Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.135.336

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sabırlı Olmayan Kimseye Işlerinde Selâmet Yoktur

Hâce Şeybânî hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerdendir. İmâm-ı A'zam hazretlerinin en yüksek talebelerinden olan İmâm-ı Muhammed Şeybânî'nin soyundandır. Hindistan'ın Nârnûl beldesinde doğdu. Küçük yaşta ilim tahsîline başlayarak Hâce Hüseyin Nâgûrî'nin talebesi oldu. Zâhirî ve bâtınî ilimleri tahsîl etti. Ayrıca başka âlimlerin de sohbetlerinde bulundu. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra, Ecmîr'e yerleşti. 1521 (H.927) senesinde Nâgûr’da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Padişahın Gezinti Teklifi!

Birinci Dünyâ Savaşı'nda İngilizler, İslâm dünyâsını parçalayıp yutmak için çok kesif bir câsusluk ve propaganda faâliyetlerine girişmişlerdi. Bu çalışmalar sonucunda Hint Müslümanlarının aşırı dostluk ve bağlılıklarına mukâbil Arap dünyâsında bâzı çözülmeler başlamıştı. Birçok Arap liderlerine Osmanlı Devletinin yıkılmasıyla kurulacak devletlerden taçlar vadedilerek ayrılık telkin edilmekteydi...

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

İzzet Paşa Ve Ömer RizÂî Efendi

Vehbi Tülek

53 - Osmanli Esnaf Ahlaki

Vehbi Tülek

1893 yılında, İstanbul'un ticaret merkezi olan kapalıçarşı yakınlarındaki Vezir Han içindeki dükkanlardan birindeyiz. Konya'dan gelen kumaş tüccarı Ahmet Sabri efendi, devamlı olarak mal aldığı bezzaz Hayri efendi ile sıkı bir pazarlıktan sonra, bazı malların siparişlerini verdi. Bu arada namaz vakti de yaklaştı. Misafir tüccar, abdest hazırlığı yapmak için, yakındaki Atik Ali Paşa camiine gitti. Önce helaya girmesi gerekiyordu. Caminin helasına geldiği sırada birisi heladan çıktı ve hemen o girdi. Biraz sonra dışarı çıktığında kapıda bir kimse onu bekliyordu ve büyük bir telaşla helaya girdi, fakat hemen dışarı çıkarak Ahmet Sabri efendiye yaklaştı:-Efendi, dedi, sizden önce bu helaya ben girmiştim. Para kesesini kapının arkasına asmıştım, fakat çıkarken unutmuşum. On dakika sonra aklıma geldi, geri döndüm. Şimdi içeri baktım, fakat keseyi göremedim. Acaba siz mi aldınız?

1 - Aydos Kalesi

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli’nin Sultan Murad’a Nasihati

Vehbi Tülek

Hamdolsun İslam Askeri Muzaffer Olmuştur

Vehbi Tülek

Uçan Osmanli: Lagari Hasan Çelebi

Vehbi Tülek

Savaş İçin Planiniz Var Mi?

Vehbi Tülek

Hamevî'nin Osmanli Padişahlari İle Alakali Önemli Tesbiti

Vehbi Tülek

Benden Bunlari İstemeyiniz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Göz­ya­şı De­nin­ce... Atâ Es-sü­ley­mî

Atâ es-Sü­ley­mi, Tâ­bi­in­den­dir. Bas­ra'da doğ­du. 757 (H.140) se­ne­sin­den son­ra ve­fât et­ti. Es­hâb-ı ki­râm­dan Enes bin Mâ­lik haz­ret­le­riy­le gö­rüş­tü. Za­mâ­nın ve­li­le­rin­den ve baş­ka âlim­ler­den ilim ve edeb öğ­ren­di..

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Edepli Olanlar Feyiz Alırlar

Vehbi Tülek

Abdullah Niyâzi Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Aslen İranlıdır. Önce kendi memleketinde ilim tahsil etti. İran'dan İstanbul'a geldi. Yavuz Sultan Selim Hân zamanında ona vazife verildi. 936 (m. 1530) senesinde vefat etti. Buyurdu ki:

Dünyâ, Geçilecek Bir Köprü Gibidir

Vehbi Tülek

Abdurrahman Bin Bişr

Vehbi Tülek

Abdurrahman bin Bişr hazretleri meşhur hadis âlimlerindendir. Mâlik bin Enes ve Fudayl bin İyâd hazretlerinin tale­besi idi, İmam-ı Buhâri ve İmam-ı Müslim gibi hadis âlimlerine ise hocalık yaptı. 260 (m. 873)'de İran'da Nişabur'da vefat etti. Naklettiği, salevat-ı şerife okumanın faziletleri hakkındaki hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Akıllı Kimse, Bir Şeyi Bulacağı Yerde Arar

Vehbi Tülek

Evliyalık, Kötü Huylardan Kurtulmak Demektir

Vehbi Tülek

Beni Faydasız Ilimden Koru Ya Rabbî!

Vehbi Tülek

Kur'ân-ı Kerim Yedi Lehçe Üzerine Vahy Edilmişti

Vehbi Tülek

Ebülfazl Bakkâlî

Vehbi Tülek

Verdiğim Rızka Kanaat Eyle

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Kadin Akli

Ayyaşin Sonu

İftiranin Neticesi

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek