Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.619.647

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fıkıh Bilmeden, Hadîs-i Şerîf Bilmeniz Size Fayda Vermez

İftihâruddîn Hârezmî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 667 (m. 1268) senesinde doğdu. Memleketinde bir müddet ilimle meşgûl olup yükseldikten sonra, Kâhire’ye geldi. Orada bulunan Câviliyye Medresesi’nin meşihatına (baş müderrisliğine) tayin edildi. 741 (m. 1340) senesi muharrem ayında Kâhire’de vefât etti. İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretlerinin fazilet ve üstünlüklerini anlatırken buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Sultan İkinci Selim Hân'ın iki oğlundan biri olan Şehzâde Murâd, Manisa'da vâli idi. Şehzâde Murâd, Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine, kendisinin sultân olup olmayacağını anlamak üzere, bir mektupla hizmetçisini Uşak'a gönderdi. Uşak'a varan haberci, doğruca Hüsâmeddin-i Uşâki'ye giderek, huzura kabûl edilmesini ricâ etti. Huzûra kabûl edilen haber ci, daha mektubu Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine vermeden ve ziyâreti hakkında bir şey söylemeden, Uşâki hazretleri ona; "Git! Şehzâdeye söyle! Hemen İstanbul'a hareket etsin. Filan gün saltanat tahtına oturacaktır." dedi.

Vehbi Tülek

Rumeli Hisari Ve Fatih

Vehbi Tülek

Vasif Efendi İspanya’da

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Han, büyük bir câmi yaptırmak istiyordu. Kararını verdi ve yerini tesbit ettirdi. Temel atma merâsimi için hocası Aziz Mahmûd Hüdâyi ve diğer âlimleri dâvet etti. Kurbanlar kesildi. Temel atmak için ilk kazmayı, Aziz Mahmûd Hüdâyi hazret leri vurdu. Pâdişâh, yoruluncaya kadar temel kazdı. Böyle bir başlangıçtan yıllar sonra, câmi yapıldı ve açılışını yapmak ve Cumâ hutbesini okumak üzere Aziz Mahmûd Hüdâyi dâvet edildi. Ancak o gün beklenmedik bir şey oldu. Önce bardaktan boşanırcasına yağmur başladı. Sonra fırtına ile berâber denizde dalgalar büyüdü, yükseldi ve şiddetlen di. Bu şartlar altında Üsküdar'dan Sarayburnu'na geçmek imkânsızlaşmıştı. Ne var ki Şeyh hazretleri Hünkâra söz vermişti. Bu sebeple Üsküdar iskelesine geldi ve bir kayık kiralayarak içine atladı. O binince sâdık talebeleri durur mu? Hemen onlar da bindiler. Böylece Şeyh hazretleri yanında birkaç talebesiyle birlikte Sarayburnu'na doğru açıldı.

67 - Acaba Namazim Bozuldu Mu?

Vehbi Tülek

Kanije Kalesinin Fethi Ve Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Beni O Günlere Eriştirme

Vehbi Tülek

Bu İtibar Sadece İlme Mi?

Vehbi Tülek

34 - 93 Harbinden Bir Sayfa

Vehbi Tülek

19 - Oruç Reis

Vehbi Tülek

Devlet Adamlarina Altin Öğütler

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Siz, Hidâyete Götüren Rehber Olacaksınız

Takıyyüddin ibn-i Fehd hazretleri Şafii mezhebi fıkıh ve târih âlimidir. 787 (m. 1385)'de Mısır'da doğdu. 871 (m. 1466)'da, Mekke'de vefât etti. Siyer kitabında şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hesap Vereceğini Düşünen Az Konuşur

Vehbi Tülek

Ömer bin Abdülazîz hazretleri Tâbiînin büyüklerinden olup adâleti, insâfı ve güzel ahlâkı ile meşhur sekizinci Emevî halîfesidir. Hazret-i Ömer’in oğlunun torunudur. 679 (H.60) târihinde Medîne’de doğdu. 720 (H.101) târihinde Humus’ta şehîd edildi. Halîfeliğini adâlet ile yürütüp, Hulefâ-i Râşidîn’in (Dört büyük halîfe) yolundan ayrılmadı. Zamanında kurt ile kuzu berâber yaşadı.

Allahü Teâlâ, Bu âlemi Insanoğluyla Süsledi

Vehbi Tülek

İlim, âlimlerin Ihtiyaç Malzemesidir

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Kilâi hazretleri evliyadan olup hadis ve fıkıh âlimidir. Yemen'de Cünd şehrinde doğdu. Meşhur âlimlerin derslerine devam etti. Fıkıh ilminde üstün bir dereceye yükseldi. Âlim olduğu kadar âbid ve zâhid bir zât idi. 1067 (H.460) senesinde orada vefât etti. Buyurdu ki:

Şihâbüddîn Hamevî

Vehbi Tülek

Rumeli Fatihi Süleyman Paşa

Vehbi Tülek

Dalâlete Düşmek Helâk Olmaya Sebeptir

Vehbi Tülek

Hasan Ebû Halâve

Vehbi Tülek

Bir Mü'minin Duâsı Ile...

Vehbi Tülek

Sana Ne Oldu Ki Böyle Üzgünsün Hanım?

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Kadin Akli

Bülbülün Zikri

Allah’a Firar Et

Bize Teveccüh Edin

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek