Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.516.516

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ölmeden Evvel Ölüp, Nefsinizi Tam Islâh Edin

Kâdı Celâl Tehâniserî hazretleri Hindistan'da yetişen velîlerdendir. Yedi yaşında Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. On yedi yaşına geldiğinde bütün ilimleri öğrenip ders ve fetvâ vermeye başladı. Tasavvuf yolunu öğrenmek için Abdülkuddûs hazretlerinin sohbetlerine devâm etti. Kısa zamanda kemâle gelerek icâzet aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Devlet İçinde Devlet Ya Da Düyun-u Umumiye

Osmanlı devletinde ilk dış borç, 1854 Kırım Savaşından sonra alındı. Osmanlı Devleti, Sultan İkinci Abdülhamid Han zamânına geldiğinde, ağır dış borçlar altında ezilme mevkindeydi. Akıllı tedbirlerle belli bir zaman içerisinde bu borçlar ödenebilirdi. Lâkin 93 Harbi (1877-78) hezimeti, devleti iflâsın eşiğine getirdi. Devlet, en verimli topraklarını kaybetti. Akın akın gelen göçmenlerin sayısı bir milyona ulaştı. Bu kadar göçmeni bir yıl içinde rahata kavuşturmak çok zordu. Bu arada, Rusya'ya ağır tazminât ödeme mecbûriyetiyle karşı karşıya kalındı. Rusya Ağrı kendilerine bırakıldığı takdirde, tazminât hakkından vazgeçebileceğini teklif etti ise de, Sultan Abdülhamid Han bu teklifi kesinlikle reddetti. Eğer Sultan Abdülhamid Han Ayastefanos Antlaşmasındaki tazminâtı Berlin Muâhedesi ile düşürmemiş olsaydı, devlet daha o sırada batabilirdi. Ordunun durumu ise perişan bir vaziyetteydi. Emperyalist Avrupa devletleri yıllardır peşinde koştukları emellerine ulaşmak üzereydi. Onlar dış baskıların çemberi içerisinde sıkışan imparatorluğu borç bataklığı içinde boğmak istiyorlardı. İşte İkinci Abdülhamid Hanın devraldığı mâli durum bu idi.

Vehbi Tülek

Osmanli Kadinlari Avrupada Hiç Taninmaz

Vehbi Tülek

Ancak İstanbul Kadisi Olursun

Vehbi Tülek

Genç Kadiasker

Vehbi Tülek

Feramerz bir Fransız subayıdır. Türklerle nerede ve ne zaman tanışır bilemeyiz ama ecdadımıza hayran olur. Nitekim kendi rızası ile İslâm'ı seçer ve Feramuz adını alır. O devir Fransa'sında Müslüman olmak zor, Müslümanca yaşamak daha zordur. Mübârek kalkar Anadolu'ya gelir ve Sivas, Tokat civarında bir kuytuya yerleşir. Oğluna âlemlere rahmet olarak gönderilen Efendimizin adını koyar. Kızını Osmanlı Emirlerinden Hüsrev Bey'e verir. Feramuz bey vefat edince, oğlu Muhammed ablasının yanına sığınır. Eniştesi bu çocuğun müthiş zekasına hayran kalır. Tahsili için ne gerekiyorsa yapar. "Yeter ki sen oku" der, "gerisini düşünme!" Küçük çocuk bu teveccühün altında kalmaz, gecesini gündüzüne katar, akranlarına fark atar. Nitekim molla olur. Hem eniştesinin adıyla anılan bir molla. "Molla Hüsrev!"

44 - Rodos Zaferi

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Mehmed Ve Karabaş Ali Efendi

Vehbi Tülek

Bosna Fatihi Mahmûd Paşa

Vehbi Tülek

Bir Yabancinin Hac Düşünceleri

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han'in İmzasi

Vehbi Tülek

Artik Serbestsiniz

Vehbi Tülek

Kanuni Ve Alvan Hamevi Hazretleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cennete Allahın Fazlı Ve Ihsânı Ile Girilir

Behişti Ramazan Efendi, Merkez Efendi halifelerinden fazilet sahibi bir zat olup Kırklareli'nin Vize kazasındandır. Çorlu'da yerleşerek vaaz ve irşad ile meşgul oldu. 979 (m. 1571)'de 'de vefat etti. "Haşiye âlâ Şerh-i Akaid li'l-Allâmeti-t-Taftazani" isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şehid âlim İbn-ül-furâdî

Vehbi Tülek

Kadı Ebü'l-Velid İbn-ül-Furâdi, hadis, târih, edebiyat, neseb ve Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. 351 (m. 962) yılında Kurtuba'da doğdu. 403 (m. 1012) yılında şehid edildi...

Abdürrezzak Kâşî

Vehbi Tülek

iki Çul Sahibi Abdullah El-müzeni

Vehbi Tülek

Resûlullah Efendimiz "sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem" Medine-i Münevvere'ye hicret edeli 7 sene olmuş... Mekke'de bir genç... Babası yok. Kabilesinin içinde ezik boynu bükük ve mahzun. Adı, Abdullah el-Müzeni... Amcaları bakıyor ona. Fakat hepsi müşrik. O, Resûlullah Efendimizi görmeden iman etmiş bir yiğit. Kalbi Resûlullah Efendimize kavuşmanın heyecanı ile atıyor...

Fıkıh Ve Hadîs âlimi Muhammed Zerkânî

Vehbi Tülek

Abdülmelik Rekâşî

Vehbi Tülek

Anadolu Velîlerinden Cemâl Halîfe

Vehbi Tülek

Liman Von Sanders Çanakkale'yi Anlatıyor

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Ebî Zeyd

Vehbi Tülek

Ebû Osman Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Onun Görmediği Yer

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Allah'ın Emaneti

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek