Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.199.606

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dergâha Ayakkabıyla Girmek Isteyen Küstah İngiliz Subayı!

Hâce Mahdûm Sâbir hazretleri büyük velîlerdendir. 1196 (H.592)'da Afganistan’da Hirat'ta doğdu. İlk tahsilinden sonra Hindistan’a giderek Ferîdüddîn-i Genc-i Şeker hazretlerine intisab etti. Onun sohbetlerinde kemale gelince hocası ona icazet vererek Kalyâr'a (Gvâliyar) gönderdi.1291 (H.690) senesinde orada vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Böyle Soruya Böyle Cevap

Avrupalıların 'Muhteşem Süleyman' lakabıyla andıkları Kânuni Sultan Süleyman Hân, 'Muhibbi' mahlası ile çok güzel şiirler yazmıştır. Şiirlerinden bir kısmı toplandı.Bir gün, saray bahçesindeki ağaçların karıncalar tarafından istilâ edildiğini görüp, karıncaların öldürülmesi hususunda, zamânın Şeyhülislâmı Zenbilli Ali Efendi'den fetvâ istedi. Suâli şiir şeklinde olup, şöyleydi:

Dırahtı (ağacı) sarmış olsa karınca, / Zarar var mı karıncayı kırınca.

'Zenbilli Ali Efendi de, bu zarif suâle yine şiirle cevap verip, suâl kâğıdının altına şu beyti yazdı:
'Yarın divânına Hakkın varınca, / Süleyman'dan alır hakkın karınca.

Vehbi Tülek

Müslümana Dünyada Rahat Yok

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

Yalnizlik Köşkü

Vehbi Tülek

1909 yılı, Nisan ayının 27'nci günü, çift atlı saray arabaları Yıldız Sarayı'nın önünde sıra sıra dizilmiş, yolcularını bekliyorlardı. Akşam karanlığında koşuşturan subaylar, askerler ve içinde mum yanan fanuslu lâmbaların ışığında güçlükle fark edilen sürücülerdeki telâş ve tedirginlik, atlara da sirayet etmişti. Huysuzlanıyor, başlarını aşağı yukarı sallıyor, ayakları ile toprağı eşeliyorlardı. Sanki, felâketlerle geçecek yılların işaretlerini şimdiden veriyorlardı.
600 yılı geride bırakarak yedinci asrını süren Osmanlı İmparatorluğu tarihinde, kırılma noktası denilebilecek çok önemli bir gün yaşanıyordu. 32 yıl, 7 ay ve 27 gün süren bir saltanattan sonra 34'üncü padişah Sultan İkinci Abdülhamid Han, o gün tahttan indirilmiş, yerine kardeşi geçirilmişti.

Genç Kadiasker

Vehbi Tülek

Zeynep Kadin

Vehbi Tülek

Değil Bir Yabanci İçin...

Vehbi Tülek

İki Yusuf’un Hikayesi

Vehbi Tülek

10. Yy.'da Bir Bati'linin İslam Hastanelerini Tasvir Eden Mektubu

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud’un Rumeli Seyahati

Vehbi Tülek

Büyük Devlet Olmak

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû İbrahim Bin Şuayb

Ebû İbrahim bin Şuayb hazretleri Tâbiinin fıkıh ve hadis âlimlerindendir. Mekke'ye gider, orada hadis rivayet ederdi. 118 (m. 736)'de Taif'te vefat etmiştir. Naklettiği bazı hadis-i şerifler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yûnus Şeybânî

Vehbi Tülek

Yûnus eş-Şeybâni hazretleri, Mardin'de yaşamış olan evliyânın büyüklerindendir. Âlim, kâmil, sâlih, kerâmetler sâhibi bir zât idi. 1222 (H.619) senesinde vefât etti.
Şöyle anlatılır:

Kur'ân-ı Kerimde, Nice Sırlar Bildirilmektedir

Vehbi Tülek

Ebü’l-vefâ

Vehbi Tülek

Ebü'l-Vefâ hazretleri, İstanbul'daki meşhûr velilerdendir. Konya'da doğdu. Bursa'da evliyânın büyüklerinden Abdüllatif-i Kudsi hazretlerinin sohbetlerinde bulundu. Hem din, hem de fen ilimlerinde mütehassıs olarak yetişti. Tasavvuf ilminde ve hâllerinde de yetişip yükseldi. Bir defâsında, Fâtih Sultan Mehmed Han kapısına kadar geldiği hâlde onunla görüşmemiştir. Padişah da üzülerek, geri dönüp gitmiştir. Sultan İkinci Bâyezid-i Veli, Ebü'l-Vefâ hazretlerini çok severdi. 1490 (H.896) târihinde İstanbul'da vefât etti. İsmi verilen Vefâ semtinde kendi adıyla anılan câminin sol tarafına defnedildi.

Ebü'l-Vefâ hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Tokatlı Edhem Çelebi

Vehbi Tülek

Düşmanından Çok Sakın Ve Dikkatli Ol

Vehbi Tülek

Hazreti Safiyye (radıyallahü Anha)

Vehbi Tülek

Celâleddîn Süyûtî

Vehbi Tülek

Anne Babanın Önünden Yürümen Edepsizliktir!

Vehbi Tülek

Hezheplere Göre Süt Kardeşliği.

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Başka Du Bilmez Misin?

Başka Du Bilmez Misin?

Bir şahıs, Harem-i Şerif'in kapısında, "Ey doğrulara yardım eden, haramlardan kaçınanları koruyan Allâh'ım!.." diyerek hep aynı duâyı okuyordu. Ona, "Sen başka duâ bilmez misin?" dediler. O şöyle açıkladı, bu duâyı tekrar etme sebebini:"Ben Beyt-i Şerif'i tavâf ederken ayağıma takılan bir şeyi eğilip aldım. Bir de baktım ki, içinde bin altın bulunan bir kese. Şeytanımla imânım mücâdeleye tutuştular. 'Bin altın çok para, senin bütün ihtiyaçlarını karşılar" dedi şeytanım. Îmânım ise, 'Bu haramdır, boşuna saklama; sahibini bul, teslim et!' dedi. Ben böyle mücâdele içinde iken, birinin sesi duyuldu:"Burada, içinde bin altınım bulunan kesem kaybolmuştur. Kim buldu ise getirsin, ona otuz altın müjde vereyim!"

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Arkadaşlarımı Korumak Için

Sonunda Orta Yolu Buldular

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek