Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.648.700
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
Fatih Sultan Mehmed Han bir gün yiyecek maddelerinin kalitesini ve narh durumunu kontrol etmek gayesiyle kıyafet değiştirip çarşıya çıktı. Bir dükkana girip selam verdik ten sonra; "yarım batman yağ, yarım batman peynir ve yarım batman bal veresiz!" dedi. Dükkan sahibi yarım batman yağı tartıp parasını hesap ettikten sonra; "Ağam, sair isteklerinizi de karşı komşudan alasız. Zira onun malı hem daha yeğdir, hem de siftah etmedi" dedi. Padişah ikinci dükkana varıp oradan da yarım batman peynir alınca, bu dükkan sahibi de; "Allah'a şükürler olsun siftahımı ettim. Hem de çocuklarımın nafakasını çıkardım. Bundan sonrası kârdır. Diğer isteklerinizi de komşumdan alasız. O daha siftah etmedi" deyince Fatih Sultan Mehmed Han; bu milletteki ahlâki istikamet yok mu, ona dünyaları fethettirir. Milletin ahlâk-ı sâfiyetine halel getirenleri Allah kahretsin" dedi.
Oğlu Âbid Efendi, babası Sultan Abdülhamid'in son günlerini ve vefatını şöyle anlattı:"- Ölümü, normal bir ölümdü. Zaten yetmiş altı yaşına gelmiş, saltanatı günlerinde de çok tehlikeli olaylar geçirmiş, su'i-kastten kurtulmuş, hele sürgünde yaşadığı yıllarda memleketin ve milletin savaslarla uğradığı toprak ve insan kaybından büyük üzüntü duymuş, her gün yeni bir felâket işittikçe içi içine sığmaz olmuştu!.. İttihatçıların tedbirsizliği yüzünden, koca Rumeli'den İstanbul'a doğru atılmamızı, Arnavutluğun, Trakya'nın bir bölümünün kaybı, Afrika'daki Trablusgarb olayı, Mekke ve Medine gibi Müslümanlığın ocağı olan mukaddes yerlerin kaybı, münbit Mezopotamya'nın elden çıkışı, Suriye'nin karışıklığı babamı son derece üzmekteydi...
Akbilek Bahşî Halîfe Osmanlı âlim ve evliyâsının büyüklerindendir. Amasya'ya bağlı Taşova'nın Uluköy (Sonusa) kasabasında doğdu. Önce, memleketinin âlimlerinden ders aldı. Sonra da Mısır, Hicaz ve Şam’a giderek İmâm-ı Celâleddîn Süyûtî, Şeyhülislâm Zekeriyyâ Ensârî, Şemseddîn Muhammed Sehâvî gibi büyük âlimlerden de çeşitli dînî ilimleri tahsîl etti. 1523 (H.930) senesinde Amasya'da vefât etti. Çok kitap yazdı. “Mi'râc-ül-Ulâ fî Tefsîri Sûret-il-İsrâ” isimli eserinde şöyle anlatır:
Behâeddin Kışlaki hazretleri Buhârâ'da yetişen hadis âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Buhârâ yakınlarında bulunan Kışlak köyünde doğdu. Buraya nisbetle Kışlaki denilmiştir. Doğum ve vefât târihleri tespit edilemeyen Kışlaki, sekizinci asırda yaşadı. Dokuzuncu asrın başlarında vefât ettiği bilinmektedir.
Behâeddin-i Buhâri hazretleri, tasavvuf yolunun daha başında iken, Mevlânâ Behâeddin Kışlaki'yi gördü. Bundan sonra onun sohbet ve hizmetine can atar oldu. Kışlaki hazretleri, Şâh-ı Nakşibend Behâeddin-i Buhâri'yi daha ilk gördüğünde; "Sen öyle yükseklerde uçacak bir kuşsun" buyurdu. Ubeydullah-ı Ahrâr hazretleri talebelerine Behâeddin Kışlaki hazretlerinin hâllerinden bahsederdi...
Ebü'l-Hayr Şihâbüddin Menûfi hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. "İbn-i Abdüsselam" ismiyle meşhurdur. 847 (m. 1443)'de Aşağı Mısır'daki Menûf şehrinde doğdu. Zamanın meşhur fakihlerden fıkıh tahsil etti. Mekke'de Şerefeddin Zâviyesi'nde ders verdi. Menûf ve Kahire kadılıklarında bulundu. 931 (m. 1525)'de Kahire'de vefat etti. Duânın edebleri hakkında şunları anlattı:
Hazreti Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) eshabıyla oturmuş sohbet ediyordu. Bir kadın sahabe Resulullah'ın huzuruna telaşla girerek:
- Ya Resûlallah! Şu anda kocam ölüm dçşeğinde, belki biraz sonra ölmüş olacak... Yalnız yanında kelime-i şehadet getirdiğimi anladığı ve kendiside getirmeye çalıştığı halde şehadet kelimesi getiremiyor. Kocamın imansız gitmesinden korkuyorum. Bu hususta bir yardımınızı bekliyorum, dedi.
Hazreti Peygamberimiz:
- Kocan sağlığında ne gibi kötü harekette bulunurdu? diye sordu.