Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.084.759

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Malım Mülküm Yok Deme, Olmadı Diye Gam Çekme

Mürşidî Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Diyarbakır'da doğdu. 1760 (H.1174) senesinde aynı yerde vefât etti. Birecikli Ebû Bekr Efendiden tasavvuf yolunu öğrendi. Tahsilinin sonunda hilâfet aldı. Diyarbakır'da çok talebe yetiştirdi...

Bir gün talebeleri ile sohbet ederken, bir talebesinin nasîhat istemesi üzerine ona şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ii. Abdülhamid Ve Yavuz Sultan Selim HÂn’in TürbedÂri

Yavuz Sultan Selim Han'ın türbedarlarından biri, bir oğlan çocuğunun dünyaya gelmesini çok istiyordu. Bu yüzden hâmile bulunan hanımının bir isteğini iki etmiyordu. Ancak hanımı o sabah, kendisinden kiraz istemişti. O da, hâmilelerde bu gibi isteklerin olacağını zâten biliyordu. Lâkin kirazın henüz çıkmaya başladığı bu günlerde, çok pahalı olduğu da muhakkaktı. İmkânsızlıklarına rağmen, ümit vererek evden ayrılmıştı. Şimdi türbeyi süpürüyor, hem de bunu düşünüyordu. Akşam eve varınca hanım, "kiraz aldın mı?"diye sorarsa, ne diyecekti. İçinden her türlü fikir geçiyor, fakat bir türlü çıkış yolu bulamıyordu. Çünkü pahalı kirazı alacak parası yoktu. Tam bu esnâda, elindeki süpürgenin sapıyla, yıllardır hizmetini gördüğü Yavuz Sultan Selim Hân'ın sandukasına vurdu ve şöyle söylendi:

Vehbi Tülek

İlk Türk Uçağinin Uçuşu

Vehbi Tülek

Meyyitezade

Vehbi Tülek

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han Belgrad seferine çıkmıştı. Kaleye iki günlük mesafede son defa mola verdiler. Askerler, çevredeki çeşmelerden istifade edip abdest tazelemeye, su ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyorlardı. Çeşmelerden birinin yakınında bir manastır vardı. Bu manastırın baş rahibi, Osmanlı askerinin durumunu öğrenip haçlı ordusunu haberdar etmek için, manastırdaki rahibelerden birkaçını süsleyip, ellerine verdiği testilerle çeşmeye gönderdi. Rahibelerin geldiğini gören Osmanlı askeri, hemen çeşme başından ayrılıp rahibe lere sırtlarını döndüler ve testilerini doldurup gidinceye kadar kimse dönüp bakmadı. Rahibeler gelip durumu anlatınca, hemen kağıt kalem istedi ve haçlı ordusu kumandanına şunları yazdı:

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

Turhanoğlu Ali Bey

Vehbi Tülek

47 - Özi Kahramanlari

Vehbi Tülek

Bu Ecel Teridir

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

Eğer Sakalimin Bir Kili Bilseydi!

Vehbi Tülek

Mimar Sinan’in Yumurtalari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Duhaym Ibnü'l-yetîm

Duhaym ibnü'l-Yetim hazretleri Şafii fıkıh âlimlerindendir. 170 (m. 786)'da Şam'da doğ­du. Mısır, Hicaz, Bağdat Küfe ve Basra'da gibi ilim tahsil etti. Filistin'de Remle şehrinde ka­dılık yaptı. 245'te (m. 859) orada ve­fat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mushaf-ı Şerîfe Bakarak Okumak

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Ahmed Cürcâni hazretleri hadis, fıkıh ve kelâm âlimidir. 277 (m. 890)'da Türkistan'da Cürcân'da doğdu. İlk tahsilinden sonra zamanın büyük ilim merkezlerine giderek tahsilini tamamladı ve memleketine dönerek talebe yetiştirdi. 371'de (m. 982) vefat etti. Bir dersinde, Kur'ân-ı kerim okumanın faziletleri hakkında şunları anlattı:

Dört Mezhebe Göre Hüküm Bildiriyorum

Vehbi Tülek

Tevâzu Gösterenin Anlayışı Artar

Vehbi Tülek

Abdülvehhâb bin Abdülkâdir-i Geylâni, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin en büyük oğlu ve aynı zamanda talebelerinin önde gelenlerindendir. 522 (m. 1128)'de Bağdad'da doğdu. 593 (m. 1197)'de orada vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

“ebû Osman El-yuneynî” Abdullah Bin Abdülazîz

Vehbi Tülek

Alâüddîn Alî Bağdâdî

Vehbi Tülek

Bu Dünyânın Fâni Ve Basit Hayâtı Seni Azdırmasın!

Vehbi Tülek

Rabbim Şefaat Için Bana Izin Verir

Vehbi Tülek

Sadâkat Denilince... Emîr Hüsrev Dehlevî

Vehbi Tülek

Tasavvuf, Allah'a Yakınlık Demektir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Bağdad'ı kıtlık kırıp geçiriyordu. En çok da hamallar açlık çekiyordu. İçinde ekmek piştiği, sokağa kadar yayılan kokudan belli olan bir evin, kapısından seslendi hamalın biri:" Allah rızâsı için birazcık ekmek... Günlerdir lokma girmedi ağzımdan.Tandırın başındaki kadın, taze bir ekmeği kızına uzattı, "Ver şu adama" dedi. Kızcağız ekmeği verdi hamala. Hamalın sevinci târif edilemezdi. Evine doğru hızlandı. Kim bilir kaç günlük açlığını giderecekti! Tam bu sırada karşıdan gelen birinin sert ikâzı durdurdu onu:" Çabuk söyle, bu ekmeği hangi evden aldın?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Onun Görmediği Yer

Korkma!

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Kabahat Kilincin Midir?

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek