Allahü Teâlâdan Iyilik Umarak Can Veriniz
Şeyban bin Abdurrahmân hazretleri Tebe-i tabiînin meşhûrlarından olup hadîs, nahiv ve kırâat âlimidir. Basra’da doğdu. 164 (m. 780)’da Bağdâd’ta vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.449.873
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Şeyban bin Abdurrahmân hazretleri Tebe-i tabiînin meşhûrlarından olup hadîs, nahiv ve kırâat âlimidir. Basra’da doğdu. 164 (m. 780)’da Bağdâd’ta vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
Sultan II. Murad Han vefatından önce bir gün gezmeye çıkmıştı. Bir köprü aşında bir dervişe rastladı. Selam verdi. Derviş yaklaşıp:"Hey padişahım! Tövbeye niyetlen, çünkü vâden yakındır!" dedi. Padişah, dervişe teşekkür edip dualarda bulundu. Kendisine ölümü hatırlatanı çok sever, Allahü Teâlânın rızası için yapılan nasihatleri can kulağı ile dinlerdi. Yanında bulunan İshak Beye dervişi sordu. Emir Sultan'ın müridlerinden olduğunu söyledi. Emir Sultan'ın adını duyan padişah da: "Bunda bir hikmet var" dedi ve tevbe-i nasuh etti. yanındaki bey ve paşalara dönüp:"Yarın mahşer gününde şahit olun. İşte bütün günahlarıma tevbe ediyorum" dedi.
Rumeli'de yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Şeyh Muslihuddin Efendinin vefâtından yıllar sonra, İbrâhim Paşa, 1600 senesinde Kanije kalesini kuşattı. Muslihuddin Efendiyi seven lerden Dimitrofçalı Gaybi ve Belgratlı Müniri Efendiler, Dimitrofça'da Muslihuddin Efendinin kabrine vardılar. Selâm verip, kabrini ziyâret ettiler. Sonra da; "Şeyh Efendi, nice üstünlüklerini duyduk, nice hâllerine şâhid olduk. Tahkikim neticesin de meydanların arslanının sen olduğunu anladım. Kanije'nin de Allahü teâlânın yardımı, Enbiyâ ve Evliyânın himmetiyle fetholması murâdımızdır." dedikten sonra, Muslihuddin Efendinin rûhu için Fetih sûresini okumaya başladılar. Sûre-i şerifin yarısına doğru, Müniri Efendi;"Elhamdülillah, kalenin fethine dâir işâret verildi." deyip, sûre-i şerifin tamâmını okuyup ruhûna bağışladı. O haftanın Cumâ günü, Kanije'yi koruyan düşman kuvvetlerine yardım geldi. Bir hafta savaş oldu. Kalenin barut deposuna ateş düşmesi neticesi meydana gelen patlamada kale muhâfızlarının mâneviyâtı iyice bozulup, Cumâ gecesi bir kısmı firâr etti. Kalede kalanlar, Cumartesi günü aman taleb edip, 8 Kasım Pazar günü kale teslim alındı.Burçlara Osmanlı sancağı dikildi.
Mısır'da yetişen Şâfii mezhebi âlimlerindendir. 845 (m.1441) senesinde doğdu. 929 (m. 1522) senesi Zilka'de ayının 27'sinde vefât etti. Sâlih Bülkini ve Takıyyüddin-i Şemni gibi zâtlardan ilim öğrenerek yetişen Eminüddin bin Neccâr, zamanının büyük âlimlerinden oldu.
Kur'ân-ı kerim okuması o kadar tatlı ve güzel idi ki, okuduğu zaman kalbleri, gönülleri cezbederdi. Okumasını dinleyenler, "Böyle güzel ve tesirli okuyan başka birini daha görmedik." derlerdi.
Kemâleddin İbn-i Ebi Şerif hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 822 (m. 1419)'da Kudüs'te doğdu. İbn-i Hacer Askalâni ve o devrin büyük âlimlerinden Şafii fıkhı tahsil etti. Kahire'ye giderek İbnü'l-Hümâm'ın derslerine katıldı. Kudüs'e dönerek Salâhiyye Medresesi'nde müderris oldu. 906'da (m. 1500) Kudüs'te vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Kanber, Hazret-i Ali'nin azadlı kölesidir. Ondan yüksek ilimleri tahsil ederek zamanın büyük âlimlerinden oldu... Rivâyet edilmişdir ki, bir gün Emir-ül mü'minin hazret-i Ali "radıyallahü teâlâ anh" kapılarının önünde bir cemâat görüp, Kanber'e sordu ki; "bunlar kimlerdir?" Kanber de cevâb verdi ki, "yâ Emir-el mü'minin! Bunlar sizi sevenlerdir."
Ali "radıyallahü anh" hazretleri buyurdular ki:
-Hayret! Bunlarda bizi sevenlerin simâları görünmez!
Kanber dedi ki:
-Yâ Emir-el mü'minin! Sizin ahbâblarınızın simâları [görünüşleri] nasıldır?
Hz. Şeyh Ebû Hafs Ömer'den rivayet edilmiştir: Bir yiğit daima: «Ya Kadimü'l-İhsân İhsânüke'l-Kadim» diye dua edermiş. Salih bir zat da O'na, neden daima bu dua ile meşgul olup, başka zikir ve dua etmediğinin sebebini sorar, Yiğit ise şöyle anlatır: