Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.391.871

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Çalışabilecek Kimsenin Dilenmesi Câiz Değildir

Muhammed Bahrak hazretleri velîlerin büyüklerinden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimidir. 1465 (H.869) senesinde Yemen’de Hadramût'ta doğdu. 1524 (H.930) senesinde, Hindistân'da vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kazliçeşme

Ezan Okuyana Ağaç

Kayip Saat

Gül Yaprağı

B0r Çuval Toprak

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yeniçeri Ocağinin Kaldirilmasi

Yunan isyânı sırasında yeniçeri ve sipâhilerin daha fazla bozulduğunu gören Sultan Mahmûd Han, bu fesât yuvalarını ortadan kaldırmaya karar verdi. Yeniçerilerin artan tecâvüz ve zorbalıkları kamuoyunu da aleyhlerine çevirmişti. Pâdişâh, Yunan isyânının bastırılmasıyla kavuşulan sulh devresinde önce, orduyu ıslâha girişti. Ancak askeri tâlim ve terbiyeye karşı çıkan yeniçeriler, isyân mânâsında kazan kaldırdılar. Buna karşılık Sultan Mahmûd Han da sadrâzam, şeyhülislâm ve devlet erkânını toplayarak yeniçerilerin artık hıyânette bulunduk larını, bu sebeple tedbir alınmasını belirtti. Âlimler, din ve devletin bekâsı için bu fesat yuvasının ortadan kaldırılması gerektiğini bildirdiler. Şeyhülislâmın fetvâsı ile sancak-ı şerif çıkarılarak, dinine ve pâdişâhına bağlı olanların onun altına gelmesi ve mücâdeleye girişmesi istendi. Böylece eşine ilk defâ rastlanan bir olayla pâdişâha bağlı birlikler halkla bütünleşerek fitne ve fesat yuvası yeniçeri ve sipâhi ocaklarını ortadan kaldırdılar.

Vehbi Tülek

Tez Sakabaşini Getirin

Vehbi Tülek

Borcun VÂdesi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Vesikalarla Konuşmasi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman'ın Budin Beylerbeyliğine tayin ettiği Aslan Paşa, emir almadan, arada anlaşmalar olmasına rağmen Avusturya'ya ait Paloto kalesine hücum etti fakat mağlup oldu. Bu hareket üzerine Avusturya kralı Maximillian da Osmanlı toprağı olan Macaristan'a girdi ve Vesperm ile Tato kalelerini zaptedip, oralarda yaşayan yüzlerce Macar ve Türk ahaliyi katletti. Bu haber İstanbul'a ulaşınca Kanuni son derece üzüldü. Çok sevdiği Veziriazam Sokol lu Mehmed Paşa'yı çağırıp:-Budin Beylerbeyi ile ettiğiniz hünerler nice tedbir ve tedarikdir?

Ii. Abdülhamid Han’in İslamiyete Saldiran Piyesi Fransa’da Yasaklatmasi

Vehbi Tülek

Kenan Bey

Vehbi Tülek

Mimar Koca Mehmed Ağa

Vehbi Tülek

Kanije Kahramani Tiryaki Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Pişmemişler Celveti Olamazlar

Vehbi Tülek

Temizlik

Vehbi Tülek

Yoksa Hemen Geliyorum

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cennetlik Birisini Görmek Isteyen, Bu Zâta Baksın!

Affân bin Müslim hazretleri hadîs âlimlerindendir. 134 (m. 751) târihinde Basra’da doğup, 220 (m. 835) senesinde Bağdad’da vefât etti. Hadîs ilminde güvenilir bir Âlimdir. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîfler, Kütüb-i sitte’de mevcûttur. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Birinci Emri Iman Etmektir

Vehbi Tülek

Abdurrahmân İbnü'l-Kâsım hazretleri İmam-ı Mâlik'in önde gelen talebelerindendir. 128 (746)'da Filistin'de Remle'de doğdu. Aile­si ile birlikte Kahire'ye göç edince buradaki âlimlerinden ilim tahsil etti. Sonra Medine'ye giderek yirmi yıl İmam-ı Mâlik hazretlerinin dersleri­ne devam etti. 191 (m. 806)'de orada vefat etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Şemsüddîn Sehâvî

Vehbi Tülek

Akkermânî Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Akkermâni Mehmed Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. Karadeniz sâhilinde, şimdi Ukrayna'ya ait olan Akkermân şehrinde doğdu. Çok kitâp yazdı. Bunlardan biri olan "İrâde-i cüz'iyye" risâlesinde buyuruyor ki:

Din Bilgilerini Yaymanın Fazileti

Vehbi Tülek

Bir Mü’mine Kız Ve Bir Mübarek Baba

Vehbi Tülek

Abdülkerîm Râfi’î

Vehbi Tülek

Beni Zikredenlerle Beraberim

Vehbi Tülek

Köstendilli Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Baba Resûl

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Firkateyne Bininiz

Şikayet

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Altıyüz Dirhemlik İp

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek