Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.302.282

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Erkek, Hanımına Zorla Iş Gördürürse âsilerden Olur!

Seydî Halîfe Osmanlı evliyasındandır. 1533 (H.940) senesinde Amasya'da vefât etti. Küçük yaşta ilim tahsîline başladı. Din ve fen bilgilerinde mütehassıs oldu. Halvetî tarîkatının büyüklerinden Şeyh Habîb-i Karamânî hazretleri Amasya'ya gelince ona bağlandı. Kısa zamanda yüksek derecelere kavuştu. Habîb-i Karamânî hazretlerinin baş halîfesi oldu, hocasının vefâtından sonra onun yerine geçip, insanlara hak ve hakîkati anlattı. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Kânûni Sultan Süleymân Han, Zigetvar seferi esnâsında kaleyi kuşatınca, Pertev Paşa da Küle kalesini kuşatıp, topa tuttu. Zafer müyesser olmadı. Muslihuddin Efendi, Dimitrofça'dan talebelerini toplayıp, Küle'ye doğru yola çıktı. Muslihuddin Efendinin oraya ulaştığı gün, asker arasında zafer haberi yayıldı. Askerin mâneviyâtı çok yükseldi. Askerler, daha kale alınmadan birbirlerini tebrik ediyorlardı. Kısa süre sonra İslâm ordusu kaleyi fethetti. Muslihuddin Efendi, fetihten sonra Hüseyin Dede'ye; "Hemen bir araba bul, öğleyin çıkıp Zigetvar gazâsına yetişelim!" diye tenbih etti. Hüseyin Dede, arayıp taradı, münâsip bir şey bulamadı. Bütün arabacılar, askere erzak ve silâh yetiştir mekle meşgûldü. Gelip Muslihuddin Efendiye durumu arzetti. Muslihuddin Efendi; "Ne yapıp yapmalı, bir araba bulmalıyız. Bütün erenler, gazâya çıktılar." dedi. Hüseyin Dede, yeniden araba aramaya çıkıp, ikindiye doğru bir araba buldu. O gece Travnik kasabasına vardılar. Ertesi gün ikindi saatine doğru, havâlideki nehre ulaştılar. Ancak yakında konak yeri olmadığından, bir saldırı tehlikesi vardı. Bunun için köprüden geçmeyip yukarıdan dolaştılar. Cumâ günü seher vakti kalkıp, öğle vaktinden sonra Şikloş'a yetiştiler. Oradan da sevenleri yanlarına katılıp, akşama doğru pâdişâhın ordusuna ulaştılar. Ertesi gün savaş alanına vardılar. Çok geçmeden hisâr tutuştu, yanmaya başladı. Bir müddet sonra da İslâm bayrağı Zigetvar kalesi burçlarında dalgalandı.

Vehbi Tülek

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

Hz Peygamber'in SelÂmi

Vehbi Tülek

Yedi-sekiz Hasan Paşa

Vehbi Tülek

20 Mayıs 1878 günü saat 11.00'de Çırağan Sarayında müthiş bir gürültü koptu. Rıhtıma yanaşan koca mavnadan birkaç yüz silahlı adam fırlamış, muhafızları safdışı edip zemin kata doluşmuştu. Aynı anda kara tarafındaki yıkık istinat duvarını aşan bir o kadar adam daha atlamıştı içeriye. Bunlar Rumeli göçmenleriydi. Başlarında da eli tabancalı, seyrek siyah sakallı, kırk yaşlarında bir gazeteci bulunuyordu: Ali Suavi...

Sultan Ahmedin Rüyasi

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

Bir Şehîdin Son Sözleri

Vehbi Tülek

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şeyh Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Nalinci Baba Ve Sultan Iii. Murad

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şihâbüddîn Ahmed Ezrai

Şihâbüddin Ahmed Ezrai hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 707 (m. 1307)'de Suriye'de Dera'da doğdu. Şam, Kahire ve Kudüs'te tahsilini tamamladı. Sonra Halep Kadısı oldu. 783 (m. 1381)'de Halep'te vefat etti.
Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

o'na Gidiyorum Gelen Var Mı?..

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Muhammed bin Yahya, Yemen'de yaşamış olan fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. Doğum yeri ve tarihi bilinmemektedir.
Ebû Abdullah hazretleri Aden şehrindeki âlimlerden fıkıh ilmini öğrendi ve Hanbeli mezhebinde söz sahibi oldu. Uzun seneler Aden şehrindeki Mescid-i Tevbe adı ile meşhur olan camide ders verdi. İnsanlardan başka cinlere de fetva verirdi.
Fıkıh ilminden başka tasavvufta da yüksek derecelere kavuşmuşan bu mübarek zatın kerametleri Yemen halkı arasında yayılmıştı. Hikmetli sözleri çoktur. Buyurdu ki:

Herkes, Ehl-i Sünnet Itikadını Öğrenmelidir

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Abdülkerîm

Vehbi Tülek

Muhammed bin Abdülkerim Megili hazretleri, Cezayir'de yetişen tefsir, fıkıh, hadis âlimlerindendir. 909 (m. 1503)'de Tlemsân şehrinde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Debbâğ Abdurrahman

Vehbi Tülek

Ârifler, Dünyâya Düşkün Olandan Kaçarlar

Vehbi Tülek

Kendi Çıkarlarının Arkasından Koşma

Vehbi Tülek

Kaba Ve Hafîf Necâset Nedir?

Vehbi Tülek

onun Üç Gün Ömrü Kaldı!..

Vehbi Tülek

Her Nîmeti Gönderen, Yalnız Allahü Teâlâdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Her Şeyi Göze Almıştı!

Her Şeyi Göze Almıştı!

Müslümanlara sıkıntı veren Yahudi Ebû Râfi'ye haddini bildirmek için onun kalesine giren Hz. Abdullah bin Atik, bundan sonrasını kendisi şöyle anlatır:

İçeri girince, ahıra girip saklandım. Saklandığım yerden kapıcıyı tâkip ettim. Kapıyı kilitledi, anahtarları direğe asıp gitti. Anahtarları alıp, her tarafı dolaştım. Birçok kapıdan geçtim. Her kapıyı açtıkça, kapıyı iç tarafından sürgülüyordum. Bunu, eğer Ebû Râfi'nin adamları beni fark ederlerse, adamı öldürünceye kadar, bana yeteri kadar zaman kazandırsın, diye yapıyordum. Bu suretle Ebû Râfi'nin yattığı odaya kadar vardım.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Bunlar Şarapti

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Delik Kova

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek