Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.439.830

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yaptığın Iyiliği Çok Görerek Başa Kakma

İbn-ül-Havrânî hazretleri meşhur velîlerden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1156 (H.551) senesinde Şam'da vefât etti. Zamanındaki birçok âlimden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf dinledi. Kendisinden de çok kimse ilim tahsil etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şemseddin Sivasi Ve Sultan Iii. Mehmed Han

Şemseddin Sivasi hazretleri birgün, Sultan Üçüncü Mehmed Han tarafından saraya dâvet edildi. Uzun müddet sohbette bulundular. Bu sohbette Şeyhülislâm Sâdeddin Efendi de hazır bulundu. Sohbet esnâsında pâdişâh, Şemseddin Sivâsi'ye; "Tarafımızdan sizi sefere dâvet etmek üzere gönderilen kapıcıbaşımız sizi yola çıkmak üzere hazır bulmuş. Hazırlıklı olduğunuza göre, bu işin sonununda ne olacağını bilirsiniz. O hâlde bizi müjde işâretinizle sevindirip, neticeden haber vermenizi isteriz." dedi. Bunun üzerine Şemseddin Sivasi; "Hadis-i şerifte; "Amellerin en faziletlisi, müminleri sevindirmektir." buyruldu. Mâlûmunuz ola ki Eğri Zaferi biraz zahmet çektikten sonra müyesser olacak. Düşman yenik ve perişân olacaktır. Hatırınızı hoş tutun." müjdesini verdi.

Vehbi Tülek

Padişaha Nasihat

Vehbi Tülek

34 - 93 Harbinden Bir Sayfa

Vehbi Tülek

Mücevherli Minare

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman tahta geçip adına bir cami yaptırmaya karar verdiğinde bu caminin şimdiye kadar yapılanların en muhteşemi olmasını istedi. Düşüncesini Mimarbaşı Sinan'a açtı. Sinan: 'Buyruğunuz başım üstünedir. Yalnız önce şehri gezmek isterim. Bana bir hafta izin verin padişahım dedi.' Padişah yarı kızgınlıkla 'Sen İstanbul'u bilmez misin Sinan?' dedi. 'İşe başlamak için neden beklersin?' 'İşe şu anda başlamış bulunuyorum Sultanım. Bir hafta boyunca şehri dolaşarak caminizin yerini tespit edeceğim...'Mimarbaşı bunu dedikten sonra padişahın yanından ayrıldı. Ertesi sabah şehri bir baştan bir başa dolaşmaya başladı. Cami, Ayasofya'nın bulunduğu tepe gibi bir tepeye yapılmalıydı. Süleymaniye ilk bakışta göze çarpmalıydı.

Orhan Gazi’nin Örnek Şahsiyeti

Vehbi Tülek

Benim Gözüm Göreceklerini Gördü

Vehbi Tülek

Kefeni Kanlar İçindeydi

Vehbi Tülek

Topal Koyun

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Murad Ve Şücaeddin Karamani

Vehbi Tülek

Şeyh Vefa Ve Sultan Bayezid

Vehbi Tülek

GÂzi Hüsrev Bey

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hastalık, Teyemmüm Etmek Için Özürdür

Ankaralı Mehmed Emin Efendi 56. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1028'de (m. 1619) Ankara'da doğdu. Ankara Müf­tüsü Kırşehirli Mehmed Efendi'nin hiz­metinde bulunarak ondan ilim tahsil etti. Sonra İstanbul'a gelerek müderrislik, kadılık, önce Anadolu, sonra da Rumeli kadıaskerliği yaptı. Nihayet Şey­hülislâmlığa getirildi. 1098'de (m. 1687) vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

El-mürşidî Ve İbn-i Batuta...

Vehbi Tülek

Meşhur seyyah İbn-i Batuta "Seyahatname"sinde İskenderiye'de yaşayan Şeyh Ebu Abdullah el-Mürşidi adında bir zattan bahseder... Bu zat kendini ibadete vermiş, dünya ile alakasını kesmiş, ilâhi hazineler sahibi bir veli imiş. İbn-i Batuta, İskenderiye'deki ikameti sırasında bu mübarek zat ile tanışma fırsatını bulur. Şöyle anlatıyor:

seyyid-üt-tâife Cüneyd-i Bağdâdî

Vehbi Tülek

Ebu Hayseme Kufi

Vehbi Tülek

Ebu Hayseme Kufi hazretleri, hadis âlimlerinin büyüklerindendir. 100 (m. 718) senesinde Kûfe'de doğdu. Cizre'ye yerleşti. 173 (m. 789)'da vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

Mevlânâ Dergâhına Dil Uzatanın Sonu!..

Vehbi Tülek

Seyfeddîn Menârî'nin Söz Dinlemez Yeğeni

Vehbi Tülek

Amasyalı Bayram Efendi

Vehbi Tülek

Eshabıma Ve Akrabama Dil Uzatmayın

Vehbi Tülek

Siz Yalancı Ve Kâfir Olmuşsunuz!

Vehbi Tülek

Tunuslu Velî Ahmed Tebâsî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kadin Akli

Kadin Akli

Vaktiyle, bir derviş bir Ramazan akşamı iftara davetliydi. Derviş, yatsıya yakın, evine döndü ve karısından mümkünse kendisi için sofra hazırlamasını istedi. Karısı:"Sen davette değil miydin? Ne yemeği?" deyince, derviş:"Sorma" dedi. "Çok yersem, arkamdan 'Halis derviş değilmiş' diye konuşmalarından korktum, pek birşey yiyemedim." Bunun üzerine, karısı:"Tamam" dedi. "Sen şu akşam namazını kıl da, ben o arada sofrayı hazırlayayım." Derviş:"Ama" dedi, "ben akşam namazını orada kılmıştım."Karısı cevap verdi:"Sen arkamdan kötü konuşurlar diye pek yemek yiyemediğine göre, arkamdan iyi konuşsunlar diye de namazı uzatmışsındır" dedi. "Hadi, akşam namazını bir daha kılıver de, o arada sofrayı hazır edeyim."Rivayet edilir ki, hanımının bu ikazından sonra dervişin aklı başına geldi ve riya derdinden kurtulup halis bir derviş oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Allah'ın Emaneti

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek