Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.575.728

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kötülüklerini Gizlediğin Gibi Iyiliklerini De Gizle

Abdülkâdir Cezîrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin torunlarından olup, 1475 (H.880) senesinde Mısır'da doğdu. 1569 (H.977) senesinde Suriye’de Hama'da vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Küçük Kiyamet

Hicri 915 senesinin Rebiülahir ayının 25. Salı gecesi (l4 Agustos l509) Memaliki-Rûm denilen Amasya, Tokat, Sivas, Çorum ve havalisinde başlayıp 45 gün şiddetle devam eden depremde halk, iki ay kadar dışarda çadır ve örtüler altında kalıp hayatını devam ettirmek zorunda kalmıştı. Bu deprem, aynı şiddette İstanbul ve Edirne'de de oldu. Gerçekten, l4 Eylül l509'da İstanbul, Osmanlı tarihinin kayd ettigi en şiddetli ve hızlı depremine maruz kalmıştı. Küçük kıyamet denilen bu depremde İstanbul'da yüz dokuz cami ve mescid ile bin yetmiş ev harab olmustu. Halktan da beş bin kadar insan ölmüstü. İstanbul'un, Eğrikapı'dan Yedikule'ye kadar olan üç kat suru yıkıldığı gibi, Yedikule'den de başlayıp deniz kenarındaki İshak Pasa Semti kapısına kadar harab oldu. Bunlardan başka Fâtih Camii'nin kubbesi ve direklerinin başları çatladığı gibi imâret, hastahane ve Sahn Medreseleri'nden bazıları ile diğer medreseler den bir kısmının kubbeleri yıkıldı.

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

24 - Haydi Barbaroslarin Çocuklari

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu Dede Molla isimlizâtın bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar birköylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunufarketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyredenSultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunuaçık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonraişine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönülbağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar.

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Şehid Sultan Genç Osman

Vehbi Tülek

Amerika’ya Osmanli Yardimi

Vehbi Tülek

Herkes Yediğini Gönderir

Vehbi Tülek

Hiddet Değil Gayret

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’in Hal’i

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

En Emin Yol!..

Ebû Ali Cürcâni hazretleri, Horasan âlimlerinden olup evliyânın büyüklerindendir. On ikinci asırda yaşadığı bilinmektedir.
Ebû Ali Cürcâni'ye; "Allah'a giden yol nasıldır?" diye sorulunca, şöyle buyurdu: "Kulu, Allah'a kavuşturan yollar çoktur. En açık ve şüpheden uzak olanı; sözüyle, işiyle, niyetiyle ve maksadıyla sünnete uymaktır. Zirâ Allahü teâlâ, Nûr sûresinin 54. âyet-i kerimesinde meâlen; "Eğer Resûlüme uyarsanız, hidâyete erersiniz" buyuruyor."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cennete Allahın Fazlı Ve Ihsânı Ile Girilir

Vehbi Tülek

Behişti Ramazan Efendi, Merkez Efendi halifelerinden fazilet sahibi bir zat olup Kırklareli'nin Vize kazasındandır. Çorlu'da yerleşerek vaaz ve irşad ile meşgul oldu. 979 (m. 1571)'de 'de vefat etti. "Haşiye âlâ Şerh-i Akaid li'l-Allâmeti-t-Taftazani" isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Fıkıh Ilmi, Kurtuluşa Götürür

Vehbi Tülek

Ali İdrîsî

Vehbi Tülek

Ali İdrisi rahmetullahi aleyh, Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin talebelerinden Ali Heyti'den tasavvuf öğrendi. 619 (m. 1222) senesinde vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Tehlikenin Başı Haram Yemektir

Vehbi Tülek

Şehridâr Deylemî

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Sadreddîn-i Konevî

Vehbi Tülek

Ebû Bekir'e Gidiniz! Namazı O Kıldırsın

Vehbi Tülek

İşlerin En Evlâsı Ayıpları Örtmektir

Vehbi Tülek

Genç Kadının Gerçek Tövbesi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Sakin Kalyona Binme

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

9 Evi Dolaşan Kelle

A'meş Ve Hanımı

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek