Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.359.420

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ben Unutsam Bile Ölüm Beni Unutmaz

Medine’de doğan Avn bin Abdullah hazretleri Tâbiîn devrinin büyük velilerindendir. Kûfe'ye hicret ederek orada yerleşti. 733 (H.115) senesinde vefat etti. Abdullah bin Amr, Ebî Bürde ve diğer Eshâb-ı kirâmdan (radıyallahü anhüm) hadîs-i şerîf rivayet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ii. Abdülhamid Ve Yavuz Sultan Selim HÂn’in TürbedÂri

Yavuz Sultan Selim Han'ın türbedarlarından biri, bir oğlan çocuğunun dünyaya gelmesini çok istiyordu. Bu yüzden hâmile bulunan hanımının bir isteğini iki etmiyordu. Ancak hanımı o sabah, kendisinden kiraz istemişti. O da, hâmilelerde bu gibi isteklerin olacağını zâten biliyordu. Lâkin kirazın henüz çıkmaya başladığı bu günlerde, çok pahalı olduğu da muhakkaktı. İmkânsızlıklarına rağmen, ümit vererek evden ayrılmıştı. Şimdi türbeyi süpürüyor, hem de bunu düşünüyordu. Akşam eve varınca hanım, "kiraz aldın mı?"diye sorarsa, ne diyecekti. İçinden her türlü fikir geçiyor, fakat bir türlü çıkış yolu bulamıyordu. Çünkü pahalı kirazı alacak parası yoktu. Tam bu esnâda, elindeki süpürgenin sapıyla, yıllardır hizmetini gördüğü Yavuz Sultan Selim Hân'ın sandukasına vurdu ve şöyle söylendi:

Vehbi Tülek

Sultanim Özür Dileriz

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

Aylaklıktan, başıboşluktan usanan, bunun çıkar yol olmadığını anlayıp doğru yola gelmeye karar veren mirasyedi bir adam, padişaha çıkıp, doğruluktan ayrılmadan, dürüstçe yaşamak için kendisine bir yol göstermesini istedi. Padişah da adama ağzına kadar dolu bir fıçı zeytinyağı verdi. Bunu tek bir damla bile dökmeden şehrin bir ucundan öbür ucuna götürmesini, bir damla dahi döktüğü takdirde hemen orada boynunun vurulacağını söyledi. Yanına da kontrol için yalın kılıç iki gözcü verdi. Adam fıçıyı kralın buyruğuna uygun şekilde, bütün gücünü, dikkat ve zekasını kullanarak bir damla bile dökmeden şehrin bir başından öbürüne götürdü. Sonra geri dönüp kralın huzuruna yeniden çıktı. Verilen görevi eksiksiz yerine getirdiğini söyledi. Padişah, adama sordu:

Alman İmparatorunun İstanbul Ziyareti

Vehbi Tülek

Demek Yolda Kaldiniz

Vehbi Tülek

Misir’a Bedeldin Ey Sinan

Vehbi Tülek

Pişmemişler Celveti Olamazlar

Vehbi Tülek

Yara

Vehbi Tülek

Sen Kandiye Fatihi Olarak İstanbul’a Döneceksin

Vehbi Tülek

Rüstem Paşa Ve Şeyh Burhaneddin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ben Âdem’den Daha Üstünüm

Câbiri Ahmed Efendi Hanefi mezhebi âlimlerinden ve Osmanlı kadılarından olup, Eshâb-ı kirâmdan Câbir bin Abdullah-ı Ensâri'nin nesebine mensup olduğu için, "Câbiri" adıyla tanındı. İran'da doğdu. Yürüyerek İstanbul'a gelip, birçok âlimden ilim tahsil etti. Şam, Mısır, Edirne ve İstanbul kadılıkları, Anadolu kadıaskerliği yaptı. 1008 (m. 1600)'da İstanbul'da vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Safîzâde Mehmed Çelebi

Vehbi Tülek

Safizâde Mehmed Çelebi, Osmanlılar zamanında Bursa'da yetişen İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. 970 (m. 1562)'de Bursa'da vefât etti. Kıymetli nasihatleri vardır. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Pîr Tevekkül

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kirâmı Ve Ehl-i Beyti Sevmek

Vehbi Tülek

Osman Nûri Efendi İzmir'de yetişen velilerdendir. İzmir'de doğdu. On dokuzuncu asrın sonlarında yine aynı yerde vefât etti. İzmir ve Manisa'da, daha sonra İstanbul'da ilim sâhiplerinin derslerine devâm etti. Tahsilini tamamlayarak, hocalarından icâzet aldı. Memleketi olan İzmir'e gidip, Çorakkapı Câmii'nde imâmlık yaptı.

Benî Kureyzalı Zebir Bin Bata

Vehbi Tülek

Rebî’ Bin Süleymân

Vehbi Tülek

Ubeyd Bin Hâris (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

"beni Muhammed'in Rabbi Öldürdü!.."

Vehbi Tülek

Bir Allah Adamını Üzmenin Cezası!..

Vehbi Tülek

Bütün Mahlûklar, Allahü Teâlânın Kudretindedir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

"encümen-i Bîzebân"

Anzakli Ömer

Değişen Sizin Kalbiniz

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek