Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.344.237

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Rütbe Ve Nimeti Çok Olan Önce Selam Verir

İsmail Sivasi Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. Sivas’ta doğdu. 1638’de (h. 1048) orada vefat etti. İstanbul’da medrese tahsilini tamamladıktan sonra müderrislik yaptı. Sivas’a tayin edilerek müftülük yaptı. Burada Halveti şeyhi Abdülmecid Sivasi'den icazet aldı. Çok eser yazdı. Bunlardan "Mülteka" şerhi olan "Ferâid" fıkıh kitabı meşhurdur. Bu eserinde şöyle buyuruyor: 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli Padişahlari Ve İslam Hukuku

Osmanlı padişahları, hastahaneler, mescitler, köprü­ler, âlimler, kadılar ve benzeri kamu yararı bulunan âmme hizmetlerini İslam hukukuçularından aldıkları fetvalara dayanarak, devlete ait bir kısım gelirleri bu tip hayır ci­hetlerine vakıf adıyla tahsis ederek yürütmüşlerdir. İslam hukukuna göre haraci arazi denen bir arazi çeşidinin gelirleri, beyt'ül-mal'il-harâc adıyla anılan bütçe faslında toplanır. Bu fonda toplanan gelirler, biraz önce saydığımız kamu hizmetlerine harcanır.

Vehbi Tülek

Ahmed İbni KemÂl Hazretlerinin Nasihatleri

Vehbi Tülek

Fat0h Sultan Mehmed Han Ve Akbiyik Sultan

Vehbi Tülek

Demirbaş Hasan

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han'ın Mohaç zaferinden sonra Osmanlı ordusu kışı geçirmek üzere Belgrad'a çekilince Avusturya İmparatoru Fedinand meydanı boş bulmuş ve yüz bin kişilik bir ordu ile Budin'i kuşatmış, fakat burasını almaya muvaffak olamamıştı. Bunun üzerine Osmanlı ordusu baharla birlikte harekete geçerek Ferdinand'a haddini bildirmek üzere Avusturya üzerine ilerlemeye başlamıştı. Budin ile Viyana arasındaki yol üzerinde en önemli kalelerden biri Filek kalesi idi. Burasını zaptetmeden daha ileriye gitmek imkansızdı. Bu kale, o civardaki kalelerin en sarp ve zaptedilmesi en zor olanıydı. Avusturyalılar buraya, "Onun bir kulesine kartallar bile yuva yapamaz, çünkü başları döner" derlerdi.

Harp Hiledir: Muhasaralarda Sahte Ric'at

Vehbi Tülek

PÂdişÂhim, Baba Haydar Sizi Bekliyor!

Vehbi Tülek

Viyana MuhÂsarasi Ve Murad Giray HÂn’in İhÂneti

Vehbi Tülek

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

Rodos’un Fethi

Vehbi Tülek

Ii.mahmud Han’in İlim Ve Sanat Aşki

Vehbi Tülek

İstanbul’un İşgalinde Yapilan Hirsizliklar

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Eshâb-ı Kirama Söven Dinden Çıkar!

Ebü’l-Kâsım Saymerî hazretleri Şafiî mezhebindeki büyük fıkıh âlimlerindendir. Basra’da doğdu ve 387 (m. 996)’da yine orada vefât etti. Kâdı Ebû Hâmid el-Mervezî’nin meclisinde bulundu ve onun talebesi Ebû Feyyaz el-Basrî’nin huzûrlarında yetişip, fıkıh âlimi oldu. Şafiî mezhebinde geniş bir ilme sahip olduğundan, bütün her yerden insanlar onun yanına ders almaya gelirlerdi. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Samsunlu Muhyiddîn Efendi

Vehbi Tülek

Muhyiddin Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. Samsun'da doğdu. İlk olarak Bursa'da, daha sonra İstanbul'da medreselerde müderrislik yaptıktan sonra, Yavuz Sultan Selim Hân tarafından Edirne'ye kadı olarak tayin edilen Muhyiddin Efendi, 919 (m. 1513)'de orada vefât etti. Bir dersinde, ilim öğretecek olan hocanın hasletlerini şöyle anlattı:

Ebû Sa’d Mübârek Muharrimî

Vehbi Tülek

Bidat Ehliyle Harp Ederim

Vehbi Tülek

Seyyid Radıyyüdin Ali hazretleri meşhur evliyadandır. Seyyid Cemâleddin-i Ezheri'nin talebesidir. Gençliği Tebriz'de geçti. Tahsilini tamamlayıp, Afganistan'da Hirat şehrine kadı olarak tayin edildi. Orada Seyyid Cemâleddin-i Ezheri hazretlerine intisab ederek tasavvufta yükseldi. 720 (m. 1320)'de Horasan taraflarında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Müslümanların Hangisi Daha Hayırlıdır?

Vehbi Tülek

Kıyâmet Günü Onu Suya Hasret Bırakırım!

Vehbi Tülek

Bana Nasıl Namaz Kılacağımı Öğret

Vehbi Tülek

Evliyânın Her Istediği Allah Ve âhiret Içindir

Vehbi Tülek

Ömer Şirvânî

Vehbi Tülek

Orhan Gazi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Delik Kova

Delik Kova

Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatılır:Bir zamanlar efendisinin evine her gün nehirden su taşıyan bir köle vardı. Köle boynunda taşıdığı bir sopanın iki ucuna birer kova asar, bu kovaları nehirden aldığı su ile doldurur ve eve getirirdi. Ancak kovalardan birisi birkaç yerinden delinmiş eski bir kovaydı. Dolayısıyla, nehirde ağzına kadar doldurulan suyun ancak yarısını tutabilirdi eve kadar. Diğeri ise yepyeni ve sağlam bir kovaydı. Suyu hiç sızdırmadan taşırdı. Tam iki yıl bu böylece devam etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

SelÂmetle Gidip Gel

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Sarik Ve Sakal

Değişen Sizin Kalbiniz

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek