Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.344.442

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Rütbe Ve Nimeti Çok Olan Önce Selam Verir

İsmail Sivasi Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. Sivas’ta doğdu. 1638’de (h. 1048) orada vefat etti. İstanbul’da medrese tahsilini tamamladıktan sonra müderrislik yaptı. Sivas’a tayin edilerek müftülük yaptı. Burada Halveti şeyhi Abdülmecid Sivasi'den icazet aldı. Çok eser yazdı. Bunlardan "Mülteka" şerhi olan "Ferâid" fıkıh kitabı meşhurdur. Bu eserinde şöyle buyuruyor: 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şanli Bir Zafer İçin “bilmem Ne Kazandik” Diyenin Hali

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethettikten sonra buranın idaresine veziriazam Yunus Paşa'yı tayin etti. Fakat onun, rüşvet, irtikab ve birçok haksız işler yaptığını duyunca hemen azletti ve yerine Hayrbay'ı tayin etti. Memlûk kumandanlarından olan Hayrbay, Mısır'ın fethin den sonra Yavuz'a itatini bildirip Osmanlı hizmetine girmişti. Mısır valiliği müddetince Osmanlı ya bağlı kaldı ve büyük hizmetleri oldu.Yavuz Sultan Selim Han, 12 Eylül 1517 günü İstanbul'a dömek üzere Kahire'den ayrıldı. Ertesi gün, yolda giderken Yunus Paşa'ya dönerek:-Eee Paşa, Mısır da arkada kaldı, dedi.Mısır valiliği görevinden alındığına üzüldüğünden, iradesine hakim olamayan Yunus Paşa, şu karşılığı verdi:-Evet Hünkarım, pekçok zahmetler çektik. Çok asker telef ettik. Fakat mesaimizin mah sulünü bir vatan haininin elinde bırakıp gidiyoruz. Bilmem ne kazanmış olduk?Bu yersiz cevaba hayli öfkelenen Yavuz, hemen şu emri verdi:-Bunu burada idam edin!Muhafızlar hemen Yunus Paşa'nın kafasını uçurdular. Bir süre Yunuz Paşa'nın cesedini yanlarında taşıdıktan sonra, Katye mevkiinde Memlûk hükümdarlarında Sultan Halil tarafından yaptırılmış olan kervansaraya geldiler ve buraya defnettiler. Daha sonra orasının adı Yunus Paşa olarak anılmaya başlandı.

Vehbi Tülek

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

Türk Adaleti

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Oğluna Nasihati

Vehbi Tülek

Büyük oğlu Süleyman'ın vefâtına ziyâdesiyle üzülen Orhan Gâzi rahatsızlandı. Veliahtlığa getirdiği Murâd Beye şu nasihatlarda bulundu:"Oğul, saltanatına mağrûr olma. Unutma ki, dünyâ, hazret-i Süleymân'a kalmamıştır. Unutma ki, dünyâ saltanatı geçicidir, lâkin büyük bir fırsattır. Allah yolunda hizmet ve Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) şefâatine mazhariyet için, bu fırsatı iyi değerlendir. Dünyâya âhiret ölçüsüyle bakarsan ebedi saâdeti fedâ etmeye değmediğini göreceksin. Oğul! Rumeli Hıristiyanları rahat durmayacaktır, sen o cânibe yürü. Rumeli fethini tamamla. Kostantiniye'yi ya fethet, yâhut fethe hazırla, civardaki Türk beyleriyle mesele çıkarmamaya çalış. Ahâli her ne kadar bizi istese de başlarında bulunan beyler, beyliklerinden geçme taraftârı gözükmez. Daha bir zaman idâre edecekler, lâkin sonunda olmuş meyve gibi avucuna düşecekler. Anadolu'da gâile çıkmazsa Rumeli işini rahat halledersin. Bu yüzden Anadolu'nun sessizliğini bozmamaya gayret et. Cennetmekân babam Osman Gâzi Han, Söğüt ve Domaniç'ten ibâret bir avuç toprağı beylik yaptı. Biz Allah'ın izniyle beyliği hanlığa çevirip sultanlığı ikmal ettik. Sen daha da büyüğünü yapacaksın. Osmanlıya iki kıta üstünde hükmetmek yetmez. Zirâ i'lâ-yı kelimetullah azmi dünyâya sığmayacak kadar yüce bir azimdir. Selçuklunun vârisi biz olduğumuz gibi Roma'nın vârisi de biziz. Oğul, Kur'ân-ı kerim'in hükmünden ayrılma. Adâletle hükmet. Gâzileri gözet. Dine hizmet edenlere hizmeti şeref say. Fakirleri doyur. Zâlimleri ise cezâlandırmakta tereddüt gösterme. En kötü adâlet, geç tecelli eden adâlettir. Sonunda hüküm isâbetli dahi olsa, geciken adâlet zulümdür. Oğul, biz yolun sonuna geldik, sen daha başındasın. Cenâb-ı Mevlâ saltanatını mübârek kılsın."

Midilli Müdafaasi

Vehbi Tülek

Cezayirli Gazi Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

95 - Sultan Ahmed'in Rüyasi

Vehbi Tülek

64 - Sadik Sadrazam Sultanzade Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Selanik Vak’asi

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bizans Kayserinin Ammân Vâlisi Ferve

Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi selem) Dıhyetü'l-Kelbi'yi (radıyallahü anh) bir mektupla Bizans Kayserine gönderdi. Bu mübarek sahabe, orada yaşadıklarını ve duyduklarını şöyle anlatır:
"Mektup okunduğu zaman, oradakiler Kayser'in yanından çıktılar. Huzura ben alındım. Kayser, onların dini işlerini düzenleyen piskoposu çağırdı. Diğerleri onu mektuptan haberdar etmişlerdi. Bunu Kayser'in kendisi de söyledi ve mektubu ona okuttu. Piskopos ona şunları söyledi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tefsîr Için On Beş Ilmi Bilmelidir

Vehbi Tülek

Şerefüddin Mürsi hazretleri hadis, tefsir, fıkıh ve beyân âlimidir. 570 (m. 1174)'de Endülüs'te (İspanya) Mürsiye'de (Murcia) doğup, 655 (m. 1257)'de burada vefât etti. Tefsir ilmi hakkında buyurdu ki:

Muhammed Rûyânî

Vehbi Tülek

Haramdan Sakınmak, Farzı Yapmaktan Önce Gelir

Vehbi Tülek

Muhammed bin Yûsuf el-Ceyyâni hazretleri kelâm, kıraat, tefsir ve hadis âlimlerindendir. 654 (m. 1256) senesinde, Endülüs'te (İspanya) Gırnata'ya (Granada) bağlı Ceyyan (Jaen)'de doğdu. Gırnata'da birçok âlimden ilim öğrendi, nahiv, tefsir, kırâat, edebiyat, târih ilimlerinde yüksek derecelere kavuştu, İlimlerdeki yüksek derecesi her tarafa yayıldı. 745 (m. 1344) senesinde Kâhire'de vefât etti.

Harputlu Hacı Ali Efendi

Vehbi Tülek

Kabrin Sıkması Da Azâbı Da Haktır

Vehbi Tülek

Hak Sözü Kabul Etmek Alçak Gönüllü Olmaktır

Vehbi Tülek

Hakkınızı Vermekte Size Zulmettim Mi

Vehbi Tülek

Esas âlim, Ilmi Ile Amel Edendir

Vehbi Tülek

Bir Hikmet Ehli Ebû Abdullah Nibacî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bize Teveccüh Edin

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Altıyüz Dirhemlik İp

Cünnetü'l-esmâ

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek