Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.309.667

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâlih Kimselerle Olmayı Fırsat Biliniz

Ebû Abdullah Evdî hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. 693 senesinde Medine’de doğdu. Peygamber Efendimiz zamânında Müslüman oldu. Ancak Peygamber Efendimizi göremedi ve Sahâbî olamadı. Eshâb-ı kirâmdan Muâz bin Cebel (radıyallahü anh) Yemen vâliliği sırasında, onunla tanışıp Müslüman oldu. Muâz bin Cebel'i çok sevip yanından ayrılmadı. Ondan çok istifâde etti. Onun vefâtından sonra Eshâb-ı kirâmın en meşhûr fıkıh âlimlerinden Abdullah bin Mes'ûd'dan (radıyallahü anh) kırâat ilmini öğrendi. Ayrıca hazret-i Ömer, hazret-i Ali, Sa'd bin Ebî Vakkas, Ebû Hüreyre, hazret-i Âişe ve Ebû Eyyûb Ensârî'den (radıyallahü anhüm) hadîs-i şerîf rivâyet etti. Kûfe'ye yerleşti. 693 (H.74) senesinde orada vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Burak Reis

Cem Sultan meselesinin hallinden sonra, İkinci Bâyezid Han, Akdeniz'i bir Türk gölü hâline getirmek için bâzı kalelerin bir an önce fethedilmesini istiyordu. Bunun için de önce İnebahtı (Leponto)Kalesinin fethedilmesi gerekiyordu. İnebahtı'nın fethi için İstanbul ve Gelibolu'da sefer hazırlıklarına başlandı. Nihâyet Sultân İkinci Bâyezid Han karadan, Kaptan-ı deryâ Küçük Dâvûd Paşa da, 300 parçadan meydana gelen Osmanlı donanması ile 1499 yılı baharında Gelibolu'dan hareket etti. Devrin meşhur denizcilerinden Kemâl, Burak, Kara Hasan ve Herek reisler de bu donanmaya katılmışlardı. Ancak buralara sâhib olan Venedikliler de boş durmuyordu. Bütün Avrupa devletlerinden yardım alarak 160 parçadan meydana gelen kuvvetli bir filo meydana getirmişlerdi.

Vehbi Tülek

10. Yy.'da Bir Bati'linin İslam Hastanelerini Tasvir Eden Mektubu

Vehbi Tülek

Kanije Kalesinin Fethi Ve Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Mesir Macunu

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Hânın kızı Şâh Sultan, zevci Sadr-ı âzam Lütfi Paşa ile Yanya'dan İstanbul'a gelirken, yolda eşkıyânın baskınına uğradı. Bu kötü durumdan nasıl kurtulacakları nı düşünürlerken, o anda Allahü teâlânın izni ile, zamânın evliyâsından Merkez Efendi karşılarına çıkıverdi. Önceden orada olmadığı hâlde, bir anda karşılarına dikilen Merkez Efendiyi gören haydutlar, şaşkına döndüler. Eşkıyâ reisi, Merkez Efendinin heybeti karşısında selâmeti kaçmakta buldu. Diğerleri de kaçıp orayı terkettiler. Eşkıyânın ortadan çekilmesiyle Merkez Efendi de bir anda kayboldu. Bu hâli hayretle seyreden Lütfi Paşa ve zevcesi Şâh Sultan, Merkez Efendiyi tanımışlardı. Şâh Sultan, Merkez Efendinin bu kerâmetinden dolayı, İstanbul'da Eyüb Bahariye'de onun adına bir câmi ve yanına medrese yaptırdı. Merkez Efendiyi buraya tâyin ettiler. Bir müddet orada talebe yetiştiren Merkez EfendiyeKânûni Sultan Süleymân Hân, Topkapı surlarının dışında yaptırdığı tekkede vazife verdi. Burada da aynı hizmete devam eden Merkez Efendi, Kânûni Sultan Süleymân Hânın annesinin isteği ve Sünbül Efendinin tenbihi üzerine Manisa'ya gitti. Vâlide Sultanın Manisa'da yaptırdığı imâretin yanındaki dergâhta hocalık yaptı. Tıb bilgisi kuvvetli olan Merkez Efendi, Manisa'da bulunduğu sırada kırk bir çeşit baharattan meydana gelen bir mâcun yaptı. Bu mâcunu hastalar yiyerek şifâ bulurdu. İlkbaharda yetişen çiçeklerden de istifâde edilerek yapılan bu mâcunu almak için, çevre kasabalardan gelirlerdi. Mesir mâcunu diye şöhret bulan bu mâcun, şimdi de yapılmaktadır.

12 - Şani Büyük Osman Paşa

Vehbi Tülek

İlk Standart Kanunu

Vehbi Tülek

Abdestsiz Nöbet Tutmam

Vehbi Tülek

57 - Orhan Gazi Ve Alaeddin Esved Hazretleri

Vehbi Tülek

Küçük Zabit

Vehbi Tülek

Kanuni'nin Belgrad Kadisina Gönderdigi Ferman

Vehbi Tülek

Ev Sahibinin İşine Karişilmaz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dîninde Titizlik Gösteren Kötülüklerden Kurtulur

Ebû Ali Hemedâni hazretleri Şafii âlimlerindendir. İran'da Hemedân'da doğdu, 405 (m. 1014)'de Bağdad'da vefât etti. İmâm-ı Şafii'nin menkıbelerini anlatan bir eseri vardır. Bu eserinde şunları anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Yûsuf Bin Hüseyin

Vehbi Tülek

Yûsuf bin Hüseyin Râzi, büyük velilerdendir. Künyesi Ebû Ya'kûb'dur. Haram ve şüphelilerden çok sakındığı gibi, dünyâya düşkün olmayıp, zâhir ve bâtın ilimlerinde âlimdi. Zünnûn-i Mısri'nin talebesi olup, aynı zamanda; Ebû Türâb Nahşebi, Yahyâ bin Muâz ve başka âlimlerle görüşüp sohbet etti ve kendilerinden ilim öğrendi. Ebû Said Harrâz ile yol arkadaşlığı ve Cüneyd-i Bağdâdi ile mektuplaşmaları meşhûrdur...

Her Insanla Bir Melek Bir De Şeytan Bulunur

Vehbi Tülek

Hoca Abdürrahim Efendi

Vehbi Tülek

Hoca Abdürrahim Efendi "rahmetullahi aleyh" kırkıncı Osmanlı şeyhülislâmıdır. Adana'da doğdu. İlk tahsilini tamam­ladıktan sonra İstanbul'a geldi ve burada medrese tahsilini yaptı. Müderrislik, kadılık, Anadolu kadıaskerliği ve Rumeli kadıaskeriliği vazifelerinden sonra şeyhülislâm oldu. 1656'da Belgrad'da vefat etti. Sabır hakkında buyurdu ki:

Ey Mümin! Vaktini Boş Şeylerle Geçirmeyesin!

Vehbi Tülek

Aşere-i Mübeşşereden Talha Bin Ubeydullah

Vehbi Tülek

Evliyâyı Ziyâret Edenlerin Kalpleri Temizlenir

Vehbi Tülek

Ey Kümeyl! Ölünce Her Şey Ortaya Çıkar

Vehbi Tülek

Resulullah Güldüğü Zaman, Duvarlar Üzerine Nur Verirdi

Vehbi Tülek

Hasan Feyzi Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Latif Bir Şikayet

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

B0r Çuval Toprak

Arafatta Görüşürüz

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek