Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.648.241
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın isyanı büyüyünce Sultan II. Mahmud çaresiz kaldı. Hatta Mehmed Ali Paşa ordusu Kütahya yakınlarına kadar ilerledi. II. Mahmud Han, İngiliz ve Fransızlardan ardım istedi ise de onlar bunu "Baba-oğul arasındaki mesele" addede rek yardım etmediler. Başka yapacak şeyi kalmayan Sultan II. Mahmud bu sefer Ruslardan yardım istedi. Öteden beri Anadolu'da gözü olan Rus Çarı, bu isteği memnuniyetle kabul etti.
Ruslardan yardım istenmesine tepki gösteren vezirlere, Usltan Mahmud:"Ne yapalım, denize düşen, yılana sarılır" diye cevap verdi.Hasan Fehmi Paşa, bir aralık hususi bir vazife ile Londra'ya gitmişti. İngiliz ricalinden biri ile vuku bulan hususi mülâkatında İngiliz: "Osmanlı devletinin dahili ahvalinin vahametinden bahisle bu gidişle bir müddet sonra işlerin fenaya varacağını" söyledi. Paşa müdafaada bulundu ise de İngiliz diplomatı: "Türkiye, Rusya politikasını takip ettikçe kendi binasının temellerini kendi elleriyle kazıp yıkmış olacaktır. Rusyanın maksadı ise artık bütün cihana malumdur" tehdidini savurdu. Hasan Fehmi Paşa: "O halde biz atimizden (geleceğimizden) emin olabiliriz. Çünkü Rusya'nın emeli olsa olsa Karadenize yayılmak, İstanbulu almaktır. Siz İngilizler buna razı olabilir misiniz?" diye sordu. Bunun üzerine İngiliz: -İşte, dünyada yalnız bu mümkün değil! dedi.
İbn-i Hallâl hazretleri, Şâfii mezhebi fıkıh, tefsir ve kırâat âlimlerindendir. 773 (m. 1371) senesinde doğdu. 836 (m. 1433) senesinde Cizre'de vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:
Sertarikzâde Mehmed Emin Efendi, Nûreddin Cerrâhi hazretlerinin halifelerindendir. Şeyh Abdullah-ı Sivâsi hazretlerinin de oğludur. 1687 yılında doğdu. Çeşitli hocalardan ders aldıktan sonra Nûreddin Cerrâhi hazretleri vâsıtasıyla yüksek derecelere kavuştu. Hocasının izni ile Eyüp Nişancası'nda kurduğu Sertarikzâde dergâhının şeyhliği yanında Fâtih Medreselerinde müderrislik yaptı. 1761 yılında vefât etti. Kabri Eyüp Nişancası'ndaki dergâhındadır...
Behâeddin Cümmeyzi hazretleri hadis, fıkıh ve kırâat âlimlerindendir. 559 (m. 1164)'de Mısır'da doğup, 649 (m. 1252)'de aynı yerde vefât etti. Talebelerine şöyle nasihat etti:
Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:
"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.
Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."