüdayi'ye de "Sizin kabul etmediğiniz hediyeyi Şeyh Sivasi kabul etti" dediler. Şu cevabı verdi: "Onun için hiç bir mahzuru yoktur. Çünkü o öyle büyük bir ummandır ki bir parçacık çamurun kendini bulandırmayacağını bilir."

Sultan Ii. Mahmud Ve Patrik Gregorios

Vehbi Tülek

Turgut Reis Ve Cerbe Zaferi

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Toplu Taşima Kurallari

Vehbi Tülek

Ehli Sünnetin HÂmisi Iv. Murad Han

Vehbi Tülek

6 - Turgut Reis'in Esaret Yillari

Vehbi Tülek

Rumeli Fatihi Lala ŞÂhin Paşa

Vehbi Tülek

İnebahti Deniz MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Duhaym Ibnü'l-yetîm

Duhaym ibnü'l-Yetim hazretleri Şafii fıkıh âlimlerindendir. 170 (m. 786)'da Şam'da doğ­du. Mısır, Hicaz, Bağdat Küfe ve Basra'da gibi ilim tahsil etti. Filistin'de Remle şehrinde ka­dılık yaptı. 245'te (m. 859) orada ve­fat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah, Hiçbir Şeye Muhtaç Değildir

Vehbi Tülek

Fahrülislâm Muhammed Fârikî hazretleri Şâfiî fıkıh âlimidir. 429 (m. 1037)’de Meyyâfârikîn’de (Diyarbakır-Silvan) doğdu. Burada ve Diyarbekir’de devrinin büyük âlimlerinden fıkıh dersleri aldı. Daha sonra Bağdat’a giderek Nizâmiye Medresesi’nde müderris olarak görevlendirildi. 507’de (m. 1114) Bağdat’ta vefat etti. “el-Umde fî fürûi’ş-Şâfiiyye” isimli fıkıh kitabında buyuruyor ki:

Beylikten Üç Kıtaya... Osman Gazi

Vehbi Tülek

Hadis Ve Fıkıh âlimi Ali Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Ali bin Muhammed, Suriye'de dünyaya geldi. Büyük âlimlerden tefsir, hadis ve kıraat ilmini öğrendi. Kendisi de çok talebe yetiştirdi...

Ali bin Muhammed es-Sehâvi, Suriye'de yaşamış olan tefsir, hadis ve fıkıh âlimlerdendir. 1163 (H.558) senesinde Suriye'de Sehâ kasabasında dünyaya geldi. İlim tahsil etmek için önce Mısır'a gitti. İskenderiye şehrinde büyük âlimlerden tefsir, hadis ve kıraat ilmini öğrendi. Sonra Kahire'ye gelerek burada Şafii fıkhı üzerinde çalıştı ve bu sahada zamanın önde gelen âlimlerinden oldu...

Ramazan Ayı, Çok Şereflidir

Vehbi Tülek

Medine Yollarında... Cündeb Bin Damre

Vehbi Tülek

Yusuf Gürani Hazretleri

Vehbi Tülek

Sığınağım Sensin Başka Kime Giderim

Vehbi Tülek

Daygam Bin Mâlik

Vehbi Tülek

Onların Kalpleri Rahmânî Nûrdan Yoksundur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Fatih Sultan Mehmed Han'ın başveziri Mahmûd Paşa, evinde bir dâvet tertib etti. Dâvete, hurûfi yolunda olan sapıklar da çağırıldı. Fahreddin Acemi de perde arkasına saklanmış, onları dinliyordu. Sohbet ilerleyince, Mahmûd Paşa, kendilerini çok sevdiğini ve her dertlerini çekinmeden kendisine açabileceklerini söyledi. Vezirin bu aşırı sevgi ve muhabbetinden dolayı onu kendisinden zanneden bu kimseler, fırkalarının iç yüzünü anlatmaya başladılar. "Her testi içine konulanı sızdırır" sözü gereğince sapıklıklarını ve küfürlerini açıkladılar. Hattâ:"Allahü teâlâ (hâşâ) Fadlullah'a (Hurûfilik bozuk yolunun kurucusu olup, 1393 senesinde Timûr Hanın oğlu Mirân Şah tarafından öldürülmüştü.) hulûl etmiştir." dediler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Karşılık Beklemiyorum

Arafatta Görüşürüz

Üç Kandil

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek