Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.005.261

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gaflet Uykusundan Daha Ağır Bir Uyku Yoktur

Ebû Hâmid el-Belhî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 854 (H.240) senesinde Türkistan’da Belh'te vefât etti. Önceleri Hâtem-i Es'am'ın talebesiydi. Ebû Turâb en-Nahşebî ve Ebû Hafs el-Haddâd ile sohbet etmiş, İbrâhim bin Edhem'i görmüştür.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Eğer Sakalimin Bir Kili Bilseydi!

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul'u almadan evvel Cenevizlilerle iyi ilişkileri geliştirmişti. İstanbul'a giren Osmanlılar, Ceneviz kolonisi olan Galata'yı da işgal etti. Bu durum karşısında Cenevizliler Osmanlı lara cephe aldı ve ilişkilerini kesti.Akdeniz ve Karadeniz ticaret yolları Venedik ve Cenevizlilerin kontrolleri altında bulunuyordu. Bundan endişe eden Fatih, Cenevizli lerin elinde bulunan Amasra üzerine sefere çıktı. Ayrıca 150 gemiden kurulu bir donanma hazırlayıp, Mahmud Paşa'ya:-Kurduğum bu donanma ile Karadeniz sahilini takibedeceksin! Emrini verdi.Mahmud Paşa Karadeniz'e açılırken, Fatih'te ordusuyla İzmit- Sapanca-Akyazı üzerinde sefere çıktı. Seferin nereye ve kim üzerine olduğunu herkes merak ediyordu. Ordu kadılarından biri:-Haşmetlû Sultanım, sefer nereye ola ki? Diye sordu.Fatih Sultan Mehmed bu soruya şu tarihi cevabı verdi:-Bana bak efendi! Zihnimden geçenleri şu gördüğün sakalımın bir teli sezecek olsa, bütün sakalımı keserdim!

Vehbi Tülek

Fatih’in Ruhaniyeti

Vehbi Tülek

Kiliç Ali Paşa Hamami

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu DEDE MOLLA'NIN bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar bir köylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunu farketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyreden Sultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunu açık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonra işine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönül bağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar. Sultan nasıl karşılık vereceğini merak ederek tekrar; "Dede, uzak yerden geliyorum. Karnım aç, yiyeceğin var mı? der. Bunun üzerine biraz ilerde iki taşın üzerine yerleştirilmiş tencerede pişmekte olan aşı işâret ederek; "Pilav, pişmek üzere, işte orada, karnın doyuncaya kadar ye!" der. Pâdişâh; "İyi ama, ardımdaki ordu da aş ister." deyince; "İşte tencere orada, indir sen de ye askerlerin de yesin. Hepinize yeter inşâallah!" diye söyler. Sonra tarlasını sürmeye devâm eder.

56 - Paris'de Bir Osmanli

Vehbi Tülek

Şaşiran ŞÂir

Vehbi Tülek

Haberi Duymadan Ahirete Gittiler

Vehbi Tülek

Nagy Varat Köprüsü

Vehbi Tülek

91 - Kanuni Sultan Süleyman Ve Şövalyeler

Vehbi Tülek

Cephede Bir Bayram Namazi

Vehbi Tülek

Cezzar Ahmed Paşa Ve Napoeon Bonapart

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Âlimin Sözü Doğru, Yediği Helâl Ise

Molla Sâlih Çelebi Osmanlı Devleti zamânında Anadolu'da yetişen Hanefi mezhebi fıkıh âlimi ve devlet adamlarındandır. 1493 (H.899) senesinde Kosova'da Volçitrin'de doğdu. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra, İstanbul'da İbn-i Kemâl Paşanın derslerine devâm etti. İcâzet aldıktan sonra, Edirne'de müderrislik, Halep, Şam Mısır kâdılığı yaptı. Emekliye ayrılıp İstanbul'a yerleşti. 1563 (H.973) senesinde vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cinlerin De Kâfirleri Ve Müminleri Vardır

Vehbi Tülek

Şemseddin ibn-i Câbir hazretleri hadis ve Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. 673 (m. 1274)'de Tunus'ta doğdu. 749 (m. 1338)'de orada vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Mâcid El-kürdî Hazretleri

Vehbi Tülek

Şehzâde Hocası Molla Gürânî

Vehbi Tülek

Molla Gürâni hazretleri Osmanlı Devletinin dördüncü şeyhülislâmıdır. 1410 (H.813) senesinde Gürân kasabasında doğdu. İlim öğrenmek için Bağdât, Diyarbakır, Şam ve Kâhire'ye gitti. Kâhire'de İbn-i Hacer Askalâni hazretlerinden hadis ve fıkıh ilmine dâir eserler okudu ve icâzet aldı. Sonra Molla Yegân ile birlikte İstanbul'a geldi. Şehzâde Mehmed (Fâtih), bu sırada Manisa'da idi. Babası İkinci Murâd Hân, oğlunun yetişmesi ve eğitilmesi için Molla Gürâni'yi Manisa'ya gönderdi. Fâtih Sultan Mehmed Han padişah olunca Şeyhülislâmlık makâmına getirildi. Sekiz sene Şeyhülislâmlık yaptı. 1488 (H.893) senesinde İstanbul'da vefât etti.

Damadzâde Feyzullah Efendi

Vehbi Tülek

O, Şükür Vazifesini Yerine Getirmedi!

Vehbi Tülek

Kutbeddin Efendi

Vehbi Tülek

Saadet Güneşi Seyyid Fehim-i Arvâsî

Vehbi Tülek

Anadolu Velîlerinden Abdurrahman Tâgî

Vehbi Tülek

Cimrilikten Ve Isrâftan Son Derece Sakının!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Bülbülün Zikri

B0r Çuval Toprak

Hizir Ve Gelin

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek