Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.968.188

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bütün Velîler Cömert Ve Güzel Ahlâklıdır

Ebü'l-Kasım Abdurrahmân İsfahânî hazretleri hadis âlimidir. 383'te (m. 993) İran’da İsfahan'da doğdu. İlk tahsilinden sonra hadis tahsili için Bağdat'a gitti. Birçok muhaddisten icazet aldı. 470'te (m. 1078) İsfahan'da vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çocuk Eğitimine DÂir Ferman

Dinimiz, bülûğa ermeden önce çocuklara dini ve dünyevi bilgilerin verilmesini emretmektedir. Ecdadımız buna çok dikkat ederdi. Bunun en güzel örneğini, Sultan II. Mahmud Hân'ın, ülkenin her tarafına gönderdiği bir ferman teşkil eder. Bu fermanda şöyle deniyor: "Dini vecibeleri öğretmek ve seçeceği mesleğin bilgilerine sahip kılmak babaların çocuklarına karşı ilk vazifesidir. Ne yazık ki, bir zamandan beri birçok ana ve baba bunu unutarak, çocuklarını daha beş-altı yaşında kazanç hırsı ile sanat sahiplerinin yanına çırak olarak veriyorlar veya başıboş bırakıyorlar. Çocukluk çağında câhil kalanlar ise, bülûğ çağlarında hem kendileri için, hem de memleket için dert oluyorlar. Bu, iki dünyada cezâyı gerektiren bir ihmaldir. Sizlere emrediyorum ki, bu ferman elinize değdiği anda, bölgenizde 6 yaşını bitirmiş ne kadar çocuk varsa bunları tesbit ediniz! Mevcut mahalle mektepleri yetmiyorsa bina ve hoca bularak mektepsiz çocuk bırakmayınız! Mektep çağında olduğu hâlde bu çocukları yanlarına alıp çalıştıranların şiddetle cezalandırılacaklarını ilân ediniz! Anasız ve babasız olanlarla, okumaya gücü yetmeyenlerin tahsilini devletin temin edeceğini ilân ediniz!.." Bu ferman, 1854'de Sultan Abdülmecid Hân ve 1873'de Sultan Abdülaziz Hân tarafından da tekrarlanmıştır

Vehbi Tülek

Ey Cesur Yeniçeri Bu Tarafa Yetiş

Vehbi Tülek

Ben Kendi İşimi Yapayim

Vehbi Tülek

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

Seyyid Yahyâ Efendi şöyle anlatmıştır: "Sultan Bâyezid Hân Câmi-i şerifi avlusunda, oyma ustalarından Kefelizâde İbrâhim Halebi adında bir zâtın dükkanında, ilim-irfân sâhibi, kıymetli zâtlar toplanıp sohbet ederlerdi. Arasıra Mehmed Emin Efendi de öğle namazından sonra o dükkanı teşrif eder, dostları ile çok kıymetli sohbeti olurdu. Bir gün yine böyle hoş bir sohbet sırasında medhedilen iyi vasıflı bir kâdı (hâkim) o dükkana geldi. Kâdıasker, bu kâdıya, bir meseleden dolayı dargın olduğu için, bir makâma tâyin edilmesi gerektiği hâlde ona; "Ben kâdıasker olduğum müddetçe, sana kadılık vazifesi vermem!" diyerek yemin ettiğini ağlayarak anlattı. Dükkanda bulunanlar bu hâdiseye çok üzüldü.

67 - Acaba Namazim Bozuldu Mu?

Vehbi Tülek

Ravza-i Mutahara Müdafii Fahreddin Paşa

Vehbi Tülek

2 - Şanli "yanya" Müdafaasi Ve Şehid Cavit Paşa

Vehbi Tülek

Iii. Mustafa Han’in Polonya’ya Yardimi

Vehbi Tülek

Mimar Sinanin Mektubu

Vehbi Tülek

Turhanzade Ömer Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Din Ve Devlet Uğrunda Ölmeye Geldi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bidat Ehli, İslam âlimini Beğenmez

Muhammed İbnü't-Tallâ hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 404 (m. 1014)'de Endülüs'te (İspanya) Kurtuba'da (Cordoba) doğdu. Burada büyük âlimlerden ilim tahsil ettikten sonra Kurtuba Ulucami'de imamlık yaptı. Bidatlere şiddetle karşı çıkması, ayrı­ca takvası ile de dikkat çeken İbnü't-Tallâ 497 (m. 1104)'de vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ya­hu­di'yi I­man Et­ti­ren A­da­let...

Vehbi Tülek

Haz­re­ti Ali (ra­dı­yal­la­hü anh) zır­hı­nı kay­bet­miş­ti. Onu çok ara­dı, fa­kat bu­la­ma­dı. Bir gün Kû­fe'ye gel­miş­ti. Zır­hı­nı bir Ya­hu­di­nin elin­de gör­dü. Ya­hu­di'ye;
-Bu zırh be­nim­dir. Onu ne sat­tım, ne de kim­se­ye ver­dim. Sen­de na­sıl olu­yor? di­ye sor­du.
Ya­hu­di de;
-Ha­yır bu, be­nim zır­hım, di­ye ce­vap ver­di. O za­man Haz­re­ti Ali;
-Gel ka­dı­ya gi­de­lim, bu­yur­du.

Sultan Alâeddin Muhammed Harezmi

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Iyi Huyluları Sever

Vehbi Tülek

Züheyr bin Harb en-Nesâi hazretleri hadis hafızı ve fıkıh âlimidir. 185'te (m. 801) Bağdat'ta doğdu. Yahya bin Main ile Ahmed bin Hanbel'den hadis ve fıkıh öğrendi. 279 (m. 892) Bağdat'ta vefat etti. Buyurdu ki:

Kâfirin Hakkı Için De Helâlleşmek Lâzımdır

Vehbi Tülek

Verâ Ve Takvâ Denince Ebû Abdullah El-mukrî

Vehbi Tülek

Bid’at Sahibi Kimse Tövbe Etmedikçe

Vehbi Tülek

Allahım! Onu Bana Şefaatçi Eyle!

Vehbi Tülek

öl Dedi Öldü diril Dedi Dirildi

Vehbi Tülek

Cömertler Cömerdi Haris Bin Hişam

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Abdullah El-acemî

Zalimlere Dersini Verdi!

Ayyaşin Sonu

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

B0r Çuval Toprak

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek