Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.773.880

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

"kıyamet Için Fazla Bir Şey Hazırlamadım!

İbn-i Şerâhil Kureyşi hazretleri evliyânın büyüklerinden olup hadîs âlimidir. 804 (H.189) senesinde Mekke’de vefât etti. Devrinin büyük âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf bildirdi. Bu rivâyetleri Kütüb-i sitte denilen meşhur altı hadîs kitaplarında yer aldı. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Osmanlı Devleti içerisinde yeniçeri isyân ve zorbalıklarının önü alınamaz bir hâle gelmişti. Tâlim ve eğitim kabûl etmiyorlar, savaşa çıkmayı da reddediyorlardı. Kendilerine harp fenlerinin öğretilmesini isteyen din ve devlet adamlarına karşı harekete geçtiler. Bunun üzerine İkinci Mahmûd Han vezirleri ve ulemâ sınıfını toplantıya çağırdı. Abdurrahmân-ı Harpûti hazretleri de bunlar arasında idi. Yeniçerilerin artan zorbalıklarından bahisle ne yapılması gerektiği soruldu. Mesele son derece nâzikti. Yeniçeriler tekrar isyân ederek devlet ileri gelenlerinin kellelerini istemeye başlamışlardı. Tamâmen bid'at yuvaları hâline gelen bektâşi tekkeleri de kendilerini tahrik ediyordu. Sonuçta ulemâ birlik içerisinde bunların öldürülmeleri câizdir diye fetvâ verdi. Savaşın başlangıcı olmak üzere sancak-ı şerifin çıkarılması kararlaştırıldı. Fakat sancağı şerifin açılması çok önemli bir olaydı. Bu işin dönüşü yoktu. Yeniçeriler ile yapılacak mücâdelenin sonu ise kestirilemiyordu. Bu sebepten karar alınmasına rağmen herkeste bir tereddüd vardı. İşte bu devlet adamlarının çekingen ve kararsız hâlleri sırasında Abdurrahmân Harpûti hazretleri söz aldı."Bu din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın istediği şeyse yeniçerileri vururuz, yok ederiz. Değilse biz de bu din ile berâber batıp gideriz, daha ne ihtimâl kaldı?" diyerek kalplerdeki şüpheleri giderdi. Herkes tek bilek tek yürek oldu. Nitekim bu inanç ve imânla harekete geçerek yeniçeri ocağını ortadan kaldırdılar ve bozulmuş bektaşi yuvalarını kapattılar

Vehbi Tülek

FÂtih’in İlme Ve UlemÂya Verdiği Kiymet

Vehbi Tülek

Koca Yusuf

Vehbi Tülek

Allah Ne Derse Öyle Olur

Vehbi Tülek

Çanakkale harbinin devam ettiği günlerde bir Ramazan arefesiydi. Cephe kumandanı Vehip Paşa 9. Tümenin genç imamını çağırarak mahzun bir şekilde istemeye istemeye şöyle dedi: - Hafız! Yarın Ramazan Bayramı. Asker toplu olarak bayram namazı kılmak istiyor. Ne dediysem, vazgeçiremedim. Ancak böyle bir şey pek tehlikeli, yani düşmanın arayıp bulamayacağı toplu bir imha fırsatı olur. Münasip bir dille bunu etrafa sen anlatıver!...

58 - Sultan Murad'in Hayreti

Vehbi Tülek

Kirimli Ahmet

Vehbi Tülek

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂlî Hazretleri

Vehbi Tülek

İsterse Sirtimdan Geçsin

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

gece Olan Şeyler Gündüz Anlatılmaz!

Salih bir zat, İmam-ı Rabbani'yi ziyarete gider. Serhend'de birine misafir olur. Ancak ev sahibi, İmam-ı Rabbani'yi hiç sevmeyen biridir!..

İmam-ı Ahmed Rabbani hazretleri, Hindistan'da yetişen en büyük veli ve âlimdir. Ariflerin ışığı, velilerin önderi, İslam'ın bekçisi, Müslümanların baş tacı, müceddid, müctehid ve İslam âlimlerinin gözbebeğidir. "Silsile-i aliyye"nin yirmi üçüncüsüdür. Hikmetli sözleri pek çoktur. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhammed Mazhar

Vehbi Tülek

Muhammed Mazhar, Hindistan'ın büyük velilerinden Ahmed Said-i Fârûki hazretlerinin en küçük oğludur. İmam-ı Rabbani hazretlerinin soyundandır. 1832 (H.1248) senesinde dünyâya geldi. 1883 (H.1301) senesinde Medine-i münevverede vefât etti.
Muhammed Mazhar hazretleri vefatından kısa bir zaman önce talebelerine İmam-ı Rabbani hazretlerinin Mektubatından şu mektubu okumuştu:

Eshab-ı Kiram, âyet-i Kerimeyle Methedildi

Vehbi Tülek

Günahkârlar, Dâima Korku Içindedirler!

Vehbi Tülek

İbnü'l-Hazza hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 347'de (m. 958) Endülüs'te (İspanya) Kurtuba'da (Cordoba) doğdu. Burada medrese tahsilini tamamladıktan sonra İşbiliye (Sevilla), Belensiye (Valencia), Beccâne (Pechina) Tutile (Tudela) ve Sarakusta'da (Saragossa) kadılık yaptı.. 416'da (m. 1025) Sarakusta'da vefat etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Yüz Şehit Sevabına Kavuşanlar

Vehbi Tülek

Tebâreke Sûresini Okumadan Yatma!

Vehbi Tülek

Melekler Kur'ân Okunan Yere Toplanıp Dinlerler

Vehbi Tülek

Nasihatların Özü, Allah Adamları Ile Bulunmaktır

Vehbi Tülek

Dilini Yersiz Sözlerden Koru

Vehbi Tülek

Ebû İshak İlbîri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Allah Nasil Misafir Edilir?

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Hayat Kurtaran Yalan

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek