Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.700.671

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Velî Kulları Vâsıtasıyla Imdat Eder

Ebû Muhammed Hadramî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Arabistan’ın güneyindeki Hadramut'ta doğdu. 1288 (H.687) senesinde Yemen'de vefât etti. Önce Muhammed bin Ali Ba'levî'den ilim öğrendi. Daha sonra ilim öğrenmek için Şeyh Ahmed bin Cu'd hazretlerinin ve daha birçok velî zâtların ders ve sohbetlerini dinledi. Çok istifâde edip yüksek mertebelere kavuştu. Birçok kerâmetleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih’in Medreseleri

Fatih'in bilime olan hizmetlerine tanıklık eden anıtların en önemlisi, kuşkusuz camisinin etrafına yaptırdığı medreselerdir... Ancak ilk medrese eğitimi, fetihten hemen sonraki günlerde cami haline getirilen Ayasofya'da başlamış ve caminin yanındaki papaz odaları boşaltılarak öğrencilerin buralarda kalmaları sağlanmıştır. Molla Hüsrev'in başmüderrisliğe getirildiği bu ilk öğretim kurumunda, İstanbul'un ilk kadısı,Ayasofya'yı Cami olarak "tescil eden" Hızır Çelebi 'nin ilk müderrisler arasında bulunduğu görülmektedir. Bu sıralarda molla Zeyrek de müderris olarak Zeyrek camisinde derslere başlamıştır. (Türkiye Tarihi 2 s: 243) İşte İstanbul'da fetihten sonra öğretime başlayan ilk iki medrese bunlarrdır. Fatih medreselerinin yapımı bitince, Zeyrek'teki öğrenciler oraya taşınmış, Ayasofya'da ise öğretim sürdürülmüştür. Vakfiyesinde de belirtildiği üzere, Medaris-i Semaniye adı ile Fatih Camii'nin etrafında yapılmış olan bu yeni kuruluş, sekiz medrese ve her medresenin arkasında Tetimme adı verilen daha küçük sekiz medreseden oluşmaktadır. Ayrıca müderris ve öğrencilerin yararlanması için bir kitaplık, bir Darüşşifa ve bir de misafirhane bulunmakta idi. medreselerin her birinde "akli" ve "natli" bilimlerde birer müderris, Daruşşifada ise hangi ulustan olursa olsun iki hekim, bir göz hekimi, bir cerrah ve bir de eczacı görevlendirilmişti. Hekimlerin hastaları günde iki kez ziyaret etmeleri şart koşulmuştur.Fatih döneminde üzerinde durulması gereken önemli bir kuruluş da hızla geliştiği görülen bir yüksek okul niteliğindeki Enderun Okulu'dur. Bu kuruluş içinde askerlik, yöneticilik,güzel sanatlar bölümleri olduğu gibi, ayrıca bir de hastane bulunmakta idi. tanzimat dönemine kadar yaşadığı görülen Enderun Okulu'nda Galata Sarayı,Eski Saray ve Edirne Sarayı gibi sarayların orta dereceli saray okullarını bitirenler kabul edilmekte idi.

Vehbi Tülek

İstanbul’un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Yeğen Mehmed Paşa Ve Hocasinin Duasi

Vehbi Tülek

Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Sultan Birinci Mahmûd Hanın İran üzerine ordu gönderdiği sırada, Mehmed Emin Tokâdi hazretleri bir sabah vakti talebelerinden İshakzâde Yahyâ Efendinin evine gitti. Mübârek gözleri âdetâ kan çanağına dönmüştü. "Benim için bir oda ayırınız!" dedi. Sonra kendisi için ayrılan odaya girip, orada tefekküre, murâkabeye başladı. O gün ikindi namazı vaktinde abdest ve namaz için dışarı çıktı. Talebesi; "Bir mikdâr yemek yeseniz münâsib olurdu efendim." deyince; "Yok Yahyâ Efendi. Ben senden yemek isteyecek vakti bilirim." buyurup, tekrar odasına girdi. Ertesi gün ikindi vaktine doğru neşeli bir halde dışarı çıkıp; "Elhamdülillah! Allahü teâlâ duâlarımı kabûl buyurdu. Şu anda Mahmûd Han zafere ulaştı. Sultan Mahmûd'dan çok ikrâm gördüm. Şimdi de ona duâ ederek zafere ulaşmasına vesile olduk. Böylece hakkını ödedik. Bu günü bu saati bir yere yazınız." buyurdu.Daha sonra Sultan Mahmûd'un zafere ulaştığı haberi geldi. Tam Mehmed Emin Tokâdi hazretlerinin zafere ulaştığını müjdelediği gün ve saate rastlıyordu.

Fatima Sultan’in Rüyasi

Vehbi Tülek

Osmanli Konağinda

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Han’in Takdiri

Vehbi Tülek

Çelebi Mehmed Ve Molla Ali

Vehbi Tülek

Kanije Kalesinin Fethi Ve Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Ezan Okuyana Ağaç

Vehbi Tülek

Benim Gözüm Göreceklerini Gördü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ey Nefsinin Kurtuluşunu Isteyen Kimse

Şemseddin Gazzi hazretleri Şafii mezhebi âlimlerindendir. Büyük âlim ve veli Abdülgani Nablüsi hazretlerinin dâmâdı idi. 1096 (m. 1685)'de, Şam'da dünyâya geldi. 1167 (m. 1753)'de evvel vefât etti. "Divân-ül-İslâm" isimli eserinde, âlimleri, meşhur şahsiyetleri ve sultanları topladı. Bu eserinde, Muhyiddin-i Arabi hazretlerini anlatırken, onun bir talebesine nasihatini nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cepheye Gitmeden Harbe Katılan Mübarek Zat

Vehbi Tülek

Baba Saltuk hazretleri Türkistan evliyasındandır. Kıpçak adıyla bilinen, bugünkü Kazakistan’da yaşadı. Zamânının büyüklerinden Mahmûd Rıfâî'den ilim öğrenip feyiz aldı. Pekçok talebe yetiştirdi. Sabiha denilen yerde, 1297 (H.697) yılında vefât etti. Kerâmetleri pek meşhûr oldu. Bunlardan bâzıları Tuhfet-ül-Ervâh adlı eserde şöyle anlatılmaktadır:

Ebû Tâhir Mahallî

Vehbi Tülek

Oruç, Rabbi Ile Kul Arasında Bir Sırdır

Vehbi Tülek

Kâsım bin Fethi Fereci hazretleri kırâat, tefsir, hadis ve fıkıh âlimi olup şâirdir. Endülüs'te (İspanya) Ferec (Jerez de la Frontera) şehrinde, 388 (m. 998)'de doğdu. "İbn-i Reyûli" diye tanındı. 451 (m. 1059)'da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Adâlet, Herkese Lâzım Olan Bir Sıfattır

Vehbi Tülek

çocuklarını Nazlı Yetiştirme!

Vehbi Tülek

Melik Eşref'in Harp Hilesi!..

Vehbi Tülek

ya O Yiğidin Hâli Ne Oldu?

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâya Hakîkî Kul Olmak

Vehbi Tülek

“mısır’ın Güneşi” Muhammed Şâzilî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Başka Du Bilmez Misin?

Başka Du Bilmez Misin?

Bir şahıs, Harem-i Şerif'in kapısında, "Ey doğrulara yardım eden, haramlardan kaçınanları koruyan Allâh'ım!.." diyerek hep aynı duâyı okuyordu. Ona, "Sen başka duâ bilmez misin?" dediler. O şöyle açıkladı, bu duâyı tekrar etme sebebini:"Ben Beyt-i Şerif'i tavâf ederken ayağıma takılan bir şeyi eğilip aldım. Bir de baktım ki, içinde bin altın bulunan bir kese. Şeytanımla imânım mücâdeleye tutuştular. 'Bin altın çok para, senin bütün ihtiyaçlarını karşılar" dedi şeytanım. Îmânım ise, 'Bu haramdır, boşuna saklama; sahibini bul, teslim et!' dedi. Ben böyle mücâdele içinde iken, birinin sesi duyuldu:"Burada, içinde bin altınım bulunan kesem kaybolmuştur. Kim buldu ise getirsin, ona otuz altın müjde vereyim!"

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

A'meş Ve Hanımı

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

İsmail Hakki Efendi

Allah Diyen Genç

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek