Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.185.345

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Resûlullah'ın Ağlaması Da Gülmesi Gibi Hafif Idi

Mahmud Abdülbakî (Şair Bâkî Efendi) Osmanlı şair ve İslam âlimlerindendir. Babası Mehmed Efendi, Fatih Camii müezzini idi. 933 (m. 1526) senesinde İstanbul'da doğdu. 1008 (m. 1600) senesinde İstanbul'da vefat etti. Zamanın büyük âlimlerinden ders aldı. Haleb kadı muavinliği yaptı. İstanbul’a dönüşünde medreselerde vazife yaptı. Şiirlerinin yanında bazı eserleri de vardır. Bunlardan, Meâlimü'l-Yakin fî Sireti Seyyidi'l-Mürselin, İmam-ı Kastalanî'nin El-Mevahibü'l-Ledünniyye adlı meşhur eserinin Türkçe muhtasarıdır. Bu eserinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

1 - Aydos Kalesi

Osmanlı devletinin kuruluş seneleri. Orhan Gazi devri. 1328 yılı sonbaharı. Orhan Gazi, silah arkadaşları Akçakoca Gazi, Kara Mürsel Gazi ve Abdurrahman Gazi gibi bahadırları, İzmit ve daha sonra oradan Üsküdar'a kadar olan toprakların fethine memur etti. Akçakoca Gazi bir avuç kahramanla İzmit'i aldıktan sonra Abdurrahman Gazi'yi Üsküdar'a kadar olan kalelerin fethi için ileri gönderdi. Bu kalelerden en muhkem olanı, bugünkü Kartal - Maltepe yakınlarındaki Aydos kalesi idi.

Vehbi Tülek

V. MurÂd Han

Vehbi Tülek

Elçiye Zeval Yok

Vehbi Tülek

Gel Beru Topal Zorbabaşi

Vehbi Tülek

Sultan IV. Murad Han çocuk yaşta tahta geçtiği için yeniçeri ve sipahilerin zorbalık ları artmıştı. Hüsrev Paşa ve Topal Recep Paşa gibi vezirler de el altından bu zorbaları destekliyor ve onların gücü sayesinde mevkilerini elde tutuyorlardı. Nitekim Sultan Murad, Hafız Ahmed Paşayı Sadrazam yaptığı zaman askeri ayaklandıran Recep Paşa sadrazamlığı ele geçirdiği gibi, Hafız Ahmed Paşa, Hasan Halife ve Padişahın çok sevdiği muhasibi Musa Çelebiyi çeşitli hilelerle öldürttü. Sultan Murad Han, Musa Çelebinin katlini işitince acı bir ah çekip; "Yâ Rab! Bu mazluma kıyan zalimlerin haklarından gelmeye sen bana kuvvet ver" diyerek ağladı.

Yeniçeri Ocağinin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

Bir Şehîdin Son Sözleri

Vehbi Tülek

Büyük Devlet Olmak

Vehbi Tülek

Kara Mehmet Paşa

Vehbi Tülek

Kabakçi Mustafa İsyÂni

Vehbi Tülek

1 - Aydos Kalesi

Vehbi Tülek

Borcun VÂdesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mehmed Zühdi Efendi

Mehmed Zühdi Efendi, son devir Osmanlı âlimlerindendir. 1814'te Kastamonu'da doğdu. Mevlana Halid-i Bağdadi hazretlerinin Kastamonu'daki halifesi Şeyh Ahmed Siyahi hazretlerine intisab ederek ondan icazet aldı. Kastamonu'da yüzlerce talibe Nakşibendi yolunu öğretti. 1912'de Kastamonu'da vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

En Büyük Hırsız, Kendi Namazından Çalandır!

Vehbi Tülek

Büyük Ali Efendi Harput'ta yetişen büyük velilerdendir. 1784 (H. 1198) senesinde Harput'ta doğdu. Küçük yaşta ilim öğrenmeye başlayan Ali Efendi, Zahriye Medresesinde ders gördü. Sonra Malatya, Antep ve İstanbul'a giderek ilim öğrendi ve icâzet aldı. Ayrıca hocası Abdurrahmân Efendiden Şâzili tarkikatında da icâzet alarak kemâle geldi. İlim tahsilini tamamladıktan sonra Harput'a döndü. Ömeriye Medresesi müderrisliğine tâyin edildi. 1874 (H. 1291) târihinde vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

İmâm-ı İbni Kesîr

Vehbi Tülek

Allahü Tealaya Harp Ilan Edenler

Vehbi Tülek

Şemseddin Marmaravi hazretleri Halvetiyye tarikati büyüklerindendir. 1435 (H.839) yılında Akhisar'ın Göl Marmara kasabasında doğdu. İlk tahsilinden sonra Uşak'ın Kabaklı köyünde Şeyh Alâeddin Uşşaki hazretlerine intisab ederek şeyhlik pâyesine yükseldi. İcâzet verilerek Manisa'ya gönderildi. 1504 (H.910) yılında orada vefat etti.

İnsanı Dalâletten âlimler Kurtarır

Vehbi Tülek

Büyük Fıkıh âlimi Recâ Bin Hayve

Vehbi Tülek

Mal Harcamakla Azalır, Ilim Sarf Etmekle Çoğalır

Vehbi Tülek

Emre Uyma Şerefi!..

Vehbi Tülek

Büyük Sevaba Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

İyi Arkadaş, Iki Cihân Için Büyük Saâdettir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Cünnetü'l-esmâ

Kum Ve Kaya

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek