Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.358.296

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ben Unutsam Bile Ölüm Beni Unutmaz

Medine’de doğan Avn bin Abdullah hazretleri Tâbiîn devrinin büyük velilerindendir. Kûfe'ye hicret ederek orada yerleşti. 733 (H.115) senesinde vefat etti. Abdullah bin Amr, Ebî Bürde ve diğer Eshâb-ı kirâmdan (radıyallahü anhüm) hadîs-i şerîf rivayet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Dirhem Bal İçin

Sultan II. Mahmud'a, o zamana kadar hiç yemediği "Keçiboynuzu"nu çok medhettiler. Padişah da bu kadar övülen bu meyveyi merak etti ve:-Getirin bakalım nasıl bir şeydir! Dedi.Bu emir üzerine getirilen keçiboynuzlarından birini ağzına aldı, fakat biraz çiğnedikten sonra attı. Yanındakiler:-Niçin attınız efendimiz, diye sorunca:-Bir dirhem bal için beş çeki odun çiğneyemem! Cevabını verdi.

Vehbi Tülek

67 - Acaba Namazim Bozuldu Mu?

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim, 24 Ağustos, 1516 tarihinde "Mercidâbık" savaşını kazandıktan sonra Haleb'e girmiş, iki hafta sonra da oradan ayrılıp Eylül ayı sonunda Şam'a ulaşmıştı. Buradan Mısır'a geçmeden önce de 15 Aralık'a kadar Şam'da kalmıştı. Yavuz Şam'da kaldığı sıralarda, Muhyiddin Arabi Hazretleri'nin (v.638/ 1240) bir kitabında geçen "Sin Şin'a girince Mim'in kabri ortaya çıkar" şeklindeki bir ifadeyi, büyük alim Kemal Paşazade ile birlikte incelemişlerdi. Burada "Sin"in Selim'e, "Şin"ın Şam'a, "Mim"in de Muhyiddin'e işaret olduğu kanatine varılmıştı.

Sultan Murad’in Dehasi

Vehbi Tülek

Silahdar Ali Paşa’nin Venedik Muharebesi

Vehbi Tülek

59 - Fatih İle Molla Gürani

Vehbi Tülek

Kolumu Kesiver Kumandanim

Vehbi Tülek

Örnek Bir Müslüman Barbaros Hayreddin Paşa

Vehbi Tülek

Cezayirli Gazi Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Yeniçeri Zorbalari Ve Iv. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahü Teâlâ Birçok Şeyi Gizledi!

Hayreddîn Atûfî Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Merzifon’da doğdu. Amasya ve Bursa’da zamanının büyük âlimlerinden okudu. Sultan İkinci Bâyezîd Hân tarafından Saray-ı Hümâyûn muallimliğine tayin edildi. Daha sonra da câmilerde tefsîr ve diğer ilimleri okuttu. 948 (m. 1541) senesinde İstanbul’da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Resûlullah Sabretmemi Vasiyet Buyurmuştu

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed bin Ubâde hazretleri hadis hâfızıdır. Basra’da doğdu. Süfyân-ı Sevrî, Mâlik bin Enes gibi meşhur âlimlerden hadis ilmi tahsil etti ve yüz binden fazla hadis-i şerifi râvileriyle birlikte ezberleyerek hadis hafızı oldu. 205’te m. 820) Basra’da vefat etti. Şöyle nakleder:

Ali Havvâs'ın Huysuz Hanımı

Vehbi Tülek

Esnaf Teşkilatı Ve Ahî Evrân

Vehbi Tülek

Ahi Evrân (Mahmûd bin Ahmed) 567 (m. 1171) yılında, İran'da Batı Azerbaycan taraflarındaki Hoy kasabasında dünyâya geldi. Memleketine nisbetle "Hoyi" denildi. İmâm-ı Fahrüddin Râzi'den çeşitli ilim dallarında ders, Ahmet Yesevi hazretlerinin talebelerinden de feyz aldı. Şihâbüddin-i Sühreverdi hazretlerinin sohbetlerinde bulundu...

Fadlullah Burhanpûrî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Günahını Affetti

Vehbi Tülek

Bostanzâde Yahya Efendi

Vehbi Tülek

Said Bin Zeyd Ve Müfteri Bir Kadın!

Vehbi Tülek

Nûreddîn Berîfkânî

Vehbi Tülek

Güzel Suret Ve Iyi Huylu Olanlar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Kul Hakkı

Hizir Ve Gelin

Firkateyne Bininiz

Anzakli Ömer

9 Evi Dolaşan Kelle

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek