Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.832.207

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beş Şey Vardır Ki Katı Kalplere Ilaç Olur

Ebû Rebâh Dücânî hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup kerâmet sâhibi velîlerdendir. 1809 (H.1224) senesinde, günümüzde İsrail’de bulunan Yafa'ya bağlı Beyt-i Dücan köyünde doğdu. İlk tahsilinden sonra amcası Şeyh Selîm Dücânî ile Yafa'ya gitti. Yafa'da amcasından ve birçok âlimden ilim öğrendi. Bütün dînî ilimler ve tasavvuf yolunda icâzet aldı. 1877 (H. 1294) senesinde Yafa'da vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

İzdin (Zeytin) Voyvodası Ali Ağanın oğlu olan İbrâhim Paşa, Nevşehir'de dünyâya geldi. İş bulmak için İstanbul'a gelmiş ve Eski Saray masraf kâtibi Mustafa Efendinin delâletiyle (tavsiyesiyle) 1689'da sarayın helvacı ocağına, daha sonra eski saray baltacıları ocağına kaydolmuştur. İbrâhim Efendi hizmetleri ile yükselip Dârüssaâde ağasının yazıcı halifesi olarak Pâdişâhın bulunduğu Edirne'ye gitti. Şehzâde Ahmed'in pâdişâh olmasından sonra 1703'te Dârüssaâde ağası yazıcılığına tâyin edildi. Bu vazifedeyken pâdişâhın itimât ve teveccühünü kazandı. Ancak Sadrâzam olan Çorlulu Ali Paşa onu Edirne'ye gönderdi.1715'te Mora Seferine çıkanVeziriâzam ŞehidAli Paşa, İbrâhim Efendiyi mevkûfâtçı lıkla berâberinde götürdü. Buranın alınmasından sonra da tahrir (kâtiplik) işi ile vazifelendi rildi.

Vehbi Tülek

Kendiliğinden Buralara Gelmez

Vehbi Tülek

Kosova Şehidi

Vehbi Tülek

Sen Kim, Bu Evi Yapmak Kim

Vehbi Tülek

Zaman zaman tebdil-i kıyafet yaparak halkın arasına karışan Sultan II. Mahmud'un yolu, bir gün bir köye düşer. Burada tatlı dilli bir ihtiyara rastlar. Bununla ahbablığı epeyce ilerlettik ten sonra adama, İstanbul'a gelirse "Mahmud Ağa" diyerek kendisini aramasını ister. Gel zaman git zaman adam İstanbul'a gelir ve "Mahmud Ağa" isimli ahbabını ararken, saray adam ları tarafından farkedilerek alınır ve padişahın huzuruna götürülür. Birlikte yemek yerlerken, gözleri büyük bir şaşkınlıkla sarayı incelemektedir. Padişaha:

-Bu evi sen mi yaptın, yoksa babandan mı kaldı Mahmud Ağa! Diye sorar. Padişah:-Babamdan kaldı... der. Bunun üzerine adm:-Boşuna sordum. Sen kim, bu evi yapmak kim! Der.

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

Vehbi Tülek

Osmanli Devlet Teşkilatini Yeniden Kuran Sadrazam

Vehbi Tülek

Fransiz Donanmasinin Osmanlilara Rehin Edilmesi

Vehbi Tülek

Aşçiliktan Yetişen Vezir

Vehbi Tülek

Haram Lokma Yiyen HarÂmî Olur

Vehbi Tülek

Benden Bunlari İstemeyiniz

Vehbi Tülek

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahü Teâlâ Bize Kâfidir

Kemâlüddin Nusaybi hazretleri Şafii fıkıh, usûl ve hadis âlimidir. 582 (m. 1186)'da Nusaybin'de doğdu. Nusaybin'de kadılık yaptı. Sonra Haleb'e gitti. 652 (m. 1254) târihinde Haleb'de vefât etti. Hilye kitabında şöyle der:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İyilik Yapınca Sevinenler

Vehbi Tülek

Safiyyüddin Ürmevi hazretleri kelam âlimlerinden ve evliyanın büyüklerindendir. 644 (m. 1246)'da Hindistan'da doğdu. 715 (m. 1315)'de Şam'da vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Muhammed Zuğdân

Vehbi Tülek

Cennetin Irmakları Firdevs’ten Çıkar

Vehbi Tülek

Seyyid Abdülazîz Debbağ hazretleri evliyanın büyüklerindendir. 1090 (m. 1679) senesinde Fas’ta doğdu. 1132 (m. 1720) senesinde aynı yerde vefât etti. Seyyid Ahmed bin Abdullah’ın talebesidir. Talebesi Ahmed bin Mübârek, hocasının menkıbelerini, kerametlerini, “El-İbrîz” adlı eserde toplamıştır. Bu eserde hocasının bazı keramet ve menkıbelerini şöyle nakletti:

Ebû Feth-i Vâsıtî

Vehbi Tülek

Hocanın Ölüm ânında Ne Işe Yaradığını Görelim!

Vehbi Tülek

Amellerin En Iyisi, Ihlâsla Yapılandır.

Vehbi Tülek

Kadın Velîlerden Âişe El-mennubiyye

Vehbi Tülek

Yûsuf Ayyâd

Vehbi Tülek

Ebü'l-velîd Tayâlisî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Nureddin Cerrahi, çocukluğundan beri anasına karşı büyük bir sevgiyle doluymuş. Hem ne türlü, âdeta aşka benzer bir sevgiymiş bu! Büyüyüp geliştiği zaman Nureddin Cerrahi'yi anası irşad etmiş. Nureddin Cerrahi, doğumundan dört yüz yıl evvel müjdelendiği gibi, İbrahim Düssuki'nin sırrını taşıyan olgun, dolgun bir insan olarak âlem halkı içinde parladıktan bir süre sonra, anasının huzuruna vararak - Bana izin verde hacca gideyim. Şeriatın bana farz kıldığı görevimi yapayım" demiş. Annesi bu isteği yerinde görmüş, genç Nureddin de hazırlıklara başlamış. Lazım olan parayı tedarik ettikten sonra bir gün anacığına veda ederek, evden hacca götürecek olan kervanın sahibine giderken yolda iki gözü iki çeşme sel sel ağlayan bir adam görmüş.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Gül Yaprağı

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Abdullah-i EnsÂrî

Garip Karşilanan Bir Adak

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek