Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.263.318

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Şah İsmâil’in Zulmünden Osmanlıya Sığınan Zat

İdrîs-i Bitlisi hazretleri Osmanlı âlimlerinden ve devlet adamlarındandır. Akkoyunlu devleti hâkimiyetindeki Bitlis’te doğdu. Bir müddet sonra bu bölgeleri işgal eden Şah İsmâil’in zulmünden kurtulmak için Osmanlı ülkesine gitti. Sultan Bâyezîd Hân, onu Arab ve Acem Kadıaskerliğine tayin etti. Yavuz Sultan Selim Hân’ın hizmetinde de bulunan İdrîs-i Bitlisi, Sultân’ın İran’a karşı tertip ettiği Çaldıran Seferinde ona refakat etti ve Bitlisli olmasının da yardımıyla, doğu vilâyetlerinin Osmanlıya bağlanmasını sağladı. 926 (m. 1520) senesinde vefât etti. Eyyûb Sultan’da İdrîs Köşkü civarında defnedildi. Çeşitli eserler yazmıştır. “Münâzara-i savm-ü-ıyd” adındaki eserinde Ramazan-ı Şerif Bayramının faziletilerini şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

O Kendini Tanitti

Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindiler. Birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı olarak Kânûni'nin parmağında bulunan çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki o kıymetli yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp ince leyebilirsiniz." dedi. O zât yüzüğü aldı. Evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât, ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultana uzattı. Avucunda biraz önce denize attığı yüzük vardı. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes, yine çok hayret ettiler. Kânûni, elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönüp;"Ağabey, neler oluyor?" dedi. O da; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâm idi." dedi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince, Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız." buyurdu.

Vehbi Tülek

Ankara Savaşi

Vehbi Tülek

Demirbaş Hasan

Vehbi Tülek

Dilekçesi Sirtinda

Vehbi Tülek

Ahmet Vefik Paşa, deli-dolu bir insandı ama, bir o kadar da yardım yapmayı severdi. Bir gün, kırk yıl çalıştıktan sonra, kadro darlığı yüzünden işinden çıkarılan bir memur, Paşa'nın karşısına çıkar:" Çok muhterem vâli Paşa'mız hazretleri, diyerek söze başlar. Dilekçe yazmak için gerekli kâğıdı ve pulu alacak param bile yok. Bendenizi münasip göreceğiniz bir vazifeye yeniden tâyin etmenizi arz ve istirham ederim. Adım, falan oğlu filan. dilekçemin tarihi de bugündür, diye sözlü dilekçesini vâli Paşa'ya sunar.Vâli adamı dinler. Hademeyi çağırır ve tebeşir ister. Adama da sırtını dönmesini söyler ve sırtına tebeşirle şunları yazar: "Dilekçe sahibine münasip bir vazifenin verilmesi için defterdar beye…" Sonra da adama, gidip defterdarı görmesini söyler. Adam sevinerek çıkar; ancak, çok geçmeden defterdar vâlinin makamında görülür. Adamın sırtındaki yazıyı okumuştur. Bunun şaka olup olmadığını bir de vâliye sorup, emri bir de vâliden duymak ister.Ahmet Vefik Paşa defterdara:" Bunun şakası-makası yok. Biçâre adamın dilekçe yazacak ve buna pul yapıştıracak kadar bile parası yokmuş. Onun için dilekçesini sözlü okudu. Ben de bir seferlik pul parasını affettim. Kâğıdı olmadığına göre havâleyi de tebeşirle sırtına yazdım. Zavallı adamı hemen uygun bir işe yerleştiriniz, diye emir verir

Sinan Reis

Vehbi Tülek

91 - Kanuni Sultan Süleyman Ve Şövalyeler

Vehbi Tülek

Osmanli Padişahlari Ve İslam Hukuku

Vehbi Tülek

Kahraman Bir Türk Düşmani

Vehbi Tülek

Yunan Askeri Hakiminin İtiraflari

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Viyana MuhÂsarasi Ve Murad Giray HÂn’in İhÂneti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Gönlünü Mahlûkâta Bağlayan Hakk'a Kavuşamaz

İbn-i Celâ hazretleri evliyanın meşhurlarındandır. Şam'da doğdu. 918 (H. 306) senesi aynı yerde vefât etti. Zamânın büyük velîlerinden Zünnûn-i Mısrî ile Ebû Türâb Nahşebî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Cüneyd-i Bağdâdî, Ebü'l-Hasan-ı Nûrî hazretleri ile görüşüp istifâde etti. Evliyâdan Ebû Abdullah Busrî'nin sohbet arkadaşı oldu. İbn-i Celâ, Şam evliyâsının en meşhurlarından olup derin ilmi ve hikmetli sözleri vardır. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"allahü Teâlâya âşık Olanlar, Allah Kelâmını Dinlesinler!

Vehbi Tülek

Muhammed Bahşî Efendi Osmanlı âlim ve evliyasındandır. 1628 (H.1038) senesinde Haleb köylerinden Bekfâlûn'da doğdu. Şam'da meşhur âlimlerden ilim öğrendi. Ârif-i billah Şeyh Eyyûb el-Halvetî'nin hizmetlerinde bulunup, Halvetiyye yolunda yetişti. Haleb'e gidip orada yerleşti. 1675 senesinde Edirne'ye giderek bir müddet kaldı. Sonra İstanbul'a gitti. Vezîri âzam Fâzıl Mustafa Paşa'nın, Muhammed Bahşî'ye karşı husûsî muhabbeti vardı. İlminden daha çok kişinin istifâdesi için onu Haleb'de bulunan Halvetî İhlâsiyye Tekkesinin meşîhatine, şeyhliğine tâyin etti. Hac için Mekke’ye gittiğinde geri dönmeyen Bahşî hazretleri, 1687 (H. 1098)’de orada vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Abdüssamed Vâ'iz-i Sûfî

Vehbi Tülek

Ebu Amr El-haffâf

Vehbi Tülek

Ebu Amr el-Haffâf hazretleri hadis âlimlerindendir. 219'da (m. 834) İran'da Nişâbur'da doğdu. Hadis öğrenmeye önce Nişâbur'daki âlimlerden ders alarak başladı. Da­ha sonra Bağdat, Kûfe, Medine, Mekke'de büyük âlimlerden ilim tahsil etti. 299'da (m. 912) vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Ebu Muhammed Bin İdris

Vehbi Tülek

Yetimin Gözyaşından Sakınınız

Vehbi Tülek

Evliyânın Kerâmet Göstermesi Haktır

Vehbi Tülek

Seyyid Abdülazîz

Vehbi Tülek

Kalplerinizi, Allah'ı Anmakla Diriltiniz

Vehbi Tülek

Üsâme Mutlaka Savaşa Gidecek

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sonunda Orta Yolu Buldular

Sonunda Orta Yolu Buldular

Şam'ın fethinde, Müslümanların, tarihin şeref levhasına geçmesine sebep bir olay olmuştu. İslâmiyeti kendilerine ezeli düşman gören Batı için, ibretlik vesikalardan biri olan bu olay, şöyle meydana geldi:

Şam'ın fethinde, Hâlid bin Velid hazretleri, şehrin bir tarafından girdi. Kendisine karşı koyulduğu için, kılıç kullanarak şehirde ilerliyordu. Hedefi, o zaman için şehrin en büyük kilisesi olan şimdiki Câmi-i Emevi idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Bereketi Var Mı?

Derdi Olan Neylesin?

A'meş Ve Hanımı

Bizi Hatirlayin!

Abayi Yakmak

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek