Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.256.931

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ayıpları Örtmekte Gece Gibi Olmaya Çalış

Ebü'l-Hasan Masîsî hazretleri büyük velîlerdendir. Şam’da doğdu. Sonra Adana yakınlarındaki Misis (Masisa) kasabasına yerleşti ve 822 (H.207) yılında burada vefat etti. İbrâhim Edhem hazretleriyle görüşüp sohbetlerinde bulundu. Çok talebe yetiştirdi. Oğluna şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Yavuz Sultan Selim, 24 Ağustos, 1516 tarihinde "Mercidâbık" savaşını kazandıktan sonra Haleb'e girmiş, iki hafta sonra da oradan ayrılıp Eylül ayı sonunda Şam'a ulaşmıştı. Buradan Mısır'a geçmeden önce de 15 Aralık'a kadar Şam'da kalmıştı. Yavuz Şam'da kaldığı sıralarda, Muhyiddin Arabi Hazretleri'nin (v.638/ 1240) bir kitabında geçen "Sin Şin'a girince Mim'in kabri ortaya çıkar" şeklindeki bir ifadeyi, büyük alim Kemal Paşazade ile birlikte incelemişlerdi. Burada "Sin"in Selim'e, "Şin"ın Şam'a, "Mim"in de Muhyiddin'e işaret olduğu kanatine varılmıştı.

Vehbi Tülek

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Ve Hüner Sahipleri

Vehbi Tülek

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Mahmûd Han devrinde Özbekistan'dan kalkıp hacca gitmek üzere yola çıkan bir grup Türkistanlı, Halifeyi görmek ve izin almak için İstanbul'a gelmişlerdi. Çünkü eskiden beri hacca gidecek olanlar, sultandan izin almak maksadıyla İstanbul'a gelirler, Cumâ selâmlığında Halifeyi görürler duâsını alırlardı. Bu bir nevi izin almak idi. Türkistan'dan gelen Özbekler de ilk Cumâ selâmlığında Halifeyi görmek üzere Sultan tepesinde çadırlarını kurup yerleşmişlerdi. Sultan İkinci Mahmûd Han maiyyetiyle oradan geçerken, çadırlarının şeklinden onların yabancı olduğunu anlayarak kim olduklarını merâk etti ve bir adamını göndererek durumu öğrendi. Sonra da atını sürerek yanlarına gitti. Durumlarını anladıktan sonra; "Halife emretse burada kalır mısınız?" deyince, hepsi birden; "Hay hay emr ü fermân Pâdişâhımız efendimiz hazretlerinindir." dediler. Bunun üzerine Sultan İkinci Mahmûd Han; "Öyle ise ben halifeyim, emr ediyorum. Hacdan sonra dönünüz, burada kalınız. Size münâsip bir dergâh yapıla ve siz de gelecek hemşehri hacılarınızın hizmetini ifâ edesiniz!" diyerek onların el etek öpmesine meydan vermeden atını sürüp gitti. Hac dönüşüne kadar, bir dergâh ve iki odalı bir ev yapıldı. O günden itibâren "Özbekler Tekkesi" diye anılan bu dergâh yapıldı ve Türkistanlı hacıların hizmetlerinde kullanıldı.

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

Kanije Kalesinin Fethi Ve Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Müslüman Devletlere Silah Yardimi

Vehbi Tülek

İnebahti Deniz MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Kariştirinca Soğuyan Hoşaf

Vehbi Tülek

Ne Oldum Dememeli

Vehbi Tülek

Türklerde Namus

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Siz, Hidâyete Götüren Rehber Olacaksınız

Takıyyüddin ibn-i Fehd hazretleri Şafii mezhebi fıkıh ve târih âlimidir. 787 (m. 1385)'de Mısır'da doğdu. 871 (m. 1466)'da, Mekke'de vefât etti. Siyer kitabında şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İnsanın Bir Işi Yapma Iradesi

Vehbi Tülek

Ömer Aradi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimi, vâiz ve Haleb müftisidir. 950 (m. 1543) senesinde Haleb'de doğdu. 1024 (m. 1615)'de orada vefât etti. Vaazlarında buyurdu ki:

Kur'ân-ı Kerim Okurken On Edeb Lâzımdır

Vehbi Tülek

Eshâbım, Ümmetim Için Sığınaktır

Vehbi Tülek

Fikâri Efendi, Kanuni Sultan Süleymân devri tefsir âlimlerinden olup 957 (m. 1550) senesinde vefât etti. Eshâb-ı kiramın fazileti hakkında şunları nakleder:

Abdest Ve Abdest âzâları Hakkında

Vehbi Tülek

Bir Asilzâde Hasîrîzâde

Vehbi Tülek

İslâm Düşmanlarının Duâları Kabul Olmaz

Vehbi Tülek

Şabî Hazretleri

Vehbi Tülek

Ali Bin Muhammed Antâkî

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Zübeyr Humeydî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Veliye Rastlamak İstiyorsan

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Şeyh Sadi-i Şirazi, Bostan ve Gülistan kitabında şöyle nakleder: Bir yere konmuş kervandan birisinin bir çocuğu kayboldu. Adamcağız geceleyin kafile içinde döndü, dolaştı. Her çadırdan sordu, her tarafa koştu. Nihayet gecenin karanlığı içinde, gözünün nurunu buldu. Çocuğu aldı, getirdi. Kervan halkı ile konuşmağa başladı.
- Çocuğu nasıl oldu da, buldun?
- Önüme kim çıktı ise, kime rastgeldimse çocuğum budur diye onu tetkike başladım. İşte bu surette buldum.
Ey aziz, işte bundan dolayıdır ki, velilere rastgelmek isteyen gönül sahipleri, herkesi veli kabul ederler. Bunlar bir gönül için birçok yükleri götürür. Bir gül için birçok diken acısını çekerler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Hizir Ve Gelin

Cennetlik Hanım Isteyen...

Karşılık Beklemiyorum

Allah Diyen Genç

Üç Kandil

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek